Yatan Hastalarda Pıhtı Atması (Emboli) Riski

içerik

Pıhtının Eritilmesi (Trombolitik Tedavi)

Yatan Hastalarda Pıhtı Atması (Emboli) Riski

Tıkanıklık çoğu kez derin ven trombozu (toplardamar içinde pıhtı) ile başlar ve genelde hayat boyu devam eder. Derin ve trombozunda klasik tedavi pıhtıyı eritmek yerine, pıhtının büyümesini, akciğere atmasını, ölümü ve tekrar derin ven trombozunu engellemeyi amaç edinen pıhtı oluşumunu engelleyen tedavidir.

Halk arasında kanın sulandırılması adı verilen bu tedavide önce heparin sonra Coumadin (Warfarin) ile yapılan antikoagulan tedavi en az 3-6 ay devam ettirilir.

Ancak bu tedavi damardaki pıhtıyı ortadan kaldırmaz ve bu tedavi sonunda hastaların %20 sinde damar açılabilir.

Pıhtının erimeyip damarın açılmadığı hastalarda bacak yaralarına kadar ilerleyebilen toplardamar yetmezliği (posttrombotik sendrom) gelişme riski yüksektir.

Derin ven trombozunda başlangıçta toplardamar içinde taze, yumuşak bir pıhtı bulunur ve ilk günlerde toplardamarın içerisine kateter yerleştirilmesi ve bu kateterden pıhtı eritici ilaç verilmesi ile pıhtı 24-48 saat içinde eritilebilir. Pıhtıyı parçalayarak eriten özel bir kateter kullanıldığında bu sure bir kaç saate iner. Trombolitik tedavi adı verilen bu işlem olay olduktan sonra ne kadar kısa süre içinde yapılırsa o ölçüde etkilidir.

Hangi hastalarda pıhtı eritilmelidir?

Bacak toplardamarlarında pıhtı olan her hastada pıhtı eritici tedavi yapılması gerekli değildir. Aşağıda özetlenen hasta gruplarında pıhtı eritilmeye çalışılmalıdır.

  • Diz ile karındaki ana toplardamarlar arasında (iliofemoral) pıhtı olan genç, çalışan ve aktif hastalarda
  • Bacakta gangren oluşumuna neden olabilecek toplardamar pıhtıları
  • Pıhtının yaygın olup, akciğere atma riskinin yüksek olduğu hastalar,
  • Altta yatan anatomik anormalliğin ( Ör: May-Thurner)olduğu hastalar
  • Uzun yaşam beklentisi olan hastalar
  • Pıhtı uygulanmasının riskli olmadığı DVT hastaları

Hangi hastalarda pıhtı eritici tedavi yapılmaz?

Pıhtı eritici tedavinin en büyük yan etkisi kanamadır. Bu nedenle kanama riski başka nedenlerle yüksek ise pıhtı eritici tedavi bu riski daha arttıracağı için uygulanmaz.

  • Kanamaya aşırı yatkın hastalar
  • Trombosit (kan pulcuğu) sayısı az olan hastalar
  • Organlarda kanama riski yüksek olan hastalar (Yeni kalp krizi, beyin kanaması, mide-barsak kanaması, yeni ameliyat yada yaralanma)
  • Böbrek ve karaciğer yetmezliği
  • Kanser (Örneğin beyine sıçramış olan)
  • Gebelik

Ne zaman yapılmalıdır?

DVT yada pıhtı belirtileri başladıktan sonra ilk iki hafta içinde pıhtı eritici tedavi yapılmalıdır. Ne kadar erken tedavi yapılırsa başarı şansı o oranda artar.

Nasıl yapılır?

Pıhtı eritici tedavide amaç etkinliği maksimuma çıkartmak ve dozu azaltarak kanama riskini düşürmek için kanama yapma riski yüksek olan ilacın (tPA, Ürokinaz, v.b.) doğrudan pıhtının içine verilmesidir. Bunun için hasta eğer coumadin alıyor ise kesilir ve yerine Heparin başlanır.

Hasta anjiografi ünitesine alınır. Ultrason eşliğinde pıhtının daha aşağısındaki bir damara (örneğin diz arkasındaki popliteal yada bilekteki posteriyor tibial toplardamara lokal anestezi altında bir giriş kateteri (spagetti makarna kalınlığında plastik bir boru) yerleştirilir.

Bu kateterden boyalı madde verilerek bacak toplardamarlarının filmi (venografi) çekilir ve sonra aynı kateterin içinden başka kateter ve tel yardımı ile yukarı doğru ilerlenip, pıhtı geçilerek açık olan toplardamara ulaşılır.

Bundan sonraki aşamada aşağıdaki yöntemlerden biri yada bir kaçı uygulanır.

Pıhtı eritici kateter yerleştirilmesi: Tel üzerinden üstünde çok sayıda deliğin olduğu bir kateter pıhtının içine yerleştirilir ve ilaç verilmeye başlanır. İlaç kateterdeki deliklerden fıskiye gibi püskürerek doğrudan pıhtıya verilmiş olur. Hasta yoğun bakım ünitesine alınarak ortalama 24-72 saat sürecek olan ilaç verilme süreci başlatılır.

Hasta her gün anjiografi ünitesine alınarak venografisi çekilerek pıhtının tam olarak eriyip erimediğinden emin olunur. Damarın açıldığından yada artık açılmayacağından emin olunduğunda kateterler çekilir. Kullanılan pıhtı eritici ilaç dozu (tPA: doku plazminojen inhibitörü) saatte 1 mg dır.

Bir hastanın ortalama 48 saatlik tedavisi için yaklaşık 50 mg ilaç gerekir.

Ultrasonik kateter yerleştirilmesi: Yukarıdaki kateter tedavisinin etkinliğini artırmak için üzerinde ultrasonik titreşim yaparak pıhtının parçalanmasına mekanik olarakta katkıda bulunabilen özel bir kateter kullanılabilir.

Bu yöntemle tedavi klasik kateterle yapılan tedaviye göre yarı yarıya kısa sürer ve yarı yarıya daha az ilaç kullanılır. İlaç dozunun daha da azaltılmasından ötürü kanama riski azalır. Kullanılan pıhtı eritici ilaç dozu (tPA: doku plazminojen inhibitörü) saatte 0.5 mg dır.

Bir hastanın ortalama 24-48 saatlik tedavisi için yaklaşık 12-25 mg ilaç gerekir.

Pıhtı parçalayan ve eriten kateterlerin kullanılması: Zaman alan ve kanama riski taşıyan bu yöntemlere göre daha etkili ve hızlı sayılabilecek bir diğer yöntem ise pıhtının özel bir kateter ile parçalanarak eritildikten sonra emilip çıkartılmasıdır.

Pıhtı eritici ilacın çok daha düşük dozda pıhtı bulunan damar içerisindeki hızla dönen bir kateterden verilmesi ile ilacın pıhtı ile daha iyi teması sağlanır. Bu sayede bir yandan pıhtı mekanik olarak parçalanırken, bir yandan da parçalanan pıhtılar ilaç ile hızla eritilir ve erimiş olan pıhtı kalıntıları ve ilacın fazlası kateterden geri çekilir.

Kullanılan pıhtı eritici ilaç dozunun daha düşük ve dolayısı ile kanama riskinin daha az olduğu bu yöntemde yaklaşık birkaç saat içinde ve tek bir seansta tedavi sağlanabilmektedir. Birkaç gün süren pıhtı eritici tedavi yöntemlerine göre bu tedavi hastalar açısından çok avantajlı ve konforludur.

Kullanılan pıhtı eritici ilaç dozu (tPA: doku plazminojen inhibitörü) saatte 5-10 mg dır. Bir hastanın ortalama 1-2 saatlik tedavisi için yaklaşık 10-20 mg ilaç gerekir.

Sonrası

Pıhtının eritildikten sonra altta yatan bir damarsal sorun (darlık yada bası) çekilen filmlerde belirlenmiş ise o durum düzeltilmeldir. Hastaların %70-80 ninde karındaki damarlara pıhtı eritildikten sonra stent yerleştirmek gerekebilir.

Pıhtı eritildikten sonra sanki pıhtı aynen duruyormuş gibi kanı incelten ilaç tedavisine devam edilmelidir. Heparin ve/ veya Coumadinden oluşan bu tedavi pıhtının tekrar oluşmasını engelleyecektir.

Avantajları

Yöntemler arasında farklılar olabilmekle beraber pıhtı eritici tedavinin başlıca avantajları pıhtının tam olarak eritilmesinin %87-100 oranında gerçekleşebilmesi, hastanın şikayetlerinin kısa süre içerinde geçebilmesi, hastaların rahatlayabilmeleri ve yaşam kalitesinin normale dönmesidir. Şişlik, ağrı ve morarma geçince hastalar rahat yürüyebilirler. Hastanede yatış süresi çok kısalır ve günlük yaşamına, işlerinin başına çok kısa sürede dönebilirler. Daha da önemlisi pıhtı olan hastalarda damarlardaki tıkanıklığın devam etmesi sonucunda yıllar sonra ortaya çıkabilecek olan toplardamar yetmezliği riskinin ve şiddetinin önemli oranda azaltılabilmesidir. Ancak en önemli konu pıhtının tam eritilebilmesidir. Pıhtı tam olarak eritilemeyip, geride kaldığında arzu edilen rahatlama sağlanamaz. Bu nedenle etkili yöntemleri erkenden kullanmak önemlidir.

Özetle başlıca avantajlar:

  • Pıhtının tam olarak eritilmesi %87-100 oranında gerçekleşebilir
  • Hastaların bacaklarındaki şiddetli ağrı ve şişlik tedavi başarıya ulaştığında hemen geçer
  • Hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebilirler
  • İleride görülebilecek olan toplardamar yetmezliği yada posttrombotik sendrom belirtileri önemli oranda azalır.

Dezavantajları

  • En önemli yan etki kanamadır. Hastalarda tedavi süresince kanamaya eğilim olur ve kateter kenarlarından sızma olabilir. Ancak önem taşıyan kanama (beyin kanaması, iç organlarda kanama) riski %1-2 oranındadır.
  • Akciğere pıhtı atması. Tedavi sırasında %1 olabilen ve önem taşıyabilen bir yan etkidir.
  • Ölüm riski genellikle kanama yada akciğere pıhtı atması ile gelişir ve %1 oranında görülebilir

Источник: https://www.cuneytkoksoy.com/pihtinin-eritilmesi-trombolitik-tedavi

Akciğere Pıhtı Atması (Pulmuner Emboli) Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Yatan Hastalarda Pıhtı Atması (Emboli) Riski
83 / 100SEO Score

Akciğere pıhtı atması (pulmuner emboli) genellikle bacak toplardamarlarında oluşan pıhtının, buradan koparak akciğer damarlarından birini veya birkaçını tıkaması sonucu oluşur.

Ölümlere neden olabileceği için hızlıca tespit edilmesi gerekir. Pıhtının oturduğu ve tıkadığı damarın büyüklüğüne göre şikayetler değişir.

Tüm dünyada kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerde kalp krizi ve inmeden sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Bu da hastalığın ne kadar ciddi olduğunu göstermektedir.

Tümör hücreleri, hava kabarcıkları, yağ parçacıkları gibi nedenlerde akciğer damarlarında tıkanıklıklara neden olabilir. Biz bu yazımızda pıhtı nedeniyle gelişen tıkanıkları (tromboemboli) anlatacağız.

Akciğere Pıhtı Atması – Pulmuner Emboli Neden Olur?

Pıhtının ana kaynağı büyük oranda baldır ve bacak toplardamarlarıdır. Çeşitli nedenlerle kişinin baldır veya bacak toplardamarlarında pıhtı oluşur. Buradan kopan pıhtı parçası kalbe, oradan da akciğer damarlarına geçer.  Peki bacak damarlarında neden pıhtı oluşur?

Bacak damarlarında pıhtı oluşumunu kolaylaştıran bazı risk faktörleri vardır. Aşağıda sayacağımız nedenler hem bacaklarda pıhtı oluşumu (DVT) hem de akciğere pıhtı atması riskini arttırır.

  • Genetik pıhtılaşma bozuklukları: Bu hastalıklarda kişide genetik olarak pıhtılaşmaya yatkınlık vardır. Bu hastalıklardan en sık görülen faktör 5 leiden mutasyonudur.  Protein C eksikliği, protein s eksikliği, antitrombin eksikliği genetik olarak pıhtılaşmaya yatkınlık yaratan diğer hastalıklardır.
  • Kanserler: Özellikle bazı kanser tiplerinde (adenokanser) risk daha yüksektir.
  • Gebelik ve lohusalık: Bu dönemde hormonların etkisi ile pıhtılaşmaya yatkınlık görülür.
  • Varisler: Bacaklarda özellikle ciddi kan göllenmesine neden olan varisler.
  • Ameliyat sonrası: Büyük ameliyatlardan sonra akciğere pıhtı atma riski oluşur.
  • Yatağa bağımlılık: Kalça kırığı, kanser, felç gibi nedenlerle uzun süre yatağa bağımlı kalan kişilerde pıhtı atma riski daha yüksektir.
  • Hormon tedavisi: Doğum kontrol ilaçları ve östrojen hormonu kullananlar.
  • Kan hastalıkları: Alyuvar üretimini arttığı ve kan yüksekliğine neden olan polisitemia vera, trombosit yüksekliğine neden olan esansiyel trombositoz gibi… Ayrıca PNH (paroksismal nokturnal hemoglobinüri), trombotik trombositik purpura, DIC pıhtılaşmaya yatkınlık yaratan diğer hastalıklardır.
  • Obezite
  • İleri yaş
  • Sigara kullanımı
  • Lupus hastalığında da görülebilen antifosfolipid antikor sendromu
  • Hiperhomosisteinemi
  • Şeker hastalığı
  • Daha önce akciğere pıhtı atmış (pulmuner emboli) olması
  • Uzun süre hareketsiz seyahat (taşıtla uzun yol seyahati)
  • Behçet hastalığı, nefrotik sendrom

Bu faktörler, akciğere kesin pıhtı atacağı anlamına gelmez. Ancak bunların varlığında risk yükselir. Bazı hastalıklarda risk oldukça belirgin olduğundan önleyici tedavi başlanır.

Akciğere Pıhtı Atması Belirtileri

Belirtilerin şiddetini esas belirleyen tıkanan damarların büyüklüğü ve sayısıdır.

Görülebilecek belirtiler:

  • Nefes darlığı : Akciğere pıhtı atması durumunda en sık görülen belirtidir. Nefes darlığı genellikle aniden başlar ve gittikçe artar.
  • Göğüs ağrısı : Göğüsteki ağrı genellikle kalp krizinde görülenden farklıdır. Ağrı batıcı, saplayıcı, nefes almakla artan ve nefesini kesen karakterdedir.
  • Kan tükürme, öksürükle kan gelmesi
  • Öksürük (kan tükürme olmaksızın)
  • Baş dönmesi, bayılma, tansiyonda düşme
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Çarpıntı
  • Hafif ateş
  • Yan ağrısı
  • Korku, endişe hali ve anksiyete görülebilir.

Bacak toplardamarlarındaki pıhtı bacakta şişliğe, ağrıya, kızarıklığa neden olabilir.

Akciğere pıhtılar, büyük damarları tıkayarak ani ölüme neden olabilir.

Teşhis

Akciğere pıhtı atması (pulmuner emboli) bazen hafif belirtiler ile seyredebileceği için diğer hastalıklarla karışabilir. Belirtileri ve risk faktörlerini olan kişilerde doktorun şüphesi üzerine şu tetkikler istenebilir:

  • D dimer testi : Akciğere pıhtı atması (pulmuner emboli) şüphesi olan kişide yapılan en değerli kan tetkikidir. Testin normal olması durumunda akciğerde pıhtı olmadığı düşünülür yani bu hastalıktan uzaklaşılır. Testin ciddi yüksek olması durumunda ise pıhtı olabileceği şüphesi ile ileri testlere geçilir.
  • Kan gazı testi: Genellikle bilekten veya kasıktan alınan atardamar kanı ile yapılan bir testtir. Bu test pulmuner emboliden şüphelenmeye neden olabilir.
  • Diğer kan tetkikleri: Kalp hastalıklarını dışlamak için troponin ve diğer rutin testler bakılabilir.
  • EKG: Kalp grafisi olarak bilinen bu test kalp hastalıklarını dışlamak için kullanılır. Ayrıca pıhtı atmasından (pulmuner emboli) şüphe etmeyi sağlayacak bazı değişiklikler de görülebilir.
  • Akciğer Grafisi (Röntgen): Akicğerdeki pıhtıyı göstermez ancak hem diğer hastalıkları dışlamak hem de pıhtıyı düşündürecek bulguları görmek için yapılır.
  • Ekokardiyografi: Kalp doktorlarının kalbi ultrason ile görüntülemesidir.
  • Ultrason: Bacaktaki pıhtıyı göstermek için kullanılabilir. Bacakta pıhtı olması durumunda şüphe artar. Akciğerdeki pıhtıyı göstermede kullanılmaz.
  • İlaçlı tomografi (BT Anjiografi): Akciğerdeki pıhtıyı göstermede en yaygın kullanılan testtir. Kesin teşhis için kullanılır. Damardan ilaç verilerek akciğerdeki damarlar incelenir ve pıhtı varsa tesbit edilir. Damardan ilaç (kontrast madde) verileceği için böbrek yetmezliği olanlarda yapılamayabilir.
  • Sintigrafi:  Ventilasyon-perfüzyon sintigrafisi olarak bilinen bu tetkik ilaçlı tomografi kadar hassas değilir. Böbrek yetmezliği veya ilaç alerjisi olupta ilaçlı tomografi çektiremeyen kişilerde kullanılır.

Akciğere Pıhtı Atması (Pulmuner Emboli) Tedavisi

Akciğere pıhtı atması şüphesi yüksek olan kişilerde teşhis kesinleşmeden tedavi başlanabilir. Tedavi hastalığın şiddetine göre değişir.

  • Hafif durumlarda: Pıhtının ufak damarları tıkadığı, kişinin tansiyonunu düşürmediği ve sağ kalp yetmezliğinin gelişmediği kişilerde sadece kan sulandırıcı tedavi verilir. Kan sulandırıcı olarak heparin, enoksaparin, deltaparin gibi ilaçlar kullanılır. İlaçlar damardan veya koldan iğne ile verilir.
  • Ağır durumlarda: Kişinin genel durumunun bozulduğu, tansiyonun ve kalp fonksiyonlarının etkilendiği durumlarda kan sulandırıcı ilaçlarla birlikte pıhtı eriticiler (streptokinaz, tPA gibi)  kullanılabilir. Pıhtı eriticiler ciddi kanamalara (beyin kanaması gibi) neden olabilirler. Bundan dolayı kanama riski taşıyan kişilerde kullanılmazlar.

Bu durum gebelik esnasında olursa tedavide yine kan sulandırıcılar kullanılır. Akciğere pıhtı atması (pulmuner emboli) tedavisinde vena kava filtreleri de kullanılabilir. Damardan girilerek ana toplardamarlara filtre konulur ve pıhtının akciğere gitmesi engellenir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/akcigere-pihti-atmasi-pulmuner-emboli/

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Nedir?

Yatan Hastalarda Pıhtı Atması (Emboli) Riski

Akciğer Embolisi Nedir?

Merhaba, bugün, size oldukça tehli ve ölümcül bir durum olan akciğer embolisi, diğer adıyla pulmoner emboli’den biraz bahsetmek istiyorum.

Son yıllarda, biraz farkındalığın bu konuda artması, biraz internet arama motorlarının günlük hayatımıza eskiye oranla daha fazla girmesi, biraz da doğum kontrol ve hormon tedavilerinin daha fazla kullanılmasına bağlı olarak daha fazla oranda görmeye başladım.

Akciğer Embolisi Diğer Adıyla Pulmoner Emboli Nedir?

Akciğer embolisi, veya daha tıbbi bir terimle pulmoner emboli, özellikle bacak (derin) toplardamarları içerisinde oluşmuş pıhtının, yine kan yolu ile akciğerlere ulaşması ve burada, akciğer atardamarı içerisinde pıhtı tıkacı oluşturmasına bağlı olarak, akciğerin solunum kapasitesinde belirgin bir azalma ile seyreden bir durumdur.

Akciğer Embolisi Neden Ciddi Bir Durumdur?

Akciğerlerde aniden ortaya çıkan pıhtı, pulmoner arter adı verilen akciğer atardamarının belli bir bölümünü tıkar. Bu noktada, kanlanmayan (ama havalanan) bir akciğer bölgesi ortaya çıkar.

Kan pıhtısından etkilenen bu bölgenin boyutuna bağlı olarak, solunum fonksiyonu bozulur. Vücut içerisinde, atardamarlar yolu ile taşınan kan oksijen miktarı belirgin olarak azalır. Hastada, aniden ortaya çıkan nefes darlığı gözlenir.

Çoğu zaman, nefes darlığına nefes alıp vermekle artan öksürük (genellikle kuru, bazen kanlı) eşlik etmektedir.

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Durumunda, Trombus ve Emboli Kavramları Oldukça Sık Geçmektedir. Bu Konuda Bilgi Verir Misiniz?

Bir önceki bölümde de bahsettiğim gibi, akciğer embolisi (pulmoner emboli) oldukça tehli bir durumdur. Sık olarak, bacakta derin toplardamarlar içerisinde ortaya çıkan bir pıhtıdan köken alır.

İşte, bacak toplardamarları içerisinde ortaya çıkan pıhtıya; trombus adı verilir. Bu pıhtı tıbbi adıyla trombus; parçalarına ayrılır ve ayrılan bu ufak parçalar kan akımı yardımı ile vücudun daha uzak bölgelerine taşınabilir (örneğin akciğerler).

Trombustan kopan bu ufak parçalara, emboli adı verilir.

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Neden Olur? Pulmoner Emboli Risk Faktörleri Nelerdir?

Akciğer embolisi (pulmoner emboli) neden olur sorusunun birden çok nedeni vardır. Bu nedenler arasında;

  • Herhangi bir vücut bölgesinde (ki bu bölge özellikle ayaklar olmaktadır) toplardamar içerisinde kanın, uzun süren hareketsizliğe bağlı olarak (ameliyat sonrası iyileşme dönemi) birikmesi durumunda,
  • Toplardamar veya toplardamarların zedelendiği durumlar (özellikle travma veya kaza sonrası gözlenen kırık durumu, kalça, uyluk, diz ve bacak ile ilgili ameliyatlar sonrası),
  • Vücudumuzda ortaya çıkan başka bir hastalık (örneğin kalp yetmezliği, kalp krizi ve kalp ritm sorunları) veya felç (inme),
  • Kan içerisinde bulunan pıhtılaşma faktörlerinin arttığı durumlar (özellikle bazı kanser tipleri, hormon yerine koyma tedavisi (hormon replasman tedavisi) veya doğum kontrol hapları (oral kontraseptifler) kullanımı). Pıhtılaşma faktörlerinin arttığı durumlar, seyrek olarak kalıtımsal (ailevi) olarak ortaya çıkabilmektedir.

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Açısından Risk Altında Mıyım?

Akciğer embolisi gelişimi açısından belli gruplar yüksek oranda risk altındadır. Bu gruplar;

  • Uzun süreli istirahat etmek zorunda olanlar,
  • Yakın zamanda ameliyat olanlar (cerrahi girişim yapılanlar),
  • Ailesinde kan pıhtılaşma sorunu bulunanlar (örneğin geçirilmiş derin ven trombozu hikayesi bulunanlar),
  • Ailesinde daha önceden pulmoner emboli (akciğer embolisi) öyküsü bulunması,
  • Kanser öyküsü olan veya kanser nedeniyle ilaç tedavisi (kanser kemoterapisi) alanlar,
  • Uzun süre oturanlar (uzun süren uçak, tren, otobüs, araba yolculuğu, meslek olarak uzun süre oturanlar),
  • Kalp yetmezliği nedeniyle tedavi altında olanlar,
  • Felç (inme) öyküsü bulunanlar,
  • Şişman (obez) olanlar,
  • Toplardamar zedelenmesi bulunanlar (yakın zamanda cerrahi geçirenler, kemik kırığı bulunanlar),
  • İlerlemiş varisleri bulunanlar,
  • Yakın zamanda (1.5 ay içerisinde) doğum yapmış kadınlar (hamilelikte derin ven trombozu risk faktörleri),
  • Doğum kontrol hapı (oral kontraseptif) veya hormon yerine koyma (hormon replasman tedavisi) tedavisi uygulananlar,
  • Bacak veya kolda bulunan toplardamarlara santral venöz kateter yerleştirilmiş damar yoluyla beslenen veya tedavi olan hastalar

Akciğer Embolisinin (Pulmoner Emboli) Belirtileri Nelerdir?

Pulmoner emboli (akciğer embolisi) belirtileri oldukça değişkendir. Çoğu zaman belirtilerin şiddeti pıhtının yoğunluğuna bağlıdır. Her ne kadar, hastaların çoğu belirtilerden bir veya birkaçına sahip olsa da, hastaların bazılarında herhangi bir belirtiye rastlanmaz.

Akciğer embolisi (pulmoner emboli) semptom ve bulgularını sıralayacak olursak;

  • Dinlenme veya egzersizden bağımsız, aniden ortaya çıkan nefes darlığı,
  • Göğüs kafesi üzerinde herhangi bir bölgede ortaya çıkan açıklanamayan keskin, batıcı tipte ağrı. Bazen bu ağrı kola, omuza, çeneye veya boyuna doğru da yayılabilir. Çoğu zaman bu ağrı kalp krizi ile benzerlik gösterir ve sık olarak karıştırılır.
  • Cildin soluk ve nemli olması (erken ve gelişen şok belirtisi),
  • Nabız hızında artış, hızlı kalp atımı (taşikardi),
  • Öksürük (kuru veya bazen kanlı balgam ile),
  • Aşırı soğuk terleme (şok belirtisi),
  • Endişeli olma hali (adeta yardım istercesine çevresine bakma),
  • Göz kararması veya bayılma,
  • Nefes alıp verirken ıslık benzeri ses (wheezing) duyulması

Toplardamar Pıhtısı

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Ciddi Bir Durum Mudur?

Akciğer embolisi (pulmoner emboli) çok ciddi bir durumdur. Bazı hastalar, kendi kendilerine iyileşse de; eğer tedavi edilmezse, kısa süre içerisinde ölüm ile sonuçlanabilecek bir durum olduğunu unutmamak gerekir. Bu nedenle, akciğer embolisi şüphesinde; acil tıbbi tedavi desteğine gereksinim vardır.

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Tanısı Nasıl Konulur?

Akciğer embolisi (pulmoner emboli) tanısında, hastanın öyküsü ve fizik muayene fikir verse de; tanıyı doğrulamak için sıklıkla aşağıdaki testler yapılmaktadır.

  • Akciğer filmi (akciğer grafisi),
  • Bilgisayarlı tomografi (BT, akciğer, kontrastlı),
  • Akciğer anjiosu (pulmoner anjio),
  • Akciğer sintigrafisi,
  • Bacakların Venöz Doppler ultrasonografisi (dupleks ultrasonografi, Doppler ultrason, renkli doppler ultrasonografi),
  • Bacak veya akciğerlerin Manyetik Rezonans Taraması (MR, MR anjiografi)

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Nasıl Tedavi Edilir?

Akciğer embolisinin tedavisi, hastaların kritik durumları nedeniyle hastanede, sıklıkla da yoğun bakım ünitesinde yapılır. Hastanede kalış süresi; hastanın genel durumu, kan pıhtılaşmasının şiddeti ve kan pıhtısının boyutuna bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Eğer, pıhtı fazla ve yoğun ise çoğu zaman tedavi süresi daha uzun olmaktadır.

Günümüzde, akciğer embolisi (pulmoner emboli) tedavisi için; antikoagülan (pıhtı oluşumunu engelleyen ilaçlar, kan pıhtılaşmasını engelleyen, kan sulandırıcı) ilaçlar, trombolitik tedavi (kan pıhtısını eritici ilaçlar), kompresyon çorapları (varis çorabı) ve bazen cerrahi veya bazı girişimsel tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu tedavi yöntemlerinin hepsinde amaç; bozulmuş olan akciğer kan akımının bir an önce tekrar sağlanması ve daha önemlisi yeni kan pıhtısı oluşumunun engellenmesidir.

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Tedavisinde Antikoagülan (Kan Pıhtı Oluşumunu Engelleyen İlaçlar, Kan Sulandırıcı İlaçlar) Tedavi Nedir? Bu Tedavi Neden Önemli?

Akciğer embolisi (pulmoner emboli) tedavisinde antikoagülan (kan pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar) tedavinin temelini oluşturmaktadır. Antikoagülan ilaçlar (kan pıhtılaşmasını engelleyen, kan sulandırıcı ilaçlar) kanın pıhtılaşma gücünü azaltırken, aynı zamanda da yeni pıhtı oluşumunu engellerler.

Antikoagülan (kan sulandırıcı, kan pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar) ilaçlar arasında günümüzde en sık olarak kullanılan Kumadin (Coumadin)dir. Kumadin, Warfarin grubu ilaçlardandır. Diğer ilaçlar ise; heparin (yüksek molekül ağırlıklı/klasik) ve türevleridir (düşük molekül ağırlıklı).

Kumadin, tablet olarak ağızdan alınan bir ilaç iken Heparin; genellikle damar yolu ile (yüksek molekül ağırlıklı) veya cilt altına (düşük molekül ağırlıklı) uygulanmaktadır.

Kumadin kullanan hastaların, özellikle kanama açısından uyarılması önemlidir. Bu hastaların, belli aralıklarla Protrombin Zamanı (PTZ/INR) yaptırması oldukça önemlidir. Bu testin sonucuna göre, Kumadin kullanım miktarı ayarlanmaktadır.

Düşük molekül ağırlıklı heparin takibi için herhangi bir test mevcut değildir. Ancak, yine de bu hastaların Kumadin kullanan hastalar gibi kanama açısından uyarılmaları gerekmektedir.

Son yıllarda, derin ven trombozu ve akciğer embolisinin tedavisinde yeni nesil kan sulandırıcılar kullanılmaya başlanmıştır. Bu konu ile ilgili olarak, yazımı (kumadin alternatifi yeni nesil kan sulandırıcılar) okumanızı tavsiye ederim.

Varis Çorapları (Kompresyon Çorapları) Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Tedavisinde Etkili Midir?

Varis çorapları, akciğer embolisi (pulmoner emboli) tedavisinde günümüzde kullanılmaktadır. Bilimsel çalışma ve araştırmalar; varis çoraplarının bacak toplardamar kan akımını yeniden düzelttiğini, bunun sonucunda da toplardamar içerisinde yeni pıhtı oluşumu azalttığını ortaya koymuştur.

Varis çorapları; konusunda uzman bir doktor tarafından verilmelidir. Değişik formları mevcut olsada sık olarak kullanılan çoraplar; diz altı, diz üstü ve kasık modelleri olmaktadır.

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Tedavisinde Cerrahi veya Girişimsel Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Akciğer embolisi (pulmoner emboli) eğer yaşamı tehdit eder nitelikte ise veya uygulanan diğer tedaviler etkisiz ise; cerrahi veya girişimsel tedaviler mutlaka ve hızlıca uygulanmalıdır.

Bu amaçla, pulmoner tromboendarterektomi adı verilen cerrahi girişim uygulanabilir. İşlem, açık kalp cerrahisi teknikleri ile yapılan ve ölüm riski yüksek bir yöntemdir.

Daha çok, uzun süredir akciğer embolisi tanısı ile takip edilen, kronik hastalara uygulanmaktadır.

Akciğer embolisi (pulmoner emboli) tanısının yeni konulduğu ve tüm tıbbi tedaviye istenilen yanıtın alınamadığı hastalarda ise; girişimsel yöntem önerilmektedir.

Bu yöntem genellikle kasık, diz arkası gibi ana toplardamarların bulunduğu bölgelerden lokal anestezi altında girilmesi ve akciğer atardamarları içerisinde bulunan kan pıhtısının eritilmesini (bölgesel olarak kan pıhtı eritici ilaç verilmesi ile), kan pıhtısının o bölgeden çıkarılması (özel bir cihaz yardımı ile aspire edilmesi veya parçalanması) ile yapılmaktadır.

Bu işlem sırasında, Vena Kava Inferior’a filtre (şemsiye, vena kava filtresi nedir?) de yerleştirilmektedir. Bu sayede, akciğerlere bacak toplardamarlarından daha fazla pıhtının ilerlemesine engel olunur.

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Tedavisinde Trombolitik (Kan Pıhtı Eritici) İlaçların Etkisi Nedir?

Trombolitik diğer adıyla kan pıhtısı eritici ilaçlar, tıpta farklı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Plazminojen aktivatörü adı da verilen bu ilaçlar, akciğer embolisi (pulmoner emboli) tedavisinde de başarılı şekilde kullanılmaktadır. Bu tarz ilaçların yüksek riskli ilaçlar olması ve hastaların yakın takip gerektirmelerinden dolayı hastanede verilmeleri gerekmektedir.

Akciğer Embolisi (Pulmoner Emboli) Nasıl Önlenir?

Akciğer embolisi (pulmoner emboli) nin önlenmesi için yapılacak basit şeyler arasında;

  • Düzenli olarak egzersiz yapın,
  • Ofis ortamında, aktif olarak hareket edin,
  • Yeterli miktarda sıvı alın, su için,
  • Sigara içmeyin,
  • Dar giysiler giymekten sakının,
  • Bacaklarınızı, düzenli olarak, günde en az 2 kere yukarı kaldırın.

Basit bu önlemler sayesinde, öldürücü olabilen akciğer embolisini (pulmoner emboli) önleme konusunda adım atılmış olur.

Evet, yazımın sonuna geldim. Akciğer embolisi (pulmoner emboli) ile ilgili olarak sormak istedikleriniz varsa, bana sorularınız için buradan ulaşabilirsiniz. Lütfen, soru sormadan önce mutlaka bu yazıyı okuyunuz.

Sağlıkla kalın…

Prof. Dr. Mehmet Ümit Ergenoğlu

p.s.: Kapak görseli, www.freeimages.com dan alınmıştır.

Источник: https://mehmetergenoglu.com/akciger-embolisi/

Akciğer Embolisi Ne Zaman Geçer ve Nasıl Anlaşılır

Yatan Hastalarda Pıhtı Atması (Emboli) Riski

Akciğer embolisi ölüme neden olması sebebiyle ciddi bir hastalıktır. Geç fark edilmesi veya teşhis edilememesine bağlı olarak ölüm oranı oldukça yüksektir.

Akciğer embolisi, akciğer atar damarının bir ya da birden fazla dalının tıkanması sonucu ortaya çıkan ciddi bir  hastalıktır. Tıkanma  sebebi  çoğunlukla,  vücudun  diğer  bölgelerindeki  toplardamarlarda oluşan ve kan dolaşımıyla akciğer damarına ulaşan pıhtıdır. Nadir olarak yağ embolisi ve hava embolisi gibi başka nedenlerle de ortaya çıkabilir. 

Belirtileri

  • Nefes  darlığı:  Tipik  olarak  aniden  başlar  ve  eforla  şiddetlenir;  hastanın  nefes  alıp  vermesi hızlanmış ve dakikadaki solunum sayısı da artmıştır (hasta adeta nefes nefesedir). 
  • Göğüs ağrısı: Göğsün tam ortasında kalp krizine benzer şiddette olabileceği gibi; batıcı yan ağrısı tarzında, derin solumakla artan bir ağrı da olabilir 
  •  Öksürük, kanlı balgam ya da balgamda çizgi şeklinde kan bulunması  
  • Bacak  ağrısı,  şişlik,  kızarıklıklık:  İki  bacak  arasında  çap,  ısı  ve  renk  değişikliği  ile  kendini gösterir, bacak toplardamarlarında pıhtı oluştuğunu düşündürür. Nadiren her iki bacakta da olabilir. 
  • Parmak  uçları  ve  dudaklarda  morarma,  ateş,  terleme,  çarpıntı,  baş  dönmesi  gibi  belirtiler daha az sıklıkla ortaya çıkar. 

Pıhtının büyüklüğüne ve altta yatan hastalığın ciddiyetine bağlı olarak belirtiler hafif nefes darlığı ve göğüs ağrısından  ağır  solunum  ve  dolaşım  yetmezliğine,  ani  kalp  ve  solunum  durmasına  kadar gibi değişik durumları vardır. Pulmoner emboli genellikle nefes darlığı ve göğüs ağrısı yapar. Kan tükürme olabilir. Hastaların çoğunda bacak ya da kol damarlarındaki pıhtıya bağlı ayak ya da kollarda şişlik olabilir. Ancak bazen toplardamar pıhtılaşması fark edilmeden bacak ya da koldaki pıhtı doğrudan akciğere atabilir ve hasta nefes darlığı, şiddetli yan (böğür) ağrısı  ya da kan tükürme gibi bir şikâyetlerde görülür. Bu durumlarda hemen doktora başvurulmalıdır.

Teşhis ve Tedavi

Akciğer embolide erken tanı hayat kurtarıcıdır. Yapılan çalışmalarda hastanede yatan hastalarda önlenebilir ölüm nedenlerinin başında akciğer embolisinin geldiği saptanmıştır. Bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirmiş hastaların büyük çoğunluğunun tanı konulamamış ve dolayısıyla tedavi başlanamamış hastalar olduğu görülmektedir.

Ancak tüm bunlara karşın pulmoner emboli tanısının konulması çoğu kez pek kolay değildir ve deneyim gerektirir.

çünkü hastalık belirtileri spesifik değildir yani başka hastalıklarda da karşımıza çıkan belirtilerdendir ve çoğu kez fizik muayene ve ilk planda yapılan akciğer grafisi, EKG, hemogram gibi tetkikler normaldir.

Tanı için hastadan ayrıntılı bir anamnez alınması gerekir ayrıca doktor gerek anamnez alırken ve gerekse tetkikleri isterken pulmoner emboli olasılığını düşünmeli ve buna yönelik olarak hastada risk faktörü varlığını araştırmalıdır.

Risk aktörlerinden bir veya birkaçının varlığı ile birlikte bir başka nedene bağlanamayan ani nefes darlığı ve arter kan gazı analizinde kandaki Oksijen miktarında düşme saptanması durumunda pulmoner emboli akla gelmelidir.

Tanı için standart akciğer grafisi, arter kan gazı analizi, EKG, EKO kardiyografi, bacak ve baldır toplardamarlarının Dopler ultrasonografisi, akciğer sintigrafileri ve spiral BT gibi yöntemlerden yararlanılır.

Tıbbi  Tedavi olarak  Hastaların  büyük  çoğunluğunda  ilaç  tedavisi yeterlidir.  Tedavi,  pıhtı önleyici  (kan  sulandırıcı)  ya  da  pıhtı  eritici  ilaçlarla  yapılır.

 Pıhtı  eritici  ilaçlar ciddi kanamalara  sebep  olabildiği  için  sadece  acil  ve  hayatı  tehdit  edici  durumlarda kullanılır. Sonrasında yine pıhtı önleyicilerle devam edilir. Bu tedavi en az 6 ay devam eder.

Akciğer damarında çok büyük bir pıhtı varsa doğrudan ameliyatla pıhtı çıkarılabilir.  Tekrarlayan  embolilerde ve kan sulandırıcı kullanamayan hastalarda vücudun ana toplardamarı olan vena kava’ya süzgeç takılabilir. 

Akciğer embolisinden şüphelenilen hastaya mümkün  olan  en  kısa  sürede  tedavi başlanması  esastır. Yani tedaviye başlamak için teşhisin kesinleştirilmesi gerekmez. Akciğer embolisi hayatı tehdit edici bir hastalıktır ve önemli bir “ani ölüm” sebebidir. Hastaların yaklaşık üçte birinde maalesef tanı konulamadan ölümle sonuçlanır.

Ancak tanı ve tedaviye hemen başlanması halinde bu sayı hızla azalır. Başlangıçta şok tablosuna girmiş yani dolaşım ve  solunum  yetersizliği  gelişmiş  hastalarda  tedaviye  karşın  ölüm  riski  fazladır.  Tedavi  ilerledikçe, günden güne bu risk azalır.

Akciğer embolisi, tekrarlayabilen bir  hastalıktır;  bir  kez  emboli  geçirenlerde  emboli  olma  riski  bu hastalığı  hiç  geçirmemiş  olanlara  göre  daha  fazladır.  Tekrarlayan  emboliler  zamanla  akciğer damarlarında hipertansiyon gelişmesine de yol açabilmektedir.

akciğer embolisinde ölüm riski tedavi edilmezse oldukça fazladır.

Akciğer Embolisinde Beslenme 

Beslenmenin düzenlenmesi, pulmoner (solunumsal) rehabilitasyonun önemli bir gerekliliğidir. Uzun süreli akciğer hastalığı olan kişilerde nefes darlığı dengeli beslenmeyi engelleyebilir.

Yiyeceklerin miktarı, tipi ve zamanlaması doğru seçilmediğinde nefes darlığının artmasına neden olabilir.  Bu yüzden solunumsal rehabilitasyon programına katılarak beslenme ile ilgili en doğru formüller alınabilir.

Akciğer embolisinde beslenme şekli Proteinler ağırlıklı olmalı ve protein günde 2 kez alınmalıdır.

Et, balık, yumurta, peynir, süt, baklagiller gibi. Karbonhidratlar özellikle KOAH hastalarının fazla alması önerilmez. Nişastalı  yiyecekler ekmek, patates, pirinç gibi. Yağlar enerji bakımından çok zengin olduğu için önerilebilir.

Mutlaka bir diyetisyen ile de görüşülmelidir. Meyve ve sebzeler günde toplam 4 porsiyon alınması önerilmektedir. Hastalar Bol su içilmeli, günlük egzersiz programları düzenlemelidirler.

ibrahim saraçoğlu şifalı bitkiler akciğer embolisi için  bitkisel kürler,detokslar ve şifalı bitkiler de  mevcuttur.

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://akciger.info/akciger-embolisi.html

Başta Damar Atması, Nedenleri, Bağlı Olduğu Hastalıklar ve Tedavisi

Yatan Hastalarda Pıhtı Atması (Emboli) Riski

Her insan vücudunda; boyunda, kollarda, bacaklarda, karın gibi bölgelerde rastlanılan damar atmaları arasında en tehli olan kuşkusuz ki; başta olan damar atımları olmaktadır.

İçindekiler

  • Başta Damar Atması
  • Nedenleri
  • Belirtileri
  • Tedavisi

Başta Damar Atması

Damar atması vücudun çeşitli yerlerinde neredeyse her insanda rastlanılan bir sağlık sorunu olmaktadır.

Bacaklarda, kollarda, karında, boyunda, baldırda damar atması, baş parmak damar atması hatta başta rastlanılan damar atması bazı durumlarda farklı nedenlere bağlı olarak gelip geçici bir durumken, bazı durumlardaysa ciddi bir sağlık sorunun tabanını oluşturmaktadır.

Bilhassa başta bulunan arter veya venlerde oluşan atmaları ciddiye almak, yaşanması olası olan ciddi bir sağlık sorunun önüne geçebilmeyi sağlamaktadır.

Damar atmaları çoğu zaman arter hastalıklarının belirtileri arasında bulunmaktadır.

Başta atan arter veya ven ise bütün vücut organlarımıza, doku ve hücrelerimize komut veren beyne yakınlığına bağlı olmasından dolayı oldukça ciddi bir sağlık sorunu olmaktadır.

Çoğu zaman bir damar tıkanıklığı, arter veya venlerin sertleşmesi, kanın pıhtı atması, beyinde oluşan bir tümör başta arter atmasının nedenleri arasında yer alabilmektedir.

Başta oluşan nabız gibi damar atımları hisseden hasta; bu durum geçici olsa bile; vakit kaybetmeden, bu konuda uzman olan bir doktora görünerek gerekli olan tetkik ve tahlilleri yaptırmalıdır. Bu konuda yaşanacak bir gecikme hasta açısından sonu felç veya ölümle biten bir kabusa neden olabilmektedir.

Nedenleri

Başta bulunan damar atmasının nedenleri bazı durumlarda aşırı yorgunluk,  tansiyon

daki dengesizlik, alınan bir darbe olabileceği gibi bazı durumlarda beyinde yerleşen bir ur, damarlarda tıkanıklık, kanın pıhtı atması gibi sorunlara da dayanabilmektedir. Bazen beyin kanamasına bile neden olabilen bu durum nadir de olsa acil müdahale gerektirmektedir.

Başta oluşan damar atımlarının genel olarak nedeni damarlarla ilgili ciddi bir sorundur.

 Bu damarlarda oluşan bir tıkanıklık olabileceği gibi bu tıkanıklığa bağlı olarak arterlerde veya venlerde dolaşan kanın pıhtılaşması nedeniyle olabilmektedir.

Zamanında müdahale edilmediği takdirde beyin kanamalarına paralelinde organların fonksiyonlarını yitirmesine, felç veya ölüme neden olabilmektedir. Başta arter atmalarının nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Damarlarda oluşan daralma veya damar tıkanıklıkları
  • Kanın pıhtılaşması
  • Damar sertleşmeleri
  • Başa alınan bir darbe
  • Hastanın damar hastalıkları konusunda öz geçmişinin bulunması
  • Kanla ilgili bir hastalık
  • Doğuştan veya genetik olan arter veya ven hastalıkları
  • Yaşanan bir ameliyat
  • Menejit
  • Kalp hastalıkları
  • Yorgunluk
  • Göz hastalıkları
  • Migren
  • Sinüzit
  • Travmalar
  • Kadınlarda adet döneminde hormon yapısının değişmesine bağlı olarak
  • Hipertansiyon
  • Genetik sorunlar
  • Aşırı yorgunluk
  • Aşırı stres, yaşanan ani şoklar
  • Beyin anevrizmaları
  • Başta bulunan arter veya venlerde oluşan yırtılmalar 

Tedavisi

Başta damar atması genel olarak arter veya venlerin tıkanıklığına bağlı olarak gelişen kanın pıhtı atmasından oluşmaktadır. Baş bölgesinde kanın pıhtı atması sağlık açısından büyük tehler taşımaktadır. Bazı durumlarda beyinde emboli oluşa bilirken, bazı durumlarda beyin arter veya venlerde  baloncuk meydana gelebilmektedir.

Bazen de beyin kanaması dediğimiz ciddi ve anında müdahale gerektiren büyük bir sorunun kaynağı olmaktadır. Genel olarak bu sorunu yaşayan hastalar arasında zaman oldukça önemli bir unsurdur. Hasta eğer sorunun başında isse ilaçla tedavi, iyi bir bakım işe yaramaktadır. Fakat ilerleyen durumlarda acil olarak cerrahi bir müdahale gerekmektedir.

Bu yüzden başta oluşan arter veya ven atımları, ihmal edilmemesi ciddiye alınması gereken bir sağlık sorundur. Nadir durumlarda hastada arter veya ven atımından başka bir belirti oluşmayabilir.

Sessiz bir şekilde ilerleyen bir hastalığa bağlı da olabilen damar atımları; herhangi bir başka belirti vermese bile hemen doktor kontrolünde izlenmesi gereken bir durum teşkil eder.

Eğer ilaç tedavisi için geç kalınmışsa başta arter veya ven atması olan hasta yapılan tetkik ve tahliller sonucunda; sorun belirlenerek acil olarak cerrahi müdahale altına alınabilmektedir. arter veya venlerde oluşan yırtılması veya kan pıhtılaşmasından kaynaklanan bir durum söz konusu ise hastanın hemen ameliyata alınması gerekebilmektedir.

(3 votes, average: 4,67 5)
Loading…

Источник: https://damarlari.com/kafada-damar-atmasi.html

Pulmoner Emboli Nedir Belirtileri Nedenleri Tedavisi EKG

Yatan Hastalarda Pıhtı Atması (Emboli) Riski

Pulmoner emboli (PE), vücudun herhangi bir yerinde (genellikle bacak) kan damarında meydana gelen, akciğerdeki arterlere giden ve aniden tıkanıklığa yol açan bir kan pıhtısıdır. Akciğer embolisi olarak da bilinen Pulmoner Emboli akciğere kan sağlayan kan damarlarının bir veya daha fazlasında meydana gelen tıkanıklığa denir.

Pulmoner Emboli Belirtileri Nelerdir?

Pulmoner emboli belirtileri; pıhtının boyutuna ve akciğere giden kan akışını ne kadar engellediğine bağlı olarak değişmektedir. Genel belirtiler şunlardır:

  • Ani nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Kaygılı hissetmek
  • Baş dönmesi, baygınlık ve denge kaybı
  • Kalp atışında düzensizlikler
  • Kalp çarpıntısı
  • Öksürme veya kanlı öksürme
  • Terleme
  • Tansiyon düşüklüğü
  • Göğüs, kol, omuz veya çenede beklenmedik keskin ağrılar( kalp krizine benzer ağrılar)
  • Cilt renginde solukluk
  • Aşırı terleme
  • Hırıltılı solunum

Pulmoner Emboli Sebepleri Nelerdir?

Yaralanma veya hasar: Kemik çatlakları veya kas hasarları gibi yaralanmalar da kan damarlarına zarar vererek pıhtı oluşumuna sebep olurlar.

Hareketsizlik: Uzun süre hareketsiz kalmak, yerçekiminin vücudun en alt bölgelerinde kanın pıhtılaşmasına neden olabilir. Bu, uzun bir yolculuk için uzun süre oturma veya bir hastalıktan kurtulmak için yatakta uzun süre yatarsanız yaşanabilir.

Sağlık problemleri: Bazı sağlık problemleri kanın kolayca pıhtılaşmasına sebep olduğundan pulmoner emboliye sebep olabilmektedir.  Bu tür sağlık problemleri için uygulanacak tedavi yöntemleri arasında ameliyat ve kemoterapi yer almaktadır.

Pulmoner Emboli Risk Faktörleri Nelerdir?

Pulmoner emboli risk faktörleri arasında şunlar bulunmaktadır:

  • Kan pıhtı oluşumu riskini arttıran genetik problemler
  • Ameliyat, yaralanma (özellikle bacaklarda) veya ortopedik cerrahi
  • Yatak istirahatinin uzun olması, uzun mesafeli yolculuklar veya felç gibi hareketliliğin sınırlı olduğu durumlar
  • Yaşlılık
  • Kanser ve kanser tedavisi
  • Kalp yetmezliği, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), yüksek tansiyon, felç ve iltihabi bağırsak hastalığı gibi bazı tıbbi problemler
  • Bazı ilaçlar, doğum kontrol hapları ve östrojen yenileme tedavisi
  • Gebelik dönemi ve sonrası
  • Şişmanlık
  • Bacaklarda genişlemiş damarlar (varisli damarlar)
  • Sigara içmek

Pulmoner Emboli Nasıl Teşhis Edilir?

Pulmoner emboli şu gibi testler sayesinde teşhis edilebilir:

  • EKG çekimi
  • Bilgisayarlı tomografi (CT) taraması
  • Akciğer taraması
  • Kan testleri (D-dimer testi dahil)
  • Pulmoner anjiyogram
  • Bacak ultrasonu: Boya alerjilerine bağlı bir röntgen çekemeyen veya hastaneden ayrılmak için çok hasta olan hastalarda kan pıhtılarının tespit edilmesine yardımcı olur.
  • Bacak veya akciğerlerde manyetik rezonans görüntüleme (MRG)

Pulmoner Emboli Nasıl Tedavi Edilir?

Pulmoner emboli tedavi seçenekleri şunlardır:

Antikoagülanlar: Kan sulandırıcı olarak da bilinen bu ilaçlar kanın pıhtılaşmasını azaltır. Bu yöntemle, pıhtıların büyümesini ve yeni pıhtıların oluşmasını engellemeye yardımcı olur. Örnekler arasında warfarin ve heparin bulunur.

Fibrinolitik tedavi:Pıhtı yıkıcı olarak da adlandırılan bu ilaçlar, pıhtıyı yıkmak için damardan (IV veya damar içine) verilir. Bu ilaçlar sadece hayatı tehdit eden durumlarda kullanılır.

Vena kava filtresi:Vena kavaya (vücuttan kalbe kan taşıyan büyük kan damarı) yerleştirilen küçük bir metal cihaz, pıhtıların akciğerlere gitmesini engellemek için kullanılabilir.

Bu filtreler genellikle antikoagülasyon tedavisi göremediğinizde (tıbbi nedenlerle), antikoagülasyon tedavisi ile daha fazla pıhtı oluştuğunda veya antikoagülasyon ilaçlardan dolayı kanama yaşandığı durumlarda kullanılır.

Pulmoner embolektomi:Nadiren kullanılan bu yöntem pulmoner emboli için uygulanan bir ameliyattır. Genellikle pulmoner embolinin çok ileri derecede olduğu ciddi durumlarda yapılır.(diğer tıbbi sorunlardan dolayı antikoagülasyon veya trombolitik tedavi alamazsanız, bu tedavilere vücudunuz yanıt vermezse)

Perkütan trombektomi: Uzun, ince, içi boş bir tüp (kateter) kan damarından röntgen ile yönlendirilen embolinin bulunduğu yere kadar geçirilir. Kateter yerinde olduğunda, emboliyi parçalamak, çıkarmak veya trombolitik ilaç kullanmak için uygulanır.

Pulmoner Emboli Nasıl Önlenir?

Derin ven trombozunun önlenmesi pulmoner embolinin önlenmesine yardımcı olacaktır. Bacaklarda oluşan kan pıhtılarını önlemek için alınabilecek önlemler şunlardır:

Ameliyat öncesi ve sonrası pıhtılaşma riski taşıyan kişilere, kalp krizi, felç veya kanser komplikasyonu olan kişilere antikoagülan ilaç verilmesi

Damar ve bacak kaslarını daha etkili bir şekilde hareket ettiren ve alt bacaklarda kanın birikmesini azaltan bacakları sıkan elastik kompresyon çoraplar giymek

Kan birikimini azaltmaya yardımcı olmak için mümkün olduğu kadar gece boyunca bacakları yukarı kaldırmak(yukarda tutmak)

Kan dolaşımını destekleyen fiziksel aktivite

Kan akışını iyileştirmek için bacaklardaki damarları ritmik olarak masaj ve terapötik cihazın kullanımını içeren aralıklı pnömatik kompresyon.

Источник: https://selmasultan.com/akciger-embolisi-akcigerde-kan-pihtilasmasi-pihti-atmasi

Kalbin Pıhtı Atması Belirtileri, Nedenleri ve Uygulana Tedavi Yöntemleri

Yatan Hastalarda Pıhtı Atması (Emboli) Riski

Kalbin çeşitli nedenlere bağlı olarak pıhtı atması başta beyin olmak üzere, damarları ve vücutta bulunan bütün organları olumsuz etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur.

Kalbin Pıhtı Atması

İnsan metabolizması konusunda hayati önem taşımakta olan kalp kası farklı nedenlere bağlı olarak kalp kasında pıhtı oluşturup bunun damarlar yoluyla vücuda yayılmasına neden olabilmektedir.

Kalp kası tarafından çıkan pıhtılar kan vasıtasıyla ilk olarak damarlar yoluyla beyine ulaşmaktadır.

Ayrıcalıklı ve büyük önemi olan beyin kalpten çıkan kanı ilk olarak alan ve daha sonra da vücutta bulunan diğer organlara yayan bir organdır.

Kalp normal kasılıp ve gevşemeleri sırasında genel olarak pıhtı oluşmasına neden olmaz. Ancak kardiyolojik sistemde oluşan her hangi bir sorunda örneğin ritim bozukluklarında farklı rahatsızlıklara neden olabilmektedir.

Kalpte ortaya çıkan ritim bozuklukları sırasında kasılma ve gevşemelerinde sorunlar ortaya çıkar. Kalp kasında bulunan kulakçık kasılmaz ve titreşmeye yapar. Bu durumda pompalama soruna bağlı olarak kan akımı zayıflamaktadır.

Bu da kanın durgunlaşmasına ve pıhtı oluşturmasına sebep olur.

Kalpten çeşitli nedenler eşliğinde çıkan pıhtılar genel olarak ilk beyine gitmektedir. Bunun yanında bu pıhtıların dağılması ve minik parçacıklar haline gelmesi ise pıhtıların bütün organlara ulaşabilmesine sebep oluyordu.

Kalp kasında olduğu kadar kardiyolojik sistemin bir parçası olan damarlarda da pıhtılar oluşabilmektedir. Genel olarak damarlarda bulunan iç yüzey pürüzsüz ve oldukça düzgündür.

Bunun yanında damarların içinde de pıhtılardan kaynaklanan plaklar birikebilmekte bu da damar daralmalarına hatta tıkanmalarına zemin hazırlamaktadır.

Uygulanan Tedavi Yöntemleri

Kalbin pıhtı atması hayatı tehye atan ve bazı durumlarda acil müdahale gerektiren ciddi bir kardiyovasküler rahatsızlıktır. Zamanında yapılacak olan müdahale bu konuda oldukça büyük önem taşımaktadır.

Genel olarak ritim bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkan bu sağlık sorunu karşısında uygulanacak tedavi yönteminin belirlenmesinde ana rolü pıhtıların oluşmasına neden olan sorun üstlenmektedir.

Bu kaynağın saptanarak gerekli olan tedavinin yapılması uygulanacak tedavi yönteminin en önemli adımını oluşturmaktadır.

Kalbin Pıhtı Atması

Acil olarak gerekli önlem alınmadığı taktirde kalp kası tarafından atılan pıhtı ilk olarak beyine oradan da başka organlara ulaşabilmektedir.

Başta beyin olmak üzere damarlar ve organlara ölümcül hasarlar verebilecek bu sağlık sorunun ana tedavi yöntemi ya pıhtı çözücü, kanda akışkanlık yaratan ve kanı sulandıran ilaçlar ya da pıhtıya bağlı olarak hasar gören organlar üzerinde çeşitli yöntemlerle yapılacak olan cerrahi müdahaleler olmaktadır.

Pıhtı oluşumunun ilk aşamasında yakalandığında; kan sulandırıcı, akışkanlık elde edici ve pıhtı önleyici ilaçlarla tedavisi mümkün olabilmektedir. Bunun dışında bu pıhtının damarlarda plak oluşturması sonucu daralma ve tıkanma yaratması veya beyinde verdiği hasarlara bağlı olarak cerrahi müdahaleler gündeme gelebilmektedir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalbin-pihti-atmasi.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.