Yeni Yılda Sağlıklı Bir Kalp İçin 10 Öneri

içerik

Sağlıklı bir yıl için 10 öneri • Sonsöz Gazetesi

Yeni Yılda Sağlıklı Bir Kalp İçin 10 Öneri

Kaliteli bir uyku bağışıklık sistemini güçlendireceği gibi, genç ve zinde bir görünüm de sağlamaktadır. 7-8 saatlik kaliteli bir uyku hafıza ve beyin sağlığı içinde gereklidir.

Uyku rutini oluşturmak ve vücudun daha kolay uykuya dalması için her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya özen gösterilmelidir.

Uyku sorunu yaşayanlar; televizyon, telefon gibi elektronik aletleri yatak odasından çıkarmalı, kafein gibi uyku kaçıran uyaranlardan uzak durmalı, gün içinde şekerleme denilen kısa uykuları azaltmalı veya uyku öncesi germe egzersizleri yapmalıdır.

2) İşlenmiş gıdalardan uzak durun

Sağlıklı bir yaşam için beslenme düzeni çok önemlidir. Diyet kavramı akılda, belli bir zamana kadar devam ettirilen beslenme şeklini canlandırdığı için yeni yılın ilk günü alınan diyet kararı genellikle uzun süreli olmamaktadır.

Bunun yerine sağlıklı beslenme şeklini benimsemek, daha uzun soluklu sonuçlar doğuracaktır. Mevsim meyve ve sebzeleri, tam tahıllı ve lifli gıdalar beslenme düzeninde ön plana çıkarılmadır.

Yağlı gıdalar ve yağlı etlerden mümkün oldukça uzak durulmalı, salam, sosis gibi işlenmiş gıdaların kansere yol açabileceği unutulmamalıdır.

3) Su içemiyorsanız meyvelerle tatlandırın

Hücre içinde gerçekleşen bütün hayati metabolik olaylar ve vücudun bütün fonksiyonları yeterli miktarda suyun içilmesi ile sağlanmaktadır.

8-9 bardak ya da 1-2 litre su tüketmek günlük su ihtiyacını karşılarken, aynı zamanda ciltte parlaklık sağlar, hazımsızlık, baş ağrısı ve unutkanlığa da iyi gelir.

Suyun tadını sevmeyenler ya da mide bulantısı yaşayanlar; suyun içine dilimlenmiş elma, portakal, mandalina gibi mevsim meyveleri veya havuç, kereviz sapı gibi sebzeler koyarak tatlandırabilirler.

4) Haftada 150 dakika yürüyüş yapın

Günlük egzersizler için kapalı salonlar yerine veya kış ayrımı yapmaksızın açık hava tercih edilebilir. Baş, göğüs ve kulak bölgeleri korunarak uygun kıyafetlerle spor yapılmalıdır.

Haftada 150 dakika tempolu yürüyüş yapmak, kilo kontrolü sağlayarak sağlıklı bir görünüme kavuşulmasını sağlarken; oksijen kapasitesinin artmasına, tansiyon kontrolüne, kalp atım hızının düşmesine ve stres atılmasına yardımcı olmaktadır.

[attention type=red]
Genç yaşlarda yapılan ağır sporların ilerleyen yaşlarda bırakılmasının aşırı kilo alımına neden olabileceği unutulmamalıdır. Spordan sıkılıp bıkkınlık hissini yaşamamak için egzersizleri gün içine yaymak faydalı olabilir.
[/attention]

Asansör yerine merdivenleri kullanmak, işlerindeki molalarda küçük yürüyüşler ya da germe egzersizleri yapmak, yakın mesafelere yürüyerek gitmek sporu gün içine yaymak için uygulanabilir.

5) Sağlık kontrollerini ihmal etmeyin

Düzenli sağlık kontrolleri ile belirti vermeyen hastalıklar belirlenip önlem alınabilir.

Özellikle kilolu bireyler ve hareketsiz bir yaşam sürenler, ilerde diyabet olma riskine karşı kendilerinde insülin direnci olup olmadığına baktırmalıdır.

Sürekli halsizlik ve yorgunluk hissedenler tiroit kontrollerini ihmal etmemelidir. Birçok hastalık erken tanı ile vücutta herhangi bir organ hasarı oluşmadan tedavi edilebilmektedir.

6) Tadınız tuzunuz kaçmasın

Günlük şeker ve tuz tüketiminin kontrol altında tutulması, sağlıklı bir yaşam için çok önemlidir. Kan şekerini hızla yükselten ve hızla düşüren saf şeker ve şekerli besinler yerine; tahıllı ekmek, bulgur gibi lifli besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir. Besinlerin içinde tuz olduğu unutulmamalı, günlük tuz tüketimi sınırlandırılmalıdır.

7) Sevdiğiniz insanlarla zaman geçirin

Stres hormonları bağışıklık sistemine zarar verir. Genç ve sağlıklı kalmak için aile ile ya da sevilen kişilerle daha fazla zaman geçirilmelidir. Müzik dinlemek, yürüyüş, masaj ve yoga da stresle mücadelede etkili tercihlerdir.

8) Sigara ve alkolden uzak durun

Sigara ve alkol kullanılmamalıdır. Bırakmak için gerekirse yardım alınmalıdır. İçeriğinde farklı zararlı maddeler bulunan sigara, vücuttaki tüm sistemleri etkileyerek ölümcül hastalıklara neden olurken, cilt ve vücut yaşlanmasının en önemli nedenlerinden biridir.

9) Güneşten doğru faydalanın

D vitamini kaynağı olan güneşten doğru faydalanmak gerekir. Güneşli günlerde sabah ve akşamüzeri saatlerinde zamana dikkat ederek güneşlenmek bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Ancak uygun olmayan saatlerde uzun saatler güneşe maruz kalmak, cilt kanserine neden olabileceği gibi cildin erken yaşlanmasına da yol açmaktadır.

10) Aşılarınızı aksatmayın

Sağlıklı bir yaşam için enfksiyon kontrolü çok önemlidir. Enfeksiyonlarına karşı grip ve zatürre aşısı oldukça etkili bir önlemdir.

Daha önce zatürre geçirenler, bağışıklık sistemini etkileyecek ilaç kullananlarla birlikte karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer hastaları, 65 yaş üzerindeki kişilerin zatürre aşısı olması gerekmektedir.

Hepatit B, tetanoz ve rahim ağzı kanserlerine karşı HPV aşısı da yetişkinlerin aşı takviminde olmalıdır.

Источник: https://sonsoz.com.tr/saglikli-bir-yil-icin-10-oneri/

Yeni Yılda Yeni Bir Hayat İçin 10 Öneri

Yeni Yılda Sağlıklı Bir Kalp İçin 10 Öneri

Sadece 10 adımda yepyeni bir sayfa.. YENİ YILDA YENİLENMENİN 10 PÜF NOKTASI

Yeni yıl yeni umutlara, yeni başlangıçlara açılan kapı bir anlamda. Bu vesileyle bir an için hayatımıza dışarıdan bakma ve yaptıklarımızı sorgulama fırsatını yakalıyoruz.

Yeni kararlar alıyor, ruhsal ve zihinsel olarak arınmaya çalışıyoruz. Üstelik başarabildiğimizde bu arınma bağışıklık sistemimizin güçlenmesine ve daha sağlıklı kilo kontrolüne bile fayda sağlıyor.

Peki yeni yılda yenilenmemiz için öne çıkan temel kurallar neler? Hangi kritik hatalardan uzak durmalı, nasıl bir yol haritası izlemeliyiz?

Acıbadem International Hastanesi'nden Psikolog Yrd. Doç. Dr. Ferahim Yeşilyurt, yeni yılda yenilenmenin 10 püf noktasını anlattı, çok önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

1 – Sosyal medyaya kanmayın!

Günümüzde , instagram ve gibi sosyal medya araçlarında insanlar sürekli, güzel yemekler yiyor, güzel kıyafetler giyiyor ve sürekli güzel yerlerde geziyorlar.

Oysa bu büyük bir yanılsama. Bu insanların tüm yaşamının böyle geçtiği yanılgısına kapılmayın ve kendinizi başkalarıyla kıyaslamaktan kesinlikle vazgeçin.

Gerek sosyal medyada gerek iş hayatınızda gerekse sosyal yaşantınızda kendinizi kıyaslayacağınız kişi yine kendiniz olsun.

2 – Gardırobunuzda giymediklerinizi dağıtın

Gardırobunuzu açıyorsunuz ve pek çok kıyafet olmasına rağmen giyecek bir şey bulamamaktan yakınıyorsunuz. Durdukça duran kıyafetler içinizi daraltıyor ama ya bir Gün giymem gerekirse düşüncesi de dolabınızdan çıkarmanıza engel oluyor. Gelin zihinsel ve ruhsal detoks yaptığınız gibi, gardırobunuza da detoks yapın.

Üstelik uzun süredir giymediğiniz bu kıyafetlerinizi yakınlarınızla ya da ihtiyacı olanlarla paylaşın. Evdeki eşyalar için de durum aynı. Size sıkıntı veren eşyaları, ev aksesuarlarını ihtiyacı olanlara verin. Hem rahatlayacak hem de manevi bir tatmin duyacaksınız.

3 – Gereksiz kuruntulara kapılmayın

İnsanoğlunun en büyük endişelerinden biri 'ya düşersem' korkusu. Elde ettiklerini bir gün kaybedebileceği veya düştüğü zaman bir daha ayağa kalkamayacağı endişesi küçük bir sorunda bile pek çok felaket senaryosu üretmesine yol açıyor.

Üstelik felaket senaryoları üretmek konusunda oldukça yetenekliyiz. Oysa bu durum hem yanlış adımlar atıp endişelerimizin gerçekleşmesine neden olabiliyor hem de elde ettiklerimizin keyfini çıkarmamızı önlüyor. Unutmayın hayat sürprizlerle dolu ve ürettiğimiz felaket senaryolarının çoğu da gerçekleşmiyor.

4 – Anı yaşayın

Elbette yarını düşünmek gerekli ancak bu, belirsiz bir yarın için bugünü feda etmek pahasına olmamalı. Bir yanda geçmişteki hatalarımız, diğer yandan da gelecekle ilgili endişelerimiz sürekli kafamızı meşgul ederek şu anda yaşadığımız anın keyfini çıkarmamızı önlüyor.

Oysa geçmiş bitti, gelecek ise hiç yaşanmadı. O nedenle anın tadını çıkarmaya çalışın. Gelecekte yaşayabileceğiniz olası hastalıkları düşünmek yerine “şu anda sağlıklıyım” düşüncesini oturtmaya çalışın.

5 – Kendinizi acımasızca eleştirmeyin

Psikolog Ferahim Yeşilyurt “Kendinizi eleştirirken olaylara bizi çözüme götürmeyen 'neden böyle oldu?' sorusu yerine, çözüme götüren soru olan 'nasıl?' sorusunu sorarak yaklaşın.

Sizi kısır döngüye sokacak ve özgüveninizi zedeleyecek kadar acımasızca eleştirmeyin. Hatalarınızla dalga geçmeyi de bilin ve mizahı kullanmaktan çekinmeyin” diyor.

6 – Başarılarınızı tebrik edin

Yeni yılda yenilenmenin çok önemli bir kuralı da, bardağın dolu tarafını görmeye çalışmak. Bugüne dek hangi imkansızlıkları başardığınızı, başkalarına sağladığınız faydaları gözden geçirin. Kendinizi tebrik edin.

7 – Pişmanlıklarınızı abartmayın

Bugüne de yaşamınızda çok önemli fırsatlar kaçırmış olabilirsiniz. Ancak maddi ya da manevi bu fırsatlar karşısında doğru hamleyi atamamış olmanız dünyanın sonu değil.

Üstelik yarının ne getireceği de hiç belli olmaz. Pişmanlık çok normal bir duygu olmakla birlikte sürekli kendinize kızar ve eleştirir noktaya gelirseniz Anormal ve sağlığınıza zarar verici hale gelir. Üstelik yeni fırsatları görüp değerlendirmenize de engel olur.

8 – İzleyici değil, aktör olun

Mutlu olmak için sadece komedi programları izlemeyi bir kenara bırakmalı, yaşamın içine dalmalısınız. Mutlu olmanın formülü 'izleyici' değil 'aktör' olmaktan geçiyor.

Bu nedenle televizyonda futbol maçını izlemek yerine, futbol oynayın. Saatlerce müzik programları izlemeyin, bunun yerine siz bir müzik aleti çalın. Televizyon başında geçirdiğiniz uzun saatler yerine sevdiklerinize zaman ayırın.

9 – Teşekkür etmeyi de özür dilemeyi de bilin

Pek çok kişi teşekkür etmeye hele de özür dilemeye yanaşmıyor. Bunda, her iki eylemin de bir zayıflık olarak görülebileceği düşüncesinin yanında egonun baskın çıkması ya da karşısındaki kişinin iyi niyetini suiistimal edeceği düşüncesi de etkili oluyor.

Oysa sevgi ve mutluluk nasıl paylaştıkça çoğalırsa, teşekkür etmek ya da özür dilemek de ilişkilerin daha da geliştirilmesinde yardımcı oluyor.

10 – Bağışlamayı bilin, kin tutmayın

Psikolog Ferahim Yeşilyurt “Hiç ummadığınız bir kişiden darbe almış olabilirsiniz. Ama o kişiye karşı kin tutmanız sizi içten içe sinsice kemirecek, Pozitif enerjinizi baltalayacaktır.

Sağlıklı bir insan olarak hayatta her şeyle karşılaşılabileceğini bilmeli ve duygularınızı kindarlık boyutuna getirmemelisiniz. Üstelik bağışlamak bir erdem olduğu kadar size pozitif enerji de verecektir” diyor.

Источник: https://www.diyadinnet.com/kadin-1493-yeni-yilda-yeni-bir-hayat-icin-10-oneri

Yeni yılda sağlıklı bir kalp için 10 öneri

Yeni Yılda Sağlıklı Bir Kalp İçin 10 Öneri

Memorial Şişli Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp sağlığını korumak için yeni yılda atılması gereken önemli adımları 10 maddede özetledi.

1- 2017’de mutlaka sigarayı bırakın

Akciğerleri olumsuz yönde etkileyerek koroner kalp hastalıklarını hızlandıran sigara, özellikle kalp ameliyatları sonrası kullanımı sürerse ciddi sorunların kapısını aralamaktadır.

Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla tahribat yaratan sigara, östrojeni parçalayarak erken menopoza neden olmaktadır. Ayrıca sigara kullanan bütün hastaların ameliyat sonrası iyileşme süreleri de ciddi anlamda uzamaktadır.

Menopoz dönemindeki kadınların ve diyabetik hastaların sigara içmesi koroner kalp hastalıklarına davetiye çıkarır.

2- Harekete geçin!

Hareketsiz yaşam kalp sağlığı başta olmak üzere tüm vücut sağlığını olumsuz yönde etkiler. Durağan bir yaşantınız varsa, yeni yılda hareketli bir yaşam tarzı benimseyebilirsiniz. Bunun için; asansör yerine merdiven kullanabilirsiniz.

Toplu taşıma araçları ile bir yere gidiyorsanız, bir durak önce inip yürüyebilirsiniz. Ev-iş yeri mesafeniz yakınsa araçla gitmek yerine yürümeyi tercih edebilirsiniz. Haftada en az üç kez bir saat veya 45 dakika yürüyüş yapabilirsiniz.

Soğuk havalarda kalp sağlığı için evdeki koşu bandından ziyade alışveriş merkezleri tercih edilebilir.

3- Kendinize sorun: “Acaba benim kalbim nasıl?”

Kalp sağlığınızı kontrol ettirmek için uzun zamandır bir test ya da tetkik yaptırmadıysanız yeni yılda bir planlama yapılabilir. Eko ile kalp kapaklarının durumunu öğrenebilir, ayrıca kalbinizi görebilirsiniz.

Efor testi ile kalbin koroner damarları kontrol edilebilir. Bu süreçte, kan yağları ve şekerin incelenmesinde de fayda var.

Menopoza giren kadınlarda koroner kalp hastalıkları çok hızlı ilerlediği için kardiyak kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiği unutulmamalıdır.

4- Kalp yaşınızı öğrenin ve hep genç kalmasını sağlayın

İnsanların iki türlü yaşı vardır; biri takvim, diğeri de damar yaşıdır. Yeni doğmuş bebeğin hem takvim hem de damar yaşı sıfırdır. Ancak bunlar birlikte ilerlemez. Yanlış yaşam alışkanlıkları kişiden önce kalbini ve damarlarını yaşlandırır.

İnsanların 1 yaşından itibaren kalp ve damar yaşı hızla büyümeye, fiziksel yaşın onlarca yıl önüne geçmeye başlar. Sigara kalp damar yaşını 15, sınav stresi 5, obezite ise 30 yıl ilerletmektedir.

7-8 yaşlarında obez bir çocuğun damar yaşı ise en az 28’dir.

5- Bel ölçünüzü ve vücut kitle indeksinizi iyi takip edin

Yağların karın çevresinde toplanması, özellikle kalp-damar hastalığı riskini artırmaktadır. Karın çevresi erkeklerde 94 cm, kadınlarda 80 cm ise kesinlikle kilo alınmamalıdır. Karın çevresi erkelerde 102 cm, kadınlarda da 88 cm’den fazlaysa kesinlikle kilo vermeleri tavsiye edilir. Vücut kitle endeksinin 30’un altında olması önemlidir.

Bunun için öğün aralarında atıştırmalara ve hızlı yemek yemeye son verilmelidir. Yavaş ve istikrarlı kilo vermek daha sağlıklı ve kalıcı olmalıdır. Kilo kaybı sağlıklı bir yaşam için ilk adımdır. Kilo vermek; kan basıncını, kan şekerini, kan yağlarını ve erken ölüm riskini azaltır.

Yo-yo şeklinde inişli çıkışlı kilo alıp vermeler kalp sağlığı açısından oldukça tehlidir.

6- Beslenme programınızı hem renklendirin hem çeşitlendirin

Beslenmede sadece sebze ağırlıklı ya da protein ağırlık beslenmek doğru değildir. Sebze ve meyve tüketimine dayalı, çeşitliliği olan bir beslenme programı benimsenmelidir. Gün aşırı bir yumurta tüketilmelidir.

Ayda birkaç kez kalp sağlığı için sakıncalı olarak adlandırılan yiyecekler tadılarak yani retoks yapılarak biyo-denge korunabilir.

Yemekler tüketilirken kalori hesabı yapılarak ölçülü olunmalı, bünye tipine göre olmak üzere ortalama günlük 2500 kalori aşılmamalıdır.

7- Kalbiniz için yoğun efor içeren sporlardan kaçının

“Spor kalbe iyi geliyor” denilerek aşırı tempolu sporlar yapmak, kalp sağlığı için tehli olabilir. Özellikle uzun yıllar önce spor yapmış veya hiç spor yapmamış bir kişinin 40 yaş sonrası ağır bir spora başlaması deyim yerindeyse felaket olabilir.

30 yaş sonrası yoğun efor içeren bir spora başlanacaksa gizli kalp riskine karşı mutlaka kapsamlı bir kalp kontrolünden geçilmelidir. Yarışma içerikli sporlar yerine düzenli egzersiz, hızlı yürüyüşler, yüzme gibi sporlar yapılması kalp hastalıkları ve kalp krizi riskine karşı koruyucudur.

Egzersiz sırasında nabzın 120’nin üzerine çıkmamasına dikkat edilmelidir.

8- Yaşam ritminizi yavaşlatın

Üzücü olaylardan mümkün olduğu kadar sıyrılmanız kalbinizdeki yükü hafifletecektir. Huzurlu, uyumlu, barışçıl ve stressiz bir yaşam tarzı benimsenmelidir. Sürekli kendi içinizde bir gerilim halindeyseniz iç dünyanızla barışın.

Evliliğinizde ve çocuklarınızla olan ilişkinizde daha yapıcı ve uyumlu bir tavır sergileyin. Hızlı bir yaşantınız varsa yavaşlayın. İş ve mesleğiniz konusunda beceri ve olanaklarınızı zorlamayın.

Meditasyon-derin gevşeme yöntemlerini öğrenmek için bir psikolog veya yoga uzmanından yardım alabilirsiniz.

9- İşinizi daha sıkı sarılın

Çalışan kişiler günün önemli bir bölümünü iş yerinde geçirmektedir. Sevilen bir işi yapmak, iş ortamında huzurlu ve mutlu olmak ruh-beden sağlığının bütünlüğü açısından çok önemlidir. İşe sadece para kazanma gözüyle bakılmamalı, aynı zamanda bilgi, gelişim ve mutluluk da aranmalıdır.

Kontrolsüz hırs ve rekabet duygusundan uzak durulmalıdır. Ofiste aşırı kahve tüketilmemeli, çalışma arkadaşlarının sigara içmesine izin verilmemelidir. Ofis egzersizleri yapılmalıdır. Genç bireylere yüklenen aşırı sorumluluk ve beklentinin çok yüksek olması kalp krizi riskini artırmaktadır.

10- Sevgi dolu olun

Aşık olmak kalbe iyi gelen endorfin hormonu ve phenylethylamine yani çikolatada bulunan kimyasalın salgılanmasını sağlar. Her ikisi de keyif ve mutluluk verir. Sevgi dolu bir yaşam kalp sağlığı için çok gereklidir. Mutlu yaşamayabilmek için sağlıklı bir aşk hayatına ihtiyaç vardır. Düzenli aşk hayatı olan insanların yaşam kaliteleri de artmaktadır.

Kalp sağlığını korumak için nasıl beslenmeli?

Источник: https://indigodergisi.com/2016/12/yeni-yilda-saglikli-yasam/

Diyabet hastalarına sağlıklı bir yaz için 10 kritik öneri ve uyarı

Yeni Yılda Sağlıklı Bir Kalp İçin 10 Öneri

Diyabet hastalarının yaz mevsimine uygun önlemler alması bu hastalığa bağlı oluşabilecek çeşitli sorunların önlenmesinde anahtar bir role sahip.

Bunun nedeni ise gerekli önlemler alınmadığı taktirde kan şekerinin yükselmesi ve böbreklerde hasar oluşması gibi ciddi sorunların gelişebilmesi. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Doç. Dr.

Özlem Çelik diyabet hastalarının sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmeleri için dikkat etmeleri gereken noktaları anlattı, önemli bilgiler verdi.

Ara öğünü atlamayın, dengeli beslenin

Kan şekerini ideal seviyede tutabilmek için dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, sağlıklı beslenmek olmalı. Düzenli ve dengeli bir beslenme programı oluşturarak kan şekeri dengesizliğine bağlı olarak gelişen sürekli açlık hissetme, yorgunluk, baş dönmesi ve bulanık görme gibi olumsuz etkileri ortadan kaldırmak mümkün olabiliyor.

Kan şekeri düzeyinin ideal seviyede kalması için 3 ana ve 2 veya 3 ara öğün şeklinde beslenmeye özen gösterin. Ayrıca glisemik indeksi yüksek olan meyveler, tatlılar ve hamur işleri gibi besinlerden de uzak durmalısınız. Kilo alımı ve tansiyon yükselmesi gibi sorunlara neden olabildiği için ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmanız da çok önemli.

Susuzluğunuzu meyve suyu ile gidermeyin

Yaz aylarında su tüketimini artırmak diyabetliler için çok önemli. Çünkü sıvı kaybı diyabet hastalarında kan şekerinin yükselmesine, hatta böbrek yetmezliğine davetiye çıkarabiliyor.

Bu nedenle, aşırı terleme sonucu alt üst olabilen elektrolit dengesinin sağlanması için sıvı tüketimini mutlaka artırmalısınız.

Ancak sıcak havalarda hem serinlemek hem de sıvı ihtiyacımızı karşılamak için genellikle soğuk meyve suları ve gazlı içecekler tüketmek gibi önemli bir hataya düşüyoruz. Bazen de tercihimizi çay ve kahveden yana kullanıyoruz.

Meyve suları ve gazlı içecekler kan şekerinin oynamasına neden olurken, kafein içeren çay ve kahve de vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açabiliyor. Unutmayın ki hiçbir sıvı suyun yerine geçmiyor. Dolayısıyla yaz mevsiminde 2.5 litre su içmeyi asla ihmal etmeyin.

Yaz meyvelerine dikkat edin!

Glisemik indeksi yüksek besinler kan şekerini hızla yükselttikleri için bu tür besinleri tüketmekten kaçının. Karpuz, kavun, üzüm, çilek ve incir gibi yaz meyveleri de yüksek glisemik indeksine sahipler.

Dolayısıyla bu tür meyveleri 1 küçük porsiyon şeklinde (glisemik indeksi ve kalorisi ayarlanarak) tüketmelisiniz. Yüksek glisemik indeksli meyvenin yanında süt ürünü tüketmek glisemik indeksini düşürüyor.

Ayrıca meyvelerde tarçın kullanımı da kan şekerini dengeleyici etkiye sahip oluyor.

Seyahate çıkmadan önce doktorunuzu arayın

Diyabet seyahate engel bir durum değil. Ancak, yemek düzenindeki değişiklikler, fiziksel aktivitenin artışı ve medikal tedavide rutin uygulamanın dışına çıkma gerekliliği seyahatte kan şekeri düzeyini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Doç. Dr.

Çelik seyahate çıkarken dikkat etmeniz gereken noktaları şöyle anlatıyor: “Seyahate çıkarken yanınıza yeterli miktarda şekersiz sıvı ve su almalı, çantanızda özellikle hipoglisemi halinde kullanmak üzere meyve suyu, kesme şeker veya glukoz tabletleri ya da bisküvi bulundurmalısınız.

Özellikle uçakla yapacağınız seyahat öncesinde, seyahat planınızı (kalkış saati, yolculuk süresi, yemek saati, sunulan yemekler ve varış saati) öğrenerek hekiminizi bilgilendirmeli ve neler yapmanız gerektiğini öğrenmelisiniz”

Bu saatlerde güneşe çıkmayın

Güneş çarpması sağlıklı kişileri bile tehdit ederken diyabet hastalarında kalp krizi ve beyin kanaması gibi ciddi problemlere yol açabiliyor. Doç. Dr. Çelik bu nedenle güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının yeryüzüne dik geldiği 11.00 – 16.

00 saatleri arasında sokağa çıkmamanız gerektiği uyarısında bulunarak şunları söylüyor: “Sokağa mutlaka çıkmanız gerekiyorsa mümkün olduğunca gölgede kalmaya ve başınızı şapkayla korumaya özen gösterin. Yüzünüzü, kollarınızı ve ellerinizi sık sık soğuk suyla serinletmenizde de fayda var.

Sabah erken saatlerde veya akşamüstü güneş ışınlarının eğik geldiği zamanlarda güneşlenin ve bunu 20-30 dakika gibi süreyle kısıtlamaya dikkat edin”

Ayaklarınızı bol bol nemlendirin

Ayak cildinde kuruluk ve çatlaklar, nasır, mantar, tırnaklarda kalınlaşma ve şekil değişimi gibi problemler yaşamamak için ayak bakımınızı ihmal etmemeniz çok önemli. Ayağınızı her zaman temiz ve nemli tutun.

Bunun için her gün mutlaka duş alın ve ardından ayağınızı cildinize uygun bir ürünle nemlendirin. Ayak tırnaklarınızı yuvarlak değil, düz kesmeye özen gösterin.

Ayaklarınızı, özellikle de parmak arası ve tabanını kontrol edin ve herhangi bir renk değişikliği veya yara oluşumu olup olmadığını gözlemleyin.

Parmak arası terlik giymeyin

Diyabet hastalarında ayak ve cilt bakımı ayrı bir önem taşıyor. Bunun nedeni ise yaz aylarında ayakların sık travmaya maruz kalması ve ciddi enfeksiyonlar gelişebilmesi. Doç. Dr.

Çelik yaz mevsiminde dar ayakkabı ve parmak arası terlik giymemeniz gerektiğini vurgulayarak, “Çünkü minik bir çizik bile en ufak bir darbeyle iyileşmesi güç olan bir yaraya dönüşebiliyor, uzun vadede diyabetik yara enfeksiyonları ve uzuv kaybı gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor.

Yine aynı nedenle kumsalda, denizde veya taşlı arazilerde çıplak ayakla dolaşmamaya özen gösterin” diyor.

Spor şart, ancak…

Egzersiz ve spor hayatınızın mutlaka bir parçası olmalı. Bunun nedeni ise düzenli egzersizin hem kilo vermenize katkı sağlaması, hem de insülin direncini ortadan kaldırması.

Gün içinde yapacağınız 40-50 dakikalık yürüyüş en çok önerilen egzersiz türü. Ayrıca yazın bol bol yüzebilir, bahçenizle ilgilenebilirsiniz.

Ancak bunlar için akşam saatlerini tercih etmeli, güneş altında kesinlikle bulunmamalısınız.

Rutin kontrollerinizi mutlaka yaptırın

Sıcak hava, güneş ve tatilin rehavetine kapılıp rutin kontrollerinizi asla ihmal etmeyin. Çünkü diyabet yaz mevsiminde böbrek yetmezliğinden tansiyon problemi ve kalp krizine dek birçok hastalığı tetikleyebiliyor.

Düzenli yapılan endokrinolojik, kardiyolojik ve göz muayeneleri ile EKG gibi kardiyolojik ve ihtiyacınıza göre belirlenen laboratuvar tetkikleri sayesinde hem ilerde gelişecek olan komplikasyonlar önlenebiliyor, hem de erken evre tespit edilen böbrek yetersizliği geri döndürebiliyor.

Bu nedenle kullanılan insülin ve ağızdan ilaç kullanımı, takip edilen kan şekeri durumunun hedefte olup olmamasına göre, hekiminizin belirlediği 3-6 aylık aralarla kontrollerinize mutlaka devam edin. 

İlaçlarınızı serin ortamda saklayın

İnsülin kullanan hastalarda sıcaklar büyük bir önem taşıyor. Çünkü insülin enjeksiyonu yapıldığında eğer hava çok sıcaksa ciltteki damarlar genişleyeceği için insülin çok daha kolay emiliyor.

Bu nedenle soğuk havalara göre daha güçlü bir etki görüleceği için yazın insülin dozunu azaltmanız gerekebiliyor. Bunun için doktorunuzla mutlaka iletişim halinde olmalısınız. Ayrıca aşırı sıcakta dışarda bıraktığınız insülin kalemleri bozulabiliyor, etkinliğini kaybedebiliyor.

Bu yüzden insülin kalemlerini kullanmadığınız sürelerde buzdolabının yumurta bölümünde ya da en azından 25 derece altı ortamlarda saklayın.

Kaynak: medikalakademi.com.tr

Источник: https://www.kastamonur.com/diyabet-hastalarina-saglikli-bir-yaz-icin-10-kritik-oneri-ve-uyari/

Sağlıklı Bir Yıl İçin 10 Öneri

Yeni Yılda Sağlıklı Bir Kalp İçin 10 Öneri

Yeni yılı sağlıklı bir yaşamın ilk günü kabul edip; sigarayı bırakmak, sıkı bir diyete ve spora başlamak gibi kararlar genellikle kısa süre sonra rafa kaldırılıyor.

Sağlıklı beslenmeyi bırakmak yerine, zaman zaman programı değiştirerek renklendirmek veya sporu gün içine yaymak gibi küçük taktiklerle alınan bu kararları yıl boyunca uygulamak mümkün olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr.

Özgür Mollaoğlu, sağlıklı bir yıl için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

1) Aynı Saatte Yatıp Aynı Saatte Kalkın

Kaliteli bir uyku bağışıklık sistemini güçlendireceği gibi, genç ve zinde bir görünüm de sağlamaktadır. 7-8 saatlik kaliteli bir uyku hafıza ve beyin sağlığı içinde gereklidir.

Uyku rutini oluşturmak ve vücudun daha kolay uykuya dalması için her gün aynı saatte yatıp aynı saatte kalkmaya özen gösterilmelidir.

Uyku sorunu yaşayanlar; televizyon, telefon gibi elektronik aletleri yatak odasından çıkarmalı, kafein gibi uyku kaçıran uyaranlardan uzak durmalı, gün içinde şekerleme denilen kısa uykuları azaltmalı veya uyku öncesi germe egzersizleri yapmalıdır.

2) İşlenmiş Gıdalardan Uzak Durun

Sağlıklı bir yaşam için beslenme düzeni çok önemlidir. Diyet kavramı akılda, belli bir zamana kadar devam ettirilen beslenme şeklini canlandırdığı için yeni yılın ilk günü alınan diyet kararı genellikle uzun süreli olmamaktadır.

Bunun yerine sağlıklı beslenme şeklini benimsemek, daha uzun soluklu sonuçlar doğuracaktır. Mevsim meyve ve sebzeleri, tam tahıllı ve lifli gıdalar beslenme düzeninde ön plana çıkarılmadır.

Yağlı gıdalar ve yağlı etlerden mümkün oldukça uzak durulmalı, salam, sosis gibi işlenmiş gıdaların kansere yol açabileceği unutulmamalıdır.

3) Su İçemiyorsanız Meyvelerle Tatlandırın

Hücre içinde gerçekleşen bütün hayati metabolik olaylar ve vücudun bütün fonksiyonları yeterli miktarda suyun içilmesi ile sağlanmaktadır.

8-9 bardak ya da 1-2 litre su tüketmek günlük su ihtiyacını karşılarken, aynı zamanda ciltte parlaklık sağlar, hazımsızlık, baş ağrısı ve unutkanlığa da iyi gelir.

Suyun tadını sevmeyenler ya da mide bulantısı yaşayanlar; suyun içine dilimlenmiş elma, portakal, mandalina gibi mevsim meyveleri veya havuç, kereviz sapı gibi sebzeler koyarak tatlandırabilirler.

OKU ➤  BIG CHEFS ’DEN YENİ YILA YEPYENİ LEZZETLER!

4) Haftada 150 dakika Yürüyüş Yapın

Günlük egzersizler için kapalı salonlar yerine veya kış ayrımı yapmaksızın açık hava tercih edilebilir. Baş, göğüs ve kulak bölgeleri korunarak uygun kıyafetlerle spor yapılmalıdır.

Haftada 150 dakika tempolu yürüyüş yapmak, kilo kontrolü sağlayarak sağlıklı bir görünüme kavuşulmasını sağlarken; oksijen kapasitesinin artmasına, tansiyon kontrolüne, kalp atım hızının düşmesine ve stres atılmasına yardımcı olmaktadır.

[attention type=red]
Genç yaşlarda yapılan ağır sporların ilerleyen yaşlarda bırakılmasının aşırı kilo alımına neden olabileceği unutulmamalıdır. Spordan sıkılıp bıkkınlık hissini yaşamamak için egzersizleri gün içine yaymak faydalı olabilir.
[/attention]

Asansör yerine merdivenleri kullanmak, işlerindeki molalarda küçük yürüyüşler ya da germe egzersizleri yapmak, yakın mesafelere yürüyerek gitmek sporu gün içine yaymak için uygulanabilir.

5) Sağlık Kontrollerini İhmal Etmeyin

Düzenli sağlık kontrolleri ile belirti vermeyen hastalıklar belirlenip önlem alınabilir.

Özellikle kilolu bireyler ve hareketsiz bir yaşam sürenler, ilerde diyabet olma riskine karşı kendilerinde insülin direnci olup olmadığına baktırmalıdır.

Sürekli halsizlik ve yorgunluk hissedenler tiroit kontrollerini ihmal etmemelidir. Birçok hastalık erken tanı ile vücutta herhangi bir organ hasarı oluşmadan tedavi edilebilmektedir.

6) Tadınız Tuzunuz Kaçmasın

Günlük şeker ve tuz tüketiminin kontrol altında tutulması, sağlıklı bir yaşam için çok önemlidir. Kan şekerini hızla yükselten ve hızla düşüren saf şeker ve şekerli besinler yerine; tahıllı ekmek, bulgur gibi lifli besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir. Besinlerin içinde tuz olduğu unutulmamalı, günlük tuz tüketimi sınırlandırılmalıdır.

7) Sevdiğiniz İnsanlarla Zaman Geçirin

Stres hormonları bağışıklık sistemine zarar verir. Genç ve sağlıklı kalmak için aile ile ya da sevilen kişilerle daha fazla zaman geçirilmelidir. Müzik dinlemek, yürüyüş, masaj ve yoga da stresle mücadelede etkili tercihlerdir.

OKU ➤  BIG CHEFS ’DEN YENİ YILA YEPYENİ LEZZETLER!

8) Sigara ve Alkolden Uzak Durun

Sigara ve alkol kullanılmamalıdır. Bırakmak için gerekirse yardım alınmalıdır. İçeriğinde farklı zararlı maddeler bulunan sigara, vücuttaki tüm sistemleri etkileyerek ölümcül hastalıklara neden olurken, cilt ve vücut yaşlanmasının en önemli nedenlerinden biridir.

9) Güneşten Doğru Faydalanın

D vitamini kaynağı olan güneşten doğru faydalanmak gerekir. Güneşli günlerde sabah ve akşamüzeri saatlerinde zamana dikkat ederek güneşlenmek bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Ancak uygun olmayan saatlerde uzun saatler güneşe maruz kalmak, cilt kanserine neden olabileceği gibi cildin erken yaşlanmasına da yol açmaktadır.

10) Aşılarınızı Aksatmayın

Sağlıklı bir yaşam için enfksiyon kontrolü çok önemlidir. Enfeksiyonlarına karşı grip ve zatürre aşısı oldukça etkili bir önlemdir.

Daha önce zatürre geçirenler, bağışıklık sistemini etkileyecek ilaç kullananlarla birlikte karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer hastaları, 65 yaş üzerindeki kişilerin zatürre aşısı olması gerekmektedir.

Hepatit B, tetanoz ve rahim ağzı kanserlerine karşı HPV aşısı da yetişkinlerin aşı takviminde olmalıdır.

İlgili

Источник: https://yemekzevki.com.tr/saglikli-bir-yil-icin-10-oneri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.