Uyku Apnesi Kalp Krizine Neden Olur Mu?

Uyku Apnesi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Uyku Apnesi Kalp Krizine Neden Olur Mu?

Uyku hayatımızda büyük öneme sahip ve ömrümüzün neredeyse üçte birini kapsayan bölümüdür. Uykuya ayrılan zaman kişiden kişiye değişse de yetişkin bir bireyin günlük ortalama uyku süresi 7-9 saat arasında olmalıdır.

Fakat önemli olan bu sürenin uzunluğu değil, ne derece kaliteli ve verimli olduğudur. Özellikle aşırı stresli ve yorgun olduğumuz zamanlarda, saatlerce yatsak bile yine de dinlenmeden kalktığımız günleri hepimiz yaşamışızdır.

Ancak kaliteli ve tüm evreleri yerine getirilmiş bir uyku, ideal sürelerin de tamamlanması ile herkesin dinlenerek uyanmasını sağlayacaktır.

Uykunun REM ve Non-REM olmak üzere iki evresi vardır. Uykuya dalma ve rüya görme gibi olaylar bu evrelerin farklı kısımlarında gerçekleşmektedir. Bir kişi gece boyunca herhangi bir sebeple defalarca uyanırsa, bu evreler tamamlanamadığından sabah çok yorgun ve hiç uyumamış gibi olur. Bu da uzun vadede sinir, stres, huzursuzluk ve mutsuzluk gibi yan etkileri doğuracaktır.

Uyku Nedir? Uykunun Evreleri ve Yaş Gruplarına Göre İdeal Uyku Saatleri Nelerdir?

Uyku apnesi dediğimiz durum ise uyku kalitesini etkileyen ve kişinin sağlığı üzerinde doğrudan etkili olan bir sorundur. En basit tanımı ile uykuda solunumun durması olarak ifade edilir, ciddiye alınıp tedavisi aksatılmadan yapılması gereken bir hastalıktır.

Her yaştan kişide görülebilen bu sorunda kişi bir süre nefes alamaz. Nefes almanın durduğu anda beyine giden uyaranlar ile hasta irkilerek uyanır ve yeniden soluk almaya başlar.

Bizler bu makalemizde uyku apnesinin nasıl bir sağlık sorunu olduğunu, sebeplerini, belirtilerini ve tedavisinin nasıl yapıldığını anlatmaya çalışacağız.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi; uyku esnasında, herhangi bir nedenle, en az 10 saniye solunumun durması olarak ifade edilir. Solunumun geçici olarak durması apne olarak ifade edildiği için, uyku apnesi de halk arasında sedece bu terim ile anılabilmektedir. Bademciklerin aşırı büyümesi, geniz eti, horlama gibi sorunlar apneye sebep olabilmektedir.

Bazı kişilerde yüzeysel, bazılarında ise hayati tehsi olan bu durum, gece boyunca birkaç kez tekrarlanabilir. Toplumda görülme sıklığı %1-4 olan apne önemli bir sorun olarak kabul edilmeli ve gereken önlemler alınmalıdır. Hastalığın 3 türü bulunmaktadır. Bunlar;

  • Obstrüktif (Tıkayıcı) Uyku Apnesi: En yaygın görülen tipidir, üst solunum yollarının tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkar.
  • Santral Uyku Apnesi: Beyinde solunumu kontrol eden kaslara, gerekli sinyallerin iletilmemesi sonucu oluşur.
  • Mikst Uyku Apnesi: Hem santral hem de tıkayıcı uyku apnesinin bir arada görüldüğü durumdur.

Uyku Apnesinin Nedenleri Nelerdir?

Temel nedeni boğazdaki hava yolunun kapanmasıdır. Bunun sebebi bademciklerin şişmesi de olabilir, aşırı büyümüş geniz eti de, çok ileri düzeyde olan horlama da olabilir.

Bazen de sebebi doğuştan kaynaklanabilir. Yani üst solunum yolunda bir darlık varsa, çocukluktan itibaren solunum yolu yıpranacak ve uyku sırasında apne sendromu yaşanacaktır.

Bu nedenle yetişkinler kadar çocuklarda da görüldüğünü söyleyebiliriz.

Horlama toplumumuzun çok büyük bir kesiminde görülmektedir. Özellikle geniz eti olanlar ve yaşı ilerlemiş kişilerde daha ileri boyuttadır.

Fakat apne sorunu olan kişilerdeki horlama, normalden 3-4 kat daha şiddetli, sesli ve kaba bir şekilde geçekleşmektedir.

Uzmanlar nedenleri arasında sayılmasını tam olarak doğru bulmasa da, uyku apnesi olan kişilerin %30-50'sinde hipertansiyon olduğu bilinmektedir.

Uyku Apnesinin Belirtileri Nelerdir?

En önemli belirtisi hiç kuşkusuz ki solunumun durmasıdır. Kişi gece uykusunda nefes alamama sebebiyle uyanıyorsa vakit kaybetmeden bir doktora görünmelidir.

Çünkü bazı kişiler solunum durduğu an uykusundan sıçrayarak uyanır ve yeniden nefes almaya başlar.

Oysa uykusu çok ağır olan insanlar 10 saniyeden daha uzun süre nefes alamadığında ve kalkmadığında hayati tehye oluşan sonuçlar meydana gelmektedir. Uyku apnesinin belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Uykuda solunum durması.
  • Horlama.
  • Huzursuzluk.
  • Nefes darlığı.
  • Sık sık iç çekme.
  • Erkek cinsiyet (erkeklerde kadınlara göre daha çok görülmektedir).
  • Elleri ve kolları kullanarak sanki suda boğuluyormuşçasına veya zor bir durumdaymış gibi çırpınarak uyanma.
  • Sabahları yorgun ve sanki hiç uyumamış gibi uyanma.
  • Terleme.
  • Sık sık idrara çıkma.
  • Ağız kuruluğu.
  • Reflü.
  • Baş ağrısı.
  • Unutkalnlık.
  • Konsantrasyon bozukluğu.
  • Depresyon ve mutsuzluk.
  • Sürekli uykulu ve yorgun hissetme.

Yukarıda saydığımız belirtilerin çoğu uyku esnasında olan durumlardır. Bu kişiler verimli uyuyamamanın etkisiyle gün içerisinde sürekli yorgun ve uykusuz olacaklardır.

Eğer öğrenci ise derse kendini verememe, konsantrasyon bozukluğu, dikkat dağınıklığı gibi durumlar da belirtiler arasındadır.

Bu noktada anne ve babaların bilinçli olmasını, öğretmenlerden bu tarz şikayetler geliyorsa altında yatan etkenleri araştırmasını tavsiye ederiz. Ancak belirtiler her zaman bu kadar masum olmuyor.

Daha ileri vakalarda ani ölümler, kalp yetmezliği, felçlik geçirme, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, cinsel isteksizlik, kontrol altına alınamayan diyabet ve kilo vermede güçlük gibi durumlar da uyku apnesinde meydana gelen oldukça ciddi sağlık sorunlarıdır. Saydığımız bu durumlar özellikle çalışma esnasında meydana gelirse, hayati tehsi olan iş kazalarına yol açabilir. Örneğin uzun yol şoförleri, elektrik direğinin tepesinde çalışmak zorunda olan kişiler, apne meydana geldiği anda sonu ölüme varan durumları yaşayabilirler.

Uyku Apnesi Nasıl Önlenir?

Konumuz olan hastalığın tanımını yaptıktan, nedenlerini ve belirtilerini anlattıktan sonra artık kafamızda durumun ciddiyetinin oturmuş olduğunu tahmin ediyoruz.

Peki, son derece ciddi bir sağlık sorunu olan uyku apnesi nasıl önlenir? Uzmanlar öncelikle aşırı kilolu olmaktan kaçınmamızı öneriyorlar.

Çünkü obezite, hastalık için en önemli risk faktörlerinden biri olarak gösteriliyor.

Obezite boyutuna ulaşmış kişiler ideal kilolarına ulaşarak, apne oluşma ihtimalini en az %50 oranında azaltabilirler.

Bunun dışında diğer tüm hastalıklarda da olduğu gibi sigara ve alkol alışkanlığı varsa bırakılmalı, uyku ilaçları kullanılmamalı ve sırt üstü yatılmamalıdır.

Televizyonlarda ve marketlerde horlamayı giderici burun spreyleri veya bantlar görmüşsünüzdür. Uzmanlar bunların pek işe yaramadığının özellikle altını çiziyorlar.

Uyku Testi (Polisomnografi) Nedir? Nasıl Yapılır?

Hastalığın tedavi aşamasına başlamadan önce elbette ki daha önemli adım teşhisi olacaktır. Takdir edersiniz ki bazı hastalıklar yanlış tanı konulduğu için tedaviye geç kalınmakta veya yanlış uygulamalarla daha kötü sonuçların doğmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle tedavi kadar tanı da çok önemlidir. Peki, uyku apnesi nasıl teşhis edilir veya tanısı nasıl konulur?

Bunun için özel bir test uygulanmaktadır. Polisomnografi adı verilen uyku apnesi testi bütün gece boyunca kişinin beyin aktivitelerini ve solunumsal durumunu kaydeder.

Uyku sırasında; ağız ve burundan yayılan hava akımı, beyin dalgaları, göz hareketleri, horlama, kol ve bacak hareketleri, kalp atışının hızı, oksijen seviyesi gibi ölçümler yapılır.

Bu ölçümleri yapabilmek için hastanın bir gece uyku odasında kalması gerekmektedir.

Polisomnografi hakkında edindiğimiz bilgiler arasında; testin yapılması teklif edilen kişilerin %90'ının ilk önce kabul etmediği yer alıyor. Birçok kişi ben başka yerde uyuyamam diyerek reddediyormuş. Oysaki yapılan işlemler son derece kolay ve rahat.

Bunun için hastanın kişisel eşyalarını yanına alarak testin yapılacağı hastaneye veya merkeze tek başına gelmesi istenir. Yakınlarından birinin eşlik etmemesi özellikle rica edilir.

Çünkü uyku esnasında tamamen yalnız olması ve parametrelerin doğru bir şekilde tespit edilmesi amaçlanır.

Daha sonra hasta uyku testine hazırlanır, uyumak istediği saatte tıpkı evinde olduğu gibi yatağına yatırılır. Uyku saatinin gelmesine kadar hasta ortama bir miktar alışacağı için uykuya dalmakta çok zorluk çekmez.

Test esnasında vücudun bazı noktalarına bağlanan kablolardan alınan sinyaller odanın dışında bulunan bilgisayara aktarılır. Buraya alınan kayıtlar daha sonra detaylı bir şekilde incelenir.

Üzerinde kablolar bulunan ve birileri tarafından izlenen hasta evindeki gibi rahat olamayacağı için elbette sık sık uyanabilir. Ama her koşulda gerekli verilerin toplanması sağlanmaktadır.

Uzman doktor bu test sayesinde hastanın gece boyunca kaç kez uyandığını, nefes alışının kaç defa durduğunu, kalp hızını ve derin uykuya dalıp dalmadığını analiz edebilir. Elde edilen bu parametreler doğrultusunda hastanın uyku apnesi olup olmadığına karar verilir.

Son olarak en çok merak edilen bir soruya da cevap verelim. Polisomnografi evde de yapılabilen bir testtir. Fakat hem hastaya hem de uzman ve teknisyen ekibine zor olduğu için çok fazla tercih edilmez. Gerekli olan cihaz, elektrotlar, bilgisayar vs. gibi aletlerin taşınması, kurulması ve toplanması bir hayli emek istemektedir.

Bu nedenle şartlar mecbur kılmıyorsa evde yapılması tercih edilmez.

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Teşhis konulduktan sonra yapılması gereken ilk şey kulak burun boğaz doktoruna giderek, üst solunum yollarında herhangi bir darlık olup olmadığını anlamaktır.

Eğer nefes almayı güçleştirici ve uykuda durmasına sebep olacak anatomik bir darlık varsa, cerrahi müdahale gerekebilir.

Uyku apnesi tedavisinin temel amacı hava yolunu devamlı açık tutmayı sağlayacak işlemlerdir.

Bunlar kişinin durumuna göre değişebilir. Geniz eti varsa bu alınır, horlama varsa bunun sebepleri araştırılır, doğuştan kaynaklanan bir durum ise de ameliyatla tedavi yapılabilir.

Eğer hasta aynı zamanda obez ise doktor ilk olarak zayıflamasını ve sağlıklı bir yaşam sürmesini isteyecektir. Bunun için sitemizin zayıflama kategorisine bakabilir ve kendinize uygun olan diyet programınızı seçebilirsiniz.

Tabi ek olarak şeker, tansiyon veya kalp gibi rahatsızlıklarınız varsa bu diyetlere doktorunuza sormadan başlamamanızı öneririz.

İnsomnia (Uykusuzluk) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Daha ciddi vakalarda tedavide pozitif hava basıncı (CPAP) uygulanır. Eğer hastalar bu cihazı kullanmakta zorluk çekiyor ve istemiyorsa, ağız içi aparatlar kullanılarak, dilin geriye gidip solunum yolunu tıkaması önlenebilir. Bu cihazlar uyku esnasında hastanın üst solunum yollarının açık kalmasını sağlayarak apne sorununun yaşanmasını engellemektedir.

Cihazın çalışma mantığında yukarıdaki görselde de gördüğünüz gibi ağız ve burnu sıkıca kapatacak şekilde bir maske takılır.

Kenarları silikon olan ve yüze tamamen oturan bu maske ilk başlarda rahatsız etse de, hasta sabah uyandığında zinde ve uykusunu almış bir şekilde güne başlayacağı için bu tür rahatsızlıkları bir süre sonra görmezden gelmektedir.

Yapılan bu işlemler neticesinde kişinin yaşam kalitesinin ciddi anlamda yükselmesi sağlanmaktadır.

Источник: https://bilgihanem.com/uyku-apnesi-nedir/

Uykuda kalp krizine yakalanmamak için..

Uyku Apnesi Kalp Krizine Neden Olur Mu?

Uyku düzensizliği olan ve uykusuzluk çekenlerde kalp krizi oranının daha yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Ancak paniğe kapılmaya gerek yok.

Zira sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanarak ve uyku kalitenizi artırarak uykuda gelişebilecek kalp krizi riskini en az seviyeye indirebilirsiniz. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr.

Ahmet Karabulut, uykuda kalp krizi riskini azaltmanın 8 yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Uyku apnesi, diyabet, yüksek tansiyon ve uyku bozukluğu ile panik ve kaygı bozukluğu olanlarda kalp krizi riski daha yüksek oluyor. Uykusu düzensiz olanlarda, sık uyananlarda, sık kabus görenlerde uykuda kalp krizi riski fazladır.

Uykunun düzensiz olması, uykunun kalitesini azaltarak nabız ve kan basıncında ani değişimlere yol açar. Bu durum uykuda kalp krizine yakalanma riskini artırabilir.

Uyku bozukluğu yaşayanların bu konuda profesyonel yardım ve gerekirse ilaç desteği ile uykuyu düzene sokmaları gerekiyor.

1. Göğüs ağrısı ile yatağa girmeyin

Kalp krizleri çoğunlukla önceden bulgu veriyor. Göğüste sıkıntı hissi, göğüs ağrısı kalp krizinin en sık gözlenen bulgularından. Bu şikayetleri belirgin olan kişilerin bu halde yatağa gitmemesi ve muayene olması gerekiyor. Çünkü hafif başlayan bulgular uyku sırasında belirginleşebiliyor.

2. Akşam 9’dan sonra yemek yemeyin

Geç saatte yenilen yemekler, özellikle hamurlu tatlılar kan şekerini ve kandaki stres hormonlarını artırıyor. Özellikle kontrolsüz diyabet hastalarında risk belirgin olarak artış gösteriyor. Geç saatte acıkıyorsanız bir kase yoğurt ya da ceviz, yer fıstığı gibi bitkisel omega3 içeren besleyici atıştırmalıklardan yiyebilirsiniz.

3. Sigara içip yatağa girmeyin

Sigara kalp krizi riskini artıran temel etkenlerden biri. Sigara tiryakileri uyku öncesi genelde sigara takviyesi yaparken, bu durum kan akışkanlığı ve damar yapısında olumsuz etkilere yol açıyor. Özellikle geç saatte yenilen ağır bir akşam yemeğine sigara ya da nargile türü tütün ürünleri eklenerek yatağa girmek uykuda oluşacak kalp krizine davetiye anlamına geliyor.

4. Tansiyonunuzu ölçün

Gece düşmeyen tansiyon uyku sırasında kalbe ek yük bindiriyor. Özellikle tansiyon değerleri dengesiz olan kişilerin yatmadan önce kan basınçlarını kontrol etmesi çok önemli.

5. Uyku saatini kaçırmayın

Kaliteli uyku kalbin dostu olup, derin ve deliksiz uyku uyuyanlarda kalp krizi riski azalıyor. Bunun için özellikle gece 23:00-01:00 arasında uyumak çok önemli. Bu dönemde melatonin salınımı en üst düzeyde oluyor, kişinin daha kaliteli uyku geçirmesini sağlıyor.

6. Uyku ortamınıza düzen verin

Kaliteli bir uyku için yatılan yatağın kalitesi, ortamın nemi, toz oranı önem taşıyor. Uyku ortamınızın havalandırılması, tozdan arındırılması, ısıtma sistemi, nemin düzenlenmesi ve rahat edeceğiniz ortopedik ve hijyenik bir yatak tercih etmeniz uyku kalitenizi artırmada önemli unsurlar.

7. Ateşle yatağa girmeyin

Ateşli hastalıklar kalbin üzerindeki yükü artırıyor. Sıklıkla gece saatlerinde artan ateşe çoğu zaman uyku ve ter atma ile çözüm aranıyor. Özellikle kalp damar hastalığı için riski olanlar, yaşlılar ve kalp yetersizliği olanlarda ateşli hastalıklar uykuda kalp krizi riskini artırıyor.

8. Hastalıkları önemseyin

Özellikle uyku apnesi, depresyon, kaygı bozuklukları gibi rahatsızlıklar çoğu zaman dikkate alınmayıp tedaviden de kaçınılıyor.

Oysa uyku düzenini bozan, uykuda kalp krizi riskini artıran bu durumlar için mutlaka sosyal ve profesyonel destek alınması gerekiyor.

Yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi hastalıkların tedavilerini aksatmamanız, düzenli kontrollerinizi yaptırmanız şart.

 

En sık izlenen bulgu göğüste sıkıntı hissi ve çarpıntı ile uyanmaktır. Bu duruma genelde soğuk terleme eşlik eder. Bunun yanında boyun bölgesine yayılan göğüs ağrısı, güçsüzlük hissi, baş dönmesi ek olarak izlenebilir. Bu şikayetlerle uyanan kişilerin özellikle tuvalete giderken dikkatli olmaları önerilir.

Zira, tuvalet sırasında baş dönmesi ve baygınlık gelişebilir. Şiddetli kalp krizlerinde can kaybına neden olabilecek ritim bozuklukları tetiklenebilir. Belirtilen şikayetlerle uyanan ve şikayetlerinin şiddeti artarak devam eden kişilerin ambulans çağırması ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekiyor.

Video: Kimler kalp krizi riski taşır?

İlginizi çekebilir

Bahar ayları kalp krizine davetiye çıkarıyor

Soğuk ve rüzgarlı havalarda kalp krizi riski artıyor

Kalp krizinin ilk belirtisi göğüs ağrısı

Kadınlarda kalp krizi riskini artıran etmenler

Kalp krizi nedenlerini biliyor musunuz?

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/uykuda-kalp-krizine-yakalanmamak-icin

Uykuda kalp krizi korkulu rüyanız olmasın! Uyku bozukluğu yaşayanlar dikkat!

Uyku Apnesi Kalp Krizine Neden Olur Mu?

Uykuda kalp krizine yakalanmamak için bazı önerilerde bulunan uzmanlar, hangi durumların kalp krizi habercisi olduğunu anlattı. İşte uykuda kalp krizi yaşamamak için yapılması gerekenler…

Uyku düzensizliği olan ve uykusuzluk çekenlerde kalp krizi oranının daha yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Ancak paniğe kapılmaya gerek yok. Zira sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanarak ve uyku kalitenizi artırarak uykuda gelişebilecek kalp krizi riskini en az seviyeye indirebilirsiniz.

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, uyku apnesi, diyabet, yüksek tansiyon ve uyku bozukluğu ile panik ve kaygı bozukluğu olanlarda kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu belirtirken “Uykusu düzensiz olanlarda, sık uyananlarda, sık kabus görenlerde uykuda kalp krizi riski fazladır.

Uykunun düzensiz olması, uykunun kalitesini azaltarak nabız ve kan basıncında ani değişimlere yol açar.

Bu durum uykuda kalp krizine yakalanma riskini artırabilir. Uyku bozukluğu yaşayanlar bu konuda profesyonel yardım ve gerekirse ilaç desteği ile uykuyu düzene sokmalıdır” diyor.

Prof. Dr. Ahmet Karabulut 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında yaptığı açıklamada, uykuda kalp krizi riskini azaltmanın 8 yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

GÖĞÜS AĞRISI İLE YATAĞA GİRMEYİN

Kalp krizleri çoğunlukla önceden bulgu veriyor. Göğüste sıkıntı hissi, göğüs ağrısı kalp krizinin en sık gözlenen bulgularından.

Bu şikayetleri belirgin olan kişilerin bu halde yatağa gitmemesi ve muayene olması gerekiyor. Çünkü hafif başlayan bulgular uyku sırasında belirginleşebiliyor.

AKŞAM 9'DAN SONRA YEMEK YEMEYİN

Geç saatte yenilen yemekler, özellikle hamurlu tatlılar kan şekerini ve kandaki stres hormonlarını artırıyor. Özellikle kontrolsüz diyabet hastalarında risk belirgin olarak artış gösteriyor.

Geç saatte acıkıyorsanız bir kase yoğurt ya da ceviz, yer fıstığı gibi bitkisel omega3 içeren besleyici atıştırmalıklardan yiyebilirsiniz.

SİGARA İÇİP YATAĞA GİRMEYİN

Sigara kalp krizi riskini artıran temel etkenlerden biri. Sigara tiryakileri uyku öncesi genelde sigara takviyesi yaparken, bu durum kan akışkanlığı ve damar yapısında olumsuz etkilere yol açıyor. Özellikle geç saatte yenilen ağır bir akşam yemeğine sigara ya da nargile türü tütün ürünleri eklenerek yatağa girmek uykuda oluşacak kalp krizine davetiye anlamına geliyor.

TANSİYONUNUZU ÖLÇÜN

Gece düşmeyen tansiyon uyku sırasında kalbe ek yük bindiriyor. Özellikle tansiyon değerleri dengesiz olan kişilerin yatmadan önce kan basınçlarını kontrol etmesi çok önemli.

UYKU SAATİNİ KAÇIRMAYIN

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “Kaliteli uyku kalbin dostu olup, derin ve deliksiz uyku uyuyanlarda kalp krizi riski azalır.

Bunun için özellikle gece 23:00-01:00 arasında uyumak çok önemlidir. Bu dönemde melatonin salınımı en üst düzeyde olup, kişinin daha kaliteli uyku geçirmesini sağlayacaktır” diyor.

UYKU ORTAMINIZA DÜZEN VERİN

Kaliteli bir uyku için yatılan yatağın kalitesi, ortamın nemi, toz oranı önem taşıyor. Uyku ortamınızın havalandırılması, tozdan arındırılması, ısıtma sistemi, nemin düzenlenmesi ve rahat edeceğiniz ortopedik ve hijyenik bir yatak tercih etmeniz uyku kalitenizi artırmada önemli unsurlar.

ATEŞLE YATAĞA GİRMEYİN

Ateşli hastalıklar kalbin üzerindeki yükü artırıyor. Sıklıkla gece saatlerinde artan ateşe çoğu zaman uyku ve ter atma ile çözüm aranıyor. Özellikle kalp damar hastalığı için riski olanlar, yaşlılar ve kalp yetersizliği hastalarında ateşli hastalıklar uykuda kalp krizi riskini artırıyor.

HASTALIKLARI ÖNEMSEYİN

Özellikle uyku apnesi, depresyon, kaygı bozuklukları gibi rahatsızlıklar çoğu zaman dikkate alınmayıp tedaviden de kaçınılıyor. Oysa uyku düzenini bozan, uykuda kalp krizi riskini artıran bu durumlar için mutlaka sosyal ve profesyonel destek alınması gerekiyor.

Yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi hastalıkların tedavilerini aksatmamanız, düzenli kontrollerinizi yaptırmanız şart.

UYKUDA KALP KRİZİ NASIL BULGU VERİYOR?

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “En sık izlenen bulgu göğüste sıkıntı hissi ve çarpıntı ile uyanmaktır. Bu duruma genelde soğuk terleme eşlik eder. Bunun yanında boyun bölgesine yayılan göğüs ağrısı, güçsüzlük hissi, baş dönmesi ek olarak izlenebilir.

Bu şikayetlerle uyanan kişilerin özellikle tuvalete giderken dikkatli olmaları önerilir. Zira, tuvalet sırasında baş dönmesi ve baygınlık gelişebilir. Şiddetli kalp krizlerinde ölümcül ritim bozuklukları tetiklenebilir. Belirtilen şikayetlerle uyanan ve şikayetlerinin şiddeti artarak devam eden kişilerin ambulans çağırması ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilir” diyor.

Источник: https://www.mynet.com/uykuda-kalp-krizi-korkulu-ruyaniz-olmasin-uyku-bozuklugu-yasayanlar-dikkat-110104421658

Gece Uyurken Kalp Krizi Geçirilmesi ve Belirtileri Nelerdir?

Uyku Apnesi Kalp Krizine Neden Olur Mu?

Daha çok uyku apnesi yaşamakta olan kişilerin, bu hastalığa bağlı olarak uykuları sırasında kalp krizi geçirme ihtimalleri artmaktadır.

İçindekiler

  • Kalp Krizi
  • Uykuda Kalp Krizi Belirtileri
  • Uyku Apnesi ve Kalp Krizi

Kalp Krizi

Milyonlarca insanın hayatını tehdit eden kalp krizinin kalpteki kan akışının aniden engellenmesi sonucunda meydana gelecektir.

Bu durum içerisinde kan alımı kalp oksijeni gerçekleştirememesi durumunda meydana gelecektir. Bu durum da bir an önce tedavi edilmesi ve kalbin bütün kaslarına kan pompalanması gerekmektedir.

Aksi durum içerisinde kalan hastaların kalp kasındaki hücrelerin ölümü ile sonuçlanacaktır.

Kalp uyku esnasında daha kolay bir şekilde atmaktadır. Kişinin herhangi bir aktivitesi olmadığından yorulmaz. Fakat bu durumda bile tansiyon ya da kalp atış hızında düşük olmalar söz konusu olabilir. Bununla birlikte uyku esnasında kalp krizi geçirmek mümkün olacaktır. Çoğu insan uyurken şiddetli bir kalp ağrısı nedeniyle uyanmaktadır.

Kalp krizinin bir takım komplikasyonları da bulunmaktadır. Bir kriz sonrasında kişilerin kalbinde oluşan zarar çok büyük olacaktır. Dokunun zarar görecek olduğunu unutmamalısınız. Kalp rüptürü olarak bilinen kalp kası bölgesinin yırtılması sonucunda kalbin bir bölümünde delik olmasına neden olacaktır. Bu yırtılma genellikle ölümcül olma ihtimali de vardır.

Kalp krizini her zaman için önlemenin de yöntemleri bulunmaktadır. Bunun için sizlerde doktor kontrollerinizi aksatmamalısınız ve doktor tarafından sizlere reçete edilen ilaçlar aksatılmadan içilmesi gerekmektedir.

Özellikle de ailesinde kalp krizi öyküsü olan kişilerin bu konuda çok dikkatli olması ve yaşam tarzında değişikliğe gitmeleri de gerekmektedir. Sigara içmemeli ve düzenli bir şekilde egzersiz yapmaları gerekmektedir.

Uykuda Kalp Krizi Belirtileri

Kadınlarda ciddi bir şekilde kalp krizi yaşanmadan önce uyku bozukluklarının olması da söz konusu olacaktır. Bu kişiler hayatı içerisinde gece uykuları esnasında yaşadığı birçok sorun meydana gelecektir.

Kalp krizine uykuda yakalanacak bir kişinin gece birçok belirtisi olduğunu unutmamalıdır. Ayrıca uykuya dalma konusunda da başarılı olamayacaktır.

Çünkü hiçbir şey yapmasa bile o kadar çok yorulacaktır ki bu kişilerde ciddi oranda uykuya dalma zorluğu yaşamalarına neden olacaktır. Uykuda kalp krizinin belirtileri şunlardır:

Gece Terlemeleri: Geceleri ter içerisinde kalmak ve soğuk soğuk terlediğiniz hissetmeniz büyük oranda sizlerin kalp krizine eşlik ettiğinin habercisi olacaktır. Aniden uyanmak ve terlediğiniz fark etmek bu durumu ciddiye almanız gerekmektedir.

Birçok kişinin hayatı içerisinde vücudunun biyokimyasalları salınması sonucunda kan dolaşımına karıştığı zaman ortaya çıkmaktadır. Bu durum içerisinde de kişinin uyku sırasında bazıları çok fazla terleyecektir.

Bu durum tabii ki sizlerin aşırı kalın giydiğiniz zaman da olabileceği unutulmamalıdır. 

Göğüs Ağrısı: Kalp krizinin en yaygın ve bilinen nedenlerinden bir tanesi göğüs ağrısı olmaktadır. Birçok insan şiddetli olan göğüs ağrısı sonucunda uyanmaktadır.

Bu durum karşısında kalan bir kişinin diğer belirtileri de yaşayıp yaşamaması çok önemli olmaktadır.

Özellikle de bu kişilerin nefes darlığı şikayetinin olup olmadığı ve göğüste oluşan ağrının yaygınlaşması durumunda kişiyi uykusundan uyandıracaktır. 

Uyku Apnesi ve Kalp Krizi

Uykuda kalp krizi geçirilmesinin en büyük nedenleri içerisinde hastanın uyku apnesi sorununun olmasıdır. Kişilerin uyurken nefes almayı bırakması gibi nedenlerin sonucunda kalbe oksijen ulaşmaması durumunda meydana gelecektir.

Uyku apnesi sıklıkla koroner arter hastalığının oluşmasına neden olmaktadır. Kişilerin arterlerinde ki kolesterol ağır plakların oluşmasına neden olacak ve kalbe oksijen kısa bir süreliğine de olsa ulaşamayacak olduğundan damarların tıkanmasına neden olacaktır.

Birçok kişinin konjestif kalp yetmezliği yaşamakta olduğu da bilinmektedir. Bu durum içerisinde kalp çok ciddi oranda zayıflayacak ve pompa yapmamaya başlayacaktır. Kanla dolduramayacak olduğundan böbrek gibi organlara kan gidemeyecektir.

Bu durum içerisinde de vücudun belli bölgelerinde sıvı birikimi olmasına neden olacaktır.

Uyku apnesi sırasında kişilerin kalbinin durması söz konusu olacaktır. Kardiyak arrest olarak adlandırılan bu durum kalbin ani bir şekilde elektriksel arızalanmasına sebebiyet verecektir. Bu durum sıklıkla kalbin kan pompalamadan hızlı bir şekilde atmasına neden olacaktır. Tedavi edilmesi gereken çok ciddi bir hastalıktır. Birkaç dakika sürmesi durumunda hayati teh oluşturacaktır.

Uyku apnesinin bir diğer neden olacağı hastalık ise yüksek tansiyon olmaktadır. Damarlardan akan kanın gücü sürekli olarak yüksek olmasına neden olacaktır. Bu durum ise kalbinizi çok yakından etkileyecektir.

Sessiz bir şekilde gelişen uyku apnesi obezite diyabet gibi hastalarda daha sıklıkla görülmekte olan bir rahatsızlıktır.

Mutlaka tedavi edilmesi gereken ciddi bir durum olduğundan sıklıkla 40 yaş üzerinde olan ve ailesinde uyku apnesi sorunu olan sigara tüketen kişilerde daha çok görülmesi ile bilinmektedir.
(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/uykuda-kalp-krizi.html

Uyku Apnesi Nedenleri

Uyku Apnesi Kalp Krizine Neden Olur Mu?

Uyku apnesi neden olur? Uyku apnesi nedenlerine bağlı olarak üç grupta incelenebilmektedir:

Obstrüktif uyku apnesi, uyku apnesinin en yaygın türüdür. Boğazın arkasındaki yumuşak doku, uyku sırasında rahatlamakta ve hava yolunu tıkamaktadır, sıklıkla da yüksek sesle horlamaya neden olmaktadır.

Merkezi uyku apnesi, merkezi sinir sistemini içeren, uyku apnesinin çok daha seyrek bir türüdür ve beyin nefes kontrol kaslarını çalıştırmadığında ortaya çıkmaktadır. Bu uyku apnesi durumunda horlama nadir olarak yaşanmaktadır.

Kompleks uyku apnesi ise obstrüktif uyku apnesi ve merkezi uyku apnesinin bir kombinasyonudur. (1)

Obstrüktif Uyku Apnesi Nedenleri

Boğaz bölgesinde bulunan kaslar ve yumuşak dokuların rahatlaması ya da uyurken bir dereceye kadar çökmesi son derece normaldir. Çoğu insan için de bu nefes alma problemlerine neden olmamaktadır.

Ancak, obstrüktif uyku apnesi durumunda havayolu, bir dizi faktörün bir sonucu olarak daralabilmektedir. Obstrüktif uyku apnesi nedenleri şunlardır: (2)

Fazla kilo: Aşırı vücut yağı, boyundaki yumuşak dokunun hacmini arttırmaktadır. Bunun bir sonucu olarak da boğaz kaslarına yük binmektedir. Aşırı mide yağları da obstrüktif uyku apnesini daha da kötüleştirebilen solunum zorluklarına yol açabilmektedir.

Erkek olmak: Obstrüktif uyku apnesi erkeklerde kadınlara orana daha yaygın bir durumdur, ancak bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Vücut ağırlığının bir etkisi olabileceği düşünülmektedir.

Yaş: Obstrüktif uyku apnesi her yaştan insanı etkileyebilmektedir, ancak sıklıkla 40 ve üstü yaşlarda ortaya çıkmaktadır. (3)

Kalın bir boyun: Boyun çevresi 43 cm’den fazla olan erkeklerde obstrüktif uyku apnesi gelişme riski daha fazladır.

Yatıştırıcı ilaçlar: Uyku hapları ya da bazı sakinleştiriciler obstrüktif uyku apnesine neden olabilmektedir.

Olağan dışı boyun yapısı: Büyük bademcikler, adenoidler, dar bir hava yolu, dil ya da alt çenede fiziksel anormallikler gibi durumlar obstrüktif uyku apnesine neden olabilmektedir.

Alkol: Özellikle uyumadan önce alkol almak, horlamayı ve uyku apnesini daha kötü bir hale getirebilmektedir. (4)

Sigara: Sigara içen bireylerde obstrüktif uyku apnesi geliştirme olasılığı daha yüksektir.

Menopoz: Menopoz dönemindeki hormon değişiklikleri boğaz kaslarının normalden daha fazla rahatlamasına neden olabilmektedir.

Genetik: Kalıtsal olarak obstrüktif uyku apnesine yatkın olmak bu durumu geliştirme riski artırabilmektedir.

Burun tıkanıklığı: Obstrüktif uyku apnesi, iki burun deliğini bölen burun dokusunun bir tarafa büküldüğü veya hava yollarının daralması sonucunda ortaya çıkabilen burun poliplerinin bulunduğu burun tıkanıklığına sahip insanlarda daha sık görülmektedir. (5)

Merkezi Uyku Apnesi Nedenleri

Merkezi uyku apnesi, beyin geçici olarak solunumu kontrol eden kaslara sinyal göndermeyi durdurduğunda ortaya çıkmaktadır. Merkezi uyku apnesi genellikle bazı tıbbi problemleri olan insanlarda görülmektedir. Örnek vermek gerekirse, solunumu kontrol eden beyin sapıyla ilgili bir problemi olan bireylerde merkezi uyku apnesi de gelişebilmektedir. (6)

Merkezi uyku apnesine neden olan veya yol açan durumlar şunlar olabilmektedir.

  • Beyin enfeksiyonunu, felci veya servikal omurganın (boyun) koşullarını da içeren beyin sapını etkileyen problemler
  • Şiddetli obezite
  • Bazı ilaçlar, örneğin narkotik ağrı kesiciler

Uyku apnesi başka bir hastalıkla ilişkili değilse, bu duruma idiyopatik merkezi uyku apnesi de denebilmektedir. (7)

Cheyne-Stokes solunumu adı verilen bir durum, ciddi kalp yetmezliği olan ve merkezi uyku apnesi ile ilişkili olabilen insanları etkileyebilmektedir. Bu solunum şekli, çoğunlukla uyurken sığ ile derin nefes alıp vermeyi ya da nefes almayı değiştiren derin ve ağır solunumu içermektedir.

Merkezi uyku apnesi obstrüktif uyku apnesi ile aynı değildir. Obstrüktif uyku apnesi ile solunum durmakta ve başlamaktadır çünkü hava yolu daralmış veya tıkanmıştır. Ancak, kişi obezite hipoventilasyon sendromu adı verilen tıbbi bir problem gibi her iki koşula da sahip olabilir. (8)

Kompleks Uyku Apnesi Nedenleri

Kompleks uyku apnesinin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Bazı koşullarına bu duruma katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

  • Bazı kişiler solunum kontrolündeki olağan dışılıklar nedeniyle duruma yatkın olabilmektedir.
  • Uykusuzluk gibi, uykuyu sürdürmekte güçlük çekenler arasında daha sık görülebilmektedir.
  • Bazı ülkelerde düşük karbon dioksit seviyeleri ile tetiklendiği de görülmektedir.
  • Erkeklerde kadınlara oranlar daha sık görülmektedir.
  • Kişinin başlangıçta daha ciddi bir uyku apnesi varsa ya da tedaviden önce merkezi uyku apnesi yaşanmışsa, kompleks uyku apnesi riski artabilmektedir.

Bazı tedavi yöntemleri de kompleks uyku apnesine yol açabilmektedir. Ameliyat ya da oral yolla cerrahi bir prosedürün uygulanması kompleks uyku apnesini tetikleyebilmektedir. (9)

Uyku Apnesi Belirtileri

Uyku apnesinin başlangıcının en sık yaşanan belirtisi yüksek sesle horlamadır. Bununla birlikte, uyku apnesine sahip olup horlamayan kişiler de bulunmaktadır. Uyku apnesi durumunda, kişi uyurken nefes nefese kalmakta, boğulmakta ya da derin ve sığ solumaktadır. Bu nedenle de, sıklıkla uykudan aniden uyanılmaktadır. Gündüz uykusu da uyku apnesinin bir başka yaygın belirtisidir.

Uyku apnesi nasıl anlaşılır? Uyku apnesinin diğer belirtileri şunlardır:

  • Sabahları baş ağrısı
  • Kuru bir ağız veya boğaz ağrısı ile uyanma
  • Gün boyunca öğrenme veya konsantrasyon güçlüğü
  • İdrar yapmak için gece sıkça uyanma
  • Merkezi uyku apnesi durumunda ani nefes darlığı ile uyanma (11)

Detaylı bilgi almak için bakınız: Uyku Apnesi Belirtileri 

Uyku Apnesi Tedavisi

Uyku apnesi nasıl geçer? Uyku apnesi, tedavi edilmesi gereken ciddi bir uyku bozukluğudur. Alanında deneyimli bir uzman en uygun tedavi planını seçmenize yardımcı olabilir.

Uyku bozukluğu konusunda uzman olan bir doktora başvurmanız durumunda, doktorunuz uyku apnesi için aşağıdaki yöntemleri önerebilir:

  • Sürekli pozitif hava yolu basıncı
  • Yaşam tarzı değişiklikleri
  • Ağıza takılarak kullanılan cihazlar
  • Pozisyonel terapi
  • Uyku apnesi ameliyatı
  • Kilo yönetimi (12)

Uyku Apnesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Uyku apnesi tanısı ve tedavisi için bir göğüs hastalıkları uzmanına, kulak burun boğaz uzmanına, sinir sistemi hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. Daha spesifik bir tedavi için uyku bozuklukları uzmanına da başvurabilirsiniz. (13)

Uyku Apnesi Tedavisi detayı için bakınız

Источник: https://www.acil.net/uyku-apnesi-nedenleri/

Uyku Apnesi Belirtileri Tedavisi Nasıl Geçer

Uyku Apnesi Kalp Krizine Neden Olur Mu?

Uyku apnesi halk arasında horlama olarak bilinen bir durumdur. Bir çok bireyin başına gelebilen ve önemli sonuçlar doğurması mümkün olan bir problemdir.

Horlama nefes alma anındaki havanı küçük bir bölümden geçme sırasında çevresindeki yapılara değerek çıkan titreşimlerin birleşmesi ile oluşur. Darlık arttıkça horlamanın şiddeti de artmaktadır.

Toplum içerisinde yetişkin insanların %40’ında horlama görülmektedir. Dikkat edilmesi gerekilen nokta da yaşamı tehdit eden ciddi bir hastalığın habercisi olabilmektedir.

Horlama Tehli midir?

Horlama genellikle sırt üstü yatarken ortaya çıkan ve yorgunluğun boyutu ile artan bir sestir. Bazı zaman aralıklarında hiçbir şekilde kesinti olmadan devam edebilmektedir. Horlamanın tehli olup olmadığı sizler evinizde karar verebilirsiniz.

Uyku sırasında solunum düzensizliği yaşamanız ile uykunuz bölünmüyorsa bu tip horlamaların zararsız olduğu düşünülebilir. Bunun yanında horlamanın yaş ilerlemesi ve kilo alınması sonucu oluşması ile uyku sırasında sizi uyandırıyor ve ya çok büyük sesler çıkarıyor ise doktora görünmenizde fayda vardır.

Horlama tehli midir sorusunun en önemli cevabı aslında sizi elinizde olan bir durumdur.

Uyku Apnesi Belirtileri

Kökeni Yunanca’dan gelen apne kelimesi nefessizlik anlamına gelir. Uyku Apnesi Sendromu Nedir sorusunun cevabı da yazımızın başında açıkladığımız gibi uyku sırasında nefes almanız halinde havanın dar bir yerden geçerek yumuşak dokularda oluşturduğu ses titreşimleridir diyebilir.

Uyku apnesi bir süre sonra kendini tıkayıcı uyku apne sendromuna çevirebilir. Uyku sıraısnda sık bir şekilde nefes kesilmesi, şiddetli horlama bu sendromun içerisinde bulunan belirtilerdir. Her insanda apne oluşabilmektedir. Bu durumun kontrol altına alınması önemli bir olaydır.

Uyku sırasında en fazla 35 kere ve ya her saat içerisinde 5 kere apne olması normal bir durumdur. Bu ortalamanın ileriki yaş aralıklarında daha fazla olması da yaş aralığının verdiği bir yorgunluktan kaynaklanır.

Nefes durması anında kandaki oksijen miktarının azalıp, tekrar geldiğinde ise kalbin kanı tekrar pompalaması ile çalışması kolay bir olay değildir. Tansiyon yükselip, nefes alma olayı düzensizleşir. Gece uyku sırasında bu şekilde ki tansiyon yükselmeleri bundan kaynaklı bir durumdur.

Uyku apnesi sendromu ile kalp düzensiz bir şekilde çalışır ve birkaç saniyeliğine durma gösterebilir. Uyku sırasındaki ani ölümlerin sebeplerinden biriside budur.

Uyku Apnesi Nasıl Geçer

Uyku apnesi sendromu gece içerisinde yüzlerce kez birbirini tekrar edebilir. Bazı kişilerde uyku sürelerinin büyük bir bölümü nefes alınmadan gerçekleştirilir.

Evli çiftlerin rahatlıkla fark edebileceği apne olayı tedavi edilebilir bir hastalıktır. Nefesin her kesilmesi ile kısa süreli uyanıklık dönemi gerçekleştirilir. Bu uyanıklık dönemini kişi algılamakta zorluk çekebilir.

Bu uyanmalar ile uykunun derinliği önlenmiş olup dinlendirici bir uyku çekilmesi neredeyse imkansız hale gelir.

Nefes alma problemi yaşayan birey yatak içerisinde çok terleyip, sürekli olarak yön değişikliği yapar. Bu vücudun kendini toparlaması için bir savunma mekanizmasıdır. Bu mekanizma içerisinde vücut nefes almaya çalışırken çok zorlandığı için terleyerek bir tepki gösterir.

Yatak içerisinde sürekli olarak dönmekte uygun yatış pozisyonu sağlamak adına vücudun verdiği diğer bir tepki ürünüdür. Hastalık sebebinde ötürü uyanmalar gerçekleşir ve en az iki defa tuvalete çıkma ihtiyacı hissedilir.

Bütün bunların birleşmesi ile uykunun kalitesinde ciddi bir azalma ve yorgunluk elde edilir.

Tıkayıcı Uyku Apnesi Sendromu Nedir?

Vücudun doğuştan yapısının küçük olması ve ya nefes alma organının dar olmasından kaynaklı olarak oluşabilmektedir.

Yaşlılarda destek dokuların gevşemesinden kaynaklı olarak solunum yollarının daralması, çevresindeki dokuların zarar görmesi ve ya yağ birikmesi sonucunda nefes tarlığı oluşabilmektedir.

Tıkayıcı Uyku Apnesi Sendromu Nedir sorusunun içerisinde tıkayıcılık nefes sırasında vücudun gösterdiği direnç olarak algılanabilir. Nefes borusunda oluşan ters bir basınç ile bu hastalık dışarıya yansıyabilir.

Uyku Apnesi Sonuçları

Gece uykusu her zaman için dinlendirici ve düzenleyici etkileri olan bir zaman aralığıdır. Hasta ne kadar uyursa uyusun horlamanın etkileri ile vücut tüm gece yorularak uyumamış hissi yaratabilmektedir. Sabah uyanma anında şiddetli bir baş ağrısı, ağız kuruluğu gibi şikayetler ile kalkınması mümkündür.

Yorgunluk sonucunda gün boyu devam eden unutkanlık, dikkat eksikliği ve verimsiz çalışma ile sıkıntılı bir gün geçirir. Uyku apnesi sonuçları arasında bulunan ve insan yaşamının olumsuz etkileyen diğer bir konuda yüksek tansiyon, kalp krizi riski, beyin damarlarında oluşan tıkanıklık gibi ciddi problemler yaşanabilmektedir.

Gündüz saatlerinde uyuklamada uyku apnesi sonuçları içerisindedir.

Uyku Apne Tanısı

Gece uyurken sürekli olarak horlayan insanlar, uyku sırasında nefes durmaları, yeterli süre uyunması halinde bile sabahları yorgun uyanmak, uyku alınamaması gibi problemler yaşayan kişiler bir doktora başvurmalıdır.

Bu kişilerin uyku laboratuarlarında bir müddet kalarak hangi saat aralıklarında ve ya gece içerisinde kaç defa horladıkları hesaplanıp bunlara uygun bir tedavi yöntemi uygulanır.

Uyku Apne Tanısı ile birey hem kendi hem de çevresinde uyuyan insanların sağlığını düşünerek hareket eder. Bu denli bir tanı sonucunda tedavi yöntemi belirlenip uygulanmaya başlanır.

uyku apnesi nasıl geçer

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir

Basit horlama olarak adlandırdığımız uyku sırasında olan 30-35 defalık horlamaların herhangi tıbbi tedavisi bulunmamaktadır. Bu horlamaların engellenmesi için kişi kendi hayatında bir takım değişiklikler ile hareket etmelidir.

Basit uyku apnesinintedavi yöntemleri arasında boyu yüksek yastıkta yatma, alkol alımının azalması, sırtüstü yatma eyleminin engellenerek başka pozisyonlarda uyunması gibi uygulamalar yapılabilir.

İşin ileri bir boyuta taşındığı tıkayıcı uyku apne sendromunda olan bir kişi ilse derecesine göre tedavi edilmektedir. Derecelendirilmiş sistem yeni başlangıç ve ya kolay halledilebilir bir durum içerisindeyseler hava yolunu genişletme ameliyatları yapılabilir.

Safha olarak ilerlemiş bir sendromda olan kişiler uyku süresi boyunca hava kompresörü kullanmalıdır. Burun tarafında çekilen havanın basınçlı bir şekilde verilmesi, üst solunum yollarının sürekli olarak açık kalmasını sağlayıp kişinin daha rahat bir uyku çekmesini sağlar.

Bu kompresörün uzun süreli kullanımı sonucunda kilolu insanların büyük ölçülerde zayıflaması sağlanır. Aleti kullanıp da kilo veren bireyler belirli bir süresinin ardından aleti kullanmaya ihtiyaç duymazlar.

Источник: http://saglikloji.com/uyku-apnesi-belirtileri-tedavisi-nasil-gecer/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.