Uyku Apnesi, Diyabet ve Astım Kadar Yaygın

Uyku Apnesi Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku Apnesi, Diyabet ve Astım Kadar Yaygın

Uyku apnesi, horlama ve uykuda solunum durması olarak tanımlanıyor. İnsan ömrünün ortalama üçte birini oluşturan uyku, sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşıyor.

Kalitesiz uyku gündüz sürekli uyur halde dolaşma, konsantrasyon eksikliği gibi şikayetlere yol açarken; yüksek tansiyon, kalpte ritim bozuklukları, felç veya ani gece ölümlerine neden olabilen uyku apnesine de neden olabiliyor.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi, horlamanın neden olduğu en önemli hastalıklardan biridir ve uykuda solunumun durması olarak ifade edilebilir. Uyku esnasında nefesin durması ve yüzeysel hale gelmesi anlamına gelen uyku apnesi gece boyunca defalarca tekrarlayabilir.

Uyku apnesi sırasında, üst solunum yolunun açık kalmasını sağlayan kaslarda gevşeme olur. Dil kökü veya yumuşak damağın veya aşırı büyümüş bademciklerin hava yolunu tıkaması sonucunda en az 10 saniye nefes alamamak uyku apnesi olarak adlandırılır.

Uyku apnesi sırasında solunum çabası sürse de, bir süre sonra daha da artan bu çaba beyni uyarır ve hava yolu açılır. Solunumu durana kadar horlayan kişi, gürültülü bir homurdanma ile yeniden nefes almaya ve horlamaya devam eder.

 Gerekli önlemler alınmadığında uyku apnesinin dikkatsizliğe yol çarak trafik kazası riskini 7-8 kat arttırdığı ve iş kazalarına neden olduğu biliniyor. Uyku apnesinin görülme sıklığı %1-4 olsa da, diyabet hastalığının %3, astım sıklığının yaklaşık %5 olduğu düşünülürse ne kadar önemli bir sorun olduğu daha iyi anlaşılabilir.

 Uyku Apnesi Nedenleri

Uyku apnesinin nedeni, boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesidir.

Üst solunum yolundaki darlıklar çocukluktan itibaren, solunum yolunun yıpranmasına sebep olabilir ve bu da uyku apne sendromuna neden olabilir.

Fazla kilolu olmak, büyük bademciklere ve geniz etine sahip olmak da uyku apnesi nedenleri arasında gösterilebilir.  Uyku apnesi sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da görülebilir.

Uyku apne sendromu olan kişide horlama, 3-4 kat daha fazla, çok kaba ve gürültülü şekilde gerçekleşir.

Horlamanın yanı sıra nefes darlığı, sık sık iç çekme, el kol hareketleriyle çırpınarak uyanmaya çalışma, sık ve uzun süreli solunum durmaları, sabah yorgun uyanmak da uyku apne sendromu yaşayan kişilerde görülür.

Uyku apnesinin tam nedeni sayılmasa da, uyku apne sendromlu hastaların %30-50'sinde hipertansiyon görülmektedir.

 Uyku Apnesi Belirtileri

 Uyku apnesinin belirtilerinden en önemlisi uykuda solunumun durmasıdır.  Diğer uyku apnesi belirtileri ise şöyle sıralanabilir:

  • Uykuda sırasında huzursuzluk
  • Horlama
  • Sık sık idrara kalkma
  • Terleme
  • Ağız kuruluğu
  • Reflü
  • Tanıklı olarak solunum durmaları

Ayrıca baş ağrısı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, depresyon, sabah dinç uyanamama ve aşırı derecede uykulu olmak ve yorgunluk hali ise uyku apnesinin gündüz gözlenebilen belirtileri arasındadır.

 Uyku apnesi belirtilerinin görüldüğü kişiler gün içerisinde birçok ciddi tablo ile karşılaşılabilmektedir.

Uykuda ani ölüm, inme, kalp krizi ve kalp yetmezliği, eğer hasta obez ise kilo vermede zorluk, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık, kontrol altına alınamayan diyabet bu olumsuzluklara örnek olarak gösterilebilir.

Bunun yanı sıra, uyku apnesi kişide gündüz sürekli yorgunluk ve konsantrasyon eksikliğine neden olacağı için trafik ve iş kazalarına da neden olabilmektedir.

Uyku Apnesi Testi

 Uyku apnesi testi, hastalığın tespiti ve tedavisi sürecinde en önemli aşamadır. “Polisomnografi” denilen uyku apnesi testi tüm gece boyunca beyin aktivitesinin ve solunumsal olayların kaydedildiği bir testtir.

 Uyku apnesi testi olan Polisomnografi, uyku sırasında beyin dalgaları, göz hareketleri, ağız ve burundan hava akımı, horlama, kalp hızı, bacak hareketleri ve oksijen seviyelerinin ölçümü esasına dayanır. Uyku apnesi testini yaptırabilmek için hastaların bir gece uyku odasında kalmaları gerekir.

Test sırasında sırasında vücudun çeşitli noktalarına bağlanan kablolarla alınan sinyaller odanın dışındaki bilgisayara aktarılır.

Sabaha kadar alınan bu kayıtların incelenmesiyle, uyku süresince solunumun kaç defa durduğu, ne kadar süre ile durduğu, durduğunda oksijen değerlerinin ve kalp hızının nasıl etkilendiği ve derin uykuya dalınıp dalınmadığı gibi birçok parametreye bakılabilir.

Uyku Apnesi Nasıl Önlenir?

Uyku apnesi, alınacak basit önemler sayesinde önlenebilir. Hastalık için değiştirilebilir risk faktörlerinden en önemlisi obezitedir. Uyku apnesi kilo verilerek %50 oranında azaltılabilir.

Ayrıca, alkol ve uyku ilaçlarından kaçınmak, sigarayı bırakmak ve sırt üstü yatmamak da rahatsızlığı azaltır.

Horlamayı azaltan ve burun açıklığını sağlayan spreyler veya elastik bantlar uyku apnesi tedavisi için yeterli olmaz.

Uyku Apnesi Tedavisi

 Uyku apnesi tedavisinde ilk yapılması gereken obezite söz konusu ise bu durumun aşılmasıdır. Eğer üst solunum yollarında belirgin anatomik darlıklar var ise hastanın Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından cerrahi girişim yönünden değerlendirilmesi gerekir.

 İleri derecede uyku apnesi tedavisinde ise pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisi uygulanmalıdır.

Tedavi etkisine ve hastanın tercihine göre otomatik ayarlarda düzenleme yapılarak ya da sabit basınçlı cihaza geçilerek hasta takibe alınmalıdır.

CPAP cihazı kullanmakta güçlük çeken ya da hafif derece vakalarda ağız içi aparey ile alt çene öne alınarak dilin geriye düşüp üst solunum yolunu tıkaması önlenebilir.

 Uyku apnesinin özgün tedavisi, hava yolunu devamlı açık tutacak şekilde basınçlı hava veren cihazların kullanımıyla sağlanmaktadır. PAP (pozitif havayolu basıncı) cihazları üst hava yollarının uyku sırasında açık kalmasını sağlayarak uyku apnesini önlemektedir.

Gece boyunca yüze sıkıca oturan silikon bir maskeyle basınçlı hava veren bu cihazlar, başlangıçta hasta için rahatsız edici görünebilmektedir. Buna rağmen, sabah dinlenmiş ve uykusunu almış olarak uyanan hastalar cihazı kolaylıkla kabul etmektedir.

Hastaya hangi cihazın uygun olduğunu tespit etmek ve apnelerin yok olduğu veya minimum sayıya indiğini görmek için ikinci bir gecenin uyku laboratuvarında geçirilmesi gerekmektedir.

  Cihazla uyku apnesi tedavisinin ardından uyku apnesi sorunundan kurtulan kişilerin yaşam kaliteleri yeniden yükselmektedir.

 Uyku Apnesi Beyin ve Kalp Hastalıklarına Yol Açabiliyor isimli makalemiz için tıklayınız!

Güncellenme Tarihi: 20 Ekim 2016Yayınlanma Tarihi: 20 Ekim 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/uyku-apnesi/

Uyku Apnesi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Uyku Apnesi, Diyabet ve Astım Kadar Yaygın

Uyku hayatımızda büyük öneme sahip ve ömrümüzün neredeyse üçte birini kapsayan bölümüdür. Uykuya ayrılan zaman kişiden kişiye değişse de yetişkin bir bireyin günlük ortalama uyku süresi 7-9 saat arasında olmalıdır.

Fakat önemli olan bu sürenin uzunluğu değil, ne derece kaliteli ve verimli olduğudur. Özellikle aşırı stresli ve yorgun olduğumuz zamanlarda, saatlerce yatsak bile yine de dinlenmeden kalktığımız günleri hepimiz yaşamışızdır.

Ancak kaliteli ve tüm evreleri yerine getirilmiş bir uyku, ideal sürelerin de tamamlanması ile herkesin dinlenerek uyanmasını sağlayacaktır.

Uykunun REM ve Non-REM olmak üzere iki evresi vardır. Uykuya dalma ve rüya görme gibi olaylar bu evrelerin farklı kısımlarında gerçekleşmektedir. Bir kişi gece boyunca herhangi bir sebeple defalarca uyanırsa, bu evreler tamamlanamadığından sabah çok yorgun ve hiç uyumamış gibi olur. Bu da uzun vadede sinir, stres, huzursuzluk ve mutsuzluk gibi yan etkileri doğuracaktır.

Uyku Nedir? Uykunun Evreleri ve Yaş Gruplarına Göre İdeal Uyku Saatleri Nelerdir?

Uyku apnesi dediğimiz durum ise uyku kalitesini etkileyen ve kişinin sağlığı üzerinde doğrudan etkili olan bir sorundur. En basit tanımı ile uykuda solunumun durması olarak ifade edilir, ciddiye alınıp tedavisi aksatılmadan yapılması gereken bir hastalıktır.

Her yaştan kişide görülebilen bu sorunda kişi bir süre nefes alamaz. Nefes almanın durduğu anda beyine giden uyaranlar ile hasta irkilerek uyanır ve yeniden soluk almaya başlar.

Bizler bu makalemizde uyku apnesinin nasıl bir sağlık sorunu olduğunu, sebeplerini, belirtilerini ve tedavisinin nasıl yapıldığını anlatmaya çalışacağız.

Uyku Apnesinin Nedenleri Nelerdir?

Temel nedeni boğazdaki hava yolunun kapanmasıdır. Bunun sebebi bademciklerin şişmesi de olabilir, aşırı büyümüş geniz eti de, çok ileri düzeyde olan horlama da olabilir.

Bazen de sebebi doğuştan kaynaklanabilir. Yani üst solunum yolunda bir darlık varsa, çocukluktan itibaren solunum yolu yıpranacak ve uyku sırasında apne sendromu yaşanacaktır.

Bu nedenle yetişkinler kadar çocuklarda da görüldüğünü söyleyebiliriz.

Horlama toplumumuzun çok büyük bir kesiminde görülmektedir. Özellikle geniz eti olanlar ve yaşı ilerlemiş kişilerde daha ileri boyuttadır.

Fakat apne sorunu olan kişilerdeki horlama, normalden 3-4 kat daha şiddetli, sesli ve kaba bir şekilde geçekleşmektedir.

Uzmanlar nedenleri arasında sayılmasını tam olarak doğru bulmasa da, uyku apnesi olan kişilerin %30-50'sinde hipertansiyon olduğu bilinmektedir.

Uyku Apnesinin Belirtileri Nelerdir?

En önemli belirtisi hiç kuşkusuz ki solunumun durmasıdır. Kişi gece uykusunda nefes alamama sebebiyle uyanıyorsa vakit kaybetmeden bir doktora görünmelidir.

Çünkü bazı kişiler solunum durduğu an uykusundan sıçrayarak uyanır ve yeniden nefes almaya başlar.

Oysa uykusu çok ağır olan insanlar 10 saniyeden daha uzun süre nefes alamadığında ve kalkmadığında hayati tehye oluşan sonuçlar meydana gelmektedir. Uyku apnesinin belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Uykuda solunum durması.
  • Horlama.
  • Huzursuzluk.
  • Nefes darlığı.
  • Sık sık iç çekme.
  • Erkek cinsiyet (erkeklerde kadınlara göre daha çok görülmektedir).
  • Elleri ve kolları kullanarak sanki suda boğuluyormuşçasına veya zor bir durumdaymış gibi çırpınarak uyanma.
  • Sabahları yorgun ve sanki hiç uyumamış gibi uyanma.
  • Terleme.
  • Sık sık idrara çıkma.
  • Ağız kuruluğu.
  • Reflü.
  • Baş ağrısı.
  • Unutkalnlık.
  • Konsantrasyon bozukluğu.
  • Depresyon ve mutsuzluk.
  • Sürekli uykulu ve yorgun hissetme.

Yukarıda saydığımız belirtilerin çoğu uyku esnasında olan durumlardır. Bu kişiler verimli uyuyamamanın etkisiyle gün içerisinde sürekli yorgun ve uykusuz olacaklardır.

Eğer öğrenci ise derse kendini verememe, konsantrasyon bozukluğu, dikkat dağınıklığı gibi durumlar da belirtiler arasındadır.

Bu noktada anne ve babaların bilinçli olmasını, öğretmenlerden bu tarz şikayetler geliyorsa altında yatan etkenleri araştırmasını tavsiye ederiz. Ancak belirtiler her zaman bu kadar masum olmuyor.

Daha ileri vakalarda ani ölümler, kalp yetmezliği, felçlik geçirme, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, cinsel isteksizlik, kontrol altına alınamayan diyabet ve kilo vermede güçlük gibi durumlar da uyku apnesinde meydana gelen oldukça ciddi sağlık sorunlarıdır. Saydığımız bu durumlar özellikle çalışma esnasında meydana gelirse, hayati tehsi olan iş kazalarına yol açabilir. Örneğin uzun yol şoförleri, elektrik direğinin tepesinde çalışmak zorunda olan kişiler, apne meydana geldiği anda sonu ölüme varan durumları yaşayabilirler.

Uyku Testi (Polisomnografi) Nedir? Nasıl Yapılır?

Hastalığın tedavi aşamasına başlamadan önce elbette ki daha önemli adım teşhisi olacaktır. Takdir edersiniz ki bazı hastalıklar yanlış tanı konulduğu için tedaviye geç kalınmakta veya yanlış uygulamalarla daha kötü sonuçların doğmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle tedavi kadar tanı da çok önemlidir. Peki, uyku apnesi nasıl teşhis edilir veya tanısı nasıl konulur?

Bunun için özel bir test uygulanmaktadır. Polisomnografi adı verilen uyku apnesi testi bütün gece boyunca kişinin beyin aktivitelerini ve solunumsal durumunu kaydeder.

Uyku sırasında; ağız ve burundan yayılan hava akımı, beyin dalgaları, göz hareketleri, horlama, kol ve bacak hareketleri, kalp atışının hızı, oksijen seviyesi gibi ölçümler yapılır.

Bu ölçümleri yapabilmek için hastanın bir gece uyku odasında kalması gerekmektedir.

Polisomnografi hakkında edindiğimiz bilgiler arasında; testin yapılması teklif edilen kişilerin %90'ının ilk önce kabul etmediği yer alıyor. Birçok kişi ben başka yerde uyuyamam diyerek reddediyormuş. Oysaki yapılan işlemler son derece kolay ve rahat.

Bunun için hastanın kişisel eşyalarını yanına alarak testin yapılacağı hastaneye veya merkeze tek başına gelmesi istenir. Yakınlarından birinin eşlik etmemesi özellikle rica edilir.

Çünkü uyku esnasında tamamen yalnız olması ve parametrelerin doğru bir şekilde tespit edilmesi amaçlanır.

Daha sonra hasta uyku testine hazırlanır, uyumak istediği saatte tıpkı evinde olduğu gibi yatağına yatırılır. Uyku saatinin gelmesine kadar hasta ortama bir miktar alışacağı için uykuya dalmakta çok zorluk çekmez.

Test esnasında vücudun bazı noktalarına bağlanan kablolardan alınan sinyaller odanın dışında bulunan bilgisayara aktarılır. Buraya alınan kayıtlar daha sonra detaylı bir şekilde incelenir.

Üzerinde kablolar bulunan ve birileri tarafından izlenen hasta evindeki gibi rahat olamayacağı için elbette sık sık uyanabilir. Ama her koşulda gerekli verilerin toplanması sağlanmaktadır.

Uzman doktor bu test sayesinde hastanın gece boyunca kaç kez uyandığını, nefes alışının kaç defa durduğunu, kalp hızını ve derin uykuya dalıp dalmadığını analiz edebilir. Elde edilen bu parametreler doğrultusunda hastanın uyku apnesi olup olmadığına karar verilir.

Son olarak en çok merak edilen bir soruya da cevap verelim. Polisomnografi evde de yapılabilen bir testtir. Fakat hem hastaya hem de uzman ve teknisyen ekibine zor olduğu için çok fazla tercih edilmez. Gerekli olan cihaz, elektrotlar, bilgisayar vs. gibi aletlerin taşınması, kurulması ve toplanması bir hayli emek istemektedir.

Bu nedenle şartlar mecbur kılmıyorsa evde yapılması tercih edilmez.

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Teşhis konulduktan sonra yapılması gereken ilk şey kulak burun boğaz doktoruna giderek, üst solunum yollarında herhangi bir darlık olup olmadığını anlamaktır.

Eğer nefes almayı güçleştirici ve uykuda durmasına sebep olacak anatomik bir darlık varsa, cerrahi müdahale gerekebilir.

Uyku apnesi tedavisinin temel amacı hava yolunu devamlı açık tutmayı sağlayacak işlemlerdir.

Bunlar kişinin durumuna göre değişebilir. Geniz eti varsa bu alınır, horlama varsa bunun sebepleri araştırılır, doğuştan kaynaklanan bir durum ise de ameliyatla tedavi yapılabilir.

Eğer hasta aynı zamanda obez ise doktor ilk olarak zayıflamasını ve sağlıklı bir yaşam sürmesini isteyecektir. Bunun için sitemizin zayıflama kategorisine bakabilir ve kendinize uygun olan diyet programınızı seçebilirsiniz.

Tabi ek olarak şeker, tansiyon veya kalp gibi rahatsızlıklarınız varsa bu diyetlere doktorunuza sormadan başlamamanızı öneririz.

İnsomnia (Uykusuzluk) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Daha ciddi vakalarda tedavide pozitif hava basıncı (CPAP) uygulanır. Eğer hastalar bu cihazı kullanmakta zorluk çekiyor ve istemiyorsa, ağız içi aparatlar kullanılarak, dilin geriye gidip solunum yolunu tıkaması önlenebilir. Bu cihazlar uyku esnasında hastanın üst solunum yollarının açık kalmasını sağlayarak apne sorununun yaşanmasını engellemektedir.

Cihazın çalışma mantığında yukarıdaki görselde de gördüğünüz gibi ağız ve burnu sıkıca kapatacak şekilde bir maske takılır.

Kenarları silikon olan ve yüze tamamen oturan bu maske ilk başlarda rahatsız etse de, hasta sabah uyandığında zinde ve uykusunu almış bir şekilde güne başlayacağı için bu tür rahatsızlıkları bir süre sonra görmezden gelmektedir.

Yapılan bu işlemler neticesinde kişinin yaşam kalitesinin ciddi anlamda yükselmesi sağlanmaktadır.

Источник: https://bilgihanem.com/uyku-apnesi-nedir/

Uyku apnesi

Uyku Apnesi, Diyabet ve Astım Kadar Yaygın

Uyku apnesi, sürekli olarak solunum durması ile başlayan, potansiyel olarak ciddi bir uyku bozukluğudur. Eğer yüksek sesle horlama ve hatta tam bir gece uykusunun ardından yorgunluk hissediyorsanız, sizde de uyku apnesi olabilir.

Uyku apnesinin iki ana türü vardır:

  • Tıkayıcı uyku Apnesi, boğaz kaslarının gevşemesinden dolayı sık görülen bir durumdur
  • Merkezi uyku apnesi, nefes almayı kontrol eden kasların beyne doğru sinyal göndermemesi sonucu oluşan bir durumdur.

Şayet kendinizde uyku apnesi rahatsızlığı olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuza danışınız. Tedavi, mutlak suretle kalp sorunlarının ve diğer komplikasyonların önlenmesi adına gereklidir.

Belirtileri

Tıkayıcı uyku apnesi ve merkezi uyku apnesinin bulgu ve semptomları örtüşür bu nedenle tam olarak hangi tür olduğunu saptamak bazen zor olabilir. Tıkayıcı ve merkezi uyku apnesinin en yaygın bulgu ve semptomları arasında aşağıdakiler gösterilebilir.

  • Aşırı gündüz uyuklamaları (hipersomnia)
  • Gürültülü horlama – tıkayıcı uyku apnesinde daha fazla görülür.
  • Başka bir kişi tarafından gözlemlenmiş olan uyku kesilmesi vakaları
  • Kısa soluk alışlarla beraber ani uyanışlar – daha çok merkezi uyku apnesinin bir göstergesi olarak görülebilir.
  • Ağız kuruluğu ve boğaz ağrısı ile uyanma
  • Sabahları ortaya çıkan baş ağrısı
  • Uykulu kalma zorluğu (insomnia)
  • Dikkat eksikliği

Ne zaman doktora gitmelisiniz Siz veya partneriniz aşağıdaki belirtileri görüyorsanız bir sağlık uzmanına danışın.

  • Kendinizi veya bir başkasını rahatsız edecek kadar gürültülü şekilde horlamak
  • Sizi uykunuzdan uyandıran kısa nefes alışları
  • Uyku sırasında nefes alışlarda aralıklarla meydana gelen duraksamalar
  • Çalışırken, televizyon seyrederken ve hatta araç kullanırken uyuya kalmanıza yol açabilecek aşırı gündüz uyuklamaları.

Çoğu insan, horlamayı ciddi bir problemin belirtisi olarak görmez ve uyku apnesi olan her insan horlamaz da.

Fakat ciddi şekilde gürültülü, özellikle de sessizliklerce bölünen horlama probleminiz varsa doktorunuza danışın. Kronik olarak sizi bitkin düşüren, uykulu ve asabi yapan her uyku problemini doktorunuza bildirin.

Aşırı gündüz uyuklaması (hipersomnia), narkolepsi gibi diğer uyku bozukluklarından kaynaklanabilir.

Nedenleri

Tıkayıcı uyku apnesinin sebepleri: Tıkayıcı uyku apnesi, boğazınızın arkasındaki kasların gevşemesiyle ortaya çıkar. Bu kaslar, yumuşak damaktan asılan dokunun üçgen parçası (küçük dil) olan yumuşak damağı ve boğazın ve dilin yan duvarları olan bademcikleri destekler.

Kaslar gevşediğinde, solunum yolunuz daralır ve nefes alıp verdiğinizde kapanır ve yeterince nefes alamaz hale gelirsiniz. Bu durum kanınızdaki oksijen seviyesini düşürebilir. Beyniniz, bu nefes problemini algılar ve sizi uyandırır ve solunum yollarınızı tekrar açmak zorunda kalırsınız. Bu uyanış genellikle o kadar kısa olur ki hatırlamazsınız bile.

Burnunuzdan soluyabilir, tıkanabilir veya nefes darlığı yaşayabilirsiniz. Bu durum kendini tüm gece boyu saatte beş defadan otuzdan fazlaya kadar yineleyebilir. Bu aksamalar, sizin beklenen derin ve dinlendirici uykuya ulaşmanızı engeller ve uyanık olduğunuz saatlerde uykulu hissedersiniz.

Tıkayıcı uyku apneli insanlar, uykularının bölünüyor olduğunu fark etmeyebilirler. Aslında, bu tip bir rahatsızlığı olan insanların bazıları iyi uyuduklarını bile düşünmektedirler.

Merkezi uyku apnesinin sebepleri Daha az yaygın olan merkezi uyku apnesi, beynin nefes alış kaslarınıza sinyal gönderememesi üzerine ortaya çıkar. Kısa süreli soluk alışlarıyla uyanabilirsiniz veya uykuya dalmakta ve uyumakta zorluk yaşayabilirsiniz.

Tıkayıcı uyku apnesinde olduğu gibi horlama ve gündüz uyuklama hali ortaya çıkabilir. Merkezi uyku apnesinin en yaygın sebebi kalp sektesi ve daha az yaygın olmakla beraber inmedir.

Merkezi uyku apnesi olan insanlar, tıkayıcı uyku apnesi olan insanlara göre uyanışları daha iyi hatırlayabilir.

Tedavi ve ilaçlar

Daha hafif uyku apnesi vakaları için, doktorunuz, kilo vermek veya sigarayı bırakmak gibi hayatınızda yapacağınız değişiklikleri tavsiye edebilir.

Eğer bu ölçütler sizin bulgu ve semptomlarınızı geliştirmiyor veya eğer apneniz hafiften şiddetliye doğru bir eğilimdeyse, bir dizi diğer tedavi yöntemleri mevcuttur.

Belli cihazlar, kapanmış solunum yolunu açmak da yardımcı olabilir. Diğer durumlarda, cerrahi gerekli görülebilir.

Tıkayıcı uyku apnesi tedavisi şunları içerebilir:

Tedaviler

  • Sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP). Hafiften şiddetliye doğru eğilimli bir uyku apneniz varsa, siz uyurken burnunuzun üzerine yerleştirilmiş bir maske dolayısıyla hava basıncı yollayan bir makineden faydalanabilirsiniz. CPAP (bkz. pap) ile hava basıncı bir şekilde etrafınızdaki havadan daha fazla hale gelir ve sizin üst solunum yolu kanallarınız apneyi ve horlamayı engelleyecek şekilde açılır.

Uyku apnesini tedavi etmenin en yaygın ve güvenilir yolu CPAP olsa da, bazı insanlar onu elverişsiz ve rahatsız bulmaktadır.

Birçok kişi CPAP’yi kullanmaktan vazgeçmiştir fakat bazı pratiklerle birlikte, çoğu insan, rahat ve güvenli bir uyum elde etmek için kayış gerginliğini ayarlamayı öğrenmektedir.

Rahat olan maskeyi bulmak için birkaç kez denemeniz gerekebilir. Bazı insanlar ayrıca CPAP sisteminin yanında bir de nemlendiriciden faydalanmaktadır.

CPAP makinesini, sadece sorun yaşadığınız için kullanmaktan vazgeçmeyin. Daha rahat bir kullanım elde etmek için doktorunuzla beraber değişiklikler yapın. Ayrıca, tedaviye rağmen hala horluyorsanız ve tekrar horlamaya başladıysanız doktorunuza danışın. Eğer kilonuzda bir değişim olursa, basınç ayarlarında bir değişiklik yapılabilir.

  • Ayarlanabilir solunum yolu basınç aletleri. Eğer CPAP sorun olmaya devam ediyorsa, uyurken basıncı otomatik olarak ayarlayan bir çeşit solunum yolu basınç aleti kullanabilirsiniz. Mesela, aynı seviyede pozitif solunum yolu basıncı (BPAP) sağlayan üniteler mevcuttur. Bu aletler, nefes aldığınızda daha fazla basınç ve nefes verdiğinizde daha az basınç sağlamaktadır.
  • Ekspiratuar pozitif solunum yolu basıncı (EPAP). Bu tedavi, Amerikan gıda ve ilaç kurumu (FDA) tarafından onaylı en son tedavi yöntemidir. Küçük ve tek kullanımlık aletler uyumadan önce burun deliklerine yerleştirilir. Bu alet, havanın serbestçe içeri girmesini sağlayan bir kapakçıktır fakat nefes verdiğinizde, hava, kapakçıktaki küçük delikler vasıtasıyla çıkmalıdır. Bu durum, solunum yolundaki basıncı artırır ve onu açık tutar. Bu cihaz, taklitleriyle karşılaştırıldığında horlamayı ve gündüz uyuklamasını azaltır. Ve CPAP’ye dayanamayanlar için bir alternatif olabilir.
  • Ağız cihazları. Diğer bir seçenek ise boğazınızı açık tutmak için tasarlanmış olan ağız cihazları kullanmaktır. CPAP, ağız cihazlarından daha güvenilirdir fakat ağız cihazlarının kullanımı daha kolay olabilir. Bazıları, çenenizi öne doğru getirerek boğazınızı açmak için tasarlanmıştır ve bunlar bazen horlamayı ve hafif tıkayıcı uyku apnesini azaltabilir.

Bunun gibi birçok cihaz daha diş hekiminizde mevcuttur. Sizin için en uygun olan cihazı seçene kadar birkaç tane cihazı denemeniz gerekebilir.

Doğru olanı bulduğunuzda, ilk yıl boyunca en azından altı ayda bir kez diş hekiminizle beraber talimatları uygulamak durumunda kalacaksınız ve daha sonra en az yılda bir kez uyumunun hala iyi olduğuna dair ve bulgu ve semptomları yeniden değerlendirmek için doktorunuza gitmeniz gerekecektir.

Cerrahi Bütün tedaviler başarısız olursa cerrahi müdahale bir seçenek olarak bulunur. Genel olarak, cerrahi müdahaleden önce diğer tedavi seçeneklerinin en azından üç aylık bir dönemde kullanılmış olması gerekir.

Fakat çene yapısında belli sorunları olan insanlar için, ilk olarak kullanılabilir iyi bir seçenektir.

Uyku apnesi ameliyatının amacı, titreşerek horlamanıza sebep olan veya üst solunum yolu kanalınızı engelleyerek uyku apnesine sebep olan boğaz veya burnunuz vasıtasıyla solunum yolunu genişletmektir. Cerrahi müdahale seçenekleri şunlardır:

  • Doku çıkarma. Uvulopalatofaringoplasti (UPPP) denilen bu prosedür boyunca, doktorunuz, ağzınızın arkasından ve boğazınızın üst kısmından doku çıkartır. Bademcik ve geniz etiniz de genellikle alınır. Bu çeşit bir ameliyat, titreyerek horlamaya sebep olan boğaz yapılarını durdurmada başarılı olabilir. Fakat uyku apnesini tedavi etmede o derece başarılı olmayabilir çünkü boğazınızın altından kalan dokular hala solunum yolunuzu engelliyor olabilir. UPPP, genel olarak bir hastanede yapılır ve genel anestezi gerektirir.

Bir lazerle boğazınızın arkasındaki dokuları çıkarmak (lazer yardımıyla Uvulopalatofaringoplasti ), uyku apnesi için tavsiye edilen bir tedavi değildir. Radyofrekans enerjisi (radyofrekans ablasyonu), CPAP veya ağız cihazlarına dayanamayan kişiler için bir seçenek olabilir.

  • Çenenin yeniden konumlandırılması. Bu prosedürde çeneniz, yüz kemiklerinizin geri kalanına göre daha öne kaydırılır. Bu durum, dil ve yumuşak damak arasındaki mesafeyi genişleterek, tıkanıklık oluşumunu engeller. Maksillomandibuler olarak bilinen bu prosedür, ağız cerrahisi ve ortodontistin beraber çalışmasını gerektirebilir ve bazı zamanlarda başarı olasılığını artırmak için başka bir prosedürle birleştirilebilir.
  • Implantlar. Plastik çubuklar, siz lokal anestezi etkisindeyken yumuşak damağa cerrahi olarak yerleştirilir. Bu uygulama, horlayanlar ve CPAP’ye katlanamayan hafif uyku apneliler için uygun bir seçenektir.
  • Yeni bir solunum kanalı oluşturmak (trakeostomi). Bu çeşit bir cerrahi müdahaleye, diğer tedavilerden bir sonuç alamazsanız ve şiddetli ve hayatınızı tehdit eden uyku apneniz varsa başvurabilirsiniz. Bu uygulamada, cerrahınız boğazınızda bir açılım yapar ve nefes alabileceğiniz metal veya plastik bir boruyu oraya yerleştirir. Gün boyu bu açık bölgeyi kapalı tutarsınız. Fakat gece hava akışını sağlamak için onu açarsınız ve ciğerlerinize hava dolar böylece boğazınızdaki engellenmiş hava kanalı bypass edilmiş olur.

Diğer cerrahi müdahaleler de hava kanallarını genişleterek veya temizleyerek horlamanızı azaltabilir ve uyku apnesi tedavinize katkı sağlar.

  • Polipleri çıkarmak için veya burun deliklerinizin arasındaki eğri bölgeleri düzeltmek için yapılan burun ameliyatı (deviye nazal septum)
  • Büyümüş bademcik ve geniz etini almak için yapılan ameliyat

Merkezi ve komp uyku apnesi tedavileri şunlardır:

Tedaviler

  • İlgili tıbbi sorunların tedavisi. Merkezi uyku apnesinin olası sebepleri, kalp veya nöromüsküler bozuklukları içerir ve bu durumları tedavi etmek işe yarayabilir. Örneğin, kalp yetmezliği için optimize etme tedavisi, merkezi uyku apnesini azaltabilir.
  • Oksijen desteği. Uyku esnasında oksijen desteği almak, merkezi uyku apneniz varsa işe yarayabilir. Ciğerlerinize oksijen göndermek için farklı cihazlar olduğu gibi değişik türlerde oksijenler de mevcuttur.
  • Sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP). Tıkayıcı uyku apnesinde de kullanılan bu metot, uyurken burnunuza bir basınç maskesi takmanızı gerektirir. Bu maske, düşmesini de engellemek için solunum kanallarınız vasıtasıyla size hava baskısı yapan küçük bir pompaya bağlanmıştır. CPAP, horlamayı azaltıp uyku apnesini önler. Tıkayıcı uyku apnesinde olduğu gibi, belirtilen şekilde aleti kullanmanız önemlidir. Eğer maske size rahatsızlık veriyorsa veya baskı size çok sert geliyorsa, doktorunuzla konuşup gerekli düzenlemeleri yapabilirsiniz.
  • Aynı seviyede pozitif solunum yolu basıncı (BPAP). Sabitlik sağlayan CPAP’nin tersine, nefes alıp verirken üst solunum yolunuza sürekli baskı yapan BPAP, nefes aldığınızda daha yüksek basınç üretir ve nefes verdiğinizde basınç seviyesini düşürür. Bu tedavinin amacı, merkezi uyku apnesinin zayıf nefes yapısına yardımcı olmaktır. Bazı BPAP araçları, eğer cihaz çok fazla saniye geçtikten sonra hala tek nefes almadığınızı saptarsa otomatik olarak bir nefes göndermek üzere ayarlanmıştır.
  • Uyarlanabilir servo-havalandırma (ASV). Daha yeni olan bu solunum cihazı, sizin normal nefes alma yapınızı öğrenir ve içindeki bilgisayara bu bilgiyi kaydeder. Uyuduğunuzda cihaz, nefes alış yapınızı normalleştirmek için basınç kullanır ve uykunuzdaki duraksamaları önler. ASV’nin, bazı insanlardaki merkezi uyku apnesinin tedavisinde, diğer cihazlara oranla daha başarılı olduğu görülmüştür.

Bu tedavilerin dışında, implantlar gibi uyku apnesi için farklı tedaviler hakkında yeni şeyler okuyabilir veya duyabilirsiniz. Birçok tıbbi cihaz ve uygulama Amerikan Gıda ve İlaç Kurumundan onay aldıysa da, bunların ne derece kullanışlı olduğuna dair ve tek başına bir tedavi olarak tavsiye edilmelerine dair sınırlı sayıda yayımlanmış araştırma vardır.

Yaşam tarzı ve evde bakım

Çoğu durumda, kişisel bakım belki de, tıkayıcı uyku apnesiyle ve muhtemelen merkezi uyku apnesiyle de başa çıkmak için en uygun yoldur. Şu tavsiyeleri deneyin:

  • Fazla kilolarınızı verin. Aşırı kilolarınızdan vereceğiniz az bir miktar bile, boğazınızdaki daralmaya iyi gelebilir. Uyku apnesi bazı durumlarda, sağlıklı bir kiloya dönüş yaparak iyileşebilmektedir. Eğer hala bir kilo verme programınız yoksa doktorunuza size uygun kilo verme yöntemi hakkında danışınız.
  • Egzersiz. Canlı bir yürüyüş gibi 30 dakikalık hafif bir aktivite haftanın çoğu gününde yapılırsa, tıkayıcı uyku apnesi semptomlarını iyileştirmede faydalı olur.
  • Alkolden ve sakinleştirici ve uyku hapı gibi belli ilaç kullanımından kaçının. Bunlar, boğazınızın arkasındaki kasları gevşetir, yani nefes almaya müdahale eder.
  • Sırt üstü yatmaktansa yan veya karın üstü yatın. Sırt üstü yatmak, diliniz ve yumuşak damağınızın boğazınızın arkasına doğru çekilmesine ve böylece solunum yolunuzun kapanmasına neden olur. Sırt üstü yatmayı önlemek için, pijamanızın arkasının üst kısmına bir tenis topu dikmeyi deneyin.
  • Geceleri burun kanallarınızı açık tutun. Burun kanallarınızı açık tutmaya yardımcı olmak için bir tuzlu burun spreyi kullanın. Herhangi bir burun dekonjestanı veya antihistamini kullanma konusunda doktorunuza danışın çünkü bu ilaçlar genel olarak kısa süreli kullanım için önerilmektedir.

Eğer içiciyseniz, sigarayı. Sigara içmek, tıkayıcı uyku apnesini kötüleştirir.

Источник: https://www.saglikveyasam.com/uyku-apnesi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть