Yaşlılarda Beslenme Sorunları

İleri yaşlarda beslenme yetersizliklerine DİKKAT!

Yaşlılarda Beslenme Sorunları

Uzmanlar, yanlış beslenmenin özellikle yaşlılarda, bağışıklık sisteminin zayıflaması, düşük enerji seviyesi, depresyon, demans, tip 2 Diyabet, yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları, felç, osteoporoz gibi pek çok sağlık sorununa sebep olabileceği noktasında uyarıyor.  Beslenme ve Diyet uzmanı Seda Bahtiyar Tatay, beslenmede yapılacak ufak değişimler ile çoğu zaman teşhiste güçlük çekilen beslenme yetersizlerinin tedavisinin mümkün olduğunu belirtiyor. İşte Tatay’dan, yaşlılık döneminde beslenme önerileri…

Yaşlılarda hem kilo kaybı hem kilo alımı ciddi beslenme problemlerini işaret ediyor. İleri yaşlarda metabolizmanın kalori yakım hızında 40 yaş öncesine göre büyük bir düşüş olması nedeniyle, Seda Bahtiyar Tatay, ileri yaşta ve kronik hastalığı olan kişilerin genel enerji seviyelerinin çok düşük olduğuna dikkat çekti.

Tatay, hem yavaşlamış metabolizmanın getirdiği bir kilo artışı hem de enerji seviyesinin düşüklüğüne bağlı hareketsizliğin getirdiği kilo artışının yaşlılarda başlıca obezite sebebi olarak görüldüğünü belirterek,  tersi bir durum olarak iştahta azalma, yiyecek ve içecek maddesine kısıtlı ulaşım, ilaçların yan etkileri ve başka tıbbi sebeplerden dolayı istenmeyen kilo kayıpları da ileri yaşlarda görülen ciddi bir problem olduğuna işaret etti.

İleri yaşta istem dışı kilo kayıplarına dikkat!

İstem dışı kilo kayıplarının yaşlılarda doktor kontrolü gerektiren bir durum olduğunun altını çizen Tatay, şu bilgileri verdi: “İleri yaşlarda fazla tuz kullanımı, tat duyularındaki tuza hassasiyetin azalmasından kaynaklanır ki buda bu kişilerde yemekte memnuniyetsizlik ve iştahsızlık durumlarını yaratabilir.

Tuzlu ve acı tatları algılamaktaki azalma fazla tuz kullanımını doğurmakta bu da tansiyon seviyelerinde kontrolsüz artışlara sebep olmaktadır. Bunun yanında ileri yaşlarda şekerli tatlara düşkünlük, tadı daha fazla hissedebilmekten kaynaklanmakta ve fazlaca şekerli gıda, tatlı ve şekerli içecek tüketimini artırmaktadır.

Kilo alımları da zaten metabolizmanın yavaşladığı bu dönemde fazla şeker tüketimi ile artmaktadır.

Yetersiz sıvı tüketimi yaşlılarda ortak problem

Yetersiz sıvı tüketimi yaşlılarda 1. Sırada yer alan ortak problemdir. İleri yaşta sıvı tüketme kapasitesi düşer, susuzluk hissi azalır ve en önemlisi tuvalet problemlerinden (tuvalet kaçırma veya çok fazla tuvalete gitme durumlarından) dolayı sıvı alma isteği azalır.

Bunlarla beraber bu yaş döneminde sıcak havalarda veya hastalık durumlarında daha çabuk dehidrate olma eklendiği zaman, sıvı yetersizliği çok ciddi sorunlar doğurabilir. Bazı ilaçlar ve kronik hastalıklarda dehidrasyon riskini artırır.

Hafif dehidrasyon belirtileri, kabızlık, baş ağrısı, sersemlik hissi, düşük tansiyon, çarpıntı ve bilinç kaybı olarak görülebilir. Şiddetli dehidrasyon ise, böbrek yetmezliği, beyin ödemi ve ölüm ile bile sonuçlanabilir.

  B12 eksikliği toplumda her yaş grubunda çok görülen ancak ileri yaşlarda sindirim sistemi problemlerine bağlı daha çok eksikliğini gördüğümüz çok önemli bir vitamindir. Eksikliği çok kolay telafi edilmekle beraber, eksikliğinde çok ciddi hatta hayatı sonuçlar doğurabilir.

B12 eksikliğinin başlıca belirtileri;

  • El ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma hissi
  • Yürüme zorluğu
  • Anemi/kansızlık
  • Şişmiş ve enfekte olmuş dil
  • Düşünme zorluğu, hafıza problemleri, mantıklı karar verme yetisinde azalma
  • Halüsinasyon
  • Halsizlik ve bitkinlik hali

D vitamini eksikliği ileri yaşta, evden dışarı çıkabilmenin azaldığı, kişinin yeterinde güneşten faydalanamadığı ve cilt kalınlığının artığı bu dönemlerde özellikle kas dokusunun zayıflaması şeklinde büyük bir problem olarak karşımıza çıkar. Kas zayıflığı buna bağlı düşmeler ve kırıklar ileri yaşlarda görülen en ciddi problemlerin başında gelir. Ayaklarda ağırlık hissi, çabuk yorulma, merdiven çıkarken ve oturulan yerden kalkerken ki ağırlık hissi, kas zayıflığın en önemli göstergesidir. D vitamini eksikliğine bağlı kırıklarda özellikle D vitamini yetersizken alınan fazla kalsiyumun göstergesi olabilir.

Yaşlılarda beslenme önerileri;

  • Özellikle ileri yaş dönemlerinde B12, Magnezyum, A ve C vitaminden zengin gıdalar bolca tüketilmelidir. (koyu yeşil sebzeler, kuruyemişler, kurubaklagil, yumurta ve et gibi)
  • Yüksek lifli gıdalar, lifli yeşil sebzeler, tam buğday ürünleri, yoğurt ve kefir gibi gıdalar beslenmede aktif rol almalıdır
  • İhtiyaç durumda vitamin takviyeleri alınmalıdır
  • Tuz tüketimini azaltmak için baharat ve zeytinyağı ve limon kullanımını artırmak bir çözüm olabilir
  • Tatlı tüketimini azaltmak için doğal tatlı ürünler (bal, pekmez gibi),meyve tüketimi artırmak, pişirilen yemeklerin içerisine tatlı biber koymak bu konuda destekleyici olabilir.
  • Dehidrasyonu engellemek için küçük miktarlarda ama güne yayılmış olarak sıvı tüketimi öneriler arasındadır. Günlük sıvı tüketimi 24 saat için en az 1,7lt civarı önerilir.”

Источник: https://www.gidahatti.com/ileri-yaslarda-beslenme-yetersizliklerine-dikkat-45906/

Yaşlılık dönemi, anne karnından başlayarak yaşamın sonlanmasına kadar devam eden doğal bir süreçtir.Yaşlılık, zamana bağlı olarak, vücut yapısının değiştiği, metabolizmada ve tüm organların fonksiyonlarında çoklu değişikliklerin olduğu dönemdir.

Yaşlılık döneminin yaşı 65 yaş ve üzeridir. Hastalıklara bağlı yada yanlış beslenme ile ilaç tüketiminin en sık olduğu zamandır.

 Yaşlılıkta Beslenme, ilaçla etkileşimler, ekonomik nedenler, psikolojik nedenler, kronikleşmiş hastalıklara bağlı değişmektedir.

Doktor kontrolünde bir beslenme modeli çizilen yaşlılık dönemi,  enerjik, yaşam dolu ve sağlıklı bir sürece dönüşebilir.

Yaşlılıkta Beslenme; hastalıkların önlenmesinde, geciktirilmesinde ve tedavi edilmesinde, sakatlıklardan korunmada ve kronik hastalıkların önlenmesinde önemlidir.

Yaşlılıkta beslenmede nelere dikkat edilmeli? | Yaşlanma dönemi bebeklikten başlar

Yaşlılıkta Beslenmeyi Etkileyen Etmenler Nelerdir?

Yaşlılıkta Beslenmeyi etkileyen vücuttaki bazı noktalarındaki değişikliklerdir. Bunların başında, tat ve koku duyusunda azalamalar, tükürük salgısının düşmesi, mide ve bağırsak organların işlevlerindeki yavaşlıktır.

Yaşlılarda hastalıklardan dolayı da beslenme şekilleri değişebilir. Bazı kronik hastalıklar neredeyse tüm yaşlılarımızda görülmektedir. Bunlar sırasıyla;

  • Hipertansiyon,
  • Romatizmal Hastalıklar, Osteoporoz,
  • Diyabet (şeker),
  • Kanser,
  • Prostat,
  • Alzheimer hastalığı, Unutkanlık ve bunama,
  • Solunum yolu problemleri
  • Kalp-damar hastalıkları,

Yaşlılıkta Beslenmeyi etkileyen diğer etmenler Sosyal ve Ekonomik durumlar, Fiziksel ve Psikolojik durumlardır.

Yaşlılık döneminde Yeterli ve dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, alkol ve sigaradan kaçınma yaşam kalitesini artırır.

Yaşlılıkta Beslenmede Nelere Dikkat Edilmeli?

Öncelikle ve kesinlikle Yaşlılıkta Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.

Yaşlıların eğer kronikleşmiş bir tedavi sürecinde ise beslenmesini doktoruna göre şekillendirmeli.

Şayet herhangi bir rahatsızlığı bulunmayan yaşlılarımızBesin çeşitliliği artırılmalıdır.

Yaşlının beslenmesi, ekonomik durumuna ve yeme alışkanlıklarına bağlı olarak olanakları ölçüsünde, dört besin grubundaki besinlerden her öğünde tüketilecek şekilde düzenlenmelidir.

Yaşlılıkta 4 ana besin grubundaki besinlerden almalıyız.

Yaşlılıkta mide fonksiyonları yavaşladığından beslenmelerini, az ve sık olmalıdır. Ana ve ara olmak üzere 6 öğün sayısına çıkarabilir. Her öğünde yenilen miktar azalır ve sindirim güçlüğü de böylece önlenebilir. Kahvaltı başta olmak üzere, iştah kaybına bakmaksızın beslenme zamanlarını es geçmemelidir.

Kilolar gitmeli!

Yaşlılarda dikkat edilmesi gereken öncelikle kilodur. Kilo var ise doktor kontrolü ile diet ve spor ile ilgili bilgiler alınmalı. Kilonun yaşlılıkta tam bir baş belası olduğunu unutmayalım. Yaşlılarımızın kilo alması gayet normaldir.Alınan kalorileri harcamak için gerekli metabolik faaliyetler maalesef azdır.

Bu yüzden hareket sayılarını ve sürelerini biraz arttırmalıyız. Mesela Yürüme, bahçe işleri ve yavaş tempoda koşma, yüzme, bisiklet, hızlı tempoda yürüme gibi günde 30 dakika süreyle yapılacak egzersizler, yaşlılık döneminde uygundur.

Günlük alınması gereken kalori miktarını hesaplayıp, normal vücut ağırlığını koruyacak şekilde ayarlanmalıdır.

Yaşlılıkta beslenmede nelere dikkat edilmeli? | Doğada bol oksijenli bir koşu yapmalı

Yaşlılarımızın özellikle su tüketiminde dikkatli olmalı. Tükürük bezlerindeki fonksiyon düşüklüğü nedeni ile, susama duygusuda değişmiş olabilir.

Yaşlılarda, günde en az 8-10 su bardağı su tüketilmelidir. Su içmek için susama hissi beklenmemelidir.

Günde 1 fincan ŞEKERSİZ çay ve kahve tüketimi yapabilir ama Taze sıkılmış meyve suları, ayran, süt ve bitki çayları (ıhlamur) tercih edilmelidir.

Tuz ve Şeker Yasaklı Maddeler

Yaşlılıkta Beslenme de dikkat edilmesi gereken şekerden sonra tuzdur. Tuz ve Tuzlu gıdalardan uzak durmalı. Böbrek fonksiyonları yavaşladığından, tuz ile daha da kötü hale getirmemek için tüketilmemeli.

Tuz seven yaşlılarımızın kereviz ile bu alışkanlıklarından vazgeçmelidir.Kavurmalar, tuzlanmış balık, salamura yaprak, turşu vb. tüketilmemelidir.Amaç burada tansiyon ve osteoporoz hastalıklarının önüne geçmektir.

yönünden önlem alınmış olur.

Yaşlılıkta beslenmede nelere dikkat edilmeli? | Sofradan tuz ve şekeri kaldırın

Yaşlılık döneminde beslenirken,  yağlı besinlerden kaçmalıyız. Doymamış yağları da kısıtlı tüketmeliyiz.

 Kırmızı et yerine beyaz et (balık, tavuk, hindi eti) tüketilmeli, hatta balık yiyebiliyorsa haftanın 3 günü buharlı yada ızgara şeklinde yemesinde de sakınca yoktur. Kırmızı et yiyorsa, yağlarından arındırılmalıdır.

Etli yemeklere ekstra yağ eklenmemelidir. Pişirme yöntemleri olarak suda, ızgarada veya fırında pişirme tercih edilmelidir.

Yaşlılıkta et tüketilmediği durumlarda yumurta her gün kahvaltıya eklenebilir.

Yaşlılıkta beslenmede her öğünde, taze sebze ve meyve alınabilir. Çiğneme ve yutma güçlüğü olan yaşlılarımızın, çorba ya da yumuşak ve sulu şekilde hazırlanmalıdır. Sebzeler çiğ yerine pişmiş olarak tüketilmelidir. Meyveler rendelenerek de tüketilebilir.

Yaşlılıkta beslenmede nelere dikkat edilmeli? | Taze sebze ve meyve her öğünde yenmeli

Yaşlılıkta yasaklı madde şeker ve tatlandırıcılardan uzak durmalı.Şekeri kuru meyvelerden yada taze meyvelerden almak daha sağlıklı. Şekerli tatlılardan da uzak durmalı.

Şeker yerine tarçını kullanmak daha sağlıklı. Yaşlılıkta, tat ve koku alma duyuları azaldığından yemeklere aşırı tuz ve şeker katma ihtiyacı duyulabilir.

Bu yüzden sofralarından kalkmalı ve kullandırılmamalıdır.

Yoğurt Candır!

Yaşlılarımızın sıklıkla kullanılacak besinlerden biri de yoğurttur. Yaşlılarımızın çoğu doğal yoğurt yapmayı bilir. Tatlı ihtiyacını tarçınlı yada mahlepli doğal yoğurt ile her gün 1 kase yenebilir. Doğal Yoğurtla, bağırsak fonksiyonlarına yardımcı olabileceksiniz.

Yaşlılıkta beslenmede nelere dikkat edilmeli? | Doğal Yoğurt yiyin!

Yaşlılıkta Beslenirken, Posa yani lifli gıdaların tüketimi artırılmalıdır. Yaşlılarda bağırsak fonksiyonları düştüğünden kabızlığa neden olur.

Bağırsağın hareketlerinin artırılması ve kabızlığın önlenmesi, kan şekerinin düzenlenmesi, kan kolesterolünün düşürülmesi ve bağırsak kanserinin önlenmesi için diyette yeteri kadar posa bulundurulmalıdır.

Posa kaynakları yönünden zengin; kuru baklagiller, tam tahıl unlarından yapılmış ekmek, kepekli tahıllar, taze sebze ve meyveler, kuru meyveler vb. besinler tüketilmelidir.

Yaşlılıkta Beslenme Kalsiyum içeren süt ve süt ürünlerinin tüketimi artırılmalıdır. Her gün 1 bardak içine yarım çay kaşığı bal ile kahvaltılara eklenebilir. Özellikle sütü bulabiliyorsak ilk elden almalı. Yoksa marketlerdeki günlük sütler kullanılabilir.

Yaşlılıkta beslenmede nelere dikkat edilmeli? | Doğal süt için!

Yaşlılarımızın Beslenmesi sadece gıda değil oksijen de tüketmesi gerekir. Yeşil bir alanda hem yürüyüş, hemde derin nefes alarak Oksijenle yaşamınıza renk katın.

Yaşlılıkta Beslenme sağlıklı ve dengesi için  Çiğneme ve yutma zorluğu, iştahsızlık gibi bazı sorunlara bağlı demir kaynaklarının yetersiz alımı, midenin asit salgısının azalması ve kansızlığa neden olur.

Demir kaynakları; etler, kuru baklagiller, yağlı tohumlar(çörek otu, keten tohumu), yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, pekmez, kuru meyvelerdir. Yumurtanın özellikle sebze karışımı içerisinde tüketilmesi yararlıdır.

 Yumurta aynı zamanda iyi bir protein kaynağıdır.

Yaşlılıkta beslenmede nelere dikkat edilmeli? | Balıkları kendi yağında fırında bol sebzeyle pişirebilirsiniz

Besinlerden yemekler hazırlanırken, doğru yöntemlerle pişirilmelidir. Besinlerin pişirilmesinde; diyetin enerjisini artırıcı, sindirimi güçleştirici kızartmalardan kaçınılmalıdır. Hem yaşlılıkta hemde tüm yaş dönemlerinde yemekler suda, fırında veya ızgarada pişirilmelidir. çiğneme ve yutma güçlüğü olanlarda yumuşak ve sulu şekilde hazırlanmalıdır.

Источник: https://www.gelgez.net/yaslilikta-beslenmede-nelere-dikkat-edilmeli/

Yaşlılıkta Beslenme Problemlerini Tespit Etme ve Önleme

Yaşlılarda Beslenme Sorunları

Yaşlılıkta beslenme kötü ve dengesiz olduğu zaman ciddi bir sağlık sorunudur. Bu ciddi sağlık sorunun belirtilerini öğrenin ve sağlığından şüphe duyduğunuz yaşlı yakınınızın kötü beslenmesinin önüne geçin.

Yaşlılıkta iyi beslenme genel sağlık refahı için çok önemlidir. Yaşlı erişkinler fazlasıyla yetersiz beslenme riski altındadır.

Sağlığından endişe duyduğunuz yakınınızın beslenmeden yana yaşadığı problemlerin nedenlerini ve belirtilerini bildiğiniz takdirde ona düzgün beslenme konusunda daha çok yardımcı olabilirsiniz.

Beslenme bozukluklarının neden olduğu problemler:

Kötü ve yetersiz beslenme peşi sıra başka sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu sağlık sorunlarından bazıları şöyledir:

  • Bağışıklık sistemi zayıflayarak enfeksiyon riski artar,
  • Vücutta meydana gelen yaraların iyileşmesi zorlaşır ve zaman alır,
  • Düşme ve kırıklara neden olabilecek derecede kas zayıflığı meydana gelebilir.

Ayrıca kötü beslenme aynı zamanda iştahsızlığa da yol açar ve bu durumun bir kısır döngü içine girmesine ve yemem problemlerinin gittikçe artmasına neden olur.

Ciddi rahatsızlığı olan ya da demans tanısı almış yaşlılar ise kötü beslenmenin olumsuz etkilerine daha fazla maruz kalma riski altındadırlar. Özellikle bu grupların beslenmelerine ayrı bir özen gösterilmelidir.

Beslenme bozuklukları nasıl başlar?

Yaşlılıkta beslenme bozukluklarının nedeni uzaktan yeterli gıdayı alamama ya da gerekli besin gruplarından uzak bir diyet şekli gibi basit görülebilir ama öyle değildir. Aslında beslenme bozukluklarının altında fiziksel, sosyal ya da psikolojik nedenler ayrı ayrı ya da bir arada yatıyor olabilir. Örneğin:

  • Yaşlılıkta hastalıklar: Yaşlılar; genellikle birden çok hastalığı bir arada yaşıyor olmaları, çeşitli ilaçları kullanıyor olmaları, diş veya çeneye bağlı çiğneme sorunlarına sahip olmaları gibi nedenlerden ötürü iştah ve beslenme problemleri ile karşı karşıya kalıyor olabiliyorlar. Ya da hastanede yatmak durumunda kalmak da yaşlının iştah zayıflamasına neden olabilmektedir. Demans gibi daha özel durumlarda ise iştah ile birlikte tat ve koku hissinde de azalmalar görülmektedir.
  • Kısıtlı diyetler: Bazı tıbbi durumlardan ötürü tuz, yağ, şeker veya protein içeren gıdaların tüketimindeki kısıtlamalar yetersiz ve düzensiz beslenmeye neden olabilmektedir.
  • Sınırlı gelir: Bazı ileri yaşlı yetişkinlerin düzenli beslenmemesinin nedeni ise gıda mamullerini satın almada yaşadıkları maddi sıkıntıdır.
  • Sosyalliğin azalması: Belli bir yaş sonrası için yalnız başına yemek yemek keyifsiz bir aktiviteden başka bir şey değildir. Kimi zaman da yemek hazırlamaya, pişirmeye güçleri olmadığından yemek yemekten kaçınabilmektedirler.
  • Depresyon: Keder, yalnızlık, kötü bir sağlık hayatı, dilediğince hareket edememenin verdiği eksiklik veya diğer depresyon nedenleri iştah kaybına yol açabilmektedir.
  • Alkolizm: Çok fazla alkol tüketimi çeşitli besinlerin sindirimini ve emilimini engelleyebilmektedir. Yemek yerine alkol tüketildiği durumlarda ise ek besin eksikliği yaşanmaktadır.

Yaşlılıkta beslenme bozuklukları nasıl fark edilir?

Yaşlı yetişkinlerde beslenme bozukluklarına bağlı sorunların ilk nedeni başka hastalıklar olarak düşünüldüğünden ilk tanı kolayca konamamaktadır. Bu yüzden beslenme bozukluklarını tespit etmek için:

  • Yakınınızın beslenme alışkanlıklarını gözlemleyin: Sevdiğiniz yakınınız ile sadece özel günlerde düzenlenen yemeklerde değil, onun sıradan bir günündeki sıradan bir öğünde birlikte olun ve yediklerini gözlemleyin. Eğer yakınınız yalnız başına yaşıyor ise yiyeceklerini kimin satın aldığını öğrenin. Ya da yakınınız bir hastanede veya bakım merkezinde yaşıyor ise onu yemek zamanlarda ziyaret edin. Böylece hangi sıklıkla ne kalitede beslendiğini öğrenebilirsiniz.
  • Kilo hareketlerini takip edin: Sevdiğiniz yakınınızın ne sıklıkla kaç kilo verdiğini takip edin. Yakınınızın hızlı ya da değişken kilo alışverişleri hem beslenmesine hem de diğer sağlık sorunlarına dair size ipucu verebilir. Ayrıca yakınınızın kilosunu iyi bilmeniz ona alacağınız kıyafetler için beden ölçülerini de bilmenize yardımcı olur.
  • Ani değişimlere dikkat edin: Beslenme bozuklukları ani kilo değişiminin yanı sıra vücutta başka sorunlara da yol açabilir. Örneğin: Yaraların giderek kötüleşmesi ve zor iyileşmesi, kolay morarma ve iz oluşumu, sıklıkla karşılaşılan diş sorunlar kötü beslenmenin sonuçları arasındadır.
  • Yakınınızın ilaçlarını mutlaka bilin: Birçok ilaç iştah kaybına, sindirim sorunlarına ya da besin emiliminin zorlaşmasına neden olabilir.

Bazen beslenmedeki en ufak değişiklikler bile yaşlı bir bireyin sağlığında büyük değişikliklere neden olabilir. Yakınınızın sağlık durumda ciddi sorunlar ile karşılaşmamak için alabileceğiniz önlemler ve izlenecek yollar şöyledir:

  • Doktorlar ile sıklıkla iletişimde olun: Yakınınız belirgin bir derecede kilo kaybediyor ise bu durumdan doktorlarını haberdar etmenizde fayda vardır. Kullandığı ilaçlardan bazıları yakınınızın iştahı olumsuz etkiliyor olabilir. Bu durumda doktora danıştığınız takdirde doktor ilaçlarda ya da yakınınızın kısıtlı beslenme diyetinde bazı değişiklikler yapabilir. Çeneye bağlı çiğneme ya da diş problemleri yakınınızın beslenmesini etkiliyor ise bir de diş hekimi ile görüşmenizde mutlaka fayda vardır. Rutin doktor ziyaretleri sırasında yaşlılıkta beslenme ile ilgili sorular hekime mutlaka iletilmeli ve gerekirse besin takviyeleri hakkında hekimin fikri alınmalıdır. Uygun bir zamanda ise bir beslenme ve diyet uzmanı ile de ayrıca görüşülmeli ve daha sağlıklı bir beslenme için tavsiyelerine başvurulmalıdır.
  • Yakınınızı besin değeri yüksek gıdaları yemeye teşvik edin: Besin değerleri yüksek olan ve sağlığa sağlık katacak besin grubu yemeklerini sevdiğiniz yakınınıza tavsiye ve teşvik etmenizde fayda vardır. Örneğin; bol bol taze meyve, taze sebze, yoğurt, peynir ve tahıllı gıdalar tüketmesini sağlayın. Pişmiş yumurta yemesini ve omlet yiyorsa da çift aklı olmasını önerin.
  • Hafif gıdaları hayatının içine yerleştirin: Limonun, otların ve baharatların ağırlıklı olduğu bir diyet ileri yaştaki hastaların beslenmelerinin daha sağlıklı yönde şekillenmesine yardımcı olmaktadır. Bunların yoğun olduğu yemek tarifleri öğrenerek yakınınıza daha faydalı besinler hazırlayabilirsiniz.
  • Ara öğünler hazırlayın: Yakınınızın kalori ve enerji alması için onu ara öğünler yapmaya teşvik edin. Ara öğünler için meyve, fıstık ezmesi, yoğurt gibi besinler tüketmesine önayak olun.
  • Yemekleri sosyal olaylar haline getirin: Yakınınızın yemekleri yalnız başına yememesini sağlayın. Yemeklere sevdiklerini çağırarak bu aktiviteyi beklenen ve istenen bir aktivite haline getirebilirsiniz. Ya da yakınınızın birlikte yemek yiyebileceği bir sosyal gruba girmesine yardımcı olun.
  • Onu harekete teşvik edin: Çoğunlukla hafi bile olsa yakınınızı spor yapmaya, hareket etmeye ikna edin. Günlük olarak düzenli yapılan fiziksel aktiviteler kasların ve kemiklerin daha güçlü olmasını ve yaşlılıkta daha az kas ağrısı çekilmesine yardımcıdır.
  • Tasarruflu beslenmenin yollarını bulun: Yakınınızın yaşlı olduğu için indirimden faydalanabileceği bir market olup olmadığını araştırın. Gıdayı indirimli olarak alıp maddi zorluklar yaşamayacağınız imkanlar yaratmaya çalışın.
  • Dışarıdan yardım alın: Yakınınız için alışveriş yapacak bir yardımcı bulun. Evde sağlık hizmeti veren hemşire, diyetisyen ve doktorlardan yakınınız için destek alın.

Unutmayın yaşlılıkta ihtiyacının altında ya da üstünde beslenme problemlerinin erken tespiti daha sağlıklı bir hayat ve uzun bir ömre katkıda bulunur. Sevdiğiniz yakınınızın doğru beslenerek hayata tutunması için erkenden bir adım atın.

Источник: https://www.acibademmobil.com.tr/yaslilikta-beslenme/

Yaşlılarda Beslenme ve Diyet

Yaşlılarda Beslenme Sorunları

Yaşlanma beden yapısı ve işlevlerinde süregelen değişikliklerin sonucudur. Her canlı gibi insanda yaşlanmaktadır. Yaşlanmanın nedenleri arasında bazı varsayımlar ileri sürülmüştür. Bunlardan başlıcaları; genetik şifrede hata birikmesi, telomer kaybı, protein glikozlaşması ve oksidasyon stresidir.

 Yaşlanma hızının yavaşlatılması, yaşa bağlı hastalıkların azaltılarak yaşam kalitesinin artırılması, istenen durumlardır.  Bunun için de kişinin yaşam boyu, boya uygun beden ağırlığını koruyacak beslenme ve yaşam biçimini alışkanlık haline getirmesi gerekir.

Yaş ilerledikçe yaşlılarda beslenme daha da önem kazanmaktadır.

Yaşlıların beslenme düzeninde en önemli hususlar şunlardır:

  • Glisemik yükü düşük yiyecekler tüketilmeli
  • Antioksidanlardan zengin gıdalara sofralarda yer verilmeli
  • Tüm besin ögelerine olan gereksinim karşılanmalı
  • Yeterli ve dengeli beslenme ve aktif fiziksel gereksinme karşılanmalı.

Ülkemiz ve dünyada yaşam süresi uzamıştır. Yaşam süresinin uzamasında; tıp, teknoloji ve beslenme biliminin gelişmesi, öldürücü enfeksiyonların ve beslenme yetersizliğinin önlenmesi, doğurganlığın azaltılması etkili olmuştur. Yaşlı nüfusu her geçen gün arttığından bu dönemi en sağlıklı şekilde geçirebilmek için yaşlılarda beslenme düzenine dikkat edilmelidir.

 Yaşlılarda Ölüm Nedenleri

2005 yılında yapılan araştırmaya göre ilerleyen yaşlarda en çok görülen ölüm nedenleri:

  1. Koroner kalp hastalığı
  2. Kanser
  3. Serebrovasküler hastalıklar
  4. Solunum sistemi hastalıkları
  5. Diyabet

Tüm bu hastalıkların beslenme düzeni ile yakından ilişkisi, yaşlılarda beslenmenin önemini bir kez daha göstermektedir.

Yaş ilerledikçe fizyolojik ve metabolik değişikliklerin başlıcaları şunlardır:

►Beden Görünümünde değişme

►Sinir Sisteminde Değişme

►Hormon Salgılarında Değişme

►Sindirim ve Dolaşım, Boşaltım Sisteminde Değişme

►Metabolizma Hızında Azalma

►Besin Alımında Azalma

►Bağışıklık Yeterliliğinde Azalma

►Serum Lipitlerinde Değişme (Kolestrol, trigliserit)

Yaşlılarda görülen bu değişimler, ancak sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite ile en hafif şekilde atlatılabilir.

Yaşla Beden Bileşiminde Değişme

Yaşın ilerlemesiyle birlikte, kemiklerin mineral içeriği azalır. 70 yaşında gençlikte ki kalsiyumun kadında %60’ ı erkekte %76’ sı kalır.

Kadınlarda özellikle menopozla birlikte kas-kemik kitlesinde önemli azalış olur. Kalsiyum emilimini azaltıp atılımını artıran faktörler kemik yoğunluğunun azalmasını daha da hızlandırır.

Yaşlılarda beslenme alışkanlıkları vücut bileşimi üzerinde önemli bir yere sahiptir.

Yaşlılarda Beslenme Durumunun Yaşlanma Hızına Etkisi

Yaşlıların %65 inde kronik rahatsızlıklar bulunmaktadır. Beslenme-sağlık-yaşlanma etmenleri sürekli etkileşim içindedirler.

Kişinin çocukluk, gençlik ve yetişkinlik döneminde uyguladığı beslenme alışkanlıkları, yaşlılık dönemindeki sağlık sorunları arasında bir ilişki bulunmuştur.

Bu sağlık sorunlarını en aza indirip yaşam süremizi uzatmak için bazı şeyleri alışkanlık haline getirmeliyiz.

Yaşlılarda beslenme ve hayat tarzı değişiklikleri yaşam süresini ve yaşam kalitesini büyük ölçüde arttırmaktadır

Bu dönemde;

■Sigara, alkol, oburluk, açlık, aşırı tuz alımı ve gereksiz ilaç kullanımından sakınmak,

■Günlük hayatımızda; uyku, egzersiz, eğlence ve dinlenmeye dengeli şekilde yer vermek,

■Yeterli ve dengeli beslenmek. Antioksidanlardan zengin, öğün aralıkları düzgün olacak ve vücudun fiziksel uygunluğunu koruyacak şekilde beslenmek, sağlık için gerekli ve en önemli hususlardır.

Yaşlılarda Beslenme Önerileri

Yaşlılarda beslenme ilkeleri ve sağlıklı beslenme önerilerini şu şekilde sıralayabiliriz :

  1. Öğün sayısı arttırılmalıdır. Böylece her öğünde yenen miktar azaltılarak, sindirim güçlükleri önlenir.
  2. Diyetin sıvı miktarı arttırılıp tuz miktarı azaltılarak böbreklerin yükü hafifletilir.
  3. Diyetin enerjisi anormal durumlar dışında, kişinin vücut ağırlığını koruyacak şekilde ayarlanmalıdır.(Obezite, hastalıklar, açlık vb…)
  4. Yaşlının ekonomik durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Olanaklara göre besinler seçilmelidir. Her öğünde dört besin grubundan besinlerin bir ya da birkaçının bulunmasına dikkat edilmelidir.
  5. Yaşlılarda diş sıkıntısı olduğu için çiğneme güçlüğü olan besinler, yumuşak ve sulu hazırlanmalıdır. Sindirimi güçleştiren yağlı kızartmalardan kaçınılmalı, yemekler nemli sıcaklıkta veya fırında pişirilmelidir.
  6. Ağır tatlılar (kadayıf, künefe…) ve hamur işleri yaşlıların diyetinde çok yer almamalıdır. Sütlü tatlılar (muhallebi, sütlaç, tavukgöğsü…) yaşlılar için daha uygundur. Yoğurt istenilen bir besindir. Tatlandırılarak da tüketilebilir.
  7. Çay ve kahve milletçe vazgeçilmezimizdir. Yaşlılarda aşırıya kaçmayacak şekilde (günde 2-3 kez) tüketebilirler. Sinir sistemine de olumlu etki ederek besinlerin sindirilmesinin kolaylaştırabilir.(bkz: çayın ve kahvenin faydaları ve zararları)
  8. Karbonhidrat kaynağı olarak glisemik yükü düşük tam tahıl ürünleri, kuru baklagiller, sert kabuklu meyveler ve sebzeler tercih edilmelidir. Saf karbonhidratlardan uzak durulmalıdır. Diyet tüm vitamin ve mineralleri karşılayacak düzeyde olmalıdır.
  9. Kanda homosistein (bir aminoasit) ve metilmalonik asit düzeyinin yüksekliğiyle bilişsel işlevde gerileme arasında bir ilişki vardır. Bunun için B6, B12 ve Omega-3 yağ asitlerinden zengin besinlerle beslenmeleri gerekir. Ek olarak hekime danışmak şartıyla günlük 1 gram balık yağı alınabilir.
  10. Ayrıca depresif belirtiler gösteren yaşlılara ek olarak B6 ve B12 vitaminlerinin verilmesi uygun olur.

Her dönemde olduğu gibi yaşlılıkta da sağlıklı beslenme alışkanlıkları çok önemli bir yere sahiptir.

Yıllarca edinilen hatalı alışkanlıkların sonuçlarının görüldüğü bu dönemi, en rahat şekilde atlatmak yine ancak yeterli ve dengeli beslenme ile mümkündür.

O sebeple bu dönemde sağlığı geliştirmeye ve korumaya yönelik yaşam tarzı değişikleri yapılmalı, fiziksel aktivite düzeyi belirli ölçüde arttırılmalı, yaşlılarda beslenme ilkelleri dikkatli şekilde uygulanmalıdır.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Beslenme Rehberim editörleri tarafından derlenmiş Ramazanda Beslenme (Sağlıklı Öğün Planı /İftar-Sahur) başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Источник: https://www.beslenmerehberim.net/yaslilarda-beslenme-diyet/

Yaşlılarda beslenme bozuklukları tanı ve tedavi yöntemleri

Yaşlılarda Beslenme Sorunları

Daha önceki yıllarda yaşlanma ve sağlık ilişkisi sadece basit bir “işgücü” potansiyeli olabilme açısından incelenmekteyken bu yaklaşım kronik hastalıkların yetişkin yaş gruplarını etkilemeye başladığı 1950’li yıllardan sonra değişim göstermiştir.

Sanitasyon, beslenme, aşılama gibi temel koruyucu sağlık hizmetlerinin gelişmesi ve antibiyotiklerinbulunması ile başlayan tedavi hizmetlerinin iyileştirilmesi yaşlı nüfusun artmasınaneden olmuştur.

 Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 65 yaş ve üzeri grup olarak tanımlanan yaşlı nüfus hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yılda yaklaşık

%5’lik bir artış gösterdiği saptanmıştır.

Yaşlıların %90’ında en az 1 hastalık var ve reçetelerin yarısı yaşlılara yazılıyor

Buna göre, halen Dünyada 580 milyon yaşlı kişi bulunmakta ve bu rakamın 2020 yılına gelindiğinde bir milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Yaşlı nüfus genel olarak üç kategoriye ayrılmaktadır: 65-74, 75-84, 85 ve üzeri.

Yaşlılık döneminde kronik hastalıklar ve beslenmeye özel sorunlar arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Beslenme sorunları, kendi başına bir sağlık sorunu olarak ortaya çıktığı gibi kronik hastalıkların altında yatan en önemli nedenlerden birisidir.

Bu dönemde diğer yaş gruplarında olduğu gibi “yetersiz (malnütrisyon)” ve “dengesiz (şişmanlık)” beslenmeye ilişkin durumlar yaşanmaktadır.

Yaşlılarda yetersiz beslenme sorunları

Çoğunlukla “protein-enerji malnütrisyonu” olarak ortaya çıkan yetersiz beslenme sorunları Dünyada sosyo-ekonomik açıdan az gelişmiş bölgelerde ve çoğunlukla da kırsal kesimlerde görülmektedir. Yaşlılık döneminde bireyler daha genç yaşlara göre protein-enerji malnütrisyonu açısından daha savunmasız, duyarlı ve örselenebilir özelliktedirler.

Yanlış gıdaların tüketilmesi yaşlıların kronik hastalıklara yakalanma risklerini artırmaktadır. Altmış beş yaş üzeri grupta malnütrisyon sıklığı çeşitli çalışmalarda farklılık göstermektedir.

Herhangi bir nedene bağlı malnütrisyon sıklığı yataklı bir tedavi kurumundaki geriatrik hastalar arasında %1-83; kendi evlerinde yaşayan “sağlam” yaşlılar arasında ise %2-32 arasında değişmektedir.

Konu protein enerji malnütrisyonu olduğunda ise hastanede yatan yaşlılar arasında sıklık %30-65; herhangi bir kurumda (huzurevi, yaşlı bakım evi) yaşayan yaşlılarda ise %25-60 arasındadır.

Malnütrisyonun sağlık sonuçları dışında ekonomik yükleri de bulunmaktadır. Birleşik Krallık’ta yapılmış olan bir çalışmada malnütrisyona bağlı olarak gelişen hastalıklarla mücadele için 7.

3 milyon sterlin harcandığı vurgulanmıştır.

Yaşlı bir kişide beslenme durumunun kötüye gittiği tanımlanmalıdır. Klinik bulgular tek başlarına beslenme yetersizliğine dair geçerli göstergeler değildir. Diyet yoluyla yeterli miktarlarda enerji ve protein alımı sağlanmalıdır. 75 yaşın altındaki aşırı kilolu bir kişi, ek hastalıkları varsa dikkatli bir şekilde zayıflayabilir.

75 yaşın üzerindeki hastalar zayıflama programlarından nadiren fayda görürler. 60 yaşın üzerindeki kişilerin yeterli miktarda D vitamini almalarını sağlamak için yıl boyunca 20 µg (800 IU) miktarda takviye almaları önerilir.

 İlke olarak; Beslenme durumu zayıf ve beslenme yetersizliği olan yaşlı bir hastanın kronik bir hastalıktan muzdarip olması olasıdır.

Sağlık hizmetleri uzmanları, beslenme durumunun zayıf olan yaşlılarda, mevcut uygulamalara ek olarak daha fazla çaba göstermelidirler. Yaşlı bir kişinin beslenme durumu, vücut ağırlığındaki değişikliklere göre değerlendirilmeli ve izlenmelidir.

Kurumlarda ve ev bakımında Mini Beslenme Değerlendirme (MNA) testi faydalıdır. Aşırı kilolu yaşlı bir kişide de beslenme yetersizliği olabilir (kilolu zayıflık).

 Diyet tedavisi, iyi bir beslenme durumunu ve uygun vücut ağırlığının korumak, kilo kaybını önlemek ve fonksiyonel kapasite ile yaşam kalitesini yükseltmek için kullanılabilir.

Yoğun ilaç tüketimi yaşlılarda ciddi riskleri yaratıyor

Düşük vücut kitle indeksi (BMI) ve istenmeden oluşan kilo kaybı morbidite ve mortaliteyi arttırır. Enerji ve proteinlerin yeterli miktarda alınması garanti edilmelidir. Sağlam kas gücünü korumak ve sarkopeninin ilerlemesini önlemek önemlidir.

 75 yaş altında ve BMI 30’dan yüksek olan hastada, daha fazla fiziksel egzersizin de yardımıyla, dikkatli bir şekilde kilonun azaltılması, diyabet, kalp yetmezliği, hipertansiyon ve osteoartrit tedavisi için faydalıdır.

Bunların dışında, orta derecede fazla kilolu olmak, yaşlı bir hastada nadiren tedavi gerektiren bir endikasyondur.

75 yaşın üzerindeki hastalar zayıflama programlarından nadiren yarar görürler. Güneş ışığının yıl boyunca sınırlı derecede bulunduğu ülkelerde, 60 yaş üzerindeki kişiler için yıl boyunca günde 800 IU (20 µg) miktarında D vitamini takviyesi önerilir. Düşmeye bağlı kırıkların önlenmesi için minimum D vitamini dozu 700–800 IU (17.

5–20 µg) olmalıdır. Osteoporozun önlenmesi için, öncelikle beslenme yoluyla uygun miktarda kalsiyum alımı (günde 800–1 500 mg) da sağlanmalıdır. Eğer yaşlı bir hastada B12vitamini veya demir eksikliği varsa gastrointestinal sorunlar üzerinde durulmalıdır.

 Diğer vitaminler veya minerallerin düzenli kullanımının etkili olduğu kanıtlanmamıştır.

Yetersiz beslenmenin yaygınlığı ve risk faktörleri

Batı dünyasında, yaşlı popülasyon arasında beslenme yetersizliği prevalansı %5-10’dur.

  • 80 yaşın üzerindeki hastalarda %10–20
  • Hastaneye yatırılan hastalarda %27–65
  • Kurumlarda bakılan hastalar arasında %30–80

Predispozan Faktörler

  • Gıdalara alımı ile ilgili sorunlar
  • Mali nedenler (düşük emekli maaşı, gıda için para harcamaya karşı isteksizlik)
  • Hareket etmemekle, azalmış fonksiyonel kapasiteyle ve kişisel yardım alamamakla ilgili sorunlar
  • Eski alışkanlıklarından vazgeçememe durumu, alkol bağımlılığı
  • Çiğneme ve yutma ile ilgili zorluklar
  • Felç, demans, Parkinson hastalığı, eksik dişler, ağız ağrısı
  • Artan besinsel gereksinimler
  • Enfeksiyonlar, bası yarası
  • Travma, ameliyat, özellikle kalça kırığı olan hastalar
  • Kaşeksiye yol açan hastalıklar
  • Kanser, kronik enfeksiyonlar (tüberküloz vs.)
  • Alzheimer hastalığı, demans
  • Besinlerin kullanımında bozukluklar
  • Malabzorpsiyon (bağırsak bozuklukları, çölyak hastalığı)

Diğerleri faktörler

  • Psikolojik sebepler (depresyon, paranoya, mani)
  • İlaç tedavisi? iştahın azalması, ağızda kuruluk, tat veya koku almada farklılıklar
  • Tat veya koku alma hissinin bozulması
  • Yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişiklikler
  • Bazal metabolizmanın düşmesi ve fiziksel aktivitenin azalması, enerji ihtiyacını azaltacak ve yaşlı kadınların günlük kalori alımı genellikle 1500 kcal’nin altında kalacaktır. Bunun daha da altında kalacak kalori alımı, hastayı yetersiz besin alımına sokacaktır.
  • Gecikmeli gastrik boşaltımda, enerji bakımından zengin metabolizma ürünleri (glikoz, serbest yağ asitleri) dolaşımda daha uzun süre kalır ? tokluk hissi daha uzun sürer.
  • Kas dokusu yaşlanmayla her zaman kaybedilir ve adipoz doku oranı artar.
  • Azalmış glikoz toleransı
  • Sıvı dengesi bozukluklarına yatkınlık
  • Yetersiz beslenmenin sonuçları
  • Yetersiz beslenme ve istemeden oluşan kilo kaybı, artan morbidite ve mortaliteyle bağlantılıdır.
  • Hastalıkların iyileşmesinin gecikmesi
  • Hastanede yatışın uzaması, sağlık hizmetleri talebinin artması
  • Dayanıklılığın azalması, yaraların daha yavaş iyileşmesi, enfeksiyon riskinin artması
  • Hızlanmış kas atrofisi, kas işlevi ve gücünün azalması, düşme ve kırık risklerinin artması

Yetersiz beslenmenin tanısı

Klinik bulgular beslenme yetersizliğine dair duyarlı göstergeler değildir.

 En yaygın olarak kullanılan göstergeler şunlardır: istenmeden oluşan kilo kaybı, düşük vücut ağırlığı veya BMI, yaraların zor iyileşmesi, üst orta kol çevresi, serum albümin, hemoglobin ve lenfositler, diyetin dikkatle incelenmesi, gıdaları alma ve hazırlama kabiliyeti, vitamin alımı, klinik muayene.

 Mini Beslenme Değerlendirme Testi (MNA) günümüzde en güvenilir beslenme yetersizliği ölçüsü olarak addedilmektedir. Pek çok ülkede geçerli kılınmıştır. Beslenme durumunun kötüye gittiğinin fark edilmesi, genellikle çok zordur.

Beslenme yetersizliğinin tedavisi

Yaşlı hastalarda diyet tedavisinin amacı, uygun miktarda kalori,proteinve besinlerin alımını korumak ve yeterli bir beslenme durumunu muhafaza etmektir.

 Yaşlı ve hasta popülasyon, özellikle protein-kalori oranı, beslenme yetersizliğinden etkilenmektedir ki bu da konuya mevcut uygulamada gösterilenden daha fazla dikkat gösterilmesini gerektirmektedir. Besinsel takviyeler görünüşe göre mortalite ve komplikasyonları Bazaltmaktadır.

 Sık tüketilen yüksek kalorili atıştırmalıklardan oluşan bir diyet, geleneksel bir diyete kıyasla, yetersiz beslenen yaşlı hasta için uygun kalori alımını daha iyi temin eder. Bakım kurumlarında aile tarzında sunulan öğünler yaşam kalitesini iyileştirir ve kalori ile besin alımını arttırır.

 Evinde yaşayan yaşlı bir kişinin yemek yeme alışkanlıkları kontrol edilmelidir; özellikle hastaneden taburcu olduktan sonra yiyecek teslimatı yapan hizmetlerden yararlanılması düşünülebilir.

Yaşlı bir kişinin günlük protein alımı vücut ağırlığının kilogramı başına 1-1,2 g olmalıdır. Hastalık sırasında bu gereksinim artar. 

  • Yaş ilerledikçe diyetteki protein ve besin yoğunluğu artmalıdır. Yaygın olarak görülen diğer beslenme bozuklukları
  • Belirli besinlerin eksikliğinin yol açtığı sonuçlar
  • Anemi (demir, vitamin B12); gastrointestinal hastalık dikkate alınmalıdır.
  • Osteoporoz ve osteomalazi
  • D vitamini eksikliği, kurumlarda bakılan ve ağırlıklı olarak iç mekanlarda oturan yaşlı hastalarda yaygın bir durumdur. Düzenli D vitamini takviyesi yapılması gerektiği doğrulanmıştır. Günde 700–800 IU (17.5–20 µg) ölçüsünde bir D vitamini dozunun kırıkların önlenmesinde etkili olduğu kanıtlanmıştır.
  • Güneş ışığının yıl boyunca sınırlı derecede bulunduğu ülkelerde, 60 yaşın üzerindeki kişiler için yıl boyunca günde 800 IU (20 µg) miktarında D vitamini takviyesi önerilir.
  • Gece körlüğü
  • Nöropatiler (B vitamini grubu)
  • Folat eksikliği yaygındır.

Obezite: Obezitenin sağlık riskleri ve olumsuz etkileri:

  • metabolik bozukluklar (diyabet)
  • hareketlilikle ilgili fiziksel sınırlamalar
  • cilt enfeksiyonları (intertrigo)
    kardiyovasküler hastalıklar.

Kilo vermeye yönelik girişimlerde dikkatli olunmalıdır. Yaşlı hastalarda kilo kaybı ve kilonun değişkenlik göstermesi kas kaybına ve adipoz doku oranında bir artışa yol açar.

Kaynaklar:KDTRehberi ve Geriyatri Derneği Yayınları arasında çıkan YAŞLILIK DÖNEMİNDE BESLENME SORUNLARI VE YAKLAŞIMLAR isimli çalışmayı incelemenizi öneririz. Diğer kaynaklar:
1-Suominen MH, Kivistö S, Pitkälä KH.

The effects of nutrition education on professionals’ practice and further to the nutrition of aged nursing home residents accepted for publication. Eur J Clin Nutr 2007;61(10):1226-32
2-Milne A, Avenell A, Potter J.

Meta-Analysis: Protein and energy supplementation in older people. Ann Intern Med. 2006;144:37-48

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/yaslilarda-beslenme-bozukluklari-tani-tedavi-yontemleri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.