Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

içerik

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

Varis çoğu zaman sadece estetik bir problem olarak görülmesi nedeniyle önemsenmese de; toplumun %20’sinde görülen oldukça sık karşılaştığımız hastalıklardan birisidir.

Varis, kadın popülasyonda erkeklere oranla çok daha sık görülür.

20-70 yaş aralığındaki kadın nüfusun neredeyse yarısında kalın veya ince varis problemi olduğunun saptanmış olması da oldukça dikkat çekicidir.

Bu kadar sık gördüğümüz bir rahatsızlık olmasının yanı sıra, oluşturduğu klinik problemler ve estetik kaygılar neticesinde varis tedavilerinde çözüm yolları gün geçtikçe çeşitlilik kazanmaktadır.  Bundan 10-15 yıl öncesinde uygulanan klasik cerrahi tedavinin yerini, günümüzde ameliyatsız varis tedavi teknikleri almıştır.

  • Varis Tedavisi
  • Ameliyatsız Varis Tedavisi Yöntemleri

Varis bilindiği üzere, özellikle bacak toplardamarlarının anormal genişlemesi ve kıvrımlı görünüm kazanmasıdır.

Varisin toplumda sık görülmesinin ve varis oluşumunun altında; başta genetik faktörler (anne, baba ve yakın akrabalarda görülmesi) olmak üzere, hormonal faktörler (özellikle kadınlarda östrojen etkileri), çevresel faktörler (sigara, alkol gibi) ve çalışma/gündelik yaşam koşulları gibi etkenler rol almaktadır.

Varis Tedavisi

Varis hastalığının ilaçla tedavisi yoktur. Ayrıca, varis bir kez  oluştuktan sonra, geriye dönüşü olmayan ilerleyici bir hastalıktır. Piyasada mevcut varis ilaçları, kremler ile varis çorabı kullanımı, bilinenin aksine hastalığı tedavi etmez, varisin hastada oluşturduğu ağrı, ödem, kramp gibi şikayetleri rahatlatıcı etki gösterir.

Varis hastalarında sık karşılaştığımız şikayetler;

  • Ağrı,
  • şişlik,
  • kramp (özellikle gece krampları),
  • bacak huzursuzluğudur.

Variste ağrısının karakteristik özelliği, sabah saatlerinde çok az, gün içerisinde ayakta kalmakla akşama doğru artan ve ayakları uzatmakla veya yukarı doğru kaldırmakla dinlenip azalan bir ağrı olmasıdır.

Yüzeyden görünen varisleri olmasa bile, yukarıdaki klinik şikayetleri olan kişilerde de gizli varis olma olasılığı vardır. Bu tip şikayetleri olan kişilerde, muayene sonrasında ilk yapılacak tetkik Doppler US incelemesidir. Doppler ile bacak damarları ayrıntılı değerlendirilerek, problemin kaynağında olan içerideki damarlar tespit edilir ki, tedavide amaç bu kaynakları ortadan kaldırmaktır.

Ameliyatsız Varis Tedavisi Yöntemleri

2000li yıllarda girişimsel radyolojinin öncülük ettiği, damar içi lazer uygulamalarının varis tedavisinde kullanıma girmesi ile birlikte, varis tedavisinde cerrahi tedavi yerini ameliyatsız tedavi yöntemlerine bırakmıştır.

Günümüze kadar olan süreçte, sürekli yenilenen ameliyatsız tedavi metotları ortaya çıkmış, son olarak ise damarı yapıştırma yöntemiyle tedavi metodu kullanılır olmuştur.

Tabii ki, bu gelişen tedavi metotları ile birlikte, hastanın varis tedavisi sırasındaki konforu artmış ve varis tedavisi sonrası iyileşme periyodu kısalmış, hasta tedavi sonrası aynı gün işine dönebilir duruma gelmiştir.

Varis tedavisinin temelinde kaynak damarları kurutmak olduğunu belirtmiştik, bunun için kullandığımız tedavi metotlarının başında ısı ile ablasyon yöntemleri gelir ki; bunlar lazer, radyofrekans ve buhar ile ablasyon tedavilerini kapsar. Son birkaç yıldır uygulanmaya başlayan yapıştırma tedavi tekniğinde ise, damar duvar içerisine verilen doku yapıştırıcısının damar duvarlarını birbirine yapıştırması ile tedavi sağlanır.

Oldukça kolay uygulanır bir tedavi olması ve tedavi başarısının etkinliği ispatlanmış ısı ile ablasyon tedavilerine benzerlik göstermesi, yapıştırma yönteminin her geçen gün etkinliğini ve kullanılırlığını artırmaktadır. Bugün için bu yöntemin uygulanmasının en büyük dezavantajı, diğer metotlara göre daha pahalı bir yöntem olmasıdır.

Varis tedavilerinde kaynağın kurutulması için kullanılan ablasyon yöntemleri sıklıkla köpük tedavisi dediğimiz varisle damara ilaç enjeksiyonu ile kombine edilir. Kaynak damarların yukarıda bahsedilen yöntemler ile kurutulması sonrasında, kaynak damar ile irtibatlı yüzeyde görülen kıvrımlı varis damarları içerisine damar kurutucu ilaç zerk edilerek tedavi etkinliği ve kalıcılığı artırılır.

Kılcal tipte varis problemi olan hastalarda tedavi yaklaşımında da temel olarak işe yaramayan ve estetik kaygılara neden olan damarların  kurutulmasıdır.

Burada kimyasal yöntemler kullanılarak, damar içerisine damarı kurutucu ilaç enjekte edilerek (skleroterapi) tedavi tamamlanır.

Kılcal varisler çok ince ise, bu durumda cilt üzerinden lazer uygulamaları kullanılarak tedavi gerçekleştirilir.

Unutulmamalıdır ki; varis sadece estetik bir problem değildir, ölümcül boyuta ulaşan ciddi sağlık problemlerine de neden olabilen bir damar hastalığıdır. Ne kadar erken dönemde tedavi edilirse, varis tedavisi o kadar etkin ve kesin olur.

Источник: https://www.fbm.com.tr/ameliyatsiz-estetik/ameliyatsiz-varis-tedavisi

Lazerle Varis Tedavisi ve Tedavi Sonrası Yaşanan Gelişmeler

Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

Varis rahatsızlığı için ameliyatsız tedavi çözümleri de bulunmaktadır. Bu çözümler arasında yer alan lazerli varis tedavisi ise rahatsızlığın kısa süre içerisinde sona ermesini sağlar.

İçindekiler

  • Lazerle Varis Tedavisi
  • Uygulama Aşaması
  • Riskleri

Lazerle Varis Tedavisi

Lazerle Tedavi Yöntemi Öncesi ve Sonrası

Toplardamarlar nedeniyle oluşum gösteren ve vücudun en fazla basınç gören noktalarından birisi olan ayaklarda sıklıkla rastlanabilen varis, çeşitli derecelerde ilerleme kaydedebilir. Varis ile ilgili yapılan testler ve muayeneler sonucunda uzman doktor tarafından verilecek karar doğrultusunda tedavi süreci belirlenir.

Varis tedavisinde cerrahi müdahale veya ameliyatsız tedavi yöntemleri kullanılabilmektedir. Ameliyatsız tedavi yöntemleri arasında yer alan lazerle tedavi yöntemi ise sıklıkla kullanılan tedavi uygulamalarından birisidir.

Ülkemizde de yaygın olarak kullanılan tedavi şekli ağrısız bir şekilde uygulanabilmektedir.

Lazerle varis tedavisinin temel amacı varisi ortadan kaldırmak ve tekrar aktif hale gelmemesi için varis oluşum riskini en aza indirmektir. Lazer ile yapılan uygulamalarda tekrar varis oluşması olasılığı çok düşüktür. Transkütan lazer tedavisi (kılcal damar) ise toplardamarlar için yapılan uygulamalardan farklıdır. Ayrıca transkütan lazer tedavisinde farklı yöntemler uygulanabilmektedir. 

Lazer ile tedavi işleminde hastanın hiçbir şekilde ağrı duymadığı gözlemlenmiştir. Hastanın işlem yapılacak bölgesinde ağrı olmamakla birlikte tedavinin konforlu bir şekilde sürdürüldüğü ve hastanın kendisini iyi hissettiği teyit edilmiştir.

Kapak yetmezliği olan büyük damara uygulama yapılması ile başlayan süreçte yaklaşık 15 dakikalık bir tedavi uygulanmaktadır. Tedavi sonrasında sorunlu damar ortadan kaldırıldığı için rahatsızlığın tekrar ortaya çıkma ihtimali yoktur.

Bu nedenle lazerle varis tedavisi uygulaması kalıcı çözüm olarak tanımlanabilir.

Uygulama Aşaması

Lazerli tedavinin uygulama aşaması ilk olarak damar haritasının çıkarılması ile başlar. Damar haritasında sorunlu damarın tespit edilmesi kolaylaşır. Genellikle ayakta çekilen ultrason görüntüleri damar tedavileri için uygun olan yöntemlerden birisidir. Bu aşamanın ardından aşağıdaki işlemler uygulanır;

  • Hastanın ağrı hissetmemesi açısından damardan ilaç verilir. Bu şekilde hastanın endişe duymaması sağlanır ve tedavi süresince herhangi bir acı duymadığı gözlemlenebilir.
  • İşlem sırasında hastanın isteğine bağlı olarak uyutulması sağlanır ve bacak uygun pozisyonda hazırlanır.
  • İğne deliğinden damar içerisine doğrudan plastik ince tüp yerleştirilir ve sorunlu damar üzerinde işlem yapılmaya başlanır.
  • İşlemden hemen önce plastik tüp yerleştirilecek noktanın çevresine anestezi uygulanır. Böylece tedavi sırasında acı hissi olmaması ve tedavinin konforlu geçmesi sağlanır.
  • Plastik ince tüp varis damarına müdahale edilecek boyutta içeri sokulur. Buradaki pay genellikle 30 cm ile 60 cm arasında olabilmektedir.
  • Sorunlu toplardamar üzerinde uygulanan lazer işlemi ile rahatsızlık sona erer. Ayrıca köpük tedavisi yapılarak tedavi sonlandırılabilir. Bu uzman doktorun kararı ile uygulanan aşamadır. Köpük tedavisi yardımcı tedavi grubunda yer aldığından dolayı doktorun insiyatifine bağlı bir işlem olarak teyit edilmiştir.
  • Maksimum 4 damar tedavi edildiğinden dolayı her bir damara 15 dakika süre ayrılır ve tedavi süresi toplamda 30 dakika ile 60 dakika arasında değişkenlik gösterebilmektedir.

Yukarıdaki işlemlerin ardından hastanın dinlenmesi için kendisine talimatlar verilir. Tedavi sonlandıktan birkaç dakika sonrasına kadar uygulama yapılan bölge incelenir. Oluşabilecek gelişmeler yakından takip edilerek uzman doktorun tedavi ile ilgili sonuçları gözlemlemesi sağlanır. Böylece lazer tedavisi sona ermiş olur.

Tedavi Sonrası;

Tedavinin ardından hastanın yürüyerek eve gitmesi mümkündür. Ancak hastanın araba kullanması önerilmez. Tedavi edilen ayağın zorlanmaması gerektiği vurgulanır. Yanınızda refakatçi var ise aracı onun kullanmasını isteyebilirsiniz.

Aksi takdirde ayağınızı zorlayacak müdahalelerde bulunmanız risk oluşturur. Tedavi sırasında veya sonrasında kullanacağınız ağrı kesiciler hafif yan etkiler gösterebilir.

Baş dönmesi mide bulantısı gibi yan etkilerin görülme olasılığı düşük olsa bile izlenmelidir.

Riskleri

Varis tedavisinde uygulanan lazer yöntemine dair çeşitli riskler vardır. Bu riskler genellikle kalıcı olmayan risklerdir fakat rahatsız edici boyutta ise uzman doktora görünmek gerekir. Lazer uygulamasının ardından oluşabilecek riskler;

  1. Uygulanan yöntemin ardından uygulama noktasında morarma, kızarma veya damar yolu boyunca ağrı yaşanması gibi yan etkiler görülebilir. Ayrıca şişlik oluşması doğaldır. Bu yan etkiler zaman içerisinde etkinliğini yitirecektir.
  2. Tedavinin uygulama noktasına bağlı olarak ayakta uyuşma, karıncalanma veya his kaybı yaşanabilir. Bu gibi durumlarda uzman doktora görünmekte fayda vardır.
  3. Uygulama yaptığınız tedavi merkezine bağlı olarak ayakta yanık oluşma ihtimali bulunabilir. Eğer uzman doktor aracılığıyla lazer uygulaması yaptırdıysanız bu maddede oluşan risk görülmeyecektir.

Yukarıda oluşan riskler her zaman görülmez. Görüldüğü takdirde ise tekrar etmesi beklenmez. Bu nedenle benzer etkileri gördüğünüzde endişe duymamalı, içinizin rahat etmesi açısından uzman doktora görünmelisiniz.

Kullanıcı Yorumları ve Oyları (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://damarlari.com/lazerle-varis-ameliyati.html

Varis hastalığı nasıl oluşur? Ameliyatsız tedavi nasıl yapılır?

Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

Günümüzün en yaygın hastalıkları arasında yer alan varis, toplardamarların aşırı derecede genişleyip içine fazla miktarda kan dolmasıyla ortaya çıkıyor. Genellikle ağrıya sebep olan varis hastalığı yetişkin insanlar içinde özellikle kadınlarda çok yaygın. Türkiye’de ise her 4 kişiden 1’inde özellikle bacak bölgesinde varis hastalığı görülüyor.

Kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görülüyor!

Yetişkinlerde % 20 – 25 gibi yüksek oranda karşılaşılan varis özellikle kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görülmektedir. 25-65 yaş arası kadın nüfusunun yaklaşık yarısında varis olduğu yapılan araştırmalarda tespit edilmiştir.

Varis çorabı işe yarar mı?

Varislerin tedavisi için agresif tedavileri denemek yerine yaşam tarzında değişiklikler yapılmasını tavsiye ediyoruz. Varis oluşumunu kolaylaştıran faktörleri arasında; gebelik, menopoz, 50 yaş üstü, obezite, uzun süre ayakta durmak, aile öyküsü, genetik yatkınlığı yer alıyor.

Uzun süre ayakta beklememek, kilo vermek, egzersiz ve varis çorabı kullanımı varis oluşumunu veya daha kötüye gitmesini önlemeye yardımcı oluyor. Varis tedavisi konusunda ise ameliyat dışında yöntemler mevcut.

Bunlar arasında Köpük Skleroterapi, Mikro skleroterapi, Lazer yöntemi, Endovenöz Radyofrekans ve Zamk yöntemi uygun tedaviler arasında yer alıyor.

Lazer yöntemi ile ameliyatsız varis tedavisi

Varisli damarlar zamanla daha da kötüleşebilir. Hastalığı kontrol altında tutmak ve şikayetleri azaltmak için gerekli yaşam tarzı değişikliğini yapmak mutlaka gereklidir.

Nadiren bazı vakalarda varisli damarlar bacaklarda kan pıhtısına ve kronik enfeksiyona veya ülser yaralarına neden olabilir. Ciddi varislerde damar patlayabilir ve kanamaya sebep olabilir.

Bu gibi durumlarda mutlaka doktora danışılmalıdır. (Doç. Dr. Mehmet Özkan)

Toplardamar kapakçıkları nedir? Nasıl bozulur?

İnsan vücudunda kan damarları olarak başlıca 5 dolaşım sistemi bulunmaktadır. Bunlar Arterler, Arteriyoller, Venüller, Venler ve en küçük kan damarları olan kılcal damar şeklinde ayrılmaktadır. Arterler ve Arteriyoller vücuda taze kan pompalarken Venler ve Venüller ise vücudun kullandığı ve oksijen yönünden yetersiz kirli kanı kalbe taşımaktadır.

Atardamarlara göre görevi biraz daha zor olup, çünkü daha çok aşağıdan yukarı çıkması gerekmektedir. Bacaklardan kalbe doğru gidiş yer çekimininde etkisi ile oldukça zor olmaktadır. Sürekli geri kaçma eğiliminde olan kirli kanın geri kaçmasını öncelemek için Venlerde 5-10 cm aralıklarla kapakçık bulunmaktadır Tek yönlü olarak açılan bu kapakçıklar kirli kanın geri kaçmasını önlemektedir.

Nasıl bozulur?

Konuya teknik anlamda girecek olursak bozulmanın en önemli bulgusu toplardamarlarda oluşan yüksek basınçtır. Bizim bilmemiz gereken ise kapakçıkların bozulmasına neden olacak kadar tehli basıncın neden olduğu ve nasıl önlenilmesi gerektiğidir. Basıncın yükselmesinde en önemli etken ayakta sabit durmaktır. Yani ayakta çalışanlar başlıca risk grupları arasında yer almaktadır.

Varisten kurtulma yöntemleri

Damar basıncını düşürmek için ne yapmalıyız?

Varislere neden olan faktörün en başında ayakta sabit kalmakla oluşan damar basıncı ve bu basıncın kapakçıklarını bozduğunu öğrendik, burada alınması gereken önlem ilk olarak damarlarda yüksek basınç oluşmasını önlemektir.

Ayakta sabit çalışmamak, yine aynı şekilde uzun süre oturarak hareketsiz durmamak gerekir. Bunları yapamıyorsak 30-45 dakika aralıklarla kısa süreli bile olsa yürüyüşler yaparak damarlarda oluşan basıncı azaltmalıyız.

Asıl imkanınız varsa yere uzanarak bacaklarınızı 20-30 cm yukarıda tutmak damar basıncını düşürecektir.

Variste en çok görülen belirtiler neler?

Yaş ilerlemesi ile birlikte her insan aslında varis riski taşımaktadır.

Yazının üst kısımlarında hastalığın neden, nasıl olduğu ve korunmak için alınması gereken önlemleri gördük, şimdi ise aldığımız önlemlere rağmen bu sorunla karşı karşıya kalmanız halinde nasıl bir süreç ile karşılaşacağımızı göreceğiz. Yani varis belirtileri (ağrı, kramp, damar genişlemesi, kaşıntı) gibi durumların neyi ifade ettiğine bakacağız.

Damar Genişlemesi (Cilt Dışına Taşma):

Kılcal damar ciddi bir hastalık olmayıp, o nedenle varis belirtileri hususuna Toplardamar Genişlemesi yani asıl varis dediğimiz sorunla devam edeceğiz. Burada ilk belirti damarların genişlemesi, kıvrımlaşması ve cilt üzerinden belli olur hale gelmesidir. Bunun nedeni ise kapakçıkları bozulan damarın kirli kanı kalbe göndermek yerine damarlarda beklemesi ile açıklanır.

Bahçede bir su kalanı düşünün önüne çalı, çırpı gelince suyun akışı biraz hafifler ve orada su birikmeye kanal dışına taşmaya başlar. Aynı durum toplardamar içinde geçerli olup, damarlarda bekleyen kirli kan damarların genişlemesine (şişmesine) ve cilde baskı yaparak cilt dışından kolayca görünmesine neden olmaktadır.

Bu görüntüyü almak için 10-15 dakika ayakta durduktan sonra bacaklarınıza bakabilirsiniz.

Kaşıntı:

Hastalık ilk ortaya çıktığı ilk andan itibaren karşılaşacağınız şikayetlerden biri bacaklarda kaşıntı olmaktadır. Bunun nedeni yukarıda da belirtildiği gibi kirli kanın damarlarda beklemesi olup, düzenli yürüyüş yapan insanlarda kan akışı daha düzenli olduğu için kaşıntı şikayeti daha az yada hiç görülmez.

Ağrı / Sızlama:

Varis belirtileri kısmına geçtiğimizde kılcal damarların ciddi bir hastalık olmadığı (estetik sorun) olduğunu belirttik, ciddi bir şikayeti olmayan kılcal damarlarda ilk ortaya çıkış sürecinde ağrı ve sonrasında sızlanma, yanma gibi şikayetler görülebilir.

Asıl varis hastalığında ise bacak ağrıları kaçınılmaz bir sonuç olup, özellikle öğlen sonra başlayan yorgunlukla birlikte akşam artan bacak ağrıları görülmektedir. Tabii ki her bacak ağrısı varis hastalığının belirtisi olmayıp, burada şöyle bir ayrım yapabilir.

Varis ağrıları genelde diz alt kısmında ve genelde öğren sonrası yorulmaya bağlı olarak başlayan, akşama doğru artan bir ağrıdır. Bacaklarınızı 20-30 cm yukarıda (yere uzanarak) tuttuğunuzda ağrı azalır yada tamamen geçmektedir.

Yine aynı şekilde ağrı olduğu anda yürümeye başlamanız halinde hafifleme yada tamamen ortadan kaybolması görülür. Buna ek olarak varis çorabı kullanarak ağrılar önlenir.

Kramp

Spazmlı kas kasılması anlamına gelen Kramp özellikle kol ve bacaklarda sık görülen şiddetli bir ağrıdır. Varis hastalarında sık görülen şikayetlerden biri olup, özellikle geceleri sık karşılaşılan bir durumdur. Sadece hastalık ile olmayıp, aynı zamanda sinirsel, ruhsal ve susuzluğa bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Ciltte Renk Değişimi / Sertleşme

Yukarıdaki şikayetler dikkate alınıp, tedavi olunmadığında ise hastalık sürekli ilerleyerek yeni belirti ve şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. O şikayetlerden biride cildin renk değiştirerek daha koyu bir hale gelmesine neden olur. Aynı zamanda ciltte sertleşme aynı anda görülür.

Muayene Olmalısınız

Varis belirtileri ile karşı karşıya kalan hastaların ilk yapması gereken mutlaka muayene olmalarıdır. Burada en çok sorulan sorulardan biri hangi doktora / bölüme gidileceği yönünden olmaktadır.

Kalp Damar Cerrahisi

Varis hastalığı teşhis ve tedavisi için en tecrübeli hekim kalp damar cerrahisi olmaktadır. O nedenle iç hastalıkları (Dahiliye) ile zaman kaybetmeden mutlaka bir kalp damar cerrahisi uzmanına muayene olmalısınız. Maalesef ilçelerde bulunan devlet hastanelerinde kalp damar cerrahi bölümü çok az rastlanır. Hastalar genelde il merkezinde yer alan hastanelere yönlendirilir.

Sizde teşhis edilen hastalık kılcal damar değilse mutlaka tedavi olmanız gerekir. Aynı şekilde o süreçte hamile olmanız tedavinin ertelenmesini gerektirir.

Bunun dışında tespit edilen tüm damar genişlemesi varis hastalıkları çok fazla zaman geçirmeden tedavi edilmesi gerekir.

Doktorun size reçete ettiği ilaç, krem, varis çorabı hastalığı iyileştirmeye yönelik olmayıp, sadece ağrı, kramp, kaşıntı gibi şikayetlerin azaltılmasına yöneliktir. O nedenle doktorunuza bu ilaçları kullanınca nasıl bir sonuçla karşılaşacağınızı sormalısınız.

Varis tedavisi nasıl yapılır? Hangi yöntem tercih edilmeli?

Yukarıda bu işin tek çözüm yolu bilimsel anlamda tedavi olduğunu belirttik, muayene eden doktor hastalığın tipi, derecesi, konumu ve yaygınlığına göre bir tedavi yöntemi belirlemesi gerekir. Bu yöntemi belirlerken görev yaptığı sağlık kurumunun teknolojisi ve hasta yoğunluğu göz önünde olacaktır.

Kamu hastaneleri hasta yoğunluğu en fazla olan sağlık merkezleri olduğu için genelde tedavilerde ameliyat kullanılmaktadır. Gelişmiş ve hizmet alanı varis tedavisi olan merkezlerde ameliyatsız ve teknolojiye dayalı yöntemlerden faydalanabilirsiniz.

Her iki yöntem de bilimsel olmasına karşın hastanın avantajlarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır.

Ameliyatsız varis tedavisi

Son 10 yılda gelişen teknoloji ile birlikte tüm varis hastaları ameliyatsız olarak tedavi edilmektedir. Kamu hastanelerinde henüz yeterli olmayan bu uygulama için özel sağlık merkezleri tercih edilmektedir.

Lazer ve Radyo Frekans yöntemi ile cilt üzerinden işlem yapılırken Köpük ve Skleroterapi yöntemlerinde ise damar içinden çok ince bir iğne ile yapılmaktadır.

Varis ameliyatı

İnsanların büyük bir bölümü şuan ameliyat korkusu ile ilkel çözüm yöntemlerine başvurmakta ve çoğu zamanda dolandırılmaktadır. Yukarıdaki gibi ameliyat gereksiz olup, tüm varisli hastaları ameliyatsız yöntemlerle 10 dakika gibi kısa sürede tedavi edilmektedir.

Kamu hastanelerinde hasta yoğunluğu fazla olması nedeniyle ameliyatlara devam edilmektedir. Ameliyatlardan en sık uygulanan yöntem sorunlu damarı çıkarmak yada sorunlu kapakçıkları keserek yerine kişinin kendi vücudundan alınan sağlam kapakçıklar eklenmektedir.

Hastanede yatma, narkoz, iş gücü kaybı ve tekrarlama riskinin yüksek olması nedeniyle ameliyat uygulamıyor ve önermiyoruz.

Ameliyatsız varis tedavisi nasıl yapılır?

Son 10 yılda gelişen teknoloji ile birlikte tüm varis hastaları ameliyatsız olarak tedavi edilmektedir. Kamu hastanelerinde henüz yeterli olmayan bu uygulama için özel sağlık merkezleri tercih edilmektedir.

Lazer ve Radyo Frekans yöntemi ile cilt üzerinden işlem yaparken Köpük ve Skleroterapi yöntemlerinde ise damar içinden çok ince bir iğne ile yapılmaktadır.

Ameliyatsız varis tedavi yöntemleri ve yapılışına dair detayları aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak görebilirsiniz. Diğer taraftan ameliyatla yapılan tedaviler de artık teknolojiler yardımıyla yapılmaktadır.

Bunlardan en bilineni lazerle (EVLA) ve radyo frekansla (EVRFA) tedavilerdir. Bu yöntemler ayrı sayfalarda ele alınmıştır.

Radyofrekans yöntemi ile varis tedavisi

Narkoza gerek olmadan kesi yapmaksızın dikişsiz olarak uygulanan endovenöz radyofrekans ablasyon işlemiyle varis hastaları aynı gün işlem sonrası birkaç saat içinde taburcu olabilmekte ve ertesi gün işlerinin başına dönmektedirler.

Varis tedavi edilmezse ne olur?

Bir çok insan son aşamaya kadar hastalığın şikayetlerine bile aldırış etmeden devam etmektedir. Sürekli ilerleme özelliği bulunan bu hastalık maalesef bir noktadan sonra size hayatı çekilmez hale getirmektedir. Damarlarda başlayan kanama yerini iyileşmesi zor yaralara bırakmaktadır.

Varis ülseri dediğimiz bu durum maalesef görüntüsü bile insanı korkutmaya yetmektedir. Çoğu zaman bacakları çürüttüğü için insanı yürüyemez hale getirir. Aşağıda yer alan görselde basit bir örnek yer almaktadır. Sakın bu aşamaya gelmeden önce bilimsel yöntemlerle tedavi olmalısınız. Aksi halde tedaviniz hem zor hemde daha maliyetli olacaktır.

Çünkü önce ülser sonra varisler tedavi edilmesi gerekir.

Cinsel isteksizlik kadınlarda neden daha fazla?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/10/varis-nasil-olusur-ameliyatsiz-tedavi/

Varis ameliyatında damarlar kopartılarak çıkarılır ve çok zor iyileşme olur. Bu nedenle ameliyatsız varis tedavisi çok tercih edilmektedir. 

Varis hastalığının ileri evrelerinde bacak damarlarını cerrahi işlem ile koparılarak çıkarılmasından başka yol yoktu, bu nedenle de varis hastaları varis ameliyatı olmaktan korkuyorlardı. Ameliyatsız Varis Tedavisi böyle değildir.

Kliniğimizde yapılan Ameliyatsız Varis Tedavisi esnasında ise hasta yürüyerek kliniğimize gelir, kan alma iğnesi gibi ince bir iğne ile varisli damara lazer kateteri yerleştirilir, daha sonra lazer fiberine lazer enerjisi verilerek damar içten yakılarak çıkılır.

Lazer tedavisi gerekmiyor ise kıl kadar ince iğneler ile damar içine ilaç verilerek damar yakılarak kapatılır. Ameliyatsız Tedavi esnasında sadece iğne girişi yaptığımız için ciltte iz kalmaz. Bu nedenle tedaviye Ameliyatsız Varis Tedavisi denilir.

Kimi zaman bazı hekimlerin bu işlem esnasında tedavi edilecek damarın ucunu dışarıya çıkardıkları bu nedenle neşterle kesi yaptıkları olmaktadır. Ancak kliniğimizde hiçbir şekilde neşter kullanılmamaktadır.

Kliniğimizde yapılan ameliyatsız varis tedavisi yöntemlerinin hiçbirinde neşter kullanılmaz.

Ameliyatsız Tedavi esnasında içine girişim yapılacak damarın ucu dahi dışarıya çıkarılmaz. Bu sayede yapılan işleme Ameliyatsız Varis Tedavisi denilir. Aksi halde tedavi Ameliyatsız Varis Tedavisi olmaz.

Ameliyatsız Varis Tedavisi yaklaşık bir saat sürer. Bu işlemin ilk 20 dakikası hazırlık son 20 dakikası ise toparlanma için geçmektedir. Aslında işlem 15 – 20 dakika sürmektedir. Ameliyatsız Varis Tedavisi esnasında hastaya narkoz verilmez ve hasta uyutulmaz.

 Ameliyatsız Varis Tedavisi yöntemlerinden biri olan lazerle varis tedavisi sırasında hastanın bacağına yapılan işlemi hissetmemesi için femoral blok ve  işlem yapılacak damarın çevresine verilen tümesan anestezi ile uyuşturulur. Bu işlem ile damar çevresine verilen tümesan anestezi yoğunlukla serum olduğundan damarın çevresindeki dokuların yanmasının önüne geçilir.

 Ameliyatsız Varis Tedavisi sonrasında hasta evine yürüyerek gidebileceği gibi ertesi gün de iş başı yapabilir, sosyal hayata katılabilir.

Tümesan anestezi ameliyatsız varis tedavisinde çok önemlidir

Tümesan anestezi; yakılarak kapatılacak varisli damarın çevresine verilen steril serum ve uyuşturucudur. Lazer enerjisi ile varisli damar yakılırken çevresindeki dokuların yanması bu sıvı sayesinde önlenir.

Bu nedenle tümesan anestezinin nereye verileceğini ancak ultrason ile belirlenebileceği için işlemin bir Girişimsel Radyoloji Uzmanı tarafından yapılması gerekir. Girişimsel Radyoloji Uzmanı ultrason yardımıyla bacak dokuları arasında bulunan toplardamarın çevresindeki zarın içine tümesan anestezi verilir.

Böylece hem damar çevresi dokular uyuşur hem de damarın çevresine su yastığı oluşturur. Bu sayede oluşturulmuş olan su bariyeri sayesinde dokuların yanması önlenmiş olur.

Ameliyatsız Varis Tedavisi genel olarak Girişimsel Radyoloji Uzmanları tarafından gerçekleştirilir. Tedavi ultrason eşliğinde yapılır. Bu nedenle Ameliyatsız Tedavi yöntemleri hakkında daha fazla bilgi için bize ulaşın.

Köpük Tedavisi de Ameliyatsız Varis Tedavisi yöntemlerinden biridir

Yukarıda bahsettiğimiz lazerle varis tedavisi sonrasında lazer fiberinin girebileceği kalınlıkta olmayan damarlara köpük tedavisi uygulanır. Köpük tedavisi nispeten biraz daha ince varislere yapılır. Köpükle varis tedavisi için kullanılan ilaç aterosklerol isimli ilaçtır.

Bu ilaç aterosklerol isimli ilacın özel aletlerle köpürtülmesinden sonra köpük haldeyken damar içine verilmesi suretiyle yapılır. Köpük tedavisinde kullanılan ilaç damar iç çeperini yakan bir ilaçtır. Bu damar içine verilen ilaç damar içini yaktığı için damar içine doğru yapışır ve kapanır.

Böylece ince varislerin de tedavisi sağlanmış olur.

Köpük tedavisi sırasında da ultrason kullanılır. Köpük verilen damarlar her zaman cilt yüzeyinden görülen damarlar olmayabilir.

Bu durumda damarın yerinin ultrason ile tespit edilmesi ve iğnenin damar içine girip girmediğinin ultrason ile görülmesi gerekir. Bu nedenle köpük tedavisinin de Girişimsel Radyoloji Uzmanı tarafından yapılması tavsiye edilir.

Kimi yerlerde sadece yüzeyden görülen damarlara gözle varis tedavisi yapılmakta ancak tedavi yarım bırakılmaktadır.

Ameliyatsız Varis Tedavisi hakkında daha fazla bilgi ve randevu için bize ulaşın.

  • Varis tedavisi esnasında en fazla çekinilen konulardan biri tedavinin ağrılı olup olmadığıdır. Kılcal varislerin köpük tedavisi (skleroterapi) ile tedavisi çok az ağrı yapabilir. Ancak köpük tedavisi dışındaki varis tedavi yöntemlerinde, ağrı kesme yöntemi kullanılmazsa (anestezi ve femoral blok) tedavi ağrılı olabilir.Varis tedavisi sırasında hastalar normal şartlarda hiç bir şekilde ağrı hissetmemesi için gereken hazırlık yapılmalıdır. Lazerle varis tedavisi ya da köpük tedavisinin ağrılı olduğunu bildiren hastalar vardır. Uygun ağrı kesme yöntemleri kullanıldığında varis tedavisinin hiç birinde ağrı hissedilmez. Tedavi işlemi sırasında sohbet edilebilir, kitap okunabilir ya da müzik dinlenebilir. Bazı hastalarımız işlemi hatırlamak istemeyebilir. Bu durumda genel anestezi kullanmadan, daha basit yöntemlerle hastalarımız kolaylıkla uyutulabilir.
  • Varis Tedavisinin Riskleri Nelerdir sorusuna karşı verilecek cevaplar çeşitli olmakla birlikte özellikle Lazerle varis tedavisi sırasında oluşabilecek riskler;Lazerle varis tedavisinden sonra, işlem yapılan damar boyunca damar çevresinde çeşitli oluşumlar meydana gelebilir. Meydana gelen bu sıkıntılar tamamen geçici olup hastadan hastaya değişmekle birlikte bu riskler farklılık gösterir.Varis tedavisinin riskleri;
    1. Ağrı,
    2. Kızarma,
    3. Morarma ve
    4. Hafif şişlik

    gibi sıkıntılar olmakla birlikte bu durum herhangi bir risk yaratmaz. Zamana bağlı olarak geçer. Tedavisi sırasında ve sonrası damarda pıhtı oluşumu ve bu pıhtının akciğere ulaşması da istatistik olarak çok düşüktür. Bu olasılık ameliyatta daha yüksek kabul edilmektedir.Varis tedavisi, insana uygulanan tüm işlemlerde olduğu gibi belli Varis Tedavisi Riskleri taşımaktadır.  Bu riskler ister köpük tedavisinde ister lazer tedavisinde belirli ölçüde bulunmaktadır.Ancak bahsi geçen varis tedavisi yöntemlerinin her ikisi de cerrahi yöntemlere göre çok daha az risklidir. Zira işlem esnasında cerrahi uygulamaya göre çok daha az girişim gerçekleşir.Lazerle ya da Radyofrekans ile varis tedavisi sonrasında işlem yapılan damarın çevresinde ağrı, kızarıklık, morarma ve hafif şişlik görülebilir. Ancak bu belirtiler her hangi risk taşımaz. Zamanla düzelir.Lazer tedavisi ve Radyofrekans tedavisi bacak ön yüzünde diz altına da yapılırsa uyuşukluk, karıncalanma ve hissizlik oluşabilir. Bu belirtilerin geçmesi 3-6 ay ve nadiren daha uzun sürebilir. Kişiye zarar vermez. Lazer varis tedavisi esnasında ve sonrası damarda pıhtılaşması ve akciğere atması bilimsel olarak son derece seyrek görülmektedir. Bu tedavi dışında ameliyatta da aynı risk vardır.Skleroterapi uygulanan kılcal, orta boy ya da büyük varislerde %10 oranda (on kişide bir) kahverengi bir lekelenme oluşabilir. Bu durum tamamen geçici olup, ancak vücudun bunu geçirmesi bazı kişilerde hızlı bazı kişilerde yavaş olur ve bazen birkaç ay sürebilir.Skleroterapi esnasında kullanılan ilaç yakıcı bir ilaçtır. Köpük şeklinde uygulandığında daha da etkili olur. Varisli damara verilen bu ilaç bazen iğne giriş deliğinden çıkarak deride küçük yaraların oluşmasına sebep olabilir. Çok sık görülmez (%1 civarı). Genel olarak varis tedavisi sonrası izlenen sorunlar geçicidir ve zamanla kendiliğinden ortadan kaybolur.

  • Hamilelikte olan kilo ve basınç artışı sebebiyle bacaklarda varis oluşabilmektedir. Varisler, hamilelik süresince görüntü olarak rahatsız ettiği gibi ağırlık hissi, kaşıntı, ağrı, yanma, kramp gibi şikâyetlere de neden olmaktadır.Hamilelik süresince karın içinde basınç artışı sürdüğünden ve asıl mesele evladınızın sağlam ve hastalıksız olarak dünyaya gelmesi olduğundan bu problemler önemsenmemekte ama evladınızı elinize aldıktan ve hastalıksız olduğunu gördükten sonra kendi şikayetleriniz ön plana çıkmaktadır.Varisleri olan bir anne gelince;
    1. Varis muayenesi ile bacaklar değerlendirilir.
    2. Ayakta yapılan Bilateral Alt Ekstremite Venöz Doppler Ultrason ile damarlar incelenir, hastalıklı damarlar belirlenir.
    3. Venöz haritalama yapılır, varisli damarlar belirtilir, EVLA ya da köpük skleroterapi, hangisinin yapılacağına karar verilir.

    Yapılacak tedavilere göre açıklarsak;EVLA sırasında;

    1. Lokal anestezi uygulanır, etkisi maksimum 15-20 dakikada geçer. Yani işlem biter bitmez lokal anestezinin etkinliği kaybolur, hem ağrısız bir işlem gerçekleşir, hem de işlem sonrası hastaya çorabı giydirilirken lokal anestezinin etkisi geçmiş olur.
    2. EVLA (Endo Venöz Lazer Ablasyon) ince, kan alma iğnesi gibi bir iğne ile yapılır. Lazer fiberi damar içine yerleştirilir, ultrason eşliğinde damar çevresine koruyucu-lokal anestezikli sıvı enjekte edilir, böylece damar yakılırken çevre dokular korunmuş olur.
    3. İşlem sırasında damar içine lazer enerjisi verilir, damarın içini yakarak etki eder, dolayısıyla dolaşıma geçen herhangi bir ilaç yoktur, sadece lokal olarak etki etmesi istenen damarı kapatır. Emzirmeyi etkilemez, dolaşıma ve dolayısıyla süte geçen herhangi bir şey yoktur.
    4. İşlem maksimum 1-1,5 saat sürer. Böylece hem anne bebeğinden ayrı kalmamış olur, hem de bir sonraki emzirme periyoduna anne yetişir
    5. Genel anestezi yapılmadığı için annenin ayılma süreci de olmayacaktır, ayrıca vücudunda kalan bir anestezik madde olmayacağından süte geçmesi ihtimali de yoktur. İşlem sonrası hasta çorabı giydirilir giydirilmez bebeğini emzirebilir.
    6. İşlem sonrası hastanın yatması gerekmez, yürüyebilir, evine gidebilir.

    Köpük tedavisi sırasında;

    1. Verilen ilaç, damarlarda küçülme ve yapışmaya neden olur, dolayısıyla etkisi lokal olarak kalır.
    2. İşlem maksimum 1-1,5 saat sürer.
    3. İşlem sonrası hastaya yürüyerek evine gidebilir.

    Yani hem kullanılan ilaçlar süte geçmez, hem de anne bebeğinden uzun süre ayrı kalmamış olur.Emzirme dönemi, annelerinin bebekleriyle ilgilendiği kadar kendileriyle de ilgilendikleri bir dönem olabilir. Bebeğinizi mutlu etmek ne kadar önemliyse kendinizi mutlu etmeniz de o kadar önemli.Mutlu anne= Mutlu bebek. Sağlıklı ve mutlu günler diliyorum…

  • KKemal Artun17.10.2018Doktor hanım merhaba, varis tedavisi sonrasında varisin tekrarlaması durumunda ne yapıyorsunuz. bir de varis tekrar çıkmaması için ne yapmak gerekir.Uzm. Dr. Rengin TürkgülerKemal bey merhabalar. Sağlıklı damarınız varis olduysa damarın yapısına göre işlem yapılıyor. Eğer ki korumak isterseniz ; lkilo artoşına,bacak bacak üstüne atmaya,dar giysiler giyememeye,özen göstermelisiniz.Teşekkürler.
  • MMert Karaman

Источник: https://www.varisklinik.com/ameliyatsiz-varis-tedavisi

VARİS

Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

*Varis sadece estetik problem değildir. *Varis oluşumu başladıktan sonra geri dönüşümsüz bir aşamadadır, tedavi edilmezse ilerlemeye ve artmaya devam eder.

*Alınacak önlemler veya kullanılacak ilaçlar(medikal tedavi) ilerlemeyi yavaşlatabilir veya şikayetlerde rahatlamaya sebep olabilir, ancak varis problemini ortadan kaldırmaz.

*Özellikle ciltte renk değişiklikleri, sertleşme ve yara oluşumu varis hastalığının ileri safhasıdır, bu dönemdeki hastalar vakit geçirmeden tedavi olmalıdır.

*Çok genişlemiş varis damarlarında pıhtı ve iltihap oluşması(tromboflebit) riski oldukça artmıştır, bu tür hastaların erken tedavisi önemlidir. Bu hastalar özellikle uzun otobüs/uçak seyahatlerinden ve uzun süre ayaklarını sallayarak hareketsiz kalmaktan kaçınmalı, zorunluluk halinde gerekli önlemleri almalıdır.

* Modern tedavide sadece lokal anestezi yeterlidir, ameliyatta ise genel anestezi veya epidural anestezi uygulanır.

* Ameliyatsız tedavide kesi, dikiş, yara izi kalması gibi sorunlarla karşılaşılmaz, cerrahi tedavide sıklıkla kasık düzeyinde, bacak veya ayak bileğinde, varislerin yoğunlaştığı bölgelerde kesiler yapılır, ameliyat bitiminde dikiş atılır.

* Ameliyatsız tedavi sonrası hasta ertesi gün, hatta aynı gün bile günlük aktivitesine ve işine geri dönebilir, ameliyat sonrası ise hastanede kalma ve belirli bir dinlenme süresi gerekir.

* İşlem sonrası ağrı, morarma, sinir hasarı ve derin ven trombozu riski ameliyatsız yöntemlerde çok çok düşüktür. * Tedavi sonrası varisin tekrarlama olasılığı ameliyatsız tedavilerde doğru uygulama yapılması şartıyla yok denecek kadar düşüktür, oysa klasik ameyatlarda bu oranın çok daha yüksek olduğu bilinmektedir.

Lazer, ameliyatsız varis tedavi tekniklerinden 2000’li yılların başlarında uygulanmaya başlayan ilk tedavi yöntemidir, günümüze kadarki süreçte de teknik gelişmelere parelel olarak başarılı şekilde uygulanmış ve uygulanmaya devam edilmektedir.

Lazer tedavisinde temel prensip renkli Doppler ile oluşturulan varis haritasında nispeten düz ve uzunlamasına seyreden varislere kaynak olan damarın lazer uygulaması ile kapatılarak devre dışı bırakılmasıdır.

Lazer tedavisi için varis haritasında saptanan kaynak damar içerisine lazer kateteri yerleştirilir, bunun için damara giriş bölgesine lokal anestezi uygulanır. Kaynak damarın başlangıç noktasına kadar lazer teli ilerletilerek doğru konumlandırma yapılır.

Daha sonra lazer uygulanacak damar çevresine özel bir anestezik solüsyon damar uzanımı boyunca verilir ki; hem lazer uygulaması esnasında oluşacak ağrı önlenir, hem de damar çevresindeki dokulara lazerin zarar vermesi engellenir. Tümesen anestezi olarak adlandırılan bu işlem sonrasında lazer tüm damar boyunca uygulanarak kateter yavaş yavaş geri çekilirek lazer sonlandırılır.

Varsa başka kaynak damar veya damarlar onlara da sırasıyla bu işlem uygulanır. Lazer uygulaması sonrasında ise kaynak damar/lar dışında kalan varis damarları içerisine damarları kimyasal zedelenme ile kapatan köpük tedavisi yapılır, Tedavi bitiminde hastaya belirli bir süre kullanmak üzere varis çorabı giydirilir.

Lazerle varis tedavisi kolay görünmekle birlikte, klinik tecrübe ve özen gerektirmektedir. Tedavi sonrası hasta takibi de önemldir. Titizlikle uygulanan bir tedavi sonrası varisin tekrarlama olasılığı yok denecek kadar azdır.

KÖPÜK TEDAVİSİ (SKLEROTERAPİ)

Skleroterapi, damar duvarında kimyasal hasar oluşturan ilacın damara enjekte edilmesitle yapılan bir tedavidir. Damar yerleşimine ve çapına, hasta yapısına bağlı olarak sıvı veya köpük şeklinde uygulanan bir yöntemdir. 20 yılı aşkın süredir güvenle uygulanmakta olup, doğru uygulandığında özellikle orta boy(retiküler) ve kılcal varislerde etkinliği yüksektir.

Büyük ve kalın varislerde tek başına etkinliği düşüktür, lazer veya diğer ısı yöntemlerinin tamamlayıcı tedavisi olarak uygulanır. Retiküler ve kalın varislerde ultrason kılavuzluğunda uygulama yapılması tedavi etkinliğini artırır, böylece köpüğün damar içerisine dağılımını takip edebilmek mümkün olur.

Skleroterapi uygulaması sonrasında bir müddet sıkı bandaj veya varis çorabı kullanımı gereklidir.

LAZERE ALTERNATİF DİĞER UYGULAMA YÖNTEMLERİ

Radyofrekans ve Buhar Ablasyon Yöntemleri: Her iki yöntemde lazerde olduğu gibi damar içerisinde yüksek ısı oluşturularak damarı kapatmaya yönelik tedavi yöntemleridir.

  • Radyofrekans uygulaması; daha eski ve etkinliği kanıtlanmış bir tedavidir, uygulaması lazer gibidir. Radyofrekans ile daha düşük ısıda damarı kapatmak mümkün olmaktadır, bu da damar çevresinde daha az irritasyon ve tedavi sonrası daha az morluk olmasını sağlamaktadır. Etkinlik olarak lazerle benzerdir, birbirlerine üstüklükleri saptanmamıştır. Lazere oranla maliyeti bir miktar yüksektir.
  • Buharla varis tedavisi; damar içerisine yerleştirilen kateterin ucundaki deliklerden damar içerisine yüksek ısıda buhar verilmesi ile damarın kapatılması sağlanır. Çok daha yeni uygulamaya giren bir tekniktir, uygulama prosedürü ve işlem sonrası durum lazerle benzerlik gösterir.

MOCA (MekanoKimyasal Ablasyon): Esasında bir tür köpük tedavi uygulaması olup, köpük tedavisine mekanik damar zedelenmesinin eklenmesiyle yapılır. Böylece damar duvarında iki tür zedelenme sonucu damarın kapanması sağlanır.

Tümesen anestezi gerekitrmemesi ve sadece kateter deliğinden işlemin 15-20 dakika gibi bir sürede gerçekleştirilmesi en büyük avantajıdır, ancak çok kalın damarlarda etkinliği düşüktür.

Lazer ve radyofrekans uygulamasına oranla maliyeti biraz daha yüksektir.

VARİSTE AMELİYATSIZ MODERN TEDAVİ İLKELERİ

***Özellikle damar içi lazer uygulaması ile varis tedavisinin dünyada ve Türkiye’de ilk uygulamaları girişimsel radyologlar tarafından gerçekleştirilmiştir. 10 yılı aşkın bir süredir de güvenli bir biçimde uygulanmaya devam etmektedir. ***Uygulama sonuçları ve bilimsel çalışmalar bu tedavi yönteminin güvenlik ve etkinliğini kanıtlamıştır.

Günümüze kadarki süreçte varisle ilgilenen diğer branş hekimleri tarafından da kullanılmaya başlanmıştır. ***Bu artan ilgiyle birlikte, varis damarını ortadan kaldırmaya yönelik lazer dışında radyofrekans, mekanokimyasal metotlar gibi yeni ve etkin uygulamalar ortaya çıkmıştır.

***Modern varis tedavisinin temel ilkesi; ağrısız, basit ve hızlı bir tetkik olan renkli Doppler US ile varis haritası oluşturulmasıdır. İdeal olan ise bu tetkiki, tedaviyi yapacak doktorun bizzat kendisinin yapmasıdır. ***Modern tedavide, varislere sebep olan damar veya damarlar tespit edilerek dolaşım dışı bırakılır.

***Modern tedavide farklı uygulama teknikleri bulunmaktadır. Her hastanın mevcut varisleri göz önüne alınarak, hastaya en uygun yöntem uygulanmalıdır.

Источник: http://ameliyatsiztedavi.com/tr/varis

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.