Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir

Uyku Apnesi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir

Uyku hayatımızda büyük öneme sahip ve ömrümüzün neredeyse üçte birini kapsayan bölümüdür. Uykuya ayrılan zaman kişiden kişiye değişse de yetişkin bir bireyin günlük ortalama uyku süresi 7-9 saat arasında olmalıdır.

Fakat önemli olan bu sürenin uzunluğu değil, ne derece kaliteli ve verimli olduğudur. Özellikle aşırı stresli ve yorgun olduğumuz zamanlarda, saatlerce yatsak bile yine de dinlenmeden kalktığımız günleri hepimiz yaşamışızdır.

Ancak kaliteli ve tüm evreleri yerine getirilmiş bir uyku, ideal sürelerin de tamamlanması ile herkesin dinlenerek uyanmasını sağlayacaktır.

Uykunun REM ve Non-REM olmak üzere iki evresi vardır. Uykuya dalma ve rüya görme gibi olaylar bu evrelerin farklı kısımlarında gerçekleşmektedir. Bir kişi gece boyunca herhangi bir sebeple defalarca uyanırsa, bu evreler tamamlanamadığından sabah çok yorgun ve hiç uyumamış gibi olur. Bu da uzun vadede sinir, stres, huzursuzluk ve mutsuzluk gibi yan etkileri doğuracaktır.

Uyku Nedir? Uykunun Evreleri ve Yaş Gruplarına Göre İdeal Uyku Saatleri Nelerdir?

Uyku apnesi dediğimiz durum ise uyku kalitesini etkileyen ve kişinin sağlığı üzerinde doğrudan etkili olan bir sorundur. En basit tanımı ile uykuda solunumun durması olarak ifade edilir, ciddiye alınıp tedavisi aksatılmadan yapılması gereken bir hastalıktır.

Her yaştan kişide görülebilen bu sorunda kişi bir süre nefes alamaz. Nefes almanın durduğu anda beyine giden uyaranlar ile hasta irkilerek uyanır ve yeniden soluk almaya başlar.

Bizler bu makalemizde uyku apnesinin nasıl bir sağlık sorunu olduğunu, sebeplerini, belirtilerini ve tedavisinin nasıl yapıldığını anlatmaya çalışacağız.

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi; uyku esnasında, herhangi bir nedenle, en az 10 saniye solunumun durması olarak ifade edilir. Solunumun geçici olarak durması apne olarak ifade edildiği için, uyku apnesi de halk arasında sedece bu terim ile anılabilmektedir. Bademciklerin aşırı büyümesi, geniz eti, horlama gibi sorunlar apneye sebep olabilmektedir.

Bazı kişilerde yüzeysel, bazılarında ise hayati tehsi olan bu durum, gece boyunca birkaç kez tekrarlanabilir. Toplumda görülme sıklığı %1-4 olan apne önemli bir sorun olarak kabul edilmeli ve gereken önlemler alınmalıdır. Hastalığın 3 türü bulunmaktadır. Bunlar;

  • Obstrüktif (Tıkayıcı) Uyku Apnesi: En yaygın görülen tipidir, üst solunum yollarının tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkar.
  • Santral Uyku Apnesi: Beyinde solunumu kontrol eden kaslara, gerekli sinyallerin iletilmemesi sonucu oluşur.
  • Mikst Uyku Apnesi: Hem santral hem de tıkayıcı uyku apnesinin bir arada görüldüğü durumdur.

Uyku Apnesinin Nedenleri Nelerdir?

Temel nedeni boğazdaki hava yolunun kapanmasıdır. Bunun sebebi bademciklerin şişmesi de olabilir, aşırı büyümüş geniz eti de, çok ileri düzeyde olan horlama da olabilir.

Bazen de sebebi doğuştan kaynaklanabilir. Yani üst solunum yolunda bir darlık varsa, çocukluktan itibaren solunum yolu yıpranacak ve uyku sırasında apne sendromu yaşanacaktır.

Bu nedenle yetişkinler kadar çocuklarda da görüldüğünü söyleyebiliriz.

Horlama toplumumuzun çok büyük bir kesiminde görülmektedir. Özellikle geniz eti olanlar ve yaşı ilerlemiş kişilerde daha ileri boyuttadır.

Fakat apne sorunu olan kişilerdeki horlama, normalden 3-4 kat daha şiddetli, sesli ve kaba bir şekilde geçekleşmektedir.

Uzmanlar nedenleri arasında sayılmasını tam olarak doğru bulmasa da, uyku apnesi olan kişilerin %30-50'sinde hipertansiyon olduğu bilinmektedir.

Uyku Apnesinin Belirtileri Nelerdir?

En önemli belirtisi hiç kuşkusuz ki solunumun durmasıdır. Kişi gece uykusunda nefes alamama sebebiyle uyanıyorsa vakit kaybetmeden bir doktora görünmelidir.

Çünkü bazı kişiler solunum durduğu an uykusundan sıçrayarak uyanır ve yeniden nefes almaya başlar.

Oysa uykusu çok ağır olan insanlar 10 saniyeden daha uzun süre nefes alamadığında ve kalkmadığında hayati tehye oluşan sonuçlar meydana gelmektedir. Uyku apnesinin belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Uykuda solunum durması.
  • Horlama.
  • Huzursuzluk.
  • Nefes darlığı.
  • Sık sık iç çekme.
  • Erkek cinsiyet (erkeklerde kadınlara göre daha çok görülmektedir).
  • Elleri ve kolları kullanarak sanki suda boğuluyormuşçasına veya zor bir durumdaymış gibi çırpınarak uyanma.
  • Sabahları yorgun ve sanki hiç uyumamış gibi uyanma.
  • Terleme.
  • Sık sık idrara çıkma.
  • Ağız kuruluğu.
  • Reflü.
  • Baş ağrısı.
  • Unutkalnlık.
  • Konsantrasyon bozukluğu.
  • Depresyon ve mutsuzluk.
  • Sürekli uykulu ve yorgun hissetme.

Yukarıda saydığımız belirtilerin çoğu uyku esnasında olan durumlardır. Bu kişiler verimli uyuyamamanın etkisiyle gün içerisinde sürekli yorgun ve uykusuz olacaklardır.

Eğer öğrenci ise derse kendini verememe, konsantrasyon bozukluğu, dikkat dağınıklığı gibi durumlar da belirtiler arasındadır.

Bu noktada anne ve babaların bilinçli olmasını, öğretmenlerden bu tarz şikayetler geliyorsa altında yatan etkenleri araştırmasını tavsiye ederiz. Ancak belirtiler her zaman bu kadar masum olmuyor.

Daha ileri vakalarda ani ölümler, kalp yetmezliği, felçlik geçirme, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, cinsel isteksizlik, kontrol altına alınamayan diyabet ve kilo vermede güçlük gibi durumlar da uyku apnesinde meydana gelen oldukça ciddi sağlık sorunlarıdır. Saydığımız bu durumlar özellikle çalışma esnasında meydana gelirse, hayati tehsi olan iş kazalarına yol açabilir. Örneğin uzun yol şoförleri, elektrik direğinin tepesinde çalışmak zorunda olan kişiler, apne meydana geldiği anda sonu ölüme varan durumları yaşayabilirler.

Uyku Apnesi Nasıl Önlenir?

Konumuz olan hastalığın tanımını yaptıktan, nedenlerini ve belirtilerini anlattıktan sonra artık kafamızda durumun ciddiyetinin oturmuş olduğunu tahmin ediyoruz.

Peki, son derece ciddi bir sağlık sorunu olan uyku apnesi nasıl önlenir? Uzmanlar öncelikle aşırı kilolu olmaktan kaçınmamızı öneriyorlar.

Çünkü obezite, hastalık için en önemli risk faktörlerinden biri olarak gösteriliyor.

Obezite boyutuna ulaşmış kişiler ideal kilolarına ulaşarak, apne oluşma ihtimalini en az %50 oranında azaltabilirler.

Bunun dışında diğer tüm hastalıklarda da olduğu gibi sigara ve alkol alışkanlığı varsa bırakılmalı, uyku ilaçları kullanılmamalı ve sırt üstü yatılmamalıdır.

Televizyonlarda ve marketlerde horlamayı giderici burun spreyleri veya bantlar görmüşsünüzdür. Uzmanlar bunların pek işe yaramadığının özellikle altını çiziyorlar.

Uyku Testi (Polisomnografi) Nedir? Nasıl Yapılır?

Hastalığın tedavi aşamasına başlamadan önce elbette ki daha önemli adım teşhisi olacaktır. Takdir edersiniz ki bazı hastalıklar yanlış tanı konulduğu için tedaviye geç kalınmakta veya yanlış uygulamalarla daha kötü sonuçların doğmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle tedavi kadar tanı da çok önemlidir. Peki, uyku apnesi nasıl teşhis edilir veya tanısı nasıl konulur?

Bunun için özel bir test uygulanmaktadır. Polisomnografi adı verilen uyku apnesi testi bütün gece boyunca kişinin beyin aktivitelerini ve solunumsal durumunu kaydeder.

Uyku sırasında; ağız ve burundan yayılan hava akımı, beyin dalgaları, göz hareketleri, horlama, kol ve bacak hareketleri, kalp atışının hızı, oksijen seviyesi gibi ölçümler yapılır.

Bu ölçümleri yapabilmek için hastanın bir gece uyku odasında kalması gerekmektedir.

Polisomnografi hakkında edindiğimiz bilgiler arasında; testin yapılması teklif edilen kişilerin %90'ının ilk önce kabul etmediği yer alıyor. Birçok kişi ben başka yerde uyuyamam diyerek reddediyormuş. Oysaki yapılan işlemler son derece kolay ve rahat.

Bunun için hastanın kişisel eşyalarını yanına alarak testin yapılacağı hastaneye veya merkeze tek başına gelmesi istenir. Yakınlarından birinin eşlik etmemesi özellikle rica edilir.

Çünkü uyku esnasında tamamen yalnız olması ve parametrelerin doğru bir şekilde tespit edilmesi amaçlanır.

Daha sonra hasta uyku testine hazırlanır, uyumak istediği saatte tıpkı evinde olduğu gibi yatağına yatırılır. Uyku saatinin gelmesine kadar hasta ortama bir miktar alışacağı için uykuya dalmakta çok zorluk çekmez.

Test esnasında vücudun bazı noktalarına bağlanan kablolardan alınan sinyaller odanın dışında bulunan bilgisayara aktarılır. Buraya alınan kayıtlar daha sonra detaylı bir şekilde incelenir.

Üzerinde kablolar bulunan ve birileri tarafından izlenen hasta evindeki gibi rahat olamayacağı için elbette sık sık uyanabilir. Ama her koşulda gerekli verilerin toplanması sağlanmaktadır.

Uzman doktor bu test sayesinde hastanın gece boyunca kaç kez uyandığını, nefes alışının kaç defa durduğunu, kalp hızını ve derin uykuya dalıp dalmadığını analiz edebilir. Elde edilen bu parametreler doğrultusunda hastanın uyku apnesi olup olmadığına karar verilir.

Son olarak en çok merak edilen bir soruya da cevap verelim. Polisomnografi evde de yapılabilen bir testtir. Fakat hem hastaya hem de uzman ve teknisyen ekibine zor olduğu için çok fazla tercih edilmez. Gerekli olan cihaz, elektrotlar, bilgisayar vs. gibi aletlerin taşınması, kurulması ve toplanması bir hayli emek istemektedir.

Bu nedenle şartlar mecbur kılmıyorsa evde yapılması tercih edilmez.

Uyku Apnesi Nasıl Tedavi Edilir?

Teşhis konulduktan sonra yapılması gereken ilk şey kulak burun boğaz doktoruna giderek, üst solunum yollarında herhangi bir darlık olup olmadığını anlamaktır.

Eğer nefes almayı güçleştirici ve uykuda durmasına sebep olacak anatomik bir darlık varsa, cerrahi müdahale gerekebilir.

Uyku apnesi tedavisinin temel amacı hava yolunu devamlı açık tutmayı sağlayacak işlemlerdir.

Bunlar kişinin durumuna göre değişebilir. Geniz eti varsa bu alınır, horlama varsa bunun sebepleri araştırılır, doğuştan kaynaklanan bir durum ise de ameliyatla tedavi yapılabilir.

Eğer hasta aynı zamanda obez ise doktor ilk olarak zayıflamasını ve sağlıklı bir yaşam sürmesini isteyecektir. Bunun için sitemizin zayıflama kategorisine bakabilir ve kendinize uygun olan diyet programınızı seçebilirsiniz.

Tabi ek olarak şeker, tansiyon veya kalp gibi rahatsızlıklarınız varsa bu diyetlere doktorunuza sormadan başlamamanızı öneririz.

İnsomnia (Uykusuzluk) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Daha ciddi vakalarda tedavide pozitif hava basıncı (CPAP) uygulanır. Eğer hastalar bu cihazı kullanmakta zorluk çekiyor ve istemiyorsa, ağız içi aparatlar kullanılarak, dilin geriye gidip solunum yolunu tıkaması önlenebilir. Bu cihazlar uyku esnasında hastanın üst solunum yollarının açık kalmasını sağlayarak apne sorununun yaşanmasını engellemektedir.

Cihazın çalışma mantığında yukarıdaki görselde de gördüğünüz gibi ağız ve burnu sıkıca kapatacak şekilde bir maske takılır.

Kenarları silikon olan ve yüze tamamen oturan bu maske ilk başlarda rahatsız etse de, hasta sabah uyandığında zinde ve uykusunu almış bir şekilde güne başlayacağı için bu tür rahatsızlıkları bir süre sonra görmezden gelmektedir.

Yapılan bu işlemler neticesinde kişinin yaşam kalitesinin ciddi anlamda yükselmesi sağlanmaktadır.

Источник: //bilgihanem.com/uyku-apnesi-nedir/

Yorgun uyanmanızın nedeni uyku apnesi olabilir!

Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir

Kadın erkek ayırt etmeksizin pek çok kişide görülen horlama, aslında çok önemli sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Ancak daha çok sosyal bir sorun olarak nitelendirilen horlamanın, özellikle tıkayıcı uyku apne sendromundan ayırt edilmesi gerekiyor.

Her horlayan kişide uyku apnesi olmadığını ancak her uyku apnesi olan kişinin mutlaka horladığını ifade eden Acıbadem Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr.

Feyha Kahya Aydoğan, uyku apne sendromunun kalp krizi, felç, hipertansiyon gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açarak ölümcül olabildiğini belirtiyor.

Toplumda sıklıkla görülen uyku bozukluklarının bir sonucu olan horlama, pek çok kişi tarafından fazla önemsenmiyor. Ancak eğer horlama zannedilen ‘Tıkayıcı uyku apne sendromu’ ise, bu durumun mutlaka alanında uzman doktorlar tarafından incelenmesi gerekiyor.

Horlama tedavisi isteğe bağlı olabilirken; tıkayıcı uyku apne sendromunun tedavisinin kesinlikle yapılması gerekiyor. Çünkü tıkayıcı uyku apne sendromu; kalp krizi, felç, kalpte ritim bozukluğu ve hipertansiyon gibi rahatsızlıkların ortaya çıkma riskini artırıyor.

Kontrol altına alınmadığında ölümle sonuçlanabiliyor.

Her durumda horluyorsanız dikkat!
Horlama, erkekler ve fazla kilolularda daha sık görülüyor. Kimilerinde sürekli, kimilerinde ise ara sıra görülen horlama, aşırı yorgunluk, fazla alkol, uyku ilacı sonrası veya sadece sırt üstü yatıldığında ortaya çıkan pozisyona bağlı olarak görülüyorsa ciddi bir tehdit oluşturmuyor.

Ancak bu faktörlere bağlı olmaksızın horlaması sürekli olan kişilerin yaklaşık yüzde 30-40’ında tıkayıcı uyku apne sendromu görülüyor.

Uyku apnesinin en temel özelliği, uyku sırasında ağız ve burundan sağlanan hava akımının en az 10 saniye boyunca durması… Bu apne sayısının 1 saatte 5 defadan fazla gerçekleşmesi hastalık olarak kabul ediliyor ve mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.

 

Günlük yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkileyen uyku apnesi, kişilerin sabahları yorgun ve dinlenememiş olarak uyanmasına neden oluyor. Yorgun uyanan kişiler de dikkat gerektiren işleri yapmada ve devam ettirmede zorluk çekebiliyor ve gün içinde pek çok kez uyuklayabiliyor.

Gün boyu yoğun uyuklama hali ise şoför, polis, bekçi, hava trafik kontrolörü gibi aşırı dikkat gerektiren mesleğe sahip kişiler başta olmak üzere, pek çok kişinin hayatında ciddi sorunlara neden olabiliyor.

Uyku apnesi olan kişilerde, konsantrasyon bozukluğu, baş ağrıları, unutkanlık, kişilik değişiklikleri ve cinsel isteksizlik gibi sorunlar da yaşanabiliyor.

Her uyku apnesinin nedeni ‘burun’ değil
Burun ucu ve ağız içinden soluk borusuna kadar uzanan üst solunum yolunu daraltan her türlü sorun uyku apnesine yol açabiliyor. Uyku apnesine burunun yanı sıra, yumuşak damak, küçük dil, bademcik ve dil kökü sorunları da neden oluyor.

Çocuklarda uyku apnesi ise genellikle geniz eti ve bademcik büyümesi nedeniyle oluşuyor. Uyku apnesi, kilo fazlalığı olan, kısa ve kalın boyunlularda daha sık görülüyor. Kimi zaman kullanılan ilaçlar ve yüzdeki anatomik bozukluklar da horlama ve apne nedeni sayılabiliyor.

Ancak bazen kesin sebep tam olarak bilinemiyor.

Uyku apnesinde tedavi mümkün
Uyku apnesi tanısı, Polisomnografi (PSG) denilen uyku testi ile konuyor. Hafif ve orta derecedeki uyku apneleri cerrahi yöntemlerle tedavi ediliyor.

İleri derece uyku apnesinde ise tedavi genellikle basınçlı hava maskesi ile uygulanıyor. Horlama sorununda ise, öncelikle kişinin kilo vermesi, yaşam koşullarını düzenlemesi, sigara ve alkolü bırakması ve spor yapması öneriliyor.

Tedavi sürecinde gerekli görüldüğü takdirde burun veya yumuşak damak, küçük dil ile bademcik bölgesine bazı girişimler de uygulanabiliyor.

Küçük değişiklikler horlamayı önlemeye yardımcı olabilir
Yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler, horlamanın önlenmesine yardımcı oluyor.

Bu değişikliklere örnek olarak; iyi bir kas tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçmek, fazla kilolardan kurtulmak, horlamaya neden olabilecek uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik alerji ilaçlarını uykudan önce almamak, uykudan 4 saat önce alkol almaktan ve 3 saat önce ağır yemekten kaçınmak, aşırı yorgunluktan kaçınmak ve sırt üstü yerine yan yatış pozisyonunu tercih etmek veriliyor.

Video: Uyku apnesinin gece ortaya çıkan belirtileri nelerdir?

İlginizi çekebilir

Uyku apnesini test edin

Uyku apnesi tedavisinde uygulanan yöntemler

7 soruda uyku apnesi testi

Horlama nasıl tedavi edilir?

Horlayan kişiler derin uyuyamaz

Paylaş

Источник: //www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/yorgun-uyanmanizin-nedeni-uyku-apnesi-olabilir

Sabahları Yorgun Uyanıyorum, Neden Olur? Nasıl Geçer?

Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir

Uyku esnasında vücudun tüm yaşamsal fonksiyonlarının işleyişi minimum düzeye inerek enerji kaybı önlenir. Bu da vücudun hem fiziksel hem de ruhsal olarak dinlenmesini sağlar. Ancak bazı sebeplerden ötürü vücudun gece aktif olarak dinlenmesine rağmen yorgun uyanılır. Özellikle okul ve iş hayatı yoğun olan kişiler için bu durum gün içinde performans düşüklüğüne yol açar.

Kansızlık, vücudun tüm hücrelerine oksijen taşımakla görevli olan hemoglobinin azlığından kaynaklanır. Hemoglobin hücreleri vücudun ihtiyacı olan enerjiyi karşılayarak organların her birine enerji sağlar. Hemoglobin eksikliğinde organlar işlevlerini tam anlamıyla yerine getiremez ve kişi kendini her zamankinden daha yorgun hisseder.

Depresyon, vücudun yeteri kadar serotonin salgılayamamasına sebep olan psikolojik bir rahatsızlıktır. Damarların genişliğinden sorumlu olan serotoninin eksikliğinde damarlar yeterli derecede oksijen taşıyacak alan bulamaz. Bu da sabahları uyanıp yataktan kalkmak istememe, yorgun uyanma gibi sorunlara sebep olur.

3. Tiroid hastalıkları

Endokrin sisteminde önemli bir rol oynayan tiroid hormonu, kandaki şeker oranının azalıp yükselmesiyle birlikte dengesiz bir grafik sergiler. Hastalar bu durumda genelde kolayca yaptıkları işlerde bile güçsüz hissederler.

4. Kanser

Sabahları yaşanan yorgunluk çok genel bir problem olsa da bu problemi kronik bir şekilde yaşayanlar için kanser gibi hastalıklardan söz edilebilir.

Kanser hücreleri, tüm bağışıklık sistemini hedef alarak bünyenin zayıflamasına ve giderek daha halsiz, güçsüz hissetmeye neden olur. Vücuttaki şekeri ve oksijeni kolayca tüketir, bu da diğer hücrelerin yeterince beslenememesine yol açar.

Özellikle üçüncü ve dördüncü evrede olan hastalar sabahları uyanmakta sıkıntı çekerler.

Kalp hastalıklarının erken teşhisinde önemli rol oynayan sabah yorgunluğu hastaların gün içerisindeki hareketlerinin de kısıtlanmasına neden olur. Hastalar özellikle merdiven çıktıktan sonra nefes nefese kalır, bacaklarının vücutlarını taşıyamadığını hissederler.

6. Fibromiyalji

Fikromiyalji hastalığı yumuşak doku bozukluğu olarak tanımlanır. Hastalar sabahları eklemlerinde ve kaslarında yaşadıkları ağrılar sebebiyle saatlerce koşmuş gibi yorgun hissederler. Uyku bozukluğuna da yol açan fibromiyalji hastalığının teşhisinde belirleyici unsur ağrıların devamlı olarak aynı bölgede hissedilmesidir.

7. Uyku apnesi

Uyku apnesi nedeniyle geceleri yaşanan solunum zorluğu ve kısa süreli ani solunum durması vücudun gece boyunca yeterince dinlenememesine, çok fazla enerji harcamasına neden olarak sabahları yorgun ve halsiz bir şekilde uyanmaya sebebiyet verir.

8. Huzursuz bacak sendromu

Huzursuz bacak sendromu rahatsızlığı belirtilerini genellikle gece uykuya dalarken kendini gösterir. Bacaklarda meydana gelen ve tam anlamıyla ifade edilemeyen ağrı, zonklama gibi belirtilerin bacakların hareket ettirilmesi isteğini artırır. Bu sebepten ötürü sabit bir pozisyonda kalmak ve uykuya dalmak zorlaşır. Uyku problemi dolayısıyla sabahları yorgun hissetmek de kaçınılmaz olur.

9. Addison hastalığı

Addison hastalığı böbrek üstü bezlerinde meydana gelen hormon düzensizliğidir. Böbrek üstü bezinden salgılanan hormonların yetersizliği sonucunda vücutta karbonhidrat ve yağ dengesi bozulur.

Sabahları yorgun uyanmanın asıl nedeni ise hastaların vücutlarında ihtiyaç duyduklarından daha az enerji üretilmesidir.

Bu, hücrelerin yeterince dinlenememesine ve gün içinde giderek yorulmasına neden olur.

10. İdrar yolu hastalıkları

İdrar yolunda gerçekleşen iltihaplanmalar sonucunda idrar yolu enfeksiyonları ortaya çıkar. Başta sık sık tuvalete çıkma gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu durum özellikle geceleri böbreklerin çalışmasıyla birlikte uykunun bölünmesine yol açar. Sabahları dinç bir şekilde uyanmaya engel olan bu problem kısa bir süre içerisinde antibiyotik tedavisiyle çözülebilir.

Sabah Yorgunluğuna Ne İyi Gelir?

  • Stres sebebiyle ortaya çıkan dönemsel yorgunluklar için sinirlerin onarılmasına yardımcı olan biberiye çayı tüketilebilir. Demleme usulüyle hazırlanan biberiye çayının günde 1-2 bardak kadar tüketilmesi sinirlerin yatışmasını sağlar.
  • Eğer sabah yorgunluklarına ağrıyan kaslar sebebiyet veriyorsa bu problem sabahları düzenli olarak muz tüketerek giderilebilir.
  • Adrenalin duygusunu aktif hale getirerek sabahları daha enerjik hissetmek mümkün. Bu konuda yardımına başvurulabilecek bitkisel kaynaklardan biri olan meyan kökünü üç bardak suyun içerisine yaklaşık 200 gram kadar koyarak kaynatın. Sabahları aç karnına bir bardak için.
  • Sabah uyandığımda çok yorgun oluyorum diyorsanız tüketebileceğiniz bitkilerden biri de fesleğen. İçerisinde antioksidan maddeler bulundurduğu için sinirlerin uyarılmasına yardımcı olan fesleğen yapraklarını birkaç adet olmak üzere bir litre suyun içerisinde kaynatın. 10-15 dakika çayın demlenmesi için bekleyin. Bu çayı günde 2-3 kez, aralıklarla içebilirsiniz.
  • Kahvaltıda içilen bir bardak greyfurt suyu, içerisindeki organik asitler sayesinde sinirleri hızlı bir şekilde uyarır ve gün içinde daha aktif hissetmeye yardımcı olur. Greyfurt sıkıldıktan sonra asidini kaybetmemesi için hemen tüketilmesi ve greyfurtun taze olması gerekir.
  • Sabahları yaşanan yorgunlukların sebebi vitamin eksikliği olabilir. Bunun için test sonuçlarına göre doktorun tavsiye ettiği vitamin takviyelerinin düzenli olarak alınması gerekir.

Sabahları Yorgun Kalkmamak İçin Ne Yapılabilir?

  • Geceleri gözlerinizi yorarak uykuya dalmak için elinize aldığınız cep telefonları ve diğer elektronik aletlerin vücuttaki etkisi aslında beklediğiniz saatten daha geç uyumanıza neden olur. Teknolojik aletler, uyku sırasında salgılanan, vücudun dinlenmesine yardımcı olan melatonin hormonunun seviyesini düşürür ve yorgun hissederek uyanmaya neden olur. Bunun için mutlaka elektronik aletlerden uzak bir ortamda uyamaya özen gösterin. Eğer hızlı bir şekilde uyumak istiyorsanız loş bir ışıkta kitap okuyabilirsiniz.
  • Ortamın yeterince karanlık olması vücudun dinlenmesi için oldukça önemlidir. Gece olabildiğince karanlık ortamda uyumaya özen gösterin. Hatta bunun için bir uyku bandı bile kullanabilirsiniz.
  • Eğer sabah gün ışığını kapatacak bir yerde uyanıyorsanız bir an önce bu alışkanlığınızdan vazgeçin. Güneşten gelen ışınlarla birlikte beyin artık uyanması gerektiğini anlar ve tüm vücudun harekete geçmesi için sinyaller gönderir.
  • Vücut sıcaklığından daha düşük bir sıcaklıkta suyla duş almak vücudun kan akışını hızlandırır ve daha dinamik hissetmeye yardımcı olur.
  • Sabahları yorgun uyanmak gün içerisindeki performansı düşürerek bir sonraki gün de aynı durumun yaşanmasına neden olur. Bu yüzden gece yatmadan önce uyku hazırlanılması ve kalitesi bir uyku süreci geçirilmesi geçir. Uyku için yapılan hazırlıklardan biri de tuvalete gitmektir. Çünkü gece uyurken de böbrekler çalışır.
  • Derin uyku tabirinin süresi ortalama 4 saat olarak tanımlanır. Bu 4 saatin kesintisiz bir şekilde uykuda geçirilmesiyle birlikte ertesi güne daha iyi hissederek başlanabilir. Gece yatmadan 2 saat evvel tüketilen besinler bu süreyi etkiler. Bu sebepten dolayı bağırsakları yoran gıdalardan uzak durulması gerekir.

Источник: //evdesifa.com/sabahlari-yorgun-uyaniyorum-neden-olur/

Uyku Apnesi Nedenleri

Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir

Uyku apnesi neden olur? Uyku apnesi nedenlerine bağlı olarak üç grupta incelenebilmektedir:

Obstrüktif uyku apnesi, uyku apnesinin en yaygın türüdür. Boğazın arkasındaki yumuşak doku, uyku sırasında rahatlamakta ve hava yolunu tıkamaktadır, sıklıkla da yüksek sesle horlamaya neden olmaktadır.

Merkezi uyku apnesi, merkezi sinir sistemini içeren, uyku apnesinin çok daha seyrek bir türüdür ve beyin nefes kontrol kaslarını çalıştırmadığında ortaya çıkmaktadır. Bu uyku apnesi durumunda horlama nadir olarak yaşanmaktadır.

Kompleks uyku apnesi ise obstrüktif uyku apnesi ve merkezi uyku apnesinin bir kombinasyonudur. (1)

Obstrüktif Uyku Apnesi Nedenleri

Boğaz bölgesinde bulunan kaslar ve yumuşak dokuların rahatlaması ya da uyurken bir dereceye kadar çökmesi son derece normaldir. Çoğu insan için de bu nefes alma problemlerine neden olmamaktadır.

Ancak, obstrüktif uyku apnesi durumunda havayolu, bir dizi faktörün bir sonucu olarak daralabilmektedir. Obstrüktif uyku apnesi nedenleri şunlardır: (2)

Fazla kilo: Aşırı vücut yağı, boyundaki yumuşak dokunun hacmini arttırmaktadır. Bunun bir sonucu olarak da boğaz kaslarına yük binmektedir. Aşırı mide yağları da obstrüktif uyku apnesini daha da kötüleştirebilen solunum zorluklarına yol açabilmektedir.

Erkek olmak: Obstrüktif uyku apnesi erkeklerde kadınlara orana daha yaygın bir durumdur, ancak bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Vücut ağırlığının bir etkisi olabileceği düşünülmektedir.

Yaş: Obstrüktif uyku apnesi her yaştan insanı etkileyebilmektedir, ancak sıklıkla 40 ve üstü yaşlarda ortaya çıkmaktadır. (3)

Kalın bir boyun: Boyun çevresi 43 cm’den fazla olan erkeklerde obstrüktif uyku apnesi gelişme riski daha fazladır.

Yatıştırıcı ilaçlar: Uyku hapları ya da bazı sakinleştiriciler obstrüktif uyku apnesine neden olabilmektedir.

Olağan dışı boyun yapısı: Büyük bademcikler, adenoidler, dar bir hava yolu, dil ya da alt çenede fiziksel anormallikler gibi durumlar obstrüktif uyku apnesine neden olabilmektedir.

Alkol: Özellikle uyumadan önce alkol almak, horlamayı ve uyku apnesini daha kötü bir hale getirebilmektedir. (4)

Sigara: Sigara içen bireylerde obstrüktif uyku apnesi geliştirme olasılığı daha yüksektir.

Menopoz: Menopoz dönemindeki hormon değişiklikleri boğaz kaslarının normalden daha fazla rahatlamasına neden olabilmektedir.

Genetik: Kalıtsal olarak obstrüktif uyku apnesine yatkın olmak bu durumu geliştirme riski artırabilmektedir.

Burun tıkanıklığı: Obstrüktif uyku apnesi, iki burun deliğini bölen burun dokusunun bir tarafa büküldüğü veya hava yollarının daralması sonucunda ortaya çıkabilen burun poliplerinin bulunduğu burun tıkanıklığına sahip insanlarda daha sık görülmektedir. (5)

Merkezi Uyku Apnesi Nedenleri

Merkezi uyku apnesi, beyin geçici olarak solunumu kontrol eden kaslara sinyal göndermeyi durdurduğunda ortaya çıkmaktadır. Merkezi uyku apnesi genellikle bazı tıbbi problemleri olan insanlarda görülmektedir. Örnek vermek gerekirse, solunumu kontrol eden beyin sapıyla ilgili bir problemi olan bireylerde merkezi uyku apnesi de gelişebilmektedir. (6)

Merkezi uyku apnesine neden olan veya yol açan durumlar şunlar olabilmektedir.

  • Beyin enfeksiyonunu, felci veya servikal omurganın (boyun) koşullarını da içeren beyin sapını etkileyen problemler
  • Şiddetli obezite
  • Bazı ilaçlar, örneğin narkotik ağrı kesiciler

Uyku apnesi başka bir hastalıkla ilişkili değilse, bu duruma idiyopatik merkezi uyku apnesi de denebilmektedir. (7)

Cheyne-Stokes solunumu adı verilen bir durum, ciddi kalp yetmezliği olan ve merkezi uyku apnesi ile ilişkili olabilen insanları etkileyebilmektedir. Bu solunum şekli, çoğunlukla uyurken sığ ile derin nefes alıp vermeyi ya da nefes almayı değiştiren derin ve ağır solunumu içermektedir.

Merkezi uyku apnesi obstrüktif uyku apnesi ile aynı değildir. Obstrüktif uyku apnesi ile solunum durmakta ve başlamaktadır çünkü hava yolu daralmış veya tıkanmıştır. Ancak, kişi obezite hipoventilasyon sendromu adı verilen tıbbi bir problem gibi her iki koşula da sahip olabilir. (8)

Kompleks Uyku Apnesi Nedenleri

Kompleks uyku apnesinin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Bazı koşullarına bu duruma katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

  • Bazı kişiler solunum kontrolündeki olağan dışılıklar nedeniyle duruma yatkın olabilmektedir.
  • Uykusuzluk gibi, uykuyu sürdürmekte güçlük çekenler arasında daha sık görülebilmektedir.
  • Bazı ülkelerde düşük karbon dioksit seviyeleri ile tetiklendiği de görülmektedir.
  • Erkeklerde kadınlara oranlar daha sık görülmektedir.
  • Kişinin başlangıçta daha ciddi bir uyku apnesi varsa ya da tedaviden önce merkezi uyku apnesi yaşanmışsa, kompleks uyku apnesi riski artabilmektedir.

Bazı tedavi yöntemleri de kompleks uyku apnesine yol açabilmektedir. Ameliyat ya da oral yolla cerrahi bir prosedürün uygulanması kompleks uyku apnesini tetikleyebilmektedir. (9)

Uyku Apnesi Belirtileri

Uyku apnesinin başlangıcının en sık yaşanan belirtisi yüksek sesle horlamadır. Bununla birlikte, uyku apnesine sahip olup horlamayan kişiler de bulunmaktadır. Uyku apnesi durumunda, kişi uyurken nefes nefese kalmakta, boğulmakta ya da derin ve sığ solumaktadır. Bu nedenle de, sıklıkla uykudan aniden uyanılmaktadır. Gündüz uykusu da uyku apnesinin bir başka yaygın belirtisidir.

Uyku apnesi nasıl anlaşılır? Uyku apnesinin diğer belirtileri şunlardır:

  • Sabahları baş ağrısı
  • Kuru bir ağız veya boğaz ağrısı ile uyanma
  • Gün boyunca öğrenme veya konsantrasyon güçlüğü
  • İdrar yapmak için gece sıkça uyanma
  • Merkezi uyku apnesi durumunda ani nefes darlığı ile uyanma (11)

Detaylı bilgi almak için bakınız: Uyku Apnesi Belirtileri 

Uyku Apnesi Tedavisi

Uyku apnesi nasıl geçer? Uyku apnesi, tedavi edilmesi gereken ciddi bir uyku bozukluğudur. Alanında deneyimli bir uzman en uygun tedavi planını seçmenize yardımcı olabilir.

Uyku bozukluğu konusunda uzman olan bir doktora başvurmanız durumunda, doktorunuz uyku apnesi için aşağıdaki yöntemleri önerebilir:

  • Sürekli pozitif hava yolu basıncı
  • Yaşam tarzı değişiklikleri
  • Ağıza takılarak kullanılan cihazlar
  • Pozisyonel terapi
  • Uyku apnesi ameliyatı
  • Kilo yönetimi (12)

Uyku Apnesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Uyku apnesi tanısı ve tedavisi için bir göğüs hastalıkları uzmanına, kulak burun boğaz uzmanına, sinir sistemi hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. Daha spesifik bir tedavi için uyku bozuklukları uzmanına da başvurabilirsiniz. (13)

Uyku Apnesi Tedavisi detayı için bakınız

Источник: //www.acil.net/uyku-apnesi-nedenleri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.