Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir

Yorgun uyanmanızın nedeni uyku apnesi olabilir!

Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir

Kadın erkek ayırt etmeksizin pek çok kişide görülen horlama, aslında çok önemli sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Ancak daha çok sosyal bir sorun olarak nitelendirilen horlamanın, özellikle tıkayıcı uyku apne sendromundan ayırt edilmesi gerekiyor.

Her horlayan kişide uyku apnesi olmadığını ancak her uyku apnesi olan kişinin mutlaka horladığını ifade eden Acıbadem Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr.

Feyha Kahya Aydoğan, uyku apne sendromunun kalp krizi, felç, hipertansiyon gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açarak ölümcül olabildiğini belirtiyor.

Toplumda sıklıkla görülen uyku bozukluklarının bir sonucu olan horlama, pek çok kişi tarafından fazla önemsenmiyor. Ancak eğer horlama zannedilen ‘Tıkayıcı uyku apne sendromu’ ise, bu durumun mutlaka alanında uzman doktorlar tarafından incelenmesi gerekiyor.

Horlama tedavisi isteğe bağlı olabilirken; tıkayıcı uyku apne sendromunun tedavisinin kesinlikle yapılması gerekiyor. Çünkü tıkayıcı uyku apne sendromu; kalp krizi, felç, kalpte ritim bozukluğu ve hipertansiyon gibi rahatsızlıkların ortaya çıkma riskini artırıyor.

Kontrol altına alınmadığında ölümle sonuçlanabiliyor.

Her durumda horluyorsanız dikkat!
Horlama, erkekler ve fazla kilolularda daha sık görülüyor. Kimilerinde sürekli, kimilerinde ise ara sıra görülen horlama, aşırı yorgunluk, fazla alkol, uyku ilacı sonrası veya sadece sırt üstü yatıldığında ortaya çıkan pozisyona bağlı olarak görülüyorsa ciddi bir tehdit oluşturmuyor.

Ancak bu faktörlere bağlı olmaksızın horlaması sürekli olan kişilerin yaklaşık yüzde 30-40’ında tıkayıcı uyku apne sendromu görülüyor.

Uyku apnesinin en temel özelliği, uyku sırasında ağız ve burundan sağlanan hava akımının en az 10 saniye boyunca durması… Bu apne sayısının 1 saatte 5 defadan fazla gerçekleşmesi hastalık olarak kabul ediliyor ve mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.

 

Günlük yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkileyen uyku apnesi, kişilerin sabahları yorgun ve dinlenememiş olarak uyanmasına neden oluyor. Yorgun uyanan kişiler de dikkat gerektiren işleri yapmada ve devam ettirmede zorluk çekebiliyor ve gün içinde pek çok kez uyuklayabiliyor.

Gün boyu yoğun uyuklama hali ise şoför, polis, bekçi, hava trafik kontrolörü gibi aşırı dikkat gerektiren mesleğe sahip kişiler başta olmak üzere, pek çok kişinin hayatında ciddi sorunlara neden olabiliyor.

Uyku apnesi olan kişilerde, konsantrasyon bozukluğu, baş ağrıları, unutkanlık, kişilik değişiklikleri ve cinsel isteksizlik gibi sorunlar da yaşanabiliyor.

Her uyku apnesinin nedeni ‘burun’ değil
Burun ucu ve ağız içinden soluk borusuna kadar uzanan üst solunum yolunu daraltan her türlü sorun uyku apnesine yol açabiliyor. Uyku apnesine burunun yanı sıra, yumuşak damak, küçük dil, bademcik ve dil kökü sorunları da neden oluyor.

Çocuklarda uyku apnesi ise genellikle geniz eti ve bademcik büyümesi nedeniyle oluşuyor. Uyku apnesi, kilo fazlalığı olan, kısa ve kalın boyunlularda daha sık görülüyor. Kimi zaman kullanılan ilaçlar ve yüzdeki anatomik bozukluklar da horlama ve apne nedeni sayılabiliyor.

Ancak bazen kesin sebep tam olarak bilinemiyor.

Uyku apnesinde tedavi mümkün
Uyku apnesi tanısı, Polisomnografi (PSG) denilen uyku testi ile konuyor. Hafif ve orta derecedeki uyku apneleri cerrahi yöntemlerle tedavi ediliyor.

İleri derece uyku apnesinde ise tedavi genellikle basınçlı hava maskesi ile uygulanıyor. Horlama sorununda ise, öncelikle kişinin kilo vermesi, yaşam koşullarını düzenlemesi, sigara ve alkolü bırakması ve spor yapması öneriliyor.

Tedavi sürecinde gerekli görüldüğü takdirde burun veya yumuşak damak, küçük dil ile bademcik bölgesine bazı girişimler de uygulanabiliyor.

Küçük değişiklikler horlamayı önlemeye yardımcı olabilir
Yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler, horlamanın önlenmesine yardımcı oluyor.

Bu değişikliklere örnek olarak; iyi bir kas tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçmek, fazla kilolardan kurtulmak, horlamaya neden olabilecek uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik alerji ilaçlarını uykudan önce almamak, uykudan 4 saat önce alkol almaktan ve 3 saat önce ağır yemekten kaçınmak, aşırı yorgunluktan kaçınmak ve sırt üstü yerine yan yatış pozisyonunu tercih etmek veriliyor.

Video: Uyku apnesinin gece ortaya çıkan belirtileri nelerdir?

İlginizi çekebilir

Uyku apnesini test edin

Uyku apnesi tedavisinde uygulanan yöntemler

7 soruda uyku apnesi testi

Horlama nasıl tedavi edilir?

Horlayan kişiler derin uyuyamaz

Paylaş

Источник: //www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/yorgun-uyanmanizin-nedeni-uyku-apnesi-olabilir

Karabasan görmenizin nedeni uyku apnesi olabilir

Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir

Uyku apnesi günümüzde en sık görülen hastalıklardan biridir. Son verilere göre ülkemizde görülme sıklığı %5-10 civarındadır.

Apne, en az 10 saniye süreyle nefesin durmasıdır. Uyku apnesi de bu nefes durmasının uyku sırasında meydana gelmesidir. Kısaca şöyle söyleyebiliriz; uyku da 10 saniyeden daha uzun süreli nefes durmasına uyku apnesi denilmektedir.

Özellikle ilerleyen yaşlarda 40 – 50 yaşlarından itibaren daha sık görülmektedir. Kadınlara oranla, erkeklerde daha sık rastlanmaktadır. Geniz eti, bademcik sorunu yaşayan ve ileri boyutta bademcik enfeksiyonu geçiren çocuklarda da oldukça sık görülmektedir.

Normal kilonuzun çok üstündeyseniz

En önemli risk faktörlerinden biri de şişmanlıktır. Genel olarak; kısa boylu, boynu kısa, şişman ve belirgin gıdı gibi özellikleri taşıması kişiyi hastalığın en büyük adayı yapabilir. Ancak zayıf insanlarda da görülebileceği unutulmamalıdır.

Gün içinde sürekli uykunuz geliyorsa

Hastalığın en önemli belirtisi sabah yorgun kalkmadır.. Kişinin uyku sırasında 10 saniye boyunca nefesi durduğu için sürekli çırpınarak uyanmak zorunda kalır.

Hastada uyku kalitesi bozulduğu için, ne kadar uyursa uyusun sabah kalktığında tamamiyle yorgun hissetmeye ve her an uykuya eğilim görülmeye başlar.

Uykusuzluğun kişide yarattığı yorgunluk iş hayatına ve sosyal hayatına yansıyabilmektedir.

Uyku apnesi unutkanlığa neden olabilir

Şeker hastalığınızın sebebi uyku apnesi olabilir

Tüm organların minimum düzeyde çalıştığı yani dinlendiği bölüm uyku bölümüdür. Organlar dinlenmediği zaman her bir organa özgü şikayetler ortaya çıkmaktadır.

Uyku apnesi hastası olan kişilerin büyük bölümü tansiyon hastasıdır. Zamanla kalp ritmi bozulmaya başlar. Önemli bir bölümünde insülin direnci oluşmaya başlar.

Bir süre sonra şeker hastalığı ve kilo alma eğilimi ortaya çıkar. Bronşit ve zatürreye yatkınlık artar.

Yüksek sesli horlayan kişiler de hastalığa aday olabilir

Yetişkin insanların yüzde 30 ile 40 ı uyku esnasında horlama durumu yaşamaktadır. Fakat her horlayan kişi uyku apnesidir demek oldukça yanlış bir tabirdir.

Uyku apnesindeki horlama oldukça farklı bir durumdur. Uyku apnesi yaşayan kişilerde horlama oldukça yüksek sesli meydana gelmektedir.

Horlaması olan kişi uykudan yorgun ve isteksiz bir şekilde kalkıyorsa uyku apnesi olması oranı oldukça yüksektir.

Kilo etkisiyle sırt üstü yatıldığında nefes yoluyla alınan hava, hava yollarından geçmekte zorlanıyor. Zorlandığı zaman da en büyük etkisi kandaki oksijenin düşmesidir.

Kandaki oksijen düştüğünde bu durum ne kadar uzun sürerse ve ne kadar sık tekrarlarsa başta beyin olmak üzere tüm organların erken yaşlanmasına sebep olmaktadır.

Uyku sırasında nefesin durmasıyla meydana gelebilecek akciğer yetmezliği veya kalp yetmezliği sebebiyle ölüm görülebilmektedir.

Bir gece boyunca hastanın uykusu gözlemleniyor

Uyku apnesi gelişmiş teknolojinin kullanıldığı, tedavisi yüz güldürücü sonuçların elde edildiği bir hastalıktır. Tanısı için, hasta bir gece klinikte misafir edilerek ve vücuduna rahatsızlık vermeyecek şekilde kablolar bağlanılarak uyuduğu süre boyunca hastanın uykusu kaydedilmektedir.

Bu gözlemlerde hastanın; göz hareketleri, beyin dalgaları, solunum hareketleri, karın hareketleri, bacak hareketleri, kalp ritmi, çene hareketleri, uyku sırasındaki çıkardığı ses ve en önemli olarak da kandaki oksijene bakılmaktadır.

Bu gözlemler analiz edilerek hastanın uykusu boyunca yaşadığı hadiseler ortaya çıkarılmaktadır.

Teşhis konulduğunda 2. gece önemli

Hasta bir gece klinikte kaldıktan sonra en kısa sürede tedavinin provası niteliğinde olması sebebiyle ikinci gece çalışmanına ( LİPAP titrasyon çalışması) davet edilir. Hastalığın tedavisinde CiPAP veya BİPAP yöntemi kullanılmaktadır.

Bu yöntem, bir maske aracılığıyla ortam havasını vücuda basınçlı şekilde uygulayan araçlardır. İkinci gece de hasta kinikte misafir edilip, cihaz tedavisi uygulanarak hasta için optimum ideal basınç değeri saptanıp, tedaviye başlanılmaktadır.

Tedaviye yanıt son derecede iyi oranlardadır.

Kişinin durumuna göre tedavi süresi değişebilir

Uyku apnesi tedavisi tamamiyle kişinin tedaviye yanıtına göre değişmektedir. Ortalama minimum 6 ay tedavi süresi vardır. Bu süre boyunca her gece cihaz kullanılmalıdır. Daha sonrasında tedavide belirli bir iyileşme meydana geldiğinde ise hasta cihazı gün aşırı veya haftada 1-2 gün kullanmaya başlıyor. Tedavi olumlu ilerlediğinde ise hasta artık cihaz olmadan uyumaya başlıyor.

Kilo problemi yaşayan kişiler tedavinin başarıya ulaşması için mutlaka bir diyetisyen veya endokrin uzmanına başvurmalıdır. Bu tedaviler sonucunda hasta hem kilo vermiş ve değerleri normale dönmüş olabiliyor hem de uyku apnesi hastalığı tedavisinde başarıya ulaşmış olabiliyor.

Uyku apnesi belirtileri ve tedavisi

Hisar Intercontinental Hospital Uyku Bozuklukları Merkezi Bölümü, Prof. Dr. Serhat Fındık

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/karabasan-gormenizin-nedeni-uyku-apnesi-olabilir/

Sabahları Yorgun Uyanıyorum, Neden Olur? Nasıl Geçer?

Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir

Uyku esnasında vücudun tüm yaşamsal fonksiyonlarının işleyişi minimum düzeye inerek enerji kaybı önlenir. Bu da vücudun hem fiziksel hem de ruhsal olarak dinlenmesini sağlar. Ancak bazı sebeplerden ötürü vücudun gece aktif olarak dinlenmesine rağmen yorgun uyanılır. Özellikle okul ve iş hayatı yoğun olan kişiler için bu durum gün içinde performans düşüklüğüne yol açar.

Kansızlık, vücudun tüm hücrelerine oksijen taşımakla görevli olan hemoglobinin azlığından kaynaklanır. Hemoglobin hücreleri vücudun ihtiyacı olan enerjiyi karşılayarak organların her birine enerji sağlar. Hemoglobin eksikliğinde organlar işlevlerini tam anlamıyla yerine getiremez ve kişi kendini her zamankinden daha yorgun hisseder.

Depresyon, vücudun yeteri kadar serotonin salgılayamamasına sebep olan psikolojik bir rahatsızlıktır. Damarların genişliğinden sorumlu olan serotoninin eksikliğinde damarlar yeterli derecede oksijen taşıyacak alan bulamaz. Bu da sabahları uyanıp yataktan kalkmak istememe, yorgun uyanma gibi sorunlara sebep olur.

3. Tiroid hastalıkları

Endokrin sisteminde önemli bir rol oynayan tiroid hormonu, kandaki şeker oranının azalıp yükselmesiyle birlikte dengesiz bir grafik sergiler. Hastalar bu durumda genelde kolayca yaptıkları işlerde bile güçsüz hissederler.

4. Kanser

Sabahları yaşanan yorgunluk çok genel bir problem olsa da bu problemi kronik bir şekilde yaşayanlar için kanser gibi hastalıklardan söz edilebilir.

Kanser hücreleri, tüm bağışıklık sistemini hedef alarak bünyenin zayıflamasına ve giderek daha halsiz, güçsüz hissetmeye neden olur. Vücuttaki şekeri ve oksijeni kolayca tüketir, bu da diğer hücrelerin yeterince beslenememesine yol açar.

Özellikle üçüncü ve dördüncü evrede olan hastalar sabahları uyanmakta sıkıntı çekerler.

Kalp hastalıklarının erken teşhisinde önemli rol oynayan sabah yorgunluğu hastaların gün içerisindeki hareketlerinin de kısıtlanmasına neden olur. Hastalar özellikle merdiven çıktıktan sonra nefes nefese kalır, bacaklarının vücutlarını taşıyamadığını hissederler.

6. Fibromiyalji

Fikromiyalji hastalığı yumuşak doku bozukluğu olarak tanımlanır. Hastalar sabahları eklemlerinde ve kaslarında yaşadıkları ağrılar sebebiyle saatlerce koşmuş gibi yorgun hissederler. Uyku bozukluğuna da yol açan fibromiyalji hastalığının teşhisinde belirleyici unsur ağrıların devamlı olarak aynı bölgede hissedilmesidir.

7. Uyku apnesi

Uyku apnesi nedeniyle geceleri yaşanan solunum zorluğu ve kısa süreli ani solunum durması vücudun gece boyunca yeterince dinlenememesine, çok fazla enerji harcamasına neden olarak sabahları yorgun ve halsiz bir şekilde uyanmaya sebebiyet verir.

8. Huzursuz bacak sendromu

Huzursuz bacak sendromu rahatsızlığı belirtilerini genellikle gece uykuya dalarken kendini gösterir. Bacaklarda meydana gelen ve tam anlamıyla ifade edilemeyen ağrı, zonklama gibi belirtilerin bacakların hareket ettirilmesi isteğini artırır. Bu sebepten ötürü sabit bir pozisyonda kalmak ve uykuya dalmak zorlaşır. Uyku problemi dolayısıyla sabahları yorgun hissetmek de kaçınılmaz olur.

9. Addison hastalığı

Addison hastalığı böbrek üstü bezlerinde meydana gelen hormon düzensizliğidir. Böbrek üstü bezinden salgılanan hormonların yetersizliği sonucunda vücutta karbonhidrat ve yağ dengesi bozulur.

Sabahları yorgun uyanmanın asıl nedeni ise hastaların vücutlarında ihtiyaç duyduklarından daha az enerji üretilmesidir.

Bu, hücrelerin yeterince dinlenememesine ve gün içinde giderek yorulmasına neden olur.

10. İdrar yolu hastalıkları

İdrar yolunda gerçekleşen iltihaplanmalar sonucunda idrar yolu enfeksiyonları ortaya çıkar. Başta sık sık tuvalete çıkma gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu durum özellikle geceleri böbreklerin çalışmasıyla birlikte uykunun bölünmesine yol açar. Sabahları dinç bir şekilde uyanmaya engel olan bu problem kısa bir süre içerisinde antibiyotik tedavisiyle çözülebilir.

Sabah Yorgunluğuna Ne İyi Gelir?

  • Stres sebebiyle ortaya çıkan dönemsel yorgunluklar için sinirlerin onarılmasına yardımcı olan biberiye çayı tüketilebilir. Demleme usulüyle hazırlanan biberiye çayının günde 1-2 bardak kadar tüketilmesi sinirlerin yatışmasını sağlar.
  • Eğer sabah yorgunluklarına ağrıyan kaslar sebebiyet veriyorsa bu problem sabahları düzenli olarak muz tüketerek giderilebilir.
  • Adrenalin duygusunu aktif hale getirerek sabahları daha enerjik hissetmek mümkün. Bu konuda yardımına başvurulabilecek bitkisel kaynaklardan biri olan meyan kökünü üç bardak suyun içerisine yaklaşık 200 gram kadar koyarak kaynatın. Sabahları aç karnına bir bardak için.
  • Sabah uyandığımda çok yorgun oluyorum diyorsanız tüketebileceğiniz bitkilerden biri de fesleğen. İçerisinde antioksidan maddeler bulundurduğu için sinirlerin uyarılmasına yardımcı olan fesleğen yapraklarını birkaç adet olmak üzere bir litre suyun içerisinde kaynatın. 10-15 dakika çayın demlenmesi için bekleyin. Bu çayı günde 2-3 kez, aralıklarla içebilirsiniz.
  • Kahvaltıda içilen bir bardak greyfurt suyu, içerisindeki organik asitler sayesinde sinirleri hızlı bir şekilde uyarır ve gün içinde daha aktif hissetmeye yardımcı olur. Greyfurt sıkıldıktan sonra asidini kaybetmemesi için hemen tüketilmesi ve greyfurtun taze olması gerekir.
  • Sabahları yaşanan yorgunlukların sebebi vitamin eksikliği olabilir. Bunun için test sonuçlarına göre doktorun tavsiye ettiği vitamin takviyelerinin düzenli olarak alınması gerekir.

Sabahları Yorgun Kalkmamak İçin Ne Yapılabilir?

  • Geceleri gözlerinizi yorarak uykuya dalmak için elinize aldığınız cep telefonları ve diğer elektronik aletlerin vücuttaki etkisi aslında beklediğiniz saatten daha geç uyumanıza neden olur. Teknolojik aletler, uyku sırasında salgılanan, vücudun dinlenmesine yardımcı olan melatonin hormonunun seviyesini düşürür ve yorgun hissederek uyanmaya neden olur. Bunun için mutlaka elektronik aletlerden uzak bir ortamda uyamaya özen gösterin. Eğer hızlı bir şekilde uyumak istiyorsanız loş bir ışıkta kitap okuyabilirsiniz.
  • Ortamın yeterince karanlık olması vücudun dinlenmesi için oldukça önemlidir. Gece olabildiğince karanlık ortamda uyumaya özen gösterin. Hatta bunun için bir uyku bandı bile kullanabilirsiniz.
  • Eğer sabah gün ışığını kapatacak bir yerde uyanıyorsanız bir an önce bu alışkanlığınızdan vazgeçin. Güneşten gelen ışınlarla birlikte beyin artık uyanması gerektiğini anlar ve tüm vücudun harekete geçmesi için sinyaller gönderir.
  • Vücut sıcaklığından daha düşük bir sıcaklıkta suyla duş almak vücudun kan akışını hızlandırır ve daha dinamik hissetmeye yardımcı olur.
  • Sabahları yorgun uyanmak gün içerisindeki performansı düşürerek bir sonraki gün de aynı durumun yaşanmasına neden olur. Bu yüzden gece yatmadan önce uyku hazırlanılması ve kalitesi bir uyku süreci geçirilmesi geçir. Uyku için yapılan hazırlıklardan biri de tuvalete gitmektir. Çünkü gece uyurken de böbrekler çalışır.
  • Derin uyku tabirinin süresi ortalama 4 saat olarak tanımlanır. Bu 4 saatin kesintisiz bir şekilde uykuda geçirilmesiyle birlikte ertesi güne daha iyi hissederek başlanabilir. Gece yatmadan 2 saat evvel tüketilen besinler bu süreyi etkiler. Bu sebepten dolayı bağırsakları yoran gıdalardan uzak durulması gerekir.

Источник: //evdesifa.com/sabahlari-yorgun-uyaniyorum-neden-olur/

Uyku Apnesi Nedenleri

Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir

Uyku apnesi neden olur? Uyku apnesi nedenlerine bağlı olarak üç grupta incelenebilmektedir:

Obstrüktif uyku apnesi, uyku apnesinin en yaygın türüdür. Boğazın arkasındaki yumuşak doku, uyku sırasında rahatlamakta ve hava yolunu tıkamaktadır, sıklıkla da yüksek sesle horlamaya neden olmaktadır.

Merkezi uyku apnesi, merkezi sinir sistemini içeren, uyku apnesinin çok daha seyrek bir türüdür ve beyin nefes kontrol kaslarını çalıştırmadığında ortaya çıkmaktadır. Bu uyku apnesi durumunda horlama nadir olarak yaşanmaktadır.

Kompleks uyku apnesi ise obstrüktif uyku apnesi ve merkezi uyku apnesinin bir kombinasyonudur. (1)

Obstrüktif Uyku Apnesi Nedenleri

Boğaz bölgesinde bulunan kaslar ve yumuşak dokuların rahatlaması ya da uyurken bir dereceye kadar çökmesi son derece normaldir. Çoğu insan için de bu nefes alma problemlerine neden olmamaktadır.

Ancak, obstrüktif uyku apnesi durumunda havayolu, bir dizi faktörün bir sonucu olarak daralabilmektedir. Obstrüktif uyku apnesi nedenleri şunlardır: (2)

Fazla kilo: Aşırı vücut yağı, boyundaki yumuşak dokunun hacmini arttırmaktadır. Bunun bir sonucu olarak da boğaz kaslarına yük binmektedir. Aşırı mide yağları da obstrüktif uyku apnesini daha da kötüleştirebilen solunum zorluklarına yol açabilmektedir.

Erkek olmak: Obstrüktif uyku apnesi erkeklerde kadınlara orana daha yaygın bir durumdur, ancak bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Vücut ağırlığının bir etkisi olabileceği düşünülmektedir.

Yaş: Obstrüktif uyku apnesi her yaştan insanı etkileyebilmektedir, ancak sıklıkla 40 ve üstü yaşlarda ortaya çıkmaktadır. (3)

Kalın bir boyun: Boyun çevresi 43 cm’den fazla olan erkeklerde obstrüktif uyku apnesi gelişme riski daha fazladır.

Yatıştırıcı ilaçlar: Uyku hapları ya da bazı sakinleştiriciler obstrüktif uyku apnesine neden olabilmektedir.

Olağan dışı boyun yapısı: Büyük bademcikler, adenoidler, dar bir hava yolu, dil ya da alt çenede fiziksel anormallikler gibi durumlar obstrüktif uyku apnesine neden olabilmektedir.

Alkol: Özellikle uyumadan önce alkol almak, horlamayı ve uyku apnesini daha kötü bir hale getirebilmektedir. (4)

Sigara: Sigara içen bireylerde obstrüktif uyku apnesi geliştirme olasılığı daha yüksektir.

Menopoz: Menopoz dönemindeki hormon değişiklikleri boğaz kaslarının normalden daha fazla rahatlamasına neden olabilmektedir.

Genetik: Kalıtsal olarak obstrüktif uyku apnesine yatkın olmak bu durumu geliştirme riski artırabilmektedir.

Burun tıkanıklığı: Obstrüktif uyku apnesi, iki burun deliğini bölen burun dokusunun bir tarafa büküldüğü veya hava yollarının daralması sonucunda ortaya çıkabilen burun poliplerinin bulunduğu burun tıkanıklığına sahip insanlarda daha sık görülmektedir. (5)

Merkezi Uyku Apnesi Nedenleri

Merkezi uyku apnesi, beyin geçici olarak solunumu kontrol eden kaslara sinyal göndermeyi durdurduğunda ortaya çıkmaktadır. Merkezi uyku apnesi genellikle bazı tıbbi problemleri olan insanlarda görülmektedir. Örnek vermek gerekirse, solunumu kontrol eden beyin sapıyla ilgili bir problemi olan bireylerde merkezi uyku apnesi de gelişebilmektedir. (6)

Merkezi uyku apnesine neden olan veya yol açan durumlar şunlar olabilmektedir.

  • Beyin enfeksiyonunu, felci veya servikal omurganın (boyun) koşullarını da içeren beyin sapını etkileyen problemler
  • Şiddetli obezite
  • Bazı ilaçlar, örneğin narkotik ağrı kesiciler

Uyku apnesi başka bir hastalıkla ilişkili değilse, bu duruma idiyopatik merkezi uyku apnesi de denebilmektedir. (7)

Cheyne-Stokes solunumu adı verilen bir durum, ciddi kalp yetmezliği olan ve merkezi uyku apnesi ile ilişkili olabilen insanları etkileyebilmektedir. Bu solunum şekli, çoğunlukla uyurken sığ ile derin nefes alıp vermeyi ya da nefes almayı değiştiren derin ve ağır solunumu içermektedir.

Merkezi uyku apnesi obstrüktif uyku apnesi ile aynı değildir. Obstrüktif uyku apnesi ile solunum durmakta ve başlamaktadır çünkü hava yolu daralmış veya tıkanmıştır. Ancak, kişi obezite hipoventilasyon sendromu adı verilen tıbbi bir problem gibi her iki koşula da sahip olabilir. (8)

Kompleks Uyku Apnesi Nedenleri

Kompleks uyku apnesinin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Bazı koşullarına bu duruma katkıda bulunduğu düşünülmektedir.

  • Bazı kişiler solunum kontrolündeki olağan dışılıklar nedeniyle duruma yatkın olabilmektedir.
  • Uykusuzluk gibi, uykuyu sürdürmekte güçlük çekenler arasında daha sık görülebilmektedir.
  • Bazı ülkelerde düşük karbon dioksit seviyeleri ile tetiklendiği de görülmektedir.
  • Erkeklerde kadınlara oranlar daha sık görülmektedir.
  • Kişinin başlangıçta daha ciddi bir uyku apnesi varsa ya da tedaviden önce merkezi uyku apnesi yaşanmışsa, kompleks uyku apnesi riski artabilmektedir.

Bazı tedavi yöntemleri de kompleks uyku apnesine yol açabilmektedir. Ameliyat ya da oral yolla cerrahi bir prosedürün uygulanması kompleks uyku apnesini tetikleyebilmektedir. (9)

Uyku Apnesi Nedir?

Uyku apnesi, uyurken solunum yolunun tıkanması sonucu yaşadığınız nefes alma problemi ve aniden uyanmanıza neden olan ciddi bir bozukluktur. Ertesi gün gece böyle bir rahatsızlık yaşadığınızı hatırlamayabilirsiniz, ancak gündüzleri baş ağrısı ile uyanmak veya uyuşukluk hissetmek durumunda kalabilirsiniz.

Uyku apnesi durumunda, dil ve diğer yumuşak dokular periyodik olarak düşmekte ve solunum yolunu bazen kısmen de olsa tamamen kapamaktadır. Sonuç olarak da, solunum durmakta veya çok sığ olmaktadır. Aynı zamanda, kandaki oksijen seviyeleri düşmekte ve karbon dioksit seviyeleri yükselmektedir.

Nefes almak için mücadele ederken, gırtlak kasları daralır. Bunun sonucunda da, kişi nefes nefese kalmakta ya da horultu şeklinde solunmaktadır. Bu durum gece yüzlerce kez tekrar edebilir. Yüksek sesle ve kronolojik olarak horlayan insanlar genellikle uyku apnesine sahiptir. (10)

Uyku Apnesi Nedir? fazlası için tıklayınız

Uyku Apnesi Belirtileri

Uyku apnesinin başlangıcının en sık yaşanan belirtisi yüksek sesle horlamadır. Bununla birlikte, uyku apnesine sahip olup horlamayan kişiler de bulunmaktadır. Uyku apnesi durumunda, kişi uyurken nefes nefese kalmakta, boğulmakta ya da derin ve sığ solumaktadır. Bu nedenle de, sıklıkla uykudan aniden uyanılmaktadır. Gündüz uykusu da uyku apnesinin bir başka yaygın belirtisidir.

Uyku apnesi nasıl anlaşılır? Uyku apnesinin diğer belirtileri şunlardır:

  • Sabahları baş ağrısı
  • Kuru bir ağız veya boğaz ağrısı ile uyanma
  • Gün boyunca öğrenme veya konsantrasyon güçlüğü
  • İdrar yapmak için gece sıkça uyanma
  • Merkezi uyku apnesi durumunda ani nefes darlığı ile uyanma (11)

Detaylı bilgi almak için bakınız: Uyku Apnesi Belirtileri 

Uyku Apnesi Tedavisi

Uyku apnesi nasıl geçer? Uyku apnesi, tedavi edilmesi gereken ciddi bir uyku bozukluğudur. Alanında deneyimli bir uzman en uygun tedavi planını seçmenize yardımcı olabilir.

Uyku bozukluğu konusunda uzman olan bir doktora başvurmanız durumunda, doktorunuz uyku apnesi için aşağıdaki yöntemleri önerebilir:

  • Sürekli pozitif hava yolu basıncı
  • Yaşam tarzı değişiklikleri
  • Ağıza takılarak kullanılan cihazlar
  • Pozisyonel terapi
  • Uyku apnesi ameliyatı
  • Kilo yönetimi (12)

Uyku Apnesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Uyku apnesi tanısı ve tedavisi için bir göğüs hastalıkları uzmanına, kulak burun boğaz uzmanına, sinir sistemi hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz. Daha spesifik bir tedavi için uyku bozuklukları uzmanına da başvurabilirsiniz. (13)

Uyku Apnesi Tedavisi detayı için bakınız

Источник: //www.acil.net/uyku-apnesi-nedenleri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.