Yoğun İş Temposunda da Fit Kalabilirsiniz!

Sağlığınız için pedala basın

Yoğun İş Temposunda da Fit Kalabilirsiniz!

Günümüzde birçok insan; yoğun iş temposu, sosyal sebepler ve çevre düzenlemeleri gibi çeşitli nedenlerden dolayı artık bisiklete binmiyor.

Oysaki bisiklete binmek kasları güçlendirir, nefes alımını düzenler, aşırı kilo alımını önler, kolesterol, yüksek tansiyon, eklem ve romatizma ağrılarına da iyi gelir. Bisiklet kullanımı stresi azalttığı gibi doğanın korunmasına da yardımcı olur.

Central Hospital’dan Fizyoterapist Fzt. Sena Türkoğlu, sağlıklı ve formda bir beden için bisiklet kullanımının faydaları hakkında bilgiler veriyor.

STRES ŞİŞMANLIK VE SIRT AĞRISINDAN BİSİKLET İLE KURTULUN

Yapılan araştırmalar bisiklet kullanmanın başta stres olmak üzere; şişmanlık, sırt ağrısı, metabolizma hastalıkları ve yüksek tansiyon rahatsızlıklarını giderdiği, daha sağlıklı ve mutlu bir bireye dönüştürdüğünü ortaya çıkarıyor.

Bunların haricinde kişinin dayanıklılık gücünü artırması, stresle baş etmesine yardımcı olması, yağ yakımı ve kilo kontrolünü sağlaması, eklemleri güçlendirmesi, sırt, bacak, basen, kalça, karın ve kol kaslarını çalıştırması, kondisyonu artırması açısından da insan sağlığı için oldukça faydalı.

Peki sağlıklı ve formda bir beden için hangi bisikletler tercih edilmeli?

MOBİL BİSİKLET İLE 40 DAKİKADA RAHATLAMA

Normal bisiklete binmek, düzenli ve ritmik hareketlerle yapıldığı için stres atmaya yardımcı olur.

Bisiklet gibi uzun süreli yapılan fiziksel sporlarda, insan vücudu 40 dakika sonra, mutluluk hormonu olan endorfin salgılamaya başlar ve bu durumda kişide psikolojik olarak rahatlatma sağlar.

Ayrıca bacak kaslarını da çalıştırdığından, tüm vücudun uyum içerisinde hareket etmesine de olanak tanır. Her gün düzenli bir şekilde 30 dakika bisiklet kullanıldığında, ayda ortalama 2-3 kilo verilebilir. Pedal çevirmek, bir saatte 600 kalori yakılmasına yardımcı olur.

ek; yüzme ve yürüyüş gibi her yaşa ve her şarta uyumlu olan spor dallarından biri. Özellikle Avrupa ülkelerinde ulaşım amaçlı olarak kullanıldığı için, trafik sorununa ve enerji tasarrufuna çözüm getirmesi sebebiyle tüm dünyada ayrı bir öneme sahip.

KALP VE DAMAR DOSTU

Kondisyon bisiklet Kondisyon bisikleti yoğun efor gerektiren ve oldukça fazla kalori yakılmasını sağlayan bir kardiyo egzersizidir. Kalp ve damar sağlığı için de çok faydalıdır. Kondisyon bisikleti ile çalışmak, kalp dolaşım sistemini olumlu yönde etkileyerek hızla zayıflamayı sağlar.

Kondisyon bisikletinden doğru fayda sağlanması için haftada en az 3 gün, 45 dakika ile 1 saat arası egzersiz yapılmalıdır. 40 dakikadan az yapılan egzersizde istenilen sonuca ulaşılamaz. Bisiklet, tempolu yürüyüş ve yüzme gibi ritmik sporlar, ancak 40 dakikadan sonra vücuda yağ yaktırmaya başlar.

Kondisyon bisikletinin en belirgin faydası egzersiz boyunca yakılan yağ, karbonhidrat ve nabız takibinin görülebilmesidir. Bunların yanı sıra, vücut direncini artırır, metabolizmayı hızlandırır, fazla kilolardan kurtulmayı sağlar ve fit bir görünüme kavuşturur. Kondisyon bisikleti ayrıca kemikleri güçlendirerek kas yapısını da kuvvetlendirir.

Bu sayede kan basıncı kontrol altına alınmış olur ve kolesterol düşer. Tüm bu fiziksel faydalarının yanı sıra kişi kendini daha sağlıklı, dinç, enerjik ve pozitif hisseder.

ELİPTİK BİSİKLET İLE ÜST VE ALT VÜCUT AYNI ANDA ÇALIŞIR

Daha çok spor salonlarında rastlanılan eliptik bisiklet; merdiven tırmanma, koşu bandı ve egzersiz bisikleti hareketlerini tek bir alette birleştiren bir cihazdır.

Diğer bisikletlerden farkı ise, düzenli ve doğru kullanıldığında kısa zaman içerisinde etkili bir sonuç alınabilmesidir. Eliptik bisikletin en önemli faydası egzersiz sırasındaki darbeleri azaltmasıdır.

Koşuya benzer bir çalışma sağlasa da eklemlerde aşınma ya da yıpranmaya sebep olmaz. Eliptik bisiklet kullanılırken bacaklar makineyle devamlı temas halindedir ve eklemlerin zemine darbe yapma hareketini kısıtlar. Üst ve alt vücut yani kol, karın, bel ve kalça birlikte çalışır.

Eliptik bisiklet bu durumdan dolayı oldukça güvenlidir. Alt sırt, diz, kalça problemi ve diğer eklem sorunlarından yaşayan kişiler ve yaşlılar tarafından rahatlıkla kullanılabilir.

Eliptik bisiklet kullanımı yüzme ve yürümede olduğu gibi en az 40 dakika ve üzeri çalışılmalıdır. Haftada 3-4 kez yapılması uygundur. Bu çalışma düzeni kalp hızının gerekli seviyeye ulaşmasını sağlar. Kalp hızının yüksek tutulmasıyla da vücudun metabolik hızı artar ve kilo verme kolaylaşır. Epiliptik cihazla dakikada ortalama 8-10 kalori harcanır.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: https://www.ensonhaber.com/sagliginiz-icin-pedala-basin-2014-06-23.html

Yoğun iş temposunda kilo kontrolü nasıl olmalı?

Yoğun İş Temposunda da Fit Kalabilirsiniz!

Uzm. Diyetisyen Tuğçe Aytulu, ayaküstü yenen hazır gıdaların tüketimi, yoğun iş yemekleri ve sık seyahat etme nedeniyle sürekli dışarıda yemek yeme zorunluluklarının artmasının bir takım kilo kontrol sorunlarını da beraberinde getirdiğini ifade ediyor. Tuğçe Aytulu gün içinde hareket etmenin önemine dikkat çekiyor.

Yemekte geçen sürenin uzunluğunun, her şeyden yeme zorunluluğunun ve alkol tüketiminin sınırlandırılamayışının beslenme bozuklarını beraberinde getiriyor.

İş yaşamının yoğunluğu, trafikte kalınan sürenin uzunluğu gibi faktörlerin beslenme kültürünü etkilediğine dikkat çeken Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Başkanı Uzm.

Diyetisyen Tuğçe Aytulu, “Ayaküstü yenen hazır gıdaların tüketimi, yoğun iş yemekleri ve sık seyahat etme nedeniyle sürekli dışarıda yemek yeme alışkanlıkları beslenme bozukluğu yarattığı gibi bazı hastalıkları da beraberinde getiriyor” dedi.

En temel kural: Enerji dengesi

Kişiler çoğu zaman beslenmelerine dikkat etseler bile kilo aldıklarını fark edemeyebilirler. Bazen çok yemediğimizi düşünür veya “Zaten günde 1-2 öğün yemek yiyorum, kilo almamam lazım” diyerek diyetisyenlere başvurulur. Bu durumda alınan ve harcanan enerjinin dengesinin göz ardı edildiğine dikkat çeken Tuğçe Aytulu, hangi durumların kiloya yol açabileceğini şöyle anlatıyor:

“Az yiyor olsanız bile yediğinizden daha az enerji harcıyorsanız, bu durumda kilo alabilirsiniz.

Örneğin, 9-10 saat bilgisayar başında çalışıyorsanız ve sadece kahvaltıyla akşam yemeği saatlerinde bir şeyler yiyorsanız, düşük kalori alsanız da harcamadığınız için kilo alıyor olabilirsiniz.

Bunun dışında yemek aralarında, bilgisayar başında fark etmeden atıştırılan yiyecekler ve atıştırmalık gıdalar da kiloya neden olabilir.

Kilo kontrolünün sağlanması için bir beslenme günlüğü tutmanın işe yarayabileceğini aktaran Tuğçe Aytulu, “küçük bir deftere gün boyunca yediklerinizi ve içtiklerinizi en az bir hafta boyunca kaydedebilirsiniz.

Aslında beslenme günlüğü tutmak bir taraftan daha az yemenizi de sağlayacak, fazla yeme konusunda caydırıcı olacaktır. Çünkü daha sonra yazdıklarınıza bakınca fark ettikleriniz bir gün sonra daha dikkatli yemenizi sağlayabilir.

Ayrıca bir diyetisyenden danışmanlık alacaksanız bu beslenme günlüğünü kendisine götürdüğünüzde sizin beslenmenizi daha ayrıntılı izleme fırsatı olacaktır” dedi.

Tüm bu yanlış beslenmeden kaynaklanan sorunlar dışında bazı hastalıklardan kaynaklanan durumlarda da az yeseniz bile kilo artışı görülebilir. Örneğin tiroit beziniz yeterince çalışmıyorsa kilo artışları olabilir. Bunun için bir doktora danışmanız gerekebilir.

Toplantılardaki stresli ortam atıştırmalara sebep olabilir

İşe konsantre olunan ortamlarda farkında olmadan atıştırmalar veya şeker içeren içecekler tüketilebileceğini aktaran Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Başkanı Uzm. Diyetisyen Tuğçe Aytulu, “toplantı saati yemek saatine yakınsa yemeğin atlanmaması gerekiyor.

Böylece tok olursunuz ve daha az atıştırırsınız. Eğer aç değilseniz, atıştırmalıklardan uzak durup şekersiz içeceklere yönelebilirsiniz.

Toplantıyı siz düzenliyorsanız, ikramlar da sizin kontrolünüzdeyse, en uygun ikramları hazırlatmaya çalışın; küçük tahıllı sandviçler, kuru meyve ve kuruyemişler uygun seçenekler olabilir” dedi.

En önemli eksiklerden biri “egzersiz”

İş yaşamının en büyük zorluklarından biri de egzersize yeterince vakit ayıramamaktır diyen Tuğçe Aytulu, yeterli enerji harcamak için evinizin mesafesi yakınsa ve bir sağlık sorununuz yoksa iş çıkışı eve yürümek, sabah biraz daha erken kalkıp yürümek ve evde basit egzersizler yapmak uygun alternatifler olabileceğini aktardı.

Yemek yeme hızı kiloyu etkileyebilir

Şişmanlıktan yakınan insanların çoğunun çok hızlı ve bu süre içinde çok miktarda yemek yediği görülür. Sonrasında da hazımsızlık, yemeklerin ağıza geri gelmesi gibi sorunlar yaşanabilir.

Çok hızlı yemek yediğinde çok çiğnemeden hızlı ve büyük lokmalar yutarız. Bu durumda kısa sürede yüksek kalori almış oluruz. Oysa çok çiğneyip yemek yeme hızını yavaşlattığımızda daha az miktarda yiyecekle doyarız.

Çünkü ağızda çiğneme başladıktan sonra beyine doyduğumuzun sinyalleri bir süre sonra gitmeye başlar. Bu nedenle çok çiğnemek ve yavaş yemek de kiloyu korumada etkili olabilir.

Bununla beraber, yemekten 10-15 dakika kadar önce 1-2 bardak su içmek veya başlangıç olarak salata tercih etmek yemek miktarının azalmasını sağlayabilir.

Dışarıda yemek yiyenlere, ağırlık yönetimi için bazı ipuçları:

  • Dışarıda yenecek bir yemek öncesinde özellikle 2 saat kadar öncesinden ufak bir atıştırma öğünü yiyin. Böylece yemeğe oturduğunuzda iştahınızı daha kolay kontrol edebilirsiniz.
  • Çok çiğneyin ve yavaş yiyin.
  • Dışarıda yemek yerken az yağlı gıdaları tercih edin. Örneğin; mönüden domates çorbası veya sebze çorbası seçecekseniz, kremasız olanını tercih edin.
  • Mezeleri dikkatli seçin. Kızartmalar yerine zeytinyağlı, sebzeli, yoğurtlu mezeleri tercih edin. Bazen yemeğin kendisi kadar yanındaki garnitürler de kalorisi yüksek olabilir.
  • Garnitür olarak kızarmış patatesler yerine patates salatası, soğan halkaları yerine çiğ veya haşlanmış sebzeler isteyin.
  • Makarnanıza kremalı soslar yerine domatesli soslar koydurun.
  • Salatalar düşük kalorili seçenekler gibi görünse de bazen sosları nedeniyle tuzak olabilirler. Bu nedenle sosları eklenmiş salata yerine sossuz salata isteyip sosu kendiniz görerek koymalısınız.
  • Sos olarak limon, sirke, nar ekşisi, yoğurt, hardal gibi lezzetlendiriciler rahatlıkla tercih edilebilir.
  • Yağlı et seçeneklerinden uzak durun ve seçtiğiniz et ürünün porsiyon büyüklüğünü daima sorun.
  • Beşamel sos gibi unlu soslar yediğiniz yemeğin kalorisini artırır. Bu nedenle sossuz, fırında pişmiş, ızgara yapılmış balıklar veya beyaz etler düşük kalori almak için daha iyi tercihlerdir. İçecek olarak meyve suları yerine ayran, soda gibi seçenekleri tercih edin.
  • Alkollü içecek tüketirken kadehinizi bitirmeden doldurulmasına izin vermeyin. Böylece ne miktarda içtiğinizi gözlemleyebilirsiniz. Alkol içeriği düşük olan içkileri tercih edin.
  • Kokteyl gibi şeker içeriği olan içecekleri tüketmeyin.
  • Hafif bir yemek üzerine meyve ağırlıklı bir tatlı, meyveli dondurma, sorbet veya kabak tatlısı gibi seçenekleri tercih edin ve mümkünse paylaşın.

Stres yönetimi için bu 5 adımı uygulayın!

Источник: https://indigodergisi.com/2018/03/yogun-is-temposunda-kilo-kontrolu/

Yoğun İş Temposunda ve Tatilde Fit Kalmanın Yolları

Yoğun İş Temposunda da Fit Kalabilirsiniz!

Yoğun çalışıyor ya da tatile çıkıyorsanız ve formunuzu nasıl koruyacağınız aklınıza takılıyorsa bu yazıyı mutlaka okumalısınız.

Tatiller , yolculuklar ve yoğun iş temposu.. Günümüzde bunlar spor yapanlar için hayatın acı birer gerçeği olmaya devam ediyor. Diyetinizi Tatilde ve yoğun iş temposunda sürekli bozuyor , bozulan diyetiniz , aksayan antrenman programınız canınızı sıkıyorsa bu yazı tam size göre!

Formda kalmak için neler yapmanız gerektiğini diyet ve egzersiz olarak iki ayrı başlıkta açıkladık. Tatiller ve yoğun iş temposu artık korkulu rüyanız olmayacak .

Yoğun iş temposunda ve tatilde diyetinize dikkat etmek için fazladan çaba harcıyorsunuz çünkü tüm sene spor ya da diyet yaptınız. Emeklerinizin boşa gitmesi fikrinin sizi ürkütmesi doğal.

Peki diyetinizin bozulma riskinin yüksek olduğu bu dönemlerde yapmanız gerekenler neler ? Hemen açıklayalım !

Siparişi ilk olarak siz verin

Kulağa komik gelse de bunun mantıklı bir açıklaması var. İnsanlar birbirlerini takip etme içgüdüsü duyarlar. Sizden önce yağlı , sağlıksız ve bol kalorili bir yemek söyleyen arkadaşınız hem sizin diyet motivasyonunuzu bozacak hemde kararlarınızın değişmesine sebep olacaktır.

Bu sebeple tercihleriniz doğrultusunda ilk siparişi siz verin .

Ayrıca gideceğiniz tatil yerinde ve çalıştığınız bölgede bulunan restaurantları keşfetmeniz sizin için büyük önem taşımakta. Çevrenizde ne gibi alternatiflerin olduğunu bilmezseniz en sonunda kendinizi bir pizzacıda bulabilirsiniz.

Sıvı alımınızı düzenleyin

Araştırmalar yeterli sıvı alan insanların yeterli sıvı almayan insanlara göre daha az kalori aldığını gösteriyor. Kalori alımınızı kontrol altında tutabilmek ve sağlıklı bir şekilde kilo vermek için sıvı alımınıza dikkat edin. Günde en az 10 bardak su için.

Okumanızda fayda var : Dehidratasyon (sıvı kaybı) hakkında her şey

Ara öğünlerinizi yanınızda götürün

Ara öğünler açlık krizlerinizi yenmenize ve ana öğünlerde aldığınız kalori miktarını düşürmenize yardım eder. Bu sebeple her zaman yanınızda birkaç sağlıklı atıştırmalık bulundurun. Emin olun, yaptığınız ara öğünler diyetinizi kurtaracak.

Okumanızda fayda var : Ara öğünler hakkında her şey

Aç kalmayı düşündünüz mü ?

Ara öğünleri yanınızda taşımak istemiyor ya da ” yedim mi tam yerim ” diyorsanız size harika bir haberimiz var. İntermittent fasting !

İntermittent fasting kelime anlamı aralıklı oruç ; uzun açlık periyotları içeren ve geri kalan kısa beslenme süresinde istediğinizi yiyebildiğiniz bir diyet sistemi. Oldukça etkili ve uygulanabilir olan intermittent fasting yoğun iş temposunda ve tatilde diyetinizi uygulamanıza yardım edebilir. Hem vakit kazanıyor , hemde tatilde zayıflıyorsunuz ; kulağa bayağı iyi geliyor değil mi?

Tatile çıkmadan bir süre önce intermittent fasting’e başlamayı unutmayın. Vücudunuzun bu sisteme alışması biraz zaman alabilir. 

Okumanızda fayda var : İntermittent fasting rehberi

Mükemmel olmaya çalışmayın

En profesyoneller bile hiçbir zaman %100 diyetlerine uymazlar. Peki siz ?

Yoğun iş temposunda ya da tatilde dayanamayıp kaçamak yapan ve diyetinin bir kere bozulduğunu düşünüp tekrardan kötü beslenmeye dönen birçok kişi var. Bu sık görülen hatayı asla yapmayın.

Eğer kötü beslendiyseniz yaptığınız kaçamağı kabullenin ve asla geriye dönmeyi düşünmeyin. Kaçamak yaptığınız günü takvimden işaretleyin ve fazladan aldığınız kalorileri hesaplayın . Devam eden 3 gün içinde fazladan aldığınız kalorileri telafi etmeye çalışın ya da evde egzersiz yapın.

Unutmayın, bir kere kaçamak yapmak asla diyetinizi bozmaz.

Son öneriler

Yapacaklarınız sadece bunlar ile kalmıyor tabi ki. Bilinen ve dikkat etmeniz gereken birçok hususun dışında size hatırlatmak istediğimiz birkaç nokta daha var.

  • Gece yemek yemeyi kesin.  Gece yemek yemek kan şekerinizi yükseltir ve kilo almanızı kolaylaştırır. Ayrıca düşen büyüme hormonu düzeyiniz yağ yakımını zorlaştırır. Büyüme hormonu hakkında ayrıntılı bir yazımız mevcut : Büyüme hormonu ( GH ) rehberi
  • Alkol alımını kısıtlayın. Tatil, yoğun alkol alımının yapıldığı süreçlerden biri. Alacağınız alkol içerisinde bulunan binlerce kalori ile diyetinize zarar verir ve hormon profilinizi bozar. Bu sebeple alkol alımını kısıtlayın.
  • Önerilere uyun. Zayıflama ile ilgili birçok makalemiz var. Bu makaleleri okuyarak dikkat etmeniz gereken diğer hususları öğrenebilirsiniz. Zayıflama ile ilgili bütün yazılarımızın bulunduğu bir sayfamız mevcut : Kilo vermek istiyorum

Sürekli egzersiz yaptığınız yerden ayrıldınız ya da artık egzersiz yapacak kadar vaktiniz yok. Bunların sizin için hiçbir zaman mazeret olarak kabul edilmeyeceğini biliyorsunuz , itiraf edin ve nasıl egzersiz yapacağınıza bir göz atın !

Güne egzersiz ile başlayın

Egzersiz için ” doğru zaman ” kavramı yok. Bununla beraber uzmanlar günün ilk yarısında egzersiz yapmanın yoğun tempoda daha kolay olduğunu belirtmekte. Gününüz ne kadar uzarsa , yorgunluk ve diğer sebepler motivasyonunuzu o kadar düşürür. Bu sebeple erken kalkmayı ve sabah egzersiz yapmayı düşünün.

Araştırmalar kişilerin sabah yapılan egzersizlere daha sadık olduğunu gösteriyor. Eğer sürekli egzersiz yapmayı bırakıyorsanız bir de sabah egzersiz yapmayı deneyin.

Okumanızda fayda var : Egzersiz için ” doğru zaman “

Birden çok kası aynı anda çalıştırın

Zamanınız kısıtlı ve yaptığınız egzersizden maksimum fayda elde etmek istiyorsunuz. Bu sebeple yaptığınız egzersizlerin ” bileşik ” olmasına dikkat edin. Yapacağınız bileşik egzersizler ile aynı anda birden fazla kas grubunu çalıştırabilirsiniz. Bu sizin kısa sürede daha çok kalori harcamanıza yardım eder.

Okumanızda fayda var : Hangi Egzersiz Tipini Seçmelisiniz ? İzole vs Bileşik

Kardiyo egzersizlerini doğru seçin

Alışılmış kardiyo egzersizleri kısa sürede yeteri kadar kalori yakmanızı sağlayamaz. Ayrıca uzun süren kardiyo seansları sıkılmanıza sebep olur. Bu sebeple yüksek yoğunluklu interval egzersizlerini tercih edin.

Bu tip egzersizler hem kısa sürede kalp atışınızın maksimum düzeye gelmesini sağlar hem de yağ yakımının egzersiz sonrasında da sürmesini garanti eder. Yüksek yoğunluklu interval egzersizlerden en çok tavsiye edilen 2 tanesi HIIT ve Tabata protokolüdür.

Okumanızda fayda var : HIIT ile forma girin , Tabata ile 4 dakika !

Evde egzersiz fena fikir değil

Evde olmanız , spor salonunun kapanmış olması ya da hiçbir ekipmanınızın olmaması hiçbir şeyi değiştirmez. Evde yapılabilecek birçok egzersiz ve antrenman programı bulunmakta.

Bunlar ile tatilde yada yoğun iş temposunda forma girebilir ya da formunuzu koruyabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey egzersizlere günde 30 dakika ayırmak . Bilgisayar başından kalkmanın zamanı gelmedi mi ?

Dr. Can Çiftçi Hakkında

Eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tamamlayan Dr. Can kar amacı gütmeyen ve tarafsız bir girişim olan Fitekran.com sitesini 2013 yılında kurdu. Obezite, onkoloji beslenmesi, fitoterapi, sporcu sağlığı, nadir hastalıklar, fonksiyonel tıp ve patofizyoloji ile ilgilenen Dr. Can kendi kliniğinde fitoterapi uzmanı ve konsültan hekim olarak çalışmaktadır.

Источник: https://www.fitekran.com/yogun-is-temposunda-ve-tatilde-fit-kalmanin-yollari/

Yoğun İş Temposu Bel ve Sırt Ağrılarına Yol Açıyor

Yoğun İş Temposunda da Fit Kalabilirsiniz!

Modern yaşam tarzı gereği gittikçe ağırlaşan iş ve sosyal yaşam şartları, hareket sisteminde birçok sorunlara neden oluyor. Bunların başında bel ve sırt ağrıları geliyor. Dünya nüfusunun yüzde 30'u kas iskelet sistemi hastalıklarından şikayet ediyor.

Bel ve sırt ağrıları, yaşam boyunca insanların yüzde 70'inde görülüyor. Yüzde 90'ında bir hafta içinde geçebiliyorken, yüzde 10'unda kronik olarak kalıyor.

  Her insanda yaşanabilen sırt ve bel ağrıları; ayakkabı giyerken, ayağını yıkarken, aniden dönme gibi basit nedenlerle oluşabilirken, bir travma veya ağır yük kaldırma gibi nedenlerde de meydana gelebilir.

Bel ağrısı olan kişide isteksizlik, mutsuzluk, iş veriminde azalma, stresli bir yaşam ve sabah yorgunluğu gibi sorunlarda görülebilir.

 Kas iskelet sistemi denildiğinde çok geniş bir hastalık grubu akla gelir. Bunlar iltihabi olanlar ve mekanik olanlar olarak ikiye ayrılır. İltihabi olan rahatsızlıklarda mikroplu ve romatizmal olarak ayrılır. Genel kanı, bel ağrıları tüm tedavilere karşın altı hafta gibi bir süreden fazla sürüyor ve geçmiyorsa kronikleştiğidir.

BEL VE SIRT AĞRILARINA YOL AÇAN HASTALIKLAR

  • Duruş (postür) bozuklukları: İş yerinde ya da çalışma masasında devamlı ve düzgün olmayan bir duruş şekli, zamanla birçok kas spazmına ve bel ağrısına neden olur.
  • Fibrosit sendromu: Kas spazmı olarak da bilinir.

    Ağrı en sık olarak sırt ve boyun bölgesinde, devamında da kol ve omuzlarda görülebilir. Yaygın bir ağrı şekli vardır. Hatalı duruş pozisyonları, zorlama, soğuk ve nemli bir ortamda kalmak bu rahatsızlığa sebep olur.

  • Omurga eğrilikleri (Skolyoz): Skolyoz, omurganın sırt ve bel bölgelerinde görülebilen, yana doğru ve ekseni etrafında dönen üç boyutlu eğriliğidir. Normal ve sağlıklı omurgada omurlar arkadan bakıldığında yukardan aşağıya düz bir hat şeklinde uzanır.

    Skolyozda ise omurlar sağa, sola ve hem sağa hem sola S şeklinde eğrilme gösterirken, aynı zamanda kendi eksenleri etrafında da döner. Bu eğilmeler omurganın bir bölgesinde olabileceği gibi birden çok bölgesinde ve farklı yönlerde de olabilir.

  • Yansıyan Ağrılar: Herhangi bir organın verdiği ağrı, yansıyarak belde ağrılara sebep olabilir.
  • Fibromiyalji: Fibromiyalji, romatizmal bir hastalıktır ve kadınlarda çok sık görülür. Hastanın tüm tetkikleri normal çıktığından etrafına hasta olduğuna inandıramaz.

    Genellikle psikosomatik kökenli olduğu bilinir. Uyku bozukluğu, kas ağrıları, çabuk yorulma gibi belirtileri vardır. Bu rahatsızlıkta, fizik tedavi yöntemini uygulamak oldukça fayda sağlar.

  • Bel Fıtığı: Genellikle bel omurları arasındaki yastıkçığın yapısının bozulması ve dış tarafını kaplayan kıkırdağı yırtarak, iç yarı akışkan, nüvenin dışarı çıkıp çevredeki sinir, bağ ve omuriliğe baskı yapması sonucu oluşan ağrılardır.

     

  • Osteoporoz: Osteoporoz yani kemik erimesi, belli bir yaştan sonra kemiklerin yaşlanmasına bağlı oluşan bir hastalıktır. Eriyen kemikteki küçük kırıklar ve çökmeler bel ve sırtta ağrılara yol açar.
  • Romatizmal Ağrılar: Omur Eklemlerinde, kemiklerinde ya da omur çevresi kaslarda oluşabilmesi mümkün olan, romatizmal durumlar sonucu oluşan hastalıklara bağlı ağrılardır.
  • Bursit-tendinit: Vücudun omur çevresindeki bazı tendon veya kasların kemiğe yapışma yerinde zorlanması yırtılması sonucu oluşabilen şişlikler su toplamalarına bağlı ağrılı durumlardır.

BÜRO İŞLERİNDE ÇALIŞAN KİŞİLER RİSK GRUBUNDA

Bel, sırt ve boyun ağrılarının altında yatan birçok sebep vardır. Özellikle büro-ofis işlerinde çalışan, en çok bilgisayar başında ve sabit pozisyonda oturan kişilerde; oldukça yüksek oranda kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları görülür.

İş ortamında oturulan koltuk, koltuk ve bilgisayar arasındaki mesafe, çalışma şartları, ortamın klimalı olup olmaması, sıcak-soğuk farkı gibi nedenler kas spazmlarını ve boyun ağrılarını artıran nedenlerdir.

Bu meslek gruplarında çalışanlarda;  boyun ve bel sorunları, yumuşak doku bozuklukları (sinir sıkışmaları, kas gerginlikleri-kısalmaları, dolaşım bozuklukları, aşırı kullanım bozuklukları) sıklıkla görülür. Yapılan mesleğin haricinde; çeşitli kişisel, çevresel ve fiziksel risk faktörleri de hastaların şikayetlerini arttırır.

SABİT DURUŞ POZİSYONU ÖNEMLİ

Ağrılar için, büro-ofis çalışanlarının alabilecekleri birtakım önlemler vardır. Bel ve sırt ağrısı için, yüksek ve sert arkalığa sahip sandalyede oturulmalı, yumuşak ve alçak seviyeli yerlere oturmaktan kaçınılmalıdır.

Sandalye ve koltukta bel yastıkla desteklenmeli ya da iyice yaslanılarak dik oturulmalıdır. Özellikle sabit duruş pozisyonu çok önemlidir.

Boynun dik pozisyonda durması, aynı şekilde kalça ve bel bölgesinin de dik pozisyonda durması bu ağrıların biraz daha azalmasına yardımcı olur ve tekrarlamasını engeller. Bunların dışında bilgisayar ile göz mesafesi ve seviyesi de önemlidir.

Normal şartlarda çalışma ortamında bilgisayar ve göz seviyesinin en azından bilgisayarın bir bölü üçünü alacak şekilde olması gerekir. Aksi takdirde boyun öne eğik pozisyonda olacağından kas gerilimi, kas spazmı artar boyunda düzleşme hatta öne açılanma oluşur. Bu durum da bel ve sırt ağrılarını tetikler.

KAS VE BOYUN HASTALIKLARI EN ÇOK KADINLARDA GÖRÜLÜYOR

Kas ve boyun hastalıkları kadınlarda daha fazla görülür. Bunun sebebi kasların güçsüz olmasıdır. Bu rahatsızlık, kadınlarda boyun-omuz kuşağı kasları güçsüz olduğundan daha hızlı gelişir.

Kadınlar haricinde bu hastalığa öğrencilerin de dikkat etmesi gerekir. Sabit pozisyonda kalmak, sabit ders çalışmaya bağlı bazı kaslarda devamlı kasılma oluşturur.

Bu kasılma da boyundaki sinirlere baskı yaparak uyuşma, karıncalanma, güçsüzlüğe ve fıtık tablolarına yol açabilir. Boyundaki kaslar da yıpranabilir.

Источник: http://centralhospital.com/haberler/-yogun-is-temposu-bel-ve-sirt-agrilarina-yol-aciyor/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.