Ürolojik Kanserlerde Genetik Faktörlere Dikkat!

Ürolojik Kanser Türleri ve Tedavi Yöntemleri

Ürolojik Kanserlerde Genetik Faktörlere Dikkat!

Öncelikle ürolojik kanserlerin ortaya çıktığı organları yukarıdan aşağıya doğru sıralarsak;

  • Böbrek
  • İdrar yolları
  • İdrar kesesi (mesane)
  • Prostat ve testis kanseri olarak sıralanabilir.

Böbrek kanseri

Böbrek kanseri, diğer kanser türlerinde olduğu gibi erken dönemde yakalamak istediğimiz bir kanser türüdür.

Çünkü eğer hastalık çok büyümemişse ve böbrek kanseri 5 cm’yi geçmemiş ve böbreğin uygun damarlara çok yakın olmayan bir yerinde ise hastanın böbreğini koruyarak sadece kanserli bölümü çıkartarak normal hayatını yaşamasını sağlayabiliyoruz.

Buna parsiyel nefrektomi ya da nefron koruyucu cerrahi adını vermekteyiz.

Günümüzde özellikle ultrason, tomografi ve MR’nin yaygın kullanımı ile bu tip kanserleri çok erken yakalama şansımız olmaktadır. Ve bu şekilde hastanın böbreğinin koruyarak tedavi gerçekleştirmek mümkün olmaktadır. Böbreğin iç kısmının ve idrar yollarının kanserleri ve özellikle mesane kanseri bir bütün halinde seyretmektedir. Bütün mesele hastanın zamanında doktora başvurmasıdır.

Mesane kanseri

Mesane kanseri, özellikle sigara kullanan ve sanayide (lastik, akü, baca) çalışan kişilerde çok sık görülmektedir. Bu tip kanserlerin ilk belirtisi idrardan kan gelmesidir. İdrardan kan gelmesi halinde mutlak surette doktora başvurmaları ve doktorların tetkiklerle bunu ortaya koyması gerekir. İdrar kesesi kanserlerinin tipleri vardır.

Adı kanser olmasına rağmen çok iyi huylu ve kötü huylu olarak tanımlayabiliriz. Bu aşamada doktor, öncelikle endoskopik kapalı ameliyat ile idrar kesesi kanserini çıkartıp patolojiye göndermek ve gelen sonuca göre değerlendirmektir.

Eğer idrar kesesini almamızı gerektiren bir kanser türü var ise günümüzde hastaların korkulu rüyası haline gelen torba taşımaktan da artık kurtulduklarını söyleyebiliriz.

Çünkü idrar kesesi (torbası) yerine bağırsaktan yaptığımız mesane ile hastalar hayatlarını diğer insanlar gibi normal bir şekilde sürdürebilmektedirler. (Bknz: Yapay (bağırsaktan yapılan) mesane)

Prostat kanseri

Prostat kanserinin halkımız arasında ve üroloji de özel bir yeri vardır. Çünkü prostat kanseri, prostat büyümesi ile çok karıştırılan bir kanserdir. Prostat büyümesi doğal sürecin getirdiği bir hastalıktır. Prostat kendiliğinden olan bir organdır ve zamanla büyümektedir.

Ama prostatın kanserleşmesi doğal değil ve bu kanserleşmeyi biz doktorlar bulmaktayız. Dolayısıyla 45 yaşından sonra belli aralıklarla ürolojik muayene ile prostat kanserini yakalayabilmek mümkündür.

Eğer zamanında (erken dönemde) prostat kanserini yakalarsak ameliyat ile tedavisinde %100’e varan başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

Testis kanseri

Testis kanseri ise genç erkeklerde görülen bir kanser türüdür. Testis kanserinin kendine özgü bir belirtisi yoktur.

Ancak hastalar çoğunlukla testiste ellerine bir şişlik geldiğini ifade etmektedirler. Böyle bir durumda derhal doktora başvurmaları gerekir.

Günümüzde testis kanserinin tedavisi ameliyattan sonra gerekirse görülecek kemoterapi ile %98'lere varan kurtulma şansı vermektedir.

Kimler risk grubu içerisindedir?

Ürolojik kanserlerde risk grubundan olan 1. sırada ağır sigara içicileri yer almaktadır. Örneğin, toplumumuzda şöyle bilinen yanlış bir yanılgı vardır. Sigara, akciğer kanseri yapar… Bunu hemen hemen herkes bilir. Ama sigara, çok ciddi şekilde mesane ve idrar yolları kanseri de yapar.

Bir de uzun yol şoförlerinde gördüğümüz idrarı ertelemek yani idrar geldiği zaman bir durak sonraya ertelemek ve bunun üzerine bir de sigara içiyorsa aldığı kimyasal maddelerin iyice mesaneyle temas etmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla idrarı çok bekletmeyi önermiyoruz.

İdrar hissi duyulduğu zaman illa çok sıkışmayı beklemeden idrarımızı yaparak idrar kesesini boş tutmayı önermekteyiz.

Aldığımız gıdaların ürolojik kanserler üzerindeki etkisi nedir?

Sigara ne kadar zararlıysa; konserveler, mangal ateşinde yapılmış yiyecekler yani organik olmayan ürünler de tüketilmemelidir.

Diğer taraftan ürolojik kanserler için özellikle aldığımız besinlerin dışında sanayide çalışmak çok etkili olmaktadır. Deri, pil ve matbaa sanayiinde o havayı soluyan çalışanlarda akciğer kanseri kadar mesane ve idrar yolları kanserine neden olabilmektedir.

Burada şunu da vurgulamak gerekir: Böbrek kanserinin bilinen en önemli nedeni, sadece sigara değildir. Böbreğin dış kısmından kaynaklanan tümörlerde obezite (aşırı kilolu olmak) bir risk faktörüdür. Keza prostat kanseri içinde obezite bir risk faktörüdür.

Bunun dışında hiper tansiyon adı verilen çağımızın büyük bir hastalığı böbrek kanseri için bir risk faktörüdür.

Mümkün mertebe hipertansiyonun önüne geçebilecek unsurlarla yaşamamız gerekir. Bunların başında da gene doğru beslenme, sigara kullanmamak ve stresten uzak durmak gelmektedir.

Ürolojik kanserler hangi yaşlarda daha sık görülür?

Ürolojik kanserlerin görülme yaşı genellikle 50’den sonradır. Fakat genç hasta grubunda da ürolojik kanserleri görmeye başladık.

Testis kanseri, 20-35 yaş aralığı kanseridir. Yani diğer prostat, mesane, böbrek ve idrar yolları kanserleri ne kadar geç yaşlarda görülüyorsa, testis kanseri de o kadar erken yaşta görülür. Testis kanseri bir gençlik hastalığıdır.

Burada karşılaştığımız başka bir sıkıntı vardır. Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de ömür uzadı. Ömür uzadığı için insanlarımız 80-90 yaşını görebilmektedir.

Dolayısıyla bir genetik bozulma, DNA’larındaki kanser kodlanması bir bozukluk, eskiden 50 yaş civarında insanlar vefat ettiği için büyük kanserler çok fazla ortaya çıkmamakta idi.

Bu nedenle ömrün uzamasıyla yaşlı grupta ciddi kanser sayısı görmeye başladık.

Ürolojik kanserler hakkında sıkça sorulan sorular

Prof. Dr. Tahir Karadeniz, ürolojik kanserler hakkında merak edilen sorular üzerine açıklamalarda bulunuyor.

Источник: http://www.urolojiistanbul.com/urolojik-hastaliklar/urolojik-kanser-turleri-ve-tedavi-yontemleri.html

Prof. Dr. M. Cemil Uygur – Anadolu Sağlık Merkezi

Ürolojik Kanserlerde Genetik Faktörlere Dikkat!

okuyabilirsiniz.

Ürolojik kanserler dendiğinde Üroloji bilimdalının konusu içine giren tüm organ ve dokulardan köken alan kanserleri kastediyoruz. Başlıca ürolojik kanserler şu şekildedir:

  • Prostat kanseri
  • Ürotelyal tümörler (Böbreklerin, üreterlerin ve mesanenin iç yüzeyini döşeyen ve idrarla temas eden zardan gelişen tümörler). Mesane tümörlerinin büyük çoğunluğu ürotelyal tümörlerdir. Bu tümörlere “tranzisyonel hücreli tümörler” de denmektedir.
  • Böbrek kanseri
  • Testis tümörleri (Göreceli olarak nadir görülmekle birlikte genç erkeklerde en sık görülen tümörler olması nedeni ile önemlidir)
  • Böbrek üstü bezi (adrenal, sürrenal) tümörleri
  • Üretra ve penis kanserleri
  • Karın arka duvarı ile karın zarı arka yüzü arasında yer alan büyük damarların (aorta – ana atardamar ve vena kava inferior – ana toplar damar) çevresinde görülen nadir retroperitoneal tümörler.
  • Üriner sistemdeki organlara başka organlardan sıçrayan tümörler de üroonkolojinin çalışma alanına girmektedir.

Ürolojik kanserlerin nedeni nedir?

Sigara/tütün kullanımının mesane ve böbrek kanseri gelişimi ile doğrudan alakalı olduğunu bir kez daha vurgulamakta fayda var. Ayrıca boya, petrol, deri, metal gibi sektörlerde endüstriyel kimyasallarla karşı karşıya kalmanın mesane kanseri için risk oluşturduğu bilinmektedir.

Böbrek tümörleri için obezite önemli bir risk faktörüdür. Diğer riskli gruplar, son dönem böbrek yetmezliği olan hastalar ve ailesel böbrek kanseri öyküsü olan hastalardır.  Prostat kanseri gelişiminden ise ağırlıklı olarak genetik faktörler sorumlu tutulmaktadır.

Beslenme ve hayat tarzı değişikliklerinin kanıtlanmış bir etkisi olmamakla birlikte diyetle alınan hayvansal yağların azaltılmasının, yağ tercihinin zeytin yağı yönünde kullanılması, pişmiş domates, meyve ve sebze tüketiminin arttırılması ve her gün düzenli yürüyüş/ağır olmayan spor yapılmasının prostat kanseri riskinin azalmasında olumlu etkileri olabileceği düşünülmektedir.Testis tümörleri için risk faktörleri arasında inmemiş testis, infertilite ve pozitif aile hikayesi başta gelmektedir. Hastanın inmemiş testis nedeni ile ameliyat olmuş olmasının riski azaltmadığı unutulmamalıdır. Ürolojik tümörlerin büyük çoğunluğunun görülme sıklığı endüstrileşmiş ülkelerde artış göstermektedir.

Güncel rakamlara göre ürolojik kanserler ne sıklıkta görülüyor?

Prostat kanseri gelişmiş ülkelerde erkeklerde en sık görülen kanser olup, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yılda yaklaşık 1 milyon kişi yeni tanı almaktadır. Ülkemizde ise yapılan çalışmalarda prostat kanseri erkelerde en sık ikinci kanser konumundadır.

Prostat kanseri, kansere bağlı ölümlerde akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Mesane kanserinin dünya genelinde sıklığına bakıldığında her iki cinste 11. sırada, erkeklerde ise 7.sırada olduğu görülüyor. Bu da her yıl, her 100.

000 kişide yaklaşık 9 erkek ve 2,3 kadın hastaya karşılık geliyor.

Böbrek kanseri (Renal Hücreli Kanser-RHK) tüm kanserlerin %2-3’ünü oluşturur. 2012 yılı içinde Avrupa Birliği ülkelerinde yaklaşık 84.400 yeni böbrek kanseri vakası olduğu tahmin edilmektedir.

Testis tümörleri ürolojik kanserlerin yaklaşık %5’ine karşılık gelir. Batı toplumlarında sıklığı her yıl; 100.000’de 3 ile 10 arasında değişmektedir.

Üst toplayıcı sistem tümörleri, adrenal tümörleri, üretra, penis kanserleri ve retroperitoneal diğer tümörler ise görece daha nadir izlenmektedir.

Ürolojik kanserlerde dikkat edilmesi gereken ortak risk faktörleri var mıdır?

  • Sigara/tütün kullanımının mesane (ürotelyal tümörler) ve böbrek kanseri (RHK) gelişimiyle ilişkili olduğu yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.

  • Genetik faktörler yani pozitif aile öyküsü prostat kanserinde ağırlıklı olmak üzere ortak risk faktörleri arasındadır.

  • Yüksek yağ, yüksek kolesterol ve aşırı kırmızı et tüketiminin de özellikle prostat kanseri açısından risk oluşturduğu söylenebilir.

Erkeklerin özellikle hangi yaşlarda, geç kalmamak adına hangi belirtilere dikkat etmelerini tavsiye edersiniz? 

  • 20-30’lu yaşlar erkeklerde testis tümörünün en sık görüldüğü dönem olduğundan bu dönemde kendi kendine muayene önerilir. Testislerdeki şişlikler/sertlikler ciddiye alınıp, üroloğa başvurulmalıdır.
  • Erişkin yaş gurubunda idrarda ağrısız kanama olması mesane ve ürotelyal kanserler açısından uyarıcı olmalıdır.
  • Aslında idrarda ister gözle görülen, ister idrar tetkikinde saptanan kan hücrelerinin olması da ciddiye alınmalıdır.
  • 40 yaşından sonra prostat kanseri riski arttığından yılda bir kez üroloji kontrolü tüm erkeklere önerilmektedir.

Источник: https://www.anadolumedicalcenter.com/blog/bu-belirtilere-dikkat

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.