Varislerinizden Ameliyat Olmadan Kurtulabilirsiniz

Varis Ameliyatı

Varislerinizden Ameliyat Olmadan Kurtulabilirsiniz

Bir çok insan damar genişlemesinin çözümüne dair yaptığı araştırmalarda ameliyat kelimesini kullanmaktadır. Bir çok insan ise ameliyat korkusu nedeniyle doktora gitmeyi sürekli erteleyerek iyileşmesi zor bacak yaralarına sebebiyet vermektedir. Oysaki ameliyata gerek olmadığı gibi gereksiz ve ilkel bir yöntemdir.

Onun yerine sadece 10 dakika gibi kısa bir sürede sağlığınıza kavuşmanızı sağlayacak olan ameliyatsız yöntemler bulunmaktadır. Cilt üzeri ve damar içinden yapılan bu tedaviler narkoz, hastanede yatma ve iş gücü kaybı gibi sorunlara neden olmazlar. IDEA Klinik olarak tüm varislerde ameliyatsız yöntemler uyguluyoruz.

Bu sayfayı sizleri bilgilendirme amaçlı ekledik, biz önermiyor ve uygulamıyoruz.

Varis Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Konuya geçmeden önce her zaman olduğu gibi hastalığın oluşumu ve ortaya çıkan yapısal bozukluğu bilmeliyiz. Damar genişlemesi %90 toplardamarlarda görülmekte olup, genişlemenin nedeni ise kirli kanı geri kaçırmamakla görevli kapakçıkların bozulması nedeniyle olmaktadır.

Kapakçıklar görevini yapamadığı için kirli kan damarlarda beklemekte ve her geçen gün damarlarda genişlemeye neden olmaktadır. Hastalarımızda ağrı,şişlik  gibi şikayetleri azaltmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için genelde varis çorabı önerilir. Çünkü o damarlara baskı yaparak genişlemeyi önlemektedir.

Fakat tedavi edici özelliği olmayan bu ürünler ortaya çıkan kapakçık bozukluğuna yararı olmayacaktır. Peki, günümüzde uygulanan yöntemleri özetle tanıyalım.

Kapakçık Onarımı
Bacaklarda bulunan ve basınca dayanamayarak bozulan kapakçıkları onarmak için bir cerrahi yöntem geliştirilmiş fakat pratik olmayan bu yöntem günümüzde  yaygın  olarak uygulanmamaktadır.

Stripping Venoktomi
Biliyorsunuz devlet hastaneleri özellikle ameliyat uygulamasına devam etmekte olup, en çok uygulanan yöntemlerden biri Stripping Venektomi olarak görülmektedir. Yapılış şekli kasıklardan başlamak üzere vücuttan çıkarılacak olan damara ince bir tel sokulur.

Bu tel ilerleyebildiği kadar ilerler ve bacaklara yakın bir bölgeden çıkarılan tele damarın ucu bağlanır ve kasıklardan tel geri çekilerek sorunlu ven çıkarılmaktadır. Bu işlemi yapabilmek için 5-10 cm arasında kesi yapılması gerekmektedir. Tabii ki tedavi sonrası orada ciddi bir dikiş izi kalmaktadır. Aşağıda yer alan video’da nasıl yapıldığı görülmektedir.

( Video görüntüsünü çocukların izlemesi uygun değildir.)

Hook Venektomi
Özellikle çok ileri derece (varikoz ven) tedavilerinde uygulanan Hook Venektomi yöntemi aslında bir aletin isminden gelmektedir. Hook denilen bir alet (kanca) yardımı ile 1 cm alanda kesi yapılarak damar çekip çıkarılmaktadır. Tek başına yeterli bir yöntem olmayıp, ağrı ve kanamaya neden olabilmektedir.

Pake Eksizyonu
10 Yıl öncesine kadar Idea Klinik klinikleri tarafından da uygulanan bu yöntem varis ameliyatı olarak en katlanılabilir yöntemdir. Bu yöntemde yine 1 cm gibi bir alanda kesi yapılarak damar uçları kesilerek bağlanır. Yada kesmeye gerek kalmadan bağlama işlemi yapılarak sorunlu damarlar devre dışı bırakılmış olur.

Varis Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Artık çok az merkezde uygulanan ameliyatlar hastanın aktif hayatını etkilemekte olup,hastanede yatış gerektirmekte ve sonrasında dikiş izine neden olmaktadır. Oysaki ameliyatsız yapılan tedavilerde ise hasta tedavi sonrası evine, işine, okuluna dönebilmektedir. Ameliyatlı yöntemlerde ayrıca tekrarlama riski çok yüksek olup, ciltteki ince kılcal damarların görüntüsü geçmemektedir.

Ameliyat anestezi gerektirir!
Yukarıda belirtilen tüm yöntemler ameliyathane ortamında ve genel (narkoz) veya spinal(belden uyuşturma) anestezi ile yapılmaktadır. Ameliyat esnasında hasta  herhangi bir ağrı hissetmese de narkozun etkisi geçmesi ile ağrılı süreç başlayacaktır.

3-10 gün İstirahat Gerekir
Ciddi bir operasyon olması nedeniyle hasta tedavi sonrası 1-2 gün arasında hastanede doktor kontrolünde kalması gerekir. Hastaneden taburcu olduktan sonra ise evinde yine 3-10 gün istirahat etmesi gerekir. Birçok hastada  iş gücü kaybına neden olmaktadır.

Tekrarlama Riski (%95 Oranında) Yüksektir
Aslında olay tekrarlama değilde tedavisi yapılmayan, yapılamayan damarların ortaya çıkması denebilir. Çünkü ameliyat ile sadece kalın damarlar tedavi edilebilir.

Kılcal, orta ve yeni ortaya çıkan retiküler venlere müdahale edilemeyeceği için onlar ilerlemeye devam edecektir. 1-2 Yıl içinde kişi yine aynı sorunla karşılaşır.

Bu durum tekrarlama değilde tedavi edilmeyenlerin ileri dereceye gelmesi ve belirginleşmesidir.

Kılcal Damarlar Tedavi Edilemez
Toplumda en sık görülen hastalıklardan biri olan kılcal damar tedavisi ameliyat ile imkansızdır. Çünkü sadece kalın damarlarda uygulanabilmektedir. O nedenle sızlama ve yanma problemi devam edecektir.

Varis Ameliyatı İzle (Korkutucu Olabilir)
Yukarıda yeterince bilgi verdik, bazı yöntemleri anlattık, şimdi ise bu anlatımları birde görsel ile desteklemek istiyorum.

Idea klinik olarak ameliyat yapmadığımız için sizlere göstereceğimiz bir ameliyat görüntüsü bulunmamaktadır. Bu nedenle yabancı bir sağlık merkezinin çektiği Video görüntüsüne yer vereceğiz.

Görüntülerde uygulanan varis ameliyatı Stripping Venektomi olup, tekrar belirtmek gerekirse lütfen çocukların yanında izlemeyin, onlara izletmeyin.

Varis Ameliyatı Yapmıyor ve Önermiyoruz
Çünkü biz idea klinik olarak son 10 yıldır tüm damar genişlemesi hastalıklarında ameliyatsız tedavi yöntemleri uyguluyoruz. Cilt üzeri ve damar içinden uyguladığımız 4 farklı yöntemi ve uygulanış şekillerini aşağıdaki bağlantıya tıklayarak mutlaka incelemenizi öneririz. https://www.varisistanbul.com/ameliyatsiz-varis-tedavisi.html

Ücretsiz Muayene Fırsatı Sunuyoruz
Türkiye’nin en büyük 4 şehri olan İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa’da size en yakın noktada hizmet verirken, aynı zamanda muayene ücreti almamaktadır. Tedavi olmaya karar verdiğinizde ise SGK mensubu olan hastalarda %50 indirim yapılmaktadır.

Источник: https://www.varisistanbul.com/varis-ameliyati-olmak-zorunda-degilsiniz.html

VARİSTEN KURTULMAK

Varislerinizden Ameliyat Olmadan Kurtulabilirsiniz

Prof. Dr. Özalp Karabay, “Varisten korunmanın da varis şikayetlerini azaltmanın da tek yolu bol hareket ve bol yürüyüştür. Toplardamarlarımızın kalbi baldır kaslarımızdır. 

O nedenle baldır kaslarımıza 'ikinci kalp' diyoruz. Atardamarı kalp nasıl pompalıyorsa, kirli kanı da geri döndüren baldır kaslarıdır” diyor.

Bacaklarımızda cildimizin hemen altında beliren örümcek ağına benzer görüntülerden, dışarı fırlayan boğum boğum damarlanmalara, morumsu lekelerden açık yaralara kadar çok geniş bir yelpazede karşımıza çıkan varis, estetik bir sorun olmanın çok ötesinde ciddi bir sağlık sorunu; atardamarlarımızın kirli kanı geriye gönderemediğinin açık bir işareti. Özel Gazi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Şefi Prof. Dr. Özalp Karabay, varisin oluşum mekanizması hakkında bilgi verirken, ısrarla bir noktanın altını çiziyor: “Hareket edin, varisten korunun…” -Varis nedir? Nasıl oluşur? 

Ayaklarımızda yer alan toplardamarlar tarafından kalbe pompalanamayan kirli kanın toplardamarlar içerisinde birikmesi varis hastalığına yol açmaktadır.

Kan birikmesi nedeniyle toplardamarlarda yüksek tansiyon oluşmaktadır.

Bu hastalık insanda şiddetli ve ciddi ayak ağrıları, şişliklere yol açarken, bir müddet sonra da kılcal damarlardan başlayarak ciddi varislere kadar giden tablo karşımıza çıkmaktadır.

-Varis ne sıklıkta görülen bir hastalık?  Varis, dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça sık görülen bir hastalık. Özellikle ileri yaşlarda, değişik derecelerde yüzde 70'lere varan sıklıkta görülebiliyor.

Ancak yeterince farkındalık oluşmadığı için varis semptomları olan kişilerin yüzde 90'ından fazlası hiçbir tedavi almıyor.  Varis gelişmiş ülkelerde çok yaygın. Örneğin Yeni Gine'de kadınların binde 1'inde görülürken, Amerikalı kadınlarda bu oran yüzde 70'lere çıkıyor. Gelişmişlik varisi körüklüyor maalesef.

Bunun en büyük nedeni hareketsizlik ve beslenme problemleri. Varis; kadın cinsinde yaygın, yaş arttıkça varis de artıyor. 

-Varisin tedavi edilmemesi ne gibi sakıncalar doğurabilir? 

Varis tedavi edilmediği zaman, ayakta lekelenmeler ve ciddi yaralar oluşabiliyor. Bu yaralar oluştuğu zaman da hastalar sosyal açıdan izole oluyorlar, toplumdan uzaklaşabliyorlar. 

-Risk faktörleri nelerdir? Temel risk faktörleri;  * İleri yaş * Şişmanlık * Hareketsizlik  * Geçirilmiş travmalar 

iken, en önemli etkenler; genetik yatkınlık ve çalışma koşullarıdır. Çok uzun süreler ayakta durmak veya hareketsiz kalmak varisin en önemli nedenleri. 

-Uzun süre ayakta veya hareketsiz kalmak, varisi nasıl tetikliyor?  Baldır kaslarımız, toplardamarlardaki kan dolaşımını sağlamak için pompa görevi görüyor.  Oturan veya sabit şekilde ayakta duran kişilerde bu baldır kasları çalışmadığı için kan ayaklarda gölleniyor.

Kan göllendiği zaman damarları şişiriyor. Şişirdikçe toplardamarlar içindeki kapakçıklar bozulduğu için de kan göllenerek gittikçe varis haline dönüşüyor. işin temel mekanizması bu. O nedenle ofiste çalışanlar, berberler, öğretmenler gibi uzun süre sabit şekilde ayakta kalanlarda önerilerimiz var.

  Sporu, özellikle yürüyüşü baldır kaslarının sağlıklı pompalaması için istiyoruz.

Bu baldır kasları ne kadar zayıf olursa pompalama gücü o kadar azalacağı için veya baldır kaslarınız güçlü olsa bile onu harekete geçirmiyorsanız, ofiste sabit oturuyorsanız, ya da ayakta sabit duruyorsanız basınç artacağı için varis oluşumuna zemin hazırlamış oluyorsunuz. 

-Bazı meslekleri icra edenler, varis açısından özellikle risk altında olmalı…

İşi gereği çok uzun süre oturanların, hele hele çok uzun süre ayakta duranların; berberlerin, öğretmenlerin, tezgahtarların, cerrahların bir meslek hastalığı olarak varise yakalanmama şansları yok gibi bir şey. Onun için hareket etmek, ayak kaslarının üzerine kalkmak veya koruyucu çoraplar kullanarak o bölgedeki basıncı azaltmak zorundayız. 

-Varis hangi belirtilerle ortaya çıkıyor? Varisin varlığından söz edebilmek için varisin gözle görünür olması gerekmiyor. Örneğin hiçbir muayene bulgusu olmamasına rağmen  * Bacaklarda ağırlık,  * Çok şiddetli bacak ağrısı,  * Şişkinlik,  * Gece krampları 

gibi şikayetler varis başlangıcıdır. Hastalık başlamış, ilerliyor demektir. Bu kişiler, akşama doğru ayaklarının artık ayakkabıya sığmadığını, ayaklarını uzatınca rahatladıklarını söylerler. Hasta grubunun büyük çoğunluğunu da bu kişiler oluşturur.

Bu aşamada alınacak basit önlemlerle hem hastalığın ilerlemesini önlemiş hem de daha konforlu, rahat bir hayat yaşama şansını elde etmiş oluruz.

Baldır kaslarını geliştirecek basit bir yürüyüş veya bisiklet sporu ile hastalık önlenebilir, geciktirilebilir, şikayetler asgariye indirilebilir.

 
“Bu damarlarımız altın değerinde”
Türkiye'deki kalp ve damar cerrahisi uzmanları tarafından 1998 yılında kurulan ve şu an 650 kalp ve damar cerrahının üye olduğu Ulusal Fleboloji (Varis) Derneği Başkanı Prof. Dr.

Özalp Karabay, varisin önlenmesine yönelik tedbirlerin ve gerektiğinde tedavinin asıl amacının kişinin damarlarının sağlıklı kalmasını sağlamak olduğunun altını çiziyor. Prof. Dr.

Özalp, “Varise neden olan bu damarlar, her iki ayağımızda sağlıklı kaldıklarında bizim için altın değerinde olup koroner by-pass için ve vücudumuzdaki değişik damar ameliyatlarında gerektiğinde kullanılan en önemli damarlardır.

İyi bir muayene olmadan ve dopler yaptırmadan bu toplardamarlarımızı en küçük bir varis oldu diye cerrahi olarak tedavi ettirmemeliyiz. Ancak ilerlemiş bir varis kişide çok belirgin şikayetler oluşturuyorsa ve damar yapısı iyici bozulmuşsa bu varislerin cerrahi tedavi yapılması uygundur” diyor.

Gerektiğinde yapılmak koşuluyla, ameliyatın hem kesin çözüm hem de en iyi seçenek olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özalp Karabay, varis tedavileri hakkında da şu bilgileri veriyor: “Varis tedavisinde klasik cerrahi artık eskisi kadar sık uygulanmamaktadır.

Onun yerine lazer ve radyofrekans dediğimiz daha modern girişimler tedavide yerine almış bulunmaktadır. Lazer ve radyofrenkansta herhangi bir kesi yapılmadan bir katater yardımı ile varislerin oluştuğu damar enerji kullanılarak yok edilmektedir. Ve hasta aynı gün evine taburcu edilmekte, kısa süre içerisinde de işine dönebilmektedir. Küçük kılcal damarların tedavisinde köpük tedavisi ve dışarıdan lazer ve radyofrekans tedavisi de çok iyi sonuçlar vermekte, özellikle bayanları kozmetik açıdan memnun etmektedir.”

Varis çorapları basıncı düşürerek ayağı rahatlatıyor 
Tedavide varisin yol açtığı şikayetleri azaltmak ve ilerlemesini durdurmak için kullanılan varis çorapları hakkında da bilgi veren Prof. Dr.

Özalp Karabay, “20-25 milimetre civa basınçlı bir çorabı giydiğimiz zaman, toplardamarlarımızdaki basıncı o oranda düşürebiliyoruz. Örneğin ofiste otururken 20'lik bir varis çorabı giydiğimizi düşünelim. Otururken ayağımızdaki basınç 50 ise, 20'lik çorapla basınç 30'a düşer ve varisi önlemiş olursunuz.

Çok ayakta duran kişilerde de yine 20'lik, 30'luk bir çorapla basınç bir parça düşer ve ayak rahatlar” diyor.

Varis Nedir ?

Varis, insanlık tarihinin çok eskilerine uzanan bir sorun olarak günümüze kadar gelmiştir. Varisin tarihte ilk kez tanımlanması M.Ö.1550 yıllarına rastlayan Ebers papirüslerinde yapılmıştır.

Varislerde cerrahi tedavi eski Romalılar döneminde, skleroterapi 1860 yılında Pravaz tarafından uygulanmaya başlamıştır.

Lazerle varis tedavisi ilk kez 1980’li yıllarda başlayarak günümüze ulaşmış bir başka tedavi yöntemidir.

Kanal 35 Önce Sağlık – Varis Tedavisi Nasıl Olur ?

Источник: http://varisege.com/varisten-kurtulmak

Ameliyatsız Varis Tedavisi Çeşitleri ve Avantajları

Varislerinizden Ameliyat Olmadan Kurtulabilirsiniz

Oldukça ağrılara neden olan; yaşam kalitesini düşüren varislerin tedavisinde ameliyat son aşama olmaktadır. Varis tedavisinde ameliyatsız müdahaleler başarılı sonuçlar vermektedir.

Ameliyatsız Varis Tedavisi

En az muayene kadar basit bir işlem olan ameliyatsız varis tedavisi; hastalar açısından oldukça fazla avantajlar getirmektedir.

 Varis oluşturan damarın kalınlığına, yoğunluğuna ve yüzeye yakınlığına bağlı olarak on dakika ile bir veya bir buçuk saat arasında değişen bir süreç içinde varislerden ameliyatsız olarak kurtulmak mümkün olabilmektedir.

 Üstelik ameliyatsız varis tedavisinde; narkoz almak, hastanede yatmak veya anestezi altında kalmak gibi bir olay da söz konusu değildir. Sadece kalın olan varislerin tedavisinde uygulanan cerrahi müdahale yanında ameliyatsız müdahalelerde kalın veya ince ayırt etmeksizin bütün varisler tedavi edilebilmektedir.

Cerrahi müdahalelerde hastada operasyon sonrasında ağrılar, hareket engelliği, şişlik, ameliyat izi, kanama gibi komplikasyonlar oluşa bilirken ameliyatsız uygulamalarda sadece birkaç hafta hafif bir morluk oluşabilmektedir.

Ameliyatsız varis tedavisi ilk olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu yöntemler;

  • Damar içinde yapılan müdahaleler
  • Cilt yüzeyinde yapılan müdahaleler

Damar İçinde Yapılan Müdahaleler

Damar içine ilaç verilerek yapılan bu müdahaleler iki şekilde olmaktadır.

  • Köpüklü varis tedavisi
  • Skleroterapi

İlk olarak skleroterrapi yöntemi varis tedavisinde başarılı bir şekilde uygulanırken daha sonra geliştirilerek ilacın içine dörtte bir oranında hava karıştırılıp damardan köpürtülerek verilmeye başlanmıştır.

  Varis tedavisinde oldukça başarılı olan bu yöntemler çoğu kez ilk seansta hastanın varisten kurtulmasına yardımcı olmaktadır.  Uygulama işleminden hemen sonra etkisini gösteren bu işlemin hemen arkasından hasta oldukça rahat bir şekilde günlük yaşantısına devam edebilmektedir.

Çok nadir durumlarda bazı hastaların işlem sonunda ağrı çekmesi söz konusu olabilmektedir.

Cilt Yüzeyinden Yapılan Müdahaleler

Cilt üzerinden yapılan uygulamalar sayesinde ameliyatsız olarak yapılan varis tedavileri genel olarak ikiye ayrılmaktadır.

  • Lazer Uygulaması ile varis tedavisi
  • Radyo Frekans yöntemi ile varis tedavisi

Genel olarak kılcal damarlardan oluşan varis tedavilerinde kullanılan bu yöntem sayesinde bir jel yardımıyla uyuşturulan cilt altında bulunan varislerden kurtulmak mümkün olmaktadır.

Radyo frekans yöntemindeyse iğne ucunun giremeyeceği kadar ince olan kılcal damarlar ve damar genişlemeleri tedavi edilebilmektedir.

İnce bir iğne ucu damarların bulunduğu cilt yüzeyine hafifçe dokundurulmak suretiyle tedavi edilmektedir.

Ameliyatsız Varis Tedavisinin Avantajları

Cerrahi müdahalelere oranla ameliyatsız varis tedavisinin hastalara sağladığı birçok avantajları bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ameliyatsız varis tedavisinde uygulanan lazer, köpüklü varis tedavisi, skleroterapi, radyo terapisi veya radyo frenkans uygulaması sayesinde yapılan tedavilerde SSK geçerli olmaktadır. Hastalar açısından ücretsiz muayene olabilme imkanı da bulunmaktadır.
  • Bu uygulamalar oldukça kısa sürede varisli damarlardan kurtulmayı sağlamaktadır.
  • Tedavi sonrasında hastanın hastanede yatmasına gerek bulunmamaktadır.
  • Müdahale sonrasında hastanın dinlenmesine, yatmasına gerek olmaz.
  • Hastada iş gücü kaybı bulunmaz
  • Kesiksiz bir müdahale yöntemi olduğu için herhangi bir dikiş izi kalması söz konusu değildir.
  • Uygulama sırasında ya da sonrasında ağrı veya sızı olmamaktadır.
  • Ödem oluşma ihtimali yoktur.

Ameliyatsız varis tedavisi çoğu kez tek seansta tedavi edilebilmektedir. Çok nadir durumlarda hastanın tedaviyi birkaç seans daha tekrarlaması gerekebilmektedir.

Ameliyat

Genel olarak bacaklarda sık görülmekte olan varisler; toplardamarlarda meydana gelen sağlık sorunlarıyla ilgili olarak damarlarda oluşma kıvrılma ve kan birikimleri yüzünden arterlerin şişmesi sonucu oluşmaktadır.

Tedavi yapılmadığı durumlarda çok ciddi sağlık sorunlarına neden olan bu varisler ayakta duran veya ayakta çalışan insanlarda daha yoğun şekilde görülmektedir.

Farklı nedenler sonucu oluşan bu varisler in tedavisinde en son aşama ameliyatlar olmaktadır.

Varis Ameliyatları

Varis ameliyatlarında kirli kanın kalbe temizlenmek üzere iletilmesi ile görevli olan safen ismi verilen toplardamar veya diğer ismiyle venler çıkarılmaktadır. Varis ameliyatlarında hedeflenen venlerde biriken pis kanın daha da aşağı inerek yayılmasını önlemek aynı zamanda hastanın ağrılarını ve kramplarını yok etmektir.

Varis ameliyatları genel anestezi altında olabileceği gibi doktorların uygun görmesi halinde lokal veya spinal anestezi altında da yapılabilmektedir. Eğer varis şikayeti olan hastaların ayak bilekleri üzerinde küçük mavi renkte damarlar yoksa, hastanın ameliyat olmasına gerek olmayabilir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Varis ameliyatları; damarların toplandığı bölgeye göre; kasıktan, ayak bilekleri civarındaki bölgelerden nadir olarak diz kapağından minik kesikler yapılarak uygulanır.

  Sorunlu damarları özel bir şekilde bağlanarak kesilir.  Yerine özel yapay bir damar takılarak yerleştirilir.  Damarın içine bir tel sokularak yavaş bir şekilde çekilerek kıvrılan damarlar açılır.

  İşlem bittikten sonra kontrol yapılır ve kesikler dikilir.

Bazı durumlarda çok minik varis damarları da oluşabilmektedir. Bu varis damarları çok küçük kesikler açılarak kesilir. Kesikler o kadar küçüktür ki; sorunlu olan damarlar çıkarıldıktan sonra tekrar dikilmesine gerek kalmaz.

  Cerrahi müdahaleden sonra hastaların bir iki gün ağrı çekmeleri oldukça normaldir. Bu süre içinde doktor tarafından verilen ağrı kesici ilaçlarla hasta rahatlatılır. Operasyon sonrasında hasta bir süre müdahale edilen bölgeye sıcak su değdirmez.

Güneş ışınlarından uzak durup her gün kısa yürüyüşler yapmalıdır.

(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://damarlari.com/ameliyatsiz-varis-tedavisi.html

Varis ameliyatından sonra ne kadar yatılır

Varislerinizden Ameliyat Olmadan Kurtulabilirsiniz

Her ameliyattan sonraki günlerde bir süre yatak istirahati önerilir, önerilen bu sürenin uzunluğu ameliyatta yapılan doku hasarına ve buna bağlı olarak beklenen ağrı düzeyine göre değişir.

Kemik müdahaleleri en uzun süre istirahat gerektirir çünkü kemiğin iyileşme süreci uzundur.

Damarların kesilerek çıkarıldığı durumlarda bundan çok farklı değildir ve ameliyatsız yöntemlere kıyasla ciddi düzeyde uzun zaman kaybı olur.

Her ne kadar ameliyatla varis tedavisi yapan klinik sayısı giderek azalsa da devlet hastanelerinde en sık yapılan operasyon stripping ameliyatıdır ve 2 hafta yatak istirahati sonrası 6 hafta yani toplam 2 ay bandaj veya çorapla hafif aktiviteler önerilir. Teknoloji kullanılsa da benzer tedaviler olan endovenöz lazer ve endovenöz radyo frekans tedavilerinde de öneriler yaklaşık aynıdır.

Daha küçük girişim olan pake exizyonunda ise büyük kesikler değil küçük ve çok sayıda cilt kesikleri olduğundan daha az istirahat önerilir ve işe dönüş 1-2 haftadır.

Hastalığın tekrar ihtimalini azaltma, morlukların ve şişliğin daha çabuk düzelmesi için ameliyat sonrası bacağı kavrayan sıkılkta çorap 2-6 y boyunca giyilmesi önerilir. Çorap pansuman bittikten sonra giyilmeye başlanır, sabah yataktan çıkmadan giyilmesi önerilir.

Ameliyatsız yöntemlerde hiç yatmak gerekmez, hastanın 20 dakika uygulama sonrası işine dönmesinde sakınca olmaz, hafif bir ağrı olsa da hasta sosyal yaşamına aynı gün dönebilir.Ameliyatsız varis tedavileri olan lazer, radyo frekans , skleroterapi ve köpük tedavileriyle damarın kalınlığı yada uzunluğu ne kadar olursa olsun ayaktan tedavi etmek mümkündür.

Tedavi için işinize 20 dakika ara vermeniz yeterli olmaktadır, işlem bitişi genellikle sosyal yaşamınıza ara vermeyi gerektirmeyecek düzeylerde hafif bir ağrı olabilmektedir. Olabilecek küçük lekelenmeler ve morluklar zaman içinde müdahale veya ilaç kullanmayı gerektirmeden kendiliğinden düzelir.

Sonuç olarak ;

Varis tedavisi aslında istirahat gerektirmeyecek yöntemlerle yapılabilir, ameliyatla tedavi ciddi iş gücü kaybı ve eziyet sebebidir. Tedaviye karar vermeden önce hangi yöntemle yaptırılacağı iyi araştırılmalı ve bu konuda teknolojik donanımı tam olan varis tedavi kliniklerinde kalp damar cerrahlarından hizmet alınmalıdır.

Varise özel çalışan kliniklerde bu amaçlı her tür teknoloji bulundurulmaktadır bu sayede ameliyat yapılması gerekmemektedir.

Varis ameliyatından sonra yapılacaklar diğer ameliyatlardan farklı olsa da yaklaşık aynı şeylerdir. Her ameliyat sonrası ameliyatın büyüklüğüne göre değişik öneri ve uygulamalar olmaktadır, bunların en önemlisi hastanın normal sosyal yaşamını engelleyen ağrı sebebiyle istirahat gereksinimidir. Toplar damar ameliyatları da farklı şekillerde yapılmaktadır ve ağrı düzeyi çok değişkendir.

Yapılan ameliyata göre tedavi sonrası şunlar yapılır;– İsitrahat ; bacaklarda ağrı ve şişmeyi azaltmak için 1-2 hafta yatak istirahati, 2 ay kadar çalışmamak kaydıyla hafif hareketli yaşam önerilir, bu hareketli dönemde bazı klinikler 2 ay bazı klinikler 6 ay elastiki bandaj veya varis çorabı önerirler.

– Banyo; genellikle dikişlerin alınacağı 12 güne kadar banyo önerilmez, ancak yaralanmanın daha küçük olduğu bacaktan küçük kesiklerle varisin çıkarıldığı pake exizyonundan 3 gün sonra banyo yapılabilir.– Antibiotik kullanımı; ameliyat alanında iltihap riskini azaltmak için sıkça verilir.– Ağrı kesici ilaçlar; Oluşacak ağrı düzeyini azaltmak ve hasta lüksü için önerilir.

– Aspirin; kan sulandırıcı (gerçekte pıhtılaşmayı geciktirici ) etkisi için verilir,yeni kılcalların oluşumunu azalttığı söylenmektedir.– İş değişikliği; Uzun süre ayakta durmayı gerektiren işler ameliyat sonrası % 60 tekrar varis oluşmasına sebep olacağından hastaya daha az ayakta durmayı gerektiren işlerde çalışması önerilir.

Tekrar ihtimalinin çok daha az rastlandığı ameliyatsız tedavilerden sonra meslek değiştirmek önerilmez.Oluşan doku hasarı yaklaşık aynı olduğu için endovenöz lazer de klasik ameliyat gibi değerlendirilir.

Ameliyatsız yapılan lazer, radyo frekans, skleroterapi ve köpük tedavilerinden sonra bunların hiçbiri önerilmez hatta hasta işlem bitimi yürüyerek işine gidip çalışabilir, sosyal yaşamına ara vermesi gerekmez. Ameliyat sonrası günlerce banyo yasağı özellikle yazın ciddi sorun olabilir ama ameliyatsız tedavi yapıldığı gün bile banyo yapılabilir.

Varis ameliyatından sonra neden iltihap olur

Varis ameliyatında çok yerden kesik yapılır yani cildin koruyuculuğu bozulmuş olur, cildin bütünlüğünün bozulduğu her durumda yaralanma alanından mikrop girerek iltihaplanmaya sebep olabilir.

Bu yaralanma herhangi bir kazayla olabileceği gibi kontrollü bir şekilde ameliyatta da oluşturulur. Ameliyatla cilt kesilmesine bağlı iltihaplanma daha seyrektir çünkü ortam sterildir ama buna rağmen her ameliyattan sonra iltihap riski vardır.

Bütün ameliyatlardan sonra olabildiği gibi varis tedavisi ameliyatla yapıldığında ameliyat yada dikiş yerinden mikrop girerek ameliyat bölgesinde iltihap yada apseye sebep olabilir, bütün ameliyat sonrası iltihaplanmaları gibi varis ameliyatı sonrası görülen iltihapta da antibiotik ve istirahat önerilir, yara yerindeki dikişler alınarak iltihabın akması sağlanır. Genellikle ciddi sorun yaşanmadan tedavi edilebilir.

Doku içindeki bu mikrobik durum bazen cilt altından ilerleyerek selülit veya lenfanjit denilen durumun ortaya çıkmasına sebep olabilir.İltihabın bu şekilde ilerlenmesi durumunda daha etkili antibiotikler ve tercihen ağızdan değil kalça veya damardan yapılan antibiotikler kullanılır.

Ameliyathanelerin maximum düzeyde steril olmasının temel mantığı bu tür ameliyat sonrası yara enfeksiyonlarının en aza indirilmesidir,sonraki dönemde yapılan pansumanlarında uygun ortam ve malzemelerle yapılmaması enfeksiyon riskini artırabilen uygulamalardır.

Ameliyatsız lazer,radyo frekans veya köpükle yapılan varis tedavilerinde cilt bütünlüğü bozulmadığı için mikrop girme ve iltihaplanma riski yok diyecek kadar azdır.Bu yöntemlerle tedaviden sonra görülen enfeksiyonlar çok daha basit düzeylerde kalmaktadır.Varisleriniz varsa riski yüksek ameliyatlar yerine riski çok düşük ameliyatsız yöntemleri tercih etmelisiniz.

Varis Ameliyatı Sonrası Morluklar Neden Olur

Varis ameliyatı varis tedavisinde uygulanan en agresif ve en çok yan etkisi olan yöntemdir ve bu sebeple giderek uygulaması azalmakta hatta devlet hastaneleriyle sınırlı hale gelmektedir. Damar hastalıklarına özel çalışan kliniklerde artık klasik ameliyatlar terk edilmiştir.

Aslında bir çok ameliyattan sonra morluklar olması alışıldık bir şeydir ama göz ameliyatları, burun estetik ameliyatları gibi bacaklarda yapılan damar ameliyatından sonra da morluk olur. Görünür alanda olup dramatik bir görünüme neden olması dışında ciddi bir sorun yaratmaz.

Ameliyatı sonrası morlukların en önemli sebebi damarların kesilmesi ve yer yer çekerek koparılarak alınmasından kaynaklanan can sıkıcı bir durumdur. Öyle ki haftalarca çok dramatik bir görünüme sebep olur.

Her ameliyatta çevresel kılcal damarların da kesilmesine bağlı olarak ameliyat alanına kan sızıntısı olur, her ne kadar kanamalar kontrol edilse de işlem bitişinde bir miktar daha sızıntı devam eder. Ameliyatın türü ve genişliğine göre bu kanamanın miktarı da farklı olur.

Çok kanaması beklenen girişimlerin sonunda o bölgedeki kanı emecek dren denilen alet konur. Varis ameliyatlarında da çok sayıda damar kesildiği, stripping ameliyatında çok sayıda yan dal damarların çekerek koparılması sebebiyle cilt altına abartılı düzeylerde kanama olur.

Çekme işleminden sonra tampon yapılsa da, işlem sonrası sıkı bandaj sarılsa da bu durum değişmez yani doku içine bol miktarda kanama olur. Damar boyunca uzun mesafeler olduğu için dren konması da mümkün olmaz ve doku içinde kalır.

Ameliyat Sonrası Morluk Ne Kadar Sürer

Süre ameliyatın büyüklüğü ve deri altına kaçan kanın miktarıyla ilgilidir. Genellikle 2-3 haftada düzelir ama kanama çok olduysa daha uzun sürebilir.
Varistn sonra uzun sürmesinin sebebi kanama miktarının fazla olmasıdır.

Cildin altına akan bu kan sonraki 2-3 günde ezilmiş gibi morluk şeklinde görülür, 10-15 gün sonra bu morluk sarı ve yeşil hale döner, 2-5 ay sonra büyük oranda kaybolur. Kaybolma işi vücut tarafından yapılır, akmış olan bu kan vücut tarafından yeniden kan yapımında kullanılmak üzere taşınır.

Bu fizyolojik işleyiş başka sebeplerle olan morlukların iyileşmesi için de geçerlidir, yani vücut çok tasarrufludur ve tekrar kullanır.

Ameliyat Sonrası Morluk Nasıl Geçer

Tabi hastayı en fazla ilgilendiren budur. Özellikle görünür yerdeki morlukların bir an önce geçmesi istenir. İşin önemli bir kısımını vücut kendisi yapar.
Cilt altına sızmış kanı yeniden kan yapımında kullanmak üzere alıp götürür. Dışardan uygulanacak ilaçlar bu süreyi biraz kısaltabilir.

Morarmış alana günde 2-3 defa lazonil merhem ya da hirudoid merhem sürülürse daha çabuk düzelir.Ameliyatsız yöntemler olan radyo frekans, lazer, skleroterapi ve köpük tedavisinden sonra da morluk görülebilir ancak ameliyatlardan sonra görülenlerle kıyaslanamayacak kadar azdır ve kısa sürede kaybolur.

Buradaki morarmanın sebebi ise damara sokulan iğnenin çıktığı kısımdan birkaç damla sızıntı olmasıdır.Varisleriniz varsa ameliyat sonrası aylarca süren morluklara katlanmak istemiyorsanız çağdaş tedavi yani kesip dikmek gerektirmeyen yöntemleri araştırın, ameliyat oldunuzsa da morluklardan tedirgin olmayın 2-5 ayda % 99 ihtimalle kendiliğinden geçecektir.

Şunu da bilmekte yarar var varis ameliyatı sonrası tekrar ihtimali oldukça yüksektir yani tekrarlarsa bu tür morlukları yaşamamak için ameliyatsız yöntemleri tercih edin.

Çağdaş Varis Ameliyatları olan zamk tedavisi (varisi içten yapıştırma), damar içi lazer (EVLA), damar içi radyo frekans (EVRFA) gibi ameliyatlardan sonra morluklar çok daha azdır ve daha kısa sürede düzelir.

Tüm tedavilerde olduğu gibi varis ameliyatının tehleri de vardır.

Tüm cerrahi girişimlerde ortak tehler olan narkoz, iltihaplanma, yaranın dikişlerinin açılması, kanama, morluk, tekrarlama ihtimalinin yüksekliği ve ağrı gibi sıkıntı verici durumlar varis ameliyatları için de geçerlidir.

Varisin ameliyatla tedavisi ameliyatı tehleri sebebiyle uygulaması giderek azalmış ve çağdaş tedavi yöntemlerine bırakmıştır.Ameliyatının tehleri olarak ta değerlendirilebilecek sorunlar;

Varisin tekrarlama ihtimali

Hook Venektomi, Stripping, Pake Eksizyonu ve Kapakcık onarımı şeklinde yapılan ameliyatlar da dahil olmak tümünde en büyük sorunların başında hastalığın tekrarlama riski gelmektedir. Tedavi ve ameliyatın amacı hastalıktan kurtulmak olup 1-2 yıl içinde yeniden ortaya çıkması keyifleri kaçırmaktadır. Bu ihtimal % 40 ile % 60 arasında değişmektedir.

Hastanede yatış

Narkoz ile yapılacağı ve ameliyathanede yapılması gerektiği için hasta operasyon sonunda 3-7 gün arasında hastanede yatması gerekmektedir. Özel hastanede yapılması durumunda ciddi bir masraf çıkacaktır. Ameliyatsız tedavilerde sadece 20 dakikanızı ayırmanız yeter.

İş gücü kaybı

Taburcu olmasına müteakip, ayrıca 2 ile 8 hafta süresince iş gücü kaybına neden olmaktadır. Yürüme sıkıntısı yaşayabilir ve istirahat etmeniz gerekir. Aynı zamanda elastiki bandaj yada çorap kullanmak gerekebilir.

Kanama ve iltihap Kesilen alanlarda cilt altında kanama ve iltihap görülmektedir. Bu durum tüm varislerin ameliyatları için geçerlidir. Nadir olsa da yaralarda açılma durumu oluşabilir.

Başarı oranıHer yapılan cerrahi operasyon başarılı geçmesi imkansızdır. Özellikle kapakçık onarımı denilen yöntem bozulan kapakçıkları onarmayı amaçlamaktadır. Fakat operasyon sonunda elde edilen başarı oranı çok düşüktür.

Ameliyat izi

Ameliyat için bir yada bir veya bir kaç yerden 1cm ile 10 cm arasında değişen kesi yapılır. Yapılan bu kesilerden damar çıkarılır yada tel sokulur. Operasyon sonunda dikiş ile kapatılan bu kesiler ömür boyu kalıcı dikiş izlerine neden olmaktadır. Özellikle etek giyen kadınlar için ciddi bir estetik sorundur. Erkekler için belki çok sorun olmayacaktır.

Ameliyatsız yapılan yöntemlerde bu risklerin hiçbiri yaşanmamaktadır.

Varis Ameliyatı olmak Zorunda Değilsiniz!

Источник: https://www.doktoronerileri.com/varis-ameliyatindan-sonra-ne-kadar-yatilir

Varislerinizden Ameliyat Ve İz Olmadan Kurtulabilirsiniz

Varislerinizden Ameliyat Olmadan Kurtulabilirsiniz
Girişimsel Radyoloji
Memorial Şişli Hastanesi

Gün içinde ayakta fazla kalanların hastalığı olarak bilinen varisler şiddetli ağrı, kaşıntı gibi şikayetlerin yanında estetik görünüm açısından da sorunlara neden oluyor.

Varis tedavisinde son yıllarda ön plana çıkan damar içi lazer uygulaması sayesinde bu sorundan ağrı ve iz olmadan kurtulmak mümkün olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bölümü’nden Prof. Dr.

Mert Köroğlu, varis ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kadınlar daha fazla risk altında

Kalpher atımında bir miktar kanı atardamarlar ile dokulara göndermektedir. Vücuttaki kirli kan toplardamarlar aracılığı ile kalbe taşınmaktadır.

Toplardamar duvarında oluşan yapısal bozukluklar, kirli kanın yer çekimi etkisiyle geri akmasını engelleyen kapakların hasarlanması gibi nedenlerle damarların genişleyerek büyümesi ve kıvrımlı bir şekil almasıyla varisler oluşabilmektedir.

Toplumda %15-25 oranında görülen varisler, kadınlarda erkeklere oranla daha fazla ortaya çıkmaktadır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte görülme oranı artan varisler, cilt yerleşimli olabildiği gibi cilt altı derin yerleşimli de oluşabilmektedir.

İşiniz ayakta durmanızı gerektiriyorsa daha dikkatli olun

Varis oluşumunda ailesel yatkınlık söz konusu olmakla birlikte öğretmenler, kuaförler, diş hekimleri, garsonlar gibi uzun süre sabit olarak ayakta durmak zorunda olan meslekleri olanlar risk grubundadır. Uzun süre ayakta kalmak gerekiyorsa arada dinlenmek, bacak kaslarını güçlendirecek egzersizler ve kilo vermek uzun vadede varis oluşumunun önüne geçebilmektedir.

Varisler yaşamı tehdit edecek boyutlara gelebilir

Uzun süre ayakta kalınan günlerde özellikle gün sonunda ağrı, kaşıntı, yanma, karıncalanma, seğirme, gece krampları veödemlere neden olabilen varisler kozmetik bakımdan da hastaları rahatsız etmektedir.

Ağrılar ve kozmetik endişenin yanında özellikle geç dönem varis hastalarında renk değişikliği, geniş ancak derin olmayan yaralar oluşabilmektedir.

Ayrıca, şiş, koyu renkli ve düz olacağı yerde sıklıkla kıvrımlı, büküntülü ve anormal derecede genişlemiş varislerde iltihap ve pıhtı oluşması, akciğere pıhtı atması gibi sorunlara neden olabilmektedir. Varis kanamaları çok ender de olsa yaşamı tehdit edici boyutlara varabilmektedir.

Bu sporlardan uzak durun

Bacak kaslarını çalıştırıp damar elastikiyetini artıran egzersizler varis şikayetlerinin azalmasına neden olurken, hastalığın da ilerlemesini yavaşlatabilmektedir.

Kan dolaşımını düzenleyen, özellikle aynı ritimde devam eden yürüyüş, yüzme, koşu, dans, ip atlamak, bisiklete binmek gibi aktiviteler varis hastalarına özellikle önerilmektedir.

Ancak karın içi ve varisli bölgedeki basıncı artıran;

  • Ağırlık kaldırmak
  • Halter
  • Ikınma hareketini çok fazla tetikleyen zorlayıcı karın hareketleri
  • Karın içi basıncı çok arttıran plates egzersizleri
  • Ani deparların gerektiği voleybol, futbol, basketbol gibi sporlardan uzak durulması gerekmektedir.

İşlemden 2 saat sonra yürüyerek evinize dönebilirsiniz

Varis tedavisinde son yıllarda damar içinden uygulanan lazer uygulamaları ön plana çıkmaktadır. Doppler ile hastalıklı damarın belirlenmesini ardından ultrason eşliğinde iğne ile damarın içine girilmektedir.

Damar içinde uygun yere yerleştirilen fiber yardımıyla uygulanan lazer işlemi, kontrollü olarak damarın içten tıkanmasını sağlamaktadır.

Lokal anestezi altında 30-60 dakika süren uygulamanın ardından 1-2 saat dinlendirilen hastalar yürüyerek taburcu edilebilmektedir.

Ameliyat izi olmadan yaza girebilirsiniz

İşlemin herhangi bir kesi olmadan ince bir iğne girişiyle yapılması hastalara kozmetik yönden büyük avantaj sağlamaktadır.

Ağrısız ve issiz gerçekleştirilen damar içi lazer uygulaması, sağlam dokuların korunması bakımından da tercih edilmektedir.

İşlem sonrası herhangi bir hareket kısıtlamasına gerek olmayan damar içi lazer uygulamasında hastalığın tekrar etme ihtimali son derece düşüktür.

Varislere köpük dokunuşu

Varisleri besleyen damarlar lazer ile ortadan kaldırdıktan sonra aynı seansta kalan tüm varislerin içine de damar yoluyla girilerek köpük haline getirilen ilaçlar verilmektedir. Köpük haline getirilen ilacın damara girişi ve ilacın damarda yayılımı ultrason ile takip edilmektedir. Bu işlemle damar için lazer uygulamasının etkinliği en üst seviyeye çıkartılmaktadır.

Güncellenme Tarihi: 13 Haziran 2017Yayınlanma Tarihi: 13 Haziran 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/varislerinizden-ameliyat-ve-iz-olmadan-kurtulabilirsiniz/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.