Yaşlanmayı Yavaşlatmak Nasıl Mümkün?

Neden Yaşlanırız: Yaşlanmayı Geciktiren Besinler | Yaşlamayı Önlemek

Yaşlanmayı Yavaşlatmak Nasıl Mümkün?

Yaşlanmayı önlemek mümkün değildir. Peki neden yaşlanırız? bu bir doğal durumdur. İnsan oğlu doğar büyür ve yaşlanır. Ama yaşlanmayı yavaşlatmak mümkündür. Öncelikle iyi bir cilt bakımı ile cildin yaşlanmasını engellemek gerekir. Doğru bir cilt bakımı yapmak için cilt bakımı yazımızı mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

Cilt yaşlanır çünkü cilt zaman içerisinde elastikiyetini kaybeder ve ayrıca doğal yaşlanma süreci, kuru ve sert iklim şartları, aşırı bir şekilde güneşe maruz kalma, aşırı flor, hava ve evre kirliliği, pasif ve aktif sigara içimi, stres, egzoz gazları, hareketsizlik, beslenme yetersizliği, fazla yüz mimikleri ile konuşmak ve aşırı makyaj sonucu cildin kuruması cildin yaşlanmasını hızlandıran faktörler arasındadır. Cilt neden kurur diye merek ediyorsan cilt kuruluğu adlı yazımızı da okumalısın.

Yaşlanmayı önlemek için gerekli vitaminler

Cildinizin mukus zararlarını koruması ve kırışıklıklarına engel olması açısından vitamin A alınmalıdır. Kolejen oluşumu için vitamin C alınmalıdır.

Burun ile üst dudaklar arasında oluşan ve maymun çizgisi adını verdiğimiz dikey oluşumunun engellenmesi için vitamin B alınmalıdır.

Ayrıca cildin sağlıklı bir şekilde gelişmesi için cilt yağı ile kırışıklıkların daha iyi engellenmesi için magnezyum ve birde cildin elastikiyetini korumak için de silicaya ihtiyacınız var.

Yaşlanmayı Nasıl Engelleriz?

  • Kesinlikle güneş ışınlarına uzun bir süre boyunca maruz kalmayın.
  • Gün içerisinde en az 10 bardak su için.
  • Hem sigaradan hem de sigara içilen ortamdan uzak durun.
  • Sadece alkol değil aynı zaman da kafeini de azaltın.
  • Aşırı bir şekilde makyaj yapmayın ve kozmetik ürünleri azaltın.
  • Stresten uzak durmayı öğrenin ve size stres yaratan kişi ve olaylardan kaçının.
  • Düzenli bir şekilde spor yapın.
  • Elinizden geldiğince çok saunaya gidip cildinizi toksinlerden arındırın.
  • Sürekli olarak bulunduğunuz ortamlardaki havayı nemli bir şekilde tutun.
  • Mercimek, yulaf, kuru üzüm, badem, yumurta, ciğer, buğday, susam çekirdeği ve kabak gibi demir bakımından zengin yiyecekleri bolca tüketin.
  • Limon, portakal, greyfurt, kırmızı biber, kavun ve domates gibi C vitamini açısından zengin besinleri tercih edin.
  • Soya fasulyesi, mısır, patates, balık, peynir, arpa, yulaf, soya fasulyesi ve badem gibi magnezyum açısından zengin besinlere sofranızda yer verin.
  • Süt, yumurta, peynir, yoğurt, karides, balık ve tavuk gibi A vitamini açısından zengin besinleri marketten alın.
  • Banyo yaptığınız zaman mutlaka keselenin. Ya da sert lifler ile cildinizi temizleyin. Bu sayede ölü deriyi temizleyecek ve kan dolaşımınızı hızlandıracaksınız.

Neden yaşlanırız: Alışkanlıklar

Cildimiz, duruşumuz ve karakterimiz karşımızdaki insanı etkilemede en güçlü silahımızdır. Cildimizi genç tutabilmek için bir takım önlemler alabileceğiniz gibi bir takım alışkanlıklarımızdan da kurtulmamız gerekir.

 Cildinize ekstradan bir uygulama yapmadan, mevcut alışkanlıklarınızı bir kenara bırakarak cildinizin olduğundan daha genç görünmesini sağlayabilir, yaşlanmasını geciktirebilirsiniz.

İşte yapmanız gereken, daha doğrusu “yapmamanız gereken” bir kaç husus:

  • Tahmin edebileceğiniz gibi ilk nokta alkol ve sigara. Sigara cildinizi özellikle parmaklarınızı sarartır. Alkolde başta karaciğer olmak üzere tüm vücudu yıpratır. Mümkün olabildiğince bunlardan uzak durun.
  • Makyajı temizlemeden, saçınıza sürdüğünüz jöleyi, waxı, spreyi yıkamadan yatmak kafa derinize, saçınıza ve cildinize oldukça zarar verir. Siz siz olun, kendinize önem veriyorsanız makyajı temizlemeden yatıp uyumayın.
  • Güneş ışınlarına çok çok maruz kalmak cildi yaşlandırır. Biraz gölgeye geçmenizde fayda var.
  • Kirli hava cilde zararlıdır. Metropol bir şehirde yaşıyorsanız kirli hava kaçınılmazdır. Bu durumda yapabileceğiniz en iyi şey cildiniz bol bol temizlemek, yıkamak olacaktır.

Yaşlanmayı önleme: Faydalı besinler

Yaşlanmaya iyi gelen besinleri sizler için bir araya topladık. Gençleşmek için tüketilmesi gereken besinleri yerken bile dikkatli olmanız gerekir. Her şeyin fazlası size faydadan çok zarar vereceğini lütfen unutmayalım.

  • Yağlar: Gençleşmek için yağ gruplarından özellikle zeytinyağını bolca tüketmeye özen göstermelisiniz.
  • Alkollü İçecekler: Kırmızı şaraptan başka hiçbir alkollü içecek yaşlanma etkilerini geciktirmeye yardımcı olmaz.
  • Alkolsüz İçecekler: Yeşil çay, çay ve çorba dikkatli tükettiğiniz sürece yani abartmadığınız sürece faydalıdır.
  • Meyve Ve Tatlılar: Yaşlanma ile savaşınızda size % 100 destek olan meyvelerin en başlarında kuru meyveler, dut, üzüm, karpuz, kavun, mango, pembe greyfurt, çilek, elma, kiraz, muz ve kayısı gelmektedir. Bu meyveleri elinizden geldiği sürece bol bol tüketmeniz gerekmektedir.
  • Yemişler: Yaşlanma ile mücadelenize en büyük desteği fındık, badem ve ceviz gelmektedir.
  • Balık Ve Kabuklu Deniz Ürünler: Palamut, kalkan, uskumru, karides, istiridye, alabalık ve somonu her hafta mutlaka her hangi birine yer vermek şartı ile bulundurmalısınız.
  • Tahıllar: Basmati pirinci, esmer pirinç ve bulgur evinizde her an bulundurmanız gereken tahıllar arasındadır.
  • Sebze Ve Baklagiller: Soya, pırasa, avokado, mısır, semizotu, mercimek, nohut, bezelye, tere, domates, bal kabağı, ıspanak, havuç, lahana ve brokoli sebze ve baklagiller grubundaki yardımcılarınız arasında yer almaktadır.
  • Ekmek Çeşitleri: Başta çavdar ekmeği olmak üzere, yulaf, arpa tahıllı ve kara ekmek.
  • Süt Ürünleri:Başta soya sütü olmak üzere, yoğurt, parmesan peyniri, gravyer, az yağlı süt sizlerin yaşlanma ile olan savaşınızda büyük destekçiler arasındadır.
  • Kahvaltılık Tahıl: Yaşlanmanıza engel olacak daha doğrusu yaşlılık etkilerini geciktirecek kahvaltılık tahıllarda karabuğday gevreği, buğday ve pirinç gevreği ve yulaf yer almakta.

Yaşlanmayı önleme: Zararlı besinler

Yaşlanmaya iyi gelen besinleri öğrendik, ama ya yaşlandıran besinler nelerdir bunu hiç düşünmedik değil mi? Evet, yaşlanmayı önleyen besinlerin yanı sıra yaşlanmayı hızlandıran besinlerde bulunmaktadır. İşte size yaşlanmayı hızlandıran gıdalar.

  • Kahvaltılık Tahıllar:Mısır gevreğinin yanı sıra, demir ile zenginleştirilmiş tahıllar.
  • Süt Ürünleri:Demir ile zenginleştirilmiş süt ve tam yağlı süt. Ayrıca yağ oranı fazla peynirler.
  • Ekmek Çeşitleri:Pizza, turta, bisküvi ve beyaz ekmekten elinizden geldiğince uzak durmanız lazım.
  • Et Ve Et Ürünleri:Füme jambon, salam, beyin, sosis, böbrek uzak durmanız besinler arasında.
  • Kızartma Ve Sebzeler:Evet, kızartmayı anladık diyorsunuz ama ya sebzeler? Sebzeler yaşlandırır mı diyorsunuz öyle değil mi? Evet, sebzeler de yaşlandırır hangileri mi? Hormonlu her türlü sebze, cips, kızarmış patates.
  • Tahıllar:Yaşlandıran tahıllar arasına giren tek örnek düdüklü tencerede pişirilmiş beyaz pirinçtir.
  • Deniz Ürünleri: Bu bölümde yaşlandıran besinler arasında ton balığı, turna balığı, kılıç ve ton balığı bulunmaktadır.
  • Meyve Ve Tatlılar:Bal, dondurma, Hindistan cevizi, çikolata, reçel ve şuruplu meyveler yaşlanmayı hızlandıran besinler arasında. Biliyorum ne kaldı diyorsunuz ama güzellik ve gençlik için yapılmayacak fedakârlık yoktur.
  • Alkolsüz İçecekler:Hazır çorbalar, kahve ve şurup. Evet, biliyorum sabahları kahvesiz olmaz ama ne yapalım.
  • Alkollü İçecekler:Kristal şişelerde tutulan her türlü alkollü içecek.
  • Yağlar:Doymuş yağlar, margarin, taze krema, kızartma yağları yaşlanmayı tetikleyen ve hızlandıran besinler arasındadır.

Sağlık kalmak için böyle beslenilmeli

  • Haftanın her günü mercimek, sarımsak ve soğan tüketin.
  • Haftada en az 3-4 kez çiftlik yumurtası tüketmelisiniz.
  • Haftada yine en az karaciğer ve beyaz et.
  • Haftada 2 kez balık tüketmek çok önemlidir.
  • Eğer mümkünse haftada en az 1 kere kırmızı et tüketmeye çalışmalısınız.
  • Günde beş kez, taze çorba, meyve, maden suyu ve çay.
  • Günde 3 kez minik bir kase yoğurt.
  • Günde 2 kez kepek ekmeği ile çiğ sebze.
  • Ve son olarak da baklagiller, tahıl, sebze ve yeşil salatayı yemek masanızdan ve hayatınızdan eksik etmeyin.

Источник: https://www.ipuclarim.com/neden-yaslaniriz-yaslanmayi-nasil-engelleriz/

Kaslar Nasıl Yaşlanır ve Bu Süreç Nasıl Yavaşlatılır? » Bilgiustam

Yaşlanmayı Yavaşlatmak Nasıl Mümkün?

 30 yaşından sonra insanlarda kas kaybı başlar. 60 ve 80 yaşın üstündeki yetişkinlerdeyse, genç döneme kıyasla daha zayıf kollar ve bacaklar görülür.

1988 yılında Tufts Üniversitesi’nde Irwin Rosenberg yaşla ilişkili kas kaybına sarkopeni adını vermiştir.

Kas yaşlanması; kas kök hücresi sayısının azalması, mitokondrilerde (hücrede enerji üreten organel) işlev bozukluğu, protein kalitesi ve geri dönüşümünde düşüş ve hormonal düzensizlikler dahil birkaç faktörden etkilenir.

Kas kütlesi kaybının sonucunda; kaslarda zayıflık, sandalyeden kalkma ya da merdivenleri tırmanma gibi günlük aktivitelerde zorluk çekilir. Böylece hareketsizlik artar ve hareketsizlik de her yaşta kas kaybına neden olur. Bu nedenle ileri yaştaki insanlar; bağımsızlığını kaybetme ve erken ölüm riskine sahip oldukları kapalı bir döngüye girerler.

Egzersiz, kas kaybını ve zayıflamasını geciktirir hatta tersine çevirir. En son araştırmalar fiziksel aktivitenin mitokondri sağlığını teşvik edebildiğini, protein geri dönüşümünü arttırdığını ve kas işlevi ile ilişki sinyal moleküllerinin seviyesini arttırdığını buldu. Yaşlanma sırasında aksayan mekanizmalar çok iyi bilinirken egzersiz, kaçınılmaz olanı yavaşlatabilir.

Kas Kök Hücrelerinin Rolü

İskelet kası, kas öncü hücreleri ya da miyoblastların (kas hücreleri) füzyonuyla oluşan çok çekirdekli fiberlerden oluşur. Bu süreç, embriyonik ya da fetal gelişim sırasında ve doğumdan sonra, doku yetişkin boyutuna ulaşana kadar devam eder. Olgun fiberler artık bölünemez. Sonuç olarak; yetişkinlikte kasların gelişmesi ve onarımı sadece kas kök hücrelerinin varlığıyla mümkün olur.

1961 yılında Rockefeller Üniveristesi’nde biyofizikçi Alexander Mauro, elektron mikroskobuyla ilk defa kas kök hücrelerini görerek onlara kas fiberlerinin çevresindeki pozisyonlarından dolayı satellit hücreler adını verdi.

Daha sonra araştırmacılar, sadece satellit hücrelerinin kası onarabildiğini gösterdi. Bu durum ise, ileri yaşlardaki kişilerde kas hasarının iyileşmesinin neden yavaş olduğunu ve genellikle tamamlanamadığını gösterir.

Satellit hücrelerinin sayısı genç yetişkinlerde toplam kasın %8’ini oluştururken, 70 yaşındaki kişilerde oranı sadece % 0,8’dir.

Satellit hücrelerinin bölünme ve onarım yeteneğindeki düşüs de suçlanabilir ama araştırmalar bu görüşü desteklemez.

1989 yılında yapılan öncü çalışmalarda, 2 yaşındaki sıçanlardan izole edilen kasların, üç yaşındaki sıçanlara transfer edildiklerinde kasların daha hızlı onarıldıkları gözlemlendi.

Daha güncel olarak, genç ve yaşlı yetişkinlerden bu hücreler izole edildi ve şaşırtıcı şekilde yaşlılardan alınan hücreler gençlerden alınanlarla aynı şekilde çoğaldı.

Yaşlı satellit hücrelerinin epigenetik işaretlerinde (DNA üzerindeki kimyasal gruplar) farklılık görüldü. Çok sayıda gen, DNA metilasyonuyla baskılanmıştı. Bu genlerden biri sprouty 1 isimli, hücrelerin sessiz faza geçmesinden sorumlu bir gendir.

Azalan sprouty 1 anlatımı, satellite hücrelerinin yenilenmesini sınırlandırabilir ve insanlarda yaşlanma sırasında kaslarda gözlmelenen satellit hücre sayısındaki düşüşü kısmen açıklayabilir.

Aslında sprouty 1 aktivitesinin uyarılması, yaşa bağlı satellit hücre kaybını önler ve farede yaşa bağlı kas hasarlarına karşı koyar.

Mitokondriyal Faktörler

Kas yaşlanmasının sorumlularında biri, kaslara enerji sağlayan mitokondrilerdir. Etkili bir şekilde çalışabilmek için iskelet kasları, yeterli miktarda iyi çalışan mitokondriye ihtiyaç duyar.

Kasın aktivitesine ve özelliğine bağlı olarak, insan kas fiber hacminin %5-12’sini bu organeller oluşturur.

Araştırmalar mitokondri morfolojisindeki, sayısındaki ve işlevindeki anormalliklerin yaşlanmayla birlikte gözlenen kas kütlesi kaybıyla yakından ilişkili olduğunu gösterir.

2013 yılında Novartis’te David Glass ve meslektaşları, sıçanlar yaşlandığında miktarı azalan mitokondriyal metabolizma yolağının bileşenlerini buldular ve bu bileşenler sarkopeni başlangıcıyla paralellik gösteriyorlardı.

Bulguların birbiriyle yalnızca parallelik gösteriyor olmasına rağmen, mitokondriyal gen aktivitesinin düşüşü ve sarkopeni başlangıcı arasındaki yakın ilişki, mitokondrilerdeki işlev bozukluğunun sarkopeniyi başlattığına kanıt olabilir.

Mitokondriyal bölünme ve ayrılmayı düzenleyen proteinlerin üretilmesinin ve gen aktivitesinin ileri yaşlarda durması, kas yaşlanması sırasında mitokondri süreçlerinin aksadığını gösterir.

Kas kök hücrelerinin azalmasıyla birlikte düşük mitokondri kalitesinin altında yatan mekanizma, gen aktivitesinin düzenlenmesi olabilir.

2016 yılında, Nestle Sağlık Enstitüsü ve Manchester Metropolitan Üniversitesi’ndeki araştırmacılar sıçan ve insan kasını inceledi.

Her iki türde de sarkopeni durumunda, mitokondriyal süreçlerle ilgili gen aktivitesinde düzensizlik ve hücreler arası ortamda protein birikimi görüldü.

Protein Kalite Kontrolü

Çok fazla miktarda protein tüketseler bile yaşlı insanlar, kas kütlelerini koruyamazlar. Çünkü ileri yaşlarda vücutta proteinler yıkılırken, yeni proteinler yeterince hızlı şekilde kasa dönüştürülemezler.

Üstelik yaşlı insanların kasları düşük seviyede otofajiye (hücre ölümü) girer. Otofaji sürecinde; hasarlı hücreler, proteinler ve organeller yıkılarak yeniden kullanılır.

Bunun sonucunda protein üretimi ve yıkımı arasındaki dengesizliğin kas yaşlanmasıyla ilişkili olması olasıdır.

Otofajinin, yaşlanma sırasında kas kaybı ve kas zayıflığına neden olabilmesinin başka yolları da vardır. Kas gücünü korumak için kasların, zamanla hücreler arası ortamda biriken atıklardan kurtulması gerekir. Bu atıklar; mitokondri ve endoplazmik retikulum gibi eski organeller, hasarlı protein topakları ve serbest radikallerdir.

Mitokondrilerin geri dönüşümüyle, kas fiberlerinin enerji üretimi artar ve kas işlevini korur. Eğer kas fiberleri bu tehli atıkları temizlemekte başarısız olursa, fiberler daha küçük ve zayıf hale gelirler.

Padova Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada iskelet kaslarında otofajiyi kontrol eden öenmli genlerden biri inaktif olduğunda, farede kas kaybı arttı.

Kandaki Sinyaller

2005 yılında Stanford Üniversitesi’ndeki araştırma grubu, genç ve yaşlı fareler arasında kan nakli yaptı. Bunun sonucunda, genç farelerin kanındaki faktörlerin yaşlı farelerde kas onarımını teşvik ettiği görüldü.

Günümüzde kandaki hormonların ve büyüme faktörlerinin yaşla birlikte düşerek kas yaşlanmasını etkilediği biliniyor.

Aslında hormon takviyesi terapisi, protein sentezlenmesini teşvik ederek kas yaşlanmasını geriye çevirebiliyor.

Kasın kendisi de hormon sentezleyen bir organdır. Kaslar tarafından üretilen proteinler de kan dolaşımına katılır.

Danimarkalı bir araştırmacı olan Bente Pedersen bu proteinler için ilk defa miyokin terimini kullandı.

Salgılanan miyokinler bölgesel olarak kas hücreleri ya da fibroblastlar ve inflamatuvar hücreler üzerinde kas onarımını sağlamak için etki eder. Beyin gibi uzak mesafedeki organlar üzerinde de etkili olabilir.

Yaklaşık olarak 965 farklı miyokinin tespit edilmesine rağmen, araştırmacılar bu proteinlerin kas yaşlanmasındaki rolünü son yıllarda keşfetmeye başladılar. İlk tanımlanan miyokin interlökin-6 (IL-6), inflamatuvar sitokinlerin seviyesini düşürerek kas onarımına katkıda bulunur.

Yüksek seviyede IL-6’ya sahip yaşlılar sarkopeniye eğilimlidirler. Başka bir miyokin olan insülin benzeri büyüme faktörü 1(IGF-1) egzersizden sonra kas fiberlerinin şişmesini tetikleyebilir.

IGF-1 seviyesi yaşla birlikte düşer ve normalden fazla IGF-1 salgılayan fareler sarkopeniya daha dirençlidirler.

Kas Yaşlanmasıyla Savaşmak İçin Egzersiz

Kas kaybının nedenlerinin çok sayıda ve karmaşık olmasına rağmen, çok sayıda bilimsel kanıt egzersizin yaşla birlikte meydana gelen değişiklikleri önlediğini ya da tersine çevirdiğini gösteriyor.

İngiltere’de yapılan bir çalışmada, 125 kadın ve erkek amatör bisikletçinin kasları incelendiğinde, düzenli egzersizin yaşı daha ileri olanlarda bile kas kütlesinde ya da gücünde kayıp gözlemlenmedi.

Daha da ilginç şekilde, bağışıklık sistemi de çok fazla yaşlanmadı.

Egzersiz, kas sağlığını çeşitli mekanizmalarla etkiler. Örneğin; satellit hücre sayısı egzersizle artabilir ve bu nedenle aktif olan yaşlılarda, hareketlilere göre daha fazla satellit hücresi bulunur. Bu da kalça ve diz ameliyatından önce egzersizin neden iyileşmeyi hızlandırdığının nedenidir.

Fiziksel aktivite kasın mitokondrisini de etkiler. Egzersiz, mitokondri sağlığını iyileştirirken, egzersiz eksikliği iskelet kasındaki mitokondri işlevi ve sayısını azaltır. Ayrıca egzersiz, yaşla birlikte azalan miyokinlerin seviyesini de arttırır.

Örneğin; düzenli bir aktivite programı uygulayan yaşlılarda, artan fiziksel performans ve miyokin seviyesi görüldü.

Kas yaşlanması ile ilgili moleküler ve hücresel yolakların daha ayrıntılı şekilde anlaşılması, protein sentezini ve kas kütlesini arttırmak için daha etkili yöntemlerin geliştirilmesine yardım edecektir.

Şu an için, iyi beslenme ve egzersiz, kas kütlesi kaybı ve yaşlanmayla savaşmada en etkili yoldur. Kas yaşlanmasının ardındaki nedenleri araştırmaya ek olarak, gelecekteki araştırmalar kas kaybını önlemek için en uygun egzersiz ve beslenme planı üzerine olmalıdır.

Bu şekilde bir yaşam tarzı, insanların yaşamlarının sonuna daha sağlıklı koşullarda varmalarını sağlayacaktır.

Kaynakça:
https://www.the-scientist.com/features/how-muscles-age–and-how-exercise-can-slow-it-64708

Yazar: Ayça Olcay

Источник: https://www.bilgiustam.com/kaslar-nasil-yaslanir-ve-bu-surec-nasil-yavaslatilir/

Yaşlanmayı yavaşlatın

Yaşlanmayı Yavaşlatmak Nasıl Mümkün?

  • Afyon
  • Aydın
  • Denizli
  • İzmir
  • Kütahya
  • Manisa
  • Muğla
  • Uşak
  • Adıyaman
  • Batman
  • Diyarbakır
  • Gaziantep
  • Kilis
  • Mardin
  • Siirt
  • ŞanlıUrfa
  • Şırnak
  • Adana
  • Antalya
  • Burdur
  • Hatay
  • Isparta
  • K.maraş
  • Mersin
  • Osmaniye

Lakpa Gelu'ya göre, diğer şerpa, rekoru iki saat farkla eline geçirdiğini savunuyordu. Ama Lakpa inanmıyordu bu şerpaya. İki yıldır Katmandu'da yaşadığım için Lakpa'nın ikilemine vereceğim cevap kolaydı. “Miss Hawley bu konuda ne düşünüyor?” diye sordum.

Nepal'e taşınmadan önce Elizabeth Hawley ya da daha iyi bilinen adıyla Miss Hawley diye birisinin varlığından haberim yoktu. Ama artık 87 yaşındaki bu kadının tüm dağcılık çevrelerinde olduğu kadar, Nepal'deki dağcılar arasında da ün yapmış olduğunun farkındaydım.

Miss Hawley, Amerika'dan gelmişti. ABD'deki bir veri tabanı için Himalayalar'a çıkan dağcıların resmi kayıtlarını tutuyordu.

Katmandu sokaklarının karmaşasından uzaktaki ufak apartmanında, Nepal'e gelen her keşif grubu hakkında titiz bir şekilde bilgi topluyordu. Gözünden hiçbir ayrıntı kaçmıyor, gerçeklerin kokusunu hemen alıyor, acımasızlığıyla tanınıyordu.

Miss Hawley, zirveye çıkan ve çıkamayanların gayrı resmi yargıcı haline gelmişti. Dağcılık dünyasının Miss Marple'ıydı o.

New York'dan Katmandu'ya

Miss Hawley ile bir yıl önce, bir Koreli dağcının tartışmalı tırmanışı hakkında haber yaparken tanışmıştım.

Kitaplarla çevrili odasında oturmuş, söz konusu tırmanış ve genelde hayat üstüne konuşmuştuk.

Gayet düzgün bir etek üstüne içli dışlı triko giymiş bu ufak tefek yaşlı kadının, Himalayalar'a tırmanan dağcılar konusunda, nasıl olup da dünya çapında bir uzman haline geldiğini merak ediyordum.

1923 yılında Şikago'da doğmuş olan Elizabeth Hawley, hiçbir zaman gerçeklerin gözünden kaçmadığını anlattı bana. Üniversiteden sonra New York'daki Fortune dergisinde araştırmacı olarak iş bulmuş. İşi, derginin “morg”unda çalışmakmış. Yani dergide ele alınan her tür konu hakkında yazılmış yazıların ve araştırma belgelerinin depolandığı, mağarayı andırır arşiv bölümü…

“Bilginin doğru olması gerektiğini, Fortune dergisinde öğrendim.” diyor ve sürdürüyordu Miss Hawley:

“Pasaklı olmak korkunç birşey. Terbiyesiz ve yanıltıcı olmak değil iş sadece. Böyle davrananları hemen atmak lazım!”

Sonsuz bir merak taşıyan Elizabeth Hawley, kendisine verilen maaşı ve yıllık izinlerini, dünyada turlara çıkmak için kullanmış.

Time dergisinin Delhi bürosunu ziyaret ederken Katmandu'ya gidip oradaki seçimler hakkında haberler yazması istenmiş.

Elizabeth Hawley, kendisini hiçbir zaman bir yazar olarak görmediğini, muhabirlik diline sahip olmadığını düşündüğünü anlatıyor. Ama yine de atlamış bu fırsatın üstüne.

Yanına bir ufak daktilo alıp birkaç hafta boyunca Nepal Sarayı'nda dönen entrikaları ve güdülen siyasetleri izlemiş. Ve bu, Katmandu'ya gelip yerleşme kararı almasına yetmiş.

“Orada kalıp üç-dört yıl boyunca Nepal'in kabuğundan çıkmasını ve 20. yüzyıla uyum sağlamasını izlemenin çok ilginç olacağını düşünmüştüm.” diyor Miss Hawley. Ama işte, o birkaç yıl, bir ömre dönüşmüş; Elizabeth çeşitli işlere girmiş çıkmış bu sürede. Time dergisinin muhabirliği, Reuters ajansına muhabirlik, seyahat acentalığı ve hatta fahri Yeni Zelanda konsolosluğu…

Ama dönüp dönüp yaptığı iş, hep, dağcılık olmuş.

Gerçekleri saptama ve araştırma merakı yüzünden, adeta kurumlaşarak, Himalayalar'a tırmanışların, canlı belleği haline gelmiş.

Peki ya, Lakpa'nın rekoru?

Elizabeth Hawley'i yeniden ziyaret edip diğer şerpanın doğruyu söyleyip söylemediğini sordum. “Zannetmiyorum” dedi Miss Hawley. Diğer şerpanın Everest'e tırmanışının “fazla hızlı” olduğunu ve kimsenin adamı dağda görmediğini söyledi. “Zaten bu öbür şerpa gasp suçuyla hapse girdi. Güvenilir bir insan değil.” diye de ekledi. Ayrılmak üzere kalkarken, sordum Miss Hawley'e:

Bunca yıl sonra, kendisini bir dedektife benzetiyor muydu?

Biraz duraksadı ve sonra başını sallayarak, “Evet, sanırım. Yarım kalmış işleri tamamlamayı severim.” dedi.

Page 3

FATİH KEÇE/ADANA Edinilen bilgiye göre, öğretmen olan babasını küçük yaşlarda kaybettiği öğrenilen 15 yaşındaki B.N.A., ilköğretimi tamamladıktan sonra girdiği sınavlarda Adana üçüncüsü olarak Adana Fen Lisesi'ni kazandı. Okula kaydı sırasında B.N.A.'nın öğretmen anne ve amcası, okuldaki İngilizce öğretmeni Semih G.

(47) ile aynı okuldan mezun olduklarını öğrendi. Ailesi, Semih G.'ye “Kızım artık size emanet, tanıdık birilerinin olması bizi sevindirdi” dedi. Evli ve 2 çocuk babası olduğu bildirilen Semih G., geçen yıl ilgi duymaya başladığı küçük kızı evleneceklerini söyleyerek kaçırdı. Kaçırma olayından 2 gün sonra B.N.A.'yı ailesine götüren Semih G.

, şikayetçi olmamalarını istedi. Kızlarının geleceğini olumsuz etkilememesi için aile durumu polise bildirmezken, B.N.A.'nın kaydını Niğde'deki bir liseye aldırdı. Ancak Semih G.'nin, ilişkisini kesmediği kızla internet ve telefon aracılığıyla, zaman zaman da Niğde'ye giderek yüz yüze görüştüğü öğrenildi. Semih G.

'nin geçen hafta yazlık evini satıp bankadaki paralarını da çekerek 100 bin TL nakit para ile B.N.A. ile Adana'da buluşup kaçtığı öne sürüldü. Kızlarının eve gelmemesi üzerine polise başvuran aile, B.N.A.'nın İngilizce öğretmeni Semih G. tarafından kaçırıldığını söyleyerek polise başvurdu. Araştırma yapan polis, Semih G.

'nin eşi ve çocuklarına otomobili ile Adana'daki evin tapusunu bıraktığını öğrendi. Eşinin öğrencisiyle olan ilişkisinden haberdar olan Semih G.'nin eşinin ise kaçma olayından kısa bir süre önce kayınpederini arayıp, “Oğlunuz evi terk edecek. Artık bizimle de ilgilenmiyor” diyerek yardım istediği öğrenildi. Semih G.

'nin yerini belirlemek için geniş çaplı araştırma yapan polis, görev yaptığı okuldaki öğrenci ve öğretmenlerle de görüşürken, öğretmenin yerinin belirlenmemesi için telefon hatlarını kapattığı, başkasının adına kayıtlı telefon hattını kullandığı anlaşıldı. Öğrencisiyle kaçan Semih G.

hakkında olumlu görüş belirten öğrencilerin ise, “Okuldaki tüm öğrencilerle iyi geçinirdi. Herkesle özellikle kız öğrencilerle iyi bir diyaloğa sahipti” dediği öğrenildi. Öğrencileri Semih.G. için bir internet sitesinde de, “Lisenin yiğit öğretmenidir. Biraz asabidir ama kalbi tertemizdir.

Maddi durumu bozuk bir öğrenci arkadaşımıza para verirken gördüğümde, 'Oğlum sakın kimseye söyleme, arkadaşın rencide olur' dedi. Üçkağıtçılığı sevmez, öğrencilere babalarının mesleğine göre değil karakterlerine göre davranır” şeklinde yorumlar yazdı.

Semih G.

'nin 4 Ekim Pazartesi gününden beri görev yaptığı okula gelmediğini ve bundan dolayı hakkında yasal işlem başlatıldığını açıklayan Adana İl Milli Eğitim Müdürü Abdulgafur Büyükfırat, öğretmene ailesinin de ulaşamadığını, ailenin öğretmenin yanında yüklü miktar para ile gittiğini söylediğini belirtti.

Источник: https://www.iha.com.tr/haber-yaslanmayi-yavaslatin-197545/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.