Yenidoğan Kızamık Enfeksiyonu Belirtileri ve Tedavisi

içerik

İdrar yolu enfeksiyonu belirtileri neledir? Nedenleri ve tedavisi

Yenidoğan Kızamık Enfeksiyonu Belirtileri ve Tedavisi

  • Sık sık idrara çıkma
  • İdrarın tam yapılmadığı hissi
  • İdrara çıktıktan hemen sonra bile tekrar idrara çıkma isteğinin var olması
  • İdrara çıktığınızda ağrılı yanma hissi
  • Karnın alt kısmında şişlik, baskı ve rahatsızlık hissi
  • Pelvik bölgede ya da bel bölgesinde ağrılar
  • Bulanık idrar (bazı durumlarda kanlı idrar)
  • Ağır kokulu idrar

Aşağıdaki belirtiler var ise acilen hekime baş vurun:

İdrarda yanma, sık idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma, idrarın kanlı gelmesi, karın ve bel ağrısı, akıntı, idrar tutamama, ateşlenme, halsizlik idrar yolu enfeksiyonunda gözlenen klinik belirtilerdir.

Bu durumda mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Eğer şikayetler çok şiddetli değil ise ilk tedbir alınan sıvı miktarını arttırmaktır.

Bol sıvı alımı daha fazla idrar yapımına neden olarak, idrarın süpürücü etkisi ile mikropların dışarıya doğru atılmasını sağlar.

Normal idrar tahlili doktorlara oldukça önemli bilgiler verir ancak bazen yeterli olmadığında idrar kültürü de istenebilmektedir.

Kız çocuklarında idrar yolları enfeksiyonu daha yaygın

Bu aşamada yapılacak en önemli yanlışlardan birisi hastanın bir doktor tarafından değerlendirilmeden kontrolsüz olarak antibiyotik kullanmasıdır. Yanlış kullanılan ilaçlar ileride daha büyük sorunlar yaratabilir.

Eğer enfeksiyonlar bir yıl içerisinde 3 veya daha sık oluyorsa o zaman altta yatan başka nedenlerin de araştırılması gerekebilmektedir. Her 5 kadından birinde İY enfeksiyonu yeniden tekrarlar, bunun en önemli nedeni yanlış antibiyotik kullanımı ya da tedavini yarım bırakılmasıdır.

Enfeksiyona neden olan bakterinin dirençli hale gelmemesi için doğru antibiyotikle tam tedavi yapılması gerekir.

İdrar yolları enfeksiyonunun nedenleri

Kadınların idrar yolları dışarıya çok kısa bir kanalla açıldığı için dışarıdan mikropların girmesi daha kolaydır. Özellikle vajinal ve anal bölgede bulunan üropatojen olarak adlandırılan enterikbakteriler yukarı doğru idrar kanalı ve idrar torbasına kolaylıkla yayılabilmektedirler.

Bu mikropların idrar torbasına girmesi ve çoğalması enfeksiyonların olmasına neden olur. Özellikle vücut direncinin azaldığı durumlarda bunlar daha sık oluşabilmektedir.

Aynı şekilde havuz, deniz, sauna gibi ıslak ortamlar, cinsel ilişki, var olan bir genital akıntı gibi durumlar bu enfeksiyonların altta yatan diğer nedenleridir.

İdrar yaparken yanma ve Sistit

Basit bir üriner sistem enfeksiyonudur ve sıklıkla kadınları etkilemektedir. Kolay tedavi edilebilmeleri, böbrek hasarı ve bozukluklarına yol açmamaları nedeniyle tanı, klinik bulgular ve idrar tahlili ile konulabilir. Kesin tanı için idrar kültürü testi alınması gereklidir.

Probiyotik nedir? Hangi besinlerde bulunur? Probiyotiklerin faydaları

Sistit belirtileri

  • İdrar yaparken yanma
  • Sık idrar yapma
  • Ani idrar hissi
  • Gece idrara kalkma
  • Göbek altı ağrısı

İdrar incelemesinde lökosit, bakteri, bazen de mikroskop veya çıplak gözle görülebilecek kan olabilir.

Üriner enfeksiyonlardan korunmak amacıyla bol sıvı alınması önerisi, ilaç kullanımı esnasında kullanılan antibiyotiğin idrardaki yoğunluğunu düşürmemek amacıyla normal miktarda sıvı alımı olarak düzeltilmeli, tedavi sonrası yine bol sıvı alımı teşvik edilmelidir.

Bol sıvıdan kasıt; günlük idrar miktarının yaklaşık 2 litre olmasıdır ki ihtiyaç soğuk-sıcak mevsime göre değişebilir.

İdrar yolu enfeksiyonu, sistite oranla daha ağır ve acil bir tablodur. Böbrek toplayıcı sistemi ile birlikte idrar üreten doku kısmının da enfeksiyona katılması anlamındadır.

Tek ya da çift taraflı yan ağrısı, hassasiyet, ateş (38-40 C) , titreme ve beraberinde sistite benzer şikayetler görülmektedir. Bulantı, kusma , iştahsızlık, halsizlik de eşlik edebilir.

Ağrı bazen karın bölgesinde de hissedilebilir ve diğer karın içi organ bozukluklarıyla karışabilir.

Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonları kronik böbrek hastalığına neden olabilir

Bu tür bir enfeksiyonun tespit edilmesi halinde hastanın genel durumu da göz önünde bulundurularak hastaneye yatmasına karar verilebilir.

Sıvı takviyesi, ikili antibiyotik tedavisi ve diğer desteklerle, oluşan tablo ortadan kaldırılır. İlaç tedavisi çoğunlukla iki hafta kadar devam ettirilir.

 Ateş, halsizlik, bulantı, kusma gibi belirtiler ortadan kalkıncaya kadar yatak istirahati yapılması iyileşmeyi hızlandıracaktır.

İdrar yolları enfeksiyonu tedavisi

İdrar yolu enfeksiyonu vakalarının yaklaşık %80’i antibiyotik tedavisine yanıt verir. Bu amaçla genellikle böbrekten atılan ve idrar yolu enfeksiyonlarından en sık sorumlu mikroorganizma olan E.Coli’ye karşı etkili antibiyotikler kullanılmaktadır. Ancak antibiyotik tedavisine başlamadan önce mutlaka idrar kültürü alınmalıdır.

Ağrıyı gidermek amacı ile spazm çözücüler ve ağrı kesiciler kullanılabilir. Bol sıvı alımı mekanik temizlik yaparak tedavinin etkinliğini arttırır. Ayrıca, C vitamini, kızılcık suyu, vajinal östrojen, probiyotikler ve immunoprofilaksi tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonunu koruyucu olarak kullanılabilir.

C Vitamini nedir? Hangi besinlerde bulunur? Faydaları ve eksikliği

Genellikle basit idrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde 3 günlük tedavi rejimleri yeterli olmaktadır. Ancak 3 günlük bir tedavi sonrasında şikayetlerde azalma olmaz ise farklı mikropların olma ihtimaline ve bu mikropların hangi antibiyotiklere duyarlı olduğunun anlaşılabilmesi için idrar kültür testi sonucuna göre antibiyotik uygulanmasında değişiklikler yapılabilmektedir.

Bu başlık altında en sık karşılaşılabilecek enfeksiyonlar ani gelişen (akut) testis ve ona eşlik eden sperm iletim kanalını (epididim) tutanlardır. Genellikle birlikte görülen bu enfeksiyonlar bazen ayrı ayrı da karşımıza çıkabilirler.

Akut epididimit nedir?

35 yaş altı erkeklerde seksüel geçişli idrar sistemi enfeksiyonlarından sonra sıklıkla görülür ve etken çoğunlukla seksüel temasla geçen bakteriler olarak saptanır.

35 yaş üstü erkeklerde ise prostat enfeksiyonları veya diğer idrar sistemi enfeksiyonlarını takiben ortaya çıktığından etken genelde sindirim sistemi bakterileridir. Bulaşma çoğunlukla komşuluk yoluyla, nadiren de kan yoluyla olur.

Ağır bir fizik egzersiz ya da aşırı seksüel aktivite sonrasında da tablo ortaya çıkabilir.

En önemli belirtisi enfeksiyonu olan tarafta çok şiddetli bir ağrının, gerilme hissinin ve dokunmakla hassasiyetin hissedilmesidir. Ağrı karına ve hatta sırt bölgesine yayılım gösterebilir. Bir diğer önemli belirti torbanın kızarık ve şiş bir hal almasıdır. Şişme 3-4 saatlik bir süre içerisinde hızla gelişir bu arada hastanın ateşi 40 C ye kadar ulaşabilir.

Testisin de enfeksiyona katıldığı durumlarda iki organ birbirinden ayırt edilemeyebilir hale gelirler. Tedavi edilmemesi halinde torbanın arka duvarından kendiliğinden boşalacak bir apse ile karşılaşmak sürpriz değildir. Etkilenen taraftaki torbanın yukarı doğru kaldırılması ile gerginliğin azalmasına bağlı ağrının azalması ve rahatlama hissi tipiktir.

Sistit nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

Tedavi planlamasında altta yatan sebebi ortaya koyabilmek önem kazanmaktadır.

Seksüel geçişli bir hastalığa bağlı olması durumunda uygun antibiyotiğin hastanın cinsel partnerine de başlanması enfeksiyonun tekrarlamaması açısından önemlidir.

Ani gelişen bu tablo uygun tedavi ile 2 hafta içerisinde iyileşse de hasta organlardaki sertliğin 4-6 hafta kadar daha devam edebileceği hatırda tutulmalıdır.

Erkek üreme sistemi enfeksiyonu:Akut orşit nedir?

Testisin ani gelişen enfeksiyonu olarak tanımlanabilecek bu durum; kan, lenf ve sperm kanalı yoluyla ortaya çıkar. Vücuttaki diğer enfeksiyonlar da testise yayılarak bu duruma neden olabilirler. En sık sebebi ise epididimitin direkt olarak testisi etkilemesidir. Ergenlikte en sık görülen testis enfeksiyonu orşit sebebi kabakulaktır.

Genellikle 3-4 gün sonra ortaya çıkar ve %20-35 olguda gerçekleşir. İki taraflı olma ihtimali % 10 dur. İki taraflı olduğu durumlarda sperm yapımını olumsuz etkileyecek sonuçlar doğurabilir. Ani olarak başlayan bu enfeksiyonda kasık ağrısına bulantı ve kusma eşlik edebilir.

Torba şiş, kızarık, ödemli ve ağrılıdır. İdrar yolu enfeksiyonu belirtileri eşlik etmeyebilir, ateş 40 C ye ulaşabilir.

 En kısa sürede üroloğa ulaşılması, uygun tedavinin alınması ve tavsiyelere uyulması halinde tüm bu durumlarda kısa sürede tedavi olabilmek ve tekrarlamalarından korunabilmek mümkündür.

  • Enfeksiyonun varlığı idrar kültürü testi yardımıyla kesin olarak saptanabilmekte, böylece etraftan mikrop bulaşmalarını önleyecek teknikler kullanılmaktadır.
  • Özellikle ciddi böbrek hasarına yol açan enfeksiyonların sindirim sistemine ait bakteriler nedeniyle gelişen tekrarlayan enfeksiyonlar olduğu ortaya konmuştur.
  • Özellikle kadınlarda sıkça görülen sık tekrarlayan idrar sistemi enfeksiyonlarında idrar yolu ve vajinal dokuda önemli miktarlarda bulunan sindirim sistemi bakterilerinin sorumlu oldukları bilinmektedir.
  • Bilinçsiz kullanılan antibiyotikler, sindirim sistemi bakterilerinin bulaşmasına ve direnç artışına yol açarak daha fazla bozukluk ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca bilinçsiz kullanımla mantar enfeksiyonlarına da davet çıkarılmaktadır.

Böbrek ağrısı neden olur? Ne iyi gelir? Belirtileri ve tedavisi

  • Tekrarlayan idrar sistemi enfeksiyonlarında düşük doz koruyucu antibiotik tedavisinin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkisi olmadığı gösterilmiştir. Bu enfeksiyonun tanısı doğru konmuşsa korunma %100 etkili olacaktır.
  • Ürolojik anormaliklerin ortaya konması önemlidir. Böbrekte taş, doğumsal anormallik veya üre yüksekliği söz konusu değilse daha rahat olunabilir.
  • Geniş etkili, vajinal ve sindirim sistemine olumsuz etkisi olmayan yeni nesil antibiyotikler elimizdeki güçlü silahlardır.
  • Basit ve tekrarlayan enfeksiyonun gelişim mekanizmasını bilmek, her yaş gurubu için daha iyi tedavi düzenleme olanağı yaratacaktır. Daha iyi tedavi, böbrek hasarından korunma anlamına gelecektir.

Kurutulmuş kiraz sapının faydaları! Çayı nasıl hazırlanır?

İdrar enfeksiyonu bitkisel tedavisi

Doktorunuzun önerdiği ilaç tedavisinin yanında, uygulayacağınız bir kaç öneriyle ağrıları ve yanma hissini azaltabilirsiniz.

Öncelikle bakterilerin vücuttan daha hızlı atılmasını sağlamak için bol bol su içmelisiniz bu sayede bol idrara çıkarak idrarın mikropları süpürücü etkisinden faydalanabilirsiniz.

Mesaneyi zorlayan kahve, alkol, asitli meyve suyu ve kafein içeren her türlü içeceği mümkün olduğunca azaltın.


Referanslar: 1- Urinary Tract Infections 2- What is Urinary Infection 3- Urinary infections in adults

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/idrar-yolu-enfeksiyonu-belirtileri-neledir-nedenleri-ve-tedavisi/

Yenidoğan Kızamık Enfeksiyonu Belirtileri ve Tedavisi

Yenidoğan Kızamık Enfeksiyonu Belirtileri ve Tedavisi

Yenidoğan bebekler bağışıklık sistemleri tam gelişmediği için çeşitli bakteriler, virüsler ve parazitler nedeniyle enfeksiyon hastalıklarına çok çabuk yakalanırlar.

Yenidoğan Kızamık Enfeksiyonu Belirtileri

Özellikle annenin hamilelik döneminde geçirdiği enfeksiyon hastalıkları bebeğin sağlığı üzerinde ciddi etkilere sahiptir. Annenin geçirdiği toksoplazma, kızamıkçık, sitomegalovirus ve herpes simpleks virüsü bebeğin doğuştan enfeksiyonlara yakalanmasına yol açar.

Yenidoğanda toksoplazma enfeksiyonu

Toxoplasma gondii adı verilen parazitin vücuda girmesiyle oluşan bir hastalıktır. Bu parazit bazı hayvanların vücutlarında bulunur ve bu hayvanların etlerinin pişirilmeden ya da az pişmiş yenmesiyle insana geçebilir. Bunun yanında çiğ et hazırlanma aşamasında, iyi yıkama olmadan diğer gıdalar ile olan temas ile de geçebilir.

Ayrıca toksoplazma adı verilen bu parazit gebelik döneminde anneye geçmişse, plasenta yolu ile anne karnındaki bebeğe de bulaşabilir.

Gebelik haftası ne kadar ileriyse bu esnada geçirilen enfeksiyonun plasenta yoluyla bebeğe geçme olasılığı o kadar yüksek olur.

Gebelik sırasında bu enfeksiyonu geçiren bebeklerde sarılık, gelişme geriliği, çok sayıda lenf bezinin büyümesi, karaciğer ve dalakta büyüme, havale, hidrosefali, göz enfeksiyonu, mikrosefali, nörolojik gelişim bozuklukları gibi belirtiler görülebilir.

Yenidoğanda kızamıkçık enfeksiyonu

Rubella virüsünün sebep olduğu viral bir enfeksiyondur. Genellikle hafif bir hastalık olmasına rağmen, enfeksiyon gebelik sırasında geçirildiğinde bebekte ciddi hasarlara ya da düşüklere neden olabilir.

Gebelik sırasında bu enfeksiyon geçirildiği takdirde bebekte büyüme geriliği, görme kaybı ve tam körlükle sonuçlanabilen göz problemleri, işitme kaybı, kalp rahatsızlıkları, zeka geriliği, serebral palsi, ileriki yaşamlarında yürüme ve öğrenme güçlüğü, karaciğer büyümesi, dalak büyümesi ve kanama bozukluklarına bağlı olarak cillte mor-kırmızı lekeler gibi belirtiler oluşabilir.

Yenidoğanda sitomegalovirus enfeksiyonu

Herpes virüs ailesinden bir DNA virüsünün neden olduğu enfeksiyondur. Oldukça yaygındır ve en sık görülen yenidoğan enfeksiyonlarından biridir.

Enfeksiyon, anne karnındaki bebeğe doğum sırasında veya öncesinde bulaşabileceği gibi, bebek anne sütü ile de enfeksiyon kapabilir.

Bebeğe geçen enfeksiyon ise rahim içi gelişme geriliği, mikrosefali, beyin dokusunda kireçlenme, zeka geriliği, motor gelişim geriliği, geç yürüme, işitme kaybı, karaciğer ve dalakta büyüme, sarılık, kansızlık gibi belirti ve bulgulara neden olur.

Yenidoğanda herpes simpleks virüs enfeksiyonu

Herpes simpleks virüsünün neden olduğu, cilt ve mukozalarda gözlenen içi su dolu keselerden oluşan bulaşıcı bir hastalıktır. Yenidoğanlar,

herpes simpleks virüsü tarafından yol açılan ve genellikle cinsel yolla bulaşan genital herpes ile enfekte olabilirler. Enfekte olmuş anne tarafından bebeğe doğum sırasında veya anne karnında da bulaşabilir.

Yenidoğana enfeksiyon bulaştırıldığı zaman bu virüs, bebekte ciddi problemlere yol açar.

Herpes simpleks virüsü bebekte, göz enfeksiyonları, körlük, işitme kaybı, karaciğer hasarı, serebral palsi, deride veya ağızda yaralar gibi belirti ve bulgulara neden olur.

Yenidoğan Kızamık Enfeksiyonu Teşhisi ve Tedavisi

Yenidoğan enfeksiyonlarının birçok çeşiti olması sebebiyle hastalıkların teşhisinde ve tedavisinde çok farklı yöntemler kullanılır. Toksoplazma enfeksiyonun teşhisi için gebeliğin 22.-23. haftasında bebek göbek kordonundan kan alınarak hem IgM hem de virüs antijenine bakılabilir.

Bu enfeksiyon varlığı saptanırsa, gebeliğin sonlanması bir seçenek olabilir, anneyi bu enfeksiyona karşı koruyan spiramisin tedavisi mevcut olmasına karşın, bu tedavinin bebeği mutlak koruyacağını söylemek mümkün değildir. Bunun yanında enfekte olan yenidoğanlar komplikasyonların önlemesi veya azaltılması için doğumdan hemen sonra antibiyotikli ilaçlar ile tedavi edilebilirler.

Kızamıkçık teşhisinde gebeliğin 12.-16. haftalarında prenatal tanı uygulanır ve anne karnındaki bebekte infeksiyon belirlenmiş ise olası riskler anlatılır ve gebeliğin sonlandırılması seçeneği aileye sunulur. Sitomegalovirus teşhisi gebeliğin 15.-22. haftalarında amniosentez ile sitomegalovirüs virüsünün antijeni amnios sıvısında aranması ile mümkün olabilir.

Eğer sonuç negatif ise gebelik devam ettirilebilir. Ancak amniosentez tarihinden sonra anneden bebeğe geçme olasılığı mevcut olduğu için gebeliğin 22.-23. haftasında bebek göbek kordonundan kan alınarak hem IgM hem de virüs antijenine bakılabilir.

Bu enfeksiyon varlığı kesinleştiği takdirde ise gebeliğin sonlanması bir seçenek olabilir, anneyi bu virüse karşı tedavi edici ilaç mevcut olmasına ve anneye kullandırılmasına karşın anne karnındaki bebeği mutlak koruyacağını söylemek mümkün değildir.

Ancak hastalık belirtilerine sahip enfekte olmuş yenidoğanlara antiviral grubu ilaçlarla da tedavisi yapılabilir. Herpes simpleks virüsünün teşhisi ise viral kültür ve western blot adı verilen kan testiyle kolayca konulabilir. Yenidoğan herpes enfeksiyonu tedavisinde antiviral ajan Asiklovir kullanılabilir.

Источник: //www.saglikk.com/yenidogan-kizamik-enfeksiyonu/

KIZAMIK BELİRTİLERİ NELERDİR?

Yenidoğan Kızamık Enfeksiyonu Belirtileri ve Tedavisi

Kızamık hastalığı çocuk yaşlarda bulaşan ve bir çeşit virüsün sebep olduğu bir hastalıktır. En yaygın önlenme yolu ise aşıdır. Belirtileri ve işaretleri genellikle öksürük, kırmızı burun, kanlanmış gözler, boğaz ağrısı, yüksek ateş ve ciltte çeşitli lekelerin oluşmasıdır.

Kızamık oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Nefes, hapşırma, öksürük ve mukus yolu ile kolayca yayılma olanağı bulur. Nefes yolu ile havaya yayılan bu virüs, hasta olmayan kişiler tarafından solunarak, vücudun içerisine virüs bulaşması ile gerçekleşir.

Sonuç olarak virüs insan vücudu içerisinde parazit görevi görerek yayılır ve kızamık hastalığını bulaştırmış olur.

Kızamık hastalığına sahip olan kişilerin su içtiği bardaktan veya yemek yediği çatal ve kaşığı çok iyi bir şekilde hijyenize etmeden, aynı takımları kullanmayınız.

Kızamık çok ufak yaştaki çocuklar için çok ciddi hatta ölümcül etkiler yapabilmektedir. Yapılan son istatistik araştırmalarına göre 1 yıl içerisinde büyük çoğunluğu 5 yaşın altındaki çocuklar olan 100 bin kişi kızamık hastalığı yüzünden hayatını kaybetmiştir. Ancak kızamık aşısı sayesinde bu oran giderek azalmaktadır.

Kızamık virüsü, çocuklarda veya yetişkinlerde genellikle boğaz ve burun bölgesinde çoğalarak yayılır. Tamamen virüse bağlı bir hastalık olduğu için çok hızlı bir şekilde yayılma olanağı bulur.

Ufak yaştaki çocuklarda daha hızlı yayılmasının sebebi ise, çocuklardaki bağışıklık sisteminin düşük olmasıdır. Böylece yayılan hastalık çok çabuk bir şekilde yayılma olanağı bulur.

En rahat şekilde yayılma alanı ise okullardır.

Kızamığın Belirtileri Nelerdir?

Kızamık hastalığının belirtileri, hastalığın virüsüne 10-14 gün arasında maruz kaldıktan sonra ortaya çıkar. Genel olarak belirtileri ise yüksek ateş, öksürük, kırmızı burun, boğaz ağrısı, kırmızı gözler ve çeşitli cilt lekeleridir. Hastalığın bu belirtileri aslen aşama aşama gerçekleşmektedir. Bu aşamaları daha ayrıntılı ve maddeler şeklinde inceleyecek olursak;

1.Enfeksiyon ve Kuluçka

Virüs bulaştıktan sonra ilk 10-14 gün kuluçka süresi olarak ifade edilmektedir. Bu aşamada yukarıda saymış olduğumuz belirtiler henüz kendilerini göstermezler.

2.Belirgin Olmayan Belirtiler

Kızamık hastalığı kuluçka süresi sona erdiğinde başlar. Tipik olarak orta derecede yükselen ateş, kalıcı bir öksürük, burun kızarması, gözlerin tahriş olması ve boğaz ağrısı şeklinde başlar.

Bu süreç genellikle 2-3 gün sürmektedir. Ayrıca görüleceği üzere bu belirtiler grip ve soğuk algınlığı belirtilerine benzer belirtiler olma özelliği taşır. Bu aşamada grip ile arasındaki fark kolay bir şekilde ayırt edilemez.

Bir doktor kontrolüne ihtiyaç duyulacaktır.

3.Hastalık ve Döküntü

Döküntü genellikle ufak kırmızı noktaların oluşması ve bazılarının hafifçe kabarması ile meydana gelir. Bu noktalardan ve çıkıntılardan oluşan cilt bozuklukları kümelenmiş bir şekilde derinize kırmızımsı ve benekli bir görüntü verir.

Bu aşamalar ilk olarak yüzünüzde, devamında ise kulaklarınızda ve saç diplerinizde meydana gelir. Tam bu aşamadan sonra belirtiler birkaç gün içerisinde kollara, bacaklara ve hatta ayaklara kadar uzanır.

Devam eden günler içerisinde vücut sıcaklığı ani bir şekilde 40-41 derece seviyelerine kadar yükselir. Daha sonra cilt renginde solgunluklar meydana gelir.

4.İletilebilir Süreç

Hastalığın belirtilerinin net bir şekilde görülmesinden sonra devam eden süreç içerisinde, virüsün yayılma süreci başlar. Yayılma süreci toplamda 8 günlük bir süreci kapsamaktadır.

Bu süreç kızarıklıkların başlamasından sonra 4 gün içerisinde ve kızarıklıkların bitmesinin ardından 4 gün süresince daha devam eder.

Bu durumda eğer çocuğunuzun etrafında kızamık hastalığına bulaşmış insanlar bulunmakta ise ve çocuğunuza da hastalığın bulaşmış olmasından şüpheleniyor iseniz, derhal bir doktor kontrolüne gitmenizde fayda vardır.

Kızamığın Risk Faktörleri Nelerdir?

Kızamık hastalığında birtakım önlemlerin alınmaması ile oluşabilecek çeşitli risk faktörleri mevcuttur. Bunlar;

  • Aşı olmamak: Kızamık hastalığı için geliştirilmiş olan kızamık aşısından olmamış iseniz, kızamık virüslerinin vücudunuzda yayılması ve gelişmesi muhtemeldir.
  • Yurtdışı Seyahatleri: İş gereği sık sık yurtdışı gezilerine giden kişiler ve özellikle gittiği ülkede kızamık virüsü kolay bir şekilde yayılma imkanı buluyor ise, bu kişilerin de kızamık hastalığına yakalanma ihtimali oldukça yüksektir. Bu yüzden sık sık yurtdışı gezilerine çıkan kişilerin kızamık aşısı olmaya gereken önemi vermeleri gerekmektedir.
  • A Vitamini Eksikliği: Vücut direncini arttırmada en önemli bileşenlerden biri de şüphesiz ki A vitaminidir. Bu vitamini yeterli miktarda alamayan kişilerde, başta kızamık olmak üzere çok çeşitli ve ciddi hastalıkların gelişmesi muhtemeldir.

Kızamık Teşhisi Nasıl Yapılır?

Kızamık hastalığı belirtileri ile doktorunuza gittiğinizde ilk bakacağı yer şüphesiz ki cildinizde oluşan kızarıklıklardır. Ayrıca birtakım testler ile de hastalığın teşhisi kolay ve basit bir şekilde yapılabilmektedir.

Kızamık Tedavisi Nasıl Yapılır?

Genel olarak kızamık tedavisinde kullanılan belirli bir tedavi yöntemi yoktur. Ancak virüse maruz kalmış olan kişiler için çeşitli koruyucu önlemler alınabilmektedir.

  • Virüse maruz kaldıktan sonra yapılan aşıyı kapsamaktadır. Hastalığa bağışıklığı olmayan kişilerin (bebekler dahil), virüse maruz kaldıktan sonra 72 saat yani 3 gün içerisinde kızamık aşısı olmaları gerekmektedir. Bu durum hastalığa karşı korunmak ve halen gelişen virüsün gelişme sürecini durdurup, hastalığın belirtilerini yumuşatmak için yapılır.
  • Diğer bir tedavi ise hastalığa bağışıklığı bulunan kişiler için yapılan aşıdır. Zayıf bir bağışıklık sistemine sahip ve kızamık virüsüne maruz kalmış hamile bayanlar, bebekler ve diğer insanların bağışıklık serumu olarak bilinen protein enjeksiyonu alması gerekmektedir. Hastalığın bulaşmasından itibaren 6 gün içerisinde vurulan aşı, hastalığın belirtilerini çok ciddi seviyede azaltacaktır.
  • Hastalığın belirtilerinden birinin de yüksek ateş olduğundan bahsetmiştik. Özellikle çocuklarda yükselen ateş nöbete sebep olabilir. Bu durumun önüne geçmek için doktor reçetesi ile birtakım ateş düşürücülerin alınmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.
  • Kızamığın yanında zatürre ve kulak enfeksiyonu gibi bakteriler aracılığı ile yayılan rahatsızlıklara sahip olan çocukların ve bebeklerin, oluşan negatif etkileri ortadan atmak için antibiyotik tavsiyesi yine aynı şekilde doktor kontrolünde yapılabilmektedir.
  • A vitaminin eksikliğinde kızamık hastalığının daha rahat ve hızlı bir şekilde gelişebildiğinden bahsetmiştik. Yine aynı şekilde bu duruma takviye olarak bağışıklık sistemini arttırabilmek için A vitamini takviyesi yapılabilir.

Ayrıca aile içerisinde birisi kızamık hastalığı geçiriyor ise, hastalığın virüsünden korunabilmek için alabileceğiniz birtakım önlemlerde bulunmaktadır. Bunlar;

  • İzolasyon: Kızamık hastalığında kızarıklıklar geçtikten önceki 8 gün oldukça tehlidir. Virüsün en çok yayılma alanı bulduğu kısım bu süreçtir. Bu aşamada diğer insanlar ile etkileşime girildiğinde, hemen normal aktivitelere dönülmemesi gerekir. Bu yüzden iyileşme sürecinde kendinizi diğer insanlardan soyutlamanız büyük bir önlem niteliği taşıyacaktır.
  • Aşı: Hastalığın virüsünün bulaştığı tespit edildiğinde olabildiğinde en kısa süre içerisinde kızamık aşısının yapılması gerekir. Bu durumun içerisine 1957 yılından sonra doğmuş ve hiç kızamık aşısı olmamış kimseler ve 6 aylıktan daha büyük yaştaki bebekler de dahil edilebilir.

Genel olarak hastalığın etkilerinden uzak durabilmek için bağışıklık sistemini güçlendirecek besinler tüketiniz. Hastalığın yayılma alanı bulacağı ortamlardan uzak durunuz.

Источник: //evdesifa.com/kizamik-belirtileri-nelerdir/

Bebeklerde Kanda Enfeksiyon Neden Olur Tedavisi Nasıl Geçer

Yenidoğan Kızamık Enfeksiyonu Belirtileri ve Tedavisi

Vücudumuzdaki kan; normalde mikrop veya herhangi bir yabancı madde içermeyen çok temiz olan bir sıvıdır. Kanda enfeksiyon olması ise; virüs, parazit ve bakteri gibi kanda zararlı maddelerin bulunduğu bir durum olup CRP kan testi sonucunda teşhis edilebilmektedir.

Bebeklerde de görülebilen bu durum; eğer zamanında tedavi edilmezse ciddi problemlere sebep olabilmektedir. Kanda mikrop yani enfeksiyon eğer hiç tedavi edilmezse ölümle dahi sonuçlanabilmektedir.

Bebeklerde Kanda Enfeksiyon Teşhisi

Bebeklerde kanda enfeksiyon CRP kan testi sonucunda teşhis edilebilmektedir. Eğer kan tahlilindeki CRP seviyesi yüksek ise bu; kanda enfeksiyon olduğunu gösterir. Bebeklerde görülen kanda enfeksiyon oluşumunun birçok sebebi vardır.

Bebeklerde kanda enfeksiyon daha çok doğumdan sonra uzun süre hastanede kalan ve bağışıklık sistemi güçsüzleşen bebeklerde görülür. Bir diğer yaygın sebep ise romatizmal ateşli hastalıktır.

Bebeklerdeki kanda enfeksiyon tüm vücuda hızla yayılma riski olan bir durumdur bu sebeptendir ki erken müdahale bebeğin hayatını kurtarmaktadır.

Bebeklerde Kanda Enfeksiyon Belirtileri Nelerdir?

  • Yüksek ateş: Bebeğin kanındaki bakteri, mantar ve virüs gibi zararlı organizmalar sonucu oluşan hastalıklarda da kanda enfeksiyon oluşmaktadır.
  • Meme emme isteksizliği
  • Kusma
  • İshal: Kanda enfeksiyon olan bebekte ishal de gözlemlenebilir. Bu durumda ishali; yüksek ateş, deride döküntüler ve baş ağrısı da takip edebilir. Kandaki enfeksiyonun nedeninin virüs olduğu durumlarda tüm vücutta kas ağrıları da yaşanmaktadır.
  • Huzursuzluk
  • Sarılık
  • Baş ağrısı
  • Deri döküntüsü
  • Karında şişlik
  • Vücut sıcaklığının düşmesi
  • Öksürük
  • Ciltte kaşıntı
  • Yaraların geç iyileşmesi
  • Yaralardan beklenmedik akıntıların gelmesi
  • Bilinç bulanıklığı
  • Sürekli uyuma ve halsizlik
  • Kan basıncında düşme
  • Hormonal değerlerin düşmesi
  • Organların fonksiyonlarının bozulması

Sepsis Nedir Belirtileri Nelerdir: 

Bebeklerde kanda enfeksiyon durumu ciddileşip iltihaba dönüşürse sepsis olarak adlandırılan kan zehirlenmeleri görülmektedir. Bu durumda görülebilecek sepsis belirtileri şunlardır:

  • Yüksek ateş (bazen titremeli)
  • Kalbin hızlı atması (taşikardi)
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Aşırı terleme
  • Baş dönmesi, bilinç bulanıklığı veya baygınlık
  • İshal, bulantı, kusma
  • Cilt renginin değişmesi

Sepsis durumundan şüphelenildiği durumlarda acilen 112 ambulans aranmalıdır.

Bebeklerde Kanda Enfeksiyon Nasıl Yayılmaktadır?

  • Bebeğin tükettiği yiyeceklerin temiz ve sağlıklı olmaması
  • Kirli ellerle bebeğe temas edilmesi
  • Kan bulaşması ile
  • Deride oluşan çatlaklar

Hasta Bireyle Temas

Bu tür kan enfeksiyon durumları şu şekilde bulaşabilir: Ten teması, hapşırma, öksürme ve şahsi eşyaların ortak kullanımı.

Bağışıklık Sisteminin Zayıflaması

Normalde, kandaki mikroplar akyuvarlar tarafından kısa sürede yok edilebilmektedir.

Fakat bağışık sistemi zayıfladığında kanda enfeksiyon oluşma ihtimali yükselir ve enfeksiyon meydana geldiğinde ise iyileşme süresi uzar.

Bağışıklık sistemini zayıflatan bazı durum ve hastalıklar şunlar olabilir: Stres ve uykusuzluk, beslenme yetersizlikleri, iltihaplı romatizma, alerji vb. bazı otoimmün hastalıklar, HIV (AIDS) ve kanser.

Antibiyotik kullanımı:

Yoğun ve uzun süreli antibiyotik kullanımı da kanda mikrop oluşumuna sebep olabilir.

Açık Yaralar

Kan vücutta damar ve deri gibi kapalı bir sistemin içinde dolaşmaktadır. Bu kapalı sistem herhangi bir etken ile zarar görürse kanda enfeksiyon oluşma riski yükselir. Yaranın iltihap kapması, diş çekimi vb.

diş tedavileri, damar yolu açılması, idrar sondası takılması, cerrahi müdahaleler, vücudun başka bölgelerinde ortaya çıkan enfeksiyonlar (akciğerlerde, idrar yollarında veya sindirim kanalında sık görülür), yanıklar.

Zatürre

Akciğerde enfeksiyon sebepli oluşan iltihaplanma zatürre olarak adlandırılmaktadır. Zatürre durumunda oluşan enfeksiyon mantar,bakteri veyahut virüs nedeniyle oluşabilmektedir. Zatürrenin en yaygın belirtileri; ateş, baş ağrısı, terleme ve halsizliktir.

Enfeksiyonun Diğer Nedenleri

  • Aşısı yapılmamış bebekler aşılı bebeklere oranla daha büyük kan enfeksiyonu riski taşımaktadır.
  • Açık yara veya kesikler eğer uzun süre tedavi edilmezse; stafilokok bakterileri kan dolaşımına girerler.
  • Erken doğan bebeklerde; NICU uygulaması kateter, tüpler ve IV hatlarına dayanır. Bu uygulama için açılan kesik bebeğin kan dolaşımına mikropların girmesine yol açabilir.
  • Gebelik komolikasyonları yenidoğanlarda kan enfeksiyonuna sebep olabilir. Anne vücudundaki bakteriler doğum esnasında şu durumlar olursa bebeğin kan dolaşımına geçebilir:
  • Eğer anne rahmi veya plesantasında enfeksiyon varsa
  • Doğum öncesi amniyotik kese çok erken yırtıldıysa
  • Doğum esnasında anne ateş veya enfeksiyon yaşarsa
  • Temiz olmayan ortama doğan, yeterince iyi beslenmeyen ve bağışıklık sistemi güçsüz olan bebeklerde kan enfeksiyonu görülme riski daha yüksektir.
  • Bebeklerde görülen idrar yolları enfeksiyonu, zatürre, kulak enfeksiyonu ve bazen de menenjit hastalıklarının teşhis edilmemesi veyahut tedavi edilmemesi kan enfeksiyonu riskini yükseltmektedir.

Bebeklerde Kanda Enfeksiyon, Mikrop Nasıl Tespit Edilir?

Bebeklerde kanda enfeksiyon hastalığı; kan tahlili ile kolayca teşhis edilebilmektedir. Bu tahlil için 1 tüp kan yeterlidir. Koldaki damardan alınan bu kan laboratuvar ortamında incelenir ve CRP ve sedimantasyon değerlerine bakılarak kan enfeksiyonu olup olmadığı anlaşılır. Eğer bu değerler normal seviyede değilse enfeksiyon olduğu anlamına gelmektedir.

Bebeklerde Kanda Enfeksiyon Tedavisi

Kanda enfeksiyon belirtisi gösteren bebek acilen bir hastaneye götürülüp, yapılan tahlil ve tetkikler sonucu uygun tedaviye başlanmalıdır.

Öncelikle kan enfeksiyona sebep olan mikrop için antibiyotikler verilmeli sonrasında bebek için uygun beslenme düzeni planlanmalıdır. Eğer böyle bir durumda bebekte nefes problemi görülürse, oksijen takviyesi de verilebilmektedir.

Bebekte yüksek ateş görüldüğünde ise doktor ibuprofen veya asetaminofen gibi ateş düşürücü ilaçlar verebilir. Ebeveynler doktorun verdiği tüm tedavi önerilerine uymalıdır.

Источник: //selmasultan.com/bebeklerde-cocuklarda-yeni-dogan-bebeklerde-kanda-mikrop-enfeksiyon

Kızamık Belirtileri Nelerdir? Kızamık Tedavisi Nasıldır?

Yenidoğan Kızamık Enfeksiyonu Belirtileri ve Tedavisi

Kızamık, virüsün neden olduğu bir çocukluk çağı döküntülü hastalığıdır. Genellikle kış sonu, ilkbahar başlarında artan kızamık küçük çocuklarda yaygın olmakla birlikte aşılama yapılmayan veya daha önce kızamık geçirmemiş yetişkinlerde de görülebilir.

Kızamık nasıl bulaşır?

Kızamık, solunum sisteminin viral bir enfeksiyondur ve çok bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamık, enfekte olmuş mukus ve tükürük ile temas yoluyla yayılabilen çok bulaşıcı bir hastalıktır. Kızamık virüsü ile enfekte bir kişi, öksürdüğü veya hapşırdığı sırada enfeksiyonu havaya bırakabilir.

Birkaç saat boyunca yüzeylerde yaşayabilen kızamık virüsü yakın çevredeki herkesi etkileyebilir. Kızamık çok bulaşıcı bir hastalıktır. Çok bulaşışı bir hastalık olan kızamık, aynı oda içinde bulunan ve aşı olmayan 10 kişiden 9’una bulaşabilir.

Kızamık olan bir kişi virüsü yaklaşık bir hafta boyunca başkalarına bulaştırabilir.

Kızamık hastalığının belirtileri nelerdir?

Kızamığın belirtileri virüs bulaştıktan sonra yaklaşık 8 ila 12 gün sonra ortaya çıkar. Kızamık hastalığının ilk belirtileri şunlardır;

  • Burun akıntısı, hapşırma ve öksürük gibi soğuk algınlığı belirtileri.
  • Yüksek ateş ve halsizlik
  • Kuru öksürük
  • Boğaz ağrısı
  • Yorgunluk
  • Işığa duyarlı, şişmiş, ağrılı ve iltihaplı gözler (konjonktivit)
  • Ağız içinde küçük grimsi beyaz lekeler(koplik lekeleri)
  • Vücutta döküntü

Bu ilk belirtilerden yaklaşık 2-4 gün sonra ilerleyen dönemde kızamık döküntüsü başlar. Kızamık döküntüsü; vücutta küçük kırmızı-kahverengi, yassı ya da hafif kabarık noktalar şeklinde görünümündedir. Kızamık döküntüsü yüz ve baş bölgesinden başlar ve yukarıdan aşağıya doğru yayılım gösterir.

Döküntüler gövde de birleşme eğilimi gösterirken kol ve bacaklarda ayrı ayrı lezyonlar olarak görülür. Kızamık döküntüsü ile birlikte hastada çok yüksek ateş vardır. Kızamık lekelerinin yaşandığı dönemde ateş 40-41 dereceye kadar yükselebilir.

Döküntüler yaklaşık 4 gün kadar devam eder ve hafif bir soyulma ile başladığı gibi yukarıdan aşağıya doğru solarak kaybolur. Döküntülerin solmasıyla birlikte hastanında ateşi düşer.

Kızamık kaç gün sürer?

Kızamık döküntüsü ve ateşi ortalama 4-5 gün sürer, kuru öksürük ise bir hafta ile 10 gün kadar devam edebilir. Beş günden uzun süren ateş durumunda kızamığa bağlı gelişebilen komplikasyonlar akla gelmelidir. Bunlar içinde en sık olarak orta kulak iltihabı ve zatüre en sık olanlarıdır.

Kızamık ciddi bir hastalık mıdır?

Kızamık çocuk sağlığı açısından önemli bir hastalıktır. Özellikle 1 yaşın altındaki çocuklarda ciddi hatta ölümcül olabilmektedir.

Aşılama ile birlikte kızamık kaynaklı ölüm oranları dünya çapında azalmış olsa da hastalık halen 5 yaşın altında yılda 100 bin çocuğun ölümüne neden olmaktadır.

Gelişmiş Avrupa Birliği Ülkelerinde bile geçen yıl toplam 12 bin kızamık vakası tespit edilmiştir ve bunlardan 33 vaka hayatını kaybetmiştir.

Kızamığın neden olduğu yaygın rahatsızlıklar;

  • İshal ve kusma
  • Kulak ağrısı ve orta kulak enfeksiyonu (otitis media)
  • Göz enfeksiyonu (konjonktivit) veya gözlerde kızarıklık
  • Larenjit
  • Zatürre, bronşit, krup gibi solunum yolları ve akciğer enfeksiyonları
  • Ateşli nöbetler

Ancak kızamık bazı hastalarda ve ilerleyen evrelerde çok daha ciddi hatta ölümcül sorunlara yol açabilir.

  • Beyni ve omuriliği çevreleyen zarlarda enfeksiyon(menenjit) yaşanabilir. Nadir olmakla birlikte beyin inflamasyonu olarak bilinen subakut sklerozan panensefalit (SSPE). Sağırlığa ve beyinde kalıcı hasarlara neden olabilen bu rahatsızlık kızamıktan birkaç yıl sonra bile ortaya çıkabilir.
  • Karaciğer enfeksiyonu (hepatit)
  • Virüs gözün sinir kaslarını etkilediği durumlarda şaşılık, göz bozuklukları veya görme kaybı.
  • Kalp ve sinir sistemi problemleri

Kızamık hastalığını risk faktörleri nelerdir?

Kızamık için risk faktörleri şunlardır;

  • Aşısız olmak: Kızamık için aşı olunmaması hastalığa yakalanmadaki en büyük risk faktörüdür.
  • Uluslararası seyahat: Özellikle kızamığın yaygın olduğu ülkelere seyahat etmek hastalığa yakalanma riskini artırır.
  • A vitamini eksikliği: Beslenme düzeninde yeterince A vitamini içeren besinlerin tüketilmemesi yaşanan rahatsızlıkların artmasına yol açabilir.

Kızamık önlenebilir mi?

Kızamığı önlemenin en kolay ve güvenilir yola aşılamadır. İlk doz aşılamadan sonra kızamığa karşı korunla %93, ikinci doz kızamık aşısından sonra kızamığa karşı korunma %97’ye çıkar.

Kızamığın yayılmasını önlemek için hastalığın bulaştığından şüphelenilen kişi sağlıklı insanlardan uzak tutulmalıdır.

Kızamık aşısı ne zaman yapılmalıdır?

Çocuklara rutin olarak 2 doz kızamık aşısı yapılmaktadır. İlk doz kızamık aşısı çocuk 1 yaşına geldiğinde yapılmalıdır. İkinci doz kızamık aşısı 4-6 yaş aralığında yapılmalıdır. İkinci doz aşının daha erken yapılması tavsiye edilmemektedir. Ancak, 4 yaşından küçük çocuk kızamık salgınının olduğu bir bölgeye gitmek zorundaysa ikinci doz aşı önerilebilir.

Bağışıklığı olmayan daha büyük çocuklar ve gençler de iki doz kızamık aşısı yaptırmalıdır. Daha önce aşılanıp aşılanmadığından emin olmayan kişilerin kızamık aşısı olmasının bir zararı bulunmamaktadır.

Kızamık teşhisi nasıl yapılır?

Kızamık tanısı genellikle doktor muayenesi ile konulabilmektedir. Kızamık hastalığının karakteristik deri döküntüsü ve ağız içinde çıkan lekelerden (koplik lekeleri) teşhis edilebilir. Belirtilerin farklı hastalıklarla karıştırılma olasılığına karşı kan testi ile kızamık teşhisi netleştirilebilir. 

Kızamık tedavisi nedir?

Kızamığın yayılmasına karşı en önemli önlem aşılamadır. Ancak kızamık hastalığının kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Bununla birlikte bazı tedaviler uygulanabilmektedir.

  • Kızamığa eşlik eden ateş varsa ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Aspirin kullanılmamasına dikkat edilmelidir. Bu gibi durumlarda aspirin kullanılması reye sendromu gibi çok daha ciddi sorunlara yol açabilmektedir.
  • Çocuğunuzun bol su tüketmesine özen gösterin
  • Öksürük veya boğaz ağrısı için hava yollarını rahatlatacak nemlendiriciler kullanılabilir
  • Parlak ışığın rahatsız ettiği durumlarda çocuğunuzu güneş ışığından uzak tutup güneş gözlüğü kullanabilirsiniz.
  • Kızamık ile birlikte zatürre veya kulak enfeksiyonu gelişirse doktorun önerdiği bir antibiyotik kullanılabilir.
  • A vitamini takviyesi şikayetlerin daha az yaşanmasına yardımcı olabilir.
  • Bebekler dahil, aşılanmamış insanlar virüs bulaşmasından 72 saat sonra kızamık aşısı yapılabilir.
  • Hamile kadınlar, bebekler ve hastalığa maruz kalmış bağışıklık sistemi zayıf kişilerde bağışıklık serum globülini adı verilen bir protein enjeksiyonu kullanılabilir. Virüse maruz kaldıktan sonraki altı gün içinde verildiğinde, bu antikorlar kızamık oluşumunu önleyebilir veya şikayetleri azaltabilir.

Kızamık hakkında merak edilen sorular?

Bebeklere doğumdan hemen sonra kızamık aşısı yapılır mı?

Kızamık aşısını 12 aylıktan küçük bebekler için önerilmemektedir. 12 aylıktan küçük bebekler, hamilelik sırasında annelerinden alınan antikorların varlığından dolayı aşının kızamık bileşenine cevap veremezler.

Salgın durumlarında kızamık aşısı 6 aylıktan itibaren yapılabilir.

Yalnız bir yaşından önce yapılan aşılar aşı dozu yapılmış olarak sayılmaz bu çocuklar bir yaşında ve 4-6 yaş arasında tekrar aşı yapılması gereklidir.

Hamileler kızamık aşısı olabilir mi?

Hamilelerin kızamık aşısı olması tavsiye edilmemektedir. Sadece kızamık aşısı değil hamilelik döneminde canlı virüs aşısı olarak bilinen hiçbir aşının yaptırılmaması gerekir. Emziren annelerin kızamık aşısı olmasının bir mahsuru bulunmamaktadır.

Kızamık aşısının yan etkileri nelerdir?

Kızamık aşısından sonra nadir de olsa kızamığa benzer yan etkiler görülebilir. Aşıdan sonra yüksek ateş ve kızamığa benzer döküntüler yaşanabilir. Bu belirtiler hafif ve kısa sürmektedir. Basit ateş düşürücülerle yüksek ateş kontrol altına alınabilir. Çok nadir lenflerde şişkinlik ve yetişkin kadınlarda eklem ağrıları yaşanabilir.

Hamilelik sırasında kızamık olmanın riskleri nelerdir?

Hamilelik sırasında kızamıktan korunmak çok önemlidir. Hamilelik sırasında geçirilen kızamık;

  • Düşük veya ölü doğum
  • Erken doğum
  • Düşük doğum ağırlığı
  • Annenin kaybına neden olabilmektedir.

Gebelik sırasında kızamık olan birisiyle temas kurulduğu şüphesi dahi varsa en kısa sürede bir doktora başvurulmalıdır.

Kızamık olan bir daha kızamık olur mu?

Kızamık geçirenler, ömür boyu bağışıklık kazandıkları için bir daha kızamık geçirmezler.

Kimler kızamık aşısı olmamalıdır?

  • Yüksek ateş olanlar
  • Tüberküloz, zatürre gibi enfeksiyon hastalığı olanlar
  • Bağışıklık sistemini baskılayan hastalığı olanlar
  • Kişinin kanında trombosit eksikliği olanlar
  • Radyoterapi ve kemoterapi tedavisi alanlar
  • Hamile kadınlar kızamık aşısı olmamalıdır.

Alerjik kişiler kızamık aşısı olabilir mi?

Kızamık aşısından sonra kızarma, kaşınma gibi reaksiyonlar görülebilir ancak bunlar uzun vadeli ciddi sorunlar yaratmamaktadır. Alerjik şoklara sorun durumlar çok nadir yaşanmaktadır.

  • İlk doz aşılamadan sonra ciddi alerjik reaksiyon gösteren kişilere 2. Doz yapılmamalıdır.
  • Yumurtaya karşı nefes darlığı, gırtlak ödemi, bayılma gibi tepkiler gösteren kişilere yapılmamalıdır.
  • Saman nezlesi, astım gibi alerjisi olan kişilerin kızamık aşısı olmasında mahsur yoktur.
  • Daha önce kızamık hastalığını geçirmiş olan kişilere, aşı yapılmasının bir sakıncası yoktur.

Kızamık aşısı 3 doz yapılır mı?

Türkiye’de 1970 yılında başlanan kızamık aşılaması 1998 yılına kadar tek doz olarak uygulanmıştır. Bu tarihten sonra kızamık aşısı 2 doza çıkarılmıştır. Nadiren 2 doz sonrası tam bağışıklık olmayan kişilerde 3. Doz aşılama yapılabilmektedir.

Kızamık hayvandan insana geçer mi?

Kızamık bir insan hastalığıdır; kızamık virüsü başka hiçbir hayvan türü tarafından yayılmaz

Yurtdışı seyahatlerde kızamık aşısı yaptırılmalı mıdır?

Yurt dışı seyahatlerde kızamık aşısı yaptırmak şart değildir. Ancak özellikle kızamık salgını bulunan bir bölgeye seyahat edilecekse dikkatli olunmalıdır.

Kızamık cinsel yolla bulaşır mı?

Kızamık çok bulaşıcı viral bir hastalıktır. Kızamık hastalığı cinsel yolla bulaşmaz. Kızamık hastası bir kişi kızamık döküntüsü başlamadan dört gün önce ve kızamık döküntüsü başladıktan dört gün sonraki dönem arasında hastalığı başkalarına bulaştırabilir.

Güncellenme Tarihi: 22 Mart 2019 Yayınlanma Tarihi: 22 Mart 2019

Benzer Sağlık Rehberleri

Çocuklarda Periyodik Ateş Sendromuna Dikkat!

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/kizamik-belirtileri-nelerdir-kizamik-tedavisi-nasildir/

Поделиться:
Нет комментариев

Bir cevap yazın

Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

×
Рекомендуем посмотреть
Zona hastalığı nedir? Zona Hastalığı Neden Olur, Belirtileri Nelerdir?
Zona hastalığı nedir? Zona Hastalığı Neden Olur, Belirtileri Nelerdir?
Zehirlenme Nedir? Zehirlenme Belirtileri Nelerdir? Nedenleri ve Tedavisi
Zehirlenme Nedir? Zehirlenme Belirtileri Nelerdir? Nedenleri ve Tedavisi