Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

içerik

Libido ne demek? Libidosu yüksek ne demek?

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Libodo nedir? Nasıl yükselir? Nasıl düşer? Hangi besinler libidoyu yükseltir? Hangi besinler libidoyu düşürür? Libido düşüklüğünde neler yapılmalıdır? Libido ile ilgili merak edilen tüm soruları sizler için araştırdık.Peki libido ne demek?

Libido ne demek?

Libido, Latince'de şehvet, arzu, ihtiras gibi anlamlarına gelir, günümüz toplumlarında ise kişinin cinsel faaliyet arzularının seviyesi olarak bilinir. Libidosu düşük cinsel isteği az alan, libidosu yüksek ise cinsel isteği fazla olan kişi demektir.

Libido eksikliği (cinsel isteğin az olması) kadınlarda, erkeklerden daha sık görülen bir durumdur. Araştırmalar, kadınların yüzde 32'sinin, erkeklerin yüzde 15'inin düzenli olarak seks yapmak istemediğini gösteriyor.

Libido düşüklüğü depresyon ve stresten, testosteron hormonunun yetersiz salgılanmasına kadar pek çok nedenden kaynaklanabilmektedir.

Libido nasıl yükselir? Libidoyu arttıran yiyecekler nelerdir?

Bazı besinlerin testesteron üzerine direkt etkisi bulunmaktadır. Kereviz ve çikolata hem erkek hem de kadında cinsel isteği arttırıcı etki yaratmaktadır. İstiridye de testosteronu arttırıcı özelliğe sahip olup yalnızca erkeklerde etkilidir.

Kabak çekirdeği çok miktarda çinko içerir, çinko da testosteron miktarının artmasını sağlar.Çilek Bal, Zencefil, İncir, Lahana,Ginseng, Kereviz, Fındık,Sarımsak,Kırmızı biber,Maydanoz,Çikolata gibi besinlerin tüketilmesi libidonun yükselmesine neden olur.

Bazı içeceklerin de afrodizyak etkisi olduğu bilinmektedir. Örneğin elma suyunu kimyon ve tarçın ekleyerek içebilirsiniz. Kahve, en iyi libido güçlendirici olabilir. Hindistan'da karanfil, yüzyıllardır erkek cinsel işlev bozukluğunu tedavi etmek için kullanılmaktadır.

Karanfil şarabı tercih edebilirsiniz.

Düşük libidonun sebepleri neler?

Testosteron seviyesinin düşük olması düşük libidonun başta gelen nedenidir. Testosteron seviyesi; desilitre başına 300 ila 350 nanogramın altına düştüğünde, düşük testosteron veya düşük T olarak kabul edilir (ng / dL). Testosteron seviyesi düştüğünde, cinsel arzunuz da azalır.

İLAÇLAR

Azalan testosteron, yaşlanmanın normal bir parçasıdır. Fakat testosteronda ciddi bir düşüş libidoda azalmaya yol açabilir. Bununla birlikte bazı ilaçlar, testosteron seviyelerini düşürür, bu da düşük libidoya yol açabilir. Örneğin, ACE inhibitörleri ve beta blokerler gibi tansiyon ilaçları boşalmayı ve ereksiyonları önleyebilir.

Huzursuz bacak sendromu

Bacaklarınızı hareket ettirmek için kontrol edilemeyen dürtüdür. Bir çalışmada, RLS’li erkeklerin, RLS'si olmayanlara göre erektil disfonksiyon (bir erkeğin ereksiyona sahip olmadığı durumdur) geliştirme riski daha yüksek bulunmuştur.

Depresyon

Kişinin tüm hayatını etkiler. Depresyonu olan kişiler, bir zamanlar zeli buldukları aktivitelere karşı ilgisizlik yaşarlar. Buna seks de dahildir. Ayrıca kullanılan antidepresan ilaçlarının libidoyu azaltıcı etkisi bulunmaktadır.

Stres

Hormon seviyelerini bozar, arterleri daraltır. Bu daralma kan akışını kısıtlar ve potansiyel olarak erektil disfonksiyona neden olur. The Journal of Nervous and Mental Disease’de yapılan bir çalışmada, psikolojik belirtilerden ve ilişki kalitesinden ayrı olarak stresin cinsel sorunlara doğrudan etkisi olduğu görüşü desteklenmiştir.

Uyku Apnesi

Klinik Endokrinoloji ve Metabolizma Dergisi'nde (JCEM) yapılan bir çalışmada obstrüktif uyku apnesine (OSA) sahip erkeklerin testosteron düzeylerinin daha düşük olduğu bulunmuştur.

Araştırmacılar şiddetli uyku apnesi olan erkeklerin yaklaşık yarısının gece boyunca çok düşük testosteron seviyelerine sahip olduklarını bulmuşlardır.

Dolayısıyla uyku problemleri ile testosteron arasında ciddi bir bağlantı bulunmaktadır.
 

Libido sorunları için hangi doktora gidilir?

Libido yüksekliğinden veya düşüklüğünden muzdaripseniz Endokrinoloji uzmanına gitmelisiniz. Doktor sizden çeşitli hormon testleri isteyip bu durumun nedenini tespit ettikten sonra gerekli tedaviyi uygulayacaktır.

  Libidonuz çok yüksekse düşürmek için psikiyatrik rapor ile libido düşürücü ilaç reçete edilebilir.

Libido düşüklüğünde ise şeker hastalığı ( diyabet), böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları, alkol, çeşitli ilaçların yan etkisi gibi pek çok faktör rol oynadığından doktor tüm bunları değerlendirip gerekli tedaviyi uygulayacaktır.

Источник: https://www.bolgegundem.com/libido-ne-demek-libidosu-yuksek-ne-demek-556139h.htm

UYKU BOZUKLUĞU VE ÇÖZÜMLERİ

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Bedensel ve ruhsal sağlığın iyi olması için günde belirli saatlerde uykuda olmamız gerekir.

Hücrelerin yenilenmesi genellikle gece saatlerinde gerçekleştiği için 23:00 den sonra yatakta olmamız ve uykuya dalmış olmamız önemlidir. Nöroloji Derneği’nin araştırmalarında 100 e yakın uyku hastalıklarının olduğu görülmüştür.

Uyku bozukluğu ve çözümleri için doktorunuza başvurmalı ve evde yapacağınız yöntemlerle problemi ortadan kaldırmalısınız.

Uykuya daldığımızda beyin hücreleri gereksiz düşünceleri budamaya başlayarak beyindeki ağırlığı kaldırır. Nöron bağların arınması beyin sağlığını yakından etkilemektedir. Uyku anında beyin dinlenir, daha yavaş çalışır ve kendini korumaya alır. Bu yüzden günce en az 6 saat uyku önerilmektedir.

Çocuklarda uyku bozukluğu

Çocuklar özellikle bir şeyleri kavrama yaşına geldiğinde uyku bozukluğu yaşanabilir. Geç yatma, uykuda korkulu rüyalar görme, ağlayarak ya da sıçrayarak uyanma çocuğunuzun uykuyla savaşmasına neden olabilir. Her yaş grubunda uyku düzeni değişmektedir, 1 yaşına kadar gündüz ve gece bölük bölük uyku söz konusudur.

Çocuklar uykuda kâbuslar gördüğünde ailenin yanında yatar. Bu hareket çocuğun bağımsızlığı ve kendine güvenmesi açısından doğru değildir, ne olursan olsun ebeveynler bebeğin yatağında bir süre beklemeli, çocuk uyuduğunda yanından ayrılmalıdır. Çocuklarda uyku problemi psikolojikse ve uzun sürerse bir pedagogdan yardım alınmalıdır.

Kaliteli bir uykuyu nasıl anlarız?

Kaliteli uykunun en önemli göstergesi kişinin uyanınca kendini dinç hissetmesidir. Vücudu dinlenmiş zihin açıktır. Burunda tıkanıklık hissi vardır ve halsizlik söz konusudur. Uykuda görülen rüyanın etkisi altında kalınır, huzursuz bir ruh hali vardır. REM uykusunda rüyalar görülür ve ruhun dinlenme evresidir, derin uyku denilen evrede de fiziksel arınma gerçekleşir.

Kaliteli uykuda, ne kadar süre uyursanız uyuyun kendinizi yenilenmiş hissedersiniz. Algılarınız açıktır ve yeni bilgi almaya, adapte olmaya hazırsınızdır. Uyandıktan sonra derin birkaç nefes almanız, gerinmeniz enerjinizi harekete geçirmeye yardımcı olacaktır.

Uyku apnesi uyku kalitesini düşürür

Uyku sırasında uyku apnesi denilen rahatsızlık ortaya çıkabilir, kişiyi ve yanında yatanı çok rahatsız eder.

Uykuya geçildiğinde bir süreliğine nefes durabilir, nefes ağızdan çok kısıtlı şekilde alınır. Bu durumda uyku bölünecektir ya da vücuda gerekli oksijen alınmadığı için kan yeterli şekilde işlev göremez.

Ani uyanma kalbin ve damar sisteminin uyarılmasına neden olur ve vücut dengesi bozulur.

Fazla kilo, alkol içmek, yatmadan kısa süre önce emek yemek uykuya geçmeyi iyice güçlendirir. Uyku bozukluğu sebebi apneyse, ileriki dönemlerde tansiyon yüksekliği ve kap ritim dengesizliği ortaya çıkabilir. Uyku apnesi tedavi edilmezse nefesin durması ve ölüm gerçekleşebilir. Tedavide maskeyle basınç verilir ve nefes alma kolaylaştırılır.

Mekâna uyum sağlamamak uykunun bozulmasına neden olur

Yeni bir mekâna, yeni bir odaya geçtiğinizde uykuya dalmakta zorluk çekebilirsiniz. İlk 1 hafta uykusuzluk muhtemeldir, bu durum 3 ara kadar sürebilir. Çocuklarda heyecan veren dönemlerde uyku düzensizliği görülebilir. Okul açılma zamanları, karne zamanları, yeni bir kursa başlama zamanlarında uyku bozukluğu ortaya çıkabilir.

Yetişkinlerde düğün öncesinde, önemli iş görüşmeleri öncesinde, özel hayattaki kişilerle yaşanan olumsuzluklarda, yatmadan önce yapılan egzersizlerde uykunun kaçması normaldir. Ruh durumu düzeldiğinde uyku da düzene girecektir. Birkaç gün uykusuz kaldığınızda bunu genellememeli ve bilinçaltına ben zor uyurum kalıbını yüklememelisiniz.

Uykuyu kolaylaştıran yöntemler

Kaliteli bir uykunun vücuttaki olumlu etkisi çok fazladır, düzenli bir uyku hücreyi yenilediğinden yaşlanmayı geciktirir. Uykuya dalmadan önce bol içecekten ve bol yiyecekten sakınmalısınız.

Hücre yenilenmesini uyku zamanında geçer, organlar yediklerinizi sindirmekle uğraşırken hücreleri yenilemekte zorlanır. Uykudan en az 3 saat önce yemeyi bırakmalısınız, sıvı olarak da sadece su içmelisiniz. Yatmadan önce tuvalete gitmeniz de uykunuzun bölünmesini engelleyecektir.

Her kişide aynı etkiyi göstermese de çok fazla çay ve kahve tüketmek uykusuzluğa neden olabilir.

Uyku bozukluğu sorununda sürekli değişen uyku saatinin büyük etken olduğunu bilmeliyiz. Bir gün çok geç bir gün çok erken yattığınızda vücut bir uyumsuzluk yaşar, sık sık uykunun bölünmesi söz konusudur.

Uykudan önce duş almak, rahat kıyafetler giymek, ılık süt içmek, kitap okumak uykuya dalmanızı kolaylaştırır. Süt yerine sakinleştirici etkisi bulunan lavanta, funda, melisa, ıhlamur, yasemin çayı içebilirsiniz.

Oda spreyi yerine doğal lavanta, melisa yağından yaptığınız karışımı yastığınıza damlatabilirsiniz.

Yatak odanızı uyumak için kullanın

Birçok kişinin yaptığı hata, yatak odasını ders çalışmak, yemek yemek, arkadaşlarla sohbet etmek için kullanmaktır. Yatağınıza yattığınızda odada yaptıklarınız aklınıza gelir ve uykunuzu kaçırabilir. Odanızda ses çıkaran saatler olmamalı ve ışık yanmamalıdır. Yatak odasında dikkat dağıtacak objeler ve resimler bulundurmamalısınız. Ayrıca yatak odanız çok sıcak ve çok soğuk olmamalı.

Yatağınızı doğru seçmeli, çok yumuşak ve çok sert olmamasına dikkat etmelisiniz. Yastığınız boyun girintisine uyum sağlamalıdır, yüksel ve alçak olmasına kendiniz karar vermelisiniz.  Uyku öncesinde ne düşünürseniz beyniniz uykusunda onu devam ettirir. Bu yüzden uyumadan önce korku ve gerilim filmleri izlememeli, macera içeren kitapları okumamalısınız.

Çocuklarda uyku bozukluğu nasıl düzelir?

Emzirilen bebeklerde gece uykusuzluğunun nedeni emme alışkanlığı olabilir. Bebeğinizi gece emzirerek uyutmak yerine hiçbir şey yapmadan uyumasını sağlamalısınız. İlk zamanlarda emmek isteyecektir ancak bir süre sonra sizin kurallarınıza ayak uydurarak ve kolaylıkla uykuya dalacaklardır. Uykuya dalana kadar çocuğunuzun yanında olmalı ancak onunla muhabbet etmemelisiniz.

Uyku bozukluğu yaşayan çocuklar anne babasının yanında yatmak için bahaneler arar. Çok büyük sağlık problemi olmadığı sürece çocuklarınız yatağında uyumalıdır.

Gece belirli zaman dilimlerinde çocuğunuzun yanına gidip uyuyup uyumadığını kontrol edebilirsiniz, sizin yanınıza geldiğinde tekrar yatağınıza götürmeli, uykuya dalana kadar yanında durmalısınız. Çocuğunuz bir şey içerek ve yiyerek uyumamalıdır, belki kısa bir masal anlatılabilir.

Çocukların odaları gün içinde havalandırılmalıdır, televizyon açılmamalıdır. Müzikle uyuyan çocuğunuza klasik müzik gibi sakinleştirici müzik türlerini dinletmelisiniz.

Uyku bozuklu için pratik yöntemler

Günün tüm stresi ve kafanızdaki düşünceleri bir kenara bırakmayı başardığınızda uyku kapınızı çalar. İlk önce bacaklardan başlayarak tüm organlarınızı gevşetin. Son olarak alnınızın gevşediğini ve karanlığın içinde yürüdüğünüzü hayal edin. İlerde küçük bir ışık olduğunu düşünün ve odağınız o nokta olsun. Kısa süre sonra uykunuz gelir, çünkü aklınızdaki düşüncelerden arınmışsınızdır.

Uykunu gelmesi için kullanılan diğer yöntem nefes egzersizidir. Yatakta sağ tarafa yatın ve sağ burun deliğinizi kapatın. Burnunuzdan derin bir nefes alın ve karnınızı şişirin, nefesinizi ağzınızdan ya da burnunuzdan verin. Bu nefesi 20 kere yapın ve birkaç dakika ara verin, uyumazsanız bu işlemi bir kez daha tekrarlayın.

Uyku bozukluğu için diğer öneriler

Renklerin insan enerjisi üzerinde büyük etkisi vardır. Kırmızı hızlı hareket etmeli ve tehyi, sarı düşünmeyi tetikler. Bu yüzden uyuyacağımız oda, ruhu dinlendirici renklerle boyanmış olmalıdır. Mavi ve yeşilin açık tonları yatak odası için uygundur. Temiz çarşaflar da kişiye güven verir, uykuya daha kolay geçmenizi sağlar.

Soğuk havalarda uyumak zordur, vücut ısısı arttırıldığında uykuya geçiş kolaylaşır. Yatmadan önce yatağınızı ısıtmanız, bacaklarınızın altına polar almanız tavsiye edilir.

Mide asidi dengeleyen ilaçların içindeki alüminyum uykunun kaçmasına neden olabilir, uykudan çok önce içmeniz uygun olacaktır.

Uyku bozukluğu sebeplerinden biri gündüz uykusudur, masum gibi görünen bir- iki saatlik gündüz uykusu gece uyku ihtiyacının gerek kalmadığı algısı oluşturur ve uykunuz çok geç saatte gelecektir.

Stres uykuyu kaçıran önemli bir faktördür, geçmişle ilgili meselelerin hatırlanması uykuyu hayal eder. Bu yüzden birkaç dakika yapacağınız meditasyon sizi günlük telaşlardan sıyırır, hiçbir şey düşünmeme noktasına getirir.

Sır üstü yatağınıza uzanın, ellerini ve kollarınızı hafif açın. 15 kere diyafram nefesi alın, aklınıza gelen düşüncelere takılmayın zihninizden gitmesine izin verin. Kendinizi yeşillikler içinde ormanın ortasında düşünün ya da bir kumsalda yürüdüğünüzü gözünüzde canlandırın.

Denizi seyrederken uykuya dalmanın keyfini çıkarın.

Источник: https://www.ipuclarim.com/uyku-bozuklugu-cozumleri/

Uyku apnesi hakkında faydalı bilgileri blog sayfamızda bulabilirsiniz..

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Uyku bozuklukları içinde en önemlilerinden biri olan uyku apnesi, her 100 kişiden 4’ünde görülen ve tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanabilen ciddi bir sağlık sorunu.

Uyku sırasında solunumun durması ve şiddetli horlama nedeniyle uyku apnesi, hastanın iyi ve kaliteli bir uykudan mahrum kalmasına yol açarak hem günlük hayatını, hem de iş hayatını olumsuz etkilemekte. Güne yorgun başlayan hastalar, gün içinde aşırı sinirlilik, unutkanlık ve uyuklama ihtiyacı hissedebilmekte.

Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, uyku apnesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Kısaca Uyku Apnesi

Tıp literatüründe uyku apnesi, uyku sırasında solunumun 10 saniyeden fazla durması ve şiddetli horlama durumu olarak tanımlanmakta. Uyku apnesi hastalarında üst solunum yollarının açıklığını sağlayan kaslar gevşediği için hava yolu tıkanır. Buna bağlı olarak hasta, 10 saniyeden uzun bir süre nefes alamaz.

Apne olarak ifade edilen solunum durması durumu, uyku sırasında yüzlerce kez tekrar edebilir. Bu süre içinde vücuttaki oksijen miktarı, normal değerinin yüzde 20’sine, hatta daha da altına düşer ve karbondioksit miktarı artar.

Bunun sonucu olarak, beyne uyarı gider ve beyinden gelen uyarıyla birlikte solunumun devam etmesi için hastanın aniden ve güçlü bir şekilde nefes alması sağlanırken şiddetli bir horlama oluşur.

Uyku apnesinin en önemli belirtisi şiddetli horlamadır.

Uyku apnesinin belirtileri nelerdir?

Uyku apnesi hastaları, uyku sırasında şiddetli horlama sorunu yaşar. Uyku apnesinin en önemli belirtisi olan şiddetli horlama, hasta tarafından çok zor fark edilir ve çoğu zaman bir başkasının şikayetine konu olur. Uyku süresince vücutlarındaki oksijen miktarı azaldığı için hastalar, iyi ve kaliteli bir uykuya sahip olamazlar.

Uyku sağlığı bozulduğu için güne yorgun başlarlar ve sabah yorgunluğu gün boyunca artarak devam eder. Gün içinde dikkat dağınıklığı ve baş ağrısı sorunu yaşayan bu hastalar, yaptıkları işlere odaklanmakta güçlük çeker.

Konsantrasyon bozukluğu şikayetine çoğu zaman dalgınlık ve unutkanlık eşlik eder.

Uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biri de gün içinde ortaya çıkan uyuklama durumudur.

Gece uykusu sırasında duran solunum nedeniyle iyi ve kaliteli bir uykudan mahrum kalan bu hastalar, gün içinde artarak devam eden yorgunluk nedeniyle sık sık uyuklama ihtiyacı hisseder.

Bu öyle bir ihtiyaçtır ki, iş toplantısı gibi en olmadık yerlerde, hatta trafikte bile görülebilir. Hastanın hem günlük hayatını, hem de iş hayatını olumsuz etkileyen bu durum, pek çok istenmeyen olaya yol açabilmekte.

Uyku apnesi hastaları, güne yorgun şekilde başlar.

Uyku apnesinin diğer belirtileri arasında sık idrara çıkma, uykuda aşırı terleme, hızlı kilo alma, depresyon ve çeşitli davranış bozuklukları sayılabilir.

Vakıanın şiddeti arttıkça hastada aşırı sinirlilik hali, yüksek tansiyon ve obezite gibi sağlık sorunları da görülebilir. Uyku apnesinin ölüme yol açma riski, yüksek tansiyon hastalarında çok daha yüksektir.

Yüksek tansiyon sorunu başlı başına ciddi bir sağlık sorunu olduğu gibi, uyku apnesinden dolayı gece düşen oksijen seviyesine bağlı olarak oluşan kalp ritmi bozuklukları ölümcül sonuçlar doğurabilmekte.

Uyku apnesinin türleri nelerdir?

En sık karşılaşılan uyku apnesi türleri 3 grupta incelenmekte; tıkayıcı uyku apnesi, merkezi uyku apnesi ve bileşik uyku apnesi.

Uyku apnesiyle ilgili yapılan araştırmalara göre tıkayıcı uyku apnesinin görülme sıklığı yüzde 84, bileşik uyku apnesinin görülme sıklığı yüzde 15, merkezi uyku apnesinin görülme sıklığı ise yüzde 1’dir.

Tıkayıcı uyku apnesi, üst solunum yollarının açıklığını sağlayan kasların hava geçişini kapatacak şekilde gevşemesi sonucunda oluşur. Yumuşak damağa, küçük dile, yutağa ve dile ait olan bu kaslar gevşediğinde, nefes güçlüğü ortaya çıkar ve solunum geçici olarak durur.

Gün içinde sık sık uyuklama, uyku apnesinin belirtilerinden biridir.

Merkezi uyku apnesi, beynin solunumu kontrol eden kaslara doğru uyarılar göndermemesi sonucunda ortaya çıkar.

Tıkayıcı uyku apnesi vakıalarında vücutta düşen oksijen miktarı nedeniyle, solunumu düzenleyen kaslara beyinden uyarı gönderilerek solunumun düzene girmesi sağlanır.

Fakat merkezi uyku apnesi vakıalarında beyin, bu kaslara doğru uyarı gönderemediği için, vücutta artan karbondioksit miktarı nedeniyle uykunun sona ermesini sağlar ve uyanan hasta, yeniden düzgün şekilde nefes alıp vermeye başlar.

Bileşik uyku apnesi, diğer iki türün bir arada görüldüğü uyku apnesidir. Bu sorunu yaşayan hastalar, saatte ortalama 30-40 kez tıkanma yaşar. İlk tıkanmaları beyinden gelen uyarılarla atabilirler. Fakat bir süre sonra beyinden doğru uyarılar gelmemeye başlar. Bunun üzerine beyin, hastanın uyanmasını ve solunumun düzene girmesini sağlar.

Uyku apnesinin tedavisinde pozitif hava yolu basıncı uygulamak etkin bir yöntemdir.

Uyku apnesi nasıl tedavi edilir?

Uyku apnesinin tedavisinde farklı yöntemler izlenebilmekte. Vakıanın durumuna göre cerrahi yöntemler uygulanabileceği gibi, pozitif hava yolu basıncı tedavisi gibi farklı yöntemler de izlenebilir. Tedavi için nasıl bir yöntemin izleneceğinin belirlenebilmesi için, hastanın uyku testine girmesi ve uyku süresince solunum durumunun incelenmesi gerekmekte.

Bununla birlikte, tedavide pozitif hava yolu basıncı uygulayan uyku apnesi cihazının kullanımı oldukça yaygındır. Nitekim bu cihazlar, hastanın solunum yollarını sürekli açık tutacak şekilde hava girişi sağlayarak uyku apnesini büyük ölçüde önlemekte. Uyku apnesinin tedavi süreci vakıanın durumuna göre değişebilmekte, ancak ortalama 6 ay sürdüğünü söyleyebiliriz.

Uyku apnesini önlemek için neler yapmak gerekir?

Uyku apnesini bazı önlemler sayesinde önlemek mümkün. Bunlar içinde en önemlisi aşırı kilolardan kurtulmaktır. Konuyla ilgili yapılan araştırmalara göre, obezite sorunu olan kişilerde bu hastalık daha sık görülmekte. Ayrıca alkol ve sigara tüketiminden kaçınmak ve sırt üstü yatmamak da bu hastalığın oluşma riskini azaltmakta.

Horlama şikayetiniz varsa bu durum, uyku apnesinin başlama evresine işaret ediyor olabilir. Horlamayı azaltan ve burun açıklığını sağlayan spreyler ve elastik bantlar ile bu sorunun büyümeden çözümünü sağlayabilirsiniz.

Fakat uyku apnesi şikayetiniz varsa, sorunu bu gibi önlemlerle geçiştirmeye çalışmak yerine mutlaka hekiminize başvurarak muayene olmalısınız.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Источник: https://blog.ofix.com/uyku-apnesi-nedir/

Uyku apnesi

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Uyku apnesi, sürekli olarak solunum durması ile başlayan, potansiyel olarak ciddi bir uyku bozukluğudur. Eğer yüksek sesle horlama ve hatta tam bir gece uykusunun ardından yorgunluk hissediyorsanız, sizde de uyku apnesi olabilir.

Uyku apnesinin iki ana türü vardır:

  • Tıkayıcı uyku Apnesi, boğaz kaslarının gevşemesinden dolayı sık görülen bir durumdur
  • Merkezi uyku apnesi, nefes almayı kontrol eden kasların beyne doğru sinyal göndermemesi sonucu oluşan bir durumdur.

Şayet kendinizde uyku apnesi rahatsızlığı olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuza danışınız. Tedavi, mutlak suretle kalp sorunlarının ve diğer komplikasyonların önlenmesi adına gereklidir.

Belirtileri

Tıkayıcı uyku apnesi ve merkezi uyku apnesinin bulgu ve semptomları örtüşür bu nedenle tam olarak hangi tür olduğunu saptamak bazen zor olabilir. Tıkayıcı ve merkezi uyku apnesinin en yaygın bulgu ve semptomları arasında aşağıdakiler gösterilebilir.

  • Aşırı gündüz uyuklamaları (hipersomnia)
  • Gürültülü horlama – tıkayıcı uyku apnesinde daha fazla görülür.
  • Başka bir kişi tarafından gözlemlenmiş olan uyku kesilmesi vakaları
  • Kısa soluk alışlarla beraber ani uyanışlar – daha çok merkezi uyku apnesinin bir göstergesi olarak görülebilir.
  • Ağız kuruluğu ve boğaz ağrısı ile uyanma
  • Sabahları ortaya çıkan baş ağrısı
  • Uykulu kalma zorluğu (insomnia)
  • Dikkat eksikliği

Ne zaman doktora gitmelisiniz Siz veya partneriniz aşağıdaki belirtileri görüyorsanız bir sağlık uzmanına danışın.

  • Kendinizi veya bir başkasını rahatsız edecek kadar gürültülü şekilde horlamak
  • Sizi uykunuzdan uyandıran kısa nefes alışları
  • Uyku sırasında nefes alışlarda aralıklarla meydana gelen duraksamalar
  • Çalışırken, televizyon seyrederken ve hatta araç kullanırken uyuya kalmanıza yol açabilecek aşırı gündüz uyuklamaları.

Çoğu insan, horlamayı ciddi bir problemin belirtisi olarak görmez ve uyku apnesi olan her insan horlamaz da.

Fakat ciddi şekilde gürültülü, özellikle de sessizliklerce bölünen horlama probleminiz varsa doktorunuza danışın. Kronik olarak sizi bitkin düşüren, uykulu ve asabi yapan her uyku problemini doktorunuza bildirin.

Aşırı gündüz uyuklaması (hipersomnia), narkolepsi gibi diğer uyku bozukluklarından kaynaklanabilir.

Nedenleri

Tıkayıcı uyku apnesinin sebepleri: Tıkayıcı uyku apnesi, boğazınızın arkasındaki kasların gevşemesiyle ortaya çıkar. Bu kaslar, yumuşak damaktan asılan dokunun üçgen parçası (küçük dil) olan yumuşak damağı ve boğazın ve dilin yan duvarları olan bademcikleri destekler.

Kaslar gevşediğinde, solunum yolunuz daralır ve nefes alıp verdiğinizde kapanır ve yeterince nefes alamaz hale gelirsiniz. Bu durum kanınızdaki oksijen seviyesini düşürebilir. Beyniniz, bu nefes problemini algılar ve sizi uyandırır ve solunum yollarınızı tekrar açmak zorunda kalırsınız. Bu uyanış genellikle o kadar kısa olur ki hatırlamazsınız bile.

Burnunuzdan soluyabilir, tıkanabilir veya nefes darlığı yaşayabilirsiniz. Bu durum kendini tüm gece boyu saatte beş defadan otuzdan fazlaya kadar yineleyebilir. Bu aksamalar, sizin beklenen derin ve dinlendirici uykuya ulaşmanızı engeller ve uyanık olduğunuz saatlerde uykulu hissedersiniz.

Tıkayıcı uyku apneli insanlar, uykularının bölünüyor olduğunu fark etmeyebilirler. Aslında, bu tip bir rahatsızlığı olan insanların bazıları iyi uyuduklarını bile düşünmektedirler.

Merkezi uyku apnesinin sebepleri Daha az yaygın olan merkezi uyku apnesi, beynin nefes alış kaslarınıza sinyal gönderememesi üzerine ortaya çıkar. Kısa süreli soluk alışlarıyla uyanabilirsiniz veya uykuya dalmakta ve uyumakta zorluk yaşayabilirsiniz.

Tıkayıcı uyku apnesinde olduğu gibi horlama ve gündüz uyuklama hali ortaya çıkabilir. Merkezi uyku apnesinin en yaygın sebebi kalp sektesi ve daha az yaygın olmakla beraber inmedir.

Merkezi uyku apnesi olan insanlar, tıkayıcı uyku apnesi olan insanlara göre uyanışları daha iyi hatırlayabilir.

Tedavi ve ilaçlar

Daha hafif uyku apnesi vakaları için, doktorunuz, kilo vermek veya sigarayı bırakmak gibi hayatınızda yapacağınız değişiklikleri tavsiye edebilir.

Eğer bu ölçütler sizin bulgu ve semptomlarınızı geliştirmiyor veya eğer apneniz hafiften şiddetliye doğru bir eğilimdeyse, bir dizi diğer tedavi yöntemleri mevcuttur.

Belli cihazlar, kapanmış solunum yolunu açmak da yardımcı olabilir. Diğer durumlarda, cerrahi gerekli görülebilir.

Tıkayıcı uyku apnesi tedavisi şunları içerebilir:

Tedaviler

  • Sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP). Hafiften şiddetliye doğru eğilimli bir uyku apneniz varsa, siz uyurken burnunuzun üzerine yerleştirilmiş bir maske dolayısıyla hava basıncı yollayan bir makineden faydalanabilirsiniz. CPAP (bkz. pap) ile hava basıncı bir şekilde etrafınızdaki havadan daha fazla hale gelir ve sizin üst solunum yolu kanallarınız apneyi ve horlamayı engelleyecek şekilde açılır.

Uyku apnesini tedavi etmenin en yaygın ve güvenilir yolu CPAP olsa da, bazı insanlar onu elverişsiz ve rahatsız bulmaktadır.

Birçok kişi CPAP’yi kullanmaktan vazgeçmiştir fakat bazı pratiklerle birlikte, çoğu insan, rahat ve güvenli bir uyum elde etmek için kayış gerginliğini ayarlamayı öğrenmektedir.

Rahat olan maskeyi bulmak için birkaç kez denemeniz gerekebilir. Bazı insanlar ayrıca CPAP sisteminin yanında bir de nemlendiriciden faydalanmaktadır.

CPAP makinesini, sadece sorun yaşadığınız için kullanmaktan vazgeçmeyin. Daha rahat bir kullanım elde etmek için doktorunuzla beraber değişiklikler yapın. Ayrıca, tedaviye rağmen hala horluyorsanız ve tekrar horlamaya başladıysanız doktorunuza danışın. Eğer kilonuzda bir değişim olursa, basınç ayarlarında bir değişiklik yapılabilir.

  • Ayarlanabilir solunum yolu basınç aletleri. Eğer CPAP sorun olmaya devam ediyorsa, uyurken basıncı otomatik olarak ayarlayan bir çeşit solunum yolu basınç aleti kullanabilirsiniz. Mesela, aynı seviyede pozitif solunum yolu basıncı (BPAP) sağlayan üniteler mevcuttur. Bu aletler, nefes aldığınızda daha fazla basınç ve nefes verdiğinizde daha az basınç sağlamaktadır.
  • Ekspiratuar pozitif solunum yolu basıncı (EPAP). Bu tedavi, Amerikan gıda ve ilaç kurumu (FDA) tarafından onaylı en son tedavi yöntemidir. Küçük ve tek kullanımlık aletler uyumadan önce burun deliklerine yerleştirilir. Bu alet, havanın serbestçe içeri girmesini sağlayan bir kapakçıktır fakat nefes verdiğinizde, hava, kapakçıktaki küçük delikler vasıtasıyla çıkmalıdır. Bu durum, solunum yolundaki basıncı artırır ve onu açık tutar. Bu cihaz, taklitleriyle karşılaştırıldığında horlamayı ve gündüz uyuklamasını azaltır. Ve CPAP’ye dayanamayanlar için bir alternatif olabilir.
  • Ağız cihazları. Diğer bir seçenek ise boğazınızı açık tutmak için tasarlanmış olan ağız cihazları kullanmaktır. CPAP, ağız cihazlarından daha güvenilirdir fakat ağız cihazlarının kullanımı daha kolay olabilir. Bazıları, çenenizi öne doğru getirerek boğazınızı açmak için tasarlanmıştır ve bunlar bazen horlamayı ve hafif tıkayıcı uyku apnesini azaltabilir.

Bunun gibi birçok cihaz daha diş hekiminizde mevcuttur. Sizin için en uygun olan cihazı seçene kadar birkaç tane cihazı denemeniz gerekebilir.

Doğru olanı bulduğunuzda, ilk yıl boyunca en azından altı ayda bir kez diş hekiminizle beraber talimatları uygulamak durumunda kalacaksınız ve daha sonra en az yılda bir kez uyumunun hala iyi olduğuna dair ve bulgu ve semptomları yeniden değerlendirmek için doktorunuza gitmeniz gerekecektir.

Cerrahi Bütün tedaviler başarısız olursa cerrahi müdahale bir seçenek olarak bulunur. Genel olarak, cerrahi müdahaleden önce diğer tedavi seçeneklerinin en azından üç aylık bir dönemde kullanılmış olması gerekir.

Fakat çene yapısında belli sorunları olan insanlar için, ilk olarak kullanılabilir iyi bir seçenektir.

Uyku apnesi ameliyatının amacı, titreşerek horlamanıza sebep olan veya üst solunum yolu kanalınızı engelleyerek uyku apnesine sebep olan boğaz veya burnunuz vasıtasıyla solunum yolunu genişletmektir. Cerrahi müdahale seçenekleri şunlardır:

  • Doku çıkarma. Uvulopalatofaringoplasti (UPPP) denilen bu prosedür boyunca, doktorunuz, ağzınızın arkasından ve boğazınızın üst kısmından doku çıkartır. Bademcik ve geniz etiniz de genellikle alınır. Bu çeşit bir ameliyat, titreyerek horlamaya sebep olan boğaz yapılarını durdurmada başarılı olabilir. Fakat uyku apnesini tedavi etmede o derece başarılı olmayabilir çünkü boğazınızın altından kalan dokular hala solunum yolunuzu engelliyor olabilir. UPPP, genel olarak bir hastanede yapılır ve genel anestezi gerektirir.

Bir lazerle boğazınızın arkasındaki dokuları çıkarmak (lazer yardımıyla Uvulopalatofaringoplasti ), uyku apnesi için tavsiye edilen bir tedavi değildir. Radyofrekans enerjisi (radyofrekans ablasyonu), CPAP veya ağız cihazlarına dayanamayan kişiler için bir seçenek olabilir.

  • Çenenin yeniden konumlandırılması. Bu prosedürde çeneniz, yüz kemiklerinizin geri kalanına göre daha öne kaydırılır. Bu durum, dil ve yumuşak damak arasındaki mesafeyi genişleterek, tıkanıklık oluşumunu engeller. Maksillomandibuler olarak bilinen bu prosedür, ağız cerrahisi ve ortodontistin beraber çalışmasını gerektirebilir ve bazı zamanlarda başarı olasılığını artırmak için başka bir prosedürle birleştirilebilir.
  • Implantlar. Plastik çubuklar, siz lokal anestezi etkisindeyken yumuşak damağa cerrahi olarak yerleştirilir. Bu uygulama, horlayanlar ve CPAP’ye katlanamayan hafif uyku apneliler için uygun bir seçenektir.
  • Yeni bir solunum kanalı oluşturmak (trakeostomi). Bu çeşit bir cerrahi müdahaleye, diğer tedavilerden bir sonuç alamazsanız ve şiddetli ve hayatınızı tehdit eden uyku apneniz varsa başvurabilirsiniz. Bu uygulamada, cerrahınız boğazınızda bir açılım yapar ve nefes alabileceğiniz metal veya plastik bir boruyu oraya yerleştirir. Gün boyu bu açık bölgeyi kapalı tutarsınız. Fakat gece hava akışını sağlamak için onu açarsınız ve ciğerlerinize hava dolar böylece boğazınızdaki engellenmiş hava kanalı bypass edilmiş olur.

Diğer cerrahi müdahaleler de hava kanallarını genişleterek veya temizleyerek horlamanızı azaltabilir ve uyku apnesi tedavinize katkı sağlar.

  • Polipleri çıkarmak için veya burun deliklerinizin arasındaki eğri bölgeleri düzeltmek için yapılan burun ameliyatı (deviye nazal septum)
  • Büyümüş bademcik ve geniz etini almak için yapılan ameliyat

Merkezi ve komp uyku apnesi tedavileri şunlardır:

Tedaviler

  • İlgili tıbbi sorunların tedavisi. Merkezi uyku apnesinin olası sebepleri, kalp veya nöromüsküler bozuklukları içerir ve bu durumları tedavi etmek işe yarayabilir. Örneğin, kalp yetmezliği için optimize etme tedavisi, merkezi uyku apnesini azaltabilir.
  • Oksijen desteği. Uyku esnasında oksijen desteği almak, merkezi uyku apneniz varsa işe yarayabilir. Ciğerlerinize oksijen göndermek için farklı cihazlar olduğu gibi değişik türlerde oksijenler de mevcuttur.
  • Sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP). Tıkayıcı uyku apnesinde de kullanılan bu metot, uyurken burnunuza bir basınç maskesi takmanızı gerektirir. Bu maske, düşmesini de engellemek için solunum kanallarınız vasıtasıyla size hava baskısı yapan küçük bir pompaya bağlanmıştır. CPAP, horlamayı azaltıp uyku apnesini önler. Tıkayıcı uyku apnesinde olduğu gibi, belirtilen şekilde aleti kullanmanız önemlidir. Eğer maske size rahatsızlık veriyorsa veya baskı size çok sert geliyorsa, doktorunuzla konuşup gerekli düzenlemeleri yapabilirsiniz.
  • Aynı seviyede pozitif solunum yolu basıncı (BPAP). Sabitlik sağlayan CPAP’nin tersine, nefes alıp verirken üst solunum yolunuza sürekli baskı yapan BPAP, nefes aldığınızda daha yüksek basınç üretir ve nefes verdiğinizde basınç seviyesini düşürür. Bu tedavinin amacı, merkezi uyku apnesinin zayıf nefes yapısına yardımcı olmaktır. Bazı BPAP araçları, eğer cihaz çok fazla saniye geçtikten sonra hala tek nefes almadığınızı saptarsa otomatik olarak bir nefes göndermek üzere ayarlanmıştır.
  • Uyarlanabilir servo-havalandırma (ASV). Daha yeni olan bu solunum cihazı, sizin normal nefes alma yapınızı öğrenir ve içindeki bilgisayara bu bilgiyi kaydeder. Uyuduğunuzda cihaz, nefes alış yapınızı normalleştirmek için basınç kullanır ve uykunuzdaki duraksamaları önler. ASV’nin, bazı insanlardaki merkezi uyku apnesinin tedavisinde, diğer cihazlara oranla daha başarılı olduğu görülmüştür.

Bu tedavilerin dışında, implantlar gibi uyku apnesi için farklı tedaviler hakkında yeni şeyler okuyabilir veya duyabilirsiniz. Birçok tıbbi cihaz ve uygulama Amerikan Gıda ve İlaç Kurumundan onay aldıysa da, bunların ne derece kullanışlı olduğuna dair ve tek başına bir tedavi olarak tavsiye edilmelerine dair sınırlı sayıda yayımlanmış araştırma vardır.

Yaşam tarzı ve evde bakım

Çoğu durumda, kişisel bakım belki de, tıkayıcı uyku apnesiyle ve muhtemelen merkezi uyku apnesiyle de başa çıkmak için en uygun yoldur. Şu tavsiyeleri deneyin:

  • Fazla kilolarınızı verin. Aşırı kilolarınızdan vereceğiniz az bir miktar bile, boğazınızdaki daralmaya iyi gelebilir. Uyku apnesi bazı durumlarda, sağlıklı bir kiloya dönüş yaparak iyileşebilmektedir. Eğer hala bir kilo verme programınız yoksa doktorunuza size uygun kilo verme yöntemi hakkında danışınız.
  • Egzersiz. Canlı bir yürüyüş gibi 30 dakikalık hafif bir aktivite haftanın çoğu gününde yapılırsa, tıkayıcı uyku apnesi semptomlarını iyileştirmede faydalı olur.
  • Alkolden ve sakinleştirici ve uyku hapı gibi belli ilaç kullanımından kaçının. Bunlar, boğazınızın arkasındaki kasları gevşetir, yani nefes almaya müdahale eder.
  • Sırt üstü yatmaktansa yan veya karın üstü yatın. Sırt üstü yatmak, diliniz ve yumuşak damağınızın boğazınızın arkasına doğru çekilmesine ve böylece solunum yolunuzun kapanmasına neden olur. Sırt üstü yatmayı önlemek için, pijamanızın arkasının üst kısmına bir tenis topu dikmeyi deneyin.
  • Geceleri burun kanallarınızı açık tutun. Burun kanallarınızı açık tutmaya yardımcı olmak için bir tuzlu burun spreyi kullanın. Herhangi bir burun dekonjestanı veya antihistamini kullanma konusunda doktorunuza danışın çünkü bu ilaçlar genel olarak kısa süreli kullanım için önerilmektedir.

Eğer içiciyseniz, sigarayı. Sigara içmek, tıkayıcı uyku apnesini kötüleştirir.

Источник: https://www.saglikveyasam.com/uyku-apnesi

Libido nasıl yükselir? İşte 5 önemli adım

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, libido ve testesteron seviyesinin optimal seviyeye ulaşması için neler yapılması gerektiği hakkında şu bilgileri verdi.

AĞIRLIK ANTRENMANI YAPIN

Egzersiz sırasında ağırlık antrenmanı yapınız. Yağ yakmanın özgüveni arttırmak için harika bir yol olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda yapılan çalışmalar egzersiz yapan bireylerin vücutlarıyla daha kolay temas kurabildiklerini göstermiştir.

KEREVİZ, ÇİKOLATA, İSTİRİDYE, KABAK ÇEKİRDEĞİ

Bazı besinlerin testesteron üzerine direkt etkisi bulunmaktadır. Kereviz ve çikolata hem erkek hem de kadında cinsel isteği arttırıcı etki yaratmaktadır. İstiridye de testosteronu arttırıcı özelliğe sahip olup yalnızca erkeklerde etkilidir. Kabak çekirdeği çok miktarda çinko içerir, çinko da testosteron miktarının artmasını sağlar.

STRES FAKTÖRLERİNİ AZALTIN

Stres ile baş etme yöntemleri ile ilgili profesyonel destek alabilirsiniz.

GECE HAYATINA DİKKAT

Kalitesiz-düzensiz uyku alışkanlıkları ve gece hayatı hormonal dengenin bozulmasına yol açmaktadır. Az uyuduğunuzda, hormonlar dengesizleşir ve zaman içinde cinsel isteğinizi kaybedebilirsiniz. Alkol özellikle kadınların libidosunu önemli oranda azaltmaktadır.

ELMA SUYU, KİMYON, TARÇIN, KAHVE, KARANFİL

Bazı içeceklerin de afrodizyak etkisi olduğu bilinmektedir. Örneğin elma suyunu kimyon ve tarçın ekleyerek içebilirsiniz. Kahve, en iyi libido güçlendirici olabilir. Hindistan'da karanfil, yüzyıllardır erkek cinsel işlev bozukluğunu tedavi etmek için kullanılmaktadır. Karanfil şarabı tercih edebilirsiniz.

TESTOSTERON NEDİR?

Hormonların sadece üreme işlevlerimizden sorumlu olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hormonlar tabi ki üreme de dahi olmak üzere ruh halimizden, uykumuza; iştahın azalmasından iştahın artmasına ve elbette libidomuza kadar her şeyi düzenlerler.

Aynı anda birçok işlev yerine getirmek üzere vücudumuzda 200’den fazla hormon salgılanmaktadır. Bu hormonlardan biri de Testosteron hormonudur. Testosteron hormonu birincil olarak libidodan sorumludur. Diğer görevleri ise metabolizmamızı, ruh halimizi, enerjimizi kontrol etmektir.

Testosteron miktarının azalması hem erkek hem de kadınlarda libidonun azalmasına, kalıcı kilo almaya, yorgunluğa, anksiyete ve depresyona, sindirim sorunlarına, hızlı yaşlanmaya sebep olur. Ayrıca genel hastalık riskini arttırır. Libido problemlerinin sıkça karşımıza çıkıyor olması ise tesadüf değildir.

Nedenleri niçinleri ile ilgili gelin bilgilerimizi bir tazeleyelim.

LİBİDO NEDİR?

Düşük libido, cinsel aktiviteye karşı azalmış ilgi demektir. Zaman zaman cinsel ilişkiye olan ilginin kaybolması yaygındır çünkü libido seviyeleri yaşam boyu değişir. Uzun bir süre için düşük libido endişe yaratabilir. Düşük libido bazen altta yatan sağlık problemlerinin de bir göstergesi olabilir.

DÜŞÜK LİBİDO NEDENLERİ NELERDİR?

Testosteron seviyesinin düşük olması düşük libidonun başta gelen nedenidir. Testosteron seviyesi; desilitre başına 300 ila 350 nanogramın altına düştüğünde, düşük testosteron veya düşük T olarak kabul edilir (ng / dL). Testosteron seviyesi düştüğünde, seks arzunuz da azalır.

İLAÇLAR

Azalan testosteron, yaşlanmanın normal bir parçasıdır. Fakat testosteronda ciddi bir düşüş libidoda azalmaya yol açabilir. Bununla birlikte bazı ilaçlar, testosteron seviyelerini düşürür, bu da düşük libidoya yol açabilir. Örneğin, ACE inhibitörleri ve beta blokerler gibi tansiyon ilaçları boşalmayı ve ereksiyonları önleyebilir.

HUZURSUZ BACAK SENDROMU (RLS)

Bacaklarınızı hareket ettirmek için kontrol edilemeyen dürtüdür. Bir çalışmada, RLS’li erkeklerin, RLS'si olmayanlara göre erektil disfonksiyon (bir erkeğin ereksiyona sahip olmadığı durumdur) geliştirme riski daha yüksek bulunmuştur.

DEPRESYON

Kişinin tüm hayatını etkiler. Depresyonu olan kişiler, bir zamanlar zeli buldukları aktivitelere karşı ilgisizlik yaşarlar. Buna seks de dahildir. Ayrıca kullanılan antidepresan ilaçlarının libidoyu azaltıcı etkisi bulunmaktadır.

STRES

Hormon seviyelerini bozar, arterleri daraltır. Bu daralma kan akışını kısıtlar ve potansiyel olarak erektil disfonksiyona neden olur. The Journal of Nervous and Mental Disease’de yapılan bir çalışmada, psikolojik belirtilerden ve ilişki kalitesinden ayrı olarak stresin cinsel sorunlara doğrudan etkisi olduğu görüşü desteklenmiştir.

UYKU APNESİ

Klinik Endokrinoloji ve Metabolizma Dergisi'nde (JCEM) yapılan bir çalışmada obstrüktif uyku apnesine (OSA) sahip erkeklerin testosteron düzeylerinin daha düşük olduğu bulunmuştur.

Araştırmacılar şiddetli uyku apnesi olan erkeklerin yaklaşık yarısının gece boyunca çok düşük testosteron seviyelerine sahip olduklarını bulmuşlardır.

Dolayısıyla uyku problemleri ile testosteron arasında ciddi bir bağlantı bulunmaktadır.

Источник: https://www.mynet.com/5-adimda-libidonuzu-yukseltin-1217861-mykadin

Uyku apnesinin belirtileri, nedenleri ve tedavisi – Ayşe Tolga İyi Yaşam

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Uyku apnesi, uyku esnasında kişinin solunumunun tekrar tekrar durduğu ve başladığı bir uyku bozukluğudur. Semptomlar arasında; gündüz uykusu, yüksek sesle horlama ve gece boyu huzursuz bir uyku bulunur.
Uyku apnesi, bir gecede uyku çalışması ile kolaylıkla teşhis edilir.

Bununla birlikte, tedavi edilmemiş uyku apnesi, kalp hastalığı ve depresyon gibi ciddi sağlık komplikasyonlarına yol açabilir; uykulu sürüş motorlu araç kazalarının riskini de artırabilir.

Günümüzde her 5 yetişkinden 1’inde hafif obstrüktif uyku apnesi semptomları bulunurken, 15 kişiden 1’inde orta veya şiddetli semptomlar görülür.

Menapoz ve menopoz sonrası, kadınlarda uyku apnesi riski artar. Uyku apnesi, hipertansiyon için bağımsız bir risk faktörüdür. Ayrıca 50 yaş ve üzeri insanlarda daha sık görülürken, çocuklar da dahil olmak üzere her yaştan insanı etkileyebilir.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi, bloke olmuş hava yolu (obstrüktif) veya beyindeki sinyal merkezi probleminden (merkezi) dolayı, uyku sırasında ortaya çıkan nefes almada istemsiz bir duraklamadır. Uyku apneli hastaların çoğu obstrüktif vakadır.

Uyku apnesi bozukluğu olan insanlar farkında olmadan uykuda tekrar tekrar nefes almayı bırakırlar.

Hava yolu açıldığında kişi nefes alabilir, derin nefes alabilir veya nefes nefsepsiyuma, boğulma veya boğulma hissi ile tamamen uyanabilir.

Uyku Apnesinin Nedenleri

Kas değişiklikleri: İnsanlar uyurken, hava yolunu açık tutan kaslar gevşer ve hava yolunun daralmasına neden olur. Normal koşullar altında, bu gevşeme akciğerlerin içindeki ve dışındaki hava akışını engellemez.

Fiziksel engeller: Solunum yolunu çevreleyen ek kalınlaştırılmış doku veya aşırı yağ depoları olduğunda, tıkanıklık hava akışını kısıtlar ve sıkışan hava, tipik olarak uyku apnesi ile ilişkili olan yüksek sesle horlamaya neden olabilir.

Beyin fonksiyonu: Merkezi uyku apnesinde, daha az görülen bir neden olarak; solunum için nörolojik kontroller anormal olup, solunum kontrolünün ve ritminin arızalanmasına neden olur.

Apne gerçekleşmesi: Hava yolu tamamen tıkandığında, horlama durur ve 10-20 saniyelik bir süre boyunca solunum yoktur, beyin sinyalleri kasları sıkıştırarak hava akışını geri getirir. Bu süreç gece boyunca yüzlerce kez devam etse de, apneyi yaşayan birey, sorunun farkında değildir.

Risk Faktörleri

• Sırtüstü yatmak• Şişmanlık• Kronik sinüzit• Geniş boyun çevresi• Kilo artışı• Menopoz• Büyük bademcikler• Down Sendromu• Sigara içmek

• Aile öyküsünde uyku apnesi

Uyku Apnesinin Belirtileri

Apne, bir başka kişi tarafından farkedilebilir. İnsanın nefes almayı bıraktığı, birdenbire nefes almaması veya homurdanması, uyanması ve ardından uykuya geri dönmesi fark edebilir.

Uyku apnesinin en yaygın semptomlarından biri gündüz uykusu halidir. Hasta, sorunlarının farkında olmayabilir ancak gece uyandıysa uykuları huzurlu olmayacaktır.

Sonuçta da, gün boyunca alışılmadık derecede uykulu hissedeceklerdir.

Ek semptomlar şunları içerir:

  • Huzursuz uyku veya uykusuzluk
  • Konsantrasyon zorluğu
  • Yüksek sesle horlama
  • İdrar yapmak için birkaç kez uyanmak
  • Ağız kuruluğu veya boğaz ağrısı ile uyanma
  • Sabah baş ağrısı
  • Sinirlilik
  • Mide ekşimesi
  • Libido düşüklüğü
  • Geniş boyun çevresi

Uyku bozuklukları bir dizi komplikasyon ve diğer koşullarla da ilişkilendirilmiştir. Bunlar arasında şunlar bulunur:

  • Motorlu taşıt kazaları
  • Zihinsel engellilik
  • Metabolik sendrom
  • Ruh hali değişiklikleri
  • Yüksek tansiyon
  • İnme
  • Göz tansiyonu
  • Hafıza sorunları
  • Kronik yorgunluk
  • Yaşam kalitesinin düşmesi

Uyku apnesi, bir gece uyku laboratuvarında yapılan bir uyku çalışması (gece polenomnografisi) ile teşhis edilir. Bu çalışma, uyku esnasında beyin dalgalarını, göz ve bacak hareketlerini, oksijen seviyelerini, hava akışını ve kalp ritmini kaydeder. Uyku bozukluklarında uzmanlaşmış bir doktor da testi yorumlar.

Bazı kişiler için, Evde Uyku Apnesi Testi yapılabilir. Her saatte bir ortaya çıkan apne bölümlerinin/ataklarının sayısı uyku apnesinin şiddetini belirler:

Normal – Saatte 0-5 apne atağı.Hafif uyku apnesi – Saatte 5-15 apne atağı.Orta derecede uyku apnesi – Saatte 16-30 apne atağı.

Ağır uyku apnesi – Saatte 31 ve daha fazla apne atağı.

Uyku Apnesi Tedavisi

Uyku apnesi, motorlu araç kazaları, konsantrasyon güçlüğü, depresyon, kalp krizi ve inme gibi genel sağlık ve yaşamı tehdit eden komplikasyonların çoğalmasıyla ilişkili ortak bir sorundur. Apne nedenine ve seviyesine bağlı olarak, farklı tedavi yöntemleri vardır. Tedavinin amacı uyku esnasında solunumu normalleştirmektir.

Solunumun normale dönmesi uyku apnesi üzerinde şu etkilere neden olur:

• Gündüz yorgunluğunu ortadan kaldırır.• Apne veya uyku eksikliğinden dolayı oluşan ve istenmeyen zihinsel sağlık değişikliklerini ortadan kaldırır.

• Yetersiz nefes alma gerginliğinden kaynaklanan kardiyovasküler değişiklikleri önler.

Yaşam tarzı değişiklikleri, solunumun normale dönmesi için şarttır ve tedavideki ilk adımlardır. İlk adım olarak;

• Alkol bırakılmalı• Sigara bırakılmalı• Kilo verilmeli

• Yan yatar pozisyonda uyku öğrenilmeli

Diğer tedavi yöntemleri olarak;

Sürekli pozitif havayolu basıncı tedavisi: Uyku apnesi için öncü tedavidir. Bu, hafifçe bir maske boyunca pozitif basınçlı hava akışı sağlayarak solunum yolunu açık tutar.

Cerrahi: Hava yolunu genişletebilen çeşitli cerrahi işlemler var. Cerrahi işlemler; tıkanmış dokuyu sertleştirmek veya küçültmek için, aşırı doku veya büyümüş bademcikleri temizlemek için kullanılabilir. Ameliyatın kapsamına bağlı olarak, işlemler bir doktor ofisinde veya hastanede yapılabilir.

Mandibular yeniden konumlandırma cihazı: Hafif veya orta derecede uyku apneli bireyler için uygun özel yapım ağız aletidir. Bu parça, dilin arkasındaki alanı genişletmek için uykudayken çeneyi ileri bir konumda tutar. Böylece, üst havayolunu açık tutmaya, apneleri önlemeye ve horlamaya yardımcı olur.

Bazı insanlar sürekli pozitif hava yolu basıncı tedavisi kullanmada sorun yaşar ve kalıcı bir fayda sağlamadan önce tedaviyi durdururlar. Bununla birlikte, ekipmanın daha rahat ve ayarlama periyodunun düzgün olabilmesi için alınabilecek birçok önlem var. Maske ve aparatlar ayarlanabilir ve havadaki nem ilavesi, burnu rahatlatabilir.

Mandibular yeniden konumlandırma cihazının yan etkileri olarak, çene veya diş ağrısı ve çene eklem hastalıklarını ağırlaştırması görülebilir.

Uyku apnesini tedavi etmemenin potansiyel sağlık etkileri, tanı ve tedaviyle ilgili maliyet veya rahatsızlıktan çok daha fazladır. Aşırı gündüz uykusu veya diğer uyku apnesi semptomlarına sahip olan kişiler derhal doktorlarıyla görüşmelidir.

Источник: https://www.aysetolga.com/uyku-apnesinin-belirtileri-nedenleri-tedavisi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.