Verem Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

Verem Savaş Nedir, Verem Belirtileri ve Tedavisi

Verem Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

verem savaş nedir, verem belirtileri ve tedavisi

Verem nedir? Mycobacterium tuberculosis adlı bir mikrobun sebep olduğu, herhangi bir sosyal sınıf veya cinsiyet, yaş gözetmeyen toplumun her kesiminde görülebilen bir hastalıktır. Verem hastalığının diğer adı ise tüberkülozdur. Bu hastalığın bir enfeksiyon hastalığı türü olduğu 1865 yılında anlaşılmıştır.

Verem hastalığı en çok akciğerlere hasar verir. Akciğer dışındaki diğer organlarda da hastalık meydana getirebilir. Verem hastası olan bir kişiye erken teşhis konursa ve düzenli, doğru bir tedavi uygulanırsa bu hastalığın tümüyle iyileşme olanağı vardır.

Dünya üzerindeki tüm ülkelerde bu hastalığı taşıyan insanlar vardır. Günümüzde bile sadece tek bir mikrobun sebep olup da en fazla öldürme oranına sahip hastalık veremdir. Dünya üzerinde verem hastası olan kişi sayısı her geçen gün artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, tüberküloz yani veremin hızla yayılması sebebiyle Acil Durum ilan etmiştir.

Dünya üzerinde verem hastalığının en çok rastlandığı yerler Güneydoğu Asya ile Güney Afrika’dır. Özellikle Çin, Hindistan ve Endonezya’da verem hastalarının sayısı oldukça fazladır. Türkiye’de ise bilhassa 20.

yüzyılda verem hastalığı çok yaygın bir hâl almıştı. Hatta bu dönemde ölümlerin en önemli sebebi bu hastalıktı.

Şu anda ise Türkiye’de yaklaşık olarak 15 milyon kişi bu hastalıkla efekte olmuş olup bunların birçoğu ileride tüberküloz hastalığıyla mücadele edecektir.

verem nedir

Verem Belirtileri

Verem hastalığının bazı belirtileri vardır.

Öksürük sorunu yaşayanların bu öksürük durumunun iki haftadan fazla sürmesi, ateşin çıkması, geceleri aşırı terlemeler, iştahsızlık problemi, göğüste ağrı hissi, kilo kaybı, çocuklarda ise kilo alamama durumu, halsizlik hissi, tükürürken kan gelmesi verem belirtileri olabilir.

Bu durumları yaşayan kişiler mutlaka bir doktora görünmelidir. Unutulmamalıdır ki erken teşhis hayat kurtarır. Bu hastalığın belirtileri kendini bir anda göstermez. Belirtiler yavaş yavaş oluşur. Bu nedenle de çoğu kişi kendisindeki durumun vehametini anlayamaz.

Bunun için en ufak belirtiler bile dikkate alınmalıdır. Çünkü bu hastalık başta akciğer olmak üzere birçok organa zarar verir. Telafisi olmayan sorunlara maruz kalmadan önce tedbirli davranmalı, bu belirtileri yaşayan kişiler durumlarını ihmal etmemelidir. Verem belirtileri maddeler halinde sırlanacak olursa:

  • Gece terelemesi ve ateş.
  • İştahsızlık.
  • Göğüs ağrıları.
  • Kilo kaybı.
  • Kan tükürme.
  • Çocuklarda kilo alamama.
  • Halsizlik.
  • İki haftadan fazla süren öksürük.

Verem Hastalığı Teşhisi

Yukarıdaki şikayetlerle doktora başvuran hastalardan verem hastalığının teşhisi için balgam örneği alınır ve laboratuvarda incelenir. Alınan balgamda verem mikrobu olup olmadığı tespit edilmeye çalışılır.

Verem hastalığının tedavisinde buna ilişkin ilaçlardan faydalanılır. Türkiye’de verem ilaçları Verem Savaş Dispanserleri tarafından ücretsiz olarak verir. Tüberküloz hastalığı yavaş yavaş ilerlediğinden dolayı bu ilaçların uzun süre kullanılması önerilir.

Genellikle tedavi süresi en az altı aydır. Yaygın inanışın aksine bu hastalığın tedavi süresince stresten, beslenme, iklim ve yorgunluk gibi durumların çok da önemli olmadığı görülmemektedir.

Çünkü bu hastalığın stresle, dinlenmeyle ya da beslenmeyle pek ilgisi olmadığı bilinmektedir.

Günümüzde veremle savaş kapsamında veremin tedavisi için geliştirilen ilaçlarda büyük aşamalar kaydedilmiştir. İlaçla tedavi yöntemi ile birçok verem hastası iyileşme göstermiştir.

Fakat ilaçla tedaviye başlandıktan sonra ilaçların düzenli kullanılmaması veya ilaç kullanımının tedavi süreci bitmeden bırakılması bu hastalığın tedavisini olumsuz yönde etkiler. Vücut ilaca direnç kazanacağı için hastalık daha kötü bir ilerleme kaydedebilir.

Veremin tedavisinde doğrudan gözetimli tedavi yöntemi de uygulanır. Bu tedavi yönteminde ilaçlar bir sağlık personeli gözetiminde içirtilerek birebir sonuçlar gözlemlenir. Bu yöntem aslında daha doğrudur.

Çünkü ilacı kendisi alan hastalar bir süre sonra ilaç kullanmayı bırakabilmekte veya ilaçlarını düzenli almamaktadır. Bu da tedavinin yarım kalmasına sebep olmaktadır. Ancak bu doğrudan gözetimli tedavi yöntemiyle ilaç tedavisinin de daha düzenli ilerlenmesi sağlanmaktadır.

verem savaş

Verem Nasıl Bulaşır

Verem hastalığı aynı havayı solumakla bulaşabilir. Bu nedenle tüberküloz hastası ile aynı ortamda bulunulduğunda gerekli tedbirler alınmalıdır. Hastalığın solunum yolu ile bulaşması dolayısıyla kalabalık ortamlarda bulaşma riski daha fazladır.

Bu arada tüberküloz hastalığından kurtulan bir kişide bu hastalık tekrardan görülebilir. Bu nedenle kontrollerini ihmal etmemelidir. Tüberküloz hastalığı çok ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Tedavisi yapılmadığı zaman öldürücü olabilen bir hastalıktır. Bu nedenle toplumun da aslında hastalık hakkında bilinçlendirilmesi gerekir.

Verem Savaş

Bütün dünya ile birlikte ülkemizde de çok sayıda insanı tehdit eden tüberküloz ile mücadele için birçok yerde verem savaş derneği klinikleri açılmıştır.

Bu kliniklerde hastaların takibi yapılmakta ve hastalığın tedavisi için ilaçlar hastalara ücretsiz olarak verilmekte.

Hastalığın belirtileri görüldüğüde ya da veremden şüphe edildiği durumlarda vakit kaybedilmeden bu kliniklere başvurulmalıdır.

Источник: http://saglikloji.com/verem-savas-nedir-verem-belirtileri-tedavisi/

Verem Belirtileri Nelerdir?

Verem Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

Verem hastalığı, tıp dilinde tüberküloz olarak da bilinen ve koch basili ismindeki bir bakterinin neden olduğu bir tür hastalıktır. Verem hastalığı iltihaplanma şeklinde görülen ve oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalığa neden olan bakteri 1882 yılında keşfedilmiştir.

Verem hastalığı genel olarak akciğerleri tutsa da, düşük bir ihtimalle diğer organlara da bulaşma ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle genel olarak akciğer veremi olarak adlandırılmaktadır. Verem hastalığını tehli yapan bir özelliği, bakteri vücuda girer girmez hemen hastalığa neden olmayabilir.

Vücudumuz ne zaman zayıf düşer, bağışıklık sistemimiz koruma özelliğini biraz olsun yitirirse verem hastalığına neden olan bakteri, atağa geçebilir.

Her ne kadar günümüzde bu hastalığa yakalanma ve bu hastalıktan dolayı insanların hayatlarını kaybetme oranlarında büyük miktarlarda düşüş olsa da, yine de verem hastalığını tehli hastalıklar arasında nitelendirebiliriz. Tıbbi olanakların yetersiz olduğu, insanların ise düşük gelir düzeyine sahip olduğu ülkelerde hala bu hastalık nedeni ile ölümler görülmektedir.

Verem hastalığının genel olarak akciğerlerde iltihaplanmaya neden olduğundan bahsetmiştik. Bu doğrultuda, veremin genel olarak solunum yolları yolu ile bulaştığını söyleyebiliriz. Solunum yolları vasıtası ile vereme neden olan bakteri, akciğerlere yerleşir ve burada iltihaplanmaya neden olur.

Bu zararlı bakteri akciğerlere yerleştiğinde, vücut direnci de yeterli seviyelerde değil ise, akciğerlerde iltihaplanmaya bağlı yaraların oluşumu başlar. Hastalık bir yandan yayılırken, bu sırada bakteriler de üremeye ve çoğalmaya başlarlar. Nefes alıp verme sırasında olmasa da hapşırma ya da öksürme sırasında, bu bakteriler vücudumuzun dışına çıkarak dış ortama yayılır.

Bu sayede diğer insanlara da bulaşmaktadır. Bu nedenle verem hastası olan biri ile kapalı bir ortamda korunmasız şekilde bulunmak oldukça tehlidir. Aynı zamanda sadece solunum değil, bu kişinin vücut sıvıları ile temas halinde olmak da verem mikrobunu kapmak için yeterli bir sebep olabilir.

Ayrıca, düşük bir ihtimal de olsa verem mikrobu pastörize edilmemiş sütlerin tüketilmesi ile de bulaşabilir. Genelde gelişmiş ülkelerde bu nedenden dolayı verem vakaları çok görülmese de, yine de böyle bir ihtimal bulunmaktadır.

Anlaşıldığı üzere, verem hastalığı ile mücadelede en önemli olgulardan birisi bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir. Güçlü bir bağışıklık sistemi, vereme neden olan bakterilerin vücutta üremesini ve hasara neden olmasını engeller. Güçlü bir bağışıklık sistemi ise düzgün bir beslenmeden geçmektedir.

Eğer hastalığa yakalanmış olsanız bile, bağışıklık sisteminizin güçlü olması gerekmektedir. Fakat verem hastalığının teşhisi de bu konuda önemlidir. Belirtileri diğer akciğer hastalıklarının belirtilerini andırdığı için, tespiti zor olabilir. Bu nedenle belirtilerinin iyi bilinmesi gerekmektedir.

Hazırladığımız listede veremin önemli belirtilerini bulabilirsiniz.

Öksürüğün aslında birçok nedeni olabilir. Çeşitli birtakım hastalıklar öksürüğe neden olmaktadır. Hatta herhangi bir hastalık yüzünden olması gerekmeden de çevresel bazı etkenler nedeni ile de kişiyi öksürük tutabilir. Bu nedenle sadece öksürüğe bakarak verem belirtisi diyebilmek biraz zordur.

Fakat öksürüğün niteliğine bakarak hangi hastalık yüzünden olduğunu anlamak mümkündür. Bu sayede öksürüğün ne şiddette ve nasıl bir etki bıraktığına bakılarak verem ile bir ilgisi olup olmadığı öğrenilebilmektedir.

Verem hastalığının neden olduğu öksürük, diğer akciğer hastalıkları nedeniyle oluşan öksürüklere göre çok daha şiddetli seyretmektedir. Eğer şiddetli bir öksürük şikayetiniz var ise ve bu öksürük şikayetiniz üç haftadan çok daha uzun bir süredir devam ediyor ise, verem hastalığından şüphelenmeye başlayabilirsiniz.

Unutmayın, her öksürük vereme işaret etmez. Farklı akciğer hastalıkları da öksürüğe neden olabilir. Eğer öksürüğünüz uzun süredir varsa, bunu mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Ayrıca veremin neden olduğu öksürüğün bir diğer özelliği ise, kanlı olmasıdır.

Verem akciğerlerin iltihaplanmasına neden olan bir hastalık olduğu için, şiddetli ve sürekli öksürükler akciğer ve solunum sistemini tahriş eder. Bu nedenle kanlı öksürük, kanlı balgam görülebilir. Eğer bunlar oluşmuş ise, hastalık ileri seviyelere ulaşmış demektir.

2.Nefes Almada Yaşanan Zorluk

Verem eğer akciğerlerde hasara neden olmaya başladıysa, tüm solunum sistemini kötü bir yönde etkileyecektir. En basit hali ile dahi düşünüldüğünde nefes alıp vermede güçlük yaşanacağı gerçeği tahmin edilebilmektedir.

Fakat bu her nefes alma güçlüğü yaşanan durumlarda verem hastalığından şüphelenilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Bazı akciğer hastalıkları da kişinin nefes alıp vermesini etkileyerek bu açıdan zorluk yaşatabilir.

Fakat eğer nefes alma güçlüğü, uzun süredir devam eden ve şiddetli seyreden bir öksürük ile beraber görülüyor ise, veremden şüphelenmeye başlayabilirsiniz.

3.Göğüs Bölgesinde Ağrı

Verem hastalığı ile birlikte görülen belirtilerden biri de göğüs bölgesinde oluşan ağrıdır. Yine söyleyelim, sadece bu belirtiyi diğerlerinden bağımsız düşünüp, verem işareti olarak yorumlama güçtür.

Fakat veremin neden olduğu göğüs ağrısının bazı karakteristik özellikleri bulunur ve diğer iki belirti ile birlikte görülmektedir. Bu karakteristik özellikler arasında, nefes alıp verirken batma şeklinde kişiyi rahatsız eden bir sızı gösterilebilir.

Veremin neden olduğu şiddetli öksürükler nedeni ile akciğerler tahriş olur ve göğüs bölgesi hassaslaşır. Bu nedenle en basit şekilde nefes alıp verirken bile kişi ağrı hissedebilmektedir.

4.Güçten Düşme

Verem hastalığına neden olan bakteri, vücudu en zayıf anında yakalamaktadır. Bağışıklık sisteminde oluşan en ufak zayıflamada bu bakteri harekete geçer ve zararlı etkilerine başlar. Bunun bir diğer kötü yanı, kişinin tekrar kendini toparlamasına fırsat vermemesidir.

Bu nedenle verem olan kişiler, kendilerini sürekli olarak halsiz hissederler. Ayrıca iştahları da kesilen bu kişiler gerektiği gibi beslenmedikleri için, anormal biçimde bir kilo kaybına uğrayabilirler.

Tüm bu etkenler birleşince kişiyi güçten düşüren ve yataktan çıkamayacak hale sokan bir durum ortaya çıkarır.

Источник: https://evdesifa.com/verem-belirtileri-nelerdir/

Verem Hastalığı Nedir?

Verem Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

Günümüzde eskisi kadar tedirgin edici bir hastalık olmasa da, verem hala önemli bir sorundur ve bazı bölgeler ve ülkelerde hala yaşanmaktadır. Örneğin, her yıl dünyada 13 milyondan fazla aktif verem vakası ortaya çıkmaktadır. Bu oldukça yüksek bir rakamdır.

Verem özellikle ciğerlere saldıran ciddi bir enfeksiyöz bakteriyel hastalıktır. Tıpkı diğer bakteriyel enfeksiyonlarda olduğu gibi hapşırma, öksürme, sıvı alış verişi veya diğer yayma yollarıyla kolayca yayılmaktadır.

Zayıf bağışıklık sistemi, aşırı kalabalık yerlerde yaşama, yetersiz beslenme, diğer akciğer hastalıklarına karşı savunmasızlık ve bir otoimmün bozuklukla ilgili sorunlarınız varsa, verem hastalığına daha eğilimli bir hale gelebilirsiniz. (1)

Veremin tedavisinde devamlı gelişmeler yaşanırken ve çoğu vaka tedavi edilebiliyorken, ne yazık ki hala yardıma ihtiyacı olan pek çok kişiye ulaşılamamakta ve tedavi edilmeyen bu vakalar ölümle sonuçlanmaktadır.

Bununla birlikte, bağışıklık sistemini kontrol altında tutmak ve verem belirtilerine erken müdehale etmek hastalığın tedavi edilmesinde oldukça etkili olabilmektedir.

Veremin tıbbi tedavisi uzun ve zorlu bir antibiyotik sürecidir, diğer yandan, komplikasyon riski de yüksektir. (2)

Verem Nedenleri

Verem neden olur? Tüberküloz olarak da bilinen verem hastalığı, Mycobacterium tuberculosis bakterisinden kaynaklanmaktadır. Akciğerlere enfekte olan verem, bulaşıcı olabilmektedir. Yani bu durum, verem bakterilerinin diğer insanlara yayılma riski bulunduğu anlamına gelmektedir. Verem vücudun diğer bölgelerinde genellikle bulaşıcı değildir.

Verem hastalığı olan insanlar öksürdüğünde, hapşırdığın, konuştuğunda, güldüğünde ya da tükürdüğünde üretilen damlalar yoluyla bakteriler diğer insanlara bulaşmaktadır. Bu damlalar, havaya püskürtülen milyonlarca bakterileri içermektedir. Yakındaki insanlar bu bakterileri teneffüs edebilir ve sonuç olarak, vereme enfekte olabilir. (4)

Daha fazla Verem Nedenleri için

Verem Tedavisi

Verem nasıl geçer? Normal antibiyotikler verem bakterilerini öldürememektedir. Hasta birkaç ay boyunca özel antibiyotik kombinasyonu almalıdır. Genellikle standart tedavi süresi altı aydır.

Birincisi, iki ay boyunca aldığınız dört antibiyotik kombinasyonunu içerir. Bunlar izoniazid, rifampisin, pirazinamid ve etambutol ilaçlarıdır. Bunu takiben dört ay daha rifampisin ve izoniazid ilaçlarıyla devam eder.

Tedavi planı, hangi verem türüne ve vücudunuzun hangi kısmının etkilendiğine bağlı olarak değişebilmektedir.

Tedavi başarısız olursa, genellikle bu durum, ilaçları doğru ve düzenli olarak almama nedeniyle oluşmaktadır. İlaçlarla ilgili talimatları izlemeniz hayati önem taşımaktadır. Hasta birkaç hafta sonra daha iyi hissetse bile, tedaviyi tamamlaması gerekir. (5)

Verem Ameliyatı

Cerrahi verem tedavisinde nadir olarak kullanılmaktadır. Ancak, yaygın olarak ilaca direnç kazanmış veremi tedavi etmek veya ciğerlerdeki ya da vücudun başka bir bölümündeki enfeksiyonun komplikasyonlarını tedavi etmek için tercih edilmektedir. (6)

Verem İçin Hangi Doktora Gidilir?

Verem teşhisi ve tedavisi için aile hekimi, dahiliyeci, çocuk doktoru, göğüs hastalıkları uzmanı ve bulaşıcı hastalıklar uzmanına başvurabilirsiniz. (7)

Verem Tedavisi detaylı bilgi için bakabilirsiniz

Vereme Ne İyi Gelir?

Verem Bitkisel Tedavisi

Sarımsak: Sarımsak, vereme neden olan bakterileri yok eden sülfürik asit açısından zengindir. Ayrıca, bakteri gelişimini inhibe ettiği görülen allisin ve ajoen de içermektedir. Diğer yandan, antibakteriyel özellikleri ve bağışıklık artırıcı etkisi verem hastaları için son derece yararlıdır. (8)

Muz: Muz, verem hastalarının bağışıklık sistemini artıracak besin maddelerinin ve kalsiyumun mükemmel bir kaynağıdır. Ayrıca öksürük ve ateşi hafifletmeye de yardımcı olabilmektedir.

Bektaşi üzümü: Bektaşi üzümü, antiinflamatuar ve antibakteriyel özelliklere sahiptir. İçinde bulunan çeşitli besinler vücuda gerekli olan enerjiyi sağlamakta ve vücudun düzgün çalışma kapasitesini artırmaktadır. (9)

Portakal: Portakal pek çok önemli mineral ve bileşiği içermektedir. Portakal suyunun ciğerlerde salgı etkisi bulunmaktadır. Böylece, vücudu enfeksiyonlara karşı korumaktadır. Aynı zamanda, bağışıklık sistemini artırmak için idealdir. (10)

Karabiber: Karabiber akciğerleri temizlemeye yardımcı olur. Veremle ilişkili göğüs ağrılarını hafifletmek içinde oldukça etkilidir. Ayrıca, antienflamatuar özelliklerinden dolayı bakterilerin neden olduğu iltihaplanmayı ve sürekli öksürüğü de azaltabilmektedir.

Ceviz: Ceviz, vücuda güç verme yeteneğine sahiptir ve özellikle veremden mustarip olan kişilerin bağışıklık sistemini artırmaya yardımcı olabilmektedir. Cevizde bulunan çeşitli besinler iyileşme sürecini hızlandırabilmektedir. (11)

Nane: Nane güçlü bir antibakteriyel olduğu için verem tedavisine yardımcı olabilmektedir. Nane, mukusun dağılmasına, organların canlandırılmasına ve akciğerlerin beslenmesine yardımcı olurken, verem için alınan ilaçların tehli yan etkilerini önlemeye de yardımcı olur.

Yeşil çay: Yeşil çay, yüksek antioksidan içeriği ve bağışıklık sistemi güçlendirici özellikleri nedeniyle verem tedavisine yardımcı olabilmektedir. Ayrıca, hastalığa neden olan bakterilerin çoğalmasını engelleyebilen polifenol bileşikleri de içermektedir. (12)

Ananas: Ananasta bulunan bir enzim olan bromelain, verem için başka bir doğal tedavi yöntemi olarak görülmektedir. Hastalığa neden olan patojenlere hücre ölümünü getiren proteinlerin düzenlenmesine yardımcı olabilmektedir. (13)

Su kabağı: Su kabağı, su ve lif açısından oldukça zengindir. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendiren çeşitli besin ve mineralleri içermektedir. Günlük olarak tüketilen su kabağı verem ile mücadele etmeye yardımcı olmaktadır.

Zencefil: Yapılan araştırmalara göre, zencefil, verem bakterisi olan Mycobacterium tuberculosis bakterilerinin büyümesini durdurabilen, gingerol adı verilen önemli bir bileşeni içermektedir. (14)

Verem Evde Tedavi Yöntemleri

Güneş ışığı: Kemiklerde meydana verem için evde tedavi yöntemleri arıyorsanız, güneş ışığı tedaviye oldukça yardımcı olabilmektedir.

Vücudunuzdaki düşük D vitamini seviyelerinin aktif verem geliştirme riski ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir.

Bunun için D vitamini takviyeleri alabilirken, güneş ışığıyla vücuttaki D vitamini seviyelerini yükseltmek de oldukça doğal bir yoldur. (15)

Süt: Süt, büyük bir kalsiyum kaynağı olduğu için bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olabilmektedir. Özellikle, kemik veremi yaşanması durumunda vücutta iyi miktarda kalsiyum bulunması son derece önemlidir. (16)

Diyet

Verem tedavisi için özel bir diyet bulunmamaktadır, ancak riskleri ve belirtileri en aza indirmeye yardımcı olabilecek bazı beslenme önerileri bulunmaktadır:

  • Öksürme gibi belirtileri tetikleyebilecek herhangi bir gıda allerjeni kullanmaktan kaçının.
  • Bir sürü B vitamini açısından zengin olan kepekli tahılları ve demir açısından zengin olan koyu yapraklı sebzeleri yiyin.
  • Yaban mersini, domates veya biber gibi antioksidan açısından zengin olan yiyecekleri bol miktarda tüketin.
  • Kırmızı et yemek yerine deniz ürünleri, kümes hayvanları gibi daha yağsız etler ve protein için fasulye veya soya benzeri gıdaları tüketin.
  • Ekmek, makarna ve şeker açısından zengin olan rafine edilmiş gıdalardan kaçının.
  • Pasta, kurabiye, çörek gibi fırında pişirilmiş ürünler de dâhil olmak üzere, trans yağ asitleri açısından yüksek olan abur cubur ve kızarmış gıdalardan veya işlenmiş gıdalardan kaçının.
  • Kafeinsiz alkollü içecekler veya diğer uyarıcılardan kaçının.
  • Yemek pişirirken zeytinyağı gibi sağlıklı yağları kullanın. (17)

Источник: https://www.acil.net/verem-hastaligi-nedir/

Verem (Tüberküloz): Nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi

Verem Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

Verem, mycobacterium tuberculosis(Koch basili) adındaki bir bakterinin neden olduğu bulaşıcı, iltihabi bir hastalıktır. Bu hastalığın etkenini 1882 yılında Robert Koch adında alman bilim adamı bulmuştur.

Çoğunlukla akciğerlerde ortaya çıkan bu hastalık nadir de olsa diğer organları tutabilir. Genelde akciğer veremi olarak bilinir. Bu bakteri vücuda girdikten sonra hemen hastalık oluşturmayabilir.

Vücut direncinin düşmesi gibi çeşitli sebeplerden dolayı bu bakteri daha sonra vereme neden olabilir.

Verem hala bütün dünyada tıbbi ve ekonomik imkanı yetersiz olan insanlar arasındaki başlıca ölüm nedenidir. Bu bakterinin dünyada 1.7 milyar insanda bulunduğu ve her yıl 3 milyon insanın bu yüzden öldüğü tahmin ediliyor. Her yıl 10 milyon civarında yeni verem hastaları ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tüm ölümlerin yüzde 6’sının veremden kaynaklandığını tahmin etmektedir.

VEREM NASIL BULAŞIR?

Verem, genelde solunum yoluyla bulaşan bir hastalıktır. Bu yüzden verem mikrobu da çoğunlukla akciğere yerleşir. Vücut savunması yetersiz kaldığında ve bakteri akciğere yerleştiğinde burada yara oluşumu gerçekleşir. Bu sırada bakteri çoğalmaya devam eder. Nefes alıp verirken olmasa da hapşururken veya öksürürken bu bakteriler dış ortama geçer.

Dış ortama geçen bakteri kapalı ortamlarda başka kişilerin nefes almasıyla akciğerlerine geçer. Böylece verem mikrobu diğer kişilere de bulaşmış olur. Bazen hemen vereme sebep olur bazen de vücut direnci yerinde olduğunda bağışıklık sistemi hücrelerince tutulur.

Eğer bağışıklık sistemi zayıflarsa ki bu durumda kendimizi çok güçsüz hissederiz, verem hastalığı ortaya çıkar. Hastalık ilerlerse kişinin balgamında verem mikrobu bulunur. Bu kişiyle temas hastalığın bulaşmasına neden olabilir. Bir diğer bulaşma yolu ise pastörize edilmemiş sütlerle beslenenlerde görülür.

Gelişmiş ülkelerde pek görülmese de inek sütü ile beslenen, iyi kaynatılmamış ya da pastörize edilmemiş sütlerin içilmesi sonucu ortaya çıkar.

VEREM HASTASINDA GÖRÜLEN BELİRTİLER NELERDİR?

Verem hastalığının belirtileri sadece bu hastalığa özgü değildir. Bir çok akciğer hastalığında bu belirtiler görülebilir. Verem hastalarında en çok görülen belirti öksürüktür. Öksürük sırasında hasta balgam çıkarabilir. Balgam çıkarma ve kan gelmesi hastalığın kronikleşmiş olabileceğinin bir göstergesi olabilir.

Fakat hastalığın başlangıç döneminde nadir de olsa bu durum gözlenebilir. Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, öksürük ve gece terlemesi hastalığın ilk belirtileridir. Kişi genelde bu durumun verem olabileceğini düşünmez. İlerlemiş verem hastalığında akciğerdeki hasar sonucu nefes almada güçlük çekilebilir.

Hastanın ateşi artar.

Günümüzde en riskli kişiler aids hastalarıdır. Bu durumda vereme yakalanma riski artmaktadır. Ekonomik seviyesi düşük, sağlık ihtiyaçları yeterince karşılanamayan kişilerde vereme yakalanma daha sık görülür. Beslenme verem hastalığının önlenmesinde çok önemlidir.

Maddi imkansızlıklar yüzünden dengeli ve yetersiz beslenen kişilerde görülme ihtimali fazldaır. Bu genelde sosyoekonomik düzeyi düşük gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkan bir problemdir. Kalabalık ortamlarda bulunma, şehir hayatı risk faktörlerindendir.

Bunun yanında yapılan çalışmalar ırklar arası farkın da verem hastalığında etkili olduğunu göstermektedir. Kan grubu AB olanlar, 0 olanlara göre vereme daha çok yakalanmaktadir. Alkol kullanımı verem riskini 10 kat arttırır.

Ayrıca şeker hastalığı, çok stresli bir yaşam, kanser bu hastalığın oluşmasında etken rol oynamaktadır.

VEREM NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Bazı belirtiler iki haftadan fazla sürüyorsa yapılan ilk muayene sonrası hastadan bazı tetkikler istenir. Bunlardan en önemlisi balgamın incelenmesidir. Balgam incelenerek verem mikrobu olup olmadığı araştırılır. En uygunu ise sabah aç karnına çıkarılan balgamdır. Yeterli olmazsa bir gün boyunca çıkarlan balgam incelenir.

Belirtiler var fakat balgam incelenmesinde bu bakteri görülemiyor ise akciğer grafisi çekilir. Yapılan bazı kan tahlilleri sonucu verem teşhisi konabilir. Sabah hasta kalkmadan alınan mide suyunun incelenmesi de verem teşhisinde kullanılan bir yöntemdir. Çok nadir durumlarda ise balgam alınır ve besiyerinde verem mikrobu olup olmadığını anlamak için üremeye bırakılır.

Eğer bakterilerin üremesi görülüyor ise verem teşhisi konabilir.

VEREM TEDAVİSİ

Verem hastalığının tedavisinde kullanılan yöntem ilaç tedavisidir. Fakat hastanın da yapması gerekenler vardır. Beslenmeye dikkat etmeli, bağışıklık sistemini güçlü tutmalı (C vitamini bunun için çok önemlidir) ve iyi dinlenmesi gerekir. Verem tedavisi uzun sürelidir ve doktor gözetiminde olmak gerekir.

Doktor isterse tedavi süresini uzatabilir. İlaçlar genelde birden fazladır. Çünkü bakteriler tek bir ilaca karşı direnç gösterebilirler. Unutmamak gerekir ki erken tani ve dolayısıyla tedaviye çabuk başlamak çok önemlidir. Böylece hastalığın başkalarına bulaşmasının önüne geçilir ve iyileşme süresi kısalır.

VEREMDEN KORUNMA YOLLARI NELERDİR?

Veremden korunmak için artık günümüzde aşı kullanımı yagındır. 2 aylıkken ve 7 yaşında verem aşısı uygulanır. Çevresinde veya ailesinde verem hastası olanlar kontrol altında olmalı, gerekli tetkikler yapılmalı hatta hastalığın bulaşmaması için bir müddet ilaç kullanabilirler.

Düzenli yaşam, sigara, alkol, madde bağımlılığının bırakılması, temizliğe önem vermek, yeterli beslenme hastalığın kontrol altına alınması ya da başlamaması için önemlidir. Verem hastalığı geçirmiş birinin tekrar olmaması diye bir durum söz konusu değildir. Aynı önlemleri o da almalı ve hayatına dikkat etmelidir. Verem bütün toplumu tehdit eden bir hastalıktır.

Bu konuda çevremizi bilgilendirmek, verem hastalarına destek olmak, tedavi olmasına teşvik etmek hepimizin görevidir.

Источник: https://xn--salk-1wa3i.net/verem.html

Tüberküloz ( TB ) Belirtileri Nelerdir ve Nasıl tedavi Altına Alınır?

Verem Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

Tüberküloz yani vere hastalığı belli başlı semptomlar ile kendini belli eder. Bu belirtiler meydana geldiği zaman vakit kaybetmeden kısa süre içinde uzman hekime başvurmak gerekmektedir.

Verem ( Tüberküloz ) Belirtileri

Tüberküloz ( Verem ), ciğerleri ağırlıklı bir şekilde etki altına almış olan bulaşıcı ve oldukça ciddi bir hastalık türüdür.

Tüberküloza yol açan bakteriler öksürükler ve hapşırmalar yolu ile havaya salınmakta olan küçük damlalar aracılığıyla bir kişiden diğerine yayılır. İnsan vücudunda tüberküloza neden olan bakteriler barınabilir.

Bağışıklık sistemi bu sorundan gelecek olan hastalıkların genelde önüne geçer. Bundan dolayı uzman hekimler bir ayrım yapar;

Gizli Tüberküloz; Bu sorunda bir TB ( tüberküloz ) enfeksiyonu bulunur ama bakteriler insan vücudunda aktif olmayan bir durumda kalarak hiçbir belirti ortaya çıkartmaz.

 Aktif TB veya TB enfeksiyonu olarak da adlandırılan Latent TB, bulaşıcı değildir.  Hastalık aktif TB’a dönüşebilir, bu sebeple latent TB sorunu olan kişi açısından tedavi önemlidir.

Tüberküloz yani verem hastalığı belirtileri ve yayılımını kontrol etmeye yardımcı olur. 

Aktif Tüberküloz; bu sorunda kişi hasta olur ve başkalarına bu hastalığı bulaştırır. TB bakterileri ile enfekte olduktan sonra ilk birkaç hafta içinde ortaya çıkabilir ya da yıllar sonra ortaya çıkabilir.

Verem hastalığının belirtileri yani tüberküloz belirtileri kendini aşağıdaki gibi belli eder;

  • Öksürük süresi 3 veya daha fazla sürer.
  • Kan tükürme
  • Göğüs ağrısı veya nefesle veya öksürük ağrıları
  • İstenmeyen kilo kayıpları
  • Yorgunluk
  • Ateş
  • Gece terlemeleri
  • Titreme
  • İştah kaybı

Tüberküloz yani verem böbrek, omurga ya da beyin gibi vücudun diğer bölümlerini de etki altına alabilir. Tüberküloz akciğerlerin dışına çıktığı zaman belirtiler ile semptomlar ilgili organlar açısından değişi gösterir. Örneğin;  omurganın tüberkülozu kişiye verem belirtileri açısında sırt ağrısı ortaya çıkartabilir.  Böbreklerdeki tüberküloz idrar yaparken kan ortaya çıkartabilir.

  • Verem kan dolaşımı yolu ile vücudun diğer bölgelerinde yayılma gösterebilir.
  • Kemiklere bulaşan verem omurga ağrısı veya eklem yıkımını ortaya çıkartabilir.
  • Verem beyine bulaşan TB menenjitlere sebep olabilir.
  • Karaciğer ve böbrek de enfekte eden verem atık filtrasyon işlevlerini bozabilir. İdrar içine kan bulaşmasına sebep olabilir.
  • Verem kalbe enfekte olur ise kalbin kan pompalama yeteneğinde bozulmalara neden olabilir. Kalpte tampon ismi verilen ve ölümcül olan bir durum meydana gelebilir.

Tüberküloz belirtileri nelerdir kapsamında yukarıda bilgiler verilmiştir. Bu bilgiler ışığında vakit kaybetmeden uzman hekime başvurmak gerekir.

Uzman gerekli olan muayenelerden, test ve tetkiklerden sonra gerekli tedavi planlama sürecine geçer.

Tedavi sürecinde hasta kişilerin uzman hekimin söylediği her detaya en ince ayrıntısına kadar uyması oldukça önemlidir. Bu sayede kısa sürede tedavi başarılı sonuçlar verir.

Tüberküloz Tanısı

Verem belirtileri nelerdir kapsamında uzman hekimler öncelikli olarak akciğerleri dinlemek adına stetoskop kullanır ve lenf bezlerinde şişme olup olmadığını kontrol eder. Ayriyeten belirtilerin ve hastaların tıbbi hikâyelerinin yanında hasta kişinin TB’ye maruz kalma risklerini değerlendirmek testler ister.

Verem teşhis yöntemleri arasında, tüberküloz bakteri özütü olan küçük bir PPD tüberkülin enjeksiyonunun ön kolun hemen altında yapılan bir deri testi yer alır. Enjeksiyon bölgesinde 2 ila 3 gün sonra kontrol yapılması gerekir. Bölgede sert, kırmızı renkli bir şişme belirli bir boyuta kadar gelmişse TB bulunması olası bir durumdur. Cilt testi yüzde yüz doğruluk yöntemleri içinde bulunmaz.

Bu testte de bazen yanılmalar ortaya çıkabilir. Bunun yanı sıra tüberkülozu tanımlamak adına mevcut olan diğer testler de bulunur. Kan testleri, balgam testleri ve göğüs röntgeni tüberküloz bakterilerinin varlığının test edilmesi için kullanılabilir. Çocuklarda ise düzenli tüberkülozun tanısının koyulması oldukça zordur.

Çocuklarda neler yapılacağı konusunda uzman hekimler ailelere gerekli bilgileri verecektir. Çocuklarda tedavisi konusunda önceden planlamalarda yapılır.

Tedavileri

Verem vakalarının birçoğunda en doğru ilaç kullanıldığında ve doğru uygulamalar yapıldığında iyileşmeler ortaya çıkar.

Antibiyotik tedavisinin tipi ve uzunluğu kişilerin yaşlarına, genel sağlık durularına, uyuşturucuya potansiyel dirençlilik durumuna, TB’nin latent ya da aktif olup olmadığına ve enfeksiyonun yer aldığı bölgeye (akciğer, beyin, böbrek ) bağlı olarak değişir.

Gizli TB’li insanlarda yalnızca bir tür antibiyotiklere ihtiyaç duyulurken, aktif TB hastaları sık sık birden daha çok ilaç kullanımı yapar. Antibiyotik ilaçların uzun döne alınması gerekir. Tıbbi açıdan antibiyotiklerin alı süreleri 6 aydır.

Kullanılan ilaçlar toksit olabilir, yan etkiler nadir şekilde meydana gelse bile bazı durumlarda ciddi şekilde ortaya çıkabilir. Olası yan etkiler uzman hekime bildirilmeli ve aşağıdakileri içermelidir;

  • Sarılık
  • Koyu idrar
  • Ateş
  • İştah kaybı
  • Kusma
  • Mide bulantısı

Tüberküloz ortadan kalksa bile yapılacak olan tedavi planının tamamının tamamlanmış olması çok önemlidir. Tedavi sürecini sağlık bir şekilde tamamlayan herhangi bir bakteri kullanılan ilaçların desteği ile dirençli hale gelebilir. Bundan dolayı ilerleyen zaman diliminde ÇİD-TB’nin gelişmesi ortaya çıkabilir. Aktif veremin yayılımını önlemek adına birkaç genel önlem alınmalıdır. Bunlar;

  • Okula gitmemek gerekir.
  • İş yaşamına ara vermek gerekir.
  • Diğer kişiler ile aynı odada uyumamak gerekmektedir.
  • Maske kullanmak gerekmektedir.
  • Ağız bölgesini kapatmak gerekir.

Veremin Aşısı

Bazı ülkelerde çocuklarda aşılama yapmak adına BCG enjeksiyonları verilir. ABD’de ise genel kullanım açısından tavsiye edilmez. Özellikle aşılama yetişkin kişilerde etkili sonuçlar vermez ve deri testini olumsuz yönde etkiler.

Yapılması gereken en önemli detay uzman tarafından reçete ile verilen ilaçların düzenli, önerilen dozda ve aksatılmadan kullanılmasıdır. Tedavi aşamasında hasta kişilerin olası yan etkiler, farklı semptomlar ve durumlar ile karşılaşması halinde hemen uzman hekime başvurması gerekir.

Bu sayede daha sağlıklı şekilde tedavi süreci geçirilir.

Kaynaklar

(1 oy, ortalama: 4,00 puan
Loading…

Источник: https://akciger.info/verem-belirtileri.html

Verem Nedir? Verem Belirtileri (Tüberküloz Hastalığı) – Sağlık Ocağım .NET

Verem Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

Tüberküloz, Mycobacterium tüberculosisdenilen basille oluşan, tedavi edilmez ise ölüme kadar gidebilen bir hastalıktır.

Tüberküloz, bilinen en eski hastalık olmasına, sebebinin net olarak bilinmesine, uzun yıllardır tedavisinin olmasına, korunması mümkün olan bir hastalık olmasına rağmen, dünya genelinde en yaygın ve ölümcül, bulaşıcı hastalıklardan biri olamaya devam etmektedir.

Dünya sağlık örgütü, 1993 yılında dünyanın bir çok bölgesinde tüberkülozun önemli derecede ihmal edildiğini ortaya koyarak tüberkülozun kontrolünü sağlamak amacı ile acil durum ilan etmiştir. Günümüzde dünya nüfusunun üçte biri verem mikrobunu vücudunda taşımaktadır.

Türkiye’de her sene ortalama 17-18 bin kişi tüberküloz hastalığına yakalanmaktadır. Tüberkülozda bulaşma, yaşamın ilk 2 yılında ve adolesan (ergenlik) dönemlerinde daha fazladır. Çocuklardaki tüberküloz enfeksiyonunun kaynağı genellikle yetişkinlerdir.

Verem (tüberküloz) hastalığına neden olan faktörler

Genellikle evdeki bir akraba, bazen bir bakıcı, komşu, öğretmen ya da yuva personeli gibi çocuk ile yakın temas halinde olan bir tüberkülozlu basil saçarak bulaşmaya neden olabilir.

Kalabalık, havalanması iyi olmayan ev koşulları, yoksulluk, kötü beslenme, HIV/ AIDS hastalığı, şeker hastalığı, vücut direncini düşüren hastalıklar, sigara içmek, güneş görmeyen evlerde yaşamak gibi faktörler verem hastası olma riskini arttırır.

Tüberküloz, yataktan, bardaktan, tabaktan, kaşıktan ve el sıkışmadan bulaşmaz. Tüberküloz vücudun, akciğer dışında lenf bezleri, beyin zarı, kemikler, böbrekler, kalp zarı ve bir çok bölgesini tutabilir.

Verem (tüberküloz) hastalığının belirtileri

Verem (tüberküloz)

Tüberküloz belirtileri, 2-3 haftadan fazla devam eden öksürük, balgam çıkarma, kanlı balgam gelmesi, ateş, gece terlemesi, kilo kaybı, iştahsızlık, yorgunluk, nefes darlığı, göğüs ve sırt ağrısı tüberkülozun en sık görülen belirtileridir. Tüberküloz hastalığında hastaya göre belirtiler değişiklik gösterir. Hastalığın yaygınlığına göre ve akciğerlerde bulunduğu yere göre de şikayetlerde farklılık olabilir.

Verem (tüberküloz) hastalığı tanısı

İki üç hafta veya daha uzun süren öksürük şikayeti olan herkes verem savaş dispanseri veya başka bir sağlık kuruluşuna baş vurmalıdır.

Tüberküloz tanısı doktorun yapacağı fizik muayeneden sonra yapılacak bazı tetkikler ile konulmaktadır.

Hastanın balgamının mikroskop altında incelenmesi, balgam kültürü, akciğer grafisi, tüberkülin cilt testi (PPD) gibi tetkikler verem tanısında yardımcı olur.

Verem (tüberküloz) hastalığı tedavisi

Tüberküloz tedavisi günümüzde tıbbi ilaçlar ile hastaların yaklaşık hepsi başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Türkiye’de verem ilaçları verem savaşı dispanserlerinde ücretsiz olarak verilmektedir. Verem (tüberküloz) tedavisinde 4-5 ilaç ile 6-9 ay süren tedavi şekli uygulanır.

Tedavide ilaçların düzenli kullanılması önemlidir. İlaçların bir gün bile aksatılmaması gereklidir. Verem hastaları, ilaçlarını düzenli olarak kullanmazlar ise verem mikropları ilaçlara direnç kazanır. Hastalar bu dirençli mikrobu sağlıklı insanlara da bulaştırabilirler.

Direnç kazanmış verem mikrobunun tedavisi daha pahalı, daha zor ve daha uzun (yaklaşık iki yıl) sürer ya da kimi zaman hasta ölebilir. Bu nedenle verem hastalarının tedavisi sağlık çalışanları ya da eğitimli bir gönüllü tarafından doğrudan gözetimli şekilde uygulanmalıdır.

Verem (tüberküloz) hastalığından korunmak için öneriler

Verem (tüberküloz) tedavisi

Hastanın yakınları, özellikle de aynı evde yaşayanlar verem savaşı dispanserlerinde sağlık taramaları yapılmalıdır. Bu taramalar dispanserlerde ücretsiz yapılmaktadır. Bir toplumun veremden korunmasında en önemli yol, verem hastalığının erken teşhisi ve başarılı tedavisidir.

BCG (verem aşısı) özellikle çocukları verem hastalığından korur. Türkiye’de verem aşısı iki ayını dolduran bebeklere yapılmaktadır. Mikrop çıkaran hasta ile aynı evdekiler özellikle çocuklar için koruyucu tedavi verilir. Koruyucu tedavide ilaç tedavisi ve 6 ay süresince kullanılır.

Veremden korunmak için tıbbi önlemlerin yanı sıra, evin ya da vakit geçirilen ortamın sık sık havalandırılması, ellerin sık sık yıkanması, öksürürken ya da hapşırırken bir mendil ile ağzın kapatılması, sigara kullanımı var ise bırakılması ya da kullanılmaması, düzenli ve dengeli beslenilmesi ve mümkün ise güneş gören evlerin tercih edilmesi gibi önlemler ile tüberkülozdan yani veremden korunmak mümkün olabilir.

Akciğer hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/verem-tuberkuloz-hastalg-nedenleri/

Verem nasıl bulaşır? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Verem Hastalığının Belirtileri ve Tedavisi

İnatçı öksürük, kanlı balgam çıkarma, gece terlemeleri, iştahsızlık, kilo kaybı ve halsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkan tüberküloz yani verem hastalığı; kişiden kişiye öksürük yoluyla havaya yayılan içinde mikropların bulunduğu damlacıkların nefesle alınması sonucunda bulaşıyor.

Tüm dünyada yaklaşık 2 milyar, ülkemizde ise 12-15 milyon kişi verem mikrobu taşıyor!

Güneş ışığı ve oksijen verem mikrobunun düşmanı

Tüberküloz ya da halk arasında bilinen adıyla verem, mikrobik bir hastalıktır. Bu mikrop hastaların öksürük, hapşırık veya bazen konuşurken etrafa yaydıkları içinde mikrop bulunan damlacıkların sağlıklı kişilerin nefes yoluyla almasıyla bulaşmaktadır.

Mikrobu alan her kişi mutlaka hasta olmaz. Alınan mikrop vücutta yıllarca uykuda kalabilir ve vücut direnci düştüğünde hastalığa dönüşebilir.

Dünya nüfusunun 3’te 1’inin verem mikrobu taşımakta olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye’de bu taşıyıcılarda yeni hastalık ortaya çıkma oranı 100.000’de 17’dir.

Havada duran bu damlacıklar özellikle güneş almayan nemli ve kapalı ortamlarda, kalabalık bölgelerde daha hızlı yayılmaktadır. Güneş gören ortamlarda ise yayılma olasılığı düşüktür çünkü UV ışınları mikropların hızla yok olmasına yol açmaktadır.

Bu mikroplar belli bir süre vücutta kalır ve vücut direncinin düşmesi durumunda genellikle akciğere, akciğere alındıktan sonra da kan veya lenf yoluyla diğer organlara da geçebilir. Kemiklere, lenf bezlerine, böbreklere ve bazen beyine kadar gidebilmektedir. Veremli bir kişinin kullandığı bardak, kaşık, tabak gibi malzemeleri kullanmakla, ya da kan yoluyla bulaşma olmaz.

Böbrek ya da kemik ağrıları olabilir

Çoğunlukla akciğerler tutulduğu için belirtileri de akciğerle ilgilidir. 2-3 haftadan uzun süren ve tedaviye yanıt vermeyen öksürük, sık sık balgam çıkarma, balgamda kan görülmesi, çok yüksek olmasa bile ateş, gece terlemeleri, iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk, bazen göğüs ve sırt ağrıları gibi belirtilerle ortaya çıkmaktadır.

Eğer akciğer dışında bir organı tuttuysa, tuttuğu organla ilgili belirtiler ortaya çıkabilir. Örneğin; böbrek tutulumunda idrarda kan, böbrek ağrıları; lenf bezlerini tutmuşsa, boyundaki, koltuk altındaki ve kasıktaki lenf bezlerinde şişme görülebilir. Kemik tutulumu varsa kemik ağrıları ve bazen kırıklar bile oluşabilir.

PPD testinin pozitif olması verem olduğunuz anlamına gelmez

Verem belirtileriyle doktora başvuran hastalarda tanı için öncelikli olarak yapılması gereken akciğer filminin çekilmesidir. Bunun yanı sıra hasta balgam çıkarıyorsa balgamda mikrop araması yapılmaktadır.

Bir de “PPD cilt testi” vardır ama cilt testinin pozitif olması mutlaka hastalık olduğu anlamına gelmez. Sadece verem mikrobuyla karşılaştığını gösterir. Tüm nüfusun 3’te 1’inin taşıyıcı olduğu düşünüldüğünde bu testin birçok kişide pozitif çıkması olasıdır.

Bebeklere doğumdan 1-2 ay sonra verem aşısı denilen BCG aşısı uygulanmaktadır. Bebekken aşı yapılmış kişilerde de PPD testinin pozitif çıkması kişinin hasta olduğu anlamına gelmez.

Aşı yapılmaması durumunda çocuklar verem mikrobuna karşı savunmasız kalacağı için mikropla karşılaştığında mikrop tüm organlara (miliyer tüberküloz) ve beyin zarına yayılarak (menenjit tüberküloz) daha ölümcül bir hastalığa yol açabilir.

İlaçlar düzenli ve kesintisiz kullanılmalı

Verem tedavisi gözetimli olarak yürütülmesi gereken oldukça önemli bir konudur. Verem tanısı alan hasta her bölgede ilgili merkezlere yönlendirilmektedir. Hasta buradan ilaçlarını almakta ve düzenli kontrollerini yaptırmaktadır.

Tüberküloz tedavisine en az 4 ilaçla başlanmakta ve bu ilaçların dozları hastanın boyuna ve kilosuna göre ayarlanmaktadır. Bu durumda hasta başlangıçta neredeyse bir avuç ilaç içebilmektedir.

Bu yaklaşık 2 aylık geçici bir süreçtir. İlaçların kesintisiz olarak mutlaka kullanılması gerekmektedir. Tedavide 2 ay sonra 2’li ilaca düşülmektedir. Bu ilaçların kullanımı da yaklaşık 4 ay olmak üzere toplam tedavi 6 ay devam etmektedir.

İlaçlar düzenli olarak ve süresi boyunca kullanılmazsa ilaca karşı direnç gelişebilmektedir. Bu durum kanserden daha tehli bir hastalıktır. İlaca dirençli hale gelmiş verem, hastanın çevresindeki kişiler açısından da büyük bir teh oluşturmaktadır.

Çünkü bu durumda bulaşan mikrop ilaca dirençli mikroptur. AIDS ve diğer birçok mikrobik hastalıktan daha tehli bir durumdur. Dirençli tüberkülozda tedavi süresi 2 yıla kadar uzayabilmektedir.

Koruyucu tedavi uygulanmazsa çocuklarda çok hızlı ilerliyor

Verem, bildirimi zorunlu ve tamamen tedavi edilebilen bir hastalıktır. Geçmişte ilaçların yetersiz olması sebebiyle tedaviye ek olarak özel beslenme programları, ormanlık alanlarda hastaların istirahat etmesi tavsiye ediliyordu.

Bu uygulamaların tedaviye kısmen faydası olsa da tedavi edici niteliği bulunmamaktadır. Verem tedavisinde kullanılan ilaçlar bulantı gibi yan etkilere ve karaciğer rahatsızlıklarına yol açabilmektedir.

Bu nedenle ilaca başlandıktan 1 hafta sonra mutlaka karaciğer fonksiyonlarına bakılmalıdır. Bir diğer önemli konu; kişiye verem tanısı konulduktan sonra tüm ailesinin ve yakın çalışma arkadaşlarının mutlaka taramadan geçmesidir. Bu tarama akciğer filmi veya deri testiyle yapılabilmektedir.

Veremli kişiyle aynı evde yaşayan çocukların 3-6 ay süreyle koruyucu tedavi olarak ilaç kullanmaları gerekmektedir. Çocuklarda koruyucu tedavi kesinlikle ihmal edilmemelidir. Çocuklarda verem yetişkinlerdeki gibi hemen belirti vermez ve çok hızlı ilerler. Beyin zarını tutan menenjit tüberkülozuna ya da tüm vücuda yayılan miliyer tüberküloza dönüşmemesi için erken dönemde önlem alınmalıdır.

Tüberküloz (‘verem’) belirtileri nelerdir? Tedavisi nasıldır?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/03/verem-nasil-bulasir-belirtileri-neler/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.