Varis Tedavisinde EVTA Yöntemi Nedir?

içerik

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri

Varis Tedavisinde EVTA Yöntemi Nedir?

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri

Tekrar merhaba herkese… Bugün, varis tedavisi endovenöz tedavi yöntemleri konusunda biraz konuşmak istiyorum. Konu biraz kapsamlı bu nedenle, birkaç gün içerisine sığdırıp anlatmaya, sizler ile paylaşmaya çalışacağım.

Öncelikle, varis tedavisi endovenöz tedavi yöntemleri konusuna girmeden önce, biraz bu tedavi yöntemlerinin günlük hayatımıza nasıl girdiklerinden bahsedeyim.

Aslında, tıp içerisinde endovenöz tedavi yöntemlerinde enerji kaynağı olarak kullanılan radyofrekans (endovenöz radyofrekans ablasyonu) (diğer adıyla ses dalgaları) ve lazer farklı disiplinlerde uzun zamandan beri kullanılmaktadır.

Minimal invaziv tedavinin (daha küçük kesilerden, daha az travma ile) son yıllarda gündeme girmesi ile bu enerji kaynaklarının kullanımına olan ilgi de açıkcası hızlı bir şekilde arttı.

Internet’in günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmesi ile de bu durum potansiyalize (ivmelendi) oldu. Ayrıca, hastaların, eskiye oranla bilgiye hızlı ve daha kolay ulaşabilmeleri, biyomedikal cihazların daha hızlı bir şekilde geliştirilmelerine de ön ayak oldu.

Endovenöz tedavi yöntemleri, yukarıda da bahsettiğimi gibi radyofrekans (diğer adıyla ses dalgaları), lazer ve son yıllarda kullanıma giren su buharı ile tedavi yöntemlerini içermektedir.

Ancak, bu terim her gün bir yenisi eklenen diğer tedavi yöntemleri nedeniyle son zamanlarda kapsamını genişletmektedir.

Bu yazı dizisi içerisinde elimden geldiğince eklenen, yakın zamanda da eklenecek varis’in cerrahi tedavisine alternatif olacak bu tedavi yöntemlerinden bahsedeceğim.

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri: Kozmetik Bir Çözüm Mü?

Bu yöntemler, zaman zaman bilinenin aksine kozmetik amaç dışında, varis veya venöz yetmezliğin kesin tedavisi için kullanılmaktadır.

Kozmetik açıdan değerlendirildiğinde, klasik cerrahi gibi kesilerin olmaması ve hastaların daha çabuk günlük aktivitelerine dönebilmeleri yöntemlerin büyük birer avantajıdır. Endovenöz tedavi yöntemlerinin tamamı, bugün minimal invaziv yöntemler olarak bilinmektedir.

Tedavide kullanılmaları sonucunda, varis ve toplardamar hastalıklarında oldukça sık olarak karşımıza çıkan; bacakta ağrı, şişme, ayak bileğinde kaşıntı, renk değişimi gibi belirtilerinde ortadan kalkmalarına neden olmaktadır.

Bu yöntemler, her birisini kısaca anlatırken de bahsedeceğim gibi, güvenilir, minimal invaziv yöntemlerdir. Klasik cerrahiye oranla, nerede ise hiç kesi yapılmadan yapılabilmektedirler.

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri: İşlem Öncesi Durum

Her ne kadar bu yöntemler, minimal invaziv yöntemler olarak bilinse de, tedavi öncesi yaklaşım, diğer yöntemlerde olduğu gibidir.

Kullandığınız ilaçlar (varsa bitki çayları da dahil), alerjileriniz, geçirilmiş hastalık ve operasyonlar konusunda mutlaka sizi tedavi edecek kalp ve damar cerrahisi uzmanına bilgi veriniz.

Özellikle, lokal anestezik maddelere, kontrast maddelere (anjiografi sırasında görüntü amacı ile kullanılan boya) veya iyot alerjisi gibi durumlarınız mevcutsa, lütfen bunları önceden belirtiniz. Eğer bu yazımı okuyorsanız, lütfen gitmeden önce muayeneye not alınız.

Çoğu zaman, insan unutuveriyor. Aspirin veya kan sulandırıcı diğer ilaçları kullanıyorsanız bunları da doktorunuza bildiriniz. Minimal invaziv endovenöz tedavi yöntemlerinin çoğunda, kan sulandırıcı ilaçları kesmenize gerek yoktur. Yöntemin, klasik cerrahiye göre bir diğer avantajı da budur.

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri: Aynı Gün Evinizdesiniz

Endovenöz tedavi yöntemleri, günübirlik tedavi yöntemleri içerisinde bulunmaktadır. Genellikle, aynı gün içerisinde evinize taburcu edilirsiniz. Günlük aktivitelerinizi yapabilecek durumda olursunuz.

Ancak, araba kullanmanızı genellikle 3 gün süre ile istemiyorum. Bu nedenle, bu süreçte size yardımcı olabilecekleri ayarlamanız gerekmektedir.

Ayrıca işlemin yapılacağı gün, rahat bir kıyafet ile gelmeniz, sizin konforunuz açısından daha iyidir.

Endovenöz tedavi yöntemleri sırasında kullanılan ekipmanlar, ultrasonografi cihazı, kateterler (radyofrekans, lazer veya diğer yöntemlere ait) ve kateterlerin bağlandığı enerji kaynağı yaratıcısı (jeneratör) sayılabilir.

Varis tedavisinde endovenöz tedavi yöntemleri arasında yer alan varis yapıştırıcısı konusunda bilgi almak için detaylı yazımı okuyunuz.

Venöz Doppler Ultrasonografi Cihazı ( Doppler Ultrasonografi, Duplex Ultrasonografi )

Ultrasonografi cihazı, daha önceki muayeneleriniz sırasında kullanılacan cihaza benzer bir cihazdır. Bacaktaki toplardamarlarınızın, görüntülerinin yansıtıldığı bir ekran ile, o görüntülerin alınmasına yarayan, mikrofona benzeyen prob adı verilen bir parçadan oluşmuştur.

Ultrasonografi, diğer adıyla Doppler Ultrasonografi cihazı ses dalgası ile çalışmaktadır. Bu nedenle, radyasyon yaymazlar ve gebelerde dahil rahatlıkla kullanılabilirler. Gebelikte yapılan ultrasonografi ile temel prensipleri aynıdır.

Bu konu ile ilgili detaylı yazıma buradan (venöz doppler ultrasonografi, renkli doppler ultrasonografi) ulaşabilirsiniz.

Endovenöz Tedavi Yöntemleri: Kateter, Jeneratör ve Diğer Ekipmanlar

Kateter ise, aslında uzun plastik bir borucuktur. Oldukça ince bir yapısı vardır. İçerisinden, radyofrekans veya lazer enerjilerini taşıyan parçalar geçmektedir.

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri

Ultrasonografi ile saptanan toplardamar içerisine kesi yapmadan yerleştirilen kateter, varis veya toplardamar yetmezliğinin olduğu bölgeye konumlandırılır. Ultrasonografi cihazı bu noktada, uygulamayı yapan hekimin, en önemli yardımcısıdır. Bu sayede, çok hassas bir şekilde, radyofrekans veya lazer kateteri hastalıklı bölgeye tam olarak yerleştirilir.

Daha sonra, radyofrekans veya lazer enerji kaynağı sağlayıcısı (jeneratör) ateşlenir. Jeneratörün sağladığı enerji ile radyofrekans’ta ses dalgaları ısıya, lazer’de ise ışık enerjisi hedef bölge olan hastalıklı toplardamarda ısıya dönüşür.

Isınan toplardamar duvarı içerisinde bulunan kollajen adı verilen protein, büzüşür ve toplardamarın kalıcı şekilde kapatılmasına neden olur.

İşlem, lokal veya genel anestezi altında yapılabilmektedir. Günübirlik yapılan işlemler kategorisindedir. Aynı gün, çoğu hasta taburcu edilmektedir.

Lokal anestezi altında yapılan işlem sırasında, uygulama bölgesine lokal anestezik krem uygulanır. Takiben bacak steril olarak boyanır ve örtülür. Daha sonra, iğne yardımı ile kateter yerleştirilir ve işleme devam edilir.

İşlem sırasında, lokal anestezik etkiyi de arttırmak için tümesan anestezik solüsyon uygulama bölgesine verilir. Tüm işlem süresi, tek bir bacak için ortalama 45 – 60 dakika arasıdır.

Eğer, işlem sırasında variköz pakeler de minimal invaziv yöntemle çıkartılacaksa, işlem süresi biraz uzayabilmektedir.

Endovenöz Tedavi Yöntemlerinin Avantajları

Varis Tedavisi Endovenöz Tedavi Yöntemleri avantajlarına bir göz atacak olursak;

  • Cerrahi olarak nerede ise kesi gerektirmemektedirler. Mevcut olabilecek kesiler, minimal invaziv yöntem dolayısıyla oldukça küçüktür. Çoğu kesi, sütür gerektirmemektedir.
  • Klasik varis cerrahisi ile kıyaslandığında, endovenöz yöntemlerin başarı şansları daha yüksektir.
  • Benzer olarak, işleme bağlı komplikasyon oranları ise daha düşüktür.
  • İşlem sırasında ve sonrasında ortaya çıkan ağrı, klasik cerrahiye oranla daha düşüktür.
  • Endovenöz yöntemler güvenilir yöntemlerdir. Gelişebilecek komplikasyon oranları oldukça düşüktür.
  • Endovenöz yöntemler ile ablaze edilen toplardamarlar genellikle 12 ay içerisinde ortadan kalkmakta, ultrasonografi ile saptanamamaktadır.
  • Çoğu hasta, uygulama sonrası günlük aktivitelerine kolaylıkla dönebilmektedir. İşe geri dönüş süresi, klasik cerrahi yönteme göre daha kısadır.
  • İşlem sırasında ciltte büyük bir kesi olmadığı için, cerrahi enfeksiyon gözlenme oranı klasik cerrahi tedaviye oranla düşüktür.
  • İşlem sırasında kateter kullanımına bağlı olarak, kanama, morarma gözlenebilir. Ancak, gözlenme oranı düşüktür.
  • İşlem sonrasında ortaya çıkan morarma, hassasiyet dışarıdan lokal olarak uygulanabilecek ilaçlar ile kontrol altına alınmaktadır.
  • İşlem sonrası, 30 – 45 gün süre ile varis çorabı giyilmesi, işlem sonrası ortaya çıkabilecek sorunların azaltılmasına katkıda bulunmaktadır.
  • İşlem bölgesinde, toplardamar da oluşan bölgesel hassasiyete tromboflebit adı verilir. Seyrek olmasa da, karşımıza çıkan bu durumda, ıslak – ılık kompres uygulaması, kısa süreli oral antibiyotik ve dışarıdan anti-inflammatuar krem uygulaması oldukça etkili olmaktadır.
  • Seyrek olarak karşımıza çıkan bir durum olan sinir hasarlanması geçici bir durumdur. Zaman içerisinde, kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.
  • Endovenöz tedavi yöntemleri kateter yardımıyla yapılan işlemler oldukuları için, seyrekte olsa katetere bağlı toplardamar içerisinden akciğerlere pıhtı atması durumu (pulmoner emboli) oluşabilmektedir. Ancak, bu seyrek karşılaşılan bir durumdur. (Ben, bugüne dek işlem yaptığım hastalar içerisinde sadece iki tanesinde gözlemledim)

Son zamanlarda, popüler bir tedavi yöntemi olan varis tedavisi endovenöz tedavi yöntemleri ile ilgili söyeleyeceklerim şimdilik bu kadar. Yazı dizisine, bundan sonraki günlerde de devam edeceğim. Yöntemlerin, daha derinine inip, olası sorularınıza yanıt vermeye çalışacağım.

Eğer, sizin de son yıllarda oldukça popüler bir tedavi yöntemi olarak varis cerrahisine alternatif olan endovenöz tedavi yöntemleri konusunda sormak istedikleriniz varsa, bana buradan ulaşabilirsiniz. Ancak, sorunuzu sormadan önce lütfen bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

Источник: //mehmetergenoglu.com/varis-tedavisi-endovenoz-tedavi-yontemleri/

Lazerle Varis Tedavisi

Varis Tedavisinde EVTA Yöntemi Nedir?

Sadece damarı içten kapatmak ya da iptal etmek için biri lazer enerjisini, biri radyofrekans enerjisini, diğeri de buhar ısısını kullanır. Bunun dışında yapışkan yöntemi de ısı olmadan tedavi yapar.

Varis tedavisinde yapışkan yöntemi de diğerlerine çok benzer. Tüm bu tedavilerde amaç kapak yetersizliği olan sorunlu büyük damarı iptal etmektir.

Lazerle varis tedavisi aynı zamanda “endovenöz lazer ablasyonu” olarak da bilinir.

Lazerle Varis Tedavisinin Ameliyattan Farkı Nedir?

  1. Lazerle varis tedavisinde narkoz gerekmez.
  2. Tedavi tamamen ağrısızdır. Ağrı kesmek ya da işleme ait korku ya da heyecanı gidermek için çok daha basit yöntemler kullanılır (varis tedavisinde ağrı sayfasına bakılabilir). Merkezimizde bu amaçla sadece kol damarında ilaçlar verilmektedir Belden iğne yöntemi ya da narkoz kullanılmaz.

  3. Bacaklarda ufacık kesi izleri dahil hiç bir şekilde iz kalmaz.
  4. Hastaneye yatış gerekemez. Hastalar işlemden hemen sonra yürüyerek eve dönebilir.
  5. Tüm işlem ultrason eşliğinde vücudun içindeki damarlar görülerek yapılır.

  6. Lazerle varis tedavisi ameliyatla karşılaştırıldığında daha etkilidir ve tekrar ihtimali ameliyattan çok daha azdır.

Varis Tedavisi Ağrılı mıdır?

İşlem tamamen ağrısız olarak yapılır. Hastamızın işlem sırasında uyutulması gerekemez. Ancak işlem boyunca uyumak isteyen hastalarımızı narkoz kullanmadan kolaylıkla uyuturuz. Merkezimizde tüm ağrı kesme işlemleri bir anestezi uzmanı tarafından yapılır.

Bu nedenle işlem sırasında tedaviyi yapan bizim ekibimiz dışında tedavi sürecine bir anestezi uzmanı ve bir anestezi teknisyeni de katılır. Bu da ağrı ve heyecan giderme işlemini çok daha güvenli hale getirir.

Hiç bir ağrı kesme yöntemi yapmadan da sadece lokal anestezi yapılarak (iğne girim yerleri uyuşturularak) varis tedavi işlemini yapmak mümkündür. Ancak biz bu şekilde yapmayı tercih etmiyoruz, çünkü küçük ağrıları hastamızın işlem konforunu etkileyebilir.

Bizim tedavi amacımız tedavi işlemi sırasına hastamızın hiç bir ağrıyı hissetmemesidir ve bunu kolaylıkla ve başarıyla uygularız.

Çünkü işlem sırasına olabilecek küçük ağrıları tümüyle kesmek ve işlemi tamamen ağrısız hale getirmek modern tıpta son derece kolaydır.

Varis Tedavisi Ne Kadar Sürer?

Tedavi edilecek damar sayısına göre değişir. Bir bacakta tedavi edilebilecek iki ana damar (büyük ve küçük safen toplardamarı) vardır. Bunların biri ya da ikisi etkilenmiş olabilir. İki bacakta toplam 4 ana damar vardır. Bir tek damarın tedavisi yaklaşık 15 dakika alır. Dört damarın da tedavi edilmesi gerekirse işlem toplam olarak yaklaşık 60 dakika sürer.

Aynı seansta var olan kılcal damarlar ya da orta boy varisler de tedavi edilebilir.

Lazerle Varis Tedavisinde Hangi Damarlar Tedavi Edilir?

Damar içinden yapılan lazerle varis tedavisinde asıl amaç kapak yetersizliği olan büyük damarı tedavi etmektir.

Varis kaynağı olan bu damar tedavi edildiğinde artık varis oluşmayacaktır ve var olan varisler de kaybolacaktır.

Büyük varisler genellikle iki büyük toplar damardaki kapak yetmezliği nedeniyle oluşur:Bunlar büyük ve küçük safen toplar damarıdır. Tedavide hedef alınan damarlar genellikle bu damarlardır.

Sadece görünen büyük varisler tedavi edilir ve varislerin asıl sorumlusu olan safen toplardamar kapak yetmezliği tedavi edilmezse varisin tekrarlama ihtimali çok yüksektir.

  • Tedavinin en önemli basamağı daha önceden ayakta yapılan ultrason inceleme ile tedavi edilecek damarların haritasının ortaya konmasıdır.
  • Yapılan tedavi ameliyat değildir. Lazer tedavisi olarak adlandırılır. Ancak bu derideki kılcal varislere uygulanan lazerden çok farklı bir tedavidir.
  • Hastamızı işlem masasında aldığımızda ilk işimiz, işleme bağlı heyecan, korku ya da endişe olabilir diye damardan ilaç yaparak hastamızı rahatlatmaktır.
  • İşlem sırası uyumanız gerekmez, ama siz isterseniz uyutabiliriz.
  • Bacağın işlem için hazırlığı yapılır.
  • Ultrason kullanılarak, vücuda hiç kesi yapmadan iğne deliğinden damar içine girilir ve lazer fiberi (plastik ince tüp) yerleştirilir.
  • Damar çevresine ek özel bir anestezi uygulanır. Bu anestezi, lazer tedavisinin daha da konforlu olmasını ve işlem sonrası ağrının azalmasını sağlar.
  • Lazerle fiberi damarın iptal edilecek tüm uzunluğunda çalıştırılır. Bu uzunluk 30-60 cm arasındadır.
  • Kapak yetmezliği olan büyük damar (genellikle safen toplardamarı) lazerle iptal edildikten sonra gerekirse ek köpük tedavisi uygulanır.
  • Köpük tedavisi büyük varis tedavisinde damar içi lazer yöntemine yardımcı bir tedavidir.
  • Her bir damarın lazer işlemi 10-15 dakika kadar sürer. Genelde bir ile dört arasında damar tedavi edilir. Tümü aynı seansta tedavi edilir. Ek olarak skleroterapi yapılırsa süre buna göre uzayabilir.
  • Genel olarak bir tedavi işlemi başından sonuna 30-60 dakika sürer.
  • Varis tedavisinden sonra ağrı kesici ilaçlar başınızı döndürebilir diye sizi biraz dinlendirebiliriz.

Lazerle Varis Tedavisi Sonrası Süreç nasıldır?

  • Tedaviden hemen sonra evinize yürüyerek gidebilirsiniz.
  • Varis tedavisinde tedaviye yürüyerek gelir ve tedaviden hemen sonra yürüyerek hastaneden ayrılırsınız.
  • Tedavi işlemi sırasında kullanılan ağrı kesici ve sakinleştirici ilaçlar baş dönmesi yapabileceği için 2 saat boyunca sizi hastanede tutup ondan sonra evinize göndereceğiz.
  • Eve dönerken sizin araba kullanmamanızı isteyeceğiz. Kendi arabanızla gelirseniz yanınızda araba sürecek biri olursa daha iyi olur.
  • Diğer yöntemlerle kendiniz gidebilirsiniz.

Источник: //www.bacakvarisi.com/lazerle-varis-tedavisi

Varis tedavisinde yeni yöntemler…

Varis Tedavisinde EVTA Yöntemi Nedir?

Varisin büyük oranda ayak bileği ile kasık arasında yer alan büyük safen damarı ve topuk ile diz arkası arasında yer alan küçük safen toplardamarlarındaki kaçak (reflü) ya da ters akım sonucunda geliştiğini anlatan Prof. Dr. Cüneyt Köksoy, bu çerçevede tedavinin amacının çoğu kez kaçak yapan safen damarlarını ortadan kaldırmak olduğunu belirtti.

Bu damar ya ameliyatla çıkartılır, ya lazerle, radyofrekansla veya buhar ile yakılarak kapatılır, ya da köpük veya yapıştırıcı ile tıkanır. Sonuçta bu damar kanı geri kaçırmayacak hale gelir ve varislerin kaynağı kurutulmuş olur.

Bu aşamadan sonra ya başka bir şey yapmadan varislerin kendiliğinden yok olması beklenir ya da varisler mini bir cerrahi yöntemle çıkartılır veya içlerine köpük yapılarak kurutulur. Bu kısım varis tedavisinde daha az önem taşıyan bir bölümdür.

Bu nedenle varisin tedavisi dediğimizde büyük oranda varise neden olan damarın tedavisi ya da yok edilmesi anlaşılmaktadır.

Her bir yöntemin kendine has artıları ve eksileri vardır. Ancak bir hasta için bir veya birkaç tedavi şekli en uygun olup, doktorun görevi bu yöntemleri belirleyip en iyi şekilde uygulamaktır.

Hangi tedavinin yapılacağı neye göre belirleniyor? 

Genel olarak, bütün bu tedavi seçeneklerinin deneyimli ellerde benzer başarı oranlarına sahiptir.

Benzer başarıya sahip olan bu yöntemler arasındaki fark, anestezi gereksinimi olup olmamasından, işlem sırasında ve sonrasındaki görülen ağrı, morluk ve şişlik gibi hastayı rahatsız edebilen şikayetlerin derecesinden ve hastanın günlük yaşamına dönüş süresinden kaynaklanmaktadır.  Prof. Dr.

Köksoy, ‘’hastalar açısından konforlu, hızlı ve ağrısız olan yöntemler arasında yeni olan yapıştırıcı ile varis tedavisidir’’ şeklinde açıklama yaptı. Benzer başarı oranlarına sahip diğer yöntemler arasında radyofrekans ve lazer öne çıkmaktadır. Halen lazer dahil bütün yeni tedaviler için referans alınan standart teknik radyofrekanstır.

Genelde lazerde biraz daha fazla geçici ağrı ve morluk oluşmaktadır. Köksoy; Ancak değişik dalga boylarında ve özellikli kateterlerle yapılan lazer tedavileri ile radyofrekans arasında farkın çok azaldığını belirtti. Genelde  tedavi sonrası hastanın hastanede yatmadan aynı gün evine dönmesi ve bir kaç günde de tam olarak günlük yaşantısında dönmesi mümkündür.

Bu açıdan basit ve tehsiz bir işlemle kısa sürede günlük yaşama dönülmesi ve varisin uzun süreli tedavisi amaçlandığında da yapıştırıcı ile tedavi, radyofrekans ve laser seçilebilir.

Varis ameliyatı ise teknik ya da lojistikten kaynaklanan nedenlerle laser ya da radyofrekans yapılamadığında halen iyi bir seçenektir.  İyileşme süreci ve yan etkiler diğer yöntemlere göre biraz daha fazla olmakla beraber, sonuçta tedavi başarısı açısından diğer tedavi yöntemleri ile benzerdir.

Ayrıca günümüzde yapılan varis ameliyatları önceki yıllarda yapılanlara göre çok daha konforlu ve güvenilirdir. 

Daha yeni ve etkin tedavi yöntemleri var mı?

Marka adı venaseal ya da variclose olan yapıştırıcı ile varis tedavisi hiç bir anestezi gerekmeden varise neden olan damarın içine tıbbi bir yapıştırıcı maddenin sıkılması ile varisin ortadan kaldırılması varis tedavisindeki en yeni ve gelecek vadeden tedavi yöntemleri arasındadır.

Bacağa sadece lokal anestezi yapılarak yapıştırıcı kateteri safen toplardamarı içerisine ilerletilir. Bu kateterden tıbbi yapıştırıcı damar içerisine verilerek damarın kendi kendine yapışarak tıkanması sağlanır.  Bu tedavi sonrası hastalar varis çorabı bile giymeden günlük hayatlarına devam edebilirler.

Venaseal ya da variclose kullanılarak yapılan yapıştırıcı ile  varislerin yapıştırıcı ile  tedavisi sonrası varisin kaynağı ortadan kaldırıldığı için, hastaların büyük bir çoğunluğunda varislerin kendiliğinden ortadan kalkması beklenir.

Diğer yöntemlerin aksine yapıştırıcı ile tedavi sonrası hastalar varis çorabı bile kullanmadan aynı gün günlük hayatlarına dönebilmektedirler. Özetle yapıştırıcı ile  varis tedavisinin başlıca avantajları anestezi gerektirmemesi, tedavi sonrası varis çorabı ve istirahate ihtiyaç duyulmamasıdır.

Yapıştırıcı kullanılarak varislerin tedavisi dünyada 2012 yılından beri uygulanmakta olup, bu alandaki bilimsel araştırmalar arttıkça yöntem daha da olgunlaşacaktır.

Köpük tedavisin variste yeri nedir?

Köpük tedavisi büyük bir girişim olmayıp, sadece bir iğne ya da kateter ile köpük haline getirilmiş ve damarı içeriden tahriş eden bir ilacın varise ya da varise neden olan safen damarlarının içine verilerek damarın kapatılması işlemidir.

Yapılması hasta açısından çok rahat ve kolay olup, hastalar rahatlıkla çok kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilirler. Buna karşın, tedavi sonrası varisli damarlar haftalarca mor, sert ve hassas bir şekilde kalabilir ve bazen deride yıllarca kahverengi bir leke kalabilir.

Bu açıdan kozmetik nedenlerle varis tedavisi isteyen bayanlarda bazen istenmeyen geçici sonuçlar oluşabilir. Nadiren köpük oluşturmakta kullanılan hava beyin damarlarını tıkayıp, ciddi olaylara yol açabilir.

Öte yandan tedaviden sonraki yıllarda varisin tekrar oluşma ihtimali diğer yöntemlere göre biraz daha yüksektir. 

Varis tedaviden sonra tekrarlar mı?

Varisin tedavi sonrası yıllar içinde tekrarlama olasılığı olan bir hastalık olduğunu dile getiren doktor kabaca bu oranın tedavi takip eden ilk 5 yıl için %20 ler civarında olduğunu vurguladı.

Bunun nedeni başlangıçta varisin kaynağının doğru bir şekilde belirlenememiş olması, doğru tedavinin uygulanmaması ve hastaya özgü faktörlerdir.

Bu nedenle varisin doğru teşhis ve tedavisi tıbbın her alanında olduğu gibi uzmanlık, deneyim ve bilgi gerektirmektedir.

Источник: //www.haber7.com/saglik/haber/1451581-varis-tedavisinde-yeni-yontemler

Varis ve Tedavi Yöntemleri

Varis Tedavisinde EVTA Yöntemi Nedir?
Prof. Dr. Naci KARAAĞAÇ
Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC)

Memorial Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Naci Erciyes Yağan , yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 15-20’sinde görülen varis ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kadınlarda erkeklere oranla çok daha fazla görülen varis, en sık görülen damar hastalığıdır. Yaşla beraber artış gösteren varis; ağrı, kaşıntı, ayak bileğinde şişme, gece krampları, yüzeyel tromboflebitler, venöz ayak bileği cilt değişikleri ve kanama gibi şikayetlere neden olur.

Varis Nedir?

Varis, toplardamarların organik bir sebep olmadan genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı hal alması olarak tanımlanır. Latince “varix” (kıvrım yapmış toplardamar) kelimesinden türetilmiştir.

En fazla hangi yaş grubunda görülür?

Variköz venler önemli bir sağlık problemidir. Erişkinlerdeki sıklığı değişik coğrafi varyasyonlar göstermekle beraber yaşla giderek artar. Bacak varisleri, muayenehane pratiğinde en sık karşılaşılan damar hastalığıdır. Yetişkin nüfusun yüzde 15-20’ sini etkiler. Kadınlarda erkeklere oranla 2-4 kat daha fazla görülürken ailesel geçiş oranı yüzde 50’ den fazladır.

Alt ekstremitenin venöz hastalıkları erişkinlerin yaklaşık yüzde 17’sini etkilemektedir. Variköz venlerin etiolojisinde gebelik, obezite, postür bozuklukları, konstipasyon gibi çeşitli hipotezler ileri sürülmüştür.

Varisler kaç türlüdür?

Varisler primer veya sekonder olabilir. Primer varislerin nedenleri hakkında çeşitli teoriler olmasına rağmen esas nedenler, kesin olarak belli değildir. Günümüzde en çok kabul gören teori kalıtımsal ven duvarındaki zayıflık ve venlerdeki kapakçık yetmezliği, venöz hipertansiyondur.

Sekonder veya edinsel variköziteler, venöz kapakçıkların travma, derin ven trombozu veya enflamasyon gibi nedenlere bağlı hasar alması sonucu meydana gelir. Bir ekstremitede kıvrım yapmış belirgin variköz oluşumlarının yanında daha küçük çaplı telenjiektazik, retiküler tarzda oluşumlar da bulunabilir.

Bu oluşumlar elle hissedilemeyen, ciltte yüzeyel yerleşim gösteren, 1 milimetre veya daha küçük çaplı mavi veya kırmızı çizgisel renk değişiklikleri olarak görülürler. Bölgesel olarak yıldız şekilli veya örümcek ağına benzer yaygın çizgisel oluşumlar olup tüm bacağı sarabilirler.

Hastadan hastaya değişmekle birlikte bir ekstremitede bu oluşumlar, birlikte veya ayrı ayrı yerleşim gösterebilirler.

Varis oluşumunu kolaylaştıran faktörler

Epidemiyolojik çalışmalarda varis patofizyolojisinde rol oynayan birçok etken öne sürülmüştür.

Bu çalışmalarda aile öyküsü (kalıtım), riskli yaşam tarzı ve sigara kullanımı, venöz yetmezlik tespit edilen hastalarda daha yüksek oranlarda saptandığı için önde gelen risk faktörleri olarak gösterilmiştir. Aile öyküsünün pozitif olduğu hastalarda, varis görülme riski 4.4 kat daha fazladır.

Uzun süre ayakta kalmak ya da uzun süre oturarak iş yapmak bir risk faktörü olduğu gibi, günde 4 saatten fazla ayakta kalanlarda yüksek grade venöz yetmezlik gelişme riskini 2.7 kat artırır.

  • Uzun süre ayakta durmak
  • Hamilelik
  • Şişmanlık
  • Oturarak çalışmak
  • Hareketsizlik
  • Yaşlılık
  • İlaç kullanımı (Doğum kontrol hapları, menopoz döneminde kullanılan hormon replasman tedavileri)

Varis hastalığı ve sık karşılaşılan şikayetler

Hastaların en yaygın semptomları bacaklarının görüntüsünün bozulması ve uzun süre ayakta durunca ortaya çıkan bacak ağrısı ve bacaklarda ağırlaşma hissidir. Semptomlar anatomik defektin derecesiyle ilişkili olmayabilir. Bazen hasta variköz damarı zedeleyebilir. Bu durumda belirgin bir kanama görülebilir.

Bacak varislerinin bir komplikasyonu yüzeyel tromboflebittir; ciddi bir ağrı ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Uzun süreli bacak varislerinde kronik ayak bileği şişliği, staz dermatiti ve bacak ülserleri gelişebilir.

Uzun süre ayakta durma veya obezite (şişmanlık) tüm bacak varislerinin daha semptomatik hale gelmesine neden olurlar.

  • Ağrı
  • Kaşıntı
  • Ayak bileğinde şişme
  • Gece krampları
  • Yüzeyel tromboflebitler
  • Venöz ayak bileği cilt değişiklikleri (pigmentasyon, egzama, lipodermatoskleroz ve açık yara)
  • Kanama

Varis Tedavi

Varis tedavisinde amaç yaşam kalitesini artırmaktır. Hastalık genellikle iyi huylu seyir gösterip hastaların çoğunda ameliyat gerekmez ve konservatif tedavi yöntemleriyle iyi sonuçlar alınır.

Bu nedenle semptomlar, çok ciddi değilse girişimsel tedavilerden kaçınılmalıdır. Semptomlar hastanın yaşam kalitesini ciddi olarak etkiliyorsa tedavi düşünülmelidir.

Bazen büyük varisleri bulunan hastalarda, kanama veya ülserasyon gibi komplikasyonlar gelişirse daha agresif cerrahi tedavi yöntemleri denebilir.

Etken sebepler ortadan kaldırılmadıkça (fazla kilo, uzun süre ayakta durma, östrojen kullanımı) variköz ven oluşumunun belirli bir süre sonra tekrarlayacağı unutulmamalıdır.

Tıbbi tedavi

1. İlaçlar

2. Varis Çorabı (Varis ve kronik venöz yetmezlikte uygulanan yöntemlerin hiç birisi tek başına varis çorabı uygulaması olmadan başarılı olamaz. Bu nedenle varis çorabı uygulamaları venöz yetmezlik tedavisinde altın standart olarak kabul edilebilir. Varis çorapları değişik basınç aralıklarında bulunurlar ve hastanın şikayetlerinin ve hastalığının derecesine göre ihtiyaç duyulan basınç aralıklarında kullanılır.)

  • Skleroterapi
  • Lazer
  • Cerrahi Tedavi
Güncellenme Tarihi: 30 Nisan 2009Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/varis-ve-tedavi-yontemleri/

Varis Tedavisi

Varis Tedavisinde EVTA Yöntemi Nedir?

Merhabalar ben kalp damar cerrahisi uzmanı Op. Dr. Orhan Coşkun bu yazıda varis tedavisi ile ilgili bilgilere yer vereceğim.

Damar genişlemesi tedavisi mümkün ve küçük istisnalar dışında mutlaka tedavi edilmesi gereken bir damarsal bir hastalıktır. Tedavi edilmemesi halinde artan şikayetleri ile günlük hayatı çekilmez hale getirebilir.

Bu yazıda varis nedir neden olur? Gibi konuları ele almayacağım. Zira bu konuda hazırladığım geniş bir yazı bulunuyor. Menüden kolayca ulaşabilirsiniz.

Varis Nasıl Geçer, Tedavi Olmak Zorunda mıyım?

Tedavi yöntemlerine geçmeden önce önemli bir soruya yanıt vermek istiyorum. Birçok insan hastalığın kendi kendine geçmesini beklemektedir. Birçoğu ise tehnin farkında olmadan ülser oluşumuna doğru gitmektedir. Bu nedenle varis nasıl geçer, tedavi olmak gerekir mi? Sorusuna yanıt vermek istiyorum.

Hamile Değilseniz Tedavi Olmanız Gerekir

Damar genişlemesi 1-2 istisna dışında kendi kendine geçen bir sorun değildir. Nedir bu istisna derseniz? Başlıkta da belirtildiği gibi birincisi gebelik olacaktır. Hamilelik esnasında kadınlarda varisler oluşabilir.

Bunun nedeni artan kan değeri, bebeğin yaptığı baskı ve hormonlarla alakalıdır. Bu süreçte ortaya çıkan damar genişlemeleri doğum sonrası geçme olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle yeni doğum yapan anneler birkaç ay bekleyebilir.

Zaten gebelik esnasında tedavisi yapılmamaktadır.

Kılcal Damarlar Kozmetik Bir Sorundur

Bir diğer istisna ise sadece kılcal damarları olan insanlar tedavi olmak zorunda değildir. Ama muayene olarak sorunun sadece kılcal damarlar olduğunu teşhis ettirmesi gerekir.

Çünkü çoğu zaman toplardamar ve kılcal damar genişlemesi aynı anda olabilmektedir. Tabii ki estetik açıdan kötü görüntü sizin için sorun değilse tedavi olmayabilirsiniz.

Ama benim önerim 10 dakika gibi kısa bir sürede kötü görüntü ve şikayetlerinden kurtulmanız yönünde olacaktır.

Ameliyatsız Varis Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Alt yapı ve uzmanlık açısından gelişmiş merkezlerde uygulanan birden fazla ameliyatsız yöntem bulunmaktadır. Bunlar lazer, radyofrekans, köpük, skleroterapi ve yapıştırma şeklindedir. Yazının devamında tüm bu yöntemlerin ne olduğu ve nasıl yapıldığını tedavi esnasında çektiğimiz videolarla görme imkânı bulacaksınız.

Lazerle Varis Tedavisi

Evet, arkadaşlar ilk olarak lazer ile başlamak istiyorum. Çünkü bu yöntem ameliyatsız varis tedavisinde ilk geliştirilen yöntemdir.

Bilmeniz gereken en önemli hususlardan biri cilt üzerinden ve damar içerisinden uygulanan iki şekli vardır. Cilt üzerinden uygulanan sadece kılcal damarların tedavisinde etkilidir.

Damar içerisinden uygulanan EVLA (EndoVenoz Lazer Ablasyonu) ise retiküler (orta) ve varikoz ven (kalın varislerin) tedavisinde uygulanmaktadır.

Exotherme Lazer İle Kılcal Damar Tedavisi

Cihaz olarak onlarca farklı marka ve model bulunmaktadır. Kliniklerimizde Exotherme kullanıyoruz. Diğer cihazlara göre daha gelişmiş olduğunu söyleyebilirim.

Zoom özelliği ile tedavisi yapılacak olan kılcal damarları daha net görme ve uygulama imkânı sağlıyor. Cihazın başlığına bütünleşmiş olan Saphire soğutma sistemi ile cilt belli bir soğuklukta tutulmaktadır.

Böylece ek bir soğutucu jel kullanmaya gerek kalmıyor. Aşağıda yer alan video’da cihazı ve uygulamasını görebilirsiniz.

Evet, arkadaşlar Exotherme ile kılcal damarları tedavi ederken yazının giriş kısmında da belirttiğimiz gibi orta ve kalın varislerde cilt üzerinden uygulanan yöntemin etkili olmadığını belirtmiştik, burada çözüm olarak karşımıza EVLA ya da diğer yöntemler çıkmaktadır. Şuan konumuz lazer olduğu için kısa adı EVLA olan (EndoVenoz Lazer Ablasyonu) ile devam edelim.

EVLA’nın uygulanışı genelde hastanelerin ameliyathanelerinde yapılmaktadır. Çünkü aynı zamanda ultrasonda kullanılması gerekir. Tespit edilen varisli damara cilt üzerinde çok küçük bir delik açarak ulaşılır. Örnek vermek gerekirse serum yolu gibi düşünebilirsiniz.

Bu delikten lazer kateteri sorunlu damarın içine sokularak ultrason yardımı ile ilerletilir. Gerekli noktaya varılması ile birlikte cihaza enerji verilerek kateterin ucundaki yaklaşık 1 cm’lik kısım içerisinde bulunduğu damarı yüksek ısı ile tahrip etmektedir.

Aşağıda yer alan animasyon videoda tedavinin uygulanışı gösterilmektedir.

Lazer dünya genelinde hayatımıza ameliyatsız varis tedavi uygulamasını sokarken aynı zamanda gelişmeler içinde umut ışığı olmuştur. Çünkü lazer sonrası kısa adı Radyofrekans olan RF geliştirildi.

Yine laser gibi cilt üzeri ve damar içerisinden uygulanan 2 tekniği bulunmaktadır. Laser uygulamasına göre daha gelişmiş olduğu söylenebilir. Uygulaması büyük ölçüde benzerlik taşımaktadır. Radyofrekans ucu çok ince bir kalem gibidir.

Tespit edilen kılcal damarlara 1 mm aralıklarla dokunmak şeklinde etki eder.

EndoVenoz RadyoFrekans Ablasyonu (EVRF)

EVRF’de yine EVLA gibi damar içinden ultrason yardımı ile yapılmaktadır. Yine sorunlu damara ulaşmak için dikişe gerek kalmayacak kadar küçük bir delik açılır.

Lazer kateterinin etki eden kısmı 0,5 – 1 cm iken EVRF’nin etki eden kısmı yaklaşık 7 cm yani tedaviyi daha kısa sürede tamamlamayı sağlar. Laser tek seferde 1 cm uygularken Radyofrekans ile tek seferde 7 cm genişliğindeki damarı tedavi eder.

Şimdi dilerseniz birazda EVRF’nin ne olduğu, nasıl yapıldığını benim hazırladığım videodan izleyelim.

Yazının geri kalan kısmında gördüğümüz lazer ve radyofrekans yöntemleri genelde pahalı cihazlarla uygulanan yöntemlerdir. Şimdi ise köpük haline getirilerek kullanılan bir ilaçla devam edeceğiz. Aethoxysklerol madde dediğimiz ilaç ülkemizde de sıkça kullanılmaktadır.

3’lü musluk dediğimiz bir alet yardımı ile ilaç + hava karıştırılarak köpük haline getirilmektedir. Hazırlanan köpük varisli damarlara (kılcal damarlarda dahil) enjekte edilerek uygulanmaktadır. Sıkça uygulanan yöntemlerden biri diyebilirim.

Aşağıda yer alan videoda nasıl yapılışını görebilirsiniz.

Yukarıda görüntülerini de izlediğiniz köpük ile skleroterapi hemen hemen aynıdır. Tek fark ilacı köpürtmek yerine saf halde kullanmaktır. Özellikle daha ileri derece genişlemiş damarlarda tercih edilebilir.

Mikro Skleroterapi

Yazının giriş kısmında da belirttiğim gibi köpük ya da diğer bir tabirle skleroterapi kılcal damarlar dahil retiküler ve varikoz venlerde uygulanabilmektedir. Kılcal damarlarda yapılan tedaviye ise mikro skleroterapi denmektedir. Aşağıda yer alan videoda 10 saniye içerisinde örümcek ağı gibi görünen kötü görüntüden nasıl kurtulunduğunu görebilirsiniz.

Son zamanlarda uygulanışı hızla artan yöntemlerden biri de yapıştırma yöntemi diyebilirim. Damarı ısı ya da ilaçla tahrip etmek yerine yapıştırıcı madde enjekte ederek kapatmayı amaçlamaktadır. EVLA ve EVRF’de olduğu gibi yine sorunlu damara çok ince bir iğne ile girilerek hazırlanan yapıştırıcı enjekte edilmektedir. EVLA ve EVRF göre yan etkileri daha az diyebilirim.

Ameliyatsız Varis Tedavi Avantajları Nelerdir?

Günümüzde varis tedavileri 2 şekilde yapılmaktadır. Ameliyat ya da son 15 yıl içerisinde hızla yaygınlaşmış olan ameliyatsız uygulamalarla, burada seçim size bırakılmaktadır. İlk yapmanız gereken doktorunuzun hangi yöntemin uygulayacağını öğrenmektir. Zira devlet hastanelerinde uygulamalar büyük ölçüde ameliyat ile yapılmaktadır. Bunun nedeni hasta yoğunluğu ile açıklanmaktadır.

Hastanede Yatmak Gerekmez

Ameliyat ile yapılan tedavilerde hastanın toplardamarı çıkarıldığı için minimum 2-3 gün hastanede yatması gerekebilir. Ameliyatsız yöntemlerde ise sadece 30 dakika zaman ayırmanız yeterlidir.

Ameliyatlar genelde narkoz dediğimiz genel anestezi ile yapılır. Ameliyatsız yöntemlerin birçoğu anestezi bile gerektirmez. Sadece EVLA ve EVRF bölgesel uyuşturma ya da hafif uyku dediğimiz sedasyon ile yapılır.

Ameliyat ile yapılan tedavilerde hastanın iyileşme süreci zaman almaktadır. Bu nedenle ciddi anlamda iş göremezlik durumu ortaya çıkacaktır. Bu hem çalışanlar hem de eğitim görenler için ciddi sıkıntı demektir. Ameliyatsız tedavilerde ise hiçbir şekilde iş gücü kaybı yaşanmaz. Hasta isterse öğlen yemek molasında gelerek tedavisini olur, işine dönebilir.

Tedavi Ücreti Çok Ekonomiktir

En güzel yönlerinden biri de ödeyeceğiniz tedavi ücretinin ameliyata göre daha ekonomik olmasıdır. Çünkü hastanede yatma ya da ameliyathane gerektirmediği için ek masraflar oluşmaz. Hem de SGK mensubu hastalara %50 indirim imkânı sağlanır. Böylesine avantajlı şartlarda mutlaka sağlığınıza kavuşmanızı öneririz.

Источник: //www.ideaklinik.com/ameliyatsiz-varis-tedavisi-nasil-yapilir.html

Varis tedavisi nasıl yapılır?

Varis Tedavisinde EVTA Yöntemi Nedir?

Varis tedavisi için kullanılmakta olan bir yöntemin uygulanışı yerine, bu sayfamızda mantık olarak nasıl tedavi edilmesi gerektiğini anlatacağım. Amaç sizlerin hastalığı daha net tanıyarak tedavisinin nasıl ve hangi durumlarda olabileceğini göstermektir.

Öncelikle varisin tedavisi sağlık merkezi ve hastanelerde mutlaka bilimsel yöntemlerle yapılması gerektiği gibi mutlaka ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Sorun yok boşvereyim dediğinizde ilerleyen zamanlarda bacaklarınıza içinden çıkamayacağınız sorunlara neden olur.

İnanmayan kişiler varisten kaynaklı yara şeklinde arama yapıp bacaklarda oluşan korkutucu görüntüleri inceleyebilirler.

Ameliyatla Varis Tedavisi

Hastalığın tedavisine yönelik geliştirilen en eski tekniklerden biri hiç şüphesiz ameliyat uygulamasıdır. Kendi içerisinde bir kaç yöntem olup, hekim uygun gördüğü teknikle yada bildiği teknikle yapmaktadır. Amaç kapakcıkları bozulmuş olan toplardamarı vücudumuzdan çıkarmak yada uçlarından kesip bağlamayı amaçlamaktadır.

Hastane ortamında yapılması gereken bu yöntem narkoz gerektirmekte olup, tedaviden sonra en az 3-4 gün hastanede yatmak gerekir. Gelişmiş sağlık merkezlerinde uygulaması son bulmuş olan klasik ameliya daha çok hasta yoğunluğu ve teknolojik ve tecrübesi olmayan yerlerde devam etmektedir.

Muayene olanlar hangi yöntemle tedavi edildiğini mutlaka sormalılar.

Gelişen Teknoloji Varis Ameliyatını Gereksiz Kıldı
Bir çok insan ameliyat korkusu nedeniyle hastalığında hep en son evreye gelene kadar dayanmaktadır. Evet ameliyat maalesef narkoz, dikiş izleri ve hastanede yatma insanları hiç şüphesiz tedirgin edebilmektedir.

Artık hastaları tedavi olmak için ameliyat olmak zorunda değiller. Çünkü son yıllarda geliştirilen ameliyatsız uygulamalar ile narkoz, hastanede yatma yada dikiş izi sorunu olmadan sadece 10 dakikada sağlığınıza kavuşabilirsiniz.

Nasıl olduğunu hemen aşağıdaki satırlarda detaylı olarak görüp hatta nasıl yapıldığını hazırladığımız video ile izleyeceğiz.

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Idea Klinik olarak sürekli geliştirdiğimiz ameliyatsız tedaviler tüm varisli hastalar için geçerlidir. Herkesin varisi farklı olması nedeniyle 4 farklı ameliyatsız  tedavi yöntemi bulunmaktadır. Burada amaç sizdeki varislerin durumuna göre etki edecek yöntemin uygulanmasıdır. Dilerseniz aşağıda o yöntemleri inceleyelim.

Lazer; En küçük (kılcal) varislerin tedavisinde uygulanan lazer cilt üzerinden varisli damara uygulanmakta olup 90 dereceye varan bir ısı ile sorunlu damar imha edilir. Tedavi öncesi sürülen soğutucu jel sizin sıcaklığı hissetmenizi önler. Herhangi bir ağrı ve yanma olmaz.

Radyo Frekans; Lazer gibi uygulanan Radyo Frekans yönteminde ise etki alanı kılcal ve orta boy varislerde geçerlidir. Lazer gibi ısı vermek yerine radyo dalgaları ile damara etki etmektedir.

Varis Köpük Tedavisi

Köpük tedavisi  ameliyatsız yöntemlerden biridir. Tecrübeli olan hekimlerin uygulaması sonucunda oldukça yüksek şekilde başarı elde edilmektedir. Bu yöntemle yapılan tedavide diğer uygulanan yöntemlere göre çok daha az derecede komplikasyon görülmektedir.

Uzun yıllardır tek çözümü klasik ameliyat olan tedavi skleroterapi ismi verilen teknik ile yerini ameliyatsız yöntemlere bırakmıştır.

İlk kullanılan ve ayakta tedavi yöntemi olarak adlandırılan skleroterapinin üzerinde yapılan geliştirmeler ile skleroterapide kullanılan ilacın hava ile reaksiyona sokulmasıyla köpük tedavisi bulunmuştur.

Bu yöntemler ülkemizde oldukça gelişmiş olmakla beraber bir çok sağlık kuruluşunda uygulanmaktadır.Köpük tedavisinde ki amaç, kullanılan ilacın sorun çıkaran damarın içine enjekte edilerek damar veya damarların tahrip olmasının sağlanmasıdır.

Skleroterapide bu ilaç saf olarak enjekte edilirken, köpük tedavisinde hava ile karıştırılarak enjekte edilmektedir.

Köpüğün uygulandığı damar tahrip edilmiş olduğundan dolayı tekrar aynı damarda genişleme olması mümkün olmamaktadır.

Köpükle Varis Tedavisinin Avantajları

– İşlem bitiminde şişlik ve ağzı az olur.– İğne ucunun girebileceği tüm varislere rahatlıkla uygulanabilmektedir. Çok ince olan kılcal damarlara uygulanamayabilir.– Meydana gelebilecek olan leke çok azdır.– hastalıklı damara ilacın az miktarda enjekte edilmesinden dolayı, ilacın damar dışına kaçması herhangi bir sorun yaratmaz.

– Kullanılan ilaç köpürtüldüğünden dolayı ekonomik olmaktadır.– Vücuda verilen ilaç azaltılmış olduğundan dolayı toksik doza yaklaşılmamaktadır.– Köpürtüldüğünden dolayı 4-5 kat artan ilaç, aynı seansta daha fazla damarın yok edilebilmesine olanak tanımaktadır.– İlaç miktarı azaldığından dolayı damarın vereceği reaksiyon azaltılmış olur.

– Daha az flebit ve pıhtı oluşur.– Klasik ameliyatla alınabilecek veya edilemeyecek tüm orta varisler köpük yöntemiyle yok edilebilmektedir.– Herhangi bir kesi uygulanmadığından dolayı dikiş ya da pansumana ihtiyaç duyulmamaktadır.– İşlem öncesi veya sonrasında istirahat edilmesine lüzum duyulmaz.

– Tedavinin bitiminde hastalar iş, özel ve sosyal hayatına devam edebilir.

Skleroterapi yöntemiyle yapılan varis tedavisi,

hastalara ayakta uyulanabildiğinden dolayı herhangi bir iş gücü kaybına sebep olmayan bir yöntemdir. skleroterapi yöntemi hakkında bu sayfamızda detaylı bilgiler sunacağız.

Skleroterapi nedir?
hastalığın oluşumuna sebep olan damarın iç yüzeyine enjekte edilen özel bir ilaç ile bu damarın büzüştürülerek yok edilmesine dayanan bir yöntemdir. Bu yöntem için uzun yıllardır bir çok farklı ilaç kullanılmıştır. Günümüzde en yaygın şekilde kullanılan polidocanol (%1-2-3) isminde ki ilaçtır.

Skleroterapinin hastalığının tedavisine katmış olduğu avantajlar, bireyleri her koşulda olumlu yönde etkilemektedir.

Başarısının yüksek olması, tekrarının az olması , istirahat gerektirmemesi gibi üstünlükleri sayesinde skleroterapi yaygın olarak kullanılan ve gün geçtikçe daha fazla yaygınlaşan bir yöntemdir.

İlacın damara veriliş tarzı ve sonraki uygulamalar değişebilir. Skleroterapi başarı oranı %100’e yakın hasta memnuniyeti yüksek bir yöntemdir.

Skleroterapi Avantajları– Hasta memnuniyeti tamdır– Yatırım maliyeti yoktur– Kılcal damar çatlamaları dışındaki tüm varislere uygulanabilir– Ayaktan uygulandığı için iş gücü kaybı olamaz aynı anda işe dönülebilir– Ameliyatla çıkarılabilen tüm varisler yok edilebilir– Ağrısız bir işlemdir

– Tecrübeli ellerde pıhtı oluşturulmaz

Skleroterapi Dezavantajları– Bir günde uygulanacak ilaç miktarı sınırlı olduğundan seanslar gerekebilir– Uygun şekilde yapılmadığında damar içinde pıhtılar oluşabilir– Tecrübeli ellerde yapılmadığında seyrek olarak leke yapabilir (2-12 ayda düzelir)

– Uygulamanın ertesi günü hafif ağrı olabilir.

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.