Yandaş Hastalıkların Anestezi Uygulamalarındaki Önemi (Özellikli Durumlarda Anestezi)

Ameliyat öncesi hasta haklarını biliyor musunuz? Anestezi uzmanlarından uyarılar

Yandaş Hastalıkların Anestezi Uygulamalarındaki Önemi (Özellikli Durumlarda Anestezi)

“Temel olarak anestezi, ağrıya karşı zaferin bir özetidir. Günümüzün cerrahi gelişmeleri, anestezinin desteği ile insanlığın hizmetindedir; cerrahinin doğasındaki dayanılmaz acı, güncel anestezi uygulamaları ile aşılabilmektedir.

Ancak günümüzde anestezi, sadece ağrıya karşı kazanılmış bir zafer değil, aynı zamanda perioperatif bakımda da en başarılı olacağına inanılan bilim dalıdır.

Anestezistler kardiyopulmoner resüsitasyon, ağrı yönetimi, yoğun ve palyatif bakım ve beslenme ünitesi bakımına kadar pek çok alanda önemli görevler üstlenir. Anestezi uzmanlarının birer hekim oldukları unutulmamalıdır.

Bir kardiyolog ya da genel cerrahi uzmanı gibi 6 yıllık tıp fakültesi mezunudur ve sonrasında Tıpta Uzmanlık Sınavı’nı kazanarak Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalında en az 4 yıl (Eylül 2014 sonrasında ise 5 yıl) ihtisas yapmış uzman doktordur.

Üst düzey tıp teknolojisini kullanabilen ve bu bilgi ve becerisi ile hastanın ameliyat sürecini güvenle geçirerek sağlığına kavuşmasına olanak sağlayan kişidir. Türkiye’de yaklaşık 5.000 anestezi uzmanı bulunmaktadır ve bu rakam Avrupa ülkelerine göre son derece yetersizdir.

TARD olarak anestezi uzmanları ve uzmanlık öğrencilerinin bilgi ve becerilerinin arttırılması ve Türkiye’de sunulan anestezi hizmetlerinin kalitesinin yükseltilmesi için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”

Anestezi uzmanı hastayı yalnız uyutmakla değil, aynı zamanda uyandırmakla da görevlidir.

Bunun için hastanın ameliyatta verilen ilaçların etkisinden kurtulması, ameliyattan sonra da ağrı duymaması ve sağlıklı kalması için gerekli bakım ve tedavilerin hazırlıklarını yapar ve bunları uygulatır.

Hasta ameliyathaneye teslim edildiği andan odasına iade edilene kadar anestezi uzmanlarının sorumluluğundadır.

Hastanın operasyon öncesi hazırlanması, cerrahi için anestezinin uygulanması, ameliyat bittiği anda anestezinin sonlandırılması ve eski fonksiyonlarını kazanana kadar hastanın tedavisi ve bakımının yapılmasına perioperatif bakım denir.

Perioperatif bakımın amacı, cerrahi müdahalenin hasta için en güvenli halde, en az riskle ve operasyondan yüksek yarar sağlayacak şekilde gerçekleştirilmesidir. Bu nedenle ameliyat öncesi hasta hazırlığının hastayı koruyucu önemi vardır, hangi anestezi yöntemleriyle en güvenilir alanda kalınacağına ameliyat öncesi dönemde karar verilir.

Bu yüzden anestezi uzmanı, tıp literatüründeki yeni tanımlamada ameliyat dönemi (perioperatif) bakım uzmanı olarak da tanımlanır.

Ameliyat öncesinde sorgulanması gereken konular:

  • Daha önce geçirilen ameliyatlar
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Alerjik öyküsü
  • Daha önceki anestezi tecrübesi
  • Ailesel anestezi öyküleri
  • Kronik hastalıklar
  • Kullanılan ilaçlar

Hastaların kendilerine doğru bilgiler aktarmaları gerektiğinin yanı sıra ameliyat öncesinde ve sonrasında bir dahiliye uzmanı gibi hastanın tüm sistemlerinin muayene edildiğini belirten Prof. Dr. Hülya Bilgin sözlerine şöyle devam etti: “İster genel anestezi, isterse de bölgesel anestezi uygulanacak olsun, hastalardan en az 6 saat süre ile aç kalmaları, her hangi bir yiyecek/içecek almamaları istenir. Doktor tarafından kesilmediği sürece düzenli kullandıkları ilaçları çok az miktarda su ile almalarına genellikle izin verilir. Anestezi uygulanan hastalar doktorları izin verinceye kadar ağızdan gıda ya da içecek almamalı, 24 saat boyunca motorlu taşıt kullanmamalı, kıymetli evrak imzalamamalıdırlar.”

Prof. Dr.

Bilgin, anestezide özellikli durum sınıflamasına giren hastalıklar ve hastaları şöyle sıraladı: “Şeker hastalığı, tiroit bezi hastalıkları, akciğer hastalıkları, alerjik hastalar, uykuda solunum durması, obezite, kas hastalıkları, böbrek ve karaciğer hastalıkları, nörolojik hastalıklar, yaşlı hastalar, kanser hastaları, psikiyatrik hastalıkları olanlar, erken doğanlar ve yeni doğan dönemindeki ilk 28 günlük bebekler.”

“Narkozu kaldıramadı” inanışı tarihe karışıyor!

Ameliyatlar yaklaşık 170 yıldır anestezi ile yapılmaktadır diye belirten TARD Başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin: “Ameliyat tekniklerinin gelişmesi anesteziyolojideki gelişmeler ile mümkün olmuştur.

Günümüzde artık ilaç dozları o kadar iyi hesaplanabilir ve hastanın ihtiyacına göre ayarlanabilir duruma gelmiştir ki eskiden, yanlış da olsa “narkoz fazla geldi”, “narkozu kaldıramadı” olarak tanımlanan durumların oluşması neredeyse imkânsız hale gelmiştir.

Hastanın yaşamsal fonksiyonlarının izlendiği ileri teknoloji ürünü monitörler ve anestezi cihazları ile uzay üssüne benzeyen modern ameliyathanelerde, güvenli anestezi uygulamaları mümkün olmaktadır” diyor.

Anestezideki gelişmeler sonucunda, anesteziye bağlı ölümcül sonuçlar çok azaldı
Basın toplantısında söz alan Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr.

Remzi İşçimen, teknolojideki gelişmeler sayesinde yaşlılara uygulanan özel anestezi uygulamalarının riskleri azalttığını vurgulayarak şöyle devam etti: “Yaşlılığa bağlı organ fonksiyonlarında azalma, yapısal değişiklikler, kronikleşen hastalıklar (şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları) ve çoklu ilaç kullanımlarının artışı sonucunda bu kişilerin anestezi almaları gerektiğinde kaygılar, anesteziyi kaldırıp kaldıramayacağı gibi sorular ortaya çıkarmaktadır.

Oysa, anestezideki gelişmeler sonucunda, anesteziye bağlı ölümcül sonuçlar çok azalmıştır.

1999-2005 yılları arasında yapılan bir araştırmada cerrahi operasyon geçiren 106 milyon hastada anesteziye bağlı ölümler milyonda 8 iken, 85 yaşındakilerde milyonda 20 civarında bir ölüm oranı olduğu ortaya çıkmıştır.

Riski minimuma indirmek için anestezi alması gereken yaşlı hastalar ameliyat öncesi dönemde detaylı tetkik ve muayene edilmeli, anestezi uygulanması sırasında iyi takip edilmeli ve operasyon sonrası ağrı giderilmelidir.

Şuur değişikliklerinin önlenmesi ve sıklığının azaltılmasında ilaç tedavisi dışında tedbirler de alınmalıdır. Bunlar arasında zihinsel uyarı, gözlük ve işitme cihazları kullananların kullanmalarının ertelenmemesi, operasyon sonrası erken hareket ettirilmeleri, sıvı ve beslenmelerinin düzenlenmesi önemlidir.”

Anestezistler arasında intihar oranları çok yüksek

Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Kurtipek, anestezistlerin sürekli kapalı ortamda ve güneş ışığından uzak çalışmaları nedeniyle çeşitli sorunlar yaşadıklarına dikkat çekti.

“Ameliyathane alanlarının genelde sağlık kurumlarının zemin altı katlarında olması sonucu çalışma ve dinlenme alanları gün ışığından uzak ve kapalı bir ortam olmaktadır.

Anestezi çalışanları böylesi bir ortamda uzun ve yorucu bir çalışmanın yanı sıra anestezik gazlar, radyasyon, uygun olmayan şartlar, yetersiz havalandırma ve gürültü ile çalışmak zorunda kalmaktadırlar.

Ağır ve uygun olmayan çalışma şartları anestezi çalışanlarında anksiyete, stres, travma, tükenmişlik, depresyon, güven kaybı, mesleki doyumsuzluk ve madde kullanımı gibi sorunların giderek yüksek oranda görülmesine yol açmaktadır.

Güneş ışığından uzak ve sürekli kapalı alanda çalışmak depresyonu tetikleyebilmekte ve bazı vakalarda intihara kadar sürüklemektedir.

Anestezistlerin toplumda hak ettiği değeri ve saygıyı görmemesi ve genelde düşük ücretler alması da mesleki tatmin seviyesini düşürmekte ve bu da depresyon eğilimini artırmaktadır.”

Hayata El Ver
Herkesin ani kalp durmasına müdahale etmeyi öğrenmesi hedefleniyor

Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr.

Bahar Kuvaki Balkan, Sağlık Bakanlığı ve Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği, Resüsitasyon Derneği ve çeşitli üniversitelerin işbirliğinde hayata geçirilen Hayata El Ver projesinde gelinen aşamayı özetledi.

“Bu projeyle kısa vadede toplumda “ani kalp durması” konusunda farkındalık ve bilinç oluşturmayı ve uzun vadede ani kalp durmasına bağlı ölüm oranlarının azaltılmasına destek olmayı hedefledik.

Bu proje kapsamında amacımız, toplumun her kesimine “ani kalp durması” vakası ile karşılaştıklarında yapılması gerekenleri öğretmek, mümkün olduğunca çok kişiye “temel yaşam desteğini” ana hatlarıyla anlatmak ve ilk yardım eğitimi almaları konusunda teşvik etmektir.

Bu yıl ise Avrupa Resüsitasyon Konseyi’nin de önerdiği gibi okullarda bu eğitimin yapılmasına öncelik verilmektedir. Çocuklar Hayata El Veriyor kapsamında İzmir, Mersin ve Adana olmak üzere 3 ildeki okullarda bu proje uygulanmaya başladı.

Ayrıca bu yıl 16 Ekim’de Avrupa Resüsitasyon Konseyi’nin “Restart a Heart Day” kampanyası kapsamında İzmir’de Hayata El Ver etkinliği düzenlendi. Hedefimiz, Türkiye’de ilköğretimde bunun uygulanması ve çocukların bu projeyle tanışması.”

60’ıncı yılını kutlayan Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği’nin (TARD), 50’inci ulusal kongresi ulusal ve uluslararası düzeyde önde gelen akademisyenlerin katılımıyla 26-30 Ekim’de İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşiyor. Yaklaşık 2.

000 anestezistin ve yerli-yabancı 250 konuşmacının katılacağı kongrede önemli bilimsel tartışmalar gündeme geldi. Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği başkanı Prof. Dr. Hülya Bilgin, Genel Sekreter Doç. Dr. Remzi İşçimen, Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Kurtipek ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr.

Bahar Kuvaki Balkan’ın katılımlarıyla 26 Ekim 2016 günü bir basın toplantısı düzenleyerek önemli konuları değerlendirdiler.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/ameliyat-oncesi-hasta-haklarini-biliyor-musunuz-anestezi-uzmanlarinda-uyarilar/

Anestezi Hakkında Sıkça Sorulan 18 Soru!

Yandaş Hastalıkların Anestezi Uygulamalarındaki Önemi (Özellikli Durumlarda Anestezi)

Haber güncelleme tarihi 16.04.2019 09:54

Kelime anlamı hissizleştirme olan anestezi, ameliyat sırasında ortaya çıkacak ağrı, çekiştirme ya da gürültü gibi olumsuz hislerin hasta tarafından hissedilmesini engellemek demektir. Farklı düzeylerde uygulanabilse de en bilineni genel anestezidir.

Genel anestezi, kas felci ve hiçbir şey hatırlamamak gibi bileşenleri içeren bir uyku halidir. Anestezi bölgesel olarak da uygulanabilir. Örneğin belden aşağısı gibi… Yerel olarak küçük bir bölge de uyuşturulabilir.

Amaç, hastanın en olumlu koşulda ameliyat geçirmesini ve ameliyattan sonra rahat bir iyileşme süreci geçirmesini sağlamaktır.

1. Hastalar Nasıl Uyutulur?

Hastalar ameliyathaneye geldiğinde anestezi doktoru tarafından karşılanır, sedyeden ameliyat masasına ameliyat ekibi tarafından anestezi doktorunun yardımıyla alınırlar. Bundan sonra anestezi doktoru hastaya tansiyon aletini, kalp monitörünün elektrodlarını ve puls oksimetre (kandaki oksijeni ölçer) cihazının parmak ucu kablosunu bağlar.

Bunlar ameliyat boyunca hastanın yaşamsal fonksiyonlarının yakından izlenebilmesini sağlar. Gerekirse anestezi başlamadan önce 3-5 dakika süreyle maskeyle oksijen verilebilir. Bundan sonra sırasıyla ağrılı uyaranları azaltacak, anestezi denen özel uyku halini oluşturacak ve kas gevşemesi sağlayacak ilaçları damar yoluyla hastaya uygular.

Daha sonra anestezist tarafından hastanın nefes borusuna yerleştirilen bir tüp sayesinde hastaya oksijenle karıştırılmış olarak anestezik gazlar verilir. Bu gazlar verildiği sürece anestezi devam eder, kesildikten kısa bir süre sonra anestezi sonlanmış olur ve hasta uyanır.

Bu süreç içerisinde anestezi doktoru sürekli hastanın başındadır ve ameliyatın seyri ile ilgili gerekli tedavileri yapar.

2. Anestezist Sizi “Uyuttuktan” Sonra Başınızdan Ayrılır Mı?

Anestezi verilen hastalar hiç bir şekilde ameliyathanede yalnız bırakılmaz.

Hastaların bir kısmı anestezi doktorunun kendisini “uyuttuktan” sonra başka bir işi kalmadığını, ameliyathaneden ayrıldığını zannedebilir.

Ancak ameliyat öncesi yapılan muayenesinde gayet sağlıklı bulunan hastalarda bile yaşamsal fonksiyonlarda beklenmedik değişiklikler olabilir. Bu nedenle anestezi doktorunuz sürekli yanınızda ve sizin tek koruyucunuzdur.

3. Uyku ile Anestezi Aynı Şey Midir?

Genel anestezi günlük konuşmalarda “uyumak” olarak isimlendirilir. Genel anestezi uygulandığı zaman şuur kaybolur, hasta uyur. Fakat bu normal bir uyku değildir. Şuur kaybolmuş ve vücudun birçok organlarının işlemesi de değişmiştir.

Bu durumda, anestezist vücudun işlemesi değişen organlarını kontrol eder ve bunlar için gerekli tedavileri yapar.

Narkoz” daha eski dönemlerden gelen bir terimdir; “derinuyku” halini belirtir.

4. Ameliyatın Ortasında Uyanmak Diye Bir Şey Var Mı?

Modern anestezi tekniklerinin henüz yaygın kullanıma girmediği dönemlerde bazen bu durum ile karşılaşılabiliyordu.

Günümüzdeki teknikler ve kontrolü kolay ilaçlar sayesinde oldukça ender olarak rastlanan bu durumdur.

Ameliyat süresince daima yanınızda bulunacak olan anestezi doktorunuz modern izleme yöntemleri ile uyku derinliğinizi saptayarak böyle bir duruma izin vermeyecektir.

5. Anestezi Süresi En Çok Ne Kadardır?

Anestezi birkaç dakika veya saatlerce sürebilir. Bu ameliyatın türüne ve seyrine bağlıdır, ameliyatın ne kadar sürmesi gerekiyorsa, anestezi de kesintisiz olarak o kadar sürdürülür.

6. Hangi Hastalar Anestezi Alamaz?

Günümüzdeki geliştirilmiş anestezi ilaçları, anestezi teknikleri ve hastaların yaşamsal fonksiyonlarını izlemeye yarayan cihazlar ve ameliyat sonrası yoğun bakım üniteleri sayesinde daha önceleri anestezi verilemeyen hastaların artık güvenle her türlü ameliyatı olabilmeleri mümkündür.

Kalp hastalığı, uzun süreden beri devam etmekte olan böbrek hastalığı ve ağır akciğer hastalığı olan hastaların da ameliyat geçirip iyileşme şansı var. Daha da ötesi bu hastalar mevcut bu hastalıklara yönelik ameliyatlarını rahatlıkla olabiliyorlar.

 Bu tür hastalığı olan hastasını muayene eden anestezi doktoru, yapacağı tetkiklerle hastalığın derecesini saptayıp, ameliyat öncesi yapılacak tedaviyle hastalığın belirtilerinin azaltılması için çaba sarf eder, eğer gerek duyarsa ilgili bölümlerden görüş ister.

Bütün bu çabanın amacı sizin için en az teh yaratacak uygun anestezi ilaç ve tekniğini seçmektir. Bütün bu çalışmalar sonucu uygun koşullarda her hasta güvenle anestezi alabilir.

7. Ameliyat Süresince Yaşamsal Bulgularınızı Kim ve Nasıl İzler?

Daha önce de belirtildiği gibi ameliyat süresince yaşamsal bulguları izlemek anestezi doktorunun en temel görevidir.

Ameliyattan önce hastaya takılan uygun bağlantılar sayesinde hastanın kalp atımları, dokularına ulaşan oksijen yoğunluğu ve kan basıncı devamlı olarak izlenir.

Gelişmiş anestezi cihazları sayesinde anestezi verilmeye başlandıktan sonra yerleştirilen bağlantılarla vücut ısısı, nefesle alıp verdiği karbon dioksit, anestetik gazlar ve oksijen miktarı ve hatta anestezi derinliği devamlı olarak ölçülmekte ve kaydedilmektedir.

8. Anesteziye Karşı Alerji Olabilir Mi?

Sadece anestezikler değil, bütün ilaçlar alerjiye neden olabilir. Ancak birkaçı dışında anestezi ilaçlarına alerji ender rastlanır.

Alerjik reaksiyonlar ilacın verildiği bölgede, bazen damar boyunca kızarıklık, bazı hastalarda ürtiker biçiminde döküntüler, çok daha ender olarak da ani tansiyon düşmesi, nefes almada zorluk ve çarpıntı şeklinde olabilir. Anestezi öncesi yapılan alerji testlerinin bilimsel değeri yoktur.

Anestezi doktorunuz her türlü alerjik reaksiyona müdahale konusunda eğitimli ve deneyimlidir ve ameliyathane koşulları böyle durumların tedavisi için en uygun ortamdır.

9. Ameliyata Niçin Aç Karnına Gitmek Lazım?

Anestezi verilecek hastaların midesi boş olmalıdır. Hasta anestezi altındayken, dolu midede bulunan gıdalar ve asitli mide sıvısı yemek borusundan geri gelerek, nefes borusuna kaçabilir bu da istenmeyen bir durumdur ve hayati tehye neden olabilir. Yetişkin hastalara ameliyat öncesi gece 24.

00'ten itibaren katı gıda almamalıdır, ameliyat öğleden sonra ise sabah 06.00 da iki dilim ekmek veya 4 bisküvi ile istenilen sıvı ile alabilirler. Ameliyattan 2 saat öncesine kadar berrak sıvı (su, şekerli su, çay, ıhlamur, berrak meyve suları) alabilirler (süt, gazlı içecekler, çorba hariç).

İlaçlar ameliyattan 1 saat öncesine kadar bir yudum su ile içilebilir.

10. Anestezi Sırasında Dişler Zarar Görebilir Mi?

Anestezi doktoruna ağzınızda takma diş, protezinizi tutan tek bir veya birkaç diş veya sallanmakta olan herhangi bir diş olduğunu ameliyattan önce söylemenizde büyük yarar vardır. Genellikte çıkabilen protezler ameliyathaneye gelmeden önce çıkarılır.

Anestezist, nefes borunuza tüp yerleştirirken kısmi protezi tutmaya yarayan tek dişin zarar görmemesi için çaba sarf eder. Ancak herhangi bir işlevi olmayan ve sallanan dişlerin ameliyattan önce çekilmesinde yarar vardır.

Çünkü bunlar ne kadar dikkat edilse de anestezi sırasında yerinden çıkabilir. Normal şartlar altında sağlam dişler zarar görmezler.

11. Anestezi Sigara İçenlerde Risk Oluşturur Mu ?

Anestezi doktoru hastanın sigara tiryakisi olmasından hoşlanmaz. Sigara içen hastalar anestezi sırasında ve özellikle anestezi sonrasında uyanma döneminde birtakım sorunlar yaşar ve anestezistlerine de yaşatırlar, ancak bu yaşananları kendileri pek hatırlamadığı için ameliyattan sonraki yaşantılarında da sigara içmeye devam ederler.

 Eğer sigara içiyorsanız bir an önce bundan vazgeçmeniz en doğrusudur, çünkü sigaranın yıllardır yapmış olduğu tahribatın iyileşmesi bıraktıktan sonra uzun zaman alır. Ameliyattan birkaç gün önce sigarayı bırakmış olmanın ne size, ne de anestezistinize herhangi bir faydası yoktur.

Kendinize ve anestezi doktorunuza yapacağınız en büyük kötülük ise ameliyattan birkaç saat önce sigara içip ameliyathaneye gelmektir.

12. Ameliyattan Önce Neden Serum Takılır?

Ameliyattan önce açılan damar yolu hastayı hayata bağlayan en önemli araçlardan biridir. Ameliyattan sonra da damar yolundan ağrı kesiciler, kusma ve bulantıyı önleyecek ilaçlar ve hasta ağızdan gıda alabilecek hale gelene kadar sıvı verilir. Damardaki bu plastik kanül ihtiyaç sona erdiğinde çıkartılarak iptal edilir.

13. Ameliyat Sonrasında Boğaz Ağrısı Neden Olur?

Ameliyat sonunda anestetik gazlar kapatılır ve hastanın yavaş yavaş uyanması beklenir. Hastanın yaşamsal refleksleri egeri döndükten sonra, nefes yollarındaki tüp çekilir ve hastanın kendi kendine soluması sağlanır.

Ameliyat sırasında büyük yararı olan bu tüp bazı hastalarda nefes borusunda bir miktar tahriş yapabilir. Ameliyattan sonra hastanın boğazında hissettiği ağrı, gıcık ve yutkunma zorluğu bunun nedeni olup geçicidir.

Son yıllarda geliştirilmiş olan özel maddelerden yapılmış yumuşak tüpler bunu en az düzeye indirmiştir.

14. Ameliyat Sonrası Bulantı ve Kusma Neden Olur?

Bazı ameliyatlarda cerrahi uyaranlar ameliyat sonrası bulantı ve kusmaya yol açabilirler. Çocuklarda şaşılık ameliyatlarından sonra, yetişkinde karın ameliyatlarından sonra kusma ve bulantı diğer ameliyatlara göre daha sık olarak ortaya çıkar.

Son yıllarda geliştirilmiş olan anestezi ilaçlarının bu etkileri son derece azaltılmıştır, hatta bazı anestezi ilaçlarının bulantı-kusmayı önleyici etkileri vardır.

Bulantı-kusmayı önleyen pek çok ilaç bulunmaktadır, anesteziden uyanmadan önce bu ilaçlar damardan verilerek bu sorun önlenebilir.

15. Her Ameliyat Sonrası Ağrı Çekmek Zorunda Mıyız?

Günümüzde ameliyat sonrası aşırı ağrı çekmek artık kader değildir. Ameliyat sonrası çekilen ağrının pek çok zararlı etkilerinin olduğu artık kanıtlanmıştır.

Hastaların, anestezi ilaçlarının etkilerinden tamamen kurtulup yaşamsal fonksiyonlarının dengeye kavuşması için bir süre bekletildikleri “derlenme bölümünde” ağrı kesiciler uygulanarak ağrı hafifletilmeye çalışılır.

Hastanın bilinci tamamen açılınca “Hasta Kontrollü Analjezi” uygulamasına geçilir. Bu uygulama bir cihaz yardımı ile yapılır.

Cihaz hastaya düşük dozda ağrı kesiciyi sürekli olarak verirken, ağrısı olduğunda hastanın bir düğmeye basarak kendisine serumun gittiği damar yolundan ilave bir miktar ağrı kesici vermesine olanak tanır. Bu miktarın sınırları da cihazın programlanması ile önceden belirlenmiştir. Burada amaç en düşük dozda ilaç kullanarak hastanın ağrısını dindirmek ve konforunu sağlamaktır.

16. Ameliyat Sonrası Ağrınız İçin Verilen Morfin Zararlı Mıdır?

Kesinlikle değildir, şiddetli ağrı devam ettiği sürece uygun dozda morfin verilen hastalar morfinman olmaz. Ameliyattan sonra ağrısı azalan hasta kısa sürede ayağa kalkıp dolaşabileceği ve daha rahat nefes alıp verebileceği için iyileşme hızlanır. 24-48 saat sonra ağrının şiddeti azalınca morfin yerine başka ağrı kesicilerle ağrı tedavisine devam edilir.

17. Emziren Anneler Ameliyat Olduktan Kaç Saat Sonra Emzirmeye Devam Edebilir?

Annelerin genel anesteziden sonra ne zaman bebeklerini emzirebilecekleri sıklıkla sorulan sorulardan biridir. Maalesef bu konu hakkında anneler yanlış öneri ve yönlendirmelerle muhatap olmaktadır.

Günümüzde kullanılan anestezik ilaçlar hızla vücutta etki gösterip, hızla vücuttan temizlenmektedir. Anestezi uygulamalarından sonra anne sütünde tespit edilen anestezik madde miktarı ihmal edilebilir düzeydedir ve bebeğin sağlığını etkileyebilecek düzeylerin çok altındadır.

Bu yüzden uzmanlar, anestezi sonrası annelerin bebeklerini emzirmeye devam etmeleri önerilmektedir.

18. Her Ameliyatta Kan Verilir Mi?

Hayır, ancak çok gerektiğinde ameliyat olan hastaya kan verilir, günümüzde kan vermenin sınırları daha da daraltılmıştır. Ameliyatta kan verilmesi, ameliyattaki kanama miktarı, hastanın ameliyat öncesi kan değerleri ve hastanın yaşı ile kalp fonksiyonları ile ilgilidir.

Önerilen İçerik; Anestezi Nedir?

Neoldu.com / Sosyal Fayda

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Источник: https://www.neoldu.com/anestezi-hakkinda-bilmeniz-gerekenler-1422h.htm

Anestezi hakkında 5 endişe!

Yandaş Hastalıkların Anestezi Uygulamalarındaki Önemi (Özellikli Durumlarda Anestezi)

Operasyon sırasında uyanıp acı çeker miyim? Ya operasyon sonrasında uyanamazsam? Hemen hepimiz ameliyat olmaktan çok, anestezi almaktan korkuyoruz. Bunun en önemli sebebi ise anestezinin yol açtığı bilinç kaybı nedeniyle kendimizi denetleme şansımızın olmaması. 

Anestezi uygulaması, ağrısız ve güvenli bir ameliyat için kişinin çeşitli ilaçlar yardımıyla ağrı duymasının önlenmesi işlemine deniyor. Ancak yeterince bilgi sahibi olmadığımız için ameliyattan çok anesteziden korkuyoruz.

Bunun en önemli nedeni ise anestezinin yol açtığı bilinç kaybıyla birlikte kendimizi hiçbir şekilde denetleme şansımızın olmayacağı bir sürece girmemiz.

En çok da operasyon sırasında uyanmak ya da tam aksine sonrasında uyanamamaktan korkuyoruz.

Peki ama anestezi gerçekten riskli bir uygulama mı? Acıbadem Bodrum Hastanesi Genel Anestezi Uzmanı Selma Keleş Tabur, anesteziyle ilgili en çok merak edilen 5 soruyu yanıtladı:

Anestezi nedeniyle uyanamama riskim yüksek mi?

Tüm ameliyatların ve anestezi tiplerinin bazı riskler içerdiği kabul ediliyor. Bu riskler cerrahinin tipinden, hastanın tıbbi durumu, anestezi ve ameliyathanelerin teknik donanımına kadar birçok faktöre bağlı gelişiyor.

Ancak günümüzde tam donanımlı bir hastanede uzman bir anestezi ekibi tarafından yapılan anestezinin, trafiğe çıkmaktan daha güvenli olduğu söyleniyor. Öyle ki bundan 30 yıl önce 3 bin anestezi uygulamasından birinde anesteziye bağlı ölüm yaşanırken, bu oran günümüzde 185 bin anestezi uygulamasında bire düştü.

Güvenli  anestezi uygulayabilmenin ilk koşulu ise her hastaya uygun bir anestezi planı yapmak.

Ameliyat sırasında uyanıp acı çeker miyim?

Anestezi altında uyanıklık ya da farkında olmak çok nadir rastlanılan bir durum. Hastalar genellikle ağrı olmaksızın sanki rüyadaymış gibi bazı sesler duyduklarını ifade edebilirler. Ancak ameliyat boyunca acıyı hissetmek ve tepki verememek gibi olumsuz bir tablo oluşmaz.

Travma, kalp cerrahisi gibi anestezi derinliğini artırmanın hasta güvenliği açısından uygun olmadığı bazı cerrahi girişimlerde ise uyanıklık riski biraz artabiliyor.

Ayrıca bebeğe zarar vermemek için sezaryen operasyonlarında da daha düşük doz ilaç kullanılması yine farkındalık riskini artırıyor.

Anestezik ilaçların doz ihtiyacının hastadan hastaya değişkenlik göstermesi, çok nadir durumlarda teknik aksaklıklar veya sağlık personeli kaynaklı hatalar beklenmeyen uyanıklık dönemleri oluşmasına yol açabiliyor. Ancak tüm bunlar oldukça nadir görülen durumlar.

Sigara ve alkol tüketmek anesteziyi olumsuz etkiler mi?

Sigara kan dolaşımını bozuyor, dikiş hattında yaraya giden oksijeni azaltıyor. Bu durumyara iyileşmesinde gecikmeye ve enfeksiyona neden olabiliyor. Sigara içilmesi ameliyat sırasında ve sonrasında balgam miktarı ile kıvamının artmasına bağlı olarak solunum yollarında tıkanma gibi problemlere yol açıyor.

Sigara içen kişilerde yine uyuma ve uyanma sırasında hava yollarında ani daralmalar daha sık görülüyor. Kronik alkol kullanımı tansiyon yüksekliği, ritim bozukluğu, kalp yetmezliği, karaciğer fonksiyon bozukluğu, kalp damar sistemi, karaciğer ve sinir sistemini içeren sorunlar oluşturabiliyor.

Akut alkol alımında ise kan şekeri düşüklüğü, vücut ısısının azalması,  kanda elektrolit dengesinde bozulma, solunumun baskılanması gibi yan etkiler nedeniyle  acil değilse operasyonun ertelenmesi gerekiyor. Sigarayı 2 ay önce bırakmanız ideal olanı. Ancak 2 hafta içmemek de sigaraya bağlı riskleri azaltıyor.

Alkolü bırakmayı da ihmal etmeyin.

Ameliyata tok karnına gelirsem ciddi bir sorun yaşar mıyım?

Ameliyattan önce su dahil 8 saatlik açlık dönemi gerekiyor. Bunun nedeni ise midenin dolu olması durumunda anestezi sırasında mide içeriğinin akciğerlere kaçarak yaşamsal problemlere neden olabilmesi.

Kullandığım ilaçlar nedeniyle sorun yaşar mıyım?

Anestezi doktorunuza kullandığınız ilaçlar, alerjik öykünüzü ve geçmişinizdeki sağlıkla ilgili problemlerinizi detaylı anlatmanız gerekiyor. Alerji öyküsü olan hastalarda anestezist olası problemlere hazırlıklı olduğu için kriz gibi durumlarla başa çıkmak kolaylaşıyor.

Anestezi ilaçlarına alerji nadir rastlanılan bir durum ve anestezi öncesi yapılan alerji testlerinin bilimsel bir değeri yok. Ancak bilinen bir ilaç alerjisinin varlığı, bu ilaçların ameliyat sırasında kullanılmasını ve gelişebilecek bir alerjiye bağlı sorunları önlüyor.

Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız bunu da anestezi doktoruna bunu mutlaka söylemelisiniz. Acil durumlar dışında bu ilaçların 7-10 gün önceden kesilmesi gerekiyor.

Bitkisel çaylar veya bitkisel ilaçlar da ameliyat sırasında ve sonrasında ciddi kanamalar ile ilaç etkileşimlerine neden olduğu için eğer bu tür bitkisel ürünler kullanıyorsanız anestezi doktoruna bilgi vermeyi ihmal etmeyin.

Kaç tip anestezi var?

Genel Anestezi: Bilincin ve  duyu fonksiyonlarının damardan veya solunum yoluyla verilen ilaçlar yardımıyla ortadan kalkması durumudur. Çoğunlukla kas gevşemesi de sağlanıyor. Bu tip anestezi yöntemi geniş sahaları kapsayan ameliyatlar, beyin, karın ve kalp ameliyatları gibi operasyonlarda uygulanıyor.

Bölgesel Anestezi: Hastanın şuuru açık oluyor, ancak anestezi yapılan bölgede ağrı duyulmuyor. Çoğunlukla işlem sırasında damardan bazı sakinleştirici ilaçlar verilerek hastalarda uykuya benzer bir hal oluşturuluyor.

Bu yöntemden genel cerrahinin bazı ameliyatları (fıtık, apandisit) kadın doğum cerrahisi (ağrısız doğum, sezaryen) bacaklardaki ortopedi ameliyatlarında sıkça yararlanılıyor.

Ayrıca genel anestezide kullanılan ilaçların risk yarattığı rahatsızlığı olanlarda eğer cerrahi bölge uygunsa tercih edilebiliyor.

Lokal Anestezi Cilt kesisine dikiş atmak gibi basit işlemlerde başvuruluyor.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1011297-anestezi-hakkinda-5-endise

Anestezi Uygulamaları – Anesteziyoloji

Yandaş Hastalıkların Anestezi Uygulamalarındaki Önemi (Özellikli Durumlarda Anestezi)

Kulak-Burun-Boğaz hastalıklarında ameliyat gerektiren hastalıklar için erişkin hastalarda uygulanan anestezi yöntemi ameliyata göre değişmektedir.Sadece lokal anestezi ile yapılabilen küçük ameliyatlar olabilir. Eğer yapılacak müdahale burun içinde olacaksa, lokal anestezik madde emdirilmiş küçük pamuklar burun içine konarak burun içinin uyuşması sağlanır.

Eğer yapılacak müdahale ağız içinde ise lokal anestezik spreyler ve çok ince iğneler ile lokal anestezik madde verilerek uyuşma sağlanır.Bir grup hastada müdahale bölgesine lokal anestezi verilmesi ile birlikte sakinleştirici ve ağrı kesici ilaçların serum içinden damara verilmesi yöntemi uygulanabilir. Bu yöntemde hasta ameliyathaneye alınır.

Monitör denilen bir cihaz ile kalp atımı, kandaki oksijen doygunluğu takip edilir ve kan basıncı ölçülür. Hastanın bir kolundan serum takılır. Yapılan müdahaleler genellikle kısa sürelidir. Hasta sakinleştirici ilaçların verilmesine rağmen konuşabilir ve söylenenleri yerine getirebilir.

Kullanılan ilaçların etkileri çok uzun sürmez ve hasta yarım saat ile bir saat içinde merkezimizden ayrılabilir.

Kulak-Burun-Boğaz hastalıklarında ameliyatlar çoğunlukla genel anestezi altında yapılmaktadır.

Derin bir uyku hali olarak da tanımlayabileceğimiz anestezi durumunda ağrı, hafıza ve bilinç geçici olarak ortadan kalkar fakat yaşamsal bulgular normal olarak devam eder.

Hasta ameliyat öncesi tam bir değerlendirmeden geçtikten sonra anestezi uzmanı ameliyatın gerçekleşmesi ve hastanın güvenli, rahat ve en hızlı şekilde uyanması için kullanacağı ilaçlara karar verir.

Ameliyat öncesi hasta ile görüşme, değerlendirme, muayene ve hastayı bilgilendirme anestezi uygulamasının önemli bir parçasıdır. Bu görüşmede anestezi doktoruyla tanışacak ve ondan detaylı bilgiler alacaksınız.

Anestezi doktoru size bir takım sorular soracak ve anestezi almanızda herhangi bir sakınca olup olmadığını değerlendirecektir.

Hastanın verdiği bilgiler doğrultusunda (tedavi edilmemiş veya tedavisi yetersiz bir kalp hastalığı, hipertansiyon, şeker hastalığı veya akciğer hastalığı gibi) anestezi doktoru ek tetkik ve tahlil isteyebilir veya başka bir uzmanın (dahiliye, göğüs veya kardiyoloji uzmanı) görüşüne başvurabilir.

Bütün bu incelemeler sonrasında anestezi doktoru gerekli görürse ameliyatı, hasta uygun sağlık durumuna gelene kadar erteleyebilir veya bazen de lokal anestezi altında yapılmasını önerebilir. Böyle bir durum söz konusu değilse ameliyat günü kararlaştırılabilir.

Ameliyat kararı kesinleşen hastadan iki form imzalanması istenecektir. Bunlardan bir tanesi bilgilendirilmiş cerrahi onam formudur.

Bu formun içeriği, ameliyatla ile ilgili bilgi aldığınıza ve doktorunuza ameliyat yapmasına izin verdiğinize dairdir. Diğer form ise anestezi ile ilgili bilgilendirilmiş onam formudur.

Bu formun içeriği, size uygulanacak anestezi yöntemi ile ilgili bilgi aldığınıza ve anestezi doktoruna size anestezi uygulaması için izin verdiğinize dairdir. 

Ameliyat Öncesi Anestezi Açısından Nelere Dikkat Edilmelidir?

Ameliyat öncesi anestezi doktorunun önerileri doğrultusunda hareket etmelisiniz. Bu öneriler arasında şunlar bulunmaktadır:

  • Ameliyat öncesi en az 6 saat katı gıda almayınız
  • Ameliyatdan 2 saat öncesine kadar sıvı içebilirsiniz(su, meyve suyu, şekersiz çay vb)
  • Bir gece önce alkol kullanmayınız
  • Ameliyat günü sigara içmeyiniz
  • Sürekli kullanmak zorunda olduğunuz ilaçlar konusunda anestezi doktorunun önerileri doğrultusunda hareket ediniz. Bazı ilaçların (örneğin hipertansiyon ilaçları) ameliyat sabahı içilmesi önerilirken, bazı ilaçların da (örneğin şeker hastalığı için kullanılan ilaçlar) ameliyat sabahı içilmemesi önerilmektedir
  • Sürekli kullandığınız takılarınızı ameliyat öncesi çıkarmanız gerekmektedir
  • Tırnakları ojeli bayan hastalar, sol elin işaret parmağındaki ojeyi çıkarmaları gerekmektedir
  • Sürekli ya da ara sıra Aspirin kullanıyorsanız ameliyatdan en az 5 gün önce bırakmanız gerekmektedir

Ameliyat günü size bildirilen ameliyat saatinden en az yarım saat önce merkezimizde olmanız gerekmektedir. Ameliyathaneye ( Resim-1 ) alınmadan önce günlük kıyafetlerinizi (sadece üst kısmı) çıkarıp size verilen ameliyat önlüğünü giymeniz istenecektir.

Ameliyathaneye alındıktan sonra öncelikle monitör denilen bir cihaz ile sürekli olarak kalp atımı, kandaki oksijen doygunluğu takip edilecek ve beş dakikada bir kan basıncınız ölçülecektir ( Resim-2 ).

Bir kolunuzdan (çoğu zaman sol kol) serum takılacaktır. Anestezi ilaçları serum içinden damar içine gönderilerek uyumanız sağlanacaktır.

Ameliyat süresince kalp atım hızı, kandaki oksijen doygunluğu ve kan basıncınız sürekli olarak yakından takip edilecek ve normal sınırlar içinde tutulacaktır.

Ameliyat bittikten sonra anestezi ilaçları kesilecek ve yavaş ve sakin bir şekilde uyanmanız sağlanacaktır. Ameliyat sonrası dönemde ağrınızın olmaması için ameliyat sırasında ağrı kesici ilaçlar serum içine konularak verilecektir.

Buna rağmen ağrınız olursa yine serum içinden ya da intramüsküler (kalçadan) ağrı kesici ilaç verilecektir. Ameliyat sonrası dönemde bir kaç saat gözlem odasında kalacaksınız ( Resim-3 ). Bu sürenin sonunda çoğu hasta taburcu olmaya hazır hale gelmiş olacaktır.

İzmir dışından gelen ya da tıbbi olarak biraz daha gözlem altında tutulması gereken hastaların merkezimizde bir gece kalması gerekebilir.

EFES Kulak Burun Boğaz Merkezinde çocuklarla ilgili en sık şu ameliyatlar yapılmaktadır:

  • kulak tüpü (ventilasyon tüpü) takılması
  • geniz etinin alınması (adenoidektomi)
  • bademciklerin alınması (tonsillektomi)
  • hem geniz eti hem de bademciklerin alınması (adenotonsillektomi)

Bu ameliyatlarda çocuğun hızlı bir şekilde uyanmasını sağlayan ve yan etkileri en az olan güvenli bir genel anestezi uygulaması tercih edilir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Ameliyatdan önce, çocuk ameliyat için değerlendirilecek ve hazırlanacaktır. Çocuğun önceki hastalıkları, alerjileri, şu anda kullandığı ilaçlar, önceden anestezi alıp almadığı ve şu andaki sağlık durumu hakkında çeşitli sorular sorulacaktır.

Çocuğun havayolu (ağız, diş ve boğaz yapısı), kalbi ve akciğerleri muayene edilecektir. Eğer çocukta ateş, hırıltılı solunum, öksürükle birlikte balgam ya da gripal enfeksiyon varsa ya da kusma ve ishal varsa anestezi doktoru ameliyatı erteleyebilir.

Ameliyat kararı kesinleşen bir çocuğun anne ya da babasından iki form imzalanması istenecektir. Bunlardan bir tanesi bilgilendirilmiş cerrahi onam formudur.

Bu formun içeriği, ameliyatla ile ilgili bilgi aldığınıza ve doktorunuza ameliyat yapmasına izin verdiğinize dairdir. Diğer form ise anestezi ile ilgili bilgilendirilmiş onam formudur.

Bu formun içeriği, çocuğunuza uygulanacak anestezi yöntemi ile ilgili bilgi aldığınıza ve anestezi doktoruna anestezi uygulaması için izin verdiğinize dairdir.

Amacımız, merkezimizde çocuklar için mutlu ve güvenli bir ortam sağlamaktır. Eğer çocuk aşırı derecede heyecanlı ise ameliyatdan 20 -30 dakika önce sakinleştirici bir şurup ile sakinleşmesi sağlanabilir. Bu şurup çocuğun rahatlamasına, ailesinden kolayca ayrılmasına ve çoğu zamanda amnezi (olayları hatırlamama) sağlar.

Ayrıca bu şurubun içinde çocuğun ameliyatdan sonra ağrısı olmaması için ağrı kesici bir ilaç da vardır. ( Resim-4 ). Bazı çocuklarda (özellikle büyük çocuklarda) bu uygulamaya gerek olmamaktadır.

Ameliyatdan önce ağrı kesici şurup verilmeyen çocuklara ya ameliyat sırasında ya da sonrasında serum içinden ağrı kesici ilaç yapılmaktadır.

Ameliyat Sırasında Anestezi

1-Kulak Tüpü (Ventilasyon Tüpü) Takılması
Kulak tüplerinin yerleştirilmesi için kısa bir genel anestezi verilir ve maske (çocuğun yüzüne uygun büyüklükte yumuşak bir alet) ile çocuğun anestezi gazı soluması sağlanarak anesteziye devam edilir. Damar yolu açılmasına (serum takılması) çoğu zaman gerek yoktur.

Anestezi uzmanı, çocuğu ameliyat sırasında yakından takip edecektir. Rutin olarak kalp atımı, kan basıncı ve kandaki oksijen seviyesi takip edilmektedir.Çocuklar çoğu zaman 15-20 dakika içinde uyanırlar. Anesteziye bağlı yan etki oldukça azdır. Bütün işlem ortalama 1 saat (ameliyatın başlamasından taburcu olana kadar geçen süre) sürmektedir.

2-Bademcik ve Geniz Eti Ameliyatı (Tonsillektomi ve Adenoidektomi)
Tonsillektomi ve adenoidektomi ameliyatı için anestezi uygulaması, genellikle çocuğun anestezi gazını maske ile solumasıyla başlamaktadır. Büyük çocuklarda damar yolu (serum takılarak) açılarak ve buradan ilaç vererek uyutma tekniği kullanılabilir.

Çocuk maske ile uyuduktan sonra damar yolu açılır. Serum içinden diğer anestezi ilaçları verildikten sonra solunum yoluna bir tüp yerleştirilecek ve anestezi gazları buradan verilecektir.Anestezi uzmanı, çocuğu ameliyat sırasında yakından takip edecektir. Rutin olarak kalp atımı, kan basıncı, kandaki oksijen seviyesi ve solunum takip edilmektedir.

Çocukta ağrı, bulantı kusma ve havayolunda ödem olmaması için gerekli ilaçlar ameliyat sırasında yapılmaktadır.

Ameliyatdan Sonra
Çocukta ameliyatdan sonra gelişebilecek yan etkiler arasında baş dönmesi, boğaz ağrısı, bulantı ve kusma ve hırıltılı solunum görülebilir.Damar yolu genellikle çocuk eve gitmeye hazır olana kadar kullanılır. Çocuklar ameliyat sonrası gözlem odasında üç-dört saat gözlem altında tutulduktan sonra taburcu edilebilir

Ameliyat Sonrası Gözlem Odası

Bazı hastalar ameliyattan sonra merkezimizde bir gece kalabilirler. Bu hastalar;

  • Başka ciddi tıbbi sorunları olanlar
  • İzmir ili dışından gelenler
  • 3 yaşından küçük hastalar
  • Uyku sırasında apnesi olanlar (uyku sırasında solunumun 10 saniye ya da daha uzun süre durması)
  • Ameliyatdan sonra solunum, bulantı ve kusma sorunu olanlar

Источник: https://www.efeskbb.com/tr/icerik/31/anestezi-uygulamalari-anesteziyoloji

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.