Yatak Yarası Sıcak Havalarda Kapanmıyor

Yatak Yarası

Yatak Yarası Sıcak Havalarda Kapanmıyor

Yatak yarası (bası ülseri ya da dekübitus); uzun süre sırtüstü, yüzüstü ya da yan yatmalar sonrasında bu bölgelerde yumuşak dokuya sürekli basınç olur. Bu basınç ve sürtünmelerin sebep olduğu ve cildin iyi beslenememesi sonucu oluşan yaralardır.

Yatak yaraları çoğunlukla sandalye ya da yatak gibi dış güçler ile çıkıntı arasındaki basınca uğrayan yumuşak dokularda ortaya çıkabilir.

Yatalak olan yaşlılarda ve bunun yanı sıra kişilerde idrar ve gaita tutmadaki yetersizlikler, şuurun yerinde olmaması, savunma sisteminin yetersizliği, beslenme bozuklukları ve yaraların iyileşmesini olumsuz yönde etkileyebilen diyabet gibi hastalıklar ile birlikte seyrederse yatak yarası daha da artabilir. Basit şekillerde başlayabilen yaralar kısa zamanlarda derin mikrobik iltihabi hasarlara ve hatta vücut içindeki boşluklara dek ilerleyebilir.

Yatak yaraları kolaylıkla iyileşmeyen kronik ülserlerin arasında da yer alır. Normal olarak 2-3 hafta süresinde iyileşebilirler. Fakat basınç, damar daralmaları, enfeksiyonlar, yara çapı büyüklüğü ve beyin hastalıkları gibi bazı şeyler iyileşmede gecikmeye yol açabilir.

Genelde vücudun yer ile temas eden ve basınç altında olan kemik çıkıntıların üstündeki bölgelerde, otururken kuyruk kemiği üzerinde, dirsekte, topuklarda, kalçadaki kaba etlerde ve omzun kürek kemiklerinin üstünde meydana gelir.

Omuz üstünde yan yatarken; kalçada, dizde, ayak bileklerinin yan çıkıntılarında, leğen kemiklerinin yan bölgelerinde, omzun yan tarafında ve kulaklarda oluşur. Sırt üstünde yatarken; ayak parmaklarında, topukta, omzun kürek kemikleri üstünde, kuyruk kemiğinin üstünde, başın arka kısmında ve kalçada yatak yarası oluşabilir.

Yüz üstünde yatarken; omuzda, yüzde, dizde, leğen kemiğinde ve bilek çıkıntılarında yatak yarası olabilir.

Cilde ne kadar fazla şiddette basınç uygulanır ise hücre ölümleri ve yaralar o kadar kısa sürede oluşur. Genelde yatağa bağlı hastalarda vücut ağırlığının oluşturduğu basınç ile yumuşak dokulara baskı olur.

Hastaların %70’den fazla bir kısmı 70 yaşın üstünde yer alır. Huzurevi ve bakımevlerinde yaşayan yaşlılarda da görülme sıklıkları yüksektir.

Bu yaşlılarda görülmesinin sebebi de hareketsizlik, vücut organlarının metabolizmasının artışı, idrar ve gaita kaçırmadır.

Yatak yarasında kemik çıkıntıyla yatağın arasında sıkışan dokuların dolaşımı bozulur ve sonunda dokularda hasarlar meydana gelebilir. Bu hasarlar belirli seviyelere ulaştığı zaman da yara açılabilir.

Sürtünmelerin çok olup da ciltteki gerginliğin artması, vücuttaki sıcaklığın yüksek olması ve cildin ıslak olarak bırakılması yaraların oluşmasını kolaylaştırabilir.

Aynı zamanda bu yaraların üzerinde bakteriyel enfeksiyonlar da sıklıkla yerleşebilir.

Sabit pozisyonda kalan hastada bir iki gün içinde yatak yaraları oluşabilir. Gereken önlemler alınmaz ise kısa sürede ilerleyebilir. Normal şartlarda 15 ve 20 gün içerisinde iyileşmesi beklenen erken evredeki bir yara önlemlerin alınmaması sonucu kötüleşebilir.

Yara ilk olduğunda derideki ilk değişiklikler aslında madalyonun diğer yüzüdür. Çünkü doku hasarı genelde deri altında başlar ve deri yüzeyinde sonraları kendini gösterir. Yani kızarıklık görüldüğü zaman altındaki dokunun daha fazla hasar almış olma ihtimali daha fazladır. Bu yüzden ihmal edilmemesi gereken yaralardandır.

Yatak yarası riski altında olanlar; yaşlılar, nörolojik rahatsızlıkları olanlar, cildinde hasar ve yıpranmalar olanlar, hareket edemeyenler, kanser gibi çökertici olan hastalıklara sahip olanlardır.

Genel olarak yatak yarasının nedenlerini sıralayacak olursak;

  • Uzun süreli hareketsiz kalma
  • Sıkı giysi giyme
  • Aşırı derecede terleme, idrar ve gaita kaçırma
  • Uygun olmayan yatakların, yastıkların ve tekerlekli sandalyelerin kullanılması
  • His ya da hareket bozukluğu yaşayanlarda cilt bakımına gereken özenin gösterilmemesi
  • Yaralar tedavi olduktan sonra kontrol edilmemesi
  • Nevresim takımlarının pis, ütüsüz ve kırışık olması

Yatak Yarası Nasıl Geçer?

Yatak yarasının geçmesi için hastaların tedavilerinin yanı sıra bakımlarına da özen gösterilmelidir. Hastalar havalı olan özel yataklarda yatırılmalıdır. Bacakları yatağa az temas etmelidir. Cildin günlük olarak bakımı yapılmalıdır.

Bu amaç ile eğilimi olan alanların önce buz ile hafifçe ovuşturulması, ardından yumuşak havlular ve saç kurutma makineleri ile kurutulması gerekir. Sızıntı var ise deri ılık su ile yıkanıp temiz tutulmalıdır.

Nemlendirici kremler ile derinin kuruması engellenmelidir.

Hastanın mümkün oldukça hareket ettirilmesi gerekir. Şayet mümkün değil ise, hastanın pozisyonunun düzenli olarak her yarım saatte bir değiştirilmesi gerekir.

Hastanın bedeni öncesinde yüzüstü pozisyona, sonrasında 30 derece sağ tarafa yan pozisyona, ardından sırtüstü pozisyona, daha sonrasında da 30 derece sol yan pozisyona, ardından tekrar yüzüstü pozisyon aldırılır. Bu sayede basınç geniş bir alanda dağıtılır.

Basınç altında kan ile yeterince beslenmeyen bölgenin adeta nefes alıp ve beslenmesi sağlanıp yaraların oluşması için gerekli süre uzatılır.

Yatak Yarası Evreleri ve Tedavi Yöntemleri

Yatak yarası 4 evreye ayrılır. Bunlar:

1.Evre: Bu evrede basınç uygulandığı zaman kaybolmayan kızarıklar bulunur. Kişi ağrı hisseder fakat derinin bütünlüğünde bozulma yoktur. Bu evrede hasta yatağının üstüne havalı yatak konulabilir. Hasta gün içinde 2 saatte bir pozisyon değiştirmelidir. Vücut hijyeni sağlanmalı ve beslenme düzenine dikkat edilmelidir.

2.Evre: Derinin yüzeyinde veya üst tabakasında dokuda bozulma ve yaralar başlamıştır. Bu evrede de yaraya sebep olan basınç ortadan kaldırılmalı ve enfeksiyondan korunarak düzenli olarak yaraya pansuman yapılmalıdır.

3.Evre: Derinin altındaki dokular dahil bütün dokular etkilenmiştir. Kişi ağrı hissetmez. Bu evrede enfeksiyonun sonlandırılması sağlanır. Antibiyotik kullanılması, yara etrafı ölü doku temizliği ve düzenli pansuman yapılmalıdır. Genelde cerrahi müdahale gerekir. Bu evrede zengin protein kaynaklı beslenme rejimi uygulanmalıdır.

4.Evre: Derinin bütün tabakaları etkilenmiş, kasta ve dokularda harabiyet bulunur.Yara enfektedir ve ağrı hissedilmez. Tedavisi cerrahi olarak yapılır. Enfekte haldeki doku cerrahi işlem ile çıkarılıp yara temizlenir.

Источник: //evdesifa.com/yatak-yarasi/

Yatak Yarası (Bası Yarası) Nedir, Pansuman Nasıl Yapılır?

Yatak Yarası Sıcak Havalarda Kapanmıyor

Yara bakımı ve bası yarası, alanında uzman olan yara bakımı eğitimli yardımcı sağlık personelleri ve hekimler tarafından verilmelidir. Olumsuz durumlarda hastanın yarasının bulunduğu uzuvu ve yaşamını aksi yönde etkileyecek hatalı tedavilerin yapılabileceğini unutmayın.

Bası yaralarının belirtileri nelerdir?

Bası yaralarının şiddetine bağlı olarak değişken aşamaları vardır. Tekerlekli sandalye kullanan hastaların üzerinde bası yaralarının gelişme riski daha yüksektir:-Kalça, kuyruk sokumu-Omurga-Kürekkemiği

-Bacak kolların arkası

Bası yarası veya yatak yarası dört evreye ayrılır:

Yatak yarası veya bası yarası evreleri görseli. Fotoğraf Kaynağı: www.uh.edu

Birinci evre: Cilt kızarık görünür ve dokunulduğunda sıcaktır. Kaşıntı hissiyatı olabilir.
İkinci evre: Renksiz bir şekilde ağrılı açık yaralar ya da kabarcıklar görülebilir.

Üçüncü evre: Cilt yüzeyinin altındaki doku hasarına bağlı olarak krater benzeri bir görünüm oluşabilir.
Dördüncü evre: Ciltte muhtemelen ciddi enfeksiyon görülebilir. Kaslar, kemikler ve hatta tendonlar görülebilir.

Enfeksiyon kapmış bir yaranın iyileşmesi çok daha uzun sürer ve bu enfeksiyon vücudun farklı bölgelerine yayılabilir.

Yatak Yarası Tedavisi

Yatak yarası tedavisi ciltte etkilenen bölge üzerindeki baskıyı azaltmak, yaraları inceltmek, ağrı kontrolünü sağlamak, enfeksiyonu önlemek ve iyi beslenmeyi içerir.

Tedavi İçin Gerekli Ekip

Yara bakımı tedavisi genellikle oldukça disiplinli bir yaklaşım gerektirir:

  • Tedavi sürecini ve planını denetleyen bir hekim
  • Yara bakımında uzmanlaşmış bir evde bakım doktoru veya evde bakım hemşiresi
  • Yaraları yönetmek için bakım desteği sağlayan hemşire veya tıbbi asistanlar
  • Hareketliliğin iyileştirilmesine yardımcı olabilecek bir fizik tedavi uzmanı
  • Beslenme ihtiyaçlarınızı izleyen ve iyi bir diyet öneren diyetisyen
  • Cilt hastalıklarında uzmanlaşmış bir dermatolog
  • Bir sinir cerrahı, ortopedik cerrah veya plastik cerrah

Yatak Yarası Basıncının Azaltılması

Bir yatak yarası tedavisinde ilk adım yaraya sebep olan basıncı ve sürtünmeyi azaltmaktır. Stratejiler şunları içermektedir:

  • Yeniden KonumlandırmaEğer yatak yarası varsa, sık sık pozisyon değiştirin, hastanın konumunu değiştirme sıklığı bulunduğunuz yüzeyin durumuna ve kalitesine bağlıdır. Genellikle bir tekerlekli sandalye kullanıyorsanız, her 15 dakikada bir yükü değiştirmeyi ve saatte bir pozisyon değiştirmeyi deneyin. Eğer hasta kişi sürekli yataktaysa iki saatte bir pozisyon değiştirin.
  • Destek Yüzeylerini KullanmaSavunmasız cildi koruyacak şekilde uzanmaya veya oturmaya yardımcı olacak özel yatak, minder ve yastık kullanın.

Yaraların Temizlenmesi ve Sarılması

Yatak yarası için bakım ve tedavi yaranın ne kadar derin olduğuyla alakalıdır. Genellikle, bir yaranın temizlenmesi ve pansuman süreci şunları içerir:

  • Temizlik. Etkilenen cilt ciddi hasara uğramamışsa nazik bir şekilde temizleyip, yıkayıp kuru kalması sağlanmalıdır. Her kıyafet değişiminde açık yaralar su veya tuzlu su ile temizlenmelidir.
  • Bandaj yerleştirmek. Bandaj yarayı nemli tutarak iyileşmeyi hızlandırır. Aynı zamanda enfeksiyona karşı bir bariyer oluşturur ve yaranın çevresini kuru tutar.
  • Hasarlı Dokuları Çıkarmak. Yaraların düzgün bir şekilde iyileşmesi için hasar görmüş, ölü veya enfekte dokulardan arındırışmış olması gerekir. Hasarlı bir dokunun çıkarılması için bir dizi yöntem gerekir, bunun için doktorunuzdan yardım almalısınız.

Yara Bakımı İlaçları ve Diğer Müdahaleler

Diğer tıbbi müdahaleler şunları içermektedir:

Ağrıyı kontrol altına alacak ilaçların kullanımı. Birtakım ilaçlar ağrı azaltmakta etkilidir, bu ilaçlar hakkında bilgi almak için doktorunuza danışmalısınız. Bu tip ilaçlar yara bakımı öncesi veya sonrasında oldukça yardımcı olabilir.

Enfeksiyona karşı savaşan ilaçlar. Diğer tedavilere cevap vermeyen enfekte yaralar bazı antibiyotikler kullanılarak tedavi edilebilir.

Sağlıklı bir diyet seçimi ve iyi besleme yara iyileşmesini hızlandırabilir.

Ameliyat
Yara tedavisinde diğer tüm yöntemlerin işe yaramadığı, iyileşemeyen büyük yaraların kötüye gittiği bir durumda cerrahi operasyon gerekebilir.

Açık yara nedir?
Açık yaranın ana komplikasyonu enfeksiyon riskidir. Yara alanı karanlık, kuru veya daha da derinleşirse enfeksiyon riskiniz olabilir

Yara nasıl iyileşir, yara iyileşmesinin aşamaları nelerdir?

Yaranın iyileşme aşamaları organize bir şekilde ilerlemekte ve dört süreç izlenmektedir; hemostaz, inflamasyon, proliferasyon ve olgunlaşma. Yara iyileşmesinin aşamaları belirgin aralıkta ilerlemesine rağmen, yaralar hastanın iç ve dış koşullarına bağlı olarak gerileyebilir veya ilerleyebilir. Yara iyileşmesinin dört aşaması:

Hemostaz Aşaması
Hemostaz, yaranın pıhtılaşma yolu ile kapanma sürecidir.

Kan vücuttan sızdırıldığında hemostaz başlar, hemostazın ilk adımı kan damarlarının daralması sonucu kan akışının kısıtlanmasıdır.

Daha sonra trombositler kan damarındaki bölünmeyi kapatmak için birbirine yapışır. Son olarak, pıhtılaşma oluşur ve trombositten oluşan tıkacı moleküler bir bağlaç liflerle güçlendirir.

İnflamatuar Aşama
İltihap yaranın iyileşmesinin ikinci aşamasıdır, hasar gören kan damarlarına sızarak bölgesel şişmeye neden olan hasardan hemen sonra başlar.

İltihap hem kanamayı kontrol altına alır hem de enfeksiyonu önler.

 Sızan sıvı hücrelerin iyileşmesi ve onarılmasına izin verir, inflamatuar faz boyunca hasar gören hücreler, patojenler ve bakteriler yaradan uzaklaştırılır.

Proliferatif Aşama
Yara iyileşmesinin proliferatif aşaması kolajen ve hücre dışı matristen oluşan yeni bir dokuyla yara yeniden oluştuğunda gerçekleşir. Bu aşamada yeni dokular oluştuğunda yara daralır. Buna ek olarak, granülasyon dokusunun sağlıklı olabilmesi, yeterli oksijen ve besin alabilmesi için yeni bir kan damarı ağının kurulması gerekir.

Olgunlaşma Aşaması
Yara iyileşmesinin yenilenme aşaması da denir. Bu olgunlaşma evresi kolajen doku tip 3’ten tip 1’e yeniden modellenmesi ve yaranın tamamen kapanmasıyla sonlanır. Yarayı onarmak için kullanılan fakat artık gerek duyulmayan hücreler apoptoz veya programlanmış hücre ölümüyle giderilir.

Yaraya iyi gelen şeyler nelerdir?

İyi beslenme iyileşme için gereklidir. İyileşme sürecinde, vücutta artan miktarda kalori, protein, A ve C vitamini ve bazen çinko gerekir.

Sağlıklı beslenme hedefleri
İhtiyacınız olan tüm kalorileri, proteinleri, vitaminleri ve mineralleri almak için çeşitli yiyecekler tüketin. Vücudunuz yaraları etkin bir şekilde iyileştirebilmek için çeşitli besin maddelerine ihtiyaç duyar. Ne yediğiniz vücudunuzdaki yaranın ne kadar hızlı iyileşeceğini belirleyen en önemli faktörlerden biridir.

Yara bakımı pansumanı nedir, pansuman nasıl yapılır ?
Pansuman
, bir doktor, hemşire, bakıcı ve/veya hasta tarafından yaranın iyileşmesine yardımcı olmak, enfeksiyon kapmasını veya komplikasyonlar gibi başka sorunları önlemek için kullanılır.

Yara pansuman malzemeleri yarayla doğrudan temas edecek şekilde tasarlanmıştır. Pansuman yaranın türüne, ciddiyetine ve konumuna bağlı olarak çeşitli amaçlara hizmet eder.

Enfeksiyon riskini azaltmanın en önemli işlevi olmasının yanı sıra kanamayı durdurup pıhtılaşmanın oluşmasına ve diğer iyileşme süreçlerinin başlamasına yardımcı olur.

Hidrokolloid sargı yanıklar, hafif ila orta derecede yaralar, nekrotik yaralar, basınç ülserleri ve venöz ülserlerde kullanılır.

Hidrojel sargı ise aşırı miktarda ağrılı, sıvı ve nekrotik yaralarda, basınç ülserleri, ikinci derece veya daha yüksek yanıklarda ve enfeksiyon içeren yaralarda kullanılır.

Aljinat sargılar orta ve yüksek miktarda yara drenajında, venöz ülserlerde, 3 veya 5. Seviye ülserlerde kullanılır.

Kolajen  yara sargısı yatak yaraları, ülserler, kronik yaralar, cerrahi yaralar, ikinci derece veya daha yüksek yanıklar ve geniş yüzeyli yaralar için kullanılabilir.

Yatak yarası veya bası yarası sürecinin daha çabuk iyileşmesini engelleyen faktörler nelerdir?

Ölü doku (nekroz): Ölü dokular ve yabancı maddeler iyileşme sürecini etkiler.

Enfeksiyon: Açık yaralar bakteriyel bir enfeksiyon sonucu gelişebilir, vücut yarayı iyileştirmek yerine enfeksiyonla başa çıkmaya çalışır.

Kanama: Kalıcı kanama yaranın katmanlarını sürekli ayrı tutacak, birleşmesini önleyecektir.

Mekanik hasar: Örneğin sabit olmayan, yatağa bağlı bir hastanın sürekli basınç ve sürtünme oluşma riskiyle karşı karşıyadır.

Diyet: Besin değerleri bakımından zayıf yiyeceklerin seçilmesi yaralı bölgeyi C vitamini, çinko ve protein gibi yarayı iyileştirmede etkili besin öğelerinden mahrum bırakabilir.

Tıbbi durumlar: Diyabet, anemi ve bölgeye kan akışını kısıtlayan bazı vasküler hastalıklar veya bağışıklık sistemini etkileyen bozukluklar yaranın iyileşmesini geciktirebilir.

Yaşlılık: Yaşlılarda yatak yarası veya bası yaralarının iyileşmesi daha uzun sürebilir.

İlaçlar: Bazı tıbbi durumların tedavisinde kullanılan ilaçlar veya tedaviler vücudun iyileşme sürecini etkileyebilir.

Sigara içmek: Sigara kullanımı iyileşmeyi engeller ve komplikasyon riskini artırır.

Varisli damarlar: Kısıtlı kan dolaşımı ve şişme cildin parçalanmasına ve kalıcı ülserasyona neden olabilir.

Kuruluk: Havayla temas halindeki yaraların (bacak ülseri gibi) iyileşme olasılığı daha düşüktür. Deri hücreleri ve bağışıklık hücreleri gibi iyileşmeye dahil olan çeşitli hücrelerin nemli ortama ihtiyacı vardır.

Havayla temas halindeki bası yarası veya yatak yarası daha çabuk iyileşir mi?

Çoğu ebeveyn ve hemşirenin yara tedavisinde zamana bağlı bir yaklaşımı vardır: temizleyin, kanamayı durdurun ve sonra biraz hava almasına izin verin.

 Tıbbi kaynaklarda anlatıldığı üzere bu yaklaşımın amacı enfeksiyon olasılığını azaltmak ve iyileşme sürecini hızlandırmaktır. Fakat yıllar ilerledikçe araştırmalar birçok kişinin küçük kesikler ve yaralanmalarda uyguladıkları bu yöntemin yanlış olduğu anlaşılmıştır.

Uzmanlara göre bir yarayı havayla temas ettirmek korkunç bir hatadır, çünkü hücrelerin ölmesine yol açan kuru bir ortam oluşturur.

Yapılan birkaç çalışma yaraların nemli ve üzerinin örtülü tutulduğunda kan damarlarının çok daha hızlı bir şekilde yenilendiğini ve enfeksiyona neden olan hücre sayısının açık bırakılan yaralara göre daha hızlı azaldığını göstermekte. Yarayı nemli tutmak ve en az beş gün süreyle örtmek yapılabilecek en iyi uygulamadır.

Ayrıca antibakteriyel merhem uygulaması da yaygın bir hatadır, bu merhemler yaranın nemli kalmasına neden olabilir ancak kontat dermatit adı verilen şişme ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Günde iki kez uygulanan vazelin oldukça etkili bir çözümdür.

Bu makaledeki yatak yarası veya bası yarası bilgileri kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız. İçeriklerde Acıbadem Mobil Sağlık’ın tedavi edici sağlık hizmetlerine yönelik bilgiler yer almamaktadır.

Acıbadem Mobil Evde Bakım Yara Bakımı Ekibi

Acıbadem Mobil evde bakım ekibi, hastaneye gelemeyen veya mümkün olmayan kişilerin evlerine veya bulundukları yere giderek yara bakımını gerçekleştirir.

Acıbadem Mobil evde bakım ekibi ve yatak yarası bakımı yapan yara bakım ekibinin bir diğer görevi de çoğunlukla yatağa bağımlı olan bu hastaların yakınlarını ve bakıcılarını eğiterek, yeni yara açılmasını önlemektir.

Daha fazla bilgi için:
Acıbadem Mobil: 0216 445 44 44

Источник: //www.acibademmobil.com.tr/yatak-yarasi-ve-basi-yarasi-nedir/

Yatak Yarası Sıcak Havalarda Kapanmıyor 3 Günde Oluşuyor 3 Ayda İyileşmiyor

Yatak Yarası Sıcak Havalarda Kapanmıyor

Yatağa bağımlı hastalarda en sık görülen sağlık sorunlarından biri olan yatak yarası, hareket kısıtlılığı olan binlerce insanı tehdit ediyor.

Sadece üç günde oluşabilen ancak tedavisi aylarca süren yatak yarası şikayetlerinin havaların ısındığı yaz döneminde arttığına dikkat çeken Evde Bakım Uzmanı Dr.

Tayyar Vardar, yatağa bağımlı halde yaşayan yaklaşık 300 bin hastanın bu riski taşıdığını söyleyerek alınması gereken tedbirler hakkında uyarılarda bulundu

Sürekli yatma ve hareketsizlik sebebiyle kemik çıkıntıları üzerinde uygulanan basıncın deride yarattığı hasara yatak yarası adı veriliyor.

Hareket kısıtlılığı olan yatağa ya da tekerlekli sandalyeye bağımlı kişilerde, yaşlılarda, aşırı şekilde şişman ya da zayıf olanlarda görülme riski oldukça yüksek olan bu sağlık sorunu, yalnızca üç günde oluşabiliyor. Tedavisi ise üç aydan fazla sürebiliyor.

Türkiye’de yatağa bağımlı yaklaşık 300 bin hastanın yatak yarası riskiyle karşı karşıya kaldığına değinen Medical Center Evde Bakım Uzmanı Dr. Tayyar Vardar, özellikle havaların ısındığı yaz aylarında bu hastalıktan şikayet edenlerin sayısının arttığına dikkat çekti.

Yaz dönemi öncesinde alınması gereken tedbirlerle yatak yarası oluşumunun %70 oranında engellenebileceğinianlatan Tayyar Vardar, evde doğru ve profesyonel bir bakım sayesinde yatak yaralarının bir problem olmaktan çıkabileceğini söyledi.

Yaranın ilacı evde doğru bakımı sağlamak

Kişilerin yaşam kalitesini etkileyen, sosyal hayattan koparan ve psikolojik etkileri bulunan yatak yarasının hastanelerde yatağa bağımlı olarak yaşayan veya yoğun bakımda uzun süre kalan hastalarda daha fazla görüldüğünü anlatan Tayyar Vardar, soruna karşı evde uygulanacak bakım hizmetlerinin etkili sonuçlar verdiğini söyledi. Hastalığın üç günde oluşabildiğini ve fark edilmesinin zor olduğunu belirten Tayyar Vardar şöyle konuştu: “ Evde bakım hizmeti alan yatağa bağımlı hastalarda düzenli olarak hekimler tarafından genel değerlendirmeler yapılır ve her hastada risk faktörleri tespit edilir. Hastanın tedavi planını denetleyen hekim ve yara bakımı konusunda uzmanlaşmış bir hemşire tarafından gereken tedbirler alınır ve uygulanır. Bu yöntemle yatak yarasının oluşması engellenebilir. Risk altındaki hastalara önleyici tedbirlerin uygulanmasıyla yatak yaralarının en az %50’den fazlasının azaltılması sağlanabilir.”

Geçen yıllara göre hastalıkta artış var

Yatağa bağımlı hastaların birçoğunun yatak yarası oluşumu açısından önemli derecede risk taşıdığını belirten Medical Center Evde Bakım Uzmanı Dr. Tayyar Vardar, hastalığın ülkemizde görülme sıklığını daha önceki yıllara göre %10 oranında artığına dair araştırmaların olduğunu söyledi. Dr.

Tayyar Vardar “ Yatak yarası tüm dünyada ciddi bir sağlık problemi olarak görülmektedir. Genellikle 65 yaş üzeri yatağa bağımlı hastalarda daha çok yaşanan bir sağlık sorunudur. Ülkemizde yaşlı nüfusun artmaya devam ettiğini düşündüğümüzde yatak yarasının gelecekte hem ciddi bir problem hem de önemli bir maliyet yaratacağını söylemek mümkün.

Bu doğrultuda alınacak tedbirlerin öneminin iyi bilinmesi gerekiyor.”dedi.

Dr. Tayyar Vardar, özellikle havaların ısınmaya başladığı bu dönemlerde yaygınlığı artan hastalığa karşı evde şu önlemlerin alınması gerektiğini anlattı:

  • Hastanın cildi temiz tutulmalı, kuru ve aşırı nemli olmamalıdır.
  • Sürtünme nedeniyle oluşabilecek cilt hasarı, yataktan veya tekerlekli sandalyeden hastanın sürüklenerek değil kaldırılarak pozisyonun değiştirilmesiyle azaltılabilir.
  • Yatağa bağımlı hastalarda muhakkak havalı yatak kullanılmalı, havalı yatak seçiminde bu konuda uzman kişilerden destek alınmalıdır.
  • Basınç altındaki bölgenin rahatlatılması önleyici tedbirlerin en önemlisidir ve sık sık pozisyon değiştirilmelidir. Hasta en az iki saatte bir çevrilmelidir.
  • Pozisyon değiştirirken derinin sürtünme kuvvetlerine maruz kalmamasına dikkat edilmeli, sürtünme kuvvetlerini azaltmak için transfer destekleri kullanılmalıdır.
  • Hastanın beslenmesine dikkat edilmelidir.
  • Hastanın düzenli aralıklarla cilt bütünlüğü kontrol edilmeli ve enfeksiyonlara karşı tedbir alınmalıdır.
  • Mevcut enfeksiyonlarla mücadele edilmeli ve gerekli laboratuar tetkikleri düzenli yaptırılmalıdır.
  • Hastanın genel durumu profesyonel evde bakım uzmanları tarafından detaylı bir şekilde değerlendirilmelidir.

Источник: //www.urfahaberleri.com/haber/9380/yatak-yarasi-sicak-havalarda-kapanmiyor-3-gunde-olusuyor-3-ayda-iyilesmiyor/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть