Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

Varis çoğu zaman sadece estetik bir problem olarak görülmesi nedeniyle önemsenmese de; toplumun %20’sinde görülen oldukça sık karşılaştığımız hastalıklardan birisidir.

Varis, kadın popülasyonda erkeklere oranla çok daha sık görülür.

20-70 yaş aralığındaki kadın nüfusun neredeyse yarısında kalın veya ince varis problemi olduğunun saptanmış olması da oldukça dikkat çekicidir.

Bu kadar sık gördüğümüz bir rahatsızlık olmasının yanı sıra, oluşturduğu klinik problemler ve estetik kaygılar neticesinde varis tedavilerinde çözüm yolları gün geçtikçe çeşitlilik kazanmaktadır.  Bundan 10-15 yıl öncesinde uygulanan klasik cerrahi tedavinin yerini, günümüzde ameliyatsız varis tedavi teknikleri almıştır.

  • Varis Tedavisi
  • Ameliyatsız Varis Tedavisi Yöntemleri

Varis bilindiği üzere, özellikle bacak toplardamarlarının anormal genişlemesi ve kıvrımlı görünüm kazanmasıdır.

Varisin toplumda sık görülmesinin ve varis oluşumunun altında; başta genetik faktörler (anne, baba ve yakın akrabalarda görülmesi) olmak üzere, hormonal faktörler (özellikle kadınlarda östrojen etkileri), çevresel faktörler (sigara, alkol gibi) ve çalışma/gündelik yaşam koşulları gibi etkenler rol almaktadır.

Varis Tedavisi

Varis hastalığının ilaçla tedavisi yoktur. Ayrıca, varis bir kez  oluştuktan sonra, geriye dönüşü olmayan ilerleyici bir hastalıktır. Piyasada mevcut varis ilaçları, kremler ile varis çorabı kullanımı, bilinenin aksine hastalığı tedavi etmez, varisin hastada oluşturduğu ağrı, ödem, kramp gibi şikayetleri rahatlatıcı etki gösterir.

Varis hastalarında sık karşılaştığımız şikayetler;

  • Ağrı,
  • şişlik,
  • kramp (özellikle gece krampları),
  • bacak huzursuzluğudur.

Variste ağrısının karakteristik özelliği, sabah saatlerinde çok az, gün içerisinde ayakta kalmakla akşama doğru artan ve ayakları uzatmakla veya yukarı doğru kaldırmakla dinlenip azalan bir ağrı olmasıdır.

Yüzeyden görünen varisleri olmasa bile, yukarıdaki klinik şikayetleri olan kişilerde de gizli varis olma olasılığı vardır. Bu tip şikayetleri olan kişilerde, muayene sonrasında ilk yapılacak tetkik Doppler US incelemesidir. Doppler ile bacak damarları ayrıntılı değerlendirilerek, problemin kaynağında olan içerideki damarlar tespit edilir ki, tedavide amaç bu kaynakları ortadan kaldırmaktır.

Ameliyatsız Varis Tedavisi Yöntemleri

2000li yıllarda girişimsel radyolojinin öncülük ettiği, damar içi lazer uygulamalarının varis tedavisinde kullanıma girmesi ile birlikte, varis tedavisinde cerrahi tedavi yerini ameliyatsız tedavi yöntemlerine bırakmıştır.

Günümüze kadar olan süreçte, sürekli yenilenen ameliyatsız tedavi metotları ortaya çıkmış, son olarak ise damarı yapıştırma yöntemiyle tedavi metodu kullanılır olmuştur.

Tabii ki, bu gelişen tedavi metotları ile birlikte, hastanın varis tedavisi sırasındaki konforu artmış ve varis tedavisi sonrası iyileşme periyodu kısalmış, hasta tedavi sonrası aynı gün işine dönebilir duruma gelmiştir.

Varis tedavisinin temelinde kaynak damarları kurutmak olduğunu belirtmiştik, bunun için kullandığımız tedavi metotlarının başında ısı ile ablasyon yöntemleri gelir ki; bunlar lazer, radyofrekans ve buhar ile ablasyon tedavilerini kapsar. Son birkaç yıldır uygulanmaya başlayan yapıştırma tedavi tekniğinde ise, damar duvar içerisine verilen doku yapıştırıcısının damar duvarlarını birbirine yapıştırması ile tedavi sağlanır.

Oldukça kolay uygulanır bir tedavi olması ve tedavi başarısının etkinliği ispatlanmış ısı ile ablasyon tedavilerine benzerlik göstermesi, yapıştırma yönteminin her geçen gün etkinliğini ve kullanılırlığını artırmaktadır. Bugün için bu yöntemin uygulanmasının en büyük dezavantajı, diğer metotlara göre daha pahalı bir yöntem olmasıdır.

Varis tedavilerinde kaynağın kurutulması için kullanılan ablasyon yöntemleri sıklıkla köpük tedavisi dediğimiz varisle damara ilaç enjeksiyonu ile kombine edilir. Kaynak damarların yukarıda bahsedilen yöntemler ile kurutulması sonrasında, kaynak damar ile irtibatlı yüzeyde görülen kıvrımlı varis damarları içerisine damar kurutucu ilaç zerk edilerek tedavi etkinliği ve kalıcılığı artırılır.

Kılcal tipte varis problemi olan hastalarda tedavi yaklaşımında da temel olarak işe yaramayan ve estetik kaygılara neden olan damarların  kurutulmasıdır.

Burada kimyasal yöntemler kullanılarak, damar içerisine damarı kurutucu ilaç enjekte edilerek (skleroterapi) tedavi tamamlanır.

Kılcal varisler çok ince ise, bu durumda cilt üzerinden lazer uygulamaları kullanılarak tedavi gerçekleştirilir.

Unutulmamalıdır ki; varis sadece estetik bir problem değildir, ölümcül boyuta ulaşan ciddi sağlık problemlerine de neden olabilen bir damar hastalığıdır. Ne kadar erken dönemde tedavi edilirse, varis tedavisi o kadar etkin ve kesin olur.

Источник: https://www.fbm.com.tr/ameliyatsiz-estetik/ameliyatsiz-varis-tedavisi

Lazerle Çil Tedavisi

Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

Çiller (ephelides), daha çok açık tenli ve kızıl saçlı, mavi, yeşil ya da ela göz renkleri olan kimselerde görülen küçük kahverengi lekelerdir. Hayatın erken aşamalarında ortaya çıkarlar ve yazın çoğalıp kışın hafiflerler.

Çiller daha çok güneşe maruz kalan yüz, eller, göğüs ve sırt gibi bölgelerde oluşurlar. Bu kahverengi lekeler cilt tarafından üretilen bir pigment olan melaninin birikmesinden kaynaklanır.

Vücutta var olan melaninin miktarı bireylerin cilt renklerinin tonunu belirler. Güneşe maruz kalındığında cilt UV ışınlarından gelebilecek zararı azaltabilmek için, reaksiyon olarak, daha fazla melanin üretir.

Bu da melanin birikimine, dolayısıyla çil oluşumuna neden olur.

Cildinizde çil oluşmasını istemiyorsanız alınabilecek en etkili önlem güneşten korunmaktır. Bu sayede vücudumuz melanin üretmemiş olur. Yüzdeki çiller deri kanserine dönüşmez. Ancak çil sahibi olanlar güneş ışığına daha hasastırlar.

Çiller, yaşlılık lekeleri (lentigolar) ile benzerlik gösterebilir. Ancak yaşlılık lekeleri hayatın ileri safhalarında ortaya çıkar ve her tür ciltte oluşabilir.

Çil Tedavisi Nasıl Yapılır

Çil tedavisi kozmetik nedenlerle sıklıkla yapılmaktadır. Çil tedavisinde amaç çilleri yok etmek bazende rengi ve belirginliği azaltmak şeklinde olmaktadır. Çil tedavisi sonrasında güneşe maruziyet ile tekrarlar görülebilir. Günümüzde bir çok çil tedavisi mevcuttur.

Her bir çil tedavi yöntemi değişik oranlarda fayda sağlar. En başarılı çil tedavileri lazer ile yapılan çil tedavileridir. Açık tenli kişilerde en iyi sonuçlar alınır. Koyu tenli kişilerde deneme atışı yapılmasında fayda vardır.

Çiller için krem: Leke açıcı kremler kullanılabilir ancak sonuçlar yetersizdir.

Kimyasal peeling: Özellikle orta ve derin peelinglerin kullanılması gerekmektedir

Krioterapi

Dermabrazyon: Cilt soyma ameliyatı ilede çiller geçecektir.

Lazer tedavileri :

• Q switch Nd: YAG ( 532 nm) lazer ( KTP lazer)

• Q switch alendrite ( 755 nm) lazer

• Q switch ruby (694 nm) lazer

• Erbium Yag lazer

• CO2 lazer

• Fraksiyonel lazerler

Günümüzde en başarılı çil tedavi yöntemidir. Özellikle Q Switched Nd Yag lazer ile çiller tedavi edilebilmektedir. Açıkçası diğer lazerler ile yapılan tedavilerin sonuçları Q Switched Nd Yag lazer ile yapılan gibi olamaz.

Bu lazerin kendine ait özel bir dalga boyu vardır ve çil tedavisi bu dalga boyunda yapılır. Dolayısıyla çil tedavisi olmak isteyen hastalar herhangi bir lazer değil Q switched Nd Yag lazer talebinde bulunmalıdır. Çillerin yok edilmesi için birkaç seans gerekebilir. Lazerle çil tedavisi sonrasında ciltte hafif kızarıklıklar olacaktır. Uygulama her çil üzerine tek tek yapılacaktır.

Sonrasında bir kaç gün kızarıklık olacak, bu kızarıklık şeffaf bir kabuğa dönecektir. Bu kabukda 5-7 gün sonra dökülecek ve çilleriniz ortadan kalkmış olacaktır. Bazen geçmeyen, hafifleyen çiller için ise 1 ay sonra ek bir lazer seansı gerekmektedir.

Lazer leke tedavisi sayesinde günlük aktivitelerinizden uzaklaşmamış olacaksınız.

Özet olarak Q Switched Nd Yag Lazerle çillerinizden 1-2 seansda kurtulmanız mümkün olmaktadır.

Kliniğimize muayene olmaya gelen hastalar çil tedavisiyle ilgili önceki sonraki resimlere bakarak kafalarındaki soru işaretlerini ortadan kaldırabilirler.

Lazerle Çil Tedavisi Hangi Bölgelere Uygulanabilir

Lazerle çil tedavisi en çok yüz bölgesinde uygulanmaktadır. Yanaklar, burun üstü, elmacık kemikleri, dudak üstü, alın, çene, kulak çillerin sıklıkla gözlendiği alanlardır. Bunun haricinde güneş gören boyun, dekolte, üst göğüs kısımları, omuz, sırt, kol, el üstünde de çil ya da güneş lekeleri görülmekte, buradaki lezyonların tedavisi de lazerle yapılabilmektedir.

Lazerle Çil Tedavisi Fiyatları

Lazerle çil tedavisi 2019 fiyatları çillerin yaygınlığına göre değişebilmektedir. Bütün yüzü kaplayan yaygın çil tedavisi fiyatlarıyla sadece bir alanda olan çil tedavisi fiyatları farklı olacaktır.

Yine lazerle vücut bölgeleri, omuz, sırt, kol, el gibi alanlarda da güneş lekeleri ve çiller tedavi edilebilmektedir. Uygulama yapılacak alanların kombinasyonu çil tedavisi ücretini belirlemede bir faktördür. Her hastanın çil tedavisi ücreti farklı olacaktır.

Çil tedavisi fiyatlarıyla ilgili bilgileri doktorunuza danışarak ve muayene olarak öğrenebilirsiniz.

Источник: http://www.miaplastestetik.com/lazerle-cil-tedavisi-fiyatlari.php

VARİS

Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

*Varis sadece estetik problem değildir. *Varis oluşumu başladıktan sonra geri dönüşümsüz bir aşamadadır, tedavi edilmezse ilerlemeye ve artmaya devam eder.

*Alınacak önlemler veya kullanılacak ilaçlar(medikal tedavi) ilerlemeyi yavaşlatabilir veya şikayetlerde rahatlamaya sebep olabilir, ancak varis problemini ortadan kaldırmaz.

*Özellikle ciltte renk değişiklikleri, sertleşme ve yara oluşumu varis hastalığının ileri safhasıdır, bu dönemdeki hastalar vakit geçirmeden tedavi olmalıdır.

*Çok genişlemiş varis damarlarında pıhtı ve iltihap oluşması(tromboflebit) riski oldukça artmıştır, bu tür hastaların erken tedavisi önemlidir. Bu hastalar özellikle uzun otobüs/uçak seyahatlerinden ve uzun süre ayaklarını sallayarak hareketsiz kalmaktan kaçınmalı, zorunluluk halinde gerekli önlemleri almalıdır.

* Modern tedavide sadece lokal anestezi yeterlidir, ameliyatta ise genel anestezi veya epidural anestezi uygulanır.

* Ameliyatsız tedavide kesi, dikiş, yara izi kalması gibi sorunlarla karşılaşılmaz, cerrahi tedavide sıklıkla kasık düzeyinde, bacak veya ayak bileğinde, varislerin yoğunlaştığı bölgelerde kesiler yapılır, ameliyat bitiminde dikiş atılır.

* Ameliyatsız tedavi sonrası hasta ertesi gün, hatta aynı gün bile günlük aktivitesine ve işine geri dönebilir, ameliyat sonrası ise hastanede kalma ve belirli bir dinlenme süresi gerekir.

* İşlem sonrası ağrı, morarma, sinir hasarı ve derin ven trombozu riski ameliyatsız yöntemlerde çok çok düşüktür. * Tedavi sonrası varisin tekrarlama olasılığı ameliyatsız tedavilerde doğru uygulama yapılması şartıyla yok denecek kadar düşüktür, oysa klasik ameyatlarda bu oranın çok daha yüksek olduğu bilinmektedir.

Lazer, ameliyatsız varis tedavi tekniklerinden 2000’li yılların başlarında uygulanmaya başlayan ilk tedavi yöntemidir, günümüze kadarki süreçte de teknik gelişmelere parelel olarak başarılı şekilde uygulanmış ve uygulanmaya devam edilmektedir.

Lazer tedavisinde temel prensip renkli Doppler ile oluşturulan varis haritasında nispeten düz ve uzunlamasına seyreden varislere kaynak olan damarın lazer uygulaması ile kapatılarak devre dışı bırakılmasıdır.

Lazer tedavisi için varis haritasında saptanan kaynak damar içerisine lazer kateteri yerleştirilir, bunun için damara giriş bölgesine lokal anestezi uygulanır. Kaynak damarın başlangıç noktasına kadar lazer teli ilerletilerek doğru konumlandırma yapılır.

Daha sonra lazer uygulanacak damar çevresine özel bir anestezik solüsyon damar uzanımı boyunca verilir ki; hem lazer uygulaması esnasında oluşacak ağrı önlenir, hem de damar çevresindeki dokulara lazerin zarar vermesi engellenir. Tümesen anestezi olarak adlandırılan bu işlem sonrasında lazer tüm damar boyunca uygulanarak kateter yavaş yavaş geri çekilirek lazer sonlandırılır.

Varsa başka kaynak damar veya damarlar onlara da sırasıyla bu işlem uygulanır. Lazer uygulaması sonrasında ise kaynak damar/lar dışında kalan varis damarları içerisine damarları kimyasal zedelenme ile kapatan köpük tedavisi yapılır, Tedavi bitiminde hastaya belirli bir süre kullanmak üzere varis çorabı giydirilir.

Lazerle varis tedavisi kolay görünmekle birlikte, klinik tecrübe ve özen gerektirmektedir. Tedavi sonrası hasta takibi de önemldir. Titizlikle uygulanan bir tedavi sonrası varisin tekrarlama olasılığı yok denecek kadar azdır.

KÖPÜK TEDAVİSİ (SKLEROTERAPİ)

Skleroterapi, damar duvarında kimyasal hasar oluşturan ilacın damara enjekte edilmesitle yapılan bir tedavidir. Damar yerleşimine ve çapına, hasta yapısına bağlı olarak sıvı veya köpük şeklinde uygulanan bir yöntemdir. 20 yılı aşkın süredir güvenle uygulanmakta olup, doğru uygulandığında özellikle orta boy(retiküler) ve kılcal varislerde etkinliği yüksektir.

Büyük ve kalın varislerde tek başına etkinliği düşüktür, lazer veya diğer ısı yöntemlerinin tamamlayıcı tedavisi olarak uygulanır. Retiküler ve kalın varislerde ultrason kılavuzluğunda uygulama yapılması tedavi etkinliğini artırır, böylece köpüğün damar içerisine dağılımını takip edebilmek mümkün olur.

Skleroterapi uygulaması sonrasında bir müddet sıkı bandaj veya varis çorabı kullanımı gereklidir.

LAZERE ALTERNATİF DİĞER UYGULAMA YÖNTEMLERİ

Radyofrekans ve Buhar Ablasyon Yöntemleri: Her iki yöntemde lazerde olduğu gibi damar içerisinde yüksek ısı oluşturularak damarı kapatmaya yönelik tedavi yöntemleridir.

  • Radyofrekans uygulaması; daha eski ve etkinliği kanıtlanmış bir tedavidir, uygulaması lazer gibidir. Radyofrekans ile daha düşük ısıda damarı kapatmak mümkün olmaktadır, bu da damar çevresinde daha az irritasyon ve tedavi sonrası daha az morluk olmasını sağlamaktadır. Etkinlik olarak lazerle benzerdir, birbirlerine üstüklükleri saptanmamıştır. Lazere oranla maliyeti bir miktar yüksektir.
  • Buharla varis tedavisi; damar içerisine yerleştirilen kateterin ucundaki deliklerden damar içerisine yüksek ısıda buhar verilmesi ile damarın kapatılması sağlanır. Çok daha yeni uygulamaya giren bir tekniktir, uygulama prosedürü ve işlem sonrası durum lazerle benzerlik gösterir.

MOCA (MekanoKimyasal Ablasyon): Esasında bir tür köpük tedavi uygulaması olup, köpük tedavisine mekanik damar zedelenmesinin eklenmesiyle yapılır. Böylece damar duvarında iki tür zedelenme sonucu damarın kapanması sağlanır.

Tümesen anestezi gerekitrmemesi ve sadece kateter deliğinden işlemin 15-20 dakika gibi bir sürede gerçekleştirilmesi en büyük avantajıdır, ancak çok kalın damarlarda etkinliği düşüktür.

Lazer ve radyofrekans uygulamasına oranla maliyeti biraz daha yüksektir.

VARİSTE AMELİYATSIZ MODERN TEDAVİ İLKELERİ

***Özellikle damar içi lazer uygulaması ile varis tedavisinin dünyada ve Türkiye’de ilk uygulamaları girişimsel radyologlar tarafından gerçekleştirilmiştir. 10 yılı aşkın bir süredir de güvenli bir biçimde uygulanmaya devam etmektedir. ***Uygulama sonuçları ve bilimsel çalışmalar bu tedavi yönteminin güvenlik ve etkinliğini kanıtlamıştır.

Günümüze kadarki süreçte varisle ilgilenen diğer branş hekimleri tarafından da kullanılmaya başlanmıştır. ***Bu artan ilgiyle birlikte, varis damarını ortadan kaldırmaya yönelik lazer dışında radyofrekans, mekanokimyasal metotlar gibi yeni ve etkin uygulamalar ortaya çıkmıştır.

***Modern varis tedavisinin temel ilkesi; ağrısız, basit ve hızlı bir tetkik olan renkli Doppler US ile varis haritası oluşturulmasıdır. İdeal olan ise bu tetkiki, tedaviyi yapacak doktorun bizzat kendisinin yapmasıdır. ***Modern tedavide, varislere sebep olan damar veya damarlar tespit edilerek dolaşım dışı bırakılır.

***Modern tedavide farklı uygulama teknikleri bulunmaktadır. Her hastanın mevcut varisleri göz önüne alınarak, hastaya en uygun yöntem uygulanmalıdır.

Источник: http://ameliyatsiztedavi.com/tr/varis

Varis hastalığı nasıl oluşur? Ameliyatsız tedavi nasıl yapılır?

Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

Günümüzün en yaygın hastalıkları arasında yer alan varis, toplardamarların aşırı derecede genişleyip içine fazla miktarda kan dolmasıyla ortaya çıkıyor. Genellikle ağrıya sebep olan varis hastalığı yetişkin insanlar içinde özellikle kadınlarda çok yaygın. Türkiye’de ise her 4 kişiden 1’inde özellikle bacak bölgesinde varis hastalığı görülüyor.

Kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görülüyor!

Yetişkinlerde % 20 – 25 gibi yüksek oranda karşılaşılan varis özellikle kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görülmektedir. 25-65 yaş arası kadın nüfusunun yaklaşık yarısında varis olduğu yapılan araştırmalarda tespit edilmiştir.

Varis çorabı işe yarar mı?

Varislerin tedavisi için agresif tedavileri denemek yerine yaşam tarzında değişiklikler yapılmasını tavsiye ediyoruz. Varis oluşumunu kolaylaştıran faktörleri arasında; gebelik, menopoz, 50 yaş üstü, obezite, uzun süre ayakta durmak, aile öyküsü, genetik yatkınlığı yer alıyor.

Uzun süre ayakta beklememek, kilo vermek, egzersiz ve varis çorabı kullanımı varis oluşumunu veya daha kötüye gitmesini önlemeye yardımcı oluyor. Varis tedavisi konusunda ise ameliyat dışında yöntemler mevcut.

Bunlar arasında Köpük Skleroterapi, Mikro skleroterapi, Lazer yöntemi, Endovenöz Radyofrekans ve Zamk yöntemi uygun tedaviler arasında yer alıyor.

Lazer yöntemi ile ameliyatsız varis tedavisi

Varisli damarlar zamanla daha da kötüleşebilir. Hastalığı kontrol altında tutmak ve şikayetleri azaltmak için gerekli yaşam tarzı değişikliğini yapmak mutlaka gereklidir.

Nadiren bazı vakalarda varisli damarlar bacaklarda kan pıhtısına ve kronik enfeksiyona veya ülser yaralarına neden olabilir. Ciddi varislerde damar patlayabilir ve kanamaya sebep olabilir.

Bu gibi durumlarda mutlaka doktora danışılmalıdır. (Doç. Dr. Mehmet Özkan)

Toplardamar kapakçıkları nedir? Nasıl bozulur?

İnsan vücudunda kan damarları olarak başlıca 5 dolaşım sistemi bulunmaktadır. Bunlar Arterler, Arteriyoller, Venüller, Venler ve en küçük kan damarları olan kılcal damar şeklinde ayrılmaktadır. Arterler ve Arteriyoller vücuda taze kan pompalarken Venler ve Venüller ise vücudun kullandığı ve oksijen yönünden yetersiz kirli kanı kalbe taşımaktadır.

Atardamarlara göre görevi biraz daha zor olup, çünkü daha çok aşağıdan yukarı çıkması gerekmektedir. Bacaklardan kalbe doğru gidiş yer çekimininde etkisi ile oldukça zor olmaktadır. Sürekli geri kaçma eğiliminde olan kirli kanın geri kaçmasını öncelemek için Venlerde 5-10 cm aralıklarla kapakçık bulunmaktadır Tek yönlü olarak açılan bu kapakçıklar kirli kanın geri kaçmasını önlemektedir.

Nasıl bozulur?

Konuya teknik anlamda girecek olursak bozulmanın en önemli bulgusu toplardamarlarda oluşan yüksek basınçtır. Bizim bilmemiz gereken ise kapakçıkların bozulmasına neden olacak kadar tehli basıncın neden olduğu ve nasıl önlenilmesi gerektiğidir. Basıncın yükselmesinde en önemli etken ayakta sabit durmaktır. Yani ayakta çalışanlar başlıca risk grupları arasında yer almaktadır.

Varisten kurtulma yöntemleri

Damar basıncını düşürmek için ne yapmalıyız?

Varislere neden olan faktörün en başında ayakta sabit kalmakla oluşan damar basıncı ve bu basıncın kapakçıklarını bozduğunu öğrendik, burada alınması gereken önlem ilk olarak damarlarda yüksek basınç oluşmasını önlemektir.

Ayakta sabit çalışmamak, yine aynı şekilde uzun süre oturarak hareketsiz durmamak gerekir. Bunları yapamıyorsak 30-45 dakika aralıklarla kısa süreli bile olsa yürüyüşler yaparak damarlarda oluşan basıncı azaltmalıyız.

Asıl imkanınız varsa yere uzanarak bacaklarınızı 20-30 cm yukarıda tutmak damar basıncını düşürecektir.

Variste en çok görülen belirtiler neler?

Yaş ilerlemesi ile birlikte her insan aslında varis riski taşımaktadır.

Yazının üst kısımlarında hastalığın neden, nasıl olduğu ve korunmak için alınması gereken önlemleri gördük, şimdi ise aldığımız önlemlere rağmen bu sorunla karşı karşıya kalmanız halinde nasıl bir süreç ile karşılaşacağımızı göreceğiz. Yani varis belirtileri (ağrı, kramp, damar genişlemesi, kaşıntı) gibi durumların neyi ifade ettiğine bakacağız.

Damar Genişlemesi (Cilt Dışına Taşma):

Kılcal damar ciddi bir hastalık olmayıp, o nedenle varis belirtileri hususuna Toplardamar Genişlemesi yani asıl varis dediğimiz sorunla devam edeceğiz. Burada ilk belirti damarların genişlemesi, kıvrımlaşması ve cilt üzerinden belli olur hale gelmesidir. Bunun nedeni ise kapakçıkları bozulan damarın kirli kanı kalbe göndermek yerine damarlarda beklemesi ile açıklanır.

Bahçede bir su kalanı düşünün önüne çalı, çırpı gelince suyun akışı biraz hafifler ve orada su birikmeye kanal dışına taşmaya başlar. Aynı durum toplardamar içinde geçerli olup, damarlarda bekleyen kirli kan damarların genişlemesine (şişmesine) ve cilde baskı yaparak cilt dışından kolayca görünmesine neden olmaktadır.

Bu görüntüyü almak için 10-15 dakika ayakta durduktan sonra bacaklarınıza bakabilirsiniz.

Kaşıntı:

Hastalık ilk ortaya çıktığı ilk andan itibaren karşılaşacağınız şikayetlerden biri bacaklarda kaşıntı olmaktadır. Bunun nedeni yukarıda da belirtildiği gibi kirli kanın damarlarda beklemesi olup, düzenli yürüyüş yapan insanlarda kan akışı daha düzenli olduğu için kaşıntı şikayeti daha az yada hiç görülmez.

Ağrı / Sızlama:

Varis belirtileri kısmına geçtiğimizde kılcal damarların ciddi bir hastalık olmadığı (estetik sorun) olduğunu belirttik, ciddi bir şikayeti olmayan kılcal damarlarda ilk ortaya çıkış sürecinde ağrı ve sonrasında sızlanma, yanma gibi şikayetler görülebilir.

Asıl varis hastalığında ise bacak ağrıları kaçınılmaz bir sonuç olup, özellikle öğlen sonra başlayan yorgunlukla birlikte akşam artan bacak ağrıları görülmektedir. Tabii ki her bacak ağrısı varis hastalığının belirtisi olmayıp, burada şöyle bir ayrım yapabilir.

Varis ağrıları genelde diz alt kısmında ve genelde öğren sonrası yorulmaya bağlı olarak başlayan, akşama doğru artan bir ağrıdır. Bacaklarınızı 20-30 cm yukarıda (yere uzanarak) tuttuğunuzda ağrı azalır yada tamamen geçmektedir.

Yine aynı şekilde ağrı olduğu anda yürümeye başlamanız halinde hafifleme yada tamamen ortadan kaybolması görülür. Buna ek olarak varis çorabı kullanarak ağrılar önlenir.

Kramp

Spazmlı kas kasılması anlamına gelen Kramp özellikle kol ve bacaklarda sık görülen şiddetli bir ağrıdır. Varis hastalarında sık görülen şikayetlerden biri olup, özellikle geceleri sık karşılaşılan bir durumdur. Sadece hastalık ile olmayıp, aynı zamanda sinirsel, ruhsal ve susuzluğa bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Ciltte Renk Değişimi / Sertleşme

Yukarıdaki şikayetler dikkate alınıp, tedavi olunmadığında ise hastalık sürekli ilerleyerek yeni belirti ve şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. O şikayetlerden biride cildin renk değiştirerek daha koyu bir hale gelmesine neden olur. Aynı zamanda ciltte sertleşme aynı anda görülür.

Muayene Olmalısınız

Varis belirtileri ile karşı karşıya kalan hastaların ilk yapması gereken mutlaka muayene olmalarıdır. Burada en çok sorulan sorulardan biri hangi doktora / bölüme gidileceği yönünden olmaktadır.

Kalp Damar Cerrahisi

Varis hastalığı teşhis ve tedavisi için en tecrübeli hekim kalp damar cerrahisi olmaktadır. O nedenle iç hastalıkları (Dahiliye) ile zaman kaybetmeden mutlaka bir kalp damar cerrahisi uzmanına muayene olmalısınız. Maalesef ilçelerde bulunan devlet hastanelerinde kalp damar cerrahi bölümü çok az rastlanır. Hastalar genelde il merkezinde yer alan hastanelere yönlendirilir.

Sizde teşhis edilen hastalık kılcal damar değilse mutlaka tedavi olmanız gerekir. Aynı şekilde o süreçte hamile olmanız tedavinin ertelenmesini gerektirir.

Bunun dışında tespit edilen tüm damar genişlemesi varis hastalıkları çok fazla zaman geçirmeden tedavi edilmesi gerekir.

Doktorun size reçete ettiği ilaç, krem, varis çorabı hastalığı iyileştirmeye yönelik olmayıp, sadece ağrı, kramp, kaşıntı gibi şikayetlerin azaltılmasına yöneliktir. O nedenle doktorunuza bu ilaçları kullanınca nasıl bir sonuçla karşılaşacağınızı sormalısınız.

Varis tedavisi nasıl yapılır? Hangi yöntem tercih edilmeli?

Yukarıda bu işin tek çözüm yolu bilimsel anlamda tedavi olduğunu belirttik, muayene eden doktor hastalığın tipi, derecesi, konumu ve yaygınlığına göre bir tedavi yöntemi belirlemesi gerekir. Bu yöntemi belirlerken görev yaptığı sağlık kurumunun teknolojisi ve hasta yoğunluğu göz önünde olacaktır.

Kamu hastaneleri hasta yoğunluğu en fazla olan sağlık merkezleri olduğu için genelde tedavilerde ameliyat kullanılmaktadır. Gelişmiş ve hizmet alanı varis tedavisi olan merkezlerde ameliyatsız ve teknolojiye dayalı yöntemlerden faydalanabilirsiniz.

Her iki yöntem de bilimsel olmasına karşın hastanın avantajlarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır.

Ameliyatsız varis tedavisi

Son 10 yılda gelişen teknoloji ile birlikte tüm varis hastaları ameliyatsız olarak tedavi edilmektedir. Kamu hastanelerinde henüz yeterli olmayan bu uygulama için özel sağlık merkezleri tercih edilmektedir.

Lazer ve Radyo Frekans yöntemi ile cilt üzerinden işlem yapılırken Köpük ve Skleroterapi yöntemlerinde ise damar içinden çok ince bir iğne ile yapılmaktadır.

Varis ameliyatı

İnsanların büyük bir bölümü şuan ameliyat korkusu ile ilkel çözüm yöntemlerine başvurmakta ve çoğu zamanda dolandırılmaktadır. Yukarıdaki gibi ameliyat gereksiz olup, tüm varisli hastaları ameliyatsız yöntemlerle 10 dakika gibi kısa sürede tedavi edilmektedir.

Kamu hastanelerinde hasta yoğunluğu fazla olması nedeniyle ameliyatlara devam edilmektedir. Ameliyatlardan en sık uygulanan yöntem sorunlu damarı çıkarmak yada sorunlu kapakçıkları keserek yerine kişinin kendi vücudundan alınan sağlam kapakçıklar eklenmektedir.

Hastanede yatma, narkoz, iş gücü kaybı ve tekrarlama riskinin yüksek olması nedeniyle ameliyat uygulamıyor ve önermiyoruz.

Ameliyatsız varis tedavisi nasıl yapılır?

Son 10 yılda gelişen teknoloji ile birlikte tüm varis hastaları ameliyatsız olarak tedavi edilmektedir. Kamu hastanelerinde henüz yeterli olmayan bu uygulama için özel sağlık merkezleri tercih edilmektedir.

Lazer ve Radyo Frekans yöntemi ile cilt üzerinden işlem yaparken Köpük ve Skleroterapi yöntemlerinde ise damar içinden çok ince bir iğne ile yapılmaktadır.

Ameliyatsız varis tedavi yöntemleri ve yapılışına dair detayları aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak görebilirsiniz. Diğer taraftan ameliyatla yapılan tedaviler de artık teknolojiler yardımıyla yapılmaktadır.

Bunlardan en bilineni lazerle (EVLA) ve radyo frekansla (EVRFA) tedavilerdir. Bu yöntemler ayrı sayfalarda ele alınmıştır.

Radyofrekans yöntemi ile varis tedavisi

Narkoza gerek olmadan kesi yapmaksızın dikişsiz olarak uygulanan endovenöz radyofrekans ablasyon işlemiyle varis hastaları aynı gün işlem sonrası birkaç saat içinde taburcu olabilmekte ve ertesi gün işlerinin başına dönmektedirler.

Varis tedavi edilmezse ne olur?

Bir çok insan son aşamaya kadar hastalığın şikayetlerine bile aldırış etmeden devam etmektedir. Sürekli ilerleme özelliği bulunan bu hastalık maalesef bir noktadan sonra size hayatı çekilmez hale getirmektedir. Damarlarda başlayan kanama yerini iyileşmesi zor yaralara bırakmaktadır.

Varis ülseri dediğimiz bu durum maalesef görüntüsü bile insanı korkutmaya yetmektedir. Çoğu zaman bacakları çürüttüğü için insanı yürüyemez hale getirir. Aşağıda yer alan görselde basit bir örnek yer almaktadır. Sakın bu aşamaya gelmeden önce bilimsel yöntemlerle tedavi olmalısınız. Aksi halde tedaviniz hem zor hemde daha maliyetli olacaktır.

Çünkü önce ülser sonra varisler tedavi edilmesi gerekir.

Cinsel isteksizlik kadınlarda neden daha fazla?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/10/varis-nasil-olusur-ameliyatsiz-tedavi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.