Yaz Hastalıkları Çocukların Kabusu Olmasın

Çocuklarda Uyku Bozuklukları Nedenleri ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Yaz Hastalıkları Çocukların Kabusu Olmasın

Uyku bozukluğu anormal bir uyku paterni veya uykunun bölünmesidir. Çocuğun uykusunu gece kabusu, gece korkusu, uyurgezerlik, uykuda konuşma, uyku apnesi, uykusuzluk ve aşırı uykusuzluk gibi bir çok neden bozabilir. Bazı çocuklar çok uyur. Sabah geç uyanırlar veya gündüz tekrar uyurlar.

Bazen aşırı uyuma uykusuzluğa bağlı olabilir. Çocuk gece yeterli uyumamıştır ve gündüz sık sık uyuklar. Aşırı uyuma uyku apnesine de bağlı olabilir. Çocuğunuzun gündüz aşırı uyumasını önlemek için düzenli bir uyku takvimi olduğundan emin olunmalıdır.

Bazı durumlarda aşırı uyuma depresyon belirtisi olabilir, çocuğunuz aşırı uyuyor gibi görünüyorsa doktora danışmanız gerekir.

Çocuklarda kabus görme neden olur?

Kabuslar çocuğu uykusundan tamamen uyandıran korkutucu rüyalardır. Kabuslar gecenin ilerleyen saatlerinde, en derin rüyada ortaya çıkar. Çocuk uyandığında korkmuştur, hızlı solur veya ağlar.

Her yaştaki çocuk kabus görebilirse de, en yaygın olarak 6 yaşın altındaki çocuklar kabus görür. Çocuk kabus görür ise onu size anlatması için cesaretlendirin, onu hiç bir şeyin zarar veremeyeceğine inandırın ve yeniden sakinleştiğinde tekrar uyumasını sağlamaya çalışın.

Çocuğun kabus görmekten korkmaması için bir gece lambasını açık bırakmak faydalı olabilir.

Çocuklarda gece korkusu neden olur?

Gece korkusu gece kabusundan farklıdır ve daha seyrek görülür. Çocuğun ağır uykudan daha hafif bir uykuya veya yan uyanıklığa geçtiği sırada görülür, genellikle çocuk uykuya daldıktan bir saat veya daha sonra olur.

Gece korkusu en sık 2-5 yaş arası çocuklarda yaygındır. Gece korkusu olduğunda çocuk yatağında oturur, şaşkın ve korkuludur ve yan uyuduğu halde yüksek sesli bir çığlık atar.

Tekme atmaya, bağırmaya, etrafa vurmaya ve korkunun terleme,-titreme ve derin nefes alma gibi fizik belirtilerini gösterir.

Çocuk size bakıp tanımayabilir, odadan kaçmaya çalışabilir ve ona sarılmak isterseniz sizi itebilir, çocuklarda gece korkusu bir kaç dakikadan 45 dakikaya kadar sürebilir. Çocuk yüksek olasılıkla yeniden derin bir uykuya dalar ve olanları hatırlamaz.

Çocukta gece korkusu var ise sakin olmaya ve onu uyandırmamaya gayret etmek gerekir. Yataktan kalkmak isterse onu yumuşakça tutup, bu arada çocuk sakinleşerek tekrar uykuya dalar.

Gece korkusu olan bir çocuğunuz var ise bakıcınıza da gece korkusu sırasında ne yapması gerektiğini öğretmeniz gerekir ve çocuğunuzun çok sık gece korkuları var ise doktorunuz ile konuşmanız önemlidir.

Çocuklarda uyurgezerlik neden olur

Uyurgezer bir çocuk yatakta oturabilir, yataktan kalkabilir ve yürüyebilir. Hatta bazıları giyinip oyuncakları ile oynayabilir.. Uyurgezerlik bazı ailelerde görülebilir, çocuk çok derin bir uykudan uyanırken olur. Çocuk tamamen uyuyordur, uyandırılması çok güçtür, dalgın bir ifadesi vardır fakat yolu üzerindeki eşyaları görebilir.

Çocuk yatağa dönebilir ve ne olduğunu hatırlamayabilir. Konuşulduğunda cevap vermeyebilir veya bir iki kelimelik cevaplar verebilir. Çocuğunuz uyurgezer ise düşmemesi için çocuğun yolu üzerindeki eşyaları kaldırmanız gerekir.

Uyurken gezen çocuğa uyandırılmak yerine yatağına dönmesine yardımcı olmalısınız. Çocuğunuz olasılıkla yeniden uykuya dalar. Çocuğun yaralanmasını önlemek için kapısına bir bariyer koymanız yarar sağlayabilir.

Çocuklarda uykuda konuşma neden olur?

Bazı çocuklar uykusunda konuşur. Sadece sesler çıkarabilir, basit kelimeler söyleyebilir veya anlamlı cümleler ile konuşabilir.

Çocuğun uykusunda konuşması gece korkusu sırasında veya yalnız başına olabilir. Bazı durumlarda stres ve hastalık sırasında artabilir. Çocuğunuz uykusunda konuşuyor ise onu uyandırmamanız gerekir.

 Uykuda konuşmanın çocuğa bir zararı yoktur ve ertesi sabah muhtemelen hatırlamaz.

Çocuklarda uyku apnesi neden olur?

Uyku apnesi, uyku sırsında solunumun 20 saniye veya daha uzun süre kesilmesidir.

Bir çok olguda büyük bademcikler veya burnun arkasında adenoid denilen küçük doku kitleleri uyku apnesine neden olur, uku apnesi aşırı kilo ve obezite nedeni ile üst solunum yollarının daralması sonucu da olabilir.

Çocuk şiddetle horlayabilir, solunumu hızlanabilir, gündüz aşırı uyuyabilir, sinirli olabilir, iştahı azalabilir, yatağını ıslatabilir ve sabahları baş ağrısı olabilir.

Prematüre bebekler beyinlerinin solunumu kontrol eden bölgesi yeterince gelişmediği için sıklıkla uyku apnesi geçirebilirler. Çocuk geliştikçe uyku apnesi ortadan kalkar. Bir çocuk beyninin, apne nedeni ile solunumu düzenleyemediği nadirdir.

Çocuğunuzun uyku apnesi dönemleri oluyorsa doktora götürmeniz gerekir.  Uyku apnesi tedavisi nedene yönelik yapılır.

Çocuğunuzun büyük bademcikler veya adenoidler nedeni ile ameliyat edilmesi, solunum işlevini değerlendirmek için monitorize edilmesi veya solunumunun ventilatör ile desteklenmesi gerekebilir.

Çocuklarda uyku bozukluğu için ne yapılabilir?

Çocuklarda gece korkusu neden olur

Uykusuzluğu olan çocuklar sıklıkla uykuya dalmada veya tüm gece boyunca uyumada zorluk çekerler. En sık neden stres veya korkudur. Diğer olası nedenler uyku apnesi, odasında aşırı ışık veya gürültü, gündüz çok fazla uyumak, uyku saatinden önce aşırı sıvı alma nedeni ile idrar yapma ihtiyacının artması, uyku alışkanlığında veya yerinde değişiklik yapılması veya hastalıktır.

Çocuğunuzun uykuya dalmasını ve tüm gece boyunca uyumasını kolaylaştırmak için sabit bir uyku takvimi ve uyku düzeni geliştirin. Çocuğun gündüz aşırı uyumadığına emin olun. Çocuğunuz endişeli ve korkulu görünüyor ise onu rahatlatmaya çalışın.

Uyku zamanında masal okuyun. Çocuğu sakinleştirin ve gece boyunca onun yakınında olacağınızı anlatın.

Bir gece ışığını açık bırakın veya radyo veya çocuk kasedini alçak sesle çalmaya devam edin, çocuğun günlük etkinliklerini etkileyecek şiddetli uykusuzluğu var ise çocuğun doktoru ile görüşmeyi ihmal etmeyin.

Kabusları olan çocuk nasıl rahatlar?

6 yaşından küçük çocuklar sık sık geceleri korkuyla ağlayarak uyanmalarına yol açan kabuslar görürler. Eğer çocuğunuz kabus görür ise onu rahatlatın ve ona güven verin. Tekrar uyumaya hazır olana kadar çocuğunuzun yanında kalın.

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/cocuklarda-uyku-bozukluklari-nedenleri-ve-tedavisi/

Bir gecede birden fazla kabus görmek; Kabus Bozukluğu Hastalığı

Yaz Hastalıkları Çocukların Kabusu Olmasın

Rüyaların günlük yaşamdaki karşılıkları, bugüne kadar insanoğlunun en çok kafa yorduğu konuların başında gelir.

Gördüğümüz bir kabusu ya da güzel bir rüyayı etrafımızdakilere anlatıp yorumlarını dinlemek genelde sık başvurduğumuz bir yöntemdir.

Ancak çoğu zaman eşimizin dostumuzun yorumu bize yeterli gelmez, rüyalarımızın bilimsel bir açıklaması olup olmadığını merak ederiz. Birçoğumuz farkında olmasa da, aslında gördüğümüz rüyalar ve kabuslar, uyku tıbbının araştırma alanına giriyor.

Prof. Dr. Derya Karadeniz, rüya içeriklerinin hem cinsiyetler arasında hem de çocukluk, ergenlik, erişkin ve yaşlılık gibi yaşamın farklı dönemlerinde farklılık gösterdiğini vurguladı.

Rüyaların gerek içerikleri gerekse ortaya çıktıkları uyku evresine göre kategorize edildiğini söyleyen Prof. Dr. Karadeniz, rüyalarla ilgili yapılan çalışmaların evde veya uyku birimlerinde, kişilerin farklı uyku evrelerinden uyandırılarak gördükleri rüyaları anlatmaları şeklinde planlanlandığını aktardı. Prof. Dr.

Karadeniz, şu saptamalarda bulundu: “Bu çalışmalar, erkeklerin kadınlara göre daha çok agresyon, şiddet ve hareket içeren rüyalar gördüğünü, kadınların ise korku, üzüntü, mutluluk gibi duygusal içerikli rüyaları erkeklerden daha fazla gördüğünü ortaya koymuştur.

Kadınlarda, aile bireyleri, arkadaşlar ve evle ilgili rüyalar çoğunlukta olmasına karşın, erkeklerde profesyonel hayat ve maddi kazançla ilgili rüyalar daha ağırlıklıdır.”

Çocuklar hayvanlarla ilgili rüya görüyor

Prof. Dr. Karadeniz, 3-7 yaş çocukların rüya içeriğine bakıldığında en fazla hayvanlarla ilgili rüyaları, bunu takiben de aile bireylerini içeren rüyalar gördüklerini söyledi.

7 yaşından itibaren bu tür rüyalar azalıyor ve ergenliğe kadar daha çok acayip, korkutucu rüyalarla birlikte arkadaşların içinde bulunduğu rüyalar ön plana çıkıyor. Ergenlik, rüya içeriğinin çok çeşitli olduğu bir dönem olarak kabul ediliyor. Genellikle kaygı, endişe ve duygulanım içeriği yüksek.

Doğuştan kör veya 5 yaşından önce kör olan bireylerin rüyalarının ise daha çok işitsel içerikli rüyalar olduğu vurgulanıyor.

Rüyaların hatırlanmaması kaliteli uykunun işareti

Rüyaların hatırlanması sağlıklı bireylerde farklılık gösteriyor. Rüyaların hatırlanmamasının kaliteli bir uyku uyunduğunun göstergesi olduğuna işaret eden Prof. Dr. Karadeniz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rüyaların hatırlanması ise, rüya sırasında uyanmanın yani gece uykusunun bölündüğüne işaret eder.

Sabah özellikle REM uykusundan uyanırsak, son gördüğümüz rüyayı kısa süreli olarak hatırlayabiliriz. Eğer bu rüya bizi çok etkileyen bir içeriğe sahip ise, birkaç gün süreyle de hafızamızda tutabiliriz.

Buna karşın, bazı kişilerde gece rüyalarını hatırlamaya yönelik genetik bir yatkınlığın var olduğu da öne sürülmektedir.”

Nadiren görülen kâbusların oldukça normal bir durum olduğunu belirten Uyku Tıbbı Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Derya Karadeniz, ancak kâbusların tekrarlayıcı bir hal alıp, kişinin uykusunu bozmaya başlamasının tıpta “kâbus bozukluğu” adı verilen bir uyku hastalığına yol açtığını vurguladı. Prof. Dr.

Karadeniz, kâbus bozukluğu hastalığını şu sözlerle anlattı: “Kabus bozukluğu, genellikle REM uykusu esnasında oluşan ve çoğunlukla uyanmayla sonuçlanan rahatsızlık verici zihinsel deneyimlerle karakterize yineleyici kâbuslarla şekillenen bir hastalıktır.

Kâbuslar gerçeğe benzeyen tutarlı ya da tutarsız rüya dizileridir ve ilerledikçe artarak daha fazla rahatsızlık verici olurlar. Duygulanımlar sıkıntı, korku veya şiddeti içermekle birlikte sıklıkla öfke, hiddet, gerginlik, nefret ve diğer negatif duyguları da içerir.

Rüya içeriği genelde kişiyi fiziksel şiddet tehdidi üzerine odaklar fakat aynı zamanda diğer üzücü temaları da içerebilir.”

Travmatik olay yeniden yaşanıyor

Uyandıktan sonra kâbusların içeriklerinin ayrıntılı hatırlanmasının kâbus bozukluğu için tipik bir olgu olduğunun altını çizen Karadeniz, şöyle devam etti: “Kâbuslar tipik olarak REM uykusu esnasında oluştuğu için REM yoğunluğunun arttığı herhangi bir zamanda oluşabilir.

Tek bir gece içinde çok sayıda kâbus yaşanabilir ve benzer temaları içerebilir. Bir travmanın hemen sonrasında (ani stres bozukluğu) veya travmadan bir veya daha fazla ay sonrası (travma sonrası stres bozukluğu), NREM uykusu esnasında ve aynı zamanda REM uykusu esnasında ve uyku başlangıcında da ortaya çıkabilir.

Travma sonrası kâbuslar travmatik olayın gerçek gibi yeniden yaşanması şeklinde olabilir veya sadece bazı elemanlarını betimler. Kâbus bozukluğunda, uyanıklık sonrası gerginlik, sıkıntı ve uykuya yeniden dalmakta zorluk olabilir. Kâbuslar çocuklarda daha sık görülür.

3 ila 5 yaşları arasındaki çocukların yüzde 10 ila yüzde 50’sinin anne babalarını rahatsız edecek derecede ciddi kâbusları olduğu bilinmektedir.”

Toplumda görülme oranı yüzde 8’e çıkabiliyor

Prof. Dr. Derya Karadeniz’e göre erişkinlerde kâbus bozukluğu sıklığı yüzde 2 ila yüzde 8 arasında değişiyor. Türkiye nüfusu 77 milyon olarak alındığında ise ülkemizde bu hastalıktan müzdarip olabilecek kişi sayısı ortalama 5 milyonu bulabiliyor.

Kâbusların çoğu sabırlı kişilik özellikleri ile ilişkili. Kâbuslar genellikle 3- 6 yaş arasında başlıyor fakat herhangi bir yaşta da başlayabiliyor.

Kâbusların genellikle yaş ilerledikçe sıklık ve yoğunluğu azalıyor, fakat 60 veya 70 yaşlarındaki bazı hastalar hâlâ sık ataklar yaşadıklarını anlatıyor.

Kâbus bozukluğu uyumaktan korkmaya ve uyku yoksunluğuna ve böylece daha yoğun kâbuslara neden olarak uykusuzluk ve gündüz uykululuğuna neden olabiliyor. Kabus bozukluğu hastalığının nedeninin bilinmediğini dile getiren Prof. Dr. Karadeniz, tedavide ilaç tedavisi uygulandığını söyledi.

Toplumda kimi kişilerin “Rüyalarımı adeta yaşıyorum” dediğini aktaran Prof. Dr. Karadeniz, rüyayı yaşamanın yani rüyada görüleni hareketlere dökmenin normal bir durum olmadığına dikkat çekti. Prof.

Karadeniz, şöyle konuştu: “Canlı ve senaryosu olan, kişinin duygusal olarak en düzeyde olduğu rüyalar REM uykusu sırasında ortaya çıkar, ancak bu üst uyku evresinde adeta koruyucu olarak, hareket edememe yani geçici felç durumu söz konusudur. Bu olması gereken hareketsizlik ya da geçici felç durumunun ortadan kalkması, rüyaların yaşanması ile sonuçlanır.

Bu, REM uykusu davranış bozukluğu olarak adlandırılan bir uyku hastalığıdır. REM uykusu davranış bozukluğu, yaralanma ya da uykuda bölünmeye neden olan, REM uykusu sırasında ortaya çıkan normal dışı davranışlar ile seyreden bir hastalıktır.

Sıklıkla, kişinin tanımadığı kişiler ya da hayvanlarla karşılaştığı, saldırıya uğradığı ya da takip edildiği, hoş olmayan aksiyon dolu ve canlı rüyaların harekete dönüşmesi sonucu uykuda yaralanma yakınması sıktır. Tipik olarak atağın sonunda kişi kısa sürede uyanır, dikkatini toparlar ve mantıklı bir öykü şeklinde rüyasını anlatır.

Rüyalarla ilişkili davranışlar, konuşma, gülme, bağırma, küfretme, hareketlenme, elini uzatma, kavrama, sallanma, tokatlama, yumruklama, tekmeleme, yatakta doğrulma, sıçrama, sürünme ya da koşma şeklinde ortaya çıkar. Kişi çevreye değil rüyadaki harekete odaklanmıştır. Atak sırasında gözler kapalı durumdadır. Çiğneme, yemek yeme, içme, cinsel içerikli davranışlar, idrar ve dışkılama davranışları bu hastalıkta görülmez.”

Yatakta eşlerini yaralıyorlar

REM Uykusu Davranış Bozukluğu hastaları, sıklıkla kendisi ya da eşlerini yaraladıktan sonra doktora başvuruyor. Her yaş grubunu etkileyebilmekle birlikte genellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerde daha fazla görülüyor. Sıklığı ise tam olarak bilinmiyor. Prof.

Karadeniz, hastalıkla ilgili şu bilgileri verdi: “Sebebi, REM uykusu sırasında olması gereken hareketsizlik halinin ortadan kalkması ve bunun sonucunda rüyaların harekete dönüştürülmesidir. Bazı kişilerde başka bir nedenle yapılan uyku tetkiki sırasında, kol ve bacaklarda seğirme ya da sıçrama ve konuşma gibi REM uykusu davranışları saptanır.

Bu kişilerin en az yüzde 25’inde zaman içinde REM uykusu davranış bozukluğu geliştiği bilinmektedir. Tanısı uyku tetkiki ile konulur. Tanı için tetkik sırasında hastanın yatak geçirmesi gerekmez. REM uykusu sırasında artmış kas gerginliği ve artmış hızlı göz küresi hareketlerinin varlığı ile tanı konur.

Hastanın kendisine ya da eşine zarar verme potansiyeli olan bir hastalık olduğu için tedavisi zorunludur. Tedavide ilaç tedavisi uygulanır.”

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/ard-arda-kabus-gormek/

Yaz Mevsiminde Görülen Hastalıklar Nelerdir

Yaz Hastalıkları Çocukların Kabusu Olmasın

Haber güncelleme tarihi 10.06.2019 11:16

Yaz aylarında havanın sıcaklığı sebebiyle zamanın çoğu dışarıda geçmektedir. Bunun sonucu olarak özellikle yazın görülen bazı rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır.

Bu hastalıkların başında ise güneş çarpması, böcek ısırması ve zehirlenmeler görülmektedir. Ayrıca yaz aylarında terleme ile aşırı sıvı kaybı da oluşmaktadır.

Bunun sonucunda alınacak sıvılara, özellikle de açıkta satılan yiyecek ve içeceklere dikkat etmek gerekmektedir. Bu tür yiyecek ve içecekler başta zehirlenme olmak üzere tifo, yaz ishalleri gibi hastalıklara neden olabilmektedir.

İşte yaz hastalıkları şunlardır;

1. Baş Ağrısı

Günlük hayatta sıklıkla rastlanılan bir durum olan baş ağrısı, yaz aylarında sıcak hava ve nem nedeniyle daha sık görülmektedir. Strese ve yorgunluğa  bağlı baş ağrılarının yanı sıra kronik olan migren ağrıları da görülmektedir. Özellikle yaz aylarında sıcağın etkisiyle artış gösteren baş ağrıları, uzun süre sıcakta kalınmaya devam edildiğinde şiddetlenmektedir.

 Göz yorgunluğu nedeniyle ortaya çıkan baş ağrılarında bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Astigmat gibi göz problemleri sık sık baş ağrılarına neden olmaktadır. Ancak migren hastaları yaz aylarında öğle sıcaklarına uzun süre maruz kalmamalı ve kafein içeren içeceklerden uzak durulmalıdır.

Migren krizi geçiren kişi sessiz ve karanlık bir odada dinlenmelidir.

2. Boğulma

Yaz aylarında sık sık yaşanılan bir durum olan boğulma, kan hücrelerine ulaşması gereken ciğerlere su dolması nedeniyle vücut oksijensiz kalmasıyla gerçekleşir.

Dokuların oksijensiz kalmasının yanı sıra nefes alımında yaşanılan zorluk kişiyi ölüme götürebilir. Ciğerlere dolan tuzlu su ciğerlerde ödeme neden olur. Ödem sonucunda kanın koyulaşması ölümcül bir durumdur.

Tatlı suda gerçekleşen boğulmalarda ise kan hücrelerinin aşırı şişerek patlaması söz konusu olabilir.

3. Böcek Isırmaları

Yaz sezonunda en sık görülen durumlardan biri de böcek ısırmalarıdır. Piknik alanlarında, tatil yerlerinde ve köylerde sık sık rastlanılan böcek ısırmaları birçok olumsuzluğuda kimi zaman beraberinde getirmektedir.

 En sık rastlanılan böcek ısırmalarının başında yaban arısı, eşşek arısı, bal arısı ve kene ısırmalarıdır. Böcek sokması durumunda çeşitli reaksiyonlar ve enfeksiyonlar görülebilmektedir. Böcek sokması durumunda bölgenin su ve sabunla yıkanması en hızlı ve kolay tedavi yöntemidir.

Aynı zamanda arı sokmalarında buz tedavisi sıklıkla tercih edilmektedir. Yaz aylarında böcek sokması denilince akla ilk gelen şüphesiz ki sivrisineklerdir. Yaz akşamlarının kabusu olan sivrisinekler genellikle açık renkleri tercih etmektedirler.

Sinek ısırıklarından korunmak için mutlaka dışarı çıkmadan önce sinek kovucu losyon ve spreyler kullanılmalıdır.

4. Güneş Çarpması

Genellikle çocuklarda görülen bir durumdur. Uzun süre güneşin altında vakit geçiren çocuklarda sıklıkla rastlanılmaktadır. Çocukta şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma ve yüksek ateş görülür.

 Bu tip durumlarda çocuk serin bir mekanda tutulmalı ve soğuk duş veya buz torbası ile kompres yapılmalıdır. Çocuğun başına ve kasık bölgelerine buz ile kompres yapmak ateşinin düşmesine yardımcı olur.

Yapılan tüm müdahalelere rağmen ateşinde düşme görülmüyorsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Güneş çarpmalarının önüne geçmek adına mutlaka koruyucu krem, şapka ve gözlük kullanımına özen gösterilmelidir.

Yaz sıcaklarında terlemenin etkisiyle yüksek oranda sıvı kaybedilmesi nedeniyle bol sıvı tüketimine özen gösterilmelidir.

5. Enfeksiyonlar

Yazın serinlemek amacıyla girilen havuzların çok hijyenik ve temiz olduğu söylenemez. Gün içerisinde onlarca kişinin kullandığı ve içerisinde çeşitli bakterileri barındıran havuzlara özellikle dikkat edilmelidir.

Havuz suyunda bulunan mikrop ve bakteriler özellikle çocukların hastalanmasına neden oluyor. Hastalık kendini yüksek ateş, bulantı, kusma ve baş ağrısı şeklindeki belirtiler ile gösteriyor. Ilık duş ve buz kompresleri ile ateşin düşmesini sağlayın.

Daha sonra ise mutlaka bir doktor kontrolünden geçirmelisiniz.

6. Gıda Zehirlenmesi

Yaz sıcaklarında çok çabuk bozulan ve hızlı bir şekilde bakteri üreten gıdalar zehirlenmelere yol açıyor. Hijyenik yönden uygun olmayan koşullarda hazırlanan ve pişirilen yemeklerde üreyen bakteri ve mikroplar gıda zehirlenmesine neden oluyor.

Özellikle yaz aylarında dışarıda ve sıcakta kalan yemekler çok çabuk bozularak gıda zehirlenmelerinin başlıca nedenlerini oluşturuyor. Yaz aylarında dışarıda açıkta satılan gıda ürünlerini tercih etmeyiniz.

Hangi koşullarda yapıldığını bilmediğiniz gıdaları tüketmekten kaçınınız. Çoğunlukla hafif seyreden gıda zehirlenmeleri kimi zaman kişinin bağışıklık sistemi ile alakalı olarak ölümcül risk taşıyabiliyor.

Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olanlar, çocuklar ve yaşlılar gıda zehirlenmesine karşı daha duyarlı oluyorlar.

7. Bağırsak Enfeksiyonları

Yaz aylarında zehirlenme ya da bağırsak enfeksiyonlarının çok daha fazla görülmesinin sebebi yiyecek ve içeceklerin temiz olup olmadığı umursanmadan tüketilmesidir. Özellikle suda bulunan mikroplar gözle görülür olmadıkları için genellikle temiz olduğu düşünülerek içilir.

 Ayrıca yazın sıcak havadan dolayı yiyeceklerin bozulma olasılığı daha yüksektir. Bu yüzden açıkta satılan yiyeceklere pişmiş olsa dahi dikkat etmek gerekmektedir. Özellikle sütlü, mayonezli, et ve kremalı yiyeceklerin bozulma riski daha yüksektir.

Bu yüzden otel ya da tatil köylerinde olsa dahi bu yiyeceklere dikkat etmek gerekmektedir. Bağırsak enfeksiyonlarının en önemli belirtisi ishaldir. Çünkü bağırsaklar yiyecek ve içeceklerden gelen mikropları vücuttan atmaya çalışırlar. İshal durumunda yapılması gerekenler ise kaybedilen sıvının yerine konmasıdır.

Eğer hasta kaybedilen sıvıyı yerine koyamıyorsa kişinin hastaneye başvurması gerekmektedir.

8. Cilt Hastalıkları

Yaz ayların güneşin yarattığı cilt hastalıklarının en başında güneş yanıkları, isilikler gelmektedir. Güneşin olumsuz etkileriyle ortaya çıkan güneş yanıkları özellikle beyaz tenli kişilerde görülmektedir.

 Güneş yanıkları önce deriyi kızartır daha sonra ilerlediğinde içerisinde sıvı dolu kabarcıklar yaratmaktadır. Yanık ilerledikçe derinin alt tabakasındaki sinir uçları etkilenir ve ağrının şiddeti artmaktadır. Bu güneş yanıklarının etkisi yaklaşık 72 saatte ortadan kalkmaktadır.

 İleride cilt lekelerine, cildin erken yaşlanmasına hatta cilt kanserine dahi yol açabilen bu yanıklardan korunmak gerekmektedir. Cilt yanıklarından korunmak için özellikle yüksek faktörlü güneş kremleri kullanılması ve öğle saatlerinde güneş altında uzun süre bulunmamak gerekmektedir.

 Yazın oluşan bir diğer önemli cilt rahatsızlığı ise isiliktir. Aşırı terleme sonucu oluşan isilikler, özellikle kıvrım bölgelerinde meydana gelmektedir. Küçücük sivilceye benzer kızarıklıklar, ilerlediği taktikte çıbana benzeyen sivilcelere dönüşebilmektedir.

Ayrıca bu bölgelerin ıslak ya da nemli kalması sonucu mantar hastalıklarının da oluşma ihtimali söz konusu olabilir. Bu yüzden özellikle kıvrım bölgelerinin, yani parmak arası, koltuk altı, kasık, kadınlarda meme arası ve altını korunması gerekmektedir.

 Ayrıca deniz, havuz ve diğer nedenlerden dolayı ciltte siğil ve mantar enfeksiyonu gibi bazı rahatsızlıklarda görülebilir. Bu yüzden özellikle terlikle gezilmesi ve deniz kenarında kullanılan bütün kıyafetlerin her gün yıkanmasına dikkat etmelisiniz.

Önerilen İçerik; Yaz Mevsiminde Çocuklarda Görülen 7 Hastalık

NeOldu.com / Sosyal Fayda

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Источник: https://www.neoldu.com/yaz-hastaliklari-nelerdir-4929h.htm

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.