Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

içerik

Libido ne demek? Libidosu yüksek ne demek?

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Libodo nedir? Nasıl yükselir? Nasıl düşer? Hangi besinler libidoyu yükseltir? Hangi besinler libidoyu düşürür? Libido düşüklüğünde neler yapılmalıdır? Libido ile ilgili merak edilen tüm soruları sizler için araştırdık.Peki libido ne demek?

Libido ne demek?

Libido, Latince'de şehvet, arzu, ihtiras gibi anlamlarına gelir, günümüz toplumlarında ise kişinin cinsel faaliyet arzularının seviyesi olarak bilinir. Libidosu düşük cinsel isteği az alan, libidosu yüksek ise cinsel isteği fazla olan kişi demektir.

Libido eksikliği (cinsel isteğin az olması) kadınlarda, erkeklerden daha sık görülen bir durumdur. Araştırmalar, kadınların yüzde 32'sinin, erkeklerin yüzde 15'inin düzenli olarak seks yapmak istemediğini gösteriyor.

Libido düşüklüğü depresyon ve stresten, testosteron hormonunun yetersiz salgılanmasına kadar pek çok nedenden kaynaklanabilmektedir.

Libido nasıl yükselir? Libidoyu arttıran yiyecekler nelerdir?

Bazı besinlerin testesteron üzerine direkt etkisi bulunmaktadır. Kereviz ve çikolata hem erkek hem de kadında cinsel isteği arttırıcı etki yaratmaktadır. İstiridye de testosteronu arttırıcı özelliğe sahip olup yalnızca erkeklerde etkilidir.

Kabak çekirdeği çok miktarda çinko içerir, çinko da testosteron miktarının artmasını sağlar.Çilek Bal, Zencefil, İncir, Lahana,Ginseng, Kereviz, Fındık,Sarımsak,Kırmızı biber,Maydanoz,Çikolata gibi besinlerin tüketilmesi libidonun yükselmesine neden olur.

Bazı içeceklerin de afrodizyak etkisi olduğu bilinmektedir. Örneğin elma suyunu kimyon ve tarçın ekleyerek içebilirsiniz. Kahve, en iyi libido güçlendirici olabilir. Hindistan'da karanfil, yüzyıllardır erkek cinsel işlev bozukluğunu tedavi etmek için kullanılmaktadır.

Karanfil şarabı tercih edebilirsiniz.

Düşük libidonun sebepleri neler?

Testosteron seviyesinin düşük olması düşük libidonun başta gelen nedenidir. Testosteron seviyesi; desilitre başına 300 ila 350 nanogramın altına düştüğünde, düşük testosteron veya düşük T olarak kabul edilir (ng / dL). Testosteron seviyesi düştüğünde, cinsel arzunuz da azalır.

İLAÇLAR

Azalan testosteron, yaşlanmanın normal bir parçasıdır. Fakat testosteronda ciddi bir düşüş libidoda azalmaya yol açabilir. Bununla birlikte bazı ilaçlar, testosteron seviyelerini düşürür, bu da düşük libidoya yol açabilir. Örneğin, ACE inhibitörleri ve beta blokerler gibi tansiyon ilaçları boşalmayı ve ereksiyonları önleyebilir.

Huzursuz bacak sendromu

Bacaklarınızı hareket ettirmek için kontrol edilemeyen dürtüdür. Bir çalışmada, RLS’li erkeklerin, RLS'si olmayanlara göre erektil disfonksiyon (bir erkeğin ereksiyona sahip olmadığı durumdur) geliştirme riski daha yüksek bulunmuştur.

Depresyon

Kişinin tüm hayatını etkiler. Depresyonu olan kişiler, bir zamanlar zeli buldukları aktivitelere karşı ilgisizlik yaşarlar. Buna seks de dahildir. Ayrıca kullanılan antidepresan ilaçlarının libidoyu azaltıcı etkisi bulunmaktadır.

Stres

Hormon seviyelerini bozar, arterleri daraltır. Bu daralma kan akışını kısıtlar ve potansiyel olarak erektil disfonksiyona neden olur. The Journal of Nervous and Mental Disease’de yapılan bir çalışmada, psikolojik belirtilerden ve ilişki kalitesinden ayrı olarak stresin cinsel sorunlara doğrudan etkisi olduğu görüşü desteklenmiştir.

Uyku Apnesi

Klinik Endokrinoloji ve Metabolizma Dergisi'nde (JCEM) yapılan bir çalışmada obstrüktif uyku apnesine (OSA) sahip erkeklerin testosteron düzeylerinin daha düşük olduğu bulunmuştur.

Araştırmacılar şiddetli uyku apnesi olan erkeklerin yaklaşık yarısının gece boyunca çok düşük testosteron seviyelerine sahip olduklarını bulmuşlardır.

Dolayısıyla uyku problemleri ile testosteron arasında ciddi bir bağlantı bulunmaktadır.
 

Libido sorunları için hangi doktora gidilir?

Libido yüksekliğinden veya düşüklüğünden muzdaripseniz Endokrinoloji uzmanına gitmelisiniz. Doktor sizden çeşitli hormon testleri isteyip bu durumun nedenini tespit ettikten sonra gerekli tedaviyi uygulayacaktır.

  Libidonuz çok yüksekse düşürmek için psikiyatrik rapor ile libido düşürücü ilaç reçete edilebilir.

Libido düşüklüğünde ise şeker hastalığı ( diyabet), böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları, alkol, çeşitli ilaçların yan etkisi gibi pek çok faktör rol oynadığından doktor tüm bunları değerlendirip gerekli tedaviyi uygulayacaktır.

Источник: https://www.bolgegundem.com/libido-ne-demek-libidosu-yuksek-ne-demek-556139h.htm

Libido nasıl yükselir? İşte 5 önemli adım

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, libido ve testesteron seviyesinin optimal seviyeye ulaşması için neler yapılması gerektiği hakkında şu bilgileri verdi.

AĞIRLIK ANTRENMANI YAPIN

Egzersiz sırasında ağırlık antrenmanı yapınız. Yağ yakmanın özgüveni arttırmak için harika bir yol olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda yapılan çalışmalar egzersiz yapan bireylerin vücutlarıyla daha kolay temas kurabildiklerini göstermiştir.

KEREVİZ, ÇİKOLATA, İSTİRİDYE, KABAK ÇEKİRDEĞİ

Bazı besinlerin testesteron üzerine direkt etkisi bulunmaktadır. Kereviz ve çikolata hem erkek hem de kadında cinsel isteği arttırıcı etki yaratmaktadır. İstiridye de testosteronu arttırıcı özelliğe sahip olup yalnızca erkeklerde etkilidir. Kabak çekirdeği çok miktarda çinko içerir, çinko da testosteron miktarının artmasını sağlar.

STRES FAKTÖRLERİNİ AZALTIN

Stres ile baş etme yöntemleri ile ilgili profesyonel destek alabilirsiniz.

GECE HAYATINA DİKKAT

Kalitesiz-düzensiz uyku alışkanlıkları ve gece hayatı hormonal dengenin bozulmasına yol açmaktadır. Az uyuduğunuzda, hormonlar dengesizleşir ve zaman içinde cinsel isteğinizi kaybedebilirsiniz. Alkol özellikle kadınların libidosunu önemli oranda azaltmaktadır.

ELMA SUYU, KİMYON, TARÇIN, KAHVE, KARANFİL

Bazı içeceklerin de afrodizyak etkisi olduğu bilinmektedir. Örneğin elma suyunu kimyon ve tarçın ekleyerek içebilirsiniz. Kahve, en iyi libido güçlendirici olabilir. Hindistan'da karanfil, yüzyıllardır erkek cinsel işlev bozukluğunu tedavi etmek için kullanılmaktadır. Karanfil şarabı tercih edebilirsiniz.

TESTOSTERON NEDİR?

Hormonların sadece üreme işlevlerimizden sorumlu olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Hormonlar tabi ki üreme de dahi olmak üzere ruh halimizden, uykumuza; iştahın azalmasından iştahın artmasına ve elbette libidomuza kadar her şeyi düzenlerler.

Aynı anda birçok işlev yerine getirmek üzere vücudumuzda 200’den fazla hormon salgılanmaktadır. Bu hormonlardan biri de Testosteron hormonudur. Testosteron hormonu birincil olarak libidodan sorumludur. Diğer görevleri ise metabolizmamızı, ruh halimizi, enerjimizi kontrol etmektir.

Testosteron miktarının azalması hem erkek hem de kadınlarda libidonun azalmasına, kalıcı kilo almaya, yorgunluğa, anksiyete ve depresyona, sindirim sorunlarına, hızlı yaşlanmaya sebep olur. Ayrıca genel hastalık riskini arttırır. Libido problemlerinin sıkça karşımıza çıkıyor olması ise tesadüf değildir.

Nedenleri niçinleri ile ilgili gelin bilgilerimizi bir tazeleyelim.

LİBİDO NEDİR?

Düşük libido, cinsel aktiviteye karşı azalmış ilgi demektir. Zaman zaman cinsel ilişkiye olan ilginin kaybolması yaygındır çünkü libido seviyeleri yaşam boyu değişir. Uzun bir süre için düşük libido endişe yaratabilir. Düşük libido bazen altta yatan sağlık problemlerinin de bir göstergesi olabilir.

DÜŞÜK LİBİDO NEDENLERİ NELERDİR?

Testosteron seviyesinin düşük olması düşük libidonun başta gelen nedenidir. Testosteron seviyesi; desilitre başına 300 ila 350 nanogramın altına düştüğünde, düşük testosteron veya düşük T olarak kabul edilir (ng / dL). Testosteron seviyesi düştüğünde, seks arzunuz da azalır.

İLAÇLAR

Azalan testosteron, yaşlanmanın normal bir parçasıdır. Fakat testosteronda ciddi bir düşüş libidoda azalmaya yol açabilir. Bununla birlikte bazı ilaçlar, testosteron seviyelerini düşürür, bu da düşük libidoya yol açabilir. Örneğin, ACE inhibitörleri ve beta blokerler gibi tansiyon ilaçları boşalmayı ve ereksiyonları önleyebilir.

HUZURSUZ BACAK SENDROMU (RLS)

Bacaklarınızı hareket ettirmek için kontrol edilemeyen dürtüdür. Bir çalışmada, RLS’li erkeklerin, RLS'si olmayanlara göre erektil disfonksiyon (bir erkeğin ereksiyona sahip olmadığı durumdur) geliştirme riski daha yüksek bulunmuştur.

DEPRESYON

Kişinin tüm hayatını etkiler. Depresyonu olan kişiler, bir zamanlar zeli buldukları aktivitelere karşı ilgisizlik yaşarlar. Buna seks de dahildir. Ayrıca kullanılan antidepresan ilaçlarının libidoyu azaltıcı etkisi bulunmaktadır.

STRES

Hormon seviyelerini bozar, arterleri daraltır. Bu daralma kan akışını kısıtlar ve potansiyel olarak erektil disfonksiyona neden olur. The Journal of Nervous and Mental Disease’de yapılan bir çalışmada, psikolojik belirtilerden ve ilişki kalitesinden ayrı olarak stresin cinsel sorunlara doğrudan etkisi olduğu görüşü desteklenmiştir.

UYKU APNESİ

Klinik Endokrinoloji ve Metabolizma Dergisi'nde (JCEM) yapılan bir çalışmada obstrüktif uyku apnesine (OSA) sahip erkeklerin testosteron düzeylerinin daha düşük olduğu bulunmuştur.

Araştırmacılar şiddetli uyku apnesi olan erkeklerin yaklaşık yarısının gece boyunca çok düşük testosteron seviyelerine sahip olduklarını bulmuşlardır.

Dolayısıyla uyku problemleri ile testosteron arasında ciddi bir bağlantı bulunmaktadır.

Источник: https://www.mynet.com/5-adimda-libidonuzu-yukseltin-1217861-mykadin

Uyku Apnesi ve gündüz uykululuk hali, hayati sorunlara neden olabiliyor!

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

‘Tıkayıcı Uyku Apnesi’ ve buna bağlı ‘Gündüz Aşırı Uykululuk Hali’ hakkında bilgi veren Prof. Dr. Derya Karadeniz, önemli uyarılarda bulundu. 

Obstrüktif (Tıkayıcı) Uyku Apne Sendromu, uyku sırasında tekrarlayan ve nefes yolundaki daralmalar veya tıkanmalar nedeniyle soluk almada kesintiler yaratan bir hastalıktır.

Uykuda nefesin kısmi kesilmesi “horlama” olarak ortaya çıkar, nefesin 10 saniye ve daha uzun süreyle kesilmesi “apne” olarak adlandırılır. Uykuda nefes kesilmelerinin sayısı saatte 5’in üstünde ise, tıkayıcı tipte uyku apnesi sendromu söz konusudur.

Uyku apnesinin 3 temel bulgusu: Horlama, hastanın eşi tarafından teyit edilen apne ve gündüz aşırı uyku halidir.

Türkiye’de toplumun yaklaşık %5’inde görülmektedir ve 1 milyondan fazla insanın etkilendiği bilinmektedir; ancak hastaların bu durumu bir hastalık olarak değerlendirmemesi nedeniyle tanı konma süresi 8-10 yılı bulmaktadır.

Uyku apnesi en sık 40-65 yaşları arasında ve daha sıklıkla kilolu erkeklerde görülmektedir. Erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat daha sık saptanmasına karşın menopoz sonrasında menopoz öncesi döneme göre 4 kat fazla izlenmektedir.

Çocuklarda ise uyku apnesi %1-4 oranında görülür.

Uyku apnesi nedir? Apne belirtileri, testi, tanısı ve tedavisi

  • Boynun kısa ve kalın oluşu ve boyun çevresinin erkeklerde 43 cm, kadınlarda 40 cm üzerinde ölçülmesi riski artıran bir faktördür.
  • Obeziteye bağlı olarak bel çevresinin erkeklerde >94 cm, kadınlarda >80 cm ölçülmesi artmış uyku apnesi riskinin göstergesidir. Uyku apnesi riski Boy Kilo Endeksi>29 olanlarda 8-12 kat artmıştır.

Uyku apnesi hastalarının en sık şikayeti “gündüz aşırı uyku halidir”, benzer şekilde gündüz aşırı uykululuğuna en sık sebep olan hastalık uyku apnesidir. Bu nedenle gündüz uykululuk çeken hastalar uyku apnesi açısından uzman bir hekim gözüyle değerlendirilmelidir.

Hastalar, trafik kazası açısından 6 kattan fazla, iş kazası açısından %60’dan fazla artmış risk altında yaşıyorlar!

Uyku sırasında tekrarlayan uyku bölünmeleri nedeniyle hastalar derin uyku evresine geçemediği için yataktan yorgun kalkarlar, gün boyu aşırı uyku ihtiyacı hissederler. Oluşan aşırı uykululuk kişilerin günlük aktivitelerini de olumsuz yönde etkiler.

Hastaların öğrenme becerileri azalır, hafızaları ve refleksleri zayıflar, dikkatleri azalır. Hastalar, başlangıçta televizyon seyretmek, gazete okumak gibi pasif bir iş esnasında uyuklarken ilerleyen dönemlerde araba kullanırken bile uyuyakalıyorlar.

Bu hastalar, trafik kazası açısından 6 kattan fazla, iş kazası açısından %60’dan fazla artmış risk altında yaşıyorlar. Özellikle ticari araç ve otobüs sürücülerinin uyku apnesi açısından sorgulanması ve tanı konulursa tedavi edilene kadar araç kullanmamaları önerilmelidir.

Gündüz aşırı uykuluğu ülkemizde işten çıkarmalara yasal zemin oluşturabilmektedir.

Uyku apnesi hastalarının tümünde horlama yakınması var!

Gece belirtilerinin başında horlama gelir. Horlama, nefes yollarında daralmanın bir göstergesidir. Hasta, başlangıçta zaman zaman horlarken giderek daha şiddetli ve sürekli horlamaya başlar.

Uyku apnesi hastalarının hemen tümünde horlama yakınması vardır. Uykuda az sayıda hava yolu obstrüksiyonunun meydana geldiği horlama durumları basit horlama olarak tanımlanmaktadır.

Hemen her gece olan horlamaya ise horlama alışkanlığı denmektedir.

Kadınlarda uyku apnesi fark edilemeyebilir!

Normal erişkin insanların yaklaşık yarısında zaman zaman, %25’inde ise sürekli olarak horlama görülür. Kadınlarda uyku apnesi horlama, tanıklı apne ve gündüz uyku hali gibi klasik semptomlarının yerine uykusuzluk, kronik yorgunluk veya depresyon gibi yakınmalar ön plandadır. Bu nedenle kadınlarda uyku apnesi fark edilemeyebilir.

Uyku apnesi beyin ve kalp hastalıklarına yol açabiliyor

Hastaların doktora başvurmasındaki en önemli neden hastaların eşleri tarafından fark edilen apnedir. Gece boyunca bazen yüzlerce kez tekrarlayan apneler nedeniyle uyku bölündüğü için hasta kalitesiz bir uyku uyur.

Çoğu hasta uykuda nefesinin durduğunu kabul etmediği için, bu hastaların uykularının videosu çekilerek hasta ikna edilmeye çalışılmalıdır.

Nitekim uyku apnesi tanısında gecikme nedenlerinin en önemlilerinden biri hastanın yalnızca horladığını iddia ederek doktora başvurmak istememesidir.

Başka hangi şikayetler uyku apnesini akla getirmeli?

Uyku apnesi hastalarında yukarıdaki klasik yakınmalar dışında sabah baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, sinirlilik, gece terlemesi (özellikle baş ve boyun bölgesinde), gece susama, sabah ağız kuruluğu ile uyanma, gece ortaya çıkan reflü ve buna bağlı öksürük, cinsel istek azalması, iktidarsızlık, gece ortaya çıkan göğüs ağrısı, kalp ritminde bozulma, gece idrara çıkma veya altına kaçırma ve kötü rüyalar görme gibi birçok başka yakınma ve bulgu da görülebilir. Sonuç olarak, hastanın yaşam kalitesi çok bozulmuştur.

Ayrıca koroner arter hastalığı, hipertansiyon, kalp yetmezliği, kalp ritim bozukluğu, inme, hipertansiyon, diyabet, insülin direnci, metabolik sendrom gibi birçok hastalıkta uyku apnesinin sık görüldüğü, benzer şekilde uyku apneli bireylerde bu hastalıkların riskinin 2-3 kat arttığı bilinmektedir. Bu nedenle, hastalarda uyku apnesi klinik bulgularının yanı sıra eşlik eden hastalıklara ait belirtiler de gözlenebilir.

Dünya Uyku Günü nedeni ile düzenlenen basın toplantısına katılan Göğüs Hastalıkları ve Uyku Bozuklukları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu da uyku apnesi tanısının nasıl konulduğuna, tedavi yöntemlerine ve uyku apnesinin sonuçları hakkında şu bilgileri verdi:

Uyku tıbbı, yurtdışında ayrı bir branş olarak kabul edilirken; uyku hastalıkları ülkemizde nöroloji, göğüs hastalıkları ve psikiyatri uzmanları tarafından özellikle uyku laboratuvarlarında takip edilir. Tanı koymak adına günümüzde kullanılan en gelişmiş işlem, polisomnografidir. Ülkemizde sıklıkla hastaya, bir gece uyku laboratuvarında yatırılarak uyku teknisyeni eşliğinde polisomnografi yapılır.

Bu işlemde, uyku laboratuvarlarının özel olarak hazırlanmış odalarında teknisyen gözleminde uyuyan hastaların uykuları esnasında kalp, beyin, solunum, kan-oksijen düzeyleri, göğüs ve ayak hareketleri gibi birçok verisi aynı anda kaydedilir.

Hekimin bu verileri değerlendirmesi sonrası hastaya uyku apnesi tanısı konulur.

Özel durumlar için (engelli, yatalak hasta vs) evde uygulanabilen, taşınabilir kayıt sistemleri gibi uyku hastalıklarının tespitinde kullanılan yöntemler de bulunmaktadır.

Uyku Apnesi için tedavi yaklaşımları neler?

Hastalığın şiddetinden bağımsız olarak hemen her hastaya önerilen temel yaklaşım; kilo verdirmek, alkol, sigara ve sedatif ilaç kullanımının kısıtlanması, reflüyü önleyici tedbirler ve uyku pozisyonunun ayarlanmasıdır. Şayet nefes yolunu tıkayıcı bir sorun var ise, cerrahi yöntemler ile tıkanıklığın ortadan kaldırılması da bir kısım hasta grubunda faydalıdır.

Orta ve ağır derecede uyku apneli hastalarda kullanılan PAP (pozitif hava yolu basıncı), kapalı bir yüz veya burun maskesine bağlanan bir hortum ve hava pompası ile uyku sırasında, hafif ve devamlı basınçla nefes yolunun açık kalmasını sağlayan bir cihazdır. Bu cihaz sayesinde solunum çabası azalır, apne ortadan kalkar, kandaki oksijen düzeyi artar ve eşlik eden kalp hastalıkları riski azalır. Uyku yapısındaki bu düzelmeye bağlı olarak gün içi şikayetler büyük ölçüde düzelir.

Uyku apnesi ile ilgili doğru sanılan 6 yanlış bilgi ve çözüm önerileri

En yüksek başarı şansına sahip tedavi pozitif hava yolu basıncı (PAP) denilen yöntemdir.

Hastalarda rahatlama cihaz kullanıldığı sürece devam etmektedir, cihaz kullanılmadığında hasta kendisini eski durumunda, yani horlayan, uykuda nefesi duran ve ertesi gün yorgun bir halde bulmaktadır.

En etkili tedavi yöntemi olmasına karşın, PAP cihazını hastaların ancak %50’si uzun süre kullanabilmektedir. PAP cihazı önerilen hastaların ilk tepkisi “bu hastalık için ilaç tedavisi yok mudur?” olmaktadır.

Hastaların bir kısmı burunda bir hortumla uyuma fikrini benimseyemediği ya da eşlerinin bunu kabul etmeyeceğini düşündüğü için PAP cihazını kullanmamaktadır. Bunun dışında bugüne dek uyku apnesi tedavisi için kabul görmüş bir ilaç tedavisi yoktur, ancak hastalığın gün içi semptomlarını ortadan kaldırmaya yönelik ilaç tedavisi seçenekleri mevcuttur.

Cihaz düzenli kullanılmaz ise ne olur?

Gerek PAP tedavisi almayı reddedenler, gerek tedaviye başladıktan bir süre sonra tedavilerini yarım bırakanlar gerekse de tedaviye rağmen hala bir miktar gündüz uykuluğu yaşayan hastalar yukarıda belirtildiği gibi ev, iş ve trafik kazaları açısından oldukça yüksek risk altındadırlar. Uyku apneli hastaların yaklaşık yarısının özgeçmişinde en az bir kez trafik kazasına rastlanıyor. Zaman zaman gündüz aşırı uykululuğun faturası çok daha ağır olabiliyor.

Örneğin, geçtiğimiz yıllarda Amerika ve Kanada’da yaşanan 3 büyük tren kazasının ortak paydası makinistlerde bulunan tanı konulmamış uyku apnesi hastalığı idi:

  • Michigan Tren Kazası 15 Kasım 2001, Kanada: İki yük treninin çarpıştığı kaza sonucu makinistler yaşamını yitirmiş ve yaklaşık 11.400 litre dizel yakıt sızmış ve temizlenmesi 1.4 milyon dolara mal olmuştur.
  • New Jersey Tren Kazası 29 Eylül 2016, Amerika: Kaza, 108 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanmıştır.
  • Brooklyn Tren Kazası, 4 Ocak 2017, Amerika: Sabahın yoğun saatlerinde yaşanan kaza 103 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanmıştır.

Uyku apnesi hastasında gündüz uykululuğu var ise, araç kullanması sakıncalı değil mi?

Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğe göre uyku apnesi şüphesi olan sürücülerden polisomnografi raporu istenmektedir.

Orta veya ağır düzeyli uyku apnesi olan sürücülerin ehliyet alabilmeleri için medikal ve/veya cerrahi müdahaleler ile hastalıkları kontrol altında tutulmalı veya sürekli PAP cihazı kullanmalıdırlar.

Bu hastalar yıllık kontrol edilmelidir ve koşulları sağlamadıkları takdirde ‘sürücü olur raporu’ verilmemekte veya verilmiş olan sürücü belgesi geri alınmaktadır.

Uyku apnesi maluliyet sebebi midir?

Özürlülük oranı üç bölümde ele alınır: hafif özürlülük %5, orta özürlülük %10, ağır özürlülük %35’dir. Özür oranı %40 ve üzeri olgular, özürlülere ait haklardan yararlanabilirler.

Uluslararası uyku bozuklukları sınıflamasına göre özürlülük oranı uykuda solunum bozukluklarında %35 olarak değerlendirilir.

Ülkemizde ise ileri derecede uyku apnesi olup PAP tedavisini tolere edemeyen veya yeterli uyumu sağlayamadığı tıbben gösterilmiş hastalar, %35’e kadar maluliyet alabilmektedir.

Uyku apnesi için hangi hekime başvurulmalı?

Türkiye’de uyku apnesi tanısı, polisomnografi tetkiki yapılmasını gerektiriyor ve bu tetkik yalnızca uyku laboratuvarlarında yapılıyor. Nöroloji, göğüs hastalıkları ve psikiyatri uyku bozuklukları için başvurulması gereken temel branşlardır.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/uyku-apnesi-ve-guenduez-uykululuk-hali-hayati-sorunlara-neden-olabilir/

Uyku apnesi hakkında faydalı bilgileri blog sayfamızda bulabilirsiniz..

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Uyku bozuklukları içinde en önemlilerinden biri olan uyku apnesi, her 100 kişiden 4’ünde görülen ve tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanabilen ciddi bir sağlık sorunu.

Uyku sırasında solunumun durması ve şiddetli horlama nedeniyle uyku apnesi, hastanın iyi ve kaliteli bir uykudan mahrum kalmasına yol açarak hem günlük hayatını, hem de iş hayatını olumsuz etkilemekte. Güne yorgun başlayan hastalar, gün içinde aşırı sinirlilik, unutkanlık ve uyuklama ihtiyacı hissedebilmekte.

Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, uyku apnesi hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Kısaca Uyku Apnesi

Tıp literatüründe uyku apnesi, uyku sırasında solunumun 10 saniyeden fazla durması ve şiddetli horlama durumu olarak tanımlanmakta. Uyku apnesi hastalarında üst solunum yollarının açıklığını sağlayan kaslar gevşediği için hava yolu tıkanır. Buna bağlı olarak hasta, 10 saniyeden uzun bir süre nefes alamaz.

Apne olarak ifade edilen solunum durması durumu, uyku sırasında yüzlerce kez tekrar edebilir. Bu süre içinde vücuttaki oksijen miktarı, normal değerinin yüzde 20’sine, hatta daha da altına düşer ve karbondioksit miktarı artar.

Bunun sonucu olarak, beyne uyarı gider ve beyinden gelen uyarıyla birlikte solunumun devam etmesi için hastanın aniden ve güçlü bir şekilde nefes alması sağlanırken şiddetli bir horlama oluşur.

Uyku apnesinin en önemli belirtisi şiddetli horlamadır.

Uyku apnesinin belirtileri nelerdir?

Uyku apnesi hastaları, uyku sırasında şiddetli horlama sorunu yaşar. Uyku apnesinin en önemli belirtisi olan şiddetli horlama, hasta tarafından çok zor fark edilir ve çoğu zaman bir başkasının şikayetine konu olur. Uyku süresince vücutlarındaki oksijen miktarı azaldığı için hastalar, iyi ve kaliteli bir uykuya sahip olamazlar.

Uyku sağlığı bozulduğu için güne yorgun başlarlar ve sabah yorgunluğu gün boyunca artarak devam eder. Gün içinde dikkat dağınıklığı ve baş ağrısı sorunu yaşayan bu hastalar, yaptıkları işlere odaklanmakta güçlük çeker.

Konsantrasyon bozukluğu şikayetine çoğu zaman dalgınlık ve unutkanlık eşlik eder.

Uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biri de gün içinde ortaya çıkan uyuklama durumudur.

Gece uykusu sırasında duran solunum nedeniyle iyi ve kaliteli bir uykudan mahrum kalan bu hastalar, gün içinde artarak devam eden yorgunluk nedeniyle sık sık uyuklama ihtiyacı hisseder.

Bu öyle bir ihtiyaçtır ki, iş toplantısı gibi en olmadık yerlerde, hatta trafikte bile görülebilir. Hastanın hem günlük hayatını, hem de iş hayatını olumsuz etkileyen bu durum, pek çok istenmeyen olaya yol açabilmekte.

Uyku apnesi hastaları, güne yorgun şekilde başlar.

Uyku apnesinin diğer belirtileri arasında sık idrara çıkma, uykuda aşırı terleme, hızlı kilo alma, depresyon ve çeşitli davranış bozuklukları sayılabilir.

Vakıanın şiddeti arttıkça hastada aşırı sinirlilik hali, yüksek tansiyon ve obezite gibi sağlık sorunları da görülebilir. Uyku apnesinin ölüme yol açma riski, yüksek tansiyon hastalarında çok daha yüksektir.

Yüksek tansiyon sorunu başlı başına ciddi bir sağlık sorunu olduğu gibi, uyku apnesinden dolayı gece düşen oksijen seviyesine bağlı olarak oluşan kalp ritmi bozuklukları ölümcül sonuçlar doğurabilmekte.

Uyku apnesinin türleri nelerdir?

En sık karşılaşılan uyku apnesi türleri 3 grupta incelenmekte; tıkayıcı uyku apnesi, merkezi uyku apnesi ve bileşik uyku apnesi.

Uyku apnesiyle ilgili yapılan araştırmalara göre tıkayıcı uyku apnesinin görülme sıklığı yüzde 84, bileşik uyku apnesinin görülme sıklığı yüzde 15, merkezi uyku apnesinin görülme sıklığı ise yüzde 1’dir.

Tıkayıcı uyku apnesi, üst solunum yollarının açıklığını sağlayan kasların hava geçişini kapatacak şekilde gevşemesi sonucunda oluşur. Yumuşak damağa, küçük dile, yutağa ve dile ait olan bu kaslar gevşediğinde, nefes güçlüğü ortaya çıkar ve solunum geçici olarak durur.

Gün içinde sık sık uyuklama, uyku apnesinin belirtilerinden biridir.

Merkezi uyku apnesi, beynin solunumu kontrol eden kaslara doğru uyarılar göndermemesi sonucunda ortaya çıkar.

Tıkayıcı uyku apnesi vakıalarında vücutta düşen oksijen miktarı nedeniyle, solunumu düzenleyen kaslara beyinden uyarı gönderilerek solunumun düzene girmesi sağlanır.

Fakat merkezi uyku apnesi vakıalarında beyin, bu kaslara doğru uyarı gönderemediği için, vücutta artan karbondioksit miktarı nedeniyle uykunun sona ermesini sağlar ve uyanan hasta, yeniden düzgün şekilde nefes alıp vermeye başlar.

Bileşik uyku apnesi, diğer iki türün bir arada görüldüğü uyku apnesidir. Bu sorunu yaşayan hastalar, saatte ortalama 30-40 kez tıkanma yaşar. İlk tıkanmaları beyinden gelen uyarılarla atabilirler. Fakat bir süre sonra beyinden doğru uyarılar gelmemeye başlar. Bunun üzerine beyin, hastanın uyanmasını ve solunumun düzene girmesini sağlar.

Uyku apnesinin tedavisinde pozitif hava yolu basıncı uygulamak etkin bir yöntemdir.

Uyku apnesi nasıl tedavi edilir?

Uyku apnesinin tedavisinde farklı yöntemler izlenebilmekte. Vakıanın durumuna göre cerrahi yöntemler uygulanabileceği gibi, pozitif hava yolu basıncı tedavisi gibi farklı yöntemler de izlenebilir. Tedavi için nasıl bir yöntemin izleneceğinin belirlenebilmesi için, hastanın uyku testine girmesi ve uyku süresince solunum durumunun incelenmesi gerekmekte.

Bununla birlikte, tedavide pozitif hava yolu basıncı uygulayan uyku apnesi cihazının kullanımı oldukça yaygındır. Nitekim bu cihazlar, hastanın solunum yollarını sürekli açık tutacak şekilde hava girişi sağlayarak uyku apnesini büyük ölçüde önlemekte. Uyku apnesinin tedavi süreci vakıanın durumuna göre değişebilmekte, ancak ortalama 6 ay sürdüğünü söyleyebiliriz.

Uyku apnesini önlemek için neler yapmak gerekir?

Uyku apnesini bazı önlemler sayesinde önlemek mümkün. Bunlar içinde en önemlisi aşırı kilolardan kurtulmaktır. Konuyla ilgili yapılan araştırmalara göre, obezite sorunu olan kişilerde bu hastalık daha sık görülmekte. Ayrıca alkol ve sigara tüketiminden kaçınmak ve sırt üstü yatmamak da bu hastalığın oluşma riskini azaltmakta.

Horlama şikayetiniz varsa bu durum, uyku apnesinin başlama evresine işaret ediyor olabilir. Horlamayı azaltan ve burun açıklığını sağlayan spreyler ve elastik bantlar ile bu sorunun büyümeden çözümünü sağlayabilirsiniz.

Fakat uyku apnesi şikayetiniz varsa, sorunu bu gibi önlemlerle geçiştirmeye çalışmak yerine mutlaka hekiminize başvurarak muayene olmalısınız.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Источник: https://blog.ofix.com/uyku-apnesi-nedir/

Uyku apnesi

Uyku Apnesi Libidoyu Düşürüyor

Uyku apnesi, sürekli olarak solunum durması ile başlayan, potansiyel olarak ciddi bir uyku bozukluğudur. Eğer yüksek sesle horlama ve hatta tam bir gece uykusunun ardından yorgunluk hissediyorsanız, sizde de uyku apnesi olabilir.

Uyku apnesinin iki ana türü vardır:

  • Tıkayıcı uyku Apnesi, boğaz kaslarının gevşemesinden dolayı sık görülen bir durumdur
  • Merkezi uyku apnesi, nefes almayı kontrol eden kasların beyne doğru sinyal göndermemesi sonucu oluşan bir durumdur.

Şayet kendinizde uyku apnesi rahatsızlığı olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuza danışınız. Tedavi, mutlak suretle kalp sorunlarının ve diğer komplikasyonların önlenmesi adına gereklidir.

Belirtileri

Tıkayıcı uyku apnesi ve merkezi uyku apnesinin bulgu ve semptomları örtüşür bu nedenle tam olarak hangi tür olduğunu saptamak bazen zor olabilir. Tıkayıcı ve merkezi uyku apnesinin en yaygın bulgu ve semptomları arasında aşağıdakiler gösterilebilir.

  • Aşırı gündüz uyuklamaları (hipersomnia)
  • Gürültülü horlama – tıkayıcı uyku apnesinde daha fazla görülür.
  • Başka bir kişi tarafından gözlemlenmiş olan uyku kesilmesi vakaları
  • Kısa soluk alışlarla beraber ani uyanışlar – daha çok merkezi uyku apnesinin bir göstergesi olarak görülebilir.
  • Ağız kuruluğu ve boğaz ağrısı ile uyanma
  • Sabahları ortaya çıkan baş ağrısı
  • Uykulu kalma zorluğu (insomnia)
  • Dikkat eksikliği

Ne zaman doktora gitmelisiniz Siz veya partneriniz aşağıdaki belirtileri görüyorsanız bir sağlık uzmanına danışın.

  • Kendinizi veya bir başkasını rahatsız edecek kadar gürültülü şekilde horlamak
  • Sizi uykunuzdan uyandıran kısa nefes alışları
  • Uyku sırasında nefes alışlarda aralıklarla meydana gelen duraksamalar
  • Çalışırken, televizyon seyrederken ve hatta araç kullanırken uyuya kalmanıza yol açabilecek aşırı gündüz uyuklamaları.

Çoğu insan, horlamayı ciddi bir problemin belirtisi olarak görmez ve uyku apnesi olan her insan horlamaz da.

Fakat ciddi şekilde gürültülü, özellikle de sessizliklerce bölünen horlama probleminiz varsa doktorunuza danışın. Kronik olarak sizi bitkin düşüren, uykulu ve asabi yapan her uyku problemini doktorunuza bildirin.

Aşırı gündüz uyuklaması (hipersomnia), narkolepsi gibi diğer uyku bozukluklarından kaynaklanabilir.

Nedenleri

Tıkayıcı uyku apnesinin sebepleri: Tıkayıcı uyku apnesi, boğazınızın arkasındaki kasların gevşemesiyle ortaya çıkar. Bu kaslar, yumuşak damaktan asılan dokunun üçgen parçası (küçük dil) olan yumuşak damağı ve boğazın ve dilin yan duvarları olan bademcikleri destekler.

Kaslar gevşediğinde, solunum yolunuz daralır ve nefes alıp verdiğinizde kapanır ve yeterince nefes alamaz hale gelirsiniz. Bu durum kanınızdaki oksijen seviyesini düşürebilir. Beyniniz, bu nefes problemini algılar ve sizi uyandırır ve solunum yollarınızı tekrar açmak zorunda kalırsınız. Bu uyanış genellikle o kadar kısa olur ki hatırlamazsınız bile.

Burnunuzdan soluyabilir, tıkanabilir veya nefes darlığı yaşayabilirsiniz. Bu durum kendini tüm gece boyu saatte beş defadan otuzdan fazlaya kadar yineleyebilir. Bu aksamalar, sizin beklenen derin ve dinlendirici uykuya ulaşmanızı engeller ve uyanık olduğunuz saatlerde uykulu hissedersiniz.

Tıkayıcı uyku apneli insanlar, uykularının bölünüyor olduğunu fark etmeyebilirler. Aslında, bu tip bir rahatsızlığı olan insanların bazıları iyi uyuduklarını bile düşünmektedirler.

Merkezi uyku apnesinin sebepleri Daha az yaygın olan merkezi uyku apnesi, beynin nefes alış kaslarınıza sinyal gönderememesi üzerine ortaya çıkar. Kısa süreli soluk alışlarıyla uyanabilirsiniz veya uykuya dalmakta ve uyumakta zorluk yaşayabilirsiniz.

Tıkayıcı uyku apnesinde olduğu gibi horlama ve gündüz uyuklama hali ortaya çıkabilir. Merkezi uyku apnesinin en yaygın sebebi kalp sektesi ve daha az yaygın olmakla beraber inmedir.

Merkezi uyku apnesi olan insanlar, tıkayıcı uyku apnesi olan insanlara göre uyanışları daha iyi hatırlayabilir.

Tedavi ve ilaçlar

Daha hafif uyku apnesi vakaları için, doktorunuz, kilo vermek veya sigarayı bırakmak gibi hayatınızda yapacağınız değişiklikleri tavsiye edebilir.

Eğer bu ölçütler sizin bulgu ve semptomlarınızı geliştirmiyor veya eğer apneniz hafiften şiddetliye doğru bir eğilimdeyse, bir dizi diğer tedavi yöntemleri mevcuttur.

Belli cihazlar, kapanmış solunum yolunu açmak da yardımcı olabilir. Diğer durumlarda, cerrahi gerekli görülebilir.

Tıkayıcı uyku apnesi tedavisi şunları içerebilir:

Tedaviler

  • Sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP). Hafiften şiddetliye doğru eğilimli bir uyku apneniz varsa, siz uyurken burnunuzun üzerine yerleştirilmiş bir maske dolayısıyla hava basıncı yollayan bir makineden faydalanabilirsiniz. CPAP (bkz. pap) ile hava basıncı bir şekilde etrafınızdaki havadan daha fazla hale gelir ve sizin üst solunum yolu kanallarınız apneyi ve horlamayı engelleyecek şekilde açılır.

Uyku apnesini tedavi etmenin en yaygın ve güvenilir yolu CPAP olsa da, bazı insanlar onu elverişsiz ve rahatsız bulmaktadır.

Birçok kişi CPAP’yi kullanmaktan vazgeçmiştir fakat bazı pratiklerle birlikte, çoğu insan, rahat ve güvenli bir uyum elde etmek için kayış gerginliğini ayarlamayı öğrenmektedir.

Rahat olan maskeyi bulmak için birkaç kez denemeniz gerekebilir. Bazı insanlar ayrıca CPAP sisteminin yanında bir de nemlendiriciden faydalanmaktadır.

CPAP makinesini, sadece sorun yaşadığınız için kullanmaktan vazgeçmeyin. Daha rahat bir kullanım elde etmek için doktorunuzla beraber değişiklikler yapın. Ayrıca, tedaviye rağmen hala horluyorsanız ve tekrar horlamaya başladıysanız doktorunuza danışın. Eğer kilonuzda bir değişim olursa, basınç ayarlarında bir değişiklik yapılabilir.

  • Ayarlanabilir solunum yolu basınç aletleri. Eğer CPAP sorun olmaya devam ediyorsa, uyurken basıncı otomatik olarak ayarlayan bir çeşit solunum yolu basınç aleti kullanabilirsiniz. Mesela, aynı seviyede pozitif solunum yolu basıncı (BPAP) sağlayan üniteler mevcuttur. Bu aletler, nefes aldığınızda daha fazla basınç ve nefes verdiğinizde daha az basınç sağlamaktadır.
  • Ekspiratuar pozitif solunum yolu basıncı (EPAP). Bu tedavi, Amerikan gıda ve ilaç kurumu (FDA) tarafından onaylı en son tedavi yöntemidir. Küçük ve tek kullanımlık aletler uyumadan önce burun deliklerine yerleştirilir. Bu alet, havanın serbestçe içeri girmesini sağlayan bir kapakçıktır fakat nefes verdiğinizde, hava, kapakçıktaki küçük delikler vasıtasıyla çıkmalıdır. Bu durum, solunum yolundaki basıncı artırır ve onu açık tutar. Bu cihaz, taklitleriyle karşılaştırıldığında horlamayı ve gündüz uyuklamasını azaltır. Ve CPAP’ye dayanamayanlar için bir alternatif olabilir.
  • Ağız cihazları. Diğer bir seçenek ise boğazınızı açık tutmak için tasarlanmış olan ağız cihazları kullanmaktır. CPAP, ağız cihazlarından daha güvenilirdir fakat ağız cihazlarının kullanımı daha kolay olabilir. Bazıları, çenenizi öne doğru getirerek boğazınızı açmak için tasarlanmıştır ve bunlar bazen horlamayı ve hafif tıkayıcı uyku apnesini azaltabilir.

Bunun gibi birçok cihaz daha diş hekiminizde mevcuttur. Sizin için en uygun olan cihazı seçene kadar birkaç tane cihazı denemeniz gerekebilir.

Doğru olanı bulduğunuzda, ilk yıl boyunca en azından altı ayda bir kez diş hekiminizle beraber talimatları uygulamak durumunda kalacaksınız ve daha sonra en az yılda bir kez uyumunun hala iyi olduğuna dair ve bulgu ve semptomları yeniden değerlendirmek için doktorunuza gitmeniz gerekecektir.

Cerrahi Bütün tedaviler başarısız olursa cerrahi müdahale bir seçenek olarak bulunur. Genel olarak, cerrahi müdahaleden önce diğer tedavi seçeneklerinin en azından üç aylık bir dönemde kullanılmış olması gerekir.

Fakat çene yapısında belli sorunları olan insanlar için, ilk olarak kullanılabilir iyi bir seçenektir.

Uyku apnesi ameliyatının amacı, titreşerek horlamanıza sebep olan veya üst solunum yolu kanalınızı engelleyerek uyku apnesine sebep olan boğaz veya burnunuz vasıtasıyla solunum yolunu genişletmektir. Cerrahi müdahale seçenekleri şunlardır:

  • Doku çıkarma. Uvulopalatofaringoplasti (UPPP) denilen bu prosedür boyunca, doktorunuz, ağzınızın arkasından ve boğazınızın üst kısmından doku çıkartır. Bademcik ve geniz etiniz de genellikle alınır. Bu çeşit bir ameliyat, titreyerek horlamaya sebep olan boğaz yapılarını durdurmada başarılı olabilir. Fakat uyku apnesini tedavi etmede o derece başarılı olmayabilir çünkü boğazınızın altından kalan dokular hala solunum yolunuzu engelliyor olabilir. UPPP, genel olarak bir hastanede yapılır ve genel anestezi gerektirir.

Bir lazerle boğazınızın arkasındaki dokuları çıkarmak (lazer yardımıyla Uvulopalatofaringoplasti ), uyku apnesi için tavsiye edilen bir tedavi değildir. Radyofrekans enerjisi (radyofrekans ablasyonu), CPAP veya ağız cihazlarına dayanamayan kişiler için bir seçenek olabilir.

  • Çenenin yeniden konumlandırılması. Bu prosedürde çeneniz, yüz kemiklerinizin geri kalanına göre daha öne kaydırılır. Bu durum, dil ve yumuşak damak arasındaki mesafeyi genişleterek, tıkanıklık oluşumunu engeller. Maksillomandibuler olarak bilinen bu prosedür, ağız cerrahisi ve ortodontistin beraber çalışmasını gerektirebilir ve bazı zamanlarda başarı olasılığını artırmak için başka bir prosedürle birleştirilebilir.
  • Implantlar. Plastik çubuklar, siz lokal anestezi etkisindeyken yumuşak damağa cerrahi olarak yerleştirilir. Bu uygulama, horlayanlar ve CPAP’ye katlanamayan hafif uyku apneliler için uygun bir seçenektir.
  • Yeni bir solunum kanalı oluşturmak (trakeostomi). Bu çeşit bir cerrahi müdahaleye, diğer tedavilerden bir sonuç alamazsanız ve şiddetli ve hayatınızı tehdit eden uyku apneniz varsa başvurabilirsiniz. Bu uygulamada, cerrahınız boğazınızda bir açılım yapar ve nefes alabileceğiniz metal veya plastik bir boruyu oraya yerleştirir. Gün boyu bu açık bölgeyi kapalı tutarsınız. Fakat gece hava akışını sağlamak için onu açarsınız ve ciğerlerinize hava dolar böylece boğazınızdaki engellenmiş hava kanalı bypass edilmiş olur.

Diğer cerrahi müdahaleler de hava kanallarını genişleterek veya temizleyerek horlamanızı azaltabilir ve uyku apnesi tedavinize katkı sağlar.

  • Polipleri çıkarmak için veya burun deliklerinizin arasındaki eğri bölgeleri düzeltmek için yapılan burun ameliyatı (deviye nazal septum)
  • Büyümüş bademcik ve geniz etini almak için yapılan ameliyat

Merkezi ve komp uyku apnesi tedavileri şunlardır:

Tedaviler

  • İlgili tıbbi sorunların tedavisi. Merkezi uyku apnesinin olası sebepleri, kalp veya nöromüsküler bozuklukları içerir ve bu durumları tedavi etmek işe yarayabilir. Örneğin, kalp yetmezliği için optimize etme tedavisi, merkezi uyku apnesini azaltabilir.
  • Oksijen desteği. Uyku esnasında oksijen desteği almak, merkezi uyku apneniz varsa işe yarayabilir. Ciğerlerinize oksijen göndermek için farklı cihazlar olduğu gibi değişik türlerde oksijenler de mevcuttur.
  • Sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP). Tıkayıcı uyku apnesinde de kullanılan bu metot, uyurken burnunuza bir basınç maskesi takmanızı gerektirir. Bu maske, düşmesini de engellemek için solunum kanallarınız vasıtasıyla size hava baskısı yapan küçük bir pompaya bağlanmıştır. CPAP, horlamayı azaltıp uyku apnesini önler. Tıkayıcı uyku apnesinde olduğu gibi, belirtilen şekilde aleti kullanmanız önemlidir. Eğer maske size rahatsızlık veriyorsa veya baskı size çok sert geliyorsa, doktorunuzla konuşup gerekli düzenlemeleri yapabilirsiniz.
  • Aynı seviyede pozitif solunum yolu basıncı (BPAP). Sabitlik sağlayan CPAP’nin tersine, nefes alıp verirken üst solunum yolunuza sürekli baskı yapan BPAP, nefes aldığınızda daha yüksek basınç üretir ve nefes verdiğinizde basınç seviyesini düşürür. Bu tedavinin amacı, merkezi uyku apnesinin zayıf nefes yapısına yardımcı olmaktır. Bazı BPAP araçları, eğer cihaz çok fazla saniye geçtikten sonra hala tek nefes almadığınızı saptarsa otomatik olarak bir nefes göndermek üzere ayarlanmıştır.
  • Uyarlanabilir servo-havalandırma (ASV). Daha yeni olan bu solunum cihazı, sizin normal nefes alma yapınızı öğrenir ve içindeki bilgisayara bu bilgiyi kaydeder. Uyuduğunuzda cihaz, nefes alış yapınızı normalleştirmek için basınç kullanır ve uykunuzdaki duraksamaları önler. ASV’nin, bazı insanlardaki merkezi uyku apnesinin tedavisinde, diğer cihazlara oranla daha başarılı olduğu görülmüştür.

Bu tedavilerin dışında, implantlar gibi uyku apnesi için farklı tedaviler hakkında yeni şeyler okuyabilir veya duyabilirsiniz. Birçok tıbbi cihaz ve uygulama Amerikan Gıda ve İlaç Kurumundan onay aldıysa da, bunların ne derece kullanışlı olduğuna dair ve tek başına bir tedavi olarak tavsiye edilmelerine dair sınırlı sayıda yayımlanmış araştırma vardır.

Yaşam tarzı ve evde bakım

Çoğu durumda, kişisel bakım belki de, tıkayıcı uyku apnesiyle ve muhtemelen merkezi uyku apnesiyle de başa çıkmak için en uygun yoldur. Şu tavsiyeleri deneyin:

  • Fazla kilolarınızı verin. Aşırı kilolarınızdan vereceğiniz az bir miktar bile, boğazınızdaki daralmaya iyi gelebilir. Uyku apnesi bazı durumlarda, sağlıklı bir kiloya dönüş yaparak iyileşebilmektedir. Eğer hala bir kilo verme programınız yoksa doktorunuza size uygun kilo verme yöntemi hakkında danışınız.
  • Egzersiz. Canlı bir yürüyüş gibi 30 dakikalık hafif bir aktivite haftanın çoğu gününde yapılırsa, tıkayıcı uyku apnesi semptomlarını iyileştirmede faydalı olur.
  • Alkolden ve sakinleştirici ve uyku hapı gibi belli ilaç kullanımından kaçının. Bunlar, boğazınızın arkasındaki kasları gevşetir, yani nefes almaya müdahale eder.
  • Sırt üstü yatmaktansa yan veya karın üstü yatın. Sırt üstü yatmak, diliniz ve yumuşak damağınızın boğazınızın arkasına doğru çekilmesine ve böylece solunum yolunuzun kapanmasına neden olur. Sırt üstü yatmayı önlemek için, pijamanızın arkasının üst kısmına bir tenis topu dikmeyi deneyin.
  • Geceleri burun kanallarınızı açık tutun. Burun kanallarınızı açık tutmaya yardımcı olmak için bir tuzlu burun spreyi kullanın. Herhangi bir burun dekonjestanı veya antihistamini kullanma konusunda doktorunuza danışın çünkü bu ilaçlar genel olarak kısa süreli kullanım için önerilmektedir.

Eğer içiciyseniz, sigarayı. Sigara içmek, tıkayıcı uyku apnesini kötüleştirir.

Источник: https://www.saglikveyasam.com/uyku-apnesi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.