Yorgunluğun Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları

içerik

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedenleri | Bitkinlik Nedenleri

Yorgunluğun Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları

Toplam uyku sürenizin 6 saatten az olması hâlinde ertesi gün kendinizi yorgun hissedersiniz. Bazı insanlar yatakta 8 -10 saat geçirmelerine rağmen uykuları yeterli kalitede olmadığı için ertesi gün yorgun olurlar. İki üç saatte bir uyanan, yatakta kendileriyle boğuşan, sağa sola dönüp duran bu insanlar dinlendirici uyku fazlarına giremedikleri için ertesi gün yorgun olurlar.

Nasıl uyuduğunuzu en iyi kendiniz bilirsiniz. Uyandığınızda yatak çarşafınızı altınızda dertop olmuş buluyorsanız muhtemelen iyi uyumamışsınızdır.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 2: Uyku apnesi yorgunluk nedeni olabilir

Şişmanlık, geniz eti, burun devisyonu gibi nedenlerle nefes alıp verme düzeni bozulan, apne nöbetleri geçiren kişiler yeterli oksijeni alamadıkları için ertesi gün kendilerini yorgun hissederler. İşin kötü tarafı uyku apnesi olan hastaların çoğu kalitesiz uyuduklarının farkına varmazlar. Eşinizin gözlemleri önemlidir.

Horlayan insanlarda uyku apnesi daha çok olur. Bazen kesin teşhis için uyku laboratuvarında bir gece geçirmeniz gerekebilir. Tedavide, doktorunuz apne nöbetlerini engelleyen solunum cihazı kullanmanızı isteyebilir, bazen küçük dile veya yumuşak damağa operasyon gerekebilir.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 3: Yanlış beslenme yorgunluk yapabilir

Beslenmelerinde protein, karbonhidrat, yağ dengesini iyi kuramayan, çeşitli nedenlerle iyi beslenemeyen insanlar yorgunluktan şikâyet ederler. Tek yönlü beslendiğinizi düşünüyorsanız, bir örnek olması açısından, örneğin devamlı, ekmek, pilav, makarna yiyorsanız veya “Ben et yemeden doymam, arkadaş!” diyenlerdenseniz bu ihtimali aklınıza getirin.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 4: Kansızlık-Anemi

Ülkemizde sık görülen yorgunluk nedenlerinden biridir. Daha çok bayanlarda ve çocuklarda görülür. Hastalar soluk benizli olurlar, çabuk yorulmaktan ve çarpıntıdan da şikâyet ederler. Basit bir kan sayımı ile tanı kolayca konur.

Kandaki hematokrit ve hemoglobin seviyeleri düşük çıkar. Doktorunuz kansızlığın nedenine göre tedavi önerecektir. Demir eksikliğine bağlı kansızlık ülkemizde sık görülür ve birkaç aylık demir tedavisi ile yorgunluk şikâyeti kaybolur.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 5: Depresyon

Bana en sık gördüğünüz yorgunluk nedeni hangisidir diye sorarsanız: “depresyon” cevabını veririm. Mutsuz insanlar kendilerini hep yorgun hissederler. Uzun mesai saatleri olan, iş hayatında veya özel hayatında stres altında yaşayan, işine gidip gelirken trafikte uzun saatler geçiren insanlarda yorgunluk çok görülür.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 6: Bazı ilaçlar yorgunluk yapabilir

Örneğin antidepresan ilaçlar, betablokerler başta olmak üzere bazı tansiyon ilaçları, antibiyotikler, antihistaminikler, statin grubu kolesterol ilaçları (yüksek dozlarda) yorgunluk yapabilir. İlaçlarınızın prospektüslerini dikkatli okuyun. İlacınızdan şüpheleniyorsanız bırakmadan önce doktora danışın.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 7: Hipotiroidizm (tiroid bezinin az çalışması)

Sık gördüğümüz yorgunluk nedenlerinden biridir. En çok Haşhimoto rahatsızlığı dediğimiz tiroid bezinin otoimmün rahatsızlığında görülür. Tiroid içindeki nodüllere bağlı olarak veya yaşın ilerlemesi sonucu tiroid bezinin küçülmesi ile de hipotirodi ortaya çıkabilir. Teşhis çok kolaydır. Bir kan numunesi verin ve TSH değerinizi ölçtürün.

Yüksek çıkması tiroid bezinizin yeteri kadar çalışmadığını gösterir. Tedavide doktorunuz ağızdan tiroid hormonu verecektir. Eksik tiroid hormonlarının yerine konması ile şikâyetleriniz süratle düzelir.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 8: Aşırı çay kahve tüketimi yorgunluk yapabilir

Az miktarda çay ve kahve; yorgunluk giderici, enerji verici, dikkat ve konsantrasyonu artırıcı bir etki yapar. Uzun bir süre fazla miktarda içilmesi ise nabzı, tansiyonu ve kas gerginliğini artırarak yorgunluk yapar.

Miktar kişiden kişiye değişebilir ama günde on bardaktan fazla çay-kahvenin yorgunluk nedeni olabileceğini söyleyebiliriz.

Çay, kahve bağımlılık yapan içeceklerdir. Birden kesmeniz hâlinde baş ağrısı, sersemlik gibi şikâyetler ortaya çıkabilir, yavaş yavaş azaltarak makul bir miktara inmeye çalışın.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 9: Gizli enfeksiyonlar

Hepatit B ve C gibi kronik enfeksiyonların, bayanlarda sık görülen sistit ve üriner sistem enfeksiyonlarının yorgunluk yapabileceği bildirilmiştir. Gizli hepatitler kan tetkiki ile kolayca yakalanır (HBsAg, AntiHBs, Anti HCV değerlerine bakılır). Sistit rahatsızlığında idrarda lökosit adını verdiğimiz iltihap hücreleri fazla miktarda görülür.

Enfeksiyonlarda genel olarak kan lökosit sayısı artar, sedimantasyon ve CRP değeri yükselebilir. Enfeksiyon kaynağının ve enfeksiyon etkeninin belirlenmesi ili uygun tedavi verilerek hastalık tedavi edilir.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 10: Şeker hastalığı

Kandaki şeker, hücrelerimizde yakıt olarak kullanılır. Şeker hastalarında şekerin hücreye girişi ve kullanımı bozulmuştur, yeteri kadar yakıt bulamayan hücreler yorgunluk hissine neden olurlar.

Gizli şekerin de uzun dönemde yorgunluk yapabileceğini unutmayın. Teşhis için açlık kan şekeri ve HbA1C ölçümleri yaptırın. Şekerinizin yükseklik derecesine göre diyet veya ilaç tedavisi ile sorun hallolacaktır.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 11: Kalp hastalığı

Eğer yorgunluk istirahatte değil de daha çok bir iş yaparken, merdiven çıkarken, yürürken ortaya çıkıyorsa sorun kalbinizde olabilir. Çoğu hastada efor esnasında hafif de olsa göğüste bir yanma ya da baskı hissi vardır.

EKG, efor testi ve gerek görülürse daha ileri tetkiklerle teşhis konulur. Kalp damarlarının diyet, ilaç, stent veya bypass gibi metotlarla açılması ile yorgunluk ortadan kalkar veya azalır.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 12: Kronik böbrek hastalığı

Böbreklerimiz üre başta olmak üzere vücudumuzdaki atık maddelerin, toksinlerin atılmasını sağlar. Böbreklerin rahatsızlanması bu toksinlerin vücutta birikmesi sonucu yorgunluğa neden olur.

Kanda üre, kreatin gibi değerlere bakılarak veya ultrasonografi ile böbrekler görünür hâle getirilerek teşhis kolaylıkla konabilir. Hastalığın safhalarına göre çok su içmekle başlayıp dializ ve böbrek nakline kadar değişen tedavi yolları vardır.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 13: Gece gündüz vardiyalı çalışanlar

İkişer günlük veya haftalık vardiyalarda gece gündüz değişimli çalışanlar yorgunluktan şikâyet edebilirler. Değişimler sırasında 8 saatlik uyku periyotlarına dikkat etmeleri gerekir.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 14: Kronik yorgunluk sendromu

Eğer yorgunluk şikâyetiniz aylardır, yıllardır varsa “kronik yorgunluk sendromu” denilen (aslında ne olduğu tam olarak bilinmeyen) rahatsızlıktan şüpheleniriz.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 15: Fibromyalji rahatsızlığı

Sinir sistemi gerginliği yaygın kas eklem ağrıları, özellikle ense boyun omuz ağrıları ile karakterize bir rahatsızlıktır. Yorgunluk, fibromyaljinin en önemli bulgularından biridir. Özel bir tetkiki yoktur, doktorunuz sizin anlattıklarınıza ve muayene bulgularınıza göre teşhis koyacaktır. Tedavide spor ve antidepresan ilaçlardan yararlanıyoruz.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 16: Sigara

Sigara, tek başına yorgunluk nedenidir. 20 yılı aşkın bir süredir sigara içiyorsanız ve yorgunluktan şikâyet ediyorsanız sebebi muhtemelen içtiğiniz sigaradır. Kanın akciğerlerde yeteri kadar oksijen alamaması ve biriken toksik maddeler yorgunluk nedenidir.

Hâlsizlik ve Yorgunluk Nedeni 17: Bahar yorgunluğu

Bahar aylarında sebebini bulamadığımız yorgunluklara “bahar yorgunluğu” der geçeriz. Doktor iyi kötü bir teşhis koyduğu için memnun olur, hasta yorgunluğunun altında önemli bir sebep olmadığına sevinir.

Hâlsizim / Yorgunum, Ne Yapayım? Cevap: Bilinçli ve Düzenli Spor!

Gördüğünüz gibi, yorgunluğun pek çok nedeni var. Tedavi için yapacaklarımız yorgunluğumuzun nedenine göre değişir. Yazımın başında söylediğim gibi bazen yorgunluk nedenini bulamayız. O zaman ne yapacağız?

Yorgunluk konusu ile ilgili olarak Psychological Bulletin dergisinde bir çalışma yayınlandı. Georgia Üniversitesi’nde ki doktorlar 6807 gönüllü üzerinde yaptıkları çalışmada düzenli fiziksel aktivite yapmaya başlayan kişilerin yorgunluk şikâyetinde belirgin azalma olduğunu bulmuşlar.

Araştırmacılar yorgunluk şikâyeti olan kişileri üç gruba ayırmışlar, birinci gruba her gün düzenli olarak hafif bir egzersiz (20 dakikalık hızlı yürüme), ikinci gruba orta şiddette bir egzersiz (20 dakika dirençli bisiklet çevirme) yaptırmışlar, üçüncü grup ise hiç egzersiz yapmamış.

Sonuçta hafif egzersiz yapan gruptakilerin yorgunluk şikâyetinde % 65, orta zorlamalı egzersiz yapan yani bisiklet çeviren grubun yorgunluk şikâyetinde ise % 49 azalma görülmüş. Spor yapmayanlar yorgunluktan şikâyet etmeye devam etmişler.

“Hâlsizim, yorgunum, yerimden kalkacak halim yok,” diyorsanız ve doktorunuz bu şikâyetlerinizi izah edecek organik bir neden bulamadıysa yapacağınız şey daha çok spor ve egzersiz yapmak olmalı.

Источник: https://www.bodytr.com/halsizlik-ve-yorgunluk-nedenleri

Yorgunluk: Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi ve Tedavisi

Yorgunluğun Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları

Yorgunluk, aynı zamanda halsizlik, tükenme, uyuşukluk ve huzursuzluk olarak da tanımlanır. Fiziksel ve/veya zihinsel olarak yorgun ve halsiz olmak durumu açıklar. Fiziksel ve zihinsel yorgunluk farklı olmasına rağmen, sıklıkla ikisi birlikte var olur. Eğer bir kişi fiziksel olarak yeterince uzun süre tükenirse, aynı zamanda zihinsel olarak da yorulur.

Birisi fiziksel yorgunluk yaşarsa, fiziksel yeteneğin normal seviyelerinde çalışmaya devam edemediği anlamına gelir. Ancak zihinsel yorgunluk uykulu hissetmek ve doğru konsantre olamamak eğilimlidir.

Yorgunluk, bir işaret olmaktan çok bir belirtidir. Bir semptom, hastanın hissettiği ve anlattığı, baş ağrısı veya baş dönmesi gibi bir şeydir. İşaret ise doktorun hastayla konuşmadan algılayabileceği bir şeydir. Yorgunluk, spesifik olmayan bir semptomdur, yani birçok olası nedeni olabilir.

Zihinsel ve Fiziksel Yorgunluk

Fiziksel yorgunluk; kişi işlerini eskisi kadar kolay yapamaz. Merdivenleri tırmanmak veya ağır süpermarket torbaları taşımak eskisinden çok daha zor olabilir.

Fiziksel yorgunluk aynı zamanda kas güçsüzlüğü, güçsüzlük veya güç eksikliği olarak da bilinir.

Doktorlar, genellikle, fiziksel yorgunluğun bireysel vakalarının nedenlerini bulmaya çalışmak ve teşhis koymak için “dayanıklılık testi” uygularlar.

Psikolojik (zihinsel) yorgunluk; bir şeylere konsantre olmayı zorlaştırır. Belirtiler şiddetli olduğunda, hasta sabahları yataktan çıkmak ya da günlük aktivitelerini yapmak istemeyebilir.

Zihinsel yorgunluk genellikle hastalarda fiziksel yorgunluk ile birlikte görülür, ancak her zaman değil. İnsanlar uykulu hissedebilir, azalmış bir bilinç düzeyine sahip olabilirler.

Zihinsel yorgunluk, özellikle de bir araç kullanırken veya ağır makine kullanımı gibi bazı görevlerin yerine getirilmesi gerektiğinde hayati teh yaratabilir.

Sürekli Yorgun Hissetmek

Yorgunluğun olası sebepleri neredeyse sınırsızdır. Tıbbi literatürde listelenen çoğu hastalıklarda, potansiyel semptomlardan biri halsizlik veya yorgunluktur. Nedenler bazen çeşitli yaşam tarzı sorunları veya bazı geniş hastalık birimleri altında sınıflandırılır.

Aşağıda, yorgunluğun olası nedenlerinden bazıları yer almaktadır:

1) Zihinsel sağlık (psikiyatrik)

Üzüntü (yas, kayıp), yeme bozuklukları, alkolü kötüye kullanım, endişe, hareketli ev, sıkıntı ve boşanma.

Belli bir stres bizi canlandırabilir, aslında çoğumuz bir çeşit zihinsel baskıya ihtiyaç duyarız. Bununla birlikte, stres seviyeleri aşırı olduğunda, kolayca yorgunluğa neden olabilirler. Stres ve anksiyete, genellikle yorgunluğa neden olan iki duygudur.

Stres, acı çekenlerin uğradığı ve “umutsuzluğa doğru yol açan tünelin sonunda ışığı göremeyecek” bir noktaya ulaşabilir. Umutsuzluk varsa ve yeterince uzun süre mevcutsa, nihayetinde yorgunluğa neden olacaktır.

Bir durumu kontrol altında tutmak sinir bozucu, can sıkıcı ve çok yorucu olabilir.

Ayrıca Bakınız: Anksiyete Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanı ve Tedavisi

Evde bir bebeğe sahip olmak, özellikle gece boyunca ebeveynlerin uykusuz kalması beraberinde yorgunluğa neden olabilir.

Klinik depresyon, çeşitli nedenlerden ötürü yorgunluğa neden olabilir. Yorgunluk, depresyonun kendisinden veya uykusuzluk gibi depresyon ile ilişkili sorunlardan birine neden olabilir.

2) Endokrin / Metabolik

Cushing hastalığı, böbrek hastalığı, elektrolit sorunları, diyabet, hipotiroidi, anemi ve karaciğer hastalığı.

3) İlaçlar

Bazı antidepresanlar, antihipertansifler, steroidler, antihistaminikler, ilaç kesilmesi, sedatifler ve anti-anksiyete ilaçları.

Statin ilaçları dünya çapında en çok satılan reçeteli ilaçlardır. California Üniversitesi’nden araştırmacılar, statinlerin yorgunluğa neden olabileceğini gösteren bir rapor yayınladılar.

4) Kalp ve akciğer hastalıkları

Pnömoni, aritmiler, astım, KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı), valvuler kalp hastalığı, koroner kalp hastalığı ve konjestif kalp yetmezliği.

5) Uyku sorunları

Gece geç saatlere kadar çalışma, jet lag, uyku apnesi, narkolepsi, uykusuzluk ve reflü özofajiti.

Bazı meslekler diğerlerinden daha yorgunluk riskiyle daha yakından ilişkilidir. Düzenli vardiyası olmayan ve yoğun çalışan meslekteki insanlar buna örnektir.

6) Bulaşıcı hastalıklar ve enfeksiyonlar

Sıtma, çeşitli tropik hastalıklar, tüberküloz, enfeksiyöz mononükleoz (glandüler ateş), sitomegalovirüs, HIV enfeksiyonu, grip ve hepatit.

7) Kimyasal maddeler

Vitamin eksiklikleri, mineral eksiklikleri, zehirlenme.

Çok fazla kafeinli veya alkollü içecek içmek uykuya dalmayı zorlaştırır, özellikle yatmadan önce içildiğinde “uykusuzluk” söz konusu olur.

8) Çeşitli hastalıklar ve tedaviler

Kanser, kemoterapi, radyoterapi (radyoterapi), kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, sistemik lupus, romatoid artrit, obezite, kitlesel kan kaybı ve zayıflamış bağışıklık sistemleri.

Moffitt Kanser Merkezi bilim adamları, meme kanseri için kemoterapi tedavisinden sonra yıllarca yorgunluğun sebeplerinden biri olduğunu bildirmişlerdir.

9) Kronik ağrı

Kronik ağrısı olan hastalar, uzun süre uyuduktan sonra bile genellikle yorgun hissederler. Birçoğu için, acı uykularını bozar ve onları daha da yorar. Ağrının fibromiyalji gibi başlıca semptom olduğu bazı hastalıklar ve durumlar, uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu gibi yorgunluk belirtilerini daha da kötüleştiren diğer hastalıklarla da bağlantılıdır.

Meme kanseri ile ilgili yorgunluk sık görülen bir durumdur. Bununla birlikte, Avustralya Randwick’deki Prince of Wales Hastanesi’nden araştırmacılar, kendi kendini sınırlayan bir seyir izlediğini ve insanların düşündüğü kadar uzun sürmediğini tespit ettiler.

10) Yorgunluğun diğer olası nedenleri

Nöronal yapı etkileşimindeki değişiklikler; kas yorulması ve nöronal yapılar arasındaki etkileşimdeki değişiklikler arasında bir ilişki olduğu bir bilim adamı tarafından saptanmıştır.

Yorgunluk devam edebilir. Yorgun hisseden bir kişi egzersiz yapamaz. Egzersiz eksikliği de halsizlik yorgunluk nedeni olabilir. Ayrıca, egzersiz eksikliği sonunda bir fiziksel işi gerçekleştirmeyi daha zor ve daha yorucu hale getirebilir.

Aşırı kilolu ve obez olmak, bugün dünyanın pek çok yerinde hızla büyüyen bir sorundur. Obez insanlarda şeker hastalığı ve uyku apnesi gibi ortak bir belirtilerin olduğu hastalıkların gelişme riski daha yüksektir. Düşük kilolu olma, kas gücünün daha az olması anlamına gelebilir. Çok zayıf biri daha kolay yorabilir.

Uzmanlar, küresel çapta herhangi bir zamanda insanların %10’unun sürekli yorgunluk yaşadığını söylüyor. Sürekli aşırı yorgunluk kadınları erkeklerden daha fazla etkiler.

Yaklaşık beş kişiden birinin günlük normal yaşantıya müdahale edebilecek yorgunluğa sahip olduğu iddia edilmektedir. Yorgunluk, sağlıklı bireyleri yoğun zihinsel veya fiziksel aktiviteden sonra da etkileyebilir.

Yorgunluk ve Uykusuzluk Arasındaki Fark Nedir?

Yorgunluk normalde uykusuzluğa (uyku hali) kıyasla daha uzun süreli bir şikayettir. Uykusuzluk, genellikle yeterli süre, dinlendirici bir uyku uyuyamayan veya uykuya dalma sorunu olan kişilerde uyku haline neden olur. Uyku hali tıbbi bir durumun belirtisi olabilir. Yorgunluk, özellikle kronik yorgunluk, genellikle daha büyük tıbbi bir soruna bağlıdır.

Yorgunluk çeken insanlar motivasyon ve enerjiden yoksun olduklarını hissederler. Yorgunluk ve uyuşukluk aynı değildir, uyku hali ya da uyku isteği yorgunluğa eşlik eden ortak bir semptomdur. “Apati” de yorulmaya yol açabilir.

Yorgunluk Belirtileri Nelerdir?

Yorgunluğun başlıca belirtisi, fiziksel veya zihinsel bir faaliyet sonrasında yorulmaktır (şiddetli yorgunluk). Hasta, dinlendikten veya uyuduktan sonra tazelenmiş hissetmez. Şiddetli yorgunluk, kişinin normal faaliyetlerini yerine getirebilme becerisini zayıflatabilir.

Hastalar, yorgunluğu, özellikle kronik yorgunluğu (kronik yorgunluk sendromu) ezici olarak tanımlıyor ve yorgunluğu daha önce yaşadıklarından tamamen farklı olarak aşırıya kaçmanın sonucu değil, sadece motivasyon kaybı olarak tanımlıyorlar. Yorgunluk, klinik depresyonu olan insanlar arasında yaygın bir semptomdur.

Bazı insanlar, egzersiz sonrasında semptomların daha da kötüleştiğini görürler. Bazen egzersizden birkaç saat sonraya kadar egzersizden bir gün sonra bile keyifsizlik ortaya çıkabilir.

Yorgunluk belirtileri ve bulguları fiziksel, zihinsel veya duygusal nitelikte olabilir. Aşağıda, yorgunluğun bazı olası belirtileri ve semptomları listelenmiştir:

  • Şişkinlik, karın ağrısı, kabızlık, ishal, mide bulantısı, olasılıkla irritabl bağırsak sendromuna benzer sorunlar
  • Kaslarda ağrı veya acı
  • Ağrılı lenf nodları
  • İlgisizlik, motivasyon eksikliği
  • Kronik (uzun süreli) yorgunluk
  • Konsantrasyon zorluğu
  • Baş dönmesi
  • Sanrılar
  • El-göz koordinasyonu bozulması
  • Baş ağrısı
  • Muhakeme zorluğu
  • Kararsızlık
  • Sinirlilik
  • İştah kaybı
  • Huysuzluk
  • Daha düşük bağışıklık sistemi işlevi
  • Kısa süreli hafıza zayıflaması – düşünceleri organize etmek ve söyleyecek doğru sözcükleri bulmakta sorunlar olabilir (beyin sisi)
  • Uyku hali, uyuşukluk
  • Uyarıcılara yavaş tepkiler
  • Normalden daha yavaş refleksler
  • Bulanıklık gibi bazı görme sorunları

Yorgunluk Teşhisi

Yorgunluk birçok hastalığa, yaşam tarzına ve sendroma neden olduğu için ve genellikle kombinasyon halinde çalışan birçok faktöre bağlı olabileceği için teşhis son derece zor olabilir. Doktor, aşağıdaki tanı yöntemlerini ve testleri uygulayabilir:

  • Yorgunluğun niteliklerini değerlendirmek: Hasta yorgunluk şekillerini tanımlayabilirse, örneğin günün belirli saatlerinde semptomların daha kötüye gittiği veya daha iyi olduğunu, gün içinde semptomların kademeli olarak kötüye gittiği konusunda fark edilir nitelikte olabilir.

Uykunun yorulmaya büyük katkıda bulunduğu bilinmektedir. Bu nedenle, hastanın uyku kalitesi, duygusal durumu, uyku düzeni ve stres düzeyi değerlendirilir. Her gün kaç saat uyuduğu ve kişinin uyku esnasında ne sıklıkla uyandığı değerlendirilerek, bilgiler toplanır.

  • Tıbbi geçmiş ve mevcut hastalıklar: Hastaya, doğum yapma, cerrahi müdahale, yakınlardan birini kaybetme gibi yorgunluğa neden olduğu bilinen herhangi bir son olay hakkında bilgi istenir. Doktor mevcut hastalıkları ve hastanın şu anda hangi ilaçları kullandığını öğrenir.
  • Yaşam tarzı: Hastaya yaşam tarzı, diyet, alkol tüketimi gibi bazı sorular sorulur.
  • Fizik muayene: Doktor hastalık bulguları arar.
  • Tanı testleri: Bunlar, idrar testleri, röntgenler, muhtemelen diğer bazı görüntüleme taramaları (şüphelilerinin nedenine bağlı olarak), kan testleri içerecektir. Enfeksiyon, hormonal sorunlar, anemi, karaciğer sorunları veya böbrek sorunları taraması yapılır. Doktor uyku bozukluğunu gidermek için bir uyku değerlendirmesi önerebilir.

Diyabet gibi bir hastalık teşhis edilirse, o zaman bu hastalık tedavi edilir. İyi kontrol altındaki şeker hastalığı genellikle yorgunluk problemini çözecektir. Aynı durum çoğu diğer hastalık ve koşullar için de geçerlidir.

Uzmanlar, ortalama yorgunluğu olanların yaklaşık %50’sinin hastanın 12 ay boyunca etkilendikten sonra durumu açıklayabilecek bir teşhis aldığını söylüyor. Bunların %19.4’ünde kas-iskelet sistemi nedeniyle, %16.5’i psikolojik sorunlardan dolayı acı çekiyor. Bulunan kesin fiziksel sorunlar sadece %8.2’dir.

Yorgunluk Tedavisi

“Yorgunluk nasıl geçer?” Başarılı bir yorgunluk tedavisi, altta yatan nedenleri bulmayı ve bunları tedavi etmeyi gerektirir. Aşağıda bazı örnekler verilmiştir:

  • Anemi veya düşük demir: Demir takviyeleri verilebilir. İsviçre’de bilim adamları, demir takviyesinin düşük demirli kadınlarda yorgunluk semptomlarını azalttığını; ancak demir eksikliğinin yaklaşık %50 oranında anemi olmadığını öğrenmişlerdir.
  • Uyku apnesi: Özel ilaçlar ve tıbbi cihazlar ile tedavi edilir. San Diego Üniversitesi, Kaliforniya Üniversitesi’nden bir tıbbi ekip, obstrüktif uyku apneli hastaların sürekli pozitif hava yolu basıncı (CPAP) tedavisinden sonra daha fazla canlılık ve yorgunluk semptomlarının hafiflemiş olduğunu keşfettiler.
  • Kan şekeri: Kan şekeri seviyelerini düzenleyen ilaçlar ile tedavi sağlanır.
  • Yetersiz aktif tiroit: Hedefe yönelik ilaçlarla tedavi edilebilir.
  • Antibiyotikler: Enfeksiyonlar için kullanılabilir.
  • Obezite: Diyet ve egzersiz rejimi önerilir.

Yorgunluk ve depresyon riski emeklilik sonrasında azalırken; diyabet, kalp rahatsızlığı ve solunum yolu hastalığı gibi diğer hastalıkların gelişme olasılığı aynı kalır.

Yorgunlukla Nasıl Başa Çıkılır?

“Yorgunluğun üstesinden nasıl gelinir?” diye merak edenler için aşağıda genel tavsiyeler mevcuttur:

Uyku:

  • Her gün aynı saatte uyumaya çalışın.
  • Yatak odanızın sıcaklığını rahat bir seviyeye getirin. Ne çok soğuk, ne de çok sıcak olmalıdır.
  • Yatmadan en az 90 dakika önce yemek yemeye özen gösterin.
  • Yatmadan önce beden fiziksel ve zihinsel olarak yavaşlar. Sıcak bir banyo yapın ve dinlendirici bir müzik dinleyin. Stresli ve endişe verici düşüncelerinizi uzaklaştırın.

Yeme ve içme alışkanlıkları:

  • Her gün üç düzenli öğün yemek yerseniz, her gün aynı saatte yemek yerseniz ve dengeli bir diyet izlerseniz, genel sağlık düzelir ve bu nedenle uyku düzeniniz de artar.
  • Çok zayıfsanız, diyetinize daha fazla kalori ekleyin, ancak bunun sağlıklı olduğundan emin olun.
  • Kilolu veya obez iseniz, dengeli bir diyet uygulayın ve sağlıklı vücut ağırlığına ulaşmayı hedefleyin.
  • Şok diyetler yapmayın. Uykunuz bundan etkilenebilir.
  • Alkollü ve kafeinli içecekleri azaltın.

Fiziksel aktivite:

Yorgunluk-fiziksel hareketsizlik-yorgunluk kısır döngüsünü unutmayın. Eğer hareketsizseniz ve fit değilseniz, kendinizi yorgun hissedeceksiniz, demektir. Döngüyü kırın. Herhangi bir fiziksel etkinliği abartmadan, önerildiği şekilde yapın. Ya da doktorunuzla konuşun, spor salonundaki uzmanlara danışın.

Düzenli egzersiz yapanlar daha iyi uyurlar ve diğer insanlara göre yorgunluk şikayeti fazla olmaz. Bu adımların hiçbiri size yardımcı olmuyorsa, doktorunuza danışınız.

Источник: https://www.hastalopedi.com/yorgunluk/

Yorgun Hissetmemizin 9 Nedeni ve Başa Çıkma Yolları

Yorgunluğun Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları

Sabahları yorgun uyanmak, gün içinde yaşanan halsizlik, günlük işleri yaparken yaşanan isteksizlik ve genel bir bitkinlik hali. Çoğu zaman yüksek iş temposu ve şehir yaşamının hızından kaynaklandığı düşünülen bu belirtiler aslında ciddi hastalıkların belirtisi olabilir.

Yorgunluk, normalde bir insanın günlük işlerini yaparken kendini yorgun hissetmesi, yetersiz hissetmesi olarak tanımlanabilir.

Kimi insanlar yaşından hiç beklenmedik bir şekilde atak olabilir ya da genç yaşta kişi yemek yemeye, yatmaya hatta dinlenmeye bile üşenir halde olabilir.

Bu durum bir üşengeçlik mi, enerji düşüklüğü mü ya da hastalıktan mı kaynaklanıyor bunun belirlenmesi çok önemlidir. 

1. Susuzluk

Eğer gün içerisinde doğru bir biçimde su tüketmiyorsanız, uykusuzluğu bizzat çağırıyorsunuz demektir. Su, arabadaki benzin gibi fayda sağlamaktadır. Eğer günlük 2-2,5 litre kadar su içmezseniz bu sizin bütün sisteminizi etkileyecektir. Benzinsiz kalan vücudunuz daima yorgun ve bitkin hissedecektir.

2. Tiroit hastalıkları

Hipotiroidi* başta olmak üzere endokrin hastalıklar da kişinin kendisini çok yorgun hissetmesine neden olur. Hatta hipotiroidi* hastalarının etraflarında tembel olarak tanımlanan kişiler olduğu söylenir. İş yapmak istemeyen, yerinden kalkmakta zorlanan, iş yapma gücünü kendinde hissetmeyen insanlardır bunlar genelde.

Önerilen İçerik: Siz de ‘Kanser’ Olabilirsiniz: Kanser Nedir, Nasıl Korunulur?

Yine endokrin hastalıklarından şeker hastaları da sürekli yorgundurlar. Bu insanlar kendilerini yorgun, bezgin ve güçsüz hissederler. Şeker seviyeleri yüksek olduğu zaman günlük yaşamları bile kesintiye uğrayabilir.

3. Kansızlık

Yorgunluğun en sık görüldüğü hastalık grubu anemidir. Çünkü oksijen taşıyan hemoglobinin eksikliği kişinin kendini yorgun ve halsiz hissetmesine neden olur. Bu durumda kişiye mutlaka bir uzman doktor muayenesi ve gerekli tetkikler yaptırılmalıdır. Gerekli tedavi planlaması kansızlık giderildikten sonra yorgunluk hissinin de kaybolduğu görülecektir.

4. Uyku Apnesi

Yaşam kalitesini bozan en önemli sorunlardan olan uyku apnesi de yorgunluğun önemli sebeplerinden birisidir. Yeterli sürede, kaliteli bir uyku uyuyamayan kişiler kendisini ertesi gün aşırı yorgun hissedecektir. Bu durum gün içerisindeki tüm faaliyetlere yansır. 6-8 saatlik iyi bir gece uykusunun sağlık için önemi çok büyük.

Bölünmüş, kalitesiz, eksik ya da fazla uyku şunlara yol açabiliyor: Bağışıklık sistemini ciddi derecede bozuyor. Hafızayı önemli ölçüde zayıflatıyor, dikkat dağınıklığı yaratıyor. Zihinsel ve fiziksel performansı düşürüp problem çözme yetisini azaltıyor.

Şeker Hastalığına yatkınlığa, tokken bile sık acıkmaya (gece nöbeti tutanlarda) kilo artışına neden oluyor.

5. Depresyon ve stres

Yorgunluğa yol açan hastalıklardan ikinci sırada depresyon gibi psikosomatik hastalıklar gelir. Depresyon da kişilerin kendisini yorgun hissetmesine neden olabilir.

Gün içinde yaşadığınız ufak ufak stresler, trafik gerginliği, arkadaşlarla münakaşa, patronun iş üstündeki gerginliği gibi pek çok şeyle uğraşmak zorunda kalan insan için stresin yorgunluğa neden olması çok doğaldır.

Yaşadığımız stres ve hayatla ilgili çözemediğimiz konulardan ortaya çıkan ufak ufak depresyonlarımız ruh halimizin kötü olmasına yol açmaktadır. Ruh kendini kötü hissettiğinde ise vücut kendini aynı şekilde yorgun, bitkin ve kötü hissedecektir.

Önerilen İçerik: Hayatımızdaki Stresin Etkilerini En Aza İndirme Yolları

6. Mevsim Geçişleri

İnsanlar tahmin ettiklerinden daha kuvvetli bir biçimde yaşadığı dünyaya bağlıdır. Dünya belli değişimler geçirirken onunla yaşayan insan da aynı şekilde bu değişime dâhil olur. Dünya’nın değişmekte olduğu dönemler ruhumuz bu değişimden olumlu veya olumsuz bir biçimde etkilenebilir. Bu da yorgunluğa ve bitkinliğe sebep olacaktır.

7. Yetersiz Güneş Işığı

İnsanın su gibi bir diğer enerji kaynağı ise Güneş’tir. Güneş yeryüzünün en büyük enerji kaynağı olarak bütün bitki âlemini, hayvanlar âlemini beslediği gibi insanı da beslemektedir. Güneş’ten alınan D Vitamini vücudunun enerji mekanizmasının en önemli kaynağıdır. Eğer D vitamini vücuda yeteri kadar gelmezse insanın enerjisi düşük kalacaktır.

8. Fiziksel Güçsüzlük

Yorgunluk, fiziksel güç ve kondisyonla da çok ilgilidir. Kondisyonlu ve güçlü bir kişi daha geç yorulur. Yaşa göre sağlıklı beslenerek ve düzenli fiziksel aktivite ile kas kuvvetini artırmak ve korumak yorgunluğun önüne geçebilir.

9. Hijyen ve Düzen

Ne alaka diye düşünmeyin! İnsan etrafından bire bir, etkilenen bir varlık. Hal böyle olunca da etrafınız nasılsa siz de öyle oluveriyorsunuz. İçinde bulunduğunuz ortam hijyeniz ve derli toplu olduğu takdir de siz de kendinizi temiz ve düzen içinde hissediyorsunuz. Böylece modunuz düşmüyor ve yorgun hissiniz ortadan kalkıyor. Aksi takdirde karmaşıklık sizi yorgun hissettirecektir.

Ne zaman doktora başvurulmalıdır?

Kişi, daha önce yorulmadan rahatlıkla yapabildiği işleri artık yorularak yapıyorsa bir doktora başvurmalı, yorgunluğun sebebi araştırılmalıdır. Hatta kişinin öz güveninin azalması, kendine eskisi kadar iyi bakmaması da bir soruna işaret olabilir. Geçici yorgunluklar çok önemli sayılmamaktadır ancak kronik yorgunluk olduğunda bu durum mutlaka önemsenmelidir.

Enerjinizi doğru kullanmayı öğrenin

Çalışma ve dinlenme periyotları doğru ayarlanmalıdır. Kısa ve sık dinlenme aralıkları verilerek yorgunluğun ortaya çıkması önlenebilir. Çalışma ortamının iyi havalandığından emin olunmalıdır.

Çok sıcak veya çok soğuk ortamlar vücudumuzda ekstra bir stres yaratır. Vücudun çok hafif düzeyde susuz kalması dahi metabolizmayı yavaşlatır.

Bu nedenle günde en az 8-10 bardak su içilmesi, kahve ve çayın mümkün olduğunca az tüketilmesi gerekir.

Düzenli uyku ile yeterli ve dengeli beslenme, bağışıklık sisteminin güçlü olması için gereklidir.

Düzenli yapılan 30 dakikalık yürüyüş, vücut ağırlığının dengelenmesine, kemik sağlığının korunması ve geliştirilmesine yardımcı olmaktadır.

Düzenli egzersiz ile metabolizma hızlanır, daha fazla enerji oluşumu sağlanır. Kalp damar sisteminin ve solunumun düzenlenmesini, dokulara yeterli düzeyle oksijen taşınmasını sağlar.

Önerilen İçerik: Hayatı Ertelemek: Tembellik mi, Hastalık mı?

Uyarı: En doğru bilgi için doktorunuza danışın.

Rapor Et

Источник: https://www.kooplog.com/insanin-yapmak-istediklerinin-onundeki-en-buyuk-engel-olan-yorgun-hissetmenin-9-nedeni/

Kanser yorgunluğu: Neden olur ve nasıl başa çıkılır?

Yorgunluğun Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları

Kanser yorgunluğunun tam sebebi ve en iyi nasıl tedavi edileceği her zaman kesin olarak belli değildir.Doktorların kanser yorgunluğu hakkında ne bildiklerini ve bu konuda neler yapabileceğinizi öğrenin.

Yorgunluk, genellikle yorgun, zayıf veya bitkin hissetme olarak tanımlanır ve kanser tedavisi sırasında çoğu insanı etkiler. Kanser yorgunluğu kanserin kendisinden veya tedavinin yan etkilerinden kaynaklanabilmektedir.

Kanser yorgunluğunun sebepleri

Kanser yorgunluğu birçok faktörden kaynaklanabilir ve sizin kanser yorgunluğunuza katkıda bulunan faktörler bir başkasınınkinden tamamen farklı olabilir. Bununla birlikte, katkıda bulunan olası etmenler aşağıdakileri içerir:

  • Kanseriniz vücudunuzda değişikliklere sebep olabilir ve bunun sonucunda yorgunluğa yol açabilir. Örneğin, bazı kanserler yorgunluğa neden olduğu düşünülen sitokin adı verilen proteinleri salgılar.

Diğer kanserler vücudunuzun enerji ihtiyacını artırabilir, kaslarınızı zayıflatabilir, bazı organların (karaciğer, böbrek, kalp veya akciğerler gibi) hasar görmesine neden olabilir veya vücudunuzun hormonlarını değiştirebilir ve bunların hepsi yorgunluğa neden olabilir.

  • Kanser tedavisi. Kemoterapi, radyasyon terapisi, ameliyat, kemik iliği nakli ve biyolojik terapinin hepsi yorgunluğa sebep olabilir. Kemoterapi veya radyasyon terapisi, hedeflenen kanser hücrelerinin yanında sağlıklı hücreleri tahrip ettiğinde yorgunluk yaşayabilirsiniz.

Yorgunluk, vücudunuz sağlıklı hücre ve dokulara verilen hasarı tamir etmeye çalışırken ortaya çıkabilir. Tedavinin anemi, bulantı, kusma, ağrı, uykusuzluk ve ruh hali değişiklikleri gibi bazı yan etkileri de yorgunluğa sebep olabilir.

  • Tedavinizin çok fazla sağlıklı kırmızı kan hücresini tahrip etmesi halinde anemi ortaya çıkabilir. Kanser kemik iliğinize yayılıp kan hücresi üretimini etkiler veya kan kaybetmenize neden olursa da anemi ortaya çıkabilir.
  • Ağrı. Kronik ağrı yaşıyorsanız, daha az hareket edebilir, daha az yemek yiyebilir, daha az uyuyabilir ve depresifleşebilirsiniz ve bunların hepsi yorgunluğunuza katkıda bulunabilir.
  • Kanser teşhisi ile ilişkili kaygı, stres veya depresyon da yorgunluğa neden olabilir.
  • Geceleri daha az uyuyorsanız veya uykunuz sıklıkla bölünüyorsa yorgunluk yaşayabilirsiniz.
  • Kötü beslenme. Verimli çalışabilmek için sağlıklı beslenme şekillerinin sağladığı enerjiye ihtiyaç duyarsınız. Kansere yakalandığınızda, besin maddelerini işleme gereksiniminiz ve ihtiyacınızda değişiklikler olabilir. Bu değişiklikler kötü beslenmeye yol açarak yorgunluğa sebep olabilir.

Örneğin, vücudunuz besinleri yeterince iyi işleyemediğinden, normalden fazla besine ihtiyaç duyabilirsiniz. İştahınızın azalması veya mide bulantısı ve kusma gibi tedavi yan etkilerinin yemek yemeyi zorlaştırması halinde, daha az besin alabilme ihtimaliniz yüksektir.

  • İlaçlar. Ağrı kesici gibi bazı ilaçlar yorgunluğa sebep olabilir.
  • Egzersiz azlığı. Hareketli bir yaşam sürmeye alışıksanız, bunun ardından yavaşlamak yorgun hissetmenize neden olabilir. İyi günler de kötü günler de yaşasanız, elinizden geldiğince normal aktivite seviyenizi korumaya çalışın.
  • Hormonal değişiklikler. Kanser tedavisi esnasında pek çok hormonal değişiklikler meydana gelebilir. Hormonal terapiler bazı kanserleri tedavi etmek için yaygın kullanılan bir yöntemdir ve vücudunuzdaki hormonlardaki bu değişim önemli ölçüde yorgunluğa neden olabilir. Hormonal değişiklikler, cerrahi müdahale, radyoterapi veya kemoterapi gibi tedavilerin yan etkileri olarak da ortaya çıkabilir. Tiroid bezi, adrenal bezler, testisler veya yumurtalıklardaki değişikliklerin hepsi yorgunluğa neden olabilir.

Kanser olan herkes yorgunluk yaşamaz. Eğer yaşıyorsanız, kanser yorgunluğu seviyeniz farklılık gösterebilir —  hafif bir enerji eksikliği hissedebilir veya tamamen tükenmiş hissedebilirsiniz.

Kanser yorgunluğunuz epizodik olarak ortaya çıkabilir ve kısa bir sürede sona erebilir veya tedaviyi tamamladıktan sonra birkaç ay sürebilir.

Ne zaman doktora görünmeli?

Kanser tedavisi sırasında biraz yorgunluk beklenir. Ancak, kanser yorgunluğunun kalıcı olduğunu, haftalarca sürdüğünü ve günlük işlerinizi yapmanıza engel olduğunu fark ederseniz, doktorunuza bildirin.

Aşağıdakileri yaşarsanız derhal doktorunuza bildirin.

  • Kafa karışıklığı
  • Baş dönmesi
  • Denge kaybı
  • Yataktan 24 saatten uzun süre çıkamama
  • Ciddi nefes darlığı
  • Kötüleyen bulgular ve belirtiler

Doktorunuza ne söylemelisiniz

Yorgunluk hissediyorsanız doktorunuz sizi muayene edebilir ve belirtilerinizin ciddiyetini ve doğasını değerlendirmek için size sorular sorabilir. Bu doktorunuza kanser yorgunluğunuza neyin sebep olduğu ve yorgunluğu nasıl tedavi edeceği konusunda ipuçları verir.

Doktorunuz aşağıdakiler gibi sorular sorabilir:

  • Yorgunluk yaşamaya ne zaman başladınız?
  • Tanı konulmasından sonra ilerledi mi?
  • Ne kadar ciddi?
  • Ne kadar sürüyor?
  • Yorgunluğunuzu ne azaltıyor?
  • Yorgunluğunuzu ne daha da kötüleştiriyor?
  • Günlük hayatınızı nasıl etkiliyor?
  • Nefes darlığınız veya göğsünüzde rahatsızlık var mı?
  • İyi uyuyabiliyor musunuz?
  • Nasıl ve ne ile besleniyorsunuz?
  • Duygusal olarak nasıl hissediyorsunuz?

Bu sorulara ilaveten, doktorunuz muhtemelen bir fiziksel muayene yapacak ve tıbbi geçmişinizi, aldığınız tedavinin türü ya da türlerini ve aldığınız tüm ilaçları değerlendirecektir. Durumunuza uygun kan tahlili veya röntgen gibi bazı testler önerebilir.

Baş etme stratejileri: Tıbbi tedaviler ve kişisel bakım

Kansere bağlı yorgunluk birçok faktörden kaynaklanabileceğinden, doktorunuz belirtilerinizi azaltmak ve bunlarla baş etmek için birden fazla yöntem önerebilir. Bunlar kişisel bakımı ve belli başlı vakalarda ilaç kullanımını ve tıbbi işlemleri içerebilir.

Tıbbi müdahaleler

İlaçlar yorgunluğunuzun altında yatan sebebi tedavi edebilir. Örneğin, yorgunluğunuzun sebebi anemi ise kan nakli yardımcı olabilir. Kemik iliğinizi daha fazla kırmızı kan hücresi üretmek üzere uyaran ilaçlar da bir seçenek olabilir; ancak herhangi bir ilaçta olduğu gibi bu ilaçlar kullanılırken de uygun önlemler alınmalıdır.

Eğer depresyondaysanız, doktorunuz depresyonu azaltmaya, iştahınızı arttırmaya ve iyi hissetmenize yardımcı olacak ilaçlar önerebilir.

Uyuyabilme yetinizi artırmak yorgunluğunuzun azalmasına yardımcı olabilir. Bazen ilaçlar uyumanıza yardımcı olmada etkili olabilir.

Uygun ağrı yönetimi, yorgunluğun azaltılmasında büyük rol oynayabilir; ancak bazı ağrı kesici ilaçlar yorgunluğu daha da kötüleştirebilir, bu nedenle doğru dengeyi sağlayabilmek için doktorunuzla birlikte çalışın.

Kişisel bakım seçenekleri

Yorgunlukla baş etmek, kendi başınıza uygulayabileceğiniz çözümler gerektirebilir. Aşağıdakileri yapmayı deneyebilirsiniz:

  • Fazla yorulmayın. Gün içinde dinlenmeye özel zaman ayırın. Gün boyunca tek bir uzun süreli dinlenme vaktinden ziyade bir saatten uzun olmayan kısa şekerlemeler yapın.
  • Enerjinizi koruyun. Enerjinizi en önemli faaliyetlerinize saklayın. Kendinizi ne zaman en iyi hissettiğinizi takip edin ve önemli etkinliklerinizi o zamanlarda yapmayı planlayın. Gerektiğinde yardım isteyin.
  • Enerjinizi muhafaza edin. Bol miktarda sıvı içmek ve iyi yemek yemek, enerjinizi yüksek tutmanıza yardımcı olabilir. Kafein ve alkolü kısıtlayın ya da bunlardan kaçının. Bulantı ve kusma yemek yemenizi güçleştiriyorsa, doktorunuzla bu yan etkiler hakkında konuşun.
  • Hareket edin. Kendinizi hazır hissettiğinizde hafta içinde herhangi bir zamanda hafif egzersiz yapmak enerji seviyenizi korumanıza yardımcı olabilir. Tedaviye başladığınız gibi düzenli egzersiz yapmaya başlayın. Egzersiz rutinine alışacaksınız ve bu tedavi esnasında yorgunluğu önlemeye bile yardım edebilecektir.

Yorgunluğunuz hakkında konuşun

Yaşadığınız yorgunluğun sadece kanser deneyiminizin diğer bir parçası olduğunu düşünmeyin. Eğer sinirinizi bozuyorsa veya günlük yaşamınızı etkiliyorsa, artık doktorunuzla konuşmanızın vakti gelmiş demektir.

Yorgunluk, kanseri olanlarda yaygın bir belirti olsa da bu durumunuzu azaltmak veya durumunuzla baş edebilmek için atabileceğiniz adımlar vardır. Yorgun hissediyorsanız, yorgunluğunuza hangi faktörlerin neden oluyor olabileceği ve bunları düzeltmek için neler yapabileceğiniz hakkında doktorunuzla konuşun.

Источник: https://neolife.com.tr/kanser-yorgunlugu-neden-olur-ve-nasil-basa-cikilir/

Yorgunluğunuz Bu 9 Nedenden Kaynaklanabilir

Yorgunluğun Nedenleri ve Başa Çıkma Yolları

Sabahları yorgun uyanmak, gün içinde yaşanan halsizlik, günlük işleri yaparken yaşanan isteksizlik ve genel bir bitkinlik hali. Çoğu zaman yüksek iş temposu ve şehir yaşamının hızından kaynaklandığı düşünülen bu belirtiler aslında ciddi hastalıkların belirtisi olabilir.

*Tiroiditten kansere birçok hastalığın işareti olabilen yorgunluğunuz geçmiyorsa altında yatan nedenin mutlaka araştırılması gerekir. Memorial Ataşehir Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, yorgunluğun en sık görülen nedenleri ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

Yorgunluk, normalde bir insanın günlük işlerini yaparken kendini yorgun hissetmesi, yetersiz hissetmesi olarak tanımlanabilir.

Kimi insanlar yaşından hiç beklenmedik bir şekilde atak olabilir ya da genç yaşta kişi yemek yemeye, yatmaya hatta dinlenmeye bile üşenir halde olabilir.

Bu durum bir üşengeçlik mi, enerji düşüklüğü mü ya da hastalıktan mı kaynaklanıyor bunun belirlenmesi çok önemlidir.  

  • Kansızlık:Yorgunluğun en sık görüldüğü hastalık grubu anemidir. Çünkü oksijen taşıyan hemoglobinin eksikliği kişinin kendini yorgun ve halsiz hissetmesine neden olur. Bu durumda kişiye* mutlaka bir uzman doktor muayenesi ve gerekli tetkikler yaptırılmalıdır. Gerekli tedavi planlaması kansızlık giderildikten sonra yorgunluk hissinin de kaybolduğu görülecektir.
  • Depresyon ve stres:Yorgunluğa yol açan hastalıklardan ikinci sırada depresyon gibi psikosomotik hastalıklar gelir. Depresyon da kişilerin kendisini yorgun hissetmesine neden olabilir.
  • Tiroit hastalıkları:Hipotiroidi* başta olmak üzere endokrin hastalıklar da kişinin kendisini çok yorgun hissetmesine neden olur. Hatta hipotiroidi* hastalarının etraflarında tembel olarak tanımlanan kişiler olduğu söylenir. İş yapmak istemeyen, yerinden kalkmakta zorlanan, iş yapma gücünü kendinde hissetmeyen insanlardır bunlar genelde. Yine endokrin hastalıklarından şeker hastaları da sürekli yorgundurlar. Bu insanlar kendilerini yorgun, bezgin ve güçsüz hissederler. Şeker seviyeleri yüksek olduğu zaman günlük yaşamları bile kesintiye uğrayabilir.
  • Kanser:Yorgunluk, bir takım erken onkolojik hastalıkların belirtisi de olabilir. Kanser hücreleri hastanın tüm vücut sistemlerini bozarak yorgunluğa neden olabilir. Örneğin kansızlık yapmışsa, beslenmeyi bozuyorsa yorgunluk yaratabilir. Bir de tümörler insan organizmasına göre çok hızlı metabolik aktiviteye sahiptir. Yani şekeri daha hızlı tüketir, kişinin kan şekerini düşürür ve oksijeni daha çok harcarlar. Çünkü tümörler hızlı büyüyen dokulardır. Gereksinimleri de çok fazladır ve kişinin aleyhine alıp bunları harcadıkları için de kişi kendini yorgun hissedebilir.
  • Kalp hastalıkları:Kalp yetmezliklerinin de en önemli belirtilerinden birisidir yorgunluk. Hatta kalp hastalıklarının en erken bulgularından birisidir. İster kapak lezyonu olsun, ister kalp damar hastalıkları olsun, bunlar kalbin oksijen ihtiyacını karşılamasına engel oldukları için yorgunluk yaratırlar. Kişi bir kat merdiven bile çıksa yorulur, bacakları kesilir, nefessiz kalır.
  • Enfeksiyon hastalıkları:Vücutta çeşitli nedenlerle ortaya çıkan enfeksiyon hastalıkları da yorgunluğun sık görülen nedenlerini oluşturmaktadır. Bunlar:
  • Hepatit yani karaciğer iltihaplanması
  • Kalbin iç yüzünün iltihabı
  • Kalp zar iltihapları
  • Verem (tüberküloz)
  • Parazit hastalıkları
  • AIDSşeklinde sıralanabilir.
  • Metabolik hastalıklar:Böbrek yetmezliği, karaciğer yetersizliği, kalsiyum yüksekliği ve potasyum düşüklüğü gibi durumlarda da vücuttaki kan tuzları ve minerallerdeki azalmalar yorgunluğun ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu hastalık ve durumların erken dönemde tedavisi çok önemlidir.

     8-Uyku apnesi:Yaşam kalitesini bozan en önemli sorunlardan olan uyku apnesi de yorgunluğun önemli sebeplerinden birisidir. Yeterli sürede, kaliteli bir uyku uyuyamayan kişiler kendisini ertesi gün aşırı yorgun hissedecektir. Bu durum gün içerisindeki tüm faaliyetlere yansır.

  • Fiziksel güçsüzlük:Yorgunluk, fiziksel güç ve kondisyonla da çok ilgilidir. Kondisyonlu ve güçlü bir kişi daha geç yorulur. Yaşa göre sağlıklı beslenerek ve düzenli fiziksel aktivite ile kas kuvvetini artırmak ve korumak yorgunluğun önüne geçebilir.

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/yorgunlugunuz-bu-9-nedenden-kaynaklanabilir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть