Vücudunuzu Mevsim Değişikliğine Hazırlayın

Vücudunuzu Kışa Hazırlayın!

Vücudunuzu Mevsim Değişikliğine Hazırlayın

Kış aylarının kapıda olduğu şu günlerde tüm hazırlıklarımızı yaklaşan kış ayına göre yapmaktayız. Peki vücudunuzu kışa hazırladınız mı? Mevsim değişiklikleri vücudumuzunda dengesini alt üst etmeye başladı. Griplerin, hastalıkların daha da kendini göstermeye başladığı şu günlerde tükettiğimiz besinlere dikkat etmemiz gerekiyor.

Vücut direnci kış aylarına geçerken daha da zayıflamaya başlıyor. Bunun en büyük nedeni ise yaz aylarında vücudumuza daha dikkat ediyoruz ve besinlerimize gereken önemi daha çok veriyoruz. Fakat kış ayları yaklaştığında kendimizi ihmal etmeye ve şehir yaşamının koşuşturmasına kendimizi kaptırıyoruz.

Olan yine vücut direncimize oluyor.

Kış ayında Havuç’tan Vazgeçmeyin!

Yaz aylarında yediğimiz çeşitli sebze ve meyvelerle bol bol vitamin alıyoruz; fakat havaların daha da soğuduğu, kış ayına geçtiğimiz günlerde besinlerin de değişmesiyle vücut direncimiz daha da azalıyor. Havaların soğumasıyla vücut direnciniz azalıyor ve sık sık hastalanıyorsanız öncelikle bir doktora başvurmanız gerekir.

Doktor tavsiyesi ile alacağınız vitaminler sizler için daha doğru olacaktır. Bununla birlikte bağışıklık sistemini güçlenmesini sağlamak amacıyla havuç ve suyunu tüketmelisiniz. Havucun içerisinde bulunan A vitamini bağışıklık sisteminizi güçlendirmektedir.

Ayrıca kış aylarında önemli olan C vitaminini ise turunçgillerden sağlayabilirsiniz.

Bolca Su Tüketin!

Yaz ayında daha çok tükettiğimiz su miktarı, havaların soğumasıyla birlikte daha da ihmal edilmeye başlandı. Vücut direnci için su tüketimini alışkanlık haline getirmeniz gerekir.

Özellikle bağırsak tembelliğinin sebep olduğu vücut direncinin bozukluğu, içtiğiniz su miktarına bağlıdır.

Uzmanlar su tüketimi konusunda insanları uyarıyor ve çoğu hastalıkların başında su tüketiminin az olmasına bağlıyorlar.

Kansızlığı Önlemek için C Vitamini Depolayın!

Bağışıklık sistemimiz için önemli olan C vitamini, özellikle kansızlık sorunu yaşayanlar için bire bir… Kış aylarında C vitaminini portakal gibi meyvelerden alıyoruz.

Bunun yanında portakal suyunun içerisine pekmez yada bal eklemek vücudunuzun ihtiyacı olan demiri de sağlayacaktır. Kış aylarınızda ara öğün yerine içerisinde meyvelerin olduğu yoğurt tüketebilirsiniz.

Bu vücudunuzun ihtiyacı olan direnci arttıracak ve bağışıklık sisteminizi güçlendirecektir.

Sebzeleri Çok Pişirmeyin!

Uzmanlar, sebzelerin vitamin ve minerallerinden daha fazla yararlanabilmemiz için çok küçük parçalamamak ve çok pişirmemek gerektiğini söylüyorlar. Özellikle dolapta çok fazla bekletmeden taze taze tüketilen sebzeler vücut direncini arttırarak vücudumuzu hastalıklardan daha çok koruyor.

Tabi bir de çiğ ve ya az pişirip sebzelerin içindeki mineralleri öldürmememiz gerekiyor. Ayrıca bu dönemde de kilolarından şikayetçi olanlar, sebzeleri az pişirerek formuna dikkat edebilirler. Diyet yapmayı düşünenler kış aylarında daha fazla meyve tüketerek vücut direncinizi koruyabilirsiniz.

Limonlu Çay İçin!

Havalar soğuyor ve en kolay şekilde hastalığın pençesine düşebiliyoruz. Özellikle de bu dönemlerde boğaz ağrılarından şikayetçi olanlar için sıcak çay tüketmelerini öneriyoruz. Yeşil ve siyah çay hastalıklarla mücadele eden antioksidanlarla çevrilidir.

Boğaz ağrınızı hafifletmek ve vücut direncinizi arttırmak için sıcak çayınızın içine bal ve limon ekleyin. Bununla birlikte bitki çayları da rahatlanızı sağlayabilir. Hastalığımızda aklımıza gelen ilk şey ise Nane Limon, her zaman bizi koruyan önemli içeceklerdendir.

Terleyerek vücudumuzdaki mikrobu dışarı atmamıza yardımcı olur.

[vc_row][vc_column][vc_column_text]Siyez buğdayı faydaları saymakla bitmiyor. Slow Food Biyoçeşitlilik Vakfı tarafından Türkiye’nin korunması ve üretiminin desteklenmesi gereken ilk “Presidium” ürünü olarak…

Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübünün düzenlemiş olduğu Yıldızlı Projeler yarışmasında ÇiftçidenEve sosyal pazar yeri projemiz ile finale kalmanın gururunu…

https://youtu.be/pAAoj29W_yM Bloomberg HT’den tarım sektörüne yönelik bir program: Tarım Analiz Tarım Analiz; gıda, tarım ve hayvancılık alanında üreticiden tüketiciye uzanan…

Tanzim nedir? Tanzim son çeyrek asırda unutulmaya yüz tutmuş bir kelime olmakla birlikte gündemle bağlantılı şekilde günümüzde çok sık kullanılan…

[vc_row][vc_column][vc_column_text]Av sezonun açılması ile birlikte Omega3 deposu balık, sofralarımızı şenlendirmeye başladı ve balığın olmazsa olmazı roka salatası evlerimize girmeye başladı….

Dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşen Kreatif Endüstrilerde Verimlilik Kongresi’ne katıldık. Kongrede “Müzik ve Gösteri…

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen aralarında et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, bitkisel…

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Tarım ve Orman Bakanı belli oldu! Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli oldu. Tarım sektörü açısından…

Источник: https://www.ciftcideneve.com/blog/vucudunuzu-kisa-hazirlayin/

Mevsim Geçişlerinde Görülen Hastalıklar ve Korunma Yöntemleri

Vücudunuzu Mevsim Değişikliğine Hazırlayın

Haber güncelleme tarihi 07.02.2019 16:20

İnsanların en büyük sorunlarından bir tanesi de mevsim değişikliği sonucu geçirdiği hastalıklardır.

Mevsim geçişleri sırasında meydana gelen halsizlikler, mideağrısı, saç dökülmesi gibi belirtiler meydana gelmektedir.

Peki ya mevsim değişikliğinde dikkat edilmesi gereken şeyler nelerdir? Sonbahar aylarında meydana gelen mevsim geçişleri hastalıkları büyük bir sorun haline gelmektedir.

Mevsim geçişleri halsizlik, mevsim geçişleri alerjileri gibi pek çok sağlıksorunu hakkında ayrıntılı bilgiyi bu içeriğimizde bulabilir, bilgi sahibi olabilirsiniz.

Mevsim Değişiklikleri Vücudu Nasıl Etkiler?

Mevsim geçişlerinde hava sıcaklığının ani değişimleri kronik hastalığı olan kişilerin, yaşlıların ve çocuklarınsağlığınıolumsuz yönde etkilemektedir. Ani hava değişimleri vücut direncinin dengesinin bozulmasına neden olarak beraberinde de çeşitli hastalıkları getirmektedir.

Mevsim geçişleri ile birlikte dengesiz beslenme ve uykusuzluk hastalıkların meydana gelmesinde oldukça etkili bir rol oynamaktadır.

Özellikle sonbahar mevsiminin gelmesiyle birlikte artan depresyon halleri hava değişimleri nedeniyle daha fazla artmaktadır.

Bu durum aynı zamanda meydana gelen ısı farklılıklarından dolayı stresi de tetiklemektedir.

Mevsim değişikliklerinden en çok etkilenen grup hamileler, yaşlılar ve çocuklardır.

Vücut dengesinin bozulması nedeniyle vücut direncinde düşüş yaşanır ve çeşitli bağışıklıksistemi hastalıklarında artış görülebilir.

Aynı zamanda kalp, tansiyon ve şeker hastalarında meydana gelen grip, daha hızlı ilerleme göstermektedir.

Uzmanlar kronik hastalığı bulunan kişilerin mevsim geçişlerinde oldukça dikkatli olmaları gerektiği konusunda uyarıyor. Aksi halde mevsim değişikliği nedeniyle artan gripvirüsükronik hastalarda daha hızlı ilerleme göstererek zatürreye ve hatta ölümlere neden olabilir.

Sonbahar aylarında havaların soğuması ile birlikte artan bağışıklık sistemi hastalıkları ilkbahar aylarında ise yerini polenler nedeniyle artan alerjik hastalıklara bırakmaktadır.

Alerjik bünyeye sahip çocuklarda astım, saman nezlesi ve cilt lezyonları gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle alerjik bünyeye sahip çocukların bu aylarda tozlu ve kirli havalardan kaçınmaları önerilmektedir.

Mevsim Geçişlerinde Hasta Olmamak İçin Öneriler

  • Bol su için.
  • Düzenli ve kaliteli uyuyun.
  • Günde en az 30 dakika açık havada yürüyün.
  • Düzenli egzersiz yapın.
  • Mevsim yeşillikleri ve mevsim meyvesi tüketin.
  • Kahvaltı yapmayı ihmal etmeyin.
  • Yumurtaya kahvaltılarınızda yer verin.
  • Et, tavuk veya balık yemeye özen gösterin.
  • Beslenmenizde besin çeşitliliğine önem verin.
  • Bağışıklık sistemi güçlendirici takviyeler alabilirsiniz.

Sonbahar Aylarında Gribe Dikkat!

Mevsim geçişlerinde meydana gelen hastalıklar dendiğinde şüphesiz ki akla ilk olarak grip gelmektedir. En sık görülen bağışıklık sistemi hastalıklarından olan grip, değişen hava koşulları nedeniyle vücut direnci düşer ve mikroplara karşı savunmasız kalınması durumunda meydana gelir.

Özellikle okul döneminde çocuklar arasında meydana gelen salgınlar grip riskini büyük oranda arttırmaktadır. 6 aylık bebeklerden itibaren her birey için önerilen grip aşısı, vücudun bağışıklık kazanmasına yardımcı olarak gribe karşı koruma sağlamaktadır.

Yetişkinlerin yanı sıra özellikle bebeklerin gribe karşı daha hassas oldukları bilinmektedir. Bu nedenle gripvirüsü bulunan kişilerin bebekler ile yakın temasta bulunmamaları ve hatta aynı ortamda bulunmamaları önerilmektedir. Aksi halde bronşit ve zatürrenin yanı sıra kalp yetmezliğine varan sonuçlar doğurabilir.

65 Yaş Üzerindeki Bireyler Risk Altında!

Bebeklerin yanı sıra 65 yaş üzerindeki bireylerin mevsim geçişlerinde oldukça dikkatli olmaları gerekmektedir. Çocuklarda olduğu gibi yaşlıların da vücut dirençleri normalin altındadır. Mevsim geçişleriyle birlikte vücudun ısı dengesi bozulur ve vücut direnci olumsuz yönde etkilenir.

Mevsim geçişlerindeki hastalıklara karşı çeşitli önlemler alınmalıdır. Öncelikle sağlıklı beslenmeli ve uyku düzenini sağlamalısınız. Sağlıklı beslenmeyle birlikte uyku düzeninin sağlanması hastalıklara karşı direnci arttırır ve mikroplara karşı daha etkili bir savunma sağlar.

Kronik Hastalığı Olanlar Dikkat Etmeli

Kronik hastalıklar, mevsim değişikliği ile birlikte gelen hastalıkların daha hızlı ilerlemesini sağlayarak çeşitli sağlık sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Vücudun ısı dengesinin bozulması kronik hastalığı olan kişileri olumsuz yönde etkilemektedir.

Tansiyon, kalp, tiroid hastaları ve böbrek hastaları ısı değişimlerine karşı oldukça hassastırlar. Kronik hastaların mevsim geçişlerinde beslenme ve uyku düzenlerini korumaları önerilmektedir. Aynı zamanda su tüketimine önem vererek ilaçlarını düzenli olarak tüketmemelilerdir.

Bahar Yorgunluğu Nasıl Önlenir?

  • Öncelikle hijyene oldukça dikkat edilmelidir. Vücut direncinin normalden düşük olduğu bu dönemlerde ellerinizi sık sık yıkamalı ve bulunduğunuz ortamın hijyenine özen göstermelisiniz.
  • Tozlu ve kirli havanın yanı sıra sigara dumanı bulunan ortamlardan kaçınmalısınız.
  • Grip virüsü bulunan kişilerden kaçınmalısınız. Aksi halde solunum yolu ile kolayça virüs kapabilirsiniz. 
  • Bulunduğunuz ortamdaki ısı dengesini korumaya çalışın. Özellikle 22 ve 25 derece aralığında bir ortam ısısı elde etmeye özen gösterin.
  • Klimalara karşı kendinizi koruyun. İçerisinde biriken toz ve kir daha kısa sürede mikrop kapmanıza neden olur. 
  • Şeker, böbrek ve akciğer hastaları düzenli olarak zatürre aşısı yaptırmalılardır. Ancak aşıyı yaptırmadan önce bir uzmana muayene olmalı ve onun onayı ile aşı yaptırmalıdır.
  • İlk 6 ay sonrasında bebeklerin düzenli olarak aşılarının yaptırılması önerilmektedir. Aynı zamanda ebeveynler çocuklarının aşı kontrollerini düzeni olarak takip etmemelilerdir. 
  • C vitamini ağırlıklı beslenmeyi ihmal etmeyiniz. C vitamini ile bağışıklık sisteminizin güçlenmesine yardımcı olabilirsiniz.

Önerilen İçerik: ► Bahar Yorgunluğu Nedir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/mevsim-gecislerinde-gorulen-hastaliklar-7720h.htm

Mevsim Değişikliği Depresyonu

Vücudunuzu Mevsim Değişikliğine Hazırlayın

Her sabah uykumuzdan coşkuyla uyansak, yeni bir güne başlamak için sabırsızlanarak yataklarımızdan neşe içinde fırlasak, bütün gün ne enerjimiz ne de yüzümüzdeki gülümseme hiç eksilmese… Keşke. Ama yok böyle bir dünya! Yaşadığımız dünya enerjimizi sömürmek, yaşama sevincimizi köreltmek için türlü sürprizlerle dolu ne yazık ki.

Ne kadar genç, ne kadar sportmen, ne kadar beslenme uzmanı olursak olalım gerek bedenen gerekse ruhen yorgun, bitkin, bezgin hatta depresif hallerimiz olması kaçınılmaz. Aynı gün içinde bile onlarca farklı duyguyu bir arada yaşıyoruz. Aslında bu durum gayet doğal ve son derece insanca. Her olaya aynı duygusal tepkileri verseydik tuhaf olurdu.

Asıl mesele, duygusal tepkilerimizi yerine, zamanına uygun ve doğru biçimde ifade edebilmemiz. Olumlu ya da olumsuz tüm duyguların fazla derin ve gereğinden uzun sürmesi, sağlıksız bir ruh halini işaret eder.

Son yıllarda adını çok sık duyduğumuz depresyon işte tam da bunu işaret ediyor; herhangi bir sebep olsun ya da olmasın, aylarca süren ve kişinin günlük hayatını yaşamasına engel olan bezgin bir ruh hali.

Üzüntü, kaygı, endişe, korku, bitkinlik, karamsarlık, sıkıntı gibi olumsuz duygular “depresif duygular” olarak tanımlanır. Bu tür duygular hayatın doğal seyri içinde her insan tarafından zaman zaman hissedilir.

Bu duygu durumlarının bazı bedensel fonksiyonları etkilemeye başlaması, diğer tüm duyguların üstüne çıkması, sağlıklı düşünce üretmeyi engellemesi ve insanı esir alması hali ise “depresyon” olarak adlandırılır. Depresif bozukluk ya da yaygın kullanımıyla depresyon, beyin ve beyin salgılarının da etkili olduğu psikolojik bir hastalıktır.

Kişinin hayatındaki bazı olumsuz gelişmelerle birlikte genetik yatkınlık da depresif bozuklukların gelişmesinde etkili olur. Psikiyatri biliminin gelişim sürecinde çok çeşitli depresif bozukluk alt tipi tanımlanmış ve hepsi ayrı ayrı ele alınmıştır.

Günümüzde ise depresyonun alt tipleriyle değil, tek bir hastalık olarak ele alınması ve hastalarda zaman içinde farklı şekillerde görülüyor olması fikri yaygındır. Geçmişten günümüze, tanımlanmış belli başlı depresyon türlerini

  • Majör depresyon
  • Manik depresyon (bipolar depresyon)
  • Melankoli
  • Psikotik depresyon
  • Maskeli depresyon
  • Atipik depresyon
  • Kronik depresyon (Distimi)
  • Doğum sonrası depresyon
  • Adet öncesi duygu – durum bozukluğu
  • Mevsim değişikliği depresyonu

şeklinde sıralayabiliriz. Bu yazımızda, mevsim değişikliği depresyonu olarak tanımlanan duygu-durum bozukluğundan söz edeceğiz.

Mevsim Değişikliği Depresyonu Nedir?

Mevsim değişikliği depresyonu psikiyatride duygularla ilgili anlamına gelen “affektif” sözcüğüyle de tanımlanır ve mevsimsel affektif bozukluk olarak ele alınır.

Mevsim geçişleriyle insanların duygu-durumları arasında bir ilişki olduğu, eski çağlardan beri dikkat çeken fakat yakın zaman öncesine kadar üzerinde çok az araştırma yapılan bir konu.

Her sene aynı zamanlarda ve daha çok sonbahar – kış aylarında başlayan belirtiler, ilkbahar – yaz aylarında sona erer ve “kış depresyonu” olarak da adlandırılır. Nadiren yaz aylarında görülen türü de “yaz depresyonu” olarak isimlendirilir. Kadınlarda erkeklere nazaran daha sık rastlanır.

İnsan vücudundaki pek çok biyolojik, fizyolojik ve hormonal olay, kendine özgü bir zaman düzeni içinde, döngüsel olarak gerçekleşir. Bu olaylara bağlı olarak da psikolojik ve davranışsal gelişmeler meydana gelir.

Kronobiyoloji bilimi tarafından incelenen yaygın olarak biyolojik saat olarak adlandırılan bu döngü içinde gelişen olaylar günlük bir ritme (sirkadiyen ritim) sahiplerdir.

Örneğin; uyku – uyanıklık döngüsü, belli saatlerde değişen vücut ısısı ve hormon seviyeleri, gün içinde duygularda ortaya çıkan değişimler ve bazı bilişsel işlevler böyle bir ritim içinde gerçekleşir. Bu döngüde meydana gelen bir aksaklık, başta depresyon olmak üzere bazı psikiyatrik hastalıklara sebep olur.

Tiroid, kortizol ve prolaktin hormonlarının dönemsel değişimleri ile ışığın melatonin ve serotonin salgıları üzerindeki etkisinin, mevsimsel depresyonla ilişkili olduğu kanıtlanmıştır.

Gündelik faaliyetleri vücudun biyolojik saatine göre planlayarak bu işlerden daha verimli sonuçlar alınacağı görüşü de oldukça yaygın.

Günümüzde gelinen noktada, biyolojik saat düzensizliklerinin mevsim değişikliği depresyonunda etkili olduğuna ilişkin 2 mekanizma olduğu biliniyor ve bunlara bağlı 2 varsayım bulunuyor.

1. Fotoperiyodik Varsayımı (Photoperiodic Hypothesis)

Pineal bezden salgılanan melatonin ışığa karşı duyarlıdır ve gece uykusuna geçişi sağlar. Yaz ve kış aylarındaki gece – gündüz saatlerinin farklılığı ile melatonin salınımındaki azalma bazı kişilerde depresyona sebep olabilir.

Burada kişinin genetik olarak depresyona yatkınlığı da önemli rol oynar. Mevsimsel değişikliği depresyonu tanısı konmuş olan hastaların bir kısmında melatonin salınımında mevsimsel olarak bariz şekilde farklılıklar görülür.

Bazı hastalarda ise kış aylarında gündüz daha fazla melatonin salınımı olduğu gözlenir.

2. Faz Kayması Varsayımı (Circadian Phase Shift Hypothesis)

Kış aylarında güneş ışığının daha az olması sirkadyen ritimde gecikmeye sebep olur. Faz kayması varsayımına göre bu gecikme, vücudun moleküler ritmiyle uyku – uyanıklık evreleri arasındaki eşzamanlılığın bozulmasına sebep olur.

Mevsim Değişikliği Depresyonu Belirtileri

  • Cinsel istekte azalma
  • Yorgunluk
  • Kaygı
  • Konsantrasyon güçlüğü
  • Özgüven azalması
  • Suçluluk duygusu
  • Karamsarlık
  • İntihar düşüncesi
  • Atipik depresyon belirtileri; iştah artışı, aşırı uyuma, karbonhidrat tüketiminde artış, kilo alımı.
  • Depresif belirtilerin art arda 2 yıl boyunca, aynı mevsimde, hemen hemen aynı aylarda başlaması ve kendiliğinden düzelmesi.

Mevsim Değişikliği Depresyonu Tanı ve Tedavisi

Tüm tıbbi hastalıklar içinde en fazla, duygu-durum bozukluğu olan depresyon ve alt türleri olarak tanımlanmış hastalıklara rastlanır. Depresyon çoğu zaman anksiyete ile birlikte seyreder.

Anksiyete dışında başka birçok hastalıkta da depresyon belirtilerine rastlanması, gerçek depresyonun tanı ve tedavisini güçleştirir.

Alzheimer, demans, epilepsi, multipl skleroz (MS), epilepsi (sara), parkinson, uyku apnesi gibi nörolojik hastalıklar ve Cushing sendromu, AIDS, kanser, böbrek hastalıkları ve üremi gibi endokrin sistemi hastalıkları depresyon benzeri belirtiler gösterir.

Günümüzde mevsim değişikliği depresyonu ile birlikte diğer tüm depresyon türlerinin tanı kriterleri, Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) tarafından yayınlanan Ruhsal Bozuklukların Tanımlanması ve Sınıflandırılması (DSM) sisteminde ortaya konur. Hastalığın tedavisinde;

  • Sirkadyen ritim değişikliği uygulamaları; Fototerapi (ışık tedavisi), uyku yoksunluğu yöntemi, ilaç tedavisi.
  • Antidepresan sınıfı seçici serotonin gerialım inhibitörleri (SSRI) yöntemleri tek başına ama daha çok bir arada uygulanır.

Fototerapi yöntemi, antidepresan ilaçlar kadar etkili sonuçlar verir ve pek çok psikiyatrist tarafından ilk tercih edilen yöntem olur.

Tedavi sabah saatlerinde uygulandığında faz ilerlemesine, akşam saatlerinde ise faz gecikmesine sebep olarak sirkadyen ritim değişikliği sağlar.

Yapay bir ışık kaynağının karşısına 1 metre mesafede ve direkt ışığa maruz kalmayacak şekilde yan olarak oturan hastaya yarım saat 10.000 lux ya da 2 saat 2500 lux gücünde ışık uygulanır.

Uyku yoksunluğu tedavisinde de amaç sirkadyen ritim değişikliği sağlamadır. Kısa sürede sonuç alınan etkili ve ekonomik bir tedavi yöntemi olduğu için tercih edilir. Kısmi ve total uyku yoksunluğu şeklinde 2 şekilde uygulanır.

Kısmi uyku yoksunluğunda toplam uyku süresinin ilk ya da ikinci yarısında hasta uykusuz bırakılır. Total uyku yoksunluğunda ise hastanın bir geceyi tamamen uykusuz geçirerek ertesi gece normal saatlerde uyuması sağlanır.

Bu tedavi yöntemi tek başına uygulanabildiği gibi antidepresan ya da lityum türevi ilaçların etkisini artırmak için ilaç tedavisiyle birlikte de uygulanabilir.

Özellikle sonbahar aylarında başlayan yorgunluk, mutsuzluk, bezginlik gibi şikayetleriniz varsa ve bahar ayları geldiğinde kendinizi daha iyi hissediyorsanız mevsim değişikliği depresyonu yaşıyor olabilirsiniz. Bir psikiyatri uzmanı şikayetlerinizi dinleyerek doğru tanıyı koyacak ve sizin için en doğru tedavi yöntemine karar verecektir.

Источник: https://evdesifa.com/mevsim-degisikligi-depresyonu/

Mevsim Değişikliği Hastalıkları ve Önlemleri Nelerdir? | Sigortam.net

Vücudunuzu Mevsim Değişikliğine Hazırlayın

Mevsim değişikliği hastalıkları nelerdir? Mevsim değişikliği hastalıkları için alınması gereken önlemler nelerdir? Mevsim değişikliği hastalıkları ve korunma yolları ile ilgili detaylı bilgiyi yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Sağlık hayatınıza yön veren bir konudur. Sağlığınız bozulduğunda yaptığınız hiçbir işten tat almaz, düzgün bir şekilde çalışamaz ve sosyal hayatınızda da mutlu olamazsınız. Dolayısıyla sağlığınıza her zaman iyi bakmalı, hastalıklara karşı mutlaka tedbir almalısınız.

Hastalıklara yol açan birçok neden vardır. Bu nedenlerden biri de mevsim değişikliğidir. Coğrafi konumu nedeniyle ülkemizde mevsim değişikliği sırasında sıcaklık farkları yoğun şekilde hissedilmektedir. Mevsim geçişlerinde ani ısı değişimleri olduğundan bu durum insanları hem bedensel hem de psikolojik yönden oldukça etkiler.

Konuyla ilgili “Mevsim Değişikliği ve Sağlığımız Üzerindeki Etkileri” yazımızdan da bilgi alabilirsiniz.

Sigorta ihtiyaçlarınız için
Sigortam.net her an yanınızda!

Sizi aramamızı ister misiniz?

2 Dakikada kolayca teklif alın!SAĞLIK TEKLİFİ AL

Grip

Grip, özellikle sonbahar aylarında görülen bir enfeksiyon hastalığıdır ve bulaşıcıdır. Bu hastalık kendini yüksek ateş, eklem ağrıları, yorgunluk, öksürük vs. şekillerde gösterir. Grip hafife alındığında özellikle kronik hastalığı olanlarda daha büyük sorunlara yol açar.

Soğuk Algınlığı

Soğuk algınlığı, üst solunum yolları hastalığıdır. Grip kadar tehli bir hastalık olmasa da bulaşıcıdır. Soğuk algınlığının yeterince önemsenmemesi gribe yol açar. Başlıca belirtileri; kuru öksürük, halsizlik, burun akıntısı vs.dir. Çok sık görülen bir hastalıktır.

Akut Bronşit

Akut bronşit, virüsler, bakteriler ve mikroplardan dolayı solunum yollarında iltihaplanmanın yaşanması durumudur. Belirtileri özellikle boğaz ve burun enfeksiyonlarıdır.

Astım

Değişken hava şartlarında bulaşan virüsler astım hastaları için de tehdit oluşturuyor. Uzmanlar basit görülen bir soğuk algınlığının bile astım hastalığını tetiklediğini belirtiyor.

Alerji

Mevsim geçişlerinde polenlerin ortaya çıkması, küçük parçalar halinde dağılması alerjisi olan kişileri oldukça etkiliyor. Alerjiler kızarıklık, kaşıntı, öksürük gibi belirtiler gösteriyor.

Depresyon

Özellikle yaz aylarından kış aylarına geçişte güneş ışınlarının azalması sonucu kişilerde depresif duygular artıyor. Uzmanlar bunun sebebinin karanlık nedeniyle beyindeki “melatonin” hormonunun daha fazla salgılanması olduğunu vurguluyor. Özellikle stresli işlerde çalışan kişilerin mevsimsel depresyona girme ihtimalinin daha yüksek olduğunu açıklıyor.

Mevsim Değişikliği Hastalıklarından Korunma Yolları

  • Beslenmenize dikkat edin. Özellikle günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı asla atlamayın. Gece düşen kan şekerini dengeleyen kahvaltı ayrıca gün içinde enerjik olmanızı sağlarken, bağışıklık sisteminizi de güçlendirir.

    Protein almak, taze sebze ve meyve tüketmek yerine karbonhidratlı yiyecekleri tüketmeniz de bağışıklık sisteminizi zayıflatırken vücudunuzu mikroplara karşı daha savunmasız bırakır.

  • Bol bol su için. Su içmenin faydaları saymakla bitmiyor. Vücudunuzun tüm fonksiyonları günlük olarak yeterli su alınmadığında işlevini yitiriyor.

    Bu durum da iş ve sosyal hayatınızı oldukça etkiliyor. Dolayısıyla yanınızda su şişesi bulundurmak oldukça önem taşıyor. Uzmanlar günde 2-2,5 litre su içmenin önemine dikkat çekiyor.

  • Sık sık değişen hava koşullarında çok kalın ya da çok ince giyinmemeniz gerekir. Çok üşümek de çok terlemek de hastalıklara davetiye çıkarır.

    Dolayısıyla normal incelikte bir kıyafet üzerine hırka giyinmeniz daha doğru olacaktır.

  • Bağışıklık sistemini güçlendiren vitaminleri yeterli miktarda aldığınızdan emin olun. A vitamini mikropların vücudunuza girmesini önlerken C vitamini de vücudunuzu hastalıklara karşı korur.

  • Sağlığınızı korumak için önlem almanız gerektiği gibi sağlık masraflarınızı da güvence altına almanız için özel sağlık sigortası yaptırmayı da ihmal etmeyin. Konuyla ilgili “Mevsim Geçişlerinde Sağlığınıza Önem Verin, Özel Sağlık Sigortanızı İhmal Etmeyin!” yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sağlık Sigortalarınızı İhmal Etmeyin!

En uygun özel sağlık sigortası fiyatları ve tamamlayıcı sağlık sigortası fiyatları için Sigortam.net’ten kolayca yapın.

Acenteleri tek tek gezmek yerine bütçenize ve ihtiyaçlarınıza uygun olan sağlık sigortanıza Sigortam.net’ten teklifleri karşılaştırarak karar verir.

Dilerseniz 444 24 00 numaralı 7/24 Sigorta Destek Hattımızı arayın, uzman sigorta danışmanlarımızdan yardım alın.

Источник: https://www.sigortam.net/saglik-sigortasi/mevsim-degisikligi-hastaliklari

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть