Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

Ameliyatsız Varis Tedavisi

Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

İnsan sağlığı en çok ilgi gösterilmesi gereken hususlardan biri olmalıdır. Özellikle yaşadığımız toplumda en sık görülen hastalıkların nedenleri, belirtileri ve herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmanız halinde çözüm yöntemleri yani tedavisine dair temel bilgileri öğrenmelisiniz.

Örnek toplumda en sık görülen damarsal hastalıklardan biride Varis (Toplardamar Genişlemesi) olup, ergenlik dönemi sonrası başlayan risk yaşın ilerlemesi ile birlikte hızla artmaktadır. Türkiye’de bile sayısı milyonları bulan hastalar özellikle tedavinin nasıl yapıldığına dair bilgileri araştırmalıdır.

Bu sayfada özellikle ameliyatsız tedavi uygulamalarına yer verilecektir.

Varis Tedavisi Nasıl Yapılır?

Asıl konuya geçmeden önce önemli bir hususu aktarmak istiyorum. Varislerin tedavisi nasıl yapılır, nasıl yapılmalı? sorusunun cevabı öncelikle bilimsel anlamda yapılması gerektiğidir. Yani sadece kötü, görüntü yada şikayetleri kısmen ortadan kaldırmak yerine tamamen sağlığınıza kavuşturacak etkide olmalıdır.

Bu kapsamda bakıldığında ilaç, krem, varis çorabı, egzersizler, spor vs çözüm olmayacağını bilmelisiniz. Çünkü damar genişlemesi yapısal bir hastalık olması nedeniyle zarar görmüş olan toplardamar kapakçıkları ya onarılması gerekiyor (kapakçık onarımı istenen sonucu veremiyor) yada sorunlu damarın vücut ile ilişkisi kesilmesi gerekir.

Bunu bilimsel anlamda yapmanın 2 ana yöntemi bulunmaktadır. Varis ameliyatı yada daha gelişmiş yöntemleri içeren Ameliyatsız Varis Tedavi (Lazer, Radyo Frekans, Köpük ve Skleroterapi) gibi hastalığın durumuna göre yöntemler uygulanmaktadır.

Bu iki yöntem dışında yapılan tüm uygulamalar hastalığın ilerlemesine ve önceleri sadece ağrı, kramp, kanama gibi şikayetlerde artış görülür. Sonrasında ise kanamaya bağlı olarak iyileşmesi zor yaralar (Varis Ülseri oluşmaktadır.)

Ameliyatsız Varis Tedavi Yöntemleri (Önerilir)

Yukarıda yer alan bilgilerde hastalığın bilimsel olarak ameliyat ve ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebileceği aktarıldı. Medicalart klinikleri olarak yenilikçi bir anlayış yanı sıra hastalarımızın avantajına olan yöntemleri uyguluyoruz.

Bu nedenle 2004 yılından beri neredeyse hiç ameliyata gerek duymadan tüm damar genişlemesi hastalarında ameliyatsız yöntemlerle sağlığına kavuşturuyoruz. Bunu yaparken alanında tecrübeli kalp damar cerrahi uzmanları ve teknolojik alt yapıdan yararlanıyoruz.

İstanbul, Ankara ve İzmir’de bulunan kliniklerimizde ameliyatsız tedavi yöntemleri olarak Lazer, Radyo Frekans, Skleroterapi ve Köpük yöntemleri uyguluyoruz. Dilerseniz bu yöntemleri, yapılışı ve avantajlarına bir göz atalım.

Lazerle Varis Tedavisi

Sağlık alanında kullanımı hızla yaygınlaşan bir cihaz denilebilir. Daha çok cilt üzerinden uygulanan bir yöntem olmasına karşın ilk olarak 2000 yılında damar içinden uygulanan uygulaması geliştirilmiştir.

Kısmen ameliyat olarak kabul edilen bu uygulamada cilt üzerinden yarım santim gibi bir alanda kesi yapılarak tedavi edilecek damara girilir ve 0,3 mm çapında bir parça sokularak lazer enerjisi verilmektedir. Ameliyatsız uygulamalarda ise cilt üzerinden dokundurma şeklinde uygulanır. 90 Dereceye ulaşan ısı ile kılcal damarlar tahrip edilmektedir.

Dediğim gibi çok sık kullanılan bir yöntem olmayıp, özellikle yüz bölgesinde ortaya çıkan kılcal damar tedavilerinde işe yaramaktadır.

Radyo frekansla varislerin ameliyatsız tedavisi; ince ve orta kalınlıkta kılcal damar tedavisinde kullanılır.Deri üzerinden direk damara dokunularak uygulanır,cihazın ucu damara değdiği an yok olur. Çok pratiktir ve etkindir.

Uygulama genellikle tek seansta tamamlanır ancak çok yaygın vakalarda seans gerekebilir.Kliniklerin yaklaşımları farklılık gösterebilir ancak kliniğimizde radyo frekans uygulamalarının seanslarından artı ücret alınmamaktadır.

Radyo frekansla tedavinin  avantajları neler? sorusuna yanıt verecek olursak;

– Tüm kılcal (yüz,burun bacaktaki) varisler tedavi edilebilir.

– Genel anestezi gerektirmez bölgesel uyuşturmayla yapılabilir.

– Ameliyat veya laserden daha az ağrılıdır.

– Ameliyat edilemeyecek kadar ince damarlara çözüm getirir.

– Köpük veya skleroterapi uygulanamayan damarlar yok edilebilir.

– Ekonomiktir.

– Uygulama sonrası bandaj gerekmez.

Radyo frekansla tedavinin  dezavantajları ;

Kalın varislerin tedavisinde yetersiz kalır.

Kılcal damarlar genellikle ciddi şikayet yapmazlar ancak özellikle etek veya şort giymek isteyen bayanlara ciddi sosyal sıkıntı verebilmektedir. Öyleki bazı vakalarda bacak o kadar çirkin görünür ki yazın bile çorap giymek zorunda bırakabilir.

EVRFA

Endo Venöz yani damarın içinden bir uygulamadır. Diz veya bilek kısmından küçük bir delik açılır bu delikten ince tel genişlemiş damarın en üst noktasına kadar ilerletilir. En üst geniş kısımdan başlayıp damar içerden yakılarak geri doğru çekilir. Telin ucundaki yüksek frekanslı radyo dalgaları bulunduğu alanı 100-120 dereceye kadar ısıtır.

Köpükle Varis Tedavisi

Ameliyatsız tedavilerde en çok uygulanan yöntemlerden biri olup, çok ince bir iğne ile yapılmaktadır. O nedenle bu iğnenin girebileceği kadar geniş (1 mm ve üzeri) kılcal damar ve toplardamar genişlemelerinde uygulanmaktadır.

İsminin köpük olarak anılmasında Sklerozan Madde ile hava karışımının sonucunda köpük hale getirilmesi etkili olmaktadır. 3’lü musluk adı verilen aletle yapılan bu işlem aynı zamanda ilacın çoğaltılarak daha fazla damarda kullanılması ve daha ekonomik hale gelmesi amaçlanmaktadır.

Elde edilen köpük çok ince bir enjektör ile tespit edilen varisli damarlara enjekte edilmektedir.

Mikro Skleroterapi

Adından da anlaşılacağı üzere mikro yani çok küçük işlemi ifade eder. Kılcal damar çatlamalarının tedavisinde çok etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Tecrübeli fleboloji uzmanı mikro skleroterapi ile kıl inceliğindeki damarları bile yok edebilir.

Mşkroskleroterapinin yaygınlaşmasıyla lazer ve radyo frekans kullanımı giderek azalmıştır. Mikro skleroterapide damarı içerden yok eden ilaç kullanılır. İleç sıvı olarak veya köpük şeklinde verilir. İlaç damara verildiği anda yok olur.

Hastalar bu durumu “varisi yıkıyorsunuz gibi görünüyor” şeklinde ifade etmektedir.

Mikro Skleroterapi Nasıl Yapılır?

Öncelikle uygulamanın ameliyatsız olduğunu tekrar belirtmek istiyorum. Uygulanışına bakacak olursak 2 farklı şekilde yapıldığını görüyoruz. Sıvı ve köpük şeklinde yapılan uygulamaları detaylandıralım. Her ikisi de çok ince yardımıyla damarın içine varisi yok edici ilaç verilmesi şeklinde uygulanır.

Likit Mikro Skleroterapi

Sıvı haldeki ilaç ampulden alındığı şekliyle uygulanır. Çok ince damarlara binde beş oranında kullanılır. Enjektöre çekilen ilaç iğne ile damara verilir. İlaç damarda ilerledikçe kılcal varislerin o anda yok olduğu görülür. Hasta açısından illüzyon gibi algılanır. Hastaların çoğu ‘bu kadar kolay yok oluyormuş da neden bunca senedir bunlarla dolaşmışım ki” demektedir.

Köpük Mikro Skleroterapi

Sıvı halde verilebilen ilacın dört kat kadar hava ile karıştırılıp özel bir alet yardımıyla köpük haline getirilir. Kullanılan madde yaklaşık aynı fakat daha az miktar ilaçla daha fazla varis tedavi edilir.

Çok ince iğne yardımıyla damara verilen köpüğün damarda hızla ilerlediği ve o kırmızı görünümün o anda yok olduğu fark edilir.

Damarın saniyeler içinde yok olması varisleri yok ettiği gibi hastanın endişelerini de yok etmektedir

Mikro Skleroterapi Video İzle

Aşağıda yer alan Video Medicalart kliniklerince hastaları bilgilendirme amaçlı olarak çekilmiştir.

Kimlere Uygulanabilir?

Çok ince ve ince kılcal damar çatlaması sorunu olanlarda kullanılır. İşlemde 30 G veya 33 G iğneler kullanılmalıdır. Bu iğneler üretilmiş ve ilacın içinden geçebileceği en ince varislere yapılabilir.

Kullanımda tek engel hastanın hamile olmasıdır. Çünkü hamile hastalar doğum sonrası tedavi edilmektedir. Bacaktaki varisler dışında yüz bölgesindeki kılcal damar çatlamalarının tedavisinde de kullanılmaktadır.

Mikro Skleroterapi Uygulayan Hastane ve Klinikler;

1-2 yıllık uygulama olduğu için bilen doktor sayısı ve uygulanan yerler azdır. Kamu hastaneleri ve üniversitelerde daha çok ameliyat yapıldığı için uygulaması yoktur.

Özel hastanelerde ise hastaya daha pahalı sunulan lazer ameliyatı, buhar tedavisi, zamkla varis tedavisi gibi yöntemler tercih edilmektedir.

Mikroskleroterapi gibi yeni yöntemler varis tedavisine özel çalışan kliniklerde uygulanır.

Mikro Skleroterapi Ücretleri

Ücretler sorunun yaygınlığına ve hastalığın çeşidine göre değişir. Diğer taraftan kalın damarların olması halinde onların da tedavisi gerekeceğinden bunların varlığı da ücreti değiştirir. Genel olarak 400 TL ile 8000 TL arasında ücret alınmaktadır. SGK gibi resmi sağlık güvencesi olan hastalar ücretin yarısını öderler.

Bu ücret karşılığında bir yıllık garanti uygulanır. Hastamızı bir yıl boyunca varislerle ilgili olarak garanti altına almaktayız. Yani bu süre boyunca olabilecek tüm sorunlarını ek ücret almadan çözüyoruz. Klinik şubelerimizden hangisinde başlarsanız başlayın bu garanti tüm şubeleri de kapsar. Bursa’da tedaviye başladınız diyelim ve tayininiz Ankara’ya çıktı.

Tedavinizin devamı Ankara şubemizde ücretsiz devam eder.

Kliniklerin tümünde tüm  varisler için geliştirilmiş çağdaş tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Tüm teknolojiye sahip olmamız sayesinde her damarın için en ideal yöntem ve yöntemler uygulanır.

Skleroterapi

Köpük uygulamasında hemen hemen aynı yöntem olup, burada ise Sklerozan Madde (varise özel üretilmiş ilaç) köpürtmek, köpük haline getirmek yerine sadece ilaç olarak kullanılmasıdır.

Yani enjektör ilacı direkt olarak çekerek çok ileri derece olan varislere enjekte etmektedir. Yani burada amaç çok çok ileri derece halini almış toplardamarlarda daha fazla etki etmesini amaçlamaktadır.

Çok fazla uygulanan bir yöntem olmayıp, sadece bilmenizi istedim.

EVLA Tedavisi

Endo Venöz Lazer Ablasyonu kelimelerinin baş harfleriyla yazılan bir yöntemdir. Ameliyat sınıfına da sokulsa da ameliyatsız denilebilecek kadar küçültülmüş bir işlemdir. Damarın içine lazerin ucu sokulur ve boylu boyunca yakılır. Ameliyatlardan daha kolaydır ancak ameliyatsız yöntemlere ciddi üstünlüğü yoktur.

Bitkisel Varis Tedavsi

Son yıllarda en çok aranan kelimelerden ikisi Organik ve Bitkisel sağlık alanında daha çok ihtiyaç duyulan bitkisel tedaviler bu hastalıkta iyileştirmek anlamında hiç yoktur.

Çünkü bu hastalık yapısal (kapakçık bozukluğuna) bağlı olduğu için ağızdan alınan yada cilt üzerine uygulanan karışımlar etki etmez.

O nedenle at kestanesi özü gibi ürünler genelde ortaya çıkan şikayetlerin azaltılmasında etkilidir.

Varis Tedavi Ne Kadar Sürer?

Öncelikle her insanda görülen hastalık tipi, durumu ve yoğunluğu farklı olacağı için net bilgi muayene esnasında verilmektedir. Buradan özet bilgi verecek olursak kılcal damar tedavileri genelde tek seans yeterli olmaktadır.

Orta ve kalın varislerin tedavisinde ise genelde 1 ile 6 seans sürmektedir.

Tedavi ücretleri hastalığın durumuna göre muayene esnasında belirlenip, seans sayısı ile alakası yoktur yani hasta seanslarda ücret ödemez, bir defa ücret öder bitene kadar bir daha para vermez.

Kliniklerimizde Feboloji (Kalp Damar Cerrahi Uzmanlığının üst branşı) Görev Yapıyor!
Bu hastalık damarsal hastalıklar arasında yer alması nedeniyle mutlaka kalp damar cerrahi uzmanı tarafından teşhis ve tedavi edilmesi gerekir.

Bu kapsamda tüm kliniklerimizde alanında tecrübeli kalp damar cerrahi uzmanları görev yapmaktadır. Erkek doktora muayene ve tedavi olmaya utanan hastalarımız için ayrıca kadın doktorlarımız görev yapmaktadır. Fleboloji uzmanları toplar damar hastalıkları teşhis ve tedavisine yoğunlaşmış cerrahlardır.

Bu sayede tüm varislerin tedavisi için geliştirilmiş tüm teknoloji ve yöntemleri uygulamaktadırlar.

Daha Fazla Bilgi / Randevu İçin Arayın
Konu hakkında daha fazla bilgi ve randevu almak için dilerseniz size en yakın kliniğimize 08:00 ile 00:00 saatleri arayarak danışmanlarımızdan her konuda bilgi alabilirsiniz. Aşağıda yer alan görselde kliniklerimiz ve iletişim bilgileri yer almaktadır. Ayrıca üzerine tıkladığınızda iletişim sayfasına ulaşabilirsiniz.

Ameliyatsız tedaviler için randevu alabileceğiniz klinik iletişim bilgileri; İletişim bilgilerindeki cep telefonlarından whatsapp ile fotoğraflar göndererek daha ayrıntılı bilgi ve net tedavi ücreti alabilirsiniz.

BakırköyYakut sokak. No: 24 Kat: 3 Bakırköy – İstanbulTelefon:  0212 572 72 65

Cep Tel: 0542 621 08 88

Şişli – NişantaşıHalaskargazi caddesi. Kuran İş Merkezi No:145 5. Kat Şişli – İstanbulTelefon: 0212 246 10 04

Cep tel: 0532 463 96 82

Anadolu Yakası – KadıköyBağdat Caddesi No:201 Akbank Çiftehavuzlar Şubesi Üstü / Kadıköy – İstanbulTelefon: 0216 357 00 02 – 0216 357 00 03

Cep tele.: 0542 231 28 23

İzmir – KonakAtatürk Caddesi No: 174/1 Kat: 4 Cumhuriyet Meydanı KONAK – İZMİRTelefon: 0232 422 10 06

Cep telefonu: 0542 295 52 54

 Ankara -KızılayAtatürk Bulvarı No:81/5 Kızılay – ANKARATelefon: 0312 431 75 47 – 0312 431 95 47

Cep: 0532 350 2587

 Bursa – NilüferCumhuriyet mahallesi. Yağmur Sokak. Cadde 224 Sitesi. B Blok / Daire: 5Telefon : 0224 247 10 06

Cep : 0532 152 26 75

Yukardaki cep telefonlarına fotğrafla ücret öğrenmek için fotorğaf gönderirken tüm varislerinizi görüntüleyecek sayıda göndermelisiniz. Hastalığınızla ilgili sorular sorup daha ayrıntılı bilgi almak için ücretsiz muayeneye gelebilirsiniz.
Klinik doktorlarımızın uyguladığı EVLA, EVRFA ve zamkla tedavi yöntemleri ayrı sayfalarda ele alınmıştır.

Источник: https://www.medicalart.com.tr/ameliyatsiz-varis-tedavisi.html

Varis hastalığı nasıl oluşur? Ameliyatsız tedavi nasıl yapılır?

Varisin Lazerle Ameliyatsız Tedavisi

Günümüzün en yaygın hastalıkları arasında yer alan varis, toplardamarların aşırı derecede genişleyip içine fazla miktarda kan dolmasıyla ortaya çıkıyor. Genellikle ağrıya sebep olan varis hastalığı yetişkin insanlar içinde özellikle kadınlarda çok yaygın. Türkiye’de ise her 4 kişiden 1’inde özellikle bacak bölgesinde varis hastalığı görülüyor.

Kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görülüyor!

Yetişkinlerde % 20 – 25 gibi yüksek oranda karşılaşılan varis özellikle kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat daha sık görülmektedir. 25-65 yaş arası kadın nüfusunun yaklaşık yarısında varis olduğu yapılan araştırmalarda tespit edilmiştir.

Varis çorabı işe yarar mı?

Varislerin tedavisi için agresif tedavileri denemek yerine yaşam tarzında değişiklikler yapılmasını tavsiye ediyoruz. Varis oluşumunu kolaylaştıran faktörleri arasında; gebelik, menopoz, 50 yaş üstü, obezite, uzun süre ayakta durmak, aile öyküsü, genetik yatkınlığı yer alıyor.

Uzun süre ayakta beklememek, kilo vermek, egzersiz ve varis çorabı kullanımı varis oluşumunu veya daha kötüye gitmesini önlemeye yardımcı oluyor. Varis tedavisi konusunda ise ameliyat dışında yöntemler mevcut.

Bunlar arasında Köpük Skleroterapi, Mikro skleroterapi, Lazer yöntemi, Endovenöz Radyofrekans ve Zamk yöntemi uygun tedaviler arasında yer alıyor.

Lazer yöntemi ile ameliyatsız varis tedavisi

Varisli damarlar zamanla daha da kötüleşebilir. Hastalığı kontrol altında tutmak ve şikayetleri azaltmak için gerekli yaşam tarzı değişikliğini yapmak mutlaka gereklidir.

Nadiren bazı vakalarda varisli damarlar bacaklarda kan pıhtısına ve kronik enfeksiyona veya ülser yaralarına neden olabilir. Ciddi varislerde damar patlayabilir ve kanamaya sebep olabilir.

Bu gibi durumlarda mutlaka doktora danışılmalıdır. (Doç. Dr. Mehmet Özkan)

Toplardamar kapakçıkları nedir? Nasıl bozulur?

İnsan vücudunda kan damarları olarak başlıca 5 dolaşım sistemi bulunmaktadır. Bunlar Arterler, Arteriyoller, Venüller, Venler ve en küçük kan damarları olan kılcal damar şeklinde ayrılmaktadır. Arterler ve Arteriyoller vücuda taze kan pompalarken Venler ve Venüller ise vücudun kullandığı ve oksijen yönünden yetersiz kirli kanı kalbe taşımaktadır.

Atardamarlara göre görevi biraz daha zor olup, çünkü daha çok aşağıdan yukarı çıkması gerekmektedir. Bacaklardan kalbe doğru gidiş yer çekimininde etkisi ile oldukça zor olmaktadır. Sürekli geri kaçma eğiliminde olan kirli kanın geri kaçmasını öncelemek için Venlerde 5-10 cm aralıklarla kapakçık bulunmaktadır Tek yönlü olarak açılan bu kapakçıklar kirli kanın geri kaçmasını önlemektedir.

Nasıl bozulur?

Konuya teknik anlamda girecek olursak bozulmanın en önemli bulgusu toplardamarlarda oluşan yüksek basınçtır. Bizim bilmemiz gereken ise kapakçıkların bozulmasına neden olacak kadar tehli basıncın neden olduğu ve nasıl önlenilmesi gerektiğidir. Basıncın yükselmesinde en önemli etken ayakta sabit durmaktır. Yani ayakta çalışanlar başlıca risk grupları arasında yer almaktadır.

Varisten kurtulma yöntemleri

Damar basıncını düşürmek için ne yapmalıyız?

Varislere neden olan faktörün en başında ayakta sabit kalmakla oluşan damar basıncı ve bu basıncın kapakçıklarını bozduğunu öğrendik, burada alınması gereken önlem ilk olarak damarlarda yüksek basınç oluşmasını önlemektir.

Ayakta sabit çalışmamak, yine aynı şekilde uzun süre oturarak hareketsiz durmamak gerekir. Bunları yapamıyorsak 30-45 dakika aralıklarla kısa süreli bile olsa yürüyüşler yaparak damarlarda oluşan basıncı azaltmalıyız.

Asıl imkanınız varsa yere uzanarak bacaklarınızı 20-30 cm yukarıda tutmak damar basıncını düşürecektir.

Variste en çok görülen belirtiler neler?

Yaş ilerlemesi ile birlikte her insan aslında varis riski taşımaktadır.

Yazının üst kısımlarında hastalığın neden, nasıl olduğu ve korunmak için alınması gereken önlemleri gördük, şimdi ise aldığımız önlemlere rağmen bu sorunla karşı karşıya kalmanız halinde nasıl bir süreç ile karşılaşacağımızı göreceğiz. Yani varis belirtileri (ağrı, kramp, damar genişlemesi, kaşıntı) gibi durumların neyi ifade ettiğine bakacağız.

Damar Genişlemesi (Cilt Dışına Taşma):

Kılcal damar ciddi bir hastalık olmayıp, o nedenle varis belirtileri hususuna Toplardamar Genişlemesi yani asıl varis dediğimiz sorunla devam edeceğiz. Burada ilk belirti damarların genişlemesi, kıvrımlaşması ve cilt üzerinden belli olur hale gelmesidir. Bunun nedeni ise kapakçıkları bozulan damarın kirli kanı kalbe göndermek yerine damarlarda beklemesi ile açıklanır.

Bahçede bir su kalanı düşünün önüne çalı, çırpı gelince suyun akışı biraz hafifler ve orada su birikmeye kanal dışına taşmaya başlar. Aynı durum toplardamar içinde geçerli olup, damarlarda bekleyen kirli kan damarların genişlemesine (şişmesine) ve cilde baskı yaparak cilt dışından kolayca görünmesine neden olmaktadır.

Bu görüntüyü almak için 10-15 dakika ayakta durduktan sonra bacaklarınıza bakabilirsiniz.

Kaşıntı:

Hastalık ilk ortaya çıktığı ilk andan itibaren karşılaşacağınız şikayetlerden biri bacaklarda kaşıntı olmaktadır. Bunun nedeni yukarıda da belirtildiği gibi kirli kanın damarlarda beklemesi olup, düzenli yürüyüş yapan insanlarda kan akışı daha düzenli olduğu için kaşıntı şikayeti daha az yada hiç görülmez.

Ağrı / Sızlama:

Varis belirtileri kısmına geçtiğimizde kılcal damarların ciddi bir hastalık olmadığı (estetik sorun) olduğunu belirttik, ciddi bir şikayeti olmayan kılcal damarlarda ilk ortaya çıkış sürecinde ağrı ve sonrasında sızlanma, yanma gibi şikayetler görülebilir.

Asıl varis hastalığında ise bacak ağrıları kaçınılmaz bir sonuç olup, özellikle öğlen sonra başlayan yorgunlukla birlikte akşam artan bacak ağrıları görülmektedir. Tabii ki her bacak ağrısı varis hastalığının belirtisi olmayıp, burada şöyle bir ayrım yapabilir.

Varis ağrıları genelde diz alt kısmında ve genelde öğren sonrası yorulmaya bağlı olarak başlayan, akşama doğru artan bir ağrıdır. Bacaklarınızı 20-30 cm yukarıda (yere uzanarak) tuttuğunuzda ağrı azalır yada tamamen geçmektedir.

Yine aynı şekilde ağrı olduğu anda yürümeye başlamanız halinde hafifleme yada tamamen ortadan kaybolması görülür. Buna ek olarak varis çorabı kullanarak ağrılar önlenir.

Kramp

Spazmlı kas kasılması anlamına gelen Kramp özellikle kol ve bacaklarda sık görülen şiddetli bir ağrıdır. Varis hastalarında sık görülen şikayetlerden biri olup, özellikle geceleri sık karşılaşılan bir durumdur. Sadece hastalık ile olmayıp, aynı zamanda sinirsel, ruhsal ve susuzluğa bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Ciltte Renk Değişimi / Sertleşme

Yukarıdaki şikayetler dikkate alınıp, tedavi olunmadığında ise hastalık sürekli ilerleyerek yeni belirti ve şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. O şikayetlerden biride cildin renk değiştirerek daha koyu bir hale gelmesine neden olur. Aynı zamanda ciltte sertleşme aynı anda görülür.

Muayene Olmalısınız

Varis belirtileri ile karşı karşıya kalan hastaların ilk yapması gereken mutlaka muayene olmalarıdır. Burada en çok sorulan sorulardan biri hangi doktora / bölüme gidileceği yönünden olmaktadır.

Kalp Damar Cerrahisi

Varis hastalığı teşhis ve tedavisi için en tecrübeli hekim kalp damar cerrahisi olmaktadır. O nedenle iç hastalıkları (Dahiliye) ile zaman kaybetmeden mutlaka bir kalp damar cerrahisi uzmanına muayene olmalısınız. Maalesef ilçelerde bulunan devlet hastanelerinde kalp damar cerrahi bölümü çok az rastlanır. Hastalar genelde il merkezinde yer alan hastanelere yönlendirilir.

Sizde teşhis edilen hastalık kılcal damar değilse mutlaka tedavi olmanız gerekir. Aynı şekilde o süreçte hamile olmanız tedavinin ertelenmesini gerektirir.

Bunun dışında tespit edilen tüm damar genişlemesi varis hastalıkları çok fazla zaman geçirmeden tedavi edilmesi gerekir.

Doktorun size reçete ettiği ilaç, krem, varis çorabı hastalığı iyileştirmeye yönelik olmayıp, sadece ağrı, kramp, kaşıntı gibi şikayetlerin azaltılmasına yöneliktir. O nedenle doktorunuza bu ilaçları kullanınca nasıl bir sonuçla karşılaşacağınızı sormalısınız.

Varis tedavisi nasıl yapılır? Hangi yöntem tercih edilmeli?

Yukarıda bu işin tek çözüm yolu bilimsel anlamda tedavi olduğunu belirttik, muayene eden doktor hastalığın tipi, derecesi, konumu ve yaygınlığına göre bir tedavi yöntemi belirlemesi gerekir. Bu yöntemi belirlerken görev yaptığı sağlık kurumunun teknolojisi ve hasta yoğunluğu göz önünde olacaktır.

Kamu hastaneleri hasta yoğunluğu en fazla olan sağlık merkezleri olduğu için genelde tedavilerde ameliyat kullanılmaktadır. Gelişmiş ve hizmet alanı varis tedavisi olan merkezlerde ameliyatsız ve teknolojiye dayalı yöntemlerden faydalanabilirsiniz.

Her iki yöntem de bilimsel olmasına karşın hastanın avantajlarında ciddi farklılıklar bulunmaktadır.

Ameliyatsız varis tedavisi

Son 10 yılda gelişen teknoloji ile birlikte tüm varis hastaları ameliyatsız olarak tedavi edilmektedir. Kamu hastanelerinde henüz yeterli olmayan bu uygulama için özel sağlık merkezleri tercih edilmektedir.

Lazer ve Radyo Frekans yöntemi ile cilt üzerinden işlem yapılırken Köpük ve Skleroterapi yöntemlerinde ise damar içinden çok ince bir iğne ile yapılmaktadır.

Varis ameliyatı

İnsanların büyük bir bölümü şuan ameliyat korkusu ile ilkel çözüm yöntemlerine başvurmakta ve çoğu zamanda dolandırılmaktadır. Yukarıdaki gibi ameliyat gereksiz olup, tüm varisli hastaları ameliyatsız yöntemlerle 10 dakika gibi kısa sürede tedavi edilmektedir.

Kamu hastanelerinde hasta yoğunluğu fazla olması nedeniyle ameliyatlara devam edilmektedir. Ameliyatlardan en sık uygulanan yöntem sorunlu damarı çıkarmak yada sorunlu kapakçıkları keserek yerine kişinin kendi vücudundan alınan sağlam kapakçıklar eklenmektedir.

Hastanede yatma, narkoz, iş gücü kaybı ve tekrarlama riskinin yüksek olması nedeniyle ameliyat uygulamıyor ve önermiyoruz.

Ameliyatsız varis tedavisi nasıl yapılır?

Son 10 yılda gelişen teknoloji ile birlikte tüm varis hastaları ameliyatsız olarak tedavi edilmektedir. Kamu hastanelerinde henüz yeterli olmayan bu uygulama için özel sağlık merkezleri tercih edilmektedir.

Lazer ve Radyo Frekans yöntemi ile cilt üzerinden işlem yaparken Köpük ve Skleroterapi yöntemlerinde ise damar içinden çok ince bir iğne ile yapılmaktadır.

Ameliyatsız varis tedavi yöntemleri ve yapılışına dair detayları aşağıda yer alan bağlantıya tıklayarak görebilirsiniz. Diğer taraftan ameliyatla yapılan tedaviler de artık teknolojiler yardımıyla yapılmaktadır.

Bunlardan en bilineni lazerle (EVLA) ve radyo frekansla (EVRFA) tedavilerdir. Bu yöntemler ayrı sayfalarda ele alınmıştır.

Radyofrekans yöntemi ile varis tedavisi

Narkoza gerek olmadan kesi yapmaksızın dikişsiz olarak uygulanan endovenöz radyofrekans ablasyon işlemiyle varis hastaları aynı gün işlem sonrası birkaç saat içinde taburcu olabilmekte ve ertesi gün işlerinin başına dönmektedirler.

Varis tedavi edilmezse ne olur?

Bir çok insan son aşamaya kadar hastalığın şikayetlerine bile aldırış etmeden devam etmektedir. Sürekli ilerleme özelliği bulunan bu hastalık maalesef bir noktadan sonra size hayatı çekilmez hale getirmektedir. Damarlarda başlayan kanama yerini iyileşmesi zor yaralara bırakmaktadır.

Varis ülseri dediğimiz bu durum maalesef görüntüsü bile insanı korkutmaya yetmektedir. Çoğu zaman bacakları çürüttüğü için insanı yürüyemez hale getirir. Aşağıda yer alan görselde basit bir örnek yer almaktadır. Sakın bu aşamaya gelmeden önce bilimsel yöntemlerle tedavi olmalısınız. Aksi halde tedaviniz hem zor hemde daha maliyetli olacaktır.

Çünkü önce ülser sonra varisler tedavi edilmesi gerekir.

Cinsel isteksizlik kadınlarda neden daha fazla?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/10/varis-nasil-olusur-ameliyatsiz-tedavi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.