Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku apnesi ve horlama nedir, nasıl tedavi edilir

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Horlama ve uyku apnesi nedir?

Horlama, uyku sırasında hava akımı boğazınızdan serbestçe geçemediği zaman,   boğaz çevresindeki yumuşak dokuların titreşimiyle ortaya çıkan sestir.

Horlama çevrenizi rahatsız ederek, bir sosyal sorun olabileceği gibi uykuda solunum durması hastalığının (uyku apnesi ) işareti de olabilir.

Uykuda solunum durması hastalığında, uyku sırasında boğazda oluşan blokaj sonrası solunumda durmalar meydana gelir. Solunumdaki durmalar kısa süreli olur ve uykuda daha sonra hatırlanmayan uyanmalarla sonuçlanır.

Uyku apnesi ise; Uykuda nefesin 10 saniye ve daha fazla kesilmesi  durumudur. Uykuda nefes kesilmelerinin sayısı saatte 5’in üstüne çıkarsa, tıkayıcı tipte uyku apnesi sendromundan bahsedilir. Tüm bu olumsuz etkilerin yanı sıra bu hastaların sosyal hayatlarında ciddi sıkıntılar vardır.

Basit horlamada gece boyu solunumda anormallikler görülmez ve apne sayısı beşin altındadır. Normal erişkin insanların en az % 45’i zaman zaman horlamaktadır.% 25’ I sürekli horlamaktadır. Uyku apnesi olan bu hastalar genellikle şiddetli horlarlar, bu özellikle aileleri ve arkadaşları tarafından uyarılmakta ve hatta dışlanmaktadırlar.

Horlama problemi sıklıkla kilolu erkeklerde görülür. Yaşla birlikte artış göstermektedir.

Bunun sonucunda da: Gün boyu uykulu hissetme, Uykuyu almadan uyanmaya, sabah baş ağrılarına, bazen de boyun, omuz, diz ağrıları, Araba kullanırken, işte, toplantıda, evde TV seyrederken uyuklama hali ve uykuya dalma, sinirlilik, Hafıza ve konsantrasyon bozukluklarına, Yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıklarına neden olurlar.

Horlama ve uyku apnesi tedavi edilebilir hastalıklardır. Hayat tarzını değiştirmek, tıbbi cihazlar ve oral apareyler,  cerrahi müdahaleler tedavi seçenekleri arasındadır.

Horlamayı veya uyku apnesi hastalığını tedavi etmek;  hem uyurken çevrenizi rahatsız etmenizi engeller hem de sağlıklı bir yaşam sağlar.

Uyku sırasında solunum

Solunum yapıldığında hava boğazınızdan geçerek akciğerlere ulaşır. Hava boğazdayken yumuşak, hareket edebilen yapılar içinden geçer. Bu yapılar yumuşak damak, küçük dil, bademcikler ve dildir. Uyanıkken bu yapılar etraflarını saran kaslar tarafından gergin tutulur ve hava yolu açıktır. Uykuda kaslar daha gevşektir fakat hava yolu yine de açık tutulur.

Eğer boğazdaki yapılar çok gevşek yapıda ise,  ya da kaslar uykuda normalden fazla gevşerse, hava yolu kısmen bloke olur. Solunan hava bu daralmış bölgeden geçerken boğazda ki dokuları titreştirir ve horlama sesinin çıkmasına neden olur.

Boğazı oluşturan yapılar hava pasajını tamamen bloke ederse, hava akımı durur. Bu duruma apne denir. Apne devam ettikçe vücuttaki oksijen miktarı düşer, beyin uyanmayı sağlayarak kasların tekrar gerilmesini gerçekleştirir ve hava yolu açılır. Bu olaylar zinciri gece boyunca devam eder ve uyanınca hatırlanmayan uyuyup uyanmalara neden olur.

Bunların yanı sıra;  burun tıkanıklığına neden olan kıkırdak eğrilikleri veya burun etleri de horlamaya ve hatta apnelere neden olabilirler. Soğuk algınlığı, alerji, sigara dumanı burun içindeki dokuların şişmesine neden olarak burun tıkanıklığına katkıda bulunabilirler.

Değerlendirme;

Eğer horlama size ve çevrenizdekilere rahatsızlık veriyorsa, bir doktor tarafından değerlendirilmeniz faydalı olabilir. Bu değerlendirme de horlamanın nedenleri araştırılır, gerekirse tedaviniz planlanır.

Tıbbi sorgulamanız yapılarak, uykuda solunum bozukluklarına neden olan faktörler araştırılır. Alışkanlıklarınız, ailenizin ve sizin diğer sağlık sorunlarınız sorgulanır, sizinle aynı evi paylaşan kişilerin de sorgulanması faydalıdır.

Eğer yalnız yaşıyorsanız uyku esnasındaki teyp kayıtları yardımcı olabilir. Horlama ile beraber uyku apnesinin olup olmadığı detaylıca irdelenmelidir. 

Doktorunuz tarafından size;

  • Ne sıklıkta ve ne şiddette horladığınız
  • Uykuda nefesinizin durup durmadığı
  • Uyku pozisyonunuz
  • Sigara ve alkol alışkanlıklarınız
  • Kullandığınız ilaçlar
  • Uyku ve uykuya dalma süreniz
  • Burun tıkanıklığı
  • Gün içinde yorgunluk ve istemsiz uyuklamalar yaşayıp yaşamadığınız sorulur.
  • Fizik muayeneniz yapılarak boğazınız ve burnunuz hava yolunu bloke edecek nedenleri saptamak için incelenir.
  • Kan basıncınız, kilonuz ölçülür.
  • Uyku çalışması uyku apnelerinin teşhisini koymak için gereklidir. Değerlendirme sonunda doktorunuz gerekli görürse, uyku çalışması ( polisomnoografi tetkiki)  yapılmasını isteyebilir.

Uyku çalışması herhangi bir risk taşımayan, güvenilir bir yöntemdir, gece boyunca uyku sırasında kayıtlar yapılır. Uyku çalışmaları, hastanede veya evde yapılabilir.

Hastanede yapılan uyku çalışmalarında bir teknisyen gözetiminde, akciğer, kalp, beyin fonksiyonları, kanda ki oksijen seviyesi, solunum fonksiyonları sensörler yardımıyla kayıt edilir.

Eğer ciddi apne nöbetleri saptanırsa teknisyen basınçlı hava verilmesini sağlayan bir aygıt uygulayarak testlere devam edebilir.

Evde yapılan uyku çalışmalarında ise hastanın kayıtları üzerinde taşıdığı bir kayıt cihazı tarafından yapılır. Uyku çalışmasının sonucu, doktorunuza uykudaki solunum problemleriniz hakkında önemli bilgiler verir ve tedavinizin planlanması bu bilgiler ışığında yapılır.

Tedavi seçenekleri

Horlama ve uyku apnesi çeşitli cihazlarla, oray apereylerle ya da cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir.

Çeşitli alışkanlıklarınızda yapacağınız değişiklerle, horlamanız ya da uyku apneleriniz tedavi edebilir veya yapacağınız bu değişikler diğer tedavi yöntemleri ile uygulandığında bu hastalıktan kurtulmanızda daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlar.

Bu uygulamalardan kısaca bahsedilirse;

1.Yan yatarak uyuma: Uyku sırasında sırtüstü yerine yan yatılması, boğazınızda ki dokuların hava pasajını kapamasını ya da daraltmasını azaltır.

2. Alkol ve bazı ilaçlardan uzak durmak: Alkol kullanımı, uyku hapları, sakinleştirici ilaçlar, antihistaminikler (nezle-grip ilaçları) kaslarda gevşemelere ve solunumda baskılanmaya neden olarak horlamayı ve uyku apnesi hastalığının şiddetini arttırabilirler.

3. Kilo verilmesi: Kilo vermek, horlamayı tamamen kesebilir ya da en azından azaltır. Diğer tedavi yöntemlerindeki başarı şansı kilo vermeyle artar.

Yapılan çalışmalar doktor takibinde olan hastaların kilo vermede daha başarılı olduğunu ortaya koymuştur. Bu oran kıyaslama yapıldığında % 70 lere varmaktadır.

Bu hastalıklarla uğraşan hekimler aynı zamanda hasta için yaşam koçluğu da yapmaları gerekir buda hastalığın tedavisinde başarı sağlar. Bu nedenle doktor arayışlarınızda mutlaka iyi seçim yapmalısınız.

Bu hastalık düzenli takip ve yaklaşımlarla anca sonuca ulaşır.

4. Düzenli egzersiz: Egzersiz kilo verilmesine, kasların güçlenmesine neden olur, akciğerlerin daha iyi çalışmasını sağlar.

Uyku apnesini ve şiddetli horlamayı tedavi etmek için doktorunuz size cihaz kullanmanızı önerebilir. Ağır derecede genellikle uykuya yardımcı cihazlar kullanılması önerilir. Cerrahinin yeri daha sınırlıdır. “CPAP” en sık kullanılan cihazdır.

Bu cihaz hava yoluna sürekli olarak basınçlı hava verir, basınçlı hava bloke olmuş ya da daralmış hava pasajından geçerek akciğerlere ulaşır. Bu cihazın pompaladığı basınçlı hava,  bir maske yardımıyla burun ve ağız yolu ile akciğerlere ulaştırılır.

Basıncın seviyesi, uyku çalışmasındaki verilere dayanılarak tespit edilir. “CPAP” horlamayı ve uykuda nefes durması hastalığını tedavi etmez sadece uyku sırasında akciğerlere yeterli hava ulaşmasını sağlar; bu yüzden gece boyunca ve her gece kullanılmalıdır.

Burun tıkanıklığı olan hastalar yeterince CPAP tedavisinden fayda göremezler. Gerekirse burundaki tıkanmalara yönelik cerrahi işlemler cpap cihazının kullanımında daha efektif fayda sağlar.

Son zamanlarda ağız içi apereyler de horlama ve apne çözümlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Horlamanın önlenmesinde Ağız içi apereyler soruna çözüm olabilmektedir.

Gene tıkayıcı uyku hastalığında solunum durmaları olarak adlandırılan Apne durumların dada ağız içi apereyler kullanılmaktadır.

Ağız içi apereylerinin yaptığı işlem çeneyi önce tutarak, uykuda yumuşayan ve gevşeyen dokuların geriye doğru kaçmasını önleyerek hava yollarının açık tutulması sağlamaktadır.

 

Yumuşak damağa yönelik girişimler

Dil kökü ve gırtlağa yönelik girişimler

Cerrahi tedaviler

Cerrahi tedaviler 3 ana grupta incelenebilir.

Burun cerrahisi

Yumuşak damağa yönelik girişimler

Dil kökü ve gırtlağa yönelik girişimler

Burun tıkanıklığına yol açan kıkırdak eğrilikleri, burun etleri, poliplerin cerrahi yöntemlerle düzeltilmesi horlamanın ve apnelerin azaltılması açısından yararlıdır. Ancak orta-ileri derecede apne hastası olanlarda buruna uygulanan cerrahinin diğer yöntemlerle kombine edilmesi gereklidir.

Dil kökü ve gırtlağa yönelik cerrahi işlemlerin çeşitliliği ve tedavilerdeki başarı oranları göz önüne alındığında daha sınırlı ve konservatif cerrahiler yapılmalıdır. Pek çok değişik cerrahi işlem tariflenmesine rağmen sonuçlar değişkenlik göstermektedir. Bu cerrahilerde dil kökünün hacminin azaltılması veya dil kökünün açıklık alanın artırılmasını hedeflenir. 

Yumuşak damağa yönelik cerrahi girişimleri de 3 grupta inceleyebiliriz;

1. Bıçakla yapılan cerrahi UPPP(uvulapalatofaringoplasti) adını alır. Bu müdahale ile yumuşak damak, küçük dil ve bademciklerin yeniden şekillendirilmesini sağlanır. Genel anestezi altında uygulanır.

2. LAUP,  Bu yöntemde yumuşak damağa müdahale lazer ile yapılır. Lazer bir nevi yakma işlemidir. Lazer bazı birimlerde yapılmakla beraber aşırı ağrı hissi, iyileşme sürecindeki uzamalar nedeniyle Günümüzde pek tercih edilmemektedir.

3. Radyofrekans cerrahisi (RFA): Günümüzde en güvenilir yöntemlerden biri sayılır. Bu yöntemde radyofrekans enerjisi ile yumuşak damağın sertleşmesi ve gerginleşmesi sağlanır.

Radyofrekan cihazının yardımcı ek üniteleri olan  Procut cihazı ile kombine  kullanılarak, klasik cerrahide yapılan işlemlere göre  daha güvenli bir şekilde boğaz yapıları açılabilir.

Bu tür kombine kullanımlarda iyileşme süresi hem kısadır hem de riskler daha aza indirgenmiş olur

Benim bu hastalıkta prensibim;

Tedavilerimizde uyku apnesi ve horlama şikâyetlerine sahip hastalarımızı öncelikle detaylı muayenelerini yaptıktan sonra,  polisomnografi adı verilen uyku testini kendi bünyemizde yapıyoruz. Uyku testini değerlendirip hastalığın derecesine bağlı tedavi planlıyoruz.

Bu genellikle hastayı takip veya cerrahi yöntem tercihi veya uyku cihazı( CPAP;BPAP) ile uyuması şeklinde olabiliyor. Bu tedavi şekilleri kombine bir şekilde hastalığın durumuna göre farklılıklarda arz edebiliyor. Şayet cerrahi bir işlem yapılacaksa hastanın burunda tıkanıklığı varsa; Burun içi kıkırdak kemik yapılar düzenlenip burun hava yolunu açıyoruz.

Gene burun içi etler iri ise radyofrekans ile kesmeden kapalı bir şekilde küçültüyoruz. Boğaz veya dil kökü bölgesinde sorun varsa,  sorunun yerine göre bir veya birkaç farklı radyofrekans işlemi uygulayabiliyoruz.

Radyofekans tercih etme nedeni hem, hastanın ameliyat sonrası iyileşme süresini 3/2 oranında daha kısaltmakta olması hem de, diğer yöntemlere göre daha az ağrı olmasıdır. Radyofrekans yöntemi günümüzde en son teknoloji olarak kabul görmüştür.

Ayrıca tüm tetkikler yapıldıktan sonra ameliyata karar verilmişse,  gereksiz cerrahi işlemleri önlemek ve  daha başarılı bir sonuç için ameliyat öncesinde Uyku endoskopisi (Sleep endoscopy)  adı verilen girişimi yapmaktayız. Uyku endoskopisi ameliyathane alt yapısı olan bir hastanede yapılır.

Hasta tam anestezi şartları oluşturulmadan uyku haline yakın bir sınıra getirmek için uyku durumunu taklit edecek bir ilaç verilir. Uykuyu taklit eden bir anestezi sağlanarak buna eş endoskop adı verilen aletlerle tıkanan hava yolu kısımlarını incelemek ve kesin tıkanma noktalarını tespit için yapılır. Tıkanma noktaları bulunarak veya durum pekiştirilerek, hastanın tıkanma noktasına uygun cerrahi yöntemler uygulanır. Horlama ve uyku apnesi durumunda, cerrahi öncesi uyku endoskopisi rutin işlemlerimiz içinde yer almaktadır.

Not:  Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

Источник: https://www.ahmetsirin.com/tr/uyku-apnesi-ve-horlama-nedir-nasil-tedavi-edilir.html

Horlama Ve Uyku Apnesi İçin Doğal Tedavi

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku apnesi ve aynı zamanda horlama birçok insan için sorun oluşturan sağlık problemlerinden biridir. Uyku anında nefesin 10 saniye ya da daha uzun bir süre kesilmesi durumuna apne denir.

İnsanların uyku sırasında nefes kesilme sayısı saatte 5’in üzerine çıkarsa uyku apnesi meydana gelir.

Uyku anında nefesin kısmi kesilmesi sonucunda horlama olarak ortaya çıkar ve aynı zamanda uyku apnesine sebep olur.

Horlama ise insanların uyku sırasında havanın dar bir alandan geçerken, yanında yer alan yumuşak dokuların titreşimi sonucunda meydana gelen şiddetli bir sestir. Bu darlık arttığı sürece, buna bağlı olarak horlama da şiddetlenecektir.

Uyku apnesi, uyku süresince üst solunum yolunu sürekli tıkaması durumudur. Kanın oksijen seviyesinde azalma olduğu zaman uyku apnesi meydana gelir. Yani, hava yolu bazı sebeplere bağlı olarak tıkanır.

Uyku apnesine üst solunum yolunda yer alan şişlik, büyük bademcikler, büyük dil, uykuda gevşeyen üst solunum yolu kasları, normalden daha küçük bir çene yapısı, büyük dil, yumuşak damakta hava geçişini azaltan yerleşim şekilleri, obezite gibi sebeplere bağlı olarak meydana gelir.

Bal uyku apsesi ve aynı zamanda horlama sorunları için çok etkili bir besin maddesidir. Balda bulunan anti-inflamatuar özelliği ile solunum yolunın tıkanmasına yol açan boğaz şişkinliğinin azaltmasına yardımcı olur. Aynı zamanda bal uyku ve rahatlamaya da yardımcı olur.

Horlama ve uyku apnesi için ilk olarak bir bardak sıcak suya 1 çorba kaşığı bal ilave edin ve karıştırın. Ballı suyu yatmandan önce içmeniz gerekir. Farklı bir çözüm olarak, bir barsak ılık suyun içine 1 tatlı kaşığı bal ve karabiber tozu ilave edin. Bir süre karıştırın ve yatmadan önce yavaş yavaş için.

Bu yöntemleri uyguladığınızda mutlaka faydasını göreceksiniz.

2. Papatya

Uyku apnesi ve horlama gibi sağlık sorunları için etkili tedavi yöntemleri arasında papatya da yer alır. Papatya insan vücudunda yer alan kasları ve aynı zamanda sinirleri dinlendirir. Papatya daha rahat bir şekilde uykuya dalma süreci geçirmenizi sağlayan bazı kimyasallar içermektedir. Papatyanın anti-inflamatuar özelliği ile horlamaya yol açan solunum yolu tıkanmasına da son verir.

Bir bardak sıcak suyun içerisinde 2 çay kaşığı kurutulmuş papatya ilave edin. Daha sonra üzerini bir kapakla kapatın ve 5 dakika dinlenmesi için bekletin. Ardından içerisine biraz bal ve biraz tarçın tozu ilave ederek, uyumadan bir saat önce içiniz.

Farklı bir yöntem ise, papatya yağıdır. Papatya yağı ile zeytinyağını karıştırın. Günlük olarak bu yağı boyun masa ıcak suya 2 çay kaşığı kurutulmuş papatya ekleyin. Ardından üzerine bir kapak kapatınve 5 dakika dinlendirin. Sonrasında ise içerisine biraz bal ve bir tutam tarçın tozu Günlük olarak yatmadan 1 saat önce bu çaydan içiniz.

3. Tarçın

Yapılan araştırmalar sonucunda tarçının daha iyi uyumaya ve uyku apnesi ile ilgili solunum sorunlarını tedavi etmede yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. Uyku apnesi ve horlama gibi sağlık sorunlarınız varsa, tarçınla ilgili tarifleri denemenizde fayda var.

İlk yöntemde 1 bardak sıcak suya, 1 çorba kaşığı zencefil ve orta boy bir tane çubuk tarçın ekleyin. Birkaç dakika kaynatın ve biraz bal ilave edin. Her gün uyumadan önce mutlaka için. Başka bir çözüm olarak bir barsak sıcak su içerisinde 1 ya da 2 çay kaşığı tarçın tozu ekleyin. Günde bir kere bu içecekten için.

Başka bir yöntem olarak ise tarçın tozunu su ile karıştırarak macun şekline getirin. Bu macunu göğsünüzün üzerine sürün ve birkaç dakika süresince açıkta bırakın. Daha sonra suyla iyice durulayın. İstediğiniz zaman bu karışımı tekrar uygulayabilirsiniz.

Eğer düzenli kullanmanız gereken bir ilaç varsa tarçını tüketmeden önce mutlaka doktorunuza danışın.

4. Lavanta

Lavanta, uyku apnesi ve horlama için çok etkili bir bitkidir. Aynı zamanda lavantanın sakinleştirici, yatıştırıcı özelliği ile boğaz ve kas tıkanıklığını önlemede de çok başarılıdır. Uyku apnesi ve horlama sorunu için yöntemden bahsedecek olursak, küveti sıcak su ile doldurun.

Sıcak suyun üzerine birkaç damla lavanta yağı ilave edin ve uyumadan önce bu suyun buharını soluyun. Başka bir tedavi yöntemi olarak bir bezin üzerine birkaç damla lavanta yağı damlayın ve yastığınızın altına koyun.

Bunu yapmak zor gelirse, uyumadan önce difüzör içine de birkaç damla lavanta yağı damlatabilirsiniz. Lavantayı ağız yoluyla uygulama yapmak isterseniz bir bardak sıcak su içerisine, 2 çay kaşığı kurumuş lavanta tomurcuğu ekleyebilirsiniz.

Bardağın üzerine bir kapak kapatın ve 5 ya da 10 dakika kadar dinlendirin. Daha sonra süzün ve içerisinde biraz bal ilave edin. Bu çayı günde 2 ya da üç kere içebilirsiniz.

5. Sarımsak

Uyku apnesi ve aynı zamanda horlama sorunu için yapılan bitkisel tedavide yöntemlerinde kullanılan bir diğer besin maddesi ise sarımsaktır. Sarımsak, solunum yolu iltihabını azaltarak, inflamatuar özelliği ile solumayı kolaylaştırır.

Aynı zamanda sarımsak bademciklerde meydana gelen genişleme sonucunda ortaya çıkan horlama sorununu da büyük oranda önler. Sarımsak tedavisini uygulamak için, aç karnına, bir bardak su ile yemeye çalışın ve hemen sonra 2 ya da 3 tane karanfil yiyin.

Bu tedavi yöntemini uyku apnesi ve horlama belirtileri geçinceye kadar devam edin. Yemeklere de sarımsak ilave edebilirsiniz.

6. Nane

Nane özellikle solunum yolunda meydana gelen tıkanıklığı azaltmada çok etkili bir bitkidir. Nane anti-inflamatuar özelliği ile iltihabı azaltmaya yardımcı olur. İlk olarak bir bardak suyun içerisine birkaç damla nane yağı ekleyin ve bu karışımla gargara yapın. Bu yöntemi yatmadan önce düzenli bir şekilde mutlaka uygulayın.

Aynı zamanda her gün birkaç bardak nane çayı da içebilirsiniz. Bunun için ilk olarak bir bardak sıcak suyun içerisinde bir yemek kaşığı nane yaprağı ilave edin. Daha sonra bardağın üzerini bir kapakla kapatın ve 10 dakika kadar dinlendirin. Son olarak süzün ve içerisinde çok az bal ilave edin. Nane çayını soğumadan içmeniz önemlidir.

7. Sıcak Zerdeçallı Süt

Süt ve zerdeçal uyku apnesi, horlama gibi sorunların belirtilerini azaltmada çok etkilidir. Sütün içeriğinde yer alan amino asit ve triptofan, uykunun daha kolay hissedilmesini sağlar. Zerdeçallı sütün içeriğinde ise anti-inflamatuar özelliği yer alır.

Böylece solunum sistemi iltihabını önleyerek daha rahat nefes almanıza yardımcı olur. Bunun için yapmanız gereken bir fincan sütün içerisine, 1 çay kaşığı zerdeçal tozu ekleyin. Kaynayıncaya kadar bekleyin ve kaynayınca biraz dinlendirin.

Son olarak içerisine bal ilave ettikten sonra uyumadan yarım saat önce zerdeçallı sütü için.

8. Epsom Tuzu Banyosu

Epsom tuzu uyku apnesi ve horlama gibi sorunlarında kullanılan bir tedavi yöntemidir. İçeriğinde yer alan magnezyum minerali sayesinde boğaz kaslarının gevşemesini sağlar.

Uyumadan önce epsom tuzu banyosu yaparsanız çok rahat bir uyku çekebilirsiniz. Epsom tuzu insan vücudunda çeşitli sebeplerle oluşan iltihabı azaltmak için çok etkilidir. Yatmadan en az 1 saat önce, 20 dakika süresince banyoda bekleyin.

Bu tedavi yöntemini 2 ya da 3 kere uygulamaya devam edin.

9. Badem

Badem de uyku apnesi ve horlama için yapılan tedavi yöntemleri arasında yer alır. İçinde bulunan magnezyum minerali gevşemeye yardımcı olur. Her gün bir avuç kavrulmuş ya da ıslatılmış olan badem yiyin. Diğer bir çözüm yöntemi olarak uyumadan en az bir saat önce badem ezmesiyle tost yiyin ve daha sonra bir bardak su için.

10. Boğaz Egzersizleri

Uyku apnesi ve horlama sorunu için boğaz egzersizi de yapabilirsiniz. Düzenli olarak yapacağınız boğaz egzersizi ile bu sağlık sorunlarının belirtilerini minumum düzeye indirebilirsiniz.

Boğaz egzersizleri aynı zamanda burunda, ağızda ve boğazda daralmış bir şekilde olan hava yollarını engeller ve kasların güçlenmesini sağlar.

Aynı zamanda boğaz egzersizleri horlamayı azaltır ve deliksiz bir uykuya kavuşmanıza yardımcı olur.

Источник: https://evdesifa.com/horlama-ve-uyku-apnesi-icin-dogal-tedavi/

Uyku apnesi nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir? | Dr. Tuğrul Saygı

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku apnesi, uyku sırasında üst solunum yolunun tekrarlayan tıkanmaları ile seyreden ve oksijensizliğe yani hipksiye neden olan bir hastalıktır. Hipoksi yetersiz oksijen alımına bağlı olarak kanda, hücrelerde ve dokularda gelişen fonksiyonel bozukluktur.

Uyku apnesi 100 kişiden 10 kişide görülmektedir. Bu kişilerde hipoksiye bağlı olarak uyuklama, uykudan sık uyanma, baş ve eklem ağrıları, işte yorgunluk, sinirlilik ve cinsel isteksizlik görülebilir.

Kişiler genellikle çevresinden gelen “uykuda horluyorsun, nefes alamıyorsun” gibi uyarılar sonucu durumlarını fark ederler.

Obez olmak, kısa ve kalın boyuna sahip olmak, orta ve ileri yaşta olmak, erkek olmak, sigara ve alkol tüketmek apne için risk faktörlerindendir.Bazı anatomik bozukluklarda uyku apnesi oluşumunu hızlandırır.

Bunlar septum deviasyonu, adenotonsiller hipertrofi, makroglossi (dilin büyük olması), retrognati( alt çenenin normalden daha geride olması), maksiller hipoplazi, uzamış uvula (sarkmış küçük dil), uvulopalatal arkın düşük olması şeklindedir.

Uyku esnasında orofaringeal bölge kaslarının  tonuslarının düşmesiyle üst hava yollarında tıkanmalar oluşur. Bu tıkanma kendini horlama şeklinde gösterir. Uykunun REM evresinde dili öne çeken genioglossus kası gevşer ve dil arkaya kayarak üst hava yolunu tıkar.

Solunum bu tıkanma  sonucu geçici olarak durur, yani apneler oluşur. Apne sırasında kandaki oksijen miktarı azalır ve uyku derinliği azalır. Solunum yolu tekrar açılır.

Bu apnelerin sıklaştıkça kişi derin uykuya dalamaz ve yataktan yorgun kalkar, gündüz uyuklama hali oluşur.

Bu apneler tedavi edilmediği takdirde ilerleyen dönemlerde koroner arter hastalığı, konjestif kalp yetmezliği, stroke gelişimi, hipertansiyon, dislipidemi, böbrek yetmezliği, diyabete neden olabilir.

Uyku apnesi tanısı konulurken tıkanıklığın nedenleri araştırılır. Laringoskopi ve radyolojik yöntemler yardımcı olurken kesin tanı polisomnografi ile konur .Özel olarak hazırlanan odalarda hasta uyku halindeyken takip yapılır. Takip sonucuna göre hafif apne, orta apne ve ağır apne olarak sınıflandırma yapılır.

1- Medikal Tedavi

Medikal tedavide öncelikle hastanın yaşam tarzında değişiklikler istenir. Bu değişiklikler kilo vermek, alkol, sigara ve sedatif ilaç kullanımının azaltılmak, reflüyü önlemek ve uyku pozisyonunda değişikliğe gitmektir. Eşlik eden kardiopulmoner, endokrinolojik ve nörolojik hastalıklar varsa tedavi etmek apneyi azaltır.

2- CPAP (Sürekli Pozitif Hava Yolu Basıncı Uygulaması)

Orta ve ağır derece apnede kullanılır. Kapalı bir yüz veya burun maskesine bağlanan, bir hortum ve hava pompası ile uyku sırasında oluşan tıkanmalar engellenir. Başarısı yüzde yüze yakın olan bu uygulamaya hastalar uzun dönemde uyum sağlayamamaktadır. Maskeyle uyumak zor gelmektedir.

3 – Cerrahi Yöntemler

Apnede cerrahi yöntemler nazal, retropalatal ve retrolingual tıkanıkları açmaktır. Bu yöntemlerden bazıları nazal septum cerrahisi, uvuopalatafaringoplasti, radyofrekans uygulanması, implant uygulamaları, lazer asisted uvuloplasti, tonsillektomi, genioglossal ilerletmedir. Cerrahi yöntemler her hastaya yapılamamak ile beraber nüks yani tekrar etme ihtimali fazladır.

4- Oral Aparatlar

Oral aparatlar, mandibula veya dili öne çeker ya da yumuşak damağı stabilize eder. Hava yolunu genişletilerek apne şikayetleri azaltılır. Horlaması ve apnesi olan hastalar faydalanabilir. Ayrıca ameliyatın yapılamadığı durumlarda ve CPAP maskesi kullanamayanlarda alternatif bir yöntemdir.

5- Horlama Protezi Tedavisi

Horlama protezi solunum yolunun boyutlarını arttırır ve tıkanmaları azaltır. Alt çene kemiğini , dili öne çekerek ve dil kemiğini yükselterek solunum yolunun boyutlarını arttırır.

Protez, dil tabanını yükselttiği için daralmalar ortadan kalkar, yutak açıklığı sağlanır ve alınan nefes hacmi artar. Dilin, ağız tabanının ve dil kemiğinin yukarı çekilmesiyle genioglossus kasının (dili öne çeken kas) kaybetmiş olduğu tonus ve fonksiyon geri kazanılır.

Etkilenen ikinci kas palato-glossus (dil-damak kası) ile de yumuşak damak öne çekilir. Yutak duvarısağlamlaşır ve tıkanmalar azalır. Uyku kalitesi artar.

Horlama protezi cerrahi bir yöntem değildir. Hasta kolay uyum sağlar. Kullanımı kolay ve rahattır. Kullanılmaya başladığı andan itibaren ilk etkileri görülür. Küçüktür, rahatlıkla taşınabilir.

Sonuç olarak uyku apnesine yol açan bir çok neden bulunmakta ve apnenin derecesi ve nedenine göre tedavi şekli uzman hekimler tarafından belirlenmektedir.

Siz de uyku apnesi sorununuzdan kurtulmak istiyorsanız iletişim sayfamız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Источник: https://www.horlamatedavisi.com/uyku-apnesi

Uyku apnesi ve horlama nedir? nasıl tedavi edilir?

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Horlama, uyku sırasında hava akımı boğazınızda serbestçe geçemediği zaman oluşur.

Horlama çevrenizi rahatsız ederek, bir sosyal sorun olabileceği gibi uykuda solunum durması hastalığının (uyku apnesi) işareti de olabilir.

Uykuda solunum durması hastalığında, uyku sırasında boğazda oluşan blokaj sonrası solunumda durmalar meydana gelir. Solunumdaki durmalar kısa süreli olur ve uykuda daha sonra hatırlanmayan uyanmalarla sonuçlanır.

Bunun sonucunda da: Gün boyu uykulu hissetme, Uykuyu almadan uyanmaya, Sabah baş ağrılarına, bazende boyun, omuz, diz ağrıları , Araba kullanırken, işte, tolantıda, evde TV seyrederken uyklama hali ve uykuya dalmaya, Sinirlilik, Hafıza ve konsantrasyon bozukluklarına, Yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıklarına neden olurlar

Horlama ve uyku apnesi tedavi edilebilir hastalıklardır. Hayat tarzını değiştirmek, tıbbi cihazlar ve cerrahi müdahaleler tedavi seçenekleri arasındadır. Horlamayı veya uyku apnesi hastalığını tedavi etmek; hem uyurken çevrenizi rahatsız etmenizi engeller hem de sağlıklı bir yaşam sağlar.

Uyku sırasında solunum

Solunum yapıldığında hava boğazınızdan geçerek akciğerlere ulaşır. Hava boğazdayken yumuşak, hareket edebilen yapılar içinden geçer. Bu yapılar yumuşak damak, küçük dil, bademcikler ve dildir. Uyanıkken bu yapılar etraflarını saran kaslar tarafından gergin tutulur ve hava yolu açıktır. Uykuda kaslar daha gevşektir fakat hava yolu yine de açık tutulur.

Eğer boğazdaki yapılar çok genişse ya da kaslar uykuda normalden fazla gevşerse, hava yolu kısmen bloke olur. Solunan hava bu daralmış bölgeden geçerken boğazda ki dokuları titreştirir ve horlama sesinin çıkmasına neden olur.

Boğazı oluşturan yapılar hava pasajını tamamen bloke ederse, hava akımı durur. Bu duruma “apne“denir. Apne devam ettikçe vücuttaki oksijen miktarı düşer, beyin uyanmayı sağlayarak kasların tekrar gerilmesini gerçekleştirir ve hava yolu açılır. Bu olaylar zinciri gece boyunca devam eder ve uyanınca hatırlanmayan uyuyup uyanmalara neden olur.

Burun tıkanıklığına neden olan kıkırdak eğrilikleri veya burun etleri de horlamaya ve hatta apnelere neden olabilirler. Soğuk algınlığı, alerji, sigara dumanı burun içindeki dokuların şişmesine neden olarak burun tıkanıklığına katkıda bulunabilirler.

Değerlendirme

Eğer horlama size ve çevrenizdekilere rahatsızlık veriyorsa, bir doktor tarafından değerlendirilmeniz faydalı olabilir. Bu değerlendirme de horlamanın nedenleri araştırılır, gerekirse tedaviniz planlanır.

Tıbbi sorgulamanız yapılarak, uykuda solunum bozukluklarına neden olan faktörler araştırılır. Alışkanlıklarınız, ailenizin ve sizin diğer sağlık sorunlarınız sorgulanır, sizinle aynı evi paylaşan kişilerin de sorgulanması faydalıdır.

Eğer yalnız yaşıyorsanız uyku esnasındaki teyp kayıtları yardımcı olabilir.

Doktorunuz tarafından size;

  • Ne sıklıkta ve ne şiddette horladığınız
  • Uykuda nefesinizin durup durmadığı
  • Uyku pozisyonunuz
  • Sigara ve alkol alışkanlıklarınız
  • Kullandığınız ilaçlar
  • Uyku ve uykuya dalma süreniz
  • Burun tıkanıklığı
  • Gün içinde yorgunluk ve istemsiz uyuklamalar yaşayıp yaşamadığınız sorulur.
  • Fizik muayeneniz yapılarak boğazınız ve burnunuz hava yolunu bloke edecek nedenleri saptamak için incelenir. Kan basıncınız, kilonuz ölçülür. Uyku çalışması uyku apnelerinin teşhisini koymak için gereklidir. Değerlendirme sonunda doktorunuz gerekli görürse, uyku çalışması yapılmasını isteyebilir.
  • Uyku çalışması herhangi bir risk taşımayan, güvenilir bir yöntemdir, gece boyunca uyku sırasında kayıtlar yapılır. Uyku çalışmaları, hastanede veya evde yapılabilir. Hastanede yapılan uyku çalışmalarında bir teknisyen gözetiminde, akciğer, kalp, beyin fonksiyonları, kanda ki oksijen seviyesi, solunum fonksiyonları sensörler yardımıyla kayıt edilir. Eğer ciddi apne nöbetleri saptanırsa teknisyen basınçlı hava verilmesini sağlayan bir aygıt uygulayarak testlere devam edebilir.

Evde yapılan uyku çalışmalarında ise hastanın kayıtları üzerinde taşıdığı bir kayıt cihazı tarafından yapılır. Uyku çalışmasının sonucu, doktorunuza uykudaki solunum problemleriniz hakkında önemli bilgiler verir ve tedavinizin planlanması bu bilgiler ışığında yapılır.

Tedavi Seçenekleri

Horlama ve uyku apnesi çeşitli cihazlarla ya da cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir.

Çeşitli alışkanlıklarınızda yapacağınız değişiklerle, horlamanız ya da uyku apneleriniz tedavi edebilir veya yapacağınız bu değişikler diğer tedavi yöntemleri ile uygulandığında bu hastalıktan kurtulmanızda daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlar. Bu uygulamalardan kısaca bahsedilirse;

  • 1.Yan yatarak uyuma: Uyku sırasında sırtüstü yerine yan yatılması, boğazınızda ki dokuların hava pasajını kapamasını yada daraltmasını azaltır.
  • 2.Alkol ve bazı ilaçlardan uzak durmak: Alkol kullanımı, uyku hapları

, sakinleştirici ilaçlar, antihistaminikler (nezle-grip ilaçları) kaslarda gevşemelere ve solunumda baskılanmaya neden olarak horlamayı ve uyku apnesi hastalığının şiddetini arttırabilirler.

Kilo vermek, horlamayı tamamen kesebilir ya da en azından azaltır. 

Diğer tedavi yöntemlerindeki başarı şansı kilo vermeyle artar. 

Yapılan çalışmalar doktor takibinde olan hastaların kilo vermede daha başarılı olduğunu ortaya koymuştur. Bu oran kıyaslama yapıldığında % 70 lere varmaktadır.

Bu hastalıklarla uğraşan hekimler aynı zamanda hasta için yaşam koçluğu da yapmaları gerekir buda hastalığın tedavisinde başarı sağlar. Bu nedenle doktor arayışlarınızda mutlaka iyi seçim yapmalısınız.

Bu hastalık düzenli takip ve yaklaşımlarla anca sonuca ulaşır.

  • 4.Düzenli egzersiz: Egzersiz kilo verilmesine, kasların güçlenmesine neden olur, akciğerlerin daha iyi çalışmasını sağlar.

Uyku apnesini ve şiddetli horlamayı tedavi etmek için doktorunuz size cihaz kullanmanızı önerebilir. Ağır derecede genellikle cihazlar kullanılması önerilir. Cerrahinin yeri daha sınırlıdır. “CPAP” en sık kullanılan cihazdır. Bu cihaz hava yoluna sürekli olarak basınçlı hava verir, basınçlı hava bloke olmuş ya da daralmış hava pasajından geçerek akciğerlere ulaşır.

Bu cihazın pompaladığı basınçlı hava bir maske yardımıyla burnunuza ulaştırılır. Basıncın seviyesi, uyku çalışmasındaki verilere dayanılarak tespit edilir. “CPAP” horlamayı ve uykuda nefes durması hastalığını tedavi etmez sadece uyku sırasında akciğerlere yeterli hava ulaşmasını sağlar; bu yüzden gece boyunca ve her gece kullanılmalıdır.

Burun tıkanıklığı olan hastalar CPAP tedavisinden fayda göremezler.

Cerrahi tedaviler

  • Cerrahi tedaviler 3 ana grupta incelenebilir.
  • Burun cerrahisi
  • Yumuşak damağa yönelik girişimler
  • Dil kökü ve gırtlağa yönelik girişimler

Burun tıkanıklığına yol açan kıkırdak eğrilikleri, burun etleri, poliplerin cerrahi yöntemlerle düzeltilmesi horlamanın ve apnelerin azaltılması açısından yararlıdır. Ancak orta-ileri derecede apne hastası olanlarda buruna uygulanan cerrahinin diğer yöntemlerle kombine edilmesi gereklidir.

Yumuşak damağa yönelik cerrahi girişimleri de 3 grupta inceleyebiliriz;

1. Bıçakla yapılan cerrahi UPPP(uvulapalatofaringoplasti) adını alır. Bu müdahale ile yumuşak damak, küçük dil ve bademciklerin yeniden şekillendirilmesini sağlanır. Genel anestezi altında uygulanır.

2. LAUP,  Bu yöntemde yumuşak damağa müdahale lazer ile yapılır. Lazer bir nevi yakma işlemidir. Lazer bazı birimlerde yapılmakla beraber aşırı ağrı hissi, iyileşme sürecindeki uzamalar nedeniyle Günümüzde pek tercih edilmemektedir.

3. Radyofrekans cerrahisi (RFA) 

Günümüzde en güvenilir yöntemlerden biri sayılır. Bu yöntemde radyofrekans enerjisi ile yumuşak damağın sertleşmesi ve gerginleşmesi sağlanır.

Radyofrekan cihazının yardımcı ek üniteleri olan  Procut cihazı ile kombine  kullanılarak, klasik cerrahide yapılan işlemlere göre  daha güvenli bir şekilde boğaz yapıları açılabilir.

Bu tür kombine kullanımlarda iyleşme süresi hem kısadır hem de riskler daha aza indirgenmiş olur

Benim bu hastalıkta prensibim;

Tedavilerimizde uyku apnesi ve horlama şikâyetlerine sahip hastalarımızı öncelikle detaylı muayenelerini yaptıktan sonra,  polisomnografi adı verilen uyku testini kendi bünyemizde yapıyoruz. Uyku testini değerlendirip hastalığın derecesine bağlı tedavi planlıyoruz.

Bu genellikle hastayı takip veya cerrahi yöntem tercihi veya uyku cihazı( CPAP;BPAP) ile uyuması şeklinde olabiliyor. Bu tedavi şekilleri kombine bir şekilde hastalığın durumuna göre farklılıklarda arz edebiliyor.

Şayet cerrahi bir işlem yapılacaksa hastanın burunda tıkanıklığı varsa; Burun içi kıkırdak kemik yapılar düzenlenip burun hava yolunu açıyoruz.

 Gene burun içi etler iri ise radyofrekans ile kesmeden kapalı bir şekilde küçültüyoruz. Boğaz veya dil bölgesinde sorun varsa,  sorunun yerine göre bir veya birkaç farklı radyofrekans işlemi uygulayabiliyoruz.

Radyofekans tercih etmen nedeni hem, hastanın ameliyat sonrası iyileşme süresini 3/2 oranında daha kısaltmakta olması hem de, diğer yöntemlere göre daha az ağrı olmasıdır.

Radyofrekans yöntemi günümüzde en son teknoloji olarak kabul görmüştür

  **** Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. **** 

Источник: http://www.uykuhorlama.com/tr/horlama-ve-uyku-apnesi-nedir.html

Uyku Apnesi Tedavisi

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku apnesi nasıl geçer? Uyku apnesi, tedavi edilmesi gereken ciddi bir uyku bozukluğudur. Alanında deneyimli bir uzman en uygun tedavi planını seçmenize yardımcı olabilir.

Uyku bozukluğu konusunda uzman olan bir doktora başvurmanız durumunda, doktorunuz uyku apnesi için aşağıdaki yöntemleri önerebilir:

  • Sürekli pozitif hava yolu basıncı
  • Yaşam tarzı değişiklikleri
  • Ağız takılarak kullanılan cihazlar
  • Pozisyonel terapi
  • Uyku apnesi ameliyatı
  • Kilo yönetimi (1)

Sürekli Pozitif Hava Yolu Basıncı (CPAP)

Sürekli pozitif hava yolu basıncı (CPAP), uyurken gece boyunca solunum yollarının tıkanmaması ve nefes alınmasını sağlamak için sürekli olarak hava akışı temin eden bir makinadır.

Kişi yatak başında saklanan makinede bulunan bir hortumlu maske ile uyumaktadır. Maskeler ve makineler, tedavi ve konfor ihtiyaçlarınıza göre değişiklik gösterebilmektedir.

CPAP, obstrüktif uyku apnesinin ön tedavisidir ve tüm vakalar için önerilmektedir. (2)

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Horlamayı azaltmaya ve uyku apnesi belirtilerini iyileştirmeye yardımcı olması için yapabilecek çeşitli yaşam tarzı değişiklikleri bulunmaktadır.

Sigara bırakma ya da alkol almama gibi davranış değişiklikleri uyku apnesi belirtilerini azaltabilmektedir. Alkol boğaz kaslarınızı rahatlatmaktadır, bu da horlamaya veya solunum yolunun çökmesine neden olmaktadır.

Alerjiniz varsa, yatmadan önce bir dekonjestan almak, burnunuzdaki hava akışını iyileştirmeye yardımcı olabilmektedir.

Tedavi planına uyum sağlamakta zorlanıyor ya da tedaviye rağmen uyku apnesinden kurtulamıyorsanız, doktorunuz bilişsel davranışçı terapiyi önerebilir. Davranışsal bir uyku uzmanı, dinlendirici bir uykuya veya tedavinize uymanızı engelleyen düşünce ve davranışları ortadan kaldırmanıza yardımcı olabilmektedir. (3)

Ağıza Takılarak Kullanılan Cihazlar

Uyurken dişlerin üzerine takılarak sabitlenen bir cihaz, bir sporcu ağız koruyucusuna veya ortodontik destekleyiciye benzemektedir. Cihaz, dili belli bir pozisyonda tutarak veya çenenizi öne doğru kaydırarak, uyurken nefes almanızı engellemeye yol açan hava yolunun çökmesini önlemektedir.

Bazı hastalar CPAP makinesi ile uyumayı tercih etmektedir. Bu makine akciğere sürekli olarak pozitif basınçlı hava vermektedir, yani küçük hava yollarını açık tutmaktadır. Böylece de, uyku sırasında kapanan üst hava yolları açık tutulmaktadır. (4)

Pozisyonel Terapi

Pozisyonel terapi, pozisyonel uyku apnesinin tedavisinde davranış stratejisidir. Bazı insanlarda uyku apnesi sırt üstü yattıklarında ortaya çıkmaktadır. Bu kişiler yan yattıklarında solunum normale dönmektedir.

Başka bir seçenek ise titreşimli geri bildirim teknolojisini kullanan küçük bir cihazdır. Boynun arkasına takıldığında, kişi sırt üstü uyumaya başlayınca hafifçe titreşim yollamaktadır. Böylece kişi uyuma pozisyonunu değiştirmektedir. Pozisyonel terapi tek başına veya başka bir uyku apnesi tedavisi ile birlikte kullanılabilir. (5)

Uyku Apnesi Ameliyatı

Cerrahi tedavi yöntemleri, uyku apnesinin tedavisinde CPAP ve ağız içi aletler kadar etkili değildir. CPAP veya oral alet tedavisinin etki etmediği durumlarda, seçebileceğiniz çeşitli cerrahi seçenekler bulunmaktadır. En yaygın seçenek boğazdaki ekstra dokuyu azaltma veya ortadan kaldırmadır. Böylece uyku esnasında hava yolunu tıkayan ve bloke eden engelleyici alınmaktadır.

Daha karmaşık işlemlerde, çene, burun ve yüz kemikleri gibi kemik yapılarına müdehale edilmektedir.

Zayıflama ameliyatı da bir seçenek olabilmektedir. Hangi ameliyatın sizin için en doğrusu ya da en sağlıklısı olacağınızı doktorunuzla konuşarak belirlemelisiniz. (6)

Kilo Yönetimi

Bazı durumlarda kilo kaybı, kilolu veya obezseniz, uyku apnesi belirtilerini iyileştirmeye, hatta ortadan kaldırmaya yardımcı olabilmektedir.

Fazla kilolu insanların genellikle boğazlarında hava yolunu tıkayacak ekstra doku bulunmaktadır. Yardımcı olmasına rağmen kilo vermenin uyku apnesini ortadan kaldıracağının garantisi yoktur.

Bu yaklaşımın dar burun kanalları veya hava yolları olan hastalarda bir fark yaratma olasılığı düşüktür. (7)

Uyku Apnesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Uyku apnesi tanısı ve tedavisi için bir göğüs hastalıkları uzmanına, kulak burun boğaz uzmanına, sinir sistemi hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. Daha spesifik bir tedavi için uyku bozuklukları uzmanına da başvurabilirsiniz. (8)

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi, uyurken solunum yolunun tıkanması sonucu yaşadığınız nefes alma problemi ve aniden uyanmanıza neden olan ciddi bir bozukluktur. Ertesi gün gece böyle bir rahatsızlık yaşadığınızı hatırlamayabilirsiniz, ancak gündüzleri baş ağrısı ile uyanmak veya uyuşukluk hissetmek durumunda kalabilirsiniz.

Uyku apnesi durumunda, dil ve diğer yumuşak dokular periyodik olarak düşmekte ve solunum yolunu bazen kısmen de olsa tamamen kapamaktadır. Sonuç olarak da, solunum durmakta veya çok sığ olmaktadır. Aynı zamanda, kandaki oksijen seviyeleri düşmekte ve karbon dioksit seviyeleri yükselmektedir.

Nefes almak için mücadele ederken, gırtlak kasları daralır. Bunun sonucunda da, kişi nefes nefese kalmakta ya da horultu şeklinde solunmaktadır. Bu durum gece yüzlerce kez tekrar edebilir. Yüksek sesle ve kronolojik olarak horlayan insanlar genellikle uyku apnesine sahiptir. (9)

Uyku Apnesi Nedir? detaylı bilgi için bakınız

Uyku Apnesi Belirtileri

Uyku apnesinin başlangıcının en sık yaşanan belirtisi yüksek sesle horlamadır. Bununla birlikte, uyku apnesine sahip olup horlamayan kişiler de bulunmaktadır. Uyku apnesi durumunda, kişi uyurken nefes nefese kalmakta, boğulmakta ya da derin ve sığ solumaktadır. Bu nedenle de, sıklıkla uykudan aniden uyanılmaktadır. Gündüz uykusu da uyku apnesinin bir başka yaygın belirtisidir.

Uyku apnesi nasıl anlaşılır? Uyku apnesinin diğer belirtileri şunlardır:

  • Sabahları baş ağrısı
  • Kuru bir ağız veya boğaz ağrısı ile uyanma
  • Gün boyunca öğrenme veya konsantrasyon güçlüğü
  • İdrar yapmak için gece sıkça uyanma
  • Merkezi uyku apnesi durumunda ani nefes darlığı ile uyanma (10)

Uyku Apnesi Belirtileri detaylarını inceleyiniz

Uyku Apnesi Nedenleri

Uyku apnesi neden olur? Herkes uyku apnesine sahip olabilmektedir, ancak şu durumlarda uyku apnesi riski artmaktadır:

  • Aşırı kilolu olma, erkek olma, uyku apnesi öyküsü olan bir aileye sahip olma
  • 50 yaşın üstünde olma, yüksek tansiyona sahip olma, sigara içme
  • Boyun çevresinin 40 cm’den büyük olması

Solunum yolundaki boğaz kaslarının normalden daha fazla rahatlama eğiliminde olması uyku sırasında solunumu engellemektedir.

Uyku apnesi için risk yaratan diğer fiziksel özellikler, sapmış septum, çekilmiş çene, büyümüş bademcikler veya adenoidleri içermektedir.

Burun tıkanıklığına ve tıkanmaya neden olan alerjiler veya diğer tıbbi durumlar da uyku apnesine katkıda bulunabilmektedir. (11)

Uyku Apnesi Nedenleri daha fazla bilgi için

Источник: https://www.acil.net/uyku-apnesi-tedavisi/

UYKU APNESİ NEDİR, NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku apnesi, uyku sırasında kişinin solunumunun kesilmesi ile ortaya çıkan ciddi bir uyku bozukluğudur.

Tedavi edilmeyen uyku apnesi olan kişiler uykuları sırasında bazen yüzlerce kez nefes almayı keserler. Bu beynin – ve vücudun geri kalanının – yeterli oksijen alamayacağı anlamına gelir.

İki çeşit uyku apnesi vardır:

1-Obstrüktif (tıkayıcı) uyku apnesi : Uyku apnesinin daha yaygın olan türüdür. Boğazın arkasındaki yumuşak dokunun uyku sırasında çökmesi ile hava yolu tıkanıklığı oluşur.

2-Santral uyku apnesi: Obstrüktif uyku apnesinin aksine solunum yolları bloke edilmemesine karşın solunum kontrol merkezindeki değişkenlik nedeniyle kaslara nefes alması için sinyal gitmemesi ile oluşur.

Uyku apnesi açısından kimler risk altındadır?

Uyku apnesi her yaştaki insanı  hatta çocukları etkileyebilir. Uyku apnesi için risk faktörleri şunlardır:

–Erkek olmak

-Şişman olmak

-40 yaşın üstünde olmak

-Bademciklerin büyük olması, büyük bir dil veya küçük bir çene kemiğine sahip olmak

-Ailede uyku apnesi öyküsü olan bireyin olması

-Gastroözofageal reflü, septum deviasyonu (burun kemik eğriliği) alerji veya sinüs problemlerine bağlı burun tıkanıklığı olması

Uyku apnesinin belirtileri nelerdir?

-Boğaz ağrısı veya kuru bir boğaz ile uyanmak

-Yüksek sesle horlama

-Bazen boğulma veya nefes nefese bir his ile uyanmak

-Gün boyu uyku hali ve enerji eksikliği

-Araç sürüş sırasında uyku hali- Yapılan araştırmalarda uyku apnesi olan kişilerin trafik kazası yapma oranının 2-7 kat arttığı gösterilmiştir. Uyku apneli kişilerin dikkat kaybının 50 promil alkol verilen kişilerle aynı olduğu saptanmıştır.

-Sabah baş ağrısı

-Huzursuz uyku

-Unutkanlık, ruhsal değişimler ve cinsel ilişkiye karşı olan ilginin azalması

-Tekrarlayan uyanma ya da uykusuzluk

Uyku apnesi tanısı nasıl konur?

Uyku apnesi belirtileriniz varsa doktorunuz polisomnografi olarak adlandırılan bir uyku apnesi testi isteyebilir. Bu bir uyku bozukluğu merkezinde veya hatta evde yapılabilir.

Polisomnografi veya uyku testi uyurken belirli fiziksel aktiviteleri elektronik olarak ileten ve kaydeden çok bileşenli bir testtir.

Kayıtlar, uyku apnesi veya başka bir tür uyku bozukluğuna sahip olup olmadığınızı belirlemek için nitelikli bir uyku uzmanı tarafından analiz edilir.

Uyku apnesi tanısında kullanılan diğer testler nelerdir?

-Beyin dalgası aktivitesini ölçmek ve kaydetmek için EEG (elektroensefalografi)

–Yüz mimikleri, diş gıcırdatma ve bacak hareketleri gibi kas aktivitelerini kaydetmek ve REM evresi uykusunun varlığını belirlemek için EMG (elektromyogram)

DİŞ GICIRDATMASI NEDEN OLUR?

–Göz hareketlerini kaydetmek için EOG (elektrookülografi)

–Kalp hızı ve ritmini kaydetmek için EKG (elektrokardiyogram)

EKG NEDİR?

-Ağız ve burun ile hava akım kaydı

Uyku apnesinde tedavi yöntemleri nelerdir?

Uyku apnesi tedavi yöntemleri kilo verme, uyku pozisyonunun değiştirilmesi, sürekli pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisi ve ameliyata kadar değişik tedavi yöntemlerden oluşur.

Uyku apnesi olan hastalara kilo vermesi, alkol ve uyku ilaçlarından uzak durması, daha rahat nefes aldıkları uyku pozisyonlarını tercih etmeleri, sırt üstü uyumamaları ve sigarayı bırakmaları önerilir.

CPAP (continous positive air pressure) tedavisi: 

CPAP tedavisi uyku sırasında buruna ve/veya ağıza bir maske takılarak yapılan bir tedavidir. Maske burun içine sürekli bir hava akışı gönderen bir makineye bağlanır. Bu hava akışı solunumun düzenli olması için solunum yollarını açık tutmaya yardımcı olur. CPAP, uyku apnesi için en yaygın tedavi yöntemidir.

Uyku apnesinde kullanılan cerrahi tedavi yöntemleri nelerdir?

Burun septumunuzda eğrilik, bademciklerinizde büyüme, boğazınızın çok dar olmasına neden olan küçük bir alt çeneniz varsa uyku apnesini düzeltmek için cerrahi tedavi gerekebilir.

Uyku apnesi için en sık uygulanan ameliyat türleri şunlardır:

Burun cerrahisi: Deviye septum gibi burun sorunlarının giderilmesi

Uvulopalatofaringoplasti (UPPP): Boğaz ve damağın arka tarafındaki yumuşak dokuyu kaldırarak boğaz ve ağızda hava yolunun genişliğini arttıran bir prosedürdür.

Mandibular maksiller ilerleme cerrahisi: Bazı yüz problemlerini düzeltme ameliyatı ve uyku apnesine neden 0lan boğazdaki engelleri kaldırmaya yönelik cerrahi tedavi yöntemidir.

Источник: https://doktorumnedio.com/eriskin-sagligi/uyku-apnesi-nedir-nasil-tedavi-edilir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.