Yediklerimiz Bizi Diyabet Hastası Yapıyor

içerik

Diyabet için beslenme önerileri: Diyabete iyi gelen yiyecekler

Yediklerimiz Bizi Diyabet Hastası Yapıyor

Diyabet hastalığının kontrol altına alınması için uzman eşliğinde kişiye özel beslenme programı belirlenmesi büyük önem taşıyor. Dyt. Emine Yüzbaşıoğlu, diyabet hastalarının beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Diyabeti le yaşamayı öğrenmek tedavi başarısını artırıyor

Şeker hastalığı, pankreastan salgılanan insülin hormonun yetersiz olması sonucu glikoz yani kan şekeri değerinin artması sonucunda ortaya çıkmaktadır. İleri yaşlarda görülen Tip 2 Diyabet hastalığının sebeplerinin başında; genetik faktörler, fiziksel aktivite azlığı ve kilo fazlalığı gelmektedir.

Şeker hastalığı kontrol altına alınmadığında; böbrek yetmezliği, katarakt, kalp damar rahatsızlıkları, sinir hasarı, diyabetik ayak, enfeksiyonlara ve hastalıklara yatkınlık gibi rahatsızlıkları beraberinde getirmektedir. Hastalığın kontrol altına alınması için sağlıklı beslenme ilkelerine dikkat etmek gerekmektedir. Bu rahatsızlığı kabullenmek ve onunla yaşamayı öğrenmek tedavi başarısını artırmaktadır.

Diyabet hastaları için doğru beslenme önerileri

Beslenme programı kişiye özel belirlenmelidir: Bu diyet geçici olmamalı, beslenme alışkanlığı haline getirilerek yaşam boyu devam ettirilmelidir.

Boy ve yaşa uygun kiloda olunmalıdır: Sahip olunan fazla kilolardan kurtulmak; şeker hastalığını kontrol altına almayı sağlayan en önemli ilkelerden biridir.

Öğünler 3 ara 3 ana olmak üzere düzenlenmelidir: Öğün araları 2-2,5 saati aşmamalı, öğünlerde alınan kalori dengeli olmalıdır. Ara öğün beslenme

Diyetteki posa içeriği artırılmalıdır: Öğünlerde alınan posa yüzdesinin fazla olması karbonhidrat emilimini yavaşlatacağından şeker seviyesinin düzenlenmesine olumlu etki edecektir.

Bu açıdan yemeklerin yanına salata eklenmeli, ekmek çeşidi olarak posa içeriği yüksek; çavdar, kepek veya tam buğday ekmeği tercih edilmelidir.

Ayrıca kabuklarıyla yenebilen meyveler soyulmadan tüketilmelidir.

Glisemik indeksi yüksek yiyecekler tüketilmemelidir: Patates, havuç, pirinç, beyaz ekmek gibi kan şekerini hızlı yükselten, glisemik indeksi yüksek besinlerden kaçınılmalıdır.

Su tüketimini artırılmalıdır: Gün içerisinde en az 2-2,5 litre su tüketmeye dikkat edilmelidir.

Şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır: İlaç kullanıyorum, şekerim yükselmez düşüncesiyle, şeker ve şekerli yiyecekler tüketilmemelidir. Şeker hastalığı kronik bir rahatsızlıktır, geçti diye düşünülmemelidir. Ayrıca bal, pekmez gibi doğal tatlı olarak kabul edilen yiyecekler de masum değildir. Pekmezin üzümden yapıldığı, balda da şeker olduğu unutulmamalıdır.

Diyabetik ürünlerin de zararlı olabileceği unutulmamalıdır: Diyabetik ürünler zararsız gibi kabul edilmemelidir. Çeşidi ve miktarı diyetisyene sorulmadan tüketilmemelidir.

Yemek hazırlanırken sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılmalıdır: Diyabet hastalarında günlük alınan kalori miktarı ve bu kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ yüzdesi dağılımı orantılı olmalıdır. Alınan yağ miktarını artırmamak için yemekler; ızgara, haşlama veya fırınlama yöntemi kullanılarak pişirilmelidir.

1. Elma

Günde en az bir elma tüketimi %28 oranında diyabete yakalanmayı önlemektedir .”Her gün bir elma doktoru uzak tutar.

”sözü herkesin dilinde , iyice yıkandıktan sonra kabukları ile yenen elmanın tokluk hissi sağlaması yanında kabuğa yakın yüzeyde bolca bulunan kuersetin isimli antioksidanlarla şeker hastalığına iyi gelen özelliği öne çıkmaktadır.

Elmanın içerdiği lifler ise kan şekerini düşürme konusunda önemli görevler üstlenir. Tarım ilaçlarından arındırılmış temiz sularla yıkanmasına dikkat edilmesi gerekir.

2. Tarçın

Tarçının kimyasal yapısı insülin denilen kan şekerini düzenleyen hormona yapısal olarak benzerdir, insülin hormonu gibi davranır. Tarçın içeriğindeki “kumarin ” maddesi insülini dengede tutar. Tarçın şekeri kontrol edebilme özelliğine sahiptir.Şeker metabolizmasını 20 kata kadar hızlandırır.

Tarçın oksitlenmeye karşı sistemin güçlenmesine yardımcı olur. Oksitlenme şeker hastalarında önemli bir sorundur. Damar yapısının bozulmasında oksitlenme – antioksitlenme dengesinin bozulmasına yol açar Tarçının içinde bulunan polifenoller önemli bir antioksidan maddedir.

Fazla kilolu ve şişmanlarda açlık şekerini düşürür ve insülin etkinliğini artırır.

3. Kuru Baklagiller

Genelde şeker hastalarında yanlış bir olgu kuru baklagillerin şekeri yükselteceği ve bu yüzden tüketimini azaltırlar.

Bu yanlış bir tutumdur kuru baklagillerin yapısında bulunan posa ve fitonutiriyenlerle kalp sağlıklarına desteklerinin yanında diyabete karşı savunma geliştirmenize yardımcı olabilecek Kuru baklagiller (fasulye , mercimek ve bezelye )yüksek oranda suda çözünen lif içerir ve glisemik indeksleri düşüktür.

Besin lifi içeren yiyecekler vücut tarafından işlenmesi zamana yayılır kan şekerinde ani dalgalanmalar yaşanmadan enerjiye dönüştürür.Kepekli makarna, tam tahıllı çavdar ekmeği ve kepekli tahıllar kan şekerini sabit tutar.

4. Badem

Diyabet hastalarında özellikle yemeklerden sonra meydana gelen kan şekeri dalgalanmalarını azaltıcı etkiye sahiptir.

Ayrıca badem yüksek glisemik indekse sahip olan gıdaların sebep olduğu dalgalanmaları düzenler.

Sağlıklı yağ ve protein deposu olan badem metabolizmayı güçlendirerek, insülin direncinin kontrol edilmesine yardımcı olur. Diyabet riskini azaltmak için günde 10-15 tane badem tüketilmelidir.

5. Soğan ve sarımsak

Diyabet hastalığının korkulan komplikasyonlarından olan kalp damar tıkanıklığını önleyici etkileri vardır.Soğanda kuersetin adı verilen bir madde vardır. Kuersetin
kandaki şekeri düşüren bir özelliği vardır. Sıkılarak elde edilen soğan suyunu yemekten sonra yükselen kan şekerini kontrol altına alır.

Soğan ve sarımsak içinde bulunan organik kükürtlü amino asit bileşiklerinin etkili oldukları bilinmektedir. Bu bakımda tansiyon düşürücü ve kan sulandırıcı sarımsak hapı kullanan hastaların kanını kontrol etmeden kan şekerini düşürücü ilaç kullanmamaları doğru olacaktır.

Soğan pişirilmeden yendiğinde aynı etkiyi gösterir.

6. Sebze ve meyveler

Mineral, vitamin bakımından zengin olan aynı zamanda lifli yapılarıyla kan şekerini sabit kalmasına yardımcı olur.

yapılarındaki antioksidanlarla bağışıklık sistemini de geliştiren sebze ve meyvelerden başlıcaları, lahana, karalahana, portakal, ıhlamur, limon, şalgam, brokoli, turp, ıspanak, greyfurt, çilek ve böğürtlen ilk sıralarda gelmektedir.

Şekeri olanların yağ, sos, tuz eklenmiş sebzeleri yüksek miktarda sodyum içeren konserveleri ve turşu tüketmeleri doğru değildir.

7. Çay ve kahve

Türk milletinin en belirgin alışkanlıklarından olan çay doğru demleme ve doğru sıklıkta tüketilmesi durumunda oldukça iyi bir antidiyabetik besin sayılabilir. İçeriğinde bulunan kateşinler ve taninlerle bu faydaları gösteren çay şekersiz içildiğinde korkulacak bir içecek değildir.

Kahvenin diyabete karşı koruyucu etkisi tam olarak bilinmese de yapılan araştırmalar doğrultusunda varılan sonuçlar gereği, kahvede bulunan klorogenik asitin kan şekeri düzeyini dolaylı düzenlediği ve kafeinin pankreastan insülin salgısını artırdığı bilinmektedir.

Kahvede bulunan potasyum , magnezyum ve çeşitli antioksidanların kan şekerini düzenleyici etkisi vardır. Aşırı ve şekerli tüketilmemesi önerilir.

8. Yağsız Et

Daha az oranda doymuş yağ içeren yağsız et kolesterol düzeyini düşük tutmak için idealdir, bol miktarda protein içerir. Suda haşlanıp pişirilmeli fakat pişirme suyu asla yenmemelidir. Çünkü etin içindeki zararlı maddeler ve yağlar suya geçer. Bol baharat eklenerek etlerin hazmı kolaylaştırılmalı, ızgara eti yenmelidir. Koyun etinin hazmı zordur ara sıra yenebilir fakat yağsız olmalı.

Piliç-tavuk eti yağsız suda haşlanmış olması gerekir. Kaz eti çok yağlıdır bu nedenle yenmemesi gerekir. Hindi eti yağsız, suda haşlama yenebilir hazmı kolaydır. Balık, yağı diyabet hastaları için zararlıdır, bu nedenle taze ve hiç yasız olmadıkça şeker hastaları balık tüketmemelidir. Bu etlerin birinde safi et olarak günde sadece 100 gr kadar yenmelidir.

9. Domates Suyu

Domates suyu şeker hastaları için iyi bir kan sulandırıcı özellik taşır, karaciğerdeki yağlanmaları önler. Hazır domates suları yerine taze sıkılmış domates suyu tercih edilmelidir.

10. Kırmızı Biber

Kırmızı pul biberi şekerin ani düşüşlere sebep olan aşırı insülin salınımlarını engeller. Kırmızı benekli yediğimiz yiyecekler insülinin daha dengeli salınımının ve ekonomik kullanımı konusunda metabolizmaya yardımcı olur.

Diyabetik tedavide devrim: Kök hücre yöntemi

Источник: //indigodergisi.com/2017/09/diyabet-beslenme-onerileri/

11 Soruda Diyabet (Şeker Hastalığı) Uzman Doktor Cevaplıyor

Yediklerimiz Bizi Diyabet Hastası Yapıyor

Şeker hastalığı (diyabet) genel olarak kanda şeker (glukoz) seviyesinin normalin üzerine çıkmasıyla seyreden ve ömür boyu süren bir hastalıktır.

2) Şeker hastalığı neden olur?

Şeker hastalığı, vücudumuzda pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretememesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Kandaki şekerin kullanılmak üzere hücrelere alınabilmesi için insülin gereklidir.

İnsülin yokluğu veya etkisizliği durumunda kişi, yediği besinlerden kana geçen şekeri hücrelerinin içine sokamaz ve kandaki şeker seviyesi yükselirken, hücreleri şekerden yani enerjiden yoksun kalır.

Glukoz, özellikle beyin ve kalp hücreleri başta olmak üzere hücrelerin çalışmasını sağlayan temel enerji kaynağıdır.

Şeker hastalığında ise esas olarak hücrelere yakıt olması gereken glukoz hücre dışında kalarak vücut için zararlı bir madde haline döner.

3) Şeker hastalığı hangi yaşta görülür ve kaç tipi vardır?

Diyabet her yaşta görülebilir. Şeker hastalığının genel olarak 2 tipinden söz edilebilir. Tip 1 diyabet, çocuk ve gençlerde (25-30 yaş altı) görülür. Pankreas bezindeki insülin üreten hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından tahrip edilmesi sonucu hiç insülin üretimi olmadığı için mutlak insülin gereksinimi söz konusudur.

Diyabet hastalarının %90-95’inde görülen diyabet şekli ise tip 2 diyabettir.

Tip 2 diyabet daha sıklıkla erişkin yaş grubunda görülür ve sağlıksız beslenme, obezite (şişmanlık), hareketsiz yaşam ve genetik faktörler ile ilişkilidir.

Son yıllarda artan fast food (ayaküstü hızlı beslenme) tarzı beslenme, artan obezite ve hareketsiz yaşam nedeniyle çocuk ve ergenlik çağındaki bireylerde de Tip 2 diyabet görülme sıklığı giderek artmaktadır.

Tip 1 ve Tip 2 diyabetten farklı olarak gebelik sırasında ortaya çıkıp genellikle gebelik sonrası düzelebilen bir diyabet formu da gebelik diyabeti (gestasyonel diyabet) olarak adlandırılmaktadır.

4) Gizli şeker (pre-diyabet) nedir?

Kişinin kan şekeri düzeyi normalden yüksek olmasına karşın diyabet tanısı koyacak kadar yüksek değilse bu durumda kişi pre-diyabetik (gizli şeker hastası) olarak tanımlanır. Esasında pre-diyabetin Tip 2 diyabet için bir adaylık durumu olduğu söylenebilir. Pre-diyabet olan kişilerin çoğu eğer önlem alınmaz ise 10 yıl içinde Tip 2 diyabet geliştirirler.

Pre-diyabetli bireylerde kalp damar hastalığı riski kan şekeri normal olan bireylere kıyasla 1.5 kat daha fazladır. Bunlara rağmen pre-diyabetli bireyler yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde diyabetli olmayı önleyebilir veya geciktirebilir.

5) Şeker hastalığının belirtileri nelerdir?

Ağız kuruluğu, aşırı susama hissi, çok su içme, sık idrara çıkma, yemek sonrası yorgunluk ve uyuklama, bulanık görme, açıklanamayan kilo kaybı, tekrarlayan enfeksiyonlar, iyileşmeyen yaralar sık görülen şeker hastalığı belirtileridir.

Çocuklar ve gençlerde görülen Tip 1 diyabette bu belirtiler çok kısa süre içinde (haftalar ya da aylar) ortaya çıkabilir ve hatta tip 1 diyabetlilerin ilk başvuruları acil servise şeker yüksekliği koması (diyabetik ketoasidoz) şeklinde olabilir.

6) Şeker hastalığının ve gizli şeker hastalığının tanısı nasıl konur?

Normal bir insanın kandaki glukoz düzeyi açlıkta 70 – 100 mg/dl arasındadır. Diyabet teşhisinde yapılan kan şekeri ölçümünün yorumu kişinin açlık tokluk durumuna göre olur.

  • Açlık kan şekerinin 126 mg/dl üzerinde olması durumunda şeker hastalığı (diyabet) tanısı konulur. Eğer 100 ile 126 arasında ise bunun adı “bozulmuş açlık şekeri” dir ve bu bir çeşit gizli şeker (pre-diyabet) formudur.
  • Rastgele mesela yemekten herhangi bir zaman sonra toklukta ölçülen kan şekerinin 200 mg/dl üzerinde olması ve kişide yüksek şeker belirtilerinin olması durumunda yine şeker hastalığı tanısı konur.
  • Şeker yükleme testinin (OGTT) ikinci saatinde kan şekerinin 200 mg/dl üzerinde olması durumunda şeker hastalığı tanısı konulur. Eğer ikinci saat kan şekeri 140 ile 200 arasında ise bunun adı “bozulmuş glukoz toleransı” dir ve bu bir çeşit gizli şeker (pre-diyabet) formudur.
  • Son 3 aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c testinin sonucunun % 6,5 ve üzeri olması durumunda şeker hastalığı tanısı konulur. HbA1c değeri % 5,7 altı olması normal, %5,7-6,4 arası olması sınırdadır ve bu durumda gizli şeker (pre-diyabet) var denilir.

7) Şeker hastalığının tedavisi var mıdır?

Şeker hastalığı kontrol altına alınabilinir; ancak kesin çözüm olan bir tedavisi yoktur.

Tip 1 diyabetlilerde mutlak insülin eksikliği olduğu için insülinsiz kalmak bu hastalarda yaşam ile bağdaşmayan bir durumdur.

Tip 2 diyabetlilerin ise diyet yaptıklarında ve zayıfladıklarında kan şekerleri normale gelir; yani hastalıkları kontrol altına alınmış olur. Ancak diyete uyumları bozulursa tekrar kan şekerleri yükselmeye başlar.

Şeker hastalığında pankreasın veya pankreastaki insülin üreten hücrelerin nakli tedavileri üzerinde yoğun çalışmalar devam etmekte ve seçilmiş hastalarda uygulanmaktadır.

Diğer alanlarda olduğu gibi diyabet tedavisi konusunda da teknolojik gelişmeler ciddi kolaylıklar sağlamaktadır. Özellikle Tip 1 diyabetlilerde olmak üzere insülin pompası tedavilerinin kullanımı giderek artmaktadır.

Yine geliştirilme aşamasında olan yapay pankreas teknolojileri gibi gelişmeler de hem hekimler hem de hastalar için daha konforlu bir diyabet tedavisi imkanı sağlayacaktır.

8) Şeker hastaları ne yememeli?

  • Beyaz ekmek: Rafine edilmiş beyaz un lif ve besin değeri düşük bir gıdadır. Beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar veya kepekli ekmekler tercih edilmelidir.
  • Patates: Patates nişastası zengin bir sebzedir ve nişasta hızlıca parçalanıp şekere dönüşmektedir. 1 küçük boy patates (90 gram), 1 dilim ekmek kadar karbonhidrat içerir. Patates yasak olmamakla birlikte haşlanmış bir patates yendiğinde kan şekerini hızla yükseltebilir.
  • Beyaz pirinç: Pirinç, karbonhidrat kaynağıdır. Diyabetli bireyin öğünde alması gereken karbonhidrat miktarı içinde, pirinç yemesinde sakınca yoktur. Ancak, bulgur pilavını (posa yönünden daha zengin olduğu için) pirinç pilavına tercih etmek daha doğru olacaktır.
  • Kahvaltılık gevrekler: İçeriğinde bulunan tahıllar faydalı gibi gözükse de bu tahıllara eklenen tatlandırıcı ve şekerler bunu şeker hastaları için sakıncalı hale getirmektedir.
  • Gazlı içecekler: Kandaki şekeri bir anda yükselttikleri için sadece diyabetiklerin değil sağlıklı insanların da uzak durması gereken içeceklerdir.
  • Hazır paketlenmiş meyve suları: Liften yoksun olmaları, kan şekerini hızla yükseltmeleri ve içerdikleri katkı maddelerinden ötürü diyabetiklerin olduğu kadar sağlıklı insanların da uzak durması gereken içeceklerdir.
  • Taze sıkılmış meyve suları: Meyve suları taze sıkılmış dahi olsa şeker hastalarında bir anda yüksek miktarda alınan fruktozun ani kan şekeri yüksekliğine yol açmasından ötürü meyve suyu yerine taze meyvenin kendisinin tüketiminin tercih edilmesi önerilmektedir.
  • Bal, pekmez: Doğal olduğu düşünülse de bal ve pekmezde yüksek düzeyde şeker olduğundan dolayı ani kan şekeri yükselmelerine yol açabilirler. Bu nedenle şeker hastaları bu gıdaları doğal dahi olsa ölçülü tüketmeye dikkat etmelidirler.
  • Reçel: Doğal ev yapımı dahi olsa reçel içerdiği yüksek şeker nedeniyle diyabetiklerin sakınmaları gereken gıdalardandır.
  • Paketlenmiş ürünler: Çikolata, bisküvi, kek, gofret veya cips gibi paketlenmiş, trans yağ oranı yüksek ürünler sadece şeker hastaları için değil sağlıklı her birey için toksik etki yapan, sağlıksız kilo aldıran, diyabet ve kalp damar hastalığı riskini artıran sahte besinlerdir.
  • Karpuz, kavun, kayısı, üzüm, incir, muz gibi meyvelerin şeker oranının yüksek olması nedeniyle diyabetik hastaların bu gibi meyveleri ölçülü miktarda yemeleri önerilmektedir. Meyveler posa ve vitamin içeriği zengin besinler olduğu için diyabetli bireyin beslenmesinde bulunması gereken besin grubudur. Hiçbir meyve diyabetli bireye yasak değildir. Her meyvenin içinde meyve şekeri diye bilinen fruktoz bulunur ve kan şekerini etkiler ancak her besinin kan şekerini yükseltme hızı (glisemik indeksi) farklıdır. Kavun, üzüm gibi meyvelerin glisemik indeksi yüksektir, ancak bir seferde yenilen miktarına (glisemik yük) dikkat edildiğinde kan şekerini diğer besinlere göre daha fazla yükseltmez.
  • Yağlı kırmızı etler ve salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş et ürünleri: Şeker hastaları aynı zamanda kalp damar hastalığı riski de taşıdığından, diyabetli bireylerin doymuş yağ oranı yüksek et ve et ürünlerinden kaçınması gerekmektedir. Bunun yerine yağsız etler, tavuk (derisi hariç) veya balık tercih edilmelidir. Yine bu etlerin hazırlanma şeklinde de kızartma yerine haşlama, buğulama veya ızgara tercih edilmelidir.
  • Konserve ve turşu gibi gıdalarda sodyum yani tuz oranı yüksek olduğundan dolayı diyabet hastalarının uzak durması gereken gıdalardır. Tuzsuz turşular tercih edilebilir.

9) Şekeri ne düşürür? Şekeri düşüren yiyecekler var mı?

Şeker hastalığında asıl tedavi hekimler tarafından verilen ilaçlardır. Diyabetik bir hastanın kan şekeri yiyecekler ile düşürülemez ancak bazı gıdaların kan şekerindeki dalgalanmayı azalttığı ve içerdikleri besin öğelerinden ötürü faydalı oldukları bilinmektedir.

  • Tam tahıllar: Lif içeriklerinden ötürü ani şeker yükselmesini önleyip daha uzun süre tokluk hissi sağlarlar.
  • Koyu yeşil yapraklı sebzeler: Ispanak, lahana, karalahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler düşük enerjileri ve yüksek posa içerikleri ile diyabeti olan bireylerin tüketmesi önerilen bir besin grubudur. Sebze ve meyve tüketiminin artmasıyla diyabetin gelişme riskinin azaldığını gösterilmiş ve özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler ön plana çıkarılmıştır.
  • Yağlı tohumlar: Badem, fındık, ceviz içi gibi yağlı tohumlar hem içerdikleri kaliteli yağ asitleri hem de liften ötürü hem kan şekerinde ani yükselmeleri azaltır hem de tokluk hissi sağlar. Tabi ki kalori içeriklerinden ötürü mutlaka porsiyon kontrolü yapılmalıdır. Günlük 8-10 çiğ badem ya da fındık veya 2-3 tam ceviz içi gönül rahatlığıyla tüketilebilir.
  • Tarçın: Tarçın ile yapılan çalışmalarda, tip 2 diyabetlilerde insülin direnci üzerine olumlu etkisi olduğuna dair bulgular gösterilmiştir. Ancak birkaç çalışma sonucu ile diyabetli bireylere “tarçın yeyin şekeriniz düşsün” önerisinde bulunulamaz.
  • Su: Şeker hastalarının kalp ve böbrek yetmezliği gibi engel teşkil eden bir durum yoksa günde 2-2.5 litre su tüketmeleri kan şekeri dengesini sağlamada kolaylık sağlar.
  • Yoğurt, süt veya kefir içerdikleri dengeli besin öğeleri açısından ara öğünlerde tercih edilebilir. Ancak içine limon sıkılması şekeri düşürmez.

10) Şeker hastaları vitamin takviyesi almalı mı?

Doğru beslenen ve kan şekerini kontrol altında tutabilen bir diyabetli, yediği yiyeceklerle gereken vitamin ve mineralleri vücuduna alır. Ek olarak vitamin almasına gerek kalmaz. Şeker hastalığının tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da vitamin eksikliği (B12 vitamin gibi) yaratabildiğinden ötürü takipler sırasında bazen hekimlerin de vitamin takviyesi yapmaları gerekebilir.

11) Hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) nedir ve hipoglisemi olunca ne yapılmalı?

Şeker hastalarının kullandığı bazı diyabet ilaçlarının dozunun fazla gelmesi, öğün atlanması veya gecikmesi ve aşırı egzersiz hipoglisemiye neden olabilir. Ayrıca başka hastalıklar için kullanılan bazı ilaçlar da kan şekeri düşüklüğü yapabilir.

Hipoglisemide açlık hissi, soğuk terleme, baş ağrısı, titreme ve aşırı yorgunluk şikayetleri olabilir. Kan şekerinin çok düşmesi bayılma veya nöbet geçirme ile sonuçlanabilir. Hipoglisemi ile ilişkili olabilecek şikayetleriniz olduğunda kan şekerinizi ölçünüz ve eğer 70 mg/dl altında ise vakit kaybetmeden bir çay bardağı meyve suyu ya da 5-6 adet kesme şeker alınız.

Diyabet ilaçlarının uygun kullanımı, beslenme tedavisine uyulması, öğünlerin düzenli olması ve düzenli kan şekeri takibi ile hipogliseminin önüne geçilebilir.

Eğer hipoglisemiye neden olabilecek diyabet ilacı kullanıyorsanız acil durumlar için yanınızda kesme şeker ya da meyve suyu taşımanız gerekir.

Çikolata gibi yağ oranı yüksek şekerli besinlerin (baklava, kek, kurabiye, gofret gibi) sindirimi yavaş olacağı için kan şekerinin daha geç (2-3 saat gibi) yükselmesine neden olacaktır. Bu nedenle şeker düştüğü zaman tercih edilecek besin çikolata gibi yağ da içeren besin olmamalıdır.

Doç. Dr. Ethem Turgay Cerit

Endokrinoloji Uzmanı

Instagram: @drturgaycerit

: Doç. Dr. Ethem Turgay Cerit

Источник: //www.nefisyemektarifleri.com/blog/11-soruda-diyabet-seker-hastaligi-uzman-doktor-cevapliyor/

Diyabet (Şeker Hastalığı) Hastalarına Beslenme Önerileri

Yediklerimiz Bizi Diyabet Hastası Yapıyor

Diyabet diyeti; kısıtlayıcı bir diyet olmayıp aslında besleyici gıdalardan zengin, düşük yağ ve karbonhidrat içeriğine sahip, meyve, sebze ve tam tahıl ağırlıklı bir sağlıklı beslenme planıdır.

Farklı besin gruplarının makul miktarlarda ve öğün saatlerine uyarak tüketilmesi olarak özetlenebilecek ideal beslenmedir. Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. A. Serap Yalın, “Bu beslenme şekli bir ceza değil, sağlıklı bir yaşam için en önemli adımdır” diyor.

Sağlıklı (kompleks) karbonhidratlar

Karbonhidratlar yaşam için gerekli üç ana besin grubundan biri olup başlıca enerji kaynağıdır. Karbonhidratlar protein ve yağlara göre glukoz düzeyleri üzerinde çok daha fazla rol oynar. Ancak karbonhidrat içermeyen sağlıklı bir beslenme planı düşünülemez. Karbonhidratlar söz konusu olduğunda akılcı davranmak gerekir.

Gıdalarla alınan tüm karbonhidratlar (basit şekerler, kompleks karbonhidratlar) vücutta yıkılarak glukoza dönüşür. Kompleks karbonhidratların yıkımı daha uzun sürede gerçekleşir. Yavaş sindirildiği için emilim daha yavaş ve dengelidir. Bu nedenle basit karbonhidratların neden olduğu ani kan şekeri yükselmesi ve aşırı insülin salınımı görülmez.

Gerekli lifi sağlayıp uzun süre tokluk hissi verirler.

  • Beyaz ekmek
  • makarna
  • pirinç
  • mısır
  • mısır gevreği

şekerli gıdalar yerine

  • meyve
  • sebze
  • tam tahıl
  • kuru baklagiller (fasulye, nohut, bezelye ve mercimek)

düşük yağ içeren süt ürünleri gibi sağlıklı karbonhidratlar tercih edilmelidir.

Liften zengin gıdalar

Bitkisel kaynaklı gıdaların sindirilemeyen ve emilemeyen kısımlarıdır. Kardiyovasküler hastalık riskini azaltır ve kan şekerini düzenler. Sebzeler, meyveler, kabuklu yemişler, kuru baklagiller (fasulye, nohut ve bezelye), tam buğday unu ve buğday kepeği liften zengindir.

Balık

Haftada en az 2 kez tüketilmelidir. Kırmızı ete göre yağ içeriği daha düşüktür. Izgara tercih edilmelidir.

İyi yağlar

Tekli ve çoklu doymamış yağlar tercih edilmelidir. Badem, ceviz, zeytin, zeytin yağı vb kolesterolü düşürür. Ancak yağların kalori içeriğinin yüksek olduğu unutulmamalıdır.

Doymuş yağlar

Yüksek yağ içerikli süt ürünleri, hayvansal proteinler (biftek, sosis, salam vb) gibi. Günlük kalorinin %7’sinden fazlasını geçmemelidir.

Trans yağlar

Bu tür yağlar işlenmiş gıdalarda ve margarinlerde bulunur.

Kolesterol

Yüksek yağ içerikli süt ürünleri, hayvansal proteinler, yumurta, kabuklu deniz ürünleri ve sakatatta bulunur. Günlük tüketim 300mg’ı geçmemelidir.

Tuz

Bir çay kaşığından (2300 mg sodyum) fazla tüketilmemelidir. Sodyum (tuz) böbreklerde glukoz geri emiliminde rol oynar.

Glisemik indeks (Gİ)

Bir besinin ne kadar hızlı glukoza dönüştüğünün işaretidir. Glisemik yük (GY) ise bir besinin hem glisemik indeksini hem de içerdiği glisemik yükü yansıtır. Yüksek Gİ olan gıdalar kan şekerini hızlı yükselttiği için tercih edilmemelidir.

Beyaz ekmek, beyaz pirinç, patates, fırınlanmış gıdalar, tatlılar ve işlenmiş gıdaların çoğu yüksek Gİ sahibidir ve kaçınılmalıdır. Sebzeler, meyveler (meyve suyu hariç), kabuklu yemişler, tam tahıl, kuru baklagiller, kahverengi pirinç, tam tahıllı ekmek ve makarnalar düşük glisemik indekse sahiptirler ve tercih edilmelidirler.

Şeker Hastalarına Genel Öneriler ve İpuçları

  • Özel diyabetik ürünler ve size özel yemeklere ihtiyacınız yoktur.
  • Aileniz için pişirilen, “sağlıklı” her besin sizin için de uygundur.
  • Her gün her besin grubundan yemelisiniz.
  • Kompleks karbonhidratları tercih edin ve lif alımını artırın.
  • Daha fazla nişastasız sebze (brokoli, ıspanak), meyve ve bakliyat tüketin.
  • Çilek düşük kalorili, liften ve sudan zengin iyi bir meyve seçeneğidir.
  • Tahılların en az işlenmiş olanlarını tercih edin.
  • Yulaf kan şekerinin hızla yükselmesini önleyip kan şekerini düzenler ve kilo vermeye yardımcı olur.
  • Patates ve işlenmiş tahıllardan kaçının (beyaz ekmek, beyaz makarna, vs.).
  • Tatlılardan kaçının.
  • Yağ, şeker ve tuzu mümkün olduğunca az kullanın.
  • Bir çay kaşığından (2300 mg sodyum) fazla tüketmeyin (hipertansiyon olmasa bile). Sodyum (tuz) böbreklerde glukoz geri emiliminde rol oynar.
  • Sağlıklı et tercih edin (balık, yağsız kırmızı et, tavuk eti).
  • Sağlıklı yağlar tercih edin; zeytin yağı, kabuklu yemişler (badem, ceviz, vs.). Hazır, paketlenmiş gıdada bulunan trans yağları tüketmeyin.
  • İlk gıda alımını takiben belli bir süre sonra beyindeki tokluk merkezi uyarılacağı için ne kadar yavaş yemek yenilirse o kadar az kalori alımı ile bu süreye ulaşılmış olur.
  • Tokluk hissedince yemeye devam etmeyin.
  • Sabredin. Belli gıdalara olan düşkünlük zamanla kaybolabilir ve tercihler değişebilir. Yeme alışkanlığınız iyi yönde değiştikçe zamanla eskiden çok sevdiğiniz gıdalar çok tatlı ve ağır gelmeye başlayacak ve gıda tercihiniz kendiliğinden sağlıklı yöne kayacaktır.
  • Diyabet şekerin sıfırlanması demek değildir. Çok ufak miktarda ve seyrek olarak tatlı tüketilebilir. Bu durumda aynı öğündeki karbonhidrat içeren gıdalar (ekmek, makarna, pilav vb) kısıtlanmalıdır. Yavaş ve tadına vararak yerseniz az miktarda yiyerek tatlı isteğinizi de gidermiş olursunuz. Tek başına değil öğünle beraber alınması tatlının yol açacağı ani ve aşırı kan şekeri yükselmesini önleyecek hem de tok olduğunuz için az bir miktar bile yeterli olacaktır.

Hayatınızda şekeri azaltmanın yolları

  • Meyve suyu yerine lif içeriği zengin meyveyi tercih edin.
  • Tarçın, vanilya ve hindistan cevizi tatlı hissi verdiği için şeker ihtiyacınızı azaltır.
  • Tatlı krizlerini sağlıklı tatlı ile giderin (dondurma yerine süt, buz, muz veya başka meyvelerin mikserden geçirilmesi veya tatlandırıcı kullanılarak yapılan tatlılar gibi).
  • Bal, reçel, marmelat gibi gıdalardan sakının. Reçelin meyveye su ve bol miktarda şeker katılarak hazırlandığını ve boş kalori içeriği olduğunu unutmayın. Bunun yerine taze veya kuru meyve tercih edin.
  • En zararlı yağlar doymuş yağlar ve trans yağlardır. Doymuş yağlar hayvansal ürünlerde (kırmızı et, yağlı süt ürünleri) bulunur. Trans yağlar, sıvı bitkisel yağların daha katı ve dayanıklı olması için hidrojenlenmesi ile elde edilir.
  • En sağlıklı yağlar doymamış yağlar olup bitki ve balık kaynaklıdır. Oda ısısında sıvı halde bulunur.

Diyette sağlıksız yağları azaltıp iyi yağları artırmanın yolları

  • Yemeklerde zeytinyağını tercih edin.
  • Pişirmeden önce et üzerinde görünen tüm yağları, tavuk ve hindinin derisini uzaklaştırın.
  • Cips ve kraker yerine atıştırmalık olarak badem, ceviz gibi kuruyemişleri tercih edin.
  • Kızartma yerine ızgara ve fırında pişirmeyi tercih edin.
  • Krema yerine yağsız süt ve un karışımı tercih edin.
  • Vücut ağırlığındaki %5-10 azalma bile kan şekeri düzeylerinde anlamlı düzelmeye yol açar. İdeal kiloya ulaşma hedefi sizi korkutuyorsa öncelikli hedefi %5-10 olarak belirleyin. Bu hedefe ulaşmak için karbonhidrat saymanız veya aç kalmanız gerekmez. Bu hedefe ulaşınca motivasyonunuz artacağı için hedeflerinizi büyütebilirsiniz.
  • Mevcut kilonuza kaç yılda ulaştığınızı düşünün ve bu nedenle birkaç ay içinde mucizeler beklemeyin. Ulaşılabilir ve mantıklı hedefler koyun.
  • Kahvaltıyı atlamayın, kan şekerinizi dengede tutacaktır.
  • Aç olduğunuzda bir öğünde normalde yiyeceğinizden çok daha fazla yersiniz. Bu nedenle öğün atlamayın, üç ana ve üç ara öğün tüketin. Böylece ana öğüne daha tok girip daha az kalori almış olursunuz.
  • Her gün aynı saatlerde, ara ve ana öğün yemeye özen gösterin, öğün atlamayın.
  • Günlük kalori alımının aynı düzeyde olmasına dikkat edin. Bir gün veya bir öğünde fazla kalori alıp bir diğerini azaltmak veya atlamak kan şekeri dengenizi bozacaktır.
  • Kalori günlüğü tutun, günlük tutanlar tutmayanlara göre iki kat daha fazla kilo kaybetmektedir.
  • Yediklerinizi ve içtiklerinizi yazmanız neyi, neden ve ne kadar yediğiniz konusunda farkındalığınızı artıracaktır.
  • Sağlıklı beslenmenize engel olduğunu düşündüğünüz hayatınızdaki faktörleri gözden geçirin (iş, aile vb.).
  • Uykusuzluk ve stres diyet uyumunu güçleştirir ve kilo alımına yol açar.
  • Stresle baş etmenin yollarını araştırın (hobi, yürüyüş, doğa, vs.). Eğer kendi başınıza baş edemiyorsanız destek alın.
  • Dışarıda yeme alışkanlığınızdan kurtulun, sayıyı minimuma indirin. Evde yemek olmadığı için hazır yemek tüketmeyin.
  • Evde hızla hazırlanabilecek ya da açlığınızı giderebilecek sağlıklı besinler bulundurun. (yoğurt, sebze, meyve, ceviz, badem, vs.).
  • Alışveriş öncesi sağlıklı bir liste hazırlayın ve bunun dışına çıkamayın.
  • Çikolata, cips gibi gıdalar tüketmeyin, çocuklarınıza da erken yaşta sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırın.
  • Kilo vermeniz gerekiyorsa veya iradenize hakim olamıyorsanız servis tabaklarını küçültün.
  • Ana öğünden önce çorba veya salata tüketin.Daha fazla çiğneyin, yavaş yemenizi sağlayıp tokluk hissi verecektir.
  • Daha fazla su tüketin.
  • Yemeklere baharat ilavesi iştahı azaltacaktır.
  • Fazla tuz içeren işlenmiş gıdalardan kaçının.
  • Televizyon, telefon veya tablet başında yemek yemeyin, farkında olmadan daha fazla yemenize yol açar.
  • Gıdaların kalori içeriği hakkında bilginizi artırın. Bilginiz arttıkça bilinciniz ve diyet uyumunuz artacaktır.
  • Aç kalmak sadece daha fazla yemenize neden olacaktır.
  • Sağlıklı beslenen insanlarla vakit geçirin ve yakınlarınızı bu konuda bilinçlendirin.

Kan şekerini düzenleyen gıdalar

Bu gıdaların hiçbiri diyabet tedavisinde bir mucize değildir. Az sayıda çalışmada kan şekeri düzeylerini bir miktar düşürdükleri gösterilmiş olmasına rağmen yeterli kanıt yoktur.

Pişirmenin ve diğer gıdalarla birlikte tüketilmelerinin ne tür etkilere yol açacağı hakkında da yeterli veri mevcut değildir.

Bu gıdaların tüketimi doktorunuzu danışmadan ve düzenli kan şekeri ölçümü yapmadan ilaç veya insülin tedavinizi kesmeniz veya azaltmanız anlamına gelmez.

Tarçın

Günde 1 tatlı kaşığı tarçın açlık kan şekerini düşürüp, insülin duyarlılığını artırır.

Enginar, kereviz ve soğan

Enginarın içindeki cynarin kan şekeri düşürücü özelliğe sahiptir, soğan kan şekeri düşürücü özelliği olan kromyum içerir.

Asitli meyveler

Kan şekerini düşürücü etkileri olmasına rağmen içerdikleri şeker nedeni ile fazla tüketildiğinde kan şekerini yükseltirler (portakal, greyfurt, ananas, çilek, yaban mersini, nar, kivi, ekşi elma ve vişne).

Sirke ve limon suyu

Asitli gıdalar mide boşalmasını yavaşlatıp kan şekerinin hızla yükselmesini engeller. Salatalara ilave edilebilir.

Yaban mersini

Bir çalışmada yaban mersininden hazırlanan bir ekstrenin insülin duyarlılığını azaltıp, diyabet gelişimini önlediği gösterilmiştir.

Baharatlar

Bir çalışmada glukoz ve kolesterol metabolizması üzerine olumlu etkileri olduğu gösterilmiştir.

Источник: //www.mutluvesaglikli.com/diyabet-hastalarina-beslenme-onerileri/

Diyabet Tedavisi, Nasıl Geçer?

Yediklerimiz Bizi Diyabet Hastası Yapıyor

Diyabet günümüzün en yaygın sağlık sorunlarından biri olarak görülmektedir. Diyabet genellikle kalıtımsal ve çevresel etkenler nedeniyle oluşan, kan glikoz seviyesinin aşırı derece çok yükselmesi ile oluşan bir sağlık sorunudur diyebiliriz. Vücudunuzun metabolizmasını da etkilemektedir. Diyabet, normal glikoz seviyesini korumak için yeterli insülin üretimi yapamamaktadır.

Diyabet genellikle yetişkinleri etkileyen bir sağlık sorunudur. Ancak çocukluk çağında obezite sorunu olan çocuklarda da diyabet görülmektedir. Diyabetin tam olarak bir tedavisi bulunmamaktadır.

Ancak yapacak olduğunuz birkaç yaşam değişikleri ile bu hastalığın belirtilerini en aza indirebilirsiniz. Yapacak olduğunuz bu yaşam değişikleri genellikle yemek düzeni ve egzersizleri kapsamaktadır.

Bunların yetersiz olduğu noktalarda ise, diyabet ilaçları veya insülin tedavisi gerekebilir.

Diyabetin belirtileri genellikle yavaş yavaş kendini belli etmektedir. Kimi kişilerde yıllarca bu hastalık bulunmakta ancak farketmemektedir. Bu belirtiler ise şöyle sıralanmaktadır;

  • Artan susuzluk ve sık idrara çıkma: Kanınızda bulunan aşırı şeker, dokulardan çekilecek olan sıvı miktarını etkiler. Bu da sizi susuz bırakabilir. Sonuç olarak, bu sizleri daha çok su içmeye itebilir ve bu nedenle idrarınız normalden fazla olabilir.
  • Çok acıkmaya başlama: Yeterli insülin olmadan hücre içine şeker taşımak için, kaslarınız ve organlarınız enerji tüketmiş olur. Bu da sizlerin yoğun bir şekilde aç olmanıza neden olur.
  • Kilo kaybı: Her zamankinden daha fazla yemek yemenize rağmen kilo verebilirsiniz. Glikozu metabolize etme kabiliyeti olmadan, vücut kas ve yağ depolamadan alternatif yakıtlar kullanmaktadır.
  • Yorgunluk: Hücreleriniz şeker yoksunu ise, yorgun ve sinirli hale gelebilirsiniz.
  • Bulanık görme. Kan şekeri çok yüksek ise, sıvı gözlerinizden çekilmiş olabilir. Bu odaklanma yeteneğini etkileyebilir.
  • Yaralar ya da yavaş iyileşen yaralarınız: Diyabet iyileşmenizi ve enfeksiyonları karşı korunma yeteneğinizi etkiler.
  • Kararmış deri alanları: Genellikle koltuk altı ve boyun gibi bölgelerde bazı kişilerde buruşma ve kararmalar meydana gelmektedir. Akantozis nigrikans denilen bu durum, insülinin direncinin bir belirtisi olabilir.

Yukarıda sizlere vermiş olduğumuz bu belirtilere sahipseniz, vakit kaybetmeden doktora görünmeniz gerekmektedir.

Diyabet Nedenleri Nelerdir?

Diyabetin tam olarak nedeni bilinmemektedir ancak genetik ve aşırı kilo, hareketsizlik gibi çevresel faktörlerin neden olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda diyabet oluşumunda, insülin ve glikozun büyük önemi bulunmaktadır. İnsülin kanda şeker miktarını düşürür. Kanda şeker seviyesi düştükçe, pankreas insülin salgılanmasını yapar.

Glikoz – şeker – kas ve diğer dokuları oluşturan hücrelerin ana enerji kaynağıdır. Glikozun iki önemli kaynağı; gıdalar ve karaciğerdir. Karaciğer glikoz yapar ve depolar.

  1. Fazla kilolar, diyabet için birincil risk faktörüdür.
  2. Vücudunuzda bulunan yağ dağılımı da diyabeti tetiklemektedir.
  3. Hareketsizlik. Ne kadar az hareket ederseniz, diyabet riskiniz daha da artar. Fiziksel aktivite, kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olur.
  4. Aile geçmişiniz. Eğer ailenizde diyabet hastası varsa, sizlerde risk altında olmaktasınız.
  5. Yaş. Özellikle 45 yaş üzeri kişiler risk altındadır, ancak diyabet gençler ve genç yetişkinler arasında önemli ölçüde artmaktadır.
  6. Prediyabet. Kan şekeri seviyesi normalden daha yüksek olduğu durumdur, ancak diyabet gibi yeterince yüksek değildir. Tedavi edilmediğinde prediyabet, diyabet olarak karşımıza çıkar.
  7. Polikistik over sendromu. Kadınlar için, polikistik over sendromu olan – düzensiz adet dönemleri, aşırı saç dökülmesi ve obezite – diyabet riskini artırır.

Diyabet tanısı için yapılacak olan testler şunlardır;

  • Glikozile hemoglobin (A1C) testi: Bu kan testi son iki üç ay boyunca ortalama kan şekeri seviyesini gösterir.
  • Rastgele kan şekeri testi: Bir kan örneği rastgele bir zamanda alınacaktır.
  • Aç kan şekeri testi: Kan örneği bir gece aç kaldıktan sonra alınacaktır. Açlık kan şekeri seviyesi en az 100 mg / dL (5.6 mmol / L) normaldir.
  • Oral glukoz tolerans testi: Bu test için, bir gecede hızlı bir test ve açlık kan şekeri düzeyi ölçülür.

Diyabet Tedavisi Nasıl Yapılır?

Diyabet tedavisi yönetimi için yapmanız gerekenler şöyle sıralanmaktadır;

1.Sağlıklı Beslenme

Popüler anlayışın aksine, belirli bir diyabet diyeti var. Ancak yüksek lif, düşük yağlı gıdalar ile diyeti ortalamak önemlidir.

  • Meyve
  • Sebze
  • Kepekli tahıllar

Ayrıca daha az hayvansal ürünler, rafine karbonhidrat ve tatlılar tüketmek gerekir. Düşük glisemik indeks gıdalar da yararlı olabilir. Diyetisyen ile birlikte sağlık hedeflerinizi, yiyecek tercihlerinizi ve yaşam tarzınıza uygun bir yemek planınızı yapabilirsiniz.

2.Fiziksel Aktivite

Diyabeti olan kişiler düzenli olarak egzersiz yapmalıdırlar. Yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme sizlere bu konuda yardımcı olan aktivitelerdendir. En önemli şey günlük rutin fiziksel aktivitelerinizi yapmanızdır.

Günlük egzersizlerinizi en az 30 dakika halinde yapmaya özen gösterin. Egzersizlerinizin süresini yavaş ve kademeli olarak artırın. Halter ya da yoga haftada iki kez olarak direnç eğitimi ile kombine edilebilir. Fiziksel aktivitelerin kan şekerini düşürdüğünü unutmayın.

Herhangi bir faaliyet öncesinde kan şekeri seviyesini kontrol edin.

3.Kan Şekeri Takibi

Tedavi planına bağlı olarak, insülin seviyeniz normalin dışında ise, bir gün içerisinde birkaç kez kan şekeri takibini yapmanız gerekecektir. Bazen, kan şekeri düzeyleri öngörülemeyen seviyelerde çıkabilir. Bunları, diyabet tedavi ekibi yardımıyla, gıda, egzersiz, alkol, hastalık ve tedaviye yanıt kapsamında yeniden planlamanız gerekmektedir.

4.Diyabet İlaçları ve İnsülin Tedavisi

Diyabeti olan bazı insanlar yalnız diyet ve egzersiz ile hedeflenen kan şekeri düzeylerini elde edebilir. Ancak birçoğunda da diyabet ilaçları veya insülin tedavisi gerekir. İlaçların hangisinin en iyi olacağına karar verilmesi kan şekeri seviyesine ve sahip olduğunuz herhangi başka bir sağlık sorunları dahil olmak üzere birçok faktöre bağlıdır. İlaçlar ise şunlardır;

  • Metformin (Glucophage, Glumetza, diğerleri)
  • Sülfonilüreler
  • Meglitinidlerin
  • Tiazolidinedionlar
  • DPP-4 inhibitörleri
  • GLP-1 reseptör agonistleri
  • SGLT2 inhibitörleri

İnsülin Tedavisi

Diyabeti olan bazı insanlarda insülin tedavisi gerekir. Bu kapsamda alınabilecek olan ilaçlar şunlardır;

  • İnsülin glulisin (Apidra)
  • İnsülin lispro (HUMALOG)
  • İnsülin aspart (NOVOLOG)
  • İnsülin glargin (Lantus)
  • İnsülin detemir (Levemir)
  • İnsülin isophane (Humilin N, Novolin H)

5.Obezite Cerrahisi

Eğer diyabet hastasıysanız ve vücut kitle indeksi (İ) 35’den büyükse, kilo kaybı cerrahisi (obezite cerrahisi) bir çözüm olabilir.

Kan şekeri düzeyleri gerçekleştirilen prosedüre bağlı olarak, kişilerin yüzde 95’i ile 55’i arasında iyileşme sonucu vermektedir. Cerrahinin dezavantajları, yüksek maliyetli olması ve ölüm riskidir.

 Buna ek olarak, köklü yaşam tarzı değişiklikleri, gerekli ve uzun vadeli komplikasyonlar, beslenme eksiklikleri ve osteoporozda olabilmektedir.

6.Hamileler İçin

Diyabeti olan kadınların gebelik sırasında tedavilerini değiştirmeleri gerekmektedir. Birçok kadın hamilelik sırasında insülin tedavisine ihtiyaç duyacaktır. Kolesterol düşürücü ilaçlar ve bazı tansiyon ilaçları gebelik sırasında kullanılamaz. Eğer diyabetik retinopati belirtileri varsa, gebelik sırasında kötüleşebilir. Bunun için ayrıca doktorunuz ile görüşün.

7.Alternatif Tıp

Genellikle alternatif tıp diyabet konusunda başarısızlıklara yol açmaktadır. Eğer her şeye rağmen alternatif tıp imkanlarından yararlanmak istiyorsanız, doktorunuz ile konuşarak yan etkileri hakkında bilgi sahibi olunuz.

Diyabet Komplikasyonları Nelerdir?

Diyabet, kalp, kan damarları, sinirler, göz ve böbrekler olmak üzere birçok önemli organı etkiler. Kan şekeri düzeylerini kontrol altına almanız ile birlikte bu komplikasyonları önlemeye yardımcı olabilirsiniz.

  • Kalp ve damar hastalığı
  • Sinir hasarı (nöropati)
  • Böbrek hasarı (nefropati)
  • Göz hasarı
  • Ayakların zarar görmesi
  • İşitme bozukluğu
  • Cilt hastalıkları
  • Alzheimer hastalığı

Yaşam Tarzı Ve Ev İlaçları Nelerdir?

Hayati teh içeren diyabetin etkilerini ve komplikasyonlarını azaltmak için aşağıdaki ipuçlarını gerçekleştirebilirsiniz.

  1. Düzenli diyabet kontrollerinizi ve göz kontrollerinizi yaptırmanız gerekmektedir. Diyabet 1’in retina hasarı, katarakt ve glokom sorunlarına neden olduğunu unutmayınız.
  2. Yüksek kan şekeri bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir. Bu kapsamda gripten korunmak için pnömoni aşısı yaptırabilirsiniz.
  3. Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalayın, günde bir kez diş ipi ve düzenli diş kontrollerine gidin.
  4. Ayaklarınızın dikkat edin. Ilık suda ayaklarınızı her gün yıkayın. Özellikle parmak aralarının temiz olduğundan emin olarak ayağınızı nemli tutun. Ayaklarınızın kabarcıklar, kesikler, yaralar, kızarıklık ve şişlik durumları için her gün kontrol edin.
  5. Sağlıklı gıdalar ve düzenli egzersiz, yüksek kan basıncını ve kolesterolü kontrol altında tutmanıza yardımcı olabilir. Bunun için ilaçlar kullanabilirsiniz.
  6. Sigara, çeşitli diyabet komplikasyonlarının riskini artırır. Sigarayı bırakmak veya tütün diğer türlerinin kullanımını durdurmak konusunda doktorunuzla konuşun.
  7. Mümkün olduğunca alkol tüketmeyin.
  8. Sağlıklı bir kiloya ulaşmak için sağlıklı beslenin ve diyet yapın. Kendinizi bu konuda motive etmeyi de unutmayın.

Источник: //evdesifa.com/diyabet-tedavisi/

Çok şeker yemek sizi diyabet hastası yapmaz!

Yediklerimiz Bizi Diyabet Hastası Yapıyor

03 Ağustos 2015 Pazartesi

Spordanuzak hareketsiz bir yaşam, sağlıksız beslenme, zararlı alışkanlıklar ve olumsuz çalışma şartları gibi faktörler obezite ve diyabet oluşumuna zemin hazırlıyor. Bu hastalıkların görülme sıklığı tüm dünyada özellikle de büyük şehirlerde hızla artıyor.

Tek yönlü beslenme, yüksek yağ içerikli hazır yiyecek tüketimindeki artış ve lifli gıdaları yeterince tüketmeme gibi durumlar obezite ve diyabet gibi hastalıkların salgın hale gelmesine yol açabiliyor. Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi’nin Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr.

Haluk Sargın, “Araştırma sonuçlarının bize verdiği en önemli mesaj, diyabet ve obezite hastalarının bilinçlendirilmesi gerçeği” diyor. Peki, hastalıkla ilgili doğru bilinen yanlışların en önemlileri neler?

Ensülin bağımlılık yapmaz!

Diyabet çok şeker yiyen kişilerde görülen bir hastalıktır: YANLIŞ!

Çok şeker yemek doğrudan diyabet oluşumuna yol açmıyor. Ancak fazla şeker tüketimi aşırı kalori alımına yol açtığı için obeziteye ve genetik yatkınlığı olanlarda diyabet oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.

Ensülini yalnızca kan şekeri çok yüksek olan hastalar kullanmalıdır: YANLIŞ!

Ensülin eksikliği ve yetersizliği, diyabetin oluşumunun esas sorumlusu olarak gösteriliyor. Bu durumun tedavisi için ensülin salgılatıcı ve ensülinin etkisini artırıcı ilaçların kullanılması gerekiyor. Tip 1 diyabet hastalarının ensülin kullanımının zorunlu olduğu belirtiliyor. Diğer gruptaki hastalaraysa hap tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda vücuda takviye ensülin verilebiliyor.

Ensülin bağımlılık yapar: YANLIŞ!

Ensülin hormonu diyabet hastalarının vücudunda eksik olduğu için dışarıdan takviye olarak veriliyor. Vücudun dengesi için diyabetlilerin ensülin almasına ihtiyaç olsa da ensülinin bağımlılık yapmadığının bilinmesi gerekiyor.

Ensüline başlayan kişi bir daha bırakamaz: YANLIŞ!

Ensülin rezervleri tamamen tükenmiş diyabetli hastalar dışında, tedavide hap kullanan hastaların ağır enfeksiyonlar, cerrahi girişimler ve gebelik dönemlerinde ensülini geçici olarak kullanıp bırakabilecekleri belirtiliyor.

Ensülin şişmanlatır: YANLIŞ!

Egzersiz yapan ve beslenmesine dikkat eden hastalarda ensülinin kilo almaya yol açmayacağına dikkat çekiliyor. Ancak ensülin direnci nedeniyle iştah artışı görülen diyabetlilerde fazla kilo sorun haline gelebiliyor. Bu durumda ensülin direncini kıran haplarla ortak tedavi gerçekleştirilip iştah artışı engelleniyor.

Düzenli spor ensüline olan ihtiyacı azaltıyor!

Diyabetliler spor yapamaz: YANLIŞ!

Uzmanlar, diyabette ilaç tedavisine ek olarak egzersiz yapmanın gerekli olduğunu belirtiyor. Doç. Dr. Sargın, “Spor öncesi ve sonrasında kan şekeri düzeyine bakarak gerekirse hastanın diyetine bir ara öğün daha ilave edilmelidir” diyor. Sabahları açken spor yapmak hipoglisemi riskini artırabileceği için sakıncalı görülüyor. Düzenli spor yapan hastalarda ensüline olan ihtiyaç azalıyor.

Çocuk sahibi olmaya engel değil!

Diyabetliler çocuk sahibi olamaz: YANLIŞ!

Bu bilginin gerçek dışı olduğu vurgulanıyor. Kadınlarda kan şekeri düzeyi iyi ve 3 aylık ortalama ‘HbA1c’ sonuçları referans aralıklarındaysa sağlıklı bir çocuk dünyaya getirme konusunda engel bulunmuyor. Erkeklerde iyi kan şeker seviyesinin sağlanması seksüel fonksiyonları koruduğu için çocuk sahibi olma yeteneğinin sürmesine katkı sağlıyor.

Diyabetin vücudu yaşlandırıcı etkisi bulunmuyor!

Diyabet erken yaşlandırır: YANLIŞ!

Sanılanın aksine diyabetin vücudu yaşlandırıcı etkisi bulunmuyor ancak iyi kan şekeri seviyesi sağlanamayan tip 1 diyabetli hastaların vücudunda zamanla gelişme geriliği gibi sorunlar oluşabiliyor. Tip 2 diyabetli hastalardaysa iyi kan şekeri düzeyi yakalanamadığında yaşam kalitesinde düşüş gözlenebiliyor.

Meyve suyu yerine meyvenin kendisini tercih edin!

Tarçın, limon ve bazı bitkilerin karışımı kan şekerini düşürür: YANLIŞ!

Evde hazırlanan bitki karışımlarıyla kan şekerinin düşürülebileceği görüşünün bilimsel bir dayanağı bulunmuyor.

Meyve suyu tüketmek zararlı değildir: YANLIŞ!

Doç. Dr. Haluk Sargın, “Meyve suyu içmek yerine meyvenin kendisini porsiyon olarak yemeyi tercih edin” diyor. Meyve suyu elde etmek için, tüketilecek meyveden 3-4 adet kullanılması gerekiyor.

Bunun sonucunda fazla miktarda meyve tüketimi aşırı glukoz alımına neden olup kan şekerinin yükselmesine yol açarak teh yaratabiliyor.

Ayrıca sıvı gıdalar vücutta çabuk emildiği için kan şekerlerinde ani yükselmelere yol açabiliyor.

Haber: Ceyda Erenoğlu

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: //hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1030596-cok-seker-yemek-sizi-diyabet-hastasi-yapmaz

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.