Uyku Düzenimiz Yaşa Bağlı Olarak Değişiyor

içerik

Uyku nasıl düzene sokulur?

Uyku Düzenimiz Yaşa Bağlı Olarak Değişiyor

Bazı insanlar “erken yatar, erken kalkar, bir yumurtayı sütle çarpar” (niyeyse). Bazı insanlarsa “akşam yatmayı bilmez, sabah kalkmayı bilmez”. Bilim adamları bu iki tür insanı “sabahçılar” ve “gececiler” diye ikiye ayırır.

Benim uyku düzenim “gececilere” göre ayarlıydı ve bir türlü “sabahçıların” uyku düzenine geçiş yapamıyordum fakat bugün mutlulukla söyleyebilirim ki, 5 yıldan uzun süredir çözemediğim bu sorunu çözmeyi başardım! (Gerçi hala biraz geç kalktığım oluyor ancak onun sebebi, başlattığım rutini düzenli olarak uygulayamamam.)

Şimdi size anlatacaklarımı uygulamayı başarırsanız, siz de uykunuzu 1 günde, bilemediniz 1 haftada düzene sokabilirsiniz. (“Olmuyor işte yeeaa!” tepkisini de kabul etmiyorum; ben 2 yıldır yaşadığım sorunu 1 günde çözdüysem, 15 yıldır bu sorunla cebelleşenler de 1 haftada çözer.)

O ekran kapanacak!

Uyku bozukluklarıyla cebelleştiğim 5 küsur yılın şu son 2 yılında uykuyla ilgili çok araştırma yaptım. Cidden çok araştırdım. Karşılaştığım bir makalede “Gecikmiş Uyku Fazı Tipi Uyku Sendromu” (GUFTUB) diye bir “sendrom”dan bahsediyordu.

(Türk Psikiyatri Dergisi’nin 2009 yılında çıkmış bir sayısında yayınlanan bu makaleyi buradan indirebilirsiniz.) Makalenin içerisinde, bu sendromun tedavisi için uygulanan “ışık tedavisi (fototerapi)” yöntemi ve bu yöntemle ilgili anlatımlar dikkatimi çekmişti.

Hastanın, yüksek parlaklığa sahip bir ışık kaynağıyla tedavi edilebileceğinden bahsediliyordu.

Akşamları bilgisayar veya televizyon ekranına maruz kalan beynin, gelen o parlak ışığı güneş ışığıyla özdeşleştirdiğini ve beyne güneşin batmadığı sinyalinin gittiğini, dolayısıyla uykunun geciktiğini de okumuştum (burada). İlk bakışta saçma gelse de, fototerapi yönteminin tam tersinin uygulanması bakımından şaşırtıcı bir bilgiydi, aklımda uzun süre kaldı.

Lafı uzatmayayım, özetle şunu yapıyoruz: Yatmadan en az 2 (mümkünse 3) saat önce, parlak ışık kaynaklarının tamamını kapatıyoruz.

Bilgisayarlarınız, tabletleriniz, televizyonlarınız hatta akıllı telefonlarınız bile bu kategoriye dahil. (Biri ararsa telefona bakmayın demiyorum, telefonu kapatın demiyorum ama telefonla uzun süreli ilgilenmekten kaçının.

) Bu ışık kaynaklarından uzak durursanız, kesinlikle uyku düzeninize faydası olacaktır.

Sabah kalkmanız için bir sebebiniz olsun

Bu adım öğrenciler, ev hanımları gibi insanlar için zor olabilir ama şöyle diyeyim, ben yaptıysam siz kesin yaparsınız. Sabahları yapacak bir işiniz varsa bu adımı atlayabilirsiniz; işiniz yoksa da bir iş uyduruverin. Bir yere gidin, bir şeylere çalışın, normalde akşam/gece yaptığınız bir işi yapabiliyorsanız sabah yapın… Yeter ki sabah kalkmak için bir nedeniniz olsun.

Yemek yasak, içmek yasak!

Alkollü ve kafeinli içecekler zaten yasak, bunu zaten tahmin etmişsinizdir.

(Bir kötü haber: İnce belli bir bardak çayda da 20-30 miligram kafein vardır! O da yasak!) Yemek yememeye de dikkat edin; yiyecekseniz çok hafif yemekler veya benim gibi “gece öğünü” olan insanlardansanız bir paket çubuk kraker gibi şeyler yiyin. (Tabii “gece öğünü” alışkanlığından tamamen vazgeçmek en iyisi olur ve kolaydır da. Ben vazgeçebildim mesela.)

Özetle, mümkünse hiçbir şey yemeyin ve su veya bir bardak ılık süt dışında bir şey içmeyin.

Yatmadan önce yapılacaklar

  1. Yatmadan 1 saat kadar önce duş alabilirsiniz. İnsan uykuya daldığında vücut sıcaklığı düştüğü için (kaynak), aynı etkiyi ılık/sıcak bir duşla da yapay olarak yaratabilir ve vücudunuza uyku sinyalleri gönderebilirsiniz.

    Duştan çıktığınız anda vücut sıcaklığınız -duşa göre- düşeceği için, uykunuzun gelmesi kolaylaşacaktır.

  2. Kitap okuyun! Kitap okumak, daha doğrusu kurgu türünde kitaplar okumak (fantastik kurgu, bilimkurgu, düz kurgu gibi) beyni gevşetir.

    (Makaleler, denemeler, öğretici, siyasi içerikli veya buna benzer kitaplar var olan uykuyu kaçırabilir, dikkat!)

  3. Bir bardak süt için. Bunu zaten yukarıda da yazdım ama tekrar belirteyim istedim. İşe yarıyor.

  4. Yastığınız, yatağınız ve pijamalarınız hem rahat, hem de temiz olsun. “Uyku hijyeni” diye bir şey de var.

Yattıktan sonra yapılacaklar

Uykuya dalmak için koyun saymanın mantığı nedir, biliyor musunuz? Hem tekrarlı, hem sıkıcı, hem de saçma sayılabilecek bir eylemi gözümüzde canlandırdığımız için. Gerçekten de bu üç özelliğe sahip olan hayaller, rüyalara da epey benzediği için uyku getirici özelliğe sahiptir.

Ben pek sıkıcı şeyler düşünemiyorum (eğlenceli biri olduğumdan değil, cıvık biri olduğumdan) ama zihnimi zorlamamaya ve günlük hayata bağlı kalmamaya dikkat ederek, ciddi anlamda saçma hayalleri devam ettirdiğimde, uykuya dalmam gerçekten de kolaylaşıyor.

Kaç saat uyumak lazım?

Uykunun evreleri diye bir şey var. Verdiğim kaynağa göre bu evrelerin ilk döngüsü 90 dakika sürerken; ikinci, üçüncü ve dördüncü döngüler 100 ila 120 dakika sürüyormuş.

Bir yetişkinin (18 yaş üstünün) uyku ihtiyacı, 7 ile 9 saat arasında değişiyor. Uyandığınızda kendinizi dinç hissediyorsanız, bir uyku döngüsüyle diğeri arasında uyanmışsınız demektir. O uykunun süresini not alıp, alacağınız diğer notlarla karşılaştırıp kaç saat uykunun size iyi geldiğini bulabilirsiniz. Üç döngüden az, beş döngüden fazla uyumayın.

Uyanma zamanı, ayağa nasıl kalkacağız?

Uyanamayanların en büyük derdi, kafasını yastıktan, vücudunu yataktan kaldırmaktır. Yerçekiminin 10 kat artmış gibi görünen bu dakikaları aşmanın da yolları var elbette.

Tek hamlede erişemeyeceğimiz bir yerde bulunan alarmlı saatimizi (veya telefonumuzu) kalkıp kapattıktan sonra geri yatmamak için, o yarı bilinçli halimizle büyük bir çaba göstermemiz gerekiyor ama cidden zor değil.

Şunu deneyin: Sırtınızı bir yere dayayın – yatağa değil! Yaslanacak dikey bir yüzey bulun, bulamazsanız dik durun. Yavaş yavaş, derin derin nefes alın. Gözlerinizi kapayabilirsiniz hatta bir-iki dakika ayakta uyumaya bile devam edebilirsiniz. Her derin nefes afyonunuzu biraz daha patlatacak, uykunuzu biraz daha açacaktır.

(Bir ara ben bir şeyler koklamayı da faydalı buluyordum. Bu adımı da deneyebilirsiniz.)

Kendinizi hazır hissettiğinizde kalkın, en az iki bardak su için. (Ben yarım litrelik ufak pet şişelerden birini yatağımın yanında hazır bekletiyorum, sabahları içiyorum.) Suyu içtikten sonra bilinciniz biraz daha açılacaktır. Son adımda da yüzümüzü yıkıyoruz.

Ufak ipucu: Gün içinde kendinizi yorun

Zihin ve beden gün içerisinde ayrı ayrı yorulursa, uykunuz inanılmaz tatlı olur. Zihin yoran işlerde çalışıyorsanız spor yaparak bedeninizi çalıştırabilir; beden gücü gerektiren işlerde çalışıyorsanız okuyarak, yazarak veya bulmaca çözerek zihninizi yorabilirsiniz.

Yazının uzunluğuna bakmayın; önerilerimi uzun uzun anlattığım için uzun oldu. Yapılacak şeyler aslında az ve basit. Uygulayın; sonuç almamanız mümkün değil! 🙂

Источник: https://beyn.org/uyku-nasil-duzene-sokulur/

Kaliteli uyku nedir? İyi bir uyku düzeni nasıl olmalıdır?

Uyku Düzenimiz Yaşa Bağlı Olarak Değişiyor

Elde edilen yetersiz ve kalitesiz uyku, başta günlük yaşamı alt üst ederken, yorgunluk, halsizlik ve duygu durum değişikliklerini de beraberinde getirdi. Central Hospital’dan Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Gamze Eroğlu Arığ, sonbahara geçişte yaşanabilen uyku problemlerine karşı önerilerde bulunuyor.

Henüz Eylül ayı dahi bitmeden kış soğuk yüzünü gösterdi. Bu duruma bir de gündüzlerin kısalması ve gecelerin uzaması eklediğinde kişilerin vücut biyolojik saati ciddi bir sarsıntı yaşadı.

Biyolojik saatinde değişiklikler gözlemleyen kişiler ise birtakım uyku problemleriyle karşılaşmaya başladı. Bunun nedeni de sonbaharda vücut ritmini sağlayan ve uykuya dalma hızını ayarlayan melatonin hormonunun etkisinin azalmasıdır.

Azalan melatonin hormonuna bir de seratonin azlığı eşlik ettiğinde vücut bağışıklığı zayıflayabiliyor. Bağışıklık seviyesi düşüş yaşayan kişiler ise uyku bozukluğunun yanı sıra grip, nezle gibi rahatsızlıklarla karşılaşabiliyor.

Ayrıca var olan bu gibi hastalıkların seyrini de ağırlaştırabiliyor. İşte bu gibi problemlerle karşı karşıya kalmamak için günlük uyku düzeninin sağlanması büyük önem taşıyor.

Uyku, insan yaşamının üçte birini oluşturur

Kişilerin zihinsel ve fiziksel sağlığı açısından yaşamsal bir zorunluluk olan uyku, insanların yaşamının ortalama üçte birini kapsar. Uyku, insan vücudunun onarım süreci olarak kabul edildiği gibi, onsuz yaşamak da mümkün değildir. Bu nedenle uyku, her gece belli sürelerde gerekli kalitede sağlanmalıdır.

Çünkü uykuda insan vücudunun bedensel ve zihinsel verileri depolanır, hafıza ve metabolik süreçleri düzenlenir. Böyle düzenlemelerin yaşandığı uykunun aksaması da kişi yaşamının olumsuz etkilenmesine neden olabilir.

Ayrıca kalitesiz uyku, bir sonraki aşamada birtakım sağlık sorunlarının baş göstermesine ve kişilerin yaşamını tehye sokacak iş veya trafik kazalarının yaşanmasına yol açabilir.

Yetişkinler için 4-11 saat, yeni doğanlar için ise 16-18 saat uyku yeterli

Bir kişinin ihtiyaç duyduğu normal uyku süresi, onun yaş grubuna ve gereksinimlerine göre değişebilir. Bunların yanı sıra kişinin genetik özellikleri de önemli bir ayrıntıdır. Uykusuzluk hissetmeden fiziksel ve zihinsel zindelikle uyanılan zaman dilimi kişi için normal uyku süresi olarak belirlenebilir.

Fakat belli bir uyku süresi belirtmek gerekirse, yetişkinler için 4-11 saat, yeni doğanlar için ise 16-18 saat yeterli sayılabilir. Bunun nedeni de çocuklukta uyku ihtiyacının daha fazla olmasıdır. Ayrıca çocuklarda uyku sürecinin büyük bir kısmı rüyalı uykudan (REM) oluşur.

Bu uykunun süresi çocuk büyüdükçe azalırken, özellikleri de yetişkin uykusuna benzer içerik kazanmaya başlar.

Uyku sorunları, sonbahara geçerken sıklıkla yaşanıyor

Uyku sorunları en fazla yaz aylarından sonbahar mevsimine geçişte ortaya çıkıyor. Uykuya dalma ve uykuyu sürdürme problemleri de bu uyku problemlerinin başında geliyor.

Horlama ve gündüz uyku hali olarak görülen uykuda solunum bozuklukları, vücudun biyolojik saatinde ortaya çıkan değişikliklere bağlı oluşan sorunlar, huzursuz bacak sendromu ve uykuda hareket bozuklukları diğer önemli uyku problemleri arasında sayılıyor.

Sonbaharda D vitamini alamayan vücut psikolojik değişim yaşıyor

Sıcak ve bol güneşli yaz aylarından sonbahara geçerken insan vücudu iklim değişikliklerine alışmak için bir hayli çaba gösterir. Çünkü yaz mevsimi süresince bolca güneş ışını alan vücut, kasvetin hakim olduğu kapalı havalarda D vitamininden mahrum kalmaya başlar. Dolayısıyla bu durum da insan psikolojisinde sarsıntıların oluşmasına zemin hazırlayabilir.

Bu tabloya bir de kronik uykusuzluk dahil olduğunda vücut direncinde düşüşler yaşanabilir. Sağlam dirence sahip olamayan vücutta ise metabolik hastalıklar artabilir, solunum ritmi ve şeker dengesi bozulabilir. Ayrıca dikkat ve konuşma bozukluklarının yanı sıra, unutkanlık da baş gösterebilir.

Tabii stres hormonu salgılanmasında da artış yaşanabilir, buna bağlı gerginlikler veya tahammülsüzlükler oluşabilir.

Uyku bozuklukları için bir uzmana danışılmalı

Sağlıklı bir gündüz yaşantısının tamamlayıcısı yeterli ve kaliteli uykudur. Bu sebeple sadece kronik değil, mevsimsel uyku problemleri de dikkate alınmalıdır. Bu şikayetlerin çözümü için de mutlaka bir uzmana danışılmalı ve uyku kalitesinin arttırılabilmesi için destek alınmalıdır.

Çünkü uykuda solunum bozuklukları olarak tanımlanan uyku apnesi, kalp- damar sistemi ve metabolizma üzerindeki etkileri, çeşitli uyku atakları yalnızca doğru tanı ile tedavi edilebilir.

Ayrıca trafik ve iş kazalarına sebep olabilen narkolepsi, insomnia (uykusuzluk) ve kişide endişe ve depresif ruh halleri yaratabilecek huzursuz bacak sendromu yine yalnızca doğru tanı ile çözüme kavuşturulabilir.

Tedavi için erken ve doğru tanı çok önemli

Kronik ya da mevsimsel fark etmeksizin tüm uyku bozukları tedavi edilebilir rahatsızlıklardır. Ancak burada erken ve doğru tanının büyük önem taşıdığı bilinmelidir.

Uyku problemleriyle karşılaşıldığında gelişigüzel uyku ilaçları kullanımının yanlış olacağı da unutulmamalıdır. Rastgele ilaçlar almak yerine alanında uzman hekimlere başvurulmalıdır.

Çünkü kimi zaman uyku şikayetleri yaşayan kişinin uyku alışkanlıklarını gözden geçirmesi ve kaliteli uyku gerekliliklerine uymasının dahi sorunu çözebildiği akıllardan çıkarılmamalıdır.

Sonbaharda kaliteli uyku imkansız değil!

Uyku bozukluğu probleminin altında ister kronik, ister mevsimsel nedenler olsun ilk olarak, uzman hekimlerden kaliteli uyku kazanma yolları hakkında bilgi alınmalıdır.

Daha sonraki aşamalarda ise, düzenli yatış ve kalkış saatleri belirlenmeli ve bu saatlere uymaya dikkat edilmelidir. Uykuya geçmeden önce stresi tetikleyecek yoğun fiziksel aktivitelerden uzak durulmalı, ayrıca uykuya dalmayı engelleyecek uyarıcı ilaç ve içecekler alınmamalıdır.

Uyku sürecine geçilen odanın ise sessiz ve karanlık olmasına, havalandırmasının ve ısısının ihtiyaç duyulan seviyede ayarlanmasına dikkat edilmelidir. Uyumaya hazırlanırken çok aç ya da çok tok olunmamasına, uyuma sıkıntısı yaşandığında ise aşırı çaba harcamamaya özen gösterilmelidir.

Son olarak gün içerisinde bol bol temiz hava alınmalı ve kötü hava şartları yaşansa dahi yürüyüşler aksatılmamalıdır.

Kalitesiz ve yetersiz uyku, kalp hastalıklarını tetikliyor!

Источник: https://indigodergisi.com/2016/10/kaliteli-uyku-nedir-iyi-bir-uyku-duzeni-nasil-olmalidir/

Bebeklerde Uyku Problemi, Uyku Düzeni Nasıl Sağlanır

Uyku Düzenimiz Yaşa Bağlı Olarak Değişiyor

bebeklerde uyku problemi, uyku düzeni nasıl sağlanır

Uyku hiç şüphesiz ki tüm canlılar için çok önemlidir. Yeni doğan bir bebek günün ortalama 16 – 17 saatini uykuda geçirmektedir. Bu saat aralığı tabikî ki bebeğin yaşı büyüdükçe daralmaktadır.

Okul öncesi dönemdeki bir çocuğun günlük 11 – 12 saatini uykuda geçirmesi uzmanlar tarafından da tavsiye edilmektedir. Uykusunu düzenli alan çocuğun buna paralel olarak zihinsel ve fiziksel gelişimi de olumlu yönde olacaktır.

Uykusunu yeterince almayan çocuk ise o gün içindeki yeme, içme, oyun gibi aktivitelerinde de davranışlarında da uykusuzluğundan kaynaklı olarak dengesi değişmiş olacaktır.

Her çocuğun uyku düzeni ve uyku rutini birbirinden farklı olabilir. Geçmişten bu güne çocukları uyutmak için denenmiş ve tavsiye edilmiş pek çok yöntem bulunmaktadır.

Ayakta sallamak, beşikte sallamak ya da kendi kendine uyumasını sağlamak gibi pek çok yaklaşım örneği olsa da yine en doğru yöntemi çocuk ve ebeveyn olarak sizler belirleyeceksiniz. Çünkü uyku düzeni oluşturmanın tek bir doğrusu yoktur.

Çocuğunuzun kişilik yapısına ve sizin tutumunuza göre uyku rutini oluşturmak değişkenlik gösterebilir.

Çocuklarda uyku eğitiminde dikkat edilmesi gereken en öncelikli husus, çocuğun uyku reddetmesi ve uyumak istememesinin sebeplerinin iyi araştırılmasıdır. Reflü, diş ağrısı, grip ya da uyku apnesi gibi sağlık sorunları olan çocuklarda uyku düzeni oluşturmak çok zordur. Bu nedenle çocuğa gerekli tüm fiziki muayenelerin yaptırılmış olmasına özellikle dikkat edilmelidir.

Uyku Sorunu Olan Bebeklerde Görülen Belirtiler

uyku sorunu olan bebeklerde görülen belirtiler

  • Çocuğunuzda herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen gecede 6 – 7 kere uyanıyorsa,
  • Özellikle 10 ay ve altındaki bebekler gece 7 – 8 kere uyanıyor ve anne sütü emmeden tekrar uyumuyorsa,
  • Çocuğunuz gece boyu kesintisiz, huzurlu ve kaliteli bir uyku uyumuyorsa,
  • Gece uyumak istemiyor ve uykuyu reddediyorsa,

Çocuklarda Görülen Uyku Sorunlarının Sebepleri

  • Bebeklerde uykuya dalamama sebeplerinin başında bebeğin aç ya da bir rahatsızlığının olması gelmektedir.
  • Çocuğun uyuyacağı odanın ısı ve ışıklandırma olarak uygun olmaması uykuya geçişini zorlaştırmaktadır.
  • Bebeğin ve çocuğun kıyafetlerinin rahat olmaması kaliteli bir uyku için en büyük engeldir.
  • Uyku öncesi çocuğun ilgi, sevgi, oyun gibi duygusal ihtiyaçlarının karşılanmamış olması ya da yetersiz karşılanması uykuya geçişini zorlaştırmaktadır.
  • Çocuğunuzun uyku öncesinde fazla uyarılmış olması ve yorulmuş olması da uykuya geçiş sürecini zorlaştırmaktadır.
  • Gün içinde çocuğu yanlış saatlerde uyutmak ya da gereğinden fazla süre uyutmak da çocuğun uykuya dalması için büyük bir engeldir.
  • Anne ve baba tutumlarında farklılık, kararsızlık ve değişiklik de çocuğun uyku düzenini bozan ve uykuya geçiş sürecini olumsuz yönde etkileyen sebepler arasındadır.

Bebeklerde Uyku Düzeni İçin Tavsiyeler

bebeklerde uyku düzeni için tavsiyeler

Uyku sorunu olan çocuklarda uyku düzeni oluşturabilmek için dikkat edilecek bazı hususlar bulunmaktadır.

Özellikle ilk 4 yıl çocuklarda gündüz uykularının da önemli bir yeri olduğunu unutmamak gerekir. Çocuğun gündüz uyku süresinin mümkün olduğunca öğlen saatlerinde olmasına ve en fazla 1 – 2 saat olmasına dikkat edilmelidir.

Çocukta uyku düzeni oluşturmak için dikkat edilecek diğer hususlara gelin hep birlikte göz atalım;

  • Her gece aynı saatte ve aynı yerde uyutmaya dikkat edin.
  • Çocuğunuzun uyku öncesi mutlu ve huzurlu olmasını sağlayın. Oyun oynamış ve enerjisini atmış olması çok önemlidir. Ancak bir yandan da dinlenmiş ve sakinleşmiş olması uykuya geçişi kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle uyku öncesinde çocuğu yoracak ve hareketlendirecek oyunlardan uzak durmaya özen gösterin.
  • Öncelikle uyku öncesinde belli rutinleriniz olsun. Uyku için hazırlıklar sırasıyla yapılarak çocuğa uyku vaktinin geldiğini hatırlatır ve uykuya geçişi kolaylaştırır. Örneğin hoş bir melodide bir alarm sesi çalması, ardından çocuğunuz pijamalarını giymesi, dişlerini fırçalaması, banyo, kısa bir bebek masajı yapılması, klasik müzik eşliğinde masal anlatılması, odanın ışıklarının kısılması gibi rutinler her gece uyku öncesi tekrarlanabilir. Bu değişmeyen rutinler sayesinde bebek ya da çocuk uyku için koşullanmış olacak ve kendini daha güvende hissederek uykuya geçişi daha kolay olacaktır.
  • Tensel temas ile uyumak isteyen çocuklar da olabilir. 4 yaşına kadar ebeveyni ile uyumuş olan bir çocuğun birden anne veya babasından ayrı uyuması beklenmemelidir. Bunun için çocuğunuzla bol bol konuşun, kendisini güvenle hissettirecek sohbetler yapın ve onu rahatlatın. Odasında tek başına uyuyabilecek duruma gelmesinin yavaş yavaş olacağını unutmayın. Yalnız uyuma konusunda kaygısı yüksek olan çocuğunuza uyuyana kadar yanında bekleyeceğinizi ancak herkesin kendi yatağında uyuması gerektiğini güzel bir dille anlatın.
  • Gece uyandığında anne ve babasının yatağına gelmek isteyen çocuğunuz daha sonraları bunu da alışkanlık haline getirebilir. Bu nedenle uyandığında kendi yatağına götürün ve uyuyana kadar sizin yanında bekleyeceğinizi söyleyin. Çocuğunuzun kendini güvende hissetmesini sağlayın.
  • Çocuğunuzun uyku arkadaşı edinmesi uykuya geçişini kolaylaştıran diğer bir husustur. Oyuncak bir bebek ya da battaniye çocuklar tarafından en sık tercih edilen uyku nesneleridir.
  • Anne – baba olarak sakin, olumlu ve yapıcı olun. Uykuyu hiçbir zaman uykuyu ceza aracı olarak kullanmayın. Uyku alışkanlığı edinmede çocuğunuza karşı kararlı, istikrarlı ve sabırlı davranmayı ihmal etmeyin. Ebeveyn olarak bol miktarda sevgi, ilgi, alaka ve tutarlı davranışlar ile çocuğunuza uyku eğitimini en iyi şekilde vereceğinizi unutmayın.

Çocuklarda uyku düzeni oluşturmak en iyi şekilde verilen uyku eğitimine bağlıdır.

Tıpkı çocuklarda konuşma eğitimi, çocuklarda tuvalet eğitimi ya da ayakkabılarını bağlama konusunda vermiş olduğunuz eğitim gibi çocuğunuza uyumayı da öğretebileceğinizi unutmayın.

Yeter ki anne & baba olarak tutarlı, karalı ve istikrarlı olun. En ufak aksaklık yaşadığınızda pes etmeyin. Çocuğunuzun ihtiyaçlarını ve gerçeklerini göz ardı etmeden sizin ruhsal ve bedensel sağlığınız için en uygun yöntemi uygulayın.

Источник: https://www.faydaloji.com/bebeklerde-uyku-problemi-uyku-duzeni-nasil-saglanir/

Uyku sağlığı hakkında faydalı bilgiler blog sayfamızda..

Uyku Düzenimiz Yaşa Bağlı Olarak Değişiyor

Uyku sağlığı konusunda rakamlar hiç de iyi değil. Yetişkinlerin yüzde 40’ında ara sıra da olsa bir uyku sorunu görülmekte. Yaş ilerledikçe, uyku sorunlarında da artış ortaya çıkıyor. 60 yaş ve üzeri her iki kişiden birinde bir uyku sorununa rastlanmakta.

Uzun süre devam eden uyku sorunları kalp krizinden beyin felcine, insülin direncinden diyabet ve obeziteye kadar pek çok sağlık sorununu beraberinde getiriyor.

Ofix Blog‘da bu haftaki sağlık köşemizde, uyku sağlığı konusunu ele alacağız ve uyku sağlığımızı korumak için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız.

Uyku sağlığı niçin önemlidir?

Sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazlarından biri uyku sağlığıdır efendim. Uyku sağlığımızı koruduğumuz sürece, güne dinç bir şekilde başlar, gün boyunca enerjimizi yüksek tutabiliriz.

Algılarımız güçlenir, dikkatimiz artar, yaptığımız işlere daha kolay ve iyi bir şekilde yoğunlaşabiliriz. Kısa ve uzun süreli hafızamızı daha iyi kullanır, basit matematiksel işlemleri zihnimizde hızlıca sonuçlandırabiliriz.

Uyku sağlığı ayrıca fiziksel gelişim, duygusal zeka, öfke ve stres yönetimi, yaratıcı düşünme konularında da büyük faydalar sağlıyor.

Uyku süresi kişiden kişiye değişse de yetişkinlerde günlük ortalama 6-8 saat arasında olmalı. Bu sürenin altına inen veya üzerine çıkan uyku süreleri, bazı bilişsel fonksiyonların zayıflamasına yol açabilmekte.

Uyku süresinin yanı sıra, kalitesi de son derece önemli. Nitekim, uyku kalitesi bozulan kişilerde baş ağrısı, yorgunluk, dikkat eksikliği gibi sorunlara daha sık rastlanmakta.

Ki bunun anlamı, iş kazası ve iş gücü kayıplarının artması demektir.

Horlama sorunu, eşler arasındaki ilişkinin bozulmasına yol açabiliyor.

Ülkemizde en sık karşılaşılan uyku sorunları horlama, uyku apnesi ve insomniadır. Bu sorunlar başlı başına ciddi bir sağlık sorunu olduğu gibi, farklı hastalıklara bağlı olarak da ortaya çıkabilmekte.

Gün içinde algı ve dikkat seviyesinin düşmesinin en önemli nedenleri arasında uyku sorunları yer alıyor.

Uzun süreli uykusuzluk ise bağışıklık sisteminin zayıflamasına, enfeksiyonlara karşı vücut direncinin düşmesine, sık acıkma ve kilo artışına, insülin direnci ve diyabet riskinin ortaya çıkmasına yol açıyor.

Uyku sağlığımızı korumak için neler yapmak gerekir?

Uyku sağlığı konusunu bu şekilde kısaca ele aldıktan sonra, yazımızın bu kısmında uyku sağlığımızı korumak için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaşacağız. Fakat şunu özellikle belirtmek isteriz.

Burada paylaşacağımız bilgiler, yalnızca koruyucu hekimlik bağlamında olup hiçbir tedavi edici niteliğe sahip değildir.

Uzun süredir herhangi bir uyku sorunu çekiyorsanız, mutlaka hekiminize başvurmalı ve gerekli tedavi süreçlerini hekiminizin gözetiminde sürdürmelisiniz.

Uyku düzeninizi korumalısınız.

Uyku sağlığı açısından en önemli konuların başında uyku düzeni geliyor. Yatış ve kalkış saatlerinizi olabildiğince sabit tutmaya çalışırsanız, uyku ritminizi korumakta zorluk çekmezsiniz.

Uykunuz gelmese bile uyku saatinizde yatakta olmanız uyumanızı kolaylaştırır. Bununla birlikte, en fazla yarım saat içinde uykuya dalamıyorsanız, yatakta dönüp durmak yerine uykunuzu getirecek bir şeyler yapabilirsiniz.

Örneğin, dinlendirici bir müzik dinlemek uykuya dalmanıza yardımcı olabilir.

Günlük ortalama 6-8 saat arasında uyumaya özen göstermelisiniz.

Hafta sonları için de yine, aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya dikkat ederseniz hafta içi uyku yorgunluğu hissetmezsiniz.

Hafta içi yaşadığınız uykusuzluğu hafta sonu günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirmeyle telafi edemezsiniz.

Tıpkı vücuda gerekli besinlerin günlük düzenli olarak alınmasıyla sağlıklı beslendiğimiz gibi, sağlıklı uykuyu da ancak günlük düzenli bir şekilde almamız gerekiyor.

Yatmadan önce ağır yemekler yememelisiniz.

Ülkemizde maalesef, karbonhidrat ağırlıklı bir beslenme kültürü var ve bu nedenle sık acıkıyor, hızlı kilo alıyoruz. Ramazan ayında sahur ve iftar sofralarında yediğimiz ağır yemekler, mide ve sindirim sistemimizin yanı sıra uyku sağlığımızı da olumsuz etkiliyor.

Sahurda yenilen ağır yemekler, midemizin en düşük hızla çalıştığı bir zaman diliminde pek çok hazım sorununu beraberinde getiriyor. İftar sofralarında yenilen ağır yemekler ise başta insülin direnci olmak üzere çeşitli kanser riskleri ve kalp damar hastalıklarına davetiye çıkartıyor.

Normal zamanlarda, yatmadan en az 4 saat önce hiçbir şey yememeye dikkat etmelisiniz. Ramazan’da sahura kalktığınızda ise ağır yemeklerden kesinlikle uzak durmalısınız.

Kan şekerinizi hızlı yükseltip düşüren bu besinler, kısa sürede acıktırıyor ve vücut, daha yüksek düzeyde karbonhidrat gereksinimi içine giriyor. Gün içinde ihtiyaç duyacağınız enerjiyi sebze, kuruyemiş, süt ve süt ürünleri gibi gıdalardan temin etmeye çalışmalısınız.

Sahurda yiyeceğiniz bal, reçel, unlu gıdalar, meyve suları, pastırma ve sucuk gibi işlenmiş et ürünleri uyku sağlığınızı olumsuz etkileyecektir.

Gündüz uykuları, gece uykusunun yerini tutmaz.

Yatmadan önce spor veya egzersiz yapmamalısınız.

Akşam saatlerinde spor veya egzersiz yapmayı tercih ediyorsanız, yatmadan en az 4 saat önce bunları yapmamaya dikkat etmelisiniz.

Metabolizmanızı hızlandıracak hareketler, uyku durumuna geçmenizi engeller. Fakat, gün içinde kas gevşetici basit birtakım egzersizler yapabilirsiniz.

Bu tür egzersizler, biriken yorgunluğunuzu üzerinizden daha kolay atmanıza yardımcı olur ve gece uykusuna dalmanızı kolaylaştırır.

Gündüz uykusundan uzak durmalısınız.

Herhangi bir uyku sorununuz varsa, gündüz kısa aralıklarla şekerleme yapmamalısınız. Gün içinde kısa aralıklarla uyumak, gece uykusunun yerini kesinlikle tutmaz.

Üstelik, gece uykusuna dalmanızı zorlaştırır ve uyku kalitenizin düşmesine yol açar.

Bununla birlikte, uykusuzluk nedeniyle dikkat ve odaklanma konusunda birtakım sorunlar yaşıyorsanız, alışkanlık haline getirmemek şartıyla ve 15 dakikayı geçmeyecek şekilde uyuyabilirsiniz.

Kafeinli ve gazlı içecekleri azaltmalısınız.

Beyaz yakalılar arasında çay ve kahve tüketimi oldukça yüksek düzeyde. Masa başı işlerde çalışırken yanımızda enerji veren içecekler olmasını isteyebiliyoruz. Yemeklerin yanında tükettiğimiz gazlı içecekler, yemekten aldığımız keyfi arttırabiliyor.

Ne var ki, vücutta biriken kafein nedeniyle bu içecekler, başta uykusuzluk olmak üzere bazı sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Akşam saatlerinde tükettiğimiz çay ve kahveler ile gazlı içecekler ise uyku düzenimizi bozuyor.

Nitekim bu içecekler, uyku düzenimizi sağlayan melatoninin etkisini azaltıyor.

Hafif ve orta dereceli uykusuzluk sorunu için bitki çaylarından yararlanabilirsiniz.

Gün içinde bolca çay ve kahve ile gazlı içecek tüketmeye alıştıysanız, Ramazan orucu bunları sınırlandırmanız için güzel bir vesile olabilir. İftar ve sahur arasında bu içeceklerden en fazla bir bardak içmeli, sahurda ise bunlardan kesinlikle uzak durmalısınız.

Uykuya dalmak için bitki çaylarından yararlanabilirsiniz. Özellikle de papatya çayı, nane çayı ve melisa çayı uykuya dalmanıza büyük katkı sağlayabilir. Uykusuzluğa iyi gelen bitki çayları hakkında faydalı bilgileri Ofix Blog okurlarıyla daha önce paylaşmıştık.

Linki tıklayarak bu yazıyı okuyabilirsiniz.

Uyuduğunuz odada elektronik araçlar bulundurmamalısınız.

İlerleyen teknolojiyle birlikte, hayatımızın maalesef önemli bir bölümünü online yaşamak durumunda kalabiliyoruz.

Ofiste neredeyse her an, elimizin altında veya gözümüzün önünde bir elektronik araç var ve bunlar gün boyunca etrafa manyetik dalgalar yayıyor.

Akıllı cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte gün içinde yoğun miktarda manyetik dalgalara maruz kalıyoruz. Ve bu nedenle hem beyin sağlığımız, hem de uyku sağlığımız olumsuz etkileniyor.

Ofiste biraz güç olsa da uyuduğunuz odada kesinlikle telefon, tablet veya bilgisayar bulundurmamalısınız.

Elektronik araçların yaydığı manyetik dalgalardan kurtulduğunuz ölçüde uyku kaliteniz yükselecektir.

Ayrıca, uyuduğunuz odanın sıcaklık ve nem oranı ile ışık miktarına dikkat etmeli, uyku süresince vücut sıcaklığınızın dengede kalmasını sağlamalı ve rahat bir yastık kullanmalısınız.

Elektronik araçları gereksiz ve aşırı kullanmaktan kaçınmalısınız.

OfixPopüler Paketlerimiz Satışta!

Uyku sağlığı konusunu ele aldığımız ve uyku sağlığımızı korumak için neler yapmak gerektiği hakkında faydalı bilgiler paylaştığımız bu yazımızı bitirmeden önce, online ofis marketiniz Ofix.com‘da satışı devam eden OfixPopüler Paketlerimizden kısaca bahsetmek istiyoruz.

Müşterilerimizin sitemizden yapacakları alışverişleri kolaylaştırmak ve ofis ihtiyaçlarına ekonomik çözümler sunmak için OfixPopüler Paketlerimizi hazırladık.

Temizlik, gıda ve kırtasiye kategorilerinde sitemizde en sık sipariş verilen ürünlerden oluşturduğumuz bu paketler sayesinde müşterilerimiz, ofis ihtiyaçlarını tek seferde hızlı ve ekonomik bir şekilde karşılayabilirler. Paketlerimizin içeriğini buradan inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza sağlıklı, keyifli ve bol kazançlı günler diliyoruz…

Источник: https://blog.ofix.com/uyku-sagligi/

Uyku Nedir? Uykunun Evreleri ve Yaş Gruplarına Göre İdeal Uyku Saatleri Nelerdir?

Uyku Düzenimiz Yaşa Bağlı Olarak Değişiyor

Her insanın yaşamını sağlıklı bir şekilde devam ettirmek için ihtiyaç duyduğu uyku, halen bilim adamlarınca tam olarak netliğe kavuşturulabilmiş bir konu değildir. Yalnızca insanlar olarak kısıtlanamayacak olan uyku tüm memelileri ve balıkları da kapsar ki her canlının uyku süresi farklıdır. Bu fark bazen aynı canlı türünün farklı yaş sınırlamasında da görülmektedir.

Bu durum bilim adamlarınca onarma süreci olarak adlandırılan uykunun vücutta daha fazla yer onarması, ya da onardığı yer sayısını azaltması ile açıklanmaktadır. Vücut gün içerisinde birçok sorunla, aktivite ile karşılaşarak yorgunluk yaşar. Bu yorgunluğun atılabilmesi ve vücudun yeni güne yine aynı şekilde zinde uyanabilmesi için uyku şarttır.

Hastalık Hastalığı (Hipokondriyazis) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Aslında bu konu tam anlamıyla çözülememiş olsa da vücutta hasar gören yerlerin onarılması işleminin uykuda gerçekleşmesi ya da yorgunluk ve stresin ancak uyku ile giderilebileceği düşünceleri uyku uyumanın zorunluluğunu açıklayacaktır. Bir bebeğin büyüme hormonunu salgılaması için uykuya ihtiyacı olduğundan gün içerisinde en az 20 saat uyuması ihtiyacı doğar. Bu bakımdan uyku bir anlamda da büyümeyi ve gelişmeyi sağlayan bir olaydır.

Uyku Nedir?

Vücuttaki tüm kasların, vücudun isteği sonucu gönüllü olarak kapatılması ve bu süre içerisinde vücutta bir anlamda yapım işlemi yaşanması sürecine uyku adı verilir. Her canlıda farklı bir bilinç seviyesinde ortaya çıkan uykunun, canlıdaki uyaran tepkisini azalttığı gerçek olsa da tamamen yok etmez.

Yapım işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması aynı zamanda büyümeyi de sağlayacağından yeni doğan bebeklerin gün içerisinde sürekli uyku durumu bu şekilde açıklanabilecektir.

Ayrıca tüm günün yorgunluğu, stresi de uyku ile atılarak vücut yaşadığı tüm olumsuzluklardan temizlenecek, yeni güne daha sağlıklı bir şekilde başlaması sağlanacaktır.

Uyku genel geçer kabul edilen evrelerden oluşmuş bir aktivite olmak yerine, her canlıda farklı evreler yaşamıştır. Yani uyku bir evre geçirmiş ve her uyuyan da bu evreye tabii olacak diye bir yargı söz konusu değildir. Her canlı türünde farklı evreler halinde ortaya çıkan uyku en güzel şu şekilde özetlenebilir:

  • Yarasa zürafaya göre küçük bir hayvan olmasına rağmen, zürafaların 4 saatlik uykusunun tam 5 katı bir uyku uyur. Buna göre yarasalarda uyku evreleri 20 saatte tamamlanırken, zürafalarda yalnızca 4 saatte tamamlanmaktadır.
  • Katil balina türünün yeni doğan bireyleri günlerce, belki de haftalarca uykusuz yaşayabilen canlılardır. Üstelik işin ilginç tarafı sonrasında bu geçen günleri telafi etme ihtiyacı da hissetmeyeceklerdir.
  • İnsanların uyurken daha çok ve hızlı büyüme hormonu salgılamalarına rağmen, farelerin tam tersi bir durumda uyanıkken daha çabuk büyüdükleri bilinmektedir.

Uykunun Evreleri Nelerdir?

Uyku Non-REM ve REM uykusu olmak üzere iki evreden oluşmaktadır. Yani uykuya geçiş yaptığımız andan itibaren bu iki evreyi de yaşarız.

Non-REM Uykusu

Non-REM uyku evresi kendi içerisinde 4 evreden oluşur.

  • Evre 0: Kişi uyanıktır ancak uyanıklık hali değişme göstermeye başlar.
  • Evre 1: Bu evrede uyku bastırır ve uykunun sadece %5 gibi kısa bir bölümünü kapsar.
  • Evre 2: Uykunun %45-55 'ini oluşturan evre 2'de uykuya dalış olmuştur ve kişi uyandığında uyumuş olduğunu hissedecek kadar dinlenmiştir.
  • Evre 3: Non-REM uykunun son evresinde ise derin uyku dediğim durum gerçekleşir. Uykunun yaklaşık %20'sini oluşturan bu evrede vücut dinlenir ve organizma kendini yeniler.

REM Uykusu

Uykunun geri kalan %20'lik bölümünü oluşturan REM uykusunda rüya görülür. Uykunun bu evresine paradoksal uyku evresi de denir. Kaslar tamamen işlevsizdir.

Eğer kişi bu evreyi tamamlamadan uykudan uyanırsa, kendini aşırı yorgun ve hiç kalkamayacakmış gibi hisseder. Uykunun Non-REM evresi hızlıca geçer ve zamanın çoğu REM evresinde harcanır. Geceden sabaha adar 4-5 defa döngü devam eder.

İnsanın yaşı ilerledikçe REM uykusunda harcayacağı zamanda azalma olmaktadır.

Yaş Gruplarına Göre İdeal Uyku Saatleri Nedir?

Uyku herkes için bir ihtiyaçtır ve ideal uyku süresi 7 saat olarak belirlenmiştir.

Bazen vücudun yorgunluk durumuna göre bu süre 8 saate de çıkabilir, ama 8 saatin üzerindeki uyku yarar yerine, zarar vereceğinden tavsiye edilmemektedir.

Belirlenen ideal uyku süresi ortalama yaş için geçerli olan süre olup, insanların yaşına göre değişebilecektir. Yapılan araştırmalar sonucunda ortalama olarak belirlenen, çeşitli yaşlara göre ideal uyku süreleri:

  • 3 aylığa kadar olan bebeklerde 12 ile 18 saat arası,
  • 0 – 1 yaş arasındaki bebeklerde 14 ile 15 saat arası
  • 1 – 3 yaş arası çocuklarda 12 ile 14 saat arası
  • 3 – 5 yaş arası çocuklarda 11 ile 13 saat arası
  • 5 – 12 yaş okul döneminde 10 ile 11 saat arası
  • 12 – 18 yaş ergenlik dönemi 8,5 ile 10 saat arası
  • 20 yaş üstü yetişkinlerde ise 7 ile 9 saat arası uykuya ihtiyaç vardır.

Источник: https://bilgihanem.com/uyku-nedir/

Mevsim geçişleri uyku düzenini bozabilir

Uyku Düzenimiz Yaşa Bağlı Olarak Değişiyor

Uzun ve sıcak yaz günleri yerini yavaş yavaş güneşsiz ve erken kararan havaya bırakıyor. Sonbahar ayları ile birlikte ruhsal yapıda değişimler görülebildiği gibi bedensel rahatsızlıklar da ortaya çıkabiliyor. Özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan uyku problemleri bu sorunların başında geliyor. Nöroloji Uzmanı Uzm.

Dr. Gamze Eroğlu Arığ, “Yeterli süre ve kalitede uyku gereksinimi karşılanamadığında bu durum; zihinsel işlev bozukluklarına, okul performansı ve mesleki başarıda düşüşe, günlük hayat kalitesin de bozulmalara ve hastalıklara karşı vücut direncinin azalmasına kadar pek çok sosyal ve tıbbi probleme yol açabilir” diyor.

Yaz aylarından sonbahar dönemine geçişte güneşin etkisini kaybetmesi, gecelerin uzayıp gündüzlerin kısalması gibi birtakım değişiklikler vücudun biyolojik saatini de etkiliyor.

Böylece vücudun ritmini sağlayan ve uykuya dalma hızını ayarlayan melatonin hormonunun etkisi de giderek azalmış oluyor.

Güneş ışını azalınca, vücuda canlılık ve zindelik veren serotonin hormonu yetersiz kalarak, kişilerde çabuk yorulma, uykusuzluk ve mutsuzluk gibi sorunlara yol açabiliyor. Tüm bu değişiklikler nedeniyle mevsimsel geçişlerde uykuyu düzene sokmak büyük önem taşıyor.

BİYOLOJİK SAAT GÜN IŞIĞINDAN ETKİLENİR

Sirkadiyen ritm adı verilen günlük ritm; insanlarda uyku- uyanıklık döngüsü, duygu durum, hormon düzeyleri ve vücut sıcaklığı gibi pek çok işlev gerçekleştirir. Biyolojik saat olarak da tanımlanabilecek bu ritm, günışığından önemli ölçüde etkilenir.

Mevsim geçişlerinde sağlıklı bir uyku süreci için çevresel ısı ve ışık gibi faktörler de son derecede etkilidir.

Görme yolları ile beyincikteki ilgili anomatik yapılara (sujrakiazmatik nuklues, pineal bez gibi) iletilen ışık uyaranı melatonin hormonu salgılanmasını düzenleyerek uykunun başlatılması ve sürdürülmesinde önemli rol oynar.

SONBAHAR VE KIŞ AYLARINDA MELATONİN SEVİYESİ DEĞİŞİYOR

Sonbahar ve kış aylarında gün ışığına maruz kalınca sürenin kısalmasına bağlı olarak melatonin salınımında değişiklikler yaşanır.

Bu da hem uyku- uyanıklık sisteminde, hem de duygu durumunda değişimlere yol açar. Depresif ruh hali ile birlikte uykuya dalma ve uykuyu sürdürme güçlükleri yaşanır.

Gündüz aşırı uykulu olma durumu da yaşam kalitesini olumsuz etkileyen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkabilir.

UYKU DÜZENİ ŞART

Melatonin hormonunun azalmasıyla yaşanan uykusuzluğa, serotonin azlığı da eklenince sonbaharda vücudun bağışıklık sistemi iyice zayıflar. Bu sebeple nezle, grip ve soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklar da ortaya çıkar.

Aynı nedenle var olan diğer hastalıkların da seyri ağırlaşabilir. Hormonal yapıda meydana gelen tüm bu değişiklikler, mevsimsel geçişlerdeki uyku düzenini sağlamak için büyük önem taşır.

Bu nedenle uyku düzenini oturtabilmek için gece saatlerinde uyumak, gündüz saatlerinde ise uyanık kalmak gerekir.

Yetersiz uyku zihinsel sorunlara yol açabilir Yeterli süre ve kalitede uyku gereksinimi karşılanamadığında bu durum, zihinsel işlev bozukluklarına, okul performansı ve mesleki başarıda düşüşe, günlük hayat kalitesinde bozulmalara, hastalıklara karşı vücut direncinin azalmasına, ağrı ve acılara dayanma gücünün zayıflamasına, ruhsal problemlerin çıkmasına ve kalp-damar hastalıklarına kadar pek çok sosyal ve tıbbi probleme yol açabilir. Kalitesiz uyku, uyku apnesine yol açabildiği gibi, nefes durmaları sırasında kandaki oksijen düzeyinin devamlı inip çıkmasına da sebep olur. Bu durum da beyin, kalp ve damar başta olmak üzere tüm hayati organları olumsuz yönde etkileyebilir.

Aşırı uykulu veya uykusuz olmak ciddi bir hastalığın habercisi olabilir

Sürekli uyuma isteği kadar, istenildiği halde uyuyamamak da büyük sorun oluşturabilir. Her iki durum da ciddi bir hastalığın habercisi olabileceğinden dikkatli olunmalıdır.

Aşırı uykulu veya uykusuz olmanın en önemli sebepleri; uyku apnesi, narkolepsi ve huzursuz bacak sendromu gibi uyku hastalıkları ya da depresyon gibi ruhsal rahatsızlıklardır. Bu durumlardan herhangi biri yaşanıyorsa mutlaka uzman bir hekime başvurulmalıdır.

Her türlü uyku bozukluğunun teşhis ve tanısında son yıllarda kullanılan en geçerli yöntem polisomnografi olarak adlandırılan ve uyku laboratuvarlarında uygulanan uyku testidir. Bu inceleme yöntemi sayesinde tanı koyarak, uygun tedaviyi planlamak mümkündür.

Kaliteli bir uyku için neler yapılmalı?

Her bireyin kişisel gereksinimini karşılayan uyku süreci farklıdır. Kaliteli bir uyku için “uyku hijyeni” olarak tanımlanan kurallara uyulması oldukça önemlidir.

· Yatma ve uyanma saatlerinin düzenli olması, sık değişkenlik göstermemesi · Yatak odasının fiziksel koşullarının (uygun yatak ve yastık kullanımı, odanın ısı ve ışık alma özellikleri gibi) uykuya uygun hale getirilmesi

· Uyarıcı maddelerin (çay, kahve, alkol, sigara vs.) akşam saatlerinde tüketilmemesi

· Yatağa uykuya hazır olarak gidilmesi uyku hijyeni kuralları arasında sayılabilir.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: https://www.ensonhaber.com/mevsim-gecisleri-uyku-duzenini-bozabilir-2014-10-15.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.