Üst Dişlerdeki Enfeksiyonlar Sinüzite Neden Olabilir

Sinüzit Nedir? Sinüzit Belirtileri ve Sinüzit Tedavisi

Üst Dişlerdeki Enfeksiyonlar Sinüzite Neden Olabilir

Sinüzit yüz kemiklerinin içerisindeki boşlukların iltihaplı doku ile dolmasından ortaya çıkan hastalıktır. Burun tıkanıklığı, sarı-yeşil renkte burun akıntısı, geniz akıntısı, baş ağrısı ve koku almada güçlük ile kendisini göstermektedir. Memorial Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü uzmanları sinüzit belirtileri, tedavisi ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.

Sinüzit Nedir?

Sinüsler;  burun çevresindeki kemiklerin içerisinde yer alan hava boşlukları olarak tanımlanır. İnsanda beş çift sinüs mevcuttur. Bunlar;

  • Yanak sinüsleri (maksiler sinüsler),
  • Alın sinüsleri (frontal sinüsler),
  • Gözler arasındaki sinüsler (ön ve arka etmoid sinüsler)
  • Geniz bölgesindeki sinüsler (sfenoid sinüsler) .

Bebek ve çocuklarda sinüslerin, erişkinlerdeki görünümü alması, havalanarak gelişmesi 12-14 yaşlarında büyük ölçüde tamamlanmaktadır. Ancak son şeklini almaları 22-24 yaşlarında olur.

Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun, sisteminin bir parçasıdır. Normal olarak burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılar.

Üretilen mukus burun örtüsü (mukoza) üzerinde hareket ederek toz parçacıklarını, bakterileri ve diğer havayla taşınan partikülleri süpürür ve yıkarlar. Daha sonra bu mukus geriye boğaza süzülür ve yutulur.

İçindeki parçacıklar ve bakteriler mide asidi tarafından parçalanır. Birçok insan bunun farkında değildir çünkü normal bir vücut fonksiyonudur.

Sinüzit; burun etrafına yerleşmiş sinüsleri döşeyen mukozanın iltihabını belirten genel bir tanımdır.

Sadece sinüs mukozasının tutulup burun mukozasının etkilenmediği bir durum söz konusu olamayacağı için günümüzde sinüzit terimi yerine  “ rinosinüzit”  terimi kullanılmaktadır.

Genel olarak sinüzitler, döşeyici mukozanın ürettiği mukusun (sümük) buruna boşaltılamaması sonucu oluşur. Buna neden olan üç temel faktör bulunmaktadır.

  • Sinüslerin buruna boşalma kanallarının (ostium) tıkanması,
  • Mukusu sinüsler içinde aktif olarak ostiumlara taşıyan sisteminin (muko silier aktivite) bozulması,
  • Mukus içeriğinin ya da kıvamının değişmesi.

Bu faktörlerden bir ya da fazlasının mevcudiyetinde sinüslerde biriken mukus içinde bakterilerin çoğalması sinüzite neden olmaktadır. Sinüzit genellikle aşağıdaki gibi sınıflandırılır:

  • Akut sinüzit
  • Kronik sinüzit
  • Subakut sinüzit
  • Rekürren( tekrarlayan) akut sinüzit
  • Kronik sinüzitin akut alevlenmesi

Sinüzit Belirtileri

Sinüzitin belirtileri kişiden kişiye değişir. Genelde insanlar başı veya yüzü ağrıdığında sinüzit olduğunu düşünürler, oysa sinüzit kendisini ağrı ile çok az fark ettirir.

  Sinüzitte ağrı oranı yüzde 5 civarında seyreder. Sinüzitte daha ön planda olan şikâyetler, burun tıkanıklığı, sesteki bozulma, yüzde dolgunluk hissi ve burun akıntısı olarak biliniyor.

Genel olarak sinüzit belirtileri bu şekilde tanımlanabilir;

  • Geceleri veya sabaha karşı ortaya çıkan inatçı öksürük,
  • Sarı-yeşil renkli koyu kıvamlı burun akıntısı,
  • Göz çevresinde basınç hissi,
  • Nefeste kötü koku, koku alma bozukluğu, mide bulantısı ve/veya kusma,
  • 10-14 günden fazla süren soğuk algınlığı (nezle/grip), bazen hafif ateş yükselmesi,
  • Burun tıkanıklığı ve horlama,
  • Geniz akıntısı ile birlikte bazen boğazda yanma,
  • Davranış değişiklikleri,
  • Uzun süre geçmeyen baş ağrısı

Sinüzit Nedenleri

Sinüzitin pek çok farklı nedeni olmakla birlikte en sık görülen nedenleri şöyledir;

  • Viral üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) : Sinüzitin en sık nedenidir. Nazal mukozanın viral enfeksiyona bağlı ödem ve inflamasyonu ile sinüs boşalma kanallarının tıkanması, aynı zamanda üretilen mukusun ostiumları tıkayacak şekilde koyu kıvamlı olması sinüsler içinde salgı birikimi ve oksijenlenmede bozulmaya neden olur. Bu aşamayı takiben ikincil bakteriyel çoğalma ile sinüzit oluşur.
  • Alerjiye bağlı sinüs ostiumlarını tıkayan mukoza ödemi ikinci önemli sinüzit nedenidir.
  • Burun içi eğrilikler (septum deviasyonu),
  • Polipler,
  • Burun eti büyümeleri (konka hipertrofileri) gibi sinüs boşalma kanallarını daraltan ya da tıkayan anatomik patolojiler
  • Özellikle çocuklarda görülen büyümüş geniz etleri
  • Yüzme veya uçak yolculuğu esnasında oluşan basınç değişiklikleri ostiumların kapanmasına yol açar.

Sinüzit, hipertansiyon ve romatizmadan daha fazla görülmekle birlikte yaşam kalitesini şeker hastalığı ve kalp hastalıklarından daha fazla bozmaktadır. Yalnızca fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da olumsuz etkileri vardır.

Sinüzit; burun tıkanıklığı, alın bölgesinde ağrı, halsizlik ve yorgunluk, gece ağzı açarak uyuma, horlama gibi sorunların yanı sıra mide, bağırsak ve akciğer sorunlarına da zemin hazırlıyor.

Bu nedenle sinüzite neden olan etkenler ve sinüzit mutlaka tedavi edilmesi gerekir.   

Islak Saç Sinüzite Neden Olur Mu?

Islak saç ile dışarı çıkmanın ya da duş sonrası saçları kurutmamanın sinüzite neden olup olmayacağı halk arasında en sık merak edilen konulardan biridir.

  Burnunda alerjisi veya polipleri olan veya alerjiye bağlı burun etleri büyüyen kişiler ıslak saçla dışarı çıktığında bu kişinin burun mukozası sıcak-soğuk değişimi esnasında alerjik olarak şişeceğinden ve sinüslerin delikleri kolayca kapanacağından sinüzit olma riskleri artar.

Bu bilgi, kişinin saçını kestireceği, kısa saçla bu riski ortadan kaldıracağı anlamına gelmez. Bu, sıcak-soğuk değişimi ile ilgili bir problemdir ve herkeste görülebilir fakat genel olarak burunda bunu kolaylaştırabilecek bir yatkınlık veya hastalık varsa daha sık karşılaşılır.

Sinüzit Baş Ağrısı

Halk arasında baş ağrısının en önemli nedenlerinden biri de sinüzit olarak bilinmektedir. Sinüzit oldukça şiddetli ve hayat kalitesini etkileyen bir ağrıya neden olabilir. Burun çevresindeki hava dolu boşluklar olan sinüslerden köken alan baş ağrısı nedenleri kısaca;

  • Mukozal temas yüzeyleri ve vuran ağrılar
  • Havalanma yetersizliği sonucu oksijensizlik veya negatif basınç
  • İltihabi dokuların(polip) çevre dokulara basıncı sonucu ortaya çıkanlar şeklinde sıralanabilir.

Birçok sinüs hastalıklarında birden fazla sinüsün hasta olması doğaldır. Dolayısı ile ortaya çıkan şikayetler, bir ve birden fazla sinüsün oluşturduğu bir bütün olacaktır. Bunun yanı sıra yansıyan ağrı fenomeni de işe karışır.   

Yanak bölgesi sinüslerinde ağrı, sinüs bölgesinden üst dişlere doğru ilerler. Ağrı bazen elmacık kemiği, geniz ve alın bölgesinde duyulur. Kronik sinüzitlerde ağrı, genel kanının aksine daha az rastlanan bir belirtidir. Yanak sinüsünün habis tümörlerinde ağrı ancak ileri devredeki bir şikayet olabilir.

Yanak sinüslerinin kistleri de ağrı nedenidir. Kistler büyüyüp sinüsün içini kapladığında özellikle sinüs ağızlarına yaptıkları baskı ile ağrı nedeni olurlar. Ağrı genellikle şiddetli olup yanak bölgesinden taşarak alın sınırlara kadar dayanır. Gözyaşı salgısında artma ve burun tıkanıklığı vardır.

                                     

Burun kökü sinüslerinin akut enfeksiyonlarında aynı taraf burun kökü ve gözler arkasında ağrı vardır. Nadiren tek başına bulunur. Genellikle yanak ve alın sinüziti beraberinde pansinüzit şeklinde mevcuttur. Osteoma denilen selim tümörleri de başlangıçtan itibaren ağrı yapmaları ile tanınır.

Alın ağrılarında genellikle alın bölgesi sinüzitleri çok sorumlu tutulur. Halbuki alın sinüsü ağzının anatomik özelliğinden dolayı boşalmasının kolay olması, alın bölgesi sinüzitlerinde ağrının çok olmamasını sağlar.  

Burun sinüsleri arasında özellikleri yönünden en az tartışması yapılmakla beraber, hala klinik bulguları yönünden hakkında son söz söylenmemiş olanı kafa tabanı sinüsleridir.

Birçok şikayet ve hastalık hala kafa tabanı sinüzitlerinin sorumluluğuna sığınmaktadır.

Akut enfeksiyonunda kafa arkası baş ağrısı, alın ve iki taraflı şakak ağrısı, omuza, dişlere, damağa ve buruna yayılan ağrı, ense sertliği, geniz arkası ağrısı, unutkanlık ve dalgınlık görülebilir.                       

Sinüs içerisinde bulunan hava teorik olarak dışarıda bulunan hava ile aynı atmosferik basınçtadır ve basıncın dengelenmesi, sinüs ağızlarının normal geçirgenlikleri ile ilişkilidir.

Bu ilişkinin bozulması sinüsteki hava basıncının dış ortama göre fazla ya da eksiklik göstermesi gibi bir oluşuma neden olur. Bunun pratik sonucu bir ağrının ortaya çıkmasıdır.

Özellikle sinüs içindeki hava basıncının azalması ile beraber olan “vakum sinüzit” ve “vakum baş ağrısı” adı verilen bir oluşumdan söz edilmektedir.

Bu durum; ya sinüs ağzının herhangi bir nedenle tıkanması ve içindeki gazların mukoza tarafından emilmesi sonucu olarak ya da dış atmosferik basınç değişikliklerine uyum sağlamaması sonucu olabilir. Sinüs ağzının iltihabi, alerjik ve tümöral oluşumlar sonucu tıkanması ve hava geçirgenliğine mani olması ile açıklanmaktadır. Sinüs ağzının açılması ağrıyı ortadan kaldırır.

Sinüzit Tedavisi

Sinüzit doğru tedavi edilmediğinde kronik farenjit, kronik gastrit, reflü, göz çevresi enfeksiyon ve apseleri, menenjit, beyin apsesi gibi çok ciddi hastalıklara neden olabilir.  Sinüzit tanısı kulak burun boğaz muayenesi ve endoskopik muayene, direkt grafi ve sinüs tomogrofisi yöntemleri ile konulur.

“Akut”, “Subakut” ve “Kronik” olarak sınıflandırılan hastalıkta; akut sinüzitler yaklaşık 4 hafta sürer. İlaç tedavisiyle ya da kendiliğinden geçer. Subakut sinüzit bir geçiş evresidir. Bu evrede akut sinüzit iyileşmemiş; kronik sinüzit ise tam olarak oluşmamıştır. Kronik sinüzit ise yaklaşık 3 aydan uzun sürmektedir. Öncelikle antibiyotik tedavisi uygulanır.

Eğer sinüzit kronikleşmişse yani ilaç ile tedavi edilemiyorsa sinüzit ameliyatı gündeme gelebilir.

Kronik sinüzit hastalarına “Endoskopik Sinüs Cerrahisi” ya da uygun görülen hastalarda “Balon Sinoplasti Cerrahi” yöntemi uygulanabilmektedir. Endoskopik sinüs ameliyatında sinüslerin doğal kanallarını tıkayan polip veya diğer anatomik bozukluklar düzeltilerek sinüslerin kanalları açılmaktadır. Fakat bu yöntem daha uzun iyileşme dönemi gerektirir.

Komplikasyon riski açısından dikkatli ve özenli yapılması gereken bir ameliyattır. Balon sinoplasti daha güncel bir yöntemdir sadece yüz, alın ve geniz bölgesindeki sinüslere uygulanmaktadır. Hastanın bu yöntem için uygunluğu doktor tarafından belirlenmelidir.

Bu tedavi ile hasta aynı gün taburcu edilmekte, ertesi gün işine dönebilmekte ve hastanın doğal anatomik yapısı bozulmamaktadır.

“Balon Sinüsoplasti” burun içinde hiçbir dokuya zarar vermeden, kanamaya yol açmadan ve tampon gerekmeden hızlı bir şekilde iyileşme sağlamaktadır. Bu yöntem, kalbin tıkanan damarlarının açılmasında kullanılan yönteme benzer bir şekilde sinüs tedavisinde uygulanmaktadır.

Yöntemde, sinüslerin kapalı olan deliği bulunduktan sonra sönmüş haldeki balon bu deliğe yerleştirilmekte ve röntgen altında balonun doğru yerde olduğu gözlendikten sonra belli bir basınçla balon şişirilmektedir.

Böylelikle açılması ya da genişletilmesi gereken delikte başarı sağlanmaktadır.

Balon Sinüsoplasti’nin Avantajları

Balon Sinüsoplasti, kanlı cerrahi olmaması, işlem sonunda bölgede cerrahiye bağlı bir skar ve buna bağlı bir kapanmaya yol açmaması açısından önemlidir.

Aynı zamanda cerrahi işlemde ortaya çıkabilecek göz, beyin ve damarsal yapılara ait komplikasyonların ortaya çıkmaması açısından da son derece güvenilir bir yöntemdir. Hasta, sadece 20 dakikada uygulanan balonla sinüzit tedavisi ile bu sıkıntıdan rahatlıkla kurtulabilir.

Hastanın hastanede kalış ve iyileşme süreci son derece kısalır. Aynı gün taburcu olup ertesi gün normal yaşantısına geri dönebilir. Operasyon sonrasında ağrı problemi olmaz. Her türlü sinüzit olgularında uygulanmakla birlikte doğru seçilmiş olgularda çok başarılı sonuçlar vermektedir.

Yöntem, sinüzit hastaları için korkulu rüya olan sinüzit operasyonlarında bir çığır sayılabilir. Balonla sinüzit tedavisi, et büyümesi ile birlikte sinüzit de bulunan hastalara, küçük sinüsleri tıkalı olanlara ve 17 yaşından küçük kişilere uygulanmamaktadır.

Çocuklarda Sinüzit Tedavisi

Çocuk sinüzitlerinde sinüslere yönelik ameliyat gerektiren durumlar, ilaç tedavisine dirençli olan vakalardır. Sinüzit nedeniyle göz etrafında oluşan iltihaplanma tedavisinde de ameliyat önemli bir seçenektir.

Kronik sinüzit ile birlikte geniz eti olan veya sık bademcik enfeksiyonu geçiren çocuklarda, geniz eti ve gerektiğinde bademciklerin alınması tek başına kronik sinüziti tedavi edecek bir yöntem değildir, buna yardımcı bir tedavi de uygulanmalıdır.

Uygun zamanda verilen ilaç tedavisi ile gereken durumlarda yapılan geniz eti ve bademcik ameliyatlarına rağmen iyileşmeyen kronik sinüzitlerde tercih endoskopik sinüs ameliyatıdır.

Bu ameliyattaki en önemli amaç, sinüs ağızlarının açılmasını sağlamak ve sinüslerin içini temizlemek olmalıdır. Eğer çocuğa uygun en önemli tedavi seçeneği ameliyat ise bu vakit kaybedilmeden yapılmalıdır.

Sinüzitten Korunma Yolları

Tedavi edilse de tekrarlayabilen bir hastalık olan sinüzitin oluşumunun nasıl engellenebileceğini bilmek büyük önem taşır. Sinüzitten korunmak için bu tavsiyelere uyulması önerilmektedir;

  • Gribal enfeksiyon mutlaka doktor kontrolünde tedavi edilmelidir.
  • Enfeksiyon süresince burun daima açık tutulmalıdır. Bunun için okyanus sularını kullanmak ya da denize girmek sinüslerin boşalması açısından yararlıdır. Evde bir su bardağının içine bir çay kaşığı tuz, yarım çay kaşığı karbonat karıştırılarak hazırlanan sıvı ile burun içi yıkanabilir. Bunlar gribal enfeksiyonlarda sinüslerin dolmasını engelleyecektir. Burnu açık tutmak için ayrıca mentollü, okaliptus buharı yapılabilir.
  • Dışarı, ıslak saçla çıkmamaya önem verilmelidir.
  • Direkt rüzgara maruz kalınmamalıdır.
  • Alerji tedavisi ihmal edilmemelidir.
  • Burun kemik eğrilikleri, burun etlerinin büyüklük ve şişliği tedavi edilerek ortadan kaldırılmalıdır.

Sinüzit Hastalığında Bilinen Yanlışlar!

Halk arasında sinüzite iyi geleceği düşünülen bazı yöntemler hayati birtakım sonuçlara neden olabilir. Sinüzite iyi geldiği düşünülen bazı doğal tedaviler, bitkisel tedaviler çok riskli olabilir.

Sinüzite iyi geldiği düşünülen bitkiler buruna sıkılmamalı.

Aksi taktirde kullanılan bitki, burnun arkasından alt solunum yoluna doğru akarsa bir gırtlak ödemine neden olarak hastanın hayatını kaybetmesine sebep olabilir.

Burun süratli sümkürülmemeli, çok şiddetli sümkürmelerde burundaki enfeksiyon kulağa gidebilir. Bu durum ise orta kulak iltihabı ile sonuçlanabilir. 

Güncellenme Tarihi: 10 Kasım 2017Yayınlanma Tarihi: 10 Kasım 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/sinuzit-ve-tedavisi/

Sinüzit nedir? Sinüzitin nedenleri, belirtileri ve güncel tedavi yöntemleri

Üst Dişlerdeki Enfeksiyonlar Sinüzite Neden Olabilir

Sinüslerin buruna açıldığı kanallar tıkanır. Tıkanan kanallar, sinüslerin ürettiği salgıların, sinüs içine hapsolmasına neden olur. Sinüsün içi kendi ürettiği salgılarla dolar. Bunun sonucunda mikropların üremesi için uygun bir ortam oluşur. Kısa zamanda çok sayıda bakteri oluşur ve sinüzit meydana gelir.

Sinüzit olgularının büyük çoğunluğu tıbbi tedaviye cevap verir ve tehli değildir. Bununla birlikte sinüs içindeki bir enfeksiyon hem göze hem de beyne çok yakındır. Enfeksiyonun göze veya beyine yayılması çok nadirdir. Enfeksiyonlu sinüslerden akan mukus akciğerler için sağlıklı değildir.

Akut Sinüzit, 4 hafta sürer, 4-12 hafta süren subakut türü vardır. Ayrıca 12 haftadan fazla süren, hatta yıllarca sürebilen kronik Sinüzit durumu vardır. Akut sinüzit genellikle bakteri enfeksiyonuna dönüşen soğuk algınlığı şeklinde başlar.

Alerjiler, burun sorunları ve bazı hastalıklar akut ve kronik sinüzitlere de neden olabilir. Sinüzit belirtileri ateş, zayıflık, yorgunluk, öksürük ve tıkanıklığı içerir. Teşhisi için görüntüleme testlerine de gereksinim olabilir.

Tedavisinde antibiyotikler, dekonjestanlar ve ağrı kesiciler kullanılmaktadır.

Sinüzit genellikle üst solunum yollarından sinüslere yayılmış bir soğuk veya grip virüsünün sonucunda oluşur. Sinüslere bulaşan bakterilerden sadece birkaç vakaya neden olur. Enfekte diş veya mantar enfeksiyonu bazen sinüslerin iltihaplanmasına neden olabilir. Sinüzitin kronik hale gelmesine neden olan bazı etkenler şunlardır:

  • Alerjik rinit, astım ve saman nezlesi dahil alerjiler ve ilgili durumlar
  • burun polipleri (burundaki büyümeler)
  • sigara içmek
  • Zayıflamış bir bağışıklık sistemi
  • Alerjiler ve astım gibi temel sorunları iyi kontrol edilmemesi

Sinüzit belirtileri

  • Bir haftadan fazla devam eden nezlelerin büyük çoğunluğu sinüzit göstergesidir
  • Erişkinlerde burun tıkanıklığı, sarı-yeşil burun ve geniz akıntısı, yüz-diş-göz ağrısı ve öksürük en çok gözlemlenen belirtileridir.
  • Çocuklarda huzursuzluk, inatçı öksürük ve geniz akıntısına bağlı kusma olabilir.
  • Tüm yaş gruplarında kısmen daha az rastlanan belirtiler; ateş, yorgunluk, ağız kokusu, koku alma duyusunda azalma, boğaz ağrısı, bazen ses kısıklığıdır.
  • Rahatsızlığın devamı sırasında ortaya çıkan alın ve gözde ağrılı şişlikler, çift görme ve genel durum bozukluğu da sinüzit belirtileri arasında yer alır.

Sinüzit, soğuk algınlığı veya alerji nedeniyle başlayabilir. Enfeksiyonlar veya zayıf bağışıklık sistemi sinüzite neden olabilir.

 Bazen, kronik sinüzit, burun kanallarının yapısında veya sinüslerin normal şekilde boşalmasını önleyen nazal polip gibi bir büyümeyle ilgili sorunlardan kaynaklanır.

Bu şikayetler kronik sinüzit göstergesi olabilir!

  • Sabahları yorgun uyanıyorsanız,
  • Boğaz ağrınız varsa,
  • Burnunuzda kuruma ve kabuklanma oluyorsa,
  • Ağız ve diş sağlığınıza dikkat ettiğiniz halde ağız kokusu problemi yaşıyorsanız,
  • Geceleri horluyorsanız,
  • Burun tıkanıklığınız varsa,
  • Koku alamıyorsanız,
  • Son dönemlerde sürekli yorgunsanız,
  • Kuru öksürüyorsanız,
  • Sesiniz değişmeye başladıysa,
  • Geniz akıntınız varsa,
  • Boğazınızda batma gibi bir rahatsızlık hissi oluşuyorsa,
  • Kış enfeksiyonlarını 10 günden çok daha fazla bir sürede atlatıyorsanız; hastalıklarınız kısa aralıklarla tekrarlıyorsa ve en önemlisi bu şikayetleriniz 3 aydan fazla süredir varsa kronik sinüzit hastası olabilirsiniz.

Kronik sinüzitin kalıcı tedavisi için cerrahi yöntem iyi bir seçenek olabilir

Sinüzit atakları ve üst solunum yolu sorunları 

Burun kıkırdak-kemik eğriliği ve burun eti büyümesi probleminiz varsa kış mevsimi sizin için çok daha sıkıntılı geçer; burun tıkanıklığı belirginleşir, sinüzit atakları sık gerçekleşir.

Basit viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanmak gerekmezken; kıkırdak-kemik eğriliği ve burun eti büyümesi probleminiz varsa doğal direnç mekanizmalarınız bozulduğu için sıklıkla antibiyotik kullanımı ile sonuçlanan bakteriyel enfeksiyonlar yaşayabilirsiniz.

Ayrıca uykuda nefes alma probleminin artması oksijen alınan miktarını düşürdüğünden yorgunluk ve baş ağrısı şikayetleriniz belirginleşir. Bu nedenle en kısa zamanda bir kulak burun boğaz hastalıkları hekimine başvurmanızda fayda var.

Sinüzit çocuklar için de ciddi bir sağlık sorun olabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları, büyümüş geniz eti ve alerji gibi faktörler çocuklarda sinüzit yapan nedenlerin başında geliyor.

Ayrıca burun içi eğriliği, burunda polip olması ve bağışıklık yetmezlikleri de sinüzite yol açabiliyor.

Çocuklarda sinüzit uyku düzeninin bozulmasına, okul başarısızlığına ve pek çok ciddi soruna neden olabilir.

Çocuklarda sinüzit nedenleri, belirtileri ve tedavi seçenekleri

Çocuklarda sinüzit belirtileri farklı olabilir, bazende belirgin olmayabilir.

Belirtilerin değişken ve çoğu zaman belirsiz olması, çocuklarda sinüs enfeksiyonunun az görüldüğü anlamına gelmez ve genellikle hastalığın gözden kaçmasına, kimi zaman geç teşhis edilmesine neden olur.

 Çocukluk döneminde sinüzit belirtileri arasında, ateş, öksürük, geniz akıntısı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, burun kanaması, baş ağrısı, yüz ağrısı, halsizlik ve ağız kuruluğu bulunabilir.

Alerjisi Olanlar: Bir alerji atağı soğuk algınlığı gibi mukozanın şişmesine, sinüs kanallarının kapanmasına, mukus akımının engellenmesine ve bakteri enfeksiyonuna neden olur
Yapısal Burun Bozuklukları Olanlar: Örnek olarak kırık bir burun veya septum deviasyonu olanlar.
Sık Enfeksiyona Maruz Kalanlar: Okul öğretmenleri ve sağlık personeli
Sigara içenler: Tütün dumanı, nikotin doğal direnç mekanizmasını bozarlar

Öncelikle hastanın sinüs tomografisi sonuçlarının incelenmesi gerekir. Medikal tedavide fayda sağlanamadığı durumlarda cerrahi tedavi uygulanır. Tedavi, doktorunuzun koyduğu teşhis ile bağlantılı olacaktır.

Akut sinüzit çoğunlukla antibiyotik tedavisine yanıt verirken kronik sinüzit için genellikle cerrahi müdahale gerekebilmektedir. Ameliyat ile amaçlanan, tıkalı olan sinüs yollarının açılmasıdır.

Böylece sinüslerin havalanması sağlanır, enfeksiyon geriler ve kaybolur.

Tedavi planlanırken önemli olan neden olan faktöre odaklanmak ve çözmektir. Örneğin, sinüzit alerjilerden kaynaklanıyorsa, dekonjestanlar muhtemelen çok fazla yardımcı olmayacaktır.

Birkaç günden fazla semptomlarınız varsa mutlaka doktora danışın. İyi bir muayene ve bazen X-ışınları, BT taramaları veya MRG gibi görüntüleme testleri ile soruna tam olarak neyin sebep olduğunu net olarak saptanabilir.

 Çoğu zaman, en iyi sinüzit tedavisi, farklı yaklaşımların bir kombinasyonudur.

Sinüziti olan çoğu insan iki veya üç hafta içinde kendisini daha iyi hissedecek ve evde kendine bakabilecek duruma gelebilir. Sinüzit belirtilerini hafifleten faktörler:

  • paracetamol veya ibuprofen gibi tezgah üstü ağrı kesiciler almak
  • burun tıkanıklığı gidericiler – ancak bir haftadan fazla kullanılmamalıdır
  • yüze sıcak kompres uygulamak
  • burnunuzun iç kısmını düzenli olarak tuzlu su ile temizlemek – bunu evde kendiniz yapabilir veya bir eczaneden alınan bileşenlerin poşetlerini kullanabilirsiniz
  • Belirtileriniz düzelmiyorsa ya da kötüleşirse, doktorunuza başvurup antibiyotik veya kortikosteroid sprey reçete yazabilir veya damla verebilir
  • Bu tedavileri denedikten sonra belirtileriniz düzelmezse, sinüslerin drenajını iyileştirmek için ameliyat için bir KBB uzmanına gidebilirsiniz

Sinüzitin ilaçla tedavisi

Antibiyotikler: Doktorunuz bir bakteriyel enfeksiyonu sorumlu tutarsa antibiyotik reçete edebilir. Akut sinüzit için genellikle onları 10-14 gün süreyle kullanılır. Kronik sinüzit için, daha uzun bir süre antibiyotik kullanmak gerekebilir.

 Antibiyotikler sadece bakteriyel enfeksiyonların tedavisine yardımcı olur. Sinüzitiniz virüs veya diğer sorunlardan kaynaklanıyorsa yardım etmezler.

Bazı çalışmalar, bakterilerin önemli bir sinüzit nedeni olmadığını ve antibiyotiklerin aşırı kullanıldığını ileri sürüyor.

Ağrı kesiciler: Sinüziti olan bir çok kişi rahatsızlığı hafifletmek için ibuprofen veya asetaminofen gibi tezgah üstü (OTC) ağrı kesici ilaçları alır. Ancak bunları 10 günden fazla kullanılmaması gerekir. Hangisinin sizin için doğru olduğunu doktorunuza danışın.

Dekonjestanlar: Bu ilaçlar sinüslerde mukus miktarını düşürür. Bazıları burun spreyleri şeklindedir, diğerleri hap olabilir. Eğer dekongestan burun spreylerini 3 günden fazla kullanırsanız, sıkıntınızı arttırabilir. Bu neden doktorunuza danışın.

https://www.medikalakademi.com.tr/penisilin-ampisilin-nedir-ne-icin-kullanilir-yan-etkileri-ve-alerjisi/

Allerji ilaçları: Birçok sinüzit vakası kontrolsüz alerjilerden kaynaklanmaktadır. Hiç alerji testi yaptırmadı iseniz bu riski gözardı etmeyin ve olup olmadığınızı görmek için bazı testler yaptırın. Böylece hastalık nedenini tespit etmeniz kolaylaşır.

Steroidler: Bazı durumlarda, doktorunuz sinüs membranlarındaki şişmeyi azaltmak için inhale steroidler reçete edebilir. Zor kronik sinüzit tedavisi için steroid almanız gerekebilir.

Sinüzit tedavisinde kullanılan en son teknikler “Sinoplasti”

Sinoplasti olarak adlandırılan “balon tedavisi” kronik sinüzit hastalığında, uygun vakalarda çok etkili ve güvenilir bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Endoskopik sinüs cerrahisinde burun içerisindeki patolojik dokular temizlenip sinüs ağızları açılmaktadır.

Balon tedavisinde ise bu şekilde bir cerrahi işlem yapılmayıp, kapalı sinüs ağzı balon yardımıyla genişletilmekte ve ameliyat sonrası herhangi bir tampona ihtiyaç duyulmamaktadır. Ağrısız ve kanamasız bir girişimdir. Hastanede yatmayı gerektirmez. Uygun hastalarda tek başına veya endoskopik sinüs cerrahisinde yardımcı yöntem olarak güvenli ve başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

Kronik Sinüzitte, bıçaksız ameliyat seçeneği

Yeni geliştirilen sistem sayesinde, kapalı sinüs yolu su ile şişirilen baloncuklarla açılarak sinüzitten kurtulmak mümkün hale geldi.

“Balon sinoplasti” yöntemi ile sinüzitten kısa sürede kurtulmak ve aynı gün içerisinde taburcu olmak mümkündür.

“Balon Sinoplasti” yöntemi adı verilen sistem, tıkalı koroner damarların balon ile genişletilmesi mantığının, sinüs kanallarına uygulanması şeklinde çalışıyor.

Kronik sinüzit neden olur? Kronik sinüzitin tek belirtisi baş ağrısı değil!

Eskiden sinüzit ameliyatları kesi yöntemiyle yapılıyordu. Hastalar ameliyatta ve sonrasında acı çekiyor ve kanamaları oluyordu. Yöntem ile hastanın kapalı olan sinüslerine gönderilen balonlar genişletilerek sinüs yolu açılıyor. Hem çok kısa sürede, hem kanamasız şekilde sinüzit ameliyatı gerçekleştirilmiş oluyor.

Bu sistemle eskiden ameliyattan sonra uygulanan tamponlar da tarihe karışmış oldu. Kendiliğinden yok olan tamponlar yerleştiriliyor ve hastamız ameliyatın hemen ardından taburcu edilebiliyor. Çok kısa süren ameliyatta bıçak ve kesi olmaksızın hasta bir kaç saat içerisinde taburcu oluyor. Ayrıca geliştirilen yöntem, ameliyat sonrası kanamaları da ortadan kaldırıyor.

Kaynak: Sinusitis – https://medlineplus.gov/sinusitis.html

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/sinuzit-nedir-sinuzitin-nedenleri-belirtileri-ve-guncel-tedavi-yontemleri/

Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonlarına dikkat!

Üst Dişlerdeki Enfeksiyonlar Sinüzite Neden Olabilir

Kış bitti, bahar geldi ama siz hastalıklardan hala kurtulamıyor musunuz? Mevsim geçişlerinde hissedilen ısı değişimleri pek çok hastalığı da beraberinde getiriyor. Hele bir de bağışıklık sistemini zayıfsa hastalık sizi yatağa düşürebiliyor.

Vücut direncinin düşmesiyle mevsim geçişlerinde en çok görülen üst solunum yolu enfeksiyonları, çocukları okulda yetişkinleri de işten alıkoyuyor. Doktora gitme nedenlerinin başında gelen üst solunum yolları, yetişkinlerde yılda 2-4 kez görülebilirken, çocuklar yılda 3-8 kere üst solunum yollarına yakalanabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi KBB Uzmanı Prof.

Dr. Emre Üstündağ, özellikle mevsim geçişlerinde bizi yataklara düşüren üst solunum yolu enfeksiyonlarını anlattı ve bilgi verdi.

Yaşlı ve çocuklara dikkat!
Çoğunluğu virüslerden kaynaklanan üst solunum yolu enfeksiyonları nezle, grip gibi daha kolay tedavi edilebilecek hastalıklar olabileceği gibi, sinüzit, farenjit, larenjit, bademcik iltihabı ve kulak iltihabı gibi çok daha ciddi enfeksiyonlar olabiliyor.

Kapalı ortamdaki viral partikül sayısı arttıkça enfeksiyon bulaşma olasılığı da artırıyor. Bu nedenle işyerleri, okullar, alışveriş merkezleri gibi insan temasının fazla olduğu ortamlarda hastalık daha hızlı geçiş yapabiliyor.

Uzun süren hastalık süreci, solunum sistemi, kalp ve böbrekler gibi farklı sistemleri de etkileyebildiği için özellikle yaşlı ve çocuklarda ayrı bir özen gerektiriyor. Üst solunum yolu hastalıklarına yakalanma ve korunmada, güçlü bağışıklık sistemi çok önemli.

Kronik hastalığı olanlarda bağışıklık sisteminde de sorunlar olabildiği için bu kişiler hem daha sık hasta oluyor, hem de hastalık daha şiddetli seyredebiliyor.

D vitamini eksikliği üst solunum yolu enfeksiyonuna davetiye çıkarıyor!

Çok sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmek farklı hastalıklara işaret edebiliyor. Bu kişilerde kronik hastalık ve alerji taraması yaptırmak büyük önem taşıyor. Alerji dışında vitamin eksiklikleri de üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabiliyor.

Kışın sentezleyemediğimiz D vitamini eksikliği nedeniyle bağışıklık sistemimizde bazı aksaklıklar görülebiliyor. Yapılan çalışmalarda D vitamini eksikliği bulunan kişilerin, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarını daha sık geçirdiği gösteriliyor.

Üst solunum yolu enfeksiyonu nasıl geçer?

En yaygın akut hastalıkları oluşturan üst solunum yolu enfeksiyonları, genellikle hafif ateş, öksürük, yorgunluk, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi karakteristik bazı özelliklere sahip. Doğru tedavi için ayırıcı tanının iyi yapılması gerekiyor.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde amaç; enfeksiyonun yol açtığı belirtileri ortadan kaldırmak ve normal fizyolojik işleyişi sağlamaktır. Bu amaçla burun tıkanıklığını ve akıntıyı azaltmak için ağızdan alınan ya da burun spreyi şeklinde ilaçlar kullanılıyor.

Kişinin hapşırma sıklığı, öksürme durumu gibi diğer semptomlara göre de tedavisi düzenleniyor. Bu dönemde kişinin ağrı ve ateş kontrolüne özellikle dikkat ediliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu olan kişilerin çoğu uygun ilaç ve iyi hijyen ile bir hafta içinde iyileşiyor.

Tedavi edilmeyen vakalar ise otitis media, bronşit, pnömoni ve menenjit gibi ciddi komplikasyonlara neden olabiliyor.

Ne zaman antibiyotik kullanılmalı?
Üst solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotik kullanımının yeri yok. Antibiyotikler bakterilere karşı etkili ilaçlardır. Ancak üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunluğu viral olduğu için antibiyotik almak gereksizdir.

Ancak enfeksiyonların uzun sürmesi ve sinüzit, orta kulak iltihabı veya akciğer hastalığına yol açması durumunda antibiyotiklerden yardım alınıyor. Akut rinosinu?zitte semptom ve bulgular ile bakteriyel-viral enfeksiyon ayrımı yapmak her zaman mümkün olmayabilir. Akut orta kulak iltihabında yakın izlem mümkünse, antibiyotik hemen başlanmayabiliyor.

Ancak, yakın izlemde yaşanabilecek sorunlar nedeniyle genellikle tanı alan çocuklarda antibiyotik tedavisine başlanması gereklidir. Yine, akut tonsillofarenjitte (boğaz enfeksiyonlarında) ateşin 38 dereceden fazla olması ve boyunda ağrılı lenf bezi bulunması antibiyotik kullanımını gerektiriyor.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında hastaya rahatsızlık veren burun akıntısı gibi bazı şikayetleri gidermek için piyasada bulunan ilaçların mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerekiyor.

Üst solunum yolu tedavisi yetersiz kalırsa…
Kişinin doğru ve yeterli tedavi alamadığı durumlarda, şikayetlerin süresinde uzama, konsantrasyon eksikliği, verimsiz çalışma gibi birçok durum ortaya çıkabiliyor. Bir komplikasyon gelişmesi durumunda daha ciddi sağlık sorunları görülebiliyor. En sık görülen durum akut sinüzit gelişimidir. Orta kulak iltihabı da özellikle çocuklarda sık görülen çok ağrılı, kronikleşebilen bir hastalıktır.


Üst solunum yolu enfeksiyonlarına ‘dur’ deyin!

Üst solunum yolu enfeksiyonları genellikle bulaşıcı olduğundan etkileşimin fazla olduğu ortamlarda yakın temastan kaçınmak gerekiyor. Bununla birlikte, hem korunma hem de hastalıktan hızlı kurtulabilme adına alınabilecek basit önlemler şunlardır:

  • El yıkarken kurallara dikkat: En iyi koruma el yıkamadır. Herhangi bir şey yemeden önce ve sonra, tuvalete girdikten sonra, öksürdükten veya hapşırdıktan sonra ellerinizi mutlaka su ve sabunla yıkayın.
  • Öksürürken ağzınızı kapatın: Öksürük ve hapşırma sonrasında üst solunum yolu enfeksiyon mikropları kolayca havaya bulaşacağı için mutlaka ağzınızı elinizle kapatın. Sonrasında da ellerinizi yıkamayı unutmayın.
  • Sağlıklı ve dengeli beslenin: Günlük beslenmenizde taze meyve ve sebzelere daha fazla yer verin ve bol miktarda sıvı almaya çalışın. Burundan, ağızdan ve ellerden gelen üst solunun yolu enfeksiyon mikropları başkalarına kolayca geçebileceği için başkalarıyla yiyecek veya içecek paylaşmayın.
  • İyi uyku, aktif yaşam: Bazı araştırmalar aktif bir sosyal yaşam tarzının stres hormonlarını azalttığını ve olası enfeksiyonları önlemeye yardımcı olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle sağlıklı kalmak düzenli egzersiz yapmaya çalışın ve dinlenin. Yeterli uykunun fiziksel ve duygusal gücü artırdığı gibi bağışıklık sistemini de güçlendirdiğini unutmayın.

Video: Çocuklar okuldaki enfeksiyondan nasıl korunabilir? 

İlginizi çekebilir

Çocuklarda orta kulak iltihabı neden olur?

Gribe meydan okuyan besinler

Az hastalanan insanların sırları…

Bağışıklık sisteminizi destekleyen vitaminler

Bebeklerde D vitamini eksikliği nelere yol açar?

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/mevsim-gecislerinde-ust-solunum-yolu-enfeksiyonlarina-dikkat

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.