Uyku Apnesi, Yaşam Kalitesini Düşürüyor

Obstruktif Uyku Apnesi (OSAHS/Tıkayıcı Sebeplerle Uykuda Solunum

Uyku Apnesi, Yaşam Kalitesini Düşürüyor

Obstruktif uyku apnesi (OSAHS) yaşam kalitesini düşüren ve tedavi edilmediği takdirde ciddi hastalıkların görülme riskini arttıran bir rahatsızlıktır.
30-60 yaş arası bayanlarda %9, erkeklerde ise yaklaşık %4 oranında gözlenmektedir. OSAHS hastalarının çoğunun aşırı kilolu olduğu gözlenmektedir.

Obstruktif uyku apnesi (OSAHS) belirtileri nelerdir?

Obstruktif uyku apnesinin en sık karşılaşılan belirtileri:

  • Ne kadar uzun uyursa uyusun kişinin uykudan kalktıktan sonra kendini dinlenmiş hissetmemesi
  • Şiddetli horlama
  • Uyku sırasında sıklıkla nefessiz kalma durumu (apne)
  • Gündüz aşırı uyku hali
  • Sabah yorgunluğu
  • Hafıza ile ilgili sorunlar
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Azalmış bilinç ve kavrama güçlüğü
  • Reflü
  • Depresyon gibi psikolojik sorunlar
  • Kişilik değişiklikleri
  • Sinirlilik ve gerginlik hali
  • Cinsel arzuda azalma
  • Baş ağrısı
  • Ağız kuruluğu ve buna bağlı boğaz ağrısı
  • Gece terlemesi
  • Alt ıslatma

Obstruktif uyku apnesi (OSAHS) nasıl tespit edilebilir?

Hastalık belirtilerini fark eden kişilerde aşağıdaki fizik muayeneler yapılarak OSAHS'in tespit edilmesi mümkündür.

Burun muayenesi: Burun orta kıkırdağında (septum) eğiklik (deviasyon), polip, geniz eti, nazal valf çökmesi (burun girişindeki kıkırdak desteğin azalmasına bağlı oluşur) gibi sorunlar nefes almayı zorlaştırmakta ve OSAHS'ye neden olabilmektedir.

Damak muayenesi: Damak seviyesinin normalden aşağıda olması,damağın normalden kalın olması, küçük dilin normalden uzun olması nefes alıp vermeyi zorlaştıran nedenler arasındadır.

Dil ve dil kökü muayenesi: Dilin normalden büyük olması OSAHS gözlenmesine neden olabilmektedir.

Boyun çevresi: Boyun çevresi 45 cm'den büyük olan kişilerde OSAHS gözlenme riskinin daha yüksel olduğu bilinmektedir.

Vücut-kitle indeksi (İ): Kişinin obez olup olmadığının tespiti için yapılan değerlendirmedir. Vücut kitle indeksi 25'in üzerinde olan kişilerde obstruktif uyku apnesi gözlenme riski yüksektir. İ 40'ın üzerinde olan kişilerde gözlenen uyku apnesi tedavisinde ise kişinin önce zayıflaması gerekmektedir.

Endoskopik muayene: Çeşitli manevralar ile kişinin uyku sırasındaki pozisyonu ortaya konmaya çalışılır. Bu araştırmaların bazısı, hastaya genel anestezi verilerek yapılır ve bu durumda uyku sırasında dil kaslarında oluşabilecek gevşekliğe bağlı olarak dilin arkaya kaçarak, solunum yolunu tıkayıp tıkamadığı tespit edilebilir.

Radyolojik muayene: Özel yöntemlerle çekilen röntgenler ve bunlar üzerinde yapılan aritmetik hesaplamalar ile kişinin yüz iskeletinde OSAHS'ye neden olabilecek bir anormallik olup olmadığı incelenebilir.

Polisomnografi (Uyku testi): Uyku apnesi testlerinin standartı olarak kabul edilmektedir. Yapılacak cerrahi öncesinde ve yapılan cerrahiden 2-6 ay sonra tekrarlanacak polisomnografi ile hastalığın şiddeti, hangi cerrahinin uygun olduğu ya da uygulanan cerrahinin başarısı kesin olarak değerlendirilebilmektedir.

Polisomnografi testi gece uykusunun uyku laboratuarında uyunması ile yapılır. Bu uyku, uyku teknisyeninin hastaya bağladığı bazı elektrotlar ile kayıt altına alınır. Bu elektrotlar, hastanın beyin dalgalarını, karın hareketlerini, göğüs hareketlerini, kan oksijen seviyesini, nefes alıp-verimini, bacak hareketlerini sürekli ölçer ve kaydeder.

Bu şekilde yapılan ölçümlerle olası apne ve hipopne indeksleri ve hastalığın şiddeti ortaya konur.

Kan testleri: Tiroid hastalıkları gibi obstruktif uyku apnesine neden olabilecek metabolik hastalıkların varlığının tespit edilmesi mümkündür. Ayrıca yapılan bu testler ile obstruktif uyku apnesi nedeni ile bozulabilen yağ -şeker metabolizması ve kalp fonksiyonunun değerlendirilmesi mümkün olabilmektedir.

Obstruktif uyku apnesi (OSAHS) nasıl tedavi edilir?

Obstruktif uyku apnesinin nedenine bağlı olarak farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Kişiye en uygun tedavi kulak burun boğaz uzmanın değerlendirmesi sonucu ortaya konulabilir.

Koruyucu tedavi: Bu tedavide obstruktif uyku apnesine neden olan ya da hastalığın şiddetini arttıran durumların belirlenip, ortadan kaldırılması hedeflenir.

Aşırı kilolardan kurtulunması, sigaranın bırakılması, alkol alımının sınırlandırılması bunlardan bazılarıdır. Ayrıca reflü, tiroid gibi hastalıklar da obstruktif uyku apnesine neden olabilir.

Dolayısıyla bu hastalıkların da tedavi edilmesi önemlidir.

Tıbbi tedavi: Hastalığın CPAP adı verilen cihazla tedavisidir.

CPAP; hastanın ağzını ve burnunu kapsayan bir cihazdır ve hastaya uyguladığı pozitif basınç sayesinde hava yolu çökmesini ve apneyi engellemektedir.

Kapalı ortam fobisi olan hastaların CPAP cihazına adapte olması zor olabilmektedir. Ayrıca cihazın çıkardığı ses ve ağız kuruluğu bazı kimseler için sıkıntı yaratabilmektedir.

Cerrahi tedavi: Burun, geniz, damak, dil, dil kökü gibi yapılarda meydana gelen ve nefes yolunun tıkanmasına yol açarak obstruktif uyku apnesinin gözlenmesine neden bozukluklar çeşitli cerrahi yöntemler ile düzeltilebilmektedir. Burunda mevcut bulunan patolojiler cerrahi olarak düzeltilerek nefes geçişi kolaylaştırılır.

Sarkmış olan damak yukarı toplanarak uykuda solunumu tıkayıcı etkisi ortadan kaldırılmaya çalışılır. Çeşitli dil kökü cerrahi yöntemleri ile dil hacmi azaltılarak nefes yolunun tıkanması önlenebilir.

Ayrıca tüm bunların yanı sıra obstruktif uyku apnesi tedavisinde; “maksillomandibuler ilerletme” denilen ve alt ve üst çenenin 1 cm kadar öne alınması esasına dayanan cerrahi yöntemi de uygulanabilmektedir.

Источник: https://www.florence.com.tr/obstruktif-uyku-apnesi-osahs-tikayici-sebeplerle-uykuda-solunum-durmasi

UYKU BOZUKLUĞU VE ÇÖZÜMLERİ

Uyku Apnesi, Yaşam Kalitesini Düşürüyor

Bedensel ve ruhsal sağlığın iyi olması için günde belirli saatlerde uykuda olmamız gerekir.

Hücrelerin yenilenmesi genellikle gece saatlerinde gerçekleştiği için 23:00 den sonra yatakta olmamız ve uykuya dalmış olmamız önemlidir. Nöroloji Derneği’nin araştırmalarında 100 e yakın uyku hastalıklarının olduğu görülmüştür.

Uyku bozukluğu ve çözümleri için doktorunuza başvurmalı ve evde yapacağınız yöntemlerle problemi ortadan kaldırmalısınız.

Uykuya daldığımızda beyin hücreleri gereksiz düşünceleri budamaya başlayarak beyindeki ağırlığı kaldırır. Nöron bağların arınması beyin sağlığını yakından etkilemektedir. Uyku anında beyin dinlenir, daha yavaş çalışır ve kendini korumaya alır. Bu yüzden günce en az 6 saat uyku önerilmektedir.

Çocuklarda uyku bozukluğu

Çocuklar özellikle bir şeyleri kavrama yaşına geldiğinde uyku bozukluğu yaşanabilir. Geç yatma, uykuda korkulu rüyalar görme, ağlayarak ya da sıçrayarak uyanma çocuğunuzun uykuyla savaşmasına neden olabilir. Her yaş grubunda uyku düzeni değişmektedir, 1 yaşına kadar gündüz ve gece bölük bölük uyku söz konusudur.

Çocuklar uykuda kâbuslar gördüğünde ailenin yanında yatar. Bu hareket çocuğun bağımsızlığı ve kendine güvenmesi açısından doğru değildir, ne olursan olsun ebeveynler bebeğin yatağında bir süre beklemeli, çocuk uyuduğunda yanından ayrılmalıdır. Çocuklarda uyku problemi psikolojikse ve uzun sürerse bir pedagogdan yardım alınmalıdır.

Kaliteli bir uykuyu nasıl anlarız?

Kaliteli uykunun en önemli göstergesi kişinin uyanınca kendini dinç hissetmesidir. Vücudu dinlenmiş zihin açıktır. Burunda tıkanıklık hissi vardır ve halsizlik söz konusudur. Uykuda görülen rüyanın etkisi altında kalınır, huzursuz bir ruh hali vardır. REM uykusunda rüyalar görülür ve ruhun dinlenme evresidir, derin uyku denilen evrede de fiziksel arınma gerçekleşir.

Kaliteli uykuda, ne kadar süre uyursanız uyuyun kendinizi yenilenmiş hissedersiniz. Algılarınız açıktır ve yeni bilgi almaya, adapte olmaya hazırsınızdır. Uyandıktan sonra derin birkaç nefes almanız, gerinmeniz enerjinizi harekete geçirmeye yardımcı olacaktır.

Uyku apnesi uyku kalitesini düşürür

Uyku sırasında uyku apnesi denilen rahatsızlık ortaya çıkabilir, kişiyi ve yanında yatanı çok rahatsız eder.

Uykuya geçildiğinde bir süreliğine nefes durabilir, nefes ağızdan çok kısıtlı şekilde alınır. Bu durumda uyku bölünecektir ya da vücuda gerekli oksijen alınmadığı için kan yeterli şekilde işlev göremez.

Ani uyanma kalbin ve damar sisteminin uyarılmasına neden olur ve vücut dengesi bozulur.

Fazla kilo, alkol içmek, yatmadan kısa süre önce emek yemek uykuya geçmeyi iyice güçlendirir. Uyku bozukluğu sebebi apneyse, ileriki dönemlerde tansiyon yüksekliği ve kap ritim dengesizliği ortaya çıkabilir. Uyku apnesi tedavi edilmezse nefesin durması ve ölüm gerçekleşebilir. Tedavide maskeyle basınç verilir ve nefes alma kolaylaştırılır.

Mekâna uyum sağlamamak uykunun bozulmasına neden olur

Yeni bir mekâna, yeni bir odaya geçtiğinizde uykuya dalmakta zorluk çekebilirsiniz. İlk 1 hafta uykusuzluk muhtemeldir, bu durum 3 ara kadar sürebilir. Çocuklarda heyecan veren dönemlerde uyku düzensizliği görülebilir. Okul açılma zamanları, karne zamanları, yeni bir kursa başlama zamanlarında uyku bozukluğu ortaya çıkabilir.

Yetişkinlerde düğün öncesinde, önemli iş görüşmeleri öncesinde, özel hayattaki kişilerle yaşanan olumsuzluklarda, yatmadan önce yapılan egzersizlerde uykunun kaçması normaldir. Ruh durumu düzeldiğinde uyku da düzene girecektir. Birkaç gün uykusuz kaldığınızda bunu genellememeli ve bilinçaltına ben zor uyurum kalıbını yüklememelisiniz.

Uykuyu kolaylaştıran yöntemler

Kaliteli bir uykunun vücuttaki olumlu etkisi çok fazladır, düzenli bir uyku hücreyi yenilediğinden yaşlanmayı geciktirir. Uykuya dalmadan önce bol içecekten ve bol yiyecekten sakınmalısınız.

Hücre yenilenmesini uyku zamanında geçer, organlar yediklerinizi sindirmekle uğraşırken hücreleri yenilemekte zorlanır. Uykudan en az 3 saat önce yemeyi bırakmalısınız, sıvı olarak da sadece su içmelisiniz. Yatmadan önce tuvalete gitmeniz de uykunuzun bölünmesini engelleyecektir.

Her kişide aynı etkiyi göstermese de çok fazla çay ve kahve tüketmek uykusuzluğa neden olabilir.

Uyku bozukluğu sorununda sürekli değişen uyku saatinin büyük etken olduğunu bilmeliyiz. Bir gün çok geç bir gün çok erken yattığınızda vücut bir uyumsuzluk yaşar, sık sık uykunun bölünmesi söz konusudur.

Uykudan önce duş almak, rahat kıyafetler giymek, ılık süt içmek, kitap okumak uykuya dalmanızı kolaylaştırır. Süt yerine sakinleştirici etkisi bulunan lavanta, funda, melisa, ıhlamur, yasemin çayı içebilirsiniz.

Oda spreyi yerine doğal lavanta, melisa yağından yaptığınız karışımı yastığınıza damlatabilirsiniz.

Yatak odanızı uyumak için kullanın

Birçok kişinin yaptığı hata, yatak odasını ders çalışmak, yemek yemek, arkadaşlarla sohbet etmek için kullanmaktır. Yatağınıza yattığınızda odada yaptıklarınız aklınıza gelir ve uykunuzu kaçırabilir. Odanızda ses çıkaran saatler olmamalı ve ışık yanmamalıdır. Yatak odasında dikkat dağıtacak objeler ve resimler bulundurmamalısınız. Ayrıca yatak odanız çok sıcak ve çok soğuk olmamalı.

Yatağınızı doğru seçmeli, çok yumuşak ve çok sert olmamasına dikkat etmelisiniz. Yastığınız boyun girintisine uyum sağlamalıdır, yüksel ve alçak olmasına kendiniz karar vermelisiniz.  Uyku öncesinde ne düşünürseniz beyniniz uykusunda onu devam ettirir. Bu yüzden uyumadan önce korku ve gerilim filmleri izlememeli, macera içeren kitapları okumamalısınız.

Çocuklarda uyku bozukluğu nasıl düzelir?

Emzirilen bebeklerde gece uykusuzluğunun nedeni emme alışkanlığı olabilir. Bebeğinizi gece emzirerek uyutmak yerine hiçbir şey yapmadan uyumasını sağlamalısınız. İlk zamanlarda emmek isteyecektir ancak bir süre sonra sizin kurallarınıza ayak uydurarak ve kolaylıkla uykuya dalacaklardır. Uykuya dalana kadar çocuğunuzun yanında olmalı ancak onunla muhabbet etmemelisiniz.

Uyku bozukluğu yaşayan çocuklar anne babasının yanında yatmak için bahaneler arar. Çok büyük sağlık problemi olmadığı sürece çocuklarınız yatağında uyumalıdır.

Gece belirli zaman dilimlerinde çocuğunuzun yanına gidip uyuyup uyumadığını kontrol edebilirsiniz, sizin yanınıza geldiğinde tekrar yatağınıza götürmeli, uykuya dalana kadar yanında durmalısınız. Çocuğunuz bir şey içerek ve yiyerek uyumamalıdır, belki kısa bir masal anlatılabilir.

Çocukların odaları gün içinde havalandırılmalıdır, televizyon açılmamalıdır. Müzikle uyuyan çocuğunuza klasik müzik gibi sakinleştirici müzik türlerini dinletmelisiniz.

Uyku bozuklu için pratik yöntemler

Günün tüm stresi ve kafanızdaki düşünceleri bir kenara bırakmayı başardığınızda uyku kapınızı çalar. İlk önce bacaklardan başlayarak tüm organlarınızı gevşetin. Son olarak alnınızın gevşediğini ve karanlığın içinde yürüdüğünüzü hayal edin. İlerde küçük bir ışık olduğunu düşünün ve odağınız o nokta olsun. Kısa süre sonra uykunuz gelir, çünkü aklınızdaki düşüncelerden arınmışsınızdır.

Uykunu gelmesi için kullanılan diğer yöntem nefes egzersizidir. Yatakta sağ tarafa yatın ve sağ burun deliğinizi kapatın. Burnunuzdan derin bir nefes alın ve karnınızı şişirin, nefesinizi ağzınızdan ya da burnunuzdan verin. Bu nefesi 20 kere yapın ve birkaç dakika ara verin, uyumazsanız bu işlemi bir kez daha tekrarlayın.

Uyku bozukluğu için diğer öneriler

Renklerin insan enerjisi üzerinde büyük etkisi vardır. Kırmızı hızlı hareket etmeli ve tehyi, sarı düşünmeyi tetikler. Bu yüzden uyuyacağımız oda, ruhu dinlendirici renklerle boyanmış olmalıdır. Mavi ve yeşilin açık tonları yatak odası için uygundur. Temiz çarşaflar da kişiye güven verir, uykuya daha kolay geçmenizi sağlar.

Soğuk havalarda uyumak zordur, vücut ısısı arttırıldığında uykuya geçiş kolaylaşır. Yatmadan önce yatağınızı ısıtmanız, bacaklarınızın altına polar almanız tavsiye edilir.

Mide asidi dengeleyen ilaçların içindeki alüminyum uykunun kaçmasına neden olabilir, uykudan çok önce içmeniz uygun olacaktır.

Uyku bozukluğu sebeplerinden biri gündüz uykusudur, masum gibi görünen bir- iki saatlik gündüz uykusu gece uyku ihtiyacının gerek kalmadığı algısı oluşturur ve uykunuz çok geç saatte gelecektir.

Stres uykuyu kaçıran önemli bir faktördür, geçmişle ilgili meselelerin hatırlanması uykuyu hayal eder. Bu yüzden birkaç dakika yapacağınız meditasyon sizi günlük telaşlardan sıyırır, hiçbir şey düşünmeme noktasına getirir.

Sır üstü yatağınıza uzanın, ellerini ve kollarınızı hafif açın. 15 kere diyafram nefesi alın, aklınıza gelen düşüncelere takılmayın zihninizden gitmesine izin verin. Kendinizi yeşillikler içinde ormanın ortasında düşünün ya da bir kumsalda yürüdüğünüzü gözünüzde canlandırın.

Denizi seyrederken uykuya dalmanın keyfini çıkarın.

Источник: https://www.ipuclarim.com/uyku-bozuklugu-cozumleri/

Uyku Apnesi Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku Apnesi, Yaşam Kalitesini Düşürüyor

Uyku apnesi, horlama ve uykuda solunum durması olarak tanımlanıyor. İnsan ömrünün ortalama üçte birini oluşturan uyku, sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşıyor.

Kalitesiz uyku gündüz sürekli uyur halde dolaşma, konsantrasyon eksikliği gibi şikayetlere yol açarken; yüksek tansiyon, kalpte ritim bozuklukları, felç veya ani gece ölümlerine neden olabilen uyku apnesine de neden olabiliyor.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi, horlamanın neden olduğu en önemli hastalıklardan biridir ve uykuda solunumun durması olarak ifade edilebilir. Uyku esnasında nefesin durması ve yüzeysel hale gelmesi anlamına gelen uyku apnesi gece boyunca defalarca tekrarlayabilir.

Uyku apnesi sırasında, üst solunum yolunun açık kalmasını sağlayan kaslarda gevşeme olur. Dil kökü veya yumuşak damağın veya aşırı büyümüş bademciklerin hava yolunu tıkaması sonucunda en az 10 saniye nefes alamamak uyku apnesi olarak adlandırılır.

Uyku apnesi sırasında solunum çabası sürse de, bir süre sonra daha da artan bu çaba beyni uyarır ve hava yolu açılır. Solunumu durana kadar horlayan kişi, gürültülü bir homurdanma ile yeniden nefes almaya ve horlamaya devam eder.

 Gerekli önlemler alınmadığında uyku apnesinin dikkatsizliğe yol çarak trafik kazası riskini 7-8 kat arttırdığı ve iş kazalarına neden olduğu biliniyor. Uyku apnesinin görülme sıklığı %1-4 olsa da, diyabet hastalığının %3, astım sıklığının yaklaşık %5 olduğu düşünülürse ne kadar önemli bir sorun olduğu daha iyi anlaşılabilir.

 Uyku Apnesi Nedenleri

Uyku apnesinin nedeni, boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesidir.

Üst solunum yolundaki darlıklar çocukluktan itibaren, solunum yolunun yıpranmasına sebep olabilir ve bu da uyku apne sendromuna neden olabilir.

Fazla kilolu olmak, büyük bademciklere ve geniz etine sahip olmak da uyku apnesi nedenleri arasında gösterilebilir.  Uyku apnesi sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da görülebilir.

Uyku apne sendromu olan kişide horlama, 3-4 kat daha fazla, çok kaba ve gürültülü şekilde gerçekleşir.

Horlamanın yanı sıra nefes darlığı, sık sık iç çekme, el kol hareketleriyle çırpınarak uyanmaya çalışma, sık ve uzun süreli solunum durmaları, sabah yorgun uyanmak da uyku apne sendromu yaşayan kişilerde görülür.

Uyku apnesinin tam nedeni sayılmasa da, uyku apne sendromlu hastaların %30-50'sinde hipertansiyon görülmektedir.

 Uyku Apnesi Belirtileri

 Uyku apnesinin belirtilerinden en önemlisi uykuda solunumun durmasıdır.  Diğer uyku apnesi belirtileri ise şöyle sıralanabilir:

  • Uykuda sırasında huzursuzluk
  • Horlama
  • Sık sık idrara kalkma
  • Terleme
  • Ağız kuruluğu
  • Reflü
  • Tanıklı olarak solunum durmaları

Ayrıca baş ağrısı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, depresyon, sabah dinç uyanamama ve aşırı derecede uykulu olmak ve yorgunluk hali ise uyku apnesinin gündüz gözlenebilen belirtileri arasındadır.

 Uyku apnesi belirtilerinin görüldüğü kişiler gün içerisinde birçok ciddi tablo ile karşılaşılabilmektedir.

Uykuda ani ölüm, inme, kalp krizi ve kalp yetmezliği, eğer hasta obez ise kilo vermede zorluk, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık, kontrol altına alınamayan diyabet bu olumsuzluklara örnek olarak gösterilebilir.

Bunun yanı sıra, uyku apnesi kişide gündüz sürekli yorgunluk ve konsantrasyon eksikliğine neden olacağı için trafik ve iş kazalarına da neden olabilmektedir.

Uyku Apnesi Testi

 Uyku apnesi testi, hastalığın tespiti ve tedavisi sürecinde en önemli aşamadır. “Polisomnografi” denilen uyku apnesi testi tüm gece boyunca beyin aktivitesinin ve solunumsal olayların kaydedildiği bir testtir.

 Uyku apnesi testi olan Polisomnografi, uyku sırasında beyin dalgaları, göz hareketleri, ağız ve burundan hava akımı, horlama, kalp hızı, bacak hareketleri ve oksijen seviyelerinin ölçümü esasına dayanır. Uyku apnesi testini yaptırabilmek için hastaların bir gece uyku odasında kalmaları gerekir.

Test sırasında sırasında vücudun çeşitli noktalarına bağlanan kablolarla alınan sinyaller odanın dışındaki bilgisayara aktarılır.

Sabaha kadar alınan bu kayıtların incelenmesiyle, uyku süresince solunumun kaç defa durduğu, ne kadar süre ile durduğu, durduğunda oksijen değerlerinin ve kalp hızının nasıl etkilendiği ve derin uykuya dalınıp dalınmadığı gibi birçok parametreye bakılabilir.

Uyku Apnesi Nasıl Önlenir?

Uyku apnesi, alınacak basit önemler sayesinde önlenebilir. Hastalık için değiştirilebilir risk faktörlerinden en önemlisi obezitedir. Uyku apnesi kilo verilerek %50 oranında azaltılabilir.

Ayrıca, alkol ve uyku ilaçlarından kaçınmak, sigarayı bırakmak ve sırt üstü yatmamak da rahatsızlığı azaltır.

Horlamayı azaltan ve burun açıklığını sağlayan spreyler veya elastik bantlar uyku apnesi tedavisi için yeterli olmaz.

Uyku Apnesi Tedavisi

 Uyku apnesi tedavisinde ilk yapılması gereken obezite söz konusu ise bu durumun aşılmasıdır. Eğer üst solunum yollarında belirgin anatomik darlıklar var ise hastanın Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından cerrahi girişim yönünden değerlendirilmesi gerekir.

 İleri derecede uyku apnesi tedavisinde ise pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisi uygulanmalıdır.

Tedavi etkisine ve hastanın tercihine göre otomatik ayarlarda düzenleme yapılarak ya da sabit basınçlı cihaza geçilerek hasta takibe alınmalıdır.

CPAP cihazı kullanmakta güçlük çeken ya da hafif derece vakalarda ağız içi aparey ile alt çene öne alınarak dilin geriye düşüp üst solunum yolunu tıkaması önlenebilir.

 Uyku apnesinin özgün tedavisi, hava yolunu devamlı açık tutacak şekilde basınçlı hava veren cihazların kullanımıyla sağlanmaktadır. PAP (pozitif havayolu basıncı) cihazları üst hava yollarının uyku sırasında açık kalmasını sağlayarak uyku apnesini önlemektedir.

Gece boyunca yüze sıkıca oturan silikon bir maskeyle basınçlı hava veren bu cihazlar, başlangıçta hasta için rahatsız edici görünebilmektedir. Buna rağmen, sabah dinlenmiş ve uykusunu almış olarak uyanan hastalar cihazı kolaylıkla kabul etmektedir.

Hastaya hangi cihazın uygun olduğunu tespit etmek ve apnelerin yok olduğu veya minimum sayıya indiğini görmek için ikinci bir gecenin uyku laboratuvarında geçirilmesi gerekmektedir.

  Cihazla uyku apnesi tedavisinin ardından uyku apnesi sorunundan kurtulan kişilerin yaşam kaliteleri yeniden yükselmektedir.

 Uyku Apnesi Beyin ve Kalp Hastalıklarına Yol Açabiliyor isimli makalemiz için tıklayınız!

Güncellenme Tarihi: 20 Ekim 2016Yayınlanma Tarihi: 20 Ekim 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/uyku-apnesi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.