Yaz Orucu, Kalp Hastaları İçin Risk Oluşturabilir

Uzun yaz dönemi orucu, kalp hastaları için risk oluşturabilir

Yaz Orucu, Kalp Hastaları İçin Risk Oluşturabilir

Yaz aylarının gelmesi ile birlikte artan sıcaklar ve nem, kalp hastaları için ciddi sağlık sorunlarına sebep olabiliyor. Yine bu yıl Haziran’a denk gelen ramazan ayı dolayısıyla oruç tutmak da bu riski daha da artırabiliyor. Prof. Dr. Erol; “Oruçla birlikte aşırı sıcaklar kalp hastaları için ciddi risk oluşturabilir” diyor.

Oruç tutmaması gereken hastalar ve oruç ile gelen 6 önemli rahatsızlık

Sıcak havalarda vücut ısısını sabit tutmak için kalbin de görevleri olduğunu ve aktif rol oynadığını söyleyen Erol; ”Normalde insan vücut ısısı 36,5-37 santigrat derecedir. Dış ısı ne olursa olsun bu ısı sabit tutulur. Normal vücut fonksiyonları için bu gereklidir.

Vücut ısısını korumak için deri damarları termostat gibi görev yapar, aşırı sıcaklarda deri damarları genişleyerek terlemeye, böylelikle ısı kaybına neden olarak vücut ısısını sabit tutmaya çalışır.

Vücudumuzda bütün bunlar olurken kalbimiz de, genişlemiş deri damarlarına kanı pompalamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır, kalp atım sayısı artar yani aşırı sıcaklarda kalbin iş yükü daha fazla çoğalır” dedi.

Aşırı Terlemenin Sebep Olduğu Su Ve Tuz Kaybı Kalp Hastaları İçin Ciddi Risk

Sıcak havaların aşırı terlemeye bunun da vücudun su ve tuz kaybetmesine sebep olduğunu dile getiren Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol; “Vücudun su ve tuz kaybetmesi elektrolit kaybı aritmilere yatkınlığı artırır.

Sıcakların sebep olduğu bu etkiler sağlıklı bireyler tarafından rahatlıkla tolere edilebilir ancak kalp hastalığı olanlarda aşırı su ve tuz kaybetmek önemli sorunlara neden olabilir.

Uzun ve sıcak yaz günlerinde bir yandan aşırı terleme ile su ve tuz kaybı olurken oruçlu olma nedeni ile ağızdan da  kaybedilen su ve tuzun alınamaması kan elektrolit bozukluğu ve sıvı kısmının azalmasını daha da ağırlaştırabilir.

Kanın sıvı akışkan kısmında azalma ve pıhtılaşma eğilimi daha belirgin olur. Kan elektrolit dengesinin bozulması ritim bozukluğuna, akışkanlığın azalması ve kalp hızında artış, tansiyonda dalgalanmalar kalp krizi riskinde artışa neden olabilir” dedi.

Kalp Hastalarının Kullandığı İlaçlar Yazın Tekrar Düzenlenmeli

Kalp rahatsızlığı olan hastaların kullandığı ilaçların da sıcak havalarda ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğinin altını çizen Prof. Dr.

Erol; “Örneğin hipertansiyon ve kalp yetersizliği hastalarının tedavisinde kullandığımız diüretik ilaçlar da sıcak havalarda sorun teşekkül edebilir.

Bu ilaçlar idrar söktürücü olarak bilinir ve idrardan su ve tuz atımını artırarak etki yaparlar.

Oruç tutanlar için Ramazan’da sağlıklı beslenme önerileri

Yaz aylarında artan terlemeye bu ilaçların neden olacağı sıvı kaybı eklendiğinde vücut su-tuz dengesinde bozulma ve olumsuz etkiler oluşabilir.

Yine kalp hastalarında sıkça kullanmakta olduğumuz bazı beta bloker ilaçlar deri damarlarında genişlemeyi ve kalp hızında artışı baskılayarak sıcak havalarda vücuttaki fizyolojik değişiklikleri baskılayabilir.

Dolayısı ile mevcut kalp hastalarının yaz sezonu başında kardiyolojik kontrollerini ve ilaç düzenlerini yaptırmaları gerekir” şeklinde konuştu.

Oruç Tutmadan Önce Kardiyoloji Uzmanının Onayını Alın

Normal sağlıklı kişilerde oruç tutmanın kardiyovasküler riski artırmadığının da altını çizen Prof. Dr.

Erol;  “Bazı çalışmalarda oruç tutmanın kötü kolesterolde düşmeye, iyi kolesterolde artışa, bel çevresinde azalmaya destek olduğu yani kardiyovasküler riskler üzerine olumlu etkiler yaptığı gösterilmiştir. Ancak bunlar normal insanlar için geçerlidir.

Stabil durumdaki kalp hastaları orucu tolere edebilir ancak kalp hastaları uzun yaz günlerinde sıcağın etkisine ilaveten orucun vermiş olduğu su alamama durumunda önemli sağlık sorunları yaşayabilirler.

Kullanılan ilaçlar da uzun açlık ve susuzluk döneminde sorun teşekkül edebilir. Bu nedenle kalp hastaları oruç tutmadan önce mutlaka kardiyoloji uzmanının onayını almalıdır. Gerekli ilaç ayarlamaları yapılmalıdır. Durumu stabil olmayan kalp hastaları oruç tutmamalıdır” uyarısında bulundu.

Yazın Bu Önlemleri Almayı İhmal Etmeyin

Sıcak yaz aylarında kalp hastalarının dikkat etmesi gereken önemli noktalardan da bahseden Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol; “Açık renk terletmeyen kıyafetler giyilmesi, güneşin dik olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması, bol su tüketilmesi ve ilaçların yaz mevsimine göre ayarlatılması gerekir” hatırlatmasını yaptı.

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/uzun-yaz-donemi-orucu-kalp-hastalari-icin-risk-olusturabilir/

Kalp hastalarına oruç uyarısı

Yaz Orucu, Kalp Hastaları İçin Risk Oluşturabilir

Kalp hastalığının oruç tutmamak için yeterli bir neden olduğunu belirten Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Ramazan ayının bu yıl da uzun ve sıcak günlere denk gelmesi nedeniyle özellikle kalp hastalarını uyarıyor.

Prof. Sönmez, “Geçmiş yıllardaki kısa günlerde oruç tutulan Ramazanlarda genel durumu uygun, ilaçları müsait olan kalp hastalarımıza oruç tutabileceklerini söylerken, bu yıl bunu büyük bir risk olarak görüyoruz. Çünkü Temmuz sıcakları uzun günler birleşince 15 saatlik açlık, kalp hastaları için tehli olabilir.

Bu süre içinde hayati ilaçlarını uygun aralıkla alamayacakları gibi, hastaların elektrolit, su ve tuz kaybı da dikkate alınmalıdır. 15 saat boyunca yeterli su alınamaması tansiyon düşüklüğü, fenalık hissi ile sonuçlanarak kalpte sorunlar oluşturabilir.

Kanın koyulaşmasına bağlı olarak toplardamar tıkanmaları ve koroner damarların tıkanmasına bağlı kalp krizi, beyin damarlarının tıkanmasına bağlı felç olabilir” dedi.

ORUÇ TUTULACAKSA GÜNDÜZ UYKUSU ŞART

İftar ve sahur arasındaki uyku süresinin çok kısa olduğunu ve sahurdan sonra uyumanın mümkün olmayacağını vurgulayan Prof. Bingür Sönmez, şunları söyledi: “Ramazan boyunca öğle saatlerinde ya da öğle sonrası 1-2 saatlik uyku, son derece dinlendiricidir, açlık ve susuzluğun yarattığı stresi azaltır.

Uyuduktan sonra geri kalan zamanı daha verimli değerlendirmeyi sağlar. Öğle uykusu uyuyanların uyumayanlara göre kalp krizi geçirme riski yarı yarıya düşmektedir. Çünkü uykuda beden ile birlikte ruhsal dinlenme de vardır. Fizik olarak uykusuzluğa dayanılabilir ama ruhsal olarak dayanmak mümkün değildir.

Eğer hafta içi gündüz uykusu mümkün değilse hafta sonu çok iyi uyumaya özen gösterilmelidir.

RAMAZAN'DA ÜÇ ANA ÖĞÜN YEMEK YİYİN

Ramazanda öğünlerin sayısının azalması metabolizmayı olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle özellikle kalp sağlığı açısından iftarda, 'acıktım', sahurda 'acıkırım' korkusu ile tıka basa yemek, mide ve kalbe baskı yapar, bu açıdan kişiye zarar verir.

Bu nedenle iftarda bir çorba ile başlangıç yapılmalı, komposto veya sütlü tatlı yendikten bir süre sonra tamamlayıcı hafif bir yemek yenmelidir. Sahurda mümkün olduğu kadar tuzlu ve tatlı olmayan, doyuruculuğu yüksek yemekler seçilmelidir.

Bu şekilde Ramazan'da da üç ana öğün yemek yenmiş olacak ve vücut olumsuz etkilenmeyecektir.

KALP KRİZİ RİSKİNE KARŞI SAHURDA ÇAY VE KAHVE İÇMEYİN

Ramazan ayının çok sıcak ve uzun günlerde yaşanması, gün içinde artış gösteren sıcaklarda oruç tutulması, vücutta su kaybına yol açmaktadır. Bu nedenle yeterli sıvı alımı çok önemlidir.

Kişinin, gün içinde kaybettiği suyu geri kazanmak için yeterli miktarda sıvı almaması, kanın koyulaşmasına ve daralmış bacak, beyin ve kalp damarlarının pıhtı ile tıkanmasına, kalp krizlerine yol açmaktadır. Ramazan'da su kaybına neden olan kötü bir alışkanlık da sahurda çay ve kahve tüketimidir.

İdrar sökücü özelliği nedeniyle gün içinde su kaybına neden olan bu alışkanlığın iftar sonrasına bırakılması, sahurda ise su tüketilmesi gerekir.

SAHURDA SİGARA İÇİP YATMAK KALP KRİZİNİ TETİKLEYEBİLİR

İftara sigara içerek başlamak ya da az bir miktar yemeğin hemen ardından art arda sigara içmek son derece tehlidir. İftarla birlikte arka arkaya 3-4 sigara içimi, ciddi karbonmonoksit zehirlenmeleri ile birlikte oluşan aritmi sonucunda ani ölümlere neden olabilir.

Çünkü karbonmonoksit zehirlenmesi kalpte ritim bozukluklarını tetikler. Aritmi nedeniyle de ani kalp ölümleri ortaya çıkabilir. Kalp sağlığı açısından sahurda da sigara içmemek çok önemlidir. Çünkü sahurda sigara içimi sonrası hemen uykuya dalmak, kalp krizi riskini artırır.

SIVI ALIMINA VE UZUN SÜRE OTURMAYA DİKKAT

• İftarda ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalıdır.• İftarın klasik olarak bir bardak suyla açılması uygundur. Arkasından bir çorba içilmesi ve 10 dakika ara verdikten sonra da diğer yiyeceklerin yavaş bir şekilde tüketilmesi gerekir. Ancak yemeğe oturup birden 3 kap yemek tüketmek risklidir.

• Ramazan'da alınması gereken sıvı sudur. Bol su içmeli ve tatlı olarak da sütten yapılmış olanları tercih edilmelidir.• Sahurda kesinlikle aşırı tatlıdan kaçırmak gerekir. Çünkü bu tatlıların tüketiminden sonra açlık ve susuzluk hissi artmaktadır.

Çay ve kahve de idrar söktürücü özelliği nedeniyle sahurda tüketilmemelidir. İftarda bol çay içilebilir.• İftar sonrası eğer kişi teravih namazına gidiyorsa ve yaşlıysa, uzun süre oturur pozisyonda olması risklidir. Çünkü uzun süre oturma halinde kan koyulaşması ortaya çıkabilir ve bu da emboliye neden olabilir.

Bu nedenle ileri yaş hastaları teravih namazı kılacaklarsa, bir sandalye kullanmalıdır.

• İftar sonrası yemek yedikten bir saat sonra yarım saatlik bir yürüyüş de yararlı olabilir. Ancak aktif olarak spor yapan kişilerin Ramazan ayı boyunca spora ara vermesi uygun olur. Sporlarını Ramazan sonrasına ertelemeleri kalbi yorma riskini azaltır.

Источник: //www.kadinvekadin.net/kalp-hastalarina-oruc-uyarisi-2012-07-16.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.