Yalnız Yemek Yiyenler Dikkat

içerik

Yalnız yemek yiyenler metabolik sendroma yakalanma riski taşıyor

Yalnız Yemek Yiyenler Dikkat

Her gün en az iki öğünü yalnız başınıza yiyorsanız, Diyetisyen Emre Uzun’un bir uyarısı var: “Metabolik Sendrom kapınızda olabilir!”

Metabolik sendrom, beyaz yakalı iş insanlarının özellikle kent merkezlerinde ve kitleler halinde çalışmaya başlamasıyla ortaya çıkmış bir hastalıklar bütünü.

Öyle ki bugün yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet başlangıcı veya tip 2 diyabet; kanda yağ miktarının artışı ve karın bölgesinde yağlanma ile kendini belli eden bir grup sağlık sorununa verilen genel isim… Peki, bu hastalıklar demetiyle yalnız yemenin ne ilgisi var? Var, çünkü yalnız yemenin siz farkına bile varmadan alışkanlığınız haline gelen bazı rutinleri var. Diyetisyen Emre Uzun da “Aslına bakarsanız bu, psikologlarla diyetisyenlerin, hasta üzerinde koordineli çalışmasını gerektiren bir konu” diyor.

Yalnız yemenin verdiği rahatlık!

Güney Kore’de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre özellikle öğle yemeğini yalnız başına yiyen erkeklerde obezite riskinin %45, metabolik sendroma yakalanma riskinin ise %64 yükseldiği gözlemlenmiş. Kadınlarda durum bu kadar vahim değilse de yine de farklı sayılmaz.

Buna göre yemeğe yalnız çıkan kadınlar %29 metabolik sendrom riskiyle karşı karşıya. Peki neden? Diyetisyen Emre Uzun konuyu şöyle açıklıyor: “Çünkü yalnız yemek yerken, arkadaşlarımızla birlikte yediğimizden farklı eğilimler içinde oluyoruz.

Örneğin en yakın restorana gidip, kimsenin karışmayacağını bildiğimiz için gazlı içecek sipariş ediyoruz. Üzerine tatlı yiyip, nasılsa etrafta rahatsız olan yok diyerek birkaç da sigara içiyoruz.

Bütün bunlar bir yana, yalnız yemeğe çıkan insanların daha çok yeme ve daha sağlıksız gıdaları seçme eğiliminde olduğu da saptanmış durumda. Üstelik bu kitle hemen hiç meyve ve sebze sipariş etmiyor ve yemeğe çıktıkları düzenli bir saat de yok!”

Yalnızlık başlı başına sağlığa zararlı

Sorun sadece yalnız yemek yiyenleri değil, yalnız yaşayanları da ilgilendiriyor. O kitlenin de büyük bir çoğunluğu düzensiz ve sağlıksız besleniyor. Emre Uzun, “Öğün atlıyor veya besin değerini dikkate almadan, canları ne isterse onu yiyip içiyorlar. Bir grup da dondurulmuş gıdaya konservelere, hazır gıdalara yöneliyor.

Çünkü bunlar tek kişilik porsiyonlar halinde satın alınabiliyor. Isıtmak yeterli oluyor. Dolayısıyla bir kişi için dört kişilik ev yemeği hazırlamaya gerek kalmıyor. Böyle beslenenlerin büyük çoğunluğunu ise bekâr ve büyük şehirde yalnız yaşayan erkekler oluşturuyor.

Son zamanlarda meselenin stres, uyku sorunları hatta yalnızlıkla ilgili olup olmadığı da incelenmeye başladı ve görülen o ki yalnız yemek yiyenlerde bu üçü de fazlasıyla yaygın!”

İnsanların yalnız yeme sebeplerinden biri de sosyallikten uzak olmaları. Bunun sebebi de duygusal yapıları. Örneğin çoğu çekingen, sessiz veya çevreye karşı güvensiz olabiliyorlar. Yaşam kaygılarıyla başa çıkamıyorlar.

Diyetisyen Emre Uzun’un açıklaması çarpıcı: “Hepsi bu kadar da değil: Yalnız yemek yedikleri için ya da sosyalleşemedikleri için stresin yol açtığı hastalıklara, örneğin kalp hastalıklarına, diyabete, yüksek tansiyona yakalanma riskleri daha fazla oluyor.

İşte bu yüzden metabolik sendrom söz konusu olduğunda diyetisyenlerin ve psikologların koordineli çalışması gerekir diyoruz.”

Peki, bir diyetisyen yalnız yeme ve metabolik sendrom konusunda neler önerebilir?

Emre Uzun’dan yemeğini yalnız yiyenlere uyarılar

“Sağlıklı beslenmek bir mecburiyetten çok bir tercihtir. Tercihinizi sağlığınızdan yana kullanmak bu yolda atacağınız en önemli adımdır.

Önce çarpıcı bir örnek verelim: Yalnız yerken yaptığınız hatalarla, sağlığınızı günde 15 sigara içmiş kadar olumsuz etkilersiniz!

Bir yemek firmasına üye olabilirsiniz. Özellikle Türkiye’de haftanın her akşamı ve hafta sonları yiyecek sağlıklı bir şeyler bulmak hiç de zor değil. Hatta bu işi mahallenizdeki bir işletmeyle anlaşarak da halledebilirsiniz. Daha çok esnaf lokantası olarak hizmet veren bu işletmeler, genellikle ev yemeklerinde ustadır ve mevsim sebzelerini de bolca kullanırlar.

Yemek pişirmekten anlamasanız bile bunu kendi sağlığınız için öğrenin. Bir süre sonra hiç de zannettiğiniz kadar zor olmadığını göreceksiniz.

Sizde mutluluk hissi uyandıran yemekleri tercih etmek de bir çözüm. Annenizin köfte-patatesi, babaannenizin yaprak sarması, halanızın biber dolması gibi… Yapılan araştırmalar, insanların anılarında yer alan yemekleri yerken kendilerini daha az yalnız hissettiklerini kanıtlamış.

Yapılan gözlemler de gösteriyor ki yalnız yiyenler genellikle sebzeli yemek siparişi vermiyor. En az bir kişiyle yemeğe çıkanlar ise menüye sebze ve salata dâhil ediyor.

Bunu unutmayın!

* Sosyalleşmek beyninizi güçlendirir ve yemek seçiminizi de çeşitlendirir.

* Araştırmalara göre gençlerden çok yaşı 50 civarındakiler, eşi vefat edenler, eşinden ayrılanlar yalnız yemeye daha meyilli. Bu, tam da beslenmenize ve sağlığınıza dikkat etmeniz gereken yaş olduğu için metabolik sendromu davet etmeniz fazlasıyla mümkün.”

Источник: https://www.posta.com.tr/yalniz-yemek-yiyenler-metabolik-sendroma-yakalanma-riski-tasiyor-2054708

Kan Yapıcı Besinler ve Kansızlığa İyi Gelen Besinler

Yalnız Yemek Yiyenler Dikkat

Kan Yapıcı Yiyecekler ve Listesi. Kansızlık genellikle kan üretiminde rol oynayan demir minerali, B9 ve B12 vitaminlerinin eksikliğinden dolayı meydana gelir.

Kansızlığın Belirtileri

Yorgunluk, bitkinlik, çabuk yorulma, ellerde soğukluk, üşüme, iştahın kapanması, kilo kaybı, uykuya eğilim, konsantrasyon güçlüğü, baş dönmesi, baş ağrısı, saçların dökülmesi, dudak kenarında çatlamalar oluşması, nefes darlığı, çarpıntı gibi belirtilere yol açar.

Demir eksikliği kadınlarda daha çok görülür.

B9 vitamini eksikliği taze yeşil sebze tüketmeyen ve fazla alkol alanlarda ortaya çıkmaktadır.

B12  eksikliği ise kırmızı et yemeyen kişilerde olur. B12 vitamini mideden emildiği için bazı mide hastalıkları bu vitaminin eksikliğine yol açabilirler.

Demir Bakımından Zengin Besinler; Kırmızı et, karaciger, dalak, tahin, pekmez, pazı ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, kuru üzüm, kuru kayısı, balık, tavuk, elma, portakal, yumurta, kuru baklagiller.

B9 (Folik asit) İçeren Besinler; Karaciğer, yumurta sarısı, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, fındık, ceviz, turunçgiller.

B12 İçeren Besinler; Karaciğer, et, yumurta, süt, peynir, somon, ton balığı, kabuklu deniz ürünleri.

Kansızlığa İyi Gelen Besinler – Kan Yapıcı Besinler

• Köri tozu, demir bakımından zengindir. Yalnız dikkat edilmesi gerekir, çünkü  köri tozunun kullanıldığı sayısız yemek tarifi vardır ve aslında körinin ne kadar demir içerdiğini belirlemek zordur, ama genellikle 100 gr.ın 50-60 mg demir içerdiği var sayılmaktadır.

• Yeşil yiyecek ve içecekler de anemi hastaları için oldukça gereklidir. Folik asit içerirler; ve özellikle su teresi, karahindiba ve lahana ailesinden brüksel lahanası gibi sebzeler demir açısından zengindir.

• Pancar yaprakları ve ıspanakta da demir olduğu halde,  bedenin minerallerden yararlanmasına engel olan oksalik asit de içerirler . Bu yüzden bu sebzeler idareli tüketilmelidir. C vitamini bakımından zengin besinleri tüketmek,  sebzelerde bulunan demirin emilimine önemli ölçüde yardımcı olur.

• Karahindiba kökü demir içeriğiyle kansızlık sorunu olanlar için yararlı olabilir.

• Kansızılığa yararlı diğer sebzeler arasında, maydanoz, yeşil biber, havuç, kara lahana ve kuşkonmaz sayılabilir.

Kan Yapıcı Şifalı Bitkiler

Baharatlar: Isırgan otunun, C vitamini,  klorofil ve demir deposu olduğu belirtilmektedir. Özellikle demir noksanlığının olduğu anemikler için önemli bir destektir.

En Yüksek Düzeyler: Ortalama bir serviste 5mg civarında demir içeren besinler, barbunya fasulyesi, ciğer , kepekli pirinç, pancar yaprakları, mercimek, kuru kayısı.

Orta Düzeyler: 3-5 mg demir içeren besinler, sülfürü alınmış kuru kayısı, pişmiş pancar yaprakları, hurma, çok yağsız organik et, kuru fasulye, kırmızı acı biber, pişmiş ıspanak ve kuru ya da taze bezelyedir. Mavi-yeşil alg ya da spirulina yosunu anemi tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Standart doz günde bir tepeleme kaşık olarak istifade edilebilir.

Kan Yapıcı Meyve ve Sebzeler

Sülfürsüz kuru meyveler hem demir hem de B vitamini bakımından zengindir. Ama fazlasıyla fruktoz içerdiğinden bir kerede çok fazla alınması önerilmez, öğün araları ya da meyveli içeceklerle tüketilmesi gün içinde gerekli olan demir gereksinimini sağlar.

Besinlerle İlgili Notlar;

• Yalnızca etteki demir vücut tarafından kolaylıkla emilebilir. Bitkilerdeki demirin emilimi zordur. Bu yüzden bunların C vitamini açısından yüksek besinlerle birlikte tüketilmesi gerekir.

• Besinler tek başına, anemideki demir eksiliğini giderecek kadar yeterli demir içermez. Ortalama ağırlıktaki bir anemi hastasının, gerekli demir miktarı için günde yaklaşık 5 kg et  yemesi gerekir.

• Kalsiyum demir mineralinin emilimini yavaşlattığı için süt ve yoğurt gibi kalsiyum içeren besinler yemeklerle birlikte tüketilmemelidir.

• Çay ve kahve demir emilimini azaltıcı etki gösterirler.

• Sebze, kurubaklagil ve tahılların C vitamini olan yiyeceklerle beraber yenilmesi demir emilimini artırır.

Kansızlık İçin Vitamin ve Mineraller

Kompleks B noksanlığı, büyük olasılıkla beslenme eksikliği yüzünden oluşan aneminin  ikinci önemli nedenidir. Bütün B vitaminlerini kullanmak hayati önem taşır.

Eğer anemik sonuçlara göre  folik asit ya da B 12 eksikliğini söz konusuysa ve destekleyiciler alınacaksa, B  kompleks vitamini kullanmak akıllıca olur, ama doktorunuz tarafından başka türlü önerilmemişse, doz günlük 50 mg’ı aşmamalıdır.

C vitamini, demir emilimine ve kan damarları duvarlarını güçlendirmeye yardımcı olduğundan önerilen destek miktarı, yüksek değerli besinlerle birlikte, günde bir – iki kez 500 mg. dır.

Çinko eksikliği genellikle alkoliklerde, orak hücre anemiklerinde, şeker, Crohn, ve kısa barsak sendromu hastalarında görülür. Çinko, A vitamini metabolizmasının muhtelif durumlarını etkilediğinden A vitamini eksikliği, demir eksikliği olan anemiklerde görülür.

Çok fazla alınması da anemiyi körükleyeceği için, ortalamayı doğru yapmakta yarar vardır. Günde 150 mg.dan fazla dozlar sideroblastik anemi ya da demir eksikliğiyle sonuçlanabilir, çünkü bakır eksikliği ile çatışır.

Eksiklik, fazlalık kadar kötü olduğundan, çinkonun bakıra olan uygun oranı, 10:1, ki bu 10 mg çinko, 1 mg bakır anlamına gelir.

Kansızlık Nelere Yol Açar? Kansızlığın uzun zaman devam etmesi kalp ve böbrek yetmezliğinin gelişmesine yol açabileceği gibi vücudun bütün sistemlerinin bozulmasına neden olur.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/kan-yapici-besinler

Kamp Yiyecekleri Seçerken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Yalnız Yemek Yiyenler Dikkat

Kamp yapmak keyifli olduğu kadar da yorucu bir aktivitedir.

Benim gibi evde veya salonlarda spor yapmayı son derece sıkıcı bulanlar için kamp ve doğa etkinlikleri en ideal fiziksel aktiviteleri barındırır. Farkında olmadan tüm vücudunuzu kullanırsınız.

Durum böyle olunca da beslenmeye de dikkat etmek gerekiyor. Özellikle doğada uzun zaman geçirecekseniz kamp yiyecekleri bu konuda daha da önem kazanıyor.

Yanınıza almanız gereken yiyecekler besin ve enerji değeri açısından oldukça yüksek olmalıdır. Bu şekilde hem az yer kaplar, hem de size zaman kazandırır. Bununla beraber yanınızda taşıyacağınız yiyeceklerin farklı özelliklere de sahip olması gerekir. Yani sadece protein almakla beslenmiş olmazsınız. Dengeli beslenmeniz de önemlidir.

Havanın durumuna göre farklılık gösterebilir ama  yine de sıcak olabileceğini de göz önünde bulundurmak iyidir. Örneğin et ve tavuk çok hızlı bakteri üreteceğinden sucuk tercih edilebilir. Sıcağa dayanıklı olan gıdaların seçimi kamp süresince istenmeyen durumları engelleyecektir. Paketli gıdalar bunun için idealdir. Hem paketli, hem vakumlu ise büyük kolaylık olur.

Yalnız herşeyin başı SU. İster yaz, ister kış olsun, sürekli ve düzenli olarak SU tüketmeyi asla ihmal etmeyin. Her zaman fazlası yanınızda olsun!

Özellikle de sadece sırt çantası ile seyahat ediyorsanız bu madde sizin için oldukça önem taşımaktadır. Sırt çantası ne kadar büyük hacimli olursa olsun tüm eşyalarınızı özenle ve belirli sayıda seçmeniz gerekir.

Kış kamplarında taşıyacağınız malzeme sayısı ve ağırlığı artacağı için yiyecek seçimi daha da önemli bir hal almaktadır.

Paketler halinde olan ve konserveler hem daha az yer kaplayacaktır hem de eşyalarınız kirlenmesini engelleyecektir.

Kamp yapanlar bilirler, geri yiyecek taşımak oldukça sıkıntılır ama bu ihmal edilemeyecek kadar önemli bir konudur. Örneğin;

  • Beğendiğiniz bir yerde daha fazla zaman geçirmek isteyebilirsiniz.
  • Kar, yağmur vs gibi doğa şartları sebebi ile fazladan kalmak zorunda kabilirsiniz
  • Araç arızası, yaralanma gibi aksilikler sebebi ile kampı uzatmanız gerekebilir

Bu durumlara hazırlıklı olmak için mutlaka yanınıza 1 – 2 günlük fazladan yiyecek bulundurun. Biraz taşıması ve saklaması zor olabilir ama zor durumda hayat kurtarır.

Burada en az ağırlığa ama en fazla besin değerine sahip yiyecekleri seçmek oldukça önemlidir. Bu şekilde hem taşıyacağınız yük azalır hem de kolay ve hızlı bir şekilde doyarsınız.

Kamp yaparken yanınızda bulundurmanız gereken bulundurmanız gereken bazı yiyecekleri şu şekilde listeleyebiliriz.

Sabah kahvaltısı

  • Meyveler: Mesela muz oldukça besleyicidir. Aynı zamanda yürüyüş sırasında kaybettiğiniz potasyumu da hızlı bir şekilde karşılamanızı sağlar. Elma, portakal gibi mevyeler ise size hem zinde tutacak, hem de enerji verecektir.
  • Çay veya kahve: bu seçim tamamen sizin kişisel tercihlerinize bağlıdır. Kış aylarında kampa gidiyorsanız yanınızda çay veya kahveden birini mutlaka bulundurun. Sizi soğuktan koruyacaktır ve gerekli sıvı ihtiyacınızı karşılamanıza yardımcı olacaktır.
  • Ekmek veya hazır pideler: karbonhidrat içeren bir besin her zaman enerjinizi geri kazanmanızı fayda sağlayacaktır.
  • Paketlenmiş vakumlu peynirler: bu şekilde yiyeceği hem kolay bir şekilde taşırsınız hem de gereken protein ihtiyacınızı buradan karşılayabilirsiniz.
  • Yumurta : önemli bir protein kaynağıdır.

Öğle ve akşam yemeği

Öğle ve akşam yemeği için olan seçimler elinizdeki pişirme ekipmanına bağlı olarak değişecektir. Kamp yiyecekleri seçerken eğer kamp tenceresi gibi malzemeleriniz yoksa pişirmenin gerekli olmadığı besinleri tercih edebilirsiniz.

  • Çubuk kraker ya da benzeri kolay taşınabilir yiyecekler
  • Konserve ton balığı: bu seçenek yeterli pişirme ekipmanı olmayan kampçılar için oldukça iyidir.
  • Konserve çorba
  • Patates/makarna: bu besinler hem oldukça kolay pişmektedir hem de gerekli karbonhidrat yani enerji ihtiyacınızı kolaylıkla karşılayacaktır.
  • Meyve suyu

Kamp yaparken yiyecekler ve içecekler bu maceranın önemli bir kısmını oluşturur. Hem sizi ayakta tutar, hem de yaptığınız etkinlikten daha çok keyif almanızı yardımcı olur.

Ve unutmayın soluduğunuz temiz hava ve fiziksel aktivitelerin beyne gönderdiği sinyaller sayesinde doğada yiyeceğiniz herşey size çok daha lezzetli gelecektir. Keyfini çıkarın.

Takip etmeyi unutmayın!

www..com/tekbasinadaolur

www.instagram.com/tekbasinadaolur

www..com/tekbasinadaolur

Источник: https://www.tekbasinadaolur.com/kampta-ne-yemek/

Anne-baba olmak zor, çok zor…

Doğduğu andan itibaren, hatta henüz hamilelik dönemindeyken başlıyor sorumlulukları… Sonra da yaşıyla birlikte katlanarak artıyor. Anne sütüydü, mamalardı derken yavaş yavaş büyüyen çocuğunuz kendi kendine yemek yemeye başladığındaysa mutlu oluyorsunuz olmasına ama… O an bir şekilde geliyor ve “Ben bunu yemem”, “Karnım tok”, “Yemeyeceğim” inatlaşmaları başlıyor.

Eğer şanslıysanız bu durumlarla bir kere bile karşılaşmamış şanslı azınlıktansınız demektir. Yok eğer çocuğuna tek seferde bir türlü yemek yedirmeyi başaramayanlardansanız da endişe etmeyin, doğru yerdesiniz.

Aklında sürekli “Çocuğum yemek yemiyor, ne yapmalıyım?” sorusu olanlar, sırf çocuğuna yemek yedirebilmek için çeşit çeşit yol denemiş olanlar… Toplanın, çocuklarınıza yemek yemeyi sevdirmeye kararlıyız.

Sağlıkları yerinde olsun, büyürken ihtiyaçları olan her türlü vitamini, minerali yediklerinden alabilsinler! E tabii mümkünse bir de yemek seçmesinler.

Önce bir bu konuda anlaşalım: Israrcı davranmamalısınız

shawacademy

Sofraya oturdunuz, herkesin tabağını doldurdunuz… Sonra çocuğunuzun yemek yememe huyunu bildiğinizden hemen öyle “O tabak bitecek” demek yok. Birkaç neslin hafızasında yer eden bu cümle, aslında çocuğunuzu yemek yemeye teşvik etmenizi sağlamıyor aslında.

Yiyeceği yemeğin gözünde daha da çok büyümesine neden oluyor. “O tabağı bitirmek” daha ciddi bir mesele haline geliyor.

Belki de size kızdı: Yemek yememesinin altında yatan sebepleri öğrenmeye çalışmalısınız

theconversation

Büyüme çağındaki çocukların ilk olarak keşfettikleri ve hayatlarına dair üzerinde hakimiyet kurabildikleri durumların başında yemek ve tuvalet alışkanlığı geliyor. Çocuklar bu iki konuda çok hassas olabiliyorlar bildiğiniz gibi. Tam da bu yüzden yemek yememe konusundaki inadının altında yatan sebepleri öğrenmeye çalışmanız gerekiyor.

Belki de çocuğunuz size kızdığı, sinirlendiği için o an yemek yemeyi reddediyor. Bu, istediği bir oyuncağı almamanız nedeniyle de olabilir, onunla, o istediği zaman oyun oynamadığınız için de… Çocuğunuz yemek yemeyerek sizi kendince cezalandırıyor olabilir. Bunu çözmenin yolu da onunla iletişime geçerek gerçekten neden yemek yemediğini anlamanızda yatıyor.

Ceza da ödül de yok: Ona yemek yemesinin bir karşılığı olduğunu düşündürmemelisiniz

todaysparent

O dilediği kadar yemek yeme konusunda sizi cezalandırdığını düşünsün ya da yemek yememesinin ardında bir türlü çözemediğiniz nedenler olsun, fark etmez. Siz ona asla “Yemek yersen çok sevdiğin oyuncağı alırım”, “Yemezsen bugün oyun oynaman yasak” gibi ödül ve ceza cümleleri kurmayın.

Bu, çocuğun kafasında yemek yemeyi farklı bir şekilde kodlamasına neden olabilir. Çocuğunuzun yemek yemenin bir ihtiyaç olduğunu anlaması zaman alabilir.

Bunun yerine onu hiç zorlamadan yemek yemesini beklemeli, karşılığında da hiçbir şey vadetmemelisiniz.

Bu sayede çocuk, yemek yemenin de su içmek gibi bir ihtiyaç olduğunu daha kolay kavrayacak ve karnı aç olduğunda yemek yeme ısrarından vazgeçecektir.

Saatleri ayarlıyoruz: Yemek saatlerini düzenlemelisiniz

babycenter

Çocuğunuzun yemek yemesini istiyorsanız ama sofraya her oturduğunuzda cevap “Ben tokum”, “Şimdi canım istemiyor” gibi cümleler duyuyorsanız belki de sorun sadece yemek yeme saatlerinizle ilgilidir.

Bu yüzden çocuğunuzu bir süre güzelce gözlemlemeli, hangi saatlerde ne yiyor, ne zaman uyuyor, ne zaman çok yoruluyor öğrenmeli, gerekirse not etmelisiniz.

Çocuklar uykuları olduğunda, aslında birçoğumuz gibi yemek yemeye isteksiz olurlar. Oyun saatlerini, okul saatlerini ve yemek saatlerini birbirine destek olacak şekilde ayarlarsanız, çocuğunuz sofraya aç oturacak ve muhtemelen tahmin ettiğinizden bile fazla yemek yiyecektir.

Abur cubur da neymiş: Çocuklarınızın gün içinde sağlıksız abur cuburlar yemesine izin vermemelisiniz

cbsnews

“İzin vermek” dedik ama burada sözünü ettiğimiz “Bunu yemene asla izin vermiyorum” gibi bir cümle değil. Tıpkı yemek yeme saatini ayarlamak için gözlemlemeniz gerektiği gibi onun gün içindeki beslenme alışkanlıklarını da gözlemlemelisiniz. Üç ana öğünde ne yediği kadar tüm ara öğünlerinde yedikleri de onu etkileyecektir.

Eğer gün boyu sık sık abur cubur yemesine izin verirseniz sofraya oturduğunda tok olacak, haliyle canı yemek yemek istemeyecektir.

Eğlence başlasın: Yemek saatinden önce mümkünse onunla oyunlar oynamalısınız

novakdjokovicfoundation

Yemek saatinden hemen önce çocuğunuzla, onun yaşına ve gelişimine uygun oyunlar oynayabilirsiniz. Anne ya da babasıyla oyun oynadığında çocuklar çok mutlu olurlar bildiğiniz gibi. Bu sayede hemen ardından sofraya da mutlu oturur ve yemek yeme fikrine ısınmaya başlar.

Yalnız dikkat, oyunun kısa süreli ve bir sonu olan oyun olmasına dikkat edin. Eğer oyunu tamamlamadan yemeğe geçmek isterseniz çocuğunuz yine olumsuz bir tepki verebilir, “Oyunum bitmeden gelmem” diye tutturabilir mesela.

Yemek seçmek yok: Çocuğunuzun yemek alışkanlıklarını düzenlerken kendiniz de yemek seçmemelisiniz

fatherly

Sofraya oturdunuz, yemekler geldi. Çocuğunuz tam da bu anlarda sofradaki diğer insanların tepkilerine dikkat etmeye başladı. Özellikle anne, baba ya da kardeşlerden herhangi biri “Ben bu yemeği hiç sevmiyorum, yemem” gibi bir cümle kurarsa yandınız.

Büyük bir ihtimalle yemek yeme alışkanlığını oturtmaya çalıştığınız çocuğunuz da benzer bir tepki gösterecektir.

O nedenle bu süreçte tüm aile fertlerine danışmakta, onlardan da bu konuda destek almakta fayda var.

Gözü korkmasın: Tabağını tepeleme doldurmamalısınız

dailywellness

Çocuğunuzun çok yemesi değil sağlıklı beslenmesi önemli, bir kere bunu unutmamalısınız. O yüzden tabağını tepeleme doldurmaya, “Ekmeksiz de olsa ye” diye tutturmaya gerek yok aslında. Dengeli, ihtiyacı olan vitaminleri, mineralleri bulabildiği yemekler hazırlayıp yiyeceği kadar tabağına koyabilirsiniz.

Hem gözü korkmaz hem de tabağını bitirdiğinde kendini başarılı hisseder ve yemek yemeyi daha çok sevmeye başlar.

Kolayca yerse sever: Kolay çiğneyebileceği ve yutabileceği yiyecekleri tercih etmelisiniz

dietdoctor

Çocuğunuzun yaşına bağlı olarak, çatal-kaşık tutabilmesi, dişlerinin gelişimi gibi yemek yemesini etkileyecek durumları iyi gözlemlemelisiniz. Bu dönemlerine uygun, kolayca çiğneyebileceği, kolayca yutabileceği yiyeceklerle yemek hazırlamalısınız.

Aksi halde yemek yeme süreci olun için zorlu bir sürece dönebilir ve bu nedenle çocuk sürekli yemek yemekten kaçabilir.

Önemli bir not: Tabii ki alacağınız tüm bu kararlardan önce çocuğunuzun doktoruna danışmalı, herhangi bir yiyeceği karşı alerjik reaksiyon gösterip göstermediğini öğrenmeli ve buna göre hareket etmelisiniz. Tekrar etmeden geçmeyelim, çocuğunuzun çok çok yemesi değil sağlıklı ve bünyesine uygun beslenmesi önemli.

Источник: https://yemek.com/cocugum-yemek-yemiyor-ne-yapmaliyim/

Restoranların Yalnız Yemek Yiyen Kişilere Hitap Edebilmesinin 4 Yolu | TripAdvisor For Restaurants

Yalnız Yemek Yiyenler Dikkat

Günümüzün restoran müşterileri, yanlarında arkadaş olsun olmasın, mükemmel bir yemek deneyimi arıyor. O özel masadan daha fazla gelir bekliyor da olsanız bu yalnız müşteriler, konukserverliğinizi gösterebileceğiniz altın bir fırsattır.

Restoran işletmecisi Danny Meyer, Setting the Table adlı kitabında şöyle diyor: “Yalnız yemek yiyen müşterilerin beklentileri açıktır: Kendilerine kaliteli, hoş bir zaman hediye ederek ve bunları bizim restoranımızda yaparak kendilerini şımartmak.

Ben bunu nihaî bir iltifat olarak görüyor, ayrıca bugün yalnız olarak gelen müşterinin yarın dörtlü bir grup getireceğini umuyorum.”

Masasında başka insanlar bulunmayan yalnız bir müşteri; personelinizin, yemeklerinizin ve restoranınızın atmosferinin daha çok farkında olacaktır. Eğer yalnız bir kişi restoranınızda yemek yemekten keyif alırsa sizi başkalarına tavsiye edebilir, düzenli gelmeye başlayabilir veya TripAdvisor, LaFourchette, Yelp ve ’ta, kuruluşunuz hakkında yorum yazabilir.

Restoranların, yalnız başına yemek yemeye gelen müşterileri sadece sıcak karşılamakla kalmayıp aynı zamanda onları kendilerine çekebilmesini sağlayan birkaç basit adım olup bu adımlardan hiçbiri, grupları ve çiftleri kaybetme riski arz etmez.

Yemek yemeye yalnız giden kişiler, ortak yemek deneyimleriyle ilgili neden sorun yaşar?

Bazı gezginlere göre topluluk içinde tek başına yemek yemek, garip gözükür ve bu kişilerin kendini rahatsız hissetmesine yol açabilir.

Kendileri bir yerlere baktıklarında kaba görünme endişesi taşımakla birlikte, herkesin kendilerine baktığını ve yalnız yedikleri için yargılandıklarını düşünüyorlar.

Pek çok kişiye göre, ister yurt dışında olsun ister yurt içinde, tek başına yemek yemek korkunç bir şey; üstelik kendine has bir ismi bile var: Yalnız yeme fobisi (solomangarephobia).

Yalnız gelen konuklarla nasıl konuşulacağını öğrenin

Yemek yemeye yalnız gelen birine “yalnızca bir kişi” olup olmadığını sormak küçümseyicidir. “Yalnızca” kelimesini eklemeye gerek yoktur. “Yalnızca bir kişi mi?” diye sormak yerine “Şöyle buyurun lütfen” demek, basit ve daha zararsız bir alternatiftir.

Her yalnız yemek yiyen kişinin kendine has bir iletişim tercihi vardır. Çoğu kişi yalnız çıkar çünkü yalnızken rahat ederler, diğerleri ise bu zamanlarını yabancılarla sohbet ederek ve yeni arkadaşlıklar kurarak değerlendirir.

Yalnız yemek yiyen kişileri eğlendirmenizin veya onlarla ekstra sohbet yapmanızın gerektiği şeklinde duygulara kapılmayın. Bu türden tercihleri olursa zaten kendileri başlatacaktır.

Ancak, kısa bir diyaloğa ayıracak bir dakikanız varsa yalnız yemek yiyen müşterinin tercihlerini takip etmekten çekinmeyin.

Yalnız macera tutkunlarını çekmek için sosyal medyayı kullanın

İki çeşit yalnız yemek yiyen müşteri olduğunu anladım: Maceracı ve konfor düşkünü.

Bu ilk müşteri türünün restoranınıza gelme nedeni yeni bir şeyler denemek istemesidir. Diğerinin restoranınıza gelme nedeni ise restoranınızı tanıyor olması ve yalnız yemek zorunda olduğunda bunu, rahat bir ortamda yapmayı tercih etmesidir.

Maceracı müşteri türü için sohbet etmek bir nimettir.

Dikkatlerini indirim siteleri ile çekebilirsiniz; bu siteler, yemek yiyecek kişilere yeni bir yer denemek için bahane verir çünkü ortada uygun bir indirim vardır.

Ana yemek sipariş edenlere ücretsiz içecek veya ’ta check-in yapanlara yarı fiyatına aperitif sunmak gibi, sadece çiftlere değil, yalnız gelenlere de uyan ve çekici gelen fırsatlar sunmayı düşünün.

Eğlence imkanı sunun

Yalnız yemek yiyenler için canlı müzik, restoranın konforunu arttıran bir unsurdur. Herkes, çevreye bakmadan canlı performans sunan bir grubu yalnız başına izleyebilir ve böylece yalnız yemek yiyen müşteriniz, sırf yalnız olduğu için ilgi odağı olduğu kanısından kurtulabilir.

Bunun yanı sıra, canlı müzik, yalnız yemek yiyen müşterinizin odaklanacağı doğal bir unsur olur. Gezgin, yemek sırasında diğer müşterilere veya kendi masasına bakmaktansa yerel yemeklerle yerel kültürü tecrübe etme fırsatı bulur.

Eğer canlı müzik seçeneği mümkün değilse küçük bir kitaplık oluşturun, şiir dinletilerine ev sahipliği yapın veya mekanınızın enerjisini belli bir yere toplayacak farklı türde bir eğlence imkanı sunun.

Etkinliklerde veya diğer pazarlama unsurlarında yaratıcı çözümlerden yararlanmak sadece yalnız restoran müşterilerini çekmeniz açısından değil, yoğun sezon dışında bile müşteri çekmeniz açısından fayda sağlar.

Oturma planınızı karma şekilde düzenleyin

Büyük bir masada kalan boş alan, yalnız konuğunuzun, tek başına yemenin garipliğini çok daha fazla hissetmesine sebep olabilir. Fazladan birkaç tane daha küçük masa sunabileceğiniz gibi, bu boşluğu azaltmanın başka bir yolu da yalnız konuklarınızı barda oturtmaktır.

Ancak, beğenilen bir menüsü olan her restoranda da bar kısmında uygun alan bulunmamaktadır. Eğer restoranınızın bar alanı yoksa, caddeye bakan bir pencere önüne yüksek masalar koyarak aynı atmosferi yaratmaya çalışın. Bu fırsat, aynı zamanda yanında eşlik edecek kimse bulunmayan yalnız konuklarınızın, nereye bakacaklarını bilememe problemini de çözmüş olur.

Görüldüğü gibi, yalnız yemek yiyen kişileri çekmek ve ağırlamak için olan bu yöntemler, gruplar için de faydalı olabilir.

Sadece birkaç küçük değişiklik ve ekleme ile restoranınız, yalnız yemek yiyen kişileri çekme ve ağırlama konusunda sıçramalar kaydedebilir.

Bu tarz bir yaklaşımla, nüfuz sahibi bir niş gezgini restoranınıza çekebilir ve bu gezginin, restoranınızda yapmış olduğunuz değişiklikleri takdir etmesini ve sizi başkalarına tavsiye etmesini sağlayabilirsiniz.

Источник: https://www.tripadvisor.com.tr/ForRestaurants/r726

Dinimize göre yemek yerken nelere dikkat etmeliyiz? Yemek adabı

Yalnız Yemek Yiyenler Dikkat

Tıkla 'ta PaylaşTweetleYemek Duaları için tıklayınız.

İslamda yemek adabı: Her şeyin bir adabı, kuralı vardır. Bu kurallara riayet etmek hem düzeni sağlar ve hem de insana ibadet sevabı kazandırır.

Dinimize göre yemek yerken şunlara dikkat edilmelidir;

Yemeğe başlarken niyet:

Yemeğe başlarken, Allah u teâlâya ibadet etmek, Onun kullarına faydalı olmak, dinimizi, ebedi saadet ve huzur yolunu bütün insanlara yaymak için kuvvet elde etmeye niyet etmeli.

Yiyip içmenin, yemek yemenin farzları:

1- Yiyince doymayı, içince kanmayı, Allah u Teâlâ’dan bilmek.2- Helâlinden yiyip içmek3- O yemekten kuvveti geçinceye dek, Allah u teâlâya kulluk etmek.

4- Eline geçene kanaat etmek

Yiyip içmenin, yemek yemenin haramları:

1- Karnı doyduktan sonra, tıka basa yemek,2- Sofrada çalgı, yabancı kadın, içki, kumar gibi haram şeyler bulundurmak.3- Yemekte israf etmek,4- Ziyafete davetsiz gitmek,5- Başkasının malını izinsiz yemek,6- Vücuda hastalık verecek şeyi yemek,7- Gösteriş için yemek hazırlamak ve hazırlanan yemeği yemek8- Adadığı şeyi yemek

9- Başkasının malını haksız olarak yerken besmele çekmek

Yiyip içmenin, yemek yemenin sünnetleri:

1- Yiyip içmeye başlarken Besmele çekmek, [Herkese hatırlatmak için yüksek sesle söylenebilir.]2- Yemeğin sonunda (Elhamdülillah) demek,3- Yemekten önce ve yemekten sonra el yıkamak, [Yemekten önce gençler, yemekten sonra önce yaşlılar el yıkar.

]4- Sağ elle yiyip içmek,5- Tabağın kenarından, kendi önünden yemek,6- Sağ ayağı dikip, sol ayaküstüne oturmak,7- Yemekten önce su içmek, yemek bittikten sonra hemen su içmemek,8- Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmek, [Bu şifadır.

İlk ve son lokma ekmekle yapılır ve ekmekteki tuza niyet edilirse, bu sünnet yerine getirilmiş olur.]9- Elle yenebilenleri, üç parmakla yemek,10- Kapta kalanı sıyırıp yemek, [Hoşaf, ayran gibi şeylerin artığına su koyup, çalkalayıp içmek çok sevabdır.

Sonra yemek şartıyla, tabakta, bardakta artık bırakmak caizdir. Resulullah efendimiz, müminin artığını yemeyi severdi.]11- Elini yıkamadan önce, parmaklarındaki yemek artıklarını yalamak,

12- Yemekten sonra dişleri, misvak veya kürdanla temizlemektir. Dişler arasından kürdanla çıkarılan şeyleri yutmamalıdır. [Bu temizliği musluk başında yapıp, diş arasından çıkan kırıntıları, lavaboya atmalı, sofrada bulunanları iğrendirmemelidir.]

Yiyip içmenin, yemek yemenin müstehabları:

1- Sofrayı yere kurmak,2- Elbisesi temiz olarak sofraya oturmak,3- Arpa ekmeği yemek,4- Ekmeği elle parçalamak. Ekmek bıçakla kesilebilirse de, bıçakla lokma haline getirilmez. Yemeği başkası için, bir yaşlı için hazırlayan, onun yiyebileceği şekilde lokma hâline getirebilir.5- Ekmek ufaklarını zayi etmemek,6- Sirke yemek,7- Lokmayı küçük almak,

8- Lokmayı iyice çiğnemek.

Yiyip içmenin, yemek yemenin mekruhları:

1- Sol eliyle yiyip içmek,2- Yiyeceği yemeği koklamak,3- Besmeleyi terk etmek. [Yemek arasında da olsa hatırlayınca Besmele (Bismillahi evvelihi vel ahiri ) çekmelidir.]4-Yerken hiç konuşmamak, [Ateşe tapanların âdetidir. Neşeli şeyler konuşmalıdır.]

5-Küflü ekmek, kokmuş yemek ve su mekruhtur.

Yiyip içerken, yemek yerken dikkat edilecek diğer hususlar:

1- Ekmeğin içini yiyip kabuğunu bırakmak, pişkin yerini yiyip, gerisini bırakmak israftır. Kalanı başkası veya hayvan yerse israf olmaz.2- Yol üstünde, ayakta, yürürken yiyip, içmemelidir.3- Sağına, soluna, havaya bakmamalı, lokmasına ve önüne bakmalıdır.4- Yiyip içerken ağzını çok açmamalıdır.

5-Sofrada elini, üstüne, başına sürmemelidir.6-Öksüreceği ve aksıracağı zaman, başını geriye çevirmelidir.7-Davette çağırılmadan, sofraya oturmamalıdır.8-Sofrada herkesten çok yememelidir.9-Açken de, yavaş yavaş yemelidir.10-Önce büyükler başlamalıdır.11-Üçten çok (Ye!) diyerek, kimseye sıkıntı vermemelidir.

12-Ev sahibinin sofraya oturmayıp hizmet etmesi caizdir. Birlikte yediği zaman, misafirleri doymadan, yemekten elini çekmemelidir.13-Yemekte korkunç ve iğrenç şeyler söylememelidir. Ölümden, hastalıktan, Cehennemden konuşmamalıdır.14-Misafir, sofraya gelen yemeklere dikkati çekecek şekilde bakmamalıdır.

15-Bir lokmayı yutmadan önce, ikinciyi eline almamalıdır.16-Yemek arasında, bir şey için, hatta namaz için, sofradan kalkmamalıdır. Namazı önce kılmalıdır. Eğer, hazırlanmış yemekler soğuyacak veya bozulacaksa ve namaz vakti, yemekten sonra kılmaya elverişliyse, namazdan önce yemelidir.17-Yemek kaldırıldıktan sonra, sofradan kalkmalıdır.

18-Ev sahibinin, misafire lokma uzatması ve eline su dökmesi iyi olur. Şimdi musluklar olduğu için su dökmeye gerek kalmaz. Elini kurulaması için havlu tutabilir.19-Yemekten sonra ev sahibine, bereket, rahmet ve mağfiretle dua edilir. Giderken izin istenir. Siz de bize buyurun denir.20-Ağzında, elinde et, yemek kokusu varken yatmamalıdır.

21-Çocukların elini de yıkamalıdır.22-Tokken yatmamalıdır.23-Yiyecek ve içecek kapları, kapaklı olmalıdır.24-Nehirden, havuzdan eğilip, ağızla içmemelidir.25-İçi görünmeyen ibrik, testi gibi kapların ağzından içmemelidir. Bardağa koyup içmelidir.26-Fincanın, bardağın kırık yerinden ve sap kısmından içmemelidir.

27-Akşam yatarken yiyecek ve içecek kaplarının üstü örtülmelidir.28-Müslüman’ın ve hele salih insanların artığını içmek bereketlidir.

29-İhtiyaçsız fâsıklarla birlikte yiyip içmemelidir.

Sıcak yemenin yemenin zararları

1-Kulağı sağır olmaya sebep olur.2-Benzi sarı olur.3-Gözlerinin feri olmaz.4-Dişleri sararır.5-Ağzının lezzeti olmaz.6-Karnı doymaz.7-Anlayışı azalır.8-Aklı az olur.

9-Hastalığa sebep olur.

Hadis-i şerifte, (İyiliklerin başı açlıktır. Kötülüklerin başı tokluktur) buyruldu.

Yemeğin tadı, açlığın çokluğu kadar artar. Tokluk, unutkanlık yapar. Kalbi kör eder, alkollü içkiler gibi, kanı bozar. Açlık, aklı temizler, kalbi parlatır.
Hadis-i şerifte buyruldu ki,

(İnsan kalbi, tarladaki ekin gibidir. Yemek, yağmur gibidir. Fazla su, ekini kuruttuğu gibi, fazla gıda kalbi öldürür).

Bir hadis-i şerifte,

(Çok yiyeni, çok içeni Allah u teâlâ sevmez) buyruldu. Çok yemek, hastalıkların başı, az yemek [yani perhiz etmek] ilaçların başıdır.

Midenin üçte biri yemeklere, üçte biri içeceklere ayrılmalıdır.
Üçte birinin hava payı, yani boş olması, en aşağı derecedir. En iyi derece, az yemek ve az uyumaktır.

Su içme adabı

Suyu sağ elle içmelidir.İçeceği suya bakıp, sonra içmelidir.Üç nefeste içmelidir.Soluğu suya değil, bardağın dışına vermeli, nefes verirken, bardağı ağızdan çekmelidir.Yazın, serin içmelidir.Çok soğuk içmemelidir. Resulullah efendimiz, serin şerbet içmesini severdi. (Ayakta içmeyiniz!) buyururdu.

Zemzem suyu, abdest aldıktan sonra kalan su ve ilaç yutmak için içilen su, ayakta içilebilir. Yolcu, her suyu ayakta içebilir. Aç karna su içmemelidir.Suyu yavaş yavaş emer gibi içmelidir. Ağzı doldurarak içmemelidir. Suyun hepsini bir solukta içmemelidir.Kaynar şeyi, soluyarak içmemeli. Soğutup, sonra içmelidir.

Suya bir şey düşerse, parmakla veya kürdanla almak kolaysa almalı, alınamazsa, suyun bir parçasını dışarı dökerek gidermelidir.Hadis-i şerifte, (Günahı çok olan, çok su dağıtsın!) buyuruldu. Birkaç kişiye su verirken, önce âlimlere, sonra yaşlılara, en son çocuklara verilir. Yerken, yürürken, otururken de, bu sıra gözetilir. Kendisi sonra içmelidir.

Yanında oturanlara bir şey verirken, kendi sağında olandan başlanır. Sonra, onun sağındakine olarak devam edilir. Sağdakinin izniyle önce soldakine verilebilir.

Doymadan sofradan kalkılır, acıkmadan ve sofra haricinde yemek yenmez. Su her zaman içilir.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Ya Ali, yemeğe tuz ile başla!) [Şir’a]

(Yemeğe tuz ile başlayıp tuz ile bitirenin vücudundan Allah u teâlâ yetmiş hastalığı giderir.) [R.Nasıhin]

Su veya çay içerken bir kısmını bırakmamalı veya yemek yenince az bir şey bırakmamalıdır. Çünkü Resulullah efendimizin önüne konan yemekten hiç artmazdı. (İ.Ebiddünya)

Sofraya edepli bir şekilde oturmalı ve bu edebi sonuna kadar muhafaza etmelidir! Resulullah efendimiz yer sofrasına bazen diz çöker, bazen de sağ ayağını bükerek sol ayağı üzerine oturup buyururdu ki:(Yaslanarak yemek yemem! Ben ancak, Allah u teâlânın bir kuluyum; köle nasıl yerse öyle yer, nasıl oturursa öyle otururum.) [Buhari] Yaslanarak yemek yemek haram veya mekruh değildir. Başkalarının yanında mazeretsiz yaslanmak edebe aykırıdır. Sandalyede dayanarak yemekte de mahzur yoktur. Kibirli şekilde yemek uygun değildir. Dayanınca rahat ediliyorsa dayanılır. Önemli olan başkalarına hava atmamalı, kibirli oturmamalı, rahat oturmalı.

(Suyu ayakta içmeyin, vücuda zararlıdır. Yalnız abdestten artan su ve zemzemi şerif ayakta içilebilir.)
(Davet edilen yere gitmemek günahtır. Davetsiz yere gitmek hırsızlık olur.

) [Beyheki]
(Allah rızası için, niyet etmeden yemeğe davet edene bir günah yazılır. Niyet etmeden gidene, iki günah yazılır)
Bidat sahibinin, fâsıkın ve kötü kimselerin ve öğünmek için çok para harcamış olanın davetine gidilmez.

(İhya)
(En kötü yemek, zenginlerin davet edilip, fakirlerin davet edilmediği ziyafetteki yemektir.) [Buhari]

İyi hazmetmek için çok çiğnemek, yani ağır ağır yemek gerekir. Yemeği iyi çiğneyerek yemek sünnettir. Bu sünnete uyunca, mide ağrısı, gaz gibi şikâyetler görülmez.
(Çok az da olsa akşam yemeğini yiyin, çünkü akşam yemeğini terk etmek yaşlanmaya sebeptir.) [Ebu Nuaym]
(Ayakta su içmeyin, vücuda zararlıdır)

Acıkmadan önce, günde ikinci defa yemek israftır, fakat acıkınca üç hattâ dört kere yemek israf olmaz. Hazret-i Âişe validemiz anlatır:

Günde ikinci defa yemek yiyordum. Resulullah, (Ya Âişe, günde iki kere yemek israftır. Allah u teâlâ, israf edenleri sevmez!) buyurdu. (Beyheki)
(İftarda, sahurda ve misafirle beraber yenen yemekten dolayı sorgu sual olmaz.) [Deylemi]
(Bereket, yemeğin ortasına iner. Onun için, yemeğin ortasından yemeyin!) [Tirmizi]

Источник: http://www.duaile.com/islam/yasam/dinimize-gore-yemek-yerken-nelere-dikkat-etmeliyiz-yemek-adabi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.