Yemek Borusu Kanserinin Nedenleri

Yemek Borusu Kanseri : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Yemek Borusu Kanserinin Nedenleri

Tıpta “özefagus” ismiyle de bilinen yemek borusu, yiyecekleri mideye ulaştırmaya yardım eden bir araç rolündedir. Borucuk şeklinde olan bu kanal, ağzın son kısmından başlayarak soluk borusunun arka kısmına kadar ulaşır.

Yiyecekler ağza alındığında yemek borusu kanalı sayesinde sıkıştırılarak mideye doğru itilmeye çalışılır. Kişinin bu yeme ve sindirim fonksiyonunu yerine getirememesi durumunda ise ilk olarak akla yemek borusu tümörleri gelmelidir.

Çünkü hasta ilk olarak yutkunmakta ve ağzına aldığı yiyecekleri kolayca mideye geçirmekte zorlanır. İlerleyen süreçte bu durumun ilerlememesi için mutlaka bir hekim kontrolünden geçmek gerekir. Kanser şüphesi söz konusu olmasa dahi yapılan erken tanı sayesinde olası rahatsızlığın önüne geçme imkanı artacaktır. Genellikle yemek borusunun orta ve üst kısımları kanser riski altındadır.

Yemek Borusu Kanseri Nedir?

Özefagusun iç yapısını döşeyen dokuda veya üst tabakada meydana gelen kötü huylu tümörler yemek borusu kanseri olarak nitelendirilebilir. Kanser öncelikle kanalın uç kısmında, üstünde veya alt yapısında meydana gelebilir.

Tedaviye başlanmadığında veya hastalık geç tespit edildiğinde kanserli hücreler yemek borusundan diğer organ ve dokulara doğru sıçrama yapabilir. Dünya üzerinde yapılan sıralamalara göre diğer türler arasında yemek borusu kanseri 6. sırada yer alır.

Ayrıca görülme sıklığı bulunulan coğrafi konuma göre de farklılık gösterebilir. Çünkü hastalığın oluşmasında çevresel faktörler de oldukça büyük bir etkendir.

Yemek Borusu Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Kişinin yaşam kalitesini günbegün düşüren yemek borusu kanseri, farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Kesin olarak bir neden söylemek doğru olmayacaktır çünkü henüz kesinlik kazanmış bir nedeni yoktur. Sadece birtakım faktörlere bağlı oluştuğu tahmin edilir.

Genellikle tıp alanında hekimler 2 farklı özefagus kanseri ile karşılaşırlar. Yassı hücreli olan skuamöz, özefagus kanserinin en sık rastlanılan türüdür.

Kanalın derinlere doğru giden iç dokusundan başlayarak yemek borusunun alt veya üst tabakasında etkisini gösterebilir. Diğer rastlanılan kanser türü ise adeno tipi kanserlerdir.

Yemek borusunun alt ucunda bulunan ve mukus salgılayan bezlerden dolayı meydana gelirler.

1. Sigara kullanımı

Sigara, diğer kanser türlerini tetiklediği gibi yemek borusu üzerinde de doğrudan etkiye sahiptir. Özellikle günde 2 paketten fazla sigara kullanan kişilerde, kullanmayan kişilere göre 2 kat daha fazla yemek borusu kanserine yakalanma riski bulunur.

Sigaranın içerisindeki zararlı partiküller ve tütün, ilerleyen evrelerde kanal üzerindeki dokuların tahrip olmasına neden olarak kanserli hücre oluşumuna yol açar.

Puro, sigara, enfiye ve tütün gibi maddeleri düzenli olarak tüketen kişiler skuamöz kanseri tehdidi altındadır.

2. Aşırı düzeyde alkol tüketimi

Düzenli olarak alkol alan kişiler, yaşamlarının devamında özefagus kanseri ile karşı karşıya kalabilirler. Çünkü aşırı alkol alımı, yutak ve yemek borusu üzerinde tahribat oluşturabilir ve bir süre sonra özefagus üzerinde kötü huylu tümörler meydana gelebilir.

Ayrıca sigara ile birlikte alkol alan kişiler daha fazla risk altındadır. Çünkü her iki alışkanlığa da sahip olanlarda vücuda giren zararlı maddeler sayıca daha fazladır. Bu tür alışkanlıklara bir son vermek hastalığın görülme riskini de düşürecektir.

Bir anda bırakmakta güçlük çekiyorsanız en azından doktorunuzun önerdiği dozda içmeye özen göstermelisiniz.

3. Beslenme alışkanlıkları

Yemek borusu kanseri üzerinde diğer önemli faktörlerden birisi de beslenmedir. Doğru beslenme alışkanlıklarından uzak olmak kanser riskini her zaman yükseltecektir.

Yemeklerin hijyenik koşullardan uzak olması, yeteri kadar pişmemesi, sebzelerin veya meyvelerin tam olarak yıkanmaması, yemeklerin az çiğnenmesi, besinlerin uygun saklama koşullarında muhafaza edilmemesi, tütsülenen et çeşitleri, yanmış ve kokmuş yemekler, besinlerin çok sıcak tüketilmesi (çay, çorba, kahve vb.) ve çiğ tüketilen yiyecekler yemek borusu kanseri riskini tetikler.

Ayrıca aşırı yağlı, baharatlı ve tuzlu pişirilen yemekler de kanserin güçlenmesine etki edebilir.

 Bu nedenle Türkiye’nin Van, Gaziantep, Diyarbakır, Erzurum, Malatya gibi şehirlerinde batı illere nazaran daha yüksek düzeyde özefagus kanseri riski söz konusudur.

Dünya bazında değerlendirildiğinde ise Çin, Afrika ve Japonya gibi güney ülkelerinde yassı hücreli kanser; İngiltere, Amerika, Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerde de adeno kanseri daha fazla görülür.

4. Alakazya rahatsızlıkları

Yemek borusunu direkt olarak etkileyen rahatsızlıklardan birisi de alakazyadır. Bu hastalık söz konusu olduğunda besinlerin mideye ulaştırılması gerçekleşemez.

Kasların gevşemesine bağlı olarak ortaya çıkan alakazya hastalığı genellikle yutmada zorluk çıkartır. Doğru tedavi uygulanmazsa ilerleyen zamanlarda hastada özefagus kanseri meydana gelebilir.

 Bu nedenle hastalığın tespitinde erken tanı ile kısa süre içerisinde tedaviye başlanmasında fayda vardır.

5. Barett hastalığı

Gastroözofageal reflü hastalığına bağlı olarak gelişen komplikasyonlar arasında barett hastalığı yer alır. Hastaların neredeyse %15’i bu tür komplikasyonlarla karşılaşabilir. Yemek borusunun iç yüzeyini saran epitel dokunun yerini benzeri olan farklı bir metaplazinin alması barrett özefagus olarak adlandırılır.

Endoskopi esnasında belirlenen hastalıkta kanser gelişimi gözlenme riski vardır. Medikal ve cerrahi yöntemler hastalığın ilerlemesini ve yok olması önlemede sıklıkla tercih edilir. Ayrıca hastada barett tespiti yapılmışsa kansere dönüşümünü engellemek amacıyla mutlaka hekim kontrolü altında olması gerekir.

Böylece geç kalınmadan gerekli müdahaleler yapılabilir.

6. Radyasyon

Uzun bir süreçte radyasyona maruz kalan kişilerde, diğer kanser türlerinde olduğu gibi yemek borusu kanserine  yakalanma olasılığı da mutlaka vardır.

Özellikle yoğun iş makinelerinin yer aldığı bölgelerde çalışanlar, maden işçileri, elektronik alanda çalışan işçiler sıklıkla radyasyona maruz kalırlar.

Dolayısıyla zararlı maddeler ve radyasyonlu bölgeler bir süre sonra kişide kanser tehsi yaratabilir.

Yemek Borusu Kanseri Ölüm Oranı

Genellikle 60 yaş ve üzeri kesimi merkeze alan yemek borusu kanseri, nadiren de olsa bazen 30 yaş ve altı kişilerde de görülebilir. Direkt olarak komşu yapılar üzerinden yayılım gösteren hastalık, ilerleyen vakalarda diğer sindirim organlarına, mide dokularına ve hatta bağırsak kanallarına kadar ulaşabilir.

Kanserin teşhisine bağlı olarak yapılan ameliyat sonrası hastalarda genellikle %2-%5 arasında ölüm oranı görülür. Burada önemli olan tümörün derinliği, yerleşimi ve türüdür. Yani hastalık ilk evreyi geçmişse ve tümör artık diğer dokulara ulaşmışsa hastanın yaşamı daha zorlu hale gelebilir. Dolayısıyla 3. ve 4. evrelerde ölüm oranı riski her zaman daha fazladır.

Ancak hastanın tedaviye verdiği yanıtların iyileşme sürecini olumlu yönde etkileyeceği de unutulmamalıdır.

Yemek Borusu Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Kanserin erken evrelerinde hastayı rahatsız edecek hiçbir belirtisi söz konusu değildir. Bu nedenle kanserin ilk oluşum süreçlerinde tespit edilmesi biraz zordur.

Hastalar genellikle yaşamış oldukları birkaç basit belirtiyi geçeceğini düşünerek göz ardır ederler. Ancak böyle durumlarda mutlaka bir hekime başvurarak gerekli kanser taramasının yapılması gerekir.

Hastalığın ilerleyen evrelerinde ise belirgin semptomlar ortaya çıkabilir.

1. Yutkunmakta zorluk çekme

Yemek borusu kanseri ilk olarak hastalarda yutkunma zorluğuna sebebiyet verir. Çünkü kanserli hücreler ilk olarak yemek borusu üzerindeki dokuları tahrip ederler.

Hastalar daha çok boğazlarında bir yumru varmış hissi ile hekime başvururlar. Yemek borusu üzerinde yer alan kasların büzüşmesi besinlerin mideye geçişini zorlaştırır.

Bu süreçte yemek borusu ağrısı ve tükürük salgısında artış da görülebilir.

2. Aniden verilen aşırı kilo kaybı

Kanserin ilk evresinden itibaren hastada belirgin kilo kayıpları görülebilir. Hatta bu durum ilerleyen evrelerde daha fazla hissedilir. Kişi hekime başvurduğunda hiçbir şekilde kilo vermek adına bir faaliyette bulunmadığını ancak durmadan kilo verdiğini söyler.

Devamlı kilo kaybı söz konusu ise ve diğer belirtilere ait semptomlar da söz konusuysa kanser şüphesi doğabilir. Ancak sadece kilo kaybı yaşanması direkt olarak akla kanseri getirmemelidir. Önce gerekli tetkikler yapılmalı ve sonuç o şekilde netleştirilmelidir.

Vücutta gelişen farklı hastalıklar da kilo kaybına sebebiyet verebilir.

3. Ses kısıklığı ve aşırı öksürük

Kanser hastalarının yemek borusu üzerindeki hücrelerinin değişime uğraması farklı belirtiler ve rahatsızlıklar ortaya çıkarır. Kanserin dokuları ve hücreleri tahrip etmesi ilk olarak ses kısıklığına yol açar. Hastanın boğazında kronikleşmiş kaşınmalar ve birtakım tahrişler de görülebilir. Bu iki semptom da yemek borusu kanserinin erken evresinde kendini gösterir.

4. Midede yanma ve ekşime

Yemek borusu ile mide arasında yakın bir temas vardır. Yani oluşan kanser mide kanalına oldukça yakındır ve dolayısıyla hastanın midesinde de birtakım değişimlere sebep olabilir. Özellikle güne yeni uyandığınızda, midenizin yanmaya başladığını veya ağzınızda ekşi bir tat oluştuğunu hissedebilirsiniz. Ayrıca kanserle birlikte zaman zaman hazımsızlık sorunları da baş gösterebilir.

5. Göğüste ağrı ve yanma

Sağlıksız bir işleyiş gösteren kanserli hücreler, hastanın göğüs bölgesinde ağrı ve yanma hissi yaratabilir.

Çünkü yemek borusu üzerindeki hücreler tahribe uğramış haldedir ve dolayısıyla hastada ağrı ve basınç gibi belirtilere neden olabilir.

Yürürken, otururken, yemek yerken veya yatarken dahi bu tip ağrıların görülmesi doğaldır. Bu tamamen kanserli hücrelerin yaratmış olduğu bir durumdur.

6. Ağrı ve iltihaplanma

Hastada daha kanser teşhisi konulmadan dahi yemek borusunda ağrı şikayetleri meydana gelebilir. Ağrı bazen şiddetli şekilde olurken çoğu zaman hafif ve yavaş yavaş kendini gösterir.

Diğer sık görülen belirtilerden birisi de iltihaplanmadır. Yemek borusu iltihabı, hastalar tarafından daha çok boğaz şişmesi veya şiddetli bir grip rahatsızlığının belirtisi olarak algılanabilir.

Halbuki iltihap sadece belirli bir nokta üzerindedir ve etkisini uzun süre devam ettirir.

Yemek Borusu Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kanserin tedavisine başlanmadan önce hastadan birtakım tetkikler ve testler istenir. Öncelikle ucu tüp şeklinde olan bir alet yardımı ile hastaya endoskopi yapılır. Endoskopi sayesinde yemek borusunun tüm noktaları, mide ve kanserli kısım derin bir şekilde incelenir.

Diğer bir tetkik ise biyopsidir. Biyopsi, yemek borusu üzerinden alınan küçük bir dokunun incelenmesi sayesinde gerçekleştirilir. Yapılan tetkiklerden sonra hastanın yaşı, cinsiyeti, kilosu ve başka hastalıklarının var olup olmadığı kontrol edilir.

 Hastanın durumuna göre uygun bulunulan yöntemle kanser tedavisine başlanır.

1. Cerrahi müdahale

Yemek borusu kanserinde tümörlü bölge diğer organ ve dokulara henüz sıçramamışsa cerrahi müdahaleye başvurulabilir. Ancak kanser 2. veya daha ileri evrelerde ise yapılacak ameliyatın hiçbir katkısı yoktur. Çünkü kanser hücreleri artık tek bir merkezde değil vücudun diğer bölgelerine de yayılmış durumdadır.

Eğer kanserli bölge sadece tek bir alanda ise yapılacak ameliyat işlemi ile tümör kolayca temizlenebilir. Ancak tümörün olduğu bölgede de risk söz konusu olabilir. Bu tip durumlarda da yine cerrahi operasyona başvurulabilir. Bu kez hem tümör hem de tümörün yakınında bulunan lenf bezleri çıkartılır.

Kanser hücreleri mide kanalına kadar sıçradığında ise yemek borusunun belirli bir bölgesi ve midenin üst tarafı alınarak cerrahi operasyon tamamlanır.

2. Radyoterapi

Kanserli bölüme radyasyon yerleştirilerek gerçekleştirilen radyoterapi, daha çok kemoterapi yöntemi ile birlikte gerçekleştirilir. Amaç kanserli hücreleri baskı altına alarak yok etmek ve hastalığın olumsuz etkilerini azaltmaktır. Ayrıca yemek borusu kanseri nedeniyle meydana gelen birtakım komplikasyonların ortadan kaldırılmasında da yine radyoterapinin etkilerinden faydalanılır.

3. Kemoterapi

Kanserin düzeyine göre farklı dozlarda verilen kemoterapi tedavisi, çeşitli kimyasallar ve teknikler yardımı ile gerçekleştirilir.

İlerlemiş ve vücudun diğer bölgelerine sıçramış olan kanserli hücreleri yok etmeye çalışır. Ciddi anlamda yan etkileri olduğu için verilen dozların hastaya göre ayarlanması gerekir.

Aksi takdirde hasta kanserle mücadele edemeyeceği gibi birtakım rahatsızlıklarla da karşı karşıya kalabilir.

4. Alternatif tıp

Yemek borusu kanserine yakalanan kişiler gerek hastalığın düzeyine gerekse yapılan tedavilerin yan etkilerine bağlı olarak bazı ağrılar duyabilirler. Hekiminiz bu tip ağrıların dinmesi veya hafiflemesi için alternatif tıp yöntemlerinden faydalanmanızı önerebilir. Masaj, hipnoz, akupunktur, nöral tedavi veya refleksoloji bu tıp yöntemler arasındadır.

Yemek Borusu Kanseri Yaşam Süresi

Özefagus kanserinde hayatta kalma şansı hastalığın türüne ve evresine göre değişiklik gösterebilir. Kanser hastalıklarında hekimler istatistiklerini genellikle 5 yıl üzerinden belirlerler.

Örneğin; 5 yıllık hayatta kalma olasılığı %30 denildiğinde, 100 kişiden sadece 30’unun en az 5 yıl boyunca yaşadığını anlamamız gerekir. Her hastada bu sürecin geçerli olduğunu söylemek yanlış olur.

Çünkü kimi hastalar kanseri atlatıp daha uzun yıllar yaşarken kimi hastalar da kanser dışındaki farklı bir hastalık nedeniyle hayatını kaybeder.

Kesin bir oran söyleyememekle birlikte hastalığa yakalanan her 100 kişiden sadece %18’i 5 yıl boyunca hayattadır. Ancak erken teşhis başta olmak üzere hastanın psikolojik açıdan olumlu olması, düzenli bir yaşam sürmesi ve tedaviye yanıt vermesi de yine yaşam süresi üzerinde etkilidir.

Yemek borusu kanseri evreleme sistemine göre farklı yaşam süreleri söz konusudur. Eğer kanser lokalize düzeydeyse yani diğer dokulara, hücrelere yayılmamışsa kurtulma olasılığı daha yüksektir ve yaşam süresi %40’lı oranlara kadar çıkabilir.

Kanser bölgesel seviyedeyse yani yavaş yavaş lenf bezlerine doğru ulaşmaya başlamışsa hayatta kalma olasılığı %21’dir. Metastatik yemek borusu kanserinde ise bu oran %4’lere kadar düşebilir.

Çünkü metastatik evre kanser evrelemesinde en ölümcül düzey olarak bilinir ve tüm vücuda yayılım gösterebilir.

Источник: https://sebboy.com/yemek-borusu-kanseri/

Yemek Borusu (Özofagus) Kanseri Sinsidir — Multi Yaşam

Yemek Borusu Kanserinin Nedenleri

Yemek borusu kanserinin en yaygın görülen belirtisi yutkunurken güçlük ve tıkanma hissidir. Yutkunma esnasında bir miktar ağrı veya yanma da hissedilebilir. Aşağıdaki belirtiler de görülebilir:

  • Lokmayı yuttuktan kısa bir süre sonra tekrar yukarı çıkması
  • Boğazda veya göğüs kemiğinin arkasında ağrı
  • Asit reflüsü (yemek borusunda ortaya çıkan bir tümör mide kapakçığının tam kapanmasını engelleyerek mide asidinin yukarı çıkmasına ve reflüye neden olabilir)
  • Ses kısıklığı
  • Sürekli öksürme
  • Kan öksürme
  • Dışkının koyu renkte (zift gibi) olması

Unutulmamalıdır ki bunların yemek borusu kanseri haricinde daha hafif başka hastalıkların belirtileri olma ihtimali daha yüksektir.

Yemek borusu kanserinin neden ortaya çıktığı henüz tüm ayrıntılarıyla netleşmemiştir. Ancak aşağıdaki etkenler hastalığın ortaya çıkma riskini artırmaktadır:

1) Sigara Ve Alkol

Tüm tütün mamulleri yemek borusu kanseri riskini katlamaktadır. Günde bir paket sigara içen bir kişinin bu kansere yakalanma ihtimali en az iki katına çıkmaktadır. Kullanım miktarı ve süresi arttıkça risk büyür.

Alkol de yemek borusu (özofagus) kanseri riskini tehli derecede artırmaktadır. Hem sigara hem de alkol kullanan bir kişinin yemek borusu kanserine yakalanma riski diğer insanlara göre kat kat fazladır.

2) Reflü Ve Barrett Sendromu

Mide reflüsünde mide asidi yemek borusuna doğru yükselir. Bu durum uzun vadede yemek borusunda tahrişe neden olur. Sonuçta Barrett sendromu ve yemek borusu kanseri riski bir miktar yükselir.

Barrett sendromu, yemek borusunun özellikle mideye yakın bölümündeki dokuların şekil değiştirerek bağırsak dokularına benzemesi durumudur. Barrett sendromu, hangi aşamada olduğuna bağlı olmak üzere yemek borusu kanseri riskini tehli düzeyde artırabilir.

3) Akalazya

Akalazya, yemek borusunun mideye bağlandığı kısmın sağlıklı bir şekilde gevşeyememesi hastalığıdır. Bu durum yiyeceklerin ve içeceklerin daha zor aşağı inmesine ve tahrişe neden olmaktadır. Akalazya hastalarında 15-20 yıl sonra yemek borusu kanseri görülebilmektedir.

4) Diğer Risk Faktörleri

Aşağıdaki etkenler de yemek borusu (özofagus) kanserinin görülme ihtimalini artırmaktadır:

  • İşlenmiş et tüketmek ve yeterince meyve sebze tüketmemek
  • Sürekli çok sıcak içecekler (veya yiyecekler) tüketmek
  • Aşırı kilolu olmak
  • Tiloz: Ayak tabanı ve aya dokularında kontrolsüz büyüme ile karakterize bir hastalık
  • Temizlik solventleri gibi bazı işyeri kimyasallarına maruz kalmak
  • Yemek borusu yaralanmaları
  • Plummer-Vinson sendromu: Yemek borusunun üst kısmında doku bozulması ve kansızlık ile karakterize olan bir hastalık
  • Erkeklerde ve 65 yaş üzeri kişilerde yemek borusu kanseri daha sık görülmektedir.

Yemek borusu kanseri yaşam süresi, yemek borusu kanseri ölüm oranı, yemek borusu kanseri kurtulma şansı, Yemek borusu kanseri teşhis zamanına göre 3 tipe ayrılmaktadır:

1) Yerel (lokalize) yemek borusu kanseri

İlk evrede tümör bulunduğu yerde yemek borusundan yayılmadan teşhis edilirse bu adı alır. Ölüm riski en az olan evredir.

Yerel yemek borusu kanseri olarak teşhis edilen vakalarda 5 yıl hayatta kalma oranı %40’tır.

2) Bölgesel yemek borusu kanseri

İkinci evrede tümör bulunduğu yerden biraz yayılmış ve etraftaki dokularda ve lenf bezlerinde ilerlemeye başlamışsa bu adı alır.

Bölgesel yumuşak doku kanseri olarak teşhis edilen vakalarda 5 yıl hayatta kalma oranı %21’dir.

3) İlerlemiş (metastatik) yemek borusu kanseri

Üçüncü evrede tümör bulunduğu yerden iyice yayılmış ve uzakta bulunan organlara da sıçramışsa bu adı alır. Yemek borusu kanserinin en ölümcül evresidir.

İlerlemiş yumuşak doku kanseri olarak teşhis edilen vakalarda 5 yıl hayatta kalma oranı %4’tür.

Not: Bu verilerde adenokarsinom ve skuamöz hücreli karsinom birlikte verilmiştir. Genel itibariyle adenokarsinom şeklinde oluşan yemek borusu kanserinde prognoz daha iyimserdir.

1) Cerrahi Müdahale

Yemek Borusu Kanseri Ameliyatı

Yemek borusu kanserinin en sık kullanılan tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Yemek borusunun bir kısmının özofajektomi adı verilen ameliyatla alınması gerekebilir.

  • Doktorlar yemek borusunun kalan sağlıklı kısmını mideye bağlarlar, bu sayede hasta yutkunmaya devam edebilir. Bu işlem için plastik tüp veya bağırsağın bir parçası kullanılabilir.
  • Kanser yayılmışsa civardaki lenf bezlerinin de alınması gerekebilir.
  • Bir tümör yüzünden yemek borusu daralmış veya tıkanmışsa genişleyebilen metal stentler yardımıyla açıklık sağlanabilir.
  • Erken dönemde fark edilen yemek borusu kanseri ufak bir kesikten yapılan kolay bir müdahale sayesinde bile tedavi edilebilir.

2) Radyasyon Tedavisi

Radyasyon tedavisinde kanserli hücreleri öldürmek için yüksek enerjili ışınlar kullanılır. Bu ışınlar dışarıdan da gönderilebilir, yemek borusunun yakınına, vücut içerisinde yerleştirilen radyoaktif maddeler de kullanılabilir.

Radyasyon tedavisi esnasında yemek borusunun açık kalması için plastik bir tüp yerleştirilmesi gerekebilir.

3) Kemoterapi

Kemoterapide kanserli hücrelerin gelişmesini ve bölünmesini engelleyecek ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar oral veya damar yolu ile alınabilir, yemek borusu yakınına ufak dozlarda şırınga da edilebilir.

4) Beslenme Önerileri

Yemek borusu kanseri olan hastalar tedavi öncesinde ve sonrasında yutkunma güçlüğü çekebilirler. Aşağıdaki öneriler daha rahat beslenmenizi sağlayacaktır:

  • Ham sebze, sert et ve hamur ekmek gibi yemek borusunda tıkanabilecek besinler tüketmeyin
  • Kuru gıdaları sos ve sularla yumuşatın
  • Et ve sebzeleri ufak parçalar bölerek pişirin ve yiyin
  • Meyveleri blenderden geçirebilirsiniz
  • Dondurma, yoğurt ve krema gibi besinleri deneyebilirsiniz.

5) Diğer Tedaviler

Yemek borusu (özofagus) kanserinin tedavisinde kanserli hücreleri öldürmek için aşağıdaki yöntemler de kullanılabilir:

  • Lazer Tedavisi
  • Elektrokoagülasyon: Elektrik akımı kullanılır

Источник: https://multiyasam.com/yemek-borusu-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi/

YEMEK BORUSU KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Yemek Borusu Kanserinin Nedenleri

Yemek borusu kanseri, boğazdan başlayarak mideye kadar uzanan uzun ve içi boş bir tüp olan yemek borusunda meydana gelen bir kanser türüdür. Yemek borusu, gıdaları taşıyarak mideye ulaştıran sindirim sistemi organlarından biridir.

Yemek borusu kanseri genellikle, yemek borusunu kaplayan hücreler ile başlar ve yemek borusunun her hangi bir bölgesinde meydana gelebilir. Fakat Amerika Birleşik Devletleri’nde görülen yemek borusu kanseri vakaları genellikle, yemek borusunun alt kısmında meydana gelmektedir. Ayrıca, yemek borusu kanserinin erkeklerde görülme oranı daha yüksektir.

Dünya genelinde herhangi bir ülkede gözlenebilen yemek borusu kanseri, Asya ve Afrika ülkelerinde çok daha yaygın şekilde gözlenmektedir.

Yemek borusu kanserinin neden oluştuğu tam anlamı ile saptanamamıştır. Hücrelerde bulunan DNA yapılarının mutasyon geçirmesi sonucu ortaya çıkan kanser hücreleri kanser oluşumunu başlatmaktadır. Aynı şekilde, yemek borusu hücrelerindeki DNA yapılarının mutasyona uğraması sonucuyla da, yemek borusu kanseri meydana gelmektedir.

Mutasyona uğramış yani bozulmuş DNA yapısı, hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesine ve çoğalmasına sebep olmaktadır. Kontrolsüz bir şekilde çoğalan bu hatalı hücreler birikerek, yemek borusunun yapısında bir tümör oluştururlar.

Hatta bu kontrolsüzce çoğalan hatalı hücreler, yemek borusunu aşarak, diğer doku ve organlara da yayılıp zarar verebilir.

Yemek borusu kanseri, kansere sebep olan hücrelerin türüne göre üç farklı sınıfa ayrılmaktadır. Tedaviye başlanmadan önce tespit edilmesi gereken yemek borusu kanseri türü, nasıl bir tedavi süreci izlenmesi hakkında bilgi vermektedir. Buna göre, yemek borusu kanseri türleri şu şekildedir;

Adenokarsinom: Adenokarsinom, yemek borusunda bulunan ve mukus salgılayan bezler içindeki hücrelerin DNA yapısının bozulması ile başlamaktadır. Adenokarsinom genellikle, yemek borusunun alt kısmında meydana gelir ve bu yemek borusu kanseri türü, özellikle beyaz ırk erkekleri etkilemektedir.

Pullu hücre karsinoması: Pullu hücreler, ince ve yassı bir şekle sahip olup, yemek borusu yüzeyini bir hat halinde kaplayan hücrelerdir. Pullu hücre karsinoması genellikle, yemek borusunun orta bölümünde meydana gelmektedir. Öte yandan, pullu hücre karsinoması, dünya çapında en yaygın olarak gözlenen yemek borusu kanseri türüdür.

Diğer ender türleri: Diğer nadir olarak gözlenen yemek borusu kanseri türleri ise şu şekildedir; koriyokarsinom (rahimdeki kötü huylu tümör), lenfoma, melonom (cilt ile ilgili), sarkom (eklem dokusu tümörü) ve küçük hücre kanserleri gibi türleridir.

Yemek Borusu Kanseri Belirtileri

Erken evrede her hangi bir belirti ya da semptom göstermeyen yemek borusu kanserinin, daha sonradan ortaya çıkabilecek belirtileri şu şekildedir;

1.Yutkunma Güçlüğü

Kanserli hücrelerin yemek borusu dokusundaki kasları hasara uğratması sonucu kişide, yutkunma güçlüğü oluşmaktadır. Yemek borusunun yapısındaki kasların büzüşmesi nedeniyle besinler, normalden çok daha zor şekilde yemek borusundan geçerek mideye geçiş yapmaktadır.

2.Kilo Kaybı

Hiçbir diyet programı ya da egzersiz yapmaksızın yaşanan kilo kaybı, birçok başka hastalığın belirtisi olabileceği gibi, yemek borusu kanserinin de belirtisi olabilir. Aşırı miktarda ve devamlı olarak yaşanan kilo kaybı, yemek borusu kanseri semptomlarından biridir.

3.Göğüs Ağrısı ve Yanması

Göğüs ağrısı, göğüste baskı ya da yanma hissinin yaşanmasının sebebi, yemek borusu dokusunda meydana gelen kanserli hücre faaliyetleridir. Hasara uğrayan yemek borusu, hastanın göğsünde ağrı ve basınç hissetmesine sebep olabilmektedir.

4.Hazımsızlık ve Mide Ekşimesi

Özellikle, yemek borusunun mideye yakın bölgesinde yani alt kısmında meydana gelen kanser oluşumu nedeniyle, midede ekşimeler yaşanabilmektedir. Bunun yanı sıra, giderek kötüleşen hazımsızlık sorunu da, yemek borusu kanseri belirtisinden biri olabilir.

5.Öksürük ya da Ses Kısılması

Öksürme ya da ses kısılması yaşanmasının nedeni, yemek borusu dokusundaki hücrelerin kanser nedeni ile, değişime uğraması olabilir. Akciğerlerin ve gırtlağın yakınında bulunan yemek borusu, kanser nedeni ile hasara uğradığı için, öksürüğün yanı sıra ses kısılması ya da hırıltılı ses yaşanmasına yol açabilir.

Fakat yemek borusu kanseri erken döneminde herhangi bir semptom ya da belirti göstermemektedir.

Eğer sizi sürekli olarak rahatsız eden ve endişelendiren herhangi bir sıkıntınız var ise bir doktora gitmenizde fayda olacaktır. Eğer kronik asit reflünüz var ise, sizi endişelendiren şikayetlerinizi doktorunuza bildiriniz.

Risk Faktörleri

Kronik olarak yemek borusunda meydana gelen kaşınma ve tahrişlerin, DNA yapısının değişmesine sebep olarak yemek borusu kanserine yol açabileceği düşünülmektedir. Yemek borusunun tahriş olmasına sebep olan ve yemek kanseri riskini artıran faktörler şu şekildedir;

  • Alkol tüketmek,
  • Reflü hastası olmak,
  • Yemek borusundaki finkterlerin (büzücü kaslar) gevşememesi sonucu yutkunma zorluğu yaşamak (akalazya),
  • İçecekleri çok sıcak şekilde tüketmek,
  • Meyve ve sebze bakımından fakir beslenmek,
  • Gastro yemek borusu reflü hastalığına (GERH) sahip olmak,
  • Obezite ve fazla kilo,
  • Yemek borusu hücrelerinde prekanserojen değişiklikler yaşanması (Barret yemek borusu),
  • Üst karın bölgesinden veya göğüs bölgesinden radyasyon tedavisi geçirmiş olmak,
  • Sigara kullanmak.

Komplikasyonlar

Yemek borusu kanseri, özellikle geç evrelerinde ya da tedavi edilmediği zaman, bazı diğer sağlık sorunlarının oluşmasına neden olabilmektedir. Yemek borusu kanserinin yol açtığı bazı sağlık sorunları şu şekildedir;

Yemek borusunun tıkanması: Yemek borusu üzerinde meydana gelen kanserli hücre oluşumu, alınan besinlerin ya da sıvıların yemek borusu içinden geçişini zorlayabilir.

Ağrılar: İlerlemiş düzeydeki yemek borusu kanseri şiddetli ağrıların yaşanmasına sebep olabilmektedir.

Yemek borusunda kanamalar: Yemek borusu kanseri kanamalar yaşanmasına sebep olabilmektedir. Bu kanamalar genellikle kademli olarak gelişmektedir ve bazen aniden şiddetli olarak da meydana gelebilmektedir.

Tanı ve Testler

Yemek borusu kanserinin teşhis edilebilmesi için bazı analiz ve testler uygulanmaktadır. Bu test ve analiz yöntemleri şu şekildedir;

Endoskopi: Doktor endoskopi yoluyla, ince içi boş ve kameralı bir tüpü, boğazdan aşağıya indirerek yemek borusunun içini kontrol etmektedir. Endoskopi yardımı ile, kanserli bölge ya da tahriş olan rahatsızlık veren alan kontrol edilmiş olur.

Biyopsi: Doktor, özel bir ince steril iğne yardımı ile yemek borusu dokusu üzerinden bir parça örnek alır ve bu örneği laboratuvar ortamında incelemeye gönderir. Bu sayede eğer var ise kanserli hücreler tespit edilebilir.

Yemek Borusu Kanserinin Evreleri

Yemek borusunun tanısı konulduktan sonra bu defa da doktor, kanserin hangi seviyede olduğunu belirlemeye çalışır. Çünkü, yemek borusu kanseri tedavisinde, kanserin seviyesi ne tür bir tedavi uygulanması gerektiğine karar vermede önemli bir ölçüttür.

Yemek borusu kanserinin evreleri, bilgisayarlı tomografi (BT) taraması ve pozitron emisyon tomografisi (PET) cihazları yardımı ile belirlenebilmektedir.

Yemek borusu kanserinin evreleri 4 tane aşamadan oluşmaktadır ve şu şekildedir;

Evre I: Bu evrede yemek borusu kanseri, yemek borusunu saran hücrelerin yapısında meydana gelmektedir.

Evre II: İkinci evrede kanserli hücreler, yemek borusu astarlarının derinlerine işlemiştir ve yemek borusu yakınlarındaki lenf düğümlerine kadar yayılmış durumda olabilir.

Evre III: Bu evrede kanserli hücreler, yemek borusu duvarlarının derinlerine yayılarak, yakınlardaki diğer doku ve organlar ile lenf düğümlerine kadar yayılmış durumdadır.

Evre IV: Yemek borusu kanserinin son evresi olan bu evrede kanserli hücreler diğer organlara ve dokulara hatta tüm vücuda yayılmış durumda olabilir.

Tedavi ve İlaçlar

Yemek borusu kanserinde tedavi uygulanırken bazı durum ve koşullar dikkate alınmaktadır. Doktorlar tarafından, kanserin evresi, hastanın tüm beden sağlık durumu ve kansere sebep olan kanser hücrelerinin türü baz alınarak yemek borusu kanseri tedavisi belirlenmektedir. Tüm bu faktörler belirlendikten sonra uygulanan tedavi yöntemleri ise şu şekildedir;

Ameliyat: Yemek borusu kanseri tedavisinde ameliyat tek başına bir tedavi yöntemi olabileceği gibi, diğer tedaviler ile birlikte de uygulanabilmektedir. Bu doğrultuda, yemek borusu kanseri tedavisinde uygulanan cerrahi işlemler şöyledir;

  • Çok küçük tümörlerin temizlenmesi: Eğer yemek borusu kanserine sebep olan kanserli hücreler çok küçük bir alanı kaplıyor ve yüzeysel ise, doktor ameliyat ile etrafındaki sağlıklı dokuya zarar vermeden bu kanserli hücreleri temizler. Çok erken evredeki yemek borusu kanseri, endoskopi kullanılarak ameliyat edilmektedir.
  • Yemek borusundaki kanserli bölümün alınması: Bu ameliyat ile, yemek borusundaki kanserli tümör bölümü alınır. Eğer yemek borusu yakınlarındaki lenf düğümleri de kanserli hücreler ile kaplanmışsa, bu kısımda ameliyat ile alınır. Yemek borusunun bir kısmının alınması nedeni ile, geriye kalan yemek borusu mideye bağlanır. Bu işlem yapılırken genelde mide yukarı çekilir.
  • Ameliyat ile midenin üst kısmının ve yemek borusunun bir kısmının alınması: Bu cerrahi işlem sırasında, yemek borusunun bir bölümü, lenf düğümleri ve midenin üst bölümü alınır. Cerrahi işlem sonrasında geriye kalan yemek borusu mideye bağlanır ya da mide yukarı çekilir. Eğer gerekli olursa, kolon parçası, yemek borusu ile mideyi birbirine bağlamak için kullanılmaktadır.

Yemek borusu kanseri ameliyatlarında ciddi şekilde komplikasyon oluşması riski vardır. Bu komplikasyonlar, enfeksiyon, kanama ve yemek borusundan çıkan sızıntılar şeklindedir.

Kemoterapi: Kemoterapi, kimyasallar kullanılarak kanserli hücrelerin imha edilmesi şeklinde ilerleyen bir tedavi yöntemidir. Kemoterapi, tedavi sonrasında ya da tedavi öncesinde uygulanabilir.

Bunun yanı sıra kemoterapiye ek olarak radyasyon tedavisi de uygulanabilir. Çok aşırı ilerlemiş ve yayılmış yemek borusu kanserinde, kemoterapi tek başına kullanılmaktadır.

Fakat maalesef kemoterapi tedavisinin de bazı yan etkileri vardır.

Radyasyon tedavisi: Yüksek güçteki ışınlar yardımı ile kanserli hücreleri imha etmek için uygulanan radyasyon tedavisi, genellikle kemoterapi tedavisi ile birlikte uygulanır. Radyasyon tedavisinde, kanserli bölüme radyasyon yerleştirilerek işlem yapılabilmektedir.

Bu tedavi yöntemi, yemek borusu kanserinin sebep olduğu bazı komplikasyonların da tedavisinde etkili olabilir. Radyasyon tedavisinin yan etkileri ise, ciltte güneş yanığı benzeri yanıklar oluşması, ağrılı ve zor yutkunma ile kalp ve akciğerlerde hasarlar oluşması gibi etkilerdir.

Kemoterapi ile radyasyon birleşimi tedavi: Bu tedavi şekli, ameliyat öncesinde uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. Fakat bu tedavi yönteminin şiddetli yan etkileri olabilmektedir.

Alternatif Yöntemler

Bazı alternatif tedavi yöntemleri, yemek borusu kanseri tedavilerinin yan etkilerini azaltmaya ve iyileştirmeye yardımcı olabilir. Doktor bu durumda bazı alternatif tedavi yöntemlerini, hastalığın neden olduğu ağrıların kontrol edilmesi adına önerebilir. Bu alternatif tedavi yöntemleri şu şekildedir;

  • Akupunktur,
  • Katatimi (müzik ve kelimeler ile hayali bir manzara oluşturma şeklinde rahatlama),
  • Masaj,
  • Rahatlama teknikleri.

Alınacak Önlemler

Yemek borusu kanseri riskini önlemenin ya da azaltmanın bazı yöntemleri bulunmaktadır. Bu alınacak önlemler şu şekilde belirlenmiştir;

  • Sigarayı bırakmak,
  • Alkol tüketimini bırakmak ya da en azından azaltmak,
  • Çok daha fazla miktarda sebze ve meyve tüketmek,
  • Sağlıklı kilo değerlerinde olmaya dikkat etmek.

Источник: https://evdesifa.com/yemek-borusu-kanseri-belirtileri-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть