Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Uyku Apnesi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Uyku hayatımızda büyük öneme sahip ve ömrümüzün neredeyse üçte birini kapsayan bölümüdür. Uykuya ayrılan zaman kişiden kişiye değişse de yetişkin bir bireyin günlük ortalama uyku süresi 7-9 saat arasında olmalıdır.

Fakat önemli olan bu sürenin uzunluğu değil, ne derece kaliteli ve verimli olduğudur. Özellikle aşırı stresli ve yorgun olduğumuz zamanlarda, saatlerce yatsak bile yine de dinlenmeden kalktığımız günleri hepimiz yaşamışızdır.

Ancak kaliteli ve tüm evreleri yerine getirilmiş bir uyku, ideal sürelerin de tamamlanması ile herkesin dinlenerek uyanmasını sağlayacaktır.

Uykunun REM ve Non-REM olmak üzere iki evresi vardır. Uykuya dalma ve rüya görme gibi olaylar bu evrelerin farklı kısımlarında gerçekleşmektedir. Bir kişi gece boyunca herhangi bir sebeple defalarca uyanırsa, bu evreler tamamlanamadığından sabah çok yorgun ve hiç uyumamış gibi olur. Bu da uzun vadede sinir, stres, huzursuzluk ve mutsuzluk gibi yan etkileri doğuracaktır.

Uyku Nedir? Uykunun Evreleri ve Yaş Gruplarına Göre İdeal Uyku Saatleri Nelerdir?

Uyku apnesi dediğimiz durum ise uyku kalitesini etkileyen ve kişinin sağlığı üzerinde doğrudan etkili olan bir sorundur. En basit tanımı ile uykuda solunumun durması olarak ifade edilir, ciddiye alınıp tedavisi aksatılmadan yapılması gereken bir hastalıktır.

Her yaştan kişide görülebilen bu sorunda kişi bir süre nefes alamaz. Nefes almanın durduğu anda beyine giden uyaranlar ile hasta irkilerek uyanır ve yeniden soluk almaya başlar.

Bizler bu makalemizde uyku apnesinin nasıl bir sağlık sorunu olduğunu, sebeplerini, belirtilerini ve tedavisinin nasıl yapıldığını anlatmaya çalışacağız.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi; uyku esnasında, herhangi bir nedenle, en az 10 saniye solunumun durması olarak ifade edilir. Solunumun geçici olarak durması apne olarak ifade edildiği için, uyku apnesi de halk arasında sedece bu terim ile anılabilmektedir. Bademciklerin aşırı büyümesi, geniz eti, horlama gibi sorunlar apneye sebep olabilmektedir.

Bazı kişilerde yüzeysel, bazılarında ise hayati tehsi olan bu durum, gece boyunca birkaç kez tekrarlanabilir. Toplumda görülme sıklığı %1-4 olan apne önemli bir sorun olarak kabul edilmeli ve gereken önlemler alınmalıdır. Hastalığın 3 türü bulunmaktadır. Bunlar;

  • Obstrüktif (Tıkayıcı) Uyku Apnesi: En yaygın görülen tipidir, üst solunum yollarının tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkar.
  • Santral Uyku Apnesi: Beyinde solunumu kontrol eden kaslara, gerekli sinyallerin iletilmemesi sonucu oluşur.
  • Mikst Uyku Apnesi: Hem santral hem de tıkayıcı uyku apnesinin bir arada görüldüğü durumdur.

Uyku Apnesinin Nedenleri Nelerdir?

Temel nedeni boğazdaki hava yolunun kapanmasıdır. Bunun sebebi bademciklerin şişmesi de olabilir, aşırı büyümüş geniz eti de, çok ileri düzeyde olan horlama da olabilir.

Bazen de sebebi doğuştan kaynaklanabilir. Yani üst solunum yolunda bir darlık varsa, çocukluktan itibaren solunum yolu yıpranacak ve uyku sırasında apne sendromu yaşanacaktır.

Bu nedenle yetişkinler kadar çocuklarda da görüldüğünü söyleyebiliriz.

Horlama toplumumuzun çok büyük bir kesiminde görülmektedir. Özellikle geniz eti olanlar ve yaşı ilerlemiş kişilerde daha ileri boyuttadır.

Fakat apne sorunu olan kişilerdeki horlama, normalden 3-4 kat daha şiddetli, sesli ve kaba bir şekilde geçekleşmektedir.

Uzmanlar nedenleri arasında sayılmasını tam olarak doğru bulmasa da, uyku apnesi olan kişilerin %30-50'sinde hipertansiyon olduğu bilinmektedir.

Uyku Apnesinin Belirtileri Nelerdir?

En önemli belirtisi hiç kuşkusuz ki solunumun durmasıdır. Kişi gece uykusunda nefes alamama sebebiyle uyanıyorsa vakit kaybetmeden bir doktora görünmelidir.

Çünkü bazı kişiler solunum durduğu an uykusundan sıçrayarak uyanır ve yeniden nefes almaya başlar.

Oysa uykusu çok ağır olan insanlar 10 saniyeden daha uzun süre nefes alamadığında ve kalkmadığında hayati tehye oluşan sonuçlar meydana gelmektedir. Uyku apnesinin belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Uykuda solunum durması.
  • Horlama.
  • Huzursuzluk.
  • Nefes darlığı.
  • Sık sık iç çekme.
  • Erkek cinsiyet (erkeklerde kadınlara göre daha çok görülmektedir).
  • Elleri ve kolları kullanarak sanki suda boğuluyormuşçasına veya zor bir durumdaymış gibi çırpınarak uyanma.
  • Sabahları yorgun ve sanki hiç uyumamış gibi uyanma.
  • Terleme.
  • Sık sık idrara çıkma.
  • Ağız kuruluğu.
  • Reflü.
  • Baş ağrısı.
  • Unutkalnlık.
  • Konsantrasyon bozukluğu.
  • Depresyon ve mutsuzluk.
  • Sürekli uykulu ve yorgun hissetme.

Yukarıda saydığımız belirtilerin çoğu uyku esnasında olan durumlardır. Bu kişiler verimli uyuyamamanın etkisiyle gün içerisinde sürekli yorgun ve uykusuz olacaklardır.

Eğer öğrenci ise derse kendini verememe, konsantrasyon bozukluğu, dikkat dağınıklığı gibi durumlar da belirtiler arasındadır.

Bu noktada anne ve babaların bilinçli olmasını, öğretmenlerden bu tarz şikayetler geliyorsa altında yatan etkenleri araştırmasını tavsiye ederiz. Ancak belirtiler her zaman bu kadar masum olmuyor.

Daha ileri vakalarda ani ölümler, kalp yetmezliği, felçlik geçirme, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, cinsel isteksizlik, kontrol altına alınamayan diyabet ve kilo vermede güçlük gibi durumlar da uyku apnesinde meydana gelen oldukça ciddi sağlık sorunlarıdır. Saydığımız bu durumlar özellikle çalışma esnasında meydana gelirse, hayati tehsi olan iş kazalarına yol açabilir. Örneğin uzun yol şoförleri, elektrik direğinin tepesinde çalışmak zorunda olan kişiler, apne meydana geldiği anda sonu ölüme varan durumları yaşayabilirler.

Uyku Apnesi Nasıl Önlenir?

Konumuz olan hastalığın tanımını yaptıktan, nedenlerini ve belirtilerini anlattıktan sonra artık kafamızda durumun ciddiyetinin oturmuş olduğunu tahmin ediyoruz.

Peki, son derece ciddi bir sağlık sorunu olan uyku apnesi nasıl önlenir? Uzmanlar öncelikle aşırı kilolu olmaktan kaçınmamızı öneriyorlar.

Çünkü obezite, hastalık için en önemli risk faktörlerinden biri olarak gösteriliyor.

Obezite boyutuna ulaşmış kişiler ideal kilolarına ulaşarak, apne oluşma ihtimalini en az %50 oranında azaltabilirler.

Bunun dışında diğer tüm hastalıklarda da olduğu gibi sigara ve alkol alışkanlığı varsa bırakılmalı, uyku ilaçları kullanılmamalı ve sırt üstü yatılmamalıdır.

Televizyonlarda ve marketlerde horlamayı giderici burun spreyleri veya bantlar görmüşsünüzdür. Uzmanlar bunların pek işe yaramadığının özellikle altını çiziyorlar.

Uyku Testi (Polisomnografi) Nedir? Nasıl Yapılır?

Hastalığın tedavi aşamasına başlamadan önce elbette ki daha önemli adım teşhisi olacaktır. Takdir edersiniz ki bazı hastalıklar yanlış tanı konulduğu için tedaviye geç kalınmakta veya yanlış uygulamalarla daha kötü sonuçların doğmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle tedavi kadar tanı da çok önemlidir. Peki, uyku apnesi nasıl teşhis edilir veya tanısı nasıl konulur?

Bunun için özel bir test uygulanmaktadır. Polisomnografi adı verilen uyku apnesi testi bütün gece boyunca kişinin beyin aktivitelerini ve solunumsal durumunu kaydeder.

Uyku sırasında; ağız ve burundan yayılan hava akımı, beyin dalgaları, göz hareketleri, horlama, kol ve bacak hareketleri, kalp atışının hızı, oksijen seviyesi gibi ölçümler yapılır.

Bu ölçümleri yapabilmek için hastanın bir gece uyku odasında kalması gerekmektedir.

Polisomnografi hakkında edindiğimiz bilgiler arasında; testin yapılması teklif edilen kişilerin %90'ının ilk önce kabul etmediği yer alıyor. Birçok kişi ben başka yerde uyuyamam diyerek reddediyormuş. Oysaki yapılan işlemler son derece kolay ve rahat.

Bunun için hastanın kişisel eşyalarını yanına alarak testin yapılacağı hastaneye veya merkeze tek başına gelmesi istenir. Yakınlarından birinin eşlik etmemesi özellikle rica edilir.

Çünkü uyku esnasında tamamen yalnız olması ve parametrelerin doğru bir şekilde tespit edilmesi amaçlanır.

Daha sonra hasta uyku testine hazırlanır, uyumak istediği saatte tıpkı evinde olduğu gibi yatağına yatırılır. Uyku saatinin gelmesine kadar hasta ortama bir miktar alışacağı için uykuya dalmakta çok zorluk çekmez.

Test esnasında vücudun bazı noktalarına bağlanan kablolardan alınan sinyaller odanın dışında bulunan bilgisayara aktarılır. Buraya alınan kayıtlar daha sonra detaylı bir şekilde incelenir.

Üzerinde kablolar bulunan ve birileri tarafından izlenen hasta evindeki gibi rahat olamayacağı için elbette sık sık uyanabilir. Ama her koşulda gerekli verilerin toplanması sağlanmaktadır.

Uzman doktor bu test sayesinde hastanın gece boyunca kaç kez uyandığını, nefes alışının kaç defa durduğunu, kalp hızını ve derin uykuya dalıp dalmadığını analiz edebilir. Elde edilen bu parametreler doğrultusunda hastanın uyku apnesi olup olmadığına karar verilir.

Son olarak en çok merak edilen bir soruya da cevap verelim. Polisomnografi evde de yapılabilen bir testtir. Fakat hem hastaya hem de uzman ve teknisyen ekibine zor olduğu için çok fazla tercih edilmez. Gerekli olan cihaz, elektrotlar, bilgisayar vs. gibi aletlerin taşınması, kurulması ve toplanması bir hayli emek istemektedir.

Bu nedenle şartlar mecbur kılmıyorsa evde yapılması tercih edilmez.

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Teşhis konulduktan sonra yapılması gereken ilk şey kulak burun boğaz doktoruna giderek, üst solunum yollarında herhangi bir darlık olup olmadığını anlamaktır.

Eğer nefes almayı güçleştirici ve uykuda durmasına sebep olacak anatomik bir darlık varsa, cerrahi müdahale gerekebilir.

Uyku apnesi tedavisinin temel amacı hava yolunu devamlı açık tutmayı sağlayacak işlemlerdir.

Bunlar kişinin durumuna göre değişebilir. Geniz eti varsa bu alınır, horlama varsa bunun sebepleri araştırılır, doğuştan kaynaklanan bir durum ise de ameliyatla tedavi yapılabilir.

Eğer hasta aynı zamanda obez ise doktor ilk olarak zayıflamasını ve sağlıklı bir yaşam sürmesini isteyecektir. Bunun için sitemizin zayıflama kategorisine bakabilir ve kendinize uygun olan diyet programınızı seçebilirsiniz.

Tabi ek olarak şeker, tansiyon veya kalp gibi rahatsızlıklarınız varsa bu diyetlere doktorunuza sormadan başlamamanızı öneririz.

İnsomnia (Uykusuzluk) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Daha ciddi vakalarda tedavide pozitif hava basıncı (CPAP) uygulanır. Eğer hastalar bu cihazı kullanmakta zorluk çekiyor ve istemiyorsa, ağız içi aparatlar kullanılarak, dilin geriye gidip solunum yolunu tıkaması önlenebilir. Bu cihazlar uyku esnasında hastanın üst solunum yollarının açık kalmasını sağlayarak apne sorununun yaşanmasını engellemektedir.

Cihazın çalışma mantığında yukarıdaki görselde de gördüğünüz gibi ağız ve burnu sıkıca kapatacak şekilde bir maske takılır.

Kenarları silikon olan ve yüze tamamen oturan bu maske ilk başlarda rahatsız etse de, hasta sabah uyandığında zinde ve uykusunu almış bir şekilde güne başlayacağı için bu tür rahatsızlıkları bir süre sonra görmezden gelmektedir.

Yapılan bu işlemler neticesinde kişinin yaşam kalitesinin ciddi anlamda yükselmesi sağlanmaktadır.

Источник: https://bilgihanem.com/uyku-apnesi-nedir/

Libido nasıl yükselir? İşte 5 önemli adım

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, libido ve testesteron seviyesinin optimal seviyeye ulaşması için neler yapılması gerektiği hakkında şu bilgileri verdi.

AĞIRLIK ANTRENMANI YAPIN

Egzersiz sırasında ağırlık antrenmanı yapınız. Yağ yakmanın özgüveni arttırmak için harika bir yol olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda yapılan çalışmalar egzersiz yapan bireylerin vücutlarıyla daha kolay temas kurabildiklerini göstermiştir.

KEREVİZ, ÇİKOLATA, İSTİRİDYE, KABAK ÇEKİRDEĞİ

Bazı besinlerin testesteron üzerine direkt etkisi bulunmaktadır. Kereviz ve çikolata hem erkek hem de kadında cinsel isteği arttırıcı etki yaratmaktadır. İstiridye de testosteronu arttırıcı özelliğe sahip olup yalnızca erkeklerde etkilidir. Kabak çekirdeği çok miktarda çinko içerir, çinko da testosteron miktarının artmasını sağlar.

STRES FAKTÖRLERİNİ AZALTIN

Stres ile baş etme yöntemleri ile ilgili profesyonel destek alabilirsiniz.

GECE HAYATINA DİKKAT

Kalitesiz-düzensiz uyku alışkanlıkları ve gece hayatı hormonal dengenin bozulmasına yol açmaktadır. Az uyuduğunuzda, hormonlar dengesizleşir ve zaman içinde cinsel isteğinizi kaybedebilirsiniz. Alkol özellikle kadınların libidosunu önemli oranda azaltmaktadır.

ELMA SUYU, KİMYON, TARÇIN, KAHVE, KARANFİL

Bazı içeceklerin de afrodizyak etkisi olduğu bilinmektedir. Örneğin elma suyunu kimyon ve tarçın ekleyerek içebilirsiniz. Kahve, en iyi libido güçlendirici olabilir. Hindistan'da karanfil, yüzyıllardır erkek cinsel işlev bozukluğunu tedavi etmek için kullanılmaktadır. Karanfil şarabı tercih edebilirsiniz.

TESTOSTERON NEDİR?

Hormonların sadece üreme işlevlerimizden sorumlu olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hormonlar tabi ki üreme de dahi olmak üzere ruh halimizden, uykumuza; iştahın azalmasından iştahın artmasına ve elbette libidomuza kadar her şeyi düzenlerler.

Aynı anda birçok işlev yerine getirmek üzere vücudumuzda 200’den fazla hormon salgılanmaktadır. Bu hormonlardan biri de Testosteron hormonudur. Testosteron hormonu birincil olarak libidodan sorumludur. Diğer görevleri ise metabolizmamızı, ruh halimizi, enerjimizi kontrol etmektir.

Testosteron miktarının azalması hem erkek hem de kadınlarda libidonun azalmasına, kalıcı kilo almaya, yorgunluğa, anksiyete ve depresyona, sindirim sorunlarına, hızlı yaşlanmaya sebep olur. Ayrıca genel hastalık riskini arttırır. Libido problemlerinin sıkça karşımıza çıkıyor olması ise tesadüf değildir.

Nedenleri niçinleri ile ilgili gelin bilgilerimizi bir tazeleyelim.

LİBİDO NEDİR?

Düşük libido, cinsel aktiviteye karşı azalmış ilgi demektir. Zaman zaman cinsel ilişkiye olan ilginin kaybolması yaygındır çünkü libido seviyeleri yaşam boyu değişir. Uzun bir süre için düşük libido endişe yaratabilir. Düşük libido bazen altta yatan sağlık problemlerinin de bir göstergesi olabilir.

DÜŞÜK LİBİDO NEDENLERİ NELERDİR?

Testosteron seviyesinin düşük olması düşük libidonun başta gelen nedenidir. Testosteron seviyesi; desilitre başına 300 ila 350 nanogramın altına düştüğünde, düşük testosteron veya düşük T olarak kabul edilir (ng / dL). Testosteron seviyesi düştüğünde, seks arzunuz da azalır.

İLAÇLAR

Azalan testosteron, yaşlanmanın normal bir parçasıdır. Fakat testosteronda ciddi bir düşüş libidoda azalmaya yol açabilir. Bununla birlikte bazı ilaçlar, testosteron seviyelerini düşürür, bu da düşük libidoya yol açabilir. Örneğin, ACE inhibitörleri ve beta blokerler gibi tansiyon ilaçları boşalmayı ve ereksiyonları önleyebilir.

HUZURSUZ BACAK SENDROMU (RLS)

Bacaklarınızı hareket ettirmek için kontrol edilemeyen dürtüdür. Bir çalışmada, RLS’li erkeklerin, RLS'si olmayanlara göre erektil disfonksiyon (bir erkeğin ereksiyona sahip olmadığı durumdur) geliştirme riski daha yüksek bulunmuştur.

DEPRESYON

Kişinin tüm hayatını etkiler. Depresyonu olan kişiler, bir zamanlar zeli buldukları aktivitelere karşı ilgisizlik yaşarlar. Buna seks de dahildir. Ayrıca kullanılan antidepresan ilaçlarının libidoyu azaltıcı etkisi bulunmaktadır.

STRES

Hormon seviyelerini bozar, arterleri daraltır. Bu daralma kan akışını kısıtlar ve potansiyel olarak erektil disfonksiyona neden olur. The Journal of Nervous and Mental Disease’de yapılan bir çalışmada, psikolojik belirtilerden ve ilişki kalitesinden ayrı olarak stresin cinsel sorunlara doğrudan etkisi olduğu görüşü desteklenmiştir.

UYKU APNESİ

Klinik Endokrinoloji ve Metabolizma Dergisi'nde (JCEM) yapılan bir çalışmada obstrüktif uyku apnesine (OSA) sahip erkeklerin testosteron düzeylerinin daha düşük olduğu bulunmuştur.

Araştırmacılar şiddetli uyku apnesi olan erkeklerin yaklaşık yarısının gece boyunca çok düşük testosteron seviyelerine sahip olduklarını bulmuşlardır.

Dolayısıyla uyku problemleri ile testosteron arasında ciddi bir bağlantı bulunmaktadır.

Источник: https://www.mynet.com/5-adimda-libidonuzu-yukseltin-1217861-mykadin

Uyku Apnesi Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Uyku apnesi, horlama ve uykuda solunum durması olarak tanımlanıyor. İnsan ömrünün ortalama üçte birini oluşturan uyku, sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşıyor.

Kalitesiz uyku gündüz sürekli uyur halde dolaşma, konsantrasyon eksikliği gibi şikayetlere yol açarken; yüksek tansiyon, kalpte ritim bozuklukları, felç veya ani gece ölümlerine neden olabilen uyku apnesine de neden olabiliyor.

 Uyku Apnesi Nedenleri

Uyku apnesinin nedeni, boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesidir.

Üst solunum yolundaki darlıklar çocukluktan itibaren, solunum yolunun yıpranmasına sebep olabilir ve bu da uyku apne sendromuna neden olabilir.

Fazla kilolu olmak, büyük bademciklere ve geniz etine sahip olmak da uyku apnesi nedenleri arasında gösterilebilir.  Uyku apnesi sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da görülebilir.

Uyku apne sendromu olan kişide horlama, 3-4 kat daha fazla, çok kaba ve gürültülü şekilde gerçekleşir.

Horlamanın yanı sıra nefes darlığı, sık sık iç çekme, el kol hareketleriyle çırpınarak uyanmaya çalışma, sık ve uzun süreli solunum durmaları, sabah yorgun uyanmak da uyku apne sendromu yaşayan kişilerde görülür.

Uyku apnesinin tam nedeni sayılmasa da, uyku apne sendromlu hastaların %30-50'sinde hipertansiyon görülmektedir.

 Uyku Apnesi Belirtileri

 Uyku apnesinin belirtilerinden en önemlisi uykuda solunumun durmasıdır.  Diğer uyku apnesi belirtileri ise şöyle sıralanabilir:

  • Uykuda sırasında huzursuzluk
  • Horlama
  • Sık sık idrara kalkma
  • Terleme
  • Ağız kuruluğu
  • Reflü
  • Tanıklı olarak solunum durmaları

Ayrıca baş ağrısı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, depresyon, sabah dinç uyanamama ve aşırı derecede uykulu olmak ve yorgunluk hali ise uyku apnesinin gündüz gözlenebilen belirtileri arasındadır.

 Uyku apnesi belirtilerinin görüldüğü kişiler gün içerisinde birçok ciddi tablo ile karşılaşılabilmektedir.

Uykuda ani ölüm, inme, kalp krizi ve kalp yetmezliği, eğer hasta obez ise kilo vermede zorluk, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık, kontrol altına alınamayan diyabet bu olumsuzluklara örnek olarak gösterilebilir.

Bunun yanı sıra, uyku apnesi kişide gündüz sürekli yorgunluk ve konsantrasyon eksikliğine neden olacağı için trafik ve iş kazalarına da neden olabilmektedir.

Uyku Apnesi Testi

 Uyku apnesi testi, hastalığın tespiti ve tedavisi sürecinde en önemli aşamadır. “Polisomnografi” denilen uyku apnesi testi tüm gece boyunca beyin aktivitesinin ve solunumsal olayların kaydedildiği bir testtir.

 Uyku apnesi testi olan Polisomnografi, uyku sırasında beyin dalgaları, göz hareketleri, ağız ve burundan hava akımı, horlama, kalp hızı, bacak hareketleri ve oksijen seviyelerinin ölçümü esasına dayanır. Uyku apnesi testini yaptırabilmek için hastaların bir gece uyku odasında kalmaları gerekir.

Test sırasında sırasında vücudun çeşitli noktalarına bağlanan kablolarla alınan sinyaller odanın dışındaki bilgisayara aktarılır.

Sabaha kadar alınan bu kayıtların incelenmesiyle, uyku süresince solunumun kaç defa durduğu, ne kadar süre ile durduğu, durduğunda oksijen değerlerinin ve kalp hızının nasıl etkilendiği ve derin uykuya dalınıp dalınmadığı gibi birçok parametreye bakılabilir.

Uyku Apnesi Tedavisi

 Uyku apnesi tedavisinde ilk yapılması gereken obezite söz konusu ise bu durumun aşılmasıdır. Eğer üst solunum yollarında belirgin anatomik darlıklar var ise hastanın Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından cerrahi girişim yönünden değerlendirilmesi gerekir.

 İleri derecede uyku apnesi tedavisinde ise pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisi uygulanmalıdır.

Tedavi etkisine ve hastanın tercihine göre otomatik ayarlarda düzenleme yapılarak ya da sabit basınçlı cihaza geçilerek hasta takibe alınmalıdır.

CPAP cihazı kullanmakta güçlük çeken ya da hafif derece vakalarda ağız içi aparey ile alt çene öne alınarak dilin geriye düşüp üst solunum yolunu tıkaması önlenebilir.

 Uyku apnesinin özgün tedavisi, hava yolunu devamlı açık tutacak şekilde basınçlı hava veren cihazların kullanımıyla sağlanmaktadır. PAP (pozitif havayolu basıncı) cihazları üst hava yollarının uyku sırasında açık kalmasını sağlayarak uyku apnesini önlemektedir.

Gece boyunca yüze sıkıca oturan silikon bir maskeyle basınçlı hava veren bu cihazlar, başlangıçta hasta için rahatsız edici görünebilmektedir. Buna rağmen, sabah dinlenmiş ve uykusunu almış olarak uyanan hastalar cihazı kolaylıkla kabul etmektedir.

Hastaya hangi cihazın uygun olduğunu tespit etmek ve apnelerin yok olduğu veya minimum sayıya indiğini görmek için ikinci bir gecenin uyku laboratuvarında geçirilmesi gerekmektedir.

  Cihazla uyku apnesi tedavisinin ardından uyku apnesi sorunundan kurtulan kişilerin yaşam kaliteleri yeniden yükselmektedir.

 Uyku Apnesi Beyin ve Kalp Hastalıklarına Yol Açabiliyor isimli makalemiz için tıklayınız!

Güncellenme Tarihi: 20 Ekim 2016Yayınlanma Tarihi: 20 Ekim 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/uyku-apnesi/

UYKU BOZUKLUĞU VE ÇÖZÜMLERİ

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Bedensel ve ruhsal sağlığın iyi olması için günde belirli saatlerde uykuda olmamız gerekir.

Hücrelerin yenilenmesi genellikle gece saatlerinde gerçekleştiği için 23:00 den sonra yatakta olmamız ve uykuya dalmış olmamız önemlidir. Nöroloji Derneği’nin araştırmalarında 100 e yakın uyku hastalıklarının olduğu görülmüştür.

Uyku bozukluğu ve çözümleri için doktorunuza başvurmalı ve evde yapacağınız yöntemlerle problemi ortadan kaldırmalısınız.

Uykuya daldığımızda beyin hücreleri gereksiz düşünceleri budamaya başlayarak beyindeki ağırlığı kaldırır. Nöron bağların arınması beyin sağlığını yakından etkilemektedir. Uyku anında beyin dinlenir, daha yavaş çalışır ve kendini korumaya alır. Bu yüzden günce en az 6 saat uyku önerilmektedir.

Çocuklarda uyku bozukluğu

Çocuklar özellikle bir şeyleri kavrama yaşına geldiğinde uyku bozukluğu yaşanabilir. Geç yatma, uykuda korkulu rüyalar görme, ağlayarak ya da sıçrayarak uyanma çocuğunuzun uykuyla savaşmasına neden olabilir. Her yaş grubunda uyku düzeni değişmektedir, 1 yaşına kadar gündüz ve gece bölük bölük uyku söz konusudur.

Çocuklar uykuda kâbuslar gördüğünde ailenin yanında yatar. Bu hareket çocuğun bağımsızlığı ve kendine güvenmesi açısından doğru değildir, ne olursan olsun ebeveynler bebeğin yatağında bir süre beklemeli, çocuk uyuduğunda yanından ayrılmalıdır. Çocuklarda uyku problemi psikolojikse ve uzun sürerse bir pedagogdan yardım alınmalıdır.

Kaliteli bir uykuyu nasıl anlarız?

Kaliteli uykunun en önemli göstergesi kişinin uyanınca kendini dinç hissetmesidir. Vücudu dinlenmiş zihin açıktır. Burunda tıkanıklık hissi vardır ve halsizlik söz konusudur. Uykuda görülen rüyanın etkisi altında kalınır, huzursuz bir ruh hali vardır. REM uykusunda rüyalar görülür ve ruhun dinlenme evresidir, derin uyku denilen evrede de fiziksel arınma gerçekleşir.

Kaliteli uykuda, ne kadar süre uyursanız uyuyun kendinizi yenilenmiş hissedersiniz. Algılarınız açıktır ve yeni bilgi almaya, adapte olmaya hazırsınızdır. Uyandıktan sonra derin birkaç nefes almanız, gerinmeniz enerjinizi harekete geçirmeye yardımcı olacaktır.

Uyku apnesi uyku kalitesini düşürür

Uyku sırasında uyku apnesi denilen rahatsızlık ortaya çıkabilir, kişiyi ve yanında yatanı çok rahatsız eder.

Uykuya geçildiğinde bir süreliğine nefes durabilir, nefes ağızdan çok kısıtlı şekilde alınır. Bu durumda uyku bölünecektir ya da vücuda gerekli oksijen alınmadığı için kan yeterli şekilde işlev göremez.

Ani uyanma kalbin ve damar sisteminin uyarılmasına neden olur ve vücut dengesi bozulur.

Fazla kilo, alkol içmek, yatmadan kısa süre önce emek yemek uykuya geçmeyi iyice güçlendirir. Uyku bozukluğu sebebi apneyse, ileriki dönemlerde tansiyon yüksekliği ve kap ritim dengesizliği ortaya çıkabilir. Uyku apnesi tedavi edilmezse nefesin durması ve ölüm gerçekleşebilir. Tedavide maskeyle basınç verilir ve nefes alma kolaylaştırılır.

Mekâna uyum sağlamamak uykunun bozulmasına neden olur

Yeni bir mekâna, yeni bir odaya geçtiğinizde uykuya dalmakta zorluk çekebilirsiniz. İlk 1 hafta uykusuzluk muhtemeldir, bu durum 3 ara kadar sürebilir. Çocuklarda heyecan veren dönemlerde uyku düzensizliği görülebilir. Okul açılma zamanları, karne zamanları, yeni bir kursa başlama zamanlarında uyku bozukluğu ortaya çıkabilir.

Yetişkinlerde düğün öncesinde, önemli iş görüşmeleri öncesinde, özel hayattaki kişilerle yaşanan olumsuzluklarda, yatmadan önce yapılan egzersizlerde uykunun kaçması normaldir. Ruh durumu düzeldiğinde uyku da düzene girecektir. Birkaç gün uykusuz kaldığınızda bunu genellememeli ve bilinçaltına ben zor uyurum kalıbını yüklememelisiniz.

Uykuyu kolaylaştıran yöntemler

Kaliteli bir uykunun vücuttaki olumlu etkisi çok fazladır, düzenli bir uyku hücreyi yenilediğinden yaşlanmayı geciktirir. Uykuya dalmadan önce bol içecekten ve bol yiyecekten sakınmalısınız.

Hücre yenilenmesini uyku zamanında geçer, organlar yediklerinizi sindirmekle uğraşırken hücreleri yenilemekte zorlanır. Uykudan en az 3 saat önce yemeyi bırakmalısınız, sıvı olarak da sadece su içmelisiniz. Yatmadan önce tuvalete gitmeniz de uykunuzun bölünmesini engelleyecektir.

Her kişide aynı etkiyi göstermese de çok fazla çay ve kahve tüketmek uykusuzluğa neden olabilir.

Uyku bozukluğu sorununda sürekli değişen uyku saatinin büyük etken olduğunu bilmeliyiz. Bir gün çok geç bir gün çok erken yattığınızda vücut bir uyumsuzluk yaşar, sık sık uykunun bölünmesi söz konusudur.

Uykudan önce duş almak, rahat kıyafetler giymek, ılık süt içmek, kitap okumak uykuya dalmanızı kolaylaştırır. Süt yerine sakinleştirici etkisi bulunan lavanta, funda, melisa, ıhlamur, yasemin çayı içebilirsiniz.

Oda spreyi yerine doğal lavanta, melisa yağından yaptığınız karışımı yastığınıza damlatabilirsiniz.

Yatak odanızı uyumak için kullanın

Birçok kişinin yaptığı hata, yatak odasını ders çalışmak, yemek yemek, arkadaşlarla sohbet etmek için kullanmaktır. Yatağınıza yattığınızda odada yaptıklarınız aklınıza gelir ve uykunuzu kaçırabilir. Odanızda ses çıkaran saatler olmamalı ve ışık yanmamalıdır. Yatak odasında dikkat dağıtacak objeler ve resimler bulundurmamalısınız. Ayrıca yatak odanız çok sıcak ve çok soğuk olmamalı.

Yatağınızı doğru seçmeli, çok yumuşak ve çok sert olmamasına dikkat etmelisiniz. Yastığınız boyun girintisine uyum sağlamalıdır, yüksel ve alçak olmasına kendiniz karar vermelisiniz.  Uyku öncesinde ne düşünürseniz beyniniz uykusunda onu devam ettirir. Bu yüzden uyumadan önce korku ve gerilim filmleri izlememeli, macera içeren kitapları okumamalısınız.

Çocuklarda uyku bozukluğu nasıl düzelir?

Emzirilen bebeklerde gece uykusuzluğunun nedeni emme alışkanlığı olabilir. Bebeğinizi gece emzirerek uyutmak yerine hiçbir şey yapmadan uyumasını sağlamalısınız. İlk zamanlarda emmek isteyecektir ancak bir süre sonra sizin kurallarınıza ayak uydurarak ve kolaylıkla uykuya dalacaklardır. Uykuya dalana kadar çocuğunuzun yanında olmalı ancak onunla muhabbet etmemelisiniz.

Uyku bozukluğu yaşayan çocuklar anne babasının yanında yatmak için bahaneler arar. Çok büyük sağlık problemi olmadığı sürece çocuklarınız yatağında uyumalıdır.

Gece belirli zaman dilimlerinde çocuğunuzun yanına gidip uyuyup uyumadığını kontrol edebilirsiniz, sizin yanınıza geldiğinde tekrar yatağınıza götürmeli, uykuya dalana kadar yanında durmalısınız. Çocuğunuz bir şey içerek ve yiyerek uyumamalıdır, belki kısa bir masal anlatılabilir.

Çocukların odaları gün içinde havalandırılmalıdır, televizyon açılmamalıdır. Müzikle uyuyan çocuğunuza klasik müzik gibi sakinleştirici müzik türlerini dinletmelisiniz.

Uyku bozuklu için pratik yöntemler

Günün tüm stresi ve kafanızdaki düşünceleri bir kenara bırakmayı başardığınızda uyku kapınızı çalar. İlk önce bacaklardan başlayarak tüm organlarınızı gevşetin. Son olarak alnınızın gevşediğini ve karanlığın içinde yürüdüğünüzü hayal edin. İlerde küçük bir ışık olduğunu düşünün ve odağınız o nokta olsun. Kısa süre sonra uykunuz gelir, çünkü aklınızdaki düşüncelerden arınmışsınızdır.

Uykunu gelmesi için kullanılan diğer yöntem nefes egzersizidir. Yatakta sağ tarafa yatın ve sağ burun deliğinizi kapatın. Burnunuzdan derin bir nefes alın ve karnınızı şişirin, nefesinizi ağzınızdan ya da burnunuzdan verin. Bu nefesi 20 kere yapın ve birkaç dakika ara verin, uyumazsanız bu işlemi bir kez daha tekrarlayın.

Uyku bozukluğu için diğer öneriler

Renklerin insan enerjisi üzerinde büyük etkisi vardır. Kırmızı hızlı hareket etmeli ve tehyi, sarı düşünmeyi tetikler. Bu yüzden uyuyacağımız oda, ruhu dinlendirici renklerle boyanmış olmalıdır. Mavi ve yeşilin açık tonları yatak odası için uygundur. Temiz çarşaflar da kişiye güven verir, uykuya daha kolay geçmenizi sağlar.

Soğuk havalarda uyumak zordur, vücut ısısı arttırıldığında uykuya geçiş kolaylaşır. Yatmadan önce yatağınızı ısıtmanız, bacaklarınızın altına polar almanız tavsiye edilir.

Mide asidi dengeleyen ilaçların içindeki alüminyum uykunun kaçmasına neden olabilir, uykudan çok önce içmeniz uygun olacaktır.

Uyku bozukluğu sebeplerinden biri gündüz uykusudur, masum gibi görünen bir- iki saatlik gündüz uykusu gece uyku ihtiyacının gerek kalmadığı algısı oluşturur ve uykunuz çok geç saatte gelecektir.

Stres uykuyu kaçıran önemli bir faktördür, geçmişle ilgili meselelerin hatırlanması uykuyu hayal eder. Bu yüzden birkaç dakika yapacağınız meditasyon sizi günlük telaşlardan sıyırır, hiçbir şey düşünmeme noktasına getirir.

Sır üstü yatağınıza uzanın, ellerini ve kollarınızı hafif açın. 15 kere diyafram nefesi alın, aklınıza gelen düşüncelere takılmayın zihninizden gitmesine izin verin. Kendinizi yeşillikler içinde ormanın ortasında düşünün ya da bir kumsalda yürüdüğünüzü gözünüzde canlandırın.

Denizi seyrederken uykuya dalmanın keyfini çıkarın.

Источник: https://www.ipuclarim.com/uyku-bozuklugu-cozumleri/

Uyku apnesi hakkında faydalı bilgileri blog sayfamızda bulabilirsiniz..

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Uyku bozuklukları içinde en önemlilerinden biri olan uyku apnesi, her 100 kişiden 4’ünde görülen ve tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanabilen ciddi bir sağlık sorunu.

Uyku sırasında solunumun durması ve şiddetli horlama nedeniyle uyku apnesi, hastanın iyi ve kaliteli bir uykudan mahrum kalmasına yol açarak hem günlük hayatını, hem de iş hayatını olumsuz etkilemekte. Güne yorgun başlayan hastalar, gün içinde aşırı sinirlilik, unutkanlık ve uyuklama ihtiyacı hissedebilmekte.

Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, uyku apnesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Kısaca Uyku Apnesi

Tıp literatüründe uyku apnesi, uyku sırasında solunumun 10 saniyeden fazla durması ve şiddetli horlama durumu olarak tanımlanmakta. Uyku apnesi hastalarında üst solunum yollarının açıklığını sağlayan kaslar gevşediği için hava yolu tıkanır. Buna bağlı olarak hasta, 10 saniyeden uzun bir süre nefes alamaz.

Apne olarak ifade edilen solunum durması durumu, uyku sırasında yüzlerce kez tekrar edebilir. Bu süre içinde vücuttaki oksijen miktarı, normal değerinin yüzde 20’sine, hatta daha da altına düşer ve karbondioksit miktarı artar.

Bunun sonucu olarak, beyne uyarı gider ve beyinden gelen uyarıyla birlikte solunumun devam etmesi için hastanın aniden ve güçlü bir şekilde nefes alması sağlanırken şiddetli bir horlama oluşur.

Uyku apnesinin en önemli belirtisi şiddetli horlamadır.

Uyku apnesinin belirtileri nelerdir?

Uyku apnesi hastaları, uyku sırasında şiddetli horlama sorunu yaşar. Uyku apnesinin en önemli belirtisi olan şiddetli horlama, hasta tarafından çok zor fark edilir ve çoğu zaman bir başkasının şikayetine konu olur. Uyku süresince vücutlarındaki oksijen miktarı azaldığı için hastalar, iyi ve kaliteli bir uykuya sahip olamazlar.

Uyku sağlığı bozulduğu için güne yorgun başlarlar ve sabah yorgunluğu gün boyunca artarak devam eder. Gün içinde dikkat dağınıklığı ve baş ağrısı sorunu yaşayan bu hastalar, yaptıkları işlere odaklanmakta güçlük çeker.

Konsantrasyon bozukluğu şikayetine çoğu zaman dalgınlık ve unutkanlık eşlik eder.

Uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biri de gün içinde ortaya çıkan uyuklama durumudur.

Gece uykusu sırasında duran solunum nedeniyle iyi ve kaliteli bir uykudan mahrum kalan bu hastalar, gün içinde artarak devam eden yorgunluk nedeniyle sık sık uyuklama ihtiyacı hisseder.

Bu öyle bir ihtiyaçtır ki, iş toplantısı gibi en olmadık yerlerde, hatta trafikte bile görülebilir. Hastanın hem günlük hayatını, hem de iş hayatını olumsuz etkileyen bu durum, pek çok istenmeyen olaya yol açabilmekte.

Uyku apnesi hastaları, güne yorgun şekilde başlar.

Uyku apnesinin diğer belirtileri arasında sık idrara çıkma, uykuda aşırı terleme, hızlı kilo alma, depresyon ve çeşitli davranış bozuklukları sayılabilir.

Vakıanın şiddeti arttıkça hastada aşırı sinirlilik hali, yüksek tansiyon ve obezite gibi sağlık sorunları da görülebilir. Uyku apnesinin ölüme yol açma riski, yüksek tansiyon hastalarında çok daha yüksektir.

Yüksek tansiyon sorunu başlı başına ciddi bir sağlık sorunu olduğu gibi, uyku apnesinden dolayı gece düşen oksijen seviyesine bağlı olarak oluşan kalp ritmi bozuklukları ölümcül sonuçlar doğurabilmekte.

Uyku apnesinin türleri nelerdir?

En sık karşılaşılan uyku apnesi türleri 3 grupta incelenmekte; tıkayıcı uyku apnesi, merkezi uyku apnesi ve bileşik uyku apnesi.

Uyku apnesiyle ilgili yapılan araştırmalara göre tıkayıcı uyku apnesinin görülme sıklığı yüzde 84, bileşik uyku apnesinin görülme sıklığı yüzde 15, merkezi uyku apnesinin görülme sıklığı ise yüzde 1’dir.

Tıkayıcı uyku apnesi, üst solunum yollarının açıklığını sağlayan kasların hava geçişini kapatacak şekilde gevşemesi sonucunda oluşur. Yumuşak damağa, küçük dile, yutağa ve dile ait olan bu kaslar gevşediğinde, nefes güçlüğü ortaya çıkar ve solunum geçici olarak durur.

Gün içinde sık sık uyuklama, uyku apnesinin belirtilerinden biridir.

Merkezi uyku apnesi, beynin solunumu kontrol eden kaslara doğru uyarılar göndermemesi sonucunda ortaya çıkar.

Tıkayıcı uyku apnesi vakıalarında vücutta düşen oksijen miktarı nedeniyle, solunumu düzenleyen kaslara beyinden uyarı gönderilerek solunumun düzene girmesi sağlanır.

Fakat merkezi uyku apnesi vakıalarında beyin, bu kaslara doğru uyarı gönderemediği için, vücutta artan karbondioksit miktarı nedeniyle uykunun sona ermesini sağlar ve uyanan hasta, yeniden düzgün şekilde nefes alıp vermeye başlar.

Bileşik uyku apnesi, diğer iki türün bir arada görüldüğü uyku apnesidir. Bu sorunu yaşayan hastalar, saatte ortalama 30-40 kez tıkanma yaşar. İlk tıkanmaları beyinden gelen uyarılarla atabilirler. Fakat bir süre sonra beyinden doğru uyarılar gelmemeye başlar. Bunun üzerine beyin, hastanın uyanmasını ve solunumun düzene girmesini sağlar.

Uyku apnesinin tedavisinde pozitif hava yolu basıncı uygulamak etkin bir yöntemdir.

Uyku apnesi nasıl tedavi edilir?

Uyku apnesinin tedavisinde farklı yöntemler izlenebilmekte. Vakıanın durumuna göre cerrahi yöntemler uygulanabileceği gibi, pozitif hava yolu basıncı tedavisi gibi farklı yöntemler de izlenebilir. Tedavi için nasıl bir yöntemin izleneceğinin belirlenebilmesi için, hastanın uyku testine girmesi ve uyku süresince solunum durumunun incelenmesi gerekmekte.

Bununla birlikte, tedavide pozitif hava yolu basıncı uygulayan uyku apnesi cihazının kullanımı oldukça yaygındır. Nitekim bu cihazlar, hastanın solunum yollarını sürekli açık tutacak şekilde hava girişi sağlayarak uyku apnesini büyük ölçüde önlemekte. Uyku apnesinin tedavi süreci vakıanın durumuna göre değişebilmekte, ancak ortalama 6 ay sürdüğünü söyleyebiliriz.

Uyku apnesini önlemek için neler yapmak gerekir?

Uyku apnesini bazı önlemler sayesinde önlemek mümkün. Bunlar içinde en önemlisi aşırı kilolardan kurtulmaktır. Konuyla ilgili yapılan araştırmalara göre, obezite sorunu olan kişilerde bu hastalık daha sık görülmekte. Ayrıca alkol ve sigara tüketiminden kaçınmak ve sırt üstü yatmamak da bu hastalığın oluşma riskini azaltmakta.

Horlama şikayetiniz varsa bu durum, uyku apnesinin başlama evresine işaret ediyor olabilir. Horlamayı azaltan ve burun açıklığını sağlayan spreyler ve elastik bantlar ile bu sorunun büyümeden çözümünü sağlayabilirsiniz.

Fakat uyku apnesi şikayetiniz varsa, sorunu bu gibi önlemlerle geçiştirmeye çalışmak yerine mutlaka hekiminize başvurarak muayene olmalısınız.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Источник: https://blog.ofix.com/uyku-apnesi-nedir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.