Vaskülit (Damar İltihabı) Nedir? Çeşitleri, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

içerik

Vaskülitler

Vaskülit (Damar İltihabı) Nedir? Çeşitleri, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

Vaskülit, kan damarlarının inflamasyonu (yangısı/iltihabı) sonucunda, o damarın beslediği akciğer, böbrekler, sinir, deri gibi dokularda beslenme bozukluğuna bağlı yakınmalarla giden bir grup hastalığı ifade eder.

Bazen hayati tehdit edici sonuçlar doğurabilir. Vaskülitin bir çok türü vardır ve çoğu nadir görülür. Hem arter (atar damar) hem de venler (toplar damar) tutulabilir. Bu nedenle çok çeşitli bulgulara neden olur.

Bazıları:

  • El veya ayakta hissizlik ve güçsüzlük,
  • Nefes darlığı ve öksürük,
  • Deri döküntüleri-deriden kabarık purpura (küçük kırmızı noktasal döküntü), nodül (şişlik), veya ülsere yaralar gibi çok çeşitli olabilir.
  • Yeni gelişen şiddetli hipertansiyon
  • Böbreklerin tutulumuyla hipertansiyon, ödem
  • Gözde ağrılı kızarıklık, geçici veya kalıcı görme kaybı gibi yakınmalara neden olabilir.

Vaskülitin Nedeni Nedir?

Vaskülit, başlığı altında bir grup hastalık yer alır ve bunların çoğunun nedeni bilinmemektedir.

Genetiğin yansıra, kişinin immün sistemini etkileyen başta enfeksiyonlar ve sigara olmak üzere, bir çok çevresel faktörün de vaskülit gelişimine katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

Kişinin immün (bağışıklık) sistemi, kendi kan damarlarına saldırması, iltihap bulgularının da eşlik etmesiyle; o damarda daralarak tıkanıklığa veya duvarında hasara bağlı yırtılmaya neden olabilir.

Etkilenen damarların beslediği dokunun kanlanmasının bozulmasıyla, o dokunun yetersizliğine bağlı çok çeşitli yakınmalar gelişir. Tüm otoimmün sistemik bağ dokusu hastalıklarında (lupus, romatoid artrit, Sjögren sendromu gibi) küçük damar vasküliti gelişebilir. Hepatit B ve C enfeksiyonlarına, vaskülit eşlik edebilir.

Kimlerde Vaskülit Görülür?

Vaskülit her iki cinsiyeti ve her yaş grubundan insanları etkiler. Vaskülitin bazı formları, örneğin Kawasaki hastalığı, sadece çocuklarda gelişir. Henoch-Schönlein purpurası, çocuklarda, yetişkinlerden daha fazladır. Dev hücreli arterit ise, 50 yaş üstünde görülür. Vaskülitin bir çok tipi vardır ve çoğu nadir görülen hastalıklardandır.

Vaskülit Nasıl Teşhis Edilir?

Hastanın şikayetleri, muayene ve test sonuçlarındaki anormallikler, doktora vasküliti düşündürebilir. Bazen tanıyı doğrulamak için, etkilenen damar veya organlara ait ileri görüntüleme testleri (anjiyografi gibi) veya biyopsi gerekebilir.

Vasülitler genellikle tuttukları damar çapına göre sınıflandırılır.

  • Büyük damar vaskülitleri: Aorta (Kalpten çıkan ana atar damar) ve onun ana dallarını tutar. Bu grupta: Dev hücreli arterit (Temporal arterit), Takayasu arteriti, Cogan sendromuna bağlı aortit, spondilartropatilerdeki aortit ve izole aortit yer alır.
  • Orta çaplı damar vaskülitleri: Orta çaplı damarlar vücudumuzda daha çok organlara giden ve onların adıyla anılan (hepatik arter, renal arterin dallanma noktaları, mezanter arter, koroner arter gibi) damarlardır. Bu grupta, Kawasaki hastalığı ve Poliarteritis nodosa yer alır.
  • Küçük çaplı damar vaskülitleri: ANCA (anti-nötrofil sitoplazmik antikor)-ilişkili vaskülitler (Wegener granülamatozis, mikroskobik polianjiitis, Churg-Straus sendromu), lupus, Sjögren sendromu veya romatoid artritle ilişkili vaskülitler, kriyoglobülinemik vaskülitler, Goodpasture sendromu, ilaca bağlı vaskülitler, hepatit B veya C ilişkili vaskülitler, malignite ilişkili vaskülitler (multiple miyelom, hairy cell lösemi gibi)
  • Diğer: Santral sinir sisteminin primer anjiitisi; küçük ve orta çaplı damarları tutar.
  • Behçet hastalığı ve tekrarlayan (relapsing) polikondrit ise, her çaptaki arter ve venleri tutabilir.

Vaskülit Nasıl Tedavi Edilir?

Glukokortikoidler: Genellikle steroid veya kortizon olarak bilinir. Vaskülitin erken döneminde (aktif), hastalık bulgularını ve inflamasyonu baskılamak amacıyla vaskülitin tipine ve şiddetine de bağlı olarak farklı dozlarda kullanılır. Doktorunuzla iş birliği yaparak, steroidin yan etkileri hakkında bilgi alıp, korunma yöntemlerini öğrenebilirsiniz.

Diğer ilaçlar: Bunlar, steroid ihtiyacını azaltan ilaçlardır. Çoğu immün sistemi baskılayan tedavilerdir. Siklofosfamid bunların içinde en güçlü olanıdır. Hayati organ tutulumu halinde tercih edilir.

Metotreksat ve azathioprin diğer ilaçlardır. Biyolojik tedavilerden rituximab, son yıllarda diğer tedavilere dirençli vaskülit tedavisinde kullanılmaktadır.

Plazmaferez ve intravenöz immün globülin tedavisi de bazı dirençli vaskülit vakalarında kullanılan diğer tedavi seçeneklerindendir.

Cerrahi: Nadiren gerekir. Ciddi vaskülite bağlı aşırı hasara uğrayan damar dokusunun greftlenmesi veya organ nakli gibi durumlarda gerekebilir.

Vaskülitli Hastalara Öneriler:

Vaskülit, kısa süreli veya bir ömür boyu sürebilir. Hayati organlarda hasar gelişmesini ve ileride hasar bırakmasını önlemek, tedavinin esasını oluşturur. Çoğunlukla kullandığınız ilaçların, fayda ve zarar (yan etkileri) oranları göz önünde tutularak, tedaviniz planlanır.

İlaçlarınızın yan etkileri hakkında bilgilenerek, korunabilir yan etkilere yönelik önlemler alabilirsiniz.

Örneğin, steroide bağlı osteoporoz, Cushing sendromu, kan şekeri ve tansiyon yükselmesi gibi yan etkilerden; steroid diyeti, kalsiyum ve D vitamini replasmanı yapılması, kas güçlendirici egzersizler, kan şekeri ve tansiyon takibi gibi önlemler alabilirsiniz. Enfeksiyonlardan korunmak için, grip ve zatürre aşısını yaptırabilirsiniz.

Prof. Dr. Nuran Türkçapar, Güncelleme-Aralık 2015

Источник: https://www.romatizmahastaliklari.com/tr/icerik/25/vaskulitler

Vaskülit (Damar Romatizması)Tanımı, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Vaskülit (Damar İltihabı) Nedir? Çeşitleri, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

Vaskülit (Damar Romatizması ve Damar İltihabı), kan damarlarının çeşitli inflamasyonlara uğraması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Hastalık sonucunda kan damarları, beslemeleri gereken organları yeteri kadar besleyemezler.

Vaskülit Tanımı

 Kişinin kan damarlarının inflamasyona uğraması sonucunda, damarlar beslemeleri gereken hücreleri yeteri kadar besleyemezler. Buna bağlı olarak organların beslenememesinden kaynaklanan bir takım hastalıklar ortaya çıkar. Vaskülit kelimesi de bu hastalık grubunu tanımlamaktadır.

Gün içerisinde vücudumuz pek çok iç ve dış uyaranın etkisi altında kalmaktadır. Bu uyaranların gücü ve vücuda etki ettiği süre belli bir limiti aştığı zaman dokular zarar görmeye başlar. Dokuların zarar görmesine sebep olan etkene karşı vücutta iltihap oluşur.

Vaskülit hastalığı; damar iltihaplanması olarak da adlandırılabilir. 

Vaskülit, kan damarlarında iltihaplanma olması sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Vaskülit hastalığı, kan damarlarının çeperlerine zarar verir ve bunun sonucunda damarlarda daralma ve tıkanmaya sebep olur. Bu duruma bağlı olarak kan dolaşımı yavaşlayabilir veya tamamen durabilir.

Bu durum da hayati risk taşır. Dolayısı ile hastalığın mutlak suret ile bir doktor gözetiminde tedavi edilmesi gerekmektedir. Kan damarlarının çeperlerinin zarar görmesi sonucunda dokularda kan ve oksijen kaybı yaşanabilir. Oksijensiz kalan dokular bu durum sonucunda ciddi zararlar görebilir.

 

Vaskülitin Sebepleri

Vaskülitlere sebebiyet verebilecek pek çok farklı hastalık bulunmaktadır. Bu hastalıkların bir çoğunun oluşum sebebi net bir şekilde bilinmemektedir. Vaskülit, kişide genetik olarak oluşabilmenin yanı sıra çevresel faktörlerden dolayı da oluşabilir. Özellikle sigara tüketimi de vaskülitin oluşmasına sebebiyet verebilmektedir.

Bazı kişilerde bağışıklık sistemindeki bozukluklar sonucunda vaskülit ortaya çıkmaktadır. Hastanın kendi bağışıklık sistemi kendi kan damarlarına saldırıp zarar verir. Bir yandan kanda iltihabın da oluşması ile birlikte vaskülit ortaya çıkar. Damarlardaki incelme tıkanma sonucunda kişinin çeşitli organlarına ve dokularına kan iletilemez.

Bu durum da çok çeşitli sonuçlar doğurabilir. 

Belirtileri

Vaskülitin pek çok farklı türü vardır ve buna bağlı olarak farklı belirtiler görülebilmektedir. Bu belirtilerden bazıları şunlardır;

  • Ani gelişen ve oldukça şiddetli olan hipertansiyon,
  • Nefes darlığı,
  • Öksürme,
  • Ellerde hissizlik,
  • Ellerde güçsüzlük,
  • Ayaklarda hissizlik,
  • Ayaklarda güçsüzlük,
  • Deride şişlik,
  • Deride dökülme,
  • Deride kırmızı yaralar,
  • Göz bölgesinde kızarıklık,
  • Gözlerde geçici görme kaybı,
  • Gözlerde kalıcı görme kaybı

Bu belirtiler ilerleyen dönemlerde daha şiddetli haller alabilir ve hastanın durumu daha ciddiye gidebilir.

Bu sebeple bu belirtileri gözlemleyen hastaların doktor kontrolünden geçerek gerekli tedaviyi almaları gerekmektedir. Hastalık, tedavi edilmez ise ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Özellikle beş günden fazla süren ateşin damar romatizması belirtileri arasında en çok rastlanılanı olduğu unutulmamalıdır. 

 Vaskülit Kimlerde Görülür?

Vaskülit bir çok diğer hastalığa bağlı olarak gelişebilmektedir. Özellikle bazı hastalıklara sahip bireylerde vaskülit görülme riski daha yüksektir. Bu hastalıklardan bazıları şunlardır;

  • Wegener Granülomatozu,
  • Henoch – Schönlein Purpurası,
  • Takayasu Arteriti,
  • Poliarteritis Nodoza,
  • Dev Hücreli ( Temporal ) Arterit,
  • Churg- Strauss Sendromu,
  • Mikroskobik Polianjiitis,
  • Kawasaki Hastalığı

Bu hastalıklar aslında vaskülitin farklı formları olarak da adlandırılabilirler. Vaskülitin çok farklı çeşitleri bulunmaktadır. Bu çeşitlerin her biri farklı belirtiler göstermektedir.

Bu hastalıkların her biri çok ciddi conuçlar doğurabilir. Bu sebeple, hasta devamlı kontrol altında tutulmalıdır.

Bu hastalıkların bazılarında kişinin dilinde şişlik, derisinde kızarma, dökülme veya pullanma gibi durumlar ile de karşılaşılabilir. 

Vaskülit Tanısı

Hastalar, belirli şikayetler sonucunda doktora başvurduktan sonra el ile muayenenin ardından çeşitli damar ve kan testleri uygulanır. Bunun sonucunda hastaya tam teşhis konur.

Bazı durumlarda hasta, durumu fark etmeyebilir ve başka bir test esnasında belirli bulgulara rastlanabilir.

Doktorun şüphelenmesi durumunda gerekli vaskülit testleri de hastaya uygulanır ve çıkan sonuç doğrultusunda harekete geçilir. 

Durumun ciddiyetine göre hastanın organları, damarları ve kan durumu test edilebilir. 

Tedavisi

Hastalığın tedavisi, kortizon ile yapılmaktadır. Bazı durumlarda streoid de kullanılmaktadır. Aynı zamanda steroidin etkisini hafifletmek adına çeşitli ilaçlar da kullanılabilir. Hastanın, steroidi kullanmaya başlamadan önce doktorundan detaylı bilgi alması gerekmektedir.

Steroidin düzensiz veya aşırı kullanımı kişi üzerinde istenmeyen etkilere yol açabilir. Hasta, doktor ile detaylı bir şekilde konuşup steroidin yan etkilerinden nasıl korunabileceği hakkında bilgi edinmelidir. Steroid tedavisinin yanı sıra streoidin etkisini azaltmak amacı ile kullanılan ilaçlar vardır.

Bu tip ilaçlar her zaman kullanılmasa da bazı hastalara tavsiye edilmektedir. Bu ilaçlardan bazıları şunlardır;

  • Siklofosfamid,
  • Rituximab,
  • Metotreksat,
  • Azathioprin,
  • Plazmaferez,
  • İntravenöz

 Hasta, düzenli bir şekilde ilaçlarını kullandığı takdirde herhangi bir sorun olmadan tedavi gerçekleşecektir. Fakat çok ilerlemiş durumlarda nadiren de olsa cerrahi müdahale yapılması gerekebilir. Vaskülitin ilerlemesi, hastanın organlarına, dokularına ve damarlarına zarar verebilir ve durum organ nakli ile sonuçlanabilir.

Bu tip nakil durumlarında ve damar tedavilerinde çeşitli cerrahi yöntemler uygulanması gerekecektir. Bu tip durumlarda hastanın hayati risk taşıdığı da unutulmamalıdır. Damar romatizması tedavisi esnasında hastaların ilaçlarını aksatmadan kullanmaları ve sık sık doktor ziyaretinde bulunmaları gerekir.

Gerektiği takdirde belirli aralıklar ile hastaya kan ve damar testleri uygulanarak tedavi sürecinin seyri kontrol edilir. 

Kullanıcı Yorumları ve Oyları (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://damarlari.com/damar-romatizmasi.html

Vaskülit (Damar İltihabı) Nedir? Damar İltihabı Neden Olur? – Sağlık Ocağım .NET

Vaskülit (Damar İltihabı) Nedir? Çeşitleri, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

Vaskülitler, kan damarı duvarında oluşan yangısal değişimlerin tümüne verilen addır. Bu durumda damar siteminde tıkanma, daralma ve anevrizmalar ile seyreden ve çoklu organ yetmezliğine yol açan bir durum ortaya çıkabilir. Vaskülit kan damarlarının iltihabıdır.

Vaskülitler nedeni belli olmayan ateş, kilo kaybı ve yorgunluk, cilt lezyonları (ürtiker, livado retikülaris, palpabl purpura, nodül, ülser ve nekroz gibi cilt sorunları), nedeni bilinmeyen miyalji, artrit veya artralji, hipertansiyon, yumuşak doku ödemi gibi bulgular gösteren bir damar hastalığıdır.

Vaskülitlerin nedenleri

Vaskülitler hafif seyirden, hayatı tehdit eden ciddi fonksiyon kayıplarına kadar gidiş gösteren farklı klinik tablolar ile kendini gösterir.

Vaskülitlerin genelinde durumu başlatan veya tetikleyen etken tam olarak bilinmemektedir.

 Hastaların bir kısmında mekanik travma, bakteriyel invazyon, bazı toksinler veya radyasyon gibi özgül bir neden ile damar duvarının hasar görmesi sonucu vaskülit başlayabilir.

Bazı olguların hepatit B antijeninde hepatit B enfeksiyonu tespit edilmiştir. Vaskülit gelişmesinde rol oynayan birçok risk faktörlerinden şüphelenilse de hangi mekanizma ya da hangi mekanizmalar ile damar enflamasyonunun geliştiği tam olarak bilinmemektedir.

Anti-nötrofil stoplazmatik antikor (ANCA) varlığı, anti-endotelyal antikorun pozitif olması, hücresel immün yanıt, granülom oluşumu, patojenik immün kompleks varlığı ve damar duvarında depolanması vaskülitlerin kesin olmayan mekanizmalarıdır. Vaskülitlerin tedavi şekilleri de birbirinden farklıdır.

Vaskülit tipleri

Vaskülitler genel olarak iki ana başlık altında değerlendirilir. Altta yatan hastalıklara bağlı (sekonder) vaskülitler, altta yatan bir hastalığın bulunmadığı (primer) vaskülitler.

Primer vaskülit nedir? Altta yatan bir hastalık bulunmaz ise primer vaskülitten söz edilir. Primer vaskülit başlığı altında meydana gelen hastalıklardan, poliarteritis nodoza ve Wegener granülomatozu gibi primer vaskülitler nadir görülen hastalıklardır ve bu hastalıkların teşhisi erken konulmaz ve tedavisi yapılamaz ise ölümcül risk taşıyabilir.

Sekonder vaskülit nedir? Vaskülitlerin geneli var olan herhangi bir duruma (örn. enfeksiyöz hastalıklar, kronik enflamatuar bağ dokusu hastalıkları veya kanser gibi) hastalıklar eşlik ettiğinde sekonder vaskülit olarak adlandırılır. Sekonder vaskülitler damar duvarında immün kompleks birikimi ile kendini gösterir.

Vaskülitlerin sınıflandırılması

Primer vaskülitler, büyük damar vasküliti, orta çaplı damar vasküliti ve küçük çaplı damar vasküliti şeklinde 3 farklı boyutta alt sınıflara ayrılır.

Büyük damar vasküliti nedir? Takayasu arteriti, dev hücreli arterit, Cogan sendromu ve Behçet hastalığı gibi hastalıkları içerir.

Orta çaplı damar vasküliti nedir? Poliarteritis nodoza, kutanöz poliarteritis nodoza, Buerger hastalığı, Kawasaki hastalığı, santral sinir sisteminin primer anjiniti gibi hastalıkları içerir.

Küçük çaplı damar vasküliti nedir? Küçük çaplı damar vasküliti kendi içinde iki grupta (A ve B) olarak değerlendirilir.

 A- İmmün kompleks aracılı vasküliti: Goodpasture hastalığı, kutanöz lökositoklastik anjit, Henoch Schönlein purpura, hipokomplamentemik ürtikeryal vaskülit, esansiyel kriyoglobinemi, eritema elevatum diutinum gibi hastalıklarda görülebilir.

 B- ANCA ile birliktelik gösteren vaskülitler: Wegener granülomatozu, cuhurg – strauss sendromu, mikroskopik polianjit, böbreğe sınırlı vaskülit gibi patolojileri içerir.

Sekonder ve küçük damar vaskülitleri: Bağ dokusu hastalığına bağlı, ilaçlara bağlı, enfeksiyonlara bağlı, kötü huylu kanserlere bağlı ve enflamatuar bağırsak hastalığına bağlı gelişen vaskülitlerdir.

Vaskülitlerin belirtileri ve bulguları

Belirtiler tutulan damar tipi ve organ tutulumunun ciddiyetine göre değişiklik gösterir. Ani başlayan veya haftalar içinde yavaş yavaş ortaya çıkabilir. Hastaların % 50’sinde halsizlik ve ateş vardır. Hastaların hemen hepsinde deri lezyonları bulunur.

Alt ekstremite, kalça bölgesi, üst ekstremite, gövde ve yüzde benekli ve kabartılı, ciltte nokta biçiminde kanamalar (damar dışına kan çıkması), deri ya da mukozal bölgelerde mavi veya mor renkte yama tarzında kanamalar, ciltte soyulmalar, ciltte solukluk, deri ve mukozal bölgelerde hissedilir. Küçük kanamalar, bazen kızarıklık, eritema nodozum şeklinde kendini gösterir.

Göz kapaklarında, saçlı deride, dudaklarda, kulaklarda, el ve ayak sırtlarında, sırtta, testis kısımlarında, genital bölge kısımlarında anjiyo ödem gibi belirtiler görülebilir. Diz ve ayak bileklerinde şişlik, hassasiyet, ağrılı hareket ve seröz eklem sıvısı gibi şikayetler gösterebilir.

Kolik ağrısı, kusma ve gaitada gizli veya açık kan, ishal veya kanlı balgam şeklinde dışkılama, böbrek tutulumunda kanlı idrar yapma, idrarda protein görülmesi, idrarda silendirler, azotemi/oligüri gibi bulgular vardır.

Merkezi sinir sistemi tutulumunda beyindeki dengesiz sinir şarj-deşarjı sonucunda kasların kısmi ya da generalize olarak kasılması şeklinde durumlar ortaya çıkabilir.

Hafif felç ya da koma gibi durumlar gelişebilir.

Vaskülitlerin teşhisi

Vaskülit teşhisi

Vaskülitin bulguları etkilediği organa ve damar sistemine göre değişir. Bazı vaskülitler tek organı etkiler iken, bazıları da birden çok organı etkileyebilir. Vaskülit tanısı en kesin olarak biyopsi ile konur.

Biyopside damar duvarı boyunca iltihap hücrelerinin görülmesi ve buna bağlı değişikliklerin izlenmesi tanı koymada yardımcıdır. Fakat biyopsi alınan yerde bu değişiklikler olmayabilir ya da hastalıklı bölge biyopsi için elverişli (beyin dokusundan biyopsi alma zorluğu gibi) olmayabilir.

Bu gibi durumlarda kan testleri (eritrosit, sedimantasyon hızı, C reaktif protein gibi) testler, idrar tahlilleri ve radyolojik görüntüleme yöntemleri (ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme ve özellikle kan damarlarını görüntülemek için kullanılan anjiyografi gibi) radyolojik incelemeler tanıda kullanılır.

Vaskülitlerin ayırıcı tanısı önemlidir.

Örneğin deri döküntülerinde vaskülit şikayetleri hemorejik diatez ve septisemi ile, gastrointestinal sistem tutulumunda vaskülit şikayetleri akut karın ağrıları ve inflamatuar bağırsak hastalığı ile, böbrek tutulumunda akut glomerulonefrit vaskülit şikayetleri gibi başka nedenlerden meydana gelen benzer şikayetlerden vaskülitlerin ayırıcı tanısı oldukça önemlidir. Vaskülit tanısı genellikle romatoloji bölümlerinde, ciddi araştırmalar sonucu konulabilir.

Vaskülitlerin tedavisi

Vaskülit tedavi edilebilir bir hastalıktır ve tedavi uzun ve yoğundur. Vaskülit tedavisinde bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanılır ve kortikosteroidler bu ilaçların başında gelir.

Kortikositeroid tedavisine genellikle bağışıklık sitemini baskılayıcı başka ilaçlar da (örn. siklofosfamid ve diğerleri gibi) eklenir. Enfeksiyon durumunda, antimikrobiyal ilaçlar reçete edilir.

Bu durumdan etkilenen organlar (kalp ya da akciğerler gibi) hastalığın aktif fazı sırasında bu organların işlevlerini sürdürmelerine yönelik özel tıbbi tedaviler de gerekebilir.

Tedavi sürecinde ilaçların yan etkilerini veya ne kadar etkili olduklarının takip edilebilmesi için hastaların, sıkı doktor kontrolü altında en az bir ya da daha fazla gözetim altında tutulmaları gereklidir.

Vaskülit tedavisitek bir uzmanlık dalını değil, birden fazla uzmanlık dalını ilgilendirir.

Damar hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/vaskulit-nedir-damar-iltihabi-olur/

Vaskülit Teşhisi ve Tedavi Yöntemleri

Vaskülit (Damar İltihabı) Nedir? Çeşitleri, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

Haber güncelleme tarihi 24.12.2018 15:48

Vaskülit Nedir?

Kan damarlarının iltihaplanması sonucunda oluşan bir hastalıktır. Vaskülit hastalığının birçok türü bulunmaktadır. Bu hastalık hem atar damar hem de toplar damar da yaşanabilir.

Bu durum damar çeperlerine zarar vererek, bunların daralıp tıkanmasına neden olmaktadır. Kan dolaşımının azalması ya da tamamen durduğu görülebilir. Vaskülit hastalığı farklı durumlarla bulgular ve belirtiler vermektedir.

Bu hastalığın birbirinden farklı nedenleri de bulunmaktadır. Vaskülit, birçok kişide görülen bir hastalıktır. Kadın ve erkek her iki cinsiyette de görülür. Aynı zamanda her yaşta yaşanacak bir hastalıktır.

Hastalığın birçok türü yaşanır fakat hastalık çeşitlerinin çoğu nadir görülmektedir. 

Vaskülit Belirtileri Nelerdir?

Vaskülit hastalığı farklı durumlarla belirti vermektedir. Bu hastalığın belirtileri hastalığın türüne göre farklılık göstermektedir fakat genel olarak belirti belirgindir.

Genelde yaşanan belirtileri halsizlik, yorgunluk, terleme ve kilo kaybı olarak görülür. Bu hastalıkta ateş oluşur. Ateş yüksek ateş halinde meydana gelmemektedir.

 Vaskülit hastalığın türüne göre görülen bazı belirtiler ise öksürük, nefes darlığı yaşanır. Sık olarak görülen belirtiler eklem ağrıları ve cilt lezyonlarıdır.

Hipertansiyon ve görme sorunları yaşanmaktadır. Görme sorunları genellikle geçici görme kaybı ve kalıcı görme kaybı olarak yaşanır.

  • Halsizlik
  • Ateş
  • Yorgunluk
  • Kilo kaybı
  • Öksürük
  • Terleme
  • Nefes darlığı
  • Eklem ağrıları
  • Cilt lezyonları
  • Hipertansiyon
  • Gözlerde kızarıklık, geçici ya da kalıcı görme kaybı

Vaskülit Nedenleri

Birincil vaskülitler genellikle ailevi değildir. Vakaların büyük çoğunluğunda hasta, ailede bu hastalıktan etkilenen tek kişidir ve kardeşlerinin de aynı hastalığa yakalanma olasılığı çok düşüktür. Farklı etkenlerin bileşiminin hastalığa yol açması olasıdır.

Çeşitli genlerin, enfeksiyonların (tetikleyici olarak) ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde önemli olduğu düşünülmektedir. Bu hastalıklar bulaşıcı değildir ve ne önlenebilir ne de tam şifayla tedavi edilebilir; ama kontrol altına alınabilir.

Kontrol altında olmasının anlamı; hastalığın aktif olmaması ve belirtilerin kaybolmasıdır. Bu duruma “remisyon” denir. Vaskülit hastalığı birçok türü bulunmaktadır. Bu hastalığın tam olarak nedeni bilinmemektedir fakat hastalığın genetik nedenlerden dolayı meydana geldiği düşünülmektedir.

Genetik nedenlerinin yanı sıra bağışıklık sistemi bozukluklarıda bu hastalığın neden olmaktadır. 

Vaskülit Teşhisi

Vaskülitin teşhisi genellikle kolay değildir. Belirtileri, diğer daha sık görülen çeşitli çocukluk hastalıklarıyla benzerlik gösterir.

Tanı, klinik belirtilerin ve eğer mümkünse kan, idrar ve görüntüleme (ultrasonografi, röntgen, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans ve anjiyografi gibi) tetkik sonuçlarının bir uzman tarafından değerlendirilmesine dayanır. Mümkünse tanı, etkilenen ve en erişilebilir durumdaki doku veya organların biyopsi bulgularıyla doğrulanır. Seyrek görüldüğü için çocuğu, eğer mümkünse pediyatrik romatoloji bölümünün ve diğer pediyatrik yan dal uzmanlarının ve görüntüleme uzmanlarının olduğu bir merkeze yönlendirmek gereklidir. Vaskülit hastalığın teşhisi her hastalıkta olduğu gibi erken olması gerekir. Erken teşhis her zaman önemlidir. Hastalığın ilerlemesini engelleyerek daha hızlı iyileşmeyi sağlar. İlk olarak hastanın şikayetleri dinlenilmelidir. Hastanın öyküsü bu durumda gereklidir. Hastanın öyküsü dinlendikten sonra ise görüntüleme sistemleri kullanılır. Bunların dışında ise biyopsi yapılır. Bu uygulamaların sonucunda da kesin teşhis konulmaktadır. 

Hastalığın Gelişim Süreci Nasıldır?

Nadir birincil vaskülitin prognozu fazlasıyla kişiye özgüdür. Sadece damar tutulumunun çeşidi ve kapsamına göre değil, aynı zamanda hastalığın başlangıcı ile tedavi başlangıcı arasındaki zamana ve hastanın tedaviye verdiği yanıta göre de değişir.

Organ hasarı riski, aktif hastalığın süresine bağlıdır. Hayati önem taşıyan organların zarar görmesi, hastaya hayat boyu etki edebilir. Düzgün tedaviyle klinik remisyon (hastalık belirtilerinin kaybolduğu dönem), sıklıkla birinci yılın sonunda görülür.

Bu remisyon hayat boyu sürebilir fakat genellikle uzun süreli idame tedavisine ihtiyaç duyulur. Hastalığın remisyon dönemleri, daha yoğun tedavi gerektiren alevlenme dönemleriyle kesintiye uğrayabilir. Tedavi edilmemiş hastalıkta ölüm riski oldukça yüksektir.

Hastalık seyrek görüldüğünden, hastalığın uzun süreli gidişine ve ölüm oranlarına dair bilgiler azdır. 

Vaskülit Tedavi Yöntemi

Vaskülit hastalığının tedavisinde genellikle ilaç yöntemi uygulanmaktadır. Hastalığın erken teşhis ve tedavisi önem taşımaktadır. Eğer kontrol altına alınmaz ise hastalık ilerleyerek daha da kötü durumlara neden olabilir.

Bu nedenle durumun kontrol altına alınması gerekir. Bu durumda tedavi kolay bir hal alır. Önemli olan hastalığa neden olan faktörlerin ortadan kaldırılmasıdır.

İlaç tedavisinde bağışıklık sisteminin desteklenmesinde yardımcı olacak ilaçlar ve iltihaplanmaların ortadan kalkması için ilaçlar kullanılmaktadır.

Önerilen İçerik;

► Ensefalit (Beyin İltihabı) Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/vaskulit-teshisi-ve-tedavi-yontemleri-11209h.htm

İltihaplı Romatizma Tipleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Vaskülit (Damar İltihabı) Nedir? Çeşitleri, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

Romatoid artrit, gut, vaskülit, lupus ve sjögren gibi hastalıklar iltihaplı romatizma tiplerindendir. Her birinin belirtileri ve uygulanacak tedaviler birbirlerine benzerlik gösterse de en uygun çözüm uzmanlar tarafından sağlanacaktır.

İltihaplı Romatizma

İltihaplı romatizma sadece tek bir hastalığa değil birkaç hastalığa birden verilen genel bir terimdir.

Bir üst başlığı romatizmal hastalıklar olan bu grubun etkilediği temel organlar iltihaplı eklemler, kaslar ve vücuttaki diğer organlar ile destekleyici bağ dokularıdır. Romatizmal hastalıkların birçoğu otoimmün bozukluklardır.

Bunun anlamı; vücudun bağışıklık sistemi mikrop, bakteri ve virüslere saldırmak yerine bünyedeki sağlıklı dokulara saldırması durumunda ortaya çıkan hastalıklardır.

Aile bireylerinde veya akrabalarında herhangi bir romatizmal hastalık olan kişilerde romatizma görülme olasığı çok daha yüksektir. Aynı zamanda; romatizmal hastalıklardan olan romatoid artrit ve lupus kadınlarda daha çok görülür. Bunun nedeni tam olarak bilinmemekle beraber kadınlarda daha fazla bulunan östrojen hormonuyla ilgisi olduğu düşünülmektedir.

Eklem, kas ve bağışıklık sistemi bozukluklarıyla uğraşan tıp alanına romatoloji adı verilir. Bu konularda uzmanlaşmış doktorlara ise romatolog denir. İltihaplı romatizmaların tam olarak ne anlama geldiğini, nedenlerini, belirtilerini ve tedavi yöntemlerini inceleyebilmek için başlıca romatizmal bozukluk tiplerini anlamak gerekir.

Romatoid artrit

İltihaplı romatizmaların içinde en sık karşılaşılan bozukluk tipi romatoid artrittir. Bu rahatsızlıktan şikayetçi olan hastalar şişmiş ve iltihaplı eklemlere sahiptirler. Bağışıklık sisteminin eklemlere saldırarak iltihaplanmaya ve şişmeye neden olması sonucu oluşur. Neden olduğu ağrılar çok şiddetli olduğundan tedavisinde kuvvetli ağrı kesici ilaçlar kullanılır.

Romatoid artrit; kemik ve eklemleri etkileyen iltihaplanmaya neden olduğundan eklem hastalıkları kategorisinde de incelenir.

Romatoid artrit; tedavi edilmezse eklemlerin kalıcı hasar görerek bozulmasına da neden olabilir. Vücutta genellikle ellerde ya da ayaklardaki parmaklar gibi küçük eklem ve kemikleri etkiler. Hastalığın neden olduğu belirtiler; etkilenen bölgenin yanı sıra akciğer, kan damarları, gözler ve cilt yüzeyinde de görülebilir.

Gut

Eklemlerde oluşan bir diğer iltihaplı romatizmal hastalıktır gut. Vücut dokularında çok fazla ürik asit kristali oluşması durumunda ortaya çıkar. Etkilenen bölgede iltihaplanma, kızarıklık ve şişme gibi belirtiler görülür. Gut hastalığıyla birlikte ortaya çıkan aşırı üretilen ürik asit kristalleri; böbrek fonksiyonlarının işlevlerini yerine getirmede zorlanmasına da yol açabilir.

Gut; çoğunlukla ayakta ve özellikle ayak baş parmağında gelişir ancak vücuttaki diğer eklemlerde de görülebilir. Eğer gut tedavisi yapılmazsa; tıp dilinde tophus adı da verilen nodüller oluşabilir.

Vaskülit

Vaskülit; nadiren görülse de hayatı tehdit edebilen kan damarlarında oluşan iltihaba veriline isimdir. İskemi ismiyle bilinen; dokulara kan sağlayan damarların tıkanarak kan akışının ve dolayısıyla doku beslenme düzeninin bozulması durumuna yol açabilir. Etkilenen kan damarında hissedilen şiddetli ağrının yanı sıra aşağıdaki belirtiler de görülebilir:

  • Kırmızı lekeler
  • Öksürme
  • Ateş
  • Cilt yüzeyinde yaralar

Lupus

İltihaplanmaya neden olan bir diğer otoimmün hastalık olan lupus her cinsiyette görülebilmesine rağmen en çok kadınlarda görülür. Erkeklerde daha az görülür ancak karşılaşılan vakalarda; lupus hastalığına yakalanan erkeklerde kadınlardan daha şiddetli belirtiler görüldüğü kaydedilmiştir.

Lupus; halk arasında “Kelebek Hastalığı” adıyla da bilinir.

Lupus hastalığıyla birlikte ortaya çıkan belirtilere örnek olarak; eklemlerde şiddetli ağrı, deri döküntüleri, yüksek ateş, yorgunluk ve nefes darlığı sayılabilir.

Sjögren Sendromu

Sjögren sendromu sık görülen ancak genellikle diğer otoimmün rahatsızlıklarla birlikte ortaya çıkan bir hastalık olduğundan teşhis edilmesi çok zordur. Kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülebilmektedir. Genel olarak 40 yaş üzeri kişilerde görülmesine rağmen çocuklarda ve erkeklerde de görülebilir.

Yapılan araştırmalarda; sjögren sendromuna yakalanma oranı %1 olarak görülmüştür. Yaşlandıkça %5’lere kadar çıkmaktadır.

Sjögren sendromu durumunda ortaya çıkan belirtiler:

  • Ağız ve boğazda kuruluk
  • Konuşma, çiğneme ve yutmada güçlük
  • Yorgunluk
  • Sindirim problemleri
  • Cilt döküntüleri
  • Eklem ve damarlarda ağrı
  • Vajinal kuruluk

İltihaplı Romatizmaların Tedavi Yöntemleri

Romatizmal hastalıkların büyük bir çoğunluğu ilaç tedavileri ve sağlıklı bir yaşam tarzıyla çözüme kavuşturulabilen rahatsızlıklardır. Herhangi bir tedavi uygulanmadan bile iyileşme görülen vakalar olmasına rağmen erken teşhis ve tedavi  çok önemli rol oynamaktadır.

İltihaplı romatizmal hastalıkların tedavisinde uygulanacak yöntem ise hastalığın hangi tip rahatsızlık olduğuna, etkilenen bölgeye ve hastalığın şiddetine göre değişebilir.

Herhangi bir iltihaplı romatizma rahatsızlığınız varsa veya varlığından şüpheleniyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna giderek gerekli testleri yaptırıp tavsiye edilen tedaviye başlamalısınız. Özellikle çocuklarda ve hamilelikte çok daha fazla dikkat etmelisiniz.

Romatizmal hastalıkların tedavisinde genel olrak; ibuprofen ve naproksen etken maddeli steroidler ile iltihapların iyileştirilmesi için nonsteroidler reçete edilir.

Bu iki ilaç türü de iltihaplanmayı engelleyip iyileşmeyi hızlandıracaktır.

Ayrıca steroidler bağışık sisteminin hiperaktivitesini düşürerek; otoimmün rahatsızlıkların neden olduğu belirtileri ve doku hasarını azaltmaya yönelik olarak çalışırlar.

Bazı hastalık türleri çok şiddetli olup geleneksel ilaç türlerine karşı duyarlı olabilirler. Steroidlerin kullanımıyla tedaviye cevap alınamayan bu gibi durumlarda immünsüpresif ilaçlar reçete edilebilirler. Bu ilaç türü çok etkili olmasına rağmen kuvvetli yan etkileri olduğundan diğer seçenekler kullanılmadan reçete edilmez.

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://eklemhastasi.com/iltihapli-romatizma.html

Vaskülit Nedir? Türleri, Nedenleri ve Belirtileri Nelerdir?

Vaskülit (Damar İltihabı) Nedir? Çeşitleri, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?
75 / 100SEO Score

Vaskülit, kan damarlarında iltihaplanma ile seyreden bir grup hastalığa verilen isimdir. Bundan dolayı “damar iltihabı” olarak da bilinir. Damar duvarında gelişen yıkıcı iltihaplanma, damar yapısını ve buna bağlı olarak da dokuların beslenmesini bozar. Vücutta tuttuğu damara göre farklı şikayetlere neden olur.

Vaskülit Neden Olur?

Vaskülitlerin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Genel olarak vücut savunma sisteminin çeşitli nedenlere kendi dokularını harap etmesi sonucu gelişir. Bundan dolayı bulaşıcı bir hastalık grubu değildir. Olayı başlatan ve tetiği çeken mekanizmalar henüz açığa kavuşmamıştır.

Vaskülitlerin gelişmesinde genetik faktörler ve çevresel etmenlerin etkili olduğu düşünülmekte. Bazı vaskülit formları bölgesel olarak daha sık görülmektedir. Örneğin Kuzey Amerika’da Behçet hastalığına az rastlanırken, ülkemizde çok daha sık görülmektedir.

Damar iltihabı ile seyreden bu hastalıklar farklı yaş gruplarında yoğunlaşmaktadır. Örneğin Kawasaki Hastalığı genellikle beş yaş altı çocuklarda görülürken, Temporal Arterit 50 yaş üstünde görülür. Bu guruptaki bazı hastalıkların bazılarına kadınlarda bazılarına ise erkeklerde daha sık rastlanır.

Vaskülit Türleri ve Sınıflandırması

Vaskülitler daha çok tuttulan damar büyüklüğüne göre sınıflandırılmaktadır. Büyük, orta veya küçük damarları tutanlar şeklinde üç grup altında sınıflandırılırlar .

Genellikle Büyük Damarları Tutanlar

  • Takayasu arteriti: Kalpten çıkan ana damar olan aort ve onun dallarını tutar. Akciğer damarları ve kolları besleyen damarlar etkilenir. Kırk yaş altı kadınlarda çok daha sık görülür. Kollardaki nabızlar zayıfladığı için nabızsızlık hastalığı olarak da bilinir.
  • Temporal (Dev Hücreli) Arterit: Özellikle şakak bölgesinden geçen atardamarı (a.temporalis süperficialis) tutar. Bunun yanında gözü besleyen damarı (oftalmik arter) da tutabilir. 50 yaş üstü kişilerde ve kadınlarda sık görülür.
  • Behçet Hastalığı: Büyük, orta ve küçük olmak üzere her boy damarı tutabilen bir vaskülit türüdür. Ülkemizde sık görülür.

Genellikle Orta Büyüklükteki Damarları Tutanlar

  • Poliarteritis Nodosa (PAN): En sık böbrek, kalp, karaciğer damarlarını tutar. Ayrıca pankreas, testis, deri, sinir sistemi ve barsakların damarlarını da tutabilir.
  • Kawasaki Hastalığı: Çocuklarda kalbi besleyen damarları (kroner arterleri) tutar.
  • Buerger Hastalığı: Sigara bağımlısı kişilerde görülen bu hastalık en sık kol (a.radialis) ve bacaklardaki (a.tibialis) damarları tutmaktadır.

Genellikle Küçük Boyutlu Damarları Tutanlar

  • Henoch Shönlein Purpurası: Deri, barsak ve böbrekteki küçük damarların tutulduğu çocukluk çağı hastalığıdır.
  • Wegener Granülomatozu: Akciğer ve böbrekteki küçük damarları tutmaktadır.
  • Mikroskobik PAN: Genellikle deri, akciğer, beyin, kalp, barsak ve böbrekteki küçük damarları tutar.
  • Churg Straus Sendromu: En sık akciğer, kalp, sinir ve derideki küçük damarları tutar.

Bu hastalıkların hepsinin ortak özelliği damarlarda iltihaplanma ile seyretmeleridir.

Vaskülit Belirtileri

Daha önce de belirttiğimiz üzere her vaskülit tuttuğu damara göre farklı belirtilere neden olur. Ancak bu hastalıklarda ortak olarak halsizlik, kırgınlık gibi özgün olmayan belirtiler görülebilir.

  • Temporal arteritte baş ağrısı, görme bulanıklığı ve yorgunluğun yanında omuz, sırt ve kalça ağrıları görülebilir.
  • Takayasu arteriti kollarda zayıflık, yorulma, nabızların zayıf alınması (veya alınamaması), görme sorunları ve bayılmalara neden olabilir.
  • Behçet hastalığı tekrarlayan ağız aftları, genital ülserler ve göz iltihabına (üveit) neden olur.
  • Henoch Schönlein Purpurası çocuklarda tipik döküntüsünün yanında eklem iltihaplanması, karın ağrısı, bulantı ve kusmaya neden olabilir.
  • Buerger hastalığı uzuvlarda şiddetli ağrı ve gangrenlere neden olabilir.
  • Kawasaki hastalığı çocuklarda yüksek ateş, gözlerde kızarıklık, döküntü, eklem ağrısı ve lenf bezi şişliği gibi belirtilere neden olabilir.

Görüldüğü üzere her vaskülit farklı belirtiler ile kendini göstermektedir.

Vaskülit Tedavisi: Her vaskülit farklı şekilde tedavi edilmektedir. Hatta aynı hastalığa sahip iki kişide bile tedavi farklılık gösterebilir.  Genellikle steroid tedavisi ve savunma sistemini düzenleyici ilaçlar seçilmektedir. Ancak bazı hastalıklarda tedavi değişebilmektedir. Tedavi hastalığa, kişiye ve hastalığın şiddetine göre doktorunuz tarafından belirlenecektir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/vaskulit-nedir/

Vaskülit: hastalığın nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Vaskülit (Damar İltihabı) Nedir? Çeşitleri, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

  • Çevrimiçi testlerin şifresinin çözülmesi – idrar, kan, genel ve biyokimyasal.
  • İdrarizde bakteri ve idrar ne anlama gelir?
  • Çocuğun analizini nasıl anlarım?
  • MRG analizinin özellikleri
  • Özel testler, EKG ve ultrason
  • Hamilelikte normlar ve sapmaların değerleri ..

Analizlerin şifresinin çözülmesi

Her bir hücrenin tam beslenmesi kan dolaşımını sağlar. 111 bin kilometre uzunluğa sahip. Böyle bir değeri hayal etmek zor.

Bu “yaşam yolu” etkilendiğinde, vücut tarafından ciddi bir şok yaşanmaktadır. “Vaskülit” kavramını, nasıl bir hastalığın ve nasıl tedavi edilmesi gerektiğini düşünün.

Vaskülit hastalığı – nedir?

Pek çok hastalık dolaşım sistemini patolojik süreçte içerebilir. Ancak daha sık olarak, vasküler yatağın yenilgisinin zorunlu olacağı ve tek bir sistemik sürecin bir parçasını oluşturan bir patoloji vardır.

Vaskülit, immünolojik bir lezyona dayanan, farklı çaptaki damarların arter veya venöz damarlarının iltihaplanmasıdır.

İltihaplı gemiler zamanla, fonksiyonlarını ve yapılarını değiştirerek organları tam olarak besleyemezler. Vaskülit ayrı bir hastalık değildir, aksine belirli bir hastalığın belirtilerinden biri olan bir sendromdur.

Vaskülit fotoğraf belirtileri

Bir hastalığın nasıl ortaya çıktığına dair net bir açıklama yoktur. Bağışıklık sisteminin (otoimmün bir işlem) bir arızası olduğu varsayımı vardır. Vücut katil hücreler üretir, yanlışlıkla kan damarlarına saldırmaya başlar.

Sapık işlemin başlangıç ​​faktörü bir enfeksiyon, özellikle viral bir enfeksiyon olabilir. Virüslerin hücrelerini sübvanse edebildikleri ve çalışmalarını kontrol edebildikleri kanıtlanmıştır. Buna duyarlılık miras alınabilir.

Enflamasyon, damarı yavaş yavaş devre dışı bırakır. Vücuda kan akışı azalır, kanamalar, damar duvarında tabakalaşma ve nekroz görülür. Doğru beslenme olmadan, hücreler ölüme mahkumdur.

Hastalığın çeşitleri ve formları

Sınıflandırma kriterleri seçilen damar kalibresi, yanma türü ve spesifik antikorların tespiti.

Aşağıdaki vaskülit türleri vardır:

  • büyük damarların hasarı – arterit;
  • orta kalibreli damarlar – arteriyolit;
  • küçük gemiler veya kılcal;
  • çeşitli kalibreli damar lezyonları ile vaskülit.

Doğası gereği, patoloji ayrılır:

Birincil – vasküler lezyonlar ile özerk bir hastalık.

İkincil – başka bir hastalığın komplikasyonu. Örneğin, viral hepatitin arka planına karşı, daha sonra agresif tedavi (tıbbi vaskülit) etkisi altında ilerleyen sekonder vaskülit ortaya çıkabilir.

Enfeksiyon (kırmızı ateşli, tifo) damarları etkiler. Alerjik vaskülit (yukarıdaki fotoğraf) – alerjik hastalıklarda alerjenlerin etkilerinden. Onkopatolojide paraneoplastik vaskülit. Bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılığı serum vaskülitine neden olur.

İşlem istisnasız tüm organların kan damarlarına maruz kalır. Birçok neden, çeşitli vaskülit formlarının ortaya çıkması için bir baskı görevi görür. Bazılarının net bir nedensel ilişkisi var.

Otoimmün agresyon ilkesi tüm sistemik vasküler lezyonların temelini oluşturur. Bu, birincil vaskülitin ayırt edici özelliğidir.

Arterit (büyük damarların duvarlarının iltihabı) bulunur:

Aortik arkın lezyonu ve ona bitişik damarlar ile karakterizedir. Ana grup aterosklerozu olmayan genç kadınlardan oluşmaktadır. Bu durumda, proksimal koroner arterler etkilenirken, distal vaskülit etkilenmez.

Anjina ve kalp yetmezliğine yol açan aort kökünün genişlemesi nedeniyle aort yetersizliği sağlar.

Karotis vaskülitleri oluşur. Kalbinde, koroner arterler hedeflenmiştir. Hastalığın ani miyokard enfarktüsü ile kendini gösterdiği durumlar vardır.

Yaşlı insanlar genellikle acı çeker. Klinik, beyne giden atardamarlara zarar veren semptomlara sahiptir – baş ağrısı, alt çenenin işlevsizliği, nörolojik anormallikler.

Glukokortikoid tedavisi iyi bir sonuç verirse, hastalığından güvenle şüphelenebiliriz.

Arteriyolit (orta büyüklükteki damarlara hasar) gözlenir:

  • Kawasaki hastalığı – çocukluk çağı vasküliti.

Ani koroner ölüm ve çocuklarda kalp krizi nedenidir. Sıcaklık, döküntü, konjonktivit, ödem, ayak derisinin soyulması ve ellerde oluşur. Servikal lenf nodlarında bir artış.

  • Nodüler periarteritis – nodüller şeklinde immün kompleksler damarlarda biriktirilir.

Küçük ve orta arterlerin iltihaplanması ve nekrozu vardır. Bütün bunlara sistemik hastalık belirtileri eşlik ediyor. Endişeli ateş, vücut ağırlığını azalttı. Böbrekler en sık etkilenir, böbrek yetmezliği belirtileri ortaya çıkar.

Küçük damarların vaskülitleri:

  • Schönlein-Henoch hastalığı.

Çocuklar acı çekiyor. Deride küçük kanamalar, eklemlerde ağrılar, karın ağrısı. Yaygın olmayan gastrointestinal glomerülonefrit ile kanama (böbrek hasarı)

  • Alerjik angiitis – eozinofilik granülomatozis ve vaskülit.

Spesifik antitoplazmik antineutrofil antikorlarının (ANCA) görünümü karakteristiktir. Hastalık genellikle pollinoz veya astım ile başlar, daha sonra süreç genelleşir, vaskülit katılır. Eozinofiller kanda artar.

  • Wegener granülomatozu da benzer bir yapıya sahip.

Solunum yolu ve böbreklerin küçük damarları etkilenir. Gözlenen burun patolojisi (sinüzit, rinit), bronş (öksürük, hemoptizi). Zamanla, böbrek yetmezliği katılır.

  • Esansiyel kriyoglobulinemi, kriyoglobulin kompleksleri olan damarların karakteristik bir tıkanmasıdır.

Sonuç olarak, damarlar iltihaplanır. Antibiyotik veya diğer alerjenlerin alınması ile ilişkili. Hepatit C'li hastalar genellikle bu tür vaskülitlere sahiptir.

Ürtiker şeklinde bir döküntü vardır. İltihaplı eklemler, lenf düğümleri genişler, böbrekler etkilenir. Belirtiler, nedensel faktörün ortadan kaldırılmasından sonra hızla geriler.

  • Hyperrheal vasculitis sendromu – kutanöz vaskülit.

Kılcal damarlar ve cilt venülleri enflamatuar süreçte rol oynar. Küçük kanama ve kabarcık alanlarıyla karakteristik döküntü. Eklemlerde ağrı ile birlikte. Başka iltihap belirtileri yokluğunda cildin izole edilmiş bir lezyonu seçeneği vardır.

  • Mikroskobik polianjiitis.

Çöken immün komplekslerin neden olduğu nekrozlu ciddi vaskülit. Daha sık, akciğer ve böbrek damarları muzdarip. Nekrotizan glomerülonefrit ve pulmoner kapiller gelişir.

Yetişkinlerde vaskülit belirtileri

Vaskülit fotoğrafı

Hastalık, vücudun klasik iltihabı belirtileri gösterir. Alevlenmeler ve remisyonlarla uzun bir seyri var, sıklıkla ilerliyor ve çoğu zaman sakatlıkla sonuçlanıyor.

Herhangi bir vaskülitin kendine özgü semptomları vardır:

  1. Sıcaklıkta dalga benzeri yükseliş;
  2. Kilo kaybı;
  3. Birçok organın eşzamanlı enflamasyonu (sistemik) – döküntü, ciltte kanamalar, böbreklerde hasar, gözler, akciğerler, eklem ve kaslarda ağrı.

Ama sonuçlara ve tanı acele acele etmeyin – vaskülit. Konunun nihai kararı kadar uzak. İleride doku biyopsisinin alınması, laboratuvar ve enstrümantal testlerin yapılması zorunlu bir ayırıcı tanıdır.

Sonuçta, bu tür şikayetler birçok hastalıkta bulunur. Vaskülit nadir görülen bir semptomdur, uzmanlar önce bunu düşünmeyeceklerdir. Bir romatologun danışmanlığı her zaman gösterilir.

Vaskülitin klinik resmi büyük ölçüde lokalizasyon sürecine, inflamasyonun aktivitesinin derecesine ve etkilenen damarın çapına bağlıdır.

Vaskülit tanı yöntemleri

Doktorun dikkatli bir muayenesi ve hastanın muayene sırasındaki sabrı, damarların belirli bir hastalığı olan patolojisinin belirlenmesine yardımcı olacaktır. Derhal çok uzak olmayan hastalar romatologlara gidiyor ve bu da araştırmayı zorlaştırıyor.

Bazen hastalık remisyon aşamasına girer ve iyileşme yanılsaması yaratır. Bu muayenede durdurulur ve işlem ilerler.

Bir varsayımsal tanı laboratuvar, morfolojik ve enstrümantal yöntemler ile doğrulanmalıdır. Ve ancak o zaman agresif terapi reçete.

Laboratuar testleri spesifik inflamasyonun varlığını gösterecektir. Ayrıntılı kan testi, idrar tahlili, C – reaktif protein yapın.

Serolojik araştırmalar belirgin bir tanı koymada önemli ölçüde yardımcı olur.

  • Özel laboratuarlarda antineutrofilik sitoplazmik antikorlar için kan alınır. Bu Wegener granülomatozisi, Churg-Strauss sendromu, mikroskobik polianjiitin saptanmasına yardımcı olur;
  • Romatoid faktör – romatizmal bir hastalığı dışlamak için;
  • Kriyoglobulinler – Primer antifosfolipid sendromu, Goodpasture sendromu. Hepatit ve HIV, sitomegalovirüs, Epstein-Bar virüsü belirteçlerini arayın.

Enstrümantal yöntemler

  • Viseral anjiyografi;
  • Doppler ultrason;
  • Akciğerlerin r-grafisi, aortografi;
  • Bilgisayarlı ve manyetik rezonans görüntüleme yerelleştirme sürecini belirlemeye yardımcı olur.

Kesin tanı için biyopsi gereklidir. Sadece vaskülit belirtilerini ayrıntılı olarak incelemenize izin verir, iltihap tipini ve aktivitesini gösterir. Tedavi sürecini kontrol etmek de önemlidir.

Vaskülit tedavisi, ilaçlar ve teknikler

Kritik tanı aşamasından ve tanı konulduktan sonra tedaviye başlanır. Bu mümkün olduğunca çabuk yapılmalıdır. Terapinin amacı, agresif antikorların üretimini azaltmak, damar üzerindeki zararlı etkilerini ortadan kaldırmak ve iltihaplanmayı baskılamaktır.

Remisyona ulaşmak ve gelecekte saklamak çok önemlidir. Daha önce, bu neredeyse elde edilemedi. Hastaların çoğu ilk yıl öldü.

Modern immünsüpresif tedavi (TNF inhibitörleri, sitostatikler) sayesinde hastalık yenilebilir veya sürdürülebilir bir remisyon sağlanabilir, ki bu zaten bir zaferdir.

Önemli: Sistemik vaskülit tedavisi kesinlikle bireyseldir. Dozlar vücut ağırlığına, yaşa ve komorbiditelere göre dikkatlice seçilir. Genellikle, yan etkilerden dolayı, etkiyi kaybetmemek için hayati bir ilacın çıkarılması ve başka biri ile değiştirilmesi gerekir.

Deneyimli uzmanlar vaskülit tedavisi ve ayırıcı tanısında rol alırlar. Genellikle romatolog ve organda etkilenen dar bir uzmandır.

Ana ilaç grupları

temeli:

  • Kısa etkili glukokortikoidler – prednizon;
  • Sitostatik (genellikle siklofosfamid, nadiren metotreksat ve azatiyoprin)

yardımcı:

  • Plazmaferez ve hemosorpsiyon – böbrek yetmezliğini önler;
  • Siklosporin A;
  • İmmünoglobulin cv;
  • Antiplatelet ajanları: aspirin, pentoksifilin;
  • Sentetik prostaglandinler (misoprostol);
  • Doğrudan antikoagülanlar;
  • Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri;
  • Monoklonal antikorlar (Rituximab, Alemtuzumab);
  • Trimetoprim / sulfametoksazol.

deneysel:

  • Cinsel organların hormonları;
  • COX-2 grubundan NSAID'ler – Etoricoxib (Arcoxia);
  • immüno-;
  • Anjiyogenez inhibitörleri: leflunomid;
  • Tümör nekroz faktörü inhibitörleri – infliksimab ve adalimumab;
  • İnterlökin-5 inhibitörü – mepolizumab;
  • B-lenfosit inhibitörleri – okrelizumab;
  • B-lenfosit transmembran sialoglikoproteine ​​karşı antikorlar – epratuzumab;
  • B-lenfosit uyarıcı protein antagonisti – blisibimod;
  • Kök hücre nakli;
  • Apoptozis inhibitörleri.

Cerrahi tedavi, büyük damar lezyonları olan hastalar için endikedir. Bazen bir hayat kurtarmanıza izin verir. Kalbin damarları etkilendiğinde ona koşarak gelirler. Şönt, plastik ve diğer yöntemler iyi sonuçlar verir.

Daha sık vaskülit tedavisinde hormon ve sitostatik bir kombinasyon kullanın.

Merhemler ve kremler

Bacaklarda ikincil vaskülit tedavisinde dış ilaçlar kullanılır. Bunlar, glukokortikoidli kremler ve merhemler (merhem “Elokom”), troxevasin ile kremadır.

Ülserlerin şifa için kullanılan “Solcoseryl” merhem.

Vaskülit profilaksisi

Primer vaskülit oluşumunu önlemek problemlidir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek anlamlıdır:

  • İmmünomodülatörlerin alınması;
  • Vücudun sertleşmesi: kış yüzme, soğuk duş, yüzme.

İkincil vaskülit gelince, onun önlenmesi kolaydır. Sebeplerin ortadan kaldırılması genellikle tam iyileşmeye yol açar.

Bu durumda, ana öneriler:

  • Kronik enfeksiyon odaklarının sanitasyonu;
  • Çevrenin uzun süreli olumsuz etkilerini (mesleki tehler), zehirlenmeleri, alerjenleri önlemek;
  • Uzun süreli stresi ortadan kaldırmak;
  • Doğru beslenme ve uyku.

Vaskülit kodunun sınıflandırılması ICD 10

Uluslararası hastalık sınıflandırmalarında (ICD 10), vaskülit (tezahürün şekline bağlı olarak) aşağıdaki kodlarla belirtilmiştir.

  • L95.0 Mermer derili vaskülit (yamalı atrofi)
  • L95.1 Eritem dayanıklı
  • L95.8 Diğer cilt sınırlı vaskülit
  • L95.9 Vaskülit, ciltle sınırlı, belirtilmemiş
  • D69.0, D89.1 – sistemik hemorajik vasküler lezyonlar (alerjik purpura, romatizmal purpura, Schönlein-Genoch hastalığı);
  • M30 – Poliartit nodoza ve ilgili koşullar;
  • M30.1 – Granülomatöz ve alerjik anjiit, akut veya subakut vaskülit, akciğer hasarı;
  • M30.2 – Jüvenil poliartterit;
  • M30.3 – Limfonodüler Kawasaki Mukozal Sendromu;
  • M30.8 – Farklı poliartiter nodoza durumları;
  • M31 – Çeşitli nekrotizan vaskülopatiler;
  • M31.0 – Hutspascher sendromu, aşırı duyarlı anjiit;
  • M31.1 – Mikroanjiyopati trombotik, trombositopenik ve trombotik purpura;
  • M31.2 – ölümcül orta hat granülomu;
  • M31.3 – Solunum nekrotizan granülomatozu, Wegener granülomatozu;
  • M31.4 – Takayasu sendromu (aortik kemerler);
  • M31.5 – dev hücreli ve romatizmal polimiyalji;
  • M31.6 – diğer tiplerde dev hücreli arterit;
  • M31.8 – Rafine edilmiş nekrotizan vaskülopati;
  • M31.9 – Nekrotizan vaskülopatiler, tanımlanmamış.

Sistemik hastalıkların sınıflandırılmasının zor olduğu, hala çalışıldığı ve verilerin değişebileceği unutulmamalıdır.

Etiketler: otoimmün damarlar

Источник: http://tr.medic-attention.com/vaskulit-prichiny-simptomy-i-lechenie-zabolevaniya_default.htm

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.