Yeme Bozukluklarında Tedaviye Geç Kalmayın!

Denge bozukluğunun nedenleri ve belirtileri – Sağlık ve Güzellik Rehberi

Yeme Bozukluklarında Tedaviye Geç Kalmayın!

İnsanın dengesini yitirmeden ayakta durması için gözler, iç kulak, kaslar, beyin ve sinirler eşsiz bir koordinasyonla çalışır. Bunlardan birini etkileyen hastalıklar denge bozukluğuna yol açabilir.

Aşağıdaki değişiklikler gözlemlendiğinde;– İşitmenizde ani değişiklik olursa,– Kulaklarınız tıkalı ise,

– Bulantı hissediyor ve dengenizi kaybediyorsanız mutlaka bir uzmana gidilmelidir.

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre polikliniklere başvuran her yüz hastanın 5 tanesi denge bozukluğundan yakınıyor. Genel nüfusun yaklaşık % 20’si bir tür baş dönmesi denge bozukluğundan etkileniyor. Ortalama yaşam süresinin bütün dünyada giderek uzaması yaşlı insan sayısının artması dengesizlik ve baş dönmesi gibi sorunların giderek artacağının kanıtı olarak görülüyor.

Denge bozukluğu nasıl ortaya çıkar?

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Operatör Doktor İrfan Aksoy, bu bölgelerden kalkan uyarılarla beyne sürekli olarak baş ve vücudun diğer kısımlarının birbiriyle ve mekândaki yerleri hakkında uyarılar gönderildiğini belirtiyor.

Denge merkezinin, kendisine iletilen bilgileri, depo bilgilerle karşılaştırıp bu bilgilerin ışığında değerlendirerek motor yanıtı hazırladığını ifade eden Op. Dr. İrfan Aksoy, bilgilerin denge merkezine ulaşmasında veya buradan verilen cevaplarda (motor yanıt) bozukluk olunca denge bozukluğu veya baş dönmesinin ortaya çıktığını vurguluyor.

Bu bozukluğun beyindeki denge merkezleri tarafından telafi edildiğini belirten Op. Dr. Aksoy, sözkonusu telafinin, iç kulaktan gelen denge bilgileri yerine gözden ve kas-eklem-deriden derin duyuyla ilgili gelen denge bilgilerinin konularak yapıldığını ifade ediyor.

Op. Dr. İrfan Aksoy, bunun 3 ile 6 haftada tamamlanacağını ve dengenin tam olarak sağlanabileceğini belirtiyor. Telafi mekanizmasına “merkezi düzenleme” adı verildiğini söyleyen Op. Dr. İrfan Aksoy, merkezi sinir sistemine ait bozuklukların da aynı mekanizmayla telafi edilse de dengenin hiçbir zaman tam olarak sağlanamayacağını vurguluyor.

Op. Dr. İrfan Aksoy, dengesizlik sorununun, kişinin ağırlık merkezinin hareket halinde veya dururken dayanma düzlemi içine düşmesindeki bozukluklar olarak tanımlanabileceğini belirtiyor.

Denge bozukluğu olan insanlar ne yapar?

Denge bozukluğu olan hastaların dayanma düzlemlerini artırarak genişletmek için ayaklarını açarak yürüdüklerini belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, bu kişilerin hareketlerinin son derece yavaş olduğunu ifade ediyor:

Baş dönmesinin bir belirti olduğunu belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, “basitçe tanımlarsak kişinin vücuduyla dünya arasındaki algısının bozulmasıdır, bir hareket yanılsaması bir illüzyondur, ağrı gibi subjektif bir belirti olduğu için hastanın dışındaki kişilerce anlaşılması zordur” diyor.

Dünyada hekime başvuru nedenlerinde birinci sırada ağrı ikinci sırada baş dönmesi geldiğini belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, tüm toplumlarda genetik yatkınlığın % 30, klinikte görülen baş dönmesi vakalarının % 90 tehli ve kalıcı değil geçici ve tehli olmayan bir yakınma olduğunu dile getiriyor.

Op. Dr. İrfan Aksoy baş dönmesinin vertigo ve dizziness olarak iki tipte tanımlanabildiğini belirtiyor; “Vertigoda tam bir hareket illüzyonu olur, çevredeki her şeyin gerçekten döndüğü hissi vardır.

Çocuklukta yaptığınız güzünüzü kapatıp birkaç kez hızla döndükten sonra aniden durup gözünüzü açtığınızda nasıl etrafın kaydığını görüyorsanız hasta da bunu görüyor, tabi daha şiddetli ve sarsıcı olanını.

Genelde bu tip dönmelerde % 70 iç kulak denge organındaki sorunlar nedendir

İkinci tip baş dönmesi yalancı vertigo diye de adlandırdığımız dizzinesstır. Bu daha sinsidir ve hasta kendini sarhoş gibi hisseder genel bir sersemlik hissi ve boşlukta yürüyormuş gibi tanımlamalarla ifade edilir. Bu ikinci tip baş dönmesi iç kulaktan kaynaklanabileceği gibi çoğunlukla tüm vücudumuzu etkileyen birçok olay tetikleyebilir.

Kalp ritim bozukluğu, anemi(kansızlık), stres, yorgunluk, uykusuzluk, beyin hastalıkları, hormonal bozukluklar vs. Dolayısıyla vertigo dediğimiz şikâyette çoğunlukla iç kulağa yönelmemize rağmen dizziness tanımlamasına uyan durumlarda daha birçok şeyi araştırmamız gerekiyor. Özellikle de bu dizzinesslı hastayı daha çok görüyoruz.

Anlaşıldığında tedaviye en iyi cevap alınan bu hasta grubu, şikâyetlerini çok iyi anlatamadıklarından doktor doktor gezen daha çaresiz hasta grubunu oluşturuyor. Baş dönmesi bir hastalık belirtisidir ve nedenleri ikiye ayrılır.

Perferik dediğimiz iç kulağımıza bağlı nedenler ve santral dediğimiz daha çok merkezi sinir sistemini ilgilendiren norolojik hastalıklar. Periferik nedenler klinikte gördüğümüz baş dönmeli hastalarının % 70-80’ini oluşturur.

Источник: http://www.saglikveguzellik.net/denge-bozuklugunun-nedenleri-ve-belirtileri.html

Aşırı Yeme Bozukluğunu Yenmenin 6 Yolu

Yeme Bozukluklarında Tedaviye Geç Kalmayın!

Doğumumuzdan itibaren hayatımızı yemekle devam ettirir ve kendimizi yemekle ödüllendiririz. Yemek yemenin hayatımızda bu denli bir yeri olması, yeme eylemiyle aramızda duygusal bir bağ yaratır.

Bazen hepimiz yemeğin dozunu kaçırabiliyoruz. En sevdiğimiz pasta karşısında dayanamayabilir ya da annemizin donattığı muhteşem sofranın karşısında mest olabilir ve kaçınılmaz bir şekilde fazla yiyebiliriz. Sevdiğimiz yemeklere karşı böyle bir tutum sergilememiz hem kaçınılmazdır hem de normaldir.

Ancak zor bir günün ardından eve geldiğinizde buz dolabında ne varsa yeme isteğine karşı koyamadığınız hiç oldu mu? Ya da arkadaşlarınızla yaşadığınız bir tartışma sonrası karnınız ağrıyacak kadar yemek yediğiniz için duyduğunuz suçluluk ve utanç nedeniyle kendinizi acımasızca hırpaladığınız?Dürtüsel aşırı yeme bozukluğu yaşayan kişiler genellikle negatif duygularla başa çıkabilmenin tek yolu olarak yemeği görürler. Akıllarında sürekli yemek yemek olduğu için her aşırı yeme atağından sonra kendilerini suçlu ve depresif hissederler. Bu döngünün sonucu olarak kontrolden çıkan yeme alışkanlıkları nedeniyle büyük bir utanç ve suçluluk duyarlar.Aşırı yeme bozuklukları arasında en sık karşılaşılan problemlerden biri de Tıkanırcasına Yeme Bozukluğudur.Tıkanırcasına yeme bozukluğunda kişiler kısa bir süre içerisinde yüklü miktarda besin tüketerek sonrasında kendilerini suçlu ve pişman hissederler.Bir kişide tıkanırcasına yeme bozukluğu olduğundan söz edebilmek için DSM 5 kriterlerine göre yeme ataklarının haftada en az bir kez, üç aylık bir zaman periyodunda devam etmesi beklenir.Ancak aşırı yeme sorunu olan herkesin tıkanırcasına yeme bozukluğu olduğunu söylemek çok doğru olmaz. Bir oturuşta gereğinden fazla yemek yemek yerine gün içine dağılan zaman aralıklarında fazla besin tüketimi ya da düzenli olarak değil yalnızca stresli ya da üzgün zamanlarda aşırı besin tüketimi de sıklıkla karşılaşılan durumlar arasındadır.Aşırı Yeme Bozukluğu Nasıl Başlar?Bazı durumlarda aşırı yeme alışkanlığı basitçe bir davranış alışkanlığıdır; televizyonun karşısına her zaman büyük bir paket cips ile oturmak ya da her gece yatmadan birkaç kurabiye yemek zamanla bir davranış biçimi haline gelir.Bu davranış biçimi sizi sosyal olarak etkileyebildiği gibi müdahale edilmezse depresyon ile dahi sonlanabilir.Ancak çoğu kez aşırı yeme, altta yatan duygusal bir problemin ya da negatif beden imajının habercisidir.Yemek Bağımlılık Yapar mı?Son yıllarda yemek bağımlılığı oldukça sık karşımıza çıkan bir kavram. Araştırmacılar özellikle yağ, şeker ve tuz oranı yüksek besinlerin tüketiminin tıpkı diğer bağımlılık yapıcı maddelerde olduğu gibi beyinde farklı reaksiyonlara neden olabileceğini belirtiyorlar.Özellikle laboratuvar fareleri üzerinde yapılan deneyler fazla şeker tüketen farelerin bağımlılık belirtileri geliştirdiğini gösteriyor. Ancak bazı araştırmacılar yemek bağımlılığı kavramının tartışmalı olduğunu belirtiyorlar.Tıkanırcasına yeme bozukluğu gibi problemlerde asıl bağımlılığa neden olan durumunun kısıtlama/tıkınma döngüsüne neden olan yeme alışkanlıklarından kaynaklanması, üzerinde durulması gereken asıl problemin “yeme bağımlılığı” olması gerektiğini iletiyorlar.

1. Kendinizi ve yemeği etiketlemekten kaçının

Aşırı yemek yediğiniz durumlarda kendinizi “başarısız, beceriksiz” gibi negatif sıfatlarla etiketlemeniz öz güveninizi zedeleyerek kendinizi bu döngüye daha da hapsetmenize neden olabilir.

Aynı şekilde besinleri “iyi” ya da “kötü” olarak etiketlemek de özellikle duygusal olarak kendinizi kötü hissettiğiniz zamanlarda “kötü” olarak etiketlediğiniz besinleri daha fazla tüketmenize neden olabilir.

2. Bir yeme atağının başladığını hissettiğinizde bir dakika duraklayın

Yemek istediğinizi fark ettiğinizde bir dakika durun ve kendinize gerçekten aç olup olmadığınızı sorun. Eğer yemek bir savunma mekanizması haline geldiyse vücudunuzun açlık ya da tokluk sinyallerini gözden kaçırıyor olabilirsiniz.Bu farkındalığı yeniden kazanabilmek için kendinize küçük bir hatırlatma yapmak oldukça önemli olacaktır.

3. Psikolojik destek alın

Psikologlar, özellikle altta yatan duygusal bir neden bulunduğu durumlarda aşırı yeme problemini tek başınıza yenmenin son derece zor olabileceğini belirtiyorlar.

Bu konuda uzman bir psikologdan psikolojik destek almak aşırı yemeye neden olan negatif beden imajı gibi psikolojik tetikleyicilerin belirlenmesine ve çözülmesine yardımcı olacaktır.

4. Yemek yediğiniz çevreyi değiştirin

En basit haliyle alışkanlıklar; üzerinde düşünmediğimiz, otomatik olarak gerçekleşen davranışlarıdır. Her zaman yemek yediğiniz oturma düzeninde yapacağınız ufak bir değişiklik bile aşırı yemenize neden olan davranışa odaklanarak daha bilinçli bir karar vermenize yardımcı olabilir.

5. Bir şeyi gerçekten yemek istiyorsanız aşırıya kaçmadan yiyin

Bazı besinleri yasaklamak sonrasında daha çok tüketmenize neden olabilir. Eğer aç olmasanız bile canınız bir şeyi gerçekten çekiyorsa küçük bir parça da olsa, aşırıya kaçmadan kendinize yeme izni verin.

6. Kısıtlayıcı diyetlerden uzak durun

Belirli besinlerden tamamen uzak durmanızı söyleyen kısıtlayıcı diyetler genellikle başarısızlıkla ve sonrasında aşırı yemeyle sonuçlanır. Yoksunluk da tıpkı stres, öfke ve anksiyetede olduğu gibi aşırı yemeyle sonuçlanabilir.

Eğer kendinizde ya da yakınlarınızda bir aşırı yeme problemi olduğunu düşünüyorsanız psikologofisi.

com’da yer alan uzman psikologlarımız ile dilediğiniz zaman görüşebilir ve aşırı yemeye neden olabilecek altta yatan psikolojik tetikleyicileri bulmak konusunda destek alabilirsiniz.

Источник: https://www.psikologofisi.com/blog/asiri-yeme-bozuklugunu-yenmenin-6-yolu

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.