Zatürreden Korunma Yolları

Mevsim Hastalıklarından Korunma Yolları

Zatürreden Korunma Yolları

Kışın kapalı mekanlarda geçirilen zamanın artmasına bağlı olarak enfeksiyonların görülme sıklığı da artıyor. İşte; nezle, grip, bronşit, zatürre gibi hastalıklardan korunma rehberi…

Kış mevsiminde güneş ışınlarından daha az yararlanmanın yanı sıra, yoğun strese maruz kalmak da bağışıklığımızın düşmesine neden olarak bizi enfeksiyona açık hale getiriyor.

Bu ayları sağlıklı geçirmenin en doğru yolu öncelikle doktorların önerilerini dinlemekten geçiyor.

Solunum yolu enfeksiyonları birçok kişi tarafından hafife alınsa da yaşam kalitemizi düşüren ve bizi uzun süre işimizden alıkoyan önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor.

Kış aylarında, toplu halde kapalı ve iyi havalandırılmayan mekanlarda bulunmak bakteri ve virüslerin bulaşmasını kolaylaştırıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Sönmez ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kazkayası, üst ve alt solunum enfeksiyonları ve korunma yolları ile ilgili önemli bilgiler verdi.

Kapalı mekanlarda fazla zaman geçirmek soğuk algınlığına neden oluyor


Soğuk algınlığı (Nezle), çeşitli virüslerin yol açtığı ve üst solunum yollarında bazı yakınmalarla seyreden hafif seyirli bir hastalık. Hemen herkes yılda bir-iki kez soğuk algınlığına yakalanabiliyor. Özellikle mevsim geçişlerinde ani ısı değişiklikleri nedeniyle soğuk algınlığı görülme sıklığı artıyor.

Bu nedenle soğuk algınlığı en fazla sonbahar döneminde ortaya çıkıyor. Kapalı mekanlarda daha fazla zaman geçirme, güneş ışınlarından daha az yararlanma ile kötü havalandırma koşulları, enfeksiyonun gelişmesini ve yayılmasını hızlandıran faktörler.

Hastalığa yakalanmanın yaş ve cinsiyetle ilgisi olmasa da çocukların erişkinlere oranla daha duyarlı olduğu belirtiliyor. Soğuk algınlığı en fazla 7-10 gün içinde, tedavi edilmesine gerek duyulmadan kendiliğinden geçiyor.

Ancak hastalık sinüzit, orta kulak iltihabı ve zatürre gibi komplikasyonlara neden olursa hastanın iyileşmesinin zorlaşabileceği ve tedavi süresinin uzayabileceğinin de unutulmaması gerekiyor.

Soğuk algınlığında antibiyotik içmeye gerek yok!


Soğuk algınlığında antibiyotik tedavisine gerek duyulmuyor, belirtilere yönelik tedavi uygulanıyor. Baş ağrısı, kırıklık ve ateş için ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçlar kullanılabiliyor. Burnu tuzlu suyla yıkamak ve C vitamininden zengin besinleri bolca tüketmek de soğuk algınlığında sıkça yararlanılan yöntemler arasında yer alıyor.

Ayrıca burun tıkanıklığını giderici spreyler ya da burun damlaları da tedavide etkili oluyor. İstirahat edilmesi ve stresten uzak durulması, vücut direncinin yeniden kazanılması için son derece önemli.

Sinüzit, orta kulak iltihabı ve zatürre gibi ciddi komplikasyonlara da yol açabilen soğuk algınlığında, bir hafta geçmesine rağmen iyileşme olmaz ve şikayetlerin şiddetlendiği fark edilirse mutlaka bir uzmana başvurulması gerekiyor.

Soğuk algınlığından korunma yolları:

• Kalabalık ve toplu yaşanan kapalı ortamlardan uzak durmaya özen gösterin.

• Soğuk algınlığına yakalanan kişilerle yakın temasa geçmeyin.

• Virüsler bulaştıkları yerlerde canlı kalabiliyor. Bu nedenle özel eşyanızı soğuk algınlığına yakalanan kişilerle kullanmamaya özen gösterin.

• Ellerinizi sık sık sabunlu suyla yıkayın.

Grip tedavisinde sanılanın aksine antibiyotiğe gerek duyulmuyor


Grip tüm dünyayı etkileyen salgınlara yol açabilen influenza virüsünün neden olduğu viral bir enfeksiyon. Toplumda sıklıkla soğuk algınlığı ile karıştırılıyor. Genellikle kış aylarında ortaya çıkan grip, yaz sonlarında da salgın halinde görülebiliyor.

Küçük çocukları, vücut direnci düşmüş yaşlıları ve hasta kişileri daha çok etkisi altına alırken; okul, kışla, fabrika ve bakım evi gibi toplu yaşamın olduğu yerlerde virüs daha kolay bulaşıyor ve hastalık hızla yayılıyor.

Sonbahar ve kış mevsimlerinde toplu ulaşım araçları, sinema ve tiyatro gibi kalabalık grupların bulunduğu yerler de hastalığın bulaşmasını kolaylaştırıyor. Grip 4 ila 5 gün içinde yavaş yavaş düzelmeye başlıyor ve genellikle bir hafta içinde de geçiyor.

Ancak sinüzit, orta kulak iltihabı, zatürre gibi komplikasyonlar gelişirse, özellikle gebelerde, çocuklarda ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde tablo ağırlaşarak hayatı tehdit edebiliyor. Ayrıca hastayı günlerce yatağa bağladığı için ciddi iş gücü kaybına da yol açabiliyor.

Grip tedavisi


Gribin etkin bir şekilde tedavisi için öncelikle yatak istirahati öneriliyor. Yüksek ateşin düşürülmesi ve kas ağrılarının dindirilmesi tedavide en önemli nokta.

Ateşi düşürmek için parasetamol içeren ilaçlardan yararlanılıyor; sanılanın aksine gribin tedavisinde antibiyotiğe gerek duyulmuyor.

Ancak yaşlılar ve çocuklar gibi risk grubundaki kişilerde bakteriyel süperenfeksiyon gelişmişse bunları tedavi etmek amacıyla antibiyotik kullanılabiliyor.

Burun akıntısını azaltan dekongestanlar, boğazda oluşan yanma ve ağrı hissini azaltan gargara, sprey, pastiller ve öksürük şurupları da kullanılabiliyor. Bol sıvı tüketmek ve C vitamininden zengin besinleri sofradan eksik etmemek vücudu güçlendirirken, istirahat ve uyku düzenine dikkat etmek de genel halsizlik ile kas ağrılarının giderilmesinde oldukça faydalı.

Gripten korunma yolları:

• Gribe yakalanan kişilerle yakın temastan kaçının.

• Havlu, bardak gibi özel eşyalarınızı hasta kişilerle paylaşmayın.

• El temizliğine özen gösterin. Elinizi göz ve burnunuzla temas ettirmeyin.

• Özellikle kapalı mekanlardan, havalandırması iyi olmayan yerlerden mümkün olduğunca uzak durun.

• Mevsime uygun giyinmeye özen gösterin. Kıyafetleriniz ne çok ince ne de çok kalın olmalı.

Akut bronşitin nedeni virüs


Akut bronşitin en önemli nedeni virüslerdir. Vücut direnci düştüğünde bu virüsler iltihaba yol açıyor. İltihaplanan bronşlar şişerek balgam üretirler.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben enfeksiyonun alt solunum yoluna inmesi ve akut bronşite yol açması özellikle alerjik hastalarda sıkça görülen bir durum. Tedavide ateş düşürücüler, öksürük şurupları, ağrı kesiciler kullanılıyor.

Balgamı kolay bir şekilde çıkarmak için, bol sıvı alımı ve balgam söktürücüler tedaviye eklenebiliyor. Tedavinin faydalı olması için, sigara tüketiliyorsa mutlaka bırakılması gerekiyor.

Akut bronşit nasıl tedavi ediliyor?
Akut bronşitte yüzde 70 etkenler virüslerdir ve bu nedenle tedavide antibiyotikler ilk planda kullanılmıyor; fakat enfeksiyonun seyrine bakteriyel enfeksiyonlar eklenebildiğinden antibiyotik ihtiyacı doğabiliyor.

Ayrıca KOAH, astım, bronşiektazi, kistik fibroz gibi altta yatan bir akciğer hastalığı bulunan kişilerde akut bronşit seyri çok daha ağır olabiliyor; bu durumlarda balgam kültürü alınması, ampirik antibiyotiğe kültür sonucunu beklemeden erken başlanması hayati önem taşıyor.

Akut bronşitte vücudun eski sağlığına kavuşması ortalama 7-10 gün sürüyor. Ancak yorgunluk, sigara tüketiminin devam etmesi, yetersiz beslenme ve tedavi olmama hastalığın ilerleyerek akciğer iltihabına dönüşmesine yol açabiliyor.

Bu nedenle hastanın mutlaka tedavi olması, vücudunun yeniden direncine kavuşması için istirahat etmesi çok önemli.

Akut bronşitten korunma yolları:

• Hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde mümkün olduğunca sokağa çıkmayın.

• Kapalı ve iyi havalandırılmayan ortamlardan uzak durun.

• Bronşite yakalanmış kişilerle yakın temastan kaçının.

• Sigara tüketmeyin, içilen mekanlarda da bulunmayın.

• Elinizi sık sık sabunlu suyla yıkayın.

• Öksürürken ağzınızı eliniz veya mendilinizle ağzınızı kapatarak damlacıkların yayılımını azaltın.

Zatürre yoğun bakım gerektirecek derecede ağır bir hastalık


Kış mevsiminde daha sık görülen zatürre, bakteri ya da virüslerin yol açtığı ciddi bir akciğer enfeksiyonu hastalığı.

Toplum kökenli pnömoni, ayakta geçirilen hafif bir enfeksiyondan, hastanede yatmaya, hatta yoğun bakımı gerektirecek ağır bir hastalığa kadar farklı klinik seyirlere neden olabiliyor.

Erişkinlerde Streptococcus pneumoniae (Pnömokok) en sık görülen patojenken, çocuklarda ise Respiratuar Sinsityal virüs (RSV) en sık neden olan viral ajan.

Her yaşta görülebiliyor


Her yaşta görülebilen zatürre bebek, küçük çocuklar ve ileri yaştaki bireylerde daha çok ölümcül seyrederken; ileri yaştaki bireylerde, bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde (kortizon kullanan, kemoterapi alan vb.), diyabet, böbrek veya karaciğer yetmezliği olan, dalağı alınmış hastalarda da ölümle sonuçlanabilecek tablolara neden olabiliyor.

Sağlık Bakanlığı’nın istatistiklerine göre ülkemizde her yıl 90 bin zatürre vakası görülüyor ve 2500 kişi hayatını kaybediyor. Ancak uzmanlara göre Türkiye için gerçek rakamların çok daha yüksek olduğu ve her yıl yaklaşık 500 bin kişinin zatürreden etkilendiği düşünülüyor.

Yine Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, ülkemizde 1- 4 yaş arasındaki çocuklarda en sık görülen ölüm nedeninin yüzde 22’sini zatürre oluşturuyor.

Zatürre tedavisi


Zatürre antibiyotikle tedavi edilmesi gereken bir hastalık.

Antibiyotiğin doğru seçilmesi, yeterli doz ve sürede kullanılması tedavi cevabını etkileyen en önemli faktör; antibiyotik seçiminin hastanın enfekte olduğu öngörülen mikroorganizma ve hastaya ait risk faktörleri göz önüne alınarak yapılması gerekiyor.

Buna karşılık pnömokokların gün geçtikte penisilin ve başka antibiyotiklere karşı direnç kazanmaları tedavide bazen sorun yaratabiliyor. Gribin aksine zatürrede yüksek ateşin düşmesi bir haftayı bulabiliyor. Fakat burada beklenilen, antibiyotiğe başlanılmasından sonraki 48.

saatte ateş kontrolünün sağlanması. Tedavide ayrıca öksürüğü hafifleten, ateş düşüren, balgamı sulandıran ve balgamın çıkarılmasını kolaylaştıran ilaçlardan da yararlanılıyor. Tedavisi 1 ila 3 hafta süren zatürrede yatak istirahati de, vücut direncinin yeniden kazanılması için çok önemli.

Zatürreden korunma yolları


Pek çok bakteri ve virüsün neden olduğu zatürreyi kesin olarak önleyecek bir korunma yöntemi yok. Ancak aşı yaptırmak şu an için zatürreyi önlemenin en etkin yolu.

Bu amaçla pnömokok aşısı uygulanıyor.

Özellikle yüksek risk taşıyan kişilerin (kalp, akciğer, kan, böbrek ve diyabet hastaları, dalağı alınmış kişilerin, 65 yaş üzerindekilerin) mutlaka zatürre aşısı yaptırmaları öneriliyor.

Kaynak: Elele

Источник: https://banagore.co/mevsim-hastaliklarindan-korunma-yollari.html

Zatürre (Pnömoni) Neden Olur? – Hastalığına Etkileyen Faktörler

Zatürreden Korunma Yolları

Ölüme sebep olan hastalıkların başında gelen enfeksiyona bağlı ölümlere sebep olan hastalıkları erken teşhisle engelleyebilirsiniz. Bu hastalıkların başında zatürre gelmektedir.

Ölüme sebep olan hastalıkların başında gelen enfeksiyona bağlı ölümlere sebep olan hastalıkları erken teşhisle engelleyebilirsiniz. Bu hastalıkların başında zatürre gelmektedir. Zatürre insanları çok yoran ve ciddi bir hastalıktır.

Zatürre tıptaki adı pnömoni olan hastalık, virüs ve bakterilerin etkisiyle meydana gelmektedir. Ölümcül bir akciğer hastalığıdır. Akciğerlerde meydana gelen iltihaplanmanın sonucunda meydana gelir ve çok ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır.

Ölüme sebep olan hastalıklar sıralamasında beşinci sıradayken enfeksiona bağlı ölümler sıralamasında ilk sırada yer almaktadır. Sigara kullananlarda, kronik rahatsızlığı olanlarda, bağışıklık sisteminde sorun olanlarda, çocuklarda ve genelde yaşlılarda görülmektedir.Üç tipi vardır.

Bunlardan en yaygın olanı virüslerden kaynaklanan zatürredir.İkinci sırada yer alan ve daha ağır hastalık olan lober zaürresidir. Üçüncü sırada yer alan zaatürre çeşidi de bronköpnomidir.

Bronköpnomi akciğer hastalıklarının iyi tedavi edimemesi sonucu ortaya çıkmaktadır.

 Zatürre neden olur? Zatürreye neden olan virüsler ve bakteriler vücuda herhangi bir yoldan girerler ve girdiklerinde akciğerde bulunan oksijen ve karbondioksit değişimini sağlayan alveollere yerleşir ve böylece iltihaplanmaya sebep olur.

Oksijen yönetimi hayati önem taşımaktadır ve alveollere yapışan virüs ve bakteriler akciğerin görev yapmasını engelleyerek tedavi edilmezse ölümle sonuçlanır. Bazı ölümlere zatürre hastalığı neden olur. 

Bu konuda erken teşhis büyük önem taşımaktadır. Bazı griplerde ilerlediğinde zatürre dönüşebilmektedir. İnsanlar kendileri kendisini korumalıdır.

Zatürrenin Belirtileri Nelerdir

Hayatınızı ciddi şekilde etkilemesi sebebiyle gribe yakalandığınızı düşünebilirsiniz.

Şiddetli baş ağrısı, baş dönmeleri, sürekli öksürme, üşüme, titreme, yorgunluk hissi, çok idrara çıkamama, yüksek ateş, nefes alıp vermede zorluklar, bulantı, kusma, nefes darlığı, devamlı sarı-yeşil balgam, nefes alırken göğüste ağrı, böbrek yetersizliği, karaciğer fonksiyonlarında bozulma ve sinir sisteminde bozulmalar zatürreenin belirtilerinden sayılabilir.

Zatürre Bulaşıcı Mıdır?

Zatürre bulaşıcı bir hastalıktır. Ancak zatürre mikrobu alan herkes zatürre olacak diye bir şey yok.Çocuklar soğuk su içtiğinde boğazlarında oluşan bakteri florasında bozulmalar yaşanır ve hastalık ortaya çıkar. Bu soğuk su fırsat kollayan bakterilerin çoğalmasına sebep olur.

Zatürre olan kişilerle aynı çatal kaşığı kullanmak, aynı bardaktan su içmek ve temasta bulunmak o hastalığın size de geçmesine neden olur. Ayrıca vaktinde uygun tedavi uygulanmayan ve iyi tedavi edilmeyen bronşitte zatürreye dönüşüp ölümcül olabilir. Zatürre olduğunuzu günlük ihtiyaçlarınızı yerine olması gerektiği gibi getiremediğinizde anlarsınız. Bu hastalık ciddi sıkıntılar verir.

Yukarıda zatürrenin belirtilerini saydık bunları hissettiğinizde biraz dinleneyim geçer bir ağrı kesici alsam bir şeyim kalmaz gibi düşüncelerin içine girmeyin. Bu belirtileri hissettiğiniz an doktora gitmeniz gerekmektedir ve kesinlikle ertelemeyin.

Zatürre teşhisi uzman bir doktor tarafından konulmalıdır ve bu tanıyı koyarken akciğerlerinizi dinleyerek akciğer solunum fonksiyonu bozukluklarıdır. Bunun yanı sıra akciğer filmi ve kan testide yapılmalıdır. Tanı koymada bu yöntemlerde sayılabilir.

Zatürreden Korunma Yolları Nelerdir

Zatürreden korunmak için zatürre aşısı vurdurmak gerekir. Bu aşının adı pnomokok aşısıdır. Koruyucu bir etkiye sahiptir. Ama herkese yapılmalıdır diyemeyiz. Bu aşı zatürreye sebep olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıkan yirmi üç tip mikroorganizma için geliştirilmiştir.

Aşılanması gereken insanlar arasında; Kalp hastalığı olanlar, altmış beş yaş üzerindeki insanlar, kronik böbrek ve kalp hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerdir. Aşı doktor kontrolünde ve doktor tavsiyesiyle yapılmalıdır. Aşı olma süresi kişiden kişiye ve özel durumlara göre değişim göstermektedir.

Aşı olmak istemeyenler doğru ve dengeli beslenmeli sigara ve alkolü hayatından çıkarmalıdır. Kimi insanlarda hafif öksürük ve ateş sonucu atlatılabilir. Kimilerinde son derece ciddi sonuçlar meydana gelir. Zatürrenin nedenleri virüs ve bakterinin vücuda girmesidir.

Bu virüsler neden ve nerede oluşur? Bu virüs ve bakteriler dışarıda kalmış olan yiyeceklerin sıcaklığın etkisiyle bozulmasından, egzoz gazı gibi çevreye yayılan kirli gazların ve atıkların solunmasından meydana gelebilir. Soğuk su içildiğinde özellikle çocukları uyarırız.

Zatürre Tedavi Yöntemleri Nelerdir

Erken teşhis bu hastalıkta gerçekten ve ciddi anlamda hayat kurtarır. Zatürre tedavisinde antibiyotikler ilk sırada yer almaktadır. Hastalığın tedavisinde izlenecek yol tanının konulmasıyla doğru orantılı olarak değişkenlik gösterir. Erken teşhis edilen zatürrede hasta evinde tedavi olabilirken

Geç kalınan teşhislerde hastanede hatta yoğun bakımlarda tedavi edilmesi gerekebilir. Vaktinden sonra uygulanan tedavi hastalığın çok çabuk ilerlemesine ve farklı hastalıkların ortaya çıkmasına da neden olur. Bu oluşan hastalıklar arasında kalp hastalıkları, üst solunum yolu hastalıkları, beyin zarında iltihaplanma, kanserler meydana gelebilir.

Zatürre Risk Faktörleri

Kronik hastalıklar: Akciğer hastalıkları (KOAH, bronşektazi, akciğer kanseri), kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları, şeker hastalığı, sinir sistemi hastalıkları (Kas hastalıkları, inmeler, bunama), yutma güçlüğü yapan durumlar (çene, kas, sinir hastalıkları, tümörler, yemek borusu hastalıkları), bağışıklık sistemi hastalıkları (AIDS, kan ve lenf bezi kanserleri)

  • Sigara kullanımından vazgeçmemek.
  • Alkol almaya devam etmek
  • Kusmalar yaşamak
  • Geçirilmiş uzun süreli ameliyatların olması
  • Grip salgınlarında bağışıklık sistemi zayıf olanlar

Kış aylarında bağışıklık sistemi fazlaca zarar görür. Soğuk neredeyse bütün hastalıkların başıdır. Soğuk su içmemeliyiz, Kendimizi özellikle sırt ve ciğer bölgelerini bir yelek hırka yardımıyla korumalıyız. Vücudunuzda en ufak bir belirti halsizlik hissi falan olduğunda direk beklemeden doktora görünmelisiniz. Antibiyotik kullanırken bol bol su tüketilmelidir.

Antibiyotiğe alerjisi olanlar için tedavi süresi uzamaktadır ve virüslerin varlığı tedaviye cevap vermeyi geciktirir. Hastalık boyunca dinlenmek çok önemlidir ve su tüketilmelidir. Günlük tükettiğiniz  yiyecekler arasına bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besinler eklemelisiniz.

Bünyenizi kuvvetlendiren bu yiyecekler sayesinde virüs ve bakterilerle daha kolay savaşabilirsiniz.

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://akciger.info/zaturre-neden-olur.html

Zatürre: Hastanın görünümü, bulaşma yolları, belirtileri, tanısı, tedavisi ve aşısı

Zatürreden Korunma Yolları

Zatürre, bakterilerin yol açtığı, yüksek ateş, öksürük ve koyu balgamla kendini belli eden bir hastalıktır. Bu bakterilerin neden olduğu her 100 zatürreden 5’i ölümle sonuçlanır.

Ayrıca bu bakterilerin kanda görülmesi ve bütün vücuda yayılması ciddi rahatsızlıklara yol açar. Bunların başında menenjit gelir. Belirtileri aniden ortaya çıkabileceği gibi, kronik ve uzun süreli bir seyir de gösterebilir.

Küçük çocuklarda ve yaşlılarda şiddetli seyreder ve ölüme yol açabilir.

A.B.D’de yaklaşık 200 bin kişi pnömokokların neden olduğu zatürreye yakalanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada her sene 100 kişiden 1-2’si zatürre olmaktadır.

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre her yıl yaklaşık 90 bin zatürre vakası görülmektedir. Bu hastalardan 2-3 bini hayatını kaybetmektedir.

Zatürre mikrobunun antibiyotiklere karşı direnç kazanması da bu hastalığın ciddiyetini arttırmaktadır.

ZATÜRRE HASTASININ GÖRÜNÜMÜ NASILDIR?

Zatürre hastasının ateşi 39-40 dereceye kadar yükselmiştir. Bu ateş, şiddetli bir titremeden sonra yükselebilir. Hastanın rengi solmuştur ve sık sık hırıltılı bir şekilde öksürür. Hastada yorgunluk, halsizlik vardır ve vücut direnci zayıf düşmüştür. Endişeli bir ruh hali görülür. Ayrıca hastanın dudakları morumsu bir renktedir ve dili kurumuştur.

Yaşlılarda zatürreyle birlikte vücut ısısı düşebilir. Sonuçta şok denen durum ortaya çıkar. Öksürük ve ateş yükselmesi olmayabilir.

ZATÜRRENİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Zatürreli hastalarda 40 dereceye varan ateş, koyu balgam çıkarma, titreme, öksürük ve yorgunluk görüldüğünü belirtmiştik. Bunların dışında da düzeltilmesi gereken, dikkat çekici bazı bulgular vardır. Göğüs ağrısı artar ve sırta, kürek kemiğine doğru yayılır. Nefes alıp verirken ve öksürürken bel ağrısı çok sık karşılaşılan bir bulgudur. Bunların dışında şu belirtileri sıralayabiliriz:

  • Şiddetli baş ağrısı ile baş dönmesi
  • Hızlı solunum, endişelenme ve bayılacağını hissetme
  • Boğazda, kaslarda ağrı olması
  • Nefes alıp verirken sırtta batma tarzında bir ağrı
  • Dudakların morarması ve dudaklarda uçuk tarzı yaralar meydana gelmesi
  • Dalgın ve yorgun bir halde olma, söylenenleri algılamada zorluk çekme
  • Çok fazla su içme isteği ve idrar miktarının azalması
  • Çok şiddetli ve ilerlemiş vakalarda koma hali görülür.

Bu belirtilerin hepsinin birarada olması gerekmez. Bunlardan bir kaçının olması, zatürre olma ihtimalini gösterir. Vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

ZATÜRRE NASIL BULAŞIR?

Zatürreye neden olan bakteriler, yakın temas sonucu, solunumla beraber vücuda alınır. Üst solunum yollarında, burun ve ağzın birleştiği yerde yerleşip çoğalırlar. Burada gruplar halinde yer alırlar.

Kalabalık yerler, kapalı alanlar, insanların toplu halde yaşadığı okullar, askeriye ve yurtlar zatürrenin bulaşma ihtimalinin fazla olduğu yerlerdir. Salgın şeklinde ortaya çıkabilir fakat soğuk algınlığı kadar bulaşıcı değildir.

Bulaşması için en uygun ortam bir arada yaşayan ailedir. Özellikle küçük çocuklar arasında yaygındır.

ZATÜRRE TANISI VE TEDAVİSİ

Hastanın şikayetleri ve yapılacak fiziki muayene sonrası büyük ölçüde tanı konur. Doktor, akciğerleri dinlediğinde, solunumun anormal olduğunu anlar. Solunum sırasındaki ses değişmiştir. Bunun dışında akciğerin filminin çekilmesi tanı için önemlidir.

Ayrıca, yapılacak kan sayımı, kanda bakterinin araştırılması, bazı testler kesin tanı konmasını sağlar.

Zatürrenin tedavisi hastalığın şiddetine göre değişmektedir. Hastalığın hafif seyrettiği hastalarda antibiyotik kullanımı ve balgam yumuşatıcılarla hem hastalık tedavi edilir, hem de hasta rahatlar.

İlaçlar, enjeksiyon yoluyla ya da ağızdan verilerek uygulanır. 2-3 gün sonra yapılacak kontrollerle hastalığın seyri hakkında bilgi elde edilir.

Hastalığın ağır seyrettiği durumlarda, kişinin hastaneye yatırılması gerekir. Yaklaşık 10 gün süren bir tedavi uygulanır. Hastanın durumuna göre bu tedavinin süresi uzatılır ya da kısaltılır. Gerekirse oksijen desteği ile hastanın solunumu kolaylaştırılır. Damardan antibiyotik ya da sıvı verilir.

ZATÜRRE AŞISI

Zatüre hastalığı ölüme yol açan teh bir hastalık olduğundan bu hastalığın tedavisi kadar zatürreden korunmak da çok önemlidir. Yapılan aşıyla hastalığa, neden olan mikroplara karşı bağışıklık kazanılır. Bu bağışıklı yıllar sürebilir. 5-6 yıl sonra aşının tekrarlanmasında fayda vardır. Bebek doğduktan iki ay sonra uygulanabilir.

Özellikle risk grubundaki kalp hastaları, alkol ve sigara kullananlar, şeker hastaları, bazı kalp hastalıkları olanlar, 60 yaşın üzerindeki kişiler için uygulanmalıdır. Bağışıklık sistemi zayıf olan hastalarda da mutlaka uygulanmalıdır. Bu kişilerin hastalığa yakalanması kolaydır. Özellikle HIV virüsünü taşıyanlar ve AİDS‘li kişilerin aşı olması gerekir.

Yukarıda belirttiğimiz risk faktörlerine sahip olan kişilerin aşı olması, hastalığa yakalanma ihtimalini oldukça azaltır. Aşıdan başka, bu risk faktörlerinin de ortadan kaldırılması koruyucu bir tedbir olarak düşünülebilir.

Источник: https://xn--salk-1wa3i.net/zaturre.html

Zatürreden korunmanın yolları

Zatürreden Korunma Yolları

Kapalı mekanlarda ve toplu taşımada, hastanın öksürmesi veya hapşırması mikrobun bulaşması için yeterli olur. Tedavideki gelişmeler ve aşılama sayesinde günümüzde daha kolay tedavi edilse de, hala ölümcül olabiliyor. Dünyada her yıl 4.

5 milyon kişinin hayatını kaybetmesine neden olan bu hastalığın adı; zatürre! Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu zatürreye karşı alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Kapalı mekanlardan uzak durun

Zatürre mikrobu solunum yoluyla kolaylıkla bulaşabildiği için risk grubundaysanız kapalı mekanlardan mümkün olduğunca kaçının. Eğer mutlaka bulunmanız gerekiyorsa maske takmayı ihmal etmeyin.

Ellerinizi sık sık yıkayın

Özellikle toplu taşıma gibi kalabalık ortamlarda bulunduktan ve tokalaştıktan sonra, yemeklerden önce ellerinizi mutlaka sabunla yıkayın. Prof. Dr.

Çağlar Çuhadaroğlu yıkama süresini kısa tutmamanız gerektiği uyarısında bulunarak, “Bu durumda mikroplar yeterince temizlenemiyor ve hastalık yayılmaya devam ediyor.

Mikroplardan arındırmak için ellerinizin her bölgesini (bilekler, avuç içleri, parmaklar, parmak araları, el sırtı ve tırnak içleri) sabunla en az 15'er saniye ovmayı ihmal etmeyin” diyor.

Uykusuz kalmayın

Güçlü bir bağışıklık sistemi için, günde 7-9 saat uyumaya özen gösterin. Hafta sonları da dahil olmak üzere uyku düzeninizi bozmayın ve alkol, kafein ile geç saatlerde yemek yemek gibi uyku kalitenizi olumsuz etkileyecek olan etkenlerden de kaçının.

Bol bol su için

Zatürreden korunmanın bir başka önemli yolu da, her gün bol bol su içmek. Prof. Dr.

Çağlar Çuhadaroğlu, ağız ve buruna ulaşan mikropların, bu bölgeler kuru ise daha rahat yerleştiklerine dikkat çekerek, “Burun ve ağız bölgesinin nemli kalması için sadece yaz aylarında değil, sonbahar ve kış aylarında da bol su içmek çok önemli. Bu nedenle her gün 2 – 2.5 litre su içmeyi asla ihmal etmeyin” diyor.

Beslenmenize dikkat edin

Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Bunun için süt ve süt ürünleri, protein kaynakları (et, yumurta ve baklagil gibi), mevsim sebze ile meyveleri ve karbonhidrat kaynaklarını (tahıllar) sofranızdan eksik etmeyin.

Kahvaltı başta olmak üzere öğünlerinizi aksatmamanız da çok önemli. Eksik beslenmenin yanı sıra katkılı besin kullanımı da enfeksiyonlara zemin hazırlayabiliyor.

Gıdaların dayanıklılığını artırmak için kullanılan katkıların bazılarının antibiyotik etkili olması, bağırsaktaki yararlı mikropları öldürebiliyor ve dışarıdan gelen zararlıların hastalık yapmasına neden olabiliyor.

Sigara içilen ortamlarda bulunmayın

Sigara gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmanız da çok önemli. Çünkü sigara hava yollarının yapısını bozarak mikropların bu bölgeye yerleşmelerine imkan tanıyor.

Sigara içindeki zararlılar, hava yolunun içini döşeyen ve hava yolunu enfeksiyonlara karşı koruma sağlayan zarı aşındırıyor. Mikroplar aşınan bu zara kolayca tutunup kana karışıyor.

Günde 10-20 sigara içen kişilerde zatürre 2.3 kat, 1 paket içenlerde ise 4 kat fazla oluyor.

Grip aşısı olun

Zatürreden korunmak için en etkili yöntemlerden biri de, grip aşısı yaptırmak. Çünkü grip zatürreye çevirebiliyor veya hastalığın oluşumuna zemin hazırlayabiliyor.

Özellikle çok sayıda kişiyle temas edenlerin, 65 yaş ve üzeri kişilerin, hamilelerin, KOAH ve astım gibi kronik akciğer hastalıkları olanların, diyabet hastalarının, kalp ve damar hastalarının her yıl Ekim – Kasım aylarında grip aşısı yaptırmaları öneriliyor. Prof. Dr.

Çuhadaroğlu, toplumda grip aşıları hakkında doğru sanılan birçok yanlış bilgi olduğuna dikkat çekerek, “Örneğin aşının koruyucu etkisi 2 haftada oluştuğu için bu süreçte grip olunduğunda aşıdan kaynaklandığı düşünülüyor. Oysa sanılanın aksine aşı cansız virüs içerdiği için grip yapmıyor.” diyor.

Zatürre aşısı yaptırın

Pnömokok zatürreye en sık neden olan mikroptur.

KOAH ve astım hastaları, kronik hastalıkları olanlar (böbrek, karaciğer, diyabet), kalp ve damar hastaları, bağışıklık yetmezliği ve bağışıklık sistemini baskılayan tedavi görenler ile 65 yaş ve üzeri hastaların zatürreye en sık neden olan pnömokok mikrobuna karşı aşılanmaları öneriliyor. Yaşam boyunca bir veya iki kez yapılması çoğu kez yeterli oluyor.

Klimalara dikkat

Klimalı ortamda bulunuyorsanız eğer doğrudan esintinin altında olmamaya özen gösterin. Çünkü klimaların filtre sistemlerinde uygun nem ve ısıda üreyen “lefionelle pnömonisine” maruz kalabilirsiniz. Toplumdaki bilinen adıyla lejyoner hastalığı özellikle risk altındaki kişilerde ölümcül olabiliyor.

Soğuk havada atkı kullanın

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu hastalıklardan korunmak için mutlaka burnunuzdan nefes almanız gerektiğini hatırlatarak, “Çünkü soğuk havayı doğrudan ciğerlere çekmek sorun oluşturuyor.

Soğuk hava burun, boğaz ve hava yolu iç zarının soğumasına kan akımının bozulmasına, zarın çatlamasına, zar üstündeki koruyucu tüylerin işlev bozukluğuna neden oluyor. Burun solunumu yapısı gereği havayı ısıtıp nemlendiriyor. Burun solunumu, daha sıcak havayı solumamızı sağlayıp enfeksiyon riskini azaltıyor.

Soğuk havada temiz bir atkıyla ağız ve burnu kapamak havanın biraz ısınmasını sağlayacağı için yararlı olabiliyor.” diyor.

Источник: https://www.kadinvekadin.net/zaturreden-korunmanin-yollari.html

Zatürreden Korunmanın Yolları

Zatürreden Korunma Yolları

Soğuk havanın vücut direncini düşürmesi nedeniyle sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığı artıyor.

Kapalı mekanlarda ve toplu taşımada, hastanın öksürmesi veya hapşırması mikrobun bulaşması için yeterli olur. Tedavideki gelişmeler ve aşılama sayesinde günümüzde daha kolay tedavi edilse de, hala ölümcül olabiliyor. Dünyada her yıl 4.

5 milyon kişinin hayatını kaybetmesine neden olan bu hastalığın adı; zatürre! Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu zatürreye karşı alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılarda bulundu.

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.