Yaşlılarda Beslenme Sorunları

Yaşlılarda beslenme bozuklukları tanı ve tedavi yöntemleri

Yaşlılarda Beslenme Sorunları

Daha önceki yıllarda yaşlanma ve sağlık ilişkisi sadece basit bir “işgücü” potansiyeli olabilme açısından incelenmekteyken bu yaklaşım kronik hastalıkların yetişkin yaş gruplarını etkilemeye başladığı 1950’li yıllardan sonra değişim göstermiştir.

Sanitasyon, beslenme, aşılama gibi temel koruyucu sağlık hizmetlerinin gelişmesi ve antibiyotiklerinbulunması ile başlayan tedavi hizmetlerinin iyileştirilmesi yaşlı nüfusun artmasınaneden olmuştur.

 Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, 65 yaş ve üzeri grup olarak tanımlanan yaşlı nüfus hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde yılda yaklaşık

%5’lik bir artış gösterdiği saptanmıştır.

Yaşlıların %90’ında en az 1 hastalık var ve reçetelerin yarısı yaşlılara yazılıyor

Buna göre, halen Dünyada 580 milyon yaşlı kişi bulunmakta ve bu rakamın 2020 yılına gelindiğinde bir milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Yaşlı nüfus genel olarak üç kategoriye ayrılmaktadır: 65-74, 75-84, 85 ve üzeri.

Yaşlılık döneminde kronik hastalıklar ve beslenmeye özel sorunlar arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Beslenme sorunları, kendi başına bir sağlık sorunu olarak ortaya çıktığı gibi kronik hastalıkların altında yatan en önemli nedenlerden birisidir.

Bu dönemde diğer yaş gruplarında olduğu gibi “yetersiz (malnütrisyon)” ve “dengesiz (şişmanlık)” beslenmeye ilişkin durumlar yaşanmaktadır.

Yaşlılarda yetersiz beslenme sorunları

Çoğunlukla “protein-enerji malnütrisyonu” olarak ortaya çıkan yetersiz beslenme sorunları Dünyada sosyo-ekonomik açıdan az gelişmiş bölgelerde ve çoğunlukla da kırsal kesimlerde görülmektedir. Yaşlılık döneminde bireyler daha genç yaşlara göre protein-enerji malnütrisyonu açısından daha savunmasız, duyarlı ve örselenebilir özelliktedirler.

Yanlış gıdaların tüketilmesi yaşlıların kronik hastalıklara yakalanma risklerini artırmaktadır. Altmış beş yaş üzeri grupta malnütrisyon sıklığı çeşitli çalışmalarda farklılık göstermektedir.

Herhangi bir nedene bağlı malnütrisyon sıklığı yataklı bir tedavi kurumundaki geriatrik hastalar arasında %1-83; kendi evlerinde yaşayan “sağlam” yaşlılar arasında ise %2-32 arasında değişmektedir.

Konu protein enerji malnütrisyonu olduğunda ise hastanede yatan yaşlılar arasında sıklık %30-65; herhangi bir kurumda (huzurevi, yaşlı bakım evi) yaşayan yaşlılarda ise %25-60 arasındadır.

Malnütrisyonun sağlık sonuçları dışında ekonomik yükleri de bulunmaktadır. Birleşik Krallık’ta yapılmış olan bir çalışmada malnütrisyona bağlı olarak gelişen hastalıklarla mücadele için 7.

3 milyon sterlin harcandığı vurgulanmıştır.

Yaşlı bir kişide beslenme durumunun kötüye gittiği tanımlanmalıdır. Klinik bulgular tek başlarına beslenme yetersizliğine dair geçerli göstergeler değildir. Diyet yoluyla yeterli miktarlarda enerji ve protein alımı sağlanmalıdır. 75 yaşın altındaki aşırı kilolu bir kişi, ek hastalıkları varsa dikkatli bir şekilde zayıflayabilir.

75 yaşın üzerindeki hastalar zayıflama programlarından nadiren fayda görürler. 60 yaşın üzerindeki kişilerin yeterli miktarda D vitamini almalarını sağlamak için yıl boyunca 20 µg (800 IU) miktarda takviye almaları önerilir.

 İlke olarak; Beslenme durumu zayıf ve beslenme yetersizliği olan yaşlı bir hastanın kronik bir hastalıktan muzdarip olması olasıdır.

Sağlık hizmetleri uzmanları, beslenme durumunun zayıf olan yaşlılarda, mevcut uygulamalara ek olarak daha fazla çaba göstermelidirler. Yaşlı bir kişinin beslenme durumu, vücut ağırlığındaki değişikliklere göre değerlendirilmeli ve izlenmelidir.

Kurumlarda ve ev bakımında Mini Beslenme Değerlendirme (MNA) testi faydalıdır. Aşırı kilolu yaşlı bir kişide de beslenme yetersizliği olabilir (kilolu zayıflık).

 Diyet tedavisi, iyi bir beslenme durumunu ve uygun vücut ağırlığının korumak, kilo kaybını önlemek ve fonksiyonel kapasite ile yaşam kalitesini yükseltmek için kullanılabilir.

Yoğun ilaç tüketimi yaşlılarda ciddi riskleri yaratıyor

Düşük vücut kitle indeksi (BMI) ve istenmeden oluşan kilo kaybı morbidite ve mortaliteyi arttırır. Enerji ve proteinlerin yeterli miktarda alınması garanti edilmelidir. Sağlam kas gücünü korumak ve sarkopeninin ilerlemesini önlemek önemlidir.

 75 yaş altında ve BMI 30’dan yüksek olan hastada, daha fazla fiziksel egzersizin de yardımıyla, dikkatli bir şekilde kilonun azaltılması, diyabet, kalp yetmezliği, hipertansiyon ve osteoartrit tedavisi için faydalıdır.

Bunların dışında, orta derecede fazla kilolu olmak, yaşlı bir hastada nadiren tedavi gerektiren bir endikasyondur.

75 yaşın üzerindeki hastalar zayıflama programlarından nadiren yarar görürler. Güneş ışığının yıl boyunca sınırlı derecede bulunduğu ülkelerde, 60 yaş üzerindeki kişiler için yıl boyunca günde 800 IU (20 µg) miktarında D vitamini takviyesi önerilir. Düşmeye bağlı kırıkların önlenmesi için minimum D vitamini dozu 700–800 IU (17.

5–20 µg) olmalıdır. Osteoporozun önlenmesi için, öncelikle beslenme yoluyla uygun miktarda kalsiyum alımı (günde 800–1 500 mg) da sağlanmalıdır. Eğer yaşlı bir hastada B12vitamini veya demir eksikliği varsa gastrointestinal sorunlar üzerinde durulmalıdır.

 Diğer vitaminler veya minerallerin düzenli kullanımının etkili olduğu kanıtlanmamıştır.

Yetersiz beslenmenin yaygınlığı ve risk faktörleri

Batı dünyasında, yaşlı popülasyon arasında beslenme yetersizliği prevalansı %5-10’dur.

  • 80 yaşın üzerindeki hastalarda %10–20
  • Hastaneye yatırılan hastalarda %27–65
  • Kurumlarda bakılan hastalar arasında %30–80

Predispozan Faktörler

  • Gıdalara alımı ile ilgili sorunlar
  • Mali nedenler (düşük emekli maaşı, gıda için para harcamaya karşı isteksizlik)
  • Hareket etmemekle, azalmış fonksiyonel kapasiteyle ve kişisel yardım alamamakla ilgili sorunlar
  • Eski alışkanlıklarından vazgeçememe durumu, alkol bağımlılığı
  • Çiğneme ve yutma ile ilgili zorluklar
  • Felç, demans, Parkinson hastalığı, eksik dişler, ağız ağrısı
  • Artan besinsel gereksinimler
  • Enfeksiyonlar, bası yarası
  • Travma, ameliyat, özellikle kalça kırığı olan hastalar
  • Kaşeksiye yol açan hastalıklar
  • Kanser, kronik enfeksiyonlar (tüberküloz vs.)
  • Alzheimer hastalığı, demans
  • Besinlerin kullanımında bozukluklar
  • Malabzorpsiyon (bağırsak bozuklukları, çölyak hastalığı)

Diğerleri faktörler

  • Psikolojik sebepler (depresyon, paranoya, mani)
  • İlaç tedavisi? iştahın azalması, ağızda kuruluk, tat veya koku almada farklılıklar
  • Tat veya koku alma hissinin bozulması
  • Yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişiklikler
  • Bazal metabolizmanın düşmesi ve fiziksel aktivitenin azalması, enerji ihtiyacını azaltacak ve yaşlı kadınların günlük kalori alımı genellikle 1500 kcal’nin altında kalacaktır. Bunun daha da altında kalacak kalori alımı, hastayı yetersiz besin alımına sokacaktır.
  • Gecikmeli gastrik boşaltımda, enerji bakımından zengin metabolizma ürünleri (glikoz, serbest yağ asitleri) dolaşımda daha uzun süre kalır ? tokluk hissi daha uzun sürer.
  • Kas dokusu yaşlanmayla her zaman kaybedilir ve adipoz doku oranı artar.
  • Azalmış glikoz toleransı
  • Sıvı dengesi bozukluklarına yatkınlık
  • Yetersiz beslenmenin sonuçları
  • Yetersiz beslenme ve istemeden oluşan kilo kaybı, artan morbidite ve mortaliteyle bağlantılıdır.
  • Hastalıkların iyileşmesinin gecikmesi
  • Hastanede yatışın uzaması, sağlık hizmetleri talebinin artması
  • Dayanıklılığın azalması, yaraların daha yavaş iyileşmesi, enfeksiyon riskinin artması
  • Hızlanmış kas atrofisi, kas işlevi ve gücünün azalması, düşme ve kırık risklerinin artması

Yetersiz beslenmenin tanısı

Klinik bulgular beslenme yetersizliğine dair duyarlı göstergeler değildir.

 En yaygın olarak kullanılan göstergeler şunlardır: istenmeden oluşan kilo kaybı, düşük vücut ağırlığı veya BMI, yaraların zor iyileşmesi, üst orta kol çevresi, serum albümin, hemoglobin ve lenfositler, diyetin dikkatle incelenmesi, gıdaları alma ve hazırlama kabiliyeti, vitamin alımı, klinik muayene.

 Mini Beslenme Değerlendirme Testi (MNA) günümüzde en güvenilir beslenme yetersizliği ölçüsü olarak addedilmektedir. Pek çok ülkede geçerli kılınmıştır. Beslenme durumunun kötüye gittiğinin fark edilmesi, genellikle çok zordur.

Beslenme yetersizliğinin tedavisi

Yaşlı hastalarda diyet tedavisinin amacı, uygun miktarda kalori,proteinve besinlerin alımını korumak ve yeterli bir beslenme durumunu muhafaza etmektir.

 Yaşlı ve hasta popülasyon, özellikle protein-kalori oranı, beslenme yetersizliğinden etkilenmektedir ki bu da konuya mevcut uygulamada gösterilenden daha fazla dikkat gösterilmesini gerektirmektedir. Besinsel takviyeler görünüşe göre mortalite ve komplikasyonları Bazaltmaktadır.

 Sık tüketilen yüksek kalorili atıştırmalıklardan oluşan bir diyet, geleneksel bir diyete kıyasla, yetersiz beslenen yaşlı hasta için uygun kalori alımını daha iyi temin eder. Bakım kurumlarında aile tarzında sunulan öğünler yaşam kalitesini iyileştirir ve kalori ile besin alımını arttırır.

 Evinde yaşayan yaşlı bir kişinin yemek yeme alışkanlıkları kontrol edilmelidir; özellikle hastaneden taburcu olduktan sonra yiyecek teslimatı yapan hizmetlerden yararlanılması düşünülebilir.

Yaşlı bir kişinin günlük protein alımı vücut ağırlığının kilogramı başına 1-1,2 g olmalıdır. Hastalık sırasında bu gereksinim artar. 

  • Yaş ilerledikçe diyetteki protein ve besin yoğunluğu artmalıdır. Yaygın olarak görülen diğer beslenme bozuklukları
  • Belirli besinlerin eksikliğinin yol açtığı sonuçlar
  • Anemi (demir, vitamin B12); gastrointestinal hastalık dikkate alınmalıdır.
  • Osteoporoz ve osteomalazi
  • D vitamini eksikliği, kurumlarda bakılan ve ağırlıklı olarak iç mekanlarda oturan yaşlı hastalarda yaygın bir durumdur. Düzenli D vitamini takviyesi yapılması gerektiği doğrulanmıştır. Günde 700–800 IU (17.5–20 µg) ölçüsünde bir D vitamini dozunun kırıkların önlenmesinde etkili olduğu kanıtlanmıştır.
  • Güneş ışığının yıl boyunca sınırlı derecede bulunduğu ülkelerde, 60 yaşın üzerindeki kişiler için yıl boyunca günde 800 IU (20 µg) miktarında D vitamini takviyesi önerilir.
  • Gece körlüğü
  • Nöropatiler (B vitamini grubu)
  • Folat eksikliği yaygındır.

Obezite: Obezitenin sağlık riskleri ve olumsuz etkileri:

  • metabolik bozukluklar (diyabet)
  • hareketlilikle ilgili fiziksel sınırlamalar
  • cilt enfeksiyonları (intertrigo)kardiyovasküler hastalıklar.

Kilo vermeye yönelik girişimlerde dikkatli olunmalıdır. Yaşlı hastalarda kilo kaybı ve kilonun değişkenlik göstermesi kas kaybına ve adipoz doku oranında bir artışa yol açar.

Kaynaklar:KDTRehberi ve Geriyatri Derneği Yayınları arasında çıkan YAŞLILIK DÖNEMİNDE BESLENME SORUNLARI VE YAKLAŞIMLAR isimli çalışmayı incelemenizi öneririz. Diğer kaynaklar:
1-Suominen MH, Kivistö S, Pitkälä KH.

The effects of nutrition education on professionals’ practice and further to the nutrition of aged nursing home residents accepted for publication. Eur J Clin Nutr 2007;61(10):1226-32
2-Milne A, Avenell A, Potter J.

Meta-Analysis: Protein and energy supplementation in older people. Ann Intern Med. 2006;144:37-48

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/yaslilarda-beslenme-bozukluklari-tani-tedavi-yontemleri/

Yaşlılıkta Beslenme ve Şişmanlık

Yaşlılarda Beslenme Sorunları

Dünya sağlık örgütü, yaşlılığı 65 yaş ve sonrası için tanımlıyor.

Bu bilginin ışığında yaşlılıkta değişen metabolik ve fizyolojik değişimlerin beslenme biçimini doğrudan ilgilendirdiğini söyleyebiliriz.

Özellikle azalan enerji harcaması, enzim aktivitesi ve hormon düzeyleri nedeniyle kilo artışı, hipertansiyon, diyabet, kalp damar hastalıkları, osteoporoz gibi kronik hastalıklarla sıkça karşılaşılıyor.

Yaş ilerledikçe, enerji gereksinimi azalıyor. Bir çok vitamin ve mineral gereksinimi ise aynı kalıyor. Bu nedenle yaşlılıkta da yeterli ve dengeli beslenme büyük önem taşıyor. İnsanlar yaşamak için beslenmek zorundadırlar, ancak beslenme konusundaki sağlıksız alışkanlıklar ve davranışlar yaşla birlikte bazı sağlık sorunlarının da ortaya çıkmasını kolaylaştırmaktadır.

Yaşlılığa bağlı hastalıkların önlenmesinde, geciktirilmesinde ve tedavi edilmesinde beslenme etkin bir rol oynamaktadır. Yenilen içilen her besinin vücut kimyasına olan etkileri yaşlılık döneminde sağlığı doğrudan etkiliyor. Örneğin aşırı tuz tüketimi olduğunda tansiyon normalin üzerinde çıkıyor.

Aç kalındığında ise kan şekeri düştüğü için halsizlik, güçsüzlük, hastalık hali ön plana çıkıyor.

Yaşlılıkta Hastalıklardan Korunma

Yaşlılıkta pek çok etkene bağlı olarak fonksiyonel bozukluklar ortaya çıkar. Hipertansiyon, damar sertliği, kalp yetmezliği, kemik ve eklem rahatsızlıkları, osteoporoz, diyabet, böbrek yetmezliği bunlardan bazılarıdır. Bu hastalıklara yakalanmamak veya yakalanma riskini en aza indirgemek için, beslenme açısından bazı tedbirler almak gereklidir.

  • Vücut ağırlığı normal sınırlarda tutulmalıdır. Şişmanlamaktan kaçınılmalıdır.
  • Diyette; doymuş yağ asitleri içeren katı yağları, tuzu, baharatlı ve ağır, sindirimi zor diğer gıdaları azaltmaları sağlanmalıdır.
  • Fiziksel açıdan ağır olmayan hareketleri- kültür fizik egzersizlerini düzenli olarak yapmaları sağlanmalı, çok ağır sporları yapmaları engellenmelidir. Günlük yarım saatlik hafif tempodaki yürüyüş yaşlılar için en uygun egzersizdir.

Yaşlılık Döneminde Beslenme İlkeleri

  1. Alınan kalori sınırlandırılmalıdır.

    Çünkü yaşlılıkta bazal metabolizma hızı ve fiziksel aktivite azalır. Dolayısıyla enerji ihtiyacı da azalmış olur. Eğer alınan enerji iyi ayarlanmazsa şişmanlık ve buna bağlı diğer hastalıklar gelişir.2- Öğün sayısı sıklaştırılmalıdır.

     

  2. Sık ve az yenmelidir.

    Bu özellikle sindirim sürecinin iyi işlemesi için ve kan şekerinin dalgalanmasını önleyici bir uygulamadır. Günde 3 ana öğün ve 3 ara öğünde beslenme sağlanmalı, gelişigüzel saatlerde yemek yemeleri önlenmelidir. Bir çok yaşlı birey çeşitli ilaçlar almaktadır ve yeme düzeni sağlanamazsa bu ilaçların etkisi azalmaktadır.

     

  3. Sıvı yiyeceklere ağırlık verilip, tuz azaltılmalıdır.

    Günde en az 2 litre su içilmeli, tu içeren turşu, salamura, tütsülenmiş besinlerin tüketimi en aza indirilmelidir.

     

  4. Osteoporoza bağlı kırık riskini azaltmak gereklidir.

    Kalsiyumdan zengin süt ürünlerini yeteri kadar tüketmeleri sağlanmalı, her gün düzenli güneşlenerek D vitamini ihtiyaçlarını gidermeleri sağlanmalıdır.Ayrıca düzenli egzersizin burada da önemi ortaya çıkar, düzenli egzersiz yapan yaşlıların kemik erimesine yakalanma riski daha düşüktür.

Yaşlılarda İdeal Kilo Hesaplanması

  1. Vücut Kütle İndeksi: Kilonun boyun karesine bölünmesiyle elde edilir. Yetişkinlerde ideali 21-25 arasında olması gereken I yaşlılık döneminde 23-27 arasında ideal kabul edilir.

  2. Kişisel Hesaplama: Yaşamı boyunca bireyin olduğu kilo, sağlık durumu, beden yapısı, alışkanlıklarına göre bireysel olarak ideal kilo hesaplaması yapılır. Diyetisyen ile birlikte görüşmeler esnasında bu değerlendirme yapılır.

Obezite yaşlılıkta yaşamı tehdit ediyor mu?

Obezite vücutta yağ oranının artması ve kilo fazlalığı ile ortaya çıkan uzun süreli enerji dengesizliğidir. Önemli endokrin ve metabolik hastalıklar arasında olan obezite çok önemli sağlık sorunlarından biridir. Yaşlılarda şişmanlığın bir çok hastalığa davetiye çıkardığı akıllardan çıkarılmamalıdır.

Obezite yaşlılıkta sık karşılaşılan bir problem midir?

EVET

Yaşlılıkta azalan enerji harcaması ve metabolizma hızı obezitenin oluşması için zemin hazırlar. Bu nedenle 65 yaşından sonra alınan enerji sınırlandırılmaya başlanmalıdır. Aksi takdirde ayda 1-2 kilo almı yılda 10-15 kiloları bulur ve obezite ortaya çıkar.

Beslenme alışkanlıkları gençlikte oluştuğu için, ileriki yaşlarda birey aynı alışkanlıkları sürdürmek ister. Bu nedenle ülkemizde özellikle yaşla beraber obezitede ciddi bir artış gözlenmektedir.

Yaşlılıkta Obezitenin Sebep Olduğu Hastalıklar

  • Diyabet (şeker hastalığı)
  • Kalp ve damar hastalıkları (kalp krizi, varis, damar tıkanıklığı, hipertansiyon gibi)
  • Kemik ve eklem hastalıkları ( artrit, gonartroz, osteoporoz vb)
  • Kolon, mide, meme vb kanserler
  • Sindirim sistemi hastalıkları
  • Diğer sağlık sorunları

Yaşlılıkta Obeziteyi Önlemek İçin Neler Yapılmalı?

  • Öncelikle artık daha az enerji harcadıkları göz önünde bulundurularak daha az enerji alımları sağlanmalıdır.
  • Yaşlılıkta çiğneme, tad ve koku alma, görme gibi duyularda hassasiyet azaldığı için bireye özgü olarak yiyeceklerin kıvam, renk ve tatları ayarlanmalıdır.
  • Her gün kendi işini görebilecekleri egzersizleri yapmaları sağlanmalı, mümkünse hafif yürüyüşler yapmaları sağlanarak hareketsizliğin önüne geçilmelidir.
  • Aldıkları ilaçlar göz önünde bulundurularak besin ilaç etkileşimlerine dikkat edilmeli, örneğin kortizonlu ilaç alanlarda tuz hiç kullanılmamalıdır.
  • Aşırı yağlı, kızartmalar, ağır tatlılar yerine fırında, haşlama yiyecekler ve hafif sütlü tatlılar tercih edilmelidir.

Kilo problemi yaşayan yaşlılara neler öneriyoruz?

Öncelikle yaşlılıkta obeziteye eşlik eden hastalıklar varsa genel bir sağlık kontrolü yapılarak medikal tedavi doktor tarafından planlanır. Alınacak ilaçlar bunların yiyeceklerle etkileşimini öğrenmek ve sağlıklı bir şekilde kilo kaybının sağlanması için diyetisyen gözetiminde olmak çok önemlidir. Sağlık kuruluşlarında bir ekip içinde yer alan diyetisyenlerden yardım alınabilir.

Özetle kilo sorunu olan yaşlılar şunlara dikkat etmelidir;

  • Sık ve az yemek yiyin. (günde 3 ana öğün, 3 ara öğün)
  • Akşam ve gece yemeleri azaltılmalı, hafif öğünler tercih edilmelidir.
  • Yemekler pişirilirken az yağ kullanılmalı, kıyma veya et kullanılıyorsa yağ kullanılmamalıdır.
  • Kolalı, şekerli, gazlı içecek tüketimi sınırlandırılmalı, su, süt, ayran gibi sağlıklı içecekler tüketilebilir.
  • Her gün düzenli olarak egzersiz yapılmalıdır. Yürüme, kültür fizik hareketleri, sağlık durumunun izin verdiği ölçüde hareket yapılması kilo kontrolünü kolaylaştırır.
  • Yeterli ve dengeli beslenme sağlanmalı, tek tip beslenmenin önüne geçilmelidir.

Источник: https://www.diyetkolik.com/yaslilikta-beslenme-ve-sismanlik/

Yaşlılıkta Beslenme Problemlerini Tespit Etme ve Önleme

Yaşlılarda Beslenme Sorunları

Yaşlılıkta beslenme kötü ve dengesiz olduğu zaman ciddi bir sağlık sorunudur. Bu ciddi sağlık sorunun belirtilerini öğrenin ve sağlığından şüphe duyduğunuz yaşlı yakınınızın kötü beslenmesinin önüne geçin.

Yaşlılıkta iyi beslenme genel sağlık refahı için çok önemlidir. Yaşlı erişkinler fazlasıyla yetersiz beslenme riski altındadır.

Sağlığından endişe duyduğunuz yakınınızın beslenmeden yana yaşadığı problemlerin nedenlerini ve belirtilerini bildiğiniz takdirde ona düzgün beslenme konusunda daha çok yardımcı olabilirsiniz.

Beslenme bozukluklarının neden olduğu problemler:

Kötü ve yetersiz beslenme peşi sıra başka sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu sağlık sorunlarından bazıları şöyledir:

  • Bağışıklık sistemi zayıflayarak enfeksiyon riski artar,
  • Vücutta meydana gelen yaraların iyileşmesi zorlaşır ve zaman alır,
  • Düşme ve kırıklara neden olabilecek derecede kas zayıflığı meydana gelebilir.

Ayrıca kötü beslenme aynı zamanda iştahsızlığa da yol açar ve bu durumun bir kısır döngü içine girmesine ve yemem problemlerinin gittikçe artmasına neden olur.

Ciddi rahatsızlığı olan ya da demans tanısı almış yaşlılar ise kötü beslenmenin olumsuz etkilerine daha fazla maruz kalma riski altındadırlar. Özellikle bu grupların beslenmelerine ayrı bir özen gösterilmelidir.

Beslenme bozuklukları nasıl başlar?

Yaşlılıkta beslenme bozukluklarının nedeni uzaktan yeterli gıdayı alamama ya da gerekli besin gruplarından uzak bir diyet şekli gibi basit görülebilir ama öyle değildir. Aslında beslenme bozukluklarının altında fiziksel, sosyal ya da psikolojik nedenler ayrı ayrı ya da bir arada yatıyor olabilir. Örneğin:

  • Yaşlılıkta hastalıklar: Yaşlılar; genellikle birden çok hastalığı bir arada yaşıyor olmaları, çeşitli ilaçları kullanıyor olmaları, diş veya çeneye bağlı çiğneme sorunlarına sahip olmaları gibi nedenlerden ötürü iştah ve beslenme problemleri ile karşı karşıya kalıyor olabiliyorlar. Ya da hastanede yatmak durumunda kalmak da yaşlının iştah zayıflamasına neden olabilmektedir. Demans gibi daha özel durumlarda ise iştah ile birlikte tat ve koku hissinde de azalmalar görülmektedir.
  • Kısıtlı diyetler: Bazı tıbbi durumlardan ötürü tuz, yağ, şeker veya protein içeren gıdaların tüketimindeki kısıtlamalar yetersiz ve düzensiz beslenmeye neden olabilmektedir.
  • Sınırlı gelir: Bazı ileri yaşlı yetişkinlerin düzenli beslenmemesinin nedeni ise gıda mamullerini satın almada yaşadıkları maddi sıkıntıdır.
  • Sosyalliğin azalması: Belli bir yaş sonrası için yalnız başına yemek yemek keyifsiz bir aktiviteden başka bir şey değildir. Kimi zaman da yemek hazırlamaya, pişirmeye güçleri olmadığından yemek yemekten kaçınabilmektedirler.
  • Depresyon: Keder, yalnızlık, kötü bir sağlık hayatı, dilediğince hareket edememenin verdiği eksiklik veya diğer depresyon nedenleri iştah kaybına yol açabilmektedir.
  • Alkolizm: Çok fazla alkol tüketimi çeşitli besinlerin sindirimini ve emilimini engelleyebilmektedir. Yemek yerine alkol tüketildiği durumlarda ise ek besin eksikliği yaşanmaktadır.

Yaşlılıkta beslenme bozuklukları nasıl fark edilir?

Yaşlı yetişkinlerde beslenme bozukluklarına bağlı sorunların ilk nedeni başka hastalıklar olarak düşünüldüğünden ilk tanı kolayca konamamaktadır. Bu yüzden beslenme bozukluklarını tespit etmek için:

  • Yakınınızın beslenme alışkanlıklarını gözlemleyin: Sevdiğiniz yakınınız ile sadece özel günlerde düzenlenen yemeklerde değil, onun sıradan bir günündeki sıradan bir öğünde birlikte olun ve yediklerini gözlemleyin. Eğer yakınınız yalnız başına yaşıyor ise yiyeceklerini kimin satın aldığını öğrenin. Ya da yakınınız bir hastanede veya bakım merkezinde yaşıyor ise onu yemek zamanlarda ziyaret edin. Böylece hangi sıklıkla ne kalitede beslendiğini öğrenebilirsiniz.
  • Kilo hareketlerini takip edin: Sevdiğiniz yakınınızın ne sıklıkla kaç kilo verdiğini takip edin. Yakınınızın hızlı ya da değişken kilo alışverişleri hem beslenmesine hem de diğer sağlık sorunlarına dair size ipucu verebilir. Ayrıca yakınınızın kilosunu iyi bilmeniz ona alacağınız kıyafetler için beden ölçülerini de bilmenize yardımcı olur.
  • Ani değişimlere dikkat edin: Beslenme bozuklukları ani kilo değişiminin yanı sıra vücutta başka sorunlara da yol açabilir. Örneğin: Yaraların giderek kötüleşmesi ve zor iyileşmesi, kolay morarma ve iz oluşumu, sıklıkla karşılaşılan diş sorunlar kötü beslenmenin sonuçları arasındadır.
  • Yakınınızın ilaçlarını mutlaka bilin: Birçok ilaç iştah kaybına, sindirim sorunlarına ya da besin emiliminin zorlaşmasına neden olabilir.

Bazen beslenmedeki en ufak değişiklikler bile yaşlı bir bireyin sağlığında büyük değişikliklere neden olabilir. Yakınınızın sağlık durumda ciddi sorunlar ile karşılaşmamak için alabileceğiniz önlemler ve izlenecek yollar şöyledir:

  • Doktorlar ile sıklıkla iletişimde olun: Yakınınız belirgin bir derecede kilo kaybediyor ise bu durumdan doktorlarını haberdar etmenizde fayda vardır. Kullandığı ilaçlardan bazıları yakınınızın iştahı olumsuz etkiliyor olabilir. Bu durumda doktora danıştığınız takdirde doktor ilaçlarda ya da yakınınızın kısıtlı beslenme diyetinde bazı değişiklikler yapabilir. Çeneye bağlı çiğneme ya da diş problemleri yakınınızın beslenmesini etkiliyor ise bir de diş hekimi ile görüşmenizde mutlaka fayda vardır. Rutin doktor ziyaretleri sırasında yaşlılıkta beslenme ile ilgili sorular hekime mutlaka iletilmeli ve gerekirse besin takviyeleri hakkında hekimin fikri alınmalıdır. Uygun bir zamanda ise bir beslenme ve diyet uzmanı ile de ayrıca görüşülmeli ve daha sağlıklı bir beslenme için tavsiyelerine başvurulmalıdır.
  • Yakınınızı besin değeri yüksek gıdaları yemeye teşvik edin: Besin değerleri yüksek olan ve sağlığa sağlık katacak besin grubu yemeklerini sevdiğiniz yakınınıza tavsiye ve teşvik etmenizde fayda vardır. Örneğin; bol bol taze meyve, taze sebze, yoğurt, peynir ve tahıllı gıdalar tüketmesini sağlayın. Pişmiş yumurta yemesini ve omlet yiyorsa da çift aklı olmasını önerin.
  • Hafif gıdaları hayatının içine yerleştirin: Limonun, otların ve baharatların ağırlıklı olduğu bir diyet ileri yaştaki hastaların beslenmelerinin daha sağlıklı yönde şekillenmesine yardımcı olmaktadır. Bunların yoğun olduğu yemek tarifleri öğrenerek yakınınıza daha faydalı besinler hazırlayabilirsiniz.
  • Ara öğünler hazırlayın: Yakınınızın kalori ve enerji alması için onu ara öğünler yapmaya teşvik edin. Ara öğünler için meyve, fıstık ezmesi, yoğurt gibi besinler tüketmesine önayak olun.
  • Yemekleri sosyal olaylar haline getirin: Yakınınızın yemekleri yalnız başına yememesini sağlayın. Yemeklere sevdiklerini çağırarak bu aktiviteyi beklenen ve istenen bir aktivite haline getirebilirsiniz. Ya da yakınınızın birlikte yemek yiyebileceği bir sosyal gruba girmesine yardımcı olun.
  • Onu harekete teşvik edin: Çoğunlukla hafi bile olsa yakınınızı spor yapmaya, hareket etmeye ikna edin. Günlük olarak düzenli yapılan fiziksel aktiviteler kasların ve kemiklerin daha güçlü olmasını ve yaşlılıkta daha az kas ağrısı çekilmesine yardımcıdır.
  • Tasarruflu beslenmenin yollarını bulun: Yakınınızın yaşlı olduğu için indirimden faydalanabileceği bir market olup olmadığını araştırın. Gıdayı indirimli olarak alıp maddi zorluklar yaşamayacağınız imkanlar yaratmaya çalışın.
  • Dışarıdan yardım alın: Yakınınız için alışveriş yapacak bir yardımcı bulun. Evde sağlık hizmeti veren hemşire, diyetisyen ve doktorlardan yakınınız için destek alın.

Unutmayın yaşlılıkta ihtiyacının altında ya da üstünde beslenme problemlerinin erken tespiti daha sağlıklı bir hayat ve uzun bir ömre katkıda bulunur. Sevdiğiniz yakınınızın doğru beslenerek hayata tutunması için erkenden bir adım atın.

Источник: https://www.acibademmobil.com.tr/yaslilikta-beslenme/

İleri yaşlarda beslenme yetersizliklerine DİKKAT!

Yaşlılarda Beslenme Sorunları

Uzmanlar, yanlış beslenmenin özellikle yaşlılarda, bağışıklık sisteminin zayıflaması, düşük enerji seviyesi, depresyon, demans, tip 2 Diyabet, yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları, felç, osteoporoz gibi pek çok sağlık sorununa sebep olabileceği noktasında uyarıyor.  Beslenme ve Diyet uzmanı Seda Bahtiyar Tatay, beslenmede yapılacak ufak değişimler ile çoğu zaman teşhiste güçlük çekilen beslenme yetersizlerinin tedavisinin mümkün olduğunu belirtiyor. İşte Tatay’dan, yaşlılık döneminde beslenme önerileri…

Yaşlılarda hem kilo kaybı hem kilo alımı ciddi beslenme problemlerini işaret ediyor. İleri yaşlarda metabolizmanın kalori yakım hızında 40 yaş öncesine göre büyük bir düşüş olması nedeniyle, Seda Bahtiyar Tatay, ileri yaşta ve kronik hastalığı olan kişilerin genel enerji seviyelerinin çok düşük olduğuna dikkat çekti.

Tatay, hem yavaşlamış metabolizmanın getirdiği bir kilo artışı hem de enerji seviyesinin düşüklüğüne bağlı hareketsizliğin getirdiği kilo artışının yaşlılarda başlıca obezite sebebi olarak görüldüğünü belirterek,  tersi bir durum olarak iştahta azalma, yiyecek ve içecek maddesine kısıtlı ulaşım, ilaçların yan etkileri ve başka tıbbi sebeplerden dolayı istenmeyen kilo kayıpları da ileri yaşlarda görülen ciddi bir problem olduğuna işaret etti.

İleri yaşta istem dışı kilo kayıplarına dikkat!

İstem dışı kilo kayıplarının yaşlılarda doktor kontrolü gerektiren bir durum olduğunun altını çizen Tatay, şu bilgileri verdi: “İleri yaşlarda fazla tuz kullanımı, tat duyularındaki tuza hassasiyetin azalmasından kaynaklanır ki buda bu kişilerde yemekte memnuniyetsizlik ve iştahsızlık durumlarını yaratabilir.

Tuzlu ve acı tatları algılamaktaki azalma fazla tuz kullanımını doğurmakta bu da tansiyon seviyelerinde kontrolsüz artışlara sebep olmaktadır. Bunun yanında ileri yaşlarda şekerli tatlara düşkünlük, tadı daha fazla hissedebilmekten kaynaklanmakta ve fazlaca şekerli gıda, tatlı ve şekerli içecek tüketimini artırmaktadır.

Kilo alımları da zaten metabolizmanın yavaşladığı bu dönemde fazla şeker tüketimi ile artmaktadır.

Yetersiz sıvı tüketimi yaşlılarda ortak problem

Yetersiz sıvı tüketimi yaşlılarda 1. Sırada yer alan ortak problemdir. İleri yaşta sıvı tüketme kapasitesi düşer, susuzluk hissi azalır ve en önemlisi tuvalet problemlerinden (tuvalet kaçırma veya çok fazla tuvalete gitme durumlarından) dolayı sıvı alma isteği azalır.

Bunlarla beraber bu yaş döneminde sıcak havalarda veya hastalık durumlarında daha çabuk dehidrate olma eklendiği zaman, sıvı yetersizliği çok ciddi sorunlar doğurabilir. Bazı ilaçlar ve kronik hastalıklarda dehidrasyon riskini artırır.

Hafif dehidrasyon belirtileri, kabızlık, baş ağrısı, sersemlik hissi, düşük tansiyon, çarpıntı ve bilinç kaybı olarak görülebilir. Şiddetli dehidrasyon ise, böbrek yetmezliği, beyin ödemi ve ölüm ile bile sonuçlanabilir.

  B12 eksikliği toplumda her yaş grubunda çok görülen ancak ileri yaşlarda sindirim sistemi problemlerine bağlı daha çok eksikliğini gördüğümüz çok önemli bir vitamindir. Eksikliği çok kolay telafi edilmekle beraber, eksikliğinde çok ciddi hatta hayatı sonuçlar doğurabilir.

B12 eksikliğinin başlıca belirtileri;

  • El ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma hissi
  • Yürüme zorluğu
  • Anemi/kansızlık
  • Şişmiş ve enfekte olmuş dil
  • Düşünme zorluğu, hafıza problemleri, mantıklı karar verme yetisinde azalma
  • Halüsinasyon
  • Halsizlik ve bitkinlik hali

D vitamini eksikliği ileri yaşta, evden dışarı çıkabilmenin azaldığı, kişinin yeterinde güneşten faydalanamadığı ve cilt kalınlığının artığı bu dönemlerde özellikle kas dokusunun zayıflaması şeklinde büyük bir problem olarak karşımıza çıkar. Kas zayıflığı buna bağlı düşmeler ve kırıklar ileri yaşlarda görülen en ciddi problemlerin başında gelir. Ayaklarda ağırlık hissi, çabuk yorulma, merdiven çıkarken ve oturulan yerden kalkerken ki ağırlık hissi, kas zayıflığın en önemli göstergesidir. D vitamini eksikliğine bağlı kırıklarda özellikle D vitamini yetersizken alınan fazla kalsiyumun göstergesi olabilir.

Yaşlılarda beslenme önerileri;

  • Özellikle ileri yaş dönemlerinde B12, Magnezyum, A ve C vitaminden zengin gıdalar bolca tüketilmelidir. (koyu yeşil sebzeler, kuruyemişler, kurubaklagil, yumurta ve et gibi)
  • Yüksek lifli gıdalar, lifli yeşil sebzeler, tam buğday ürünleri, yoğurt ve kefir gibi gıdalar beslenmede aktif rol almalıdır
  • İhtiyaç durumda vitamin takviyeleri alınmalıdır
  • Tuz tüketimini azaltmak için baharat ve zeytinyağı ve limon kullanımını artırmak bir çözüm olabilir
  • Tatlı tüketimini azaltmak için doğal tatlı ürünler (bal, pekmez gibi),meyve tüketimi artırmak, pişirilen yemeklerin içerisine tatlı biber koymak bu konuda destekleyici olabilir.
  • Dehidrasyonu engellemek için küçük miktarlarda ama güne yayılmış olarak sıvı tüketimi öneriler arasındadır. Günlük sıvı tüketimi 24 saat için en az 1,7lt civarı önerilir.”

Источник: https://www.gidahatti.com/ileri-yaslarda-beslenme-yetersizliklerine-dikkat-45906/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.