Variste Tedavi Seçenekleri

içerik

Variste Tedavi Seçenekleri

Variste Tedavi Seçenekleri

Venöz yetmezlik; bacaklardan kalbe doğru olan kan akımının yavaşlaması ile bacak venlerinde göllenmesiyle sonuçlanan çok yaygın bir durumdur.

Normalde bacak toplardamarlarındaki tek yönlü kapaklar, kanın “yerçekimine karşı-kalbe doğru” akımını korurlar.  Bu kapaklar işlevlerini yerine getiremezse kan geriye doğru akabilir (reflü).

Bu reflü, çok yaygın karşılaşılan bir durum olan ve venöz yetmezlik olarak bilinen olan, damarlarda kanın göllenmesi ile sonuçlanır.

VARİS VE VENÖZ YETMEZLİĞİN YAYGINLIĞI

Bacakların kronik venöz hastalıkları, insanları en çok etkileyen sağlık sorunları arasındadır. Varisli damarlar, 50 yaş ve üzerindeki her iki kişiden birini ve tüm yetişkinlerin yüzde 15 ile 25’ini etkiler.

RİSK FAKTÖRLERİ

Risk faktörleri; artan yaş, ailede varis öyküsü, uzun süreli oturma veya ayakta durmayı gerektiren işler ve obezite’dir. Kadınlarda hamilelik -özellikle birden fazla hamilelik- venöz yetmezlik ilerlemesini hızlandıran en yaygın faktörlerden biridir.

HASTALIK BELİRTİLERİ

Venöz yetmezlik ve varisin neden olduğu belirtiler, bacak toplardamarları içinde artan basınç ile ilişkilidir. Bu belirtiler gün içinde daha da kötüleşen ağrı, zonklama, yorgunluk ve ağırlık hissidir. Birçok kişi öğleden sonra oturmak ve bu belirtileri hafifletmek için ayaklarını yükseltmek gereğini duyar.

Gözle görülebilen bir varisi olmadan venöz yetmezliği olan kişilerde de aynı belirtiler görülebilir. Daha az sıklıkla, ciddi vakalarda venöz yetmezlik, ayak bileği yakınında koyu renk değişimi ve ciltte yara ile sonuçlanan deri değişikliklerine neden olabilir.

Ne yazık ki, 60 yaş üzerindeki yetişkinlerin yüzde 1’inde venöz ülser olarak bilinen, venöz hastalığa bağlı kronik yaralar gelişebilir.

Tanı ve Değerlendirme

Bir teşhis koymadan önce, tarafımızdan hastamızda dolaşımını etkileyebilecek herhangi bir geçirilmiş yaralanma ya da hastalıklar ile aile öyküsünü içeren tam bir hasta öyküsü alınacaktır.

Randevunuza ve aynı zamanda aklınıza gelebilecek soru veya endişeleri ve mevcut ve geçmiş ilaçların bir listesini getirdiğinizden emin olun.

Tarafımızdan bacak ödemi ve variköz venleri ayakta incelemeyi de içeren kapsamlı bir fizik muayene gerçekleştirilecektir. Gerekli olursa bacaklarda kan dolaşımını incelemek veya damarlarda bir kan pıhtısı olup olmadığını tanımlamak için bir dubleks ultrason istenebilir.

Variste tedavi seçenekleri hakkında, gerçekleştirilen bu ön değerlendirmeden sonra hastamıza bilgi verilir. Varisli damarlar yaşam tarzı değişiklikleri ve tıbbi tedavikombinasyonu ile tedavi edilebilir.

Varis – örümcek ven tedavisinde bizim ilgi, donanım ve deneyimlerimiz ve hastalık ile ilgili bilgiler almak için bu sitedeki bilgileri ve kaynakları kullanabilirsiniz.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Dengeli beslenme kilo kaybı ve düzenli egzersiz yapmak variköz venleri ve eşlik eden ağrının rahatsızlığını hafifletir. Eğer uzun süreler oturuyorsanız, hareket için molalar vermek dolaşımınızı hızlandırmaya yardımcı olur.

Doktorlar genellikle variköz venleri olan hastalara kompresyon çoraplarını önerir. Tam boy külotlu çorap en hafif desteği sunmaktadır. Bir sonraki seviyede destek diz altı ya da dizüstü kompresyon çorapları ile sağlanabilir. Doktorunuz, gerektiğinde size en uygun basınç ve özellikteki kompresyon çorabını reçete edecektir.

TIBBİ TEDAVİLER

Eğer yaşam tarzı değişiklikleri ve kompresyon giysileri kombinasyonu belirtileri azaltmakta yeterli değilse ya da kozmetik nedenlerle bunlardan kurtulmak isterseniz variköz venleri ortadan kaldırmak için kullanabileceğimiz bir dizi prosedürler vardır:

Termokoagülasyon: çapı 1 mm kadar olan yüzdeki ve bacaktaki örümcek damarları, Radyo Frekans ile termokoagülasyon (ısı ile damar hasarı) yöntemi ile ince damarda hasar oluşturarak ortadan kaldırmak esasına dayanır.

Uygulamada FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından bu konuda tek onaylı cihazı olan Veingogh® kullanmaktayız. İşlem sırasında son derece ince iğneler ile yok edilmek istenilen damara temas edilmektedir.

Bu tekniğin; kalp pili olanlar, hamileler, sara hastaları ve kanama bozukluğu olanlarda kullanımı uygun değildir.

Skleroterapi: En sık, 1 – 3 mm çapındaki küçük varisli damarları ve örümcek damarları kaldırmak için en sık kullanılan prosedürlerin biridir.

Bu cerrahi olmayan prosedürdeson derece ince iğne ile anormal ven içine veni tahriş ederek ve kurutarak kapatan, sonra da bu damarın vücut tarafından geri emilmesini sağlayan kimyasal bir sıvı enjekte eder.

Skleroterapi anestezi gerektirmez ve genellikle muayenehane koşullarında yapılabilir. İyileşme, hem mikroflebektomi ve hem de enjeksiyonskleroterapi’den sonra hızlıdır.

Minimal İnvaziv Damar Ablasyon Tedavisi (Endovenöz Ablasyon): problemli damarları yakmak (dağlamak) ve kapatmak için lazer veya radyo dalgaları kullanır. Bu, küçük ve orta ölçekli damarlar üzerinde en etkili, minimal invaziv yöntemdir. Kapatılmış olan damarlar vücut tarafından geri emilir.

Endovenöz ablasyon, venöz yetmezlik tedavisinde ultrason eşliğinde uygulanan minimal invaziv ayaktan tedavi yöntemidir.

Genişlemiş, anormal safen ven üzerindeki deriye lokal anestezik uygulandıktan sonra, kateter olarak adlandırılan ve spagetti teli büyüklüğünde ince bir tüp ile genişlemiş ven içine girilir.

Bu kateter yoluyla, damar içine, damarı kapatacak lazer ya da radyofrekans enerjisi uygulanır.

Safen ven içindeki reflü, onun dallarında kanın göllenmesine, kişide görünür varis gelişmesine yol açabilir. Varisli damarlardaki işlev kaybı, çevresindeki normal damarları daha fazla kan kalbe geri doğru göndermeye mecbur bırakarak onların iş yükünün artmasına neden olmaktadır.

Anormal ven’in kapatılması ile, cilde yakın seyreden varisli damar büzüşür, kapatılmış olur ve bacağın görünüşü düzelir.  Ek olarak, hastalıklı damarın kapatılmasıyla çevresindeki sağlıklı damarların, geri kaçan kan akışına bağlı artmış iş yükü normale döner.

Diğer sağlıklı damarlar bacaktaki kanın normal akışıyla ilgili yeni düzenlemeye uyum sağlayarak kan taşıma işini devralırlar.

Minimal İnvaziv Damar Ablasyon Tedavisi Faydaları

Tedavi bir saatten az sürer ve belirtiler anında bir rahatlama sağlar.

Normal aktiviteye derhal dönüş mümkündür. Az ya da ağrı kesiciler ile tedavi edilebilir minör ağrı ya da morarma olabilir.

Hiçbir yara izi ya da dikiş yoktur. Çünkü prosedür sadece kalem ucu büyüklüğünde bir çentik ile yapılır, deride bir cerrahi kesik gerektirmez.

Yüksek başarı oranı (% 93-97) ve cerrahiye kıyasla düşük nüks oranına sahiptir.

Ayaktan mikroflebektomi: Mikroflebektomi şişkin varisi ortadan kaldırmak için kullanılan, hastaneye yatış gerektirmeyen minimal invaziv bir tekniktir.

Anormal damar kümesi, lokal anestezi altında, ciltte yapılan küçük bir çentikten özel araçlar kullanılarak çıkarılır. Beklenen iyileşme süresi kısadır. Bu prosedürler, tek başına ya da ven ablasyonu ile birlikte yapılabilir.

Bu prosedürde, variköz ven ufak delikler veya kesikler yapılarak bölümler halinde çıkarılır. Kesikler dikiş gerektirmeyecek kadar küçüktür.

Venlerin Cerrahi Tedavisi, Damarı Bağlama (Ligasyon) ve Sıyırma: Daha eski bir varis tedavi yöntemidir. Cerrahi yolla damarı bağlama (varisli damarı sıyırıp çıkararak ya da yerinde bırakarak), geleneksel varis tedavi metodu idi.

Bağlamada (Ligasyonda) sorunlu ven üzerinde küçük kesiler yapılır, ven, kan akımın durduracak şekilde bağlanır, bu da venin daha az görünür hale gelmesine yol açar. Damar sıyırma problemli venin üst ucunun bağlanarak kapatılması ve ardından veni kaldırmayı içerir.

Uzun venler genellikle bu şekilde uzaklaştırılır.

Bu prosedür endovenöz ablasyona göre daha ağrılıdır ve genellikle daha uzun iyileşme süresi gerektirir. Buna ek olarak, daha yüksek bir tekrarlama oranı söz konusudur. Bu nedenle cerrahi tedaviler son derece başarılı olmasına rağmen cerrahi tedavi önerilen hastaların ikinci bir uzmandan görüş alması uygun olur.

Источник: http://www.izmirdevaristedavisi.com/variste-tedavi-secenekleri

Varis Tedavi Edilmezse

Variste Tedavi Seçenekleri

Bu cümleyi insanlar ne amaçla arıyor tam olarak bilmiyorum, ama maalesef arama motorlarında varis hastalığı ile ilgili kelimeler arasında ilk 10’da yer almaktadır.

Varis tedavi edilmezse ne olur? cevabını neden merak ederler, ne yapmaya çalışırlar bilmem ama bildiğim tek gerçek bu hastalığın geç kalınmadan tedavi edilmesi gerektiğidir.

Çünkü ilk başlarda ciddi bir şikayete neden olmamasına karşın ilerleyen her evrede şikayetler ve riskler artmaktadır. Bu sayfada damar genişlemesi edilmezse ne olur? sorusuna ilk baştan başlayarak yanıt vermeye çalışacağım.

Varis Tedavi Edilmezse
Zamanla şu sorunlar oluşur, giderek arta ve yenileri eklenir.

Varisin İlerlemesi

Bütün hastalıklarda olduğu gibi ilerler, yenileri çıkar ve damarlar giderek kalınlaşır. İlerlemesi durumund atedavisi daha güç yapılabilir. İlerlemenin sınırı yok denilebilir. El bileği kalınlığına ulaşan varisler görülmüştür. Varis çorabı bu süreci yavaşlatsa da durduramaz, ilaçların ilerleme üzerinde etkisi yoktur.

Varisin Kanaması

Sürekli genişleyen toplardamarları şişen bir balona benzetebilirsiniz. Çocuklar büyük bir görüntüye ulaşmak için sürekli üfleyerek şişirmektedir. Fakat bir noktadan sonra basınca dayanamayan balon maalesef patlayarak kullanılamaz hale gelmektedir.

Aynı durum sürekli genişleyen toplardamarlar içinde geçerli olup, damarlar bir noktadan sonra kanamaya başlayacaktır. Ciddi bir kanama durumu olup, hastalar genelde kanamayı durdurmakta başarısız olabilmektedir.

Asıl sıkıntı kanama olmayıp, kanama yerini iyileşmesi zor yaralara bırakmaktadır.

Varis Yarası

Evet arkadaşlar kanama problemi ile birlikte bacakta iyileşmesi zor bacak yaraları yani varis ülseri problemi ortaya çıkmaktadır. Cildin çürümesi anlamına gelen bu durum maalesef hastaların ilk başta yürüme özgürlüğünü elinden alarak zamanla yatağa mahkum olmasına neden olmaktadır.

Bacaklarda Ağrı

Yukarıda anlattığım görsel kirliliğe neden olurken sonuçlar sadece bununla sınırlı kalmayıp, özellikle insanı canından bezdirecek düzeye ulaşan bacak ağrıları ortaya çıkmaktadır. Tabii ki tüm ağrılar damar genişlemesi hastalığı ile alakalı olmayacağını bilmelisiniz. Bu ayrımı yapmak için küçük testlerden yararlanabilirsiniz.

Varisten kaynaklanan ağrılar genellikle sabahları olmayıp, daha çok öğlen ve öğlen sonrası başlayarak akşamları şiddeti artan sorunlardandır. Çözümü ise doğal yollardan mümkün olup, bacak ağrısı başladığında yürümeye başlarsanız hafifler ve tamamen kaybolur. Aynı şekilde evde iseniz yere uzanarak bacaklarınızı 20-30 cm yukarı kaldırarak ağrıdan kurtulabilirsiniz.

Yaşadığınız sorunun varisten olup, olmadığını böylece anlayabilirsiniz.

Gece Krampları

Bir diğer sorun ise geceleri sık görülen kramp problemleri olup, bir tür kas sorunudur. Normal insanlarda da görülmesine karşın varisli hastalarda biraz daha fazla görüldüğü söylenebilir. Özellikle geceleri ve yatarken uykudan uyandıracak düzeyde olabilmektedir.

Bacak Kaşıntısı

Özellikle diz bölgesinin alt kısmında görülen kaşıntılar direkt olarak varisi işaret etmektedir. Kirli kanın toplardamarlarda beklemesi kaşıntıya neden olmaktadır. İnsanlar bu tür sorunlarda kaşıntı kremi kullansa da kalıcı bir çözüm olmaz. Çünkü hastalık var oldukça şikayetleri de var olacaktır.

İyileşmesi Zor Bacak Yaraları (Varis Ülseri – ulcus cruris)

Bacaklarınızda renk değişimi ve ciltte sertleşme gibi bir durum görmeniz halinde çok fazla zaman kaybetmeden mutlaka bir kalp damar cerrahi uzmanına giderek tedavi olmanız gerekir.

Çünkü bu noktadan sonra bacaklarınızda kanama ve buna bağlı olarak iyileşmesi güç yaralar varis ülseri ortaya çıkmaktadır. Bu durum maalesef işi iyice zora sokmaktadır.

Kendiliğinden iyileşmesi neredeyse imkansız yaralardır.

Varis Ülseri (Bacak Yarası) Nedir?

Evet arkadaşlar hastalığın tedavisi yapılmadığında bacaklarda kanama (damarlarda çatlama) olduğunu görürsünüz. Bu kanamalar maalesef iyileşmesi güç yaralara neden olmaktadır.

Kanama öylesine ciddi ki bazen durdurmak için mutlaka tampon uygulanması gerekir. Türkçe karşılığı bacak yarası anlamına gelen varis ülseri bacakların önce yara sonrada kötü bir koku ile çürümesine neden olmaktadır.

Dilerseniz aşağıda resimler ile hastalığa bir göz atalım.

Varis Yarası Nasıl Geçer?

Öncelikle bu sorununda kendi kendine yada bitkisel ürünler, karışımlar vs ile geçme imkanı olmayacaktır. Mutlaka bilimsel anlamda cerrahi müdahale gerekmektedir.

Bunun için yine varisin tedavisinde olduğu gibi alanında tecrübeli bir kalp damar cerrahi uzmanından yardım almanız gerekir. Altı şubemizde fleboboloji (kalp damar cerrahisi) uzmanı size bu konuda da hizmet vermektedir.

Ücretsiz muayene imkanlarından yararlanabilirsiniz.

Eski Yöntem (Oksijenle)

Bacak yaralarının tedavisi geçmişte sadece gelişmiş hastanelerde yapılırdı. Çünkü oksijen birimi olan sağlık merkezlerinde yaklaşık 6 ay sürecek bir oksijen tedavisi gerekirdi. Oldukça zor ve masraflı tedavi sonrasında daha gelişmiş bir uygulama olan PRP uygulaması geliştirildi ve kliniklerimizin her altı şubesinde de uygulanmaktadır.

Varis Yarası Tedavisinde Yeni Yöntem (PRP Tedavisi Nedir, Nasıl Yapılır)

Varisten kaynaklanan ülserin tedavisinde en gelişmiş yöntemlerden biri olan PRP (Platelet Rich Plasma) kişinin kendi kanı ile ortaya çıkan yaranın iyileşmesini sağlamaktadır.

Hastadan alınan kan PRP cihazı ile çok özel bir serum haline getirilmektedir. Elde edilen bu serum çok ince bir iğne yardımcı ile hastada ortaya çıkan yaraya enjekte edilmektedir.

Yaranın durumuna göre bu uygulama bir kaç seans şeklinde uygulanır.

Evet arkadaşlar burada ortaya çıkan sonuç damar genişlemesi hastalığı kesinlikle tedavi edilmesi gerektiğidir. Aksi halde sayfada gördüğünüz şekilde dahada zorlaşmaktadır. Yukarıda PRP ile bacak yarası tedavi edilmesinden sonra mutlaka ülsere neden olan damar genişlemesi tedavi edilmesi gerekmektedir.

Varis Kanaması

Derinin çok inceldiği noktadan damar patlayıp kanama olabilir, çok dramatik bir tablodur, bir anda her yer kan olur ve aile çok panikler. Kanayan noktaya baskı uygulamak genellikle kanamayı durdurur. 3-4 dakikalık basında rağmen kanama durmuyorsa uzman doktordan destek alınmalıdır.

Vücudumuzda, dokularda biriken kirli kanın kalbe geri taşınmasını sağlayan damar sistemi toplardamarlardır. (Venöz sistem) Toplardamar sistemi bacaklarda derin ve yüzeysel venler olarak ikiye ayrılmaktadır. Derin venlerde kanın durağanlaşması kümeleşmeye eğilim göstermesi sonucu pıhtı oluşturmakta ve bu durum derin ven trombozu (DVT) olarak adlandırılmaktadır.

Derin Ven Trombozu Belirtileri Nelerdir?

Derin ven trombozu erken dönem (Akut DVT) ve geç dönem (Kronik DVT) olarak ikiye ayrılır. Akut DVT ilk 15 günlük dönemdir.

Ve bu dönemde bacakta şişlik, şiddetli ağrı, ısı artışı, kırmızı ren değişikliği belirtileri oluşur. Bölge olarak bacaklarda en sık baldır ve uyruk venlerinde görülmektedir.

Her iki bacak arasında ciddi çap farklı oluşmaktadır. Nadir olarak kol ve karın içi venlerde de DVT görülmektedir.

Akut dönemde yumuşak pıhtı koparak vücudumuzun çeşitli yerlerindeki toplardamarları tıkayarak emboli oluşturabilmektedir. Bacaklardaki DVT sonrası en sık Akciğer Embolisi görülür. Ani gelişen sırt ağrısı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, ağızdan öksürükle kan gelmesi gibi belirtiler Akciğer Embolisini akla getirmelidir.

Derin Ven Trombozu Nedenleri

Damar içinde pıhtı oluşumuna başlıca 3 faktör etki etmektedir. Bunları maddeler halinde sıralayarak daha açık bir dille anlatabiliriz.

  1. Damarın içi yüzeyinde (endotelde) hasar oluşması (Travma, kemoterapi, sigara, damardan ilaç kullanımı gibi)
  2. Hareketsizlik (Uzun süre yoğun bakımda yatış, kalça protezi gibi büyük cerrahi müdahale gerektiren ortopedik ameliyatlar, uzun süren araba veya uçak yolculuğu v.b. gibi)
  3. Pıhtılaşmaya meyil sendromları (Trombofili Sendromları)

Ailesel geçiş nedeniyle sık tekrarlayan düşük yapma öyküsü, genç yaşta bacaklarda veya kolda, karın içi damarlarda pıhtı oluşma öyküsü olan hastalar bu grupta detaylı incelenmelidir.

Bu hastalarda, toplumun geri kalan bireylerine oranla kan, damarın içinde pıhtılaşmaya genetik nedenlerden dolayı dolma çok meyillidir.

Obezite (Şişmanlık), herhangi bir hormon replasman tedavisi; kontrolsüz doğum kontrol hapı kullanımı, hamilelik gibi durumlar da başlı başına pıhtılaşmayı arttıran nedenlerdir.

Hamilelik sırasında vücutta salınan hormonlar kanın pıhtılaşmaya meyilini arttırmaktadır. Ayrıca annenin ve bebeğin kanı beraber kan dolaşımında olduğundan kan volümü artmakta ve pıhtı oluşum riski artmaktadır. Yine bebeğin karın içi ve kasık damarlarına yaptığı baskı sonucu pıhtılaşma riski ve buna bağlı DVT riski hamilelikte artmaktadır.

Ücretsiz Muayene Olun
Yaşadığınız sıkıntının ne olduğunu öğrenmek için kalp damar cerrahi uzmanlarımız ücretsiz muayene imkanı sunmaktadır. Türkiye’nin 4 ili İstanbul, Bursa, Ankara ve İzmir’de bulunan kliniklerimize randevu alarak gelebilirsiniz.

Toplardamar Genişlemesi Mutlaka Tedavi Edilmelidir
Evet arkadaşlar Varis denince kılcal damar yukarıda belirtildiği gibi hastalık değil (estetik sorun) olduğunu aktardık, asıl sorun ve tedavi edilmesi gereken ise toplardamar genişlemesi olup, %95 oranında bacaklarda görülmektedir.

Nedenleri arasında özellikle ayakta çalışmak, hareketsiz yaşam ve genetik yatkınlık gösterilmektedir. Sorunun asıl kaynağı toplardamarlarda bulunan kapakçıkların bozulması ile birlikte kan akışının sağlıklı bir şekilde yapılmamasıdır. Başlıkta da belirtildiği gibi mutlaka tedavi edilmesi gerekmektedir.

Daha önce ameliyat ve ameliyatsız yöntemlerle tedavisinin nasıl yapılacağını aktardık, aşağıdaki bağlantılardan inceleyebilirsiniz.

Varis Başlangıcı Ciddi Şikayetleri Olmayan Bir Dönemdir
Evet arkadaşlar damar genişlemesi edilmezse ne olur? sorusuna ilk yanıt olarak ilk başlarda ciddi şikayet ve belirtileri olmayacağı ile başlayalım.

Kapakçıkların bozulması ile birlikte kirli kan beklemeye ve damarların an be an genişlemesine neden olur. Fakat ilk etapta ciddi belirti ve şikayetleri görülmez.

Yani kişi düzenli yürüyüş, yüzme ve spor faaliyetleri yapıyorsa şikayetleri hissetmiyor olabilir.

Kılcal Damar Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Konuya geçmeden önce dilerseniz önemli bir ayrımı yapalım. Varis hastalığı denince toplardamar genişlemesi ve neden olduğu tam olarak bilinmeyen kılcal damar çatlamaları aynı kefeye konuyor.

Kılcal damar 1 ile 2,5 mm arasında olup, aslında hastalıktan öte estetik problem olarak kabul edilir. Kadınların bacaklarında erkeklerin ise yüz bölgesinde görülen kılcal damarlar tedavi edilmediğinde ciddi bir sıkıntıya neden olmazlar.

Şikayet olarak genelde sızlama ve yanmaya neden olup, estetik yönden kötü görünmesi nedeniyle tedavisi önerilir.

Varisin tedavi seçenekleri ilgili sayfalarda ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır.

Источник: https://www.medicalart.com.tr/varis-tedavi-edilmezse.html

Varis Nedir?

Variste Tedavi Seçenekleri

Pek çok kişi bacaklarındaki damarların deri altından görünmesinden, bu damarların şişmesinden ve açığa çıkardıklar ağrıdan şikayet etmektedir. Bu problem halk arasında varis olarak bilinen bir terimdir.

Alt ekstremitede (bacaklarda) bulunan toplardamarların çeşitli nedenler ile genişlemesi ve bunun sonunca kıvrımlı bir hale dönüşerek bulundukları bölgede bası oluşturması problemi açığa çıkarmaktadır. Bu problem çoğunluklukla bacaklarda deri altında mor ve yeşil renkte damarların görülmesine neden olmaktadır. Aynı zamanda kabacıklar ve örümcek ağı gibi desenler de oluşabilmektedir.

Günümüzde pek çok kişide görülen varisler uzun yıllar boyunca herhangi bir şikayete yol açmayabilmektedir. Ancak bazı kişilerde tedavi edilmeyen, zaman içerisinde ağrı ve sancı gibi günlük yaşam kalitesini düşüren semptomlara neden olabilmektedir.

Unutulmamalıdır ki tedavi edilmeyen varisler zaman içerisinde kronik toplardamar yetmezliği (venöz) problemine yol açabilmektedir. Aynı zamanda ilerleyen süreçte pıhtı oluşumu ya da tromboffebit gibi problemler de açığa çıkabilmektedir.

Bu durumda ise bacaklarda damar görünmesinin yanı sıra ağrı, şişlik ve kızarıklık gibi ciddi semptomlar da gelişebilmektedir.

Varis Belirtileri

Kişinin günlük yaşamı içerisinde birçok probleme neden olmaktadır. Bu şikayetler aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

  • Ağrı ve bası
  • Çabuk yorulma
  • Bacaklarda ağırlık hissi
  • Bacaklarda şişlik ve ödem
  • Cilt renginde koyuluk
  • Bacaklarda uyuşma hissi
  • Kaşıntı
  • Varislerin görünümü-kozmetik şikayetler

Varis Çeşitleri

Kılcal Damar Varisleri (Telenjektazi)

Tıp literatüründe telenjektazi olarak tanımlanan kılcal damar varisleri; kılcal damarların çatlaması sonucunda açığa çıkmaktadır. Genellikle 30 ila 50 yaş arasındaki kadınlarda görülen kılcal damar varislerinin oluşum nedenleri; hormonal değişimler olarak kabul edilmektedir. Özellikle gebelik durumlarında östrajen hormonunda değişiklik yaşanması bu hastalığa neden olmaktadır.

Bacaklarda yüzeyel bir şekilde oluşan bu varislerin çapı 1 milimetreyi geçmemektedir. Aynı zamanda herhangi bir kabarıklık oluşturmadıkları için temas ile hissedilmemekte; sadece mavi ve mor renkte kırmızılık olarak açığa çıkmaktadır.

Oluşum nedenleri arasında genetik faktörler de bulunan kılcal damar varisleri, görünüm dışında herhangi bir şikayet oluşturmamaktadır.

Retiküler Varisler (1-3 mm)

Retiküler varisler (1-3mm): Retiküler varisleri diğer varislerden ayıran en büyük özelliği hafif kabarık olmalarıdır. Genellikle mavi renkte olan ve erken evrede elle oldukça zor hissedilebilmektedir.

Bacaklarda yerleşim gösteren retiküler varisler genellikle diz arkasındaki bölgede açığa çıkmaktadır. Bununla birlikte venöz yetmezlik problemi olan hastalarda ileri yaşlarda ayak bileği bölgesinde de oluşmaktadır.

Büyük Toplardamar Varisleri

Çapları 4 milimetreden kalın olan büyük toplardamar varisleri; elle ve gözle fark edilebilen kıvrımlı yapıdaki varislerdir.

Bacaklardaki safen damarlardaki tıkanık ve kabakçık bozulmaları nedeni ile açığa çıkmaktadır. Cilt altında oluşmaları nedeni ile derinin rengini değiştirmemektedir.

Özellikle bacakların iç kısmında ve baldır bölgesinde oluşan büyük toplardamar varisleri; damarın rengi olan yeşil renkte görülebilmektedir. Tedavi edilmediği sürece bu problemin açığa çıkardığı tüm şikayetlerin yaşanmasına neden olmakla birlikte zamanla çoğalabilmekte ve büyüyebilmektedir.

Varislerin Toplumdaki Sıklığı

Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Toplum içerisinde görülme oranı;

  • Kadınlarda %50 – %55
  • Erkeklerde %40 – %45'tir.

Aynı zamanda toplumdaki 50 yaş üstü bireylerde iki kişiden birinde varis problemi görülmektedir.

Varisin Sık Görülebileceği Kişiler

Varisler çeşitli nedenler ile açığa çıkabilmektedir. Toplumda sık görüldüğü bireyler aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

  • İleri yaş
  • Genetik faktörler
  • Hormonlardaki önemli değişimler (gebelik, menopoz, ergenlik)
  • Doğum kontrol haplarının ve ösrajen ve progesteron içeren ilaçların kullanımı
  • İdeal kilonun üzerinde olma
  • Güneş ışınlarına direk maruz kalınması
  • Bacaklarda travmalar
  • Uzun süre ayakta kalmayı gerektirecek mesleklerin icrası
  • Toplardamar tıkanıklıkları
  • Pıhtı

Yukarıdaki maddelerin yaşanıyor olması kesin hastalık olacağı anlamına gelmemekle birlikte bu maddelerin birer risk faktörü olduğu unutulmamalıdır.

Varis Tedavisi Seçenekleri Nelerdir?

Varis tedavisinde uygulanan yöntemlerin iki amacı bulunmaktadır. Bunlar;

  • Varis problemine neden olan yetmezlikli damarın tedavisi
  • Varis probleminin açığa çıkardığı şikayetlerin ortadan kaldırılması

Varise neden damarlar genellikle kasık ile ayak bileği arasında bulunan safen toplardamarıdır.

Yetmezlikli toplardamarın tedavisi günümüzde genellikle cerrahi yöntemler, radyofrekans ve lazer yöntemleri ya da köpük yöntemi ile uygulanabilmektedir.

Damarın cerrahi yöntemler ile çıkarılması ile uygulanan tedavi yöntemi varisin tedavisindeki en klasik yöntemdir. Bu yöntemde anestezi uygulamasına ve kesi açılmasına ihtiyaç duyulmaktadır ve uzun süreçte iyileşme yaşanmaktadır.

Damara girilerek içeriden verilen ilaç ile damarın tıkanmasını sağlayan tedavi yöntemi ise köpük skleroterapisi olarak tanımlanmaktadır ve oldukça konforlu bir tedavi yöntemidir. Ancak bu yöntemde varisin tekrarlama olasılığı diğer yöntemlere oranla daha fazladır. Öyle ki köpük skleroterapi uygulaması öncesinde damar kasık bölgesinden girilerek bağlanmaktadır.

Radyofrekans ve lazer yöntemlerinde ise diz hizasından damar içerisine özel olarak geliştirilmil bir kateter ile girilmekte ve doğru oranda ışın verilerek damarın dağlanması ve yanması sağlanmaktadır.

Varisin Oluşum Mekanizması

Nasıl oluştuğuna dair kesin olarak bilgiler mevcut değildir. Birden fazla faktörün aynı anda yaşanması sonucunda gelişen varislerin oluşum mekanizmaları son yıllarda yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda;

  • Genetik yatkınlık
  • Damar yapısını bozan etkiler
  • Toplardamarlarda zayıflıklar
  • Toplardamar kapakçığının basınç oranının artması faktörlerinin bir araya gelmesi sonucunda olan varis probleminin açığa çıktığı tespit edilmiştir.

Toplardamarlardaki Basıncı Arttıran Faktörler

Toplardamarlarda basınç artışı yaşanması varis oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Bu durumu açığa çıkaracak günlük yaşam içesinde birçok faktör bulunmaktadır ve bu faktörler şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • Gebelik
  • Dar kıyafetlerin tercih edilmesi
  • Kabızlık
  • Yanlış beslenme
  • Sürekli oturmak
  • Sürekli ayakta durmak
  • Hareketsizlik

Toplardamarların Zayıflamasına Neden Olan Faktörler

Toplardamarların zayıflaması varis oluşumunun en önemli nedenleri arasındadır. Bu problemin açığa çıkmasında ise yaşam içerisinde pek çok faktör bulunmaktadır ve aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

  • Hormonal ilaçların kullanımı
  • Kadın olma
  • Gebelik dönemi
  • İleri yaş
  • Sigara kullanımı
  • Genetik yatkınlık

Variste Toplardamarlardaki Sorun Nerededir?

Oluşum sürecini çok daha iyi çözümlemek için toplardamarların yapısını değerlendirmek gerekmektedir. Toplardamarlarda kirli kanın dolaşım sistemine dahil edilmesini sağlayan kapakçıklar bulunmaktadır. Bu kapakçıkların bozulması gibi durumlarda kan toplardamarlarda birikmekte ve varis oluşumuna neden olmaktadır.

Yer çekiminin durumuna yenik düşen ve toplardamarda biriken kirli kanın bu süreci reflü olarak da tanımlanmaktadır. Bu durum hem damar içi basıncın artmasına hem de damar yapısının bozulmasına neden olmaktadır.

Toplardamarlardaki kapak bozuklukları ve kapakların işlevlerini nitelikli bir şekilde yerine getirememesi durumu çoğunlukla varise neden olmaktadır. Bu problemin en sık yaşandığı bölge ise ayak bileği ve kasık bölgeleridir. Çoğunlukla bu bölgelerdeki safen damarların femoral damara dökülmesi aşamasında problemler yaşanmakta ve alt ektremite toplardamarlarında kan geri kaçmaktadır.

Buna bağlı olarak yüzeyel damarlardaki kanın dolaşımını sağlayan perforan damarlarda da kapak yetmezliği problemi yaşanabilmektedir ve sonucunda safen damarlarda ters yöne yemezlik oluşmakta, varis problemi açığa çıkmaktadır.

Ayrıca oluşuma kaynaklık eden bir diğer toplardamar problemi ise damarların içerisinde pıhtı nedeni ile oluşan tıkanıklardır.

Varisler Ciddi Sorun Oluşturur mu?

Genellikle kozmetik problemlere yol açmaktadır. Ancak tedavi edilmediği sürece ve başka damar hastalıklarının da açığa çıkması sonucunda günlük yaşam kalitesini düşürecek ciddi problemlere yol açabilmektedir.

Bu Problemler Şu Şekilde Sıralanabilmektedir;

  • Ayaklarda ve bacaklarda ödem oluşumu, şişlik
  • Bölgelerde kaşıntı
  • Ayak bileği çevresinde cilt değişimleri ve döküntüler
  • Ayak bileği çevresinde venzö ülser oluşumu ve yara açılmaları
  • Damarın delinmesi ve kanama
  • Pıhtı oluşumu, ileri evrede akciğere pıhtı atması
  • Toplardamarda iltihaplanma

Varisin Yol Açtığı Başka Hastalıklar Var mı?

Varis hastalığına neden olabilecek en önemli sorun varislerin içinde pıhtı oluşmasıdır. Damarlar içinde kan akımı yavaşladığı için diğer bazı faktörlerinde etkisi ile pıhtı oluşabilir. Ağrı, kızarıklık ve şişlik ile karakterize olan ve iyileşmesi haftalar süren bu durum flebit olarak bilinir.

Bazen pıhtı varisli damarlardan daha derindeki ana toplardamarlara ulaşıp bu damarları tıkar ve durum “derin ven trombozu” olarak ifade edilir.

Bu durumda pıhtının akciğere gidip akciğer damarlarını tıkaması (akciğer embolisi) ve nadiren ölüme kadar yol açabilen sorunlar yaratması mümkündür.

Damarlar uygun bir şekilde tedavi edilmediğinde zaman içinde bacaklarda şişlik, ayak bileklerinde derinin renginde koyulaşma, kalınlaşma ve bazen yara oluşumu (venöz ülser) ile karakterize toplardamar yetmezliği gelişebilir. Aynı durum derin ven trombozu geçirmiş bacaklarda da yıllar içinde oluşabilir.

Varis Gelişimi Nasıl Engellenir?

Günümüzde varislerin oluşmasını ve gelişmesini engelleyen kesin bir yöntem bulunmamaktadır. Ancak dolaşım problemlerinin giderilmesi ve bacak kaslarının güçlendirilmesi ile varis probleminin açığa çıkmasının önüne geçilebilmektedir.

Günlük yaşam içerisinde varis oluşumunu engellemede fayda sağlayan yöntemler aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

Egzersiz programları aksatılmamalıdır. Düzenli yürüyüş ve koşu aktivitelerinin yanı sıra bisiklet gibi baldır kaslarının güçlenmesini sağlayan sporlar da önerilmektedir.

  • Uzun süre ayakta sabit bir şekilde durulmamalıdır.
  • Uzun süre hareketsiz oturmaktan kaçınılmalıdır.
  • Ayakta uzun süre durulduğu zaman vücut ağırlı bacaktan bacağa aktarılmalıdır.
  • Ofis çalışanlarının gün içerisinde sık sık kısa yürüyüşler yapması önerilmektedir.
  • Uzun süre ayakta durulduktan sonra ayaklar yukarıda olacak şekilde istirahat edilmelidir.
  • ​Bacak bacak üzerine atılarak oturulmamalıdır.
  • Hamam, spa gibi aşırı sıcak ortamlardan kaçınılmamalıdır.
  • Aşırı sıkı ve dar kıyafetler tercih edilmemelidir.
  • Aşırı yüksek topuklu ayakkabılar tercih edilmemelidir.
  • Az tuzlu bol lifli gıdalar tercih edilmeli ve kabız kalmaktan kaçınılmalıdır.
  • Hidroterapi uygulamalarına başvurulmalıdır. (bacağı sıcak ve soğuk suya art arda sokmak)
  • Sağlıklı ve doğru beslenme alışkanlıkları oluşturulmalıdır.
  • Ailede varis problemi yaşanıyorsa destekleyici varis çorapları kullanılmalıdır.

Источник: https://www.cuneytkoksoy.com/varis-nedir

Varis nedir? Nedenleri, belirtileri, korunma yöntemleri ve tedavi seçenekleri

Variste Tedavi Seçenekleri

Varis bir toplardamar hastalığıdır. İnsanlarda oldukça sık görülür. İnsanların %15 ile %20’sinde, yani her beş ya da altı kişiden birinde varis vardır. 

Varis neden olur?

Bazı faktörler varis problemi yaşama olasılığınızı arttırabilir. Örneğin:

  • Kadın olmak: Kadınlar erkeklere oranla daha sık varis sorunu yaşarlar. Bunun nedeni, kadın hormonlarının damarların duvarlarını gevşetmesi ve bunun sonucunda kapakçıkların sızdırmaya daha yatkın hale gelmesi olabilir.
  • Genetik: Eğer yakın bir aile üyenizin varis sorunu varsa, sizde de varis riski vardır
  • Yaş: Yaşlandıkça damarlar esnekliğini kaybetmeye başlar ve içlerindeki kapakçıklar da çalışmayı bırakır.
  • Aşırı kilolu olmak: Aşırı kilolu olmak damarlarınıza fazladan baskı uygular. Bunun sonucunda damarlarınız kanı kalbe geri göndermek için daha fazla çalışması gerekir
  • Meslek: Uzun süre oturmak ya da ayakta durmayı gerektiren bir işte çalışmak varis olasılığını arttırır.
  • Hamilelik: Hamilelik sırasında, gelişmekte olan bebeği desteklemek için kan miktarı artar. Bu durum da damarlarınıza fazladan baskı yapar. Ayrıca hamilelik sırasında artan hormon seviyeleri de kan damarlarının kas duvarlarının gevşemesine neden olur. Bu da riski arttıran bir faktördür. Fetus anne karnında büyüdükçe bacaktan gelen toplar damarlara bası yapar ve bunun sonucunda bacaklarda toplardamar yetmezlikleri oluşabilir. Bu da bacaklarda varis oluşumlarını artırabilir.

Varislerin nedenleri, türleri ve en etkili tedavi yöntemleri…

Varis belirtileri

  • Cildinizin hemen altında görebileceğiniz geniş damarlar
  • Ayak bileklerinizde ve ayaklarınızda hafif oranda şişme
  • Bacaklarda acı, ağrı ya da ağırlaşma
  • Bacaklarda zonklama ya da özellikle gece olan kramplar
  • Özellikle alt bacak ve ayak bileğinde kaşıntı, ciltte kuruma ve incelme (Bazen bu semptom cilt kuruluğu olarak yanlış teşhis edilebilir).
  • Varisin çevresindeki bölgede renksiz bir cilt

Belirtiler genellikle ılık havalarda ya da uzun süre ayakta durduğunuzda daha da kötüleşir. Düzelmesi için biraz dolaşmanız ya da bacaklarınızı yükseğe uzatıp biraz dinlenmenizin faydası olacaktır.

Varise hangi doktor bakar?

Eğer yaşadığınız belirtiler size varis sorunu yaşadığınızı düşündürüyorsa başvuracağınız branş Kalp Damar Cerrahisi‘dir. Bir kalp damar cerrahı varis teşhis ve tedavisi konusunda sizi doğru yönlendirecektir.

Varis tanısı

Varis çoğu zaman sadece fizik muayene ile teşhis edilir. Doktor ayakta ya da oturur pozisyondayken bacaklarınızdaki varisli damarları inceler ve yaşadığınız belirtiler ile ilgili sorular sorar. Bazen de sorunun nedenini bulmak veya diğer koşulları dışlamak için testler veya farklı prosedürler gerekebilir.

Ayrıca, damarlarınızdaki kapakçıkların normal çalışıp çalışmadığını veya kan pıhtısı olup olmadığını anlamak için bir ultrason testine de ihtiyacınız olabilir.

Bu basit işlemde, bir teknisyen, vücudunuzun incelenen bölgesinde, cildinizin üzerinde bir sabun kalıbı büyüklüğünde küçük bir el cihazı (dönüştürücü) çalıştırır.

Dönüştürücü, bacaklarınızdaki damarların görüntülerini teknisyen ve doktorun rahatça inceleyebileceği şekilde bir monitöre iletir.

Varis tedavisi

Eğer varis günlük hayatınızı çok aksatacak boyutta değilse sadece yaşam tarzınızda yapacağınız bazı değişiklikler tedavi için yeterli olabilir. Ancak belirtileriniz şiddetliyse, çok ağrı, kan pıhtıları veya cilt rahatsızlığınız varsa, bazı tıbbi prosedürlere başvurmak gerekebilir.

Tedavinin amacı semptomları hafifletmek, komplikasyonları önlemek ve görünümü iyileştirmektir. Varisli damarları olan bazı kişiler damarlarının görünümünü düzeltmek için tıbbi prosedürleri tercih edebilirler.

Ancak uygulanan tedavi varolan varisi düzeltse de, yeni varisli damarların oluşmasını engelleyemez.

Varise ne iyi gelir?

Yaşam tarzı değişiklikleri genellikle varis için uygulanan ilk tedavidir. Bu değişiklikler varisin kötüye gitmesini ve ağrıyı engeller, ayrıca başka varisli damarların oluşmasını da geciktirir. Uygulanabilecek yaşam tarzı değişiklikleri şunlardır:

  • Ara vermeden uzun süre oturmaktan veya ayakta durmaktan kaçının. Otururken bacak bacak üstüne atmayın. Otururken, dinlenirken veya uyurken bacaklarınızı yukarıda tutun. Hatta yapabiliyorsanız bacaklarınızı kalp seviyesinin üstüne çıkarın.
  • Bacaklarınızı hareket ettirmek, kas elastikiyetini arttırmak ve kan akışını hızlandırmak için fiziksel aktiviteler yapın.
  • Fazla kilolu veya obez iseniz, kilo vermeye çalışın. Kilo verdiğinizde kan akışınız düzelir ve damarlarınızdaki basınç azalır.
  • Özellikle belinizi, kasıklarınızı ve bacaklarınızı sıkan dar kıyafetler giymeyin. Sıkı giysiler varisli damarları daha da kötüleştirebilir.
  • Uzun süre yüksek topuklu ayakkabılar giymekten kaçının. Alçak topuklu ayakkabılar baldır kaslarınızın yumuşamasına ve kanın daha rahat akmasına yardımcı olabilir.

Varis çorapları, bacağı düzenli olarak sıkıştırarak dolaşımı düzenler. Genellikle en sıkı olduğu bölge ayak bilekleridir, yukarıya bacağa doğru çıktıkça gevşer. Bu yapısıyla, kanı kalbe doğru akmaya yönlendirir. Varis çorapları varisin neden olsuğu bacaklardaki ağrı, rahatsızlık ve şişlik gibi belirtileri rahatlatmaya yardımcı olabilirler.

Ancak varisli damarların daha da kötüleşmesini veya yeni varislerin ortaya çıkmasını önlediğine dair kesin bir bilgi yoktur. Ancak tüm diğer tedaviler sizin için uygun değilse ya da hamileyseniz varis çorabı kullanmayı deneyebilirsiniz. Varis çorapları farklı renk, uzunluk, beden ve basınçlarda mevcuttur. Eczanelerden kolaylıkla bulabilirsiniz.

Varis çorabı herkes için uygun olmayabilir. Kullanmaya başlamadan önce, kan dolaşımınıza Doppler ultrason ile bakılmış olması gerekir. Derin venöz yetmezliğiniz varsa, varisli damarlar tedavi edilse bile yaşamınızın geri kalanında varis çorabı kullanmanız gerekebilir.

Varis tedavisi ve varisten korunmak için yapılması gerekenler

Skleroterapi

Skleroterapide, varisli damarı kapatmak için sıvı bir kimyasal kullanılır. Kimyasal damar içinde tahriş ve yara oluşmasına neden olmak için damara enjekte edilir. Tahriş ve yara, damarın kapanmasına neden olur ve varis kaybolur.

Bu prosedür basittir ve genellikle daha küçük varisli damarları ve örümcek damarlarını tedavi etmek için kullanılır. Ayakta, doktorunuzun ofisinde uygulanabilir. Damarın tamamen kapanması için birkaç tedaviye ihtiyaç olabilir. Uygulama genellikle 4 ila 6 haftada bir yapılır ve ardından bacaklarınız iyileşmeye yardımcı olmak ve şişmeyi azaltmak için elastik bandajla sarılır.

Mikroskleroterapi

Mikroskleroterapi örümcek damarlarını ve diğer çok küçük varisli damarları tedavi etmek için kullanılan bir prosedürdür. Çok ince bir iğneyle, az miktarda kimyasal sıvı damar içine enjekte edilir. Kimyasal, damarın iç tabakasını kaplar ve kapanmasını sağlar.

Varis lazer tedavisi

Bu prosedürde varisli damarın üzerine bir ışık enerjisi uygulanır. Lazer ışığı damarı yok eder. Lazer cerrahisi çoğunlukla daha küçük varisli damarları tedavi etmek için kullanılır. Hiçbir kesi uygulanmaz veya kimyasal madde enjekte edilmez.

Endovenöz lazer ablasyon

Endovenöz ablasyon tedavisinde, lazer veya radyo dalgaları kullanılarak varisli damar kapatılır. Doktor, cildinizde varis damarının yakınında küçük bir kesi yapar.

Daha sonra, damar içine kateter adı verilen küçük bir tüp yerleştirir. Kateterin ucundaki bir cihaz, damarın iç kısmını ısıtır ve kapatır.

Bu işlem sırasında genel anestezi yapılmaz, ancak doktor damar çevresindeki bölgeyi uyuşturacaktır. Genellikle işlemin yapıldığı aynı gün eve gidebilirsiniz.

Variclose yöntemiyle 10 dakikada varislerden kurtulmak mümkün!

Bu prosedürde, doktor cildinizde varisli damara yakın küçük bir kesi yapar. Daha sonra, damar boyunca hareket etmesi için ince bir tüpün ucunda küçük bir kamera kullanır.

Kameranın sonundaki bir cerrahi alet, damarları kapatmak için kullanılır. Endoskopik ven cerrahisi genellikle sadece varislerin cilt yaralarına neden olduğu ciddi durumlarda kullanılır.

İşlemden sonra, genellikle birkaç hafta içinde normal aktivitelerinize dönebilirsiniz.

Ambulatuvar flebektomide küçük varisli damarları çıkarmak için cildinizde küçük kesikler açılır. Bu prosedür genellikle cildinizin yüzeyine en yakın varisli damarları çıkarmak için yapılır. İşlemde genel anestezi yapılmaz, ancak damar çevresindeki bölge uyuşturulur. Genellikle, prosedür sonrası hastanede yatmanıza gerek yoktur.

Referanslar: 1- Causes of varicose veins, 2- Signs and symptoms of varicose veins, 3- Varicose Veins

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/varis-nedir-neden-olur-belirtileri-tedavisi-ve-korunma-yontemleri/

Varis Tedavisi

Variste Tedavi Seçenekleri

Varis, toplardamarların genişlemesidir. Varis, damarlar içindeki kapakların kanın geri kaçmasına engel olamamasına bağlı olarak gelişir, geri kaçan kan damarlarda göllenerek damarların genişlemesine ve zamanla kıvrımlaşmasına neden olur. Toplumun yaklaşık yarısında varis görülür.

Varis Nedenleri

Varisin en önemli nedeni genetiktir. Bir başka deyişle, varis ırsidir. Ailenizde varis varsa, sizde de olma olasılığı yüksektir.

Genetik yatkınlığı olan kişilerde damarlar daha ince, daha zayıf ve dolayısıyla kolay genişleyebilir haldedir.

Buna ek olarak, özellikle aykta ya da hareketsiz çalışan kişilerde (öğretmen, tezgahtar, cerrah gibi) varis görülme olasılığı daha çok artar.

Varis en çok nerede görülür ve tanısı nasıl konur?

Bacaklar vücudumuzun alt bölümünde yer aldıklarından kaçak nedeniyle en fazla göllenme bacaklarda olur. Bu nedenle, varis esas ve en sık olarak bacaklarda ortaya çıkar.

Varis tanısı, öncelikle kalp ve damar cerrahisi uzmanı bir hekim tarafından yapılan detaylı bir muayene ile konur.

Ardından günümüzde en sık kullanılan ve varis tanısında altın standart olarak kabul edilen renkli “doppler ultrasonografi” yapılır.

Bu yöntemde, ses dalgaları aracılığıyla toplardamarların yapısı, içlerinde pıhtılaşma olup olmadığı, kan akım hızı ve yönü saptanır. Doppler ultrasonografinin herhangi bir tehsi yoktur, X ışını içermediği için vücuda zarar vermez ve ağrıya neden olmaz.

Doppler ultrasonografi; hastalığın gerçek nedeninin, operasyonun gerekli olup olmadığının, ne tip bir operasyonun uygun olduğunun, operasyonun nereden yapılacağının, tedavinin başarı şansının ve varisin tekrar etme olasılığının saptanmasını sağlar.

Bazı özel durumlarda, “venografi” adı verilen, damar içine ilaç verilerek damarların radyolojik olarak görüntülenmesini sağlayan yöntem de tanıda kullanılabilir.

Varis hangi şikayetlere yol açar?

Varis, bacaklarda:

  • Estetik olmayan bir görünüm,
  • Özellikle ayakta durmakla artan ağrı,
  • Tam olarak “ağrı” şeklinde tarif edilemeyen huzursuzluk hissi,
  • Çabuk yorulma ve ağırlık hissi,
  • Yanma,
  • Gece krampları gibi şikayetlere neden olur.

Bu şikayetler varisin erken evrelerinde genellikle uzun süre ayakta durmakla başlar ve kısa süre dinlenmeyle geçer, varis ilerledikçe daha kısa süre ayakta kalmakla başlar ve daha uzun süre dinlenme gerektirir.

Varis tipleri nelerdir?

Temel olarak 3 varis tipi vardır. Tedavi edilmeyen her varis büyüyerek estetik problemlere ve belirgin şikayetlere yol açacaktır.

Kılcal varisler (telenjiektazi):

1-2 mm çapında, pembe-kırmızı renkte, bazen örümcek ağı şeklinde olan ince varislerdir. Bacaklarda estetik olmayan bir görünüme yol açarlar. Özellikle yaygın olduklarında ağrı, sızlama ve kaşınma gibi şikayetlere yol açabilirler. Tedavi edilmeyen vakalarda, cilde yapışarak şiddetli kanamalara neden olabilirler.

Orta boy varis (retiküler varis):

Ciltten hafif çıkıntı yapan, koyu yeşil-mor renkli, çapları 2-3 mm arasında değişen kıvrımlı varislerdir. Estetik kaygıların yanı sıra; bacak ağrısı, yanma, ısı artışı, gece krampları, uzun süre ayakta kalmakla oluşan bacak ödemi gibi şikayetlere eden olabilirler.

Büyük varisler

Çapları 4 mm veya daha fazla olan, sıklıkla yeşil renkte, ciltten belirgin derecede kabarık; ağrı, yanma, gece krampları, ağırlık hissi ve çabuk yorulma gibi çok sayıda şikayete yol açan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken varislerdir.

Varis tedavi edilmezse ne olur?

  • Başta ağrı olmak üzere şikayetler artarak devam eder, gece krampları görülür.
  • Daha kısa sürede yorulmaya başlanır, daha uzun süre dinlenmeye gereksinim duyulur.

  • Bacak estetiğini bozan renk değişiklikleri ve ciltte kahverengiye ulaşabilen boyutta koyulaşma gözlenir.

  • Egzama, iç kanama, dış kanama, damar enfeksiyonu (tromboflebit) ve tedavisi çok zor olan yaralar (bacak ülserleri) oluşabilir.

Varis tedavisinde kullanılan yenilikçi ve modern yöntemler nelerdir?

Varis tedavisinde hangi yöntemin kullanılacağı; varisin nedeni, yapısı, boyutu gibi kriterlerin ışığında mutlaka bir kalp ve damar cerrahı tarafından belirlenmelidir.

Dermolazer ablasyon (cilt lazeri):

Dışarıdan lazer enerjisi uygulanarak yüzeyel kılcal varislerin tedavi edilmesidir.

Radyofrekans ablasyon:

Dışarıdan radyofrekans enerjisiyle yüzeyel kılcal damarların tedavi edilmesidir.

Skleroterapi (iğne veya köpük tedavisi):

Sıvı veya köpük formundaki özel ilacın damar içine verilerek varisli damarların büzülmesi ve varislerin tedavi edilmesidir.

Endovenöz lazer ablasyon (damar içi lazer tedavisi):

Fiberoptik bir kateter aracılığıyla, varisli damarın lazer enerjisi ile yakılarak kapatılması işlemidir. Lazerin, damar duvarını ısıtarak büzmesi ve bu sayede varisli damarın kapanması sağlanır.

Endovenöz radyofrekans ablasyon (damar içi radyofrekans tedavisi):

Sıklıkla kullanılan modern varis tedavi yöntemlerinden biridir. Varisli damar içine yerleştirilen özel kateter aracılığıyla damar duvarına her yönden uygulanan radyofrekans enerjisi, damarın 120ᵒC sıcaklıkla ısıtılarak yakılmasını, bu sayede varisli damarın büzüşerek kapanmasını sağlar.

Mini flebektomi (küçük bir cerrahi girişimle varisli damarların çıkarılması):

Varisli damarların bacaktan çıkarılmasını sağlayan küçük cerrahi girişimdir. Genellikle, endovenöz radyofrekans ablasyon uygulamasından sonra kalan varislerin çıkarılması için kullanılır.

Açık damar cerrahisi:

“Açık ameliyat” olarak da bilinen bu yöntem, yenilikçi tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi nedeniyle çok sık tercih edilmemektedir. Genellikle, çok ilerlemiş varislerin varlığında uygulanır.

Her konuğumuzun varisleri aynı olmadığı gibi tedavileri de standart değildir, tedavi yöntemi kişiye özel olarak belirlenir. Alanında uzman ve deneyimli hekimlerimiz, tedavi başarısını artıran en uygun yöntemi uygular. Varislerin boyutuna, yapısına ve tedaviyi yönlendiren diğer özelliklerine göre farklı tedavi yöntemleri birlikte de uygulanabilir.

Источник: https://estethica.com.tr/varis-klinigi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.