Yazın Bol Bol Su İçen Kalp Krizinden Korunuyor

Bol su için krizden korunun!

Yazın Bol Bol Su İçen Kalp Krizinden Korunuyor

Sağlıklı insanlarda dahi hastalık nedeni olabilen sıcak havalar özellikle kalp sorunu olanlar için büyük risk oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mahmut Fatih Güneş, “Kalp ve tansiyon hastaları özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkmamalı, ağır yemeklerden kaçınmalı, bol bol su içmeli, çünkü su kaybı krize davetiye çıkarabilir” diyerek uyarılarda bulundu. 

Aşırı sıcak ve nemli havalar kalp damar hastaları, hipertansiyon ve kalp yetersizliği olan hastalar için oldukça tehli bir durum oluşturabilir.

Bu nedenle hem kalp-damar hastalığı gibi kronik hastalıkları olan kişilerin hem de sağlıklı bireylerin sağlık sorunları yaşamamaları için aşırı sıcaklara karşı dikkatli olması önemlidir. Kardiyoloji Uzmanı Dr.

Mahmut Fatih Güneş, sıcak havalarda alınacak önlemler konusunda bilgi verdi.

Damarlarda bulunan sıvı hacminin azalması, kanın akışkanlığının ve böbreklerden geçen kan miktarının ile kalp yetersizliğine sebep olabilir. Sıcak azalmasına neden olur. Bu durum özellikle sıcak havalarda yeterli sıvı alınmadığı takdirde böbrek fonksiyonlarını bozabilir.

Vücut bunu dengelemek için böbrek ve böbreküstü bezlerinden maddeler salgılar, bu durum da damarların büzüşmesine, kalp hızının değişmesine ve ani tansiyon yükselmeleri havalarda bireylerde görülen aşırı sıvı ve elektrolit kaybı kan basıncını aşırı düşmesine, hayati organlarda kan akımında azalmaya ve bayılmalara yol açabilir.

STENT TAKILAN VEYA AMELİYAT OLANLAR RİSK ALTINDA

Kalp krizleri yaz mevsiminde daha sık görülür. Bunun en önemli nedeni vücuttan tuz ve elektrolit kaybı ile birlikte yeterli sıvı alınmaması sonucunda meydana gelen kanın pıhtılaşma eğiliminde artış olmasıdır.

Özellikle kalp krizi geçirmiş, stent takılmış ya da by-pass ameliyatı olmuş kalp hastaları için daha dikkatli olmalıdır. Aynı şekilde ritim bozukluğu olan veya ritim bozukluğuna yatkınlığı olan bireylerde elektrolit dengesizliğine bağlı aritmiler (kalp atışı değişiklikleri) gelişebilir.

Bu durum yaşlı bireylerde ve diyabet ve böbrek hastalığı gibi ilave hastalıkları olanlarda daha da belirgin olabilir.

İLAÇLARIN DA MEVSİMİ VAR!

Sıcak havalarda diğer önemli hasta grubu hipertansiyonu olan ve ilaç kullananlardır. Bu hastalarda yetersiz sıvı alınması ani tansiyon düşmelerine ve böbrek fonksiyonlarında bozulmalara yol açabilir. Tansiyon düşürücü ilaç olarak diüretik adı verilen idrar söktürücü ilaçlar da su ve elektrolit kaybına neden olur.

Dolayısıyla yaz aylarında diüretik (hipertansiyon ilaçları) kullanan hastalarda su ve elektrolit kaybı aşırıya kaçabilir. Bu da dolaşımı olumsuz etkileyeceğinden vücut ısısının korunmasını zorlaştırır. Diğer yandan ilaç olarak kalsiyum kanal blokeri kullanan bazı hastalarda bacak ve ayak bileklerinde gözlenebilen şişliklerde artış olabilir.

Bu hastalarda tuz kısıtlanmasına biraz daha önem gösterilmelidir. Beta bloker adı verilen ve kalbin hızlanması ile güçlü kasılmasını baskılayan ilaçlar da dolaşım sistemi üzerindeki etkileri nedeni ile vücuttaki ısı ayarını bozabilir.

Bu nedenle yüksek tansiyonu bulunan hastaların yaz aylarında herhangi bir sorun yaşamaması için doktoruna danışması, ilaçlarının yaz dönemi için yeniden düzenlenmesi gerekebilir.

DIŞARIDAN GELİP SOĞUK DUŞ YAPMAYIN!

Yaz aylarını sağlıklı geçirebilmek adına alınabilecek tedbirleri şöyle sıralayabiliriz:

  • · Kıyafet seçimi mevsime uygun olmalı, açık renkli, rahat ve bol, hava geçirgenliği olan ve terlemeyi arttırmayan giysiler tercih edilmelidir.
  • Günde ortalama 2,5-3 litre su tüketimine özen gösterilmeli, gün içerisinde susamadan su içilmelidir.
  • Soda ve maden suyunun kontrolsüz tüketimi tansiyonu yükselteceği gibi kalp yetersizliği bulgularının da ortaya çıkmasına ya da ağırlaşmasına neden olabileceğinden tüketiminde dikkatli olunmalıdır.
  • Sigara, alkol ve kafeinli içeceklerden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
  • Ağır, yağlı ve bol kalorili yemekler yerine hafif, lif içeriği yüksek sebze ve meyveden zengin yiyecekler tercih edilmelidir.
  • Az ve sık aralıklarla beslenilmeli, bir öğünde aşırı yemekten kaçınılmalıdır.
  • Güneş ışınlarının dik geldiği özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca açık havada dolaşılmamalıdır.
  • Gün içerisinde serinleme amacıyla kısa süreli duşlar alınabilir. Ancak aşırı sıcakta kalındığında doğrudan soğuk su ile duş yapılmamalıdır.
  • Kalp hastalarının yaz mevsiminde de egzersiz yapması gerekeceğinden serin saatlerde ve açık havada egzersize özen gösterilmeli, ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır.
  • Klima kullanımına dikkat edilmeli, ortam ısısının 21-23 derece olması sağlanmalı, sıcaklıkların çok yüksek olduğu zamanlarda eve girer girmez klima karşısında oturulmamalıdır.
  • Hipertansiyon ilaçları ve kalp yetersizliği amacıyla kullanılan ilaçların doktor kontrolünde yaz mevsimine göre düzenlenmesi sağlanmalı ve tuz tüketimi konusunda bilgi alınmalıdır.
  • Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, baş ağrısı veya baş dönmesi, aşırı terleme ya da soğuk terleme, aşırı yorgunluk, sık soluk alma ihtiyacı, bulantı-kusma vb. belirtilerle karşılaşıldığında mutlaka en yakın sağlık merkezine başvurulmalıdır.

Источник: http://kocaelilife.com/bol-su-icin-krizden-korunun-h1623.htm

Kalp Krizinin Başlangıcının İlk Belirtileri ve Olmaması İçin Yapılacaklar

Yazın Bol Bol Su İçen Kalp Krizinden Korunuyor

Koroner arter tıkanması neticesinde kalbin ilgili bölümüne kan pompalanmazsa için oksijen gitmemesi neticesinde kalp dokusunda bulunan hücrelerde ölme meydana gelmesi sonucunda krizi yaşanır.

İçindekiler

  • Kalp Krizi
  • Kalp Krizi Başlangıcı
  • Kalp Krizini Önlemek
  • Kaynaklar

Kalp Krizi

Kalp krizi kalbi beslemekte olan damarların plak nedeniyle tıkanması sonucunda kan akışının olmaması neticesinde, kalp hasarına neden olacak bir durumdur.

Kalp krizi belirtileri bazı zamanlarda çok acil bir şekilde müdahale edilmesine neden olacakken, bazı durumlarda ise kişilerin sadece yoğun bir şekilde göğüs ağrısı yaşamakta olacağı için bu müdahale yapılır.

Fakat bazı kişiler de ise kalp krizi herhangi bir belirti vermeden kaynaklanacaktır.

Kalp krizi yaşanması durumunda, kalbe ciddi oranda zarar vermesi engellenmesi amacıyla bir an önce müdahale edilmesi gerekmektedir. Ciddi bir durum olması nedeniyle kalp krizi geçirmiş bir kişinin hayatı içerisinde bir daha kalp krizi geçirme riskine karşı birçok önlem alması gerekmektedir. Bunlar kendi yaşam tarzını değiştirmekle alakalı olacaktır.

Kalp krizinin bazı kişilerde ani kalp krizi olarak ortaya çıkacaktır. Kalp krizinin kalbin bir bölümüne kan pompalamadığı zaman kan akışının ciddi bir şekilde bozulması sonucunda ortaya çıkar. Kalp krizi her zaman için kalp durması riskinin de olmasına neden olur.

Kalbin kan pompalamayı durdurması sonucunda vücuda gidecek kan miktarında ciddi bir azalma olacaktır. Bu durumda kan akışı bozulması sebebiyle bilinç kaybı, ritim bozukluğu gibi nedenlerde olacaktır.

Kalp Krizi Başlangıcı

Kalp krizinin belirtileri ve semptomları kişiden kişiye göre değişmektedir. Bazı kişilerde kalp krizi aniden ortaya çıkacakken bazılarında şiddeti daha önceden kendisini gösterecektir. Çoğu zaman kişilerde aylar öncesinde koroner arter tıkanmaya başlaması sonucunda kan akışının azalması neticesinde bir takım belirtiler aylar ya da haftalar öncesinde kendisini göstermeye başlayacaktır.

  • Göğüs ağrısı;
  • Boyun, sırt, çene, omuzlarda ağrı;
  • Karnın üst bölümde kramp tarzı şiddetli ağrılar;
  • Mide bulantısı;
  • Kusma;
  • Mide yanması;
  • Mide ekşimesi;
  • Hazımsızlık;
  • Tokluk hissi;
  • Nefes darlığı;
  • Soğuk bir şekilde terleme;
  • Baş dönmesi;
  • Zayıflık;
  • Halsizlik;
  • Geçmeyen yorgunluk.

Kalbin aniden durması durumunda ise herhangi bir belirti vermeden de yaşanabilir. Ani kalp krizi, elektriksel bir bozulma neticesinde kalbin kan pompalamayı kesmesi sonucunda meydana gelecek ve vücudun diğer organlarının kan ulaşımını engelleyecek bir durum olmaktadır.

Kişilerde sıklıkla meydana gelecek olan ciddi göğüs ağrısı şikayeti ile kalp damarlarında kan akışının tam olarak sağlanamadığı konusunda kişilerin bilgili olması gerekmektedir. Bu ağrı sıklıkla baskı, dolgunluk ya da birkaç dakika sıkışma gibi hissedilecektir.

Nefes darlığı sıklıkla hissedilen bir sorun olmaktadır. Bu durum göğüs ağrısından sonra yaşanacak bir durum olmaktadır. Kişi herhangi bir aktivite içerisinde olmaması durumunda bile nefes darlığı gibi bir durumu yaşaması söz konusu olacaktır.

Göğüs ağrısı yaşanmaya başladıktan sonra ek olarak kişilerin karşısına sıklıkla kendilerini kötü hissettirecek derece de bir baş dönmesi yaşanacaktır. Kişinin an bir şekilde tansiyonu düşmüş gibi gözleri kararacak ve bazı kişilerde ise bayılma görülmektedir.

Soğuk bir şekilde terlemek bir anda başlayacak ve kişinin bir anda paniklemesine de neden olacaktır. Terlemeye aniden başlayacak olduğundan bunun panik atak belirtisi olacağı da insanlar tarafından düşünecektir.

Kalp Krizini Önlemek

Kalp krizi belirtileri yaşamakta olan kişilerin sağlıklı bir yaşama sahip olmaları son derece önemli olmaktadır. Yaşam tarzında değişiklikler yaşamaları gerekmektedir. Kişilerin eski ve sağlıksız olan yaşam tarzını bırakması gerekmektedir.

  • Sigara içmemek;
  • Sağlıklı beslenmek;
  • Bol bol egzersiz ve temiz havada yürüyüş yapmak;
  • Kaliteli uyku uyumak;
  • Diyabeti her zaman kontrol altında tutmalıyız;
  • Alkol tüketimini azaltmak; Kan kolesterolünü düşürmek;
  • Tansiyonu yükseltmemek;
  • Obeziteden uzak durmak ve fazla kiloları vermek;
  • Stresten ve sıkıntıdan uzak durmalı.

Kalp krizi geçirmekte olan bir kişinin hayatı içerisinde artık aktif olması gerekmektedir. Egzersiz programlarını ihmal etmemelidir. Yaklaşık olarak 3 ay içerisinde sağlığınıza kavuşacaksınız.

Bu dönem içerisinde işe döndüğünüz zaman stresli ortamlardan tamamen uzak durmanız gerekmektedir.

Hayatınız içerisinde stresi tamamen çıkarmalı ve ne siz ne de çevrenizde olan bir kişinin sigara içmesine izin vermemeli, sigara içilen ortamlardan uzak durmalıdır.

Kalp krizinin yakından ilgilendiren bir durum beslenme olmaktadır.

Sürekli olarak hayvansal yağlar tüketmek, sürekli sigara içmek, sürekli olarak yağlı et, yağlı süt ve alkol alışkanlığı olan kişilerin kalp krizini yaşadıktan sonra artık sağlıklı beslenerek hayatından hayvansal yağları ve özellikle de işlenmiş olan gıdaları tüketmemeleri gerekmektedir. Fazla kilolar kalbin daha fazla çalışmasına neden olacak ve kalbi zorlayacaktır. Bu nedenle sizlerin fazla kilolarınız olması durumunda bir an önce kilo vermeniz gerekmektedir.

Kaynaklar

(2 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalp-krizi-nasil-baslar.html

Yaz aylarinin en buyuk tehsi kalp krizinden koruyacak basit önlemler

Yazın Bol Bol Su İçen Kalp Krizinden Korunuyor

05 Temmuz 2017 Çarşamba 11:39

Yaz aylarının en büyük riski kalp krizinden nasıl korunursunuz?

Birçok ünlü ismin yaz aylarında kalp krizinden hayatını kaybettiğini duymuşsunuzdur.

Belki en çok hatırlanan bir zamanlar sinemanın taçsız kralı Ayhan Işık ve son yıllarda Türk filmlerinin unutulmaz karakter oyuncusu (Kahpe Bizans filmindeki “Nacar Beyi” rolüyle hafızalarımıza kazınan) Sümer Tilmaç… Daha pek çok isim sayılabilir.

Ünlü isimleri hatırlıyoruz ama her yaz sessiz sedasız kalp krizinden kaybettiğimiz binlerce insanımızı yakınları dışında duyanımız yok. Halbuki çok basit birkaç önlem alarak hem kendimizin hem yakınlarımızı mutlak bir ölümden kurtarmamız mümkün.

Yaz aylarında kalp krizi geçirenlerin sayısındaki artışın ilk akla geleceği gibi sebebi aşırı sıcaklar. Dolayısıyla özellikle yaz mevsiminde kalp krizi geçirme riski fazla olan insanlar gündüz 11.00-16.00 arası açık havada fazla dolaşmaktan kaçınmalı.

Peki kim bu riskli insanlar? Örneğin şeker hastaları, daha önce kalp problemi yaşamış, örneğin by-pass ameliyatı geçirmiş ya da kalbine stent takılmış veyahut başka kalp problemi olanlar. Ayrıca fazla kilolu olan kişiler… Bu insanlarımız yaz aylarında özellikle dikkatli olmalı.

Peki sıcak niye öldürüyor, niye kalp krizini tetikliyor? Bunu bilirsek korunmak mümkün. Sıcak bizi su kaybettirerek (dehidratasyon) tehye sokuyor. Vücut su kaybettikçe damarlarımızda akan kan daha az sulu ve daha koyu bir hale geliyor, daha çok ve kolay pıhtılaşıyor. Bu da damarların pıhtıyla tıkanıp kalp kriz geçirmeye neden oluyor.

Manisa Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr.

Özgül Yıldız bu sıvı kaybı riskine en çok maruz kalan riskli grupları “4 yaş altı çocuklar ve 65 yaş üstü yetişkinlerin yanı sıra kalp yetmezliği olan, kalp damar stenti takılan, by-pass, tansiyon, şeker, diyaliz ve psikiyatri hastası gibi benzeri koroner hastalığı olanlar” olarak saydı. Yıldız, aşırı sıcaklarda gerçekleşen sıvı kaybının kan pıhtılaşma oranını arttırarak, kalp krizi riskini tetiklediğini belirtti.

KALP KRİZİNDEN KORUNMAK İÇİN ÇARE: BOL BOL SU!

Aslında bu ölüm riskini azaltmanın, dehidratasyon nedeniyle kalp krizinden korunmanın basit bir çaresi var: Bol bol su içmek.

Kışın 1,5 litre, yazın ise 2,5 litre sıvı alınması gerektiğine dikkat çeken Kardiyolog Yıldız, “Yazın sıvı kaybı olduğu için plazmolizimiz düşüyor. Buna bağlı olarak kanımızda pıhtılaşma oranı artıyor.

Kan pıhtılaşma oranının artması kalp krizi riskini tetikliyor. Bunu önlemek için kişinin yeterli su alması gerekir. Vücudumuzun her gün kış aylarında 1,5 litre, yaz aylarında ise 2,5 litre suya ihtiyacı var.

Su, taze sıkılmış meyve suları ve ayran gibi sıvı gıdalar tüketmeliyiz” diyor.

DİKKAT ! SUSADIĞINIZI FARK ETMİYOR OLABİLİRSİNİZ

Özellikle 50 yaş üstü kişiler susadıklarını gençlere göre daha zor ve geç fark etmeye başlar. O nedenle hemen herkes, ama özellikle bu yaşlardan sonra susamasanız bile yaz ayları her saat başı muhakkak su içmelisiniz. Yoksa susadığınızı fark edemeden su kaybı nedeniyle kalp krizi riskinizi artırırsınız.

SIK YAPTIĞIMIZ ÖLÜMCÜL HATA

En çok yaptığımız ve farkında olmadan yaz ölümlerine davet çıkaran bir hata ise “sıvı” alıyorum siye su yerine çay, kahve, kola vb içmek. Halbuki çay, kahve, kola gibi içeceklerde kafein veya benzer maddeler var. Bu ise özellikle sık alındığında hele de su yerine kullanıldığında çok tehli. Bakın neden?

Kardiyolog Yıldız’a göre “Kola, çay, hazır meyve suları, kahve gibi içecekler içmemeliyiz. Çünkü kafein içeren içeceklerde idrar söktürücü etkisi olduğundan bu içecekler vücuttaki sıvı miktarını azaltır. Özellikle 50 yaşın üzerindeki insanların saat başı bir bardak su içmeleri çok önemli”

Aslında kahvede ve kolalı içeceklerde bulunan kafein kalp hızını arttıran ve damarları daraltan diğer etkileriyle de fazladan risk yaratıyor.

“SIRT ÜSTÜ VE DALGALARA PARALEL YÜZÜN”

Yürüme ve yüzme, riskli kimselere en çok önerilen sporlardan… Özellikle yaz ayları denizin çağrısına kayıtsız kalmak zor. Fakat burada da dikkatli olmak gerekiyor.

Yapılacak en büyük hatalardan biri denize aniden atlamak, özellikle de balıklama dalıvermek… Kalp krizi riskinizi azaltmak için suya yavaş yavaş ve vücudunuzu alıştırarak girmelisiniz.

Bir de denizde yüzerken çok kişinin hiç bilmediği bir konuya dikkat edilmeli: Dalgaların yönü…

Riskli gruplara yaz aylarında kesinlikle kaplıcalardan uzak durmaları uyarısında bulunan kardiyolog Yıldız, “Riskli hastalar, denize ya da havuza girdikleri zaman vücutları çok sıcakken, birden soğuk suya girmemelidir. Bu durum tehli veya ölümcül ritim bozukluklarına neden oluyor.

Ciltteki atar damarlar sıcakta genişler, soğukta büzüşür. Vücudunun sinir sistemi vücudu dengeler ama çok sıcaktan çok soğuya geçtiğimiz zaman bu denge bozuluyor. Bunu dengelemek için kişiler, kalbi üstüne suya balıklama atlamak yerine alıştıra alıştıra girmelidir.

Denizde dalgalara paralel olarak sırt üstü yüzmelerini öneriyoruz” dedi.

“İLAÇ DOZLARI SICAĞA GÖRE AYARLANMALI”

Elbette en önemli konulardan biri ilaçların düzenli alınması tansiyon ilacı, böbrek ilaçları, kalp ilaçları, diyabet ilaçları… Gelgelelim yaz aylarında bu ilaçların dozlarının yeniden ayarlanması gerektiğini kaçımız biliyoruz?

Manisa Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr.

Özgül Yıldız “Açık renk giysiler, bol giysiler, çok terleyen insanlarsa teri emen pamuktan yapılmış kıyafetleri tercih etmeliler. Tansiyon hastaları idrar söktürücü ilaç ya da kalsiyum kanal blokerleri kullanıyorlarsa bunların dozlarının mevsimlere göre ayarlanması gerekir. Çünkü idrar söktürücü ilaçlar vücutta sıvı kaybına yol açıyor. Fazla dozda alınan ilaç ani tansiyon düşüklüğüne neden olabiliyor.

Özellikle kalsiyum kanal blokerleri alan hastalarda ayak ödemi olur. Ayak bilekleri şişer. Mutlaka doktorlara ilaç dozlarını danışmaları gerekiyor” uyarısında bulundu.

Источник: https://halktv.com.tr/gundem/yaz-aylarinin-en-buyuk-tehlikesi-kalp-krizinden-koruyacak-basit-onlemler-200156h

Kalp Krizinden Korunmanın 10 Yolu

Yazın Bol Bol Su İçen Kalp Krizinden Korunuyor

Hayati organların ilk sıralarında yer alan kalp aslında oldukça basit bir çalışma sistemine sahip. En basit haliyle kalbin görevi gelen kanı gerekli organlara pompalamak.

Kalbe kanı taşıyan ve vücuda geri pompalanmasını sağlayan arterler beslenme alışkanlıkları, hareketsizlik veya genetik nedenlerle zamanla yapışkan bir madde olan plaklar tarafından tıkanabiliyor.

Bu da dünyada 1 numaralı ölüm sebebi olan kalp krizine neden oluyor.

Kalp krizi ile ilgili kötü haber ise bu damarların pek çok sebebe bağlı olarak tıkanabilmesi. Genetik olarak kalp krizine yatkın olabileceğiniz gibi, hareketsiz bir hayat, sigara ve alkol kullanımı, yağlı gıdalarla beslenme damar tıkanıklığına yol açabiliyor. Ancak bir kaç önemli noktaya dikkat ederek kalp krizinden korunmak mümkün.

10. Egzersiz

Sağlıklı bir hayat sürmek için düzenli egzersizin ne kadar önemli olduğunu artık bilmeyen kalmadı. Kalp sağlığı içinde haftada en az 5 gün 30 dakikadan az olmamak üzere sizi iyice terletecek egzersiz yapmalısınız.

Terletecek dememin nedeni yavaş yavaş, gezinti yürüyüşünün kalbinize bir faydası yok. Nabız yükselmeli ki vücut egzersiz yaptığını anlasın. Tek başınıza egzersiz yapmayı sevmiyorsanız arkadaşlarınız futbol, basketbol oynayabilir, eşinizle birlikte yürüyüşe çıkabilirsiniz.

Yapmaktan hoşlanacağınız bir spor bulun ve kendinizi bu düzenli egzersiz programına alıştırın.

9. Uyku

Düzenli uyku kalp sağlığı kadar genel fiziksel sağlımız ve ruh sağlımız açısından da çok önemli ancak pek çok insan uykuya gereken özeni göstermiyor. Bazı durumlarda ise yoğun iş temposu ve şehir hayatı uykumuzdan çalıyor.

Uzmanlar orta yaşlarda günlük 8 saat uykuyu tavsiye ederken yapılan araştırmalar bu yaş gurubunun sadece % 35’inin bu kadar süre uyuyabildiğini ortaya koymakta.

Az ya da çok uyku kan basıncı üzerinde olumsuz etki yarattığı için kalp sağlığı açısından da riskleri arttırıyor.

Harvard Üniversitesi’nin 10 yıl süren ve 45-65 yaş arası kalp sorunu olmayan 70 bin kadını kapsayan araştırmasında günde 5 saat ve daha az uyuyanların günde 8 saat uyuyan kadınlara göre kalp hastalığına yakalanma riskinin %40 arttığı gözlemlenmiş. Aynı şekilde günde 9 saatten fazla uyuyan kadınların kalp hastalığına yakalanma riskinin ise % 37 arttığı belirlenmiş. Yani ne az uyku ne de çok uyku kalbe iyi geliyor.

8. Aspirin

Bu konuda bazı kararsızlıklar ve tartışmalar olsa da daha önce kalp krizi geçirenlerin günde bir adet aspirin içmesinin bir sonraki kalp krizinden korunma sağladığı ABD Yemek ve İlaç Dairesi (Food and Drug Administration – FDA) tarafından yayınlanan raporlarda yer alıyor. FDA’ye göre her gün 1 aspirin almak kanı inceltiyor ve pıhtılaşmasını engellediği için kalp krizi riskini azaltıyor.

Tabii aspirini öyle gelişi güzel alırsanız mide kanaması riski de artacağı için mutlaka bir doktora danışmalısınız. Sadece Amerika’da her yıl 250 bin kişi iç kanama yüzünde acil servislere geliyor.

İkinci kalp krizi riskini azaltmak için tavsiye edilen aspirin dozu 75-81 miligram arası. Ülser gibi sorunlarınız varsa bu düşük dozlar bile sizin için sakıncalı olabilir.

Ayrıca aspirin kullanırken kesinlikle alkol tüketmemelisiniz.

7. Kolesterolü Düşürmek

Kolesterolün iyi ve kötü olarak iki türü bulunuyor. İyi kolesterol karaciğerin düzgün çalışmasını, bazı kanser türlerinden korunmayı sağlayıp yaşlanmanın etkilerini yavaşlatırken kötü kolesterol kan damarı çeperlerine yapışarak birikiyor ve sonunda damarı tıkayabiliyor.

Kötü kolesterol seviyesini düşürmek için sigarayı bırakmalı, egzersiz yapmalı ve beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirmelisiniz. Eğer doktorunuz kolesterol düzeyinizi tehli bulursa ilaç tedavisi uygulayabilir.

Ancak ilaç tedavisi siz beslenmenizi düzenlemedikten sonra sadece geçici bir etki sağlayacaktır.

6. Kan Basıncını Düşürmek

Kan basıncı değeri kanın damar çeperlerine yaptığı baskının ölçümüdür. Ülkemizde de en büyük sağlık sorunlarından biri olan yüksek tansiyon kalp krizine davetiye çıkartan rahatsızlıklardan.

Kan basıncını düşürmek için tuz alımını sınırlandırmalı, sigarayı bırakmalı, alkolü çok kontrollü tüketmelisiniz. Tüm bunlar çözüm olmuyorsa doktorunuz tansiyon ilaçları kullanmanızı tavsiye edebilir.

5. Sakinleşin

Stresin kimseyi iyi hissettirmediği bir gerçek. Ancak elimizde olmadan gün içinde stres düzeyimiz artabiliyor. Önemli olan stres çoğaldığında fark etmek ve tedbir almak. Stresin tek başına pek çok sağlık sorununa yol açabildiğini biliyoruz. Kalp krizi de bunlardan biri.

Time Dergisi’nde yayınlanan Kanada merkezli bir araştırma sonucuna göre aşırı stresin kalp krizi riskini % 50 oranında arttırdığı belirlenmiş. Stresin kalbe olumsuz etkisi ise şöyle oluyor, stresli olduğunuzda beyinde alarma geçen hipotalamus bölgesi böbreküstü bezlerine sinyal gönderiyor ve adrenalin ile kortizol hormonlarının yayılmasına neden oluyor.

Bu süreç sonucu kalp atışı hızlanıyor. Sürekli stres ise zamanla kalbi yoruyor ve kalp krizine neden oluyor.

Stresi azaltın demek kolay ama bunun yolunu bulmak o kadar kolay değil. Öncelikle yapmaktan hoşlandığınız bir şeyi hobi haline getirebilirsiniz. Maket yapmak, puzzle yapmak, bulmaca çözmek (sudoku’da olabilir), ahşap boyama gibi el işleri hatta lego bile stresinizi azaltabilir.

TV izlemek hobi değildir ve beyninizle vücudunuzun daha az çalışmasına neden olduğu için uzun süreler boyu seyretmeniz zararı vardır. Spor yapmak, akşam yemeğinden sonra hafif yürüyüşlere çıkmak stresini azaltabilir. Eğer aşırı stresliyseniz bir uzmandan yardım alabilirsiniz.

4. Sigarayı Bırakın

Bu maddeye uzun uzun bir şeyler yazmaya gerek yok. Sigara yaşam sürenizi kısaltır, kalan hayatınızı da sağlık sorunlarıyla boğuşarak geçirmenize neden olur. “Bizim Ahmet’in dedesi günde 4 paket sigara içerdi, adam 95 yaşında öldü” gibi bağımlı cümlelerinden vazgeçin ve bırakın.

3. Düzenli Kontroller

Kalp krizinden korunmanın en iyi yollarından biri kalp krizine neden olabilecek sağlık sorunları yaşayıp yaşamadığınızı öğrenmek.

Kolesterol seviyenizi düzenli olarak ölçtürün, kan basıncınıza baktırın, 40 yaşından sonra 2 senede bir checkup yaptırın.

Eğer testler sonucunda bir sağlık sorunu belirlenirse en azından kalp krizinden korunmak için ne yapmanız gerektiği konusunda bir fikriniz olacaktır.

2. Ailenizdeki Sağlık Sorunlarını Öğrenin

Yaşam tarzı ve beslenme kalp krizi için ne kadar etkiliyse genetik özellikleriniz de en az o kadar etkili. Birinci dereceden akrabalarınızda kalp hastalıkları görüldüyse sizde de görülme ihtimali yüksek.

Ailenizin sağlık geçmişini bilmek ne tür hastalıkların siz de görülebileceğini kestirmek adına önemli. Örneğin babanız 50 yaşında kalp krizi geçirdiyse sizin de aşağı yukarı aynı dönemde aynı sorunu yaşamanız mümkün.

Ailenizin tıbbi geçmişini bilmek sizi diğer sağlık sorunlarına (kanser gibi) karşı da bilgilendirecektir.

1. Sağlıklı Beslenin

Beslenmenin sağlığımız üzerine etkisini modern zamanlarda bilmeyen kalmadı artık. Her gün sabah tereyağında yapılmış yumurta, her öğlen yağlı İskender, akşam da yarım ekmeği bandığınız sucuklu kuru fasulye yerseniz vücudunuzdan size yardımcı olmasını beklemeyin.

Kalbinizle dost yiyecekleri yavaş yavaş günlük yemek rutininize adapte edin. Balık, yulaf, beyaz ekmek yerine kepekli ekmek, lifli besinler, demir ve kalsiyum içeren sebze ve meyveleri tüketmeye çalışın.

Bunu yaparken diyet yaptığınızı değil bunun artık sizin için bir yaşam biçimi olduğunu düşünün.

Источник: https://www.onikibilgi.com/kalp-krizinden-korunmanin-10-yolu/

Yazın 6 Adımda Kalp Krizinden Korunun

Yazın Bol Bol Su İçen Kalp Krizinden Korunuyor
Uzm. Dr. Türker BARAN
Kardiyoloji
Memorial Şişli Hastanesi

Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Türker Baran, sıcak havalarda kalp krizinden korunma önerileri hakkında bilgi verdi.

Kızgın kumlardan serin sulara atlamayın!

Havaların ısınması ile birlikte denize girme gibi su sporları da ön plana çıkmaktadır. Türkiye’de Karadeniz, Ege ve Marmara Denizi’nin su sıcaklığı, Akdeniz’den çok daha düşüktür. Kişi, sıcak bir havada serinlemek için soğuk bir suya özellikle birden girerse, o zaman kalbi besleyen damarlarda spazm yaşanabilir.

Çünkü soğuğun, kalp damarlarına spazm yapma etkisi vardır. Bu durum bir kalp krizi ile birlikte kişinin kaybedilmesine neden olabilir.

O nedenle özellikle bilinen kalp damar hastalığı olanların hem çok rüzgarlı havalarda dışarı çıkmamalarını, hem de su sıcaklığının makul olmadığı durumlarda denize ya da havuza girmemelerini öneriyoruz.

Kalp Krizi Risk Hesaplayıcısını Kullanarak Kalp Krizi Riskinizi Öğrenebilirsiniz. 

Yazın su ve tuz kaybına dikkat edin!

Sıcak ortamın en önemli özelliklerinden biri kişinin hem su hem de tuz kaybı yaşamasıdır. Özellikle risk altında olan kişiler tansiyon düşürücü ilaç alanlar ve kalp hastalığı olanlardır.

Bu hastalar eğer sıcak ortamlarda çok fazla terle sıvı ve tuz kaybederler, bunu da yerine koymazlarsa, damar yatağında sıvı azalacağından tansiyondaki düşme, hayatı tehdit edecek boyuta gelebilir. Yine kanda potasyum ve magnezyumun düşmesi, hayatı tehdit edebilecek çarpıntıların ve ritim bozukluklarının oluşumuna sebep olabilir.

Bu nedenle özellikle sıcak ortamda güneşin altında çok fazla bulunulmasını istemiyoruz. Yazın güneş altında bulunan ve yaz aylarında spor yapan kişilerin yeterli miktarda sıvı almaları ve vücuttaki tuz dengesini de gözetmeleri çok önemlidir.

Kişinin günde ortalama 2 litre su içmesini öneriyor ve bunun yaz aylarında 3 litreye çıkarılmasını istiyoruz. Tuz seviyesini kontrol etmek için potasyum ve magnezyumdan zengin gıdaların alınması gereklidir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, muz, kayısı, patates ve üzüm gibi gıdaların tüketilmesi iyi olur.

Ancak şeker hastalarının şeker derecesi yüksek gıdaları tüketirken dikkat etmesi çok önemlidir. Yazın tansiyon değerlerinde de yükselmeler ve düşmeler meydana gelebileceğinden, yeterli miktarda sıvı almaya dikkat etmek ve tansiyonu düzenli şekilde ölçtürmek gerekmektedir.

Egzersizi Sabah Ya Da Akşam Yapın

Zaman zaman egzersiz sırasında meydana gelen beklenmedik kayıplar gündeme gelmektedir. Özellikle yaz aylarında egzersizin zamanlamasına da dikkat etmek gerekir. Egzersiz sabah erken saatlerde ya da akşam geç saatlerde güneşin ısıtmadığı bir ortamda yapılmalıdır. Bir alternatif de çok sıcak havalarda salon sporlarına yönelmek olacaktır.

Sabah erken saatlerde yapılan egzersizler kahvaltı öncesi olduğundan kişinin bir şeker hastalığı yoksa bir bardak şekerli süt ya da meyve suyu içmesi iyi olacaktır. Uzun süreli bir açlıkla egzersiz yapılmasını uygun değildir. Akşam saatlerinde de yemekten üç saat sonra egzersiz yapılmasını öneriyoruz.

Yemek sonrası dolu bir karınla spor yapmak uygun olmayacaktır.

Yazın enfeksiyonlara dikkat edin

Yaz döneminde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, enfeksiyonların ortaya çıkması. Temiz olmayan sular, yeterli miktarda yıkanmayan sebze ve meyveler, yazın daha fazla bozulmaya eğilimli özellikle mayonez gibi gıdalar, yol açtıkları ishal ile vücuttaki sıvı ve tuz dengesini bozar.

Hastalar ishal nedeniyle kalp krizi geçirebilir. Çünkü ishaller nadiren de olsa ciddi tansiyon düşüklüklerine neden olabilmektedir. Hastaların bu konuda da dikkatli olmaları, hijyenlerine dikkat etmeleri çok önemlidir.

Özellikle sıvı kaybettirici enfeksiyon hastalıklarına yakalanmamaları hayati önem taşır.

Alkolü Azaltın

Yaz aylarında alkol tüketimi de artmaktadır. Alkol, özellikle sıcak ortamla birleştiği zaman çok tehli durumları da beraberinde getirebilmektedir.

O nedenle tüketilecekse, kişilerin alkol miktarı düşük olan içkilere yönelmelerini öneriyoruz. Eğer mutlaka içilecekse günde iki kadehin üzerine çıkmamalıdır.

Özellikle bilinen bir kalp hastalığı olan kişiler yüksek miktarda alkol içeren içeceklerden uzak durmalıdır.

Hafif Gıdalarla Beslenin

Yaz dönemi diyete daha rahat bakılan bir dönemdir. Sıcak iklimlerde vücut metabolizması hızlandığı için yaz mevsimi, zayıflama ya da ideal beslenme için çok uygundur. Yaz ayları özellikle sebze ve meyvelerin daha da çeşitlendiği bir dönemdir.

Bu dönemi, kolesterolü yüksek ve şeker hastalığı olan kişiler için bir fırsat olarak değerlendiriyoruz. Sıcak havalarda özellikle ağır gıdalardan kaçınılması çok önemli. Yaz aylarında şeker hastalarını bekleyen bir teh de şeker açısından çok zengin olan meyve tüketiminin artmasıdır.

Şeker hastalarının makul ölçülerde meyve tüketmesini öneriyoruz.

Güncellenme Tarihi: 24 Nisan 2017Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/yazin-6-adimda-kalp-krizinden-korunun/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.