Vücudunuzun Ne Kadar Suya İhtiyacı Olduğunu Biliyor muydunuz?

İnsan vücudunun günlük su ihtiyacı kaç litredir?

Vücudunuzun Ne Kadar Suya İhtiyacı Olduğunu Biliyor muydunuz?

Kilonuz ne kadarsa, o kadar da su tüketmelisiniz. Önce su meselesinden başlayalım. İlginçtir ki, çeşitli kaynaklarda günlük normal su ihtiyacı hakkında farklı bilgiler yer alır.

En yaygın bilgi ise şudur ki, günlük içeceğiniz su miktarı kilonuzla orantılı olmalıdır. Birçok durumda insanlar su içmekle diğer sıvıları içmeyi karıştırıyorlar. Yani meyve suyu içmek su içmekten farklıdır.

Sağlıklı metabolizma için her gün belli miktarda su tüketmek gerekir. İçeceğiniz su miktarı ise kilonuza göre değişir.

Günlük içeceğiniz suyun miktarını bilmiyorsanız, aşağıdaki kiloya göre günlük su ihtiyacı tüketim itablosu size yardımcı olabilir:

           Kilo – Günlük su ihtiyacı (ml)

  • 36 kg – 1,182 ml
  • 45 kg – 1,478 ml
  • 54 kg – 1,774 ml
  • 63 kg – 2,070 ml
  • 72 kg – 2,365 ml
  • 81 kg – 2,661 ml
  • 90 kg – 2,957 ml
  • 99 kg – 3,253 ml
  • 108 kg – 3,548 ml
  • 117 kg – 3.844 ml
  • 127 kg – 4,140 ml
  • 136 kg – 4,436 ml
  • 145 kg – 4,731 ml

Eğer günlük içeceğiniz su miktarı kadar su veya sade su içmek istemiyorsanız, o zaman içtiğiniz suyun içerisine bir limon dilimi veya bir meyveyi atıp içebilirsiniz. Bu, hem görünümü güzelleştirecek, hem de suyu canlandıracak. Uzmanlara göre, normal bir yeşil, taze yaprak bile içtiğimiz suyu canlandırabilir bilir.

İçtiğiniz suya da dikkat edin. Kaynamış veya süzülmüş su içmeyin. Geceden dondurucuda dondurulmuş suyu sabah erkenden bir yere koyup buzu erisin. Buz eridiği zaman göreceksiniz ki, suyun dibinde ne kadar gereksiz maddeler toparlanmıştır. Suyun temiz bölümünü ayrıca kaba alıp, gün boyunca onu için. Bu daha faydalıdır.

Vücutta su eksikliğinde neler olur?

Suyun eksikliği bizim organizmamız için tehlidir. Cildin kuruluğu, saçların çabuk kırılması ve kozmetik sorunlar işte suyun eksikliğinden “çıkıyor”. Biz açlık ve susuzluk hissini çok sık karıştırırız. Suyun eksikliği tatlı yemenin tahrikçisidir.

Özellikle bu, egzersizler sırasında öne çıkmaktadır. Eğer siz egzersiz yapıyorsanız, o zaman yanınızda su bulundurmaya çalışın, ama lıkır lıkır içmeyin – bir yudum su yeterli olacaktır.

Ayrıca, vücutta suyun yetersizliği egzersizlerin etkinliğini önemli ölçüde düşürür.

Kronik yorgunluk ayrıca sıvı eksikliğinin sonucu olabilir. Mesele şu ki, eğer vücutta sıvı yetmiyorsa, kan daha yoğun olur, kalp çarpıntısı yavaşlıyor ve kan beyne daha yavaş hareket ediyor. Daha ilginç bir olgu – su eksikliği kötü moralin nedeni olabilir.

Yemek sırasında ve besin alımından hemen sonra su içmek zararlıdır. Sıvı mide salgısını sulandırır ve gıda kötü sindirim edilir. Gelecekte bu, sindirim ilgili sorunlara yol açabilir. O yüzden yemekten hemen sonra sıvı alımı tavsiye edilmez.

Ama bunun aksini de düşünenler var. Bazı bilim adamlarına göre su bir şekilde mide suyunun asit derecesine etkilemez. Bizim organizmamız asit derecesini düzene sokuyor. Hatta yiyecekleri görünce asitlik da artıyor.

Asitlik oranının göze çarpan değişikliği için insanın suyu büyük miktarda içmesi gerekir.

Yemekten önce veya yemek sırasında içilmiş su bize yardımcı olur. Böyle durumda biz daha az yiyoruz. İnsan her kaşıkla birlikte ve yemek aralarında bir bardak su içmelidir. Egzersizden önce, sonra ve egzersiz sırasında yeterli sıvı alımı olmalı, insan susuz kalmamalıdır.

Günde 3 litreden fazla su içen de var, ama…

Böyle bir formül mevcuttur. İnsan her 1 kilogramı için 30-40 ml su içmelidir. Ortalama 70 kg vücut ağırlığı olan insan gün boyunca 2,5 litre ve daha fazla su kabul etmelidir. Tabii ki, bu, hiç de o demek değildir ki, insan her gün mutlaka tam 3 l su içmelidir. Çünkü biz suyu başka kaynaklardan da alıyoruz – çorbalar, meyve suları, meyve ve sebzelerde bulunan su vb.

Her gün insan organizmsında ortalama 2 l (sıcak yaz günlerinde daha da fazla) sıvı salgılanır. Sadece böbrekler gün boyunca yaklaşık 1-1,3 l kadar sıvı salgılar. Ayrıca cildimiz, bağırsaklarımız ve akciğerlerimiz de çevreye sıvı salınır.

İnsanların bir bölümü az su içiyor. Dolayısıyla bu insanların sağlığında çeşitli bozulmalar olur – böbrek hastalıkları, kabızlık vb. Böyle insanların derisi daha çabuk yaşlanır kendi gençliğini kaybediyor. Bazı doktorların görüşüne göre, insanın bağışıklık sistemindeki bozulmalar organizmadaki su eksikliğine bağlıdır.

Diğer grup insanlar gün boyunca hatta 3 litreden fazla su içerler. İnsan sağlıklı ise bu, ona hiç bir olumsuz etki yapmaz. Fakat ağır kronik kalp (kalp yetmezliği, bazı kalp kusurları formlarında vb.) Ve böbrek (böbrek yetmezliği, akut glomerulonephritis vb.) Hastalıkları sırasında sıvının alımı sınırlandırılır (bunu tedavi doktoru belirler).

Источник: https://www.sagligafaydali.com/insan-vucudunun-gunluk-su-ihtiyaci-kac-litredir/

Çocuğunuzun ne kadar sıvı ihtiyacı olduğunu biliyor musunuz?

Vücudunuzun Ne Kadar Suya İhtiyacı Olduğunu Biliyor muydunuz?

Yaz mevsiminde normallerin üstünde seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle, çocuklarda sıvı dengesinin sağlanması hayati önem taşıyor.

Su başta olmak üzere, besinlerin içeriğinde bulunan görünür görünmez su, sıvı olarak tanımlanıyor. Bireyler günlük sıvı gereksinimini içtikleri su, diğer içecekler ve tükettikleri besinlerin içindeki su ile karşılıyorlar. Beslenme ve diyet uzmanı Rabia Yurdagül, suyun insan yaşamı için vazgeçilmezliğini ve özellikle çocuklarda yaz mevsiminde sıvı dengesinin sağlanmasının önemini anlattı.

Sağlıklı bir vücut için su tüketimi

Yaşam için elzem olan su; yediğimiz besinlerin sindirimi, emilimi, hücrelere taşınması, hücrelerde yaşam ve sağlık için gerekli biyokimyasal tepkilerin oluşması, hücrelerin, dokuların organ ve sistemlerin çalışması, metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin taşınması ve atılması, vücut ısısının denetiminin sağlanması, eklemlerin kayganlığının sağlanması gibi önemli görevlere sahip.

Su, dünyada ve vücudumuzda en bol bulunan maddedir. Mesela 3.5 kg ağırlığındaki yeni doğan bir bebeğin yaklaşık 2.5 kg’ı sudur. Vücudun su dengesinin korunması “hidrasyon” olarak tanımlanır. Solunum yoluyla, idrarla, terle ve dışkı ile kaybedilen su miktarı ile içilen su, içecekler ve yiyecekler ile alınan su miktarı arasındaki denge ile sağlanır.

Günlük sıvı kaybımız 2.5 lt

Besin tüketimi ile vücutta oluşan zararlı maddeleri atmak, vücut ısı dengesini sağlamak için günde yaklaşık 2.5 litre sıvı kaybı olur.

Sıcak havalarda, fazla fiziksel aktivite yapıldığında, fazla proteinli ve tuzlu besinler tüketildiğinde, terleme ve idrarla, vücut ısısını arttıran ateşli hastalıklarda solunum yoluyla, ishalde ise barsak yoluyla sıvı kaybı artar. Böyle durumlarda vücudun sıvı gereksinmesinde de artış olur.

Vücudun sıvı gereksinimi karşılanamadığında ise “dehidrasyon” durumu ortaya çıkar. Vücuttaki suyun dengede tutulmasının yaşamsal önemi vardır ve bu dengeyi korumak için kaybedilen suyun mutlaka yerine konması gerekir.

Yaz aylarının yaklaşması ve sıcaklıkların artması ile birlikte, dehidrasyon çocuklar için önemli hale gelmektedir. Çocuklarda yeterli hidrasyonun sağlanması, sağlığın korunması ve tıbbi sorunları önlemek için en basit yollardan biridir.

Özellikle de eğer çocuğunuz ağız yoluyla sıvıları yeterli miktarda tüketmiyorsa veya susama hissinin yetersiz olmasına bağlı olarak yine yeterli sıvıyı almıyorsa, bunun için en kolay yol çocuğun ne kadar idrar çıkarttığını takip etmektir.

Bebekler günde en az 4-8 kez alt bezlerini ıslatırlar, çocuklar ise günde 4-8 kez idrara çıkarlar.

Bununla birlikte çocuğunuzun ne kadar sıvı alması gerektiğini hesaplayabilir ve gün içinde aldığı sıvıların takibini yaparak hidrasyonunu sağlayabilirsiniz.

Çocuğun sıvı ihtiyacı nasıl belirlenir?

Çocuğun yaşı, büyüklüğü, aktivite düzeyi ve tıbbi geçmişine dayalı olarak sıvı ihtiyacı değişkenlik gösterebilir. Sıvı ihtiyacını belirlemek için en basit metod Holiday-Segar Hesaplaması’dır. Bu metod çocuğun ağırlığına dayanır.

Buna göre ağırlığın ilk 10 kg’ı için vücut ağırlığının kg’ı başına 100 ml, sonraki 10 kg için vücut ağırlığının kg’ı başına 50 ml ve 20 kg’ın üzerindeki her ağırlık için vücut ağırlığı kg’ı başına 20 ml’dir.

Örneğin 10 kg bir çocuk için 1000 ml, 15 kg çocuk için 1250 ml, 25 kg çocuk için 1600 ml gibi.

Toplam sıvı alımının %70-80’i içme suyu ve diğer içeceklerden, geri kalanı ise besinler aracılığıyla karşılanır. Çocuklar için temel sıvı kaynağı yetişkinlerde olduğu gibi öncelikle sudur. Suyla birlikte meyve ve sebze suları, süt, ayran, kefir gibi içecekler, ev yapımı limonatalar, meyve ve bitki çayları, çorbalar, sebze ve meyveler sıvı alımı sağlanabilecek diğer önemli kaynaklardır.

Su; karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineraller ile birlikte önemli bir besin öğesidir. Fakat birçok çocuk, yaş veya aktivite düzeyine uygun yeterli suyu içmemektedir. Özellikle okul günlerinde hafta sonuna göre daha az su içilebilmektedir.

Burada okulda suya ulaşamama veya okul tuvaletlerinin kullanılmak istenmemesi gibi nedenler rol oynayabilmektedir.

Gün boyunca ve okulda çocuğun yeterli suya ulaşabilir olması önemlidir, bunun için beslenme çantasına suyunda ilave edilmesi veya okullardaki su sebillerinin kullanımının aile ve öğretmenler tarafından teşviki, ilgi çekici su mataralarının ve sulukların alınması gibi uygulamalar çocukların daha çok su içmelerine yardımcı olacaktır.

Su içme alışkanlığı erken yaştan itibaren kazandırılmalı!

Çocuklar yetişkinlerle kıyaslandığında vücut kütle oranına göre daha büyük bir yüzey alanına sahip oldukları için buharlaşma ile daha çok su kaybederler. Terleme yetenekleri ve böbrek fonksiyonları daha az gelişmiştir.

Sıcak ortamlardaki oyun veya egzersizler sırasında yetişkinlere göre sıcağı daha az tolere ederler, ağırlıklarına göre daha fazla metabolik ısı üretirler, susama duyarlılıkları daha düşüktür ve daha fazla suya ihtiyaçları olduklarını anlamayabilirler.

Bu alanda yapılan çalışmalarda çocuklarda yetişkinlerle benzer bir hızda dehidrasyon geliştiği görülse de, çocukların vücut sıcaklıkları yetişkinlerden daha hızlı yükseldiği için, yeterli sıvıyı almaları yetişkinlerden daha önemlidir.

Sıcak havada oynayan ve egzersiz yapan çocukların yalnızca su içmeye teşvik edilmesi yeterli değildir, izlenmeleri de gerekir. Sıcak havada fiziksel aktivitenin bir sonucu olarak çocuklarda kolayca dehidrasyon gelişebilir ve bu durum yalnızca ciddi değildir, aynı zamanda yaşamı tehdit edici özelliktedir.

Dehidrasyon belirtileri nedir?

Genellikle hafif dehidrasyon sık susama ve sarı idrar gibi belirtilerle kendini gösterirken, daha ciddi dehidrasyon ciltte, ağız ve dilde kuruluk, gözlerde çöküklük, griye dönen deri rengi, deride kızarma, sıcaklık ve gevşeklik, gözyaşının olmaması, idrar çıkışında azalma gibi belirtilere neden olur.

Hidrasyonun sağlanamaması çocuğun zihinsel performansını ve öğrenme yeteneğini olumsuz etkiler. Halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı ve yorgunluk oluşumunun yanı sıra dikkat ve konsantrasyon yeteneğini azalmasına neden olur. Susuzluk hissedildiğinde hafıza, dikkat ve konsantrasyon gibi zihinsel performans faktörleri de %10 azalmıştır.

Susuzluk genellikle dehidrasyon ile vücut ağırlığının %0,8-2’si kaybedildiğinde hissedilir. Bu oran 10 yaşındaki 30 kg ağırlığındaki bir çocuk için 1-2 su bardağı (300ml) suya eşdeğerdir.

Bu esnada su içiminin acil bir uyarı ve yeniden canlandırma etkisi vardır.

Su içimi ile ilgili yapılan pilot okul çalışmalarında, öğretmenler su ihtiyacının karşılanmasının verimli bir öğrenme ortamına katkıda bulunduğunu ve iyi alışkanlıklar aşılamaya yardım ettiğini rapor etmişlerdir.

Dehidrasyon hangi sağlık sorunlarına yol açar?

Çocuklarda dehidrasyon, idrar yolu enfeksiyonu, yatak ıslatma, kabızlık gibi sağlık problemlerine de neden olabilir. Erkek çocukların %1’i ve kızların %3’ü yaşamlarının ilk 10 yılında idrar yolu enfeksiyonu ile karşılaşmaktadır. İyi hidrasyon, idrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde önemlidir.

Çocukların sıvı gereksinimi yaşla birlikte değişir. Süt alımı azaldıkça içeceklerle alınan su giderek daha önemli hale gelir. 0-1 yaşta anne sütü en iyi sıvı kaynağıdır. 6. aydan itibaren su ve tamamlayıcı besinler (mama, meyve, sebze suyu) anne sütüne destek olarak sıvı kaynağını oluşturur. 1 yaş sonrası ise en iyi sıvı kaynağı sudur.

Hidrasyonun sağlanması için yaş gruplarına göre önerilen günlük sıvı alım düzeyleri; 1-3 yaş için 0.9 litre, 4-8 yaş için 1.2 litre, 9-13 yaş kızlar için 1.6 litre, erkekler için 1.8 litre,  14-18 yaş kızlar için 1.8 litre ve erkekler için 2.6 litredir.

Kusması, ishali, aşırı terlemesi olan, çok yüksek sıcaklıklara maruz kalan ve egzersiz yapan çocuklar için bu miktarlar artırılmalıdır.

Su dışında sıvı olarak tüketilecek süt, ayran, kefir gibi içecekler aynı zamanda kalsiyum içerikleri ile kemik sağlığını destekler. Taze sebze ve meyveler ile bunlardan elde edilen sebze ve meyve suları da iyi sıvı kaynaklarıdır.

 Ev yapımı limonatalar sıcak havalarda özellikle asitli içecekler yerine alternatif olarak kullanılabilir.

Suyun tadını sevmeyen çocuklar için suyun içerisine limon sıkmak veya meyve, sebze eklemekte suyu daha cazip hale getirecek uygulamalardır.

Etiketler: Dehidrasyon belirtileri nedir?kefirmeyve suyuRabia Yurdagülsusüt

Источник: https://www.gidahatti.com/cocugunuzun-ne-kadar-sivi-ihtiyaci-oldugunu-biliyor-musunuz-62931/

Çocuğunuzun ne kadar sıvı ihtiyacı olduğunu biliyor musunuz? | Beslenme Gıda, Tarım, Beslenme, Çevre, Yaşam, haber, inovasyon, sağlık

Vücudunuzun Ne Kadar Suya İhtiyacı Olduğunu Biliyor muydunuz?

Su başta olmak üzere, besinlerin içeriğinde bulunan, görünür görünmez su sıvı olarak tanımlanır. Bireyin günlük sıvı gereksinimi ise; içtiği su, diğer içecekler ile yediği besinlerin içindeki su ile karşılanır.

Yaşam için elzem olan su; yediğimiz besinlerin sindirimi, emilimi, hücrelere taşınması, hücrelerde yaşam ve sağlık için gerekli biyokimyasal tepkilerin oluşması, hücrelerin, dokuların organ ve sistemlerin çalışması, metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin taşınması ve atılması, vücut ısısının denetiminin sağlanması, eklemlerin kayganlığının sağlanması gibi önemli görevlere sahiptir.

Vücutta en bol bulunan madde

Beslenme ve Diyet Uzmanı Rabia Yurdagül

Su, dünyada ve vücudumuzda en bol bulunan maddedir. Mesela 3,5 kg ağırlığındaki yeni doğan bir bebeğin yaklaşık 2,5 kg’ı sudur. Vücudun su dengesinin korunması “hidrasyon” olarak tanımlanır. Solunum yoluyla, idrarla, terle ve dışkı ile kaybedilen su miktarı ile içilen su, içecekler ve yiyecekler ile alınan su miktarı arasındaki denge ile sağlanır.

Besin tüketimi ile vücutta oluşan zararlı maddeleri atmak, vücut ısı dengesini sağlamak için günde yaklaşık 2,5 litre sıvı kaybı olur.

Sıcak havalarda, fazla fiziksel aktivite yapıldığında, fazla proteinli ve tuzlu besinler tüketildiğinde, terleme ve idrarla, vücut ısısını arttıran ateşli hastalıklarda solunum yoluyla, ishalde ise barsak yoluyla sıvı kaybı artar. Böyle durumlarda vücudun sıvı gereksinmesinde de artış olur.

Vücudun sıvı gereksinimi karşılanamadığında ise “dehidrasyon” durumu ortaya çıkar. Vücuttaki suyun dengede tutulmasının yaşamsal önemi vardır ve bu dengeyi korumak için kaybedilen suyun mutlaka yerine konması gerekir.

Yaz aylarının yaklaşması ve sıcaklıkların artması ile birlikte dehidrasyon çocuklar için önemli hale gelmektedir. Çocuklarda yeterli hidrasyonun sağlanması, sağlığın korunması ve tıbbi sorunları önlemek için en basit yollardan biridir.

Peki, çocuğunuzun ne kadar sıvı ihtiyacı olduğunu nasıl anlayabilirsiniz? İşte bu soruyu uzmanı yanıtlıyor. Yaz mevsiminde aşırı sıcaklar ile çocuklarda sıvı dengesinin sağlanmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan ve çocuğunuzun sıvı ihtiyacını hesaplamada kullanacağınız kolay bir yöntem öneren Beslenme ve Diyet Uzmanı Rabia Yurdagül, konu hakkında önemli bilgiler paylaştı:

“Sıvı ihtiyacını belirlemek için en basit metod Holiday-Segar Hesaplaması’dır”

“Özellikle de eğer çocuğunuz ağız yoluyla sıvıları yeterli miktarda tüketmiyorsa veya susama hissinin yetersiz olmasına bağlı olarak yine yeterli sıvıyı almıyorsa? Bunun için en kolay yol çocuğun ne kadar idrar çıkarttığını takip etmektir. Bebekler günde en az 4-8 kez alt bezlerini ıslatırlar, çocuklar ise günde 4-8 kez idrara çıkarlar.

Bununla birlikte çocuğunuzun ne kadar sıvı alması gerektiğini hesaplayabilir ve gün içinde aldığı sıvıların takibini yaparak hidrasyonunu sağlayabilirsiniz. Çocuğun yaşı, büyüklüğü, aktivite düzeyi ve tıbbi geçmişine dayalı olarak sıvı ihtiyacı değişkenlik gösterebilir.

Sıvı ihtiyacını belirlemek için en basit metod Holiday-Segar Hesaplaması’dır. Bu metod çocuğun ağırlığına dayanır. Buna göre ağırlığın ilk 10 kg’ı için vücut ağırlığının kg’ı başına 100 ml, sonraki 10 kg için vücut ağırlığının kg’ı başına 50 ml ve 20 kg’ın üzerindeki her ağırlık için vücut ağırlığı kg’ı başına 20 ml’dir.

Örneğin 10 kg bir çocuk için 1000 ml, 15 kg çocuk için 1250 ml, 25 kg çocuk için 1600 ml gibi.

Toplam sıvı alımının %70-80’i içme suyu ve diğer içeceklerden, geri kalanı ise besinler aracılığıyla karşılanır. Çocuklar için temel sıvı kaynağı yetişkinlerde olduğu gibi öncelikle sudur.

Suyla birlikte meyve ve sebze suları, süt, ayran, kefir gibi içecekler, ev yapımı limonatalar, meyve ve bitki çayları, çorbalar, sebze ve meyveler sıvı alımı sağlanabilecek diğer önemli kaynaklardır. Su; karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineraller ile birlikte önemli bir besin öğesidir.

Fakat birçok çocuk, yaş veya aktivite düzeyine uygun yeterli suyu içmemektedir. Özellikle okul günlerinde hafta sonuna göre daha az su içilebilmektedir. Burada okulda suya ulaşamama veya okul tuvaletlerinin kullanılmak istenmemesi gibi nedenler rol oynayabilmektedir.

Gün boyunca ve okulda çocuğun yeterli suya ulaşabilir olması önemlidir, bunun için beslenme çantasına suyunda ilave edilmesi veya okullardaki su sebillerinin kullanımının aile ve öğretmenler tarafından teşviki, ilgi çekici su mataralarının ve sulukların alınması gibi uygulamalar çocukların daha çok su içmelerine yardımcı olacaktır.”

“Su içme alışkanlığı erken yaştan itibaren kazandırılmalıdır.”

“Çünkü çocuklar yetişkinlerle kıyaslandığında vücut kütle oranına göre daha büyük bir yüzey alanına sahip oldukları için buharlaşma ile daha çok su kaybederler. Terleme yetenekleri ve böbrek fonksiyonları daha az gelişmiştir.

Sıcak ortamlardaki oyun veya egzersizler sırasında yetişkinlere göre sıcağı daha az tolere ederler, ağırlıklarına göre daha fazla metabolik ısı üretirler, susama duyarlılıkları daha düşüktür ve daha fazla suya ihtiyaçları olduklarını anlamayabilirler.

Bu alanda yapılan çalışmalarda çocuklarda yetişkinlerle benzer bir hızda dehidrasyon geliştiği görülse de, çocukların vücut sıcaklıkları yetişkinlerden daha hızlı yükseldiği için, yeterli sıvıyı almaları yetişkinlerden daha önemlidir.

Sıcak havada oynayan ve egzersiz yapan çocukların yalnızca su içmeye teşvik edilmesi yeterli değildir, izlenmeleri de gerekir. Sıcak havada fiziksel aktivitenin bir sonucu olarak çocuklarda kolayca dehidrasyon gelişebilir ve bu durum yalnızca ciddi değildir, aynı zamanda yaşamı tehdit edici özelliktedir.

Genellikle hafif dehidrasyon sık susama ve sarı idrar gibi belirtilerle kendini gösterirken, daha ciddi dehidrasyon ciltte, ağız ve dilde kuruluk, gözlerde çöküklük, griye dönen deri rengi, deride kızarma, sıcaklık ve gevşeklik, gözyaşının olmaması, idrar çıkışında azalma gibi belirtilere neden olur.

Hidrasyonun sağlanamaması çocuğun zihinsel performansını ve öğrenme yeteneğini olumsuz etkiler. Halsizlik, baş dönmesi, baş ağrısı ve yorgunluk oluşumunun yanı sıra dikkat ve konsantrasyon yeteneğini azalmasına neden olur. Susuzluk hissedildiğinde hafıza, dikkat ve konsantrasyon gibi zihinsel performans faktörleri de %10 azalmıştır.

Susuzluk genellikle dehidrasyon ile vücut ağırlığının %0.8-2’si kaybedildiğinde hissedilir. Bu oran 10 yaşındaki 30 kg ağırlığındaki bir çocuk için 1-2 su bardağı (300ml) suya eşdeğerdir. Bu esnada su içiminin acil bir uyarı ve yeniden canlandırma etkisi vardır.

Su içimi ile ilgili yapılan pilot okul çalışmalarında, öğretmenler su ihtiyacının karşılanmasının verimli bir öğrenme ortamına katkıda bulunduğunu ve iyi alışkanlıklar aşılamaya yardım ettiğini rapor etmişlerdir. Çocuklarda dehidrasyon, idrar yolu enfeksiyonu, yatak ıslatma, kabızlık gibi sağlık problemlerine de neden olabilir.

Erkek çocukların %1’i ve kızların %3’ü yaşamlarının ilk 10 yılında idrar yolu enfeksiyonu ile karşılaşmaktadır. İyi hidrasyon idrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesinde önemlidir.”

“Çocukların sıvı gereksinimi yaşla birlikte değişir.”

“Süt alımı azaldıkça içeceklerle alınan su giderek daha önemli hale gelir. 0-1 yaşta anne sütü en iyi sıvı kaynağıdır. 6. aydan itibaren su ve tamamlayıcı besinler (mama, meyve, sebze suyu) anne sütüne destek olarak sıvı kaynağını oluşturur. 1 yaş sonrası ise en iyi sıvı kaynağı sudur.

Hidrasyonun sağlanması için yaş gruplarına göre önerilen günlük sıvı alım düzeyleri şöyledir:

1-3 yaş için 0,9 litre,

4-8 yaş için 1,2 litre,

9-13 yaş kızlar için 1,6 litre, erkekler için 1,8 litre,

14-18 yaş kızlar için 1,8 litre ve erkekler için 2,6 litredir.

Kusması, ishali, aşırı terlemesi olan, çok yüksek sıcaklıklara maruz kalan ve egzersiz yapan çocuklar için bu miktarlar artırılmalıdır.

“Şekerli ve asitli içecek tüketimine dikkat”

Su dışında sıvı olarak tüketilecek süt, ayran, kefir gibi içecekler aynı zamanda kalsiyum içerikleri ile kemik sağlığını destekler. Taze sebze ve meyveler ile bunlardan elde edilen sebze ve meyve suları da iyi sıvı kaynaklarıdır.

Ancak meyve sularında dikkat edilmesi gereken nokta, meyve sularının önemli vitamin ve mineralleri içermeleri yanında yüksek oranda da şeker içeriyor olmalarıdır. Meyvenin kendisini yemek yerine suyunu tüketmek hem daha fazla kalori almaya ve hem de daha az tatmin olmaya neden olur.

Ayrıca bazı meyve suları asidiktir ve gazoz gibi şekerli içeceklerle birlikte tüketildiğinde dişlere zarar verir. Bu nedenle meyvelerin kendilerini yemekte sıvı alımına destek olacağından sularından ziyade kendileri tüketilmelidir.

Tatlarından dolayı popüler olan asitli içecekler çocuklar için daha çekici gibi görünse de hiçbir zaman suyun yerine geçmezler. Kafein içerikleri yüksek olan bu grup içecekler, yüksek asit içerikleri ile dişler için de zararlıdır ve yüksek kalorileri nedeniyle çocukluk çağı obezitesine zemin hazırlarlar.

Yapılan bir çalışmaya göre, okul öncesi çocukların %15’i önerilen günlük enerji alımlarının neredeyse yarısını şekerli içeceklerden karşılamaktadır. Bu içecekler besinsel açıdan yoksundur ve iştahı azalttığı için yemek zamanı çocukların besin öğesi alımına engel olur.

Ayrıca şekerli içecekler su kadar susamaya neden olmadığı için çocukların daha az su içmesine neden olabilir. Ev yapımı limonatalar sıcak havalarda özellikle bu asitli içecekler yerine alternatif olarak kullanılabilir.

Suyun tadını sevmeyen çocuklar için suyun içerisine limon sıkmak veya meyve, sebze eklemekte suyu daha cazip hale getirecek uygulamalardır.”

Источник: https://www.yasamicingida.com/beslenme/cocugunuzun-ne-kadar-sivi-ihtiyaci-oldugunu-biliyor-musunuz/

Yeterince Su İçmeyince Vücudunuzda Meydana Gelen 15 Problem

Vücudunuzun Ne Kadar Suya İhtiyacı Olduğunu Biliyor muydunuz?

Herhangi bir sağlık problemi yaşamamak ve vücudumuza iyi bakmak için günlük yapmamız gereken bazı şeyler vardır. Yemek yemek, egzersiz yapmak, aktif olmak, uyumak gibi günlük yapmamız gerekenlerin başında ise su içmek gelir.

Her yetişkin birey gün de en az 2 litre su içmelidir. Yapılan birçok deney 2 litreden çok daha fazla su içen kişilerin ciltlerinden, nefes alışlarına kadar çok daha sağlıklı bireyler olduklarını gösteriyor. Peki ya yeterli su içmez ve vücudunuzu susuz bırakırsanız ne olur.

İşte susuzluk nedeniyle oluşabilecek problemlerin listesi!

Günlük vücudunuza ihtiyacı olan suyu vermezseniz kilo alma ihtimaliniz artacaktır. Vücuttaki toksinler ve diğer atık maddeler vücuttan uzaklaştırılamadığı için metabolizmanız çalışması gerektiği gibi çalışamayacak ve yağ yakamayacaktır.

Bu nedenle kilo almak istemiyorsanız her gün en az 2 litre su içmelisiniz. Suyla hızlanan metabolizma sayesinde yağ yakımı hızlanabilir ve kilo vermek istiyorsanız daha kolay kilo verirsiniz.

Ayrıca mideniz kazındığında su içerseniz bir süre daha kendinizi tok hissedersiniz.

Susuz kaldığınızda vücudunuz bir koruma mekanizması olarak hücrelerdeki suyun çekilmemesi için daha yüksek miktarda kolesterol üretir. Kanda yüksek miktarda kolesterol bulunması ciddi hastalıklara yol açabilir. Damar ve hücre sağlığınız için susuz kalmamaya özen göstermelisiniz.

3. Hazımsızlık

Su sindirim sisteminde büyük bir rol oynar. Yeterince su içmezseniz sindirimin başladığı ilk yer olan ağızda yeterince tükürük salgılanamaz ve besinler düzgün bir şekilde sindirilemez. Ayrıca midede sindirim yapabilmek için gerekli olan salgılar da su olmadan salgılanamayacağı için yedikleriniz uzun süre midenizde kalacak ve sizi rahatsız edecektir.

4. Ciltte Kuruluk ve Kırışıklıklar

Yeterince su almayan cildinizdeki hücrelerin yapısı bozulmaya başlar. Başta kuruluk ve pul pul dökülme ile ortaya çıkan cilt kuruluğu ileride kırışıklık gibi onarılamaz cilt problemlerine neden olabilir.

Bol bol su tüketmek yaşlanma belirtilerinin daha uzun süre ortaya çıkmaması için en önemli etkendir.

Dışarıdan sürdüğünüz nemlendirici kremler cildin sadece belli bir katmanına kadar ulaştığından cildinizin içten nemlenmesi gerektiğini ve hücrelerinizin suya ihtiyaçları olduğunu unutmayınız.

5. Ciltte Yağlanma

Hepimizin düştüğü hataların başında cildimiz yağlıysa krem sürmeye ya da nemlendirmeye ihtiyaç duymadığımızı düşünmek gelir. Bu aslında tamamen yanlıştır. Cilt, yeterince nemlendirilmediği için yağ üretir.

Dışarıdan sürülen kremler bunu bir miktar etkilese de pul pul dökülmesine rağmen üzeri yağ tabakası ile kaplı bir cildiniz olabilir. Bunun sebebi gün içerisinde yeterince su içmemenizdir.

Yeterli nemi içerden alan cilt yağ üretimini azalatacak, bu sayede çok daha temiz ve canlı bir cildiniz olacaktır.

6. Tansiyon

Susuzluğun yarattığı ciddi problemlerden biri de hipertansiyondur. Vücuttaki toksinlerine ve diğer atıkların uzaklaştırılamaması ile kan basıncı artacak ve tansiyon hastaları için tehli bir durum oluşacaktır. Bu nedenle özellikle tansiyonla ilgili problem yaşayanların günlük içtikleri su miktarına son derece dikkat etmeleri gerekmektedir.

7. Saç Dökülmesi

Gün içerisinde yeterince su içmemek saçlarınızın solgunlaşmasına, daha kırılgan ve dökülmeye meyilli olmalarına neden olacaktır. Susuzluktan kuruyan kafa deriniz ise kepeklenmeye başlar. Bu nedenle daha sağlıklı ve dökülmeyen saçlara sahip olmak için her gün yeterince su içtiğinizden emin olmalısınız.

8. Migren

Migren ağrılarının büyük bir kısmının sebebinin susuzluk olduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Yeterince su içilmediği için vücut ısısı artar ve bu da damarların genişlemesine neden olur.

Genişleyen damarlar baş ağrılarına ve migren krizlerine neden olur. Eğer en büyük problemlerden biri olan migren ağrısını yaşamak istemiyorsanız düzenli bir şekilde su tüketmeye dikkat edin.

Ayrıca ağrı başladığında bir bardak soğuk su içmek de vücut ısınızı düşüreceği için ağrınızın azalmasına yardımcı olacaktır.

9. Kabızlık

Yeterince su alamayan sindirim sisteminiz çok daha yavaş çalışmaya başlayacağı için kabız olma ihtimaliniz yüksektir. Sadece gün içerisinde içtiğiniz su miktarını arttırarak kabız olmaktan kurtulabilirsiniz.

10. Böbrek Problemleri

Yeterince su içmediğiniz sürece böbreklerinizin düzgün çalışma ihtimali yoktur. Sadece susuz kaldığınız için bile böbrek ağrısı yaşayabilirsiniz. Düzenli olarak su içmemeye devam ederseniz ciddi böbrek rahatsızlıkları yaşayabilirsiniz.

11. Kalp Problemleri

Dolaşım sisteminizin en önemli parçası olan kalbinizin düzenli bir şekilde çalışabilmesi için suya ihtiyacı var. Her gün yeterli miktarda su içmezseniz, %80’i sudan oluşan kalbiniz ile ilgili ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.

12. Enerji Kaybı

İnsan vücudunun en önemli yakıtı sudur. Yani su içmediğimiz zaman çalışmayan bir mekanizmaya sahibiz. Vücuttaki %1’lik bir su azalması, %10 enerji kaybı anlamını taşımaktadır. Eğer vücudunuzda yeterince su yoksa ve ağır işlerde çalışmaya ya da spor yapmaya çalışırsanız vücudunuz bunu reddedecek ve en iyi ihtimalle bayılacaksınız.

13. Sütte Azalma

Emziren anneler yeterli miktarda su içmiyorlarsa sütleri daha az gelmeye başlar. Eğer süt azlığından yakınıyorsanız gün içerisinde daha fazla su tüketmeyi denemelisiniz.

14. Kas Krampları

Su, kasın yapısını etkileyerek daha elastik olmasını sağlar. Eğer gün içerisinde yerince su tüketmiyorsanız kaslarınız kasıldığında açılmakta zorlanabilir ve acı verici kramplar yaşayabilirsiniz. Özellikle spor yapıyorsanız yeterli miktarda su içtiğinden emin olmalısınız.

15. Eklem Rahatsızlıkları

Eklemler için su son derece önemlidir. Hareketi sağlayan kıkırdak dokunun yapısı yüksek oranlarda su içerir. Rahat bir şekilde eklemlerimizin hareket etmesi için suya ihtiyaç vardır. Bu su miktarı azaldığında eklem rahatsızlıkları ortaya çıkar. Birbirlerine sürtünen eklemler zamanla yırtılabilir ve ciddi rahatsızlıklara sebebiyet verebilir.

Источник: https://evdesifa.com/vucutta-su-eksikligi-nelere-yol-acar/

Suyun ne için olduğunu biliyor musun?

Vücudunuzun Ne Kadar Suya İhtiyacı Olduğunu Biliyor muydunuz?

Birçok insan kendine soruyor: Neden suya ihtiyacımız var ve ne gibi faydalar sağlayabilir? Sonuçta, içinde hiçbir vitamin, besin veya mineral yoktur. Ama sadece bunun hakkında düşünürseniz, cevap kendiliğinden ortaya çıkar. Dünyamız% 70 su ile kaplıdır ve insan vücudu sıvının yaklaşık% 75-80'ini içerir. Suyun Dünya gezegenindeki tüm yaşamın temeli olduğu ortaya çıkıyor.

İnsan vücudundaki su ne etkiler?

Neden suya ihtiyacımız var – oldukça muAçıkçası. Onun yardımıyla, canlı bir organizmada tüm süreçlerin işleyiş döngüsünde tam bir döngü vardır. Hücrelerin içindeki sıvıya hücre içi denir, bu sayede insan vücudundaki metabolik süreçler gerçekleştirilir.

Sağdaki yaşam akışının yardımı ileTüm sindirim süreçlerini yönlendirin, böylece gereksiz tüm toksinleri ve toksinleri temizleyin. İnsan mendilleri, sıvının vücuttaki tüm yararlı maddelerin taşıyıcısı olarak hizmet ettiği için yenilenir – vücudun suya ihtiyacı vardır.

Bilinmesi faydalı olan ilginç gerçekler

Suyun ne yaptığı ve ne olduğuyla ilgili daha birçok yararlı şey var.insanlar bilmiyorlar. Örneğin, stres ve yorgunlukla savaşmaya, vücudun koruyucu işlevini artırmaya ve kardiyovasküler sistemin etkinliğini artırmaya yardımcı olur. Alkol, kafein veya diğer bazı maddeleri içerken bir sıvı eksikliği varsa, o zaman saf su içtikten sonra, gerekli denge hızla geri yüklenebilir.

Enfeksiyöz çeşitli salgın dönemlerindeHastalıklar ya da grip doktorları büyük miktarda sıvı almanızı önerir. Neden bu miktarlarda soğuk içmek için su içmeniz gerekiyor ve bu nasıl yardımcı olabilir? Bu sorunun cevabı çok basit. Yardımı ile vücut, bu tür hastalıklara karşı güçlü bir koruma görevi gören kandaki antikorları dolaşır.

Su ayrıca önemli bir işlevi yerine getirirtermostat. Ortamın hava şartları değiştiğinde veya bedensel olarak stresli olduğunda vücudun sıcaklığının doğru durumda kalmasını sağlar.

Bir kişi bir diyet gözlemlerse ve açlığın üstesinden gelirse, su içebilirsiniz, çünkü sıfır kalori içerir, ama bir süre için iştah gider.

Günlük sıvı gerekli norm

Için gereken gün için su kaynağınızVücudun normal işleyişi, herkes için hesap gücü. Profesyonel diyetisyenler sağlıklı bir kişinin her kilogram için günde 30 ml su içmesi gereken bir formüle sahiptir. Böylece, ağırlık 50 kg ise, o zaman, vücudun su rezervini yenilemek için, 1500 ml içmeniz gerekir. Bu, günde bir kişi tarafından tüketilen tüm sıvıların toplam hacmi.

İlk yemekleri, çay veya kahveyi içerebilir.çeşitli meyve suları veya içecekler. Bütün bunlar günlük orandan çıkarılırsa, sonuçta suyun saf formunda bir litre kadar içmesi gerekir.

Yararlı İpuçları

İhtiyacınız olan çok sayıda örnek de verebilirsiniz.adama su. Örneğin, mide gerilmesini önlemek için yemekler arasında mümkün olduğunca içmeniz gerekir. Sabah uyandıktan hemen sonra, doktorların aç karnına ılık su içmeleri tavsiye edilir ve tüm gün boyunca her idrara çıktıktan sonra sıvı kaybını telafi etmeyi unutmayın.

Genellikle ödem görünümünün neden olduğu kabul edilir.vücutta aşırı miktarda nem, ancak bu her zaman doğru değildir. Sıvı eksikliği nedeniyle, bu gibi durumlarda çok sık görülür ve bu, yağ dokusunun eksikliğini önlemek için su rezervlerini biriktirmeye çalışmasından kaynaklanır.

Gözler, saçlar, tırnaklar ve cildin sıvıya ihtiyacı vardır. Bu durumda neden suya ihtiyacımız var? Çok basit – onları nemlendirme işlevini yerine getirir.

Vücuttaki su açığı ne etkiler?

İnsan vücudunun dehidrasyonunun sonuçlarıhoş olmayan olabilir.

Her şeyden önce, sıvı eksikliği sinir sistemi tarafından hissedilir, çünkü organları, yani beyin, sudan oluşur, bu yüzden hemen bir baş ağrısı vardır.

Bu tür ihlaller, diğer sinirler şeklinde kendini gösterebilir, çünkü tüm sinir hücrelerinde su rezerv eksikliği hissedilir. Bu durumda, ilaç almamak, ancak oda sıcaklığında birkaç bardak su içmek en iyisidir.

Eğer rezervinizi doldurmazsanız, ikinci sinirden sonraSistem sindirim sistemi acı çekecek. Yemek yedikten sonra, rahatsızlık hissedeceksiniz, çünkü yiyecekleri sindirme süreci daha uzun sürebilir ve kabızlık oluşur. Her derde deva ve bu ihlal ile birkaç bardak temiz ve soğuk sıvı tarafından da yapılacaktır.

Neden suya ihtiyacımız var? Tüm bunlara ek olarak, bir sıvı eksikliğini doldurmamak için bir insanın başına gelebilir. Aslında, aşırı kilo, vücuttaki su eksikliğinden de kaynaklanır, çünkü yağlar bölünmeyi durdurur. Taşların görülebildiği safra kesesi ile birlikte başka herşeye ve böbreklere de zarar verin.

Görünüm olarak, açığıSıvı kurumaya başlayan saçı etkileyecek ve cilt soyulmaya başlayacaktır. Ayrıca, işlemin ciddi şekilde pul pul dökülebilen tırnaklara dokunmaması da mümkündür.

Su ile ne önlenebilir?

Zamanımızda çeşitli bilimsel çalışmalarBirçok korkunç hastalığın ortaya çıkmasını engelleyebilecek bir seviyeye adım attı. Örneğin, bir mesane kanseri veya ürolityazis olarak.

Amerikalı bilim adamları bu rahatsızlıkların çoğunlukla erkeklerden etkilendiğini, çünkü insanlığın kadın yarısından daha az su tükettiklerini gördüler.

40 binden fazla insanı inceledikten sonra, çoğunun günde iki litreden az sıvı içerdiğini ve böylece kendilerini tehye maruz bıraktıklarını ortaya çıkardı. Bundan en az% 8 riskini azaltmak için, bir litre daha su fazla içmek için bir gün lazım olduğu sonucuna varabiliriz.

Bir başka korkunç hastalık da diyabet mellitus. Bununla başa çıkmanın bir yolu su. Eğer vücut için yeterli sıvı yoksa ve enerji ise, o zaman beyin bu rezervin yapılmasını sağlamak için daha fazla şeker üretmeye başlar. Bundan kaçınmak için, saf halde daha fazla su içmeniz gerekir.

Faunada can veren nem

Ve hayvanlar için suya ne gerek var? Hayvanların bedeninde gerçekleştirdiği işlevler, insan vücudundakiyle neredeyse aynıdır. Sadece gezegenimizin fauna türlerinden farklıdırlar. Memeliler, örneğin, bolca ter vurgusu, vücut ısısını düzenler, bu yüzden su kaynaklarını sürekli olarak yenilemeleri gerekir.

Carnivorlar sıvı eksikliklerini dolduruyorYiyecek alımı ile birlikte ve otçul bitkileri, yedikleri bitkilerden sıyrılan meyve suları ile içiyorlar. Ancak, pek çok hayvanda değil, vücut gıda alımı ile gelen sıvı ile doymuş olabilir, bu yüzden sürekli ve basit su tüketmek gerekir.

Flora dünyası

Su bitkileri için gerekli olan, açık. Doğru miktarda nem almazsa hiçbir tohum filizlenmeyecektir. Ancak, biyolojinin derslerinden bile birçok kişinin bildiği suyun en önemli işlevi, fotosentez sürecine katılmasıdır.

Aynı zamanda hayati fonksiyonlar sağlarbitki, iletken sistemi aracılığıyla bir mineral ve besin akışı sağlar. Ve genel olarak, su olmadan fauna temsilcileri er ya da geç, dünyamızda herhangi bir canlı organizma olarak öleceklerdir.

Источник: https://tr.ruarrijoseph.com/obschestvo/79529-a-vy-znaete-dlya-chego-nuzhna-voda.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть